KCK operasyonunun açılıma etkisi
PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'ya (Koma Civaken Kürdirsan) yönelik operasyon sadece Güneydoğu'yu değil Ankara'yı da gerdi.
Adem Yavuz ARSLAN yazdı...
Ankara baş döndüren bir trafiğe sahne oluyor.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddiaları aydınlatılamamışken Genelkurmay açıklaması da şüpheleri gideremeyince olaylar yeni bir boyuta geçti.
Bir yandan da Türkiye tarihinde bir ilk yaşandı ve sivil savcılar bir kışlaya baskına gitti. Kirazlıdere'deki ÖKK Karargâhı'na cuma akşamı giden sivil savcılar fiziki direnişle karşılaşınca sabaha kadar süren bir kriz yaşandı. Mahkeme başkanı da odalarda arama yapamayınca kapılar mühürlendi. Ertesi gün yeni bir arama kararıyla tekrar gidildi. O arama halen sürüyor. En azından biz baskıya girerken sürüyordu.
İçeride ne bulacaklar bilmiyoruz ama burada kısa bir hatırlatma yapalım. İtalyan savcı Casson "İtalyan Gladiosu'nu özel kuvvetlerin arşivine girince çözdüm" demişti.
Bizde de öyle olur mu? Ya da bu yorum sadece kendi ülkesi için mi geçerli bunu zaman gösterir. Ama duyumlar kışlaya baskının 'delillerin yakıldığı bilgisi' üzerine yapıldığını gösteriyor.
Edinilen bilgilere göre Arınç'ın evinin yakılarında gözaltına alınan iki subayın şoförü olan er Serkan T'nin babasıyla perşembe akşamı 19 sularında yaptığı görüşme teknik takibe takıldı.
Er Serkan babasına 'malum olayla ilgili belge yaktıklarını' söyleyince babası 'Telefonun dinlenir böyle şeyler söyleme' diyerek uyarıyor ve konuşma bitiyor.
İşte bu bilgi üzerine Ankara iki gündür diken üstünde. Eğer o asker 'atmıyorsa' ortada vahim bir durum var demektir. Devletin resmi arşivleri yakılamayacağına göre gizlenen, imha edilmek istenen illegal birtakım çalışmalar var. Hatırlanacağı gibi Genelkurmay Karargâhı'ndaki gizli ihbarcı İrtica ile Mücadele Eylem Planı ile ilgili de "40 çuval evrak yaktılar" demişti.
Bir yandan da anormal bir şekilde Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve KKK komutanı cumartesi günü bir araya geldi. Her şeyiyle sıra dışı bir buluşmaydı. Bu toplantının içeriğini taraflardan birisi açıklamadan öğrenme imkânı yok. En fazla hadiselere bakıp tahmin yürüteceğiz. Ama perşembe ve cumartesi buluşmalarının Arınç'a yönelik suikast iddiaları ve bugünkü MGK'dan bağımsız düşünmek mümkün değil. Denebilir ki bugünkü MGK önümüzdeki dönemin, belki yılların şekillenmesine de neden olabilir. Gözümüz Çankaya'da...
KCK operasyonu açılımı bitirir mi?
PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'ya (Koma Civaken Kürdirsan) yönelik operasyon sadece Güneydoğu'yu değil Ankara'yı da gerdi. Hükümetin bir kesimi ile Kürt siyasetçiler "Açılım yapılırken bu operasyon da nerden çıktı" eleştirilerini yaparken konuya duyarlı bazı yazarlar da KCK operasyonunun açılımı bitirdiğini iddia ediyor.
Yapılan yorumlar ve analizler; konuya duyarlı kesimlerin bile PKK'yı KCK'yı ve İmralı'yı takip etmediklerini, resmin bütününü gör(e)mediklerini ortaya koyuyor.
Şunu açıkça not etmek şart: KCK, PKK'nın şehirlerdeki adıdır. Bizzat PKK'nın kongre kararıyla kurulmuştur ve sadece PKK'lılardan oluşur. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü operasyonun ilk ayağındaki iddianame (28 Mayıs 2008) bu açıdan çok önemli.
İddianamede resmedilen yapı bir bakıma 'alternatif devlet yapılanması' şeklinde. İki yılı aşkın süren teknik takipler ve çalışmalar sonrası hazırlanmış. Yani bugün yapılan operasyonun altyapısı 2 yıl öncesine dayanıyor. Hatta Ankara'da herkesin bildiği sırlardan birisi de bu operasyonun geçtiğimiz kış yapılacağı fakat son anda "Yerel seçim öncesi farklı anlaşılır" endişesini pompalayan milli birtakım kurumların rezervi nedeniyle beklemeye alındığıdır.
İddianameye dönersek; şehirde örgütlü PKK meşru devlet yapısına karşı gayrimeşru otorite kurmuş. 40 bin telefon kaydı arasında yapıyı özetleyecek önemli bulgular da var. Milletvekillerine, belediye başkanlarına talimat veren 'temizlik personeli' tespit edilmiş. Kentleri PKK adına kontrol eden, gerektiğinde Kandil'le hemen irtibat kurabilen bu yapı bir bakıma 90'lı yıllarda çok duyduğumuz 'Gündüz külahlı gece silahlı' tanımına uyuyor. Diyarbakır mahkemesindeki iddianamede daha çok ayrıntı var. Bu konuya duyarlı çevrelerin internetten bile bulabilecekleri iddianameye göz atmasında fayda olacaktır.
Sözün özü şu: KCK operasyonu açılımın ayaklarından birisidir. Kürt siyaseti üzerindeki örgüt baskısını kaldırma amaçlıdır. Mevcut haliyle KCK yapılanması açılımı tıkayan bir yapılanmaydı. Yapılan iş tıkanan boruları açmak olarak da görülebilir. Olayın sıcaklığı ile birtakım duygusal değerlendirmeler yapılabilir ama zamana yayıldığında Kürt siyaseti üzerindeki örgüt baskısının kalktığı görülecektir. Yani bu operasyon açılımı bitirmez bilakis daha stabil hale getirir.
PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'ya (Koma Civaken Kürdirsan) yönelik operasyon sadece Güneydoğu'yu değil Ankara'yı da gerdi.
Adem Yavuz ARSLAN yazdı...
Ankara baş döndüren bir trafiğe sahne oluyor.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddiaları aydınlatılamamışken Genelkurmay açıklaması da şüpheleri gideremeyince olaylar yeni bir boyuta geçti.
Bir yandan da Türkiye tarihinde bir ilk yaşandı ve sivil savcılar bir kışlaya baskına gitti. Kirazlıdere'deki ÖKK Karargâhı'na cuma akşamı giden sivil savcılar fiziki direnişle karşılaşınca sabaha kadar süren bir kriz yaşandı. Mahkeme başkanı da odalarda arama yapamayınca kapılar mühürlendi. Ertesi gün yeni bir arama kararıyla tekrar gidildi. O arama halen sürüyor. En azından biz baskıya girerken sürüyordu.
İçeride ne bulacaklar bilmiyoruz ama burada kısa bir hatırlatma yapalım. İtalyan savcı Casson "İtalyan Gladiosu'nu özel kuvvetlerin arşivine girince çözdüm" demişti.
Bizde de öyle olur mu? Ya da bu yorum sadece kendi ülkesi için mi geçerli bunu zaman gösterir. Ama duyumlar kışlaya baskının 'delillerin yakıldığı bilgisi' üzerine yapıldığını gösteriyor.
Edinilen bilgilere göre Arınç'ın evinin yakılarında gözaltına alınan iki subayın şoförü olan er Serkan T'nin babasıyla perşembe akşamı 19 sularında yaptığı görüşme teknik takibe takıldı.
Er Serkan babasına 'malum olayla ilgili belge yaktıklarını' söyleyince babası 'Telefonun dinlenir böyle şeyler söyleme' diyerek uyarıyor ve konuşma bitiyor.
İşte bu bilgi üzerine Ankara iki gündür diken üstünde. Eğer o asker 'atmıyorsa' ortada vahim bir durum var demektir. Devletin resmi arşivleri yakılamayacağına göre gizlenen, imha edilmek istenen illegal birtakım çalışmalar var. Hatırlanacağı gibi Genelkurmay Karargâhı'ndaki gizli ihbarcı İrtica ile Mücadele Eylem Planı ile ilgili de "40 çuval evrak yaktılar" demişti.
Bir yandan da anormal bir şekilde Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve KKK komutanı cumartesi günü bir araya geldi. Her şeyiyle sıra dışı bir buluşmaydı. Bu toplantının içeriğini taraflardan birisi açıklamadan öğrenme imkânı yok. En fazla hadiselere bakıp tahmin yürüteceğiz. Ama perşembe ve cumartesi buluşmalarının Arınç'a yönelik suikast iddiaları ve bugünkü MGK'dan bağımsız düşünmek mümkün değil. Denebilir ki bugünkü MGK önümüzdeki dönemin, belki yılların şekillenmesine de neden olabilir. Gözümüz Çankaya'da...
KCK operasyonu açılımı bitirir mi?
PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'ya (Koma Civaken Kürdirsan) yönelik operasyon sadece Güneydoğu'yu değil Ankara'yı da gerdi. Hükümetin bir kesimi ile Kürt siyasetçiler "Açılım yapılırken bu operasyon da nerden çıktı" eleştirilerini yaparken konuya duyarlı bazı yazarlar da KCK operasyonunun açılımı bitirdiğini iddia ediyor.
Yapılan yorumlar ve analizler; konuya duyarlı kesimlerin bile PKK'yı KCK'yı ve İmralı'yı takip etmediklerini, resmin bütününü gör(e)mediklerini ortaya koyuyor.
Şunu açıkça not etmek şart: KCK, PKK'nın şehirlerdeki adıdır. Bizzat PKK'nın kongre kararıyla kurulmuştur ve sadece PKK'lılardan oluşur. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü operasyonun ilk ayağındaki iddianame (28 Mayıs 2008) bu açıdan çok önemli.
İddianamede resmedilen yapı bir bakıma 'alternatif devlet yapılanması' şeklinde. İki yılı aşkın süren teknik takipler ve çalışmalar sonrası hazırlanmış. Yani bugün yapılan operasyonun altyapısı 2 yıl öncesine dayanıyor. Hatta Ankara'da herkesin bildiği sırlardan birisi de bu operasyonun geçtiğimiz kış yapılacağı fakat son anda "Yerel seçim öncesi farklı anlaşılır" endişesini pompalayan milli birtakım kurumların rezervi nedeniyle beklemeye alındığıdır.
İddianameye dönersek; şehirde örgütlü PKK meşru devlet yapısına karşı gayrimeşru otorite kurmuş. 40 bin telefon kaydı arasında yapıyı özetleyecek önemli bulgular da var. Milletvekillerine, belediye başkanlarına talimat veren 'temizlik personeli' tespit edilmiş. Kentleri PKK adına kontrol eden, gerektiğinde Kandil'le hemen irtibat kurabilen bu yapı bir bakıma 90'lı yıllarda çok duyduğumuz 'Gündüz külahlı gece silahlı' tanımına uyuyor. Diyarbakır mahkemesindeki iddianamede daha çok ayrıntı var. Bu konuya duyarlı çevrelerin internetten bile bulabilecekleri iddianameye göz atmasında fayda olacaktır.
Sözün özü şu: KCK operasyonu açılımın ayaklarından birisidir. Kürt siyaseti üzerindeki örgüt baskısını kaldırma amaçlıdır. Mevcut haliyle KCK yapılanması açılımı tıkayan bir yapılanmaydı. Yapılan iş tıkanan boruları açmak olarak da görülebilir. Olayın sıcaklığı ile birtakım duygusal değerlendirmeler yapılabilir ama zamana yayıldığında Kürt siyaseti üzerindeki örgüt baskısının kalktığı görülecektir. Yani bu operasyon açılımı bitirmez bilakis daha stabil hale getirir.




Yorum