Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • KUTERO
    Beybaba
    • 19 Temmuz 2007
    • 437

    #1

    Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri

    Türkiye'ye biçilen rol!

    Türkiye'nin son haftalarda yaptığı diplomatik ataklar tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Uzmanlar bu hamleleri yorumlamaya çalışıyor: Türkiye bölgesel bir güç mü oluyor, yoksa Türkiye'ye biçilen bir rol mü bu? Tel Aviv Büyükelçimiz, Dışişleri Bakanlığı eski sözcüsü Namık Tan anlatıyor...


    Türkiye'nin Kasım ayı başında genişletilmiş Irak'a komşu ülkeler toplantısına ev sahipliği yapması, İsrail Cumhurbaşkanı Perez ile Filistin lideri Mahmut Abbas'ı Ankara'da buluşturması, hemen ertesinde sorunlu ülke Gürcistan liderini Türkiye'ye davet etmesi, uzmanları 'Türkiye bölgesel güç mü oluyor' 'Türkiye'ye nasıl bir rol biçiliyor' tartışmasına itti.

    Uzmanlar bu konuyu tartışırken Ankara’nın Tel Aviv Büyükelçisi ve eski Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan'dan ilginç açıklamalar geldi. Bir televizyon programında soruları yanıtlayan Tan "Türkiye’ye barışa katkı rolü biçiliyor. Bölgeyi 500 yıl idare ettik ve hala izlerimiz var.Türkiye demokratik, laik ve sosyal bir ülke ve bölgede bu özelliklere sahip bir ülke bulmak çok mümkün değil" dedi.

    Türkiye’nin herkesin güvendiği bir ülke olduğunun altını çizen Tan şunları söyledi:

    - Biz büyük bir ülkeyiz ve dış politikadaki sorumluluklarımız da artıyor. Hem içte hem dış siyasette bir takım önemli sorumluluklarımız var ve hakkını vermeliyiz. Kendi kendinize rol üstlenemezsiniz, bu rol sizin üzerinize gelir. Biz AB perspektifi olan, ekonomik olarakta büyük bir ülkeyiz.

    - Suudi Arabistan’ın bölgede siyasi ve ekonomik açıdan belirleyici bir rolü var.Bu anlamda Türkiye ziyareti ve verdiği mesajlar önem taşıyor.

    - Peres de İsrailliler de bunu çok iyi biliyor. Cebi boş olanın umudu yoktur. Orada ciddi anlamda işsizlik ve ekonomik sorun var.İki tarafında güvendiği ve oraları bilen bir ülke olarak Türkiye’nin bu projesi önemli.

    İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
    İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

    [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

    [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]
  • KUTERO
    Beybaba
    • 19 Temmuz 2007
    • 437

    #2
    Emekli paşalara "sus" genelgesi

    Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği nde 3 maddelik bir değişiklik yaptı. Resmi Gazete de yayınlanan yönetmelik değişikliğine göre, emekli subaylar ve generaller görev yaptıkları döneme ilişkin açıklamalarda bulunup, yazı yazarlarsa askeri sosyal tesislere geçici veya sürekli olarak girmeleri yasaklanabilecek.

    Emekli subay ve paşalara sus genelgesi olarak değerlendirilen yönetmelikte, Kendisine özel bir görev verilmediği halde görevi ve sıfatı icabı muvazzaflık yaptığı dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulundukları çeşitli komutanlık ve resmî kaynaklardan intikal eden bilgi ve belgelerden tespit edilenlerin orduevleri, askerî gazinolar ve diğer askerî sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir denildi.

    ANKA

    İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
    İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

    [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

    [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

    Yorum

    • KUTERO
      Beybaba
      • 19 Temmuz 2007
      • 437

      #3
      Erdoğan için ortam değişti

      Murat Yetkin

      Orgeneral Başbuğ'un açıklamaları, Babacan'ın turları, 'zorlayıcı diplomasi' ve 'kapsamlı paketin' parçaları mı?

      17/11/2007

      Son gelişmelerden sonra Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bugünlerde yapacağı her açıklamayı dikkatle değerlendirmek gerekiyor. Örneğin, eğer başka bir program nedeniyle iptal edilmez ise 20 Kasım'da AK Parti grubuna hitabına dikkat etmek gerekiyor.

      ....

      Önceki akşamdan itibaren bunların arasında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un açıklamalarını da eklemek gerekiyor. Başbuğ'un söyledikleri genel olarak önemli, ancak yaşanan gelişmeler ışığında şunlar ön plana çıkıyor:

      http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=239056
      İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
      İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

      [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

      [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

      Yorum

      • KUTERO
        Beybaba
        • 19 Temmuz 2007
        • 437

        #4
        Başbakan’a çalım mı?

        Erdoğan, önceki gün DTP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda ne diyordu? ‘Demokratik yollar denenmeli. Katı defans uygulanırsa, parlamento dışı kalırlarsa onları da dağa gönderirsiniz’ diyordu.
        .....

        Ama gel gör ki...

        Başbakan’ın bu çıkışının üzerinden yirmi dört saat geçmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı DTP hakkında kapatma davası açtı.

        Başsavcılığın böyle bir talepte bulunmasının hukuksal bir zemini bulunmasına rağmen, bu girişim siyaseten sorunların çözümünü muhtemelen zorlaştıracak, silah yerine siyaset yanlısı olanları da etkisiz kılabilecek...

        İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
        İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

        [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

        [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

        Yorum

        • simurg
          Administrator
          • 10 Mart 2007
          • 9248

          #5
          KUTERO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          Başbakan’a çalım mı?

          Erdoğan, önceki gün DTP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda ne diyordu? ‘Demokratik yollar denenmeli. Katı defans uygulanırsa, parlamento dışı kalırlarsa onları da dağa gönderirsiniz’ diyordu.
          .....

          Ama gel gör ki...

          Başbakan’ın bu çıkışının üzerinden yirmi dört saat geçmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı DTP hakkında kapatma davası açtı.

          Başsavcılığın böyle bir talepte bulunmasının hukuksal bir zemini bulunmasına rağmen, bu girişim siyaseten sorunların çözümünü muhtemelen zorlaştıracak, silah yerine siyaset yanlısı olanları da etkisiz kılabilecek...

          http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=37550
          eskiden tek silahlı terörle mücadele ederdik, şimdi de siyasi terörle de mücadele etmek zorundayız . Ülkemizin derdi , belası çok. Allah yardımcımız olsun.
          https://twitter.com/keyborsa_simurg

          Yorum

          • KUTERO
            Beybaba
            • 19 Temmuz 2007
            • 437

            #6
            AKPLAN: PKK’yı bitir, DTP’yi erit!


            AKP’nin PKK’yı artık tamamen pasifize etme ve bölgeyi yeniden huzura kavuşturma planı, ‘sabır-sebat’a dayanıyor. 6 maddelik planın işlemesi için ‘çelik’ gibi sinirlere ve tam saha prese ihtiyaç var. Bunun yanında ‘gün be gün’ artan bir çalışma süreci de gerekiyor. Ve son olarak biraz şansa (!) ihtiyaç var. Son aksiliğin olmaması için?

            Dağlıca olayı ve devamındaki gelişmeler Türkiye’de bu meselenin artık hallolması gerektiği konusunda ciddi mesajlar verdi ama özellike AKP hükümeti açısından bu olayın gösterdiği; “terör olayları devam ettikçe, zaten iç politik dengeleri her zaman ateşli olan bu topraklarda düzenli ve rutin icraat sağlamanın” mümkün olmayacağıydı.

            Denebilir ki AKP, terör ve PKK sorunun çözümüne “algı” ve “çözüm” olarak iki önlü bakıyor. Kürtçülük meselesi, şehitler ve törer olgularını kamuoyu nasıl algılıyor ve “hissediyor”sa AKP de öyle hissediyor.

            Ama çözüm meselesine biraz daha farklı yaklaşıyor. Terörist saldırıların ardından Türk kamuoyundan yükselen reaksiyon, çoğu zaman “karşılık” istiyor ve gereken her ne ise yapılmasını bekliyor.

            AKP de bununla hemfikir. Ancak uygulamada daha "rasyonel sonuç"ların elde edilmesi gerektiğini düşünüyor. Ve bu yüzden konuyu biraz da sanki “enflasyonu düşürme” politikalarına yaklaşır biçimde ele alıyor.

            Bunun anlamı, bellirli adımlarla ve köke yönelik demek. Teröristlerin cezalandırılması tamam ama.. Ortada yine bataklık duruyor. Yani PKK’nın ne olacağı? Kaldı ki gittikçe keskinleşen ve artık “hakkında kapatılma davası” da açılmış bir DTP bulunuyor.

            İşte bu noktada AKP’nin çözüm formülü oluşuyor. Daha doğrusu yapılması gerekenler listesi de denebilir. Bu altı ayaklı plan, yapılacakları gösterdiği gibi, konjonktüre de (!) bağlı.

            İşin bu kısmı AKP hükümetini rahatsız ediyor ama sorunun doğası da bu. Planın ana ekseni şu: PKK’yı bitir, DTP’yi erit! Maddelere bakıldığında plana en uygun isim “sabır-sebat” gibi duruyor.

            Planın maddeleri şöyle;
            1) İç operasyonlara (yaz-kış demeden ve terör azalsa hatta dursa dahi) durmadan devam.

            2) Bölgenin tamamına "istisnasız tüm alanlarda" devletin götüreceği hizmet artarak devam edecek. 22 Temmuz sonuçlarını getiren bakış açısı daha da parlatılacak. Her eksik uygun yama ile ve “hemen” kapatılacak. Bu yönde gelen şikayetler türüne ve ihtiyaca bakılmaksızın acil önlemlerle karşılanacak.

            3) DTP’nin siyasi ortamda bulunmasının korunması. İşte zorlayacak maddelerden biri. AKP, kesin biçimde DTP vekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı. Sistemin içinde yer almalarının önemli olduğunu düşünüyor. Ancak öte yandan DTP’nin kapatılmasına ilişkin dava da açılmış durumda.

            Maddelere devam etmeden önce nedenlerini açmak gerekiyor. AKP planının ana hedeflerinden birisi, önümüzdeki mahalli seçimler. Bu seçim sonuçları AKP’nin beklediği gibi olursa, DTP ciddi oranda zaten eriyecek.

            Ama daha önemlisi, terörist PKK’nın bu bağlamdaki zemini de kayacak. 22 Temmuz’da başlayan kayma ciddi bir erozyona dönüşecek.

            Bu yüzden DTP'nin sistemin içinde bulunması gerekiyor. Şimdi dava açıldığı için, sonuçlanana kadar bu parti seçimlere katılamayacak! Yani bir anlamda AKP tek kalacak. Bu belki oylarda daha çok kaymaya neden olabilir ama, rakipsiz bir seçim, AKP başarısını kesin biçimde gölgeleyecek. Özetle, AKP planının daha işin başında aldığı ilk yara bu.

            4) Batılı müttefiklerle birlikte sınırlı ama “can yakıcı” operasyonlarla Kuzey Irak’taki PKK’nın belinin kırılması. Bu zaten bekleniyor. Ama sınır ötesi arzu edilmiyor. Örgütün önemli liderlerinin tasfiyesi, öldürülmesi, teslim edilmesi, lojistiğinin kesilmesi, yani yaşamının imkansız hale getirilmesi. Bu Türkiye’ye girerek yapılan sansasyonel terör eylemlerinin sona ermesi demek. Hükümeti siyaseten zorlaması duracak.

            5) Yukarıda detaylarını verdiğimiz gibi mahalli seçimlerde bölgeden büyük bir başarı çıkararak, terörist PKK’nın sözde zeminine son vermek. AKP, buradan çıkacak "psikolojik havanın önüne ne gelirse silip süpüreceğine" inanıyor. Başarılırsa Güneydoğu Anadolu’da yepyeni bir sayfa açılacak.

            6) Takip eden "genel seçimde" de yine de DTP’ye ya da olmazsa, olası “sonraki partiye” gelen oylarla, grup sayısından az vekilin TBMM’ye girmesi. Bu siyasette bulunmaları anlamına geliyor. “Düdüklü tencere” formülü de denebilecek bu yaklaşım, zaman zaman sıkışacak havanın bırakılması için bu partinin sübap görevi görmesini istiyor.

            Sonuç olarak plan bu. İki nedenle aksayabilir. Birincisi DTP hakkında açılmış davanın seçimlere yansıma biçimi. İkincisi "kapsamlı" bir sınır ötesi harekatın yapılmasının bölgedeki seçmen kitlesinin tercihini etkileyip etkilemeyeceği.

            İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
            İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

            [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

            [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

            Yorum

            • KUTERO
              Beybaba
              • 19 Temmuz 2007
              • 437

              #7
              Türkiye Musul'u ele geçirmeli

              ABD'nin önde gelen muhafazakar sitesi Conservative Voice'de yer alan analiz tartışma yaratacak.

              18.11.2007 12:01
              Irak’ta Musul konusunda bir çatışmanın önlenmesi için Türkiye’nin Musul’u ele geçirmesi istendi. ABD’nin önde gelen muhafazakar siteleri Conservative Voice’de Musul konusunda bir "Sünni-Kürt çatışması ile Kürtler ve PKK’yı Kerkük, Kuzey Irak ve Türkiye’ye yayılmaktan caydırmak için Türkiye’nin Musul’u
              ele geçirmesi gereği" savunuldu.

              Conservative Voice’de Scott Sullivan imzası ile yayınlanan makalede Kuzey Irak’da Sünniler ile Kürtler arasında Musul’un petrol rezervleri konusunda çatışmaların yaşanacağı öne sürülerek "Ayrıca Musul’u kontrol eden, Kuzey Irak’ın çoğu ile birlikte Kerkük petrolünü de kontrol edecek. Bu nedenle
              Türkiye, Kürtleri caydırmak, Barzani ve PKK’lı müttefiklerine karşı denge oluşturmak amacıyla İraklı Sünni gücünü artırmak için Musul’u ele geçirmeli" yorumu yaptı.

              'BAŞKAN BUSH SAYESİNDE BARZANİ VE PKK KERKÜK’E ELE GEÇİRİYOR'Irak’ın ilk petrol merkezi Basra, ikincisi Kerkük, üçüncüsünün ise Musul olduğu belirtilen makalede "Başkan Bush sayesinde İran Basra’yı alırken Kürt Başkanı Barzani ve PKK, Kerkük’ü ele geçiriyor.

              Musul ve petrolünü kim alacak? Şiilerin (bölgedeki) sayısı az olduğuna göre Musul için mücadele Iraklı Sünniler ile Kürtler arasında olacak" ifadesi kullanıldı.

              Barzani’nin Musul’un kontrolünü ele geçiremezse bağımsız Kürdistan hayalinden vazgeçmesi gerekeceği savunulan makalede şu iddiaya yer verildi:
              "Türkiye, Musul’u ele geçirmek istiyor. Türkiye, Musul’u ele geçirerek Kuzey Irak’ın istikrarını önemli ölçüde güçlendirebilir. Zira Türkiye, bu adım atarak Musul konusunda bir Sünni-Kürt çatışmasını önleyebilir. Türkiye aynı zamanda, Kürtler ve PKK’yı Kerkük’e, Kuzey Irak ve Türkiye’ye yayılmaktan caydırabilir. Kısacası Türkiye, Musul’u ele geçirmelidir."


              ANKA

              İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
              İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

              [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

              [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

              Yorum

              • KUTERO
                Beybaba
                • 19 Temmuz 2007
                • 437

                #8
                Al sana 10 milyon, PKK'yı kur!

                1989 ve 1991'de PKK kamplarına giderek terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'la iki kez görüşen İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in yayın organı Aydınlık, son sayısında PKK ile ilgili çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi.


                ----------
                Bunun yanısıra okuyucu yorumlarıda enteresan.
                İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                Yorum

                • KUTERO
                  Beybaba
                  • 19 Temmuz 2007
                  • 437

                  #9
                  "Musul-Kerkük'te hak sahibi oluruz"

                  Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Irak'ın parçalanması halinde Türkiye'nin uluslar arası anlaşmalar gereği Musul ve Kerkük'te hak sahibi olacağını söyledi.
                  ....

                  ERMENİ SOYKIRIMI SÖYLEMLERİ TARİHİ DEĞİL SİYASİ
                  .....
                  İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                  İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                  [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                  [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                  Yorum

                  • KUTERO
                    Beybaba
                    • 19 Temmuz 2007
                    • 437

                    #10
                    FLAŞ Bayık ve Karayılan NATO'ya teslim edildi!


                    Kuzey Irak Yerel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin PKK'nın iki elebaşını NATO'ya teslim ettiği bildirildi. Bu yoğun iddia doğru mu?



                    Mesut Barzani'nin dün özel bir nedenden dolayı Avrupa'ya gittiği iddia edilmişti. Ancak, Kürt liderin hangi ülkede olduğu konusunda çelişkili bilgiler gelirken, Kuzey Irak'ta isminin gizli tutulmasını isteyen kaynaklar, terör örgütü PKK'ya yönelik tasfiye sürecinin hızlandığı bir dönemde, Barzani'nin, 21 Kasım Çarşamba günü gece geç saatlerde, PKK'nın lider kadrosunda yer alan iki kişiyle birlikte Erbil'den askeri bir uçakla önce İncirlik'teki Amerikan askeri üssüne, oradan da aynı gece başka bir askeri uçağa nakledilerek, İtalya'daki NATO üssüne sevk edildiği ileri sürdü.

                    İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                    İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                    [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                    [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                    Yorum

                    • simurg
                      Administrator
                      • 10 Mart 2007
                      • 9248

                      #11
                      KUTERO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                      FLAŞ Bayık ve Karayılan NATO'ya teslim edildi!


                      Kuzey Irak Yerel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin PKK'nın iki elebaşını NATO'ya teslim ettiği bildirildi. Bu yoğun iddia doğru mu?



                      Mesut Barzani'nin dün özel bir nedenden dolayı Avrupa'ya gittiği iddia edilmişti. Ancak, Kürt liderin hangi ülkede olduğu konusunda çelişkili bilgiler gelirken, Kuzey Irak'ta isminin gizli tutulmasını isteyen kaynaklar, terör örgütü PKK'ya yönelik tasfiye sürecinin hızlandığı bir dönemde, Barzani'nin, 21 Kasım Çarşamba günü gece geç saatlerde, PKK'nın lider kadrosunda yer alan iki kişiyle birlikte Erbil'den askeri bir uçakla önce İncirlik'teki Amerikan askeri üssüne, oradan da aynı gece başka bir askeri uçağa nakledilerek, İtalya'daki NATO üssüne sevk edildiği ileri sürdü.

                      http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=44096
                      Aponun yaklanmasıyla terör bitmediyse 2 tane köpeğin yakalnıp teslim edilmesiyle de bitmez. Akılları sıra bak biz görevimizi yaptık imajını dünya kamuoyuna göstermeye çalışcaklardır. Hükümetin bu tuzaklara düşmemesi lazım.
                      https://twitter.com/keyborsa_simurg

                      Yorum

                      • KUTERO
                        Beybaba
                        • 19 Temmuz 2007
                        • 437

                        #12
                        simurg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                        Aponun yaklanmasıyla terör bitmediyse 2 tane köpeğin yakalnıp teslim edilmesiyle de bitmez. Akılları sıra bak biz görevimizi yaptık imajını dünya kamuoyuna göstermeye çalışcaklardır. Hükümetin bu tuzaklara düşmemesi lazım.
                        Doğal olarak şu anda bilemeyeceğimiz birtakım gelişmeler var.
                        Konuyla ilgili bir haberde şu.

                        PKK MİLİTANLARI PEJAK SAFLARINA GEÇİYOR

                        Bir dönem terör örgütü PKK saflarında yer alan, ancak görüş ayrılığı nedeniyle örgütten ayrılarak Kuzey Irak'ta yaşamını sürdüren bazı isimler ise iki terörist ile ABD ve Kuzey Irak'taki Kürt lider Mesut Barzani arasında dönen pazarlığın, örgütün tasfiye sürecine ilişkin kritik bir dönemcin eşiğine geldiğini gösterdiğine işaret ediyor.

                        Pazarlık masasındaki planlardan birinin de terör örgütü PKK'nın silahlı kadrosunun, bu örgütün İran'daki uzantısı niteliği taşıyan PEJAK saflarına geçirileceği,
                        PKK militanlarının eylemlerini bu örgüt adı altında sürdüreceği kaydediliyor. Örgüt kaynaklarına dayanan bilgilere göre, pek çok PKK militanı, son 20 günde PEJAK himayesinde eyleme başladığı da gelen bilgiler arasında. Ancak İran'ın bu durumdaki sessizliği ise bölgedeki pazarlık sürecine nasıl yansıyacağı da tartışma konusu olduğu ifade ediliyor.


                        ------------

                        Bunun yanısıra şu haberde dikkat çekici.

                        Ankara'yı çok sevdiler: İkinci ziyaret!

                        Başbakan Erdoğan'ın Başkan Bush ile 5 Kasım'da Washington'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Amerikalı komutanlar sırayla Ankara'ya geliyor, Büyükanıt'ı ziyaret ediyor. İşte ikinci ziyaret...


                        ---------------

                        Var bir işler..
                        Hayırlısı diyelim.
                        İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                        İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                        [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                        [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                        Yorum

                        • simurg
                          Administrator
                          • 10 Mart 2007
                          • 9248

                          #13
                          KUTERO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                          Doğal olarak şu anda bilemeyeceğimiz birtakım gelişmeler var.
                          Konuyla ilgili bir haberde şu.

                          PKK MİLİTANLARI PEJAK SAFLARINA GEÇİYOR

                          Bir dönem terör örgütü PKK saflarında yer alan, ancak görüş ayrılığı nedeniyle örgütten ayrılarak Kuzey Irak'ta yaşamını sürdüren bazı isimler ise iki terörist ile ABD ve Kuzey Irak'taki Kürt lider Mesut Barzani arasında dönen pazarlığın, örgütün tasfiye sürecine ilişkin kritik bir dönemcin eşiğine geldiğini gösterdiğine işaret ediyor.

                          Pazarlık masasındaki planlardan birinin de terör örgütü PKK'nın silahlı kadrosunun, bu örgütün İran'daki uzantısı niteliği taşıyan PEJAK saflarına geçirileceği,
                          PKK militanlarının eylemlerini bu örgüt adı altında sürdüreceği kaydediliyor. Örgüt kaynaklarına dayanan bilgilere göre, pek çok PKK militanı, son 20 günde PEJAK himayesinde eyleme başladığı da gelen bilgiler arasında. Ancak İran'ın bu durumdaki sessizliği ise bölgedeki pazarlık sürecine nasıl yansıyacağı da tartışma konusu olduğu ifade ediliyor.


                          ------------

                          Bunun yanısıra şu haberde dikkat çekici.

                          Ankara'yı çok sevdiler: İkinci ziyaret!

                          Başbakan Erdoğan'ın Başkan Bush ile 5 Kasım'da Washington'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Amerikalı komutanlar sırayla Ankara'ya geliyor, Büyükanıt'ı ziyaret ediyor. İşte ikinci ziyaret...


                          ---------------

                          Var bir işler..
                          Hayırlısı diyelim.
                          Umarım hayırlısı olur. Şahsen bu beladan ciddi bir mücadele ile - neye mal olursa olsun- kurtulmamız lazım. Çocuklarımızın ve Türkiye'mizin geleceği için...
                          https://twitter.com/keyborsa_simurg

                          Yorum

                          • KUTERO
                            Beybaba
                            • 19 Temmuz 2007
                            • 437

                            #14
                            Murdoch'tan şok itiraf: Haberleri yönlendiriyorum!



                            Medya patronları ve toplumun yönlendrilmesi, yıllardır süre giden bir tartışma. Kimlerine göre, medya dünyasında büyük grup patronları haber politikasını ve nelerin yayınlanacağını belirleyerek, toplumun bilgilendirilmesine yön veriyor. Şimdi bu iddia, çok sağlam bir isim tarafından desteklenmiş oldu: ünlü medya patronu Rupert Murdoch'un ta kendisi...

                            İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                            İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                            [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                            [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #15
                              simurg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                              Aponun yaklanmasıyla terör bitmediyse 2 tane köpeğin yakalnıp teslim edilmesiyle de bitmez. Akılları sıra bak biz görevimizi yaptık imajını dünya kamuoyuna göstermeye çalışcaklardır. Hükümetin bu tuzaklara düşmemesi lazım.
                              Okay Gönensin
                              25.11.2007

                              Akreple kaplumbağa

                              Bu pazar da köşemizi hayvanlar dünyası üzerinden insanoğlu için dersler çıkartan mesellere ve İranlı filozof Molla Abdurrahman Câmî’nin (1414-1492) bu mesellerden çıkardığı “hisse”lere ayırdık...


                              ***

                              Akrebin biri, iğnesinde kötülük zehri saklı, ok torbasında habislik oku gizli olarak yola çıktı. Gidi gide engin bir suyun kenarına vardı. Durdu kaldı! Ne yapacağını şaşırdı. İleri bir adım da atamıyor geri de dönemiyordu. İleri gidemiyordu, çünkü su vardı. Geri gidemiyordu, yorgunluktan hali kalmamıştı.

                              O sırada bir kaplumbağa geldi, bu çaresiz halini gördü, ona acıdı. Sırtına aldı, suya atladı, yüzerek karşı kıyıya ilerlemeye başladı.

                              Birden kulağına bir tıkırtı geldi, akrebin sırtına bir şey sokmaya çalıştığını hissetti. “Ne var, ne oluyor, ne yapıyorsun. Bir şeyler vuruyorsun sırtıma, nedir bu?” diye sordu.

                              Akrep şu cevabı verdi: “Ne olacak! Senin sırtına vurduğum iğnem. Kulağına çalınan da onun sesi. Bu iğnenin senin kalın kabuğuna tesir etmeyeceğini biliyorum ama ne yapayım, elimde değil. Denedim bir kere. Tıynetimin icabı bu, huyum böyle, vazgeçemem.”

                              Kaplumbağa yüzmeye devam ederken düşündü: “Bunun iğnesi bana işlemez, ama bu cibilliyetsiz de bu kötü huyundan vazgeçmez. Vazgeçirmenin bir tek yolu var. İyileri bunun şerrinden kurtarmak, en büyük iyiliktir. En iyisi ben bunu kendi kötü huyundan kurtarayım...”

                              Sonra suya daldı, akrebi dalgalara teslim etti. Kafasını tekrar sudan çıkardığında akrep görünmez olmuştu.

                              * Molla Câmî’nin “hissesi”: Sana bir kötülük yapamasa bile her kötü huyluya yüz hile telinden, her lahza saz çalmaktansa, bırak dalgaların arasında yok olup gitsin. Ancak böylece o kendi kötü tabiatından, halk da onun şerrinden kurtulmuş olur.

                              *********


                              Horozla çakal

                              Bir çakal bir horozu sabah uykusundan uyanmadan önce yakaladı, pençesiyle kıskıvrak tuttu. Horoz feryada başladı:

                              “Ne olur beni öldürme! Ben uyanıkların dostu, uyuyanların sevgilisiyim. Geceyi ibadetle geçirenlerin müezziniyim. Ne olur beni öldürme, zulüm kılıcıyla kanımı dökme. Ben sana hiçbir kötülük yapmadım, sen ne diye benimle savaşıyorsun? Kanımı dökmen haksızlık olur. Beni öldürme!”

                              Çakal horozun yalvarmalarını dinledikten sonra şöyle dedi:

                              “Seni öldürmemem gibi bir ihtimal yok. Çünkü benim iradem bu, yani zayıfları öldürmek. Sana bir tek iyilik yapabilirim. İki şıktan birini seç: Canını bir pençe darbesiyle mi alayım yoksa seni parçalayarak mı öldüreyim?”

                              * Molla Câmî’nin “hissesi”: Kötü bir adam senin başına bela kesilirse onu akıl tedbirleriyle başından savmaya çalış. Sakın yalvarma, acındırma suretiyle kurtuluş yolu arama. Çünkü onu bir kötülükten vazgeçirsen bile daha kötüsünü düşünür ve yapmaya çalışır.


                              ***

                              Molla Câmî’den bir kıta: Düşmanın pençesinden akıllı ve tatlı sözlerle kurtulamazsan o vakit acı konuşmalı. Kapı anahtarla açılmazsa kilidi kırmak için taş kullanmak gerek.
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information