Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ÇAKAL
    Ağa'nın Adamı
    • 27 Haziran 2007
    • 2545

    #421
    Devler Türkiye için füze savaşında

    Türkiye'nin satın almayı planladığı yüksek irtifa hava savunma sisteminde, dünya genelinde, ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerin ürettiği füze tipleri başlıca alternatifleri oluşturuyor.


    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

    Yorum

    • DR.NECDET
      Seyirci Üye
      • 07 Nisan 2010
      • 25

      #422
      Evet olan yine MEHMETCİKLERE OLDU COOOOOOK büyük acı düştü ailelere ,vatana ,milletimize:ama hep aynı oyun ...bizim de bir gün sözümüz olur...bu ciğeri beş para etmezlere..

      Yorum

      • ÇAKAL
        Ağa'nın Adamı
        • 27 Haziran 2007
        • 2545

        #423
        Ş.erefsizler kudurmuş yine.Radikal kararlar almak lazım.k24
        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

        Yorum

        • simurg
          Administrator
          • 10 Mart 2007
          • 9248

          #424
          İstanbul'da patlama
          Yaralılar var
          22 Haziran 2010 Salı, 07:55:22





          İstanbul'un Halkalı semtinde askeri personel taşıyan sivil bir otobüse bombalı saldırı meydana geldi.

          Askeri personel taşıyan otobüsün yakınında meydana gelen patlamada hayatlarını kaybedenlerden 2'sinin uzman çavuş, birinin de askeri personel kızı olduğu belirtildi.

          Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Atakent Kimsesizler Mezarlığı yakınlarından askeri personel taşıyan otobüse yönelik saldırıda hayatını kaybedenlerden Çağlar Bölük ve Uğur Ekir'in jandarma uzman çavuş, 17 yaşındaki Buse Sarıyağ'ın da askeri personel kızı olduğu anlaşıldı.

          Ayrıca, şu ana kadar olayda 2'si ağır 6 personelin de yaralandığını tespit etti.
          https://twitter.com/keyborsa_simurg

          Yorum

          • simurg
            Administrator
            • 10 Mart 2007
            • 9248

            #425
            Şehitlerimize Allahtan rahmet, yakınlarına ve yüce Türk milletine sabırlar dilerim...
            https://twitter.com/keyborsa_simurg

            Yorum

            • ÇAKAL
              Ağa'nın Adamı
              • 27 Haziran 2007
              • 2545

              #426


              22/06/2010

              Daha önceki açıklamalarında TRT'yi hükümetin yayın organı olmakla eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu sefer kendisi hedef oldu. TRT'nin dergisi Tele VİZYON Kılıçdaroğlu'nun geçmişi hakkında iddialarda bulundu



              Akşam gazetesinden Taşkın Su'nun haberine göre TRT, 'TRT'yi hiç izlemeyin, TRT diye bir kurum yok, onun adı biliyorsunuz Tayyip Radyo Televizyon' diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, kurumun yayını olan 'Vizyon' dergisinde yerden yere vurdu. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in kurum adına sahibi olarak göründüğü derginin Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Keten imzalı 'Gandi Kemal: Türk solunun yeni umudu mu?' başlıklı yazıda, Kılıçdaroğlu'nun geçmişi en ince ayrıntıya kadar incelenmiş. İşte, 'Ekranlarda gördüğümüz gülümseyen, sakin yüzün gerisinde ne var? Gelin hep birlikte Gandi Kemal'i tanımaya çalışalım' diye başlayan yazıdan o bölümler:

              İSYANKÂR AŞİRET: Kılıçdaroğlu Ailesi, Dersim'de Cebeligiller olarak tanınıyor. Bu sülale, Kureyşan Aşireti'ne bağlı ve Dersim İsyanı'na katılmış.

              DEDESİ EŞKIYAYDI: Kemal Kılıçdaroğlu, büyük dedesinin eşkıya olduğunu gizlemiyor. Hatta 1966 yılına kadar Karabulut olan soyadlarını, babası Kamer Bey'in Kılıçdaroğlu olarak değiştirmesinde de bu geçmişi etkili olmuş.

              'İNEK' OLARAK BİLİNİR: Okulda 'inek' olarak bilinen Kılıçdaroğlu, öğretmenleri tarafından da çok sevilen ve güvenilen bir kişiydi. Bazı öğretmenler sınav sorularını ona hazırlatırdı. Ne kadar 'inek' bir öğrenci olduğunun en önemli kanıtı ise, devam mecburiyeti olmayan okula, dört yıl boyunca sadece iki gün gitmemiş olmasıdır herhalde.

              ALEVİ-KÜRTÇÜ-PKK'LI OLUŞUM: SSK ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü yaptığı sırada akrabalarını işe aldırdığı; SSK'yı 4.5 trilyon zarara uğrattığı; SSK ihalelerini kendi akrabalarına verdirdiği iddiaları her zaman gündeme geliyor. Ama Kılıçdaroğlu için en ilginç iddia, Batı Çalışma Grubu raporlarında yer alıyor olması. SSK Genel Müdürü olduğu dönemde bu BÇG raporlarına giren Kılıçdaroğlu için, Alevi-Kürtçü-PKK'lı oluşum tanımlamaları yapılıyor. Ama BÇG'nin pek çok kişiyi takip edip fişlediği de biliniyor. (Akşam)
              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

              Yorum

              • ÇAKAL
                Ağa'nın Adamı
                • 27 Haziran 2007
                • 2545

                #427
                Ne varki bunda,gayet doğal.

                Generallerin Yahudi damatları

                Bazı üst düzey komutanların, siyonistlerce kutsal kabul edilen Ağlama Duvarı'ndaki görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından şimdi de bazı üst düzey generallerin damatlarının yahudi olduğu bilgisine ulaşıldı...

                KEMAL GÜMÜŞ'ÜN HABERİ...

                Bazı üst düzey komutanların, Ağlama Duvarı'ndaki görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından şimdi de Birinci Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsız, emekli Orgeneral Çetin Doğan ve Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz'in damatlarının Yahudi olduğu anlaşıldı.

                IĞSIZ PAŞANIN DAMADI EDUARDO MATOS MARTİN
                Genelkurmay İkinci Başkanı olduğu dönemde TSK'nın milyon dolarlık askeri helikopteri ile Artvin Karagöl'e pikniğe gittiği belirlenen ve bu skandalın hesabını vermeyen Birinci Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsız'ın tek kızı olan Zehra Aslı'nın bir İspanya Yahudisiyle evli olduğu tespit edildi. Tek oğlu Hüseyin Hakan'ın bekar olduğu anlaşılan Org. Hasan Iğsız'ın kızı Zehra Aslı, Eduardo isimli bir Yahudi ile evli. Evlendikten sonra Matos Martin soy ismini alan Zehra Aslı'nın kocası İspanya uyruklu ve Yahudi asıllı Eduardo Matos Martin... 1972 Cacares doğumlu Eduardo Matos Martin, İspanya Yahudilerinden Adolfa Matos Martin'in oğlu.

                BALYOZ ZANLISI PAŞANIN DAMADI DANİ RODRİK
                Biri erkek iki çocuğu olan Balyoz Darbe Planı sanığı emekli Org. Çetin Doğan'ın kızı Pınar da bir Yahudi ile evli… Pınar Doğan evlendikten sonra Rodrik soy ismini almış. Kimliğinin din hanesinde Yahudi yazan Dani Rodrik ile evli olan Çetin Doğan'ın kızı Pınar Doğan Rodrik Amerika'da yaşıyor. Karı-koca, Harvard Üniversitesi'nde çalışıyor. Çetin Doğan'ın kızı Pınar ile Yahudi damadı Dani'nin 2007 yılında dünyaya getirdikleri ve Deniz adını verdikleri çocuklarının nüfus cüzdanının din hanesine “Yahudi” yazılmış. E. Org. Çetin Doğan'ın damadı Dani'nin babası Hayati Vitali Rodrik ve annesi Karmela Raşel, Yahudi kökenli Türk vatandaşı. Scrikss kalemlerinin sahibi olan şirketin varislerinden. Çetin Doğan'ın oğlu Barış Doğan'ın eşi Fatma Gülden Mesara Doğan ise İstanbul Özel Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu... Söz konusu kolejin bağlı olduğu Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV), MİT raporlarında misyonerlik yaptığı gerekçesiyle raporlanmıştı.

                GÜRDENİZ, DÜNÜRLERİ İLE GURUR DUYUYORMUŞ
                Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz'in damadı da yahudi dinine mensup… Çeşitli ortamlarda dünürü olduğu Suntay ailesinin Eşkenaz (Alman Yahudisi) olması ile gurur duyduğunu ifade ettiği belirtilen Ramazan Cem Gürdeniz'in kızı Ülkem Gürdeniz Suntay, Mesut Can Suntay ile evli... Mesut Can Suntay'ın annesi İvna Suntay ise Hıristiyan-Ermeni kökenli. Ayrıca Mesut Can Suntay Özel Terakki Vakfı Okulları'ndan mezun...

                BÜYÜKANIT'IN DAMADI İLE İLGİLİ İDDİALAR
                Diğer taraftan tek kız çocuğu olan emekli Org. Yaşar Büyükanıt'ın da Musevi kökenli bir aile ile dünür olduğu belirtiliyor. Yaşar Büyükanıt'ın tek çocuğu olan Fikriye Bengü, Ercan Caymaz ile evli… Büyükanıt'ın dünürü Sevim Caymaz'ın annesi, 1321 (Rumi) İstanbul doğumlu, Merkado-Ester kızı, 315048656.. TC kimlik numaralı.
                İddiaya göre; Sara (Melahat) Özcan, önce İstanbul Beşiktaş Ortaköy nüfusu kütüğündeki isim (Sara'yı Melahat yapmış) ve din (Musevi) bilgilerini değiştirmiş. Sonra bu kütüğü Üsküdar Tabaklar nüfusuna naklettirmiş.
                Konuyla ilgili aradığımız Ercan Caymaz, sorularımızı cevaplamaktan kaçındı.

                FARKLI DİNDEKİLER GERİ HİZMETTE
                Bilindiği gibi TSK'da askerlik yapanlardan farklı inançta olanlar, geri hizmette görevlendiriliyorlar. Diğer taraftan; yakın tarihe kadar Türk subaylarının, yabancı ülke vatandaşlarıyla evlenmeleri de yasaktı.
                Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız'ın kızı Zehra Aslı İspanya Yahudilerinden biri ile evli...Evlendikten sonra Matos Martin soy ismini alan Zehra Aslı'nın kocası İspanya uyruklu ve Yahudi asıllı Eduardo Matos Martin...

                Balyoz Darbe Planı sanığı emekli Org. Çetin Doğan'ın kızı Pınar da kimliğinin din hanesinde Yahudi yazan Dani Rodrik ile evli. Çetin Doğan'ın kızı Pınar Doğan Rodrik Amerika'da yaşıyor. Karı-koca, Harvard Üniversitesi'nde çalışıyor.

                Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz'in kızı Ülkem Gürdeniz Suntay, Mesut Can Suntay ile evli... Mesut Can Suntay'ın annesi İvna Suntay ise Hıristiyan-Ermeni kökenli.

                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                Yorum

                • ÇAKAL
                  Ağa'nın Adamı
                  • 27 Haziran 2007
                  • 2545

                  #428
                  Şer-efsizler.

                  İsrail'den Türkiye'ye tehdit gibi uyarı:




                  30/06/2010 10:44
                  'Daha önce Rusya da denedi ve pişman oldu...'




                  İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik kriz her geçen gün biraz daha derinleşirken İsrail’den tehdit gibi bir uyarı geldi. CNN TÜRK’ten Metin Güneş’in haberine göre üst düzey İsrailli bir yetkili İngiliz Sky News televizyon kanalına Türkiye’nin iki ülke arasındaki krizi daha da derinleştirmeden önce iki kez düşünmesi gerektiğini söyledi.

                  Yetkili, “Türkiye gerginliği tırmandırma yolunu seçmiş görünüyor ve bu hiç kimsenin menfaatine değildir. Eğer ilişkileri tamamen koparmak için bahane arıyorlarsa bu Türkiye’nin Ortadoğu’daki durumuna zarar verir” dedi.

                  Adı açıklanmayan İsrailli yetkili Sky News kanalına, “Askeri alanda işbirliği daima her iki ülkenin de menfaatleri doğrultusunda yürütülmüştür ve bunun değişmesi için bir neden yoktur” dedi.

                  Yetkili Türk hükümetine yaptığı çağrıda Sovyetler Birliği’nin başına gelenleri hatırlattı ve, “Sovyetler Birliği de 1967 yılında İsrail’e sırtını dönmüştü ama daha sonra bölgede etkinliğini kaybedince buna pişman oldu” dedi.

                  Türkiye İsrail ordusu yetkililerini Polonya’da bulunan Auscwitz’de düzenlenen bir anma törenine götürmek üzere hava sahasını kullanmak isteyen bir İsrail askeri uçağına geçiş izni vermedi.

                  Bunun dışında en az bir İsrail askeri uçağının daha geri çevrildiği tahmin edilirken, Türkiye bundan böyle İsrail askeri uçaklarının hava sahasını kullanmasını duruma göre değerlendirileceğini açıkladı.
                  Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                  Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                  Yorum

                  • ÇAKAL
                    Ağa'nın Adamı
                    • 27 Haziran 2007
                    • 2545

                    #429




                    MHP'den Öcalan'a ömür boyu garanti!

                    Bahçeli Meclis kürsüsünden "yasayı hazırlayın Apo'yu asalım" dedi ama idam mümkün mü?

                    Güncelleme:01 Temmuz 2010 05:23
                    Star gazetesi Ankara temsilcisi Şamil Tayyar; Abdullah Öcalan'ın idamı ile ilgili olarak "Burada vebal Anayasadan idamı çıkartırken koalisyon pazarlığı haline getiren MHP'nindir. O karar ile Öcalan'a ömür boyu yaşama garantisi verildi." dedi.

                    Abdullah Öcalan'ın idamı dün TBMM'de tartışıldı. MHP Genel Başkanı Hükümete, "Öcalan'ı idam etmek istiyorsan, yasayı hazırlayın getirin, her türlü desteğe hazırım." dedi. Star gazetesi Ankara temsilcisi Şamil Tayyar ise MHP'nin bu çıkışına yanıt verdi ve "Öcalan'ı yeni bir yasa bile çıkartılsa asılamaz" dedi.

                    Gazeteci yazar Hadi Özışık'ın Best FM'de hazırlayıp sunduğu "Konuşan Türkiye" programına katılan Tayyar, "Bahçeli ve MHP asılma üzerinden siyaset yapıyor. Tıpkı 2002'deki gibi. Öcalan'ın asılması hukuken mümkün değildir. Ona bir ceza verilmiştir. Yargılama bitmiş, karar verilmiştir. Sanığın aleyhine olan ceza uygulanmaz. Bu hukukuk temelidir." dedi.

                    İDAM CEZASI YENİDEN GELSE DE ASILAMAZ
                    Özışık'ın "Bu konu çok önemli onun için bir daha soracağım... Hangi yasa çıkarılırsa çıkarılsın Öcalan asılamaz diyorsun doğru mu anladım?" şeklindeki sorusuna Tayyar şöyle yanıt verdi:

                    "Kesinlikle. Ama Baader Mainhof ile ya da Kızıl Tugaylar ile Avrupa'da nasıl savaşıldıysa, hukuk dışı yöntemlerle yaparsanız olur. Deprem olur, ne bileyim kalp krizi geçirir. Ama hukuk içinde kalırsanız, Öcalan'ın idamı için hiç bir yol yok artık."

                    Tayyar konuşmasına şöyle devam etti:

                    "MHP, ÖCALAN'A ÖMÜR BOYU YAŞAMA GARANTİSİ VERDİ"
                    "Burada vebal MHP'nindir. Anayasadan idamı çıkartırken koalisyon pazarlığı haline getiren MHP'ydi. O karar ile Öcalan'a ömür boyu yaşama garantisi verildi."

                    Hadi Özışık'ın "Haksızlık etmeyelim. İdam cezasını kaldıran yasa TBMM Genel Kurulu'na da geldi. AK Partili milletvekilleri de mecliste idamın kaldırılması için oy verdiler. "Öcalan'ı assaydınız" denildiği zaman karşılarına çıkacaktır bu oylar."

                    Bu sözler üzerine Şamil Tayyar ile Hadi Özışık arasında bir söz düellosu yaşandı. Tayyar "Adam diyor ki ben idam cezasına karşıyım. Onun için oy verdim" diyince Özışık şöyle yanıt verdi: "Başbakan demesin o zaman asacaktın neden asmadın diye!"

                    Tayyar bunun üzerine şöyle devam etti: "MHP'nin çelişkisi önemli olan, Madem asmaya bu kadar heveslisin o zaman neden asmadın diyor Erdoğan, yanlış yorumlamamak lazım. Bahçeli seçim meydanlarında ip fırlattı... Hatırlamıyor musunuz. Bugün etten püften tartışma konularını hükümetle rest çekme sebebi olarak değerlendiren MHP o gün hükümetten neden çekilmedi?"

                    TÜRKİYE SEÇİM SÜRECİNE Mİ GİRDİ?
                    Hadi Özışık programın sonunda Şamil Tayyar'a şu ilginç soruyu da yöneltti: "Seçimlerden önce bugünkü tartışmanın aynısı vardı. Öcalan'ı astırmadın, hadi sen as... Bu tartışma seçim meydanlarında da yaşanmıştı. Gündemde seçim mi var acaba?"

                    Star gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar'ın yanıtı ise şöyle oldu: "Ben erken seçime karşıyım. Hiçbir iktidar da erken seçime gideceğim demez... Türkiye bir seçim ortamında. Zamanında yapılacak bir seçim bile Türkiye'yi seçim ortamına sokmuştur. Liderlerin görüşmesi tartışmaları bile seçime endeksli bir siyaset polemiğidir bence."
                    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                    Yorum

                    • ÇAKAL
                      Ağa'nın Adamı
                      • 27 Haziran 2007
                      • 2545

                      #430
                      Kaos boş yere değil!!!!!!!!!!!

                      Jandarmanın bulamadığı hintkeneviri tarlalarını gazeteciler buldu



                      Diyarbakır'ın Lice ilçesi Ahmet mezrasında yaşanan çatışma çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. 2 kişinin öldüğü bölge hintkeneviri tarlalarıyla dolu. Güvenlik güçlerinin imha etmek için bulamadığı tarlaları gazeteciler buldu, fotoğraf ve görüntü çekti.


                      Türkiye'de en fazla hintkeneviri ekiminin Lice'de yapıldığı ileri sürülüyor. Kenevir, tarladan toplandıktan sonra kurutularak esrar haline getiriliyor. Her yıl tonlarca esrarın, burada üretilip batıya sevk edildiği belirtiliyor.
                      Esrarın, terör olaylarının sıklıkla yaşandığı ilçenin dağlık bölgelerinde üretildiği, bu yüzden güvenlik güçlerinin bazı bölgelere müdahale edemediği iddia ediliyor. Ancak 2 kişinin hayatını kaybettiği Ahmet mezrası ilçeye sadece 3 kilometre uzaklıkta.
                      Hintkenevirinin ekildiği tarlalar, Lice Ovası'nı ikiye bölen Kulp karayolu üzerinde. Yolun üzerindeki herhangi bir tali yoldan 200 metre kadar içeri girildiğinde yan yana onlarca kenevir tarlası görülüyor. Çatışmanın yaşandığı bölge de bu ovada yer alıyor. Ovanın hemen karşısındaki dağların yamacında askeri birlikler var. Çatışma bölgesini görüntülemek için bölgeye giden basın mensupları, gördükleri karşısında adeta şok oldu. Kenevir tarlalarına giren gazeteciler, görüntü ve fotoğraf çekti.
                      Merkezi bir yerde ektikleri esrarın bekçiliğini yapanlar ile hırsızlar arasında yaşanan çatışmanın izleri ise hâlâ canlı. Hırsızlık için getirilen ve esrar tarlasına yakın bir yere bağlanan katır, olduğu yerde duruyor. Tarladan biraz yüksek bir yerde, kendilerine ağaçlardan sığınak yapan bekçilerin günlerce burada kaldıkları anlaşılıyor. Nöbet bölgesinde tüp, yatak-yorgan ve gıda maddeleri dikkat çekiyor. Karşı taraftaki askerlerin kenevir tarlalarını görmemesi ilginç. İlçe üzerinde her gün onlarca uçuş yapan helikopter ve insansız uçakların kenevir tarlalarını fark edip müdahale etmemesi soru işaretlerine yol açıyor.
                      (CİHAN)

                      02 Temmuz 2010, Cuma
                      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                      Yorum

                      • ÇAKAL
                        Ağa'nın Adamı
                        • 27 Haziran 2007
                        • 2545

                        #431
                        Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
                        Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili hayal kırıklıkları ise seçime bir yıldan fazla zaman varken başladı bile.
                        Sadece son bir haftaya sığan şu ‘mühim’ siyasi gelişmelere bakın:
                        Gediktepe’de çömelirsin, çömelmezsin... Ben onun gözlerinden korkuyu okudum... Türbanı iktidara gelince biz çözeriz...


                        İSMET BERKAN
                        http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=97
                        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                        Yorum

                        • ÇAKAL
                          Ağa'nın Adamı
                          • 27 Haziran 2007
                          • 2545

                          #432
                          Kılıçdaroğlu’nun ağzından “Kızlar üniversiteye türbanla gidecek” manşetinin atıldığı gün...
                          Henüz CHP başkanı sözlerinden çark ettiğine dair açıklama yapmamış.
                          CHP’li Necla Arat bir kanalda aynen şunu dedi: “Kendisinin kişisel görüşüdür.”
                          Yani sözleri partiyi bağlamaz.
                          Nasıl ya... dedim önce.
                          Sonra biraz zaman geçti ve Kılıçdaroğlu’dan malûm yalanlama geldi.
                          Yeniden merdiven altında sigortasız çalışan başörtülü kızlar noktasına döndük.
                          Siperde dik durma yarışındaki Kılıçdaroğlu kendi partisinin önünde diz çöktü.
                          Böylece anladık ki, partiye başkan seçilmekle lider olmak ayrı şeyler.
                          Ve sipere gitmek yerine siperleri yok etmekten bahsetmeyenler, başörtüsü konusunda sıkışınca topu Anayasa Mahkemesi kararlarına atmaktan vazgeçmeyenler asla lider olamayacaklar.p5p5
                          Söyledikleri de giderek kimseyi bağlamayacak.

                          oraldem@gmail.com
                          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                          Yorum

                          • ÇAKAL
                            Ağa'nın Adamı
                            • 27 Haziran 2007
                            • 2545

                            #433
                            Harcandı gitti adam.

                            Öldüren yalanın şok belgesi

                            04 Temmuz 2010 Pazar

                            Eski BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefat ettiği helikopter kazasıyla ilgili kritik bir gelişme yaşandı.




                            İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapora göre arama faaliyetlerini aksatan 'Yazıcıoğlu bulundu' beyanatı kurgu. Bu açıklamaya dayanak gösterilen istihbarat raporu sonradan yazıldı.
                            Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili şok bir gelişme yaşandı. Yazıcıoğlu’nun helikopterinin bulunduğuna ilişkin istihbarat notunun sonradan yazıldığı ortaya çıktı. Dönemin Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in yaptığı bu açıklama sebebiyle arama çalışmaları uzun süre aksamıştı.
                            ARAMA ÇALIŞMALARI AKSADI
                            Türkiye, 2009 martında Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü haberiyle sarsıldı. Resmi, sivil tüm kurumlar Yazıcıoğlu'na ulaşmak için seferber oldu. Ekipler arama ve kurtarma çalışmalarına hazırlanırken başkentten umut dolu bir haber geldi. BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, düzenlediği basın toplantısında, Kayseri valisiyle telefonda görüştüğünü, Yazıcıoğlu'nun hava ambulansıyla Göksun Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini, durumunun iyi olduğunu söyledi. Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’nin Yazıcıoğlu'na ulaşıldığına ve şuurunu açık olduğuna ilişkin açıklamaları aynı dakikalarda televizyonlara yansıdı. Ancak bu bilgi doğru değildi. Hayati öneme sahip saatler bu haberin verdiği rehavetle harcandı. Haberin doğru olmadığı anlaşıldığında ise hava kararmıştı. Böylece arama ve kurtarma çalışmaları ciddi şekilde sekteye uğradı.
                            İSTİHBARAT RAPORU YALANI
                            Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, helikopterin bulunduğuna ilişkin açıklamayı Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen teyit edilmemiş istihbarat raporuna göre yaptığını açıkladı. Dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir ise Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü’nden gelen istihbarat raporuna göre Kayseri Valisi’ne böyle bir bilgi verdiklerini savundu.
                            RAPOR SONRADAN YAZILDI
                            Meclis’te kurulan helikopter kazasını araştıran komisyona İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan rapor ulaştı. Buna göre dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in açıklamasına dayanak gösterdiği rapor sonradan yazıldı. Özdemir’in, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü’nde emniyet amiri olan Dursun Özmen’e sonradan böyle bir istihbarat raporu yazdırttığı belirtildi.
                            YASAL İŞLEM YAPILACAK
                            Dönemin Kayseri Emniyet Müdürü olan Özdemir, komisyona yaptığı açıklamada helikopter kazasının olduğu gün saat 17.40 sıralarında, Kahramanmaraş Emniyeti’nden ‘helikopter enkazına ulaşıldığı, ölü olmadığı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayağının kırık olduğu, diğerlerinin yaralı olduğu, Göksun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldıklarına ilişkin aldığı sözlü bilgiyi yazılı halde teyit ettirdiğini bildirdi. Özdemir, yazılı bilgiyi komisyon üyelerine de gösterdi.
                            Meclis Araştırma Komisyonu, müfettişlerin raporunun gereğini yapma kararı aldı. Dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması istenecek. Özdemir hakkında adli ve idari soruşturma açılmasının talep edilmesi bekleniyor. Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Dursun Özmen ise başka bir göreve atanmak için görevinden alınırken hakkında soruşturma açılmıştı.
                            HABER: Bilal ÇETİN / ANKARA
                            Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                            Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #434
                              Skender beyin İsken Derun'u çok derin anlaşılan.

                              Tayyar'dan 6 şehit için şok bilgiler!

                              TSK'nın hainlerden arındırılmasını isteyen Star yazarı Şamil Tayyar, 6 askerin şehit olduğu İskenderun saldırısıyla ilgili şok bilgiler verdi ve Genelkurmay'dan cevap istedi...



                              İskenderun'da neler oluyor?

                              Fotoğraf kareleri nasıl olursa olsun, Başbakan Erdoğan'ın saldırı bölgesi Gediktepe'ye gitmesini hiçbir zaman doğru bulmadım. Askere moral için yapılan bu yolculuktan terör örgütünün de nemalanabileceği hesaplanmalıydı.

                              Siperdeki duruş şeklinden siyasi proje üretilmesi, Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un buna alet olması, ince ayarla kum torbaları burun hizasına getirtilerek Kemal Kılıçdaroğlu'na ayakta poz imkanı sağlanması ise tam bir rezalet.

                              Ne hazindir, yüreğine kor düşen ailelerin feryatlarına kulak tıkarcasına, can pazarının yaşandığı bölgede kum torbalarıyla askercilik oynanıyor ve siyaset projelendiriliyor.

                              Teröristle mücadelede başarının askerin hanesine yazıldığı, başarısızlık durumunda bedeli siyasi iktidarın ödediği böyle bir coğrafyada olup bitenleri iyi okuyamayan hükümetlerin ayakta durması zordur. Onun içindir, Ağustos şurası çok önemli. Açık söylüyorum, altını çizerek belirtiyorum, kelimeyi seçerek kullanıyorum, Başbuğ üslubuyla ifade ediyorum, TSK, “hainlerden” arındırılmalıdır.

                              Şura meselesine ayrıca gireceğim, bu faslı burada kapatıp 6 askerimizin şehit düştüğü İskenderun saldırısıyla ilgili Genelkurmay'dan cevap beklediğim 3 soru var:

                              1-Saldırı sonrası idari soruşturma kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Uğur Yiğit tarafından bölgeye gönderilen ekibin ön raporunu ihmal ve kasıtları örtücü şekilde hazırladığı iddiası doğru mu?

                              2-Saldırının gerçekleştiği kışlada terör örgütüyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle “sakıncalı” kategoride görülen Deniz Memuru Y.K hakkında Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay Erdağ nasıl bir işlem yaptı?

                              3-Kışla Komutanı Albay Hüseyin Yavaş hakkında suç duyurusu (içeriği bizde saklı) yapıldığı, bir koramiral (ismi mevcut) tarafından korunduğu ve saldırı sonrası toplantılara katılmadığı iddiası size ulaştı mı?

                              Özetle, İskenderun'da neler oluyor? Sayın Başbuğ, Kemal Bey'in burun hizası kum torbası pozu kadar önemli mi değil mi, derin mahfillerin gazetesine vakit ayırmak kadar değerli mi değil mi, takdir sizin, lütfen İskenderun'a da bir el atın.
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              • ÇAKAL
                                Ağa'nın Adamı
                                • 27 Haziran 2007
                                • 2545

                                #435
                                POLİS YAPTIYSA GÖREVİ GEREĞİ YAPMIŞTIR

                                Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 'İrtica ile Mücadele Planı polisler tarafından gazeteye servis edildi' sözlerini değerlendirdi. Polisin bunu yaptığının kesin olmadığını belirten Güzel, yaptıysa bile istihbarat görevi gereği yaptığını kaydetti.

                                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information