Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ÇAKAL
    Ağa'nın Adamı
    • 27 Haziran 2007
    • 2545

    #451
    Selami başkanın bir çiftliği var....

    Benzin Selami Başkan'ın!




    Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün yakınları, cafe ve restoran işine soyundu

    Öğe DEMİRKAN / VATAN


    Öztürk’ün kardeşi ve çocuklarının ortağı olduğu toplam 4 cafe-pup ve restoran var. Kızı Sinem ile oğlu Cem’in Anadolu yakasının en gözde bölgesi Bağdat Caddesi’nde ‘Benzin’ adında bir cafe-pup ile İskele Caddesi’nde ‘Suadiye Cafe’de ortaklığı bulunuyor. Kardeşi İlhami Öztürk ise Kadıköy’de ‘Benzin’ açtı. Ayrıca Öztürk Kardeşler, Nautilus Alışveriş Merkezi’nde Burger King işletiyor...



    İstanbul’da kâr marjı en yüksek işlerin başında cafe ve restoran işletmeciliği geliyor. Bir çok ünlü bu alana yatırım yapıyor. Bu sektöre yatırım yapanlardan biri de Kadıköy Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Selami Öztürk’ün yakınları. 2003 yılında Selami Öztürk’ün çocukları Sinem ve Cem Öztürk, Suadiye İskele Caddesi’ndeki 2 katlı villayı cafe yaparak hizmet sektörüne girdi. Sonra cafe sayıları hızla arttı. Son olarak Selami Öztürk’ün kardeşi İlhami Öztürk, Kadıköy meydanının hemen yanındaki, eski ünlü Olimpiyat Birahanesi’ni ‘Benzin’ adıyla işletmeye başladı. İşte Öztürk Ailesi’nin Anadolu yakasındaki yatırımları...

    İlk göz ağrısı Suadiye

    Selami Öztürk’ün çocukları Sinem ve Cem Öztürk, ilk yatırımlarını 15 Eylül 2003 tarihinde yaptı. 5 ortaklı şirket, Suadiye’de İskele Caddesi Ragıp Emeç Sokak’taki 2 katlı villayı cafeye çevirdi. 50 bin TL sermayeli Ada Gıda Turizm şirketine ait cafe, Öztürk Ailesi’nin ilk göz ağrısı oldu.


    Bağdat’ta cafe

    12 Temmuz 2005 tarihinde Öztürk Kardeşler ikinci yatarımlarını yaptı. Ortağı oldukları Cemser Turizm Gıda Şirketi, Bağdat Caddesi’nde Caddebostan’da yer açtılar. Burası zaman içinde isim değiştirdi. Cafenin adı önce Barnies, daha sonra da Benzin oldu.

    Hamburgerci açtılar

    Selami Öztürk’ün çocuklarının başka bir yatırımı ise hamburger üzerine oldu. Kardeşler Nautilus ve Palladium Alışveriş Merkezleri’nde, hamburgerde dünya devi olan Burger King’in şubesini açtı. Ancak zaman içinde Palladium Alışveriş Merkezi’nde 3 bölümden oluşan işletmelerini kapattılar. Cemser Turizm’e ait 19 Eylül 2008 tarihinde açtıkları yeri 31 Temmuz 2010 tarihinde kapattıklarını ilan ettiler. Şu anda Nautilus Alışveriş Merkezi’ndeki hamburger işi ise devam ediyor.



    Kardeş de Benzin’ci oldu

    Öztürk’ün çocuklarından sonra kardeşi İlhami Öztürk de cafe işine girdi. Kadıköy meydanına çok yakın bir yerde, Kadıköylülerin Olimpiyat Birahanesi olarak bildiği yeri işletmeye başladı. 31 Mart 2010 tarihinde İlhami Öztürk, 2 ortağı ile birlikte ‘Kadıköy Benzin Kafe’ şirketini kurdu. Ortakları ise CHP’nin Kadıköy Belediye Meclis üyesi Kasım Keskintaş ile Tuğba Tolon oldu...

    SİGARA İÇİLİYOR

    Anadolu yakasında tütün yasağına yakalanmadan sigara içmek isteyenlerin sürekli gittiği mekanların başında Benzin Cafe’ler geliyor. Sarı dekorasyonları ve ‘taksi’ amblemiyle faaliyet gösteren Benzin Cafeler’den Anadolu yakasında 5 tane var. Bağdat Caddesi’nde Caddebostan’da iki ve Şaşkınbakkal’da bir tane, Fenerbahçe ve Kadıköyde de de birer tane Benzin var. Şenesenevler’de, Minibüs Caddesi üzerinde de bir Benzin Cafe açılmak üzere...

    İŞTE ÖZTÜRK AİLESİ’NİN CAFE VE RESTORANLARI

    * Benzin Cafe: Bağdat Caddesi-Caddebostan (Sahipleri Sinem-Cem Öztürk)
    * Suadiye Cafe: İskeli Caddesi-Suadiye(Sahipleri Sinem-Cem Öztürk)
    * Burger King: Nautilus Alışveriş Merkezi(Sahipleri Sinem-Cem Öztürk)
    * Benzin Cafe: Kadıköy Meydanı (Sahipleri İlhami Öztürk-Kasım Keskintaş ve Tuğba Tolon)

    ‘Bağdat’ta bir cafenin hava parası 1 milyon doları bile buluyor’

    Türkiye’nin en meşhur caddelerinden olan Bağdat’ta bir cafe açmanın maliyetini emlakçılara sorduk. İşte cevabı: “Bağdat Caddesi üzerinde, kaldırımda yürüyenleri görebileceğiniz, önü açık bir yerin maliyeti bol sıfırlı rakamlar tutuyor. Önceden ‘hava parası’ adı verilen sisteme şimdi ‘devir ücreti’ deniyor. 100 metrekarelik böyle bir işyerinin devir ücreti 1 milyon doları bulabilir. Daha küçük ve kenarda kalan yerlerin fiyatları ise 100 bin dolardan başlıyor. Devir ücretini etkiliyen en önemli faktör ise, işyerini devredecek kişinin daha önceden buraya verdiği devir ücreti. Kimse bu rakamın altına devir yapmak istemiyor. Kira fiyatları da merkeze doğru gelince artıyor. Örneğin Bağdat Caddesi’nin en işlek yerinde, 100 metrekarelik bir yeri aylık 40-50 bin TL’den ucuza kiralamanıza imkan yok.”

    Benzin’e özel kaldırım



    İlhami Öztürk ve ortaklarına ait Benzin Cafe’nin hizmete girmesiyle ilginç uygulamalar dikkat çekti. Cafenin hemen önüne Kadıköy Belediyesi Fen İşleri Dairesi tarafından kaldırım yapıldı. Ancak, “Engelsiz Erişim” projesi çerçevesinde Albay Faik Sönmez Caddesi üzerinde kaldırım 3 metre kadar caddeye doğru genişletildi. Hatta bu işlem, Kadıköy Belediye Meclis Binası’nın hemen arkasındaki caddede yapıldı. Yola doğru çıkan bu kaldırıma Benzin Cafe, masa ve sandalye atarak müşterini ağırlamaya başladı. Tramvayın da geçtiği yola yapılan 3 metrelik çıkma vatandaşlardan da tepki aldı. Caddebostan’daki Selami Öztürk’ün çocuklarına ait Benzin Cafe’nin de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile sorunları var.

    İmar problemi var

    İBB Zabıta Müdürlüğü’nün yaptığı inceleme sonucunda cafenin imar mevzuatlarıyla başının dertte olduğu anlaşıldı. Cafenin bazı alanları imar planında ‘bahçe’ olarak geçiyor. Cafe sahipleri de bu alanları etrafını kapatarak ‘kış bahçesi’ haline getirmiş. Ancak portatif olması gereken bölümlerde sabit malzeme kullanılmış. İşte bu yüzden yapılan resmi incelemeler sonucunda rapor hazırlandı ve işletmenin yasaya uygun hale getirilmesi istendi.

    Zincirlerin çoğu belediyeyle sorunlu

    Bağdat Caddesi üzerinde, Şaşkınbakkalda’ki bir diğer Benzin Cafe’nin işletmecisi ise Afema Gıda. Bunun ortakları ise Süleyman Tekeşin, Erol Bülbül, Emre Demir, Deniz Aydın ve Ali Cenk Cenkoğlu. Süleyman Tekeşin ise CHP Kadıköy Meclis üyesi Fahri Tekeşin’in oğlu. Ali Cenk Cenkoğlu da Türkiye’de Benzin Kafe projesini bulan ve isim hakkı sahibi olan kişi. Şaşkınbakkal’daki bu işletmenin de başı İBB ile dertte. Sorun ise yine aynı. İmar planında ‘bahçe’ olarak geçen ve bu yüzden ‘kış bahçesi’ olarak düzenlenen bölümlerin portatif malzemelerle yerine sabit malzemelerle yapılması. Yapılan resmi incelemede Benzin Cafe’nin imar yönetmeliğine uygun hale getirilmesi aksi halde verilen iznin iptal edileceği bildirildi.
    http://haber.gazetevatan.com/benzin-...22638/1/Manset
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

    Yorum

    • ÇAKAL
      Ağa'nın Adamı
      • 27 Haziran 2007
      • 2545

      #452
      Devlet içinde bin tane devlet olan başka ülke yoktur sanırım.

      Galatasaray Rektörlüğü'nün aktif dava ehliyeti olmadığını savunan Özkan, mahkemeye üniversitenin lise öğrencisinden niçin ücret istediğini sorduğunda Galatasaray Lisesi'nin çok istisnai bir şekilde GS Üniversitesi kanununa bağlı olarak çıkarıldığını öğrenmiş. Özkan, Türkiye'de tek olan bu durum için şu yorumu yapıyor: "Bir devlet lisesinin üniversite rektörlüğüne bağlı olması hukuk ve eğitim camiasının tasavvur edemeyeceği bir durum." Özkan, bu durumun Tevhid-i Tedrisat Yasası'na aykırı olduğunu söylüyor. Bu yasaya göre bütün ilkokul, ortaokul ve lise MEB'e bağlanmış sadece GS'de bu hüküm delinmiş. Ne var ki bu yasanın Anayasa'ya aykırı bir uygulama iddiasında bulunduğunuz zaman karşınıza Fransa ile Türkiye arasında yapılmış bir anlaşma çıkıyor. Uluslararası anlaşmalar Anayasa'nın üstünde kabul edildiği için Anayasa'ya aykırılık iddiasının da önüne geçilmiş oluyor. Özkan, bu durumun çok güzel kurgulanmış bir proje olduğunu öne sürüyor.
      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

      Yorum

      • ÇAKAL
        Ağa'nın Adamı
        • 27 Haziran 2007
        • 2545

        #453



        Şamil Tayyar'dan 3 can alıcı soru


        "Eğer, bu sorulara verilecek cevabınız yoksa, bir de o görüntüler gerçek ve örtmeye çalışıyorsanız, yazıklar olsun." İşte Şamil Tayyar'ın çok konuşulacak köşe yazısı...

        Olmadı sayın bakan

        USAK Genel Koordinatörü Doç. Dr. Sedat Laçiner'in Bugün Gazetesi'ne yaptığı Heron açıklaması çok dikkat çekiciydi. Terörle mücadelede kullanılan insansız hava aracı Heron görüntülerinin yazılım programı nedeniyle önce İsrail'in eline geçtiğini belirten Laçiner, önemli bir iddiada bulundu.

        Dedi ki: “İsrail isterse o görüntüyü durdurabilir. Bugüne kadar bir kez durdurdu. Ne zaman? İskenderun'da deniz üssüne saldırı yapıldığı gün, biz göremedik.İsraildurdurdu.”

        Hatırlatalım, PKK'nın Akdeniz kıyısındaki İskenderun saldırısı ile İsrail'in Akdeniz'in ortasındaki Mavi Marmara gemisine kanlı baskını eş zamanlıydı. İki saldırı arasında paralellik olduğunu gündeme getirdiğimizde, ilk tepkiyi PKK göstermişti.

        Murat Karayılan, Fırat News haber ajansına yaptığı açıklamada, “Bizim İsrail'le hiçbir alakamız yok. İsrail'in aynı gecede gemilere saldırı yapabileceğinden haberi asla olmamıştır” dedi.

        Bir de Milliyet Yazarı Aslı Aydıntaçbaş gibi uzun süre Amerika'da görev yapıp Türkiye'ye dönen yazarlar, iki olay arasında ilinti kurulmasına karşı çıkan yazılar kaleme aldılar.

        Şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız. Genelkurmay'ın, hatta Milli Savunma Bakanlığı'nın hükümet adına bu iddiaya açıklık getirmesi gerekir.

        Soru gayet basit: İsrail, Laçiner'in dediği gibi, Mavi Marmara baskınından kısa süre önce İskenderun deniz üssüne yönelik PKK saldırısı sırasında Heron görüntülerini durdurdu mu durdurmadı mı?

        Cevap evetse, durum çok vahimdir. İsrail-PKK işbirliğinin somut delilidir.

        Komutanların Hantepe baskını sırasında seyirci kaldığını ortaya koyan Heron skandalı haberleriyle ilgili sessizlik sürerken, bir tarafı İsrail olan bir başka Heron skandalı hakkında açıklama yapılır mı bilmem.

        Kamuoyu bekliyor.

        Bu arada Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'e de buradan bir çağrım var. Lütfen, hayatınızda hiç olmazsa bir kere elinizi taşın altına koyun, bakanlık görevini sadece kırmızı plaka için sürdürmeyin.

        Bakın, geçen hafta Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın Balçova Termal Otel'deBaşbakan Erdoğanonuruna verdiği “İzmir'in Temsilcileri Buluşuyor” yemeği vardı, basına kapalıydı.

        Yemek esnasında Türkiye Harp Malulü Gaziler Derneği İzmir Şube Başkanı Volkan Kaya, yanınıza yaklaşıp skandal Hantepe Heron görüntülerini sordu ve dedi ki: “Eğer böyleyse biz komutanlarımıza nasıl güveneceğiz? Ben haybeye mi gittim?”

        O bir gaziydi, 1995 yılında yedek subay olarak askerlik görevini yaptığı Cudi'de mayın patlaması sonucu sağ gözünü kaybetmişti. “Haybeye mi gittim?” derken, sağ gözünün hesabını soruyordu.

        Peki ne dediniz? Belki hatırlamazsınız, cevabınız aynen şöyle: “Böyle bir şey yok. O videonun koordinatları başka yerden alınmış sonra servis edilmiş. Hiçbir basın mensubu böyle görüntüler elde edemez. Böyle şeylere inanmayın. Gönlünüz rahat olsun. Genelkurmay'a söyleyeyim bir açıklama daha yapsın.”

        O görüntüler gerçek değilse, 3 sorum var:

        1- Bu bilgiyi neden kamuoyuyla paylaşmıyorsunuz? Hadi siz sorumluluk sahibi değilsiniz,Genelkurmayneden sessiz?

        2- Askeri savcılık, görüntülerin sızdığı adresi bulmak için 30 ayrı yere sabaha doğru neden baskın düzenledi?

        3- Video koordinatları başka bir yerden alındıysa, o yer neresi?

        Eğer, bu sorulara verilecek cevabınız yoksa, bir de o görüntüler gerçek ve örtmeye çalışıyorsanız, yazıklar olsun.

        27 Nisan gecesi pek ortalıkta olmadığınız söylendi, geçtik. Askeri sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemeye itibar etmediniz, onu da geçtik. YAŞ sürecinde adı Ergenekon, Balyoz, İnternet andıcı dava ve soruşturmalarına karışan generallerin terfisinde mahsur olmadığını söylediniz, hadi onu da geçtik. Ne hikmetse YAŞ öncesi Cumhuriyet'e konuşmayı yeğlediniz, hele onun üzerinde hiç durmadık.

        Ama bu vebal, sizi asla iflah etmez, haberiniz olsun. Çünkü akan o kan, eli kınalı kuzucukların...

        İnancım o ki, bu dünyada olmasa bile ahrette iki elleri yakanızda olur.

        ŞAMİL TAYYAR - STAR GAZETESİ



        13.08.2010
        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

        Yorum

        • ÇAKAL
          Ağa'nın Adamı
          • 27 Haziran 2007
          • 2545

          #454
          Şok suçlama: Jitem, BDP Başkanı Demirtaş'a para verdi


          Eski PKK ve JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan, Nasmane'ye verdiği röportajda PKK, JİTEM, CHP ve
          BDP ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.

          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

          Yorum

          • ÇAKAL
            Ağa'nın Adamı
            • 27 Haziran 2007
            • 2545

            #455
            Faili meçhuller için emekli Koramiral Kıyat'ın ifadesi alınacak


            “Hukuk dışı uygulamalar olmuştur. Bugün Ergenekon'da faili meçhul cinayetlerden dolayı suçlanan ve içeride olan kimseler vardır. Ama ben devamlı söylüyorum. Bu arkadaşlar o zaman (şimdi albay bunlar) üsteğmendi, yüzbaşıydı. Şimdi diyorlar ki ‘Sen Cizre'deyken muhtarı öldürdün’ ya da Muhtarla beraber oldun filancayı öldürdün.’ Sene kaç? 1994, 1995... Şimdi ben de diyorum ki, lütfen 94’ün, 95’in, 93’ün, 96’nın, 97’nin Başbakanları, Cumhurbaşkanları, Genelkurmay başkanları, OHAL valileri... Yatağınızda nasıl rahat uyursunuz! Lütfen çıkıp açıklayın, bu yıllarda işlenen faili meçhuller terörle mücadele için devlet politikası mıydı ve bu çocuklar devlet politikası mı uyguladılar? ‘Hayır böyle bir devlet politikası yok’ diyorsanız, söyleyin. Hayır söylemiyorlar. Ben o zaman devlet politikası olduğunu düşünüyorum. O zaman maalesef ülkeyi idare edenler, faili meçhullerin de terörizme önlem olarak gördüklerini düşünüyorum. Çünkü bir üsteğmen, ’Ben Hasan’la Mehmet’i bir halledeyim de bu terörizmi bitireyim’ diyemez. Birileri emir verdi.“

            http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15559031.asp?gid=373
            Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
            Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

            Yorum

            • ÇAKAL
              Ağa'nın Adamı
              • 27 Haziran 2007
              • 2545

              #456
              İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Aliağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi'nin açılışını yapan CHP Genel Sekreteri Önder Sav'a iki kez Genel Başkanımız diye hitap ederken, Sav da Kocaoğlu'na çalışmalarından dolayı övgüler yağdırdı.



              Daha dün peygamberimiz (S.A.V.)hakkında patavatsızca bir sürü laf söylemiş bir insanın peşine bunca insan niye takılır,hele hele MHP ,inan aklım almıyor.
              Boşa dememişler insan hakedildiği şekilde yönetilir,diye.
              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

              Yorum

              • ÇAKAL
                Ağa'nın Adamı
                • 27 Haziran 2007
                • 2545

                #457


                Demirel bile düştü de milletin yakasından,bu hala at sineği gibin yapıştı.k24k24k24
                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                Yorum

                • ÇAKAL
                  Ağa'nın Adamı
                  • 27 Haziran 2007
                  • 2545

                  #458
                  Budur işte budur!!!İçimi dökmüşsün be Bulut'um.Uyan ey millet uyan.

                  Türk halkına açık mektup

                  Yiğit Bulut yazdı...

                  20 Ağustos 2010 Cuma, 09:54:57




                  Bu ülkede “yerleşik düzene biat etmeyen” bir Başbakan’a, “başbakanlara davranılması gerektiği gibi” yaklaşmak ne kadar büyük suçmuş! Oysa Başbakan dediğin nedir ki; pijamayla karşılarsın, kapıya kadar bile geçirmeden, oturduğun yerden uğurlarsın! Gazetede görmeden işe aldığın 20’li yaşlardaki “editöre” hakkında istediğin haberi yazdırırsın!
                  Sevgili dostlarım, kaç gündür, basının bir bölümündeki “şahsıma yöneltilen” organize saldırıyı gülerek ve aslında bu ülke adına üzülerek izliyorum. Suçumuz, “Başbakan’a kendini ifade etmesi için imkân sağlamak” ve “öteki” gibi davranmamak! Başbakan dediğin nedir ki; birinci derece suçlu! Hele Erdoğan, onlara göre “tam bir öteki”!
                  Neden mi? Onların düşündüğü gibi düşünmez, onlar gibi yaşamaz, onlar gibi giyinmez; kızı-oğlu ellerinde “içki kadehleri” Reina’da, Çeşme’de sabahlamaz; eşi kumar masalarında yığılıp kalmaz! Hazine bonolarından aldığı faizi yediği anlar “dergilere” kapak olmaz!
                  O tam bir “ötekidir”, hayat tarzı onlara göre farklıdır ve “cezalandırılması” gerekir! Hatta o kadar ötekidir ki; kızları başını örttüğü için bu ülkede okuyamaz! Suçu bu kadarla da kalmaz. Onların “taptıklarına” tapmaz, biat ettiklerine etmez, “yerleşik düzenin” çarklarına su taşımaz, doğru veya yanlış kendi inandıkları ve kendi yolu vardır. Tekrar ediyorum; doğru veya yanlış önemli değil; kendi “yolu” vardır ve asla “sermayenin tahakkümüne” girmez.
                  Sevgili dostlar, son yaşananlardan sonra şunu çok net bir kez daha gördüm: Bu ülkede “çıkar odaklarının kol kola girdiği” iğrenç derecede kokuşmuş “kirli” bir tabaka var. Yıllarca bu ülkenin kanını emmişler, bu da yetmemiş “basın” diye karşımıza çıkardıkları “şaklabanlar” ile “istediklerine inanmamızı” sağlamışlar, içeriden ve dışarıdan öyle “kenetlenip, o kadar korkunç” bir “rant mekanizması” kurmuşlar ki; kendi değirmenlerine su taşımayan herkesi “öteki” ilan etmişler...
                  Ey Türk halkı, yıllarca “hakkın olan her şeyi, sana karaborsa sırasıyla satan”, devletten aldığı kredilerle “kendi burjuva devrimini” yapan, “kanarya sevenler derneğinden” farklı statüsü olmamasına rağmen kurduğu “yapılara” yarattığı gazeteci parçalarını “aklen ve ruhen biat ettirip” senin karşına çıkaran, yılda 50 milyar dolar faizi cebine indiren, “irtica-terör” algılamasıyla “seni tehdit” haline getirtip Türk askerini dahi kendi oyununa alet eden, seni yok sayıp “kanınla, terinle” beslenen bu “kirli düzenin” sonu geldi! Evet, yanlış okumuyorsunuz; bu çırpınışın altında “son perdenin” acısı yatıyor.
                  Şimdi “tasfiye” zamanı! Bu düzen çökecek, medyadan finans sistemine, sermaye piyasasından basının en küçük noktasına kadar “çöreklenenler” yok olacak ve yok olurken bu halka hesap verecek!
                  Ey “çöreklenenler” ve onların “borazanları”; sizin için “veda vakti”. Ama bu “veda” ve arkasından gelecek seda, şairin dediğinin aksine hiç ama hiç “hoş” olmayacak.
                  Efendiler, saldırın, gücünüzün son “damlasına” kadar saldırın, ama şunu da bilin ki; zaman aleyhinize işliyor ve siz tükeniyorsunuz. Güle güle gidin, bizleri de unutmayın.
                  Son söz: Türk halkı, sokaktaki işsizinden karargâhtaki kurmay subayına kadar “neyin ne olduğunu çok ama çok iyi analiz” etmeli ve algılamalı. Bu ülke “hepimizin” ama “bizler” yıllarca itilip kakıldık, sistem dışına sürüklenerek “her alanda ötekileştirildik”! Dışlanmayı sadece “maddi güç” anlamında almayın; en üst rütbeli asker olursunuz ama “onların” olmadığınız için “hep kötüsünüzdür”, başbakan olursunuz ama “onların” olmadığınız için dışarıda kalırsınız, medya patronu olursunuz “onlarla işbirliği yapmazsanız” saldırıya uğrarsınız. Onlar istemeden “onların kestiği” ormanlara “taşeron” olarak inşaat bile yapamazsınız, hatta işçi bile olamazsınız...
                  Uzun lafın kısası; uyan güzel halkım uyan! Bu ülke senin, sahip çık! Çık ki; çocuğun da bu “yerleşik sistemin” kölesi olmasın...
                  Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                  Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                  Yorum

                  • ÇAKAL
                    Ağa'nın Adamı
                    • 27 Haziran 2007
                    • 2545

                    #459
                    Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP'yi tutar?



                    Dersim dersini iyi çalışmamız gerektiği açık.
                    Bir kere 'Dersim olayı'nın, en başta CHP'nin tabanını bir bıçak gibi iyiye böldüğünü görelim.
                    Zira bugünkü adıyla Tunceli olan Dersim halkının katı bir şekilde CHP'yi desteklediğini seçim sonuçlarından biliyoruz. Normal şartlarda halkın, 1937-38 katliamını yaptıran CHP iktidarından nefret etmesi ve tek bir oy dahi vermemesi gerekmez miydi?
                    Yani Dersimlilik kimliği ile CHP'lilik kimliğinin aynı kapta yer alması çok tuhaf. Ama mevcut durum tam tersini gösteriyor. Üstelik bugün CHP Genel Başkanlığı koltuğunda bir Dersimli oturuyor (her ne kadar 'Akşehirliyim' diyorsa da). Bunun sebebi ne olabilir? "Kurbanlık psikolojisi" mi? Yoksa 'Düşmanımın düşmanı dostumdur" ilkesi mi?


                    Bakın inkılap tarihi kitaplarına, aynı günlere rastlayan Hatay'ın bağımsızlığını kazanması üzerinde genişçe durulur ama Dersim'den tek kelime bahis yoktur. Neden? Dersim'in kendi deyişleriyle "medeniyete açılması" Cumhuriyet'in bir başarısı, bir "kazanımı" ise bu önemli olay neden bahse değer görülmez? Ve Atatürk'ün icraatı arasında sayılmaz?

                    Efendim, Atatürk'ün Dersim'de olan bitenden haberi yoktu. Zaten çok hastaydı, operasyonları ona sormadan yaptılar. Seyyid Rıza'yı da Elazığ'a gelmeden çabucak astılar. O, duysa asılmasına izin vermezdi vs. vs.

                    Peki aynı yıl Nyon Konferansı'na gönderdiği bakan Aras'la bizzat telgraflaşarak dış politikayı güdümüne almaya çalışan ve bu yüzden İnönü'yü devreden çıkaran Atatürk'ün Dersim gibi bir olaydan haberdar olmaması mümkün olabilir mi? Adına ister "katliam" deyin, ister "medeniye açma", gerçekten de Dersim'de Atatürk'ün rolü neydi?
                    Cevabı haftaya...

                    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                    Yorum

                    • ÇAKAL
                      Ağa'nın Adamı
                      • 27 Haziran 2007
                      • 2545

                      #460
                      Yabancı yatırımcıların İstanbul Menkul Kıymetler Borsasındaki (İMKB) payı, önceki haftaya göre artarak yüzde 66,51'e yükseldi.

                      Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre, 20 Ağustos 2010 tarihinde yabancıların hisse adedi bakımından borsadaki payı yüzde 52,40 olurken, piyasa değeri açısından payı ise yüzde 66,51 olarak gerçekleşti.
                      Yabancılar, bu tarih itibariyle 15 milyar 777 milyon 787 bin 988 adet hisse ile toplam 94 milyar 427 milyon 656 bin 779 liralık hisseyi ellerinde bulundurdu.
                      Yabancıların 13 Ağustos 2010 tarihinde İMKB'deki payı yüzde 66,37 seviyesindeydi. 23.08.2010
                      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                      Yorum

                      • ÇAKAL
                        Ağa'nın Adamı
                        • 27 Haziran 2007
                        • 2545

                        #461
                        Şeref-sizler.Ramazan mübarek gün....

                        PKK, cami imamını şehit etti, Hakkari ağlıyor
                        PKK'nın silahlı kanadı HPG, 22 Haziran'da din görevlisi Aziz Tan'ı hedef göstermişti. Hakkarili çocuklara eğitim imkânı sağlamaya çalışan 6 kişinin ismini sıralayan HPG, "Halkımızın dini duygularını ve yoksulluğunu istismar ederek yoksul ailelerin çocuklarına eğitim imkânı sunma adı altında ajanlaştırma ve Türkleştirme faaliyetleri yürütmektedirler." iddiasında bulunmuştu.

                        Tan'a yönelik menfur saldırı, Hakkari'de nefretle karşılandı. Merhum imamın kardeşi, Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeki Tan, ağabeyinin binlerce çocuğa Kur'an öğrettiğini vurguladı. Tan, "Ama biz imamımıza sahip çıkamadık. Ne olur bu dine, bu minareye, bu ezanlara sahip çıkalım. Ramazan gününde oruçlu bir insanı öldürenler tamamen insanlıktan çıkmıştır." dedi. Tan, "Ağabeyim ve diğer imamlar, taş atan çocukların eline Kur'an veriyordu. Çocukların ellerinden tutulunca, şer güçler kullanacak adam bulamıyorlar." şeklinde konuştu.
                        Vali Türker: Bunların kutsal değeri yok Hakkâri Valisi Muammer Türker, Aziz Tan'ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Taziye çadırına gelen Vali Türker, din adamlarının bütün dünyada dokunulmaz olduğunu vurguladı. Türker, "Din adamlarına asla dokunulmaz. Ama maalesef birilerinin kutsal değerleri yok. Kutsal değerlere saygı duymuyor. İnsanların sevdiği, saydığı bir din adamını bile üstelik de ağzı oruçluyken, camiye giderken katletmekten çekinmiyor. Hakkârililerin başı sağ olsun." dedi.

                        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                        Yorum

                        • ÇAKAL
                          Ağa'nın Adamı
                          • 27 Haziran 2007
                          • 2545

                          #462
                          MHP’de yer yerinden oynayacak

                          25 Ağustos 2010 Çarşamba

                          Trabzon eski Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, MHP'nin koalisyon ortağı iken imzalanan '12 Ocak Bildirisi'nin 'pazarlık' ürünü olduğu açıkladı.





                          MHP Trabzon eski Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Öcalan'la görüşme" polemiği başlatmasına tepki gösterdi. Bıçakçıoğlu, MHP'nin iktidarda olduğu dönemde Öcalan'ın idam dosyasının Meclis'e gönderilmemesine ilişkin üç liderin imzası bulunan bildirinin hesabının verilmesini istedi.
                          Bıçakçıoğlu, Bahçeli'nin 12 Ocak bildirisini okuması gerektiğini belirterek, "12 Ocak bildirisi dikkatle okunmalıdır. Terör örgütü ile pazarlık yapıldığının resmidir o bildiri. Ey terör örgütü anarşiye devam edersen bekleme süreci derhal kesilecektir deniliyor. Madem Meclis'e sevketme iraden vardı neden bekletip Meclis'e göndermedin" dedi.

                          MİLLET DERS VERDİ
                          Bıçakçıoğlu, MHP'nin 18 Nisan 1999 seçimleri öncesinde darağacındaki Öcalan afişleri ile oy istediğini belirterek, "Ama 18 Nisan'ın ardından koalisyon ortağı olundu. Öcalan'ın idam kararı beklemeye alındı. Millet 3 Kasım'da MHP'ye dersini verdi" dedi.
                          Bıçakçıoğlu, idamın kaldırılmasına Adalet Komisyonu'nda sadece kendisinin ret oyu verdiğini belirterek, "7 MHP milletvekili vardı. İdamın kaldırılmasına oy verin baskısı yapıldı. Rahmetli Mehmet Gül, oy vermemek için komisyon odasından dışarı çıktı. Baskılara dayanamadı. Bir tek ben ret oyu verdim. MHP milletvekillerine o dönemde baskı yapan irade şimdi de hayır oyu için baskı yapıyor" diye konuştu.

                          18 DİŞİM KIRILDI
                          Bıçakçıoğlu, 12 Eylül'ün en büyük mağdurunun ülkücüler olduğunu belirterek, "Benim cezaevinde 18 dişim kırıldı. 12 Eylül'de cezaevlerinde ölen biziz, dayağı yiyen biziz. Devlet için mücadele ettik ama copu yiyen biz olduk. Kırılan dişlerimizi sineye çektik. Ama şimdi hesaplaşma zamanı geldi" ifadesini kullandı.

                          MOĞULTAY'IN SÖZLERİ
                          Bıçakçıoğlu, Adalet eski Bakanı Mehmet Moğultay'ın, "Ülkücüleri mi alacaktım" sözlerini hatırlatarak "MHP neden kendi Anayasa taslağını ortaya koymuyor. HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısının değişmesi MHP için önemli değil mi? Moğultay'ın sözleri çabuk mu unutuldu? Moğultay'ın sözleri MHP'nin zoruna gitmiyor mu? Rahşan Hanım'ın af ile ilgili sözlerinden daha ağır değil mi" dedi.

                          SEZER'E NEDEN DESTEK VERDİK
                          MHP'nin Cumhurbaşkanı seçiminde büyük hata yaptığını belirten Bıçakçıoğlu, "MHP isteseydi kendi adayını Cumhurbaşkanı seçtirebilirdi. Ama Ahmet Necdet Sezer'e imza atmakla övündüler. Kendi adayını çıkarması gerekirdi MHP'nin" dedi.

                          İŞTE 12 OCAK BİLDİRİSİ
                          Başbakan Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı olarak Mesut yılmaz ve Devlet Bahçeli'nin imzalarını taşıyan 12 Ocak Bildirisi şöyle:
                          "Koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP'ın genel başkanları, bugün (12 Ocak) Başbakanlık'ta yaptıkları toplantıda, AİHM'in teröristbaşı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir. Bilindiği gibi Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'in Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde sözkonusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir. Genel Başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye'nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi konusunda görüş birliğine varmışlardır."

                          İDAM MHP'Lİ VEKİLLERİN OYUYLA KALKTI
                          Adalet Komisyonu'nda kanunun görüşmeleri sırasında AK Parti milletvekilleri tarafından, "Savaş ve çok yakın savaş tehdidi halleri" dışında idam cezasının kaldırılmasını öngören maddeni görüşülmesi sırasında komisyonun AK Partili üyeleri, "idamla ilgili madde paketten çıkarılsın" yönünde bir önerge verdi.
                          Önergeye, DYP ve AK Partili üyelerden destek geldi. MHP Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu önergenin kabulü doğrultusunda oy kullanırken, komisyon üyesi 5 MHP milletvekili idamın paketten çıkarılmasına karşı çıktı. Böylece önerge 7'ye karşı 10 oyla reddedildi. MHP'li milletvekillerinin tümü "evet" oyu kullansaydı, idamın kaldırılması paketten çıkarılmış olacaktı.

                          HABER: Bilal ÇETİN / ANKARA - BUGÜN
                          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                          Yorum

                          • ÇAKAL
                            Ağa'nın Adamı
                            • 27 Haziran 2007
                            • 2545

                            #463
                            Tuvalette servet unuttu
                            Düzce'deki bir dinlenme tesisinin tuvaletinde unutulan ve içerisinde 25 bin lira, çekler ve kredi kartlarının bulunduğu çanta, tuvalet görevlisi tarafından bulunarak sahibine ulaştırıldı.

                            http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/0..._servet_unuttu
                            Memleket hala ayakta ise böyle adamlar sayesinde.
                            Helal olsun.
                            Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                            Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #464
                              Hay gidi hey.Peygamber ocağı ne hallere düşmüş te haberimiz yok.Yazıklar olsun.

                              Gölcük'ü 'fuhuş üssü' yapan askerler


                              [IMG]http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/577720100825081452865.jpg[/IMG]
                              25 Ağustos 2010 08:14




                              Asker ve bürokratlara 'fuhuş tuzağı' kuran çeteye yönelik soruşturmada, para karşılığında ilişkiye girdiklerini kabul eden bazı askerler, fuhuş için kadınları Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı'na götürdüklerini itiraf etti.

                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              • ÇAKAL
                                Ağa'nın Adamı
                                • 27 Haziran 2007
                                • 2545

                                #465
                                Aktütün’de ihmalin kaydı

                                26 Ağustos 2010 Perşembe

                                17 Mehmetçiğin şehit düştüğü Aktütün saldırısındaki ihmalin video görüntüleri ortaya çıktı.



                                Hiç bir zorlukla karşılaşmadan karakolu basan teröristlerin görüntüleri yürekleri burktu.
                                Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Aktütün Karakolu'na 3 Kasım 2008'te gerçekleştirilen hain saldırıdaki ihmalin belgesi ortaya çıktı. Video kaydında katırların sırtında DOÇKA taşıyan teröristlerin ellerini kollarını sallaya sallaya geldikleri Aktütün'de 17 Mehmetçiği nasıl şehit ettikleri detaylıca yer alıyor.
                                ÇAY İÇİP, SOHBET EDİYORLAR
                                Terörle Mücadele polislerinin yakaladığı bir teröristten terör örgütünün propaganda amaçlı hazırladığı şok bir video kaydı ele geçirildi. Aktütün baskınının nasıl gerçekleştirildiğini anlatan görüntüler, terörle mücadelede akıl almaz ihmali gün yüzüne çıkardı. Görüntülerde teröristlerin kalabalık gruplar halinde yollara düştüğü görülüyor. Birden çok açıdan çekilen profesyonel görüntülerde uçaksavar silahı olan DOÇKA'lar katırların sırtında taşınıyor. İntikal sırasında teröristlerin rahatlığı dikkat çekiyor. Türkiye topraklarına girerken sınır taşını da çekmeyi ihmal etmeyen teröristler çay içip sohbet ediyor.
                                SAATLERCE YARDIM GELMEDİ
                                Görüntülerde intikali tamamlayan teröristlerin Aktütün Karakolu'nun etrafındaki tepelere mevzilendikleri görülüyor. Gündüz vakti karakolu ateş altına alan teröristlerin yaptıkları telsiz görüşmeleri de görüntülere yansıyor. Saat 14.00 sıralarında başlayan çatışma gece yarısına kadar sürüyor. Yoğun ateş altına kalan karakoldaki Mehmetçikler karşılık vermekte zorlanıyor. Mehmetçiğin karşılık verdiği noktalar ise hakim tepelerdeki teröristlerin ağır makineli silahlarıyla ateş altına alınıyor. Ateş altındaki karakolda çıkan yangın büyüyerek askeri alanın tamamını kaplıyor. Gündüz başlayan çatışma gece yarısına kadar sürüyor. Buna rağmen bölgeye her hangi bir yardım gelmiyor. Çok rahat hareket eden teröristler karanlık bastıktan sonra karakolun yakınlarına kadar giderek görüntü almaya devam ediyor. Görüntülere yansıyan telsiz görüşmelerinde teröristlerin elebaşının militanlarına talimatları da yer alıyor.
                                TARAF İHMALİ DUYURMUŞTU
                                Yakalanan teröristten çıkan Aktütün videosu Taraf gazetesinin daha önce gündeme getirdiği ihmalleri doğruladı. Saldırıdan birkaç gün sonra yayınlanan haberde ABD'nin insansız hava araçları tarafından çekilen ve Genelkurmay ile paylaştığı anlık istihbarat görüntülerinde teröristlerin hazırlanışı ve karakol etrafına gelişleri kayıt altına alınmış ancak müdahalede bulunulmadığı aktarılmıştı. Yine haberde çatışmadan saatlerce önce bölgede insansız hava araçlarının görüntü almaya başladığı ilk görüntüden yaklaşık üç saat sonra ateş açıldığı belirtiliyordu. Ancak koordinatları belli olan bölgeye havadan müdahale edilmediği vurgulanıyordu.

                                DOÇKALAR BÖYLE GETİRİLMİŞ
                                Görüntüler 20 Temmuz'da Hakkari'nin Çukurca İlçesi Hantepe mevkiindeki baskın için kullanılan DOÇKA'ların nasıl getirildiğini gözler önüne seriyor. Heron görüntülerinin ortaya çıkması üzerine zor durumda kalan Genelkurmay, 20 gün sonra yaptığı açıklamada Hantepe'de çatışmanın başlamasından 2 saat 45 dakika sonra yardıma giden helikopterlerin DOÇKA tehlikesi nedeniyle müdahale edemediğini belirtmişti.
                                Gece yarısına kadar bomba ve kurşun yağdırdılar
                                Oldukça kalabalık oldukları gözlenen teröristler, karakolu üç ayrı bölgeden kuşatıyor. Gündüz saatlerinde başlayan ve gece yarısına kadar süren baskın PKK'lılar tarafından 3 kamerayla kaydedilmiş.

                                GES KOMUTANLIKLARA BİLDİRDİ
                                Aktütün saldırısıyla ilgili olarak istihbarat kurumlarının hazırladığı raporlar bu görüntü ile doğrulanıyor. ABD'nin insansız hava araçları saldırıdan 1 ay önce 5 Eylül 2008'de Kuzey Irak sınırına yakın bölgelerde Hakkari Şemdinli bölgesine doğru harekete geçmiş 80 kişilik PKK'lı grubun koordinatları ile net görüntülerini geçmişti. Genelkurmay Elektronik Sitemler Komutanlığı bölgedeki dinleme ve istihbarat birimlerinden gelen günlük raporlarla komutanlıkları sürekli uyarmıştı.
                                UÇAKSAVARLARIN SAYISI BİLE TESPİT EDİLDİ
                                Yine 29 Eylül'de Van Asayiş Güenlik Komutanlığı Harekat merkezinde görevli istihbarat Kurmay Binbaşı Zafer Kılıç imzalı gizli ve çok ivedi raporda teröristlerin bu bölgelere uçak savar silahları getirdiği uyarısı yer aldı. Üstelik yazıda uçak savarların miktarı da belirtildi. Aktütün saldırısından 1 gün önce Kurmay Yarbay Ferdi Korkmaz imzasıyla hazırlanan istihbarat raporunda ise PKK'lıların bölgedeki hareketliği isim isim, silah ve katır sayılarına kadar tüm bilgiler tespit edilerek tüm askeri birimlere gönderildi. Ancak bu bilgilere rağmen teröristler Aktütün'ü bir zorlukla karşılaşmadan bastı. 17 Mehmetçik şehit düştü, 23 Mehmetçik yaralandı.
                                BUGÜN
                                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information