Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • mehmetcengiz
    Katılımcı
    • 15 Nisan 2009
    • 112

    #421
    Hacker'a önlem almayan banka çekilen parayı yerine koyacak
    25 Mayıs 2009 Pazartesi
    Sanal ortamda yaşanan dolandırıcılığa karşı emsal niteliğinde bir karar çıktı. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, internet bankacılığında güvenliğin banka tarafından sağlanması gerektiğine hükmederek, hacker tarafından çekilen paranın müşteriye ödenmesini istedi. Olay 14 Temmuz 2006'da İstanbul'da yaşandı.

    Yaşar Keklik isimli vatandaşın bir bankanın Gaziosmanpaşa 500 Evler şubesindeki hesabında bulunan 13 bin 500 lirası dolandırıcılar tarafından başka bir hesaba aktarıldı. İşlemi fark eden Keklik, hemen müdahale ederek paranın aktarıldığı hesaba bloke koydurdu. Ancak iş işten geçmiş, bloke edilen hesapta sadece 4 bin 498 lira kalmıştı. Bankadan hacker tarafından çekilen paranın kendisine ödenmesini isteyen mağdur vatandaş, olumlu cevap alamayınca konuyu mahkemeye taşıdı. Keklik, 3,5 yıldan fazla süren hukuk mücadelesini geçtiğimiz nisan ayında kazandı. Mahkeme, "Banka, internet bankacılığı hizmeti verdiğine göre güvenlik önlemlerini de almalı." diyerek EFT yapılan 13 bin 500 liranın yasal faiziyle birlikte Keklik'e ödenmesini kararlaştırdı.
    ''Taşı delen suyun kuvveti değil,DAMLALARIN sürekliliğidir.''

    Yorum

    • mehmetcengiz
      Katılımcı
      • 15 Nisan 2009
      • 112

      #422
      BANKADA HESABINIZ VARSA DİKKAT
      25 Mayıs 2009
      Milyonlarca insanı ilgilendiren bir haber. Bankada hesabı olanlar bilgilerini güncellemek zorunda.
      Bankalar, PTT, aracı kurumlar, sigorta şirketleri, noterler ve diğer yükümlülere, hesap sahiplerin adreslerinin güncelleştirilmesi işlemi için 3 ay daha ek süre veriliyor
      ''Taşı delen suyun kuvveti değil,DAMLALARIN sürekliliğidir.''

      Yorum

      • selurk
        Yeni üye
        • 29 Nisan 2009
        • 13

        #423
        General Motors yarın iflasını açıklıyor
        Amerikan şirketi General Motors geçen yıl 30 milyar doları aşkın zarar açıkladı.
        31 Mayıs 2009 / 19:22





        Dünyanın en büyük ikinci otomotiv şirketi General Motors'da yarın açıklanması beklenen iflas öncesinde, üst düzey görüşmeler yapılıyor.

        GM geçen yıl 30 milyar dolar zarar açıkladı

        Amerikan şirketi General Motors geçen yıl 30 milyar doları aşkın zarar açıkladı.

        Şirket Amerikan yönetiminin acil kredi desteği sayesinde varlığını sürdürüyordu.

        Başkan Obama şirkete destek kararını bir kez daha savundu.

        ABD Başkanı aksi yönde hareket etmenin, ülke ekonomisinde kilit öneme sahip olan bir kurumun paramparça olmasına göz yummak anlamına geleceğini söyledi.

        Muhabirler, şu anda şirket yönetiminin alacaklıları ve sendikalarla görüşerek iflas sürecinin sorunsuz geçmesini sağlamaya çalıştığını belirtiyor.

        GM'in yeniden yapılanmasının en önemli parçası borçların ödenmesi.

        Şirket geçtiğimiz hafta alacaklılarına, 27 milyar dolarlık borcunu %10 hisse vererek kapatma teklifi götürdü.

        Ancak birçok yatırımcı, bu oranın şirkete verdikleri borcu karşılamayacağını bildirdi.

        Şimdi GM borca karşılık vereceği hisse oranını yüzde 25'e çıkardı.

        Yorum

        • mehmetayhan
          Demirbaş
          • 23 Temmuz 2008
          • 1850

          #424
          İşte Yeni Teşvik Paketi

          Resmi büyütmek için tıklayın

          Hükümetin 'Sıfır Kilometre' Dediği Teşvik Sistemi Türkiye'yi 4 Bölgeye Ayırıyor ve Doğu ile Güneydoğu İllerine 'Tam' Teşvik Geliyor.

          Hükümetin ’sıfır kilometre’ dediği teşvik sistemi Türkiye’yi 4 bölgeye ayırıyor ve Doğu ile Güneydoğu illerine ’tam’ teşvik geliyor. Teşvik kapsamında 500 bin işçi de geçici olarak istihdam edilecek. Vatan Gazetesi'nden Gülümhan Gülten'in haberine göre, hükümetin neredeyse 1.5 yıldır üzerinde çalıştığı ve Başbakan Erdoğan’ın Perşembe günü açıklayacağını söylediği “Yeni Teşvik Sistemi”nde 2008 yılında kurgulanan ve Türkiye’yi 4 bölgeye ayıran 3 ayaklı teşvik planı son metinde de aynen korunuyor. Buna göre bölgesel, sektörel ve büyük yatırımlardan oluşan teşvik sisteminde, batıdan doğuya tüm iller ve otomotivden kimyaya tüm sektörler sistemde yer alacak.

          Sistemde ilk dikkat çeken unsur İstanbul, İzmir ve Ankara gibi iller teşviklerden nasibini en az alan bölgeler olurken, yeni sistemin aynen uygulanması halinde Doğu ve Güneydoğu illeri Cumhuriyet tarihinin en teşvikli dönemini yaşayacak.
          Ayrıca yeni teşvik paketinde 6 aylığına 500 bin yeni işçi alınacak ve bunun maliyeti 2.5 milyar lirayı bulacak.
          Gizli tutuluyor
          Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı’nın beraber hazırladığı ve Başbakan’ın açıklaması için gizli tutulan yeni teşvik sisteminin ortaya koyduğu düzenle, İstanbul’da elektronik, İzmir, Ankara ve Kocaeli’nde otomotiv ve otomotiv yan sanayi, Eskişehir, Çanakkale ve Balıkesir’de çimento ve metal sanayi, Bursa’da teknik tekstil, Düzce ve Yalova’da deri ürünlerine teşvik geliyor.
          Ayrıca, Ankara’da savunma sanayi ve makina imalatı, Adana ve Mersin’de seracılık ve mobilya imalatı, Konya’da gıda ve hayvancılık ile plastik ürünler imalatı, Aksaray ve Kırşehir’de lastik üretimi, Hakkari’de plastik, deri ve kauçuk imalatı, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da elektronik, kimya sanayi ve bisiklet üretimi desteklenecek.
          Teşvik sistemiyle ilgili Bakanlar Kurulu bir süre önce yetki aldığı için yeni sistem Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe sokulacak. Ancak vergi düzenlemelerinde yasayla değişiklik yapılabildiğinden yeni teşvik sisteminde yer alan gelir ve kurumlar vergisi indirimleri için iki yasa değişikliği gerekecek.
          1 milyar TL’lik LCD yatırımı destek alacak
          * Yeni teşvik sisteminde büyük yatırımlar başlığı altında desteklenecek 11 sektör, kimyasal madde ve ürün imalatı, petrol rafinerileri, transit boru hatları, otomotiv, vagon imalatı, LCD/plazma-elektronik, tıbbi ve optik aletler, hava ve uzay taşıtları, madencilik yatırımları, eczacılıkta ve tıpta kullanılan kimyasal üretimi, nano teknoloji malzeme üretimi sektörleri olarak sıralandı. Bu sektörlerde belirlenen yatırım büyüklüğünün üzerindeki her yeni yatırım Türkiye’nin her yerinde desteklenecek.
          * Asgari 250 milyon TL’nin üzerindeki otomotiv fabrikaları ile 1 milyon TL üzerindeki otomotiv yan sanayi de destek kapsamına alınıyor. Türkiye’de ilk kez otomotiv sektöründe verilecek teşvikte, hibrid otomobiller de kapsama alındı.
          * Elektronik yatırımlarında teşvik alabilmek için yatırımın LCD/plazma üretiminde en az 1 milyar TL’yi aşması, panel üretiminde 150 milyon TL’yi geçmesi gerekiyor. Diğer elektronik sektörü yatırımlarının ise 50 milyon TL’nin üzerinde olması şartı aranacak.
          Türkiye 4 bölgeye ayrıldı, en şanslı iller belli oldu
          I. Bölge
          * Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Düzce, Bolu, Eskişehir, Ankara, Yalova, Bursa, İzmir.
          II. Bölge
          * Konya, Antalya, Mersin, Adana, Kayseri, Kahramanmaraş, Isparta, Burdur, Afyon, Uşak, Kütahya, Denizli, Aydın, Muğla, Manisa, Balıkesir, Çanakkale.
          III. Bölge
          * Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane, Tokat, Amasya, Çorum, Çankırı, Karabük, Kırıkkale, Yozgat, Sivas, Malatya, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray, Niğde, Karaman, Osmaniye, Hatay, Gaziantep.
          IV. Bölge
          * Ardahan, Kars, Iğdır, Ağrı, Van, Hakkari, Şırnak, Siirt, Bitlis, Muş, Erzurum, Bayburt, Bingöl, Batman, Mardin, Diyarbakır, Tunceli, Erzincan, Elazığ, Adıyaman, Şanlıurfa, Kilis.

          YÜKSEK TEŞVİK: KDV istisnası, gümrük muafiyeti, kurumlar/gelir vergisi indirimi (YÜKSEK), Faiz desteği (YARIM 1/2), SSK prim desteği (YARIM 1/2)
          * Samsun, Trabzon, Rize: Hayvancılık, meyve sebze işletmeciliği, oteller, çimento, beton, deri ürünleri, tıbbi aletler, optik cihazlar, eğitim, sağlık hizmetleri
          İstanbul elektronik Balıkesir çimento, Konya plastik üssü olacak
          Yeni teşvik sistemine göre, İstanbul’da elektronik, İzmir Ankara ve Kocaeli’nde otomotiv ve yan sanayi, Eskişehir, Çanakkale ve Balıkesir’de çimento ve metal sanayi, Bursa’da teknik tekstil, Düzce ve Yalova’da deri ürünlerine teşvik geliyor. Öte yandan Ankara’da savunma sanayii ve makina imalat, Adana-Mersin’de seracılık ve mobilya imalatı, Konya’da gıda ve hayvancılık ile plastik ürünler imalatı, Aksaray ve Kırşehir’de lastik üretimi, Hakkari’de plastik, deri ve kauçuk imalatı, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da elektronik, kimya sanayi ve bisiklet üretimi desteklenecek.
          ÇOK YÜKSEK TEŞVİK: KDV istisnası, güm. muaf., kurumlar/gelir vergisi indirimi (ÇOK YÜKSEK), Faiz desteği (TAM), SSK prim desteği (TAM)
          * Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli: Hayvancılık, seracılık, gıda üretimi, teknik tekstil, metal eşya, giyim eşyası imalatı, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, makine imalat, plastik ve kauçuk ürünleri, soğuk hava depoları, tahıl ambarlama hizmetleri, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, mineral ürünler imalatı, çimento ve beton imalatı, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, yavru balık üretimi.
          * Gaziantep, Adıyaman, Kilis: Hayvancılık, seracılık, gıda üretimi, teknik tekstil, metal eşya, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, tıbbi aletler imalatı, makine imalat, plastik ve kauçuk ürünleri, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, motorsiklet ve bisiklet üretimi, yavru balık üretimi.
          * Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan: Hayvancılık, gıda üretimi, metal eşya, giyim eşyası imalatı, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, makine imalat, plastik ve kauçuk ürünleri, giyim eşyası üretimi, soğuk hava depoları, tahıl ambarlama hizmetleri, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, teknik tekstil, mineral ürünler imalatı, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, yavru balık üretimi.
          * Van, Muş, Bitlis, Hakkari: Elektronik, hayvancılık, gıda üretimi, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, plastik ve kauçuk ürünleri, giyim eşyası üretimi, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, teknik tekstil, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, yavru balık üretimi.
          * Şanlıurfa, Diyarbakır: Elektronik, kimya ve kimyasal madde üretimi, motorsiklet ve bisiklet üretimi, makine imalat, metal eşya, hayvancılık, gıda üretimi, seracılık, tahıl ambarlama hizmetleri, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, plastik ve kauçuk ürünleri, giyim eşyası üretimi, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, teknik tekstil, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, yavru balık üretimi. * Mardin, Batman, Şırnak, Siirt: Hayvancılık, gıda üretimi, metal eşya, giyim eşyası imalatı, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, makine imalat, plastik ve kauçuk ürünleri, giyim eşyası üretimi, soğuk hava depoları, tahıl ambarlama hizmetleri, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, teknik tekstil, mineral ürünler imalatı, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, yavru balık üretimi. * Erzurum, Erzincan, Bayburt: Hayvancılık, gıda üretimi, metal eşya, oteller, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, makine imalat, plastik ve kauçuk ürünleri, deri ürünleri, ahşap işleme ve mobilya, soğuk hava depoları, tahıl ambarlama hizmetleri, tehlikeli atık geri kazanım tesisleri, teknik tekstil, yavru balık üretimi.

          Yorum

          • mehmetayhan
            Demirbaş
            • 23 Temmuz 2008
            • 1850

            #425
            Bankaların Karı Yüzde 32 Arttı

            Resmi büyütmek için tıklayın

            Bankaların Karı Mart İtibariyle Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Göre Yüzde 32 Artarak 5 Milyar Tl'ye Yükseldi. Yıllık Bazda Özkaynak Karlılığı Yüzde 15,9, Yıllık Bazda Aktif Karlılığı İse Yüzde 1,9 Düzeyinde Gerçekleşti.

            Bankaların karı Mart itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 5 milyar TL’ye yükseldi. Yıllık bazda özkaynak karlılığı yüzde 15,9, yıllık bazda aktif karlılığı ise yüzde 1,9 düzeyinde gerçekleşti. Türkiye Bankalar Birliği, “Türkiye Bankacılık Sistemi Mart 2009” Raporunu yayınladı. Vade uyumsuzluğu nedeniyle, faiz oranlarındaki gerileme kar hacmini olumlu etkilerken, yıllık bazda karlılık geçen yılın aynı dönemine düşüş gösterdi. Ödenmiş sermaye ve olağanüstü yedeklerdeki artışa bağlı olarak özkaynakların arttığı belirlendi. Yılın ilk üç ayında bilanço toplamı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 oranında büyürken, toplam aktifler Mart itibariyle 724 milyar TL oldu. Toplam aktiflerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranının aynı dönemde yüzde 78 düzeyinde gerçekleştiği tahmin edildi.


            Geçen yıl sonuna göre, toplam aktifler mevduat bankalarında yüzde 18, kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 20 oranında arttı. Aynı dönem itibariyle, kamu bankalarının toplam aktifler içindeki payı 1 puan artarken, yabancı bankaların payı ise1 puan azaldı.
            YABANCI PARA NET POZİSYONU 323 MİLYON DOLAR FAZLA VERDİ
            Yabancı para net genel pozisyonu 323 milyon dolar fazla verdi. Kredilerin toplam aktiflere oranı bir önceki yıl sonuna göre 2 puan azalarak yüzde 50 oldu. Mevduatın krediye dönüşme oranı geçen yıla göre 2 puan azalarak yüzde 79’a geriledi. Mart itibariyle, bu oran kamu bankalarında yüzde 54, özel bankalarda yüzde 84 ve yabancı sermayeli bankalarda yüzde 102 oldu. Toplam aktiflerin yüzde 53’ü, kaynakların ise yüzde 79’u 1 yıldan daha kısa vadeli oldu görüldü. Kaynakların vadesi ise kısalmaya devam etti.
            ÖZKAYNAKLAR YÜZDE 20 ARTIŞ GÖSTERDİ
            Sektörün özkaynakları geçen yıla göre yüzde 20 artarak Mart itibariyle 87,9 milyar TL’ye yükseldi. Özkaynaklardaki artışta, ödenmiş sermaye ve olağanüstü yedeklerdeki büyüme etkili oldu. Serbest özkaynakların toplam aktiflere oranı ve sermaye yeterliliği standart rasyosu da Mart 2008’e göre yükseliş gösterdi. 2008 yıl sonunda 45 milyar dolar olan finansal kurumların toplam piyasa değeri ilk çeyrekte 41 milyar dolara geriledi. Kar hacmi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 5 milyar TL’ye yükseldi. Yıllık bazda özkaynak karlılığı yüzde 15,9, yıllık bazda aktif karlılığı ise yüzde 1,9 düzeyinde gerçekleşti.
            Bankacılık sisteminin toplam varlıklarının yüzde 32’sinin vadesi 3 ayın, yüzde 53’ünün vadesi ise 1 yılın altında olduğu belirlendi. Toplam varlıkların yüzde 47’si 1 yıl ve üzeri vadeye sahip bulundu görüldü.
            YABANCI PARA KREDİLER TL KREDİLERDEN DAHA HIZLI ARTI
            Yabancı Para krediler, TL kredilerden ve bilançodan daha hızla arttı. Bu gelişmede TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesinin de etkisi oldu. TL kredilerin toplam aktiflerdeki payı 2 puan azalarak yüzde 35’e gerilerken, Yabancı Para kredilerin payı ise 1 puan artarak yüzde 16’ya yükseldi. Mevduatın krediye dönüşme oranı geçen yılın aynı dönemine göre 2 puan azalarak yüzde 79’a geriledi. Mart itibariyle, bu oran kamu bankalarında yüzde 54, özel bankalarda yüzde 84 ve yabancı sermayeli bankalarda yüzde 102 oldu. Karşılık öncesi takipteki kredilerin bilanço içindeki payı yüzde 2,2, toplam kredilere oranı ise yüzde 4,4 düzeyine yükseldi. Özel karşılıklar düşüldükten sonra takipteki kredilerin toplam krediler içindeki payı ise yüzde 0,9 oldu.
            Mevduat bankalarında ilk çeyrekte, karşılık öncesi takipteki alacakların toplam kredilere oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşti.
            MEVDUAT BANKALARININ SERMAYE YETERLİLİĞİ ORANI YÜZDE 17 OLDU
            Mart itibariyle mevduat bankalarının sermaye yeterliliği oranı (SYR) ortalama yüzde 17 oldu. Sermaye yeterliliği oranı 21 bankada ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Mart 2009 itibariyle sektörün net dönem karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 oranında artarak 5.008 milyon TL (3.002 milyon dolar) olmuştur. İlk üç aylık dönemde bankacılık sektörünün aktif karlılığı yüzde 0,7, özkaynak karlılığı ise yüzde 5,7 oranında gerçekleşmiştir. Mevduat bankaları grubuna dahil olan, kamu bankalarının Mart 2009 itibariyle özkaynak karlılığı (dönemsel) yüzde 7,5, özel bankaların yüzde 6,0 ve yabancı bankaların yüzde 5,1 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönem itibariyle kalkınma ve yatırım bankalarının özkaynak karlılığı yüzde 2,5 olmuştur.
            NET ÜCRET VE KOMİSYON GELİRLERİ 2.2 MİLYAR TL’YE ULAŞTI
            Net ücret ve komisyon gelirleri yüzde 12 oranında artarak 2,2 milyar TL’ye ulaştı. Net ticari kar-zarar ise kambiyo zararının azalmasına bağlı olarak artış gösterdi. Faiz oranlarındaki gerileme ve kambiyo zararındaki azalışın etkisiyle net dönem karı yüzde 32 oranında artarak 5 milyar TL’ye yükseldi. Bilanço dışı yükümlülükler geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 9 oranında artarak 499 milyar TL’ye, emanet ve rehinli kıymetler ise yüzde 31 oranında artarak 6.529 milyar TL’ye yükseldi. Böylece toplam nazım hesaplar yüzde 29 oranında artarak 7.028 milyar TL oldu. ŞUBE SAYISI 8 BİN 826’YA YÜKSELDİ Ocak-Mart döneminde bankacılık sektöründe 45 mevduat, kalkınma ve yatırım bankası faaliyet gösterdi. Toplam şube sayısı 2009 yılının ilk çeyreğinde 36 adet artarak 8 bin 826’ya yükseldi. Kalkınma ve yatırım bankalarının şube sayısı bir, mevduat bankalarının şube sayısı ise 35 adet artış gösterdi. Kamu bankaları ve özel bankaların şube sayısı artarken, yabancı bankaların şube sayısının azaldığı belirlendi. Bankacılık sektöründe, Aralık 2008’e göre çalışan sayısı 550 kişi azalarak 171 bin 48’e geriledi.

            Yorum

            • ibrahimd
              Tecrübeli
              • 31 Mayıs 2009
              • 220

              #426
              İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) uygulamasını başlatarak şirketlerle yatırımcıyı günün 24 saati buluşturacak.

              İMKB, SPK, MKK, Takasbank, TSPAKB, İMKB şirketleri, aracı kurumlar, Borsa Yatırım Fonları, Bağımsız Denetim Kuruluşları olmak üzere toplam Türkiye’ye yayılmış elektronik imza sahibi 550’yi aşkın şirket bildirim gönderebilecek.

              İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, İMKB-SPK-TÜBİTAK ile çalışmaların 2 yıl sürdüğünü ve 2010 yılı başından itibaren KAP’ın tek kamuyu aydınlatma ortamı olacağını belirtti. Bu platform ile şirketlerin sorumluluklarının daha da arttığını söyleyen Erkan, şunları söyledi:

              Sıra kapatma talebi

              "Şirketler hisse senetlerinin fiyatı etkileyebilecek açıklamalar için önceden işlem sıralarını kapatılmasını talep edebilecekler. Bildirimleri İMKB önceden görmeyecek, gerekirse daha sonra ek bilgi isteyebilecek. Ayrıca özel durum açıklamasını ertelenmesi gibi yeni uygulamalar getirildi. Önemli duyurular sırasında kapatma talebinde bulunmayan şirketlere ceza verilecek. Duyuru yapıldıktan sonra işlem sırasının kapatılmasının devamına İMKB karar verecek."

              Erkan, söz konusu projenin yazılım ve donanım maliyetinin 2.1 milyon TL olduğunu kaydederek, "Bu proje ile bir yılda günlük bültenin 200 bin TL olan kağıt masrafı ortadan kalkacak. Ayrıca günlük bülten girişini yapan 7-8 çalışanımızın da mesaisinden tasarruf edilecek. Fakat bu platform çalışan sayımızı azaltmayacak" dedi.

              Elektronik imzanın ilk projelerinden biri olan KAP’ın dünyada da sayılı ülkede uygulandığını söyleyen Erkan, bundan sonra KAP’ın İngilizce internet sitesi, veri tabanının ve sorgulamaların geliştirilmesi, diğer İMKB projelerine adaptasyonu projelerinin sırada olduğunu belirtti.

              www.kap.gov.tr adresinde hizmet veren platform kapsamında bilgiler bildirim türlerine, gönderen kuruluşa, konularına, gönderim tarihlerine, sektörlere, pazarlara, endekslere göre sınıflandırılabiliyor.
              Yakutun,incinin,elmasın ne kıymeti vardır ki;bir sevgili uğruna harcanmadıktan sonra.
              *Hz.Mevlana*

              Yorum

              • ibrahimd
                Tecrübeli
                • 31 Mayıs 2009
                • 220

                #427
                "İtici güç" demek, ne büyük "ayıpmış"!

                "Evrim-yaratıcı zeka" yazılarımı bitirdim ama sağolsunlar "köşe yazarı arkadaşlarım ve mail grupları" devam ettiriyorlar. Bazı dostlarım yazmışlar "milliyetçi bir çizgi, okyanus ötesinde icat edilen Darwin karşıtı bir çizgi ile nasıl uyuşur"! Bazıları daha da ileri gitmişler ve beni "kara gömlekli" olmakla suçlamışlar! Neyse "kara cüppeli" dememişler!
                Bu "karşılaştırmalara", yine o yazıları yazanlardan biri olan dostumun cümlesi ile "aklım şaştı"! Türkiye'yi "sevmek" Darwin'i desteklemekle mi başlıyor? Veya Darwin'in teorilerini tatminkar bulmayıp "dahasını" arayanlar, Türkiye'yi sevmiyorlar mı?
                Sevgili dostlar, "saçmalık" tam olarak burada başlıyor! Vay "itici güç" dedi, vay "yaratılış" dedi, vay "yaratıcı zeka" dedi, bu adam "olaylara din odaklı" bakıyor, Türkiye'de "neler oluyor"! Hatta "irtica hortluyor"! Çıkarımlar bu şekilde uzayıp, gidiyor!
                Ne güzel kandırmışlar bizi yıllarca! Ne güzel bir diyalektik kurmuşlar! Bir tarafta iyi, güzel, temiz, devlet canlısı insanlar... Diğer tarafta terörist, mürteci, devlet karşıtları!
                Tam "halkın içinden biri çıkacak, ne yapıyorsunuz, bu kadar faiz ödenir mi, IMF'ye bu faizle borçlanılır mı" diyecek olmuş, "patlayıvermiş İRTİCA" tartışması! ABD ve Avrupa'nın ülkede "bir menfaatini kollamak" gerekmiş, ortalığı karıştırmak lazım gelmiş, tam bir başbakan "ABD ve Avrupa bana para vermezse, Rusya ile işbirliği yaparım" deyivermiş, "hop baba demişler, irtica" var!
                Sevgili dostlar, evet, zaman zaman hatta bugün, "ideoloji" devlet içine "sızmaya" çalışmış! Sızmış! İleri gitmiş ama "hiçbir zaman rejimi" yıkacak güce "erişecek" ne amacı ne de gücü olmuş! Olacak mı? ASLA olmayacak, olması da mümkün değil! Bakın neler olmuş... Erbakan-Çiller Hükümeti, tam "Devlet, biriken parasını yüzde X'le özel bankalara faize veriyor, sonra devlet yüzde 2X'le borçlanıyor, kamu için havuz sistemi kurun, bu faizi ödemeyin" demiş... Bir bakmışız "irtica" hortlayıvermiş! Lütfen dikkat edin; Erbakan "her alanda doğrudur, haklıdır, onu savunuyorum" demiyorum! Menderes'in "Rusya'ya" gitmek nasıl "en büyük suçu" ise Erbakan'ın da en büyük suçu "bankalara dokunmayı" denemek! Aynı hatayı bugün Erdoğan da yapıyor ve bankalara "neşter atmaya" çalışıyor! Bunlar ne büyük günahlar bir bilseniz! Patlar yakında yeni bir "irtica" dalgası!
                Sevgili dostlar, "Big Bang" yerine Einstein'ın terimi ile "ilk itici güç" dediğim için bana bile, evet bana bile "mürteci" diyecek kadar ileri gidenlerin, "herşey tesadüftür" diyenlere karşı "yaratıcı zeka" kavramını hiç bir "dini" motif kullanmadan tercih ettiğim için beni "afaroz" eden yazarların olduğu bir ülkede, benim artık "irtica" diye ayağa "kaldırıldığımız" dönemlere karşı şüphelerim var! EVET VAR! NE ucuzmuş bu "mürteci" damgası! İşte asıl "tutuculuk" burada! Sorgulamaya bile "tahammül" yok!
                Dostlarım, ben şunu gördüm ki; ciddi konulara "dalmak" ve "beraber sorgulayalım" demek büyük bir suç. ÖZÜR DİLİYORUM... Ben de artık "balinaları, uzaylıları, bağları, bahçeleri, üzümü, kayısıyı, sirkeyi, şarabı" yazacağım! Ben de artık "kimseyi eleştirmeden" kızıma-çocuğuma büyük paralar ile TRT'de dizi çektireceğim! Hatta "artist" olup ben de oynayacağım! Başbakan'a "oskar" verip, kızınca "oskarı" geri alacağım! "Ne oluyor" diyenlere de "kara gömlekli, kara vicdanlı" diyeceğim!
                SÖZ VERİYORUM; ben de artık "cesur" denemeler yerine "günü masallarla" geçireceğim! Dostlarım, fikir tartışması bizim neyimize! Boşuma gelmemiş bu ülkede "hak etmeyenler, hak etmedikleri her" yere! Ve boşuna "sirkeyle" yıkanıp, üzüm suyuyla "duş" almamışlar her gece!
                Son söz: Bu ülkede "şarabı" yazmak çok kolay... Ama "yaratıcı olabilir" demek "engizisyonluk" suç! İyi uykular güzel Türkiyem! "İlk itici güç de", "yaratıcı zeka da" yok! Akdeniz'de balina avına devam! Herkes "rahat" olsun!

                YİĞİT BULUT / VATAN
                Yakutun,incinin,elmasın ne kıymeti vardır ki;bir sevgili uğruna harcanmadıktan sonra.
                *Hz.Mevlana*

                Yorum

                • fizban
                  Baş tacımız...
                  • 22 Nisan 2009
                  • 166

                  #428
                  New York'ta 3 W'ye asla güvenmeyin"


                  New York'ta kriz ne durumda? Kentte geçirdiğim birkaç günde yaptığım gözlem, tüm mağazaların yaz koleksiyonlarını çoktan yüzde 50 indirimli satmaya başlamış olmasıydı.
                  Peki ama alışveriş yapan var mı? Bunu en iyi gözlemleyecek olan kişi de aramızdaydı. Perakende gurusu ve MUDO'nun yaratıcısı Mustafa Taviloğlu.
                  'Biliyor musunuz'
                  dedi, 'şu sıralar New York'ta üç W'ye güven olmuyor!' İkisini hemen tahmin etti herkes. Birisi 'weather' (hava) ki bu seyahatin kısmetinde hemen her gün yağmur vardı yani tahmini hakikaten zordu; ikincisi de 'women' yani o hep bildik söylem kadınlardı.
                  Peki ya üçüncüsü? İşte o da krizin bir sonucu olsa gerek; Taviloğlu, 'work' dedi. Yani iş. 'Burada cuma olduğu zaman herkesi bir korku kaplıyor. Acaba bugün son iş günü mü diye.'
                  Mustafa Taviloğlu mağazaları epey dolaşmıştı New York'ta. 'Hiç bu kadar boş görmemiştim. Bırakın müşteriyi, satış danışmanı bile görmüyorsunuz ortalarda. İnanılır gibi değil' diyordu.
                  Hazır Mustafa Taviloğlu'nu bulmuşken İstanbul'da perakendecilerin içine girdiği çıkmaz hakkında niye konuşmadığını da sordum tabii. Ortalık toz duman. Perakendede çok ilginç gelişmeler var ve herkesin lider diye övgü düzdüğü Taviloğlu konuşmak istemiyor. Herhalde bir bildiği var. Ama şimdilik sessizliğini korumak istediğini söylüyor.
                  [COLOR=DarkSlateGray][SIZE=2]Düşmanlarınızı kötülemeyin,
                  onlar sizin eserinizdir[/SIZE].[/COLOR]

                  [SIZE=1][COLOR=DimGray]William Hazlitt[/COLOR][/SIZE]

                  Yorum

                  • simurg
                    Administrator
                    • 10 Mart 2007
                    • 9248

                    #429
                    Suudi işadamları 80 milyar dolarlık yatırım için İstanbul'a geliyor

                    05.06.2009 | ANKA | Haber


                    Suudi işadamları yatırım büyüklüğü 80 milyar doları bulan dev projeler için, 10 Haziran'da İstanbul'a gelecek. DEİK tarafından düzenlenen Türk-Suud İş Konseyi'ne katılacak olan 30'a yakın Suud işadamlarının ajandasında, Suudi Arabistan'da yapılması gündeme gelen Liman Kenti, Endüstri Kenti, Sahil Kenti, Eğitim Kenti ve Yaşam Kenti isimlerinde başlatılan yaklaşık 80 milyar dolarlık dev projeler bulunacak.

                    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Suud İş Konseyi 10 Haziran'da Levent'teki TOBB Plaza'da Türk ve Suud iş adamlarını bir araya getiriyor. Türk-Suud İş Konseyi'nin 9'uncu ortak toplantısına yaklaşık 30 Suud iş adamının katılması bekleniyor. Küresel krizle mücadelede ortak çözümlerin geliştirilmesi ve işbirliği platformunun oluşturulmasının amaçlandığı Türk-Suud İş Konseyi 9'uncu Ortak Toplantısı'yla, ayrıca iki ülkenin ilişkilerinin ticari zemine dayalı bir platformda geliştirme süreci oluşturulması hedefleniyor.

                    Türk-Suud İş Konseyi'ne katılacak olan 30'a yakın Suud işadamlarının ajandasında, Suudi Arabistan'da yapılması gündeme gelen Liman Kenti, Endüstri Kenti, Sahil Kenti, Eğitim Kenti ve Yaşam Kenti isimlerinde başlatılan yaklaşık 80 milyar dolarlık dev projeler bulunacak. 2008 yılında GSYİH'sı 466 milyar dolar olmasının ardından yeni yatırımlarla ilgili çalışmalarını yoğunlaştıran Suudi Arabistan, 2020 yılına kadar başta otoyollar, demiryolları, enerji santralleri ve 4 milyon konut olmak üzere çok güçlü bir alt yapı yenile ve genişletme çalışması başlattı. Bu çerçevede kısa sürede bitirilip faaliyete geçirilmesi planlanan Liman Kenti, Endüstri Kenti, Sahil Kenti, Eğitim Kenti ve Yaşam Kenti isimlerinde başlatılan yaklaşık 80 milyar dolar tutarındaki dev projelerin Türk firmaları tarafından değerlendirileceğini açıklayan DEİK, bunun için Türk-Suud İş Konseyi'nin büyük bir fırsat yaratacağını, toplantıda özellikle bu projelere ilişkin görüşmelerin gerçekleştirileceğini bildirdi.

                    DEİK'ten yapılan açıklamada, "Suud Krallığı'nın son iki yılda Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında Türkiye ve Suudi Arabistan arasında çok yakın ilişkiler kurulması her iki ülke arasında yürütülen ikili ticaretin daha da önem kazanmasına olanak sağladı. Suudi Arabistan'ın stratejik olarak taşıdığı öneme, doğal kaynaklar bakımından barındırdığı zenginlikler eklendiğinde yeni dünya ülkelerinde Suudi Arabistan'ın yeri oldukça önemli hale geliyor. Türkiye ve Suudi Arabistan arasında bulunan ticaret rakamlarına bakıldığında ise; dünya petrol rezervinin yüzde 22'sini barındıran Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye olan ilişkisinde ciddi artışlar yaşandığı gözlemleniyor" denildi.

                    2008 yılında Suudi Arabistan'a yapılan ihracatın bir önceki yıla oranla yüzde 47 artış gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, bunun Türkiye'ye olan ticari ilginin bir göstergesi olarak ifade edilebileceği vurgulandı. Ayrıca, iki ülke dış ticaretinin bir önceki yıla oranla 2008 yılında artış göstermesi ve dış ticaret hacminin 5.5 milyar doların üzerine çıkmasının önemli bir işaret olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında bulunan ilişkinin giderek ivme kazandığına değinildi.
                    https://twitter.com/keyborsa_simurg

                    Yorum

                    • simurg
                      Administrator
                      • 10 Mart 2007
                      • 9248

                      #430
                      Faiz indirimi dünyada durdu ama bizde ibre aşağı

                      06.06.2009 | Erdal Sağlam | Analiz



                      Açıklanan son enflasyon rakamlarından sonra, piyasada "Merkez Bankası'nın bu ay da faiz indireceği" beklentisi güçlendi. Piyasada şu andaki genel eğilim "çeyrek puan da olsa Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine haziran ayında da devam edeceği" yönünde.
                      Buna karşılık gelişmiş ülkelerin ardından gelişmekte olan ülkelerde de artık faiz indirimlerinin durmaya başladığı gözleniyor. Bunun en önemli nedenleri olarak artan emtia fiyatları ve yeniden canlanma belirtileri yani iç talebe dönük gelişmeler öne çıkıyor.
                      Dünyadaki faiz eğiliminin küresel kriz ortamında genel olarak benzer bir seyir izlediği görülüyor. Daha doğrusu G-20 toplantılarına paralel bir indirim süreci gözlendi. İşte bu nedenle gelişmekte olan ülkelerde de faiz indirimlerinin durması, temmuz ayından itibaren bizi de etkilemesi ihtimaline giderek daha fazla ağırlık verilmeye başladı.
                      Geçen hafta içerisinde piyasalarda genel olarak duran faiz indirim furyasının ne olacağı, bize nasıl bir etki yapacağı tartışılmaya başlandı. Bu tartışmaların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.
                      Buna karşılık Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın önceki gün Samsun'da yaptığı konuşmada, şahsen bu konulara girmesini, faiz indirim sürecine ilişkin bazı ipuçları vermesini bekliyordum ama Başkan Yılmaz bu yola gitmedi. Halbuki piyasa oyuncuları bu gelişmeleri bir süredir çok yakından takip ediyor ve Merkez Bankası'nın olaya nasıl baktığını merak ediyorlar.

                      En fazla indirim bizde
                      Bankaların iktisadi raporlarında bu konuya giderek daha fazla değinilmeye başlandı. G-20 toplantısında alınan kararlar ve IMF'nin World Economic Outlook Nisan 2009 raporunda dünya genelinde faizlerin uzun bir süre düşük seviyede tutulacağının işareti veriliyordu. Mayıs ayında ise faiz indirimine ara veren ülkelerin sayısının artması ve reel faizlerde birçok gelişmekte olan ülkede tarihi düşük seviyelere inilmiş olması, faiz indirimlerinde sona gelinmiş olabileceği sorusunu akla getiriyor.
                      Kasım 2008-Mayıs 2009 arasında 20 gelişmekte olan ekonominin ortalama politika faizi 251 baz puan indirildi. Bu süreçte diğer gelişmekte olan ekonomilere öncülük eden ve 750 baz puan ile en agresif faiz indirimi yapan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iken Ukrayna'da hiç indirim yapılmadı.
                      Gelişmekte olan ülkeler arasında nisan ayında toplantısı olduğu halde üçünde (Kore, Macaristan, Polonya) faiz indirimine gidilmemişti. Mayıs'ta ise toplantısı olduğu halde faiz indirmeyen ülke sayısı altıya (Güney Afrika, Malezya, Tayland) yükseldi. Böylece 20 ülkenin ortalama politika faizlerinde sadece 20,3 baz puanlık bir indirim yapıldı. Gelişmiş ekonomilerin faiz indirimlerinde sona gelinmesinin ardından gelişmekte olan ülkelerde de indirimlerin hız kesmesi dikkat çekiyor.
                      İndirimlerin durmasındaki etkenlerden biri olarak "Dünya genelinde satın alma yöneticileri endeksi (PMI) gibi verilerin artmaya başlaması ile dünya genelinde 2009'un ilk çeyreğinde en kötünün geride bırakıldığı görüşleri güç kazanması ve gelişmekte olan ekonomilerin hızlı bir şekilde toparlanacağı beklentisi" gösteriliyor. Bu beklenti faiz indirim sürecinin sonuna gelinmiş olabileceği görüşünün en güçlü makroekonomik argümanı olarak gösteriliyor.
                      Son zamanlarda ekonomilerde toparlanmanın başlayabileceği beklentilerinin güçlenmesi ile başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında önemli yükselişler kaydedildi. Ham petrol fiyatları yıl başından bu yana yüzde 80 civarında yükselirken bloomberg emtia fiyatları bileşik endeksindeki artış yüzde 20'lere yaklaştı. Emtia fiyatlarındaki bu yükselişin de küresel deflasyon riskini hafifletirken merkez bankalarını temkinli davranmaya ittiği kaydediliyor.

                      Enflasyon hedefleri ve gerçekleşmeler
                      İndirimi durduran ülkelerde 2010 enflasyon beklentileri hedefi zorlarken, hedefin altında tahmin edilenlerde ise indirim için sınırlı da olsa yer bulunduğu yorumları yapılıyor.
                      Faiz indirimini durduran ekonomilerde 2010 enflasyon tahminlerinin enflasyon hedeflerinin ya üzerinde ya da hedefin üst bandına yakın bir seviyede olduğu görülürken, 2010 yılı hedefinin altında enflasyon öngörülen ülkelerde ise faiz indirimlerinde sınırlı da olsa yer olduğu belirtiliyor.
                      İşte bu kapsamda faiz indirimleri için hâlâ sınırlı da olsa yer olduğu söylenebilecek ülkelerden biri olarak Türkiye gösteriliyor. Merkez Bankası'nın yüzde 6 seviyesindeki 2010 enflasyon tahmini, yüzde 6,5'lik hedefin altında. Bu da TCMB'ye en az bir faiz indirimi için daha olanak tanıyor.
                      Tarihi olarak düşük seviyelerine inen reel faizler de faiz indirimlerinde sona gelinmiş olabileceği yönündeki görüşü destekliyor. 2010 yılı enflasyon tahminleri dikkate alındığında faiz indirimini durduran ülkelerin negatif reel faiz vermeye başladığı görülüyor. Macaristan ve Güney Afrika bu durumun istisnaları olarak göze çarpıyor ama yine de gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tümünde reel faizler tarihi düşük seviyelerine inmiş gözüküyor.



                      Nominal Faizler (%)
                      Mevcut Enflasyon (%)
                      2010 Enflasyon Hedefi (%)
                      2010 Enflasyon Tahmini (%)
                      Reel Faiz (%)
                      Brezilya
                      10.25
                      5.53
                      4.50
                      4.3
                      6.3
                      Çek Cumhuriyeti
                      1.50
                      1.80
                      2.0
                      2.0
                      -0.4
                      Çin
                      5.31
                      -1.50
                      1.9
                      3.5
                      -
                      Güney Afrika
                      8.50
                      8.52
                      3- 6
                      5.4
                      3.3
                      G. Kore
                      2.00
                      3.60
                      2.5- 3.5
                      2.8
                      -0.7
                      Macaristan
                      9.50
                      3.65
                      3.0
                      3.2
                      6.6
                      Malezya
                      2.00
                      3.00
                      1.5- 2
                      1.9
                      0.1
                      Meksika
                      5.25
                      6.17
                      3.0
                      3.5
                      1.8
                      Polonya
                      3.75
                      4.00
                      1.5- 3.5
                      4.6
                      -0.7
                      Romanya
                      9.50
                      6.44
                      3.5
                      3.5
                      6.3
                      Rusya
                      12.00
                      13.33
                      5.5 - 7.0
                      11.5
                      1.1
                      Şili
                      1.25
                      4.48
                      2- 4
                      3.0
                      -1.7
                      Tayland
                      1.25
                      -0.90
                      0.0 - 3.5
                      2.7
                      -1.4
                      Tayvan
                      1.25
                      -0.45
                      0.3
                      1.0
                      -
                      Ukrayna
                      12.00
                      15.57
                      8.0
                      4.4
                      -
                      Türkiye
                      9.25
                      6.13
                      6.5
                      6.0
                      3.0
                      Endonezya
                      7.00
                      0.43
                      5.0 -7.0
                      6.4
                      0.8
                      Hindistan
                      4.75
                      7.31
                      4.0- 4.5
                      4.5
                      0.3
                      Kolombiya
                      6.00
                      5.73
                      2- 4
                      4.3
                      1.8
                      Arjantin
                      11.58
                      5.73
                      7.7
                      8.0
                      4.0


                      Bu ayın takvimi
                      Haziran ayında aşağıdaki takvim dahilinde gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının toplantıları yapılacak. Toplantıların yapılacağı bu ülkelerden dördü faiz indirimlerine geçen ay ara vermişti. Bu dört ülkeye ilaveten faiz indirimlerine ara verecek ülke olup olmayacağı yakından izlenecek. İndirim sürecine ara veren ülke sayısının artması ve makroekonomilerden gelecek veriler küresel faiz indirim sürecinin sonuna geliniyor olabileceğine ilişkin görüşleri güçlendirecek.


                      Tarih
                      Merkez Bankası
                      Mevcut Politika Faizi (%)
                      10.06.2009
                      Brezilya Merkez Bankası
                      10.25
                      11.06.2009
                      Güney Kore Merkez Bankası
                      2.00
                      16.06.2009
                      Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
                      9.25
                      19.06.2009
                      Meksika Merkez Bankası
                      5.25
                      22.06.2009
                      Macaristan Merkez Bankası
                      9.50
                      24.06.2009
                      Polonya Merkez Bankası
                      3.75
                      25.06.2009
                      Çek Cumhuriyeti Merkez Bankası
                      1.50
                      25.06.2009
                      Güney Afrika Merkez Bankası
                      8.50


                      * Endonezya Merkez Bankası 3 Haziran toplantısında 25 baz puanlık indirim yaptı.

                      Kaynak: Garanti Bankası Araştırma Birimi
                      https://twitter.com/keyborsa_simurg

                      Yorum

                      • simurg
                        Administrator
                        • 10 Mart 2007
                        • 9248

                        #431
                        06 Haziran 2009



                        5 dünya devi yatırım için sıraya girdi


                        İş dünyasında heyecan uyandıran yeni teşvik paketi yabancı yatırımcıları da harekete geçirdi.







                        Başbakan Erdoğan'ın önceki günkü açıklamalarından sonra 5 yabancı şirket, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'na müracaat etti. Gizlilik anlaşması gereği isimler sır gibi saklanırken Zaman, firmaların ilaç, teknoloji ve enerji sektörleriyle ilgilendiği bilgisine ulaştı.
                        Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün ekonomi kurmayları ile açıkladığı yeni teşvik paketi, gündemin ilk sırasına yerleşti. Manşetlerden duyurulan haber, uluslararası yatırımcıları da harekete geçirdi. Zaman'ın edindiği bilgiye göre dünyanın önde gelen beş firması, dün Başbakanlık'a bağlı Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın kapısını çaldı. Başka ülkelerin firmalara caydırıcı tekliflerde bulunmaması için isimler anlaşma imzalanana kadar sır gibi saklanacak. Sahalarında en iyiler arasında yer alan grupların yenilenebilir enerji olarak nitelenen rüzgâr, güneş, su ve kömür gibi kaynakların yanı sıra tarım, teknoloji ve ilaç sektörleri hakkında sorular yönelttiği belirtiliyor. Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz şu ifadeleri kullanıyor: "Birçok sektörü kapsayan stratejik kümelenmeyi içeren akıllı bir teşvik hazırlandı. 2-3 hafta içinde de Anadolu'da büyük bir yatırımın duyurusunu yapacağız."
                        Yeni uygulamada en cazip teşvikler Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu'yu içine alan dördüncü bölgeye verilecek. Örneğin Malatya, Şanlıurfa ve Trabzon'a kurulacak tesis için Kurumlar Vergisi yüzde 20'den yüzde 2'ye çekiliyor. Sigorta primleri de 7 yıllığına Hazine tarafından karşılanıyor. Bedava arsa desteği, Gümrük Vergisi ile KDV istisnalarına ilave olarak kredi faizlerinin yüzde 5'ini devlet ödeyecek.
                        Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, teşviklerin yeni yatırımları tetikleyeceği görüşünde. Türkiye tarihinde ilk defa sanayi analizi yapılarak bir paket hazırlandığına dikkat çeken Korkmaz, büyük projeler için belirlenen asgari tutarların eleştirilmesine bir anlam veremiyor. 12 sektöre 50 milyon lira ile 1 milyar TL arasında yatırım şartı getirilmişti. "Türkiye, İrlanda değil ki sadece iki sektöre destek verelim." diyen Korkmaz, günübirlik düşünmek yerine uzun vadeli değerlendirmelerin ekonomiye daha çok katkı sağlayacağını vurguluyor. Geçen yıl dünya genelindeki toplam yatırımların 1,8 trilyon dolar olduğuna işaret eden Korkmaz, 2009'da aynı rakamın 1 trilyon dolara kadar gerileyeceğini aktardı: "Buna rağmen Türkiye yeni teşvik paketi ile bu pastadan daha çok yatırım alabilir." 2,5 sene önce kurulan Yatırım Ajansı'nı Dünya Bankası 181 ajansla mukayese etti. Türkiye sıralamada 15. oldu. Korkmaz, "Hedefimiz dünyanın beşinci büyük ajansı olmak." diyor. Hükümetin hazırladığı yeni teşvik paketi, yatırım ve istihdam odaklı sektörlere destek sağlıyor. Bölgesel ve gelişmişliğe göre vergi indirimi, SSK priminin işveren hissesinin Hazine tarafından karşılanması, faiz desteği, yatırım yeri tahsisi, KDV istisnası ve Gümrük Vergisi muafiyeti sağlanıyor.
                        Bu arada IMF ile görüşmeler devam ederken, pazarlık masasına şimdi de teşvik paketi geldi. Fon'la yürütülen görüşmelere yatırım ve istihdama verilen destekler de eklendi. IMF ile program tartışmasının bütünlük içerisinde yürütüldüğünü aktaran Hazine yetkilileri teşvik paketinin malî etkilerinin de konuşulduğunu aktardı. Üst düzey bir yetkili, "Teşvik paketi, Fon ile daha önce de konuşulmuştu. Bunun büyük resmin içerisinde malî etkilerinin nereye oturacağını konuşuyoruz. Nasıl dengeleneceği, telafi edileceği görüşülüyor." dedi.
                        Teşvik paketi, büyük yatırımları olumlu etkiler
                        Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, hükümetin ortaya koyduğu ekonomik önlem ve teşvik paketinin, ekonomiye olumlu katkı sağlayacağını söyledi. Sabancı, yaptığı yazılı açıklamada, paketin, istihdamı artırma, bölgesel farkları azaltma, teknoloji ve Ar-Ge içeriği yüksek büyük yatırımları teşvik edeceğini belirtti. Sabancı, paketteki işsizliğin azalmasına katkı sağlayacak tedbirlerin bir an evvel uygulamaya konulmasını istedi.
                        Trabzon'da revolver, Urfa'da bisiklete teşvik
                        Teşvik paketinin detayları netleşti. Aynı bölgede yer almasına rağmen her ilin destek alacağı sektörler farklı olacak. Örneğin 4. bölgede yer alan Trabzon'da ahşap mobilya imalatı, giyim eşyası imalatı, otel, soğuk hava deposu ile revolverler, tabancalar ve diğer silahlar gibi alanlar teşvikten yararlanırken aynı bölgede olan Hakkari'de deri giyim eşyası, plastik ve kauçuk ürünler ve metal eşya yatırımları teşvikten faydalanacak. Aynı bölgedeki Şanlıurfa ve Diyarbakır'da ise motosiklet ve bisiklet üretimi desteklenecek.
                        İnanılmaz bir paket
                        Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni teşvik paketi, patronları sevindirdi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarından birini hayata geçirerek, bir teşvik paketi ortaya çıkardığını söyledi. Kudatgobilik, "Türkiye inanılmaz bir teşvik paketi çıkardı. Bu paket Avrupa Birliği standartlarındadır. Fevkalade müspet karşıladık. Bakanlar Kurulu'muza teşekkür ediyorum." dedi. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği Başkan Yardımcısı Engin Güner ise kararın Türkiye'de ilaç sektörünün önünü açacak bir gelişme olduğunu söyledi. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da paket ile işverene sağlanması öngörülen desteğin, işsizliğin azalmasına katkı sağlayacağını dile getirdi
                        Zaman
                        https://twitter.com/keyborsa_simurg

                        Yorum

                        • TREND
                          .................
                          • 26 Nisan 2009
                          • 0

                          #432
                          Halka açık şirketlerde çağrıda bulunma zorunluluğu için yüzde 25 olan hisse sahipliği oranının, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) hazırladığı tebliğ değişikliği ile yüzde 50'ye çıkarılması öngörülüyor.

                          İMKB'de işlem gören şirketlerde ortalama yüzde 30,9 düzeyinde bulunurken, yeni düzenlemenin, ciddi yatırımcıların şirketlere ortaklığını özendirecek nitelikte olduğu belirtiliyor.

                          Halka Açık Anonim Ortaklıklar Genel Kurullarında Vekaleten Oy Kullanılmasına ve Çağrı Yoluyla Vekalet veya Hisse Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliği'nin değiştirilerek, halka açık anonim ortaklıklarda çağrı yoluyla hisse senedi toplanmasına ilişkin esasların ayrı bir tebliğde düzenlenmesi için çalışma başlatan SPK, bu çerçevede hazırlanan ilk taslağı Nisan ayında görüşe açmıştı. İlk taslakta, çağrıda bulunma zorunluluğu için hisse senedi sahipliği oranının yüzde 25'ten yüzde 33'e çıkarılması öngörülürken, bu oran sermaye piyasası çevreleri tarafından yeterli görülmedi. Kurul, gelen görüşler doğrultusunda, bu oranı yüzde 50'ye yükselterek, taslağı tekrar görüşe açtı. Tebliğ taslağı, halka açık anonim ortaklıkların hissedarlarına yapılacak zorunlu ve isteğe bağlı çağrıya ilişkin ilke ve esasları düzenliyor. Taslağa göre, çağrıda, ortaklığın aynı gruba dahil tüm pay sahipleri eşit muameleye tabi tutulacak. Herhangi bir kişinin veya birlikte hareket ettiği kişilerin, bir ortaklığın yönetim kontrolünü belli bir grup payların iktisabı ile ele geçirmesi halinde, ortaklığın diğer grup veya gruplarına dahil tüm pay sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde çağrı yapılacak ve çağrı bedeli TL üzerinden nakit ödenecek.

                          Taslağa göre, isteğe bağlı olarak yapılan kısmi çağrı, blok veya münferit alımlar ya da diğer herhangi bir yöntemle, tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber, doğrudan veya dolaylı olarak bir ortaklığın sermayesinin veya oy haklarının yüzde 50;sinden fazlasına sahip olanlar ya da bu orana bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan paylarını iktisap edenler, diğer ortaklara ait hisse senetlerini de satın almak üzere çağrıda bulunacak. Taslakta, yönetim kontrolü, ''ortaklığın sermayesinin veya oy haklarının yüzde 50;den fazlasına tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber, doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunması'' olarak tanımlandı. Bununla birlikte, yüzde 50 oranına bağlı olmaksızın, yönetim kurulu üye sayısının salt çoğunluğunu seçme veya genel kurulda söz konusu sayıdaki üyelikler için aday gösterme hakkını veren paylara sahip olmak da yönetim kontrolünün elde edilmesi olarak kabul edilecek.

                          ''Belirli ve özellikli stratejik konularda karar alınmasını engelleme gücüne sahip olmak'', yönetim kontrolünün elde edildiği anlamına gelmeyecek. Bu oranlara ulaşılmasını ya da bu oranlara bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan payların ve oy haklarının iktisabını izleyen 5 iş günü içerisinde, çağrı yapmak üzere Kurul;a başvurulması gerekiyor. Zorunlu çağrının doğduğu günden itibaren 30 iş günü içerisinde ortaklık, diğer ortaklarına ait payları satın almak üzere fiili çağrı işlemine başlayacak. Fiili çağrı süresi 10 ile 20 iş günü arasında olacak.
                          Kazanılanı korumak kazanmaktan çok daha zordur.

                          Yorum

                          • mehmetayhan
                            Demirbaş
                            • 23 Temmuz 2008
                            • 1850

                            #433
                            Sanayide dip göründü ama çıkış zaman alacak

                            13.06.2009 | Referans-İstanbul | Haber



                            Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi'ne (Betam) göre sanayide krizin dibi görüldü. Ancak ne ölçüde hızlı bir çıkış olacağı belirsiz.
                            Betam Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ve araştırma görevlisi Onur Altındağ'ın araştırma notuna göre, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) sanayi üretim endeksi verilerine göre nisanda üretim yıllık bazda yüzde 18,5 düştü. Ancak mevsimsellikten arındırılmış ve işgününe göre düzeltilmiş serilerde aylık sanayi üretim endeksi 11 aydan sonra ilk kez marttan nisana yüzde 1 yükseldi, kapasite kullanım oranı marttan nisana yüzde 2,4, nisandan mayısa da yüzde 2,6 arttı. Bu gelişmeler Türkiye ekonomisinde küçülmenin durduğuna dair güçlü sinyaller olarak kabul ediliyor.
                            Sanayi üretiminin yıllık bazda artış göstermesi için iç talepte canlanmanın yetersiz kalacağı görülüyor. İhracatın hızla kriz öncesi düzeyine dönmesi şart. Bu da küresel ekonominin krizden çıkışına bağlı olacak.
                            Araştırma notunda krizden çıkış süreciyle ilgili bilgi edinebilmek için sanayi alt sektörlerindeki küçülmelerin şiddeti ve kaynakları araştırıldı. Nisan 2009'da Nisan 2008'e kıyasla sanayi üretiminde gözlemlenen toplam yüzde 18,5'lik düşüşün 2.1 puanı tekstil ve giyim imalatından; 2.2 puanı ana metal sanayii imalatından; 2.7 puanı toplam makine ve teçhizat imalatından; 6.3 puanı otomotiv sanayi imalatından ve geri kalanı da diğer kalemlerden kaynaklandı.
                            Krizin başlangıcından bu yana dinamik bir inceleme yapıldığında, sanayi üretimindeki düşüşe alt sektörlerin katkıları zaman içerisinde değişti. Krizin başladığı aylarda tekstilin katkısının büyük, ancak sanayi üretimindeki düşüşün nispeten küçük. Özellikle Kasım 2008'den itibaren otomotiv sektöründeki şiddetli daralmayla beraber sanayi üretim endeksinde de düşüş hızlandı. Otomotiv sektöründeki daralmanın hem sanayi üretimindeki düşüşte katkısı büyük hem de zaman içerisinde oldukça istikrarlı.

                            Özel tüketimin canlanması yetersiz
                            Alt sektörlerin sanayideki küçülmeye katkıları dikkate alındığında başlıca dört sektörün kritik bir role sahip olduğu görülüyor. Küçülmenin başlıca sorumlusu olan otomotivde ihracat çok büyük ağırlığa sahip. 2008'in ilk 8 ayında ihracat, otomotivdeki toplam üretimin yaklaşık olarak yüzde 80'ini oluşturuyordu. Vergi teşvikleri neticesinde canlanan iç taleple nisanda ihracat-toplam üretim oranı yüzde 59,2'ye gerilemiş olsa da dış talepte bir hareketlenme olmaksızın otomotivin kısa vadede darboğazdan kurtulmasını beklemek mümkün değil.
                            Vergi indirimleri sonucunda artma eğilimine giren yurtiçi toplam satışlar ihracattaki önemli düşüşler nedeniyle toplam üretimi dengelemekten oldukça uzak kaldı. Kasım ve Aralık 2008'de yıllık bazda yüzde 58'e varan düşüşler sergileyen yurtiçi toplam satışlar, 2009'un başından beri istikrarlı bir şekilde toparlandı ve Nisan 2009'da Nisan 2008'e kıyasla yüzde 1'lik bir artış görüldü. Böylece otomotivde, krizin başından beri ilk defa yurtiçi toplam satış yıllık bazda artmış bulunuyor. Buna rağmen, toplam üretimde toparlanma ihracatın olumsuz etkisiyle çok daha yavaş seyrediyor. Nitekim nisanda otomotiv üretimi bir yıl öncesine kıyasla yüzde 38 daha düşük düzeydeydi. Sonuçta toplam üretimin kısa vadede kriz öncesi durumuna gelmesi ihracattaki artışa bağlı olarak uzun zaman alacağa benziyor.
                            Küçülmeye önemli katkı yapan ana metal sanayiinde de ihracatın payının yüksek olduğu göz önünde bulundurulursa, bu alt sektörde de düzelme ancak yurtdışı talepteki artışla gerçekleşebilecek. Buna ek olarak toplam makine ve teçhizat imalatında da yatırım ortamında bir iyileşme olmadığı sürece bir düzelme beklenmemeli.
                            Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ve araştırma görevlisi Onur Altındağ'ın araştı...

                            Yorum

                            • simurg
                              Administrator
                              • 10 Mart 2007
                              • 9248

                              #434
                              Doların rezerv statüsünü kaybetme riski artıyor

                              13.06.2009 | Dış Haberler | Haber



                              Doların iki yıldır yaşadığı kan kaybının sene başından beri ağırlaşması ile yeni bir uluslararası rezerv para biriminin belirlenmesi gerektiği tartışmaları yeniden alevlendi. Kriz kâhini olarak da tanınan ABD'li ünlü ekonomist Prof. Nouriel Roubini, perşembe günü Atina'daki bir konferansta doların "rezerv para birimi" statüsünü kaybedebileceğini söyledi. ABD'nin finansman durumunu düzeltebilmek için gerekli olan güçlü ekonomik iyileşmeyi göremediğini belirten Roubini ayrıca küresel ekonominin iki yıl daha "zayıf" kalacağını öngördü. Hafta içi Rusya'nın elindeki ABD tahvillerini satarak yerine IMF'nin ihraç ettiği tahvilleri alacağını açıklaması dolardan kaçışta en keskin dönemece girildiğinin sinyalini vermişti. Rusya'dan Çin'e kadar ABD'nin dış borcunun en büyük finansörü olan ülkeler doların rezerv para olma özelliğini kaybettiğni bunun yerine bir döviz sepeti uygulamasına geçilmesini öneriyor.
                              ABD Hazine tahvillerinin faizi yüzde 4 ile bir haftadır son 7 ayın en yüksek seviyesinde. Yani ABD yatırımcıların kaçmaması ve yeni yatırımcıları çekebilmek için daha yüksek maliyetlerin altına girmeyi göze alıyor. Ancak 401.1 milyar dolarlık döviz rezervinin yüzde 30'u ABD tahvillerinden oluşan Rusya'nın son hamlesi, ABD'nin yüksek faizle yatırımcı tavlama planının da artık işe yaramadığını gösterdi. Rusya'dan önce Çin elindeki dolar varlıklarını azaltmış, Brezilya da dolar varlıklarından kaçmaya ve ticari anlaşmalarının bir kısmını yerel para birimleri üzerinden yapmaya başlamıştı. Aynı zamanda hem Çin hem de Rusya doların rezerv para birimi olmaması için bastırıyor.
                              Öte yandan, ABD Hazinesi'nin perşembe günü gerçekleştirdiği 30 yıllık uzun vadeli tahvil ihracı başarılı oldu. Yüzde 4,7 ile son 2 yılın en yüksek seviyesine fırlayan 30 yıl vadeli ABD Hazine Tahvilleri faizi, harcama ve teşvik planlarının hiperenflasyona neden olacağı endişesi ile ABD varlıklarından uzak duran küresel yatırımcıyı cezbetmeyi başardı. Tahvil faizlerinin yükselişinde ülkenin kriz önlemleri ile iyice genişleyen bütçe açığı ile dolardaki değer kaybının hızlanması etkili oldu.

                              3.25 trilyon dolar dış borç gerek
                              Yatırım bankası Goldman Sachs'ın tahminlerine göre ABD'nin 30 Eylül tarihinde sona erecek olan mali yılda 3.25 trilyon dolar daha borç bulması gerekiyor. Bu rakam krizin en sert geçtiği 2008 yılında gidilen 892 milyar dolarlık dış borçlanmanın neredeyse 4 katı. Yani ABD'nin bundan sonra da ihtiyacı olan dış finansmanı sağlayabilmesi için yüksek faizlerle yatırımcıyı şımartması, doların değer kaybının daha fazla derinleşmemesi lazım. Öte yandan krizden çıkmak için yapılan harcamalar dış finansman ihtiyacını daha da artırıyor. Yine Goldman'ın tahminlerine göre ABD'nin eylül sonu itibariyle bütçe açığı 1.85 trilyon dolar. Bu, bütçe açığının ülke GSYİH'sının yüzde 13'üne fırlaması anlamına geliyor. Şu ana kadar hükümet ve merkez bankasının yaptığı harcamaların toplamı ise 12.8 trilyon doları buldu.
                              https://twitter.com/keyborsa_simurg

                              Yorum

                              • mail2uye
                                Aktif
                                • 23 Nisan 2009
                                • 97

                                #435
                                Petrol kaç Big Mac eder?
                                Petrol diğer tüm emtia fiyatlarında olduğu gibi ABD Doları olarak işlem görüyor. Bu durum son zamanlarda petrol ve doların ters yönde hareket etmelerine neden oluyor. Dolar değer kaybettikçe petrol ve diğer emtia fiyatları yükseliyor.

                                Petrol fiyatlarından doların etkisi çıkarıldığında petrol maliyetlerine dair daha net bir resmin ortaya çıkacağı yönünde bir inanış var. Yıllar boyunca analistler petrolün fiyatını euro, İsviçre Frangı ve altınla ölçmeye çalıştı. Aslında petrolü altın ile ifade etmek son birkaç yıl öncesine kadar, altında hızlı yükseliş başlamadan önce yaygın bir durumdu.

                                The Economist degisi para birimlerinin alım güçlerini Big Mac ile değerlendiriyor. Şimdi yeni bir öneri var. Petrolün de Big Mac fiyatıyla ölçülmesi.

                                Enerji alanında blog yazan Gregor Macdonald 2001 - 2009 arasında ortalama yıllık petrol fiyatını Big Mac cinsinden bir grafiğe dönüştürmüş. 2008 yılındaki zirvede petrol 27 Big Mac ediyordu. Şu anda petrol 19-20 Big Mac civarında seyrediyor. Fiyat 2000'lerin başındaki 10 Big Mac seviyesinden yükselerek artık 20 Big Mac seviyesine yerleşmiş gözüküyor.

                                http://www.finanstrend.com/haber_det...haber_id=29186

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information