Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • eren@
    Tecrübeli
    • 24 Nisan 2008
    • 2344

    #481
    Socar, Türkiye'ye dev bir yatım yapmaya hazırlanıyor Sal, 17 Mayıs 2011
    Azerbaycan'ın devlet petrol şirketi Socar, Türkiye'ye dev bir yatım yapmaya hazırlanıyor.
    Taşkent' te Cihan Haber Ajansı(Cihan)'a konuşan Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar temsilcisi Şebiyar Şefioğlu, şirketlerinin yakın bir dönemde Türkiye'de 17 milyar dolarlık bir yatırım projesini hayata geçirmeye hazırlandığını söyledi.
    Azeri petrol devi Socar, Taşkent'te bu yıl 15. si düzenlenen petrol ve doğalgaz fuarında göz kamaştıran bir stant açtı.

    TÜRKİYE'YE 17 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
    Fuarda Cihan'a konuşan Socar İlmi ve Teknik Şubesi Baş Mühendisi Şebiyar Şefioğlu daha önce yabancı yatırım çeken şirketlerinin, artık başka ülkelere yatırım götürür konuma geldiğini söyledi.
    Bugüne kadar petrol ve doğal gaz sahasına 35 milyar Dolar dolayında yabancı yatırım yapıldığını dile getiren Şefioğlu "Petrol şirketimiz Socar bugün ise artık kendisi başka ülkelere yatırım yapacak bir konuma geldi. Aralarında Türkiye, İsviçre, Ukrayna, Gürcistan ve Birleşik Arap Emirliklikleri'nin de olduğu bazı ülkelere sermaye aktaracağız. Socar'ın en büyük yatırım yapacağı ülkelerin başında ise Türkiye gelmekte. Önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde şirketimiz, Türkiye'de 17 milyar dolarlık bir yatırım prpjesini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. "dedi
    Socar'ın dünyanın önde gelen petrol şirketlerinden biri haline geldiğini dile getiren Şefioğlu, hali hazırda başta Azerbaycan'da olmak üzere dünyanın değişik ülkelerinde şirket bünyesinde 80 bin dolayında işçi olduğunu söyledi.
    Azerbaycan'ın artık petrol ve doğal gaz üretiminde söz sahibi bir ülke olduğunu kaydeden Şefioğlu, 2010 Azerbaycan'da 50. 08 milyon ton petrol ve 23. 06 milyar metreküp dolayında da doğal gaz üretildiğini dile getirdi. Azeri temsilci, Azerbaycan'ın petrol ve doğal gazda kendi kendine yetindiği gibi sahip oldu petrol ve doğal gazın önemli bir miktarını da ihraç ettiğini aktardı.
    Özbekistan'da ikinci defa geldiklerini hatırlatan Şefioğlu, "Öncelikli amacımız hem imkânlarımızı göstermek ve hem de Özbekistan'ın petrol ve doğal gaz alanındaki taleplerini öğrenmektir; ayrıca gelecekte işbirliği adına yeni bağlantılar kurmaktır. " dedi.
    Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

    Yorum

    • eren@
      Tecrübeli
      • 24 Nisan 2008
      • 2344

      #482
      ZEN INVESTMENT, EMTİALARDAKİ POZİSYONUNU AZALTIYOR, HİSSE SENETLERİNE YÖNELECEK‏
      Bu yıl emtialara yaptığı yatırım ile rakiplerinin yüzde 99'unun
      üzerinde getiri sağlayan hedge fon Shanghai Zen Investment Management,
      ham maddelere yönlendirdiği yatırımlarını yüzde 30 oranında azaltmaya
      başladığını ve bu kaynakla muhtemelen Çin ve ABD hisse senektleri
      alacağını bildirdi.
      Zen Investment Başkanı Jacky Cheung yaptığı açıklamada, emtia
      fiyatlarındaki düşüşün enflasyonist baskıları azaltması ile
      Zen Makro Strateji Fonu'nun Hong Kong ve Hindistan'ı da içeren Asya
      hisse senetleri de alabileceğini vurguladı. Jacky Cheugn, değerlemeler
      nederiyle Çin finans ve enerji şirketlerini çekici olduğunu da
      belirterek, "Yatırımcıların risk iştahının düştü, emtia piyasası
      henüz dibe vurmamış olabilir. Hisse senetleri yılın ikinci yarısı ve
      gelecek yıl için çok iyi yatırımlar olacak" diye konuştu.
      Cheung ayrıca emtialardaki pozisyonlarını geçtiğimiz aydan bu
      yana azaltmakta olduklarını da vurguladı.
      Zen Makro Strateji Fonu, yıl başından 28 Nisan'a kadar yüzde 55
      getiri sağladı ve 520 hedge fon arasında en iyi ikinci perfornmansı
      gösterdi. Zen Investment'ın varlıkları 77 milyon Dolar.
      Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

      Yorum

      • eren@
        Tecrübeli
        • 24 Nisan 2008
        • 2344

        #483
        BGC Partners:Seçim Seneryosu.. Sandıklar, yalanlar ve video kasetler‏

        12 Haziran'da Türkiye'de genel seçimler olacak. Seçim kampanyaları 2 MHP adayına ait yeni kaset skandalları ve AKP ile CHP arasında kim daha iyi yalan söylüyor atışmaları ile başladı. Araştırma şirketlerinin Mayıs ayından sonra seçim anket sonuçlarını yayınlamaları yasak. Bu nedenle bu rapor, bizim 6. ve belki de son seçimdeki "tahmini sandalye sayısı" hesabımız. Hesaplarımıza göre AKP'nin popüler desteği tüm zamanların en yüksek seviyesinde ve CHP'nin popülaritesi %25-30 aralığında dalgalı. MHP'nin desteği, baraja çok yakın iken şimdi barajın üzerinde. Biz bunu beklemesek de MHP meclis dışında kalırsa bu en çok AKP'nin işine yarayacak.

        Son iki ayda anketlerde değişen ne oldu?

        1- CHP'nin popülerliği. Partideki liderin değişmesi ile %30'da zirve yapıp sonra tekrar düşen oran yeniden %27'ye çıktı.

        2- AKP'nin popülerliği artmaya devam etti ve %49 ile tüm zamanbların en yüksek seviyesine çıktı.

        3- MHP'nin popülerliği %10 barajının etrafında gezdi ve bugünlerde iyileşerek neredeyse %13 oldu.

        4- Kürt partisi olan BDP'nin oyları barajın altında kalmaya devam ediyor, ama anketlere göre BDP'nin bağımsız adayları (60'tan fazla aday) 2007 seçimlerine oranla daha fazla oy alacaklar. Eğer BDP beklentilerden daha fazla sayıda bağımsız adayı meclise sokarsa, bundan olumsuz etkilenen ilk parti AKP olur, çünkü Türkiye'nin Güneydoğu'sy AKP ile BDP arasında paylaşılmış durumda.

        Bizim hesaplarımza göre AKP'nin anayasal çoğunluğu elde etmesi ihtimali zayıf.

        En son anketlere göre her parti için tahmini koltuk sayısını hesapladık. Hesaplarımza göre eğer AKP %48 oranında oy alırsa (son iki ayda yapılan anketlerin ortalamasının gösterdiği gibi), partinin koltuk sayısı 322 olacak. (tek parti hükümeti için minimum koltuk sayısının 276 olması gerekiyor, AKP'ninki bunun çok üzerinde) Ama diğer taraftan, CHP'nin 146 koltuk, MHP'nin 56 ve bağımsız adayların 26 koltuk sayısına ulaşacığını hesapladık.

        AKP'nin tek başına iktidara gelmesi için ne olması gerekiyor?

        AKP için 320 milletvekili olması tek başına iktidara gelmesi için yeterli olmayacak. Çünkü anayasayı yeniden yazması için bu sayıdan daha fazlasına ihtiyacı var. (bir partinin anayasayı yeniden yazması için 330 evet oyuna ihtiyacı var)

        Anayasayı referandumsuz yeniden yazmak için gerekli olan oy sayısı 367 (aslında bu 368 ama AKP vekillerinden biri mecliste konuşma olacağı ve bu kişinin oy hakkı olmayacağı için 367).

        Bizim bölgelere göre yaptığımız hesaplar ve tahminlere göre AKP 367 sayısına sadece ve sadece 1 - MHP barajın altında kalırsa, 2- BDP 20 bağımsız aday çıkarmayı başaramazsa ulaşır.

        Eğer MHP barajı aşamazsa, hesaplarımıza göre 56 vekil içinden 31'i AKP'ye gidecek ve onların sayısı 353'e çıkacak. Fakat, AKP'nin anayasal çoğunluğu elde etmek için 15 vekile daha ihtiyacı olacak. Bunun için bağımsız vekil sayısının 26 değil 11 olması gerekiyor ki bu çok zayıf bir ihtimal.

        Ancak, AKP'nin anayasayı yeniden yazması için mutlaka 367 koltuk sayısına ulaşması gerekmiyor. 330 oy ile yeniden yazıp sonradan referanduma götürebilir.
        Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

        Yorum

        • eren@
          Tecrübeli
          • 24 Nisan 2008
          • 2344

          #484
          S&P: Türkiye'nin ihracat seviyesi henüz kriz öncesi seviyelere
          dönmedi


          Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, ihracat hacminin kriz öncesi
          seviyelere henüz dönemediğini ve bunun uzun vadede Türkiye´nin rekabet
          gücü açısından soru işaretleri yaratacağını belirtti...

          Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor´s, artan cari açık
          nedeniyle Türkiye´deki ekonomik büyümenin sermaye girişindeki
          değişikliklerin olumsuz etkilerine maruz kalabileceğini, ancak
          ekonominin yeterince esnek ve finans sektörünün de dış şoklara
          dayanacak seviyede sermayeye sahip olduğunu açıkladı.

          Reuters´ın sorularını yazılı olarak yanıtlayan S&P analisti Frank
          Gill, sermaye girişinde olası bir azalmadan dolayı iç talepte bir şok
          oluşması durumunda vergi gelirlerinin olumsuz etkileneceğini ve mali
          açığın genişleyeceğini ifade ederek, kamu harcamalarındaki reel
          büyümenin 2009´da yüzde 7.8 seviyesinden geçen yıl yüzde 2´ye
          gerilemesine rağmen maliye politikasının ekonomideki büyüme ve daralma
          döngüsüne paralel hareket etmeye devam ettiğini belirtti..

          Haziran´daki seçimlerden sonra maliye politikasının sıkılaşıp
          sıkılaşmayacağı yönünde değerlendirme yapabilmek için 2012 bütçesini
          oluşturacak çerçeveyi izleyeceklerini ifade eden Gill, "Ayrıca kredi
          büyümesindeki artış ve bu artışın 2011-2012´de cari açığı artırıp
          artırmadığını da yakından takip edeceğiz" dedi.

          Türkiye ekonomisinin yeterince esnek, finans sektörünün ise herhangi
          bir talep şokuna dayanacak seviyede sermayeye sahip olduğuna dikkat
          çeken Gill, "Para politikası yetkililerinin talep baskılarını azaltmak
          amacıyla kademeli olarak kredi koşullarını sıkılaştıracağını
          düşünüyoruz. Bu cari açığın artış hızının yavaşlamasına yardımcı
          olacaktır" dedi.

          Cari açık Mart ayına mahsus yurtdışına yapılan kâr aktarımları
          nedeniyle 9.77 milyar dolara yükselerek rekor kırmıştı. Öte yandan
          BDDK verilerine göre bankacılık sektörünün verdiği krediler 6 Mayıs
          itibariyle yıllık bazda yüzde 35 artışla 587.3 milyar liraya yükseldi.
          TCMB para politikası kapsamında kredi büyümesini yüzde 25 seviyesine
          indirerek cari açığı da azaltmayı hedefliyor.

          Cari açıktaki artışının şaşırtıcı olmadığını ifade eden Gill, asıl
          dikkat edilmesi gereken hususun, Türkiye´nin artan ithalat sayesinde
          uzun vadeli büyüme potansiyelini destekleyecek şekilde sermaye
          tabanını güçlendirip güçlendiremediği olduğunu ifade etti.

          "İthalattaki artışı oluşturan kalemlere baktığınızda makine ithalatı
          ve inşaat ile ilgili ithalatın çok güçlü büyüdüğünü görüyoruz. Burada
          endişe yaratan geçen yılki ihracat büyümesinin reel bazda ortalama
          yüzde 3´e çok yakın bir seviyede sınırlı kalması" diyen Gill, ihracat
          hacminin kriz öncesi seviyelere henüz dönemediğini ve bunun uzun
          vadede Türkiye´nin rekabet gücü açısından soru işaretleri yaratacağını
          belirtti.

          S&P Türkiye´nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin iki kademe
          altı olan "BB"de tutuyor. Kredi notunun görünümü ise pozitif...
          Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

          Yorum

          • eren@
            Tecrübeli
            • 24 Nisan 2008
            • 2344

            #485
            Yurtiçi piyasalarda bozulma ve sebepleri

            · Mayıs ayında yurtiçi piyasalarda daha olumsuz bir görünüm hakim

            · Cari işlemler dengesinin Mart ayında beklentilerin üzerine çıkması, TL cinsi varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.

            · Global risk alma iştahının son haftalarda bir miktar gerilemesi de yurtiçi piyasalar üzerindeki bir diğer önemli olumsuz etken oldu.

            · Önümüzdeki dönemde yurtdışı piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra yurtiçinde genel seçim sonuçları ve cari açığa ilişkin alınacak önlemler piyasaların yönü üzerinde etkili olacak.

            TL değer kaybediyor: Döviz sepeti (0,5 euro + 0,5 usd) Mayıs ayında TL’ye karşı %2 artışla 1,92 seviyelerine yükseldi. $/TL ise %4 yükselişle 1,5770 seviyelerinden işlem görüyor. Dolardaki yükselişin daha fazla olmasında, doların aynı dönemde euroya karşı da değer kazanması etkili oldu.

            İMKB değer kaybetti: İMKB-100, Mayıs ayında %8 değer kaybederek 70.000 seviyelerinden 63.500 seviyelerine gerilemiş durumda. Bu düşüşün ardından İMKB-100’ün Fiyat/Kazanç (F/K) oranı 12,0’a geriledi. Bu oran, gelişmekte olan ülkeleri izleyen MSCI Emerging endeksi için 12,9 seviyesinde.

            Faiz yükselişte: Gösterge tahvilin bileşik faizi Nisan sonunda %8,37 seviyelerinde iken halihazırda %8,88 seviyelerinde.

            Yurtiçi piyasalardaki bu bozulmanın sebepleri:

            1. Cari açık: Açığın Mart ayında 9,8 milyar $’a, 12 aylık birikimli açığın ise 60,5 milyar $’a yükselmesi endişeye yol açtı.

            2. Zorunlu karşılıklar: TCMB’nin bankalar için zorunlu karşılık oranlarını artırmasının banka karlarını olumsuz etkileyebileceğine ilişkin endişeler.

            3. Global piyasalarda risk alma iştahının bir miktar azalması. Bunun sebepleri:

            a) Yunanistan’a ilişkin borç yeniden yapılandırma endişeleri: Yunanistan’ın özelleştirmelerini artırması ve ilave tasarruf tedbirleri alması bekleniyor. Olası yardım tutarı olarak 60-80 milyar euro telaffuz edilirken, bu tutarın Haziran’da netleşmesi bekleniyor. Borçların yeniden yapılandırılmasına ise büyük ülkeler ve ECB sıcak bakmıyor.

            b) ABD’nin yüksek kamu borcu ve federal hükümetin borçlanma sınırına (14,3 trilyon $, milli gelirin %100’ü) ulaşmış olması: Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında 2012 bütçesi için henüz bir uzlaşmaya varılmadı.

            c) Enflasyon endişeleri: Başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere global enflasyon endişeleri artıyor. Enflasyon Çin’de %5,3’e (hedef %4), Hindistan’da %8,8’e (hedef %4-5 aralığı), İngiltere’de %4,5’e (hedef %2) ve Euro bölgesinde %2,8’e (hedef %2) yükseldi.

            d) Parasal sıkılaştırma: Enflasyon endişeleri nedeniyle başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere ülkelerin parasal sıkılaştırmaya gitmeye başlaması.

            e) Parasal genişleme bitiyor: Fed’in 2. tur parasal genişleme programının Haziran ayında sona erecek olması.

            Önümüzdeki dönemde yurtiçi piyasalar global risk alma iştahına ilişkin gelişmeleri, seçim sonuçlarını ve cari açığa ilişkin alınacak önlemleri yakından izleyecek.
            Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

            Yorum

            • eren@
              Tecrübeli
              • 24 Nisan 2008
              • 2344

              #486
              S&P´nin İtalya´nın notunu indirmesi kesin değil


              Derecelendirme kuruluşu S&P, hafta sonu yaptığı açıklamada, İtalya'nın
              kredi notu görünümünü ´´durağan´'dan ''negatif''e indirdiğini
              bildirdi...

              S&P'nin kredi görünümü indirimi kararının ardından bazı analistler,
              ülkeye yönelik not indirimi kararının gelmesinin kesin olmadığı
              görüşünde.

              Brown Brothers Harman strateji başkanı Win Thin, konuya ilişkin
              yazdığı raporda, ''Sorunlu Euro Bölgesi için kredi notları konusunda
              negatif kalmakla birlikte, S&P'nin İtalya'nın kredi notunda indirime
              gitmesinin çok kesin bir durum olmadığını düşünüyoruz'' dedi.

              Thin, İtalya'da rakamların her zaman kötü olduğunu, ancak diğer Euro
              Bölgesi sorunlu ekonomileri patlarken İtalya'da bu kötü rakamların
              olumsuz yönde ciddi değişim göstermediğini, durağan kaldığını
              kaydetti...
              Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

              Yorum

              • eren@
                Tecrübeli
                • 24 Nisan 2008
                • 2344

                #487
                · İspanya’da hafta sonu gerçekleştirilen yerel seçimlerde iktidardaki sosyalistler ağır yenilgiye uğradı. İspanya’da yüzde 20’nin üzerine yükselen işsizlik oranı ve hükümetin tasarruf tedbirleri nedeniyle halk geçtiğimiz hafta boyunca protesto gösterileri düzenlemişti. Yerel seçimlerde ülke genelinde 10 puan farkla birinci parti olan merkez sağın seçim için hükümete baskısını artırması bekleniyor. Genel seçimlerin normal takvimi ise 2012 Mart ayında. İspanya’da hükümet desteğinin zayıflaması, bütçe tedbirlerinin uygulanabilirliği ve borç sorunlarının İspanya’ya sıçrayabileceği endişeleri ile küresel piyasalarda risk iştahı zayıfladı ve euro değer kaybetti.

                · TCMB verilerine göre 13 Mayıs haftasında kredi büyümesi yıllıklandırılmış bazda %45 ile yüksek seyretti, ancak 2006-2010 döneminde aynı haftada gözlenen büyüme hızının altında kaldı. Aynı zamanda, kredi faiz oranları, 13 Mayıs tarihi itibariyle Nisan ayına göre 0,5-0,8 puan yüksek seyrediyor. Bu çerçevede, Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan Para Politikası Kurulunda politika faizinde ve zorunlu karşılık oranlarında değişik beklemiyoruz.

                · Fitch, Yunanistan'ın kredi notunu "BB+"dan "B+"ya çekerek üç kademe indirdi. Yunanistan'a Avrupa Birliği ve IMF tarafından verilen mali yardımın gecikmesi yönünde risk gördüğünü ifade eden kuruluş, tüm yardımların verildiği ve güvenilir bir AB/IMF programı olmaması halinde kredi notunun "CCC" seviyelerine kadar inebileceğini belirtti.

                · Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, , Ekonomi ve Finans Konferansı’nda yaptığı konuşmada yeni dönemde ekonomide eşgüdümü sağlamlaştırmak için Hazine, Merkez Bankası, TMSF, BDDK ve SPK başkanlarının yer alacağı finansal istikrar komitesi yapılandırmasına gideceklerini söyledi.

                · Kemal Derviş Wall Street Journal’a yaptığı yazılı açıklamada, IMF başkanlığı için aday olmayacağını belirtti. IMF başkanlığı için Avrupa’nın desteğini alan Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, bu görev için en kuvvetli aday olarak görülüyor.

                · Cuma günü yayımlanan verilere göre merkezi yönetim brüt borç stoku Nisan sonu itibarıyla 487,5 milyar lira olarak gerçekleşti. Hazine'nin yaptığı yazılı açıklamaya göre borç stokunun 356,6 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden ve 130,9 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluştu.

                · Yunanistan’da devam eden borç endişelerine ilaveten İspanya’da hükümetin ağır seçim yenilgisinin ardından sabah Asya piyasaları düştü, EUR/USD ise 1,4050’nin altına geriledi. Risk iştahındaki zayıflama ve doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına bağlı olarak sabah 1,5950’nin üzerine yükselen USD/TL için teknik seviyeler yukarıda 1,60 ardından 1,62, aşağıda ise 1,58 olarak görülüyor. Bugün euro bölgesi PMI verileri izlenecek. Tahvil bono piyasasında ise 20.02.13 vadeli gösterge tahvil faizinin %8,9-9,1 aralığında işlem görmesi bekleniyor.
                Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                Yorum

                • eren@
                  Tecrübeli
                  • 24 Nisan 2008
                  • 2344

                  #488
                  TCMB: AB´de parasal birlik dağılırsa...

                  Merkez Bankası uzmanlarınca hazırlanan ekonomi notunda, Avrupa'da
                  parasal birlikten ayrılmanın oldukça maliyetli olacağı belirtildi ve
                  sürecin Almanya ve Fransa gibi güçlü ekonomileri de bozabilecek
                  zincirleme etki yaratabileceğine dikkat çekildi..


                  Merkez Bankası uzmanları Yasemin Barlas, Koray Kalafatcılar ve
                  Neslihan Kaya tarafından ''Euro Bölgesi Merkez ve Çevre Ülkeleri
                  Arasındaki Yapısal Farklılıklar ve Parasal Birlikten Ayrılma Kararının
                  Olası Sonuçları'' konulu ekonomi notu hazırlandı ve kurumun internet
                  sitesinde yayımlandı.

                  Parasal birlikten ayrılma kararının merkez ve çevre ülkeler açısından
                  değerlendirildiği notta, merkez ve çevre ülkeler konusunda resmi bir
                  sınıflandırma bulunmamakla birlikte, borç krizinde kırılganlıklarıyla
                  gündeme gelen ''Yunanistan, Portekiz, İrlanda,İspanya''nın çevre
                  ülkeler olarak kabul edildiği, Belçika ve İtalya'nın da yüksek kamu
                  borç stokları nedeniyle bu kapsamda değerlendirilmeye başlandığı
                  belirtildi. Avrupa Birliği kararlarında belirleyici rol üstlenen
                  Almanya ve Fransa'nın ise merkez ülkeler olarak görüldüğü ifade
                  edildi.


                  'Ekonomik maliyeti oldukça yüksek'

                  Yunanistan'da beliren borç krizinin kısa sürede sıkıntı yaşayan diğer
                  avro bölgesi çevre ekonomilerine yayılması ve bu ülkelerdeki
                  sorunların giderilmesi için gerekli finansmanın büyük ölçüde merkez
                  ülkelere yüklenmesi parasal birliğin dağılma ihtimali tartışmalarını
                  da gündeme getirdi. Geçtiğimiz günlerde Der Spiegel'de yer alan
                  Yunanistan'ın parasal birlikten ayrılacağı iddiası da tartışma
                  yaratmıştı, ancak Atina tarafından iddia, reddedildi. AB Ekonomi ve
                  Maliye Bakanları Yunanistan'ın ve Portekiz'in durumunu masaya yatırmak
                  üzere toplandı ve yardım paketinin büyütülmesiyle ilgili çalışma
                  başlatıldı.

                  Peki parasal birliğin parçalanması neden endişe yaratıyor, bunun olası
                  sonuçları ne olabilir? Merkez Bankası uzmanlarının bu soruya cevap
                  aradığı ekonomi notuna göre, ilk bakışta avrodan vazgeçmek, çevre
                  ülkeler açısından rekabet gücü avantajı yaratarak üretim artışı
                  sağlama potansiyeli taşıyor görünse de derinlemesine incelemede,
                  birlikten ayrılma kararının ''ekonomik maliyetinin oldukça yüksek
                  olduğu'' ortaya çıkıyor. Böyle bir karar merkez ülkeler açısından
                  çevre ülkeleri finanse etme yükünden kurtulma imkanı sağlasa bile
                  finansal bağlantıların güçlülüğü, olumsuz etkileri beraberinde
                  getirebilecek.


                  Almanya üretime, çevre ülkeler tüketime dayalı büyüyor

                  Ekonomi notunda yapılan analize göre, parasal birliğe geçilmesine
                  rağmen merkez ve çevre ülkeler arasında yapısal farklılıklar giderek
                  belirginleşti. Çalışmada farklılıklar, bazı parametrelerle şöyle
                  ortaya kondu:

                  - Merkez ve çevre ülkelerde büyümenin farklı kaynaklardan beslendiği
                  göze çarpıyor. Söz gelimi, 2002 yılından küresel krizin patlak verdiği
                  2008 yılı üçüncü çeyreğine kadarki dönemde Almanya'da büyüme net
                  ihracata dayalı iken, çevre ülkelerde büyümenin ağırlıklı olarak
                  tüketim kaynaklı olduğu görülüyor.

                  - İş gücü maliyetleri (çalışan başına reel ücret) açısından da ülkeler
                  arası farklar bulunuyor. 2002-2008 döneminde özellikle Almanya'da
                  ücretlerdeki reel artış, işgücü verimliliğindeki artışın oldukça
                  altında kaldı, bu bağlamda Almanya rekabet gücünü artırmak amacıyla
                  uyguladığı katı ücret politikaları ile diğer bölge ülkelerinden önemli
                  ölçüde ayrıştı. Önümüzdeki dönemde ise İrlanda ve Yunanistan'ın
                  aldıkları sıkılaştırıcı mali tedbirler çerçevesinde ücretleri
                  baskılamak durumunda kalması bekleniyor.

                  - Bölgedeki çevre ülkelerin parasal birliğe girişle birlikte kaybolan
                  kur esnekliği sonucu rekabet güçlerini büyük ölçüde kaybettikleri ve
                  merkez ülkeler ile aralarındaki farkın giderek genişlediği dikkat
                  çekiyor.

                  - Dış ticaret yapıları incelendiğinde, Almanya ve Hollanda'nın
                  istikrarlı biçimde dış ticaret fazlası verdiği gözleniyor. Yunanistan,
                  Portekiz ve İspanya'nın ise parasal birliğe girişle birlikte dış
                  ticaret yapılarının belirgin biçimde bozulmaya başladığı göze
                  çarpıyor.

                  - Artan dış açıkların yanı sıra kur riskinin ortadan kalkması sonucu
                  hızlanan sermaye girişleri özellikle Yunanistan, Portekiz, İspanya ve
                  İrlanda'nın dış yükümlülüklerinin önemli ölçüde artmasına neden oldu.
                  Bunun aksine Almanya söz konusu dönemde dış varlıklarını belirgin
                  biçimde artırdı.

                  Kötüleşen makroekonomik göstergeler, uluslararası konjonktürün olumlu
                  seyrettiği dönemde gözardı edildi, ancak küresel krizle birlikte
                  ülkelerin kamu maliyelerindeki ve bankacılık sektörlerindeki
                  kırılganlıklar gün yüzüne çıktı ve parasal birliğin
                  sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerin artmasına neden oldu.


                  Ayrılma, yasal olarak uzun bir süreç gerektiriyor

                  Ekonomi notunda parasal birlikten ayrılma kararının olası sonuçları
                  değerlendirilirken, ilk etapta sürecin yasal zorluğu ele alındı. Buna
                  göre, avronun para birimi olarak benimsenmesi, uygulamada geri
                  çevrilmesi oldukça güç bir karar. Parasal birlikten ayrılma yasal
                  olarak uzun bir süreç gerektiriyor. Lizbon Antlaşmasına göre, herhangi
                  bir üyenin birlikten ihracı mümkün olmamakla birlikte, bir üyenin
                  parasal birlikten ayrılmayı istemesi durumunda, ancak yapılacak
                  müzakereler çerçevesinde çıkış yapması söz konusu olabiliyor. Anlaşma
                  sağlanamaması durumunda ise üyenin ayrılma talebini Avrupa Konseyi'ne
                  bildirmesinden iki sene sonra çıkış gerçekleşebiliyor.


                  Olası sonuçlar ve Arjantin örneği...

                  Geçmişte herhangi bir ülkenin bir parasal birlikten ayrılma örneği
                  olmaması, avrodan ayrılma kararının olası sonuçlarının
                  değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Ancak duruma en yakın ülke
                  deneyimi, Arjantin'in 2001 yılında yaşanan kriz sonrası moratoryum
                  ilan ederek, uyguladığı para kurulu rejiminden vazgeçmesi olarak
                  görülüyor. Ekonomi notunda karşılaşılabilecek sorunları, Arjantin
                  deneyimi ışığında ele alan bazı akademik çalışmalara atıflar
                  yapılarak, ilk aşamada ekonomide para biriminin değişmesinin
                  getireceği sorunlar olacağı belirtildi. Söz gelimi, bir devalüasyonla
                  yeniden drahmiye geçilmesi durumunda, avro üzerinden borç stoku
                  bulunan Yunan firmasının önemli bilanço etkileriyle karşı karşıya
                  kalacağı ve olumsuz bilanço etkisinin rekabet gücünde sağlanan artışın
                  önüne geçebileceği ifade edildi.

                  Para biriminin değişme ihtimalinin belirmesinin dahi, bankalardan
                  mevduat çekimini başlatabilecek, hanehalkı ve özel kesimin
                  mevduatlarını diğer avro bölgesi bankalarına kaydırmasıyla ulusal
                  bankacılık sisteminin çöküşüne neden olabileceği belirtilen ekonomi
                  notunda, Arjantin'de mevduat çıkışlarının devalüasyondan 9 ay kadar
                  önce başladığı vurgulandı. Mevduat hücumunun önüne geçebilmek amacıyla
                  vadeli mevduatların dondurulmasının gündeme gelebileceği ifade
                  edilerek, Arjantin deneyiminde, vadesiz mevduatların da dondurulduğunu
                  ve bunun likidite krizini derinleştirdiğine işaret edildi.

                  Dış borcun yeniden yapılandırılma ihtiyacının da gündeme geleceği, ani
                  sermaye çıkışlarından kaynaklı sorunların söz konusu olabileceği
                  anlatılan ekonomi notunda, şu değerlendirmelere yer verildi: ''Merkez
                  ve çevre ülkeler arasındaki güçlü finansal bağlantılar dikkate
                  alındığında, merkez ülkeler için de eurodan ayrılma kararı almanın
                  kolay olmadığı anlaşılmaktadır. Merkez ülke bankacılık sektörlerinin
                  çevre ülkelerdeki aktiflerinin yüksekliği, parasal birliğin dağılması
                  durumunda sorunların hızlıca yayılacağına işaret etmektedir. Diğer
                  yandan, çevre ülkelerine ait kamu borç menkul kıymetlerinin önemli
                  miktarının yabancı yatırımcıların elinde olması söz konusu etkileri
                  daha da güçlendirmektedir. Citigroup, İspanya'ya ait tahvillerin yüzde
                  39'unun yabancı yatırımcıların elinde olduğunu ortaya koyarken, bu
                  oranın Portekiz'de yüzde 66'ya kadar yükseldiğini vurgulamaktadır.
                  Eurodan ayrılma kararının tartışılan olası sonuçları ile piyasa
                  mekanizmasını aksatıcı birçok tedbir uygulamak durumunda kalan ve
                  uluslararası piyasalardan dışlanan Arjantin deneyimi birlikte
                  değerlendirildiğinde, çevre ülkelerin bu yola başvurmalarının oldukça
                  maliyetli olacağı görülmektedir.''
                  Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                  Yorum

                  • eren@
                    Tecrübeli
                    • 24 Nisan 2008
                    • 2344

                    #489
                    S&P Brezilya´nın yabancı para not görünümünü ´durağan´dan ´pozitif´e
                    yükseltti


                    S&P, Brezilya´nın yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunun
                    görünümünü ´durağan´dan ´pozitif´e yükseltti. Yerel para cinsinden
                    uzun vadeli notun görünümünü ise ´durağan´ olarak bıraktı.

                    S&P, ayrıca yabancı para cinsinden uzun-kısa vadeli notları BBB-/A-3
                    ve yerel para cinsinden uzun-kısa vadeli notları BBB+/A-2 olarak teyit
                    etti.

                    S&P, yaptığı açıklamada, ´pozitif´ görünümün Brezilya´nın istikrarlı,
                    uzun vadeli GSYH büyümesi için görünümünün güçlendiğini, ılımlı cari
                    işlemler ve bütçe açıklarının ülkenin negatif dış şoklara
                    kırılganlıkları azaltmasını yansıttığını vurguladı.

                    S&P analisti Sebastian Briozzo, yaptığı açıklamada, "Brezilya´nın
                    çeşitlendirilmiş ekonomik yapısı, büyüyen orta sınıfı ve yüksek
                    ihracat potansiyeli gelecek 3-5 yılda hem GSYH büyümesinin hem de dış
                    likiditenin sürdürülmesini sağlayacak" diye konuştu.
                    Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                    Yorum

                    • eren@
                      Tecrübeli
                      • 24 Nisan 2008
                      • 2344

                      #490
                      Fitch Belçika´nın kredi görünümünü ´durağan´dan ´negatif´e revize
                      etti


                      Fitch Ratings, Belçika´nın kredi görünümünü ´durağan´dan ´negatif´e
                      revize etti ve AA+ olan yerel ve yabancı para cinsinden uzun vadeli
                      kredi notunu yineledi. Fitch ayrıca, Belçika´nın kısa vadeli kredi
                      notunu F1+ ve Ülke Tavanı notunu da AAA olarak teyit etti.

                      Fitch´in ülke kredi notları grubu direktörü Douglas Renwick yaptığı
                      açıklamada, "Negatif görünüm, Fitch´in önümüzdeki yıllarda yapılacak
                      yapısal reformların hızı ve mali konsolidasyonu hızlandırma
                      kabiliyetine yönelik endişeleri yansıtıyor. Bununla birlikte, devam
                      eden politik anlaşmazlığa rağmen mali yönetimin gün ve gün güçlü
                      olmaya devam etmesi Belçika´nın kredi notunu yüksek seviyede tutuyor"
                      diye konuştu
                      Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                      Yorum

                      • eren@
                        Tecrübeli
                        • 24 Nisan 2008
                        • 2344

                        #491
                        S&P: İtalya'nın ekonomik büyümesi için aşağı yönlü riskler arttı


                        S&P´nin İtalya´nın kredi notu görünümünü ´negatif´e indirmesinin
                        ardından açıklama yapan S&P´nin Avrupa Ülke Notları Kıdemli Direktörü
                        Frank Gill, İtalya´nın kredi notunda bir indirim olasılığının oldukça
                        düşük olmasına karşın, ülkenin ekonomik büyümesi için aşağı yönlü
                        risklerin arttığını bildirdi..

                        Gill, kredi notu görünümünün ´negatif´e indirilmesinin İtalya´nın
                        A+ olan kredi notunun gelecek 2 yılda düşürülmesi olasılığının
                        üçte bir olduğunu yansıttığını vurguladı.

                        Gill, açıklamasında, "İtalya oldukça güvenilir olmaya devam
                        ediyor, bu ülkenin kredi notu 2006 yılından bu yana cari seviyesini
                        koruyor" diye konuştu.

                        Gill, önümüzdeki dönemde İtalya´nın aşağı yönlü riskleri
                        azaltmak için yapısal reformlar ve mali politikaya daha fazla
                        önem vermesi gerektiğini, ve bunun tüm Euro Bölgesi için geçerli
                        olduğunu vurguladı..
                        Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                        Yorum

                        • eren@
                          Tecrübeli
                          • 24 Nisan 2008
                          • 2344

                          #492
                          Denis Gartman: Almanya eurodan çıkarsa şaşırmam

                          Dennis Gartman, birçok yatırımcının Yunanistan, İtalya, Portekiz,
                          İspanya ve İrlanda´dan oluşan PIIGS ülkelerindeki gelişmeleri takip
                          ettiklerini, ancak bunu yaparak gerçek hikayeyi kaçırıyor
                          olabileceklerini söyledi.

                          Yatırımcıların büyük bölümünün şu anda hangi sorunlu ülkenin öncelikle
                          AB dışında kalacağına oynamakta olduklarını belirten Gartman,
                          "Almanya, bavullarını toplayarak AB´den uzaklaşırsa şaşırmam. En
                          sonunda bu olacak diye düşünüyorum" dedi..

                          Almanya´nın herkesin faturasını ödemekten bıkıp usandığını belirten
                          Gartman, "20 yıl önce Doğu´daki komşuları ile birleşmek için milyarlar
                          harcadılar. Şimdi de İtalyanlar, Yunanlılar ve diğer herkes için ödeme
                          yapmaları gerekiyor. Bu durumdan giderek daha çok sıkıldıklarını
                          düşünüyorum" dedi..
                          Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                          Yorum

                          • eren@
                            Tecrübeli
                            • 24 Nisan 2008
                            • 2344

                            #493
                            JP Morgan: Haziran´da faiz artırımı görülmüyor

                            JP Morgan, TCMB´nin Mayıs ayı faiz toplantısından çıkan kararları
                            değerlendirdi...

                            Ayrıntılar şöyle:

                            TCMB, Beklentilerle paralel olarak politika faizinde ve rezerv
                            karşılık oranlarında bir değişime gitmedi. TCMB´nin faiz açıklaması
                            duyurusunda bir sürpriz bulunmuyor. Açıklamada, mevcut para politikası
                            karışımının etkinliği üzerindeki inanışın devam ettiği ve gerekli
                            olması halinde atılacak adımların yine bu mevcut politika çerçevesinde
                            olacağı kaydedildi. Böylelikle, sert bir kredibilite kaybı
                            yaşanmadıkça TCMB´nin Haziran toplantısında bir faiz artırımına
                            gitmeyeceği görülüyor. Faiz artırımlarının Temmuz-Eylül periyodunda
                            başlatılmasını bekliyoruz.

                            Diğer yandan, TCMB, Mayıs ayında yıllık enflasyonda yaşanabilecek
                            olası sert yükselişe karşı da uyarıyor. TCMB, gıda fiyatlarındaki
                            zayıf baz etkisi ve yüksek ithalat fiyatları nedeniyle Mayıs´ta yıllık
                            enflasyonun % 5.5 seviyesindeki yıl sonu enflasyon hedefinin üzerine
                            çıkabileceğini ifade ediyor ki bu durum bizim de beklentilerimiz
                            dahilinde bir durum. Yıllık enflasyonun Nisan ayındaki % 4.3
                            seviyesinden Mayıs´ta % 5.7´ye çıkmasını bekliyoruz.
                            Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                            Yorum

                            • eren@
                              Tecrübeli
                              • 24 Nisan 2008
                              • 2344

                              #494
                              Fitch Japonya´nın not görünümünü "durağan"dan "negatif"e indirdi


                              Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Japonya´nın "AA"
                              olan uzun vadeli kredi notunu teyit etti ancak not görünümünü
                              "durağan"dan "negatif"e çekti.

                              Kuruluştan yapılan açıklamada, 11 Mart´ta meydana gelen deprem,
                              tsunami ve nükleer felaketin Japonya´nın kamu finansmanının üzerindeki
                              olası etkisine dikkat çekilerek, ülkenin kamu borcunun artmasının
                              beklendiği ifade edildi.

                              Fitch, Japonya´nın ülke kredibilitesinin, artan kamu borçlarının
                              yarattığı negatif baskı altında olduğunun altını çizerek, istikrarlı
                              bir görünüme ulaşabilmesi için Japonya´nın daha güvenilir ve daha
                              güçlü bir mali konsolidasyon planına ihtiyacı olduğunu vurguladı.

                              Fitch, ülkede mart ayında meydana gelen çifte felaketin 2011-2012
                              döneminde yol açacağı yeniden inşa harcamalarının kamu harcamalarına
                              etkisinin GSYH'nin yüzde 2´si olacağına ilişkin öngörülerini açıkladı.
                              Fitch, bu oranın ülkenin kredi notunda değişikliğe neden olmak için
                              yeterli olmayacağını ancak Fukushima Nükleer Santralinin yol açtığı
                              kirliliğin temizlenmesi maliyetine ilişkin belirsizliğin ise not
                              üzerinde aşağı yönlü riskler oluşturduğunu belirtti.

                              Fitch, mali pekiştirme taahhütlerinin güçlendirilememesi veya yeniden
                              inşa sürecinde ek maliyetlerin artması durumunda bir not indiriminin
                              söz konusu olabileceği uyarısında bulundu.

                              Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Standard and Poor´s
                              (S&P) 27 Nisan´da, Moody´s de 22 Şubat´ta yüksek kamu borcu nedeniyle
                              Japonya´nın kredi not görünümünü "negatif" izlemeye almıştı.

                              Geçen yılın sonunda Japonya´nın kamu borcu, gayri safi yurtiçi
                              hasılanın (GSYH) yüzde 210´una ulaşmıştı.
                              Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                              Yorum

                              • eren@
                                Tecrübeli
                                • 24 Nisan 2008
                                • 2344

                                #495
                                Juncker: Yunanistan'a ilişkin kararı Haziran sonuna kadar alınır

                                Euro Bölgesi maliye bakanlarının oluşturduğu Eurogroup´un Başkanı Jean
                                Claude Juncker, Yunanistan´ın borcunun toptan yeniden
                                yapılandırılmasının bir seçenek olmadığını, bununla birlikte Avrupalı
                                yetkililerin Yunanistan´ın borç krizinin çözümüne özel sektörün nasıl
                                dahil edileceğini değerlendireceklerini söyledi.

                                "Yunanistan´ın borcunun toptan yeniden yapılandırılması bir seçenek
                                değil ve hiç kimse bunu planlamıyor" diye konuşan Juncker, "Yunanistan
                                probleminin şu an ile Haziran ayı sonu arasında çözmeye çalışacağız"
                                dedi.

                                Juncker, Yunanistan problemine yanıtın ne olacağının, AB-IMF ve ECB
                                heyetinin yaptığı gözden geçirme tamamlanmadan önce söylenemeyeceğini
                                ifade etti..


                                Yunanistan: AB-IMF heyeti denetimi bu hafta tamamlayacak

                                Yunanistan Maliye Bakanı Yorgo Papakonstantinu, Yunanistan´ın mali
                                durumuna ilişkin olarak AB ve IMF heyetleri tarafından yapılmakta olan
                                denetimin bu hafta tamamlanacağını söyledi.

                                Papakonstantinu, "Müzakereleri neticelendiriyoruz ve Çarşamba gününe
                                kadar biteceklerini umuyorum" diye konuştu...
                                Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information