Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • mail2uye
    Aktif
    • 23 Nisan 2009
    • 97

    #466
    Pegasus halka açılma yolunda

    Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, dünyada ve Türkiye'de sermaye piyasalarının, 2010'un ikinci yarısında veya en geç 2011'in ilk çeyreğinde açılacak gibi göründüğünü, Pegasus olarak halka açılma planını icra etmek istediklerini bildirdi.

    Sabancı, "Sermaye piyasaları dünyada ve Türkiye'de 2010'un ikinci yarısında veya en geç 2011'in ilk çeyreğinde açılacak gibi görünüyor. Biz de bununla ilgili daha önce açıkladığımız halka açılma planını icra etmek istiyoruz. 8 Ocak'ta danışman firmayı tespit ediyoruz" diye konuştu. Pegasus'un yüzde kaçının halka arz edileceğine ilişkin bir soruya da Sabancı, "O konuyu danışman firmayla birlikte... Niye ocak ayının ilk haftasında bu danışmanı tayin ediyoruz? 2010'un ikinci yarısında halka açma hedefimiz olmasına rağmen bunları aramızda pişirmemiz lazım" karşılığını verdi.

    Pegasus halka açılma yolunda | Finanstrend.com

    Yorum

    • mail2uye
      Aktif
      • 23 Nisan 2009
      • 97

      #467
      2010 BEKLENTİLERİ: Warren Buffett

      Berkshire Hathaway'in sahibi Warren Buffett, 2010 yılına dair beklentilerini açıkladı. Buna göre:

      1. Resesyondan sonsuza dek kaçılamaz... 2007 yılının sonuna yaklaşırken, Buffett, işsizliğin önemli ölçüde toparlanmaması durumunda ABD ekonomisinin 2008 yılında resesyona gireceğini söylemişti. Warren Buffett beklentisinde haklı çıktı ancak paniğe gerek yok. Buffett, ''Periyodik olarak resesyonların yaşanması kapitalizmin doğası gereğidir'' diyor.

      2. Şimdiki ve gelecekteki resesyonlara karşı dayanacağız, tıpkı geçmişte dayandığımız gibi... Buffett, Ağustos 2007'de şunları söyledi (2008 ve 2009'da da aynı görüşleri dile getirdi): Harika bir ekonomimiz var� Dünya tarihinde böyle bir şey hiçbir zaman olmadı. İnsanların bir yüzyıl önce olduğundan yedi kat daha iyi yaşıyoruz. Öteden beri problemlerimiz oldu. Geçmiş yüzyıla bakarsanız Büyük Buhran'a 2. Dünya Savaşı'na, Soğuk Savaş'a ve atom bombasına şahit olduk, ancak ülke gayet iyi durumda.

      3. Resesyonlar fırsatlar yaratacaktır� ''1974'te hayatımın en iyi satın alımını gerçekleştirdim. Büyük ölçüde kötümserliğin hakim olduğu, petrol sarsıntısı ve stagflasyonun yaşandığı bir dönemdi ancak hisse senetleri ucuzdu''

      4. Tüm hisseler ucuz olmayacak� ''Ted Williams'ın doğru atış için beklemesi gibi başarılı bir yatırımcı doğru hisse için doğru fiyatta bekler ve bu da her zaman olmaz. Yatırım yapma konusundaki hassas nokta atışlarınızı savurmamanız gerektiği''

      5. Çoğunluk hata yapar� Buffett akıl hocası Benjamin Graham'dan alıntı yapıyor: Diğer insanlar sizinle aynı fikirde diye ne haklısınızdır ne de haksız. Haklısınızdır çünkü gerçekleriniz ve nedenleriniz doğrudur ve bu da sizin haklı olduğunuzu gösteren tek şeydir. Gerçekleriniz ve nedenleriniz doğrusuysa başkalarının dediği konusunda endişelenmenize gerek yok.

      6. Yatırımcıların değer kaybeden hisselerin kötü olduğunu düşünmeleri yanlış� ''McDonald's'ta bugün hamburger fiyatları düşse ben kendimi oldukça iyi hissederim. Artık geriye dönmem ve dün onu daha pahalıya aldım diye düşünmek yerine şöyle derim: Bugün onu daha ucuza satın alacağım''

      7. İyi zamanlar kötü kararları teşvik edecek... 2000 yılı yatırımcılarını bilgilendirme raporunda Buffett, fiyatlar yükseldiğinde büyük alımlarda bulunan kalabalığı balodaki Cinderalla'ya benzetiyor. ''Bilirsiniz ki şölende gereğinden fazla kaldığınızda sonunda her şey balkabağı ve fareye dönüşecek. Ancak yine de onlar bu eğlencenin tek bir dakikasını bile kaçırmaktan hoşlanmıyorlar. Bu nedenle başı dönen katılımcılar geceyarısından sadece birkaç saniye önce ortamdan ayrılmayı planlıyorlar. Burada bir sorun var, gerçi onlar saatin olmadığı bir salonda dans ediyorlar''

      8. Yorucu bir partinin ardından bir başka partide daha fazla dans edilecek� Buffett, şöyle diyor: Dünya çıldırdı. Tarihten öğrendiğimiz şey şu ki insanlar tarihten hiçbir şey öğrenmiyorlar''

      2010 BEKLENTİLERİ: Warren Buffett | Finanstrend.com

      Yorum

      • mail2uye
        Aktif
        • 23 Nisan 2009
        • 97

        #468
        Tekirdağlı şirketler borsanın tozunu attırdı

        İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) Tekirdağ Şehir Endeksi yılbaşından bu yana yüzde 218,7'lik değer artışı ile İMKB'nin 2.5, İzmir Endeksi'nin ise 3.6 katı getiri sağladı. 2 Ocak'ta 27.034 puandan yıla başlayan Tekirdağ Endeksi 22 Aralık itibariyle 86.161 puana yükseldi. Aynı dönemde yüzde 91 artış kaydeden İMKB-100 Endeksi ile yüzde 60,8 yükselen İzmir Endeksi Tekirdağ Endeksi'nin çok gerisinde kaldı. Yılbaşından bu yana bakıldığında Tekirdağ Endeksi'nden sonra en fazla değer artışı sağlayan ikinci şehir endeksi ise yüzde 111,5'lik getirisi ile borsadaki Kayserili şirketlerin oluşturduğu Kayseri Endeksi oldu. 2 Ocak-22 Aralık tarihleri arasında, İzmir Endeksi ile birlikte İstanbul ve Ankara endekslerinin de sıralamanın son 3'ünü paylaşarak en az değer kazanan endeksler olduğu dikkati çekti. İstanbul Endeksi yüzde 74,1'lik getiri ile sondan üçüncü olurken, Ankara Endeksi ise yüzde 61,1'lik değer artışı ile sondan ikinci sıraya oturdu.

        Tekirdağ Endeksi içinde Aksu İplik, BSH Ev Aletleri, Deva Holding, Metemteks ve Yünsa bulunuyor. Bu şirketler arasında 2 Ocak ile 22 Aralık döneminde en çok değer artışı yüzde 306,4 ile BSH Ev Aletleri'nde yaşandı. Yılbaşından bu yana yüzde 60,8'lik değer artışı sağlayan İzmir Endeksi'nde ise en fazla değer kazanan şirketler yüzde 272,4 yükselişle Ege Profil ve yüzde 212,2 yükselişle Ege Gübre oldu. İMKB'de yıl başından itibaren ana üretim ya da faaliyet merkezi aynı şehirde olan şirketlerin performansının izlenmesi amacıyla hesaplanmaya başlayan 9 şehir endeksi arasında Tekirdağ, Kayseri, Bursa, Antalya, Adana, Kocaeli, İstanbul, Ankara ve İzmir bulunuyor. İMKB, bu endekslerinin 2 Ocak-13 Şubat tarihlerine ait 1. ve 2. seans kapanış değerlerinin fiyat ve getiri olarak geriye dönük hesaplanmasına, 16 Şubat 2009'dan itibaren de gerçek zamanlı olarak başlama kararı almıştı.

        Tekirdağlı şirketler borsanın tozunu attırdı | Finanstrend.com

        Yorum

        • simurg
          Administrator
          • 10 Mart 2007
          • 9248

          #469
          7 bin bankacıya iş imkânı doğacak
          2010 bankacılık sektörü için istihdam yılı olacak
          07 Şubat 2010 Pazar, 12:24




          172 binin üzerinde çalışanı olan ve krizde işe alımları durduran bankacılık sektörü bu yıl 7 bin kişi istihdam edecek.
          Sakin geçen 2009’dan sonra 2010’un, bankalar için atak yılı olacağı belirtiliyor. Yapı Kredi İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihangir Kavuncu Türkiye’de tüm bankaların 2010’da toplam500 civarında yeni şube açacağını ve 7 bin kişiye yakın bir istihdam gerçekleştirileceğini söylüyor.
          Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Erün de işe alımların artacağını söylüyor ve ekliyor: “Sektördeki birçok oyuncu 2009’da erteledikleri
          yatırımharcamalarını 2010’da tekrar hayata geçirecektir. Hem şube açılışları hemde personel alımları açısından 2009 sektör genelinde frene basılan bir yıl
          oldu. Ekonomik gelişmeler beklendiği gibi olumlu yönde seyrederse 2010’da birçok banka genişleme politikaları izleyecektir.”
          ÇALIŞANLARIN YÜZDE 50’Sİ KADIN
          Aralık 2009 itibarıyla bankada çalışan kadın ve erkek sayısı neredeyse eşit gibi. Türkiye Bankalar Birliği’nin verilerine göre tüm bankalarda toplam 86.359 erkek, 86.044 kadın çalışan bulunuyor. Yani erkek kadın çalışan sayısı arasında sadece 315 kişilik bir fark var.
          TERFİLER EĞİTİMLE BİRLİKTE ALINIYOR
          Bankacılıkta artık klasik terfi anlayışları değişti. ‘Senesini bitiren bir üst
          pozisyona geçer’ devri kapandı. Şimdi bankacılıkta başka dengeler söz konusu. Çalışandan rakamsal anlamda beklenen başarıların yanı sıra artık eğitim de terfilerde büyük rol oynuyor. Çalışan bir üst seviyeye geçmek
          istiyorsa bunun gerektirdiği bilgiye sahip olmalı. Bu nedenle bankalar akademiler kuruyor, çalışanlarının eğitimine büyük yatırımlar yapıyor. Terfiler için farklı yapılar dikkat çekiyor. Bazı bankalar belirli dönemlerde
          sınavlar yaparak çalışanını ölçüyor, aldığı nota göre terfisini gerçekleştiriyor. Bazı bankalarda terfi etmeniz için bazı rakamları ya da pozisyonunuz adına bazı standartları tamamlamanız bekleniyor. Bazılarında ise kariyer planınızdaki tüm eğitimleri gerçekleştirmeniz..
          5 SENEDE YÖNETİCİ OLMA ŞANSI
          Bankacılık, kariyerinde hızlı yükselmek isteyenler için uygun bir meslek. Çünkü terfiler birkaç sene içerisinde gerçekleşiyor. Yeni açılan şubeler çalışanlara
          hızlı yükselme imkânı sağlıyor. Cihangir Kavuncu banka çalışanlarının 4-5 senede yöneticiliğe yükselebileceğini söylüyor. 2010’da 500’e yakın şubesinin açılması 500 tane şube müdürünün atanmasıyla aynı anlama geldiğini, bu nedenle terfi olanaklarının da oldukça fazla olduğunu dile
          getiriyor.
          Türkiye Bankalar Birliği 2009 Aralık ayı verilerine göre Türkiye’deki bankalarda 2 bin 555 ilköğretim (yüzde 1), 39 bin 442 ortaöğretim (yüzde 23), 122 bin 39
          yükseköğretim(yüzde 71), 8 bin 367 yüksek lisans ve doktora (yüzde 5)mezunu kişi çalışıyor. Uzmanlar, 80 sonrası doğumlulardan oluşan Y
          jenerasyon için bankacılığın oldukça uygun bir meslek olduğunu vurguluyor.
          Teknolojiden bağımsız yaşamayan bu nesil için bankacılıkta sürekli teknolojiyle iç içe olmak da artı özelliklerden biri.
          Eğitime açık bu jenerasyon ayrıca kendini geliştirmek adına da bankalarda
          tatmin edici uygulamalar bulabiliyor.
          Bankacılık sektörü aynı zamanda ilanlarda deneyim bölümünde uzun seneler aramayan bir sektör.
          Tabii ki belli pozisyonlar için deneyim şart ama çoğu banka çalışanlarını sıfırdan alıyor ve yetiştiriyor. Hatta bankalar üniversite kulüpleriyle de anlaşarak çalışanlarını daha okurken belirliyor ya da yeni mezunları yetiştirmek için çalışmalar gerçekleştiriyorlar.
          YENİ MEZUN ARANIYOR
          Finansbank Genel Müdür YardımcısıMurat Bayburtluoğlu “Finansbank olarak ağırlıklı teknik bilgisi bizim tarafımızdan kazandırılacak ve Finansbanklı olarak yetişecek yeni mezun arayışındayız. Bu doğrultuda yeni mezunları istihdam ederek, teknik bankacılık konusunda gerekli eğitimleri vermeyi ve Finansbank değerleri ve kültürünü taşıyacak Finansbanklılar yaratmayı amaçlıyoruz.
          Son yıllarda aramıza katılan çalışma arkadaşlarımızın yüzde 75’i bankacılık hayatına Finansbank’ta adım attılar” diyor. ING Bank İK ve Yönetim Hizmetleri
          GenelMüdür Yardımcısı Nejat Bilginer ise şunları söylüyor:
          “2010 bankacılık açısından kârlılığın azalacağı ve rekabetin artacağı bir yıl olacak.
          Ekonomideki toparlanmanın yavaş olması sektörün büyümesini de sınırlandıracak. 2009 rakamları Türk bankacılık sektörünün esnekliğini kanıtladı ve sektör 2010’a iyi bir konumda giriyor.”


          500 ŞUBE AÇILACAK
          Yapı ve Kredi Bankası İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihangir Kavuncu, bu yıl Türk bankacılık sektörünün 500 civarında yeni şube açacağını ve 7 bin kişi istihdam edeceğini söyledi.
          EĞİTİM TERFİ GETİRİYOR
          Bankacılıkta klasik terfi anlayışının değiştiğini dile getiren uzmanlar rakamsal beklentilerin yanı sıra eğitimlerin de terfilerde önemli rolü olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre bir üst seviyeye çıkmak için artık bilgi gerekiyor.
          YENİ MEZUN ARANIYOR
          Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayburtluoğlu, yeni mezun arayışında olduklarını ifade ediyor.
          Çalışanlarında şirket kültürü oluşturmak istediklerini dile getiren Bayburtluoğlu, eğitimlere önem verdiklerini kaydediyor.

          9.036 şubede 172 binin üzerinde çalışan
          Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre Aralık 2009 itibarıyla Türkiye’de faaliyet
          gösteren banka sayısı 45. Bu bankaların toplamda 9.036 adet şubesi bulunuyor. Ve sektörde şu an 172 binin üzerinde kişi çalışıyor.


          HABERTÜRK
          https://twitter.com/keyborsa_simurg

          Yorum

          • simurg
            Administrator
            • 10 Mart 2007
            • 9248

            #470
            Bankalar üzerinden e-haciz yapılacak
            Kaçakların peşine düşen Maliye, 'Cebri Tahsilat Sistemi'ni işletecek
            07 Şubat 2010 Pazar, 12:13


            Maliye Bakanlığı, vergide kayıp ve kaçakların peşine düşüyor. ''Cebri Tahsilat Sistemiyle'' bu yıl, vergi borcunu ödemediği için haciz işlemiyle karşı karşıya kalan mükelleflerin yüzde 90'ına bankalar kanalıyla da E-Haciz başlatılması planlanıyor.

            AA muhabirinin Gelir İdaresi Başkanlığının 2010 Performans Programından derlediği bilgilere göre, vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele için Borç Takip ve Değerlendirme Sisteminin etkinliği artırılıyor. Bu çerçevede vergi ve diğer mali yükümlülüklerin zamanında ödenmesini sağlamak amacıyla etkin bir ''Cebri Tahsilat Sistemi'' oluşturuluyor.

            Vergi ve diğer mali yükümlülüklerin zamanında ödenmesini sağlayacak bu sistem ile bankalarca vadesi geçmiş vergi borçlarından yapılan tahsilatın, toplam vadesi geçmiş borçlardan yapılan tahsilata oranı yüzde 5'e çıkarılacak. (Vergi borcu yoktur) yazısı alan mükelleflerden yapılan tahsilatların, toplam vadesi geçmiş borç tahsilatlarına oranı yüzde 1'e çıkarılacak.

            Cebri Tahsilat Projesi ile bu yıl bankalara e-haciz bildirisi gönderilen mükelleflerin, haklarında haciz varakası düzenlenmiş olan toplam mükelleflere oranı da yüzde 90'ı bulacak. Böylece, vergi borcunu ödemediği için haciz varakası düzenlenen mükelleflerin yüzde 90'ı için yıl sonuna kadar bankalara elektronik-haciz bildirisi gönderilmiş olacak ve bunlar için e-haciz işlemine geçilecek.

            Trafik şube ve bürolarına elektronik ortamda haciz bildirisi gönderilen mükellef sayısı da, hakkında haciz varakası düzenlenmiş olan toplam mükellef sayısının yüzde 1'i düzeyine ulaşacak.

            Gelir İdaresi Başkanlığı, bu şekilde vergi borçları için bankalarda hemen elektronik haciz işleminde bulunacak. Aynı şekilde borçlular için trafik şube ve bürolarına da elektronik ortamda haciz bildirisi gönderilecek.

            SEKTÖRLERDE KAÇAK DURUMU

            2010 Yılı Performans Programı ile vergi kayıp ve kaçağının sektörel analizi ve raporlanması da gerçekleştirilecek.

            Bu faaliyet kapsamında Katma Değer Vergisi (KDV) Kayıp ve Kaçağı Hesaplama ve Raporlama, Denetim Sonuçları Analizi, Raporlanması ve İzleme faaliyetlerinin yanı sıra Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu ile denetim ve idari düzenlemeler konusunda işbirliği yapılacak.

            Türkiye İstatistik Kurumu, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Hazine, üniversiteler ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği sonucu, ihtiyaç duyulan makro ve mikro bazda ekonomik veriler temin edilecek ve bu verilerin vergisel boyutunun analiz edilmesi sağlanacak.

            Vergi kanunlarında veya diğer mali kanunlarda yer alan her türlü istisna, muafiyet ve indirimlerin maliyetlerini ölçmek, ekonomik ve sosyal etkilerini analiz etmek üzere de bir çalışma yürütülüyor. İdare, bu kapsamda akaryakıt fiyatlarının takibi ve Avrupa ile karşılaştırılmasına dönük bülten hazırlama çalışmasında da bulunuyor.

            BANKA HESABI GİBİ VERGİ HESABI

            Gelir İdaresinin 2010 Yılı Performans Programında yer alan diğer bazı proje ve düzenlemeler de şöyle sıralanıyor:

            ''-Mükellef Cari Hesabı Projesi: Mükelleflere ait tahakkuk ve tahsilat kayıtlarının bir arada görülmesini ve mükellefin hesap bakiyesinin güncel olarak izlenmesini sağlayacak Mükellef Cari Hesabına ilişkin ikincil mevzuat düzenleme ve sistem alt yapısının hazırlanması çalışmaları devam ediyor.

            -İhbar Takip Yazılımı: İhbar dilekçelerinin sektörel açıdan tasnif edilmesini ve bu bilgilerin risk analizi çalışmalarında değerlendirilmesini sağlayacak İhbar Takip Yazılımı sürüyor.

            -Veri Ambarı Yönetimi: Veri Ambarının inceleme ve denetim çalışmalarına kaynak teşkil edecek yeni veriler ile güçlendirilmesi amacıyla çeşitli kurum ve kuruluşlardan alınacak bilgilerin alt yapısı ile ilgili yeni bir çalışma yapılıyor.

            -Borç Sorgulama, Araştırma ve Takip Sistemi: Türkiye genelinde vergi ve diğer mali yükümlülüklerin zamanında ödenmesini sağlamak amacıyla kurulan Borç Takip Sistemi, daha da geliştirilecek. Mevcut vergi borç stokunun artmaması amacıyla, cari döneme ait borçların, sistem kanalıyla vergi türleri itibariyle takibi sağlanacak. Mükellef borç stoklarındaki artışın kaynakları tespit edilerek, stokun azaltılması yönünde de çalışmalarda bulunulacak.

            -MTV İlişik Kesme Projesi: Motorlu Taşıtlar Vergisini tahsile yetkili bağlı ve bağımsız vergi dairelerinin Türkiye genelinde birbirleri adına ilişik kesme belgesi düzenlemesini sağlamak üzere yazılımlar oluşturuldu. Yazılım kapsamında gerekli veri girişlerini tamamlayan vergi dairelerinin sisteme dahil edilmesi çalışmaları devam edecek.

            -Vergi Borcu Yoktur Projesi: Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması zorunluluğu getirmeye, bu kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar ve işlemler itibariyle topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağına ve madde uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştı.

            Söz konusu hüküm çerçevesinde bazı ödeme işlemlerinde vergi borcu bulunmaması şartı getirilmesi çalışmalarına başlandı.

            -Elektronik ortamda alınan hizmetler genişletilecek. 2009 yılında 38 milyon 500 bin e-beyanname alınırken, bu sayı 2010 içinde 55 milyona çıkarılacak. Alınan e-beyannamelerin, toplam beyannameye oranı da yüzde 99'a yükselecek.

            -İnternet uygulamalarından yararlanan mükellef sayısının toplam mükelleflere oranı da yüzde 62'ye ulaşacak. Bu yıl 144 özelge internette yayımlanacak
            https://twitter.com/keyborsa_simurg

            Yorum

            • simurg
              Administrator
              • 10 Mart 2007
              • 9248

              #471
              G7'de 'teşviklere devam' kararı alındı
              Sanayileşmiş G-7 ülkeleri, küresel ekonomideki toparlanmanın sürmesi ve küresel piyasaların sakinleşmesi için çalışma sözü verdiler
              07 Şubat 2010 Pazar, 12:09


              Kanada'nın kutup bölgesindeki Iqaluit kasabasında düzenlenen G-7 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları toplantısı dün sona erdi. Küresel ekonominin toparlanmaya başladığını ancak, hükümetlerin ekonomiye desteğini çekmesi için çok erken olduğu konusunda anlaşan G-7 ülkeleri, bu yüzden, sürdürülebilir büyümeye yumuşak geçişi desteklemek için hükümetlerin teşvik paketlerine devam etmesini kararlaştırdı.

              Kanada Maliye Bakanı Jim Flaherty, G-7 adına yaptığı açıklamada, sanayileşmiş ülkelerin ayrıca, güçlü toparlanma sağlandığında gelecek yıl teşvik önlemlerini azaltma stratejilerini tartıştığını söyledi. Flaherty, ''Henüz sağlam tesis edilmiş toparlanmaya sahip değiliz ancak, işaretleri var. Teşvikleri sürdürmeye ihtiyacımız var. Hepimiz, teşvik önlemlerinin sürmesinin gerekliliği konusunda uzlaştık. Bütçe açığı seviyeleri ve teşvikler sona erdiğinde, nasıl çıkacağımız konusunda endişeler söz konusu'' dedi.

              ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner de gazetecilere, G-7 ülkelerinin, küresel ekonomideki toparlanmanın güçlendirilmesi ve sağlamlaştırılması taahhütlerinin altını çizdiğini kaydetti.

              AVRUPA'DAKİ BÜTÇE AÇIKLARI

              G-7 ülkelerinin toplantısı, Avrupa'da bazı ülkelerdeki bütçe açıkları ve büyük borçların küresel toparlanmanın rayından çıkacağı endişelerinin finansal piyasaları salladığı döneme denk düştü.

              Böylece Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın artan bütçe açıkları ve borçlarının gündemin ana konusunu oluşturduğu Kanada'daki toplantı sırasında Avro Bölgesi'nin üst düzey finans yetkilileri, bu bütçe açıklarıyla ilgili ve Avro Bölgesi'nin geleceğine ilişkin artan endişeleri gidermeye çaba gösterdiler.

              Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Jean-Claude Trichet yaptığı açıklamada, bütçe açığı krizinin etkilediği Yunanistan'ın, bu açığı azaltmayı hedefleyen harcamaları kısma planını uygulayacağına inandığını ifade etti. Trichet, ''Yunanistan hükümetinin, yinelediğim gibi bu amaca ulaşmasına izin verecek bütün kararları alacağından eminiz ve bunu bekliyoruz'' dedi.

              Yunanistan'daki krizin kontrol altında olduğunu göstermeye çalışan Avro Bölgesi Başkanı Jean-Claude Juncker de, ''biz, Avro Bölgesi'nin temsilcileri, Yunanistan'daki durumun ciddi ve bu sorunun çözüleceğini açıkça ortaya koyduk'' diye konuştu. Toplantıya katılan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn'ın, geçen hafta, Yunanistan isterse yardım etmeye hazır oldukları yönündeki açıklamasını değerlendiren Juncker, IMF'nin yardımına ihtiyaç bulunmadığını söyledi.

              Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde da Avro Bölgesi ekonomilerinin, Yunanistan'ın planını izleyeceğini söyledi.

              Avro Bölgesi üyesi Yunanistan, İspanya ve Portekiz, harcamalarını kontrol altına almaları konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya bulunuyor.

              BANKACILIK SEKTÖRÜ VE DÖVİZ POLİTİKASI


              Bankacılık sektöründe reform konusunun değerlendirildiği toplantıda, G-7 ülkeleri, güçlü ve gelecekteki krizlere karşı bankaları güçlendirmek amacıyla uluslararası alanda kabul gören banka sermaye standartları uygulanması çağrısında bulundular.

              Ayrıca, küresel hükümetlerin finansal sistemi kurtarmasının bedelini ödemeye yardımcı olabilmesi amacıyla bankalara vergi uygulaması fikrine destek artarken, bu vergi düzenlemesinin, ekonomideki toparlanmayı rayından çıkarmayacak biçimde tasarlanması gerektiğine işaret edildi.

              ABD Hazine Bakanı Geithner, geçen yıl Eylül ayında taahhüt ettikleri gibi güçlü, kapsamlı bir finansal reformlar oluşturulması konusunda uzlaşmaya varılması ve ilerleme sağlanmasında fikir birliği içinde olduklarını ifade etti. Geithner, ''Bu, bu yıl sonuna kadar büyük küresel kuruluşlar için yeni bir sermaye gereksinimleri oluşturulması anlamına geliyor'' diye konuştu.

              G-7 ülkeleri, döviz politikası konusunda resmi açıklama yapmadılar. Ancak, bakanlar, G-7'nin bu konuda geçen yıl Ekim ayında yaptığı açıklamanın arkasında durduğunu söylediler.

              Bu açıklamada, grubun, Çin'in para birimi yuanın değerlenmesi kararından memnun olduğu ve bunun, birçok kimsenin 2008 yılındaki finansal krizin tohumlarını eken küresel ekonomideki dengesizliğin daralmasına yardımcı olması gerektiği belirtilmişti.

              Fransa Maliye Bakanı Lagarde, grubun, söylenecek yeni bir gelişme olduğu takdirde döviz politikası konusunda açıklama yapmaya karar verdiğini dile getirdi.

              G-7 ülkeleri, döviz politikasının değerlendirmesinde en iyi forumun hangisi olacağı konusunda fikir ayrılığına düştüler. Fransa, bu konunun G-7'de tartışılmasından yana tavır koydu. Japonya ise Çin'in para biriminin tartışılmasının, Çin'in de arasında bulunduğu gelişmekte olan ekonomiler ile gelişmiş ekonomileri temsil eden G-20'de olması gerektiğini savundu.

              HAİTİ'NİN BORÇLARI

              Öte yandan, G-7 ülkeleri, geçen ay deprem felaketinin vurduğu Haiti'nin gruba olan borçlarını silmeye karar verdi.

              Kanada Maliye Bakanı Flaherty, G-7 ülkelerinin, Haiti'nin kendilerine olan borçlarını silmeye karar verdiğini, aynı zamanda bu ülkeye borç veren diğer ülkeler ve kuruluşların da bu borçları unutması gerektiğini düşündüklerini, bunun mümkün olan en kısa sürede olması için çalışacaklarını söyledi.

              Haiti'nin uluslararası kreditör kuruluşlara ve ülkelere olan 1,2 milyar dolar tutarındaki borcu daha önce iptal edilmişti.

              Haiti'nin toplam borcunun ne kadar olduğu bilinmezken, bu ülkenin G-7 Ülkelerine olan borcunun çok küçük olduğuna inanılıyor. Venezüela ve Tayvan'ın ise Haiti'nin en büyük kreditörü olduğu belirtiliyor.

              Bir sonraki G-7 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısının, IMF'nin Washington'da yapılacak bahar toplantıları sırasında olacağı da bildirildi.


              HABERTÜRK
              https://twitter.com/keyborsa_simurg

              Yorum

              • simurg
                Administrator
                • 10 Mart 2007
                • 9248

                #472
                Ekonomi yazarları hangi şapkayla yazıyor?
                Babacan’ın açıklamaları ekonomi basınında büyük yankı buldu
                12 Mart 2010 Cuma, 11:49:53




                HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

                Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen ''10. Ekonomi Basını Başarı Ödülleri''nin dağıtıldığı törende, ''Yazarken, çizerken hangi şapkayla yazıyoruz? Akademisyen, gazeteci, şirket ortağı, banka danışmanı, banka yönetim kurulu üyesi, yatırımcı...? Bugünlerde Vedat Bey, SPK bunun üzerinde kafa yormaya başladı? Çok önemli. Bir şeyler yazıyor, çiziyor, bir şeyler söylüyor ama bu gerçekten samimi, doğru bir analiz mi? Yoksa 'şöyle bir yönlendirmeye çalışayım, arkadan kendi adıma, şahsım adına olumlu bir sonuç mu ortaya çıksın?' Buna da çok dikkat etmek gerekir. Şüphesiz Türk basını bu konuda çok büyük yol kat etti'' dedi.
                Babacan’ın bu sözleri ekonomi basınında büyük yankı buldu, tartışmalar başladı. Ekonomi Gazetecileri Derneği, bu konuda desteğe hazır olduğunu açıkladı.
                Peki Türkiye’nin önemli yazarları, akademisyenler bu konuda ne düşünüyor?

                DÜNYANIN HER YERİNDE BU BÖYLEDİR

                Kadir Has Üniversitesi Uluslararası Finans Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin, “Dünyanın her yerinde televizyona yorum yapanlar değişik kesimlerden geldiğini görürsünüz. Bir kısım gerçekten gazeteci bir kısım akademisyendir. Bir kısım yatırım şirketlerini veya büyük şirketlerinin ekonomisti, analisti veya üst düzey analistidir. Normaldir. Çünkü yatırım şirketleri reyting şirketleri raporlar yayınlıyorlar onların da yönlendirme ihtimali var” dedi. Uluslararası yatırım bankalarının ekonomistlerinin de çıkıp demeç verdiğin belirten Bilgin açıklamalarına şöyle devam etti: “Maliye bakanımız da siyasete girmeden önce uluslararası bir yatırım bankasını analistiydi. Ama aynı zamanda piyasalarla ilgili yorumlar yapıyor. Bazı ekonomi gazetelerinde köşe yazıları yazıyordu. Bir şekilde siyasetin içinde olan milletvekili, bakanlar da köşe yazıyor. Sayın Babacan’a şu noktada hak veriyorum. Piyasada halka açık şirketlerle ilgili yorum yapıyorsa o yorum da manipülasyona yol açıyorsa bu doğru olmaz. Bir şirket yöneticisi hisselerin fiyat hareketine neden olacak bir yazı yazıyorsa o zaman gereken yapılmalı. Şirket bazında yorumlara dikkat edilmeli. Ancak ekonomiyle ilgili yorumları herkes bulunduğu pozisyondan yapabilir. O zaman tek tip haberler olur.”


                İbrahim Haselçin – Gazete Habertürk Yazarı

                Gazete Habertürk Ekonomi Yazarı İbrahim Haselçin, ekonomi gazetecilerinin başka bir işte çalışıp daha sonra da köşelerinde yazı yazmalarının hiçbir sakıncası olmadığını söyledi. Haselçin, yazarın yazdığı yazıyı manipüle etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Haselçin, böyle birşey yapan varsa her türlü yasal müeyyidenin uygulanması gerektiğini söyledi. Ayrıca ekonomi yazarlarının başka işlerde çalışarak uzmanlaştığını ve kamuoyuna bu şekilde daha faydalı olduklarını söyledi. Ekonomi gazetecilerinin bilgi ve birikimlerini kamuoyu ile paylaşmalarının en iyi yolunun ise medya olduğunu belirtti.

                Gazi Erçel – Gazete Habertürk Yazarı
                Gazete Habertürk Ekonomi Yazarı Gazi Erçel, yazarın yazdığı yazıların etik ve ahlaki olması gerektiğini söyledi. Bir yazarın başka bir işte çalışmasının herhangi bir sorun yaratmayacağını söyleyen Erçel, bu durumun genellikle hükümeti övmeyen yazarlara karşı tavır alımından ortaya çıktığını sözlerine ekledi. Erçel, çıkarları doğrultusunda yazı yazan ekonomi yazarlarının SPK'nın mevzuatına aykırı davrandıkları için gerekli cevaları almaları gerektiğini söyledi.
                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                Yorum

                • EFEKENT
                  Kıdemli
                  • 15 Mayıs 2008
                  • 4329

                  #473
                  Merkez Bankasının Nisan ayının birinci dönem anketine göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 8,24'e yükseldi.

                  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Nisan 2010 1. Dönem Beklenti Anketi sonuçlarını açıkladı.

                  Buna göre, Mart ayının ikinci anketinde yüzde 8,06 olan yıl sonu enflasyon beklentisi, Nisan ayının ilk anketinde yüzde 8,24'e çıktı.

                  Merkez Bankası tarafından düzenlenen Nisan ayı birinci dönem beklenti anketi sonuçlarına göre, yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 4,3 oldu.

                  Merkez Bankasının, mali ve reel sektörde karar alıcı ve uzman kişiler ile profesyonellerin beklentilerini saptamaya yönelik her ay iki kez düzenlediği Beklenti Anketinin Nisan ayı birinci dönem sonuçları açıklandı.

                  Buna göre, Mart ayının ikinci dönem anketinde yüzde 0,69 olan cari ayın tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) beklentisi Nisan ayının ikinci anketinde yüzde 0,71'e yükseldi. Mart ayının ikinci anketinde yüzde 0,73 olan gelecek ayın TÜFE beklentisi ise yüzde 0,63'e geriledi. İki ay sonrasının TÜFE beklentisi de yüzde 0,63'ten yüzde 0,26'ya indi.

                  2010 Mart ayının ikinci döneminde yüzde 8,06 olarak belirlenen yıl sonu yıllık TÜFE beklentisi Nisan ayının ilk anketinde yüzde 8,24'e, 12 ay sonrasının yıllık yüzde 7,22 olan TÜFE beklentisi oranı son ankette yüzde 7,25'e yükseldi. 24 ay sonrasının yıllık TÜFE beklentisi ise yüzde 6,77'den yüzde 6,87'ye çıktı.

                  BONO VE FAİZ BEKLENTİLERİ

                  Mart ayının ikinci döneminde yüzde 7,89 olan gelecek 3. ayın altı aylık Hazine Bonosu ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi yüzde 8,05'e yükseldi.

                  Gelecek 12. ayın altı aylık Hazine Bonosu ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi de yüzde 9,27'den yüzde 9,36'ya çıktı.

                  Gelecek 3. ayın 5 yıl vadeli, 6 ayda bir sabit kupon ödemeli TL cinsi Devlet Tahvili ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi yüzde 10,64'ten yüzde 10,68'e yükselirken, gelecek 12. ayın 5 yıl vadeli, 6 ayda bir sabit kupon ödemeli TL cinsi Devlet Tahvili ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi yüzde 11,75'ten yüzde 11,72'ye indi.

                  Cari ay sonu yıllık basit faiz oranı beklentisi Mart ayı ikinci beklenti anketinde olduğu gibi yüzde 6,50'de kalırken, gelecek 3 ay sonundaki yıllık basit faiz oranı beklentisi ise yüzde 6,50'den yüzde 6,78'e yükseldi.

                  Gelecek 12 ay sonundaki yıllık basit faiz oranı beklentisi de yüzde 8,29'dan yüzde 8,50'ye çıktı.

                  YIL SONU DOLAR KURU BEKLENTİSİ GERİLEDİ

                  Cari ay sonu dolar kurulu beklentisi 1,5288'den 1,5169'a, yıl sonu dolar kurulu beklentisi ise 1,5636'dan 1,5583'e düştü. Gelecek 12 ay sonundaki dolar kuru beklentisi ise 1,5885'ten 1,5773'e geriledi.

                  Mart ayı ikinci beklenti anketinde 24 milyar 204,6 milyon dolar olan cari yıl sonu yıllık cari işlemler dengesinde meydana gelecek açık beklentisi, Nisan ayının ilk anketinde 25 milyar 403,5 milyon dolara çıktı.

                  Cari yıl sonu yıllık GSYH büyüme beklentisi yüzde 4,3 oldu. Mart ayı ikinci dönem beklenti anketindeki beklenti yüzde 3,9 idi.

                  Mart ayının ikinci anketinde yüzde 4,4 olan gelecek yıl sonu GSYH büyüme beklentisi de yüzde 4,5 olarak belirlendi.
                  "Başkalarından üstün olmanız önemli değildir. Önemli olan dünkü halinizden üstün olmanızdır."
                  Hint Atasözü

                  [url]https://twitter.com/EFEKENT017[/url]

                  Yorum

                  • simurg
                    Administrator
                    • 10 Mart 2007
                    • 9248

                    #474
                    Tzob:haziran ayinda marketlerde fiyati en cok artan urun "limon" oldu- basin aciklamasi
                    kurulustan konuya iliskin olarak yapilan basin aciklamasi asagida
                    yer aliyor:
                    "ureticiden tuketiciye, halkimizin tamamini yakindan ilgilendiren gida
                    fiyatlarindaki degisimleri, takip etmeye ve kamuoyunu dogru
                    bilgilendirme amaciyla aciklamalarimiza devam ediyoruz.
                    Haziran ayindaki, uretici ve market fiyatlari arasindaki farki
                    inceledigimizde, uretici ve market arasindaki fiyat farkinin %300'lere
                    ulastigi gorulmektedir. Urun gruplari itibariyla baktigimizda ise bu
                    oranin, yas sebze ve meyvede %300'lere, baklagillerde %248,3'lere,
                    pirincte %163,9'lara, kurutulmus urunlerde %271,4'lere, hayvansal
                    urunlerde ise %203'lere ciktigi gorulmektedir.
                    Haziran ayindaki market fiyatlarina baktigimizda; 5 urunde fiyat degisimi
                    olmazken, 13 urunde azalma, 10 urunde ise fiyat artisi olmustur. Nohut,
                    yesil mercimek, yumurta, sut ve toz seker fiyatlarinda degisim gorulmezken,
                    domateste %1,5, tavuk etinde %2,1, kuru fasulyede %2,1, elmada %3,4, kirmizi
                    mercimekte %3,6, pirincte %3,8, salatalikta %5,5, armutta %10,7, soganda
                    %13,4, yesil fasulyede %14,5, patateste %14,7, patlicanda %23, karpuzda
                    %44,2 fiyat dususleri gorulmustur. Buna karsilik, limonda %53,3, sivri
                    biberde %18,6, kuru uzumde %13,6, cilekte %8,9, findikta %6,2, kuru incir
                    %5,2, kuzu etinde %3,2, kuru kayisida %3,2, havucta %2,6, dana etinde %1,4
                    fiyat artislari olmustur.
                    Haziran ayindaki uretici fiyatlarina baktigimizda; 10 urunde fiyatlar bir
                    ay onceki fiyatlara gore degismezken, 10 urunde azalma, 6 urunde ise fiyat
                    artislari olmustur. Sivri biber, cilek, kuru fasulye, nohut, yesil mercimek,
                    pirinc, kuru uzum, kuru incir, yumurta ve sutte fiyat degisimi gorulmezken,
                    limonda %17,1, kuru kayisida %10, dana etinde %7,3, havucta %5,7, kuzu etinde
                    %5,1, findikta %4,4 fiyat artisi olmustur. Buna karsilik, salatalikta %4,1,
                    elmada %7,7,armutta %16,4, yesil fasulyede %16,7, soganda %20, domateste
                    %23,2, patlicanda %28,6, patateste %30, kirmizi mercimekte %34,9, karpuzda
                    %39 fiyat dususleri gorulmustur.
                    Uretici fiyatlarinda artis gorulen urunlerden limonda urun stokunun
                    azalmasina bagli olarak fiyatlar artis gostermistir. Kuru kayisida gorulen
                    fiyat artisinda ise gecen aylarda meydana gelen don olayi nedeniyle gelecek
                    sezon rekoltenin dusuk olacagi beklentisi etkili olmustur.
                    Ureticilerimizde fiyati dusen urunlere baktigimizda, salatalik, yesil
                    fasulye, sogan, domates, patlican, patates, karpuzda hava sicakliklarinin
                    artmasina bagli olarak hasat edilen urun miktarinin artmasi etkili olmustur.
                    Domateste fiyat dususune etki eden faktorlerden biri de domates guvesi
                    olarak adlandirilan tuta absoluta zararlisinin urunlerde kalite kayiplarina
                    yol acmasidir.
                    Uretici fiyatlarinda dusus gorulen urunlerden biride kirmizi mercimektir.
                    Kirmizi mercimek uretici fiyati yeni sezona aittir. Gecen sezona gore
                    kirmizi mercimek rekoltesinin normal seviyeye gelmesi nedeniyle fiyatlarda
                    bir miktar gerileme olmustur.
                    Uretici ve market fiyatlarini birlikte degerlendirdigimizde, fiyati artan
                    urunlerden limon ve findikta marketlerdeki fiyat artisi ureticilerdeki
                    fiyat atisindan daha fazla olmustur. Sivri biber, cilek, kuru uzum, kuru
                    incirde uretici fiyati degismezken market fiyatlari artis gostermistir.
                    Domates, yesil fasulye, sogan, patates, patlican, elma, armut, kirmizi
                    mercimekte market fiyatindaki dusus, ureticilerdeki fiyat dususunden daha
                    az olmustur. Goruldugu uzere uretici fiyatlarindaki dusus marketlere
                    yeterince yansimamistir.
                    Turkiye ziraat odalari birligi tarafindan yapilan arastirmaya devam edilecektir "
                    -matriks-
                    https://twitter.com/keyborsa_simurg

                    Yorum

                    • simurg
                      Administrator
                      • 10 Mart 2007
                      • 9248

                      #475
                      Ocak'ta hayatımız değişecek!
                      Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu tasarıları pek çok yenilikle geliyor
                      04 Aralık 2010 Cumartesi, 15:53:14





                      TBMM'de iktidar ve muhalefet partilerinin ocak ayında yasalaştırmayı kararlaştırdığı Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu tasarıları yürürlüğe girdiğinde, günlük yaşantımızda da önemli yansımaları olacak.
                      Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu tasarılarının 11-20 Ocak 2011 tarihlerinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi için iktidar ve muhalefet arasında sağlanan uzlaşmayla, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu'nun ardından son yılların en kapsamlı yasal değişikliği gerçekleştirilecek.
                      Türk Ticaret Kanunu değişiklikleri özellikle ticari yaşamı önemli ölçüde değiştirecek. Türk şirketleri şeffaflaşarak, hem yabancı şirketler açısından, hem de yerli şirketler açısından daha güvenilir partnerler haline gelecekler. Ayrıca TTK'da Paris'ten diplomalı terzi, Christian Dior'un kalfası gibi sıfatlar kullanan terzi, kuaför, dişçi gibi meslek mensuplarına 2 yıla kadar hapis cezası da ilginç maddeler arasında yer alıyor.
                      Yeni Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle kirayla ilgili tüm işlemler bu yasaya tabi olacak. Herhangi bir borca kefil olanların başına ne geleceğine ilişkin belirsizlikler giderilecek.


                      BORÇLAR KANUNU
                      Toplam 649 maddeden oluşan Borçlar Kanunu Tasarısı'nın getirdiği bazı önemli düzenlemeler şöyle:
                      KİRAYA ÜFE SINIRI: Kira bedelleri, bir önceki yıldaki üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artışı geçemeyecek. Döviz üzerinden ödenen kira bedelleri beş yılda bir yeniden belirlenecek.
                      DEPOZİTOYA ÜÇ AY SINIRI: Kiralamalarda güvence bedeli (depozito) üç aylık kira tutarını aşamayacak. Depozito parası, kiracı ve mülk sahibinin ortak vadeli hesabında tutulacak.
                      KİRAYI İKİ AY AKSATAN EVDEN ÇIKARTILACAK: Kirasını ödemeyen kişiye evsahibi öncelikle ihtar çekecek. İki defa ihtar çekilen kiracı, kira döneminin bitiminde bir ay içerisinde dava yoluyla tahliye edilecek.
                      EVLATLIĞIM OTURACAK, ÇIK: Ev sahipleri altsoy ve üstsoyunun ihtiyacı için de evin tahliyesini isteyebilecek. Böylece dedesi veya torununun torunu için dahi tahliye talebinde bulunabilecek.
                      KARIMDAN İZİNSİZ KEFİL OLAMAM: Eşlerden biri yazılı olarak izin vermedikçe diğer eş hiçbir şekilde bir başkasının borcuna kefil olamayacak. Kefil olanın rızası olmadıkça, kefalet miktarında sonradan bir artış yapılamayacak.
                      ÖMÜR BOYU KEFALETE SON: Herhangi bir borca kefil olma durumunda, on yıldan daha fazla süre için verilse bile kefalet on yılın sonunda kendiliğinden ortadan kalkacak.
                      TAZMİNATTA MEVKİ AYRIMI OLMAYACAK: Manevi tazminatların belirlenmesinde hakim kişinin zenginliğine yoksulluğuna, ya da makam ve mevkisine bakmayacak. Sebepsiz zenginleşme, tazminat ölçüsü olmayacak.
                      DOKTOR TAZMİNATTAN KAÇAMAYACAK: Afyon'daki katarakt ameliyatlarında olduğu gibi doktor hatasıyla hastanın ölmesi veya bir organını kaybetmesi durumunda ameliyat öncesi doktoru sorumluluktan kurtarmaya yönelik sözleşmeler geçersiz olacak. Bu durumdaki doktorlar ve hastaneler tazminat ödemekten kurtulamayacaklar.
                      YİRMİ YIL SONRA YIKILAN BİNAYA TAZMİNAT: Zaman aşımı süreci, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihte başlayacak. Yirmi yıl sonra yıkılan bina için de müteahhitten tazminat alınabilecek.
                      CİNSEL TACİZE KARŞI ÖNLEM: İşveren, kadın ve erkek işçilerin cinsel tacize uğramamaları ve tacize uğramış olanların daha fazla zarar görmemesi için güvenlik önlemi alacak.
                      İŞTEN ATILANA 6 AYLIK MAAŞ: Haksız yere işçisini işten atan işveren, altı aylık maaşa kadar tazminat ödeyecek.


                      AMAN KÖPEĞE DİKKAT

                      FAİZE SINIR: Sözleşmeyle belirlenecek akdi faizlere sınır konulacak. Uygulamadaki yasal faiz dikkate alınarak, akdi faiz yüzde 13.5'i, temerrüt faizi de yüzde 18'i aşamayacak.
                      NAFAKADA SINIR YOK: İşçi ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemeyecek. Ancak nafaka davalarında bu sınır uygulanmayacak.
                      YANAN EVİN SORUMLULUĞU: Tapu devri yapılmış olsa bile alıcıya henüz teslim edilmemiş bir evin yanması durumunda satıcı sorumlu olacak.
                      KÖPEĞİNİZ ÖLDÜRÜLEBİLİR: Bir köpek, komşunun bahçesine girip bitkilere ya da insanlara zarar verdiğinde, bahçe sahibi hayvanı öldürebilecek.
                      KAYBOLAN EŞYADAN OTEL SORUMLU: Müşteriye ait eşyaların çalınması durumunda otel konaklama ücretinin 3 katına kadar tazminat ödeyecek.
                      Tasarının başka bazı düzenlemeleri özetle şöyle:

                      -Ismarlanmayan bir şeyi posta kutusunda veya kapısının önünde bulan ya da başka bir yolla alan kişi, söz konusu şeyi geri göndermek veya saklamakla yükümlü olmayacak.

                      -Sözleşmelerde, güvenli elektronik imza kullanılabilecek. Güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracak.

                      -Okur yazar olmayanlar, imza yerine usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilecek.

                      -Bireyler, bankalar, sigorta, seyahat ve taşıma işletmeleri gibi şirketler tarafından önceden hazırlanan soyut ve tek yanlı sözleşmelere karşı korunacak.

                      -Hakim, sadece ölüm halinde değil, ağır bedensel zararlarda da zarar görenin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine karar verebilecek.

                      -Hiçbir sosyal güvenceden yararlanamayacak durumda olan, uğradığı zararın giderilmesi için acil parasal desteğe ihtiyaç duyanlara, ''geçici ödeme'' yapılabilecek.

                      -Borçlu, olağanüstü faiz oranlarına karşı korunacak. Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecek. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, belirlenen yıllık faiz oranının yüzde 50 fazlasını aşamayacak.

                      -Ekonomik kriz dönemleri gibi olağanüstü durumlarda, sözleşmeler değişen koşullara göre uyarlanabilecek.

                      -Satıcı, sattığı malda bulunduğunu belirttiği niteliklerin bulunmamasından sorumlu olacak. Alıcı, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde, satılanı geri vererek sözleşmeden dönebilecek.

                      -Taşınmaz satışı sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenecek. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacak.

                      -Taksitle satış sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olamayacak.

                      -Kiraya veren, kiralananın kullanımıyla ilgili olmak üzere, kendisi veya üçüncü kişi tarafından yapılan yan giderlere katlanacak. Buna göre, çatı onarımı ve dış cephe boyası gibi giderler, ev sahibi tarafından karşılanacak.Gayrimenkulu kiralayan, mal sahibinden kiralanan yerle ilgili ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebilecek. Bu sürede ayıp giderilmezse kiracı, bu ayıbı mal sahibi adına gidertebilecek ve bundan doğan alacağını kira bedelinden kesebilecek. Ayıbın verilen sürede giderilmemesi durumunda, kiracı sözleşmeyi feshedebilecek.

                      - Kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra kiralanan yer herhangi bir nedenle el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olacak.

                      - Kiracı, aksine sözleşme ve yerel adet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa ısıtma, aydınlatma ve su gibi yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödeyecek.

                      - Kiraya verenler, konut ve çatılı iş yerlerinde, sadece kira bedelini değil, elektrik ve su gibi yan giderleri de ödemeyen kiracılara karşı, temerrüt sebebiyle tahliye davası açabilecek.

                      -Sözleşmeye uygun olarak özenle kullanacak ve komşulara gerekli saygıyı gösterecek kiracının, bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, en az otuz gün süre vererek, durumunu düzeltmesi için ihtarda bulunacak. Ancak, kiracının davranışları komşular tarafından çekilmez hale gelirse, ev sahibi yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilecek. Uyarıya rağmen yüksek sesle müzik dinleyen, gürültü patırtı, balkonda mangal yapan kiracının sözleşmesi iptal edilebilecek.

                      -Kiracı, kiralanan yerin olağan kullanımı için gerekli temizlik ve bakım giderlerini ödemekle yükümlü olacak.

                      -Kiracı, kiralanan yeri ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri verecek. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanım dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu olmayacak.

                      -Konut ve çatılı iş yerlerinde, mal sahibine verilen depozito miktarı, 3 aylık kira bedelini aşamayacak.

                      -Kira bedelleri, bir önceki yılda gerçekleşen üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranını geçmemek koşuluyla artırılabilecek. Bu kural bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacak.

                      -Kira bedeli yabancı bir para birimiyle belirlenmişse, 5 yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamayacak.

                      -Konut ve iş yeri kiralarında kiracı, süre bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzatılmış sayılacak.

                      -Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemeyecek.

                      -İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumlu olacak.

                      -İşveren, işçiye her hafta, kural olarak pazar günü veya durum ve koşullar buna imkan vermiyorsa, bir tam çalışma günü izin verecek. Hizmet sözleşmesinin feshi halinde ise bildirim süresi içinde işçiye ücretinde bir kesinti yapmaksızın günde 2 saat iş arama izni verilecek.

                      -İşveren, en az bir yıl çalışmış olan işçilere, yılda en az 2 hafta, 18 yaşından küçük işçiler ile 50 yaşından büyük işçilere de en az 3 hafta ücretli yıllık izin verecek.

                      -Yıllık ücretli izinler, kural olarak aralıksız biçimde verilecek, ancak tarafların anlaşması durumunda izin süresi ikiye bölünebilecek.

                      -İşçi, işverenin verdiği işi, evinde kendisi veya aile bireyleriyle ücret karşılığı yapabilecek. İşçi, bir mağaza için, kendi evinde giysi dikip vermeyi, ürün paketlemeyi üstlenebilecek.

                      -Eser sahibinin ölümünden sonra, mirasçıları eserde güncelleştirme yapabilecek. Yayımcı, eser sahibinin haleflerine güncelleştirme olanağı vermeden yeni bir basım yapamayacak ve eseri çoğaltamayacak.

                      -Evlenme simsarlığından doğan ücret için dava açılamayacak, takip yapılamayacak.

                      -Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak

                      TİCARET KANUNU
                      Türk Ticaret Kanunu Tasarısının getirdiği yenilikler şöyle:
                      TRANSPARAN ŞİRKETLER: Büyük, küçük tüm şirketlerin denetimi uluslararası ­muhasebe standartlarına göre yapılacak. Şirketin içinde para mı, çek mi, senet mi, ortaklarının verdiği emanet para mı var, hepsi görülebilecek.
                      SANAL TOPLANTI: Şirketler yönetim kurulu toplantılarını on-line olarak internet üzerinden yapabilecekler. Halka açık anonim şirketlerin genel kurullarında internet üzerinden oy kullanılabilecek.
                      ŞİRKET KENDİ HİSSESİNİ SATIN ALABİLECEK: Genel Kuruldan 18 aya kadar yetki almak kaydıyla, şirketler kendi hisselerinin yüzde 10'una kadar borsadan hisse toplayabilecek. Yönetim Kurulu, şirket hisselerinde herhangi bir spekülatif hareket gördüğünde genel kurul kararını beklemeden de hisse alabilecek.
                      ÖRTÜLÜ KAZANÇ YASAĞI: Ortaklar şirketi kendi kasaları gibi kullanamayacaklar. Böylece örtülü kazanç aktarımı önlenecek.
                      CHRİSTİAN DİOR'UN KALFASI: Paris'ten diplomalı terzi, Christian Dior'un kalfası, ödüllü çevirmen', profesör dişçi, ellerinde doğal güç bulunan akupunkturcu gibi sıfat kullanan terzi, kuaför, dişçi gibi meslek mensuplarına 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.
                      MOBİLYA MONTAJI TAŞIYICIYA AİT: Ev veya büro taşımalarında mobilyaların sökülmesi ve kurulması taşıyıcıların yükümlülüğünde olacak. Taşıma sırasında kırılan, hasar gören eşyadan dolayı taşıyıcı şirket mal sahibine tazminat ödemekle yükümlü olacak.
                      KAYBOLAN ÇANTADAN OTOBÜS SORUMLU: Yolcunun kişisel eşyasından otobüs veya uçak firması sorumlu olacak.
                      OTOBÜSTE LAHMACUN YOK: Şehirlerarası yolculuklarda yumurta, soğan, pide, lahmacun gibi kokulu yiyecekler tüketilmeyecek. Tavuk ve horoz gibi canlı hayvan taşınamayacak.
                      Ticaret Kanunu kapsamında yürülüğe girecek değişikliklerden bazıları şöyle:
                      - Yolcu taşımacılığında, sefer herhangi bir nedenle yapılamamışsa, harekette yolcunun katlanamayacağı süreli gecikme olursa; yolcu, sözleşmeden cayıp ödediği ücreti ve varsa zararını isteyebilecek.

                      - Otobüslerde, özellikle gece yarısından sonra olmak üzere, yolcuların uyuduğu saatlerde yüksek sesle müzik çalınmayacak.

                      - Kamyon ve dolmuşlarda sık görülen, ''Kamyon çeker 10-20 ton, gönlüm çeker Paris Hilton'', ''Rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım'', ''Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza'', ''Aşk çekenin, yol gidenin'', ''Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun'', ''Sollama beni, mahcup ederim seni'' şeklindeki yazılar kaldırılacak.

                      - Firmalar, bilette belirtilen yerin başka bir kişiye verilmesi, bilette gösterilen araç yerine, onunla aynı düzeyde olmayan başka bir aracın sefere konulması, aracın belli saatten önce hareketi nedeniyle yolcunun yetişememesi, araçta ilk yardım malzemeleri ve ilaçlarının bulundurulmaması nedenleriyle de sorumlu olacak. Herhangi bir zarar ispat edilmese bile firma, bilet parasının 3 katı tazminat ödeyecek. Bu kurala uymayan araç şoförlerine ve sahiplerine 100 liradan 1500 liraya kadar idari para cezası verilecek.

                      -Yolcular, gemi kazalarında tazminat alma hakkına kavuşacak.

                      - Meslekleri gereği bir hata yapıp, tazminat talebiyle karşılaşacağını düşünen kişilerin düzenleyeceği sözleşmelerle ilgili olarak, ''sorumluluk sigortaları'' kavramı, Türk hukukuna ilk defa girecek. Zarar gören, uğradığı zararı doğrudan sigortacıdan isteyebilecek.
                      - Yanlış tedavi uygulayan doktor, yanlış savunma yapan avukat, kötü yönetim sergileyen şirket yetkilisi, karşılaştıkları tazminat taleplerini, sorumluluk sigortasından karşılayabilecek. Ancak sigortacı, sigortalının sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmayacak.
                      - Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenecek; kanuni, ana para ve temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanacak. Bileşik faiz uygulamasına son verilecek. Aksine sözleşme bulunmuyorsa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa, ihtar gününden itibaren işlemeye başlayacak.

                      - Ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu tüzel kişilikleri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılacak.

                      - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde, Türkiye çapında sicil kayıtlarına elektronik ortamda ulaşabilmenin sağlanması amacıyla kayıtların elektronik ortamda sunulabileceği bir bilgi bankası kurulacak. Bilgi bankasına giriş serbest olacak, herkes kayıtları inceleyebilecek.

                      - Ticaret sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan, devlet ve ilgili oda, müteselsilen sorumlu olacak. Tescil ve kayıt için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar, 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasına çarptırılacak.

                      - Her sermaye şirketinin, bir internet sitesi olacak.

                      - Haksız rekabetin önlenmesini de düzenleyen tasarı, tüketicilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler getiriyor.

                      - Başkalarını veya mallarını, fiyatlarını, yanıltıcı, kötüleyici beyanlar, karşılaştırmalı ve aşırı reklamlar, paye, diploma veya ödül almadığı halde bunlara sahipmişcesine hareket etme, rekabeti bozucu satış yöntemleri, haksız rekabet sayılacak. İşyerine yanıltıcı şekilde, ''Paris'ten diplomalı terzi'', ''Christian Dior'un kalfası'', ''Ödüllü çevirmen'' gibi sahte belge asarak haksız rekabet yaratanlara, 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

                      - Ticari işletmesi, malları, iş ürünleri, faaliyeti, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında, ''gerçek dışı veya yanıltıcı'' açıklamalarda bulunmak suç sayılacak. İşletmeler, rekabette öne geçmek için ''sezon sonu'' indirimi diye hiç bitmeyen kampanyalarla tüketiciyi yanıltamayacak.

                      - ''Yüksek kalite, düşük fiyat'' sloganıyla mağazaya çekilen müşterilere, reklamı yapılan ürünlerin yerine, ucuzluk uygulanan başka mallar verilerek, tüketiciler aldatılamayacak.

                      - Müşteri, malın gerçek değeri konusunda yanıltılamayacak. Müşterinin karar verme özgürlüğüne, hediyelerle etki edilemeyecek. Saldırgan satış teknikleriyle müşterinin karar verme özgürlüğü kısıtlanamayacak. Eve (kapıdan) gelerek veya yoldan çevirerek yapılan satışlar, saldırgan satış yöntemi olarak değerlendirilecek.

                      - Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin özellikleri, miktarı, kullanım amaçları, yararları veya tehlikeleri gizlenerek, müşteri yanıltılamayacak. Sadece açıklamalar değil, malın biçimi, paketlenme tarzı, etiketteki takdim gibi görsel algılamalar da yanıltıcı olmayacak.

                      - Taksitli satış ve tüketici kredilerinde dürüst davranılmaması, haksız rekabet sayılacak. Uygulanan faiz veya vade farkı, ödemelerin nasıl yapılacağı ve taksitle satış yapanın unvanı açıklanacak.

                      - Bu haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenlere, 2 yıla kadar hapis ve para cezası verilecek.

                      - Haksız rekabet ilkelerine aykırı davranan, basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları da sorumlu olacak ve aleyhlerine dava açılabilecek.

                      - GSM operatörleri de abonelerine haksız rekabet unsuru içeren bir mesaj göndermeleri durumunda, mesajın kim tarafından gönderildiğini açıklayacaklar.

                      - Kooperatifler, ticaret şirketi sayılacak.

                      - Çok büyüyen ve çekirdek işletme konusundan uzaklaşan şirketlerin ana faaliyet konularına dönmelerine olanak sağlayan ''bölünme'' de Türkiye'de maddi hukuk yönünden ilk defa düzenleniyor. Bir şirket, tam veya kısmi bölünebilecek.

                      - Bir şirket, hukuki şeklini değiştirebilecek.

                      - Anonim veya bir başka şirket kurmak, şirketin sermayesini artırmak amacıyla veya vaadiyle halktan para toplanabilmesi için SPK'dan izin alınacak. SPK'dan izin almadan para toplayanlara, 6 aya kadar hapis cezası verilecek.

                      - Türk Ticaret Kanunundaki en az 5 kişiyle anonim şirket kurulabileceği yönündeki zorunluluk kaldırılacak.

                      - Hisse senetleri borsada işlem gören şirketler, varlık, gelişme ve devamlarını tehlikeye düşüren risklerin erken tanısı ve yönetimi için uzman bir komite kurmakla yükümlü olacak.

                      - Karşılığı bulunmayan çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde 10'unu ödemekle yükümlü olacak; ayrıca hamilin bu yüzden uğradığı zararı tazmin edecek.

                      - Kimin lehine düzenlendiği gösterilmemiş bir çek, hamiline yazılı çek sayılacak.
                      AA
                      https://twitter.com/keyborsa_simurg

                      Yorum

                      • eren@
                        Tecrübeli
                        • 24 Nisan 2008
                        • 2344

                        #476
                        Ali AĞAOĞLU: Bu Mayıs farklı olacağa benziyor!‏
                        Geçmiş yıllarda Mayıs ayı için klişe hale gelmiş "Sell in May, go away" (Mayıs'ta sat ve uza) söylemi bu yıl için pek geçerli olmayacak gibi gözüküyor.


                        Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke'nin geçtiğimiz hafta
                        piyasalara verdiği "bedava paraya devam" mesajı ile birlikte gelişmiş
                        ülke piyasalarındaki yükselişler de yeni bir ivme kazandılar! Bu
                        piyasalardaki ralliler devam edeceğe benziyor. Bizde de Mayıs ayı
                        boyunca seçimin "satın alındığına" şahit olacağız.

                        Her Mayıs ayı için artık klişe hale gelmiş bir söylem vardı: "Sell in
                        May, go away". 'Mayıs'ta sat ve uza' diyebileceğimiz bir strateji.
                        Geçtiğimiz yıllarda yılın ilk çeyreğinde yıl için alınan poziyonların
                        da etkisiyle yükselen varlık piyasalarında kârların realize edip, yaza
                        öyle girmek isteyenler için Mayıs ayı "hafifleme" kârlar realize etme
                        ayı olarak algılanırdı. Ancak bu Mayıs farklı olacağa benziyor! ABD
                        Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke'nin geçtiğimiz hafta
                        piyasalara verdiği "bedava paraya devam" mesajı ile birlikte gelişmiş
                        ülke piyasalarındaki yükselişler de yeni bir ivme kazandılar! Gelişmiş
                        ülkelere dağılan paranın da geri çekilmeyeceğinin anlaşılmasıyla bu
                        piyasalardaki ralliler de devam edeceğe benziyor.

                        Bize has bir durum da bu Mayıs'ı farklı kılıyor! Mayıs ayı boyunca biz
                        seçimi konuşuyor, kamuoyu yoklamalarını fiyatlıyor olacağız. Görünen o
                        ki fiyatlamalar genellikle "yukarı" yönlü olacak. Mayıs ayı boyunca
                        seçimin "satın alındığına" şahit olacağız gibi görünüyor! Seçim
                        haftasına, yani Haziran'ın ikinci haftasına kadar da bu sürecin devam
                        ettiğine şahit olabiliriz.

                        ABD borsa endekslerinde S&P 500'de bu hafta 1.400 (düz) seviyesinin
                        konuşulduğu bir ortamda, İMKB 100'de de 70.450 seviyelerinin görülmesi
                        içten bile değil! Sonrası mı? 71.776'daki bir önceki rekorun; nominal
                        bazda da olsa; kırılması ve yeni rekorlara imza atılması mümkün.
                        Riskli seviyeler mi? 67.000 seviyesine kadar gerilem olması piyasaları
                        üzmez. Ancak bu seviyenin altına inilmesi hele ki 65.300 seviyelerine
                        kadar sürebilecek bir kırılma akıllara yukarıdaki söylemin bir kez
                        daha haklı çıkıtığı fikrini getirecektir.

                        Piyasalardaki risk hevesi o denli yüksek ki bir çok piyasa rekorlar
                        kırıyor. Hisse senedi endeksleri değilse bile altın ve gümüş ilk akla
                        gelenler. Özellikle altın meselesine değinmeden önce risk hevesinin
                        neler yaptırdığına dair bir kaç ilginç noktayı paylaşmakta fayda
                        var...

                        Geçtiğimiz haftanın ilginç gelişmelerinden biri Amerika'da gümüşe
                        dayalı "Borsada İşlem Gören Fon'un (BigF)" (Exchange Traded Fund-ETF)
                        işlem hacmi, S&P 500 Endeksi'ne dayalı BigF'in çok çok üzerine çıkmış.
                        Birisi ABD'nin önce gelen ve riski dağıtılmış bir endekse dayalı,
                        diğeri sadece gümüş gibi tek varlığa dayalı bir fon. Gümüş fonunun S&P
                        fonundan daha iyi performans sergilemesi, gümüş konusunda piyasanın ne
                        kadar agresif olduğunu gösteriyor. Agresifliğin, (açgözlülük ya da
                        hırs diyebilirsiniz) trendlerdeki önemli dönüşlerin arifesinde
                        arttığını unutmamak gerekir.

                        Yine Amerika'dan bir veri... Mayıs ayındaki S&P 500 üzerine yazılı
                        opsiyanlardaki satım opsiyonu/alım opsiyonu arasındaki fark son bir
                        kaç günde azalmaya, oran düşmeye başlamış. Bu ne anlama geliyor
                        derseniz, düşüşe karşı koruma alanların miktarı/oranı azalmış.

                        ABD'nin "korku endeksi" olarak anılan VIX Endeksi de geçtiğimiz hafta
                        14.40 ile Temmuz 2007'den bu yana görülen en düşük seviyesine indi!
                        Anlaşılan kimse varlık fiyatlarının düşeceğine inanmıyor. Düşüş olursa
                        da tuşa ilk basanın kendisi olacağına inanıyor! Herkese bol şanslar'

                        Gelelim rekora doymayan altın meselesine...

                        Geçtiğimiz haftanın yıldızı parlayanıydı altın. 1,569.4 dolar/ons
                        seviyesini gören altın, 1,563.2 ile haftayı tarihi kapanış rekorundan
                        kapattı.

                        2006 yılından bu yana gelen yükseliş trendini de kırarak yükselen
                        altının ons fiyatında yeni hedef 1,585 seviyesi (1,600'ü de sırf şan
                        olsun diye gösterebilirler!). Bu seviyenin bu hafta içinde test
                        edilmesi büyük ihtimal. Ancak üzerine çıkılması zor olabilir. Zira
                        geçtiğimi hafta altında yaşanan yükselişi gümüş desteklemedi. Altının
                        son günlerdeki yükselişini daha çok gümüş sürüklüyordu. Altının,
                        gümüşün boşluğunu doldurması hayli zor!
                        Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                        Yorum

                        • eren@
                          Tecrübeli
                          • 24 Nisan 2008
                          • 2344

                          #477
                          HİNDİSTAN MERKEZ BANKASI, REPO/TERS REPO FAİZ ORANLARINI 50 BAZ PUAN ARTIRDI

                          Hindistan Merkez Bankası, repo ve ters repo faiz oranlarını
                          50 baz puan artırdı.
                          Hindistan Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, repo
                          faiz oranı yüzde 6.75'ten yüzde 7.25'e, ters repo faiz oranı yüzde
                          5.75'ten yüzde 6.25'e çıkarıldı.
                          Banka, rezerv repo faiz oranlarını ise yüzde 6.0 olarak bıraktı.
                          Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                          Yorum

                          • eren@
                            Tecrübeli
                            • 24 Nisan 2008
                            • 2344

                            #478
                            Roubini, Avro Bölgesi'ndeki Krizler Devam Edecek

                            Ekonomist Nouriel Roubini, Avro Bölgesi'ndeki krizlerin devam edeceğini ve Yunanistan'ın bir temerrüde düşmesi nun 'ne zaman'dan çok bir 'eğer' sorusu haline geldiğini söyledi.
                            The Independent gazetesine yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın eşiği geçtiğine inandığını belirten Roubini, gelecek yıl veya iki yıl Avro Bölgesi'nin birlik içinde duracağını ve sürdürülemez boçları yeniden yapılandıracağını öngördüğünü bildirdi. Bu yeniden yapılandırmada ilk ülkenin Yunanistan olacağını ve uyguladıkları planlardın başarısız olması halinde belkide İrlanda ve Portekiz'in Yunanistan'ı takip edeceğini öngören Roubini, gelecek 5 yılda ise bazı Avro Bölgesi çevre ülkelerinde, Avro Bölgesi'nden çıkılması için politik baskının yükselmesini beklediğini vurguladı. Roubini, Yunanistan, İrlanda ve Portekiz'in Avro BÖlgesi'nden çıktıklarının görüyebileceğini dile getirirken, İspanya için de piyasalardan daha kötümser olduğunu ifade etti.
                            Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                            Yorum

                            • eren@
                              Tecrübeli
                              • 24 Nisan 2008
                              • 2344

                              #479
                              Yunanistan daha fazla tasarruf yapacak...‏
                              AB Maliye Bakanları zirvesi öncesinde Yunanistan ile ilgili haberler gelmeye devam ediyor. Olumlu sayılabilecek haberler nedeniyle €/$ paritesinde düşüş eğilimi dururken, yükselişin sürmesi için 1.4250’nin geçilmesi gerekiyor.

                              AB ve IMF’in Yunanistan ile yürüttükleri görüşmede henüz bir sonuca ulaşılmış değil, ancak Yunanistan daha fazla tasarruf yapmayı ve daha gerçekçi gelir hedefleri belirlemeyi kabul etti.

                              AB ve IMF uzmanlarının onay vermesi durumunda, geçen sene üzerinde uzlaşılan yardım fonunun €12 milyarlık dilimi Haziran ayında serbest bırakılacak. Yunanistan’ın kısa vadeli acil finansman ihtiyacı ise €13.7 mlr.

                              Önceki haftalarda %26’ya kadar yükselen 2 yıllık Yunan tahvilleri şu anda %24, 1500’ü gören 5 yıllık CDS primi ise 1250 baz puan civarından işlem görüyor

                              15:09 16May11 RTRS-EU, IMF INSPECTORS STILL NEED ANSWERS FROM GREECE ON FISCAL PLAN, SELLOFFS TO CONCLUDE VISIT-SOURCES

                              15:09 16May11 RTRS-INSPECTORS TO TELL EUROGROUP GREEK TALKS NOT CONCLUDED, WILL RETURN FOR MORE MEETINGS -SOURCES

                              15:09 16May11 RTRS-GREECE HAS AGREED TO MORE SPENDING CUTS AND MORE REALISTIC, LOWER REVENUE TARGET - SOURCES
                              Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                              Yorum

                              • eren@
                                Tecrübeli
                                • 24 Nisan 2008
                                • 2344

                                #480
                                DOĞUŞ HOLDİNG/ŞAHENK:''EYLÜL AYINDAKİ HALKA ARZI ERTELEDİK''‏
                                Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit
                                Şahenk, BBVA bölgesel banka olma hedefleri bulunduğunu belirterek, ''BBVA'nın
                                henüz var olmadığı piyasalara gidiyoruz'' dedi.
                                Şahenk, Ata Yatırım tarafından düzenlenen Yatırımcı Konferansı
                                kapsamındaki panelde, 2005'te yaptıkları kurumsal girişimle GE ve Doğuş
                                ortaklığının doğduğunu hatırlatarak, ''Doğuş olarak biz Garanti'yi satmak
                                istiyorduk ama eşit ortaklık peşindeydik. GE'den daha iyi teklifler de oldu ama
                                biz GE'yi seçtik. Biz, bize eşit hisse verebilecek bir ortağın peşindeydik''
                                dedi.
                                Küresel kriz nedeniyle GE'nin bazı varlıklarından çıkmak zorunda
                                kalmasının, 2010 yılında BBVA ile ortaklığa yol açtığını kaydeden Şahenk, şunları
                                anlattı:
                                ''Biz tam da bilmeden GE'nin hisselerini aldık. Bu da bize çok büyük
                                getiri getirdi 2010'da BBVA açısından. BBVA ile ilişkimiz aslında GE'nin satış
                                talebiyle başlayan bir ilişkiydi. Biz de kendi hisselerimizden satmak istedik ve
                                bugün eşit ortağız. Bu ortaklık daha gerçekçi. GE, bizim kurumumuza ve
                                yetkinliklerimize saygı gösterdi, hep bize güvendi, verimliliğimizi artırdı.
                                BBVA ile farklı bir ilişkimiz var. Biz bir bölgesel banka olma hedefine
                                gidiyoruz ve yeni ortam bunun için daha uygun. BBVA'nın henüz var olmadığı
                                piyasalara gidiyoruz. GE ile gerçek kurum olmayı öğrendik. BBVA ile Akdenizli
                                olma duygularımızı birleştirdik. Doğuş, Garanti, BBVA olarak gayet iyi bir iklimi
                                yakaladık.''
                                Şahenk, Garanti Bankası'nın Romanya'da 19'uncu şubesini açacağını da
                                sözlerine ekledi.

                                -''EGE KIYILARINDA MARİNA YATIRIMLARI PLANLIYORUZ''-

                                Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Şahenk, GE
                                Capital'in satacağı Garanti Bankası hisseleriyle ilgilenip ilgilenmedikleri
                                sorusu üzerine, Doğuş Holding'in bu yönde bir planı olmadığını belirtti.
                                Eylül ayında planladıkları halka arzı erteleyeceklerini ve piyasaların
                                seyrine göre bir yol çizeceklerini kaydeden Şahenk, ''Biz üç aşağı beş yukarı
                                hazırız. Paketimiz hazır. Nerede değer yaratacağımızı biliyoruz, ama piyasaları
                                beklemek de lazım'' diye konuştu.
                                Ege kıyılarında marina yatırımları planladıklarını söyleyen Şahenk, ''Bu
                                hafta veya gelecek hafta itibariyle sadece Hırvatistan'da 3 tane marinamız
                                olacak. Montenegro tarafında bakıyoruz. Yunanistan'da ilgilendiğimiz iki marina
                                var. Yunanistan'dakiler ortaklı olabilir. İnşallah yaz sonunda da Dalaman'a
                                başlayıp Türkiye'deki marina zincirlerimizi belli bir büyüklüğe getireceğiz''
                                ifadelerini kullandı.

                                -''TURİZMİ, OTOMOTİV VE MEDYA BÜYÜKLÜĞÜNE ULAŞTIRACAĞIZ''-

                                Şahenk, otomotiv ve medya gruplarının sahip olduğu gibi bir büyüklüğe
                                turizm alanında da ulaşmayı hedeflediklerini dile getirerek, BBVA'in Garanti'yi
                                daha iyi tanımak istediğini, özellikle teknoloji tarafında BBVA'e çok şey
                                katabileceklerini kaydetti.
                                Ferit Şahenk, ''Artık Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da ilerideki 10-15 senelik
                                yeniden yapılanma içinde Garanti Bankası'na büyük fırsatlar gelecek. Bunu da en
                                iyi şekilde İspanyol dostlarımızla değerlendireceğiz. Sadece bankacılıkta değil,
                                inşaatta da fırsatlar çıkacak. Tarımla ilgili yeni bir projeye başlıyoruz. Bu
                                anlamda Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da yeniden yapılanma olacak. Bütün Türk
                                şirketlerine büyük fırsatlar var'' şeklinde konuştu.

                                -''SEÇİM SONRASI MECLİS'E YENİ BİR SPK YASASI GELMESİNİ UMUYORUZ''-

                                Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray da, Türkiye'deki
                                sermaye piyasalarının, Türkiye ekonomisinin dinamikleri ve ebadıyla
                                kıyaslandığında, ürün ve ebat açısından çok gelişmiş olmadığını belirterek,
                                ''Bizim işimiz yatırımcıları korumak kollamak. Öyle görünüyor ki bizim misyonumuz
                                temel olarak Türkiye'de sermaye piyasalarını geliştirmek. Bu iki yıl, bir işadamı
                                gibi firmalarla görüştüm, onları halka açılmaya teşvik etmeye çalıştım'' diye
                                konuştu.
                                Türkiye ve ekonomisinin son 8-10 yıldır çok sağlıklı bir oranda
                                büyüdüğünü kaydeden Akgiray, bu gelişime sermaye piyasası da eklendiğinde,
                                Türkiye ekonomisinin gelişiminin çok daha hızlı olacağını söyledi.
                                Akgiray, sermaye piyasasını sağlıklı ve düzenlenmiş bir iklimde
                                geliştirmeye çalıştıklarını ifade ederek, düzenlemelerin oyuncuları rahatsız
                                etmeyecek ve yatırımcıyı koruyacak şekilde olması gerektiğini belirtti.
                                Düzenleme çerçevesinin güncel olduğunu dile getiren Akgiray, ''Bu yıl
                                seçim sonrası parlamentonun gündemine yeni bir SPK Yasası gelmesini ümit
                                ediyoruz'' dedi.

                                -İMKB'NİN GELECEK VİZYONU-

                                İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan ise,
                                gelecek vizyonlarına ilişkin bilgi verdiği konuşmasında, Türkiye'yi bir köprü
                                haline getirmeyi planladıklarını, ancak öncelikle üyelik yapısı yüzde 95'in
                                üzerinde örtüşen sermaye piyasalarını ve borsaları birleştirmeyi, tek bir
                                ticarete erişim platformu oluşturmayı, merkezi bir kayıt sistemi oluşturmayı
                                hedeflediklerini anlattı.
                                Böylece tek bir noktadan ulaşılabilecek, farklı ürünlerin ortaya
                                çıkabileceğini merkezileşmiş bir risk merkeziyle değerli madenler, türev ürünler,
                                emtia, nakit ürünlerin hepsine yatırımcıların erişebileceğini kaydeden Erkan,
                                Türkiye'nin bazı emtia ürünlerinde öncü olduğunu, ancak bunun bilinmediğini, bu
                                konuda bölgeye de yönelik bir havuz oluşturulabileceğini kaydetti.
                                Halihazırda İMKB'de GSYİH'nın yüzde 40'ına tekabül geden işlem
                                yapıldığını ve ileri gelişmekte olan piyasalarda bu oranın yüzde 100'e ulaştığını
                                belirten Erkan, geçen yıl borsaya 23 firmanın girdiğini, bu sene de 35-40
                                firmanın halka arzının gerçekleşmesini beklediklerini dile getirdi.

                                -''ASIL ODAK TÜRKİYE OLACAK''-

                                Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt da Türkiye'de
                                mali piyasada büyüme potansiyeli bulunduğuna değinerek, ''Hem bireysel tüketim
                                kredilerinde hem kredi kartlarında ciddi büyüme potansiyeli var. Bileşik yıllık
                                büyüme oranının ben önümüzdeki 5 yılda yüzde 20 olarak görüyorum özellikle
                                kredilerde, tahvillerde ise yüzde 15-17 arası'' dedi.
                                Türkiye'nin ''büyük kar vaat eden'' bir piyasa olması nedeniyle büyüme
                                fırsatını her zaman sunacağını ifade eden Bayazıt, ''Bizim göstereceğimiz
                                becerilerin esası, bu büyümeyi en iyi şekilde kullanmak olacak. Önümüzdeki 5 yıl
                                içinde belki komşu ülkelere bazı yatırımlar gidebilir ama asıl odak Türkiye
                                olacaktır. Perakende bankacılık, şube potansiyeli ve krediler açısından büyük
                                potansiyel var'' diye konuştu.
                                Bayazıt, ticari etkililik ve müşteri memnuniyetinin, banka açısından önem
                                taşıdığını belirterek, önümüzdeki dönemde şube sayısını artırmayı
                                hedeflediklerini söyledi.

                                AA
                                Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information