Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #271
    Plan açıklandı borsalar coştu!!!



    ABD hazinesi bankaların ödeme dengelerini bozan zehirli varlıkların temizlenmesine yönelik planının detaylarını açıkladı.

    ABD Hazinesi, bankalardaki toksik varlıkların alımı için ilk aşamada, 700 milyar dolarlık Finans Sektörü Kurtarma Fon'undan 75 ile 100 milyar dolar kaynak ayırdı.

    ABD Hazinesi'nin toksik ayıklama planına göre, 1 trilyon dolara kadar ulaşabileceği belirtilen toksik varlıkların alımına, ABD Merkez Bankası ve Federal Mevduat Sigorta Şirketi de katkıda bulunacak.

    ABD Hazinesi, oluşturulacak fona beş ya da daha fazla sayıda yatırım yöneticisi alırken, yatırım yöneticilerinden, toksik varlıkları satın alabilmek için en az 500 milyon dolarlık özel sermaye sağlayabilmeleri şartı aranacak.

    Programa başvurular 10 Nisan kadar sürecek ve kabul edilen başvurular 1 Mayıs'a kadar açıklanacak.

    İşte ABD Hazine Bakanı Geithner'ın açıklamasında öne çıkan satır başları...

    -Plan varlık fiyatlarında daha fazla düşüş yaşanmasının önüne geçecek

    -Hükümetin direk olarak varlıkları satın alması doğru bir alternatif değil

    -Plan likit olmayan varlıklara piyasa oluşturacak

    -Özel sektörün güçlü bir destek göstermesini bekliyoruz

    NEW YORK BORSASI YÜKSELİŞLE AÇILDI

    Açıklamaların ardından ABD'de başta banka sektörü hisselerinde büyük beklenti oluştu ve New York Menkul Kıymetler Borsası yükselişle açıldı.

    Dow Jones Endeksi, açılışta yüzde 3,7 oranında yükselerek 7 bin 538 puana çıktı. Nasdaq Bileşik Endeksi de yüzde 3,3 oranında değer kazandı. Borsanın değer kazanmasında, ABD yönetiminin bankalardaki toksik varlıkları satın alacak olması etkili oldu.

    Avrupa borsalarında da yüzde 3'ün üzerinde değer artışları gözlendi.

    İMKB 25 bine dayandı, dolar düştü

    Yurtdışında açıklamanın etkisiyle oluşan olumlu hava İMKB'yi de etkiledi. Endeks günü 880 puanlık yükselişle 24 bin 919 puandan tamamladı. Hisse senetlerinin değer artışı ortalama yüzde 3,66 oldu.

    Borsada yaşanan yükselişke bankacılık sektörü hisselerinin öncülük yapması dikkat çekti. Bankacılık söktürü hisseleri İMKB'de günü ortalama yüzde 6.35 oranında değer artışıyla tamamladı.

    Uluslararası borsalarda yaşanan bu yükseliş özellikle yurtiçinde dolarda değer kayıplarını beraberinde getirdi. Serbest piyasada dolar güniçerisinde 1.6615 TL'ye kadar geriledi.

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #272
      Boston FED Başkanı`ndan plana ilk tepki

      Boston FED Başkanı Eric Rosengren, '' Programlar kredi maliyetlerini düşürmeye yardım etmeli. Talf, borçlanma oranlarının düşmesine yardımcı olmalı. FED piyasadaki sorunlara karşı proaktif oldu. Faiz indirimleri ekonomik şoklara karşı tampon vazifesi gördü'' dedi.

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #273
        DB`den tüm dünyaya kötü haber



        Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, Brüksel Forum’da yaptığı konuşmada 2009 yılını “çok tehlikeli bir yıl” olarak nitelendirdi ve küresel ekonominin yüzde 1 ile 2 arasında bir oranda küçüleceğini söyledi.

        Zeynep Gürcanlı / HÜRRİYET

        IMF ise, kriz nedeniyle küresel ekonomideki küçülmenin ancak yüzde 1’de kalacağını tahmin etmişti. Dünya Bankası Başkanı, küresel ekonomideki küçülmenin, Büyük Depresyondan bu yana en büyük küçülme olacağına da dikkat çekti.

        “GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLER DAHA KRİZİ HİSSETMEDİ BİLE”

        Zoellick’in en çarpıcı sözleri ise küresel ticaret alanında oldu. Küresel ticaretin, son 80 yıl içindeki en düşük düzeye gerileceği tahminini ifade eden Zoellick, “Belirsizlik çok büyük. Ve daha gelişmekte olan ülkeler krizi hissetmeye başlamadılar bile” dedi.

        “ÖNLEM PAKETLERİ OLSA OLSA ŞEKER SARHOŞLUĞU YARATIR”

        Peki, önce ABD’nin, ardından da AB’nin açıkladığı önlem ve destek paketleri, krize çare olabilir mi?

        Zoellick, bu konuda da oldukça karamsar konuştu;

        Kredi sistemlerini düzeltmeden küresel ekonomiye sürekli para enjekte etmenin, “kaçınılmaz olarak yeni bir çökmeye neden olacağını” söyleyen Zoellick, “bu paketler olsa olsa şeker sarhoşluğu (sugar high) yaratır” dedi.

        Zoellick, neden “şeker sarhoşluğu” terimini kullandığını ise şu sözlerle ifade etti;

        Şu anda en önemli konu batan varlıklar ve bankaların mali yapılarının değiştirilmesi. Ve benim şeker sarhoşluğu terimini kullanmamın nedeni, destek paketlerinin bir ayağa kaldırma sağlaması. Ancak yeniden kredi sisteminizi işler hale getirmezseniz, bunların yeniden çökmesi kaçınılmaz…

        Ekonomik krizin sadece ABD ve AB tarafından çözülmesinin mümkün olmadığını kaydeden Dünya Bankası Başkanı, “bu küresel bir kriz. Dolayısıyla, trans-atlantik müttefikleri aşan bir sorun” dedi.

        AB DAYANIŞMASI ZARAR GÖREBİLİR

        Konuşmasında Avrupa hükümetlerine de seslenen Zoellick, mevcut krizin Euro için de tehlike oluşturduğunu, bu durumun “mevcut AB dayanışmasını bile tehdit edebileceğini” söyledi. Dünya Bankası Başkanı, kriz nedeniyle AB içinde “doğu ve batı Avrupa bölünmesinin yaşanabileceği” uyarısında bulundu.

        RAKİP SİYASİ PARTİLER BİRLİKTE ÇALIŞMALI

        Zoellick’in verdiği çarpıcı mesajlardan biri de, ülkelerin ekonomik krizi aşmak için, rakip siyasi parti ve hareketlerin birlikte çalışmaları gerektiği konusunda idi.

        Bu konuda, Ukrayna örneğini veren Dünya Bankası Başkanı, Mesela Ukrayna’da pek çok siyasi parti var, bunlar birbirlerine muhalefet ediyorlar. Ancak krizi aşmanın yolu, farklı partilerden olan Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın, etkin şekilde birlikte çalışmasıdır dedi...

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #274
          Mobius: Boğa Piyasasi Başladi

          Templeton Varlık Yönetimi'nin kurucusu ve sahibi ünlü yatırımcı Mark Mobius, boğa piyasasının başladığını ve küresel ölçekte hisse senedi piyasalarında yaşanan sert düşüşlerin ardından bütün borsalarda fırsatlar olduğunu söyledi.


          MSCI gelişmekte olan piyasalar endeksi 27 Ekim tarihinde gördüğü dip seviyeden bu yana yüzde 23 oranında yükseliş yaşadı. MSCI dünya endeksi bu süreçte yüzde 2.5 oranında ve Standard & Poor's 500 endeksi yüzde 9.5 oranında geriledi.

          Gelişmekte olan piyasalar Çin Borsası'nda yaşanan yüzde 26 oranında yükselişin desteği ile bu yılın en çok kazandıran borsaları oldu.

          Gelişmekte olan piyasalarda 20 milyar dolar büyüklüğündeki bir fon yöneten Mobius,

          "Fırsatları kaçırmamak için çok dikkatli olmanız gerekiyor. Her negatif haber sonrasından bir geri dönüş süreci beklenebilir" dedi.

          "Hisse bazında çok seçici olmak gerek"

          Gelişmekte olan piyasaların kalkınmış ekonomilere oranla daha sağlam bir zeminde olduğunu belirten Mobius, yatırım için nakit zengini, düşük borçlanma oranlarına ve yüksek temettü ödeme şansına sahip şirketleri seçtiğini belirtti.

          Bununla birlikte Mobius, hisse bazında çok seçici olmak gerektiğini belirterek piyasanın ne bulunursa alınabilecek bir ortam ihtiva etmediğini dile getirdi.

          Yorum

          • yagmur
            Kıdemli
            • 29 Nisan 2008
            • 4717

            #275
            ABD Hazine Bakanlığı, yatırımcıların banka bilançolarındaki 500 milyar
            dolarlık kötü varlığı almalarına yardımcı olmak için hazırladığı
            planın detaylarını açıkladı.

            Programda özel yatırımcılardan gelen sermayenin yanı sıra hükümet 75
            ile 100 milyar arasından bir sermaye sağlayacak. Hazine ve özel
            sermaye özsermaye finansmanını sağlayacak ve FDIC, kamu-özel sektörü
            yatırım fonlarının varlıkları alması için borç finansmanını garanti
            altına alacak.

            Hazine'den yapılan açıklamada, programın hedefinin bankaların ve diğer
            mali kuruluşların sermayeyi serbest bırakmalarına yardımcı olmak ve
            yeni krediler sağlamak olduğu belirtildi.

            PLAN NASIL İŞLEYECEK?

            Kötü banka planına göre krediler için kaldıraç çok yüksek. ABD
            Hazinesi'nin verdiği örneğe göre özel sektör sermayesinin 1'e 14
            kaldıraçla mortgage kredileri devralabileceği bir sistem
            oluşturuluyor.

            Örneğin banka 100 dolarlık mortgage krediyi satışa çıkarırsa ve buna
            84 dolarlık teklif gelirse FDIC buna 1'e 6 kaldıraç oranıyla garanti
            verebilecek. Buna göre kamu-özel sektör fonu 12 dolar koyarken, FDIC
            tarafından 72 dolarlık garanti verilecek. 12 dolarlık fonu ise 6
            dolarla özel sektör ve 6 dolarla ABD Hazinesi sağlayacak.

            Mortgage kredileriyle desteklenen menkul kıymetlerde ise ABD Hazinesi
            özel sektörün her bir doları için bir dolar yatırım yapacak. Ayrıca 2
            dolar da kredi verebilecek.

            Örneğin kötü banka planına göre özel sektörün her 100 dolarlık
            katılımına ABD Hazinesi de 100 dolarla katılacak. Ayrıca fona 100
            dolara kadar kredi verebilecek. Fon yöneticisinin talebi halinde fona
            aktarılan tutar 100 dolar daha artırılabilecek. Böylece özel sektörün
            100 dolarlık katılımıyla kurulan fon 300-400 dolarlık imkana satın
            alma imkanına sahip olacak.
            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #276
              ‘Borsalarda çıkış başladı’

              Dünyanın en çok tanınan yatırımcılarından ve Templeton Varlık Yönetimi’nin ünlü yöneticisi Mark Mobius, hisse senetlerinde boğa piyasasına (fiyatların yükseldiği piyasa) geçiş sürecinin artık başladığını söyledi.

              RADİKAL

              Bloomberg haber ajansına konuşan Mobius, hisse senetlerinin bir sonraki boğa piyasasına hazırlandıklarını da belirtti.

              Gelişmekte olan piyasaların gelişmişlerden daha iyi durumda olduğuna dikkat çeken Mobius, Templeton’ın, her gelişen piyasada ucuzlamış hisse senedi bulabildiğini kaydetti. Mobius, yatırım yapmak için yüksek temettü ödeyen, nakit zengini ve borcu az olan firmaları tercih ettiklerini de vurguladı. (Radikal)

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #277
                Piyasalara büyük moral!!!



                ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, ekonomik krizin başlangıcından bu yana piyasaların beklediği banka bilançolarındaki zararlı varlıkların temizlenmesi planını açıkladı. Bankalardaki sorunlu kredilerinin yatırım fonlarına yeni değerleriyle satılmasını amaçlayan plan, Wall Street'e tam anlamıyla moral dopingi yaptı.

                Bankacılık sektörünün haftalardır beklediği kötü kredilerin banka bilançolarından temizlenmesi operasyonu ABD Hazinesi FED ve Federal Mevduat Sigorta Fonu FDIC'nin ortaklığı ile yürütülecek.

                ABD BORSALARINDA MÜTHİŞ YÜKSELİŞ!!!TIKLAYIN

                Bakan Tim Geithner ve FDIC Başkanı Sheila Bair'in dün basına detaylarını anlattığı plana göre sistem şöyle işleyecek:

                Bir banka elindeki mortgage yatırımlarından kurtulmak istediğinde FDIC'ye başvuracak. FDIC bu varlıklara bir muammen bedel biçerek paketleyecek ve açık arttırma usulü ile satışa çıkartacak. Varlıkları almaya talip olan şirketin de FDIC'den garantili borçlanma fırsatı olacak. Böylelikle mortgage varlıklarının piyasa değerinin belirlenmesi de mümkün olacak.

                FDIC Başkanı Sheila Bair basınla yaptığı telekonferansta bazı bankaların bütün bu tedbirlere karşı ayakta kalamayacağına dikkat çekti ve Sistemdeki banka sayısı azalacak dedi.

                Sheila Bair, bu planın başarı şansının diğer bütün metodlardan daha yüksek olduğunu söyledi.

                Planı basından önce yatırım çevreleri ile paylaşan Obama yönetimi ve ABD Hazine Bakanlığı, Warren Buffett ve PIMCO gibi büyük fonların programa katılacağı izlenimini aldıklarını belirtiyorlar.

                Nitekim Dow Jones günü moralle açtı ve haftalardır görülmemiş bir performans ile 497 puan birden yükselip 7700 puanı geçti.

                S and P endeksi ise 1938'den beri görülmemiş bir 10 günlük performans yakaladı.

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #278
                  Finans piyasaları için kara göründü

                  Bir ekonomi gazetesi yöneticisi olarak kendimi global ekonomik krizin başladığı Eylül 2008'den bu yana Karayip Korsanları serisinin "gözcüsü" gibi hissediyorum.
                  Fırtınalı ve dalgalı sularda yol alan piyasa gemisinin direğinde umutsuz gözlerle "kara göründü" diye bağırabileceğim "o günü" bekliyorum.
                  Herkes aynı şeyi soruyor: "Global ekonomik krizin sonuna geldik mi?"
                  Korsan filmlerine aşinaysanız siz bunu "eve karılarımızın koynuna ne zaman döneceğiz?" diye de okuyabilirsiniz.
                  Her iki soruya cevap verebilmek için de henüz çok erken.
                  Bu arada geminin hali içler acısı!
                  Yeni kaptan iyi niyetli fakat ağır.
                  Pusula kırık. İçme suyu zehirli. Mürettebat şaşkın.
                  Tek umut direğin tepesinden gelecek müjdeli haberde.
                  Tıpkı kaç zamandır dilimden düşüremediğim Yüksek Sadakat'in şarkısındaki gibi.
                  Kaç zamandır burdayız bugün ne günlerden
                  Neden bu gemideyiz evde olmak varken
                  Deniz yine çıldırmış az evvel uyurken
                  Tanrı bizi unutmuş gökteki evinden
                  Doğrusunu söyle bana
                  Yine yıkılır mıyız bir barda içerken
                  Bu ne biçim bir fırtına
                  Gözcü bağırdı tam her şey bitti derken
                  Gözcü bağırdı tam her şey bitti derken
                  Gözcü bağırdı tam…
                  Dün Amerika Hazine Bakanı Tim Geithner'ın açıkladığı bankaları "zehirli varlıklardan" kurtarma planıyla ekonomik krizin değil ama "kredi krizinin" sonu göründü.
                  Amerika'da en azından finans piyasası için "kara göründü."
                  Fakat yine de hiç kimse Amerikan Hazinesi, Merkez Bankası ve TMSF'si FDIC'in açıkladığı 1 trilyon dolarlık yeni kurtarma planıyla kredi piyasalarının "eski güzel günlere bir anda dönebileceğini" hayal etmesin.
                  Aylardır fırtınalı denizde su alan geminin hurilerle dolu cennet adasına yanaştığını zannetmesin..
                  Evet "kara göründü" fakat yeni karada bizleri bekleyen çok ciddi riskler var.
                  Tıpkı Karayip Korsanları serisindeki gibi.
                  Ayrıca esas tehlike ne karada ne denizde.
                  Tehlike içimizde!
                  Geithner'ın benim kabaca "kamu-özel elele fonu" olarak nitelediğim bankaları kurtarma fonu ilk bakışta piyasaları ikna etmişe benziyor.
                  Fakat henüz devletleştirme bekleyen septikler ikna olmuş değil.
                  Peki ben buna rağmen direğin tepesindeki şaşkın gözcü gibi neden "kara göründü" diye bağırıyorum?
                  Çünkü içinde bulunduğumuz gemi geri dönülemez bir biçimde uzaktan kara olarak görünen kütleye doğru ilerliyor.
                  En kötü senaryo da Geithner'ın "kamu-özel el ele fonu" bankalar arası kredi akışını sağlayamazsa, bu kez B senaryosuna geçilecek yani bankalar millileşecek.
                  Piyasalar akademisyenlerden farklı olarak şu anda "en güvenli kara parçasının" peşinde değil, riskli de olsa herhangi bir toprak parçasına ayak basmak istiyor. Bu yüzden Geithner'ın "kara göründü" müjdesi anlamına gelen planı tüm dünya borsalarını coşturdu.
                  Plan kabaca şöyle işleyecek.
                  Amerikan Hükümeti finans krizinden çıkabilmek için kamu ve özel sektör ortaklığıyla 500 milyar dolarlık bir fon oluşturuyor. Bu fon kaldıraç etkisi ile 1 trilyon dolara kadar katlanabilecek. Oluşturulan kamu-özel ortaklık fonu ile bankaların elinde zarar edip banka bilançolarını dibe çekmiş olan varlıklar satın alınacak. Aslında özel sektörün fondaki payı sembolik yüzde 8. Fakat Amerikan hükümeti Türkiye'nin 2001'de TMSF aracılığıyla yaptığına benzer bir devletleştirmeye gitmemek için özel sektöre payından daha büyük bir rol veriyor. Böylece hem satın alınacak hisselerin değeri piyasada belirlenmiş olacak hem de özel sektör mantığıyla çalışan bir fon yaratılmış olacak.
                  Bu noktada en kritik soru hisselerin hangi değer üzeriden fona aktarılacağı.
                  Anlaşılan Geithner vergi verenler ile hissedarlar arasında sıkışıp kalmamak için orta yol bulmaya çalışıyor. Zaten bu yüzden kamu sübvansiyonuna rağmen fiyatın özel sektör katkısıyla piyasada belirlenmesi isteniyor.
                  Son adımla birlikte ABD hükümetinin ateşlediği kriz silahının büyüklüğü 3 trilyon dolara yaklaştı. Barut epey azalmış olsa da "kara nihayet göründü."
                  Tıpkı Yüksek Sadakat'in şarkısındaki gibi.
                  Özlenen bir yolcu gibi (Kara göründü)
                  Dağılan bulutlar gibi (Kara göründü)
                  Çok üşürken ateş gibi (Kara göründü)
                  Kavrulurken vaha gibi (Kara göründü)

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #279
                    Dolarda Hatali Işlem Mi Yapildi?

                    DOLARIN dünkü dalgalanmasına ilişkin öne sürülen nedenlerden biri de ’hatalı işlem’ şüphesi oldu.

                    Edinilen bilgiye göre, bir yabancı bankanın elektronik işlem platformundaki bir arıza nedeniyle birkaç dakika boyunca piyasa dışı fiyattan dolar işlemleri yaptı ve bu da piyasayı etkiledi. Bu "hatalı" işlemlerinin tutarının 500 milyon doları bulduğu belirtilirken, bir bankacı şunları aktardı: "Londra kaynaklı bir işlem gördük. Teknik bir sorun olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü bu banka, makine işlemi kullanıyor ve bugün bir anda sürekli piyasa dışı kurlardan işlem geçti. Dolar 1.6690 liralardan 1.6845 liraya kadar işlem geçtiğini gördük. Bir anda kurlar çıldırmış gibi oldu. Piyasa oyuncuları bir süre piyasadan çekildi, toplamda 500 milyon dolarlık sorunlu işlem yapılmış olabileceğini düşünüyorum."
                    HÜRRİYET

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #280
                      `Kriz bitti denilmesi çok iddialı olur`



                      Turkish Yatırım Genel Müdürü Berra Kılıç, “Krizin sonuna gelindi, kriz bitti” denilmesinin çok iddialı olacağını, ABD hazinesinin, bankalardaki zehirli varlıklar için 100 milyar dolar kaynak ayırmasıyla ilgili olarak uygulamayı görmek gerektiğini söyledi.

                      Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD'nin kamu ve özel sektör ortaklığıyla banka bilançolarındaki zehirli (toksik) varlıkların temizlenmesi planını çok yerinde bir önlem olarak değerlendirdiğini söyledi.

                      Kılıç, “Bu banka bilançolarındaki toksik varlıklar, oradaki kredi sistemini çok tıkıyordu. Aslında daha önce atılması gereken bir adımdı. Şimdiye kadar sonuçlarını görmüş olurduk. ABD'de daha önce açılan paketler de o zaman bir işe yarayabilirdi. Sıralamada yanlışlık yapıldı” dedi.

                      Şu anda piyasaların bu plandan çok memnun gözüktüğünü ifade eden Kılıç, “Bunun işe yarayacağı konusunda genel hava da çok olumlu, ancak her şey bitti demek için de çok erken. Bunun fiiliyata geçmesi gerek. Bakalım ne kadarlık bir fon oluşacak? Bu hakikaten kredi mekanizmalarının işlemesini sağlayacak mı? Hakikaten halk tüketmeye başlayacak mı? Bunlar adım adım olacak hususlar. (Krizin sonuna gelinde bitti) demek çok iddialı olur. Biraz bunun uygulamasını görmek lazım” şeklinde konuştu.

                      Dünyadaki çarkların durmasının bütün gelişmekte olan ülkeleri etkilediğine dikkati çeken Kılıç, “Dünyadaki çarklar yeniden dönmeye başlarsa bu seneyi belki biz beklediğimizden daha az küçülerek geçirebiliriz” dedi.

                      SANAYİDE KAPASİTE KULLANIMI

                      Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan Toguç da, ABD'de açıklanan paketin uygulamada etkilerini görmek gerektiğini, (kriz bitti) demek için henüz erken olduğunu, krizin neresinde olunduğunun çok net görünmediğini söyledi.

                      ABD'de açıklanan paketin Türkiye tarafındaki etkilerine ilişkin olarak da Toguç, “Eğer bunan sonra sanayi üretimi ve kapasite kullanımında bir önceki aydan biraz daha iyi seviyeler görebilirsek önümüzdeki süreç için daha olumu bir ekonomik büyümeye işaret edecek. Bunu da piyasalar temkinli iyimserlik şeklinde satın almaya başlayacaktır” dedi.

                      Avronun yükselişinin tamamıyla dolar üzerindeki olumsuzluklardan kaynaklandığına işaret eden Toguç, ABD'de açıklanan paketlerle birlikte piyasada doların miktarının artmasının doların değerini düşürdüğünü söyledi.

                      Toguç, “Dolar tüm para birimleri karşısında değer kaybediyor. Buna avro da, Türk Lirası da dahil. Avrupa Merkez Bankasının Mayıs-Haziran gibi bono alarak piyasayı fonlaması, niteliksel gevşeme tarzında para politikası izlemeye karar vermesi bekleniyor. O zaman belki doların değer kazanması beklenebilir. O zaman kadar doların avro karşısında değer kaybetmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #281
                        Plan açıklandı! Peki işe yarayacak mı?



                        Geithner’in açıkladığı plana dair beklentiler ne olursa olsun, elde bir planın olması piyasaların hoşuna gitti. Planda iki ana yöntem benimseniyor.

                        Ali Ağaoğlu / Vatan Gazetesi

                        Halen daha bankaların bilançolarında bulunan toksik kredileri alacak bir fon kurulacak. Bu fonun kurucuları dört beş yönetici aday arasından seçilecek. Fon sermayesinin altı katı daha borçlanabilecek ve bu borçlanma için FDIC (ABD’nin TMSF’si) garantör olacak. İlk sermayenin yarısını özel sektör, yarısını da devlet koyacak. Planın bu kısmı, özel sektör “kılıfı” ile devletleştirmenin ta kendisi. Özel sektör 12 birimlik riskin sadece birini alıyor, 11 birimi devlette kalıyor.

                        Planın ikinci bölümündeyse varlığa dayalı, ancak kendisi toksik hale gelmiş menkul kıymetlerin devralınması var ki burada 1 birimlik özel sermayeye karşın devlet 2 birim fon koyacak. Gerekirse de özel sektörün 1 birim daha para koymasını isteyebilecek.

                        Her iki fon yapısında da yönetim özel sektörden gelenlerden olacak. Özel sektör de sermaye koyduğu için fiyatlamanın daha adil yapılacağı “varsayılıyor”.

                        Planın net olmayan kısmı; yeterli tahsilat yapılamadığında; tahsil edilen kısmın devlet ile özel sermaye arasında nasıl paylaşılacağı. Eğer ilk payı devlet alacak olursa, özel sektör bu işe yanaşmaz. Aksi takdirde de bu plânı senatodan ve “kamuoyunun vicdanından” geçirmek hayli zor olabilir.

                        Yine de elde daha iyi bir plan olmadığından; “daldaki iki baykuştan dahi iyi olan eldeki bir kuş” misali piyasalar bu planı satın almayı tercih ettiler. Senatodan aksi bir haber gelmedikçe de olumlu hava devam edecektir.

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #282
                          Leasing Sektöründe Hayal Kirikliği

                          Ekonomist Dergisi'nin haberine göre otomobil ve beyaz eşyada ÖTV indirimini içeren ekonomik pakette KDV indirimi bekleyen leasingçiler, hayal kırıklığına uğradı.

                          Leasing sektöründa hayal kırıklığı
                          Global krizin etkisiyle yaşanan ekonomik durgunluğu aşmak için bütün ülkeler bir biri ardına bazı önlemler alıyor. Türkiye’de bu kapsamda 16 Mart tarihinde otomobil ve konutta özel tüketim vergilerini (ÖTV) indirerek, piyasaları canlandırmak yolunda bir adım attı. Hükümetin geçen hafta açıkladığı otomobil ve konuttaki ÖTV indirimini içeren paketi, leasing sektöründe ise hayal kırıklığı yarattı. Çünkü sektör bu paket kapsamında 2008’in başında yüzde 1’den yüzde 18’e çıkarılan KDV oranının yeniden yüzde 1’e düşürülmesini bekliyordu. Gerçi geçen ayın başlarında traktör, CNC ve tekstil makineları kalemlerinde yüzde 18 olan KDV yüzde 8’e düşürüldü ama leasang sektörü bunu yetersiz buldu.
                          Geçen haftaki sayımızda Borsa Koridorları sayfamızda “Leasing sektörüne güzel haber” başlıklı haberde sektördeki bu beklentilere yer vermiştik. O haberde de belirtildiği gibi sektördeki bu beklentilerde, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın da rolü var. Çağlayan, önceki hafta yaptığı açıklamada otomobil, tekstil ve konut başta olmak üzere vergi indiriminin maliyeti üzerinde çalışıldığını açıklamıştı. Bu açıklama ise leasing sektöründe ‘KDV yüzde 1’e inebilir’ beklentisi yarattı. Ancak açıklanan paket, bu beklentileri boşa çıkardı.

                          Yorum

                          • yagmur
                            Kıdemli
                            • 29 Nisan 2008
                            • 4717

                            #283
                            İşte beklenen 5'inci paket ..

                            Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi çevrelerinin
                            beklediği 'Beşinci Paket'i açıkladı; KOBİ'lere, Hazine ve TOBB
                            garantili kredi verilecek, bankalar kredi riskini paylaşacak. Bakan
                            Şimşek, tıkanan IMF görüşmeleriyle ilgili de 'Seçim sonrası anlaşmaya
                            yakınız' dedi..


                            Ekonomi çevreleri krizin etkilerini azaltmak ve hızla artan işsizliğe
                            bir nebze çözüm bulmak için beşinci paketi bekliyor. Bazı bakanlar bu
                            konuda küçük sinyaller verdiler. Ancak beşinci paketteki tedbirler
                            paketinin içeriği önemli ölçüde belirsizdi. Gaziantep'teki seçim
                            çalışmalarını izlemek üzere buluştuğumuzda Hazineden Sorumlu Devlet
                            Bakanı Mehmet Şimşek'ten bu yönde bilgiler almaya çalıştım. Bakanın
                            makam arabasına bindim ve beldeleri konuşurken bir taraftan da ekonomi
                            sohbeti yaptım.

                            Evet, beşinci paket üzerinde son çalışmalar yapılıyor. En geç nisan
                            ayının ortalarında açıklanacak.

                            Şimşek, IMF ile yapılacak anlaşma konusundaki üç maddelik pürüzle
                            ilgili son durumu da anlattı ve 'krizin dibi göründü mü?'
                            tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerini bizimle paylaştı.

                            IMF'DE SON DURUM
                            IMF ile üç maddede anlaşmazlık vardı. Bizzat Başbakan Erdoğan
                            tarafından açıklanmıştı. Mehmet Şimşek'e 'seçim sonrasında IMF ile
                            anlaşma yapılacak mı, tartışmalı üç konudaki son durum nedir?' diye
                            sordum. Bakan Şimşek şöyle yanıtladı:

                            'Ocak ayında anlaşmada neredeyse nihai aşamaya gelmiştik. Bizim
                            önümüze yeni konular değil de kabul etmediğimiz eski şartları tekrar
                            getirdiler. Burada tıkanma oldu. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın
                            özerkliği konusunda IMF geri adım attı. Biz de buna karşılık idareyi
                            güçlendirme kararı aldık. Personel takviyesi yapıp, imkanlarını
                            artıracağız ve teşvik vereceğiz.

                            Çapraz denetim konusu kriz döneminde çok riskli. IMF'ye dedik ki kriz
                            günlerindeyiz, bu çok tehlikeli olur. Bunu tartışıyoruz. Şu anda
                            Maliye Bakanlığı detaylı bir çalışma yürütüyor. Zamanlama ve içerik
                            konusunda üzerinde durulması gereken hususlar var. Bir uzlaşmaya
                            varacağız.

                            IMF bütçe dengeleri konusunda bazı tedbirler istiyor. Ya gelir
                            artırıcı bir düzenleme ya da harcama kısıcı bir düzenleme istiyorlar.
                            Bütçe dengelerini oturtmak için tedbirler alacağız.

                            IMF ile anlaşma seçimlerden sonra büyük bir ihtimalle gerçekleşecek.
                            Kaygıları azaltıcı bir program faydalı olabilir, IMF ile yapılacak
                            anlaşma ekonomiyi destekleyecektir.'

                            İŞSİZLİK RAKAMI 13.6'NIN ÜSTÜNE ÇIKACAK
                            Şimşek, krizin yarattığı sonuçlara ve atacakları adımlara ilişkin de
                            şunları anlattı:
                            İşsizlik hızlı biçimde yükseliyor. Şu andaki yüzde 13.6 rakamı daha da
                            artacak, onu da söyleyeyim.
                            Kadınların çalışmadığı bir memleket nasıl kalkınır? Nüfusumuzun yarısı
                            kadın. Ekonominin düzelmesi için pozitif şoklara ihtiyaç var.
                            Batı'da kredi mekanizmaları çalışmıyor, sorun bu. İkincisi çok ciddi
                            bir talep daralması yaşanıyor. Dünya ticareti hiç görülmediği ölçüde
                            küçülüyor. Üçüncüsü sermaye hareketlerinde sorun var. Özellikle
                            gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı kesildi. Dünya sıkıntılarını
                            aşmadan bizim sorunları çözmemizin imkanı yok. Türkiye tasarruf açığı
                            olan bir ülke ve yabancı sermayeye ihtiyacı var.

                            TÜRK VATANDAŞI AZ BORÇLU
                            Hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 11. Bu rakam Doğu
                            Avrupa'da yüzde 28, Batı Avrupa'da yüzde 56. Türkiye vatandaşı az
                            borçlu. Kişilerin toplam borcu 2.7 milyar dolar.

                            Ayrıca vatandaş krize 67 milyar dolarlık döviz varlığı ile girdi. Yani
                            vatandaş şu andaki döviz hareketinden kazanç elde etti. Krizde döviz
                            yükselince bunun yedi milyar dolarını satarak, artıştan nemalandı. Öte
                            yandan vatandaşın faiz yükü de hızla aşağıya doğru çekiliyor.
                            Özetlersek; borcu düşük, faizi düşük, döviz hareketinden kazanç elde
                            ediyor.

                            SORUN İŞSİZLİKTE
                            Krizin bizde insanımıza etkisi işsizlikte görülüyor. Vatandaş en çok
                            işini kaybetmekten korkuyor. İşsizlik oranı da hızla artıyor.

                            KOBİ'LERE YENİ PAKET
                            Hazine olarak yeni bir model geliştirdik. Şu anda Başbakan Yardımcımız
                            Nazım Ekren o modelin üzerinde çalışıyor. Küçük ve Orta Boy
                            İşletmeler'e yönelik bir çalışma. Hazine olarak kaynak koyacağız,
                            Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere Meslek Örgütleri
                            ve Sivil Toplum Kuruluşları da para verecekler. Bankaların riskini
                            paylaşacağız. Herkes elini taşın altına koyacak. Kredi garanti
                            mekanizması oluşturacağız. KOBİ'lere verilecek kredinin riskinin yüzde
                            60'ını biz üstleneceğiz, garanti edeceğiz. Böylece aslında durumu çok
                            iyi olmasına rağmen ya geri alamazsam diye kredi musluğunu açmayan
                            bankaların eli rahatlayacak. Nihai taslak haline getirdik. Nisanda
                            uygulamaya geçeriz diye düşünüyorum. Büyük şirketlerin zaten kredi
                            sorunu yok. Onlar istediği zaman alıyorlar, işletme sermayesi ihtiyacı
                            düştüğü için büyük gruplar kredi arayışında değiller. Sorun küçük
                            işletmelerdeydi. Bunu çözeceğiz.

                            BATIK KREDİYE KURTARMA YOK
                            Bu, halen batık duruma düşmüş olan kredilere dönük bir çalışma değil
                            ve yeni paketin de bu anlamda suiistimal edilmesine izin
                            vermeyeceğiz. Batık krediyi kapatıp, yeni paketten yararlanmak için
                            numara yapılmasına göz yummayacağız. Bu, yeni kredilendirme için
                            kullanılacak bir kaynak ve model.

                            BAYKAL'IN ÖNERİLERİNE 'HAYIR' DEDİ
                            Bakana, CHP Lideri Deniz Baykal'ın geçen hafta AKŞAM'ın manşetindeki
                            yeni önerilerini hatırlattım ve değerlendirmelerini sordum. Baykal,
                            özellikle istihdam üzerinde alınan vergi ve kesintilerin
                            azaltılmasını önermişti. Şimşek, 'Geçen yıl beş puan indirdik zaten.
                            Onun etkisi ortada. Bütçeye getirdiği yük de ortada. Daha da
                            indirirsek maaşlar nasıl ödenecek, sağlık harcamaları nasıl
                            yapılacak?' dedi.

                            DİP TARTIŞMASINA NE DEDİ?
                            Sohbetimizde 'krizin dibi göründü mü, krizden çıkış ne zaman?'
                            konularını da tartıştık. 'Romantik iyimser değilim' diye söze giren
                            Şimşek şunları söyledi: 'Bizde seçim bitiyor. Dünya da kendi evinin
                            içini toparlamaya çalışıyor. Herhalde krizin üçte ikisini geçtik. 2009
                            sonunda toparlanma bekliyorum. Bu yıl tarımda büyüme olacak. Bereketli
                            bir yıl, bol yağış var. Tarım büyümesini de gözardı etmemek lazım. O
                            esnafa da yansıyor.
                            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #284
                              Ayi Piyasasi Bitmedi

                              Herkes çok iyimser ve ayı piyasasının sonunun geldiğini konuşuyor ama henüz ekonomik döngüde dibi görmedik. En az 3 ay daha ağır durumlarla karşılacağız


                              Küresel piyasalarda "ayı" döneminin bittiği yönünde fiyatlamaların olduğu bir dönemde pazartesi günü ABD'de açıklanan "Geithner Planı" ile başlayan yükseliş dalgası dün yerini daha sakin bir seyire bıraktı. Dalgadan tek fayda sağlayan ise Asya piyasaları oldu. Japon Nikkei 100 endeksi dün de yüzde 3,32 yükselirken, Hong Kong'un Hang Seng endeksi yüzde 3,44, Singapur'un Straits Times endeksi yüzde 2,54 çıkış yaşadı. ABD'de Ulusal Emlakçılar Birliği tarafından açıklanan rakamlara göre şubat aynda varolan ev satışları yüzde 5,1 yükseldi. Geithner'ın 1 trilyon dolarlık zararlı varlıkları satın alma fonu ve ev satış rakamlarının etkisiyle dünya piyasalarını izleyen MSCI World endeksi son 5 haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Ancak güne yüzde 2,5'lik yükselişle başlayan Avrupa ilerleyen saatlerde tersine döndü. İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde 0,95 değer kaybetti, Alman DAX yüzde 0,49, Fransız CAC 40 ise yüzde 0,43 yükseldi. Önceki gün bu borsalar yüzde 3'ü geçen sıçramalar kaydetmişti. FTSEurofirst endeksi 2008'de yüzde 45 çakılmanın ardından bu yılın başından beri yüzde 11 daha erimiş durumda. ABD borsaları ise neredeyse günaşırı aldıkları önlemlerle piyasalarda alım sağlamaya çalışıyor gibi görünen FED Başkanı Ben Bernanke ve Hazine Bakanı Timothy Geithner'ın Kongre'de yapacakları konuşma öncesinde güne kan kaybı ile başladı.
                              Bernanke konuşmasında 1930'lardkaine benzer bir çöküşün yaşanmaması için sigorta devi AIG'nin kurtartılması gerektiğini söylerken, Geithner bu amaçla gerekli yasal mekanizmaların sunulmasının şart olduğunu belirtti. Ancak ne Bernanke'nin ne de Geithner'ın açıklamaları ABD piyasalarını ipten almaya yetmedi. Piyasalarda Geithner Planı'nın ilk açıklandığı günkü gibi bir performans kaydedilememesinde ise bu planın yeterli ya da doğru olup olmadığı tartışmaları etkili oldu.
                              Bir haftadır kan kaybeden dolar, euronun düşüşü ile kur sepeti karşısında değerlendi. Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) faiz indireceği beklentileri euronun değer kaybında etkili oldu. Geithner Planı'nın açıklandığı pazartesi günü sıfır faiz vermeyen piyasaların para birimlerine oynayan küresel yatırımcı, petrole de yüklenmişti. Euronun düşüşü ile dolarda toparlanma gözlenince ise petrole satış geldi. ABD Batı Teksas tipi ham petrolün mayıs teslimli varil fiyatı 73 sent düşerek 53.07 dolara kadar geriledi. Önceki günkü yükseliş ise yüzde 3 ile 53.8 dolar olmuştu.

                              Ayı piyasası bitmedi en az 3 ay tehlikeli
                              Dağıttığı 165 milyar dolarlık primle Obama'dan Bernanke'ye kadar herkesin tepkisini çeken AIG ile Kongre'de pazartesi açıklanan plana ilişkin bir konuşma yapılması bekleniyordu. Bankaların bilançolarındaki zararlı varlıkları satın almak için Geithner Planı kapsamında kurulacak olan 1 trilyon dolarlık kamu-özel ortaklıklı yatırım fonu haberi ile pazartesi günü dünya borsaları coşmuş, S&P 500 1938 yılından bu yanaki en iyi 10 günlük performansına imza atmıştı. Nasdaq endeksi ise yüzde 6,8 yükselişle 28 Ekim'den bu yanaki en iyi günlük yükselişini kaydetmişti. Ancak piyasalarda bir günlük coşkulu bir alıma neden olsa da bu planın da "son kurşun" olamayacağı hatta yetersiz kalacağı daha ilk günden tartışmaya açıldı. Çünkü bankaların bilançolarındaki zararlı varlık miktarının büyüklüğü 4 trilyon dolara yaklaşıyor. Dolayısıyla 1 trilyon dolarlık bir alım bile bilançoların temizlenmesini sağlamıyor. Reuters haber ajansına konuşan BGC Partners baş stratejisti David Buik ise durumu şu şekilde özetliyor; "Herkes çok iyimser ve ayı piyasasının sonunun geldiğini konuşuyor ama henüz ekonomik döngüde dibi görmedik. En az 3 ay daha ağır durumlarla karşılacağız"

                              Sanayi üretimi ve işsizlik dibi görmedi
                              Bankacılık sisteminin istikrara kavuşturulması ekonominin de istikrara kavuşmasının anahtarı olduğu için bu alanda atılan adımlar sorunları tam anlamıyla çözmediği sürece endişeler de devam edecek gibi görünüyor. Analistler ve ekonomistler ise özellikle Asya piyasalarındaki çıkışların kısa ömürlü olduğunu, kötü ekonomik veri ve kazanç beklentilerinin yolda olduğunu düşünüyor. Henüz yatırımcının risk iştahını artıracak kadar toparlanamayan bu veriler ise piyasalarda "ayı" döneminin bittiği iddialarını köstekler yönde. Marketwatch'a konuşan Daiwa Institute of Research stratejistlerinden Hirokazu Yuihama'ya göre halen ayı piyasası yaşanıyor ve sanayi üretimi ile şirket kazançlarında bir gelişme görülmedikçe boğa piyasasının başladığını söylemek zor. Ayrıca bazı uzmanlar da Geithner Planı'nın faaliyete sokulup, bankaların borç vermesinde canlılık yaşanması gibi bir etki göstermeye başlamasının aylar süreceğini savunuyor. Bu zaman zarfında ise çok şeyin değişebileceği, işsizliğin ve kazançlardaki daralmanın rekor yapabileceği dolayısıyla da planın piyasalara kısa vadeli bir çıkış getirebileceği düşünülüyor.


                              JOSEPH STIGLITZ-Ekonomist

                              BANKA PLANI SOYGUNCU
                              Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitiz, Geithner Planı'nın vergi mükelleflerini oldukça fazla bir risk altına sokup soyacağını iddia etti. Ekonomi zayıf kalmaya devam ettiği sürece bu planın işe yaramayacağını iddia eden Stigliz, planın "ahlaksız teşvikler" içerdiğini ve kötü dizayn edilmiş olduğunu söyledi. Hong Kong'daki bir konferensta konuşan Stiglitz, "Bu Amerikan halkının soyulması demek, bence işe yaramayacak çünkü bu zararları vergi ödeyenlerin sırtına yükledikçe bununla ilgili daha fazla öfke ortaya çıkacak" dedi. Stiglitz'e göre plan bankaların devasa zararlı varlıklarını temizlemeye yarasa bile ekonomik görünüme ilişkin endişeler nedeniyle bankalar kredi vermek konusunda isteksiz olacak.

                              MARTIN FELDSTEIN-Ekonomist

                              PLAN İYİ AMA YETERSİZ
                              ABD Başkanı Barack Obama'nın Ekonomik Danışma Kurulu üyesi Harvard Profesörü Martin Feldstein ise Geithner Planı'nı "iyi" bulduğunu söylese de sadece finansal sektörde temizleme yapmanın ekonomiyi ne kadar toparlayacağına ilişkin şüpheleri olduğunu söylüyor. Bu bağlamda ikinci bir mali teşvik planını açıklanması gerektiğini belirten Feldstein'a göre asıl harcamalarda gaza basılması gerekiyor. ABD'de resesyonun 2010'a da sarkacağını, bunun da yeni bir mali teşvik paketine ihtiyaç yaratacağını belirten Feldstein'a göre bu yeni plan en az ilki kadar, yani 778 milyar dolar büyüklüğünde olabilir.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #285
                                Planin Etkisi Uzun Sürmedi

                                Wall Street'te kötü banka planıyla ilgili tartışmalar hararetli biçimde sürerken endeksler Pazartesi günkü kazanımlarının bir bölümünü verdi.



                                Kongre'de Geithner ve Bernanke büyük finansal holdinglere el konabilmesi için yeni yasa çıkarılmasını talep ederken, banka hisselerine gelen satışlar endekslerin düşüşle kapanmasına neden oldu.

                                ABD borsaları, yatırımcıların, hükümetin banka bilançolarını temizleyerek mali sistemi canlandırmayı hedeflediği planın başarısına dair değerlendirmeleri gözden geçirmek üzere duraklamaları ile düşüş yaşadı.

                                Pazartesi günü son 16 yıldaki en iyi performanslarını gösteren banka hisseleri, ABD hükümetinin bankaların toksik varlıklarına 1 trilyon dolara yakın kaynak aktaracak olan planının işleyip işlemeyeceği yönündeki soruları arasında yatırımcıların satış eğilimine yönelmesi ile geriledi.

                                Hazine Bakanı Tim Geithner ve Fed Başkanı Ben Bernanke, çeşitli mali kuruluşları birarada toplayan finansal holdinglerin daha iyi denetlenmesi, sermaye yeterliliklerinin yükseltilmesi ve gerektiğinde bu şirketler el konulması için Kongre'den yeni düzenlemeler talep etti.

                                Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman'ın planın işlemeyeceğini savunup bankalara sonunda el konacağını söylemesi mali sektör hisselerindeki satışları hızlandırdı. S&P mali endeksi yüzde 6.5 düştü. Banka hisselerinde yüzde 11'e varan kayıplar gözlendi.

                                Bank of America yüzde 8.3 eksi ile 7.15 dolara indi. JP Morgan yüzde 9 düşerken Goldman Sachs yüzde 1.4 geriledi. Citigroup yüzde 3, Wells Fargo yüzde 11 düşerek günü tamamladı.

                                Goldman Sachs'ın önerisini 'al'dan 'nötr'e çektiği Walt Disney hisseleri yüzde 3.3 gerileyerek 18.29 dolara indi. General Electric hisseleri yüzde 0.6 ile daha ılımlı düşüş göstererek günü tamamladı.

                                Enerji fiyatlarındaki düşüş de borsanın aşağı yönlü seyrinde etkili oldu. Exxon Mobile yüzde 1.7 düşüşle 69.35 dolara geriledi. Petrol 53 dolara doğru indi.

                                Teknoloji hisseleri bankalardan sonra günün en fazla değer kaybeden hisseler arasındaydı. Qualcomm yüzde 1.9, Microsoft yüzde 2.3, Intel ise yüzde 3 geriledi.

                                Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 1.49 düşüşle 7,660 seviyesine gerilerken Standard & Poor's 500 Endeksi yüzde 2.02 eksiyle 806.33 puana düştü. Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 2.41 değer kaybetti ve 1,518 puandan günü tamamladı.

                                Asya borsalarında yatay ve genelde ekside bir seyir var. Japonya'da ihracatın yarı yarıya düşmesinin ardından teknoloji hisselerine gelen satışlar endeksleri aşağıya çekti.

                                Tokoyo ve Hong Kong % 0,5 ekside, Şanghay ve Sidney ise hafif artıda kapanmak üzere.

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information