Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #211
    Mali Sektör Hisselrine Alim Geliyor

    İki haftadır süren satışların ardından borsalar mali sektör hisselerine gelen alımlarla tepki vermeye çalışıyor.



    Dolar-TL Merkez Bankası'nın döviz satışıyla 1,78'e indi. Merkez Bankası ihalesine düşük kurdan olmakla birlikte 141 milyon dolar teklif gelirken Merkez Bankası açıkladığı gibi 50 milyon dolar satış yaptı. Ortalama fiyat 1,7822'de oluşurken, ihaleye gelen tekliflerin ortalama fiyatı 1.7779 TL oldu.

    İMKB-100 Endeksi genelde 23 bin puanın üzerinde bir seyir izliyor.

    Avrupa'da Citigroup, Man Group ve Barclays'e gelen alımlarla yükseliyor.

    Citigroup CEO'su Vikram Pandit'in ilk 2 ayda 19 milyar dolar gelir elde ettiklerini açıklaması Citi hisselerinde % 20 yükseliş getirdi.

    Citigroup, Man Group için, Credit Suisse ise Barclays için al verince bu hisseler de % 15 arttı.

    Yükseliş 2009'un en büyük kaybedenleri olan diğer banka ve sigortacı hisselerine de sıçradı. UniCredit % 8, ING % 12, Deutsche Bank % 8 yükseldi.

    İstikrarlı metal fiyatları madencilik hisselerini yukarı taşıdı; Rio Tinto % 9 yükseldi.

    ABD'de vadeli kontratlar bankacılık sektöründen gelen iyi haberler ile yükseldi. Endeksler % 1,5-2 civarında artıda.

    Bugün gözler Bernanke'nin konşumasında olacak ve ayrıca toptan satış stokları açıklanacak.

    Euro-dolar paritesi 1.28'e yükselirken, dolar-yen paritesi 98'e geriledi.

    Petrolde yükseliş, altında düşüş sürüyor. Altın 915 dolar seviyesinde seyrederken, petroldeki artış devam ediyor ve varil başına 48 doların üzerinde işlem görüyor.

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #212
      Jp Morgan Hangi Hisseyi önerdi

      JP Morgan son 3 aylık performansına rağmen olumlu 2009 beklentilerinden dolayı 'AL' tavsiyelerini sürdürdüklerini duyurdu.

      JP Morgan Enka'nın son 3 aylık performansına rağmen olumlu 2009 beklentilerinden dolayı 'AL' tavsiyelerini sürdürdüklerini duyurdu. Ayrıntılar şöyle:

      JP Morgan (AL; Hedef Fiyat: 7.70 TL):

      Enka İnşaat

      Tehlikeli bölgede sağlıklı: 'AL' tavsiyemizi sürdürmek için sebeplerimiz

      Rusya'ya yüksek ve daha az boyutta Orta Doğu'ya açılımına rağmen rahat bilançosu (2008 üçüncü çeyrekte 55 milyon net nakit) ve makul derecede güvenli nakit geliriyle Enka'nın 2009'da dirençli olmayı sürdüreceğine inanıyoruz.

      Rusya piyasası ve petrol fiyatına güçlü korelasyonuna bağlı olarak ve 3.6 TL'deki (20 Kasım) en düşük noktasından +%51 toparlanmasıyla kısa dönem hisse getirisi için dikkatli kalmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte son 3 aylık getirisine rağmen uzun dönem beklentilerinde çok olumlu duruşuna bağlı olarak 'Ağırlık Artır' tavsiyemizi tekrarlıyoruz ve mevcut yapı projelerinin büyüklüğünde/kapsamında artış ihtimali ile güçlü dördüncü çeyrek beklentimize dayanarak ENKA'yı beğeniyoruz. Rusya için güven olumluya döndüğünde Enka'nın toparlanması piyasanın geri kalanından daha hızlı ve daha büyük olacaktır.

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #213
        *ubs, "son Finansal Kötüleşme Mali Sonuçlari Vurdu" (11/03/2009 - 09:23:46)

        *ubs, "gelirler Ve Bilanço Risk Altinda Olmaya Devam Ediyor"(11/03/2009 - 09:24:13)

        *ubs, "varlik Yönetimi Ve Isviçre'de Bankacilik Faaliyetlerinden Net Sermaye çikişi Var" (11/03/2009 - 09:24:57)

        *ubs, "global Varlik Yönetimi Bölümünden Net çikiş Var"(11/03/2009 - 09:25:16)

        *ubs, "finansal Piyasalar Hala Kirilgan"(11/03/2009 - 09:25:18)

        *ubs, "hanehalki Nakit Akişi Kötüleşmeye Devam Ediyor"(11/03/2009 - 09:25:40)

        *ubs, "kisa Vadeli Görünüm Son Derece Ihtiyatli"(11/03/2009 - 09:27:06)

        Yorum

        • yagmur
          Kıdemli
          • 29 Nisan 2008
          • 4717

          #214
          SPK'NIN BAŞINA AKGİRAY GELİYOR-REFERANS

          Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başkanlığına Boğaziçi
          Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapan Vedat Akgiray geliyor. Prof.
          Vedat Akgiray'ın atanmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Köşk'e
          gönderildiği belirtildi. Akgiray, yazılım şirketi Bimeks'in de
          kurucusu.
          Referans Gazetesi'nin haberine göre, SPK'da başkanlık atamasında
          sona gelindi. 8 Şubat 2003'te üye olarak SPK'ya gelen Turan Erol
          Doğan Cansızlar'ın ayrılmasının ardından uzun bir vekalet süreci
          sonunda Haziran-2007'de başkan olmuştu. Erol'un aslında üye olarak
          atandığı tarihte yani 8 Şubat günü görev süresi doldu. Ancak yemin
          ettiği tarih esas alındı ve görev süresi 20 Şubatta bitirildi. Erol'un
          yeniden başkan olarak atanacağı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu
          konuda Erol'dan yana tavır koyduğu bilgisi kulislere yayılmıştı. Ancak
          Devlet Bakanı Nazım Ekren'in Erol'a çekinceli baktığı dile
          getirilmişti. Erol'a ilişkin kararnamenin Başbakanlıkta takıldığına
          ilişkin geçen hafta kulislere bilgi sızmıştı. Şimdi Turan Erol'un
          yeniden atanmayacağı ve Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim üyeliği
          yapan Akgiray'ın atanmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının
          Cumhurbaşkanlığı'na gönderildiği belirtildi. SPK'da ayrıca geçen yaz
          Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK) üye olarak gelen
          Mustafa Korhan'ın da görev süresi dolmuştu. Korhan, Sanayi ve Ticaret
          Bakanlığı kontenjanından gelmişti. Korhan'ın yeniden atanacağı
          söyleniyor.
          Akgiray, Bimeks Bilgi İşlem ve Dış Ticaret AŞ'nin kurucusu.
          1990'da yurtdışından dönerken, "ek bir işimiz olsun" diye bu sektöre
          girdi. Boğaziçi Üniversitesi Finans Mühendisliği Bölüm Başkanı olan
          Akgiray, Türkiye'ye 1990'da Bilkent kurulurken davet edildi. Ancak
          Ankara'da çok az kalan Akgiray daha sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde
          göreve başladı ve ardından da Bimeks'i kurdu. Ancak Akgiray'ın SPK
          başkanı olmasının ardından Bimeks'ten ayrılması gerekecek.
          Turan Erol ve Mustafa Korhan'ın görev süresinin dolmasından bu
          yana SPK'da Kurul toplantıları yapılamıyordu.

          Foreks Haber Merkezi

          (11/03/2009 - 08:05:50)
          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #215
            Erdoğan: Evet, bir kriz var, görüyoruz



            Bugüne kadar Türkiye’nin krizde olduğunu söylemeyi pek tercih etmeyen Başbakan Tayyip Erdoğan, ''Şu anda Türkiye’de bir ekonomik kriz yok mu? Var. Bunu görüyoruz'' diye konuştu.

            Ancak Erdoğan, önceki iktidar dönemlerinde de sıkıntılar yaşandığını hatırlattı. Son günlerde gelen olumsuz ekonomik veriler ile TL’nin dolar karşında değer kaybıyla ilgili değerlendirmeler yapmayan Erdoğan, kendilerinden önceki yönetimlerin enflasyon ve yüksek faizlerle vatandaşların parasını erittiğini yineledi.

            Bizim dönemimizde iyileşti

            Partisinin Kahramanmaraş Elbistan’DA düzenlediği yerel seçim mitinginde konuşan Erdoğan, ekonominin kendi iktidarları döneminde iyileştiğini anlattı. AKP’nin ekonomik başarılarının inkar edildiğini savunan Erdoğan, Biraz ekonomi biliyorlarsa bunları görmemezlikten gelemezler diye konuştu.

            Nereden nereye gelmişiz

            Daha önceki iktidarlar dönemiyle kendi dönemlerini karşılaştıran Erdoğan, şunları söyledi: Neydi o zaman Türkiye’nin milli geliri, 230 milyar dolar. Bugün ne oldu? Bakın 79 yılda oraya geldiler. Biz 6,5 yılda bunun üzerine ne ilave ettik biliyor musunuz, 520 milyar dolar. Şimdi neredeyiz, 750 milyar dolardayız. Biz MHP’nin ortağı olduğu iktidardan enflasyonu yüzde kaçla aldık? Yüzde 30’la aldık. Şimdi neredeyiz, 7.7. Bak nereden nereye gelmişiz.

            Eyvallah krizi görelim de

            Halkı enflasyon canavarından kurtardıklarını dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Şu anda Türkiye’de bir ekonomik kriz yok mu? Var. Bunu görüyoruz, eyvallah ama bunu da görelim, benim vatandaşımın cebindeki parayı bizden önceki iktidar eritmiyor muydu? Eritiyordu, neyle eritiyordu, enflasyonla eritiyordu.

            Zil takip oynayacaklar

            Küresel kriz nedeniyle enflasyonun bir ara yüzde 11’e çıktığını kaydeden Erdoğan, bu duruma CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile MHP Genel Başkanı Deniz Bahçeli’nin çok sevindiğini savundu. Bunlar ruh ikizidir, zil takıp oynayacaklar, o kadar sevindiler diyen Erdoğan, bu liderlere şöyle seslendi: Felaket tellallığı yapmayın, ayıp oluyor ayıp. Bu ülke kaybederse hep beraber kaybedeceğiz. Varsa bir önerin ortaya koy, yoksa sus. Biz sizin iktidarınızı gördük.

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #216
              Otomotivde büyük düşüş!!!



              Otomotiv sanayinde yılın ilk 2 ayında üretim, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 azaldı.

              Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, 2009 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam üretim 84 bin adede geriledi. Otomobil üretimi ise yüzde 55,8 azalarak 54 bin adet oldu.

              Yılın ilk 2 ayında üretim, büyük kamyonda ve midibüste yüzde 89, küçük kamyonda yüzde 87, kamyonette yüzde 71, minibüste yüzde 62 ve otobüste yüzde 9 oranında azaldı. Traktör üretimi ise yüzde 49 azalarak 2 bin 311 adet oldu.

              Ocak ayında olduğu gibi, Ocak-Şubat döneminde de ticari araç ve otomobil üretimi, 5 yıl geriye giderek 2004 yılı Ocak-Şubat dönemi üretim değerlerinin altında gerçekleşti. Büyük kamyon üretimi, son 10 yılın en düşük değeri olan 5 bin adet ile 1999 yılı düzeyine geriledi.

              2009 yılı Ocak-Şubat dönemi toplam üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 oranında azaldı.

              Otomotiv pazarında Haziran 2008 döneminden itibaren süren gerileme, bu yılın Ocak-Şubat döneminde de devam etti. Ocak ayında yüzde 35 oranında azalan toplam pazar, geçen ay yüzde 40,1 oranında daralarak 22 bin 842 adet olarak gerçekleşti.

              Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, yılın ilk 2 ayında üretim, iç satış ve ihracatta, geçen yılın aynı dönemine kıyasla daralma devam etti.

              Toplam taşıt aracı satışları, 2009 Ocak-Şubat döneminde 43 bin 473 adet düzeyine geriledi. Bu dönemde otomobil satışları, 2008 yılına göre yüzde 30,5 düşüş ile 27 bin 665 adet olarak gerçekleşirken, ithalatın pazar payı yüzde 65 olarak belirlendi.

              Yılın ilk 2 ayında midibüs pazarı yüzde 68 ve kamyon pazarı yüzde 63 azaldı. Otobüs pazarı ise yüzde 98 oranında arttı. Traktör pazarındaki düşüş ise yüzde 79 düzeyinde oldu.

              2009 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,5 oranında azaldı.

              İHRACAT AZALMAYA DEVAM ETTİ

              Otomotiv ihracatının yüzde 90'ının gerçekleştiği Avrupa pazarındaki daralma sonucu, 2008 yılı Ağustos döneminde başlayan sipariş iptalleriyle azalan ihracat, bu yılın ilk 2 ayında da gerilemeye devam etti.

              Verilere göre, bu yılın Ocak-Şubat döneminde ihracat, 2008'in aynı dönemine göre yüzde 54,4 oranında azalarak 2,1 milyar dolar oldu.

              Otomotiv sanayi, 2009 yılı Ocak-Şubat döneminde sektör sıralamasında ikinci sırada yer alırken, otomotiv sanayinin toplam ihracattaki payı ise yüzde 15,1 düzeyinde gerçekleşti.

              2009 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam taşıt aracı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 azalarak 69 bin 435 adet oldu. Otomobil ihracatı yüzde 56'lık düşüş ile 44 bin 20, ticari araç ihracatı ise yüzde 68 azalarak 25 bin 415 adede geriledi. Traktör ihracatı ise yüzde bir azalarak bin 764 adet düzeyine geriledi.

              Bu dönemde, Oyak Renault 23 bin 555 adet otomobil, Tofaş 7 bin 645 adet otomobil ve 11 bin 265 adet hafif ticari araç olmak üzere toplam 18 bin 910 hafif araç, Ford Otosan 11 bin 995 adet hafif ticari araç ve Toyota 8 bin 710 adet otomobil ihraç etti...

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #217
                IMF’den ’büyük resesyon’ uyarısı

                Dünyada bu kriz 1930’lı yıllarda yaşanan ’Büyük Depresyon’dan ağır mı tartışmaalrını sürdürürken IMF Başkanı Dominique Strauss Kahn’dan Büyük resesyon uyarısı geldi.

                2009 yılında dünyadaki büyümenin eksilere düşebileceğini dile getiren Kahn milyonlarca Afrikalı’nın açlık riskiyle karşı karşıya olduğunun altını çizdi. Çin’in deflasyonla çarpıştığı, yatırım gurusu Warren Buffett’ın bile ABD ekonomisi uçurumdan yuvarlanıyor dediği bu dönemde Avrupa Birliği’nin de zordaki ülkelere olan yardımlarını iki kat artırması önerisi götürdüğü Kahn Dünya kritik bir noktada. Bugüne kadar en kötü performanslar ile yüz yüzeyiz dedi.

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #218
                  Dow Jones 5 Bine Kadar Gerileyebilir

                  Küresel kriz için yaptığı öngörülerin başarısı ile son dönemin en popüler ekonomistlerinden biri haline gelen ABD'li Nouriel Roubini, Dow Jones endeksinin önümüzdeki dönemlerde 5000 seviyesine kadar inebileceğini iddia etti.



                  2009 sonuna doğru ayı piyasasında kar etmek isteyen yatırımcıların alım rallisi başlatabileceğini de söyleyen Roubini 3'te 1 ihtimalle "L" tipi (Yani Japonya'nın 10 yıl süren durgunluğu gibi) bir resesyonla karşılaşılacağını ve bu depresyonun küresel boyuta sıçraması halinde ABD borsalarında şu andaki seviyelerin yüzde 50 daha aşağısına inilebileceğini belirtti. Chicago Borsası'nın (CBOE) 25'inci yıldönümünde düzenlenen bir konferansta konuşan "Kriz Kahini" lakaplı Roubini, 2009'un ikinci ve üçüncü çeyreğinde yaşanması muhtemel bir piyasa rallisini harekete geçirecek olan mekanizmaların başında teşvik politikaları ile ABD ve Çin'de yaşanacak ekonomik canlanmanın geldiğini belirten Roubini, yaklaşan L tipi resesyon sürecinde endişelenmesi gerekilen en son şeyin borsalardaki düşüş olacağını, daha ciddi konuların gündeme geleceğini belirtti. Roubini'nin tahminlerine göre şu an hisse senedi başına değeri 50 ila 60 dolar arasında değişen S&P 500 endeksinde değerler 40 dolara kadar düşecek.

                  Piyasalar Citigroup ile heyecanlandı
                  Öte yandan iki haftadır kan kaybında olan ABD borsalarında dün geçen hafta yüzde 36'sı kamulaştırılan Citigroup'un CEO'su Vikram Pandit'in yatırımcılarına geçtiği notla iyimser bir hava yaşandı. Pandit notunda, bankasının 2009'un ilk iki ayında kara geçtiğini ve zorlu geçen stres testlerinin ardından sermaye yeterliliği konusunda rahat olduğunu belirtti. Şubat itibariyle 8,3 milyar dolarlık işletme karına sahip olduklarını belirten Pandit, bunun 2007'nin üçüncü çeyreğinden bu yanaki en iyi performans olduğuna da dikkat çekti. Yatırımcılara performansı konusunda garanti veren açıklamalar sonrasında Dow Jones endeksi yüzde 1,81 yukarıdan açıldı. Citigroup'un hisseleri ise yüzde 23,8 oranında değer kazandı. Akşam 17:30 itibariyle Dow Jones endeksi yüzde 3,91, Nasdaq yüzde 4,82, S&P500 ise yüzde 4,27 yükseldi. İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde 3,55 yükselirken, Alman DAX yüzde 4,18, Fransız CAC40 yüzde 3,85 çıktı.

                  Küresel kriz için yaptığı öngörülerin başarısı ile son dönemin en popüler ekonomistlerinden biri haline gelen ABD'li Nouriel Roubini, Dow Jones endeks...
                  ( KB)

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #219
                    Yükseliş Kalici Olmayabilir

                    Meksa Yatırım yaşanan yukarı yönlü hareketin tepki hareketi olduğunu, petroldeki yükseliş ve altın fiyatlarındaki gerilemenin piyasalardaki kaygı düzeyinin nispeten azaldığını gösterdiğini belirtti.

                    Ayrıntılar şöyle:

                    Sıçrama kalıcı olmayabilir…

                    ABD'de son haftalardaki şok düşüşlerin arkasından bankacılık sektörüne ilişkin iyimser haberler 12 yıllık dip seviyelerine gerilemiş endekslerin müthiş bir sıçrama yapmasına sebep oldu. Citibank'ın bu yılın ilk aylarında faaliyetlerinin karlı olduğunu açıklanması ve banka hisselerinin tarihi diplerine gerilemesinde büyük payı olan açığa satış işlemlerine düzenleme getirileceği haberleri ve Bernanke'nin yaptığı konuşma da aşırı satış bölgelerine gerilemiş olan piyasalarda sert hareketleri beraberinde getirdi.

                    Tüm bunlar olurken, yurtiçinde TCMB'nin likiditeyi desteklemek için günlük döviz satım ihaleleri başlatması döviz kurlarında beklenen gerilemeyi beraberinde getirirken, IMKB için iyimserliğin boyutu biraz farklı oluştu. Hisse senetleri global yükseliş hareketine ayak uyduramazken, özellikle EREGL ve TUPRS hisselerine yönelik satışlar endeksin ralli havasına bürünmesine engel oldu.

                    ABD'de bankacılık sektörüne ilişkin risklerin bütünüyle ortadan kalkmadığını, ekonomik göstergelerin kırılganlığın devamına işaret ettiğini ve dün yaşanan hareketin tamamen tepki niteliğinde algılanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu tepki hareketinin bir kaç gün daha devam etmesi ve aşırı satış bölgesindeki endekslerin yukarı hareketini sürdürmesi doğal bir teknik hareket olarak algılanmalıdır. Petroldeki yükseliş ve altın fiyatlarındaki gerileme ise piyasalardaki kaygı düzeyini nispeten azaldığını göstermektedir.

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #220
                      Dolarda serbest düşüş



                      Dolarda sert bir hareketle birlikte gerçekleşen yükseliş yerini düşüşe bıraktı.

                      Eren Güler / hurriyet.com.tr

                      Henüz pazartesi günü 1.8250 TL'yi test eden dolar bugün ise 1.73'ün altına kadar sarktı. Dolarda iki gün içinde dip ve zirve seviyeler arasında gerçekeleşn düşüş ise yüzde 5.4 olarak kaydedildi. Dünü 1.7625 seviyesinden tamamlayan dolar bugün en düşük 1.7265 TL'yi gördü. Dolar saat 16.00 itibariyle de serbest piyasada 1.73 TL'den el değiştirdi.

                      Piyasadaki gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, yurtdışında borsalarda dün yaşanan sert yükselişin ardından bugün de olumlu havanın devam etmesinin, yurtiçinde döviz tarafını olumlu etkilediğini belirtiyor. Dolarda tansiyonun şimdilik düştüğünü anlatan uzmanlar, bundan sonraki seyrin de ağırlıklı olarak yurtdışına bağlı olmaya devam edeceğini ifade ediyor.

                      1.70'in altı çok zor

                      A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, hurriyet.com.tr'ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası'nın döviz satış ihalesine başlama kararının yurtdşındaki olumlu konjonktür ie birleştiğini belirtti. Doların sadece Türkiye'de değil tüm gelişmekte olan ülkelerde değer kaybettiğini anlatan Salar, şöyle devam etti:

                      Dolarda asıl belirleyici unsur yurtdışı. Merkez Bankası piyasayı sözlü olarak etkiledi ama miktar açısından piyasanın ihtiyacı duyduğu likidite sağlanmış değil. Fakat dışarıdaki risk iştahının artması ile içeride dolar düşüyor.

                      Salar, bundan sonra da yurtdışının izlenmeye devam edileceğini belirterek, Eğer yurtdışı pozitif devam ederse içeride dolar da buna kayıtsız kalmaz. Ama ben 1.70'in altına geleceğini düşünmüyorum. Yurtdışında hava bozarsa 1.77 seviyesini izleyeceğiz. Burası geçilirse 1.85'e kadar gidebiliriz dedi.

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #221
                        İşte dünyanın en güvenli 50 bankası



                        Global Finance dergisi 2009 yılında dünyanın en güvenli bankaların listesini yayınladı.

                        Finansal sistemdeki sorunlarla boğuşan dünya ekonomisinde “güvenli” ve “banka” terimleri son dönemde nadir olarak bir araya gelen iki terim olmaktan çıktı.

                        Finansal sistemin yaşamakta olduğu çalkantılı dönemde insanların en çok merak ettiği hangi banka güvenli? konusu. ABD merkezli Global Finance dergisi son 17 yıldır dünyanın en güvenli 50 bankasının listesini yayınlıyor. Ancak tarihinde ilk kez, bu yıl tam bir yıl geçmeden güncellenmiş yıl ortası listesini yayınladı. Nedeni de kriz döneminde insanlara güvenli bankaların hangileri olduğunu duyurmak.

                        Liste, dünyanın en büyük 500 bankasının toplam aktifleri ve uzun vadeli kredi notu değerlendirilerek hazırlandı. Listenin hazırlanmasında Standart & Poors, Moody's ve Fitch tarafından yayınlanan değerlendirmeler baz alındı.

                        İşte dünyanın en güvenli 50 bankası

                        Ülke Banka

                        Almanya KfW

                        Fransa Caisse des Depots et Consignations

                        Hollanda Bank Nederlands Gemeenten

                        Almanya Landwirtschaftliche Rentenbank

                        Hollanda Rabobank

                        Almanya Landeskreditbank Baden-Wuerttemberg-Foerderbank

                        Almanya NRW. Bank

                        Fransa BNP Paribas

                        İspanya Banco Santander

                        Kanada Royal Bank of Canada

                        Avustralya National Australia Bank

                        Avustralya Commonwealth Bank of Australia

                        İspanya Banco Bilbao Vizcaya Argentaria

                        Kanada Toronto-Dominion Bank

                        Avustralya Australia & New Zealand Banking Group

                        Avustralya Westpac Banking Corporation

                        İspanya Banco Espanol de Credito S.A.

                        Yeni Zelanda ASB Bank Limited

                        İngiltere HSBC

                        Fransa Credit Agricole

                        ABD Wells Fargo

                        İsveç Nordea Bank

                        Kanada Scotiabank

                        İspanya La Caixa

                        İsveç Sweden Svenska Handelsbanken

                        ABD US Bancorp

                        İspanya Banco Popular Espanol

                        Singapur DBS Bank

                        Finlandiya Pohjola Bank

                        Almanya Deutsche Bank

                        Fransa Societe Generale

                        İtalya Intesa Sanpaolo

                        Kanada Bank of Montreal

                        Norveç DNB NOR Bank

                        ABD The Bank of New York Mellon

                        Portekiz Caixa Geral de Depositos

                        Singapur United Overseas Bank

                        Singapur OCBC

                        Belçika Axa Bank Europe

                        İsviçre Credit Suisse Group

                        Almanya Landesbank Baden-Wuerttemberg

                        İngiltere Nationwide Building Society

                        Kanada CIBC CM

                        Kuveyt National Bank Of Kuwait

                        İngiltere Barclays BCS

                        İsviçre UBS UBS

                        ABD JPMorgan Chase

                        Japonya Bank of Tokyo-Mitsubishi

                        Fransa Banque Federative du Credit Mutuel

                        Fransa Credit Industriel et Commercial

                        TÜRKİYE'DEN HİÇBİR BANKA YOK

                        Ancak en güvenilir 50 banka listesinde Türkiye'den hiçbir bankanın yer almaması dikkat çekti.

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #222
                          Kriz bitirmek ABD`nin mi elinde?



                          Küresel mali krizin uzun süreli olduğunu ve krizden çıkışın doğru ekonomi politikalarının seçilmesi ile bağlantılı olduğunu kaydeden Nobel ödüllü ekonomist Robert Mandela para politikalarında daha yumuşak politika izlenmesi gerektiğini savundu.

                          Ria Novosti haber ajansının verdiği bilgiye göre Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen 'Ekonomi Formu' toplantısında açıklamalarda bulunan Mandela, Dünya ekonomisi ciddi bir resesyon dönemi yaşıyor. Dünya zenginliğinin önemli bir kısmını kaybetti. Etkisi tüm alanlarda hissedilen krizin hiç bitmeyecek gibi duruyor. Ancak doğru ekonomi politikaları belirlenebilirse krizden çıkmak mümkün. dedi.

                          Mandele krizden çıkışla ilgili Washington'un yapması gerekenleri şu şekilde açıkladı: ABD doların değer kaybına izin verse, enflasyon yüzde 3'lere çıksa ve vergilerde indirime gitse yılın ortasına doğru önemli gelişmeler görülmeye başlar. Bir yıl içinde de krizin üstesinden gelinebilir. ABD için bu yılın üçüncü çeyreği, Avrupa ülkeleri için de daha uzun bir zaman gerekebilir. Nobel ödüllü ekonomist ABD başkanı Barack Obama ve yönetiminin para politikalarında bir yumuşama planlamadıklarını, yüksek vergi politikaları olduğunu, bunun da uzun vadede tüketim ve yatırım hedeflerini olumsuz etkileyeceğini savundu.

                          ORTA VADEDE KRİZDEN ÇIKAMAYIZ.

                          Forum'da konuşma yapan bir başka Nobel ödüllü ekonomist Edmund Phelps iş dünyasının zayıflığı ve mali sistemlerdeki arıza nedeni ile orta vadede krizden çıkışın mümkün olmadığını söyledi. Kendisinin kötümser olduğunu kaydeden Phelps, Krizin şiddeti giderek artıyor. Henüz taban yapmadı. Bankalar toplam zararlarını henüz hesap edebilmiş değil. Resesyon dönemi kısa sürede sona ermez. İş dünyası gelişim imkanlarını yok ediyor. Bankacılık sektörü de iş dünyasını finanse edemez hale geliyor. öngörüsünde bulundu...

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #223
                            ABD`nin bütçe açığı rekor düzeyde

                            ABD'nin bütçe açığı 765 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştı.

                            Hazine Bakanlığı verilerine göre, 30 Eylül'de sona erecek mali yıl içinde, şimdiye kadarki bütçe açığı 765 milyar dolar oldu.

                            Sadece Şubat ayının bütçe açığı ise 192,8 milyar dolar ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artış gösterdi.

                            ABD'nin geçen mali yıldaki toplam bütçe açığı 454,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

                            Obama yönetimi, ABD'nin bu yılki bütçe açığını 1 trilyon 750 milyar dolar olarak tahmin ediyor.

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #224
                              Dolar 2 günde yüzde 6 eridi



                              Otomotiv devi General Motors'un iflas haberlerinin tetiklediği küresel piyasalardaki panikle tüm ülke para birimleri karşısında yükselişe geçen ve Türk lirası karşısında tarihi rekorunu kıran dolar, son iki günde yüzde 6'ya yakın değer kaybetti.

                              Citigroup'un yılın ilk 2 ayı için yaptığı 2007 yılından bu yana görülen en iyi çeyrek açıklamalarıyla esen olumlu hava dünya piyasaları üzerindeki kara bulutları dağıtırken, dolar da diğer para birimleri karşısında hızla değer kaybetti.

                              Merkez Bankası'nın iki gündür düzenlediği döviz satım ihalleriyle de ateşi düşen dolar, 1.83 TL ile rekor kırdığı pazartesi gününün ardından dün 1.7250'ye kadar geriledi.

                              Dolarda iki günlük kayıp yüzde 5,4'e çıktı. Merkez Bankası'nın dün gerçekleştirdiği döviz satım ihalesine ise 121 milyon dolarlık teklif geldi. Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in açıklamaları ve IMF anlaşması beklentileri de TL'nin değer kazanmasında etkili oldu.

                              Tüm dünyada değer kaybetmeye başlayan doların karşısında dün en fazla değer kazanan para birimleri yüzde 2,1 ile Macaristan Forint'i, yüzde 1,7 ile Polonya Zloty'si, yüzde 1,3'le Norveç Krone'u ve yüzde 1,09 ile TL oldu.

                              Akbank rahatladı, spor uçuşa geçti

                              İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ise 32 puanlık düşüşle günü 23.282 seviyesinden kapandı. Hisse senetlerinin yüzde 0,14 değer kaybettiği borsada toplam işlem hacmi ise 1.2 milyar TL oldu. Citigroup'un 2009 yılı ilk çeyrekle ilgili olumlu açıklamaları, yüzde 20 ortak olduğu Akbank'ı da rahatlattı.

                              Akbank hisseleri yüzde 3,7 değer kazanırken, bankacılık endeksi de yüzde 1,5 prim yaptı. Dün borsada spor hisseleri de uçuşa geçti. Fenerbahçe hisseleri tavan olurken, Trabzonspor hisseleri yüzde 9,6, Beşiktaş hisseleri de yüzde 8,4 prim yaptı. Spor endeksi ise yüzde 10,06 ile en fazla prim yapan endeks oldu.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #225
                                Reel Sektör Piyasalari ürkütüyor

                                Teknik görünümde 23,400-23,600 bandı ilk ve aynı zamanda ara direnç konumunda bulunmayı sürdürürken, bu bant üzerinde sağlam bir kalıcılık oluşmadıkça 22,500-23,400(23,600) bandının öncelikli hareket marjı olacağı görüşümüzü koruyoruz. Açılışın ise %0.30-0.50 civarında satıcılı bir şekilde oluşmasını bekliyoruz.

                                Çok önemli bir veri yada haber akışının bulunmadığı dünkü işlemlerde ağırlıklı olarak finans şirketleri öncülüğünde önceki günkü hızlı değer artışlarını koruma yönünde hareket eden ABD Hisse Senedi Endeksleri, bunda başarılı olarak kapanışlarını %0.06 ila %0.98’lik getirilerle yapmıştır. İlaç devi Pfizer’ın kredi reytinginin Moody’s şirketi tarafından düşürülmesi sağlık sektörü geneline satış getirirken, JP Morgan’ın CEO’su ise piyasalara destek sağlamak bakımından şirketi ve ABD Ekonomisi hakkında iyimser olduğunu söylemiştir.



                                Türkiye Ekonomisi hakkında yetkili ağızlar tarafından söylenen tüm iyimser tonlu açıklamalara rağmen gerçek olan somut tek şey sanayi üretiminin son derece ciddi bir darboğazda olduğu iken, önceki gün Erdemir gibi bir şirketin bile yeterli sipariş gelmemesi durumunda hatların duracağını duyurması Ulusal-100 Endeksi’nin son iki günde global piyasalarda yaşanan toparlanmadan neredeyse hiç faydalanamamasına neden olmuştur. Endekste bugüne yönelik güne başlangıç beklentileri de yine olumsuz bir şekilde bulunmaktadır. Japonya’da açıklanan revize rakamla ekonomi mali yılın son çeyreğinde %3.2’lik daralma yaşayarak 1974 yılından sonraki en kötü performansını ortaya koyarken, Çin’de de sanayi üretimi ve perakende satışlardaki artışlar beklentilerin altında kalarak ekonomideki yavaşlama sürecini teyit etmiştir. Gelen bu veriler global resesyonun bu sefer de Asya/Pasifik Bölgesi’ne somut bir şekilde uğradığının işareti olurken, yatırımcıların bu endişelerle satışa yönelmeri hem Japonya hem de Çin Borsalarını %1.5-2.5 aralığında aşağı sürüklemiştir. Yurtiçinde de yukarıda değindiğimiz gibi benzer yönde negatif bir durum içinde bulunulmaktadır. Buna bağlı olarak hükümet dördüncü bir ekonomik paket üzerinde çalışırken (önceki üç paket piyasa beklentileri açısından tam bir hayal kırıklığı yarattı), yeni pakette otomotiv sektöründe bir ay ÖTV ve KDV indirimi ve konut sektöründe de üç ay süre ile KDV indirimine gidileceğine yönelik basında haberler yer almaktadır. Kısa vadede (ancak kalıcı olmayacak bir şekilde) otomotiv ve gayrimenkul şirketlerinde bir hareketlilik yaşanabilecekken, IMF ile olası anlaşma konusunda bir netliğin hala bulunmaması ise piyasa geneline yönelik beklentileri sınırlandırmaktadır. Bugün ECB Mart ayına ilişkin aylık ekonomi raporunu açıklayacakken, Almanya’da sanayi üretimi ve ABD’de de perakende satışlar verileri takip edilecektir. Teknik görünümde 23,400-23,600 bandı ilk ve aynı zamanda ara direnç konumunda bulunmayı sürdürürken, bu bant üzerinde sağlam bir kalıcılık oluşmadıkça 22,500-23,400(23,600) bandının öncelikli hareket marjı olacağı görüşümüzü koruyoruz. Açılışın ise %0.30-0.50 civarında satıcılı bir şekilde oluşmasını bekliyoruz.

                                Hedef Menkul Değerler A.Ş. Araştırma Bölümü

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information