tarık37 Nickli Üyeden Alıntı
Mesajı göster
KRDMA/B/D Kardemir (Tüm tertip hisseler)
Collapse
X
-
haziran ayı başında kar gelmesi kesin gibi görünen ilk çeyrek blanço açıklanıncaya kadar demir zammından öncetunç Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterSayın tarık bey kardemirlerde hedeflerinizi ve hangi vade olabilir yazabilirmisiniz?
Beklediğiniz düzeltme geldi...
Birde destek ve dirençleri verebilirmisiniz?
çok teşekkürler saygılar...
1 kg demir 75-80 krş tu ve A-B bu arada gidip geliyordu
demir zammından sonra
1 kg demir 1.35 ile 1.45 arası
birebir olmasada bu rakamlara yakın olacağını düşünmekteyim
Yorum
-
Türkiye ile Suriye Arasındaki Ticari İlişkiler Gelişiyor
Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz, Suriye ile Türkiye Arasındaki Vize Uygulamasının Kalkması ile Özellikle Sınır İllerindeki Ticaretin Önemli Derecede Arttığını Söyledi.Haber Yayın Tarihi: 12.04.2010 15:47

Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz, Suriye ile Türkiye arasındaki vize uygulamasının kalkması ile özellikle sınır illerindeki ticaretin önemli derecede arttığını söyledi.
Payas tren garında düzenlenen törende konuşan Vali Lekesiz, "Özellikle ilimiz ile Suriye arasında son yıllarda ticari ilişkilerden önemli gelişmeler yaşanıyor. Bölgemiz Demir Çelik sektörü açısından önemli potansiyele sahip, Bölgemizdeki sanayicileri için özellikle ortadoğu pazarı da önemli. Bu gün buradan Suriyeye yapılan ihracatın hayırlı olmasını diliyorum." dedi.
Hatay'ın Dörtyol ilçesine bağlı Payas beldesinden Suriye'ye demir yolu ile refrakter (ateşe dayanıklı demir) malzemesi ihracatına yeniden başlandı.
Payas'ta 2000 yılında Suriyeli Shahba Steel ile oluşturduğu partnerlik anlaşmasıyla ilk ihracatını yapan Metkom, on yıl sonra bu kez üç ülkeye refrakter malzemesi ihraç etmeye başladı. Metkom metalürji firması, 10. kuruluş yıl dönümüne rastlayan ihracat işlemini, düzenlediği törenle gerçekleştirdi.
Metkom Metalürji ortaklarından Hacı Öbek, Suriyeli partneriyle 10 yıl önce burada Suriye'ye ilk ihracatlarını yaptıklarını hatırlatarak "Aradan geçen 10 yıl içerisinde hem ticaret hacmimiz arttı hem de ülke sayısı da arttı. Türkiye ile Suriye arasındaki vize uygulamasının kalkması ile özellikle sınır ticaretinde artış olmaya başladı. İşadamları olarak hükümetimizin girişimlerini olumlu buluyoruz ve krizin aşıldığı şu günlerde Suriye'ye yeniden ihracat yapmanın onurunu yaşıyoruz." dedi.
Shahba Steel Yönetim Kurulu Başkanı Agop Azelian ise "Türk şirketiyle 10 yıldan bu yana önemli çalışmalar yaptık. Özellikle Türkiye ekonomisi ve çalıştığımız Hatay bölgesi Suriye için önemli bir pazar." diye konuştu.
Payas tren garında düzenlenen törene Hatay Valisi Celalettin Lekesiz, Dörtyol Kaymakamı Hayri Sandıkçı, Payas Belediye Başkanı Bekir Altan, METKOM ve Shahba Steel firmaları temsilcileri katıldı. (CİHAN)
Yorum
-
Köln'deki Demir Çelik Fuarına 82 Türk Firması Katıldı
.................................................. ................
15 Nisan 2010 Perşembe Saat 13:31
Almanya'nın Düsseldorf kentinde açılan Tube&Wire Demir-çelik ve Boru Fuarı'na 82 Türk firması katıldı.
Almanya'nın Düsseldorf kentinde açılan Tube&Wire Demir-çelik ve Boru Fuarı'na 82 Türk firması katıldı. çin, İtalya ve Hindistan'ın ardından Türkiye firma sayısı olarak fuarda temsil edilen en büyük ülkelerden oldu. Fuarda müşterileriyle görüşme imkanı bulan Türk firmaları yeni iş bağlantıları yaptılar. Türk firma temsilcileri fuardan beklentilerinin üzerinde bir sonuç elde ettiklerini belirttiler. Türk firmaları krizin etkilerinin azalmaya başladığı 2010 yılında ihracatlarını daha da arttırmayı hedeflediklerini belirtiler.
KRİZE RAĞMEN SATIŞLARIMIZI ARTTIRDIK
Yorum
-
Dünyayı demir çelik telaşı sardı.................................................. ............ 09 Nisan 2010 / 00:00
Avrodaki değer kaybı Avrupa'nın krizine bağlı olarak sürerken dolar da değer kaybetmeye başladı. Bunun üzerine başta petrol olmak üzere, temel emtialarda fiyat hareketleri göze çarpıyor. Özellikle demir-çelikte gelecek günlerde çok ciddi fiyat sıçramaları bekleniyor. Dünya ekonomisi tam krizden çıkıyor denirken yeni ve daha derin bir krizin eşiğinde mi? Çin, ABD ve Avrupa üçgeninde neler oluyor; Çin ne yapmak istiyor? Bu sorulara yanıt aradık.
Piyasalarda çok ilginç gelişmeler oluyor. Bu gelişmeleri biraraya getirdiğimizde ise kriz sonrası dünyadaki ekonomik değişimin ne denli derin olacağını görüyoruz. Avrupa'daki gelişmeler ve Avro Bölgesi'ndeki kırılganlık devam ediyor. Avrupa'nın büyümeye geçebilmesi için avronun bir süre daha başta dolar olmak üzere, güçlü paralar karşısında düşük seyretmesi gerekiyor. Bu açıdan Yunanistan krizi, bir noktada Avrupa'nın işine geliyor. Ancak şu günlerde dünyada, başta petrol olmak üzere, temel emtialarda bir hareketlilik gözleniyor.
Emtia fiyatlarında yukarı doğru olan çıkış bir süre daha devam edecek ancak esas olan bu çıkışın arkasındaki dinamiği görmemiz...
Çin'de değişimin ayak sesleri
Emtialardaki çıkış, aynı anda dolarda da düşüşlere neden oluyor. Böylece avro ve dolar aynı anda düşerken, elinde dolar fazlası olan ülkelerin parası da değerleniyor. Ancak tam burada bir sorun daha var; yerel paraların değerlenmesine Çin parası yuan eşlik etmiyor. Çin, parasını ABD'nin baskısına rağmen düşük tutuyor. Ama bu durumun artık sürdürülebilir olmadığını Çin de biliyor. Ancak, Çin'in içerde ücretleri yükseltmesi, tasarruf etmeyip daha fazla harcamaya başlaması ve parasının değerini yükseltmesi Çin için yeni bir paradigma ve yeni bir büyüme çizgisi demek. Çin'in buna geçebilmesi için iki temel alanda çok güçlü adımlar atması gerekiyor. Birincisi Çin küresel rekabetini düşük kur ve ucuz işgücüne dayalı ihracata değil de, ileri teknolojiye, markaya dayandırmalı. İkincisi buna bağlı olarak, sanayisini güçlendirmeli ve kontrol sanayilerinde, sürükleyici sektörlerde uygun ölçeğe ve giderek de, kapsam ekonomisine geçmeli. İşte bundan dolayı Çin, şu günlerde üç önemli adım atıyor.
Birincisi dünyanın en önemli markalarını alıyor, ikincisi teknolojik altyapısını zenginleştiriyor; bunun için bu alanda güçlü küresel şirketlerin Ar- Ge merkezlerini bünyesinde topluyor, üçüncüsü ise sanayisinin rekabet şansını arttırmak için küresel piyasalardan ucuz emtia topluyor ve deyim yerindeyse alırken kazanıyor. Ama Çin'in ana emtialara bağlı bu yükselen talebi yalnızca sanayisindeki yeniden yapılanmaya bağlı olarak gelişmiyor. Çin, elindeki 2 trilyon dolarlık rezervini aslında, bir müddet sonra, hızla değerinin düşeceğini de bildiği için, bir yerde temel emtialarla takas ediyor. Çin'in uzunca süredir devam eden bu stratejisini ise artık rakipleri keşfetmiş durumda, özellikle Hindistan, Güney Kore, Malezya, Brezilya Çin'i takip edip emtialar yükseldikten sonra piyasalara girip mal almak istemiyorlar. Artık Çin'le birlikte piyasalara girip emtia toplamak onların da, şu günlerde baş uğraşı haline geldi.
Böylece, demir-çelik, alüminyum, bakır, krom hatta pamuk gibi temel emtia ve endüstri malları dünya piyasalarında son beş yılda üretim kapasitelerinden bağımsız olarak talep yönlü bir fiyat artışı seyrediyordu. Ancak 2008 krizi bu artışın hızını kesti. Şimdi ise Çin'in kriz sonrası elindeki dolarların kâğıt olacağı korkusu ve yeni bir büyüme stratejisine geçme hazırlığı, bu temel emtialara bağlı talebi sıçratırken, fiyatları da neredeyse kriz öncesi düzeyinin üstüne çıkardı.
Demir çelikte kaosa doğru
Bu alanda en önemli gelişme geçen gün yaşandı. Kriz süresince dalgalı bir seyir izleyen demir cevherinde 40 yıllık referans fiyatlama sistemi bu gelişmelere bağlı olarak son bulma tehlikesiyle karşı karşıya. Çelik üreticilerinin eli ayağı olan demir cevheri üreticileri artık satacakları demir cevherinin fiyatını yıl bazında değil, üç ayda bir belirleyecek. Bu adımı dünyanın en büyük üreticileri birlikte atıyor. Tabii bu radikal adımın arkasında Brezilyalı Vale var. Bir süredir sistemin değişmesi gerektiğini belirten ve bunun için çalışan Brezilyalı Vale ile Avustralyalı BHP Billiton, Japon çelik üreticilerini de fiyatları çeyrek dönemlik olarak belirlemeye ikna edince dünyayı demir çelik telaşı aldı.
Yeni anlaşma çerçevesinde çelik şirketlerinin demir cevherinin tonu için ödeyeceği fiyat gelecek çeyrek dönemde ton başına yüzde 90 civarında artacak. Yani, şu anda demir cevherine ton başına 60 dolar civarında para ödeyen çelik şirketleri 100 ila 110 dolar arasında bir fiyat üzerinden anlaşmak zorunda kalacak. Bu çok önemli bir gelişme. Çünkü, ana endüstri sanayilerinin ana girdisi olan demir-çelik fiyatlarının istikrarsızlığı dünya enflasyonunu tetikleyecek bir gelişme. Vale gibi devlerin bu alanda kısa periyotlu fiyat belirleme stratejisinin arkasında yatan iki önemli gerçek var: Birincisi, mallarının karşılığı olan dolar, avro gibi paraların kısa vadede ne olacağı belli değil. İkincisi ise başta Çin olmak üzere Hindistan, Malezya, Güney Kore ve fazla veren gelişmekte olan ülkelerin giderek artan aç gözlü mal talepleri. Gelecek aydan itibaren Vale'nin fiyat istikrarsızlığını açığa çıkaran stratejisi tüm emtia piyasalarını sarabilir ve bu eğer, Çin ikna edilmezse krizi kronik bir hale sokarak tüm dünyayı tehdit eden bir sorunlar yumağına dönüşebilir. Bunun dışında kriz sonrası Türkiye'den başlayacak Asya'nın yeni büyüme stratejisi dünya kaynaklarını emecek birçok alan yaratıyor. Örneğin Dünya Bankası Asya pazarına gelecek dönemde 3 trilyon trilyon dolarlık enerji yatırımının gerekli olduğunu söyledi.
Ama bir gerçekte Asya'nın çok hızlı olarak gelmekte olduğu. Yeni Asya çağına hazır olmak gerekiyor.
Yorum
-
Yorum
-
Dünya ham çelik üretimi % 24.2 oranında arttı..
. - Dünya çelik tüketimi, son 10 yıldan bu yana ilk kez düştü... - Çelik endüstrisi, kısa vadeli demir cevheri kontratlarına hazırlanıyor... - CISA: Vale cevher satış fiyatlarında yüzde 100 artış hedefliyor... - Vale, yerel demir cevheri satış fiyatlarını % 80 oranında arttıracak... - Çin'in ham çelik üretiminin 2010’da yüzde 10 artması bekleniyor... - Çin, çelik endüstrisi için yeni bir kalkınma plânı açıklayacak... - ABD’nin 2009 yılı çelik ithalatı, son 18 yılın en düşük seviyesinde... - LME, global kütük kontratlarını temmuz sonunda başlatacak... - Ukrayna ocak-şubat dönemi üretim verilerini açıkladı... - Japonya’nın demir-çelik ihracatı ocak ayında yüzde 71,7 arttı... - AB ArcelorMittal’in salınım ticareti sistemi hakkındaki iddialarını asılsız buldu... - AB’li ithalatçılar “Karbon Vergisi” ödemek zorunda kalabilirler... - Çin’in demir cevheri ithalatı mart ayında rekor kırabilir... - 2010 yılında, MENA’nın talebinin 70 milyon tona yükselmesi bekleniyor...
Yorum
-
Demir Çelik Fiyatları Yükseliyor
Demir Çelik Fiyatları Yükseliyor. Demir Çelikte bazı ürünlerde fiyatlar kısa süre içinde yüzde 50'lere varan oranda zamlandı. ...
Demir Çelik Fiyatları Yükseliyor | www.demircelik.com .tr |
Yorum
-
İnşaat demiri fiyatları yüzde 60 arttı
İnşaat sektöründe maliyetlerin yüzde 20’sini oluşturan demirin fiyatı son bir ayda yüzde 60 arttı.
Uzmanlara göre bu artışın temel sebebi iç piyasada artan talep ve Çin’in son aylarda piyasadan bol miktarda hurda demir ithal etmesi.
Yorum
-
Kaç gündür yaşadığı çıkış. Bilançosunun iyi geleceğine işaret. En azından önceki dönemlere göre iyi gelecek. Hele hele 2007 yılındaki bilançolardan biri gelse bile çok iyi olur senet. tarık37 cebin dolmuştur inşallah.Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian
Yorum

Yorum