Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
EVLİLİK SAKIZA BENZER!!!...
9. Sakız; sigarayı bırakmak ve abur-cubur yememek için tercih edilir.
10. Sakız çiğneme olayının gerçekleşmesi için ezmek ve çiğnemek gerekir. Evlilikte de kim dişliyse o ezer.
Abur-cubur yememek için çinekop gibi atlar ve de Dişlisine denk gelirsen vay ki haline.Ütüyü bile sana yaptırırlar.Ömür boyu hizmetkarlık madalyasını boynuna takarsın.
Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
37. Şu Anda Dünyanın Hangi Bölgeleri Gündüzü, Hangileri Geceyi Yaşıyor? <http://www.worldtimezone.com/datetime.htm>
38. Dünya Üzerindeki Farklı Takvimlere Göre Bugünkü Tarihi Sorgulama <http://www.cs.washington.edu/homes/dougz/date/>
39. Dünyanın Farklı Bölgelerinden 60,000'in Üzerindeki Otel Hakkında Bilgi ve Rezervasyon <http://www.all-hotels.com/> Sorgulama <http://www.all-hotels.com/>
40. Farklı Dillerde Argo Terim ve İşaretleri Sorgulama <http://www.slanguage.com/>
41. Bilgisayarınızda Trojen Olup Olmadıgını Online <http://scan.sygatetech.com/> Sorgulama <http://scan.sygatetech.com/>
42. İnternet Bağlantınızın Hızını Sorgulama <http://promos.mcafee.com/speedometer/test_0150.asp>
44. Piyasaya Çıkacak Yeni Ürünleri Sorgulama <http://www.comingsoon.net/>
45. 25,000'in Üzerinde Tanınmış İnsanın Yeraldıgı Veritabanında Biyografi Sorgulama <http://www.biography.com/>
46. 16.000'in Üzerinde Elektronik Kitabın Yer Alaldığı Veritabanında Kitap Sorgulama <http://www.gutenberg.net/>
47. Arama Motorlarının Teknik Özelliklerini Sorgulama <http://www.searchengineshowdown.com/>
48. Dünyanın Her Noktasında Size En Yakın ATM Makinalarının Koordinatlarını <http://visaatm.infonow.net/bin/findNow?CLIENT_ID=VISA> Sorgulama <http://visaatm.infonow.net/bin/findNow?CLIENT_ID=VISA>
49. Yıllık Gelirinize Göre Dünyanın Kaçıncı Zengini Olduğunuzu Sorgulama <http://www.globalrichlist.com/>
50. Ulkeler Arası Saat Farklarını Sorgulama <http://www.timeticker.com/>
51. Dünyanın Herhangi Bir Bölgesinin 10 Günlük Hava Durumunu Sorgulama <http://www.weather.com/>
52. Güncel ve tarihi dünyanın tüm bölgelerine Yönelik Harita Sorgulama <http://www.lib.utexas.edu/maps/index.html>
53. Diğer Gezegenlerdeki Ağırlığınızı Sorgulama <http://www.exploratorium.edu/ronh/weight/>
54. Herhangi Bir Ürünle İlgili İnternet Üzerinden Farklı Fiyat <http://www.mysimon.com/> Sorgulama <http://www.mysimon.com/>
55. Karayollarında Kapalı Yol Sorgulama <http://www.kgm.gov.tr/yoldurum/kapalyol.htm>
1. Dünyanın her noktasında size en yakın ATM makinalarının koordinatlarını öğrenebilirsiniz <http://visaatm.infonow.net/bin/findNow?CLIENT_ID=VISA>
2. Her türlü finans hesabınızı online yapma imkanı <http://www.financenter.com/consumertools/calculators/#college>
3. Güncel ve tarihi dünyanın tüm bölgelerinin haritaları <http://www.lib.utexas.edu/maps/index.html>
4. Sanal Nobel Müzesi Nobel e-Museum <http://www.nobel.se/>
5. Son 80 yılda dunyayı degistiren 80 gün <http://www.time.com/time/80days/231029.html>
6. Tum Dunya'da gece, ayni karede! <http://www.redrat.net/blackhole/earthlights.htm>
7. Dünyanın farklı noktalarını web kamera ile izleyebilirsiniz <http://www.earthcam.com/>
8. Yıllık gelirinizi yazın tüm dünya insanları içinde zenginlik sıralamasında kaçıncı sırada olduğunuzu bulun (Dünyanın kaçıncı zenginisiniz) <http://www.globalrichlist.com/>
9. Ulkeler arası saat farkları <http://www.timeticker.com/>
10. İnternet üzerinde online hesap makinaları <http://www.calculator.com/index.html>
11. Dünyanın herhangi bir bölgesinin 10 günlük hava durum raporu <http://www.weather.com/>
Sınav Sonuçları, Eğitim
1. İşçi Sınav Sonuçları <http://www.iskur.gov.tr/mydocu/osym_iskur.html>
4. Türkiye'de faaliyet gösteren bütün bankalar <http://www.ctoraman.netteyim.net/banka.html>
5. Mars'tan gelen fotograflar <http://www.nasa.gov/externalflash/m2k4/frameset.html>
6. Diğer gezegenlerdeki ağırlığınız <http://www.exploratorium.edu/ronh/weight/>
7. Alfebatik sırayla tüm kanunlar <http://www.idealhukuk.com/mevzuat/kanun/kanun_alfabetik.htm>
8. İş yaşamında birçok konuda kullanabileceğiniz yazışma örnekleri (İngilizce) <http://www.careerlab.com/letters/default.htm>
9. Bilişim teknolojisi, bilim, kültür, iş yaşamı ve hayata yönelik farklı konularda sorular, yanıtlar, ipuçları, dersler vb. <http://www.sorucevap.com/>
10. Herhangi bir ürünle ilgili internet üzerinden fiyat karşılaştırma imkanı <http://www.mysimon.com/>
Sevgili arkadaşlarım sonumuzun kıtlık olacağını düşündüğüm için bu maili sizlerle paylaşmak istedim , çok değer verdiğim ve beni sualtı dünyası ile tanıştıran hocam teoman sarmaşık tan gelen bir mail tabi ki bu uygulama ne kadar faydalı olur bilemiyorum ama denemekte fayda var.
bilim adamları dünya için 65 yıl veriyor benim dünya nüfusunun yarı yarıya düşmesi için verdiğim rakam 10 sene çoğunuz buna gülebilir ama bu gün tartıştığımız pek çok kavram bu söylediklerim yanında devede kulak kalacak 1990 senesinden bu yana dört yanı denizlerle çevrili ülkemizin denizlerinde hiç bir canlı kalmadı buna şahit bir kaç kişiden biri de benim ve on sene içinde karada da kalmayacak ,canlılar nasıl hızlı yok oluyor inanamazsınız . birbirinize yolladığınız mailleri takip edebiliyorsanız tohum olayını da biliyorsunuz demektir .
çocuklarınızın sizin yaşınızda ağaç görmesini istiyorsanız işte bu maili arkadaşlarınıza gönderin. arkadaşlarınıza göndermez iseniz başınıza hiç bir şey gelmeyecek gönderirseniz de dünyayı kurtardığınız konusunda size herhangi bir plaket verilmeyecek ama su altının inanılmaz çoraklığını her yıl tekrar tekrar gören ve bunun hızına inanamayan ben aynı şey karada da olacak diyorsam sadece bakın ve takip edin. pirinç fiyatlarının yükselmesi bir arkadaşımın dediği gibi çinlilerin artık kaşık kullanması ile açıklanabilir mi ?
hiç kimse ama hiç kimse başında ne olduğuna bakamayacak aç kaldığı zaman
perhiz yaparken salatanızda bıraktığınız son maydonoz yaprağı belki son terk ettiğiniz aşkınız olacak,okumadan silip atabilirsiniz bu yazdıklarımı
ama bir öğlen kebabçıda yediğiniz yemeklerle yolda yürümeye başlarsanız son model arabanızın dünyaya verdiği karbondioksitin iki katı ile kirleteceksiniz dünyamızı .
(gerçek bilgidir araştırın)
ülkem benim için her zaman önemlidir ama dünya da benimdir.
dr.bülent bir
devamı hocam teoman sarmaşık a ait
Çekirdek Harekatı önemli!!!
Çok önemli bir kampanya hiç bir maliyeti yok ve sayılamayacak
kadar faydası var.
Evde yediğimiz meyve çekirdeklerini kiraz,kaysı,erik, karpuz, kavun vb...
sonbahar aylarında (çimlenmesi için yağmurların başlayacağı mevsimlerde) pikniğe,dağa, gezmeye gittiğimiz arazilere toprağa gömüp üzerine de bir miktar su dökersek bunların bir kısmı tutacak ve doğanın dengesinin korunmasında yarar sağlayacak.
Sebzelerde olduğu gibi, yakında meyve lerde de hibrit tohumlar yaygınlaşınca,
çekirdekten ağaç yetişme imkanı ortadan kalkacak.Bu nedenle elimizi çabuk tutup ülke sathına ne kadar ekebilirsek o kadar yararlı oluruz.
Gönderenin Notu:
Bu yöntemi yıllardır ben uyguluyorum.. Meyva çekirdeklerini asla çöpe atmam.
Ankarada yürüyüş yaptığım parklara savurduğum çekirdek epeycedir.. Parklardan topladığım at kestanelerini bile yolda gördüğüm büyük bahçelere atarım.. 20 gün kadar önce evde çimlenmeye başlayan patateslerden yemek yaparken, kabuklarını biraz kalınca soyarak bahçede toprağa gömdüm.. Şimdi onlarca patetes bitkim var.. )
Yerli tohumumuzu korumamız son derece önemli.. İsrail kaynaklı tohumların emperyal amaçlı silah olarak kullanılıp kullanılmadığını bilmiyoruz..
Ne zaman kuyruğumuz (yada boynuzunuzun) çıkacağı belli değil..
Ülkemizdeki 1980 sonrası iktidarları, Türkiyemizin tarımını bitirme noktasına getirmiş, son iki dönemde de geri dönülmez bir yola sokulmuştur..Bunu artık her geçen gün daha iyi fark edeceksiniz..
(Çok yırtınmamıza rağmen tohum yasası pkk,türban vs gündemiyle güme getirilerek "geçirildi".. Bana göre, iktidar kadar, muhalefet de bu ihanete ortaktır.. Gelecekte onların hiç biri halkın yüzüne bakamayacaktır..Bir ingiliz siyasinin dediği gibi "Türkiye artık zokayı yutmuştur..")
-Çocuklarınıza yemek ve sularını firesiz kullanımını öğretin. Az suyla banyo yapmanın yöntemini öğrenin, uygulayın, öğretin.. Bu daha az "mutsuz" olmanızı ve hayatta kalmanızı sağlayabilir..
-Daha fazla su tüketmelerini gerektireceği için,çocuklarınızın özellikle "kolalı içecekleri tüketme alışkanlığı olmamasına" özen gösterin..
-(Telaş etmeden, yıkılmadan) benzeri yöntemleri öğrenmek ve üretmek için çaba gösterin..
> > Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye
> > zorlanırsanız,
> > PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi).
> > Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de
> > çağırıyor)
> > Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye
> > bildirelim
>
> İnek sutunde 117 miligram kalsiyum bulunurken,
> dereotunda bu oranin 208 olmasi, dereotunun sütün
> alternatifi olarak gorulmesine neden oluyor.
> İstanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi Cocuk
> Bolumu Metabolizma ve Beslenme Bilim Dali Baskani
> Prof. Dr. Ahmet Aydin, sütün alternatifinin dereotu
> oldugunu soyledi.
> Adana Otizm Dernegi'nin duzenledigi 'Otizm
> Hastaligi'nin Tedavisi ve Beslenme' konulu
> konferansta konusan Prof. Dr. Ahmet Aydin, sutun
> kalsiyum bakimindan en zengin besin olmadigini
> belirterek, 'Dereotu sutten daha fazla kalsiyum
> iceriyor. inek sutunde 117 miligram kalsiyum
> bulunurken, dereotunda bu oran 208'dir.
> Ayrica dereotu magnezyum ve potasyum bakimindan
> zengin olmasi bakimindan da kemik sagligina daha
> faydalidir' dedi.
> Prof. Dr. Aydin, dunyada en cok sut tuketen ulke
> olan ABD'de, yine dunyada en cok osteoporoz
> rahatsizliginin old ugunu bildirdi.
> Prof. Dr. Aydin, cocuklarin ve anne- babalarin
> kemiklerinin kuvvetli olmasi icin mutlaka dereotu
> tuketilmesini onerdi. İsvec'te yapilan bir calismada
> 50- 85 yaslarindaki menopoz sonrasi kadinlarda sut
> tuketimi fazlaliginin kiriklari azaltmadiginin
> saptandigini kaydeden Prof. Dr. Aydin, soyle
> konustu:
> 'Benzer sekilde ABD'de hemsireler uzerinde yapilan
> arastirmada gerek sut, gerekse sut disi kalsiyum
> tuketimi fazlaliginin kalca kiriklarini azaltmadigi
> tespit edilmistir.
> Cocuklarinizin ve kendinizin kemiklerinin kuvvetli
> olmasi icin mutlaka dereotu tuketin. Dereotundaki
> magnezyum ve kalsiyum kemik gelisimi icin oldukca
> onemli bir mineraldir.
> Her memelinin sütü kendi yavrusunadir.
> 5- 6 milyon yillik insanlik tarihinin sadece son 10
> bin yilinda insanlar baska memelilerin sutunu
> icmislerdir.
> Kendi annelerinin sutunu ise sadece hayatlarinin ilk
> 2 yilinda emerler, daha sonralari hic sut
> tuketmezlerdi. Fosil incelemeleri, tas devri
> insanlarinin kalin ve kiriga direncli saglam
> kemiklerinin oldugunu gostermektedir.
> Bu devre ait kemik orneklerinde osteoporoz yok
> denecek kadar azdir.
> Bunun nedeni de o devirde insanlarin sutten ziyade,
> daha cok yesil sebze, ot turu yiyecekler
> tuketmesindendir..
> > Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye
> > zorlanırsanız,
> > PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi).
> > Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de
> > çağırıyor)
> > Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye
> > bildirelim
>
inşallah böyle bir durumla karşılamayız, böyle bir durumda hatırlar mıyız bu bilgiyi bilemiyorum..
Sizden bir kötülüğü gören, onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin, ama bu imanın en zayıfıdır.' HADİS
CNN hakaretlerle dolu Hz. Muhammed(s.a. v) karikatürünü ankete sundu.
Amerika'dan yayin yapan CNN Haber kanali internet sitesi Hz.Muhammed (s.a.v) karikatürünü ankete açti.
Televizyon internet sitesinden gelen evet ya da hayir oylarina göre bu karikatürü yayinlayip yayinlamama karari alacak.
Ankete katılalım ve bunu arkadaslarimiza da duyurarak geregini yapalim.
Sizden bir kötülüğü gören, onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin, ama bu imanın en zayıfıdır.' HADİS
CNN hakaretlerle dolu Hz. Muhammed(s.a. v) karikatürünü ankete sundu.
Amerika'dan yayin yapan CNN Haber kanali internet sitesi Hz.Muhammed (s.a.v) karikatürünü ankete açti.
Televizyon internet sitesinden gelen evet ya da hayir oylarina göre bu karikatürü yayinlayip yayinlamama karari alacak.
Ankete katılalım ve bunu arkadaslarimiza da duyurarak geregini yapalim.
Formun Altı
buraya girin ve QUICKVOTE yazan yerde [ No ] seçenegini işaretleyin ve tiklayin. Lütfen tanidigimiz herkese gönderelim.
Bu konuda anket açıllması bile bunların ahlaksızlığını ve ahlaksızlıklarına nasıl kılıf hazıradıklarının göstergesidir. Varsın ahlaksızlıklarını göstermekten çekinmesinler, şüphesiz Allah dinini tamamlayacaktır.
Dünyanýn en ünlü kalp doktoru Mehmet Öz'ün arabasý bozulmuþ.Arabasýný tamire götürmüþ.Tamirci arabasýnýn kaputunu açmýþ ve Mehmet Öz'e dönerek:
-Mehmet Bey size bir þey soracaðým.Neredeyse ben ve siz hep ayný iþleri yapýyoruz.Mesela ben þimdi itina ile kaputu açacaðým.Bir bakýþta problemin nerede olduðunu anlayacaðým,kapakçýklarý temizleyeceðim,gerekirse kablolarý,motor yaðýný deðiþtireceðim,hatta çok gerekliyse motoru çýkarýp yerine yenisini takacaðým.Söylesenize nasýl oluyorda siz milyon dolarlar kazanýyorsunuz.Ama ben hala meteliðe kurþun atýyorum? Adaletmi bu sizce?
Bunu üzerine Mehmet Öz tamircinin kulaðýna eðilmiþ ve þöyle demiþ:
-Koçum bunlarýn hepsini birde motor çalýþýyorken yapmayý denesene !....
* *
*Bu yaziyi okumaniz sadece 30 saniyenizi alacak, ve sonunda hayata ve
iliskilere bakis aciniz degisecek.!!! *
*ileri derecede hasta iki adam* *ayni hastane odasindaydilar.*
*Adamlardan birinin her ogleden sonra 1* *saatligine oturmasina izin
veriliyordu,*
*cigerlerindeki suyun* *suzulmesi icin.*
*Bu hastanin yatagi* *odadaki tek pencerenin tam* *yanindaydi.*
*Diger hasta ise hep sirtustu yatmak zorundaydi. *
*Bu iki hasta saatlerce* *birbiriyle konusur, eslerini,* *ailelerini,
evlerini,*
*islerini, askerlik anilarini, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi
birbirlerine. *
*Pencerenin yanindaki hasta,* *her ogleden sonra oturmasina izin*
*verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak
geciriyordu. *
*diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi, disaridaki renkli ve
hareketli dunyayi dinlemek icin. *
*Pencere, icinde cok guzel bir göl olan* *parka bakiyordu.*
*Ördekler ve* *kugular gölde yuzerken çocuklar model bot'larini suda
yuzduruyorlardi. *
*Genc asiklar, gokkusaginin tum renklerindeki ciceklerin arasinda kol kola
dolasiyorlardi.*
*Ulu agaclar etrafi susluyor, uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu. *
*Pencere kenarindaki adam bunlari* *muhtesem bir detayla anlatirken,*
*odanin diger ucunda yatan adam gozlerini kapar ve bu muhtesem manzarayi
hayalinde canlandirirdi. *
*Sicak bir ogleden sonra,* *pencerenin yanindaki adam gecmekte olan bir
şenlik alayini tarif etti.*
*Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandirabiliyordu,
pencere kenarindaki adamin tasviriyle. *
*Gunler ve haftalar gecti.*
*Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren gunduzcu hemsire pencere
kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle karsilasti: *
*uykusunda, huzur icinde olmustu.*
*Huzunlendi, hastane gorevlilerini cesedi disari tasimalari icin cagirdi. *
*Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez,*
*diger hasta pencerenin kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun olup
olamayacagini sordu.*
*Hemsire Memnuniyetle istegini yerine getirdi, hastanin rahat oldugundan
emin Olduktan sonra onu yalniz birakti. *
*Yavasca, duydugu aciya aldirmadan,* *bir dirsegine yaslanarak disaridaki*
*dunyaya bakmak uzere yatagindan dogruldu adam. *
*Sonunda, disariyi kendi** **gozleriyle gorme zevkini yasayabilecekti.** *
*Pencereden disari bakabilmek** **icin yavasca donmeye zorladi kendisini.**
*
*Pencere, bos bir duvara bakiyordu.** *
*Adam hemsireye, vefat eden oda arkadasinin pencerenin disinda gorunen *
*Harika seylerden bahsetmesine sebep olan seyin ne olabilecegini sordu. *
*Hemsirenin cevabi, olen adamin kor oldugu ve pencerenin onundeki duvari
gormedigiydi. *
*'Sanirim seni cesaretlendirmek istedi' dedi. *
* ** *
*Epilog: Diger insanlari mutlu etmek** ç**ok buyuk mutluluk getirir,** *
*Kendi durumunuz ne olursa olsun.** *
*Paylasilan dertler yarisi kadar uzuntu verir, paylasilan mutluluklar ise
İki kati artar. *
*Kendinizi zengin hissetmek istiyorsaniz,** *
*sahip oldugunuz ve** *
*paranin satin alamayacagi her seyi paylasin. *
* ** *
*Bu gun bize bir hediyedir.** *
*Bu yazinin kaynagi bilinmiyor,** *
*fakat okuyan herkese mutluluk getirecektir.** *
* ** *
* ** *
-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
'Kadınlar hayatta en çok ne ister?' budur bilmek istediğim.......Bu
sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir....Günlerce gecelerce
at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur
cinsten değil.....
-Evlen benimle!!!!.....
O zaman öğrenirsin ancak istediğini...
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar
Harun Reşit'e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek için
söz vermiştir.
Neyse evlenirler.İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada.....Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle.... Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer
yarısı çirkinim der.Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım ,
yoksa gündüzleri dışardayken mi?.....
General düşünür ve :
- Sen bilirsin kararı kendin ver der.İşte o an korkunç cadı sonsuza
dek güzel bir kadın olarak kalır....
Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???
1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır.......Zevkli bir kadına rastlarsanız
zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz , zeki bir kadına
rastlarsanız zekanız gelişir.Hayat kat kattır.Babil'in Asma Bahçeleri
gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi
kadınlar götürür.Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara ,
gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası , manzarası ve
hayatıdır.....Hayatınız seçtiğiniz kadındır......
Ben Temmuz’larda ağlarım. Yakın geçmişte ardı ardına yaşadığımız iki şok yüzünden... 2 Temmuz 1993 günü Sivas Madımak Otel ’ de otuz yedi; 5 Temmuz 1993 ’ te de Başbağlar’da otuz üç masum insanın hunharca katledilmesi sebebiyle. Ancak zaman içinde yaşadıklarımız ve birine ne kadar çok yandığımızın abartılı bir biçimde dile getirilmesine rağmen diğerini hiç anmamamız acımı daha da çok artırıyor. Sanki Sivas’ta katledilenler öz evladımız da Başbağlar'dakiler üvey ...
İki hafta önce Başbağlar’da idik. İlkel ve bakımsız bir toprak yolu katederek dağların arasında sıkışmış vadi içindeki köyü ve on beş yıl önce otuz üç canın katledildiği yerde düzenlenmiş mütevazi şehitliği ziyaret ettik. O geceyi yaşayan gazilerle birlikte o anları yaşadık. Sonra da onları öyle boynu bükük bırakıp ayrıldık.
Beklerdim ki her yıl 2 Temmuz’da Sivas’ta katledilen insanlarımıza – haklı olarak – ağıt yakan etkinlikler düzenleyenler 5 Temmuz’da Başbağlar’da yok edilenleri de hatırlasınlar, birkaç satırla da olsa onları da ansınlar...
Bu yıl da aynı şey oldu . Madımak Oteli ‘nde öldürülenler için basınımız seferber oldu ama Başbağlar’da katledilenler için bir şeylere rastlamadım. Ve insanlığımdan utandım....
Bu günlerde e-posta adresime düşen duyguları sizlerle paylaşmak istedim.
Değerlendirmelerinize sunuyorum
Saygılarımla
TACİN ERSOY – ( 0532 ) 784 90 91
ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA...O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZ..
Tarihinde suçlusu bulunmayan, asker kaçağı olmayan, 1985 yılına kadar ulaşımını hayvanlarla yapan, 1987 yılına kadar haberleşmesini yine hayvan sırtında yapan, senenin 6 ayı kış, ama bu şartlarda 1959 yılında kendi imkanlarıyla minaresini ve camisini,1962 yılında ilkokulunu ve öğretmen lojmanını, 1987 yılında imamevini, şadırvan, gasilhane, mahalle çeşmelerini, tuvaletlerini ve kanalizasyonunu, çevre düzenlemesini tamamlamış, tüm altyapısını kendi imkanlarıyla yapmış hatta caminin kubbe kurşunlanmasını tamamlamış bir köy..
1990 genel nüfus sayımında 542 nüfusu bulunan Kemaliyenin en kalabalık köyü dolayısıyla Kemaliye'nin en kalabalık öğrencisi bulunan Devletine Bayrağına ve inançlarına bağlılığı ile bilinen, hiç kimse ile sürtüşmesini bulunmayan kendi halinde bir köy. Devletine hiç yük olmamış hep destek olmuş, hiçbir şey istememiş, evladın babaya saygısı gibi devletini tam bir baba bilmiş, bilmeye devam eden Osmanlı geleneği ve terbiyesi ile yetişmiş insanların yaşadığı bir köy.
Gitmesem de, görmesem de o köy benim köyüm.
Kemaliye İlçesine bağlı ilçe merkezine 72 km uzaklıkta Barasor vadisinin sonunda ilçenin en uzak ve son köyü, Tunceli ili sınır noktasında bir köy karayolunun bittiği dağ yolunun başladığı bir yerde, 720 yıllık tarihi olan Osmanlıya uç beyliği yapmış tarihsel süreç içerisinde devletine bağlılığın en güzel örneklerini vermiş vermeye devam eden Anadolu’nun isyan eden gruplarına karşı Devletin bekasını düşünmüş Ay yıldızlı Bayrağını her dönemde dalgalandırmış, Çanakkale'de de 30'un üzerinde şehit vermiş bir köy.
Gitmesem de, görmesem de, o köy benim köyüm: BAŞBAĞLAR.
Yıl 1993. Anlatması zor, anlatması çok güç. Tam on dört yıl önce 5 Temmuz akşamı saat 20.30. Başbağlar’da her zamanki gibi bir akşam. Köy sakinleri gündelik işlerini tamamlayıp evlerine çekilmişler.. Adil Hoca ise abdestini almış huşu içinde, elinde mikrofon Ezan okumaya henüz başlıyor. O sırada ardında beliren silahlı gölgelerden haberdar değil. Eşkiyalar yaka paça alıyorlar “bırakın ezanı bitireyim” yakarışlarına aldırış etmeden. Ve namaz için toplanan köylüleri de camiden dışarı çıkarıyorlar.
Bir tuhaflık var. Gelen eşkiyalar köyü çok iyi tanıyor. Planlı, programlı bir baskın bu. İsim isim çağırıyorlar köydekileri ve neden sonra dağılıp, ev ev gezerek köyde kim var, kim yok herkesi topluyorlar. Yaşlı, genç, çocuk, kadın…
KATLİAMI YAŞAYANLAR ANLATIYOR
Köyün kadınlarından F.P: 'Militanlar, kapının önünden ismen çağırıyorlardı köyün insanlarını. Selim Pato, sen gel dediler.Görümcemin oğluna, Recep sen de gel, dediler. Doğru camiye dediler.Ben içeride pencerenin önünde oturmuş dinliyordum. Birkaç militan sokaklara dizildi. A.C'yi çağırdı. Bu adam yanımızdaki ilçenin köyünde oturuyordu .Bizde tırpan yapı¬yordu. Onu görünce hayrete düştüm.Daha sonradan biz kadın ve çocukları da topladılar. Derenin yanında toplandık. Başımıza bir kız, bir erkek militan koydular.Erkekleri de öbür tarafa topladılar.'
Köyün erkeklerinden yaralı olarak kurtulan S.A. : 'Camide namaz kılıyorduk/İkisi kadın çok sayıda militan namaz ortasında ellerinde silahlarla camiye girip namazı bozdular.Daha sonra bizi silah zoruyla dışarı çıkardılar. Daha sonra militanların lideri olan kişi telsiz görüşmesi yaptı ve ateş serbest diye bağırdı. Otomatik silahlarla üzerimize ateş açtılar. Aramızda sağ kalanları ayrıca yakından ateş ederek öldürdüler. Ben kenarda kalmıştım. Ölü numarası yaptım. Sırtımdan iki kurşun yedim.'
Masum insanların üzerine, otomatik tüfeklerle ölüm kusan, insanlıktan nasipsiz kan içiciler, muzaffer bir ordu edasıyla, geldikleri gibi ayrılıyorlar Başbağlar’dan. Ama arkalarında korkunç bir iz bırakıyorlar: Beşi diri diri yakılmış, kalanı kurşunlanmış tam otuz üç şehit. Tam otuz üç can.
Ve bir de bildiri..
Diyorlar ki; “2 Temmuz günü 40'a yakın insanımızın ölümü 60'a yakınının da yaralanmasıyla sonuçlanan olay, devletin bilinçli bir provokasyonunun ürünüdür.Ve bunun sorumlusu devlettir. Sivas’taki halkımıza karşı girişilen bu katliama da gereken cevabı verecektir.En ağır biçimde bunun hesabını soracaktır.Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.Sivas'ta şehit düşen onlarca masum insanımızın kanı yerde kalmayacaktır.Eğer bu yönelimlerini T.C. sürdürürse en ağır şekilde bunun karşılığı verilecektir.”
Yıl 2008
Aradan tam 15 yıl geçmiş. Bir yanda failleri yakalanmış ve en ağır şekilde cezalandırılmış Sivas Madımak olayları. Diğer yanda, suçsuz günahsız otuz üç insanın kahpe bir misillime uğruna katledildiği ve tek bir mahkumu bile olmayan BAŞBAĞLAR katliamı.
Her yıl uğruna karalar bağlanan, medyada günlerce yer bulan, ağıtlar yakılan Sivas.. Ve unutulmuşluğun hüznüyle, dün olduğu gibi bugünde yaralarını sarıp, kendi yağıyla kavrulan “Hasbinallah Ve ni’mel Vekil” diyen BAŞBAĞLAR..
İnsan düşünmeden, sormadan, sorgulamadan edemiyor.
Sivas için ağıt yakanlar, devlet televizyonunda devlete küfredenler; SİVAS’ ta katledilenler “can”dı da, BAŞBAĞLAR’ da kurşuna dizilenler “can” değil miydi?
UNUTMAK TÜKENMEKTİR düsturuyla, insanlık dışı bu katliamın 15. Yıldönümünde bayrakta al olan şehitlerimizi rahmet, minnet ve duayla anarken, TÜRK VAKARI ile dün olduğu gibi, bugünde dimdik duran BAŞBAĞLAR köyü sakinlerinin –büyük, küçük ayırmadan- ellerinden öpüyoruz.
Ölümü öldürenlere selam olsun..
“ÖLÜM BİZE NE UZAK, BİZE NE YAKIN ÖLÜM
ÖLÜMSÜZLÜĞÜ TATTIK BİZ, BİZE NE YAPSIN ÖLÜM…”
Yorum