Hisse_Trade 10

Collapse
This topic is closed.
X
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ahilas34
    Bağımlı
    • 02 Kasım 2011
    • 1442

    #6961
    dun taksim deydi, aksam acık hava ya tiyatro ya gitti, bi dolandı geldi...

    selamlar iyi geceler

    Yorum

    • ahilas34
      Bağımlı
      • 02 Kasım 2011
      • 1442

      #6962
      Haziran ayı biri sonradan ortaya çıkan bir diğeri ise zaman zaman fiyatlandırılan başlıca iki konuya bağlı olarak Borsa İstanbul’a yön verecek gibi görünüyor. Bunlardan ilki olan ve yıl başından bu yana konuşulan FED’in varlık alım programını ne zaman sonlandıracağı sorusu son haftalarda daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı ve parasal genişleme operasyonlarından geç çıkıldığı takdirde sonuçlarının öngörülemez şeyler ortaya koyabileceği fikrinin, 2014 yılında azaltılmaya başlanacağı beklenen varlık alımlarının bir çeyrek öne çekilmesine sebep olması, zaman yaklaştıkça yatırımcıların tedirginliğinin daha da artmasına ve başta gelişmekte olan ülkelerden para çıkışına yol açarak likiditenin ABD’ye yönelmesine yol açabilecektir. Bu durum, Hazine kağıtlarında reel getiri sunmayan Türkiye piyasası açısından bir risk yarattığı gibi Borsa İstanbul’un 2014 yılındaki seçimlerin de etkisiyle geçtiğimiz yıllardaki ihtişamlı yükselişinin sonunu getirebilir. Bunun yanı sıra ayın bir diğer belirleyici gündemi ise, hiç ortada olmayan ve basit bir çevreci duyarlılığının farklı boyutlara yöneldiği Taksim Gezi Parkı olayları oldu. 11.gününe girilen Gezi Parkı olaylarında Başbakan Erdoğan’ın tavizsiz tutumu ve tansiyonu düşürmeyen konuşmalarının eylemciler tarafında ilerleyen günlerde bu şekilde devam ettiği takdirde, daha da yükselmesi olası gerilimin Türkiye ekonomisini tehdit eder boyuta ulaşması ihtimali, ay başından düne kadar %11,7 oranında değer kaybeden Borsa İstanbul’da düşüşün yarattığı alım cazibesine rağmen yatırımcıların kaçmasına neden olabilecektir. Bu kapsamda, gelinen seviye itibarıyla destekler olarak 75.500 ve 73.000 takip edilmelidir. Şayet bu seviyelerin üzerinde kalınamazsa, her iki seviyeden de temkinli hisse azaltımı düşünülebilir. Tabiki bu noktalar aynı zamanda yeni pozisyon açmak için birer fırsat olarak da görülebileceğinden zamanın koşullarına ve yaşanan haber akışına bağlı olarak yeni hisse alımı veya azaltımı kararı alınmalıdır. Son bir haftadaki sert satışların olası tepkisinin de benzer şekilde olabileceği gözönünde bulundurularak yukarıda direnç olarak 82.000 ve 84.000 seviyeleri görülmelidir.

      ETİ MENKUL

      Yorum

      • Ahmet Hakkı
        Bağımlı
        • 05 Mayıs 2008
        • 1121

        #6963
        İyi akşamlar,

        Maalesef çakma padişah ülkeyi hızla iç savaşa sürüklüyor. Neden bunu yaptığını herhangi bir mantıkla açıklayamıyorum. Bu ortamda borsada yatırım yapmanın çok riskli olduğunu düşünerek ortam düzelinceye kadar borsadan uzak kalmaya karar verdim. Allah yardımcımız olsun.

        Selamlar

        Yorum

        • GÜKO25
          Ankara sponsoru
          • 02 Eylül 2009
          • 11673

          #6964
          Geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmeler bir kez daha gösterdi ki, sermaye oldukça ürkek ve gerilimlere tahammülü bulunmuyor. Gezi Parkı eylemleri ile başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan protestolar yurtdışında ses getirirken, Başbakan Erdoğan’ın her sert açıklaması borsada satışların gerçekleşmesine neden oldu. Zeynep Aktaş'ın Milliyet'teki haberine göre, borsadaki yabancıların payında kayda değer bir azalma meydana gelmemesine rağmen, yaşanan paniğin bir haftalık kaybı yüzde 12 oldu. Pazartesi günü beklentinin altında açıklanan mayıs ayı enflasyon verisi bile piyasaların toparlanmasında etkili olamadı. BIST 100 Endeksi, son 6 ayın en düşük seviyesini test ederek 73.033 puana kadar düştü.
          Haftanın son gününde gerilimin hafiflemesi beklentileri tekrar olumluya çevirirken, hisse senetlerine olan ilgiyi de yükseltti. Endeks haftayı yüzde 8.91 oranındaki değer kaybı ile 78.332 puandan tamamladı.
          DÜZELTMENİN BOYU AŞTI
          Not artışı sonrasında zirvedeki borsada kâr realizasyonu beklentileri zaten vardı. Özellikle yurtdışı piyasalarındaki gelişmelerin de etkisi ile kurdaki hareketlenme ve dipten çıkış sinyali veren faiz, borsada kâr satışları olacağı yönündeki beklentiyi artırmaktaydı. Ancak öngörü bunun yurtdışındaki gelişmelere paralel olması yönündeydi.
          BIST’te gerilim nedeniyle pazartesi günü değer kaybının yüzde 10’a varması ve sonrasında Başbakan’ın Tunus’ta yaptığı sert açıklamaya paralel olarak düşüşün devam etmesi ister istemez değer kayıplarını hızlandırdı. Haftanın son günü gerilimin azalması ve uzlaşmacı bir dilin kullanılması ise endeksin toparlanmasını sağladı. Ancak tedirginlik hâlâ sürüyor. Gerilimi tırmandıracak her gelişmeye karşı açığa satış yapmak isteyenler pozisyonları takip ediyor.
          GELİŞEN PİYASALAR ENDEKSİ
          Geçtiğimiz hafta gelişen piyasalarda genel bir düşüş hakimdi. Geçtiğimiz cuma günü MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi 985 puandan kapandı. Söz konusu kapanış son altı ayın en düşük seviyelerine denk geliyor. Geçtiğimiz hafta MSCI Endeksi’nde ortalama değer kaybı yüzde 2.8 oranında oldu. Yaşanan düşüşte ABD Merkez Bankası’nın (FED) parasal teşvikleri azaltabileceği yönündeki endişe etkili oldu.
          Gelişmekte olan piyasalarda yatırımcılar son bir haftada hisse senedi fonlarından 5 milyar dolarlık çıkış yaptı. Borsalardan çıkan nakit gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini de olumsuz yönde etkiledi. ABD doları geçtiğimiz hafta 1.91’i gördükten sonra tansiyonun düşmesi ile haftanın son gününü 1.87 seviyesinden tamamladı.
          YABANCI PAYINDAKİ DÜŞÜŞ SINIRLI
          Geçtiğimiz hafta borsada yüzde 8.91’lik düşüş yaşanırken yabancıların paylarındaki azalma yüzde 0.63 oranında oldu. 31 Mayıs’ta yabancıların payı yüzde 65.41 iken bu oran 6 Haziran’da yüzde 64.78’e geriledi. Yabancı payındaki azalmanın en fazla olduğu hisseler, endeks üzerinde ağırlığı çok düşük olanlar arasında bulunuyor.
          Aselsan, Asya Katılım Bankası, Doğan Holding ve Kardemir D yabancıların en fazla paylarını düşürdüğü hisseler arasında yer alıyor. Tüm bunlardan ayrı olarak hisselerde alıcı kademelerinin boşalması da satış dalgası sırasında düşüşlerin sert yaşanmasına neden oldu.
          Yabancı payında yarım puanlık oynamaların dahi endeks üzerinde etkili olduğu görülmekte. Önümüzdeki süreçte 64.78 oranındaki yabancı payının azalmaya devam etmesi, kayıpların sürmesinde etkili olacaktır. Bu nedenle yabancı payları, yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor.
          MAYISTA YABANCILAR ALDI
          Aylık işlemlere bakıldığında yabancıların mayıs ayında ağırlıklı olarak alım yaptıkları görülüyor. Yılın ilk beş ayındaki net yabancı alımları yaklaşık 649.4 milyon doları buldu. Mayıs ayındaki net alım ise 175 milyon dolar oldu.
          Geçtiğimiz ay yabancı yatırımcı 8 milyar 244 milyon dolar alım gerçekleştirirken 8 milyar 69 milyon dolar satım gerçekleştirdi. Böylece ay sonu itibariyle yabancı yatırımcılar borsada 175 milyon dolarlık net alım gerçekleştirmiş oldu. Geçen yılın mayıs ayında ise yabancılar borsada 491 milyon dolarlık net satım gerçekleştirmişti.
          FAİZ, DÖVİZ VE BORSA DENGESİ
          Yatırım araçlarının seyrine baktığımızda belli dengelerin korunduğu görülüyor. Hiçbir yatırım aracı kesintisiz düşüş ya da çıkış göstermiyor. Bir yatırım aracı uzun bir süre düşse ya da çıksa dahi bir süre düzeltmeler yaşanıyor. Bu itibarla düşüşleri ve çıkışları kalıcı görmemek gerekir. Belli bir seviyeden sonra pekala düzeltmeler yaşanabiliyor. Farklı yatırım araçlarının fiyat seyrini aynı grafik üzerinde incelediğimizde bu daha anlaşılır bir şekilde görünmekte.
          Yatırım enstrümanları belli zaman aralıklarında getiri anlamında birbirlerine yaklaşmakta ve sonrasında tekrar uzaklaşmakta. Gerek krizler, gerekse şoklar fiyatlarda yaşanan aşırılıkların bir süre sonra dengelenmesine imkan sağlamakta. Faizin hareketlenmesi ve borsada düzeltmenin yaşanması, piyasalardaki düzeltme sürecinin de gerçekleşmesine imkan veriyor. Geçtiğimiz hafta gösterge faiz 6.01’den 6.70 seviyesine çıkarak yüzde 11.48 değer kazanırken, borsa yüzde 8.91 değer kaybetti. Dolar/TL’deki değer artışı yüzde 0.16 oldu.
          BANKA HİSSELERİNİN PİYASA DEĞERİ ERİDİ
          Son bir hafta içerisinde bankaların piyasa değeri 19 milyar TL azaldı. Bankalar, endeksi sürükleyen hisseler olduğu için bu hisselerde yaşanan düşüşler ve piyasa değerindeki azalma endeksi de olumsuz etkiledi. Son bir haftada bankaların piyasa değeri 205 milyar TL’den 186 milyar TL’ye kadar düştü. Garanti Bankası, İş Bankası,T. Halk Bankası, Akbank ve Yapı KrediBankası’nın piyasa değeri 2.4 milyar TL’nin üzerinde azaldı. Faizlerin hareketlenmesi ile birlikte banka hisselerinde kâr realizasyonları gözlenmeye başlanmıştı. Ancak gerilim arttıkça likit hisseler olmaları nedeni ile en fazla bankalara ait hisse senetlerinde satışlar yaşandı.
          Garanti Bankası, borsada geçtiğimiz hafta yaşanan düşüşte tek başına endeksi yüzde 12 oranında geriletti. Gezi Parkı protestoları öncesinde yabancı kurumların ‘al’ tavsiyesi verdiği hisse senedi, bir anda en fazla satılan hisse konumuna düştü.
          Deutsche Bank, 23 Mayıs’ta Garanti Bankası için tavsiyesini ‘al’a yükseltmiş ve fiyat hedefini de 12.80 TL olarak belirlemişti. Ancak protestolardan en fazla etkilenen Garanti Bankası, geçtiğimiz haftayı yüzde 9.28’lik değer kaybı ile 8.80 seviyesinden tamamladı. Aylık değer kaybı ise yüzde 14.98 oldu.
          'GEZİ'NİN SON BİR HAFTADA BORSADAKİ ETKİSİ
          Mevlana der ki;

          Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
          Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


          YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

          Yorum

          • GÜKO25
            Ankara sponsoru
            • 02 Eylül 2009
            • 11673

            #6965
            Geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmeler bir kez daha gösterdi ki, sermaye oldukça ürkek ve gerilimlere tahammülü bulunmuyor. Gezi Parkı eylemleri ile başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan protestolar yurtdışında ses getirirken, Başbakan Erdoğan’ın her sert açıklaması borsada satışların gerçekleşmesine neden oldu. Zeynep Aktaş'ın Milliyet'teki haberine göre, borsadaki yabancıların payında kayda değer bir azalma meydana gelmemesine rağmen, yaşanan paniğin bir haftalık kaybı yüzde 12 oldu. Pazartesi günü beklentinin altında açıklanan mayıs ayı enflasyon verisi bile piyasaların toparlanmasında etkili olamadı. BIST 100 Endeksi, son 6 ayın en düşük seviyesini test ederek 73.033 puana kadar düştü.
            Haftanın son gününde gerilimin hafiflemesi beklentileri tekrar olumluya çevirirken, hisse senetlerine olan ilgiyi de yükseltti. Endeks haftayı yüzde 8.91 oranındaki değer kaybı ile 78.332 puandan tamamladı.
            DÜZELTMENİN BOYU AŞTI
            Not artışı sonrasında zirvedeki borsada kâr realizasyonu beklentileri zaten vardı. Özellikle yurtdışı piyasalarındaki gelişmelerin de etkisi ile kurdaki hareketlenme ve dipten çıkış sinyali veren faiz, borsada kâr satışları olacağı yönündeki beklentiyi artırmaktaydı. Ancak öngörü bunun yurtdışındaki gelişmelere paralel olması yönündeydi.
            BIST’te gerilim nedeniyle pazartesi günü değer kaybının yüzde 10’a varması ve sonrasında Başbakan’ın Tunus’ta yaptığı sert açıklamaya paralel olarak düşüşün devam etmesi ister istemez değer kayıplarını hızlandırdı. Haftanın son günü gerilimin azalması ve uzlaşmacı bir dilin kullanılması ise endeksin toparlanmasını sağladı. Ancak tedirginlik hâlâ sürüyor. Gerilimi tırmandıracak her gelişmeye karşı açığa satış yapmak isteyenler pozisyonları takip ediyor.
            GELİŞEN PİYASALAR ENDEKSİ
            Geçtiğimiz hafta gelişen piyasalarda genel bir düşüş hakimdi. Geçtiğimiz cuma günü MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi 985 puandan kapandı. Söz konusu kapanış son altı ayın en düşük seviyelerine denk geliyor. Geçtiğimiz hafta MSCI Endeksi’nde ortalama değer kaybı yüzde 2.8 oranında oldu. Yaşanan düşüşte ABD Merkez Bankası’nın (FED) parasal teşvikleri azaltabileceği yönündeki endişe etkili oldu.
            Gelişmekte olan piyasalarda yatırımcılar son bir haftada hisse senedi fonlarından 5 milyar dolarlık çıkış yaptı. Borsalardan çıkan nakit gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini de olumsuz yönde etkiledi. ABD doları geçtiğimiz hafta 1.91’i gördükten sonra tansiyonun düşmesi ile haftanın son gününü 1.87 seviyesinden tamamladı.
            YABANCI PAYINDAKİ DÜŞÜŞ SINIRLI
            Geçtiğimiz hafta borsada yüzde 8.91’lik düşüş yaşanırken yabancıların paylarındaki azalma yüzde 0.63 oranında oldu. 31 Mayıs’ta yabancıların payı yüzde 65.41 iken bu oran 6 Haziran’da yüzde 64.78’e geriledi. Yabancı payındaki azalmanın en fazla olduğu hisseler, endeks üzerinde ağırlığı çok düşük olanlar arasında bulunuyor.
            Aselsan, Asya Katılım Bankası, Doğan Holding ve Kardemir D yabancıların en fazla paylarını düşürdüğü hisseler arasında yer alıyor. Tüm bunlardan ayrı olarak hisselerde alıcı kademelerinin boşalması da satış dalgası sırasında düşüşlerin sert yaşanmasına neden oldu.
            Yabancı payında yarım puanlık oynamaların dahi endeks üzerinde etkili olduğu görülmekte. Önümüzdeki süreçte 64.78 oranındaki yabancı payının azalmaya devam etmesi, kayıpların sürmesinde etkili olacaktır. Bu nedenle yabancı payları, yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor.
            MAYISTA YABANCILAR ALDI
            Aylık işlemlere bakıldığında yabancıların mayıs ayında ağırlıklı olarak alım yaptıkları görülüyor. Yılın ilk beş ayındaki net yabancı alımları yaklaşık 649.4 milyon doları buldu. Mayıs ayındaki net alım ise 175 milyon dolar oldu.
            Geçtiğimiz ay yabancı yatırımcı 8 milyar 244 milyon dolar alım gerçekleştirirken 8 milyar 69 milyon dolar satım gerçekleştirdi. Böylece ay sonu itibariyle yabancı yatırımcılar borsada 175 milyon dolarlık net alım gerçekleştirmiş oldu. Geçen yılın mayıs ayında ise yabancılar borsada 491 milyon dolarlık net satım gerçekleştirmişti.
            FAİZ, DÖVİZ VE BORSA DENGESİ
            Yatırım araçlarının seyrine baktığımızda belli dengelerin korunduğu görülüyor. Hiçbir yatırım aracı kesintisiz düşüş ya da çıkış göstermiyor. Bir yatırım aracı uzun bir süre düşse ya da çıksa dahi bir süre düzeltmeler yaşanıyor. Bu itibarla düşüşleri ve çıkışları kalıcı görmemek gerekir. Belli bir seviyeden sonra pekala düzeltmeler yaşanabiliyor. Farklı yatırım araçlarının fiyat seyrini aynı grafik üzerinde incelediğimizde bu daha anlaşılır bir şekilde görünmekte.
            Yatırım enstrümanları belli zaman aralıklarında getiri anlamında birbirlerine yaklaşmakta ve sonrasında tekrar uzaklaşmakta. Gerek krizler, gerekse şoklar fiyatlarda yaşanan aşırılıkların bir süre sonra dengelenmesine imkan sağlamakta. Faizin hareketlenmesi ve borsada düzeltmenin yaşanması, piyasalardaki düzeltme sürecinin de gerçekleşmesine imkan veriyor. Geçtiğimiz hafta gösterge faiz 6.01’den 6.70 seviyesine çıkarak yüzde 11.48 değer kazanırken, borsa yüzde 8.91 değer kaybetti. Dolar/TL’deki değer artışı yüzde 0.16 oldu.
            BANKA HİSSELERİNİN PİYASA DEĞERİ ERİDİ
            Son bir hafta içerisinde bankaların piyasa değeri 19 milyar TL azaldı. Bankalar, endeksi sürükleyen hisseler olduğu için bu hisselerde yaşanan düşüşler ve piyasa değerindeki azalma endeksi de olumsuz etkiledi. Son bir haftada bankaların piyasa değeri 205 milyar TL’den 186 milyar TL’ye kadar düştü. Garanti Bankası, İş Bankası,T. Halk Bankası, Akbank ve Yapı KrediBankası’nın piyasa değeri 2.4 milyar TL’nin üzerinde azaldı. Faizlerin hareketlenmesi ile birlikte banka hisselerinde kâr realizasyonları gözlenmeye başlanmıştı. Ancak gerilim arttıkça likit hisseler olmaları nedeni ile en fazla bankalara ait hisse senetlerinde satışlar yaşandı.
            Garanti Bankası, borsada geçtiğimiz hafta yaşanan düşüşte tek başına endeksi yüzde 12 oranında geriletti. Gezi Parkı protestoları öncesinde yabancı kurumların ‘al’ tavsiyesi verdiği hisse senedi, bir anda en fazla satılan hisse konumuna düştü.
            Deutsche Bank, 23 Mayıs’ta Garanti Bankası için tavsiyesini ‘al’a yükseltmiş ve fiyat hedefini de 12.80 TL olarak belirlemişti. Ancak protestolardan en fazla etkilenen Garanti Bankası, geçtiğimiz haftayı yüzde 9.28’lik değer kaybı ile 8.80 seviyesinden tamamladı. Aylık değer kaybı ise yüzde 14.98 oldu.
            'GEZİ'NİN SON BİR HAFTADA BORSADAKİ ETKİSİ
            Mevlana der ki;

            Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
            Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


            YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

            Yorum

            • ahilas34
              Bağımlı
              • 02 Kasım 2011
              • 1442

              #6966
              Borsadan Hisse E-Bülten
              7 Saniye Kuralı (09.06.2013)

              Posted: 09 Jun 2013 03:54 AM PDT



              Sessizlik ağacında huzur meyveleri yetişir.
              Arthur Schopenhauer

              Halet-i Ruhiye
              Geçen hafta da malum nedenlerden dolayı iç dünyama pek odaklanamadım, mecburen dış dünyadaki gürültü patırtıyı takip etmek durumunda kaldım. İlham perim kaçtı, bir nevi kabız oldum. Şu kargaşa bir an önce sona erse de bağırsaklarım tekrar işbaşı yapsa, sonuçları her zaman olduğu gibi yine burada paylaşabilsem…

              Geçen gün arabanın içinde, cam indirilmiş vaziyette beklerken alçaktan uçan bir karga hızla bulunduğum yere doğru yaklaştı ve yanımda park halinde duran arabanın üzerine kondu. Kargayla aramızda 1 metre mesafe vardı. Karşılıklı olarak birbirimizi incelemeye başladık. Sivri gagalı hayvanın gözleri yanlarda olduğundan, beni izleyebilmek için kafasını sürekli hızla sağa – sola çevirmek zorunda kalıyordu. Bu hareket bana o kadar mekanik gelmişti ki, sanki karşımda bir robot – kuş var gibiydi. Her neyse, kargayla bakışırken daha evvel bir yerde okuduğum 7 saniye kuralını hatırladım.

              7 saniye kuralına göre, bir hayvanın (yahut insanın) gözünün içine 7 saniye ve daha uzun süre baktığınızda, karşılıklı bir etkileşime giriliyor ve sessiz, içgüdüsel bir iletişim kuruluyor. Bu şekilde karşı tarafa genel olarak iki temel mesaj veriliyor: Dalaşmak veya sevişmek. Konu hakkında okuduklarıma göre, ecnebi psikologların yaptığı bir deneyde yeni tanışan ve birbirinin gözünün içine uzun uzun baktırılan çiftlerin romantik bir ilişkiye başlama ihtimali, bunu yapmayan çiftlere göre çok daha yüksek çıkmış. İşte bunları düşünürken birden sadece 1 metre ötemde duran kargayla kaç saniyedir bakıştığımın hesabını tutmadığım aklıma geldi. Onunla ne dalaşmak, ne de cinsel münasebete girmek istediğimden irkildim ve derhal arabanın camını yukarı kaldırarak güvenliğimi sağladım. Karga bir süre daha etrafta takıldıktan sonra olay mahallinden uzaklaştı…

              Döviz – Tahvil
              Piyasalarımızdaki panik en başta Dolar/TL kuruna yansıdı:



              Dolar/TL geçen hafta piyasadaki paniğe bağlı olarak çok sert dalgalanmalar yaptı. Kurun hafta boyunca defalarca psikolojik 1.90 seviyesini zorladığını gördük. Lakin bu seviye bir türlü kalıcı olarak aşılamadı ve haftayı 1.8750 civarından kapatabildik. Bizim piyasada bütün bunlar olurken, Dolar‘ın dünya genelinde sert şekilde değer kaybettiğini de hesaba katmak gerekiyor. Nitekim Dolar Endeksi (DXY) geçen hafta 83 seviyesinden 81 seviyesine kadar geri çekildi. DXY için 81 oldukça kuvvetli bir destek olduğundan haftaya Dolar’ın dünya genelinde aynı hızda değer kaybetmeye devam etmesi zor; bir miktar konsolidasyon hareketi yaşanması daha kuvvetli ihtimal. Bizim döviz sepetimiz ise haftalık bazda 2.15‘ten 2.18‘e yükseldi, hafta içerisindeyse 2.20 seviyesi test edildi. Bu rakamlardan TL’deki değer kaybı daha net bir perspektife oturuyor. Mevcut durumda gerek Dolar/TL, gerekse döviz sepeti aşırı alım seviyelerinde bulunuyor. Kurda 1.90, sepette 2.20 önemli psikolojik seviyeler olduğundan haftaya DXY‘de yaşanabilecek konsolidasyona rağmen TL’nin bir miktar değer kazanma ihtimali bulunuyor. Dolar/TL‘de 1.8650 – 1.8750 aralığı kısa vadede makul bir hedeftir.

              EUR/USD paritesiyse kuvvetli bir performans göstererek haftayı 1.32‘nin üzerinde kapattı. Böylece haftalık parite grafiğinde iki hafta önce bahsettiğim güzel bir çift dip formasyonu oluştu. EUR/USD paritesinin kısa vadede 1,3150 civarına kadar geri çekilmesi mümkündür; böyle bir düzeltme alış fırsatı olarak değerlendirilebilir. Nitekim çift dip formasyonun hedefi 1,35 civarında bulunuyor.

              Geçen haftaki panik sırasında Yüksek Faiz Lobisi‘nin(!) gövde gösterisini izledik:



              Gösterge bileşik haftalık bazda tam tamına 48 baz puan yükselerek haftayı %6.55 seviyesinden kapattı. Faizde hafta içerisinde 100 baz puana varan çok sert dalgalanmalar yaşandı, gösterge bileşik en yüksek %7.03 seviyesini gördü. Bizdeki sert hareket tamamen siyasi gelişmelerden kaynaklandı, nitekim geçen hafta yurtdışı faiz piyasaları mülayim bir seyir izledi. %6.00 – %7.00 arasında yaşanan volatilite, normalde bu seviyelerin kalıcı olmadığına işarettir. Normal şartlarda volatilitenin yavaş yavaş azalması ve faizlerin aşağı süzülmesi beklenebilir. Bu çerçevede yükseliş sırasında açılan %5.30 – %5.40 arasındaki boşluk gösterge bileşik için iyi bir hedeftir.

              Lakin, malumunuz, şu anda memlekette normal şartlar hakim değil. Normal şartların geçerlilik kazanması için tansiyonun düşmesi gerekiyor, bu hususta da görev hükumete düşüyor. Şu ana kadar yapılan açıklamaların ve atılan adımların pek iç açıcı olmadığını belirtmekte fayda var. Her halükarda, yüksek tansiyon problemi olan bir insan kan basıncını regüle etmek için ilaç kullanmalıdır. Aksi takdirde rahatsızlık süreklilik kazanır ve ölüme kadar varabilen ciddi sağlık problemleri yaşar. Bu hususta bir de FED’in sonbaharda falso yapma riski var. Özetlemek gerekirse, önümüzdeki aylarda iki önemli risk olan FED ve iç politika konuları canımızı sıkmazsa, birkaç ay içerisinde gösterge bileşikte yeniden %5.30 – %5.40 görebiliriz diye düşünüyorum, temenni ediyorum. Aksi takdirde işimiz zor, Yüksek Faiz Lobisi(!) göbeğini kaşımaya devam eder.

              Sevgili bonocu dostum bu hafta grafikleri yorumsuz yolladı, piyasada körpe bono tacirlerini tokatlamaktan vakit bulamıyor ki kendisi… Grafiklerden anlaşılan, beklenileceği üzere, faiz piyasasında ciddi dengesizlikler olduğudur. Kısa vadeli tahvil faizleri çok sert yükselirken, orta ve uzun vadeli kağıtların faizlerindeki yükseliş daha yumuşak kalmış. Neticede verim eğrimiz deve hörgücüne benzeyen garip bir şekil almış. Kısa vadeli faizler yüksek, orta vadeli faizler düşük, uzun vadeli faizler yüksek; genel şekil ise yatay… Bu garip şekle rasyonel ekonomik beklentilerden ziyade farklı vadelerdeki tahvillerin likidite koşullarının sebep olduğunu tahmin ediyorum.

              Emtia
              Ons Altın geçen hafta boyunca çift dip çalışması yapmaya çalışırken, Cuma günü açıklanan ABD istihdam verileri sonrasında satış yiyerek haftayı $1,385‘ten kapattı. Kıymetli madende görüntü yeniden bozuluyor, böyük bir sürpriz olmazsa birkaç hafta içerisinde $1,320‘nin altında yeni bir dip seviyesi görebiliriz. Türkiye’deyse gram altın kurdaki yükselişin etkisiyle 83 – 84 TL arasında bir kapanış yaptı; gram altındaki gerileme sınırlı kaldı. Epeydir altından daha zayıf performans gösteren diğer kıymetli maden gümüş ise $22.50 civarındaki sıkışmasını Cuma günü aşağı kırdı; bir sonraki destek seviyesi $20‘dedir.

              Brent petrol ise dalgalanmaya devam ediyor; bu dalgalanmalar sırasında sürekli $105 direnci test ediliyor. Hissiyatıma göre petrol sonunda buradaki direnci aşıp $110‘a doğru bir hamle yapacak.

              Kaya gazı pörtledikten sonra enerji aleminin üvey evladı haline gelen doğalgaz ise şu anda $3.75 – $4.20 arasında bir bant içerisinde düzeltme yapıyor. Cuma kapanış itibariyle bandın altın sınırına dayandık ve RSI endikatörüne göre de aşırı satım bölgesine yaklaştık. Bu bağlamda haftaya doğalgazda bir miktar tepki yükselişi yaşanması şaşırtıcı olmayacak.

              Favori emtiam şeker ise zayıf seyrini sürdürüyor, hafta boyunca son 3 yılın dip seviyesi olan $16.50 civarında bir seyir izlendi. Şeker RSI endikatörüne göre aşırı satım bölgesinde, kontratta işlem hacimleri yüksek, mevcut fiyat Brezilya’daki üreticilerin maliyetinin altında. Düşük fiyat 2013/2014 sezonunda da arz fazlasının devam edeceği yönündeki beklentilerden kaynaklanıyor. Lakin naçizane görüşüm şeker fiyatının uzun süre buralarda kalamayacağı yönündedir, bekleyip göreceğiz…

              Cihan Borsaları
              ABD’nin Dow Jones endeksi (DJI) geçen hafta düzeltmesini kısa vadeli hareketli ortalamasından destek alarak tamamladı. DJI yaşanan sınırlı düzeltmeyle biraz rahatladı, şimdi tekrar daha güçlü şekilde 15,500 üzerinde yeni zirve denemesi yapabilir. Allah zeval vermesin…

              Avrupa’da da Alman DAX Amerikalı ağabeyine benzer şekilde kısa vadeli hareketli ortalamasından kuvvet alarak yukarı döndü. DAX‘ın tekrar 8,500 üzerinde zirve denemesi yapması beklenebilir. Churchill’in torunlarının endeksi FTSE ise hareketli ortalamasının altına sarktı. Her ne kadar Cuma günü FTSE de dönüş sinyali vermişse de, endeksin Amerikalı ve Alman yoldaşları gibi yeni zirve yapması o kadar kolay olmayacak.

              Gelişmekte olan ülkeler arasında Brezilya’nın BOVESPA endeksi önceki hafta yaptığı ters omuz-baş-omuz formasyonuna rağmen ülkenin Merkez Bankası’nın faiz artırımı kararıyla birlikte göçtü efendim. Bu göçüş ciddi göçüştür hem de, BOVESPA’nın 48,000‘lere kadar yolu olabilir! Birkaç hafta önce çift tepe yapan Rus RTX ise Cuma günü aşırı satım bölgesinden dönüş sinyali verdi. RTX‘in tepki yükselişi 1,900 – 1,950 aralığına kadar devam edebilir. Son olarak, geçen hafta kısa vadeli hareketli ortalamasında tutunan Hindistan’ın SENSEX‘inin haftaya tepki yükselişi yapması beklenebilir.

              Özetlemek gerekirse, gelişmiş piyasalar arasında ABD ve Alman endeksleri kuvvetli görünümlerini sürdürürken, İngiliz endeksi biraz daha zayıf. Gelişmekte olan piyasalardaysa Brezilya zayıfken, Rusya ve Hindistan ise tepki yükselişine teşnedir.

              Endeks-i Şahane
              Endeks-i Şahane geçen hafta tencere tava panik havası ile zilleri takıp şıkır şıkır oynadı efendim. Haftalık kayıp %-8.91 oranında gerçekleşirken haftalık kapanış 78,000‘in üzerinde oldu. Böylece BİST 100 endeksinin 2013 yılı getirisi %0.16‘ya gerilemiş oldu. Endeks endikatörümün Cuma kapanış itibariyle son durumu aşağıdadır:



              Son düşüşlerle birlikte modelin “AL” sinyali kuvvetli hale geldi, uyumsuzluk çizgimiz de dip seviyelerine yakın bulunuyor. Model endekse mevcut seviyelerden giriş yapılabileceğine işaret ediyor. BİST 100 endeksinin güncel teknik görünümü aşağıdaki gibidir:



              Endeksin teknik görünümü oldukça ilginç bir hal aldı. Uzun vadeli hedef teşkil etmeleri açısından öncelikle düşüşler sırasında açılan boşluklara değinmek gerek. Türkiye’ye münhasır panik başlamadan önce, global piyasalarda faiz hadlerinin yükselmesi sebebiyle BİST 100 grafiğinde 89,100 – 89,800 arasında bir boşluk açılmıştı. Panik başladığında, yani geçen Pazartesi günüyse, 82,200 – 84,800 arasında geniş bir boşluk daha açıldı. Yaz sonuna kadar 82,200 – 84,800 arasındaki boşluğun kapanacağını düşünüyorum; yani 84,800 civarı BİST 100 için orta vadeli hedeftir. Tabi boşluğun kapanması için hükumetin tansiyonu düşürücü adımlar atması gerekiyor; ısrarla mevcut gerginlik politikası sürdürülürse o boşluğa aylarca öküz trene bakar gibi bakar dururuz.

              Bu işin yukarı yönlü tarafıydı, aşağı yönde neler var ona da bir değinelim. Öncelikle Perşembe günü yaşanan ikinci panik dalgasında BİST 100 endeksinin 75,000 ve daha düşük seviyeleri sert şekilde reddettiğine şahit olduk. Haftalık kapanış uzun vadeli hareketli ortalamanın bulunduğu 78,000 – 78,500 arasında gerçekleşti; ortalamada tutunma gayreti var. Endeksin RSI endikatörü aşırı satım bölgesinden yukarı dönme eğilimi gösteriyor. Bütün bunları alt alta koyduğumuzda, endeksin tekrar 75,000 ve altına sarkması halinde bu durumu alım fırsatı olarak değerlendirmek mantıklı görünüyor. Mevcut seviyelerdeyse biraz temkinli olmak lazım, nitekim 82,200 – 84,800 arasındaki geniş boşluk çok kısa bir vade içerisinde kapanmayabilir. Neden derseniz, EKGYO ikincil halka arzı Cuma akşamı daha ileri bir tarihte yapılmak üzere iptal edildi. Bu piyasa açısından oluşabilecek en kötü senaryoydu. Halka arz hafta başında talep toplama süreci başlamadan iptal edilse sıkıntı olmazdı; son ana kadar talep toplandıktan sonra halka arzı iptal etmek piyasamız için olumsuz bir sinyaldir maalesef.

              alper ozdamar

              Yorum

              • ahilas34
                Bağımlı
                • 02 Kasım 2011
                • 1442

                #6967
                10.06.2013 Günlük Bülteni

                Japonya'da büyümenin yukarı yönde revize edilmesine karşılık, Çin'deki verilerin beklendiği gibi gelmemesi ve Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının tansiyonu biraz daha artıracak olması nedeniyle BIST-100'ün bugüne satıcılı başlamasını bekliyoruz.

                ABD'de ADP özel sektör istihdamı, fabrika siparişleri, ISM imalat - hizmet endeksi ve inşaat harcamaları verilerinin beklentilerden kötü gelmesinin teşvik programının sürdürüleceği şeklinde yorumlanmasının yanı sıra Atlanta Fed Başkanı Lockhart'ın teşvik önlemlerine bağlı kaldığını söylemesi, Kansas Fed ve Dallas FED başkanlarının ise tahvil alım programının hızının düşürülmesi gerektiği yönündeki açıklamalarının yarattığı tedirginlik ve Cuma günü yayınlanan tarım dışı istihdam verisinin tahminlerden yüksek çıkması geçen hafta global borsa endekslerinin satış baskısı altında hareket etmesine neden oldu. Yurtiçinde ise, Gezi Parkı eylemlerine yönelik haber akışı (tansiyonu düşürücü ve yükseltici açıklamaların ardı ardına gelmesi) Borsa İstanbul'un haftalık bazda ciddi değer kayıplarına uğramasına yol açtı.

                Başbakan Erdoğan'ın dünkü mitinglerinde yaptığı açıklamalarda kullandığı cümleler ve tarzı yurtiçindeki gerilimin umulduğu kadar kısa sürede son bulma ihtimalini azaltıyor. Gerek faiz lobisi üzerinden özel bankalara yüklenerek mevduat sahiplerine kaynaklarını kamu bankalarına yönlendirmesini söylemesinin Halk ve Vakıfbank dışındaki banka hisselerinde baskı yaratacak olması gerekse de Moody's hükümet karşıtı protestoların ödemeler dengesi risklerini artırdığını açıklamasının risk algısının artmaya başladığını ortaya koyması BIST-100 endeksinde aşağı yönlü seyrin devamını daha olası kılıyor. Ayrıca, bugünkü sanayi üretimi ve Salı günü açıklanacak olan cari açık ve büyüme verileri de bir diğer baskı unsuru olarak ön plana çıkabilir. Bu doğrultuda yatırımcılara genel tavsiyemiz soğukkanlılığı elden bırakmayarak ve haftalık bazda 75.500 seviyesini destek olarak izleyerek mevcut hisse pozisyonlarını korumaları yönündedir. Şayet 75.500 seviyesi kırılırsa, 73.000 ve 68.000'e doğru hareket muhtemel olacağından bu aşamada hisse azaltımı düşünülmelidir.

                Bugünkü Hisse Tavsiyelerimiz: HALKB, VAKBN

                eti menkul

                Yorum

                • ahilas34
                  Bağımlı
                  • 02 Kasım 2011
                  • 1442

                  #6968
                  Günaydınnnnnnnnn, hayırlı haftalar

                  Yorum

                  • ahilas34
                    Bağımlı
                    • 02 Kasım 2011
                    • 1442

                    #6969
                    Gerginliğin zirve yaptığı finansal piyasalarda 10 yılın en zorlu haftasına giriyoruz. Ak Parti’nin miting kararı ve Emlak Konut’un halka arzının ertelenmesi gerginliği artırabilir.

                    Tek parti iktidarının başladığından bu yana; arada molalar verse de; çoğunlukla olumlu bir seyir izleyen finansal piyasalar için son 10 yılın belki de en zorlu haftasını yaşayacağız. Geçtiğimiz haftanın gerilimli; finansal piyasalar aşısından da “oynaklığın zirve” yaptığı günlerinden sonra bu hafta gerek Gezi Parkı’ndaki “durum”, gerekse de hafta sonu yapılacak Ak Parti mitinglerinin gerginliği bu haftaya damga vuracak.

                    Tedirginlik tırmanabilir

                    Finansal piyasalar “gözlüğü” ile baktığımızda; geçtiğimiz haftanın kapanışında gelen “Emlâk Konut GYO’nun ikincil halka arzının ertelendiği (iptal edildiği)” haberi olumsuz bir gelişme. Yüzde 80’nin yabancı yatırımcılara ayrıldığı bu ikincil halka arzda anlaşılan ya yeterli talep gelmedi, ya da gelen talep “arzu edilen fiyatın” altındaydı! Her iki halin de finansal piyasalara yansıması ilk bakışta olumsuz.

                    Yaşanan gelişmelerin bir başka endişe verici yanı daha var. Başta Başbakan olmak üzere bakanların ve Ak Parti MKYK üyelerinin; yaşananları halen daha “park/yeşil” ve “AVM” çerçevesinde değerlendiriyor olmaları. Ak Parti’den Cumartesi akşamı gelen “Ankara ve İstanbul’da iki ayrı miting yapılacak” açıklaması, yaşanmakta olan toplumsal gerginliği daha da tırmandıracağa benziyor.

                    Provokasyona dikkat

                    Sokaktakiler ile “politika yapıcılar” arasındaki bu çekişmeyi bir kenara bırakmadan bir kaygımı daha paylaşmak istiyorum. Toplumsal gerilim öyle bir noktaya geldi ki her türlü provokasyona ve manipülasyona uygun bir zemin oluştu! Şöyle bir an düşünün: Taksim Meydanı’nda ya da hafta sonu yapılacak Ak Parti mitinglerinde hiç de tahmin edilmeyen bir olay oldu, diyelim ki bir bomba patladı ve onlarca, yüzlerce kişi hayatını kaybetti ya da yaralandı. Biz yapmasak bile, manipülasyona bu denli açık bir ortamda gerçekten “dış güçler” ya da “komşularımız” tarafından organize edilecek böylesi bir “harekâtın” sonuçlarının neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Ben düşünmek bile istemiyorum. Umuyor ve diliyorum ki böyle bir olay yaşanmayacak.

                    Böylesi bir noktaya ulaşılmadan umarım toplumsal barış çağrısı yapılacak, Gezi Parkı ile başlayan olaylarla verilmeye çalışılan mesaj alınacak ve “Barış Süreci” ile başlayan; dayatmaların olmadığı, özgürlüklere saygı duyulan yeni bir Türkiye’yi yeniden inşa edebileceğiz.

                    Yönü içerisi belirleyecek

                    Bu hafta piyasaların yönünü dışarıdan çok içerisi belirleyecek. Ortamın bu kadar gergin ve belirsiz olduğu bir dönemde piyasalarda neler olabileceğini kestirmek gerçekten güç. Başbakan’ın Kuzey Afrika ziyareti sonrasında satır aralarında verdiği AVM’den “vazgeçilebileceği” mesajı bile piyasaları yumuşatmaya yetmişti. Cumartesi günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın, Pazar sabahı İstanbul Valisi H.A.Mutlu’nun açıklamaları da yumuşama süreci konusunda umut vaat ediciydi. Hafta sonu yapılacak AK Parti mitinglerine kadar daha “mutedil” bir tavır sergilenecek olur; en azında ortamı daha da gerecek söylemler gelmez ise; piyasalar da buna olumlu ve “yapıcı” tepki vereceklerdir. En azından Cuma günkü piyasa kapanışlarının “söylediği” buydu.

                    İyimserlik havası eserse faiz yüzde 5.80’e inebilir

                    Gösterge tahvil bileşik faizlerinde de önce yüzde 6.10 ardından da 5.80 seviyelerine kadar bir gerileme olabilir. Tabii ki bunlar “iyimser” bir havanın esmesi durumunda.

                    Yine de akıldan çıkarmamakta fayda var. Gezi Parkı olayları, Türkiye için önemli bir kırılma noktası. Her şeyin bundan üç hafta önce olduğu gibi olmasını beklemek hayalcilik olur. Toplumsal barışın inşası zaman alacaktır. Olayların; bir manipülasyonla, çok farklı bir boyuta geçmesini düşünmek, öylesi bir ortamda piyasalarda neler olabileceğinin tahminlerini yapmak bile istemiyorum. Umarım politika yapıcılarımız toplumda oluşan hassasiyetleri hamasetten uzak, sakin bir kafayla iyi analiz edip sağduyulu davranacaklardır. Aksi takdirde kaybedecek çok ama çok şeyimiz var!

                    Dolaylı müdahale asıl sorunu ortadan kaldırmıyor

                    Piyasalar açısından geçtiğimiz hafta kamu eliyle dövize “dolaylı müdahale” yapılması da önemli bir gelişmeydi. Müdahaleler temelde işe yaramaz, sadece zaman kazandırır! Gerilim sürecek olur ise olası müdahalelerin başarılı olma şansları da azalacak. Ben olumlu taraftan bakmayı tercih ediyorum. Hafta başında gerilimin yerini sükunete bırakması durumunda piyasalarda önemli “normalleşmeler” yaşanabilecek. Dolar/TL kurlarında 1.8620’ye gelmesi an meselesi bile olabilir. Geçen haftayı 200 günlük Hareketli Ortalamasında kapatan BIST’de de 80.800 seviyelerine kısa zamanda ulaşılması mümkün. Hele ki “Topçu Kışlası’ndan vazgeçildi” yönünde bir açıklama gelmesi ve Gezi Parkı’nın boşalması durumunda 85.600 seviyelerine kadar bile sürebilecek hızlı toparlanma görülebilir.
                    ali agaoglu gazete vatan

                    Yorum

                    • ahilas34
                      Bağımlı
                      • 02 Kasım 2011
                      • 1442

                      #6970
                      “ÜMÜĞÜNÜ SIKARIZ”

                      Utanmadan, borsayı çökertme çabasının içine girenler. Borsada Tayyip Erdoğan’ın parası yok, çökersen sen çökeceksin. Eğer senin spekülatörlüğünü yakaladığımız anda da ümüğünü sıkarız.

                      basbakanım dun dedıydııııııııııı

                      Yorum

                      • ahilas34
                        Bağımlı
                        • 02 Kasım 2011
                        • 1442

                        #6971
                        Atilla YEŞİLADA
                        Yazdır Paylaş Font Büyüklüğü

                        Borsa geç açıldı, dolar yükseldi
                        Eski başkan yine uyardı
                        Aşağı yön devam edecek mi?


                        Kayıp ilanı: Aklım ve paramı Gezi Park’da kaybettim. Bulanların Başbakan Erdoğan’a teslim etmesi rica olunur. Geçen hafta size BİST-100, 100 bin puan olur diye söz vermiştim değil mi? Heh..heh, olur böyle şeyler, gençlik işte... Şaka bir yana, ben analizimde hatalı değilim, bir öngörü yaparken “insanoğlu akılcı davranır” diye açıkça söylenmeyen varsayımla başlarsınız. “Bu adamlar delirmiş” varsayımından yola çıkarak analiz yapılmaz. Ama, Gezi Parkı’nda 50 gencin 50 ağacı korumak için yaptığı siyaset-üstü direnişi bir rejim meselesi hale getirenlere hala “akılcı” diyebilir miyiz? Piyasalar bir hafta boyunca bu soruya cevap arayacak. Hala yaz rallisinden ümidimi kesmiş değilim, ama artık önümüzde 3 hendek var. Fed’in varlık alımlarını azaltma kararı, yatırımcıların Türkiye gibi gelişmekte olan pazarlara (GOP) karşı duyduğu alerji ve AKP’nin Gezi Parkı olaylarına vereceği tepki. Eğer insanoğlu akılcı davranırsa, bir ay içinde hepsini aşar, yine yükselişe geçeriz. Değilse?

                        Öncelikle, Cuma TSI ile 15:30’dan önce, piyasalarda yön tayin edilemez. O saatte, ABD’de Mayıs işsizlik verisi açıklanacak, eğer aylık istihdam kazancı 200 bini geçerse, Fed Eylül ayında, hatta daha önce aylık 85 milyar tutan varlık alımlarını yarı yarıya azaltabilir ki, piyasalarda çok sert satışlara yol açar. Şimdi diyeceksiniz ki, “yahu, Fed’in varlık alımlarından bana ne?” Çok önemli..Bugün Türkiye’de %10’dan kredi kullanıyorsak, tek bir nedeni var, Fed’in bol para basması. Bu parayı kıssın, faizler derhal yükselmeye başlar. ABD istihdam verisi her halde çok da yüksek çıkmayacak, ve birinci hendeği atlayacağız. Eğer yanılmışsam, yani istihdam 200 bin kişiyi aşarsa, bir kaç hafta daha dayak yeriz, ama ardından yatırımcı manzarayı çakar: Fed varlık alımlarını kıssa da, dünya ekonomisi o denli güçlü ki, hisseler ucuz kaldı. Haydi, alalım.

                        CANLI BORSA VERİLERİ İÇİN TIKLAYIN...

                        İkincisi Çin ekonomisinin dirilmesi lazım. “Hayda... yine “bana ne?” diyeceksiniz. Olur mu? Türkiye’ye yatırım yapanlar MSCI GOP adı verilen bir endeksi takip ediyor. Burada Çin’in payı %20 civarında, Çin borsası adam olmadan, BİST de fazla yükselemez. Daha genel olarak, şu anda Türkiye’de TL’nin bu denli satış yemesinin birinci sebeni Gezi Parkı olayları, ikinci sebebi ise yatırımcıların hızla GOP varlıklarını satmaları. Önce bu satışların durulması lazım ki bize para girsin. Türkiye, diğer GOP’lar satılırken yeniden ivme kazanamaz. Çünkü Gezi Parkı olayları başlamadan önce zaten bütün fonlar gırtlağına kadar hisse ve DİBS’e gömülmüştü. Birisi gelecek onlardan malı alacak ki; onlar da gelip bizden yenisini alsın. GOP’da düzelme de Haziran sonunda gerçekleşir diyorum. Sonuçta, GOP hisseleri S&P500’e göre %30 daha ucuz ve halen bir yavaşlama gözlense de, bu ekonomiler G-3’e göre hayli hızlı büyüyor. GOP’dan kaçışın nedeni temel görünümün bozulmasından çok “seçici algılama”, Çin’den bir kaç iyimser haber gelirse, hava düzelir.

                        Hey hat, artık Türkiye’ye bu iki hendeği atlamak da yetmez. Gezi Parkı olaylarının zaten iyice giriftleşen siyasi denkleme etkilerini okumak lazım. Gezi Parkı bir avuç çapulcunun Ergenekon özlemi değil. AKP’ye oy vermeyen %50’nin “bizi de dinleyin” haykırışı. Eğer Gezi Parkı olayları yaz boyunca tekrarlarsa, Türkiye’de önce finansal istikrar bozulur (yatırımcı piyasalardan kaçar), ardından ekonomi çöker ve yeniden resesyona gireriz. Peki olaylar tekrarlar mı, yatışır mı? Her şey AKP’nin çıkardığı derse bağlı. Eğer Erdoğan’ı dinlersek, olanlardan çok yanlış çıkarımlar yapıyor. Eğer Gül’ü dinlersek, mesaj alındı ve gereği yapılacak. Hangisi AKP’yi temsil ediyor? İşte bunu hafta içinde göreceğiz. Mesela Gül’ün alkol satış kısıtlamalarını veto etmesi, polisin meydanlardan çekilmesi, TBMM’de bir takım insan hakları reformları kitleyi sakinleştirir. Bu olanlardan tek kaybedecek AKP, muhalefet zatan anketlerde o kadar geride ki kaybetse ne olacak? Dedim ya, analiz yaparken insanoğlu akılcı diye varsaymak zorundasınız. O varsayımı yapıp, AKP’in gerekli önlemleri alacağını düşünüyorum. Batı basını yanılıyor, yaşanan Türk baharı değil, ama tek bir yanlış adım, ve AKP’nin sonbaharı olur.

                        Atilla Yesilada

                        Yorum

                        • ahilas34
                          Bağımlı
                          • 02 Kasım 2011
                          • 1442

                          #6972
                          Uzun bir süre sonra tekrar merhabalar… İsterseniz bir önceki analizimizi kısaca hatırlayalım:

                          Mehmet ÇOBAN

                          Soru ve önerileriniz için: twitter.com/MCobanAnaliz

                          “Endeks çok kısa vadeli yükseliş trendinin üzerinde rahat bir şekilde hareket ederken, biraz daha uzun vadeli trend direncini aşma konusunda sorunlar yaşıyor. Burada 2 senaryo var. İyimser senaryoya göre, endeks 1 – 2 gün daha bu trend direncini gerçek anlamda kırmayı ve bu seviyeleri (89 bin– 89 bin 500) destek yapmaya çalışacak. Bunda başarılı olursa 92 bin 500 – 93 bin aralığı hedeflenebilir. Kötümser senaryoya göre ise, endeks bu seviyeleri kendine destek yapamayacak ve hemen yukarıda bahsettiğimiz trend desteğine doğru bir geri çekilme başlayacak ki bu da bugünkü kapanış itibariyle 87 bin 275 puan seviyesin denk gelen bir nokta anlamına geliyor.”

                          Dikkat ederseniz borsa en son analizimizden beri geçen süre zarfında bugünkü sert düşüşle birlikte 87 bin 145 - 93 bin 398 bandında hareket etti. Yani bir nevi beklentilerimiz doğrultusunda bir seyir izledi. İki senaryo öngörmüştük. Bunların ikisi de de gerçekleşti.

                          İsterseniz son düşüşü biraz değerlendirelim. Önceleri bu düşün 90 binli rakamların üzerinde karşılanması beklenebilirdi. Bu şekilde bir beklentinin olmasının nedeni düşüşün ağırlıklı olarak banka hisseleriyle gerçekleşmesi olarak gösterilebilirdi. Bu konuya da az da olsa değinelim isterseniz. Hatırlarsanız yakın zamanda Merkez Bankası’nın, kredili mevduat hesabı (KMH) faiz oranlarına üst sınır belirlenebileceğine yönelik bir açıklaması vardı. Haberinin ardından banka hisselerine satış geldi. Zira bu gelişmeye göre banka kârlarında önemli sayılabilecek ölçüde düşüşler yaşanma ihtimali var. Aslında bu ihtimal değil, bir gerçek… Bu konunun biraz daha irdelenmesi gerektiği kanaatindeyim…

                          Ancak son iki gün yaşanan düşüşe banka hisselerinin yanında sanayi şirketlerinin de katılması endeksin 87 bin 145 puan seviyesine kadar gerilemesine neden oldu. Kaba tabirle düşüş genele yayıldı

                          Teknik görünüm nasıl?

                          Çok kısa ifadeyle teknik görünüm oldukça kritik… Sebebi, endeksin son düşüşle geldiği nokta… Şöyle ki; endeks 21 günlük haraketli ortalama seviyesinin altına bir önceki işlem gününde sarkmıştı. Teknik olarak 21 günlük hareketli ortalamanın altında yapılacak kapanışlarda 50 günlük hareketli ortalama seviyesi riski doğar. Borsa bugün bu beklentiyi neredeyse karşıladı. Zira bugünkü kapanış itibariyle 50 günlük haraketli ortalama seviyesi 86 bin 624 seviyesine denk geliyor. Dikkat ederseniz borsa bugün 87 bin 145 seviyesine kadar geriledi. Şimdi buradaki risk nerede? Teknik analiz der ki; nasıl 21 günlük hareketli ortalama sevilesi aşağı kırıldığında 50 günlük hareketli ortalama riski doğuyorsa, 50 günlük ortalamaların aşağı kırılması durumunda da 100 günlük hareketli ortalama seviyesinin görülme riski doğar. Yine bugünkü kapanış itibariyle 100 günlük hareketli ortalama seviyesi 83 bin 760 puan seviyesine denk geliyor. Burası önemli…

                          Peki şimdi ne olabilir?

                          Şimdi tekrar iki farklı senaryo çizelim. Kötümser senaryoya göre endeks, 50 günlük hareketli ortalama seviyesinin altına sarkacak. Buna göre yukarıda bahsettiğimiz bugünkü kapanış itibariyle 100 günlük hareketli ortalama seviyesine denk gelen 83 bin 760 seviyesine doğru kademeli bir gerileme başlayacak. İyimser senaryoya göre ise endeks 50 günlük hareketli ortalama seviyesinin üzerinde kalacak. Buna göre de yeniden 90 binli seviyelerin üzeri hedeflenebilir.

                          Sonuç olarak; endeks kritik bir noktada. Günü, bir önceki kanalın destek noktasında, 50 günlük hareketli ortalama seviyesinin hemen üzerinde tamamladı. Bunun yanında önemli bir indikatör olarak gördüğümüz MACD, 4 işlem günün öncesinde kırdığı tetik çizgisinin altında hareket ediyor. Ancak endeks kritik seviyede olmasına karşın özellikle orta vadeli görünümde yukarı sinyaller devam ediyor. Endekste yaşanan 93 bin 398 zirvesinden sonraki düşüş sert yükselişin bir düzeltmesi olarak yorumlanabilir. Beklentimiz ve ağırlıklı olarak şu anki görünüm endeksin 50 günlük hareketli ortalama seviyesi üzerinde bu düzeltmeye tepki verebileceği yönünde. İyimser senaryo olarak gösterdiğimiz bu ihtimal biraz daha ağır basıyor. Bu bağlamda; endeksin olası gerilemelerde de 86 bin 624’lü seviyelerden tepki alımlarıyla karşılanması beklenebilir. Beklentimiz doğrultusunda tepki alımlarının gelmesi durumunda da ilk aşamada bugünkü düşüşle 89 bin 111 – 89 bin 820 bandında oluşan boşluğun (gap) dolması beklenebilir. Ancak şu da unutulmamalı, olası alımlarda artık sert yükselişler bir süre beklememekte fayda var. Artık biraz yükseliş olması durumunda biraz daha sindire sindire yükselişler yaşanacaktır. Ve artık 90 bin – 91 bin seviyeleri tepki yükselişlerinde direnç noktaları konumunda… Özellikle 90 bin 241 direnci önemli…

                          Ancak aksi durumda yani 50 günlük hareketli ortalama seviyesinin altına inilmesi durumunda o zaman endekste 85 bin 200’lü seviyeler ara destek noktası olmak üzere, yukarıda bahsettiğimiz bugünkü kapanış itibariyle 100 günlük hareketli ortalama seviyesine denk gelen 83 bin 760 riski artacak. Dikkat…

                          Yorum

                          • GÜKO25
                            Ankara sponsoru
                            • 02 Eylül 2009
                            • 11673

                            #6973
                            yav arada bir uğarayın buraya must c ,hocam levent martı abim, radyolog abim özletmeyin kendinizi ...::)
                            Mevlana der ki;

                            Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
                            Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


                            YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

                            Yorum

                            • MESUTC
                              KEYFE KEDER YAZAR
                              • 22 Mayıs 2008
                              • 4444

                              #6974
                              ahilas slm. yapıştırdığın analiz naftalin kokuyor
                              Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafindan yayimlanan seri:v,no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara iliskin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.

                              Yorum

                              • MESUTC
                                KEYFE KEDER YAZAR
                                • 22 Mayıs 2008
                                • 4444

                                #6975
                                yaw ben spekülatör değilim ama benim ümüğümü sıktılar; ümüğüm acıyoooo
                                Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafindan yayimlanan seri:v,no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara iliskin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information