Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #151
    Seçim öncesi hareket başlıyor mu ?

    İMKB Ulusal 100 endeksi, günlük bazda 09.02.2009 tarihinde başlayan kısa vadeli düşüş trendi direnci olan 23.600 seviyesi üzerinde güne başlayacak.

    Özgür YURTDAŞSEVEN / MERKEZ MENKUL

    Söz konusu direncin destek haline gelmesi sonrası, desteğin korunabilmesi trendin aşılması anlamı taşıyacağından, endeks için yeni direnç seviyelerinin ön plana çıkmasını sağlayabilir. Böyle bir gelişme dahilinde test edilmesini beklediğimiz yeni direnç bölgeleri sırasıyla 24.750 ve 26.500 bölgeleri olacaktır.

    Belittiğimiz süreç aynı zamanda 13.02.2009 tarihli İstanBULL'u seçim beklentisi besler mi? raporumuzda da öngördüğümüz beklentilerin realize olmasını sağlayabilir. Son dört seçim öncesi 1 aylık periyotta endekste %11-%17 arası oluşan getiriler, 29 Mart yerel seçimleri öncesindeki 27 Şubat - 27 Mart tarih aralığında (başlangıç noktası 27 Şubat endeks kapanışı 24.026 seviyesi olmak üzere) 26.500 seviyesini potansiyel direnç noktası olarak ön plana çıkarmaktadır.

    Söz konusu süreçte takip edeceğimiz stop-loss seviyesi ise 23.400 seviyesi olacaktır.

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #152
      Dolar 1.7300 TL`yi de aştı

      Hem yurt dışı hem de yurt içi piyasalara ilişkin artan kaygılar nedeniyle paritede yükseliş hakim.

      Asya borsalarında görülen hafif toparlanma ve enflasyonda meydana gelen olumlu beklentilere rağmen Dow Jones da görülen ciddi kayıplar ve hem yurt dışı hem de yurt içi piyasalara ilişkin artan kaygılar nedeniyle paritede yükseliş sürüyor.

      İstanbul serbest piyasada dolar 1,7350 TL, avro 2,1700 TL’den güne başladı.

      Kapalıçarşı’da 1,7250 TL’den alınan dolar 1,7350 TL’den satılıyor. 2,1600 TL’den alınan avronun satış fiyatı ise 2,1700 TL olarak belirlendi.

      Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,7270 TL, avronun satış fiyatı ise 2,1750 TL olmuştu.

      Bankalararası piyasada satiştaki dolar kotasyonları en düşük 1,7345 TL, en yüksek 1,7390 TL seviyesinde bulunuyor.
      Dolar kotasyonları saat 09.05 itibarıyla alışta en düşük 1,7280 TL, en yüksek 1,7300 TL, satışta en düşük 1,7345 TL, en yüksek 1,7390 TL seviyesinde işlem görüyor.

      TEKNİK GÖRÜNÜM: 1,7300 seviyesindeki güçlü direncin yine çalışması nedeniyle 1,7000 desteğine kısa vadede geri çekiliş potansiyelinin olduğu söylenebilir. Ancak momentumun yeterince düşmemesi 1,7100 ara desteğinin çalışma potansiyelini artırıyor. Stochastic göstergesinin aşırı alım bölgesinde olması da küçük çaplı da olsa bir düzeltmenin meydana gelebileceği şeklinde yorumlanabilir.

      Direnç Seviyeleri: 1,7300 1,7350 1,7400
      Destek Seviyeleri: 1,7250 1,7200 1,7150

      Yurtdışında da yükseliyor

      ABD Doları, Asya piyasaları başta olmak üzere önemli para birimleri karşısında değer kazandı.

      ABD Dolarının, altı önemli para birinin oluşturduğu sepete karşı değeri, Nisan 2006'dan buyanaki en yüksek düzeye ulaştı. Dolar sepet karşısında yıl başından buyana yüzde 10 değer kazandı.

      Öte yandan, avro da ABD Doları karşısında son üç ayın en düşük düzeyine inerek 1,2455 dolardan işlem gördü.

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #153
        Economist'ten Ilginç Türkiye Yorumu

        İngiliz dergisi The Economist'in son sayısında Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 17 yükselen ekonomi için çok ilginç bir risk değerlendirmesi yer aldı. The Economist'te yayımlanan "Domino Teorisi" başlıklı analizde, "Hastalığın yayılma sırası kimde" sorusu yöneltildi.

        Analizde, "Duvar üstünde on yeşil şişe/bir yeşil şişe kazaren düşerse (Ten green bottles sitting on the wall/And if one green bottle should accidentally fall)" diye başlayan İngiliz çocuk şarkısına atıfta bulundu.

        Analizde, 2009'da cari açığın milli gelire, kısa vadeli borçların rezervlere ve kredilerin mevduata oranına ilişkin tahminlere dayanarak yapılan risk derecelendirmesinde Türkiye 17 ülke içinde 8'inci sırada yer aldı.

        The Economist'in son sayısında yer alan değerlendirmede, söz konusu makro göstergelere ilişkin tahminlere göre sırasıyla Güney Afrika, Macaristan, Polonya, Güney Kore Meksika en riskli ülkeler olarak sıralandı. Bunları Meksika, Pakistan, Brezilya ve Türkiye izledi. Daha sonra Rusya, Arjantin, Venezuella, Endonezya, Tayland, Hindistan, Tayvan, Malezya geldi. Çin ise 17 ülke içinde riski en düşük ülke olarak son sırada yer aldı.

        TÜRKİYE İÇİN ÖNGÖRÜLER

        2009 için yapılan tahminlerde Türkiye'nin cari işlemler açığının gayri safi yurt içi hasılasına oranı yüzde 2.3, kısa vadeli borçlarının rezervlerine oranı yüzde 70, banka kredilerinin mevduat hacmine oranı yüzde 83 olarak öngörüldü.

        Bu tahminlere göre Türkiye, risk sıralamasında 17 ülke içinde 8'inci oldu.

        DIŞ SERMAYE KURAKLIĞI YAŞIYORLAR

        Analizde, merkezi ve doğu Avrupa ülkelerinin çoğunda yaşanan "yabancı sermaye kuraklığı" yüzünden kurlar, hisse senedi ve tahvil-bono fiyatlarının tepe takla olduğu, bu ülkelerden bir ya da daha fazlasının dış borçlarını çevirmede başarısız olacağı korkusunun oluştuğu anlatıldı. Yükselen piyasa krizlerinin yatırımcıların bir ülkeden diğerine kaçması gibi kötü bir alışkanlığa sahip olduğu anlatılan analizde, bazı Orta Doğu ülkelerinin gerçekte zaten krizin içinde olduğu vurgulandı.

        SORUN ŞİRKETLER VE BANKALARIN BORÇ YÜKÜ

        Birçok yükselen ekonomiden hangisinin en kırılgan olduğu sorusu yöneltilen analizde, geçmişte ekonomistlerin bu soruyu yanıtlamak için en çok hükümetlerin borç ödeme gücüne ve borç/GSYH oranına baktığını, bugün ise yükselen piyasalarda en büyük riskin hükümet borçlanmalarından değil, firmalar ve bankaların borçlarından kaynaklandığı ifade edildi.

        ANKA

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #154
          Putin: Ruble'de çöküş Olmayacak

          Rusya Başbakani Vladimir Putin, ülke Para Birimi Ruble'de çöküş Beklenmediğini, Para Biriminin Istikrar Kazanabileceğini Söyledi. Başbakan, "ruble'de çöküş Olmayacak. Merkez Bankasi, Ruble Konusunda Bir Değişiklik Gerekmediğinden Emin" Diye Konuştu.

          *** Ibs Haber Merkezi *** (04/03/2009 - 16:02:29)

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #155
            'türkiye Tek Başina Bu Krizi Aşamaz'

            TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, "bir iyileşme olursa toptan olur. Trükiye bu kirizi tek başına aşamaz, bankacı olarak gördüğüm bu 6. kriz, ancak ilk gördüğüm kriz diyebilirim, öncekiler basitti" dedi.

            Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Halil Eroğlu, "Bir iyileşme olursa, bu toptan olur. Türkiye tek başına bu krizi aşamaz. Bankacı olarak gördüğüm, altıncı kriz bu... Ancak ilk gördüğüm kriz diyebilirim, daha önceki krizler çok basitti" dedi.
            Eroğlu, TSKB'nin 2008 yılını değerlendirmek ve 2009 beklentilerini
            açıklamak üzere bankanın Fındıklı'daki merkezinde düzenlediği basın
            toplantısında, 2008'i iyi geçirdiklerini ancak 2009'un zor göründüğünü ifade
            etti.
            Türkiye'nin 2009'a, batı ekonomileriyle karşılaştırıldığında nispi olarak
            daha avantajlı girdiğini dile getiren Eroğlu, 2001 krizinden sonra Türk
            bankacılık sektörünün güçlendiğini ve bu krize güçlü girdiğini söyledi.
            Son 5 yıldır enerji sektörünün finansmanında yoğunlaştıklarını belirten
            Eroğlu, şöyle konuştu:
            "130 tane yenilenebilir enerji projesi inceledik. 70 projenin
            finansmanını yaptık. Bunlardan 65 tanesi hidroelektrik santral... 2 tane rüzgar,
            2 tane jeotermal, 1 tane de biomas yaptık. Bu finansman, toplam 1 milyar doların
            üzerinde bir finansman. Ve toplam gücü de 2 bin 200 megavat civarında... Bu,
            Türkiye'nin yenilenebilir enerjisinin yüzde 15'ini oluşturuyor. Biz bu işi
            yapmaya devam edeceğiz. Enerji verimliliği konusunda daha ciddi faaliyet
            göstermek istiyoruz. Bu konunun Türkiye'de ciddi bir enerji tasarrufu ve avantajı
            sağlayarak, malların üretiminde ucuzluğa neden olabileceğini düşünüyorum."
            Sermaye yeterliliklerinin çok yüksek, sorunlu kredilerinin ise binde
            7'lerde olduğunu anlatan Eroğlu, krizden asgari düzeyde etkileneceklerini
            düşündüğünü ifade etti.
            Halil Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
            "Birinci olarak, TSKB'nin karşılaştırmalı üstünlüğü var. Bu üstünlük,
            şuradan geliyor: Mevduat kabul etmeyen bir banka olarak, çok uzun vadeli fonlama
            imkanımız var. Biz uluslar üstü kurumlardan kendini finanse eden bir bankayız.
            Türk bankacılık sektörünün 'pasif' yapısı, en uzun 6 aydır. Türkiye Cumhuriyeti
            Hazinesinin garantisiyle 30 yıla kadar vadeli kaynak bulabiliyoruz. Bizim
            fonlamada ciddi bir üstünlüğümüz var. Biz uluslarüstü kurumlardan kendimizi
            fonlamaya kriz dönemlerinde de devam ederiz. Yani kriz bizim fonlamamızı
            etkilemez. Geçen sene 850 milyon dolar civarında yeni kaynak bulmuştuk. Bu sene
            de 600 milyon dolar yeni kaynak buluruz diye düşünüyoruz. Bu kaynakları da Türk
            özel sektörünün yatırım malı ihtiyaçlarının finansmanında kullanacağız.
            İkincisi, buna karşılık aktiflerimizde kredilerimiz var. Kredilerimizin
            3'te 1'i bizim aracılık ettiğimiz ve kendisine apex dediğimiz bir kredi
            fonksiyonundan... 9 banka, 11 leasing şirketine verilmiş, yaklaşık 9 milyar dolar
            civarında bir kredimiz var. Bunlarla KOBİ'lerin küçüklerine ulaşmayı sağlıyoruz.
            Çünkü biz zaten banka olarak, büyüklerine veriyoruz. Bu da, binlerle ifade
            edilen, yeni firmaya verilmiş olan kredilerdir. Bu firmaların hepsinin ihracatçı
            olma koşulu vardır. İhracatın finansmanı için bu paraları veriyoruz."
            Halil Eroğlu, TSKB ile Eximbank arasındaki farka ilişkin olarak ise,
            Eximbank'ın kısa vadeli işletme sermayesi finansmanı yaptığını, TSKB'nin ise uzun
            vadeli yatırım malı ihtiyaçlarıyla beraber işletme sermayesi sağladığını ifade
            etti.
            Kredilerinin kalan 3'te 2'lik kısmının ise tamamen teminatlı olduğunu
            belirten Eroğlu, "Bu nedenle bizim portföyümüzde sorunlu kredi yoktur. Sorunlu
            görünen krediler de, genel yasal yükümlülüklerden kaynaklanan kredilerdir.
            Sorunlu kredilere aldığımız kredilerden yalnızca yüzde 3'ünde sorun yaşıyoruz.
            Yüzde 97'sini nakden tahsil ediyoruz" diye konuştu.

            -2009 SON ÇEYREKTE KIPIRDANMA-

            Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Eroğlu, bir
            soru üzerine, uzun vadeli kaynak bulunduğu takdirde herkesin yatırım yapmaya
            devam ettiğine dikkati çekerek, "Şu anda herkes yatırım yapmaya devam ediyor.
            Yeterki uzun vadeli finansman bulabilsin. Maalesef uzun vadeli finansman da,
            görünen o ki, bizden başka kimsede pek kalmadı. Bize olan talep arttı. Ama biz
            Türkiye'yi doyuramayız. Türkiye çok büyük bir ülke. Biz sadece bir miktarını
            verebiliriz. Türk bankacılık sektörünün temel sorunu, 'pasif'tir. Siz para
            bulabilirseniz, Türkiye'de istediğiniz kadar verebilecek yer bulursunuz. Bizde
            (Türkiye'de) kaynak kıt, çok büyük, güçlü ve dinamik bir ülkeyiz. Yeter ki kaynak
            bulabilelim" şeklinde konuştu.
            Bir gazetecinin, "Hangi sektörler yatırım yapmaya daha istekli
            görünüyor?" sorusuna da Eroğlu, bir talep düşüklüğü olsa da enerji sektörünün
            daha istekli olduğunu, imalat sanayisinin ise isteksiz göründüğünü, hatta varolan
            yatırımları da iptal ettiğini anlattı.
            Eroğlu, şube açmak için Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi Türk
            Cumhuriyetlerine, Rusya'ya, Ukrayna'ya baktıklarını ancak 2008'in ocak ve şubat
            aylarında Rusya'nın ve Kazakistan'ın krize girecekleri belli olduğu için
            vazgeçtiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
            "2009'un son çeyreğine kadar negatif büyüme görürüz. Ama son çeyreğinde
            biraz kıpırdanma görebiliriz diye düşünüyorum. Bir iyileşme olursa, bu toptan
            olur. Türkiye tek başına bu krizi aşamaz. Benim bankacı olarak gördüğüm, altıncı
            kriz bu. Ancak ilk gördüğüm kriz diyebilirim. Daha önceki krizler çok basitti.
            IMF'yle anlaşma yapılır. Devalüasyon yapılır. Kur, bir yere getirilirdi ve kriz
            geçerdi. Ama bu kriz global bir kriz. İç dinamiklerimizle çözebileceğimiz bir
            kriz değil. IMF'yle anlaşma önemli. Ne olursa olsun cari açık 2009'da 20 milyar
            dolar gibi görünüyor. Bu cari açığı kapatmak için bizim devlet dışı fonlamaya
            ihtiyacımız var. Yani devletin bütçesinde de, pasifte problem var. Para bulmak
            zorundayız. Bu kriz sonrasında dünyada birçok şeyin değişeceğini düşünüyorum.
            Yeni düzenlemeler olacağını, Avrupa Yatırım Bankası, Dünya Bankası gibi uluslar
            üstü kuruluşların gücünün, öneminin ve kontrolünün daha da büyüyeceği
            kanaatindeyim. Ayrıca çok fazla özel sektör büyüğü kalmayacak gibi geliyor
            bana..."
            Eroğlu, başka bir soru üzerine de, Türkiye'de su ve çöp toplama işinin
            gelecekte özelleştirilerek, ücretle ve büyük paralarla yapılacak bir iş olduğunu
            belirterek, "Bugün, bankaların finanse edebileceği tarzda su işi yapsınlar, biz
            hemen finanse ederiz" dedi.

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #156
              Maliye'den Bp'ye Büyük Ceza

              Maliye, akaryakıt şirketi BP'ye 430 milyon TL vergi cezası kesti.

              Reuters'a konuşan bir BP yetkilisi, 275 milyon dolarlık bu cezaya itiraz edeceklerini söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, bu cezanın geriye dönük vergiler, faiz ve cezaları kapsadığını belirtti.

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #157
                Devletle 13.5 Milyar Tl'lik Bariş

                Hükümetin vergi mükelleflerine uzattığı barış eli karşılığını buldu. "Varlık Barışı" adı altında yastıkaltı ve yurtdışından ekonomiye kazandırılan tutar 13.5 milyar TL'yi aştı. Bankalardan alınacak tutarın 16-17 milyarı bulacağı belirtildi..

                Hükümetin yurtdışındaki servetleri Türkiye'ye çekme ve yastıkaltı birikimleri ekonomiye kazandırma planı meyvelerini verdi. Maliye'nin mükellefe uzattığı barış eli karşılıksız kalmadı. 2004'te, Vergi Barışı Yasası ile birikmiş borçlara kısmi af getirerek işe başlayan hükümet, 5 yıl aradan sonra bu kez kayıt dışı servetleri kayda alma operasyonunda amacına ulaştı. Vergi dairelerine yapılan bildirimlere göre yastıkaltından ve gurbetten çıkan varlık tutarı 13.5 milyar TL'yi aştı. Bankalardan gelecek güncel kayıtlarla bu tutarın 16-17 milyar TL'yi bulması bekleniyor. Beyan edilen servetler üzerinden Hazine en az 500 milyon TL vergi geliri elde edilecek.

                SON DAKİKA SÜRPRİZİ
                Yurtiçi ve yurtdışındaki birikimleri ekonomiye kazandırmayı hedefleyen "Varlık Barışı" kapsamında banka, aracı kurum ve vergi dairelerine bildirim süresi 2 Mart'ta sona erdi. Gelir İdaresi'nden alınan bilgiye göre, 20 Şubat'ta 2 milyar TL olan kaynak girişi 27 Şubat itibariyle 5 milyar TL'ye ulaştı. Son gün ise vergi daireleri ve bankalara yapılan bildirimler neredeyse 3'e katlandı. 2 Mart gecesi saat 24.00'e kadar başvurular sürdü. Yetkililer, 13.5 milyar TL olarak ifade edilen tutarın bankalardan gelecek bildirimlerle birlikte 17 milyar TL'yi aşacağına dikkat çekti. Gelir İdaresi, Varlık Barışı ile ekonomiye kazandırılan net tutarını haftaya açıklayacak.

                BARIŞIN ÖYKÜSÜ
                Küresel kriz ortamında, dış kaynak ihtiyacının arttığını gören hükümet, Kasım 2008'de "Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkındaki Kanunu" TBMM'den çıkardı. Gerçek veya tüzel kişilerin, 1 Ekim 2008 itibarıyla sahip olduğu yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazları 2 Mart'a kadar TL cinsinden rayiç bedelle banka, aracı kurum ya da vergi dairesine beyan etmesi öngörüldü. Yasa ile yurtdışındaki varlıkların yüzde 2, yurtiçindeki kayıt dışı servetlerin ise yüzde 5 vergi ödenerek ülke ekonomisine kanalize edilmesinin yolu açıldı. Bu vergi, kesintinin yapıldığı ayın sonuna kadar ödenecek. Vergi, hiçbir şekilde gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek.

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #158
                  Dolar 1.74'ü Zorluyor

                  Serbest piyasada dolar 1,7340, Euro 2,1710 TL'den işlem görüyor. Borsa ilk seansı yüzde 0.85 artışla kapadı.

                  İstanbul serbest piyasada dolar 1,7350 TL, Euro 2,1700 TL'den güne başlamış, serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,7270 TL, Euro’nun satış fiyatı ise 2,1750 TL olmuştu.

                  Dolar kotasyonları

                  Saat 13.40 itibariyle bankalararası piyasada dolar kotasyonlarında fiyat, alışta en düşük 1,7290 TL, en yüksek 1,7315 TL, satışta en düşük 1,7350 TL, en yüksek 1,7405 TL olarak belirlendi.

                  Uzmanlar, piyasalardaki karışık seyrin bugüne yansıdığına işaret ederek, piyasada üst üste yaşanan olumsuzluğun biraz daha yatay ve sakin bir konuma dönüştüğünü, yaşanan bu gerilimin biraz tepki niteliğinde hareketlerle paritelere yansıdığını vurguluyor.

                  Avro/Dolar paritesininde 1,25'lere yaklaştıkça alımlar görülürken 1,25'den destek bulunması durumunda yukarı tepkinin oluşabileceği tahmininin yapan uzmanlar, ABD'de dün gelen konut satışları verisinin, ekonomik zayıflığın devam ettiğini gösterdiğini savunuyor.

                  Altında geri çekilmenin hızlı çıkış yaptığı gibi hızlı iniş şeklinde gerçekleştiğini belirten uzmanlar, 900 dolar önemli desteğinin üzerinde kalınmasının hafif tepkilere neden olabileceğini, bu hareketleri 925 dolar noktasıyla sınırlı kalabileceğini kaydediyor.

                  Dolar dış piyasalarda yükselişe geçti

                  ABD Doları, Asya piyasaları başta olmak üzere önemli para birimleri karşısında değer kazandı.
                  ABD Dolarının, altı önemli para birinin oluşturduğu sepete karşı değeri, Nisan 2006'dan bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Dolar sepet karşısında yılbaşından bu yana yüzde 10 değer kazandı.

                  Öte yandan, Euro da ABD Doları karşısında son üç ayın en düşük düzeyine inerek 1,2455 dolardan işlem gördü.

                  Doların Euro karşısındaki değer kazancında, Avrupa Merkez Bankası ile İngiltere Merkez Bankası'nın, yarın faiz indirimine gideceği beklentisi etkili oluyor.

                  Borsa ilk seansı yüzde 0.85 artışla kapadı

                  İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, dünkü ikinci seans kapanışına göre 201,64 puan artarak günün ilk yarısını 23.953,60 puandan tamamladı.

                  Birinci seansta, hisse senetlerinin ortalama değer artışı yüzde 0,85 oldu.

                  Dün 23.751,96 puandan kapanan İMKB Ulusal 100 Endeksi, ilk seansa 188,63 puan artarak 23.940,59 puandan başladı. İlk yarıyı 23.881,42 puandan geçen endeks, en düşük olarak 23.775,83 puana kadar gerilerken, en yüksek olarak 24.020.24 puanı gördü.

                  Seans sonunda mali endeks 190,92 puan artarak 31.202,12 puana, sanayi endeksi 113,69 puan artarak 19.386,80 puana ve hizmetler endeksi 383,12 puan artarak 22.516,34 puana yükseldi.

                  Böylece, önceki kapanışa göre mali grup hisseler ortalama yüzde 0,62, sanayi grubu hisseler ortalama yüzde 0,59 oranında değer ve hizmet grubu hisseler ortalama yüzde 1,73 oranında değer kazandı.

                  Birinci seansta işlem gören toplam 312 hisse senedinden 184'ü değer kazandı, 51'i değer kaybetti, 77 hissenin fiyatında ise değişiklik olmadı.

                  Birinci seansta 315 milyon 331 bin 553 TL'lik işlem hacmi oluştu. En çok işlem gören hisse senetleri Garanti Bankası, İş Bankası (C), Halkbank, Erdemir ve Türk Telekom oldu.

                  Faiz

                  3 Kasım 2010 vadeli, bugün valörlü tahvilin saat 12.25 itibariyle basit getirisi yüzde 15,91, bileşik getirisi yüzde 15,15 seviyesinde bulunuyor. Bu tahvilin, aynı gün valörlü işlemlerinin önceki kapanışında basit getirisi yüzde 16,28, bileşik getiri yüzde 15,49 olmuştu.

                  Parite

                  Uluslararası piyasalarda Euro-dolar paritesi 1,2507, sterlin-dolar paritesi 1,4094, yen-dolar paritesi ise 99,37 düzeyinde seyrediyor.

                  Tokyo yükselişle kapandı

                  Tokyo Menkul Kıymetler Borsası yükselişle kapandı. Nikkei Endeksi, yüzde 0,85 oranında değer kazanarak, kapanışta 7.290,96 puana ulaştı.

                  Borsanın yükselmesinde, Çin'in ekonomik teşvik paketini genişleteceği yönündeki beklentiler belirleyici oldu.

                  Çin Borsası yüzde 6 değer kazandı

                  Şangay Bileşik Endeksinde yer alan hisse senetleri yüzde 6 artış gösterdi. Çin borsasındaki değer artışında, üretim mallarına olan sparişin canlanması ve Çin'in teşvik paketini genişleteceğine dair haberler etkili oldu.

                  Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları biraz yükseldi

                  ABD tipi ham petrolün Nisan teslimi fiyatı 1,44 dolar yükselerek 43,09 dolardan işlem gördü.

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #159
                    2.2 Trilyon Dolari Kime Verdi?

                    ABD Senatosu’nun Bütçe Komitesi’ne ifade veren Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke’ye "2.2 trilyon doları kime borç verdin" diye soruldu.



                    Amerikan sigorta devi AIG, 2008 yılının son çeyreğinde 61.7 milyar dolarla ABD şirketler tarihinin en büyük zararını açıklaması üzerine 30 milyar dolarlık sermaye desteğiyle dördüncü kez kurtarılması eleştiri konusu oldu. FED Başkanı Bernanke, yaklaşık yüzde 80’i kamulaştırılarak iflasın eşiğinden dönen AIG’ye yapılan yardımın 180 milyar dolara ulaşması sonrasında Senato’nun Bütçe Komisyonu’na ifade verdi.

                    Bağımsız Senatör Bernie Sanders, nereye gittiği açıklanmadan para dağıtarak riske girmenin kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi. Senato’daki tek bağımsız olan, ancak Demokrat Parti grubu ile birlikte hareket eden Senatör Sanders, "Sorum şudur: ABD halkına 2.2 trilyon doları kime ödünç verdiğini söyleyecek misin" dedi. Bernanke ise bu soru karşısında, FED’in internet sitesinde çeşitli borç programları ile ilgili bilgilerin, ayrıntıların ve teminat şartlarının yer aldığı yanıtını verdi.

                    Kime verdik söylemem

                    Senatör Bernie Sanders aynı şekilde devam ederek, "Hangi kurumların borç aldığını açıklayacak mısın" diye sordu. FED Başkanı Bernanke "hayır" yanıtını verdi. Bernanke, isimlerin açıklanması durumunda bu kurumların küçük düşürüleceğini ve cesaretlerinin kırılacağını söyledi. Sanders, Bernanke’nin sözünü keserek "Ah ne kadar da kötü. Parayı aldılar ama kamuoyu bunu bilsin istemiyorlar" yorumunda bulundu.

                    Açgözlüler mi alıyor

                    Sanders, bir ara daha da sertleşerek Bernanke’yi, "2.2 trilyon doları kime verdiği açıkla" diyerek azarladı. Temsil ettiği Vermont Eyaleti’ndeki sorunlu kuruluşların, istemelerine rağmen FED’den para alamadıklarını vurgulayan öfkeli senatör, "Bu parayı almak için büyük, açgözlü ve dikkatsiz mi olmak gerekiyor" diye sordu.

                    Bernanke, FED’in borç programlarının ne hediye ne de sübvansiyon olduğuna işaret ederek, sağlanan desteğin teminatlar karşılığında verildiğini söyledi. Hangi tür kurumlara borç verileceğine ilişkin yasal kısıtlama bulunduğunu belirten Bernanke, "Henüz asla tek kuruş bile kaybetmedik" dedi.

                    Yasa teklifi sundu

                    Öte yandan Sanders, devlet desteği alan kurumların açıklanmasını zorunlu kılan bir yasa teklifi de sundu. Yasa tasarısında, 24 Mart 2008’den bu yana FED’den destek alan tüm kurumların açıkça belirtilmesi ve para verilirken hangi rasyonele göre hareket edildiğinin açıklanması isteniyor. Sanders, her ay bu ayrıntıların FED sitesinde yayınlanmasını istiyor.

                    18 ayda bir tek AIG olayına öfkelendim

                    ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, 2008 yılı toplam zararı 100 milyar doları bulan AIG’nin bir ’hedge fon’ gibi faaliyet gösterdiğini vurgulayarak, "Eğer son 18 ayda (Mortgage kriziden sonra) beni öfkelendiren bir olay varsa, o da AIG’den başkası değildir" diye konuştu. Bernanke, AIG’nin yasal sistemdeki büyük boşluktan yararlandığının altını çizerek, "AIG’de finansal ürünler birimi üzerinde hiçbir gözetim bulunmuyordu. Büyük bir sigorta şirketine bir parça olarak eklenmiş hedge fon gibi hareket ediyordu. Sorumsuzca risk alıp büyük zararlar yazıyordu" diye konuştu.

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #160
                      İMKB ‘düşecek’ diyenler yüzde 45.5 kazandı



                      İş Bankası’nın, ‘Mutlu Fon’ adı altında İMKB 30 endeksinin düşeceğini öngören yatırımcılara yönelik olarak ilk kez Temmuz 2008’de sunduğu B Tipi yüzde 100 anapara koruma amaçlı yatırım fonunun yüzde 45.5’lik getiri sağladığı duyuruldu.

                      Radikal

                      İş Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada, İMKB 30 endeksinin, fonun yatırım dönemi sonunda başlangıç seviyesinden daha düşük olacağını öngören yatırımcıların öngörülerinin gerçekleştiği vurgulandı.

                      Aynı açıklamada, fonun portföyünün oluştuğu tarihte 47.594 olan İMKB 30 endeksi’nin, yaklaşık yedi aylık yatırım dönemi içerisinde yüzde 35.5 değer kaybettiği, yatırımcılarına İMKB 30 endeksinin düşüşünden yüzde 127 oranında faydalanma imkânı sağlayan fonun yatırım dönemi sonu getirisinin ise 4 Mart 2009 itibarıyla yüzde 45.5 olarak gerçekleştiği bildirildi.

                      Açıklamada, İş Bankası’nın, farklı dayanak varlıkların aşağı ve yukarı yönlü hareketlerinden getiri sağlama imkânı sunan yapılandırılmış ürünlere karşı yatırımcıların artmakta olan ilgisine, önümüzdeki dönemlerde halka arz edeceği anapara korumalı ve garantili yatırım fonlarıyla cevap vermeyi hedeflediği kaydedildi.

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #161
                        Piyasalar geçici umut buldu

                        Günlerdir kan kaybeden piyasalar Çin'in 600 milyar dolarlık teşvik paketini genişleteceği umuduyla dün yükselişe geçti. Ama bu olumlu hava geçici olabilir.

                        İki haftadır Doğu Avrupa kabusu ile çakılan küresel piyasalar adeta umut arayışına girdi. İki haneli yüzdelerde büyürken en büyük ticari ortaklarının resesyona girmesi ile ihracat merkezli ekonomisinde sert kayıplar gören Çin'in dün Asya bölgesine el verecek yeni ekonomik planlar üzerinde çalıştığı haberleri, piyasalara moral verdi.

                        Kasım ayında açıklanan 600 milyar dolara varan mali teşvik paketinin altyapı ve üretim alanlarına ayrılan bölümünün artırılacağını belirten Pekin'in paketin boyutunu büyütmesi de gündemde. Çin hükümeti tarafından yapılan açıklamada gelişmekte olan ülkelere yapılan yatırımların azalmayacağı belirtildi. Bu açıklama küresel ekonominin motoru olan ABD ve Avrupa'nın köşeye sıkıştığı bir dönemde Çin'in ekonominin çarklarını yağlayacağı yönünde algılanınca piyasalar Asya merkezli bir toparlanma yaşadı.

                        Çin'in ekonomiyi canlandırma planlarının genişleyeceği beklentisi ile Çin borsası yüzde 6'nın üzerinde bir çıkışla son 4 ay içindeki en hızlı yükselişini görürken, salı günü son 25 yılın dibini gören Japon Nikkei 100 endeksi yüzde 0,85, Singapur'un Straits Times endeksi yüzde 1,04, Hong Kong'un Hang Seng endeksi ise yüzde 2,47 yükseldi.

                        En büyük ticari ortaklarından biri olan ve ekonomisindeki yavaşlama ile birlikte donan talep yüzünden ihracat kaleminde gözle görülür bir boşlukla karşılaşan Avrupa'da ise piyasalar yüzde 1'in üzerinde açıldı. İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde 1,49, Alman DAX endeksi yüzde 2,55, Fransız CAC 40 endeksi yüzde 1,89 çıkış yaşadı. ABD de Dow Jones endeksi yüzde ..., Nasdaq ise yüzde ... yükseldi.

                        Çıkışlar kısa süreli

                        Ancak uzmanlara göre Çin'in harcama paketini büyütmesi ya da piyasayı destekleyici yeni hamlelerde bulunması tüm dünyadan kötü ekonomik verilerin geldiği bir dönemde küresel piyasalarda ancak kısa süreli çıkışlar yaratabilir. Nitekim ABD'de ekonomik büyüme 2008'in son çeyreğinde yüzde 6,8 çakılırken, Euro Bölgesi de yüzde 6 daraldı. Doğu Avrupa ekonomileri arasında Ukrayna gibi iflas zilleri çalanlar var. Ayrıca dünya çapında bankacılık ve finans sektörüne ilişkin kaygılar da artıyor. Sigorta devi AIG'nin ABD tarihinin en büyük şirket zararını yazmasının ardından devletten 30 milyar dolar daha yardım alarak ikinci kez kurtarılması piyasaların psikolojisini zaten bozmuştu. Doğu Avrupa'ya verdiği milyarlarca dolar kredinin geri ödemesi konusunda endişeye düşen Batı Avrupalı bankalar da risk tablosunda bulunuyor...

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #162
                          Deutsche Bank, Abd Ekonomisinin Ilk çeyrekte Yüzde 10 Daralmasi Riski Görüyor

                          Deutsche Bank, ABD ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 10 kadar daralması riski olduğunu öngörüyor. Deutshce Bank analistleri, Joseph LaVorgna ve Carl Riccadonna böyle bir risk görmelerineneden olarak ise 2009 yılı başından bu yana gelen olumsuz ekonomik verileri gösteriyorlar. Analistler, ABD ekonomisi için ilk çeyrek beklentilerini ise yüzde 8 daralma olarak ifade ediyorlar. Analistler, bu tahmine yönelik risklerin aşağı yönlü olduğunu belirterek, ekonominin yüzde 10'a yakın bir oranda daralması halinde, buna şaşırmayacalarını vurguluyorlar. ABD ekonomisi 2008 dördüncü çeyrekte yüzde 6.2 daralmıştı. Analistler, ABD ekonomisinin 2009 dördüncü çeyrekte tekrar büyümeye dönmesini bekliyorlar. Dördüncü çeyrekte yüzde 1 büyümetahmin eden analistler, ikinci çeyrekte yüzde 2.8 daralma, üçüncü çeyrekte ise yatay bir seyir öngörüyorlar.

                          Foreks Haber Merkezi (05/03/2009 - 07:33:34)

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #163
                            S&p 500 şirketlerinin Karinda 3'te 2 Azalma Yaşandi Uluslararasi Ajanslarin Verilerine Göre, 4. çeyrektes&p 500 şirketlerinin % 98'inin Açikladiği Kar Rakamlari,ortalama % 66.4 Düşüş Gösterdi. Endekste, Kari En Fazla Düşüş Yaşayan Sektör % 1417.5'lefinans Sektörü Oldu. Karin Arttiği Arttiği Yegane Sektörise % 10.5'le Sağlik Oldu.*** Ibs Haber Merkezi ***(05/03/2009 - 08:17:11)

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #164
                              çin Paketi De Patladi

                              Dün sabah Çin'in büyük bir teşvik paketi açıklayacağı haberiyle Asya'dan itibaren başlayan yükseliş heyecanı yine Çin'den gelen haberlerle dağılmak üzere.


                              Çin'in Kasım ayında açıkladığı 585 milyar dolarlık teşvik paketinin üzerine en az bir bu kadar daha teşvik eklemesi bekleniyordu ancak Çin Başbakanı Wen Jiabao yüzde 8 büyüme hedefini tutturmaya çalışacaklarını söylemekle birlikte somut ek önlemler açıklamadı.

                              Jiabao, Komünist Parti Kongresi'nin yıllık toplantısındaki konuşmasında ekonomiye öncelik vereceklerini ve sosyal programları artıracaklarını söyledi.

                              Asya'da yükseliş ritm kaybetmekle birlikte devam ediyor. Şanghay'da hisseler artışı geri verirken Tokyo'da % 2 yükseliş var. Yenin değer kaybetmesi ihracatçı şirketlere alım getiriyor.

                              Hong Kong eksiye dönerken, diğer borsalar genelde hafif artıda.

                              Beş günlük kayıp sürecinin ardından ABD borsaları, dün Çin'in emtia fiyatlarını destekleyen yeni bir kurtarma paketi hazırlayacağı haberiyle birlikte yükseldi. Bu haber yatırımcıları enerji ve doğal kaynak hisselerine yöneltti.

                              Çin'in altyapı ve imalat harcamalarında artışa gideceği yönündeki haberler, petrol ve maden fiyatlarının yükselişini beraberinde getirdi. Bir gün önce 12 yılın en düşük seviyelerinde bulunan endeksler değer kazandı.

                              General Electric hisseleri günü düşüşle sonlandıran birkaç hisseden biri oldu. Dört gündür düşen hisseler yüzde 4.6 oranında değer kaybederek 6.69 dolardan kapandı. Hisse bir ara % 19 gerileyerek 5,73 dolardan işlem gördü. Yatırımcılar şirketin kredi notunun indirilmesinden ve GE Capital'in mali istikrarı konusunda endişeli. GE hisseleri bu hafta yüzde 21 oranında geriledi.

                              Mali sektörle ilgili endişeler devam ederken S&P mali endeksi dün yüzde 0.8 geriledi. Citigroup % 7, JP Morgan % 8, Wells Fargo hisseleri % 9,5 geriledi. Morgan Stanley % 7 artışla dikkat çekti.

                              Moody's, Wells Forgo & Co'nun kredi notunu düşürebileceğini belirtirken, JP Morgan'ın görünümünü 'durağan'dan 'negatif'e indirdi.

                              Çin'e büyük bir miktarda ihracat yapan ve madencilik sektöründe kullanılan makinelerin başlıca satıcısı olan Caterpillar yüzde 13.2 değer kazanarak 25.44 dolara yükseldi.

                              Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 2.23 artıda 6.875 puandan kapandı. Standart & Poor's 500 Endeksi yüzde 2.38'lik artışla 712.87 puana yükseldi. Yüzde 2.48 oranında bir artış sergileyen Nasdaq Bileşik Endeksi ise 1,353 seviyesine ulaştı.

                              Wall Street'teki yükseliş bu yıl başından bu yana yüzde 20'den fazla değer kaybeden Dow ve S&P'deki azalışlara oranla mütevazi kaldı. Analistler, mali sektörde ve-ekonomik krizin kalbi- konut sektöründe istikrar sağlanmaksızın ekonomide bir iyileşme gerçekleştirilemeyeceği görüşünü koruyor.

                              Fed'in dün yayınladığı Beige Book da bunu destekler bir tablo ortaya koydu. Rapora göre durgunluk ABD'nin her köşesine ve her sektöre yayılıyor ve ekonominin bu yıl sonu ya da 2010'un başından önce ciddi toparlanma işaretleri vermesi beklenmiyor.

                              Yarın açıklanacak istihdam verileri öncesinde gelen ADP özel sektör istihdam verisi beklentileri olumsuza kaydırdı. ADP'de 697 bin azalışın ardından bazı ekonomistler tarım dışı istihdamın 700 bin civarında azalmasını ve işsizlik oranının % 8 civarına yükselmesini bekliyor.

                              Wall Street'in korku endeksi olarak adlandırdığı VIX dün yüzde 6.6 düştü ve 47.56 puanına geriledi.

                              Ekonomiye destek çabaları devam ediyor. Obama yönetimi geçen ay açıklanan 275 milyar dolarlık konut piyasasını canlandırma paketi çerçevesinde 75 milyar dolarlık bir mortgage kurtarma planı açıkladı. Plan zor durumdaki ev sahiplerine kredileri modifiye etme olanağı sunuyor.

                              Emtiaya gelen taleple petrol 45 dolara yükselirken altın 900 dolara geriledikten sonra yukarı tepki verdi ve 912 dolar civarında.

                              Bügun yapılacak ECB toplantısında genel beklenti faizin aynı kalması.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #165
                                Dengeli Seyir 24 Bin 250 Aşilana Kadar Korunacak

                                Teknik görünümde 23,600-23,400 ara destek bandının üzerinde kalıcı olma çabaları sürdürülecek ve aynı zamanda önemli olmaya devam edecekken, bu devam ettiği sürece 23,400-24,250(24,400) bandı öncelikli hareket marjı olarak takip edilebilir.

                                Dün her ne kadar Avrupa Kıtası ve ABD kanadından gelen tüm makro ekonomik veri akışı ve açıklamalar olumsuzluk içeriyorduysa da, son 2-3 gündeki yoğun satışlarda bunları fiyatlandıran ABD Hisse Senedi Endeksleri, yukarı yönde hareket ederek günü %2.23 ila %2.48’lik değer artışlarıyla tamamlamıştır. Sabah saatlerinden itibaren yeni bir ekonomik paket açıklanacağı beklentisiyle Çin Borsası öncülüğünde global piyasalarda yaşanan alımlar, ABD Piyasalarındaki alımların da ana sebebini oluşturmuştur. ABD’de ise dün yayınlanan verilerde ISM Hizmet Sektörü Endeksi ve özel sektör istihdamı zayıf gelirken, FED’in Toplantı Tutanakları ekonominin bu yılın ilk iki ayında kötüleştiğini ortaya koymuştur.


                                Önceki günün ardından dünkü işlemlerde de GARAN ve ISCTR hisselerindeki zayıflığın devam etmesi, Ulusal-100 Endeksi’nin global piyasalardaki rallilere rağmen sıkıntılı bir seans yaşamasına neden olmuştur. Gün boyunca gelen alımlar endeksi 24,000 puanın üzerine atmakta başarılı olmazken, kapanış %0.79’luk nispeten sınırlı bir getiriyle 23,941 puandan oluşmuştur. Yurtdışı piyasalarda dünkü alımların devamını sağlayacak haber akışı gelmeyeceği beklentisi bugünkü hareketlerin daha çok sınırlı kar satışlarına kaymasına neden olurken, buna bağlı olarak endekste de açılışın %0.30-0.50 civarında bir getiriyle oluşmasını ancak bunun devamında 24,250-24,400 aralığının direnç olarak etkisini sürdürmesini bekliyoruz. Bugün BOE ve ECB’den 50’şer baz puanlık faiz indirimleri beklenirken, ABD’de de fabrika siparişleri açıklanacaktır. TÜFE’nin talepteki zayıflığa bağlı olarak eksi gelmesinin TCMB’ye 50-75 baz puanlık öncekilere göre daha sınırlı da olsa yeni bir faiz indirimi imkanı tanıması ise faiz piyasaları dışında herhangi bir etki yaratmamıştır. Teknik görünümde 23,600-23,400 ara destek bandının üzerinde kalıcı olma çabaları sürdürülecek ve aynı zamanda önemli olmaya devam edecekken, bu devam ettiği sürece 23,400-24,250(24,400) bandı öncelikli hareket marjı olarak takip edilebilir.

                                Hedef Menkul Değerler A.Ş.
                                Araştırma Bölümü

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information