Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #136
    Ve Sonunda Bu Da Oldu !

    New York Borsasında Dow Jones Sanayi Endeksi rekor düşüşle güne başladı.


    New York Borsasında Dow Jones Sanayi Endeksi rekor düşüşle güne başladı.

    Borsanın açılışında Dow Jones Endeksi, 28 Ekim 1997 yılından bu yana ilk kez 7 bin puanın altına düştü.

    Açılışta, Dow Jones Endeksi yüzde 1,74 düşerek 6 bin 940 puana gerilerken, Nasdaq Teknoloji Endeksi de yüzde 1,40 değer kaybedip 1.358 puan oldu.

    Düşüşte, bankaların yapısı ve ekonomi konusundaki kötümserliğin büyümesi etkili oldu.

    Endeks, 2007 yılı Ekim ayında 14 binin üzerine çıkıp rekor kırdıktan sonra, kredi krizi ve durgunluk nedeniyle yarı yarıya değer kaybetti.

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #137
      Ab Doğu ülkelerine Yardim Etmeyecek

      AB en son kararıyla yeni üye olan ülkelere özel bir ekonomikyardımda bulunmaya yönelik tasarıyı reddetti.

      AB doğu ülkelerine yardım etmeyecek


      Birliğin Brüksel’de yapılan zirvesinde üyeler arası işbirliği kararı alınmakla birlikte; Doğu Avrupa ülkelerinin verdiği desteğe rağmen, bu ülkelere yönelik kapsamlı bir kurtarma paketi oluşturma önerisi kabul görmedi.

      Alman başbakanı Angela Merkel konuyla ilgili yaptığı açıklamada krizin tüm Doğu Avrupa ülkelerinde eşit şekilde etkili olmadığını şuan da çok kötü durumda olan tek Doğu Avrupa ülkesinin Macaristan olduğunu belirtti.

      AB dönem başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek ise krizin tüm dünyada etkil olan olağanüstü bir durum olduğunu kabul ettiklerini ancak Avrupa birliğini yeni üye ülkeler-eski üyeler ya da Doğu Avrupa ülkeleri-Batı Avrupa ülkeleri diye iki ülkeye ayırmanın birliğin doğasına aykırı bir yaklaşım olduğunu belirtti.

      Nitekim birlikçe kabul edilen metin de ekonomik istikrarın AB üye ülkelerinin tümünde sağlanmasını öngörüyor.

      Buna göre, ekonomik krizin tüm Avrupa’da olduğu gibi Doğu Avrupa ülkelerinde de büyümeyi durdurduğu, ihracatta gözle görülür düşüşlere neden olduğu saptanmakla birlikte belli bir grup ülkeye yönelik bir paket yerine ülkeleri kendi koşullarına göre özel olarak içine alacak önlemlerin alınması kararı alındı.

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #138
        Ve sonunda bu da oldu !!!



        New York Borsasında Dow Jones Sanayi Endeksi rekor düşüşle güne başladı.

        Borsanın açılışında Dow Jones Endeksi, 28 Ekim 1997 yılından bu yana ilk kez 7 bin puanın altına düştü.

        Açılışta, Dow Jones Endeksi yüzde 1,74 düşerek 6 bin 940 puana gerilerken, Nasdaq Teknoloji Endeksi de yüzde 1,40 değer kaybedip 1.358 puan oldu.

        Düşüşte, bankaların yapısı ve ekonomi konusundaki kötümserliğin büyümesi etkili oldu.

        Endeks, 2007 yılı Ekim ayında 14 binin üzerine çıkıp rekor kırdıktan sonra, kredi krizi ve durgunluk nedeniyle yarı yarıya değer kaybetti.

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #139
          ABD piyasaları diken üstünde



          ABD piyasaları tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadı. Dow Jones endeksi, 12 yıl önceki seviyesine indi.

          Piyasalardaki satış dalgasında pek çok faktör etkili oldu. Bugün de piyasa, Hazine Bakanı Tim Geithner ve FED Başkanı Ben Bernanke'nin ABD Kongresi'nde yapacağı sunumu izleyecek.

          ABD piyasaları haftaya sigorta devi AIG'in tahminlerden daha büyük zarar ettiğini açıklaması ile başladı.

          Dünyanın en önemli yatırımcılarından Warren Buffett'ın hafta sonu şirket hissedarlarına yolladığı mektupta çizdiği kötümser hava, krizin hemen aşılamayacağının işareti ve Amerikan hazine bonolorında bir balon oluşmaya başladığı endişesi piyasalara tam anlamıyla kabus gibi çöktü.

          Pek çok uzmana göre Wall Street'teki satış dalgası ve 6800 puanın altında kapanması artık dünya piyasalarının Ayı piyasası dediğimiz geriye çekilen bir uzun süreli harekete girdiğinin işareti.

          Ama tüketici verilerindeki kısmi pozitif işaretler ve ABD'de yıllardan sonra ilk kez birikimlerin arttığının gözlenmesi ekonomi için sağlık verisi olarak görülüyor.

          Kredi piyasalarının hala istikrar bulamadığına dikkat çeken uzmanlar bugün ve Çarşamba günü Hazine Bakanı Tim Geithner'in Kongre'de yapacağı bütçe sunumunu izleyecekler.

          Geçen hafta piyasalara nefes aldıran FED Başkanı Ben Bernanke de bugün Senato'da ifade verecek.

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #140
            Piyasaları `batıyoruz` korkusu sardı



            Geçen haftadan bu yana başını kaldıramayan dünya borsalarını bu kez de küresel resesyonun derinleştiği endişeleri sardı. Borsalar ayrıca zordaki ABD'li ve uluslararası finans kuruluşlarının kurtarılma maliyetlerinin hızla artmasından da endişeli.

            AIG'nin 60 milyar dolarlık 4. çeyrek zararı açıklaması ve ardından ABD hükümetinden 30 milyar dolarlık ek yardım istemesi, Avrupa'nın en büyük bankası HSBC'nin yaklaşık 18 milyar dolarlık sermaye artırımına gidecek olması ve 2008'de vergi öncesi kârının yüzde 18 düşerek 19.9 milyar dolara gerilemesi piyasalarda krizin dibinin görünmekten uzak olduğu izlenimini yarattı.

            Reuters'a konuşan analistlere göre, cuma günü ABD'nin en büyük bankalarından Citigroup'taki devlek hissesinin yüzde 36'ya çıkarılmasıyla başlayan ve dün AIG'ye hükümet yardımıyla devam eden süreç sırada başka finans kurumları da var korkularını artırdı. Doğu Avrupa ekonomilerinin iflasın eşiğinde olduğu tartışmaları da yaşanan endişeleri körükledi.

            Endeksler diplerde

            MSCI dünya endeksi yüzde 1,9 gerileyerek 183.57 puanla 2003 Nisan'ından bu yanaki en düşük seviyesine indi. Endeks şubat ayını yüzde 10'un üzerinde kayıpla kapatmıştı. Dün Asya borsalarında yaşanan kan kayıpları Avrupa ve ABD borsalarındaki kayıpların da habercisi oldu. Tokyo Borsası, günü düşüşle tamamladı. Nikkei Endeksi, yüzde 3,8 değer kaybetti.

            Mitsubishi UFJ Financial Group ve diğer banka hisseleri, ABD'deki bankaların duurmu konusundaki endişelerden etkilendi ve düşüşe öncülük etti. Geçen hafta cuma günü ABD ekonomisinin yüzde 6,2 ile 1982'den bu yana en büyük daralmasını yaşadığının açıklanması da Asya ekonomileri için bir başka darbe oldu.

            Tokyo'daki Jujiya Securities'in yöneticilerinden Masayoshi Okamoto, Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD ekonomisi kötüleştikçe Japonya ve diğer Asya ekonomilerinin aldığı darbe katlanarak büyüyecek çünkü üreticiler kötü etkilenecek yorumunu yaptı. Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 3,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,2 geriledi. Avustralya, Tayvan ve Singapur'da da borsalar yüzde 3 ve üzerinde değer kaybetti. Japonya'nın dahil olmadığı MSCI Asya-Pasifik endeksi dün bir ara 24 Kasım'dan bu yanaki en düşük seviyesini gördü.

            Dün AIG'ye yeni yardım yapılmasının ardından dolar, çok sayıda para birimi karşısında değer kazanırken altın yüzde 1 yükselerek 950 dolar civarını gördü. ABD Hazine tahvilleri güvenli liman olmayı sürdürürken petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 3 gerileme yaşandı. Ham petrolün varili 43 dolar civarında işlem gördü.

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #141
              Citi yere serildi HSCB hafif yaralı



              Bir dönem hayat sigortasından yatırım danışmanlığına , kurumsal bankacılıktan perakende bankacılığa kadar bir çok alanda birden hizmet vererek finans sektörüne süpermarket anlayışını getiren ve serbest piyasanın marka isimlerinden olan Citigroup'un yüzde 40'ı artık devletin.

              Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ

              Citigroup gibi bir devin en büyük ortağının devlet olmasının yarattığı psikoloji bankacılık sektörünün neyi doğru neyi yanlış yaptığı yönünde bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 30 Eylül 2008 tarihinde biten mali yılda 20.3 milyar dolar zarar yazan Citigroup'un piyasa değeri hırsı sayesinde 2 yıl önce 270 milyar dolara kadar fırlamıştı. Şimdi ise bankanın değeri 8.2 milyar doları ancak buluyor.

              ABD'nin en büyük bankası bu durumdayken daha muhafazakâr büyüdüğü iddia edilen İngiliz bankacılık devi HSBC'nin 2008 yılı kârı yüzde 22 düşerek 19 milyar dolara geriledi. ABD'nin en büyük bankacılık devi çareyi devletleşmede görürken, Avrupa'nın lider bankası İngiliz HSBC krizi bir kaç sıyrıkla atlatmayı başarabildi.

              Uzmanlara göre bu durum zararlı varlıklara yatırım yapmayı tercih edip etmemekle alakalı. Yani Citigroup bilançosunun sol tarafını mortgage kredilerine dayalı zararlı varlıklarla doldurduğu için özsermayesinde erime görürken, HSBC bu varlıklara uzak durmayı tercih etti, ABD mortgage sektörüne yatırım yapmak yerine gelişmekte olan piyasalara odaklandı.

              HSBC krizi yeni hissetti

              Ancak kârının 4'te 3'ünü gelişmekte olan piyasalardan elde eden HSBC, 2009'la beraber gelişmekte olan piyasalarda da başlayan sıkıntılar ile aslında krizi daha yeni yeni hissetmeye başladı. Kriz karşısında ne devletten yardım alan ne de sermaye artırımına giden HSBC, dün 18 milyar dolarlık hisse senedi ihracına çıkacağını açıkladı.

              Bu, İngiltere'de şu ana kadar gidilen en büyük sermaye artırımı. HSBC sermaye artırımı ile sermaye rasyosunu daha da güçlendirmiş olacak. HSBC'nin Tier 1 tipi sermaye rasyosu eylül sonunda yüzde 8,9 ile Avrupa ortalamasının üstündeydi. Bu sermaye ihracının ardından ise oranın yüzde 10'lara kadar çıkacağı öngörülüyor.

              Devletleştirmeler kapıda

              Referans'a konuyu değerlendiren Burhan Karaçam Değer Kazandırma A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam'a göre ise Citigroup'la HSBC'nin durumu birbirinden farklı. Citigroup'da ve diğer ABD bankalarında olan, bilançonun solunda bulunan aktif varlıkların değer kaybetmesi ile ilgili.

              Buradaki değer kayıpları doğrudan özkaynaktan düşüyor diyen Karaçam, HSBC'nin krizde sadece kârında düşüş yaşamasını bu tip zararlı ürünlere diğerleri kadar yatırım yapmayı tercih etmemesine bağlıyor. Avrupalı bankalar arasında HSBC'nin sadece kâr düşüşü yaşaması bu bankanın diğer rakiplerine göre konut kredileri ve şirket sermayelerine dayalı yatırım araçlarına daha az yatırım yapmayı tercih etmesiyle alakalı diyen Karaçam, Citigroup için devletleştirmenin zorunluluk olduğunu, önümüzdeki dönemde ABD'de banka devletleştirmelerinin de hız kazanacağını söyledi. 31 Mart'a kadar bilançoların hazırlanacağını ve nisan ayında resmin tamamının görüleceğini vurgulayan Karaçam'a göre bundan sonra devletleştirmeler artabilir.

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #142
                Roubini: Resesyon 36 ay sürebilir



                Son yetmiş yılın en şiddetli resesyonu olarak görülen küresel mali kriz, Amerikalı ekonomistler yorumladı.

                Amerikan günlük gazetesi The New York Times, ünlü iktisatçı ve eski hükümet yetkilileriyle konuşarak 15’inci ayında bulunulan ekonomik resesyonla ilgili değerlendirmelerini yayınladı. Bazıları krizin 36 ay daha süreceği tahmininde bulunurken, bazıları ise yıl sonunda krizden çıkılacağı öngörüsünü yaptı.

                ’Kriz kahini’ olarak tanınan New York Üniversitesi’nde profesörlük yapan İstanbul doğumlu Nouriel Roubini, resesyonun 36 ay sürebileceğini söyledi. Nouriel Roubini, düşüşün tipik ’U’ şekli yerine daha şiddetli olan ’L’ şeklinde olabileceğini kaydetti. Harvard Üniversitesi’nden Niall Ferguson, resesyonun iki yıl süreceğinin düşünülebileceğini dile getirdi.

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #143
                  Dünya cuma gününü bekliyor

                  Dünyanın gözü 6 Mart cuma gününde. Cuma günü amerika'da işsizlik verileri açıklanacak. Bu gelecek olan veriler ile Amerika'nın resmen dibe vurması bekleniyor.


                  6 mart cuma günü ABD Şubat Tarımdışı İstihdam (bk:-648bin) ve ABD Şubat
                  İşsizlik Oranı (bk:%7,60) verileri açıklanacak.


                  60 YILIN EN BÜYÜĞÜ


                  Resesyon ABD'de şirketler ve tüketici üzerindeki etkisini artırdı ve
                  ekonomistler Şubat'ta son 60 yılın en büyük aylık iş kaybını bekliyor.Yeni ayın
                  ilk haftası en önemli ekonomik göstergeleri getiriyor: ISM endeksi ve tarım dışı
                  istihdam. Küresel ihracat piyasalarının kötüleşmesi ve ABD sermaye harcamasının
                  zayıflığı sebebiyle ISM endeksinin Şubat'ta %34 düşmesi bekleniyor.Tarım dışı
                  istihdam için beklentiler ise daha da kötü, ekonomistler Şubat'ta 630 bin düşüş
                  bekliyor. İşsizlik oranının %7.9'a çıkarak 1991 resesyonundaki %7.8 zirvesini
                  aşması ve 1984'den beri en yüksek orana yükselmesi bekleniyor. Bu da Aralık
                  2007'den resesyonun bitimine kadar beri 4.2 milyon kişi işini kaybetmiş olacak
                  demek oluyor

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #144
                    ABD bitmiş... Hedef 4-5 bin aralığı...

                    Küresel krizin etkileri en fazla sokaklarda hissediliyor. Bunun yanında fuarlara olan ilgi de o dönemin ekonomi görünümünü az çok yansıtan diğer bir unsur.

                    Sanko Menkul Değerler'den Burak Gerçek geçtiğimiz haftalarda ABD'de yapılan New York Traders Expo'ya ilişkin izlenimlerini.

                    İşte Gerçek'in hem New Yok sokakları hem de New York Traders Expo'ya ilişkin çok ilginç izlenimleri

                    Geçen hafta Sanko Menkul olarak New York Traders Expo'daydık. Fuara beklenen ilgi halk tarafından pek yoktu. Çünkü zaten ABD halkının çoğunun servetleri şuan finans piyasalarında erimiş durumda.

                    On binlerce kişinin işsiz kalmasından sonra Manhattan ise terk edilmiş bir şehir görünümündeydi. Öğle yemeği ve iş çıkışlarında hınca hınç dolan restoranlar, cafeler pub ve barlar bomboş, sokaklar ise yerini ıssız ve sessizliğe bırakmıştı.

                    Kiralık yazısını dükkan camlarına yapıştırması bile komik kaçan dünyanın en değerli caddelerinden biri olan 5th Avenue'de bir çok mağazada kiralık afişlerine rastlarken shut down olan mağazaların sayısını parmakla sayamadım. Final Sales-Closing Stores afişlerinin asıldığı bir diğer mağaza ise yine beni en çok üzen Times Square'in simge dükkanlarından Virgin Store'un kapanışı oldu. New York'u hiç bu kadar kötü görmemiştim. Hakikatten Manhattan bitmiş.



                    Bizzat yaşadığım bu görüntüleri yazmamın asıl sebebi ise son 6 aydır devamlı üzerinde durduğum Dow'da ki 7,200 beklenti hedefine ulaşıldı ama gördüğüm resim Dow'da daha yeni diplerin yakın gelecekte de görünüyor olması ve ayı piyasasının son derece şiddetli şekilde devam ettiğidir. New York'u gördükten sonra ise beklentilerimi 4-5bin puan aralığına revize ediyorum. Dow 10,200 seviyesini test ettiğinde eğer burası kırılırsa 7,200 hedef olur dediğim dostlarım bana güldüklerinde şimdi gerçeklerle yüzleşiyorlar ama hiç kimse kırılmasın Dow'un 7,200 Irak savaşı 3'lü dibi tek seferde kırılması 4-5bin puan aralığının önünü teknik anlamda ne yazık ki açmıştır.

                    Dün AIG’in bir operasyonla daha iflası ertelenmiştir. GM, Ford ve Crysler ise iflasa çok yakınlar. Bu hisselerin hepsinin fiyatı neredeyse penny stok olduklarından Dow endeks bazında gerçeği yansıtmamakla birlikte hala primli durmaktadır. Ama puansal açıdan asıl free flow enerji petrol şirketlerindeki yaşanacak düşüşlerle gelecektir. Endeks üzerinde en fazla ağırlığa sahip olan IBM'den sonra gelen Exxon ve Chevy hisselerine gelecek ağır satış dalgası 1.ve 2 çeyrekte petrol fiyatlarının düşmesiyle gelecek olan bilançolardaki karlılıkları azan bu 2 şirket piyasayı büyük oranda aşağı çekecektir.

                    Yurtiçinde ise hala göreceli olarak tutunmaya çalışan IMKB bu ağırlığa dayanamayıp büyük satışların gelmesi çok yakındır. IMKB100'deki 20,800 dibinin test edilmesi an meselesi olurken kırılması durumunda 18 ve 16 bin aralığına muhtemelen yeni bir dalga ile devam edilecektir. VOB endeks kontratlarında ise short pozisyonlar bir önceki 26,400 dibine kadar korunmalıdır.

                    Yatırımcılara ısrarla tepki hareketine long pozisyon açmamalarını, takaslarda uzun pozisyon taşıyan büyük yabancı kurumların dahi zararlar yazacağını ve buna kanmamaları gerektiğini, her tepkinin yaşandığı ve zorlandığı yerden short için fırsat olarak kullanılması gerektiğini tekrardan ısrarla yazıyorum. Ayı piyasası devam etmektedir ve hiç bir şekilde ne günlük ne haftalık nede aylık grafiklerde dönüş sinyali vermemekle birlikte taban formasyonu dahi yapılmamış durumdadır.



                    Döviz piyasalarında ise USD/TRY paritesinde son 5 ay içerisinde 3. kez 1,7380 ve 1,7470 ikili zirvesi yeniden denenecek. 23 Haziran 2006 Mayıs-Haziran dalgasında denenen 1,7660 ve 24 Mart 2003 yılındaki yaşadığımız krizdeki 1,77 zirvesi ile toplanda 5. kez denenecek. 1,75 direnci kuvvetli ve bu son deneme daha sakin olurken kırması zor ama dünya piyasalarındaki gelişmelere bağlı olarak zirve seviyelerinde olası yükselecek tansiyon bu seviyenin kırılmasına yol açabilir.

                    1,77'nin geçilmesi beraberinde yeni alımları hızlandırabilir. Bu nedenle sert hareketler bir anda paritede hızlı yükselişleri meydana getirebilir. 1,77 üzerinde daha önceden herhangi bir rakam telaffuz edilmediğinden dolayı piyasanın tepesini öngörmek son derece zor ama 2TL seviyesi psikolojik olarak karşımıza çıkmaktadır.

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #145
                      İşte doları yükselten 5 neden!!!



                      Dün 1.7350 liraya çıkan dolar tarihi zirvesine çok yaklaştı. Doları tetikleyen neden Euro’daki kayıp ve Türkiye’den çıkan paralar.

                      MİLLİYET

                      Dolar dün 1.7350 liraya kadar yükselirken TL karşısındaki tarihi zirvelerini zorlamaya başladı. Bir günlük artış 3 kuruşu buldu. Amerikan parası, Türk Lirası karşısında 11 Şubat’tan bu yana yüzde 6.6 değer kazanırken, artışın arkasındaki 5 temel neden dikkat çekiyor. Başlıca neden yabancıların son 15 günde Türkiye’den çıkardıkları 2-2.5 milyar dolar olarak gözüküyor. Ayrıca küresel kriz, özel sektörün dış borç ödemeleri ve bireysel yatırımcının döviz satışını durdurması da önemli etkenler arasında.

                      İşte doları tırmandıran 5 neden:

                      1-) Euro’daki kayıp doları şahlandırıyor

                      Avrupa Birliği ülkelerinin krize karşı ortak bir politika belirleyememesi Euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesine neden oluyor. Örneğin son olarak Doğu Avrupa ülkelerinin ekonomik açıdan desteklenmesi konusunda Birlik içinde ortak görüş sağlanamadı. Bu gelişme nedeniyle sadece dün Euro, dolar karşısında yüzde 0.8 değer kaybetti. Euro’daki düşüş doların iç piyasadaki fiyatının da daha hızlı artmasına neden oluyor. 11 Şubat’tan bu yana dolar TL karşısında yüzde 6.6 prim yaparken, Euro’daki artış yüzde 3.7 kaldı.

                      2-) TL’nin rakipleri de çöküşe geçti

                      Tüm dünyada yatırımcılar, kriz sırasında en güvenilir liman olarak kabul edilen ABD Hazine tahvillerine yöneliyor. Bu talep nedeniyle 1 yıl vadeli ABD Hazine tahvilinin yıllık faizi yüzde 0.6’ya kadar inerek tarihinin en düşük düzeylerine geriledi. Tahvil almak için dolara geçen yatırımcı gelişen piyasalarındaki varlıklarını satıyor. Bu yüzden sadece TL değil, tüm para birimleri dolara karşı değer kaybediyor. Örneğin TL’nin düşüşünün yüzde 6.6 olarak gerçekleştiği 11 Şubat’tan bu yana dolara karşı Polonya Zilotisi yüzde 10.1, Kore Won’u yüzde 12.72, Macaristan Forint’i yüzde 8.5 değer kaybetti.

                      3-) Yabancı 2 haftada 2.5 milyar götürdü

                      Piyasalardaki yabancı çıkışı Merkez Bankası faizlerinin düşmesiyle hızlandı. 11 Şubat’tan bu yana yabancı yatırımcıların İMKB’deki payı 3.4 puan düşüşle yüzde 63.53’e indi. Bono piyasasında ise henüz veriler ortaya çıkmamasına rağmen, özellikle 19 Şubat’ta Merkez Bankası’nın 1.5 puanlık sürpriz faiz indiriminden sonra yabancı satışlarının hızlandığı görülüyor. Bankacıların hesaplaması sadece şubatın üçüncü haftasında hisse senedi piyasasında 300, bonoda ise 900-1.2 olmak üzere toplam 1.2-1.5 milyar dolarlık yabancı çıkışı olduğu yönünde. Geçen hafta da devam eden satışlarla son iki haftada Türkiye’den 2-2.5 milyar dolara yakın yabancı sermaye çıkışı olduğu tahmin ediliyor.

                      4-) Sendikasyon ve dış borç için 13.4 milyar dolar

                      Türkiye’ye doğrudan ve portföy yatırımı yoluyla gelen yabancı sermaye miktarı azalırken, bankalar ve özel sektörün geçen yıllarda aldığı dış borçların ödemesi devam ediyor. Bankacılık sektörü mart-nisan ve mayıs ayında toplam 2.85 milyar dolarlık sendikasyon kredisi geri ödemesi yapacak. Bankaların ekim sonuna kadar yapacağı toplam dış borç servisi ise 6.2 milyar doları buluyor. Reel sektör de ekim sonuna kadar toplam 7.2 milyar dolar ödeyecek. Bu da döviz talebi yaratıyor.

                      5-) 12.5 Milyar $ çıktı yastık altındaki para azaldı

                      Geçen yılın son üç ayında yabancı yatırımcı Türkiye’den 11.5 milyar dolar götürdü. Buna karşın Merkez Bankası’nın Ödemeler Dengesi’nde ‘Net Hata Noksan’ olarak takip ettiği kimliği belirsiz para girişi 12.5 milyar dolar oldu. Kimliği belirsiz sermaye girişi nedeniyle geçen yıl kurlar fazla artmadı. Bu para girişi çoğunlukla yastıkaltı altın ve dövizlerin yükselen fiyatlar nedeniyle vatandaş tarafından satılarak sisteme sokulmasından kaynaklandı. Ancak yastıkaltı kaynak da sonsuz olmadığı için bu kaynaktan piyasaya döviz girişi azaldı. Bu da piyasalarda döviz arzı eksikliği doğurdu.

                      DOLAR BUNDAN SONRA NE OLUR?

                      DOLARIN bugüne kadar gördüğü en yüksek seviye 1.75-1.77 TL aralığı. Bu seviye daha önce 2001 Kasım, 2003 Mart ve 2006 Haziran aylarında denendi ve dolar bu seviyeden aşağı doğru düşüşe geçti. Bu yüzden söz konusu seviye teknik anlamda tarihi bir direnç olarak kabul ediliyor. Eğer yukarıda belirttiğimiz olumsuz şartlar devam ederse bu direncin kırılması mümkün olabilir: Teknik analistlere göre 1.75-1.77 arasındaki bandın kırılması durumunda doların ilk etapta gideceği nokta 1.85 lira. Burayı da geçerse 1.94 ve 2.03 lira yeni hedefleri olacak.

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #146
                        IMF Başkanından Avrupa’ya sert eleştiri



                        IMF ’nin Başkanı Dominique Strauss-Kahn Avrupa’nın

                        ekonomik kriz karşısında ortak bir strateji geliştirememesini eleştirdi.

                        Avrupalıların, özellikle bankaların, yeniden yapılandırılması konusunda iyi politikalar uygulayamamalarından endişe duyduğunu belirten Kahn, genel olarak yürütülen kriz planını doğru bulduğunu ancak planının ikinci aşaması olan bankaların bütçelerinin dengelemesi konusunda yavaş hareket edildiğini sözlerine ekledi.

                        Avrupa Birliği üyesi ülkeler krizin sert bir şekilde vurduğu Doğu Avrupa ülkelerine yardım yapılmasını öngören planı reddettiklerini belirttiler.
                        IMF Başkanı Kahn’a göre euro bölgesinin zayıflıklarından biri de tek bir politika üretilememesidir.

                        Bölgedeki Yunanistan gibi problemli ülkelerin krizden dolayı yaşadığı ekonomik sorunların temelinde de euro bölgesinde önceden öngörülmüş belli bir mekanizmanın olmaması yatmaktadır.

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #147
                          Türk bankaları yatırım için cazip

                          JCR-Eurasia Rating, Türk bankacılık sektörünü, topluca yatırım yapılabilir kategori içinde değerlendirerek sektörün uzun vadeli ulusal notunu AA (Trk), görünümünü ise "Durağan" olarak belirledi. JCR, yerel fon sağlayıcıların likidite seviyelerini zorlayacak herhangi bir tedirginlik içerisinde olmaması, Merkez Bankası'nın yarattığı potansiyel likidite olanakları sayesinde bankaların kendi aralarındaki güven unsurunun devam etmesi, düzenleme, denetleme ve izleme faaliyetlerinin uluslararası ve yüksek kalitede yürütülmüş olması, objektif kredilendirme kriterlerinin geliştirilmesi ve bilançolarda sentetik ürünlere yer verilmemesinin Türk bankalarının krizden etkilenmemesini sağladığını ileri sürdü. Türk bankacılık sisteminin finansal tablolarında ölçülen piyasa riski oldukça düşük olduğu, ancak banka bilançolarında ölçülmeyen piyasa riskleri ile yüksek miktarlarda ölçüm dışı bırakılan piyasa riskine maruz değerlerin de bulunmasının sektör kârlılığında volatiliteyi yükselten önemli etkenlerden biri olduğu vurgulandı. TL'nin değer kaybetme süreci, uluslararası fon bulmanın zor ve maliyetli hale gelmesi, mevduat vadelerinin kısa olmasının Türk bankacılık sisteminin devam eden önemli yapısal riskleri olduğu kaydedildi.

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #148
                            Dolar güne nasıl başladı?

                            İstanbul serbest piyasada dolar 1,7350 TL, avro 2,1700 TL'den güne başladı.

                            Kapalıçarşı'da 1,7250 TL'den alınan dolar 1,7350 TL'den satılıyor. 2,1600 TL'den alınan avronun satış fiyatı ise 2,1700 TL olarak belirlendi.

                            Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,7270 TL, avronun satış fiyatı ise 2,1750 TL olmuştu.

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #149
                              Obama Ekonomiden ümitli Değil

                              ABD Başkanı Barack Obama, ABD ekonomisinde yakın dönemde bir iyileşme olacağına dair ümidinin az olduğunu söyledi.

                              ABD Başkanı Obama, ekonomiden ümitli değil


                              Obama, Ulaştırma Bakanlığında yaptığı konuşmada, ABD ekonomisinin 2008’in son çeyreğindeki durumunun, son 25 yılın en kötüsü olduğunu ifade etti. Başkan Obama, ekonominin, bu yılın ilk çeyreği için de az ümit vaat ettiğini belirtti.
                              Hükümetinin karşı karşıya bulunduğu başlıca konulardan birinin, donmuş kredi pazarını açmak olduğunu belirten Obama, Merkez Bankası ile Hazine tarafından yeni bir kredi girişiminin başlatılacak olmasının, bu pazarın yeniden açılmasına yardımcı olacağını bildirdi.
                              Yeni tüketici kredisi girişiminin, 1 trilyon dolar kredi yaratması bekleniyor.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #150
                                Sigorta devi AIG bu kez de üçe bölünüyor



                                ABD hükümetinden bugüne kadar 150 milyar dolar kaynak sağlayan AIG’nin ayakta kalabilmesi için şimdi de en az üçe bölünmesi gerektiği ortaya atıldı

                                Sigorta devi AIG’nin en az üçe bölünerek faaliyetlerini sürdürebileceği belirtiliyor. AIG ile hükümet yetkilileri arasında görüşmelerin sürdüğü ve sigorta devinin devlet tarafından kontrol edilen en az üç parçaya ayrılarak faaliyetlerini sürdürülmeye çalışılacağı ifade ediliyor. Böylelikle, AIG’nin Asya operasyonları, uluslararası sağlık sigortası faaliyetleri ve ABD’de gerçekleştirilen sigortacılık faaliyetleri ayrı ayrı gerçekleştirilecek.

                                Sigorta devi AIG’nin, geçen yılın dördüncü çeyreğinde 61.7 milyar dolarlık zarar etmesi piyasaları altüst etmişti. Şirket, bir dakika da 465 bin dolar zarar etmiş oldu. Dakika da 465 bin dolarlık zarar, ABD şirket tarihinde bir rekor.

                                Borcu Kuveyt kadar

                                2008’in tamamındaki 99.29 milyar dolarlık zarar ise Kuveyt’in GSYIH’sına eşdeğer. AIG’nin, geçen yıl hükümetten aldığı 150 milyar dolarlık yardımın ardından, ABD hükümeti, AIG’nin yüzde 80’ine sahip oldu. ABD Hazinesi’nin AIG’ye 30 milyar dolarlık ek kaynak sağlayacağı ifade ediliyor. Böylelikle geçen yılın eylül ayından bu yana AIG’ye 180 milyar dolarlık devlet yardımı yapılmış olacak.

                                Analistler, AIG’nin faaliyetlerine devam etmesi için alınan önlemlerin kritik önemi haiz olduğunu belirtiyor. AIG halen piyasaların kırılganlığı üzerinde önemli etki yapıyor. Hükümetin AIG konusunda hareketsiz kalmasının ekonomi ve vergi mükellefleri üzerindeki maliyetinin olağanüstü derecede yüksek olabileceğini belirtiliyor. AIG 130’dan fazla ülkede faaliyet gösteriyor...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information