Cafe ELİT
Collapse
This topic is closed.
X
X
-
-
-

Zumbaba Nickli Üyeden Alıntı
“Türk Gladyosu” olarak tanımlanan Ergenekon davasında örgütlenmenin amacını, sanıkların “Kubilay olmaya hazırız” cümlesinde özetlemek mümkün. Bursa’dan da Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü Mustafa Yurtkuran ve Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz ile 15 kişi daha çeşitli suçlardan yargılanan isimler arasında.
“Türk Gladyosu” olarak tanımlanan “Ergenekon yapılanması”nın Bülent Ecevit, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetlerine karşı darbe planı içerisinde olduğu ifade edildi.
Rektörlüğünü yaptığım Uludağ Üniversitesi’nde mitinge katılım için bir organizasyon yapılmadı. Ancak kişisel katılımlar olmuştur. Benim bildiğim kadarıyla bu yürüyüşü Ankara Üniversitesi Rektörü Nusret Aras ile Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ertuğrul Kazancı organize etmişlerdir.
“ATATÜRK MATATÜRK” İFADESİNİ NEDEN KULLANDI?
ADD’ nin partiler üstü bir sivil toplum örgütü 08.09.2008 tarihinde saat:13.29 sıralarında Levent Geçelli ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde “Gerekçe yok anladığım kadarı ile bu Atatürk matatürk işlerinde böyle Ak partinin fazla dikatini çekmek istemiyorum” şeklindeki sözlerimde Matatürk ifadesi sürçü lisandır.
MUSTAFA YURTKURAN MASON MUYDU?
İkametinde yapılan aramada, Adına düzenlenmiş olan;“Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası üye Kartı, ( No: 91/128)”

şeklinde ibare bulunan üye kartı ile ilgili olarak; Ben rektör seçilene kadar adı geçen derneğin üyesiydim.




Uludağ Üniversitesi öğretim elemanlarından Nilüfer İnceman Akgün, Erkan Şenşekerci ve Mustafa Yurtkuran’ın rektörlüğünde yüksek lisansı dahi olmadan okutman olarak üniversiteye alınan Hayrettin Şahin, U. Ü. öğretim elemanı Dr. Mine Akkuş’un açtığı intihal davasından çıkacak son kararı bekliyor. Hukuk Mahkemesi’nde Akkuş’un eserinden çalıntı yapıldığına hükmedilerek, davalıların tazminat ödemesine karar verilmişti.

Uludağ Üniversitesinde Rektör Kamil Dilek’in yarattığı hayal kırıklığı devam ediyor. Eski Rektör Mustafa Yurtkuran’a yakın isimleri terfi ettirmesi, “Nutuk Dersi”ni ısrarla müfredattan kaldırmayışı nedeniyle Dilek, “Yurtkuran’ın kötü bir kopyası” olarak tanımlanıyor ve Uludağ Üniversitesini ulusalcıların arka bahçesi yaptığı konuşuluyor. Kamil Dilek’in son olarak da Akademik Kurul Toplantısı’nı seçim kampanyasına dönüştürmesi tepkileri çekti.

ÇAKMA YURTKURAN
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’in dönemi, Ergenekon davasından hüküm giyen eski Rektör Mustafa Yurtkuran’a yakın isimleri önemli görevlere getirdiği iddia edilerek “II.Yurtkuran Dönemi” olarak adlandırılıyor. Ayrıca Rektör Dilek, yine Yurtkuran’ın müfredata dahil ettiği “Nutuk” dersinin tüm bölümler için zorunlu olarak okutulmasında ısrar ediyor.
ÇAPULCUYA TESLİM OLDU
Rektör Dilek, Hukuk Fakültesi mezuniyet törenine ‘#diren’ yazan tişörtle katılan Yrd. Doç. Dr. Timuçin Köprülü ve sınav kağıdına barkod uygulaması ile “heryertaksimheryerdireniş” sloganını iliştiren Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Abacı’ya destek olarak da tavrını ortaya koydu. Dilek, başlattığı disiplin soruşturması ile Köprülü ve Abacı hakkında yasal işlem yapılmasının önünü kapatmış oldu.
BOŞA GEÇEN YATIRIMSIZ YILLAR
Rektör Kamil Dilek dönemindeki ilgisizlik ve yetersizlikten Üniversite Hastanesi de nasibini aldı. Özellikle yoğun bakım ünitesi ve poliklinikler başta olmak üzere ilave yatırımlar yapılmadığından hastanede hiçbir iyileştirme gerçekleştirilemedi. Hastanenin fiziki donanımı hasta sayısına oranla yetersiz kalırken hijyenik koşulların da sağlık kurumuna yakışmayacak vaziyette olduğu görülüyor.
Türkiye’de sadece Uludağ Üniversitesi’nde okutulan ve başka bir örneği daha bulunmayan Nutuk dersiyle ilgili haberleri daha önce sütunlarımıza taşımış ve bu dersi vermekte zorluk çeken yabancı öğrencilerin durumunu haberleştirmiştik. Ergenekon davasında müebbet istemiyle yargılanan ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Mustafa Yurtkuran’ın rektörlüğü döneminde müfredata dahil edilen ve Atatürk İlke ve İnkılapları dersinin yanı sıra zorunlu olarak okutulan Nutuk dersi özellikle Uludağ Üniversitesi’nde okuyan yabancı öğrencilerin çilesi olamaya devam ediyor.
YÖK’ÜN DEKAN OLARAK ONAYLAMADIĞI İSMİ VEKİL OLARAK ATADI
MUHAFAZAKÂRLARA SUS PAYI
Rektör Dilek hakkında öne sürülen iddialar bununla sınırlı değil. Bu iddialardan bir diğeri ise Rektör Dilek’in üniversite içinde yapılan haksız görevlendirmelere itiraz eden muhafazakâr gruba sus payı olarak küçük görevler verdiği şeklinde dile getiriliyor.
ÜNİVERSİTE HASTANESİ’NİN DURUMU İÇLER ACISI
Üniversitenin Tıp Fakültesi Hastanesi’yle alakalı oldukça çarpıcı iddialar dillendiriliyor. Özellikle yoğun bakım ünitesi, acil birimi, poliklinikler ve kliniklerin durumunun içler acısı bir halde olduğu ve Üniversite hastanesinin hijyen koşullarına uygun olmadığı, fiziki şartlarının iyileştirilmediği ileri sürülüyor. Dikkat çekici iddialardan bir diğeri de Tıp Fakültesi hocaları hakkında. Tıp Fakültesindeki hocaların kişisel olarak tahakkümünün devam ettiği ve hocaların muayenehanesine uğramayan hastaların Üniversite hastanesinde tedavi imkanı bulamadıkları öne sürülüyor.
http://sehirmedya.com/haftanin-manse...in-kamil-hoca/
Nickli Üyeden Alıntı[b]Üniversiteler Bilim yuvası olmaktan çıkıp Filim yuvası olmuştur
Tamamen ideolojilerin hakimiyetinde senden bende eş dost çoluk
çocuk kayırmacılığı yemekhanede ağzına kaşık götürmekten zaruri insani ihtiyaçlarını
gidermekten aciz
Prof çocukları eşleri dost'ları değişik maddelerden istifade okutman v.s.
unvanlarla uydurma kişiye özel alım ilanlarıyla sözümona Hoca olarak
görev yaptırılmakta
Üniversite çağına gelmiş adı üstünde bilimsel eğitim almak için
kırk engeli aşmış çocuklarımıza öğretmenlik yaptırılmaktadır.
Hükümet halen YÖK yasasını çıkarmakta direnmekte
Çıkaracağı YOK yasa taslağıda güdük eskisinden beter durumdadır
Üniversitelerde çalışan binlerce İdari personel yüzlerce Yardımcı doçent
ve altındaki ünvanlarda görev yapan akademisyenler kendilerini 4 yıl idare edecek
Rektör seçimlerinde oy kullanamamakta elit zümre Bir kaç düzine Prof binlerce kişiye hükmeden
kişiyi tayin edip (çoğu zaman oylarını bir kaç bin lira döner sermaye ödeneği veya dizüstü bilgisyara satanlarda
yok değil hani "EŞİ İÇİN RÜŞVET DAĞITAN REKTÖR YÖK'E TAKILDI - http://www.habervitrini.com/gundem/e...kildi--352256/)
4 yıl boyunca çin usulü işkence kapılar bir kapanıyor taaaa bekleki seçim yaklaşsın ozaman açılmaca
seçimden sonra Rektör (üniversite müdürü) şah rıza pehlevi mi dersiniz hafız esadmı dersiniz derdinizi
anlatmak ne mümkün anlatsanızda artık sizin yurdunuzu pireler basar kampüs içinde rahat yüzü göremezsiniz
Oysa Rektöre göre ideolojiye bürünen bukellemunlar gah bakmışssın göğüslerinde lenin arması
gah Uluönderimizi sömürmek için Atatürk rozeti gah da ceviz büyüklüğünde tesbihlerle camide İmamın enseye
kırım kongolu kene gibi yapışırlar
ama her türlü brokrasi para gelir gider yönetim idare herşey bunlara teslim edilir
bunlar rektörün sadık kulları
bunlarda kendi etraflarında yavşak barındırırlar
ancak Vatan millet sakarya uğruna her türlü fedakarlığa katlananlar bir kulp bulunarak en pis yerlere sürülür
aşşağılanır gerekirse bir soruşturma ile sicilide karalanırki Yükselme şansı hiç kalmasın Anasından emdiği süt burnundan getirilir.
Yahni sizin anlayacağınız Holywood yada brezilyada bile o kadar entrikalı senaryolar yazılmaz yazılamaz
Zaten öyle olmasaydı
Bu güne kadar bir çok hastalığa Bir tane olsun bir tür ilaç bulunurdu
Hollandadan sığır ithal etmez Anadolunun yerli ırklarını geliştiridik
İsrailden Tohum alıp şu an geçmişte elimizde bulunan yüzlerce arı ırk (orijinal) sebze baklagiller vs
tohumları saklamış olur geliştirir kanser başta olmak üzere bir çok çaresiz hastalıkla boğuşan dünyada çoluk
çocuklarımıza Genetiği bozulmamış meyva sebze vs. besinler yedirirdik
Hülasa Yeşil Takkeyi takan gızıl koministte olsa en azılı ermenide olsa Mason localarını en sadık köpeğide olsa
Üniversitelerde yönetici yapıldı kendini Usta zanneden cin alide bunlar nassı olsa benden diye YÖK yasası için
halen ayak sürümekte gerçi çıkan yasalarında millete neler getirdiğide tartışılırda

Yorum
-
-
-
-
-
Hollande: BNP Paribas cezası tüm Avrupa'yı yakar 05 Haziran 2014 Perşembe, 21:54
BNP Paribas'ya uygulanması muhtemel 10 milyar $'lık cezayı eleştiren Hollande, bu akşam G7 çalışma yemeğinde, Obama'yı cezanın düşürülmesi konusunda ikna etmeye çalışacak
Hollande: BNP Paribas cezası tüm Avrupa'yı yakar
Fransa Devlet Başkanı Francois Hollande, ülkenin en büyük bankası BNP Paribas'ya ABD yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle uygulanması muhtemel 10 milyar dolarlık para cezasının, Avrupa finansal sektörünün istikrarını olumsuz etkileyecek yankıları olabileceğini belirtti.
Hollande bugün G7 Zirvesi kapsamında Brüksel'de düzenlenen basın toplantısında, "ABD'li yetkililer yalnızca haksız değil aynı zamanda orantısız olan bu cezanın sonuçlarının tek bir Fransız bankasının ötesinde olacağının farkına varmalı. Cezayla Avrupa'nın finansal sistemine yönelik şüphe yaratılarak diğer bankaların da bundan etkilenmesine sebep olunabilir" dedi.
Hollande, bu akşam Paris'ta gerçekleştirilecek çalışma yemeğinde ABD Başkanı Barack Obama'ya, geçen yıl 6.6 milyar dolarlık kar elde eden BNP Paribas'ya uygulanması planlanan 10 milyar dolarlık ceza konusunda baskı yapmayı deneyecek.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-

“Türk Gladyosu” olarak tanımlanan Ergenekon davasında örgütlenmenin amacını, sanıkların “Kubilay olmaya hazırız” cümlesinde özetlemek mümkün. Bursa’dan da Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü Mustafa Yurtkuran ve Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz ile 15 kişi daha çeşitli suçlardan yargılanan isimler arasında.
“Türk Gladyosu” olarak tanımlanan “Ergenekon yapılanması”nın Bülent Ecevit, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetlerine karşı darbe planı içerisinde olduğu ifade edildi.
Rektörlüğünü yaptığım Uludağ Üniversitesi’nde mitinge katılım için bir organizasyon yapılmadı. Ancak kişisel katılımlar olmuştur. Benim bildiğim kadarıyla bu yürüyüşü Ankara Üniversitesi Rektörü Nusret Aras ile Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ertuğrul Kazancı organize etmişlerdir.
“ATATÜRK MATATÜRK” İFADESİNİ NEDEN KULLANDI?
ADD’ nin partiler üstü bir sivil toplum örgütü 08.09.2008 tarihinde saat:13.29 sıralarında Levent Geçelli ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde “Gerekçe yok anladığım kadarı ile bu Atatürk matatürk işlerinde böyle Ak partinin fazla dikatini çekmek istemiyorum” şeklindeki sözlerimde Matatürk ifadesi sürçü lisandır.
MUSTAFA YURTKURAN MASON MUYDU?
İkametinde yapılan aramada, Adına düzenlenmiş olan;“Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası üye Kartı, ( No: 91/128)”

şeklinde ibare bulunan üye kartı ile ilgili olarak; Ben rektör seçilene kadar adı geçen derneğin üyesiydim.




Uludağ Üniversitesi öğretim elemanlarından Nilüfer İnceman Akgün, Erkan Şenşekerci ve Mustafa Yurtkuran’ın rektörlüğünde yüksek lisansı dahi olmadan okutman olarak üniversiteye alınan Hayrettin Şahin, U. Ü. öğretim elemanı Dr. Mine Akkuş’un açtığı intihal davasından çıkacak son kararı bekliyor. Hukuk Mahkemesi’nde Akkuş’un eserinden çalıntı yapıldığına hükmedilerek, davalıların tazminat ödemesine karar verilmişti.

Uludağ Üniversitesinde Rektör Kamil Dilek’in yarattığı hayal kırıklığı devam ediyor. Eski Rektör Mustafa Yurtkuran’a yakın isimleri terfi ettirmesi, “Nutuk Dersi”ni ısrarla müfredattan kaldırmayışı nedeniyle Dilek, “Yurtkuran’ın kötü bir kopyası” olarak tanımlanıyor ve Uludağ Üniversitesini ulusalcıların arka bahçesi yaptığı konuşuluyor. Kamil Dilek’in son olarak da Akademik Kurul Toplantısı’nı seçim kampanyasına dönüştürmesi tepkileri çekti.

ÇAKMA YURTKURAN
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’in dönemi, Ergenekon davasından hüküm giyen eski Rektör Mustafa Yurtkuran’a yakın isimleri önemli görevlere getirdiği iddia edilerek “II.Yurtkuran Dönemi” olarak adlandırılıyor. Ayrıca Rektör Dilek, yine Yurtkuran’ın müfredata dahil ettiği “Nutuk” dersinin tüm bölümler için zorunlu olarak okutulmasında ısrar ediyor.
ÇAPULCUYA TESLİM OLDU
Rektör Dilek, Hukuk Fakültesi mezuniyet törenine ‘#diren’ yazan tişörtle katılan Yrd. Doç. Dr. Timuçin Köprülü ve sınav kağıdına barkod uygulaması ile “heryertaksimheryerdireniş” sloganını iliştiren Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Abacı’ya destek olarak da tavrını ortaya koydu. Dilek, başlattığı disiplin soruşturması ile Köprülü ve Abacı hakkında yasal işlem yapılmasının önünü kapatmış oldu.
BOŞA GEÇEN YATIRIMSIZ YILLAR
Rektör Kamil Dilek dönemindeki ilgisizlik ve yetersizlikten Üniversite Hastanesi de nasibini aldı. Özellikle yoğun bakım ünitesi ve poliklinikler başta olmak üzere ilave yatırımlar yapılmadığından hastanede hiçbir iyileştirme gerçekleştirilemedi. Hastanenin fiziki donanımı hasta sayısına oranla yetersiz kalırken hijyenik koşulların da sağlık kurumuna yakışmayacak vaziyette olduğu görülüyor.
Türkiye’de sadece Uludağ Üniversitesi’nde okutulan ve başka bir örneği daha bulunmayan Nutuk dersiyle ilgili haberleri daha önce sütunlarımıza taşımış ve bu dersi vermekte zorluk çeken yabancı öğrencilerin durumunu haberleştirmiştik. Ergenekon davasında müebbet istemiyle yargılanan ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Mustafa Yurtkuran’ın rektörlüğü döneminde müfredata dahil edilen ve Atatürk İlke ve İnkılapları dersinin yanı sıra zorunlu olarak okutulan Nutuk dersi özellikle Uludağ Üniversitesi’nde okuyan yabancı öğrencilerin çilesi olamaya devam ediyor.
YÖK’ÜN DEKAN OLARAK ONAYLAMADIĞI İSMİ VEKİL OLARAK ATADI
MUHAFAZAKÂRLARA SUS PAYI
Rektör Dilek hakkında öne sürülen iddialar bununla sınırlı değil. Bu iddialardan bir diğeri ise Rektör Dilek’in üniversite içinde yapılan haksız görevlendirmelere itiraz eden muhafazakâr gruba sus payı olarak küçük görevler verdiği şeklinde dile getiriliyor.
ÜNİVERSİTE HASTANESİ’NİN DURUMU İÇLER ACISI
Üniversitenin Tıp Fakültesi Hastanesi’yle alakalı oldukça çarpıcı iddialar dillendiriliyor. Özellikle yoğun bakım ünitesi, acil birimi, poliklinikler ve kliniklerin durumunun içler acısı bir halde olduğu ve Üniversite hastanesinin hijyen koşullarına uygun olmadığı, fiziki şartlarının iyileştirilmediği ileri sürülüyor. Dikkat çekici iddialardan bir diğeri de Tıp Fakültesi hocaları hakkında. Tıp Fakültesindeki hocaların kişisel olarak tahakkümünün devam ettiği ve hocaların muayenehanesine uğramayan hastaların Üniversite hastanesinde tedavi imkanı bulamadıkları öne sürülüyor.
http://sehirmedya.com/haftanin-manse...in-kamil-hoca/
.... Nickli Üyeden Alıntı[b]Üniversiteler Bilim yuvası olmaktan çıkıp Filim yuvası olmuştur
Tamamen ideolojilerin hakimiyetinde senden bende eş dost çoluk
çocuk kayırmacılığı yemekhanede ağzına kaşık götürmekten zaruri insani ihtiyaçlarını
gidermekten aciz
Prof çocukları eşleri dost'ları değişik maddelerden istifade okutman v.s.
unvanlarla uydurma kişiye özel alım ilanlarıyla sözümona Hoca olarak
görev yaptırılmakta
Üniversite çağına gelmiş adı üstünde bilimsel eğitim almak için
kırk engeli aşmış çocuklarımıza öğretmenlik yaptırılmaktadır.
Hükümet halen YÖK yasasını çıkarmakta direnmekte
Çıkaracağı YOK yasa taslağıda güdük eskisinden beter durumdadır
Üniversitelerde çalışan binlerce İdari personel yüzlerce Yardımcı doçent
ve altındaki ünvanlarda görev yapan akademisyenler kendilerini 4 yıl idare edecek
Rektör seçimlerinde oy kullanamamakta elit zümre Bir kaç düzine Prof binlerce kişiye hükmeden
kişiyi tayin edip (çoğu zaman oylarını bir kaç bin lira döner sermaye ödeneği veya dizüstü bilgisyara satanlarda
yok değil hani "EŞİ İÇİN RÜŞVET DAĞITAN REKTÖR YÖK'E TAKILDI - http://www.habervitrini.com/gundem/e...kildi--352256/)
4 yıl boyunca çin usulü işkence kapılar bir kapanıyor taaaa bekleki seçim yaklaşsın ozaman açılmaca
seçimden sonra Rektör (üniversite müdürü) şah rıza pehlevi mi dersiniz hafız esadmı dersiniz derdinizi
anlatmak ne mümkün anlatsanızda artık sizin yurdunuzu pireler basar kampüs içinde rahat yüzü göremezsiniz
Oysa Rektöre göre ideolojiye bürünen bukellemunlar gah bakmışssın göğüslerinde lenin arması
gah Uluönderimizi sömürmek için Atatürk rozeti gah da ceviz büyüklüğünde tesbihlerle camide İmamın enseye
kırım kongolu kene gibi yapışırlar
ama her türlü brokrasi para gelir gider yönetim idare herşey bunlara teslim edilir
bunlar rektörün sadık kulları
bunlarda kendi etraflarında yavşak barındırırlar
ancak Vatan millet sakarya uğruna her türlü fedakarlığa katlananlar bir kulp bulunarak en pis yerlere sürülür
aşşağılanır gerekirse bir soruşturma ile sicilide karalanırki Yükselme şansı hiç kalmasın Anasından emdiği süt burnundan getirilir.
Yahni sizin anlayacağınız Holywood yada brezilyada bile o kadar entrikalı senaryolar yazılmaz yazılamaz
Zaten öyle olmasaydı
Bu güne kadar bir çok hastalığa Bir tane olsun bir tür ilaç bulunurdu
Hollandadan sığır ithal etmez Anadolunun yerli ırklarını geliştiridik
İsrailden Tohum alıp şu an geçmişte elimizde bulunan yüzlerce arı ırk (orijinal) sebze baklagiller vs
tohumları saklamış olur geliştirir kanser başta olmak üzere bir çok çaresiz hastalıkla boğuşan dünyada çoluk
çocuklarımıza Genetiği bozulmamış meyva sebze vs. besinler yedirirdik
Hülasa Yeşil Takkeyi takan gızıl koministte olsa en azılı ermenide olsa Mason localarını en sadık köpeğide olsa
Üniversitelerde yönetici yapıldı kendini Usta zanneden cin alide bunlar nassı olsa benden diye YÖK yasası için
halen ayak sürümekte gerçi çıkan yasalarında millete neler getirdiğide tartışılırda


Profesör gözaltında
Şüpheli olarak 2 gündür kayıp olan Kimya Mühendisliği Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet G.’nin ismine ulaşıldı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan G.’nin de eşi olan Prof. Dr. Ahmet G.’nin
cinayeti itiraf ederek “İki gün önce bir kadın yüzünden tartıştık. Öğrenciler de buna şahit oldu. Öğrencilerin yanında beni küçük düşürdü” dediği öğrenildi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26558395.asp
Prof’a yasak aşk suçlaması!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde 20 kız öğrenci, aynı anda iki öğrenciyle birlikte ilişki yaşayan hocalarını protesto etti.
Yorum










Yorum