Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #796
    BAGFAŞ BANDIRMA GÜBRE FABRİKALARI A.Ş. / BAGFS [] 11.08.2010 17:25:35

    AÇIKLAMA:
    Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

    INDAGRO firmasından Pakistan'a ihraç edilmek üzere peşin ödemeli 25.000 ton DAP gübresi, KEYTARDE firmasından İspanya'ya ihraç edilmek üzere mal mukabili ödemeli 6.000 ton AS gübresi siparişi alınmıştır.İhracatların toplam tutarı 13.185.000 USD -.dır.Sevkiyatlar Ağustos ve Eylül aylarında yapılacaktır.
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #797
      İZOCAM TİCARET VE SANAYİ A.Ş. / IZOCM [] 11.08.2010 17:28:54

      AÇIKLAMA:
      Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

      Yönetim Kurulumuz, 658 sayı ve 11 Ağustos 2010 tarihli kararıyla 2010-2013 yılları içersinde, yaklaşık bedelleri toplamı 52,6 milyon TL olarak hesaplanan bir dizi yatırımın yapılması hususunda şirket yönetimine yetki vermiştir. Yapılacak olan bu yatırımlar ile;

      - Gebze'de mevcut Taşyünü Tesisi modernize edilecek ve kapasitesi 50.000 Ton/yıl'dan, 75.000 Ton /yıl'a çıkarılacaktır.

      - Şirketin gelişim politikaları dikkate alınarak 80.000 - 90.000 m2'lik ilave bir arazi alınacak, söz konusu arazi üzerinde; 350.000m3 /yıl kapasiteli yeni bir ekstrude polistiren tesisi inşa edilecek ve Gebze'de mevcut ekstrude polistiren tesisi de bu yeni arazi üzerinde inşa edilecek olan yeni binasına taşınacaktır.

      - Yeni alınacak olan arazinin bir başka bölümüne Gebze Dilovası'nda mevcut olan 5.000 Ton/yıl kapasiteli ekspande polistiren tesisi ile İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu olan Tekiz Panel Üretim Tesisi taşınacaktır.

      - Gebze Dilovası'nda mevcut olan 160.000 m3 / yıl kapasiteli Ekstrude Polistiren Üretim Tesisi sökülerek Tarsus'ta mevcut olan arazi üzerinde inşa edilecek olan yeni binasına taşınacaktır.


      -KAP
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #798
        KISA VADEDE BORSADA NASIL BİR SEYİR BEKLENİYOR?
        Satış baskısı davam edip negatif yönlü eğilim sürerse 56.500-57.000 seviyelerindeki desteğe geri çekilecektir.

        Bu gün itibariyle 57.980 – 58.389 bandında hareket eden İMKB Ulusal 100 Endeksi dünkü negatif eğiliminden kurtularak toparlanma sürecine girdi.
        Yurt içinde açıklanan bir makro ekonomik göstergenin olmaması gözleri yurtdışına kitlendi.
        Avro Bölgesinde haziran ayı sanayi üretimi %-0.1 olarak açıklanırken beklenti %+0.5 olması yönündeydi. ABD'de işsizlik başvuruları ise 484 bin olarak açıklanırken.(beklenti 465.000, önceki 479.000), ihraç fiyatlarında önceki veriden bir sapma olmadı.

        Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün Bankaların Mali Kural’ın esnekliği konusundaki tereddütlerini gidermek ve biraz daha tartışabilmek için 2012’ye bırakıldığını söylemesinin ardından piyasalarda Mali kural ile ilgili oluşan tartışmaların en geç Pazartesi günü Temmuz ayı merkezi bütçe verileri yada öncesinde ekonomi yönetiminden gelecek açıklamalar ile biteceğini bekliyoruz.


        Gözümüze Takılanlar

        BAKAB GARAN FMIZP



        Birinci Destek :1.50 Birinci Destek :6.55 Birinci Destek :12.96
        İkinci Destek :1.60 İkinci Destek : 6.31 İkinci Destek : 11.12
        Birinci Direnç : 1.94 Birinci Direnç : 7.63 Birinci Direnç : 14.64
        İkinci Direnç :2.12 İkinci Direnç :7.80 İkinci Direnç :15.03
        Hedef Fiyat : 2.80 Hedef Fiyat : 8.25 Hedef Fiyat : 15.68


        Beklenti ve Önerilerimiz

        Geride bıraktığımız hafta ABD Merkez Bankası’ndan gelen açıklamada istihdama yönelik somut bir açıklamanın olmaması ve İngiltere ve Çin’den gelen verilerin olumsuz olması nedeniyle İMKB Ulusal 100 Endeksi 57.400 seviyelerine kadar geriledi. Şu an için 58.300 direnç seviyesi civarında hareket eden endeks bu direnci kırdığı takdirde artış eğilimine devam eder, eğer ki satış baskısı davam edip negatif yönlü eğilim sürerse 56.500-57.000 seviyelerindeki desteğe geri çekilecektir. Önümüzdeki hafta için açıklanacak olan istihdam verileri piyasaların yönünü belirleyecek başlıca makro ekonomik göstergeler arasındadır.

        Gözde SEZGİN

        EDİTÖR : Belgin MAVİŞ
        PİRMİT MENKUL KIYMETLER GÜNLÜK BÜLTEN
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #799
          BORSAYA KAPANIŞ SEANSI GELİYOR
          İMKB yönetim kurulu gerekli gördüğü takdirde kapanış seansı uygulaması getirebilecek

          İMKB bir süredir gündemde olan kapanış seansı uygulaması için düğmeye bastı.
          Borsa başkanlığına kapanış seansına ilişkin düzenleme yetkisi veren yönetmelik değişikliği bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre borsa yönetim kurulu gerekli gördüğü takdirde kapanış seansı uygulaması getirebilecek.

          Kapanış seansının zamanı ve süresini, uygulanacak işlem yöntemi ve kapanış fiyatı hesaplama esaslarını da borsa yönetim kurulu belirleyecek.

          İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, önceki açıklamalarında açılış seansıyla daha etkin açılış fiyatına ulaştıklarını belirterek, benzer şekilde kapanış seansı yapmayı planladıklarını açıklamıştı.
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #800
            SERMAYE ARTIRIMI VE HALKA ARZ İÇİN BAŞVURAN ŞİRKETLER
            Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) bir kuruluş menkul kıymet ihracı için başvuruda bulundu.

            SPK'nın haftalık bültenine göre, Y ve Y Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş, 10 milyon 420 bin 616 lira iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz hisse senedi ihracı için kurula başvurdu.
            Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş ise paylarını halka arz etmek ve kayıtlı sermaye sistemine geçmek amacıyla kurula başvuruda bulundu.
            Yeni kayıtlı sermaye tavanı 500 milyon lira olan Kiler A.Ş'nin ödenmiş ve çıkarılmış sermayesi ise 121 milyon 120 bin lira.
            Vakıf Emeklilik A.Ş Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu da, 20 milyar TL tutarında ve 200 milyon adet emeklilik yatırım fonu payını ihraç etmek amacıyla SPK'ya başvurdu.

            -KAYDA ALINANLAR-

            Öte yandan, Y ve Y Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin 10 milyon 420 bin 616 lira iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin 1 milyar 607 bin 209 liralık bedelsiz hisse senedi ihraç talepleri ile Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin daha önce 1,5 milyar TL olan kayıtlı sermayesini 4 milyar TL'ya yükseltme başvurusu kayda alındı.
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #801
              MOBİUS TÜRKİYE'DE HANGİ SEKTÖRLERİ İZLİYOR?
              Mark Mobius, Financial Times gazetesi için Türkiye’deki fırsatları değerlendiren bir yazı kaleme aldı

              Templeton Fonları'nın kurucusu olan Mark Mobius’un, Financial Times'ta yayımlanan makalesi:

              "Türkiye neden şu anda yatırım için cazip adreslerden birini oluşturuyor? Bugün makro ekonomik temelleri açısından oldukça güçlü durumda bulunan Türkiye, borç sorunu ve bankacılık sektöründe problemler yaşayan Batı Avrupa'daki rakiplerinden ayrışmış durumda.

              Türkiye 2001 yılında yapılan kapsamlı yapısal reformlar sonrasında, bugün yüksek iç talep, güçlük mali görünüm, sağlam bankacılık sistemi, uzun vadede düşen enflasyon ve elverişli nüfus yapısının yarattığı avantajı kullanıyor.

              1990'lı yıllarda bu noktada olmayan Türk ekonomisi için dönüm noktası 2001 yılında ekonomik istikrarı, verimliliği ve etkinliği artıran reformların yapılması oldu. Bunun sonrasında uygulanan sıkı mali politikalar sonrasında bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 10'dan fazla düşerek, 2002 yılında yüzde 5'e geriledi. Kamu borcunun, GSYİH'ye oranı da aynı yıl yüzde 73'ten, yüzde 45'e kadar geriledi. Bu dönemde lira da daha istikrarlı hale gelirken, faizler üç haneli rakamlardan tek haneye düştü.

              YATIRIM İÇİN CAZİP SEKTÖRLER

              Peki bu kadar gelişim gösteren bu ekonomide hangi sektörler yatırım için cazip fırsatlar sunuyor.

              Ülkenin 'V' şeklinde hızlı bir toparlanma yaşamasının arkasındaki bir numaralı sektör olan bankacılıkta oldukça cazip fırsatlar bulunuyor.

              Türkiye küresel standartlarla kıyaslandığında bu sektörde hala yüksek oranda büyüme potansiyeli taşıyor. Sektörün büyüklüğü GSYİH'nin yüzde 89'una denk gelirken, Avrupa Birliği üyelerinde bu oran ortalama yüzde 320'yi buluyor.

              Bununla birlikte otomotiv dikkat çeken diğer bir sektör olarak öne çıkıyor. Türk otomobil üreticileri kendi tasarladıkları otomobilleri üretiyor ve üretim kalitesini artırıyor. Avrupa'ya yakınlığı da Türk otomotiv sektörünün bu kıtadaki rakipleriyle rekabet etmesinde avantaj sağlıyor.

              DİKKAT EDİLECEK RİSKLER

              Avantajlarının yanı sıra Türkiye'de yatırımcıların dikkat etmesi gereken riskler de bulunuyor.

              Örneğin, iç talepteki toparlanma hızı etkileyici olsa da dış talep zayıf kalıyor. Avrupa ekonomilerinde görülecek daha fazla yavaşlama, Türkiye'nin ihracatındaki toparlanmayı geciktirebilir.
              Bununla birlikte Türkiye, enerji, teknolojik gelişim gibi konularda geri kalıyor. Bu iki yapısal sorunun üstesinden hızlı ve uygun biçimde gelmek için çaba gösterilmesi gerekiyor.
              Ayrıca büyümesini destekleyecek kadar doğal kaynağa sahip olmayan Türkiye'nin, artan emtia fiyatlarından olumsuz etkilenme riski bulunuyor...
              Son olarak ise olası bir hükümet değişikliğinde siyasi risklerin ortaya çıkma ihtimali bulunuyor. Önümüzdeki seçimlerde, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2002 yılından beri tek başına iktidar olduğu tarihten bu yana ilk defa, geniş kapsamlı reformlar yapma kapasitesine sahip olan tek parti iktidarının bitmesi olasılığı bulunuyor. Türkiye'de karar almakta zorlanan bir koalisyon hükümeti başa gelebilir."

              * Bu yazı Financial Times'ta, "Mobius: Turkey’s compelling story" başlığıyla yayımlanan haberden derlenmiştir.

              - hurriyet
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #802
                PETKİM'DE HEDEF FİYAT 2.30 TL
                Toparlanan marjlar ve vergisel gelir Petkim'de beklentilerin üzerinde 2.çeyrek performansı sağladı

                Petkim 2.çeyrek finansallarında beklentilerin üzerinde net dönem karı açıkladı. Şirketin açıkladığı verilere göre 01Y10'da 65 milyonTL'lik (02Ç10'da 44 milyonTL) kar oluştu. 02Ç10 bazında Meksa Araştırma olarak beklentimiz 16 milyonTL, cnbce beklenti anketi ortalaması ise 23 milyonTL'di. Beklentimizin üzerinde gelen kar rakamında marjlardaki toparlanma ve vergisel gelirin etkili olduğunu görüyoruz.

                Satışlardaki artış ve maliyetlerdeki sınırlı düşüş ilk çeyrek %6.9 olarak gerçekleşen brüt kar marjını %8.7'ye taşırken, ilk çeyrekte %6.5 olarak oluşan FAVÖK marjının da %7.4'e yükseldiği görülmektedir.

                Diğer taraftan vergi uygulamalarında gerçekleşen değişiklik nedeniyle Petkim'in ikinci çeyrekte 14.6 milyonTL ertelenmiş vergi varlığı elde ederek, bunu vergi kalemleri içerisinde gelir olarak kaydetmiştir.

                Son finansal gerçekleşemlere bağlı olarak şirket adına 2010 yılı kar beklentimizi 80 milyonTL'den 103 milyonTL'ye yükseltiyoruz. Öngörümüz paralelinde PETKM hisseleri 16.8 F/Kx ve 1.1 PD/DDx değerlemesine sahiptir. Her ne kadar ikinci çeyrek finansallarını cesaret verici buluyor olsak da, karlılığın henüz cazip bir seviyeye ulaşmamış olması nedeniyle 2.30 TL hedef fiyat ve "Endekse Paralel Getiri" tavsiyemizi koruyoruz.
                MEKSA YATIRIM ARAŞTIRMA SERVİSİ
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #803
                  Risk profiline göre 11 cazip hisse

                  Uzmanlar, 12 Eylül’deki referandum öncesinde yatırımcılara portföylerin gözden geçirmelerini öneriyor

                  İMKB-100 endeksi 60 bini aşıp 61 binlere doğru çıkınca, bu yükselişin ardından kuvvetli kar satışları geleceği düşünülüyordu. Ancak satışlar sınırlı kaldı ve endeks geçen haftayı sadece yüzde ** düşüşle ****puandan kapattı.
                  Borsadaki bu hafif gerileme sonrası analistler, yıl sonu için 63-65 bin ve üzeri hedefini koruyor. Bu konudaki en önemli dayanakları ise Türkiye’ye yönelik olumlu beklentilerin korunuyor olması ve mali tabloların beklentiler dahilinde gelmesi. Analistlere göre İMKB, 12 Eylül’de yapılacak anayasa referandumu riskini almak istemeyen yatırımcıların satışlarıyla karşılaşsa bile yükselişini sürdürecek. Çünkü bu satışlar çok güçlü olmayacak.
                  Düşük enflasyon beklentisine bağlı olarak faiz ve mevduatın bulunduğu seviyeleri koruyacağı tahmin edilirken, borsanın cazip olmaya devam edeceği öngörülüyor. Bu nedenle kar satışlarının alım için değerlendirilmesi öneriliyor. Ancak bu olumlu beklentiye karşın analistler, yatırımcılara, alabilecekleri riske göre portföy oluşturmaları gerektiğini hatırlatıyor. Belirsizlik ve risk dönemlerinde tüm yatırımların hisse senedinde değerlendirilmesini yanlış bulan analistler, portföylerdeki hisse senedi oranının yüzde 60’ı geçmemesini öneriyor.

                  NE KADAR RİSK, O KADAR...
                  Borsanın önde gelen uzmanlarına, Para okurları için referandum öncesi artan riskler nedeniyle düşük, orta ve yüksek risk içeren portföyler hazırlattık. Düşük riskli portföylerde borsa için ayrılan payın en fazla yüzde 30 olduğu dikkat çekiyor. Bu portföyde en yüksek pay ise yüzde 50’yle faiz ve dövize ait.
                  Orta riskli portföylerde borsaya ayrılan pay yüzde 30-40 arasında değişiyor. Tahvil-bono ve mevduata ise yüzde 30-40 oranında pay veriliyor.
                  Yüksek riskli portföyler için hisse senedi oranı yüzde 55-60 arasında veriliyor. Yüzde 20-25’lik dilimse faiz için değerlendiriliyor...

                  BAKİ ATILAL / Turkish Yatırım Araştırma Müdürü
                  “SATIŞLAR ALIM FIRSATI”

                  Hisse senedi: Türkiye’ye yönelik makro verilerin güçlü konumunu devam ettirmesi, olumlu beklentilerin korunması ve mali tabloların beklentiler dahilinde gelmesi, önümüzdeki kısa süreçte İMKB’nin güçlü kalmasını sağlayacaktır. Siyasi riski taşımak istemeyen yatırımcıların satışları gelebilir. Ancak bunun güçlü olmasını beklemiyoruz. Olası satışların 57 bin 750 seviyesinde karşılanmasını bekliyor ve satışları alım fırsatı olarak görüyoruz.

                  Faiz: Enflasyonun yüzde 7.58’e gerilemesi ve sıcak para girişinin devam etmesi, döviz tevdiat hesaplarında (DTH) çözülmeye; TCMB’nin faiz artırımını 2011’in ikinci yarısına ertelemesi ise faizlerin yüzde 8.10’lara kadar gerilemesine neden oldu. Ağustos enflasyonu gıda fiyatlarındaki ramazan artışı nedeniyle yüksek gelebilir. Buna rağmen faizlerin 8.10- 8.50 bandında dalgalanmasını bekliyoruz.

                  Döviz: Dolar kurunun bu dönemde 1.4840-1.5130 bandında hareket edeceğini tahmin ediyoruz.

                  Hisse önerileri

                  Yapı Kredi: İkinci çeyrek için hem piyasa hem de bizim beklentimizin üzerinde 551 milyon TL kar açıkladı. İlk çeyrekte takipteki kredilerden yapılan kuvvetli tahsilatların ikinci çeyrekte de devam etmesi, etkin maliyet yönetimi ile operasyonel giderlerin kontrol altına alınması önemli. Güçlü komisyon gelirleri de çeyrek bazında yüzde 8 arttı. Azalan takipteki kredi karşılıkları karlılığı olumlu etkiledi. YKB, kredi ve mevduat büyümesinde sektör ortalaması üzerindeki performansını koruyor. Verimliliği daha yüksek olan TL cinsi kredilerle büyümesi ve vadeli mevduatındaki artış dikkat çekiyor. Kredi/mevduat oranı 2010 ikinci çeyrekte de artmaya devam etti ve yüzde 99’a ulaştı. Likit varlıkların toplam içerisindeki oranı yüzde 10.7’ye yükseldi. YKB’nin marjlarındaki daralmanın yılın ikinci yarısından itibaren azalmasını bekliyoruz. Tahsilatlardaki artışla birlikte karşılıklardaki çözülmenin ve bireysel bankacılıktaki büyümenin devam etmesini öngörüyoruz. Banka, yeniden yapılanmanın karşılığını bu yıl almaya başlayacaktır. Söz konusu gerekçelerle diğer bankalardan daha farklı konumlandırdığımız YKB için 5.75 TL hedef fiyatla “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                  Arçelik: Yılın ikinci çeyreğinde, bizim ve piyasa beklentisinin üzerinde 161 milyon TL kar açıkladı. Buna gerekçe olarak, öngörülenden daha iyi operasyonel performans, tek seferlik gelir, kur farkı ve faiz giderlerindeki düşüş gösterilebilir. Satış gelirlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.8, önceki çeyreğe göre de yüzde 18 artış öngörüyoruz. Adet bazında ise yıllık yüzde 10.72 büyüme bekliyoruz. Mevduat maliyetindeki gerileme ve aktif yapısında menkul kıymetlerin payının yüzde 36 ile en yüksek seviyede bulunması önemli. Çünkü buradan en az iki çeyrek daha maksimum fayda sağlayacak. Ayrıca yüzde 20.1 sermaye yeterliliği ve Hazine’nin düşük borçlanma programı, mevduat maliyetlerinde oynaklılığın sınırlı kalmasına ve kredi artışında gerekli likidite sağlamasına yardımcı olacaktır. Arçelik için 8.35 TL olan hedef fiyatımızı ve “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                  Aygaz: Yıllık 2.1 milyar metreküp doğalgaz satışıyla Türkiye’nin en büyük dağıtım şirketi olan Başkent Doğalgaz için 20 şirket şartname almıştı. Bu şirketin taliplileri arasında Aygaz da var. Aygaz’ın konsolide operasyonel marjları, LPG ortalama satış fiyatındaki yüzde 21 artışa bağlı olarak ciddi toparlanma gösterdi. Şirket, 104 milyon TL’lik nakit pozisyonu ve artan karlılığıyla da dikkat çekiyor. Aygaz’ın bünyesinde Entek’i barındırması ve Koç Grubu’nun enerjideki büyüme planlarından etkin şekilde yararlanacak olması da önemli. Hisse için 7.95 TL olan hedef fiyatımızı ve “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                  Akbank: Mevduat maliyetindeki gerileme ve aktif yapısında menkul kıymetlerin payının yüzde 36 ile en yüksek seviyede bulunması cazibesini artırıyor. Bu durumdan en az iki çeyrek daha maksimum fayda sağlamasını bekliyoruz. Kurumsal ve döviz bazlı kredilerde büyümesi, takipteki kredi oranının sektör ortalamasının çok altında bulunması ve yüzde 20.1 sermaye yeterliliği oranıyla öne çıkıyor. Hazine’nin düşük borçlanma programının mevduat maliyetlerinde oynaklılığın sınırlı kalmasına, kredi artışında da gerekli likidite sağlamasına yardımcı olacağını düşünüyoruz. Akbank hisseleri için 10.10 TL olan hedef fiyatımızı ve “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                  ---------------------

                  Adem ÖZEN / Eti Yatırım Araştırma ve Kurumsal Finansman Yönetmeni
                  “DÜZELTME BEKLENTİSİ BOŞA ÇIKABİLİR”

                  Düşük enflasyon beklentilerine bağlı olarak faiz ve mevduatta mevcut seviyelerin korunmasını bekliyoruz. Borsada ise 58.000-63.500 aralığında nispeten dalgalı bir seyir öngörüyoruz. Türkiye piyasaları son zamanlarda yurtdışından pozitif yönde ayrıştı. Ancak İMKB-100 endeksi halen gelişmekte olan ülke borsalarına göre yüzde 20’ye yakın yükseliş potansiyeli taşıyor. Türkiye CDS’lerinin (ülke risk primi) yatırım yapılabilir seviyede işlem görmesi, İMKB’ye yönelik yüksek risk iştahı ve not artışı beklentileri, 60 binli seviyelerden düzeltme beklentilerini boşa çıkarabilir. Bu nedenle önerimiz, mevcut hisse pozisyonlarının 58.000 seviyesinin altına gelinmediği sürece korunması yönünde.

                  Hisse önerileri

                  Turkcell: 1.5 milyar TL net nakit pozisyonuyla sekiz ülkede 60 milyon müşteriye hizmet veriyor. Sektördeki yoğun rekabet, ara bağlantı ücretinin düşürülmesi gibi nedenler Turkcell’in mali performansını olumsuz etkiliyor. Bu durum hisselerin satış baskısında kalmasına neden oluyor. Buna karşılık, yüksek ve düzenli temettü ödeme potansiyeli, şirket satın almalar ve yeni yatırımlar için bulundurduğu nakit önemli. Uluslararası karşılaştırmalara göre iskontolu oluşu da yatırım yapmak için mihenk taşlarını oluşturuyor. Son zamanlarda yurtiçinde kar marjlarını sınırlayıcı hareketlerden zarar görmesine bağlı olarak hedef piyasa değerini 16.5 milyar dolardan 15.6 milyar dolara düşürdük. Buna rağmen, hisselerin son bir yılda endeksin yüzde 37 altında performans göstermesini de göz önünde bulundurarak “al” tavsiyemizi koruyoruz.

                  Fortisbank: Halka açık 13 banka (katılım bankaları ve TSKB hariç) arasında, aktif büyüklüğüne ve kredilere göre 10’uncu, özkaynaklara göre 9’uncu, mevduatlara göre de 11’inci sırada bulunuyor. Fortis’in TEB’le birleşmesi; aktifleri, özkaynakları, kredileri ve mevduat büyüklüğü sıralamalarda 8’inci sıraya yükselmesine olanak sağlayacaktır. Bankanın fiyat/kazanç hariç piyasa değeri/defter değeri, piyasa değeri/net faiz geliri gibi diğer değerleme çarpanları bakımından sektör ortalamasından daha iyi konumda olduğu dikkat çekiyor. TEB ile birleşmesinde (ilk çeyrek mali verileriyle yaptığımız yaklaşık hesaplamalara göre) 1.23 seviyesindeki değiştirme oranı, hissenin yatırım açısından cazip görülmesine yol açacaktır. Bankanın 2010 yılı ikinci çeyreğinde 51 milyon TL kar açıklamasını bekliyoruz. Fortisbank hisseleri, yüzde 33 yükseliş potansiyeli taşıması ve TEB ile birleşmesinin yaratacağı sinerji nedeniyle uzun vadeli portföylerde bulundurulabilir.

                  Sabancı Holding: Holdingin amiral gemisi olan Akbank’ın gerileyen faiz ortamında ve genişleyen ekonomiye bağlı olarak ilerleyen yıllarda kar yazmayı sürdüreceğini düşünüyoruz. Bundan holding de faydalanmaya devam edecektir. Sabancı Holding, ekonominin uzun vadeli büyüme sürecine paralel tepki veren enerji, perakende, çimento gibi sektörleri bünyesinde barındırıyor. Hissede net aktif varlık değerlemesine göre yüzde 23 yükseliş potansiyeli bulunuyor. Bu yüzden holding hisseleri için “al” öneriyoruz.

                  -----------------------

                  Tuğba SAYGIN / Gedik Yatırım Araştırma Uzman Yardımcı
                  “65 BİN HEDEFİMİZİ KORUYORUZ”

                  Hisse senedi: İMKB-100 endeksi için 65 bin hedefimizi koruyoruz. Bu da yüzde 9 civarında bir potansiyele işaret ediyor. Yatırım stratejisinin “biriktirme” şeklinde olması ve yeni alımların ara düzeltmeler esnasında yapılması da önerilerimiz arasında yer alıyor.

                  Faiz: Merkez Bankası, haziran ayındaki toplantısında büyümeye yönelik risklere dikkat çekerek faiz artışı beklentilerini ötelemişti. Sadece yurtiçinde değil tüm dünyada faiz artışı beklentileri öteleniyor. Önümüzdeki aylarda faizdeki sakin seyrin devam edeceğini düşünüyoruz. Sabit getirili yatırım araçları için önerimiz; kısa vadede faiz oranının cazip olması bakımından aylık mevduat, orta-uzun vade içinse TÜFE’ye endeksli devlet tahvilleri.

                  Döviz: AB’deki büyümenin bu yıl neredeyse sıfır seviyesinde kalacak olması, ABD’de de son aylarda temel ekonomik göstergelerde yaşanan kötüleşme, bu bölgelerde büyümeye ilişkin kaygıları artırıyor. Türkiye’nin avantajları sayesinde TL’nin gücünü korumasını bekliyoruz. Euro/dolar paritesinde yıl sonuna kadar 1.20-1.30 bandında seyir bekliyoruz. 10 yıllık ABD tahvillerinin bu yıl yüzde 3.5’i aşamayacağını düşünüyoruz.

                  Hisse önerileri


                  Türk Hava Yolları: THY, 2010 yılı ilk çeyreğinde 120 milyon TL net kar ve 43 milyon TL FAVÖK (finansman giderleri, amortisman giderleri ve vergi öncesi kar) açıkladı. Şirketin yılın ilk çeyreğindeki net karı, geçen yılın eş dönemine göre yüzde 22 düşüş gösterdi. 2010 yılı ilk çeyrek FAVÖK’ü de 2009’un eş dönemine göre yüzde 45 düştü. Net kardaki düşüş, geçen yılın ilk çeyreğindeki 493 milyon TL’lik finansal gelirin bu yıl 150 milyon TL’de kalmasından kaynaklanıyor. Finansal giderlerse 266 milyon TL’den 43 milyon TL’ye geriledi. THY’nin yolcu sayısının Ocak- Haziran 2010’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19.3 artışla 13.4 milyona ulaştığı açıklandı. Yaz döneminde olmamız ve bu dönemde THY’ye yönelik talebin artmasına bağlı olarak yolcu sayısı daha da artacaktır. Yılın ilk yarısındaki karın, geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat artışla 296 milyon TL’ye ulaşmasını öngörüyoruz. FAVÖK tahminimizse yüzde 26 artışla 373 milyon TL. THY için 2010 yılı net kar beklentimiz 672 milyon TL. Hisse için hedef fiyatımız 5.30 TL. Bu da yüzde 19 ile “endeksin üzerinde getiri” anlamına geliyor.

                  Türk Telekom: Şirketin 2010 yılı ilk yarı net karı geçen yılın eş dönemine göre yüzde 31 artışla 1 milyar 67 milyon TL oldu. Satışlar yüzde 2 artarak 5 milyar 250 milyon TL’ye ulaştı. FAVÖK (finansman giderleri, amortisman giderleri ve vergi öncesi kar) ise ikinci çeyrekte, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10 yükselerek 1 milyar 97 milyon TL oldu. Şirketin net nakit pozisyonu da yılın ilk yarısında yüzde 35.7 iyileşme gösterdi. Türk Telekom için 2010 yılı net kar beklentimiz, 2009’a göre yüzde 30.1 artışla 2 milyar 150 milyon TL. Türk Telekom hisseleri, son bir ayda İMKB endeksinin yüzde 6.1, son üç ayda da yüzde 11.2 üzerinde performans gösterdi. Hisse için “endekse paralel yükseliş” öngörüsüyle 6 TL hedef fiyat biçiyoruz.

                  Garanti Bankası: Yılın ilk yarısında 2 milyar 54 milyon TL net kar açıkladı. Böylece Garanti Bankası’nın net karı, geçen yılın eş dönemine göre yüzde 41 artış göstermiş oldu. Çeyrek bazında ise net kar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artışla 966 milyon TL oldu. Halen 812 şubesiyle hizmet veren bankanın aktif büyüklüğü, 30 Haziran 2010 itibariyle 118.8 milyar TL oldu. Bu da yılbaşına göre yüzde 2.1 artışa işaret ediyor. Garanti Bankası, mart sonu itibariyle yabancı para kredilerinde yüzde 22 paya sahipti. Bu oran haziran sonu itibariyle yüzde 20’ye geriledi. Özsermaye karlılığı ilk çeyrek sonuçlarına gröe yüzde 27.3’tü, 6 aylıkta yüzde 27.8 oldu. Aktif karlılık ise geçen dönemdeki yüzde 3.1’den 3.3’e çıktı. Garanti Bankası için 2010 net kar tahminimiz 2009’a göre yüzde 13 artışla 3 milyar 497 milyon TL. Hisse için “endekse paralel yükseliş” öngörüsüyle 8.30 TL hedef fiyat biçiyoruz. Bu da yüzde 9.2 yükselme potansiyeline karşılık geliyor.

                  T. Şişecam: Şişecam Grubu, 2009’da krizin etkisini özelikle ilk yarıda satış ve karlılık düşüşü şeklinde hissetmişti. Bu yıl satış ve karlılıkta zayıf performansı telafi etmesini bekliyoruz. Grubun satışlarında önemli pay alan düz cam ve cam ambalaj segmentlerinde birinci çeyrekte gözlenen toparlanmanın yıl boyunca sürmesini öngörüyoruz. İlk çeyrekte 106 milyon TL net kar elde eden T. Şişecam’ın, ikinci çeyrekte de 104 milyon TL ile benzer seviyeyi tutturacağını tahmin ediyoruz. Böylece şirket yüzde 130 civarında kar artışı yakalamış olacak. 2010’un tamamı için kar beklentimizse 2009’a göre yüzde 77 yükselişle 211 milyon TL. Hisse için hedef fiyatımız 2.30 TL. Endeksten daha iyi performans bekliyoruz.

                  -13 Ağustos 2010 Cuma Saat: 01:11 İDİL TARAKLI / Para Dergisi
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #804
                    Risk profiline göre 11 cazip hisse

                    Uzmanlar, 12 Eylül’deki referandum öncesinde yatırımcılara portföylerin gözden geçirmelerini öneriyor

                    İMKB-100 endeksi 60 bini aşıp 61 binlere doğru çıkınca, bu yükselişin ardından kuvvetli kar satışları geleceği düşünülüyordu. Ancak satışlar sınırlı kaldı ve endeks geçen haftayı sadece yüzde ** düşüşle ****puandan kapattı.
                    Borsadaki bu hafif gerileme sonrası analistler, yıl sonu için 63-65 bin ve üzeri hedefini koruyor. Bu konudaki en önemli dayanakları ise Türkiye’ye yönelik olumlu beklentilerin korunuyor olması ve mali tabloların beklentiler dahilinde gelmesi. Analistlere göre İMKB, 12 Eylül’de yapılacak anayasa referandumu riskini almak istemeyen yatırımcıların satışlarıyla karşılaşsa bile yükselişini sürdürecek. Çünkü bu satışlar çok güçlü olmayacak.
                    Düşük enflasyon beklentisine bağlı olarak faiz ve mevduatın bulunduğu seviyeleri koruyacağı tahmin edilirken, borsanın cazip olmaya devam edeceği öngörülüyor. Bu nedenle kar satışlarının alım için değerlendirilmesi öneriliyor. Ancak bu olumlu beklentiye karşın analistler, yatırımcılara, alabilecekleri riske göre portföy oluşturmaları gerektiğini hatırlatıyor. Belirsizlik ve risk dönemlerinde tüm yatırımların hisse senedinde değerlendirilmesini yanlış bulan analistler, portföylerdeki hisse senedi oranının yüzde 60’ı geçmemesini öneriyor.

                    NE KADAR RİSK, O KADAR...
                    Borsanın önde gelen uzmanlarına, Para okurları için referandum öncesi artan riskler nedeniyle düşük, orta ve yüksek risk içeren portföyler hazırlattık. Düşük riskli portföylerde borsa için ayrılan payın en fazla yüzde 30 olduğu dikkat çekiyor. Bu portföyde en yüksek pay ise yüzde 50’yle faiz ve dövize ait.
                    Orta riskli portföylerde borsaya ayrılan pay yüzde 30-40 arasında değişiyor. Tahvil-bono ve mevduata ise yüzde 30-40 oranında pay veriliyor.
                    Yüksek riskli portföyler için hisse senedi oranı yüzde 55-60 arasında veriliyor. Yüzde 20-25’lik dilimse faiz için değerlendiriliyor...

                    BAKİ ATILAL / Turkish Yatırım Araştırma Müdürü
                    “SATIŞLAR ALIM FIRSATI”

                    Hisse senedi: Türkiye’ye yönelik makro verilerin güçlü konumunu devam ettirmesi, olumlu beklentilerin korunması ve mali tabloların beklentiler dahilinde gelmesi, önümüzdeki kısa süreçte İMKB’nin güçlü kalmasını sağlayacaktır. Siyasi riski taşımak istemeyen yatırımcıların satışları gelebilir. Ancak bunun güçlü olmasını beklemiyoruz. Olası satışların 57 bin 750 seviyesinde karşılanmasını bekliyor ve satışları alım fırsatı olarak görüyoruz.

                    Faiz: Enflasyonun yüzde 7.58’e gerilemesi ve sıcak para girişinin devam etmesi, döviz tevdiat hesaplarında (DTH) çözülmeye; TCMB’nin faiz artırımını 2011’in ikinci yarısına ertelemesi ise faizlerin yüzde 8.10’lara kadar gerilemesine neden oldu. Ağustos enflasyonu gıda fiyatlarındaki ramazan artışı nedeniyle yüksek gelebilir. Buna rağmen faizlerin 8.10- 8.50 bandında dalgalanmasını bekliyoruz.

                    Döviz: Dolar kurunun bu dönemde 1.4840-1.5130 bandında hareket edeceğini tahmin ediyoruz.

                    Hisse önerileri

                    Yapı Kredi: İkinci çeyrek için hem piyasa hem de bizim beklentimizin üzerinde 551 milyon TL kar açıkladı. İlk çeyrekte takipteki kredilerden yapılan kuvvetli tahsilatların ikinci çeyrekte de devam etmesi, etkin maliyet yönetimi ile operasyonel giderlerin kontrol altına alınması önemli. Güçlü komisyon gelirleri de çeyrek bazında yüzde 8 arttı. Azalan takipteki kredi karşılıkları karlılığı olumlu etkiledi. YKB, kredi ve mevduat büyümesinde sektör ortalaması üzerindeki performansını koruyor. Verimliliği daha yüksek olan TL cinsi kredilerle büyümesi ve vadeli mevduatındaki artış dikkat çekiyor. Kredi/mevduat oranı 2010 ikinci çeyrekte de artmaya devam etti ve yüzde 99’a ulaştı. Likit varlıkların toplam içerisindeki oranı yüzde 10.7’ye yükseldi. YKB’nin marjlarındaki daralmanın yılın ikinci yarısından itibaren azalmasını bekliyoruz. Tahsilatlardaki artışla birlikte karşılıklardaki çözülmenin ve bireysel bankacılıktaki büyümenin devam etmesini öngörüyoruz. Banka, yeniden yapılanmanın karşılığını bu yıl almaya başlayacaktır. Söz konusu gerekçelerle diğer bankalardan daha farklı konumlandırdığımız YKB için 5.75 TL hedef fiyatla “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                    Arçelik: Yılın ikinci çeyreğinde, bizim ve piyasa beklentisinin üzerinde 161 milyon TL kar açıkladı. Buna gerekçe olarak, öngörülenden daha iyi operasyonel performans, tek seferlik gelir, kur farkı ve faiz giderlerindeki düşüş gösterilebilir. Satış gelirlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.8, önceki çeyreğe göre de yüzde 18 artış öngörüyoruz. Adet bazında ise yıllık yüzde 10.72 büyüme bekliyoruz. Mevduat maliyetindeki gerileme ve aktif yapısında menkul kıymetlerin payının yüzde 36 ile en yüksek seviyede bulunması önemli. Çünkü buradan en az iki çeyrek daha maksimum fayda sağlayacak. Ayrıca yüzde 20.1 sermaye yeterliliği ve Hazine’nin düşük borçlanma programı, mevduat maliyetlerinde oynaklılığın sınırlı kalmasına ve kredi artışında gerekli likidite sağlamasına yardımcı olacaktır. Arçelik için 8.35 TL olan hedef fiyatımızı ve “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                    Aygaz: Yıllık 2.1 milyar metreküp doğalgaz satışıyla Türkiye’nin en büyük dağıtım şirketi olan Başkent Doğalgaz için 20 şirket şartname almıştı. Bu şirketin taliplileri arasında Aygaz da var. Aygaz’ın konsolide operasyonel marjları, LPG ortalama satış fiyatındaki yüzde 21 artışa bağlı olarak ciddi toparlanma gösterdi. Şirket, 104 milyon TL’lik nakit pozisyonu ve artan karlılığıyla da dikkat çekiyor. Aygaz’ın bünyesinde Entek’i barındırması ve Koç Grubu’nun enerjideki büyüme planlarından etkin şekilde yararlanacak olması da önemli. Hisse için 7.95 TL olan hedef fiyatımızı ve “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                    Akbank: Mevduat maliyetindeki gerileme ve aktif yapısında menkul kıymetlerin payının yüzde 36 ile en yüksek seviyede bulunması cazibesini artırıyor. Bu durumdan en az iki çeyrek daha maksimum fayda sağlamasını bekliyoruz. Kurumsal ve döviz bazlı kredilerde büyümesi, takipteki kredi oranının sektör ortalamasının çok altında bulunması ve yüzde 20.1 sermaye yeterliliği oranıyla öne çıkıyor. Hazine’nin düşük borçlanma programının mevduat maliyetlerinde oynaklılığın sınırlı kalmasına, kredi artışında da gerekli likidite sağlamasına yardımcı olacağını düşünüyoruz. Akbank hisseleri için 10.10 TL olan hedef fiyatımızı ve “alım” yönündeki tavsiyemizi koruyoruz.

                    ---------------------

                    Adem ÖZEN / Eti Yatırım Araştırma ve Kurumsal Finansman Yönetmeni
                    “DÜZELTME BEKLENTİSİ BOŞA ÇIKABİLİR”

                    Düşük enflasyon beklentilerine bağlı olarak faiz ve mevduatta mevcut seviyelerin korunmasını bekliyoruz. Borsada ise 58.000-63.500 aralığında nispeten dalgalı bir seyir öngörüyoruz. Türkiye piyasaları son zamanlarda yurtdışından pozitif yönde ayrıştı. Ancak İMKB-100 endeksi halen gelişmekte olan ülke borsalarına göre yüzde 20’ye yakın yükseliş potansiyeli taşıyor. Türkiye CDS’lerinin (ülke risk primi) yatırım yapılabilir seviyede işlem görmesi, İMKB’ye yönelik yüksek risk iştahı ve not artışı beklentileri, 60 binli seviyelerden düzeltme beklentilerini boşa çıkarabilir. Bu nedenle önerimiz, mevcut hisse pozisyonlarının 58.000 seviyesinin altına gelinmediği sürece korunması yönünde.

                    Hisse önerileri

                    Turkcell: 1.5 milyar TL net nakit pozisyonuyla sekiz ülkede 60 milyon müşteriye hizmet veriyor. Sektördeki yoğun rekabet, ara bağlantı ücretinin düşürülmesi gibi nedenler Turkcell’in mali performansını olumsuz etkiliyor. Bu durum hisselerin satış baskısında kalmasına neden oluyor. Buna karşılık, yüksek ve düzenli temettü ödeme potansiyeli, şirket satın almalar ve yeni yatırımlar için bulundurduğu nakit önemli. Uluslararası karşılaştırmalara göre iskontolu oluşu da yatırım yapmak için mihenk taşlarını oluşturuyor. Son zamanlarda yurtiçinde kar marjlarını sınırlayıcı hareketlerden zarar görmesine bağlı olarak hedef piyasa değerini 16.5 milyar dolardan 15.6 milyar dolara düşürdük. Buna rağmen, hisselerin son bir yılda endeksin yüzde 37 altında performans göstermesini de göz önünde bulundurarak “al” tavsiyemizi koruyoruz.

                    Fortisbank: Halka açık 13 banka (katılım bankaları ve TSKB hariç) arasında, aktif büyüklüğüne ve kredilere göre 10’uncu, özkaynaklara göre 9’uncu, mevduatlara göre de 11’inci sırada bulunuyor. Fortis’in TEB’le birleşmesi; aktifleri, özkaynakları, kredileri ve mevduat büyüklüğü sıralamalarda 8’inci sıraya yükselmesine olanak sağlayacaktır. Bankanın fiyat/kazanç hariç piyasa değeri/defter değeri, piyasa değeri/net faiz geliri gibi diğer değerleme çarpanları bakımından sektör ortalamasından daha iyi konumda olduğu dikkat çekiyor. TEB ile birleşmesinde (ilk çeyrek mali verileriyle yaptığımız yaklaşık hesaplamalara göre) 1.23 seviyesindeki değiştirme oranı, hissenin yatırım açısından cazip görülmesine yol açacaktır. Bankanın 2010 yılı ikinci çeyreğinde 51 milyon TL kar açıklamasını bekliyoruz. Fortisbank hisseleri, yüzde 33 yükseliş potansiyeli taşıması ve TEB ile birleşmesinin yaratacağı sinerji nedeniyle uzun vadeli portföylerde bulundurulabilir.

                    Sabancı Holding: Holdingin amiral gemisi olan Akbank’ın gerileyen faiz ortamında ve genişleyen ekonomiye bağlı olarak ilerleyen yıllarda kar yazmayı sürdüreceğini düşünüyoruz. Bundan holding de faydalanmaya devam edecektir. Sabancı Holding, ekonominin uzun vadeli büyüme sürecine paralel tepki veren enerji, perakende, çimento gibi sektörleri bünyesinde barındırıyor. Hissede net aktif varlık değerlemesine göre yüzde 23 yükseliş potansiyeli bulunuyor. Bu yüzden holding hisseleri için “al” öneriyoruz.

                    -----------------------

                    Tuğba SAYGIN / Gedik Yatırım Araştırma Uzman Yardımcı
                    “65 BİN HEDEFİMİZİ KORUYORUZ”

                    Hisse senedi: İMKB-100 endeksi için 65 bin hedefimizi koruyoruz. Bu da yüzde 9 civarında bir potansiyele işaret ediyor. Yatırım stratejisinin “biriktirme” şeklinde olması ve yeni alımların ara düzeltmeler esnasında yapılması da önerilerimiz arasında yer alıyor.

                    Faiz: Merkez Bankası, haziran ayındaki toplantısında büyümeye yönelik risklere dikkat çekerek faiz artışı beklentilerini ötelemişti. Sadece yurtiçinde değil tüm dünyada faiz artışı beklentileri öteleniyor. Önümüzdeki aylarda faizdeki sakin seyrin devam edeceğini düşünüyoruz. Sabit getirili yatırım araçları için önerimiz; kısa vadede faiz oranının cazip olması bakımından aylık mevduat, orta-uzun vade içinse TÜFE’ye endeksli devlet tahvilleri.

                    Döviz: AB’deki büyümenin bu yıl neredeyse sıfır seviyesinde kalacak olması, ABD’de de son aylarda temel ekonomik göstergelerde yaşanan kötüleşme, bu bölgelerde büyümeye ilişkin kaygıları artırıyor. Türkiye’nin avantajları sayesinde TL’nin gücünü korumasını bekliyoruz. Euro/dolar paritesinde yıl sonuna kadar 1.20-1.30 bandında seyir bekliyoruz. 10 yıllık ABD tahvillerinin bu yıl yüzde 3.5’i aşamayacağını düşünüyoruz.

                    Hisse önerileri


                    Türk Hava Yolları: THY, 2010 yılı ilk çeyreğinde 120 milyon TL net kar ve 43 milyon TL FAVÖK (finansman giderleri, amortisman giderleri ve vergi öncesi kar) açıkladı. Şirketin yılın ilk çeyreğindeki net karı, geçen yılın eş dönemine göre yüzde 22 düşüş gösterdi. 2010 yılı ilk çeyrek FAVÖK’ü de 2009’un eş dönemine göre yüzde 45 düştü. Net kardaki düşüş, geçen yılın ilk çeyreğindeki 493 milyon TL’lik finansal gelirin bu yıl 150 milyon TL’de kalmasından kaynaklanıyor. Finansal giderlerse 266 milyon TL’den 43 milyon TL’ye geriledi. THY’nin yolcu sayısının Ocak- Haziran 2010’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19.3 artışla 13.4 milyona ulaştığı açıklandı. Yaz döneminde olmamız ve bu dönemde THY’ye yönelik talebin artmasına bağlı olarak yolcu sayısı daha da artacaktır. Yılın ilk yarısındaki karın, geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat artışla 296 milyon TL’ye ulaşmasını öngörüyoruz. FAVÖK tahminimizse yüzde 26 artışla 373 milyon TL. THY için 2010 yılı net kar beklentimiz 672 milyon TL. Hisse için hedef fiyatımız 5.30 TL. Bu da yüzde 19 ile “endeksin üzerinde getiri” anlamına geliyor.

                    Türk Telekom: Şirketin 2010 yılı ilk yarı net karı geçen yılın eş dönemine göre yüzde 31 artışla 1 milyar 67 milyon TL oldu. Satışlar yüzde 2 artarak 5 milyar 250 milyon TL’ye ulaştı. FAVÖK (finansman giderleri, amortisman giderleri ve vergi öncesi kar) ise ikinci çeyrekte, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10 yükselerek 1 milyar 97 milyon TL oldu. Şirketin net nakit pozisyonu da yılın ilk yarısında yüzde 35.7 iyileşme gösterdi. Türk Telekom için 2010 yılı net kar beklentimiz, 2009’a göre yüzde 30.1 artışla 2 milyar 150 milyon TL. Türk Telekom hisseleri, son bir ayda İMKB endeksinin yüzde 6.1, son üç ayda da yüzde 11.2 üzerinde performans gösterdi. Hisse için “endekse paralel yükseliş” öngörüsüyle 6 TL hedef fiyat biçiyoruz.

                    Garanti Bankası: Yılın ilk yarısında 2 milyar 54 milyon TL net kar açıkladı. Böylece Garanti Bankası’nın net karı, geçen yılın eş dönemine göre yüzde 41 artış göstermiş oldu. Çeyrek bazında ise net kar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artışla 966 milyon TL oldu. Halen 812 şubesiyle hizmet veren bankanın aktif büyüklüğü, 30 Haziran 2010 itibariyle 118.8 milyar TL oldu. Bu da yılbaşına göre yüzde 2.1 artışa işaret ediyor. Garanti Bankası, mart sonu itibariyle yabancı para kredilerinde yüzde 22 paya sahipti. Bu oran haziran sonu itibariyle yüzde 20’ye geriledi. Özsermaye karlılığı ilk çeyrek sonuçlarına gröe yüzde 27.3’tü, 6 aylıkta yüzde 27.8 oldu. Aktif karlılık ise geçen dönemdeki yüzde 3.1’den 3.3’e çıktı. Garanti Bankası için 2010 net kar tahminimiz 2009’a göre yüzde 13 artışla 3 milyar 497 milyon TL. Hisse için “endekse paralel yükseliş” öngörüsüyle 8.30 TL hedef fiyat biçiyoruz. Bu da yüzde 9.2 yükselme potansiyeline karşılık geliyor.

                    T. Şişecam: Şişecam Grubu, 2009’da krizin etkisini özelikle ilk yarıda satış ve karlılık düşüşü şeklinde hissetmişti. Bu yıl satış ve karlılıkta zayıf performansı telafi etmesini bekliyoruz. Grubun satışlarında önemli pay alan düz cam ve cam ambalaj segmentlerinde birinci çeyrekte gözlenen toparlanmanın yıl boyunca sürmesini öngörüyoruz. İlk çeyrekte 106 milyon TL net kar elde eden T. Şişecam’ın, ikinci çeyrekte de 104 milyon TL ile benzer seviyeyi tutturacağını tahmin ediyoruz. Böylece şirket yüzde 130 civarında kar artışı yakalamış olacak. 2010’un tamamı için kar beklentimizse 2009’a göre yüzde 77 yükselişle 211 milyon TL. Hisse için hedef fiyatımız 2.30 TL. Endeksten daha iyi performans bekliyoruz.

                    -13 Ağustos 2010 Cuma Saat: 01:11 İDİL TARAKLI / Para Dergisi
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #805
                      EURO'DAN SONRA SIRA MANGO'DA MI?
                      Son dönemde halka açılan şirketlerin patronları tez zamanda voleyi vurma çabasında

                      Borsada halka arz seferberliğinin önünü tıkayacak gelişmeler yaşanıyor. 3 ay önce halka açılan Euro Menkul hisselerinde yaşananlar gözler önünde. Hisse 1.60 liradan 4.70 liraya gitti. Patronun olumlu açıklamalarından sonra hisselerde başlayan satış, 4.70 liradan 1.87 liraya kadar sürdü. Nerede durur bilinmez. Kulislerde patronun 15 milyon lot satış yaptığı kalan 5 milyon lotu da satacağı konuşuluyor. Yani neredeyse şirketin tamamını borsada satmış olacak.
                      Kulislerde benzer bir durumun da yine birkaç ay önce halka açılan Mango Gıda'da yaşanacağı söyleniyor. 3 ay önce halka arz olan ve %34 halka açık şirkette 10 gün önce 3 milyon hisse satmak için ortakların başvurması yatırımcıları tedirgin ediyor. Eğer bu hisseler satılırsa Mango'nun halka açıklık oranı yüzde 64'e çıkacak. Halka açılan bir şirketin patronunun bu kadar kısa sürede yüksek miktarda hisse satması normal mi?
                      Ran Lojistik hisselerinde de benzer bir durum yaşandı. Bu satışların arkasından çok pis kokular geliyor. Yatırımcıların söz konusu hisselere karşı daha dikkatli olmaları öneriliyor.

                      -borsagündem
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #806
                        MUSTAFA ŞAHİN KAYIPLARA KARIŞTI
                        3 ay önce halka açtığı hisseleri rekor seviyeye çektikten sonra elindeki hisseleri satan Mustafa Şahin'e ulaşılamıyor

                        Euro Menkul hisselerinde yaşanan olağandışı fiyat ve miktar hareketleri binlerce yatırımcının mağdur olmasına neden oldu. Yatırımcılardan bize gelen telefonlar ve soruları yöneltmek için aradığımız Euro Menkul'de ise herkese konuşma yasağı getirilmiş. İstanbul'daki ofisi aradığınızda "Ankara Balgat Büro'yu arayın Mustafa Bey orada" deniliyor. Ankara'yı aradığınızda ise özel kalem bir süre sonra "Mustafa Bey yok" diyor. Bilgi almak için telefonun alan diğer isimler ise "Biz açıklama yapamayız" diyor.
                        Mustafa Şahin'e ulaşmak imkansız kayıplara karışmış durumda. Ya da telefonlara çıkmamak için gizleniyor. Eğer telefonumuza çıksaydı şu soruları kendisine yöneltecektik.

                        Mustafa Bey,

                        -Sizin yatırımcılarınız bir aracı kurumun hissesini alsa ya da siz bu yönde bir yatırım yapsanız ve bir haftada paranızın yarısından fazlasını kaybetseniz ne yapardınız?

                        -Hisse satışınız devam edecek mi?

                        -SPK'nın size soruşturma açtığı söyleniyor, doğru mu? İfade vermeye gittiniz mi?

                        -Elinizde aracı kurum hisselerini tamamını sattıktan sonra bedelli sermaye artırım kararı alacağınız söyleniyor, doğru mu?

                        -Adabank'ı almak için mi borsada hisse satıyorsunuz?

                        -Bugüne kadar yaptığınız hisse satışından ne kadar gelir elde ettiniz?

                        -Binlerce küçük yatırımcı mağdur olduğunu söylüyor, BORSAGÜNDEM'e mail atıp sıkıntılarını dile getiriyorlar. Borsanın içinden biri olarak yapılan bu işlemleri doğru buluyor musunuz? Hisselerin bu kadar kısa sürede bu kadar yükselmesi ve ardından bu kadar hızlı gerilemesi normal mi?

                        -Mağdur yatırımcılar kapınıza dayanırsa ne yapacaksınız?

                        -Euro Sigorta'yı da halka açacağınız daha önce açıklamıştınız. Orada da böyle bir yöntem mi izleyeceksiniz?

                        -Bu gelişmelerden sonra yatırımcılar güvenip bir daha sizin hisseleriniz alır mı?


                        ---

                        OTORİTELER BU OPERASYONA SESSİZ KALIRSA BORSAYA GÜVEN KALMAZ
                        Euro Menkul’de patronun yaptıklarına kim dur diyecek! Mustafa Şahin, 3 ay önce halka açılan şirketin tüm hisselerini borsada sattı

                        Borsa tarihine geçecek operasyon sürüyor! 1.60 liradan açılan ve kısa sürede 4.70 liraya kadar yükselen Euro Menkul hisseleri yine taban oldu. Bir haftalık kayıp yüzde 60’ı buldu. Borsa çevrelerinde operasyonla ilgili, “Eğer otoriteler bu operasyona dur demezse borsaya kimsenin güveni kalmaz” görüşü öne çıkıyor. BORSAGUNDEM.COM’a mail atan ,telefonla arayan yatırımcılar ise mağduriyetlerini ağlayarak anlatıyorlar. Yapılan işlemlere patrondan gelen açıklamalara ve satılan hisselere bakıldığında kulislerde operasyonu patron Mustafa Şahin’in yönettiği iddia ediliyor. Patronun bugüne kadar 15 milyon lot hisse sattığı ve elinde kalan 5 milyon lotu da satmaya çalıştığı söyleniyor. “Adabank’a talibiz” açıklamasından sonra aracı kurumun neredeyse tamamını borsada satan Mustafa Şahin’in kurucu hisseleri elinde bulundurduğu için hiçbir kaygısı olmadığı, ileride de bir bedelli sermaye artırımı yaparak yatırımcılardan yine para toplamaya devam edeceği öne sürülüyor. Geçmişte birçok hissede benzer işlemlerin olduğu biliniyor.
                        Patron önce şirketi halka açtı. Ardından gönderdiği haberlerle hissedeki yükselişi destekledi. Daha sonra da ‘Adabank’a talibiz” diyerek satışa geçti, bu beklentiyi almak isteyen saf küçük yatırımcı ise haberlerden sonra tahtaya yöneldi. Patron halka arzdan 3 ay gibi kısa bir sürede 15 milyon lot hisseyi sattı! Patron halka arzdan 3 ay sonra tüm hisselerini satabilir mi? Kulislerde “Arkasında önemli isimler var, güvendiği birileri olmasa bunu yapabilir mi” söylentisi kulaktan kulağa dolanıyor. Ancak bırakın korumasız küçük yatırımcıyı Türk sermayesinin kalbi olan koskoca İMKB’nin itibarını birilerinin koruyacağını düşünüyoruz.
                        Mustafa Şahin zengin olacak diye,binlerce yatırımcının mağdur olmasına Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK)'nın da sesiz kalacağını sanmıyoruz. Yoksa yeni Adabankzedeler’in yollara dökülmesi yakın…

                        BORSAGUNDEM.COM
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #807
                          SABANCI 15 ÇİMENTO FABRIKASINA BAKIYOR
                          İç piyasada yüzde 20’lik pazar sınırına ulaşan Sabancı, çimentoda dışarıya yöneldi. Sabancı, Balkanlar, Karadeniz ve Akdeniz bölgesinde 15 ayrı satın alma birden yürütüyor

                          Türkiye’de kapasite artırımı ya da satın alma düşünmediklerini söyleyen Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Mehmet Göçmen, Balkanlar başta olmak üzere, Karadeniz ve Akdeniz bölgesinde yaklaşık 15 tane satın alma alternatifi üzerinde çalışma yürüttüklerini açıkladı. Sabancı Holding Çimento Grubu bünyesinde, holdingin Alman Heidelberg Cement ile ortak şirketi Akçansa ve Çimsa yer alıyor. Göçmen “Türkiye’de büyüdük şimdi de sıra yurt dışına geldi. Heidelberg ile 15 senedir iyi giden ortaklığımız var. Bu modeli başka ülkelere de götürebiliriz. O da sürecin içerisinde, sadece Çimsa ile yapacağız diye bir şey yok. İki yapıyı birbirine grift hale getirmeden yapmak lazım. Şu anda devam eden belki 15 tane çalışma var. Yüksek fiyatla almak istemiyoruz” dedi.

                          İÇERİDE KAPASİTE ARTIŞI YOK

                          Göçmen baktıkları satın alma fırsatlarına ilişkin kriterleri sıralarken, “Değer yaratacak fiyatta, Türkiye’deki mevcut network’te sinerji yaratacak bölgelerde, büyüme potansiyeline sahip, kurum olarak o ülke riskini alabileceğimiz, mevcut network’ümüzün uzantısı olacak” ifadelerini kullandı. Göçmen, satın alma fırsatlarının şirketlerin kendi kaynaklarıyla ilave sermaye koymayı gerektirmeyecek şekilde finanse edilebileceğini kaydetti.

                          Türkiye’de ise pazarın yüzde 20’sinden fazlasına sahip olmaları ve kapasite fazlası bulunması nedeniyle yeni kapasite artırımına gitmeyeceklerini vurgulayan Göçmen “Ulaştığımız pazar büyüklüğü nedeniyle Türkiye’de herhangi bir satın almanın tarafı olmayız” diye konuştu.
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #808
                            BMW'NİN CAMLARINI ŞİŞECAM ÜRETECEK
                            Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kırman, şirketin Almanya’da BMW’nin yeni modellerinin camlarını üreteceğini söyledi.

                            KADİFE ŞAHİN
                            Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kırman, şirketin üretim kalitesinin yanında dünyada öne çıkan maliyet unsurunu da kullanarak Avrupa’daki büyük cam üreticisi rakiplerinin pazar paylarını almaya başladıklarını söyledi.
                            Almanya’da BMW şirketinin yeni modellerinin cam ihalesini kazandıklarını bildiren Kırman, bunun Avrupa pazarında Şişecam açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
                            Daha önce İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olan Ahmet Kırman, Şişecam’ın dünyadaki ekonomik krizin maliyet unsurunu öne çıkarmasından yararlanarak Avrupa’da rakiplerine fark atmaya başladığını söyledi.
                            Kırman şöyle konuştu: “BMW şirketiyle henüz piyasaya çıkmamış yeni modeller için çalışmaya başladık. Buradaki ihaleyi Şişecam aldı. BMW şirketinin çıkaracağı yeni modellerin üretimine bağlı olarak işin hacmi belirlenecek. Bu alanda öne çıkmaya başladık. Kriz nedeniyle tüm dünyada maliyet unsuru öne çıkmaya başladı. Maliyet her işin olmazsa olmazı haline geldi. Üretimde Avrupalı cam üreticileri bize göre daha ödeydiler. Biz kaliteyi tutturuyoruz ve Avrupalı üreticilere göre daha avantajlı fiyatlar sunuyoruz. Bu nedenle bizim Avrupa’daki araba üreticilerine cam vermeye başlamamız önemli bir gelişme.
                            Reno’nun Avrupa’da en büyük tedarikçilerinden biri de biziz. Araba camlarının üretimini büyütmek için elimizden geleni yapıyoruz. İngiltere’ye Rusya’ya kadar gittik.”

                            Rusya yönetimi Şişecam’da
                            Şişecam’ın Rusya’da Fransızlarla kurduğu ortaklıkta yüzde 51 ile yönetimde söz sahibi olacağını belirten Ahmet Kırman, Kazan’da 2012’de tamamlanacak olan yatırımla şirketin daha sonra otomotiv cam üretimi yapmayı da planladığını açıkladı. Kırman, yatırımın tamamının 320 milyon dolar civarında olacağını söyledi.
                            Kırman, Fransız Saint Gobain ile kurulan ortaklık hakkında şöyle konuştu:
                            “Rusya’da Tataristan’da Saint Gobain ile ortak açacağımız fabrika açıldığında Rusya pazarında daha etkin olacağız. Bu fabrikanın 2012 sonunda açılmasını bekliyoruz. Buradaki ortaklığımızda sonuçta yüzde 51 bizde yüzde 49 Fransız ortağımızda olacak. Başlangıçta yüzde 70 pay bizim, yüzde 30 onların olacak. Yatırımın toplamı 320 milyon doları geçebilir. Rusya’da şu anda bir ay önce Ukrayna’da aldığımız fabrikayla birlikte 8 fabrikamız var. Rusya’yı gelişmekte olan bir ülke olarak görüyoruz. Ambalaj üretiminde şu anda Rusya’da yüzde 20 ile pazar lideriyiz.”

                            İç piyasada canlanma var
                            İç piyasada cama bağlı alanlarda canlanma olduğunu ifade eden Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kırman, “İnşaatta hareketlilik düşünüldüğü gibi değil. İnşaat sektörü çok tatmin edici boyutlarda değil. Düz camda piyasa henüz kendine gelmedi ama kriz dönemine göre toparlanma var. Bizim bütün faaliyet alanlarımızda bir toparlanma gözlemliyoruz. Otomotiv sektörü yavaş gidiyor” dedi.

                            Çin için fizibilite çalışması yapılıyor
                            Şişecam’ın 150 ülkeye ihracat yaptığını belirten Ahmet Kırman, Çin’e yatırım yapmak için fizibilite çalışması başlattıklarını bildirdi. Kırman, şu bilgiyi verdi:
                            “Şişecam’ın cirosunun yarısı yurtdışı satışlardan geliyor. Bu pazarların pek çoğunda etkiniz. Bu ülkelerin bazılarında üretim yaptığımız takdirde daha etkin oluruz inancındayız. Bu pazarlar üzerinde çalışıyoruz. Çin’i düşünüyoruz. Büyük bir yer ve büyük bir kalabalığa sahip. Bizim gibi bir şirketin olması fena olmaz düşüncesindeyiz. Orta Avrupa’da Makedonya’da yer bakıyoruz. Yunanistan, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerde de bazı üreticileri satın alma gibi ihtimalleri değerlendiriyoruz. Çin gibi bir ülkede olmak istiyoruz. Fizibiliteye bakıyoruz.”

                            İhracat hedefi 800 milyon $

                            Irak’ın çok cazip bir yer olduğunu, ancak ülkedeki güvenlik sorununun yatırım için en etkili faktörlerden biri olduğunu anlatan Kırman, “Irak’ta güvenliğin yanısıra oturmuş bir yapı ve hukuk yok. Gidip ziyaret ettik. Yerinde gördük” dedi.
                            Bu nedenle Şişecam’ın yatırım için Irak’ı öncelikli pazar olarak görmediğini ifade eden Ahmet Kırman, şirketin yılsonu ihracat hedefinin 800 milyon dolar olduğunu açıkladı.
                            Kırman, “750 - 800 milyon dolar civarında, geçen yıla yakın bir ihracat hedefimiz var. Altıncı ay itibarıyla bütün gruplarımızın toplam ihracatı 383 milyon dolar. Avrupa’da talep sıkışık. Avrupa’da başkasının müşterisini almaya çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllarda aynı pazarlarda daha fazla müşteriyle çalışacağımızı umuyoruz. Ancak döviz kurundaki hareket bizi de etkiliyor” diye konuştu.
                            MİLLİYET
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #809
                              CORUS, ERDEMİR'E DAVA AÇTI
                              ABD merkezli Corus International, Ereğli Demir Çelik (Erdemir) aleyhine 4.8 milyon dolarlık dava açtı.

                              Erdemir tarafından KAP'a yapılan açıklamada Corus International ile 2008'de bir sözleşme yapıldığı hatırlatılarak şöyle denildi: "Şirketimiz bu sözleşmeden doğan tüm edinimlerini 2009 yılının ocak ve şubat aylarında ifa etmiştir. Corus International Trading Ltd. şirketi, şirketimizden temin ettiği ürünleri 3'üncü kişilere satmış; ancak daha sonra bunlar tarafından kendisine bir takım tazminat talepleri yöneltildiğini, bu taleplerin bir kısmının Erdemir tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında konu hakkında tam bir mutabakat hasıl olamamış müteakiben Corus International Trading Ltd. şirketinin ABD'nin Illınois Eyaleti Bölge Mahkemesi'nde şirketimize karşı ferileriyle birlikte 4.8 milyon dolar tutarlı bir tazminat davası açtığı 21.07.2010'da yapılan tebligat ile öğrenilmiştir" Erdemir bunun üzerine dava üzerine hak ve menfaatlerinin savunulması için bir Amerikan avukatlık şirketiyle anlaştığını açıkladı.
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #810
                                tekfen holding bilanco analizi (meksa yatirim)

                                tekfen holding 2010 yili ilk yarisinda 106 milyontl (02c10 39 milyontl) net donem kari elde ettigini acikladi. 02c10 bazinda meksa arastirma olarak
                                beklentimiz 40 milyontl, cnbce beklenti anketi ortalamasi ise 26 milyontl’di. Dolayisiyla sirketin ikinci ceyrek performansi beklentimizle uyumlu, ortalama piyasa beklentisinin ise uzerinde olustu.
                                Sirketin donem kari beklentilerimizi karsilasa da favok gelirlerinde beklentilerimizin altinda daraldigini goruyoruz. Buna gore yilin ilk ceyreginde %18.0 olarak gerceklesen favok marji ikinci ceyrekte %13.3’e gerilemistir. Ayni paralelde 01c10’da %22.6 olarak gerceklesen brut kar marji 02c10’da %17.9’a dusmustur. Buna karsin genel yonetim ve arge giderlerinin beklentimizin altinda gerceklesmesi net donem kari beklentimize ulasilmasinda on plana cikmistir.
                                Her ne kadar ikinci ceyrek net donem kari beklentimize paralel gelse de piyasa beklentisinin uzerinde olusmasi nedeniyle tkfen hisseleri bazinda kisa vadede olumlu potansiyel olustuguna tanik olabiliriz.


                                ---

                                tekfen holding bilanco analizi (tekstil menkul)

                                beklentimiz olan 32 milyon tl ve piyasa beklentisi 24 milyon tl’nin uzerinde, tekfen holding 2010’un 2. Ceyreginde 40 milyon tl net kar acikladi. Boylece sirketin ilk yaridaki net kari 107 milyon tl seviyesine ulasti. (1y09’da 13 milyon tl) beklentilerin uzerinde gerceklesen net karin temel nedeni beklentiler uzerinde gelen operasyonel performans. 2010’un ilk ceyreginde aciklanan 68 milyon tl vafok, beklentimiz olan 58 milyon tl ve 47 milyon tl’lik piyasa beklentilerinin uzerinde.
                                Faaliyet kollarina baktigimizda taahhut grubunun yarattigi 37 milyon tl, beklentimiz olan 33 milyon tl’nin 12% uzerinde. Aciklanan 281 milyon tl’lik taahhut grubu geliri beklentimiz olan 246
                                milyon tl’nin 14% uzerinde. Tarim grubuna baktigimizda aciklanan 27 milyon tl’lik vafok 24 milyon tl’nin 13% uzerinde. Bununla birlikte aciklanan 185 milyon tl'lik net satis beklentimiz olan 177 milyon tl'ye paralel. Tekfen holding icin "endeks ustu performans" tavsiyemizi koruyoruz. Nad yontemine gore hesapladigimiz 6.31/hisse hedef degerimiz dunku kapanisa gore %19 yukariyonlu potansiyel tasiyor.hissede aylik bazda 5.50-5.70 oncelikli olmak uzere , 6.00-6.05 bandi onem kazanabilir.
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information