Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #256
    İKİ ŞİRKET SERMAYE ARTIRIMI İÇİN BAŞVURDU

    Adana Çimento Sanayi T.A.Ş. ve Liberty Sigorta A.Ş. hisse senedi ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvurdu.

    SPK'nın haftalık bültenine göre, Adana Çimento Sanayi T.A.Ş. 78 milyon 57 bin lirası iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz hisse senedi ihracı, Liberty Sigorta A.Ş. ise 6 milyon 37 bin 701,67 lirası iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz, 87 milyon 962 bin 298,33 lirası da bedelli hisse senedi ihracı için Kurul'a başvurdu.

    ++

    ECZACIBAŞI İNTEMA'DAKİ PAYINI ARTIRDI

    Eczacıbaşı Holding, 25 Kasım'da 4,54 ve 4,68 TL fiyat aralığından aldığı 19 bin 638 adet hisseyle, İntema İnşaat'taki iştirak payını yüzde 29.29'a çıkardı.

    Eczacıbaşı Yatırım Holding'in Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, 25 Kasım’da İntema İnşaat ve Tesisat Malzemeleri Yatırım ve Pazarlama A.Ş. paylarıyla ilgili olarak 4,54 – 4,68 TL fiyat aralığından 19 bin 638 adet alış işleminin ortaklıklarınca gerçekleştirdiklerini bildirdi. Eczacıbaşı’nın işlem sonucunda İntema'daki iştirak paylarının yüzde 29.29 olduğu açıklandı.

    ++

    ALPASLAN II BARAJI ve HES'E ÜRETİM LİSANSI

    Işıklar Ambalaj Sanayii ve Ticaret A.Ş, bağlı ortaklığı Özışık İnşaat ve Enerji A.Ş'nin iştiraki olarak Alpaslan II Konsorsiyumu Ortak Girişim Grubu üyeleriyle birlikte kurulan Alpaslan II Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin, Alpaslan II Barajı ve HES için üretim lisansı talebi olumlu karşılandı.

    Işıklar Ambalaj'ın Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, Özışık İnşaat ve Enerji'nin iştiraki olarak 5625 sayılı kanun kapsamında Alpaslan II Konsorsiyumu Ortak Girişim Grubu üyeleriyle birlikte kurulan Alpaslan II Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin, Muş ilinde kurulması planlanan, 208 MWm/204 MWe gücünde rezervuarlı Alpaslan II Barajı ve HES'ın üretim lisansı için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı'na başvuru yapıldığı hatırlatıldı.

    Açıklamada, başvurunun inceleme ve değerlendirilmesi sonucunda, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 10. maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 18 Kasım 2009 tarihli ve 2311-6 sayılı kararı ile Alpaslan II Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye Alpaslan II Barajı ve HES üretim tesisi için 49 yıl süreli üretim lisansı verilmesinin uygun bulunduğu kaydedildi.

    +++

    bu da İŞ YATIRIMDAN


    Tüpraş, Petrol Ofisi, Doğan Yayın Holding, İş Bankası, Çelebi ve Turkcell başta olmak üzere öne çıkan şirket haberleri ve uzmanların haberlerin hisseler üzerindeki etkisine yönelik analizleri…

    Tüpraş Fuel Oil Dönüşüm Projesi için Technicas Reunidas ile görüşüyor
    Tüpraş yüksek kükürtlü fuel oili işleyerek motorin ve benzin gibi beyaz ürünlere dönüştürecek Fuel Oil Dönüşüm Projesi’nin gerçekleştirilmesi için İspanyol Technicas Reunidas firmasının seçildiği, anlaşma yapmak için görüşmelere başlandığını açıkladı. Tahmini yatırım tutarının 1.8-2.0 milyar dolar aralığında olduğu belirtildi. Projenin 5 yıl içinde tamamlanması bekleniyor. Haberin etkisinin Tüpraş hisseleri için olumlu olacağını düşünüyoruz.


    Petrol Ofisi ve Maliye Bakanlığı arasında uzlaşma sağlanamadı Petrol Ofisi, Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi tarafından gönderilen 42.8 milyon TL vergi cezası içeren ihbarnamelerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan uzlaşma görüşmeleri sonucunda uzlaşma sağlanamadığını açıkladı. Petrol Ofisi dava açma hakkını kullanarak vergi mahkemesinde dava açacaktır. Açılacak davaya ilişkin kararın tebliğ edilmesine kadar geçecek sürede herhangi bir ödeme sözkonusu olmayacaktır. Haberin Petrol Ofisi hisseleri üzerinde etkisiz olacağını düşünüyoruz.


    İş Bankası TL186mn’luk takipteki krediler portföyünü TL8.5mn’a Standard Varlık Yönetim şirketine satacağını bildirdi. Banka ayrıca yapılacak brüt tahsilatların %40’ını alacağını da belirtti. Satılacak portföy bankanın toplam takipteki krediler stoğunun %6.3’üne karşılık geliyor.


    TEB vadesi dolan US$245 milyonluk sendikasyonunu, %153 çevrim oranıyla, US$375mn olarak yeniledi.—Pozitif

    Alınan kredi, EUR 190mn ve US$92mn. Olarak iki tranş da gerçekleşecek. Maliyeti Libor+%2 ile oldukça uygun seviyelerinden gerçekleşen krediye toplam US$460mn’luk talep geldi. Alınan kredinin maliyeti ve gelen talep açısından hem banka hemde sektörün önümüzdeki dönem yurtdışı borçlanmaları açısından olumlu olduğunu düşünüyoruz.

    Çelebi, Delhi kargo operasyonlarını dün itibariyle devraldığını açıkladı. – Pozitif

    Çelebi, Delhi kargo operasyonlarını dün itibariyle devraldığını açıkladı. Biz değerlememizde Çelebi’nin operasyonları 1 Ocak 2010 itibariyle devralacağı varsayımını kullanıyorduk. Kısa dönemli değerlememelerimizi yukarı yönlü revize edeceğiz. Çelebi için 20.6 hedef fiyatla al tavsiyemizi koruyoruz.

    Doğan Gazetecilik A.Ş.’ye 193 milyon TL yeni vergi cezası – Negatif

    Maliye Bakanlığı kontrolörleri, Doğan Gazete’nin 2004, 2005, 2006 ve 2007 yılları operasyonlarında yaptığı inceleme neticesinde şirket hakkında 193 mn TL (10 mn vergi aslı, 11 mn vergi ziyaı cezası ve 171 mn TL özel usulsüzlük cezası) vergi cezası belirledi. Şirket, 11 Aralık 2009 tarihinde tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmesine davet edildi.

    Doğan Yayın Holding

    Doğan Holding, Axel Springer ile yapılan satış mutabakatının sona erdiği yolunda çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Doğan Holding, Doğan Yayın Holding’in %29 hissesinin satışı ile ilgili olarak Axel Springer’le yapılan mutabakatın sona erdiği yolunda çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Axel Springer’in satışın gerçekleşmesi için RTÜK ile yabancı oranı konusundaki anlaşmazlığın ve vergi cezalarının Doğan Yayın Holding lehine sonuçlanmasını şart koşmuştu. Mutabakatın Doğan Yayın Holding’in Maliye Bakanlığı ile 3.7 milyar TL’lik vergi cezası konusunda uzlaşmaya varamaması sonrası bozulduğu iddia edilmişti.

    Turkcell’e 89 mn TL değerinde yeni vergi cezası.

    Maliye Bakanlığı kontrolörleri, Turkcell’in 2004 yılı operasyonlarında yaptığı inceleme neticesinde distribütörlere yapılan ön ödemeli kart satışlarında iskonto uygulandığı ve Özel İletişim Vergisinin (ÖİV) iskonto sonrası tutarlar üzerinden hesaplandığı gerekçesiyle şirket hakkında 89.7 milyon TL vergi cezası (35.9 mn vergi aslı ve 53.8 mn vergi ziyaı cezası) belirledi. Turkcell hakkında, 2002 ve 2003 yıllarında da benzer cezalar belirlenmişti. 2002 cezası için Maliye Bakanlığı ile uzlaşmaya giden şirket, 2003 yılı cezası için de uzlaşma görüşmelerinde bulunuyor. 47 bin TL olan 2003 cezası için şirket 25 bin TL karşılık ayırdı.

    İŞ YATIRIM
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #257
      kriz dubai de mi patlıyor?

      En büyük risk HSBC'de

      Emirates Bank Association, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yatırım yapan en büyük yabancı bankaları sıraladı.
      26 Kasım 2009 Perşembe 22:30:00 Sıralamada 17 milyar dolarla HSBC Bank ilk sırada yer aldı.

      HSBC'yi 7.8 milyar dolarla Standard Chartered, 3.6 milyar dolarla Barclays, 2.2 milyar dolarla RBS, 1.9 milyar dolarla Citi, 1.7 milyar dolarla BNP Paribas ve 1.6 milyar dolarla Lloyds izledi.

      Konuya yakın kaynaklara göre Credit Suisse dahil sözü edilen bankarın hepsi Dubai World'ün kredi aldığı kurumlar arasında yer alıyor.

      Dubai World'ün borç erteleme isteğinin ardından Credit Suisse % 5.4, HSBC % 4.8, Lloyds % 5.8 ve RBS hisseleri % 7.8 değer kaybetti.
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #258
        dikkat asya borsaları yıkıldı

        Dubai'nin borç erteleme talebi özellikle Asya borsaları olmak üzere ciddi kayıplara da sebebiyet verdi.

        Asya'da Tokyo Borsası yüzde 3,2,
        Avustralya Borsası yüzde 2,9,
        Şanghay Borsası yüzde 2,4,
        Hong Kong Borsası yüzde 4,8
        Güney Kore Borsası yüzde 4,7 değer kaybetti.

        Avrupa'da da Londra, Frankfurt ve Paris'te borsalar yüzde 1'den fazla kayıpla açıldı. Avrupa'da şu sıralar Londra'da FTSE 100 Endeksi yüzde 0,12 gerilerken, Frankfurt Dax Endeksi yüzde 0,02 ve Paris Cac 40 Endeksi yüzde 0,11 yükseldi.

        Öte yandan, uluslararası piyasalarda ham petrol fiyatları Dubai'deki gelişmeler nedeniyle 74 doların altına geriledi.

        ABD ham petrolünün varil fiyatı Ocak ayı teslimi 4,17 dolar (yaklaşık yüzde 4,5) değer kaybederek 73,79 dolara indi. Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı Ocak ayı teslimi de 1,26 dolar gerileyerek, 75,73 dolar oldu.

        ABD ham petrolünün varil fiyatı bir ara yüzde 6'dan fazla değer kaybederek 72,39 dolara indi.

        -borsagündem
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #259
          Dubaİ sorunu

          BANKALARDA DUBAİ KORKUSU

          Dubai'nin iki şirketinin borçlarını ertelemesini istemesi üzerine dünden bu yana özellikle Orta Doğu bölgesine yatırım yapan bankaların hisseleri önemli ölçüde değer kaybederken, bu bankalar milyarlarca dolar zarar etme riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

          Birçok banka risk altındaki kredilerinin miktarına ilişkin açıklama yapmazken, Avrupa'nın en büyük bankası HSBC, 2008 yılı sonu itibariyle 17,03 milyar dolar olan kredi miktarının, Haziran ayı sonu itibariyle 15,9 milyar dolara indiğini bildirdi.

          BAE Bankalar Derneği'nin verilerine göre, 2008 yılı sonu itibariyle Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 10 yabancı bankanın risk altındaki kredi tutarları şöyle sıralanıyor:


          HSBC 17,03 milyar dolar
          Standard Chartered 7,77 milyar dolar
          Barclays 3,58 milyar dolar
          ABN AMRO 2,24 milyar dolar
          Arab Bank 2,09 milyar dolar
          Citigroup 1,92 milyar dolar
          Bank of Baroda 1,78 milyar dolar
          Bank Saderat Iran 1,74 milyar dolar
          BNP Paribas 1,69 milyar dolar
          Lloyds 1,57 milyar dolar

          +++++

          12 MİLYAR DOLAR TEHLİKEDE


          Bankacılık kaynaklarına göre, uluslararası bankaların Dubai World şirketinde 12 milyar doları risk altında bulunuyor.

          Asya bankacılık uzmanı Daniel Tabbush, Dubai krizinin bankalar üzerinde "anlamlı etkisi" olabileceğine dikkati çekerek, bu bankalar arasında özellikle HSBC, Standard Chartered ve Singapur'un DBS Group'unu saydı. Dubai World'un ödemediği 5,5 milyar dolarlık krediye aracılık eden kurumlardan biri olan HSBC'nin hisseleri yüzde 7'den fazla ve Standard Chartered'ın da yüzde 6 geriledi. DBS'nin hisseleri, Singapur'da piyasanın tatil olması nedeniyle işlem görmedi.

          Goldman Sachs uzmanlarının ilk tahminlerine göre, Orta Doğu'da önemli operasyonlar yürüten HSBC ile Standard Chartered, sırasıyla 611 milyon dolar ve 177 milyon dolar zarar edebilir.

          Japonya'nın 3 numaralı bankası Sumitomo Mitsui Financial Group'un da zararı birkaç yüz milyon dolara çıkabilir. Güney Kore hükümeti de, ülkenin finansal kurumlarının Dubai'de sadece 88 milyon dolarının risk altında olduğunu açıkladı.

          Dubai'nin son dönemdeki kalkınmasında önemli rol oynayan Japon, Güney Kore ve Avustralya inşaat firmalarının da güç duruma düşebileceği yorumları yapılıyor.

          Shanghai Securities'den Cai Junyi, bu durumun yatırımcılarda kaygıya yol açtığına işaret ederek, "Dünya, bunun önemli bir etkisi olup olmayacağını izliyor. Dubai World sadece, diğer bir finansal tsunamiyi gösterebilecek küçük bir pencere gibi" dedi.

          ++++


          EL MAHDUM: BORÇ ERTELEME DİKKATLİCE PLANLANDI


          Dubai Yüksek Mali Komitesi Başkanı Şeyh Ahmed Bin Said El Mahdum ise yaptığı açıklamada, 'Dubai World'un borç ertelemesi kararının dikkatlice planlandığını' söyledi.
          Dubai'nin hızlı kalkınmasında önemli bir rol edinen ve hükümetin sahip olduğu Dubai World ile bu şirkete bağlı Nakheel şirketi dün, yeniden yapılanmanın ilk adımı olarak milyarlarca dolarlık borcunun ertelenmesini isteyeceğini açıkladı. Dubai World'ün, Ağustos ayı itibariyle 59 milyar dolar borcu bulunuyor ve bu borcun ödemelerinin gelecek yıl Mayıs ayına kadar ertelenmesi talebinde bulunuyor. Dubai'nin toplam borcu ise 80 milyar dolar tutarında.

          Borç erteleme talebi, palmiye ağacı şeklindeki adayı inşa eden Dubai World'ün yan kuruluşu emlak şirketi Nakheel için de geçerli bulunuyor. Nakheel aynı zamanda "The World" (Dünya) projesinin arkasındaki şirket olarak da biliniyor.

          Dubai şirketlerinin borç erteleme talebini yorumlayan Westpac Global Markets Group'dan uzman Robert Rennie, "Bu, kredi krizinin unutulduğu, ancak geçmediğini gösteren önemli bir hatırlatma" dedi. Hong Kong'da Fulbright Securities şirketinin genel müdürü Francis Lun da, "Panik düğmesine yeniden basıldı" diye konuştu.

          Uzmanlar, yabancı sermaye ve dev inşaat projelerine dayanan gösterişli büyüme modelinin bedelini ödeyen Dubai'nin, BAE'nin en büyük emirliği ve petrolün en fazla üretildiği Abu Dabi'den finansal destek almasını beklediklerini söylediler.

          +++

          DUBAİ KRİZİ İNŞAAT ŞİRKETLERİNİ VURACAK


          Büyük yabancı finansman desteğiyle yapılan insan yapımı adalar gibi dev projelere imza atılan Dubai'de, küresel ekonomik krizle birlikte emlak sektörü büyük darbe aldı ve geriye milyarlarca dolarlık borç yükü kaldı.

          Sıklıkla bir "şehir devleti" ya da kendi içinde bir devlet olarak tanımlansa bile Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kurucu üyesi. İngiltere'nin 1971 yılında Basra Körfezi'nden çekilmesinden sonra kurulan BAE'de önemli petrol rezervlerine sahip Abu Dabi emirliği, dışişleri ve savunma gibi federal siyasetin önemli alanlarında söz sahibi konumunda bulunuyor.

          Bu büyük yatırımların inşaatında çalışmak için çoğu Güney Asya'dan olmak üzere binlerce göçmen işçi Dubai'ye akın etti. Bu işçilerin ülkelerine dönme sıkıntısı baş gösterirken, bazı Batılılar da işlerini kaybetme tehlikesiyle karşılaştı. Dubai'de emlak sektörüne yatırım yapan yabancıların da önemli kayıplarla karşılaşması bekleniyor.

          Dubai'ye Şubat 2009 ve bu hafta başında sınırlı finansal destek sağlayan Abu Dabi, daha fazla yardım etmezse Dubai için iflas tehlikesi görünüyor.
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #260
            PİYASALAR YENİ BİR TÜRBÜLANSIN BAŞINDA

            Herşeyden önce Kurban Bayramınızı kutlarım. Bir bayram günü aşağıdaki yazıyı okumak isteyenleri şimdiden uyarmak istiyorum, tatil havasına uygun şeylerden (ne yazık ki) söz etmeyeceğim.

            Dün arife günü bizim piyasalarımız yarım gün çalışırken, uzak doğu piyasalarında normal bir gündü. Ancak Ortadoğu ve özellikle de Dubai için bunu söylemek pek mümkün değildi. Dubai Emirliği’nin Dubai World adlı şirketi aracılığıyla sahip olduğu Nakheel adlı gayrimenkul şirketinin 14 Aralık’ta vadesi gelecek 3.52 milyar dolarlık sukuk bonosunun vadesini 30 Mayıs 2010’a uzatmak istediğini açıklamasından sonra piyasalar birbirine girdi.

            Açıklamanın Batı piyasalarının tamamı Şükran Günü, Türk ve müslüman dünyasının da Kurban Bayramı vesilesiyle kapalı olduğu bir günde gelmesi manidar. Gayrimenkul ve yabancı yatırımlar aracılığıyla büyüyen, sürdürülebilir bir ekonomik modeli olmayan, buna rağmen son yılların yıldızı parlayan Dubai’nin borçlarını ödeyemez hale gelmesi piyasalar için kötü bir haber. 80 milyar dolar kadar borcu olan Dubai hükümetinin, garantisi olmadığı halde sahip olduğu bir şirket adına açıklama yapması piyasalarda “Dubai batıyor mu?” sorularını gündeme getirdi.

            Son 1 yıldır yabancıların araçlarının anahtarlarını üstünde havaalanı otoparkında terkedip, tek yön uçak biletleriyle ülkeyi terk ettikleri Dubai; son iki haftadır birbirine eklenen zincirin son halkası. Geçtiğimiz hafta ekonomik krizle boğuşan ve IMF ile bir program yürüten Ukrayna’nın devlet demiryolu şirketi Ukrzalyznitsya vadesi gelen 440 milyon dolarlık borcunu ödeyemeyeceğini açıkladı. Devlet şirketi olması hasebiyle Ukrayna bir anda mercek altına alındı. Fitch Ukrayna’nın notunu B’den B-’ye düşürdü.

            Ardından AB’den 40 milyar euro “bedava fonlama” kullanan Yunan bankaları ile ilgili endişeler gündeme yerleşti. Papandreu’nun bu sene bütçe açığının GSMH’nin yüzde 12’sine ulaşacağını açıklamasının ardından Yunan devlet tahvilleri ile Alman devlet tahvilleri arasındaki fark açılmaya başlandı. Yunan hükümetinin riski artmıştı. AB’den fonlama sağlamak için Yunan devlet tahvillerini kullanan Yunan bankaları için endişeler artınca Atina Borsası’nda sert düşüşler yaşandı.

            Bu hafta başında da Almanya’da North Rhine-Westfalia eyaletinin bankası durumundaki WestLB’nin sermaye yeterliliği ile ilgili sorunların gündeme gelmesi Alman borçlanma piyasalarını sıkıntıya sokmuştu.

            Dubai ile birlikte neredeyse bir haftaya sıkışan tüm bu olaylar, aslında likidite vermenin çözüm için tek başına yeterli olmadığının açık kanıtı. Madem piyasalarda likidite var; neden yatırımcılar Ukrayna’ya ya da WestLB’ye ya da Dubai emirine borç vermiyor? Yarın öbür gün Ukrayna’ya krediyi açmış olan Barclay’s ya da Dubai’ye borç vermiş olanların da kredibiliteleri sorgulanacak. Bu seferde bu piyasalardaki muhtemel kayıpları için onlara kredi verilmeyecek.

            Sistem yeniden kilitlenme riski ile karşı karşıya kalabilecek. Kökten çözüm üretilmediği, iyi banka kötü banka ayrılmadığı, “zombi” hale gelmiş finansal kurumlar sistemden “atılmadığı” için halen daha bu problemlerle uğraşıyoruz. Korkarım daha da uğraşacağız.

            Dün piyasaların önemli bir kısmı kapalıydı. Yine de açık olan varlık piyasalarında önemli düşüşler yaşandı. Dolar da euro karşısında yeniden 1.50’nin altına geriledi. Varlık piyasalarında pozisyonlarını azaltanlar, borç aldıkları dolarları geri iade edeceklerinden dolayı dolar değer kazandı. TL’de bundan etkilendi. Her ne kadar bizim piyasalarımız kapalı olsa da; tüm bu hengame içinde uluslararası piyasada dolar, TL karşısında 1.5330’a kadar yükseldi.

            Korkarım yeni bir türbülansın henüz başındayız. Sıradaki mi? Yaz aylarında yan gelip, Ağustos böceği misali yan gelip yatanlar...

            Son haftalarda Türk piyasalarının “negatif ayrışmasından” sıkça söz edildi. Sıradakilerden biri de biz olabilir miyiz?

            - ALİ AĞAOĞLU-VATAN
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #261
              YUNANİSTAN'DA ARTAN RİSK TÜRKİYE'YE OLUMLU MU YANSIR?

              Doğu Avrupa'nın bankacılık sektöründe yaklaşık 50 milyar dolar yatırımı bulunan, Türk bankacılık sektörüne de Eurobank Tekfen ile Finansbank ile giren Yunanistan'da artan risk, Türk tahvillerinin işine yaramaya başladı.

              Kamu borcunun 2011 yılında GSYİH'nın yüzde 135'ine kadar fırlaması beklenen Yunanistan'ın iflas riskini gösteren CDS tahvillerinin getiri farkı yani riski son 3 aydır hızla yükseliyor. Son olarak hafta başından gösterge Alman Bund tahvilleri ile arasındaki spread farkı hafta başında 175.2 baz puandan 187.4 baz puana kadar çıkan gösterge 5 yıllık Yunan tahvillerinin riski Türk tahvilleri ile neredeyse eşitlendi. 25 Kasım itibariyle Yunan tahvillerine yatırım yapmak en az Türk tahvillerine yatırım yapmak kadar riskli hale geldi. Bloomberg tarafından yayımlanan grafiklerde ise Türk tahvillerinin temmuz ayı sonrasında risklerinde gerileme olduğu dikkat çekerken, Yunan CDS'leri aksine temmuz sonrası daha riskli hale gelmeye başlıyor. Özellikle eylülden itibaren Yunan CDS'lerinin spread farkı adeta gaza basıyor. 25 Kasım tarihinde ise Türkiye'nin spread farkı 195 baz puanken, Yunanistan'ın farkı 192 baz puan oldu. Sonuç olarak Yunan tahvillerindeki riskin Türk tahvillerinin riskinin üstüne çıkmasına ramak kaldı. Bunu belirleyecek en yakın gelişme ise AMB'nin 16 Aralık'taki toplantısı olacak. AMB, krizde acil ilikdite programına aşırı bağımlı hale gelen Yunan bankalarına finansman musluğunu keserse Yunan CDS'lerinin riski daha da artar, bu da Türk tahvillerini küresel yatırımcının gözünde daha çekici hale getirebilir. Bankacılık sektörünün AMB'nin finansmanına aşırı bağımlı hale gelmesi büyük risk. Çünkü 16 Aralık'da toplanacak olan AMB artık bu programlara son verme kararı alabilir. Bu da tüm Doğu Avrupa bankacılık sektörü için risk teşkil ediyor.

              Türkiye'nin temel verileri daha sağlam
              Royal Bank of Scotland'ın Gelişmekte olan piyasalar bölümü başkanı Timothy Ash ise geçen hafta Türk ve Yunan CDS tahvillerine ilişkin yayımladığı notla dikkat çekti. Ash'e göre Artık Yunanistan, Rusya ve Türkiye CDS spreadlerindeki 185-195 baz puan arasındaki seviyeleri ile artık aynı kategoriye girmiş durumda. Bu yeni kategoriyi "Karadeniz Sepeti" olarak değerlendiren Ash, bu üç ülkeden 5 yıl içinde iflas etme riskinin en yüksek olanın Yunanistan olduğunu yazdı. Ash'e göre gerek cari açık gerekse kamu borcu açısından Türkiye Yunanistan'dan daha avantajlı. Buna karşılık Yunanistan'ın da AB üyesi olması gibi bir avantajı var. "Yunanistan Japonya değil, GSYİH'nın yüzde 135'ine varan bir boru kaldıramaz" diyen Ash, Türkiye açısından AB üyeliğinin hala "havada" olduğunu belirtiyor. Ash artan riskine rağmen uzun vadede Yunan CDS'lerini daha avantajlı olacağını iddia ediyor. Ash'in verilerine göre, Yunanistan'ın 2009'da GSYİH'nın yüzde 12,7'si kadar bütçe açığı vermesi, 2010'da bu rakamın yüzde 12,2'ye düşmesi bekleniyor. Ancak Türkiye'nin açığı yüzde 9 ile çok daha düşük. Yunanistan'ın 2011'de GSYİH'nın yüzde 135'İni bulması beklenen kamu borcuna karşın Türkiye'nin kamu borcu oranı yüzde 40 civarında. Yunanistan'ın cari açığı GSYİH'nın yüzde 8,5'i iken, Türkiye'de açık oranının 2009'da yüzde 2,5'e kadar gerilemesi öngörülüyor.


              -REFERANS
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #262
                dubai sorunu/2

                Brown iyimser

                İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Dubai'nin borcunu ödeyememesinin bir sorun teşkil ettiğini, ancak dünya ekonomisinin, bu durumun üstesinden gelmek için yeterince güçlü olduğunu söyledi.

                Brown, gazetecilere, "Bana göre dünya finansal sistemi şimdi güçlü ve ortaya çıkan sorunlarla baş edebilir. Bu bir aksilik olsa bile, daha önce başa çıktığımız sorunlar ölçeğinde olmayacağını düşünüyorum. Küresel düzelme, parasal faaliyet ve mali teşviklere bağlı" diye konuştu.


                Putin: Dünyanın krizden çıkmasının zor olacağını bir kez daha gördük
                Öte yandan, Fransa'da bulunan Rusya Başbakanı Vladimir Putin de, Paris yakınlarındaki Rambouillet Şatosu'nda yaptığı açıklamada, Dubai'nin borç sorunlarının, dünyanın finansal krizden çıkmasının zor olacağını bir kez daha gösterdiğini bildirdi.

                Putin, "Krizden çıkış kolay olmayacak ve dalgalanmalar muhtemel...Bunun (Dubai sorunu) Rusya ekonomisinde etkisi oldu. Borsa hafifçe geriledi ve dolar rubleye karşı değerlendi. Ancak sonuçta, krizden çıkma eğiliminin üstün geleceğini düşünüyorum" dedi.

                Emlak yatırımcıları da kaybedebilir
                Sıklıkla bir "şehir devleti" ya da kendi içinde bir devlet olarak tanımlansa bile Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kurucu üyesi. İngiltere'nin 1971 yılında Basra Körfezi'nden çekilmesinden sonra kurulan BAE'de önemli petrol rezervlerine sahip Abu Dabi emirliği, dışişleri ve savunma gibi federal siyasetin önemli alanlarında söz sahibi konumunda bulunuyor.

                Büyük yabancı finansman desteğiyle yapılan insan yapımı adalar gibi dev projelere imza atılan Dubai'de, küresel ekonomik krizle birlikte emlak sektörü büyük darbe aldı ve geriye milyarlarca dolarlık borç yükü kaldı.

                Bu büyük yatırımların inşaatında çalışmak için çoğu Güney Asya'dan olmak üzere binlerce göçmen işçi Dubai'ye akın etti. Bu işçilerin ülkelerine dönme sıkıntısı baş gösterirken, bazı Batılılar da işlerini kaybetme tehlikesiyle karşılaştı. Dubai'de emlak sektörüne yatırım yapan yabancıların da önemli kayıplarla karşılaşması bekleniyor.

                Dubai'ye Şubat 2009 ve bu hafta başında sınırlı finansal destek sağlayan Abu Dabi, daha fazla yardım etmezse Dubai için iflas tehlikesi görünüyor.
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #263
                  186 nolu mesaj

                  narada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                  DÜNYA DOLARA ALTERNATİFİ TARTIŞIYOR

                  ....
                  ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, dolardaki değer kaybını yakından izlediklerini belirtirken, Başkan Obama da Çin hükümetinin ulusal para birimi yuanın değer kazanmasına izin vermesi gerektiğini ifade etti.
                  Dün Çin'in başkenti Beijing'de bir basın toplantısı düzenleyen Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn ise yuanın güçlenmesinin önünün ne zaman açılması gerektiği sorusunu, "Ne kadar erken olursa o kadar iyi." şeklinde cevapladı.
                  ....

                  FED Başkanı Ben Bernanke ise New York Ekonomi Kulübü'nde yaptığı konuşmada, "Doların değerindeki değişikliklerin etkilerini dikkatle izliyoruz. FED, bu değişiklikleri yakından izlemeyi sürdürecek." diye konuştu.
                  .....
                  cayy
                  obama, kahn ve bernake'ın açıklamalarının ardından o günden bugüne yaşanan gelişim, bugün düşen haberle özetlenebilir. gelinen nokta şöyle:

                  cayy


                  Sıcak para Çin`e akıyor


                  ABD'den düşük faizle çıkan dolarlar, Yuan'in değerleneceği beklentisiyle Çin'e giriyor.

                  Akademisyenler, spekülatif amaçla Çin'e akan toplam sıcak para tutarının 200 ila 300 milyar dolar arasında olduğunu belirtiyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi'nin ekonomisti Li Youhuan, yaz aylarında başlayan sıcak para akışının, son aylarda giderek hızlandığını söyledi. Ticaret fazlası ve doğrudan yatırımların etkisi çıkarıldığında, Çin'in döviz rezervleri üçüncü çeyrekte hızlı bir yükseliş gösterdi. Uzmanlar, aradaki farkın sıcak para akışından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

                  Çin'in döviz rezervleri önceki 3 ayda 140 milyar dolar artarak, Ekim ayında 2 trilyon 172 milyar dolara çıktı. Buna karşın, döviz rezervlerinin yılın ilk çeyreğinde 35 milyar dolar artış gösterdiği belirtiliyor.

                  Çinli yetkililer, ABD'nin düşük faiz politikasıyla borçlanan yatırımcıların, hisse senetleri ve gayrimenkul piyasasında spekülasyona neden olduğunu ileri sürüyor. Çin'e karşı artan uluslararası baskılar, para biriminin değerleneceği yönündeki beklentileri de güçlendiriyor. Uluslararası sermayenin, düşük faizle ABD'den borçlandıkları fonlarla Yuan'e geçerek, Çin'de borsa ve gayrimenkule piyasasına girdiğine inanılıyor.


                  - DHA
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #264
                    dubai sorunu/3

                    ÇÖKEN DUBAİ TÜRKİYE'Yİ DE VURABİLİR


                    Dubai Şeyhi El Maktum adını Türkiye İETT arazisi ile duydu. Türkiye yatırımları için 5 milyar dolardan söz ediliyordu. Ancak şu sıralar ülkesi Dubai çöküşün eşiğinde; Türkiye'de ise icralarla boğuşuyor.

                    Olağanüstü zenginliğiyle bir çekim merkezi haline gelen Dubai, iflas tehlikesiyle karşı karşıya. Dubai kaynaklı kaygılar, dünya piyasalarının sert şekilde düşmesine neden oluyor.

                    Dubai ve şeyhi El Maktum Türkiye için de oldukça tanıdık isimler... Zira İETT arazisinin alımı ile gündeme gelen El Maktum'un şirketi Sama Dubai, Dubai'nin yaşadığı krizin benzerini Türkiye'de de yaşıyor.

                    Levent'te yapacağı Dubai Towers Projesi ile yankı uyandıran Dubai Şeyhi El Maktum'un şirketi Sama Dubai İstanbul için 28 Temmuz'da icra takibi başladı.

                    Şirketin, Kanyon'daki ofisinin de boşalttığı ortaya çıkmıştı. İstanbul Levent'te yapmayı planladığı Dubai Towers ile gündeme gelen Sama Dubai'ye iflas istemiyle dava açıldı. KG Mimarlık tarafından 28 Temmuz 2009'da 6. Asliye Ticaret Mahkeme'sinde Sama Dubai İstanbul AŞ aleyhine iflas istemiyle açılan davanın ilk celsesi 6 Ekim 2009'da yapıldı.

                    239 BİN LİRALIK İCRA TAKİBİ
                    Davacı KG Mimarlık'ın hukuk danışmanlığını yürüten Av. Münci İnci, müvekkili KG Mimarlık'ın Sama Dubai'nin İstanbul ofisinin dekorasyon ve tadilat işlerini gerçekleştirdiğini belirterek, yapılan işler karşılığı söz konusu şirketin gerekli ödemeleri yapmaması nedeniyle dava açtıkları bilgisini vermişti. Sabah Gazetesi'ne Sama Dubai'nin Finans Müdürü Mohammed Al Khodi ile firma aleyhine icra takibi açmadan önce defalarca görüştüklerini anlatan İnci, ödemenin yapılmaması nedeniyle 239 bin 616 TL için İstanbul 4. İcra Müdürlüğüne iflas yolu ile icra takibi açtıklarını ve bu takibin kesinleştiğini açıklamıştı.

                    'DOLANDIRILDIK'
                    İnci, müvekkili olan firmanın, alacaklarının garanti edilmesi üzerine Sama Duba-i'nin ofislerini devredeceği iki yabancı firmanın da dekorasyon ve tadilat işlerini yaptığını belirterek, bu işlerden de yaklaşık 62 bin TL alacağı olduğunu söyledi. Sama Dubai'den alacaklarını tahsil etmek için her türlü girişimde bulunduklarını belirten İnci, "Olumlu sonuç alamadık. Bu gelişmeler nihayetinde de İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/556 Esas sayılı dosyası ile 28.07.2009'da Sama Dubai aleyhine iflas davası açtık" dedi. İnci, "Müvekkilim KG Mimarlık, Sama Duba-i tarafından dolandırılmıştır" diyerek firma hakkında taksirli ve hileli iflastan dolayı da suç duyurusunda bulunucaklarını söylemşiti.

                    İETT ihalesini 750 milyon dolar ile kazandı
                    İstanbul Levent'teki İETT arazisi için açılan ihaleyi 705 milyon dolara Sama Dubai İstanbul AŞ kazanmıştı. Sama Dubai, araziye biri 70 diğeri 94 katlı 300 metrelik Dubai Towers projesini yapmayı planlıyord

                    2005'TE TANITILDI
                    İETT' nin Levent'teki arazisine yapılacak Dubai Towers Kuleleri, 24 Ekim 2005'te Dubai Holding İcra Kurulu Başkanı Muhammed El Gergayi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş'ın katıldığı Çırağan Sarayı'ndaki basın toplantısı ile tanıtılmıştı.

                    'Krizi gerekçe gösterdiler'

                    Müvekkili KG Mimarlık'ın alacakları ile ilgili olarak, Sama Dubai Finans Müdürü Mohammed Al Khodi ile temasa geçtiklerini anlatan İnci, "Al Khodi her görüşmede ödeme yapacaklarını söyledi. Ekonomik kriz nedeniyle firmalarının da zor durumda olduğunu belirttiler ve söz konusu meblağda herhangi bir indirim uygulanması halinde parayı hemen bankaya yatıracaklarını belirttiler. Gereken kolaylıklar sağlandı. Ödemenin yapılması için evrakların şirket CEO'sunun onayına sunulduğu onay verilince hemen ödeme yapacaklarını belirttiler, ancak ödemediler. CEO'ya faxla durumu bilidrdik herhangi bir cevap alamadık" dedi.

                    2006'da kurulan şirket ofisi kapattı, sessizliğe gömüldü

                    Sama Dubai İstanbul AŞ, Dubai Şeyhi Raşid El Maktum'un sahibi olduğu Dubai Holding'e bağlı Sama Dubai'nin Türkiye'deki yatırımlarını gerçekleştirmek üzere kuruldu. 2006 Ağustos'ta 'Sama Dubai İstanbul Gayrimenkul AŞ' adıyla İstanbul Ticaret Odası'na (İTO) kayıt yaptıran şirket 50 bin TL sermayeyle kurulmuştu. İTO kayıtlarına göre şirketin Yönetim Kurulu Başkanı F.A Mohammed Faraidooni, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı W Basel Wasfi Abughazaleh. Alp Çiçekdağı da şirketin Yönetim Kurulu Üyesi olarak görülüyor. Saba Dubai İstanbul AŞ'nin Kanyon Ofis Binasının 2. Katındaki ofisinin kapalı olması ve telefonlarının yanıt vermemesi Sama Dubai'nin İstanbul operasyonuna son verdiği şeklinde yorumlanıyor.

                    Levent'e Dubai Towers'ı dikecekti

                    Sama Dubai İstanbul Gayrimenkul A.Ş, 21 Mart 2007'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce (İBB) toplam 46 bin 241 metre kare ticaret ve konut alanına sahip İETT garajı arazisi satış ihalesi 705 milyon dolara kazanmıştı. Daha önce Karayolları Arazisi için Zorlu Gayrimenkul ile yarışan ve ihaleyi kaptıran Sama Dubai, İETT arazisinde 35 tur sonunda Zorlu'yu geride bırakmıştı. Sama Dubai İstanbul AŞ'nin talebi üzerine İBB, ilgili davalar netlik kazanıncaya kadar ihale sürecini askıya almıştı.

                    5 milyar dolarlık yatırım anlaşması...

                    İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Dubai Holding, Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Dubai Emiri El-Makdum ve Başkan Kadir Topbaş’ın da katıldığı bir törenle 7 Eylül 2005'te 5 milyar dolarlık dev gayrimenkul yatırım ortaklığı protokolüne imza atmıştı.

                    Müeahitler akın akın Dubai'ye gidiyordu

                    Birleşik Arap Emirleri`nin 7 emirliğinden biri olan Dubai, yüksek binalar, alışveriş merkezleri, otel, tatil köyü, iş merkezleri ile tam bir şantiye şehir görünümündeydi.

                    Dünyadaki tüm kule vinçlerin yüzde 30`una sahip olduğu söylenen Dubai'de, en önemli projelerden biri 15 yılda 46 milyar doların harcanacağı Palm projesiydi. Ancak ülke krizi ile birlikte bu proje de durdu. Dubai'deki büyük projelerden Türkiye firmaları da pay alıyor. Uluslar arası havaalanı, Palm, International City Türkiye firmalarının iş üstlendiği projelerin başını çekiyor. Baytur, Nurol, Güriş, TAV, STFA ise bu önemli projelerde yer alan Türkiye şirketleri. Dubai'de 5 bin firmanın bulunduğu, bin firmanın ise yer kiralamak için sıra beklediği Jebel Ali Free Zone'da ise 55 Türkiye şirketi vardı.

                    Türk müteahhitlerin en büyük projeleri

                    Yapı Merkezi`nin Japon ortakları ile birlikte almış olduğu Dubai Metrosu(3,4 Milyar $); ENKA`nın Bechtel ile birlikte aldığı Romanya`daki Brasov-Cluj-Bors Otoyolu(2,7 Milyar $) ; ENKA`nın Moskova Havaalanı Projesi(420 Milyon $) , TAV (Tepe-Akfen)`ın Kahire Havaalanı Projesi(347 Milyon $) ve Baytur'un Doha'daki Katar Milli Kütüphane Projesi(245,6 Milyon $) ile Dubai`deki Palm City`de aldığı 150 milyon dolarlık konut projesi.

                    ++++

                    DUBAİ İFLASIN EŞİĞİNE BÖYLE GELDİ:

                    Ekonomik krizde batan İzlanda'nın ardından iflasın eşiğine gelen Dubai'de hükümet, devlete ait iki büyük şirketin 80 milyar doları bulan borçlarını ödeyemeyince kreditörlerden borçların ödemesini ertelemek için zaman istedi.

                    Birleşik Arap Emirlikleri'nin hızlı ekonomik büyümesinin başını çeken 'Dubai World' şirketler grubunun 59 milyar doları bulan borçları üzerine yeni ödeme planını açıklayan Dubai Hükümeti, 'Dubai World' ve 'Nakheel' şirketlerine finansman sağlayan tüm kurum ve kişilerden altı ay süreyle beklemeye geçmelerini ve finansmanın vadesini en azından 30 Mayıs 2010'a kadar ertelemelerini talep etti.

                    NOTLAR DÜŞTÜ
                    Dubai World'un 59 milyarlık borcunun yanısıra bankacılık, gayrimenkul ve ulaşım alanındaki toplam borçları 80 milyarı bulan Dubai Emirliği'nin borç erteleme açıklamasının ardından kredi derecelendirme kuruluşları Standard & Poor's ve Moody's Dubai'nin bazı kamu bağlantılı kuruluşlarının kredi notlarını birkaç kademe düşürdü. Moody's bazı iştiraklerin kredi notunu yatırım yapılamaz seviyeye indirirken, S&P yeniden yapılandırmanın teknik olarak iflas sayılabileceğini kaydetti.

                    Dubai şirketlerinin yapımını üstlendiği dünyaca ünlü yatırımlar arasında 'Jumeira Palmiyesi' ve dünyanın en yüksek binası olması planlanan ancak kriz nedeniyle yapımı tamamlanamayan Dubai gökdeleni de yer alıyor. Palmiye şeklindeki deniz villaları için yapılan 3.5 milyar dolarlık borçlanmanın 14 Aralık'ta geri ödenmesi bekleniyordu.

                    +++++

                    ÇÖKÜŞÜN NEDENİ


                    Analistler, lüks inşaatlarıyla ile cennet olarak gösterilen Dubai’nin, özellikle konutlaşma sürecinde Dubai World tarafından yapılan 36 milyar dolarlık borç ile büyük bir risk aldığını öne sürüyor.

                    Dubai’de 2002 yılında gayrimenkul alım-satımıyla ilgili kısıtlamaların kaldırılmasıyla fiyatların hızlı bir yükseliş sürecine girdiği ve artış oranlarının 2007-2008 yıllarında yüzde 80’lere ulaştığı ifade ediliyor.

                    Ancak, dünyadaki konut balonunun sönmeye başlaması Dubai’yi de olumsuz etkiledi. Küresel krizin etkisiyle gerek yeni finansman koşullarının zorlaşması gerekse de borç geri ödemelerde yaşanan sorunlar, birçok lüks projenin yarıda kalmasına neden oldu. Çarkların birinde yaşanan bu sorun, finans sistemini de tehdit etmeye başladı.

                    İsviçre bankası USB, Dubai gayrimenkul piyasasının bir sene içinde yüzde 70 oranında küçülebileceğini belirtti.

                    -cafesiyaset /27 Kasım 2009

                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #265
                      dubai sorunu / 4 - 5 - 6

                      HAZİNE'DE 5 MİLYAR DOLARLIK BONO KAYGISI

                      Dubai Emirliği'nin büyük bir finansal krizle karşı karşıya kalması, Hazine ve SPK'yı da kaygılandırdı. 2010'da varlığa dayalı menkul kıymet (İslami bono, sukuk) ihracına başlayarak Körfez Bölgesi'nden en az 5 milyar dolarlık bir kaynak sağlamayı hedefleyen Hazine ve SPK yönetimi, Dubai Krizi'nin bu süreci olumsuz etkilemesinden endişe ediyor.

                      - İngiltere'de Kurulu büyük bir fonun yöneticisi, "Dubai'deki kriz Hazine ve SPK'nın beklentilerini de olumsuz yönde etkileyecek gibi görünüyor" derken, Dubai'de yaşayan bir Türk bankacı ise aynı görüşte değil; "Bu kriz bölge ülkelerinin sukuklarına olan ilginin azalmasına neden olacak gibi. Bu da Türkiye ve Batılı ülkeler tarafından ihraç edilecek bonolara olan ilgiyi artırır."
                      ...

                      - 2010'da varlığa dayalı menkul kıymet (İslami bono, sukuk) ihracına başlayarak Körfez Bölgesi'nden en az 5 milyar dolarlık bir kaynak sağlamayı hedefleyen Hazine ve SPK yönetimi, Dubai Krizi'nin bu süreci olumsuz etkilemesinden endişe ediyor.


                      Abu Dabi yardım edecek ama kefillikte seçici olacak


                      DUBAİ'NİN ağır borç yükünü erteleme talebi ile ortaya çıkan finansal kriz korkusu hafiflemeye başladı. Emirliklerin başkenti ve petrol zengini Abu Dabi yetkilileri, Dubai'nin borçlarını ödemesine yardım edeceklerini, ancak bu borçlara kefil olmada seçici olacaklarını bildirdiler. Analistler, petrol zengini Abu Dabi'nin, borç sorunununkrize dönüşmesini engelleyebilecek mali kapasiteye sahip olduğuna dikkati çekiyor.

                      NOT KIRMA YOK
                      Olası krizde en çok İngiliz bankalarının olumsuz etkileneceği ifade edilirken, reyting kuruluşları da, Dubai'nin yakından izlendiğini ancak, şu aşamada bir not indirimini düşünmediklerini belirttiler.

                      - SABAH (kısaltılmıştır.)


                      +++++



                      DUBAİ KRİZİ BORSAYI NASIL ETKİLER?

                      Borsalar hep böyledir. Dünyada Kriz bitti, kötüsü geride kaldı, artık Hisse senedi alıp rahat rahat uyurum para kazanırım dediğinizde ummadığınız Taş baş yarabiliyor ve bu sefer ilk Felaket Haberi Dubai den geldi.

                      Dubai’nın Borcu 59 Milyar Dolarmış, Tüm Borcu ise 80 Milyar Dolar. Aslında bu borç bir hiç, Kriz yönetiminde Hasta olan Bankalara verilen Parayı gözönünde bulundurursak çok az.

                      Dubai gibi Kredisi yüksek olan bir Arab ülkesinden böle bir haber geldiği için Borsalar Cuma günü Tepe taklak geri geldi. Bu düşüş önümüzdeki Haftalarda bir Virüslü Grip haline gelecekmi onu göreceğiz. Ama Amerika ve Almanyada bir çok yorumcu tekrar Günlük Rutin işlerine döner gibi yorumladılar bu Dubai meselesini.’’ Boşuna Panik yapmayın, önemli değil bu gibi gelişmeler gibi yorumlarda vardı aralarında ‘’
                      Beni de korkutan bu oldu, dahada tedirgin oldum.

                      Bana göre DAX ve diğer birçok endeksindeki oluşumu sanki zirve oluşumunun tamamlandığını gösteriyor. Aşağıdaki grafikde göreceğiniz gibi DAX endeksi 61,80 Fibo düzeltme seviyesinden boynunu tekrar aşağıya çevirdi. Geçtiğimiz hafta endeksde En dipler ve ardından tekrar en Yukarı tepkiler başladı. Trend değişimleride sürekli böyle başlar..
                      Bir çok zaman Küçük yatırımcı aslında Keriz yerine koyuluyor ama Klasik analizin yanı sıra POİNT & FİGURE Chart analizinide incelediğimizde bunun Perşembe günü yön değiştirdiğini gördüm..
                      Tüm Dünya endekslerinde gördümüz zayıflamaların artık nedenini anlamamak pek zor değil.
                      Sanırım Arab ülkererindeki Turbolanslarden dolayı endekler yukarı yönlü gidişatını durdurdu. Dubai ödeme sıkıntısı çekiyorsa, diğer Arap ülkeleride buna dahil olacakmı ??
                      Bu tezi kafamızın bir kenarında bulunduralım.


                      Borsalarda gerçekleşen gerçekler, kimse bunu ummadığı zaman olur. Bu yüzden Dubai meslesini hafife almayın. KİMSE daha birkaç güne kadar böyle bir Ülkeden böyle olumsuz haber beklemiyordu. Portföyünde Hisse senedi bulunan ve bir şey olmaz diyen yatırımcılar tam böle bir zamanlarda kendilerini sıfırlarlar.

                      Borsaya yeni giren Yatırımcılara DUYURU:

                      Bundan 10 yıl önce Asya krizi de sadece bir ülkede başladı. Tayland burada kötü çocuktu ve Terbiye edilir deniliyordu, kurtarılır deniliyordu. Ama netice; Tüm dünya bundan nasibini aldı.

                      Bugünümüze geldiğimizde Dünya sistemi eskisindende daha çok Darbe görmüş ve daha alabilecek halde.
                      İMF Para fonu 1997 ve 1998 yılında Tayland. İndonezya, Kore ve Filipinlerle Krizin giderilmesi için 39 Milyar Dolar Fon yardımında bulunmuştu. Netice Hüsran.
                      Şimdi Asıl 59 Milyar Doların ‘’ Ufak paranın ‘’ Dubai için ne kadar sıkıntılı olabileceğini düşünün.
                      Burada enteresan olan bir Nokta daha var. İMF para fonu bu yardımları yaparken, Şirket ve Devletleri kurtarırken çok Sorumsuz olarak suçlanmıştı. Yardımların devami halinde bu Hastalık tüm dünyayı etkisi altına alacağı ve Sorumsuzlukların devam edeceği Kritik edilmişti ve Borç üzerine kurulu bir Sistemin bir gün İntikamı çok acı olacağı vurgulanmıştı.
                      Pekde şaşmamak gerek artık…
                      Son Nokta…
                      Societe Generale müşterilerini kısa zaman önce uyardı. Önümüzdeki 2 yıl Tüm sistemin yıkılacağını yazdı. İyiki bunu Dubai Haberinden önce yatırımcılarınıa iletmiş oldu ; -)


                      Aşağıdaki Link, Generale Societenin müşterilerine uyarı Haberi.

                      ** Linke Tıkladığınızda rapora ulaşamıyorsanız, kopyalayıp adres çubuğuna yapıştırınız.**

                      Société Générale tells clients how to prepare for 'global collapse' - Telegraph



                      Saygılar

                      Kenan E. USTA

                      - borsagündem


                      ++++++++++


                      AVRUPA BANKALARI DUBAİ'DEN UMUDU KESTİ

                      Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 7 emirliğinden biri olan Dubai’nin ‘borç ertelemesi’ talebiyle ortaya çıkan finansal dalgalanma hafiflemeye başladı. Ancak bu sorunun özellikle Avrupa bankalarını etkilemeden nasıl aşılacağına ilişkin endişeler sürüyor. Körfez’den gelen tek iyi haber ise BAE’nin başkenti Abu Dabi’nin, Dubai’ye bir kez daha yardım etmeyi düşünüyor olması.

                      PETROL zengini olmadığı için finans, emlak ve turizm merkezi olarak öne çıkan, ancak düştüğü ödeme zorluğu ile ‘krizde ikinci dalga mı geliyor’ korkusunu hortlatan Dubai, yardım bekliyor. Para ve sermaye piyasalarında ‘Dubai şoku’nun etkisi hafiflemekle birlikte, Mayıs 2010’a kadar ertelenmek istenen 59 milyar dolarlık borcun Avrupa bankalarını nasıl etkileyeceği endişesi sürüyor. Bu noktada yüreklere su serpen tek gelişme, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bir diğer emirliği Abu Dabi’nin devreye girmeye niyetlenmesi.

                      Bu kez daha ‘seçici’ olacak

                      Emirliklerin başkenti ve petrol zengini Abu Dabi yetkilileri, Dubai’nin borçlarını ödemesine yardım edeceklerini, ancak bu borçlara kefil olmada ‘seçici’ olacaklarını bildirdiler. Abu Dabi yetkilileri, Dubai’nin bazı borçlarının ticari, bazı borçlarının yarı resmi nitelikte olduğunu, bu nedenle borçların ödenmesinde, Dubai’nin borç ve yükümlülüklerine göre, zaman ve yerine göre madde madde değerlendireceklerini vurguladılar. Şubat ayında 10 milyar dolarlık bono satışı ile Dubai’ye yardım eden petrol zengini Abu Dabi’nin, Dubai borç sorununun bir krize dönüşmesini engelleyebilecek mali kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor.

                      İngilizlerin yüreği ağzında

                      Ancak bu Abu Dabi ile Dubai arasında kesin bir anlaşmaya varılmadıkça, özellikle Avrupalı bankalara ilişkin endişeler son bulmayacak. 59 milyar dolarlık borcunu ödemek için alacaklılarından Mayıs 2010’a kadar vakit isteyen Dubai World’ün, alacaklıların başında Abu Dhabi Ticaret Bankası gelse de, bu 59 milyarın 40 milyar doları çok sayıda uluslararası bankaya. Dubai’nin pahalı projelerini ağırlıklı olarak Avrupa bankalarının finanse ettiğine dikkat çekilirken, olası bir krizde en çok İngiliz bankalarının olumsuz etkileneceği ifade ediliyor. Merkezi Hong Kong’a taşınsa da İngiltere’nin en büyük bankası olarak bilinen HSBC ve İngiliz yatırım bankası Standard Chartered gibi bankaların yanı sıra Singapur’dan DBS Group, Japonya’dan Sumitomo Mitsui Financial Group gibi dünyanın başka ülkelerindeki bankaları da yakından ilgilendiriyor.

                      Şeyh el Maktum’a yardım elini yine Şeyh Nahyan uzatacak

                      BİRLEŞİK Arap Emirlikleri’nin (BAE) 7 emirliğinden Dubai’yi 1833’ten bu yana El Maktum hanedanı yönetiyor. Abu Dabi’nin başında ise El Nahyan hanedanı var. Şu anki Dubai Şeyhi Muhammed bin Raşid el Maktum, aynı zamanda da BAE’nin Başbakanı. El Maktum’a yardım elini uzatmaya hazırlanan Abu Dabi’nin şeyhi Khalift bin Zayed el Nahyan. Servetini devasa projelerle devam ettirmek için zora giren el Maktum’un aksine el Nahyan tam bir petrol zengini. Maktum, 18 milyar liralık serveti ile Forbes’un ‘En zengin kraliyet üyeleri’ sıralamasında 5’inci sırada yer alıyor. Abu Dabi Şeyhi Khalift bin Zayed el Nahyan ise 23 milyar dolarlık serveti ile 2’nci sırada yer alıyor.

                      Hindistan: Paniğe gerek yok

                      DUBAİ nüfusunun yüzde 30’unu Hintliler oluştururken Hindistan Maliye Bakanı Pranab Mukherjee, Dubai’nin borç erteleme talebinden üçüncü büyük Asya ekonomisi olarak etkilenmediklerini belirtti. Hintli emlakçıların Dubai’de büyük oyuncu olmadığı anlatan Mukherjee, “Panik düğmesine basmaya gerek yok” diye konuştu.

                      Dubai’den sonra Yunanistan’a dikkat çekti

                      MALİYE Bakanı Mehmet Şimşek, Dubai’nin düştüğü zor durumun ardından Yunanistan’a da dikkat çekti. Bakan Şimşek, “Yunanistan’ın risk primlerinde de ciddi bir artış var, patlama var. Acaba devlet borçlarını ödemede sıkıntıya girer mi, girmez mi anlamında risk priminde ciddi bir artış var” ifadelerini kullandı.

                      - HÜRRİYET
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #266
                        THYAO

                        Bizim Menkul değerler raporu.
                        ilgilenen arkadaşların rapora gözatmasında yarar var diye düşünüyorum.

                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #267
                          yiğit dediğin böyle olur

                          Türkiye'nin borç stoku,% 13,3 artarak,Eylül ayı itibariyle 431,1 milyar liraya ulaştı.Borç stoku 2008 sonu itibariyle 380,3 milyar lira düzeyindeydi.

                          Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan Merkezi Yönetim Brüt Borç Stoku verilerinden yapılan değerlendirmeye göre, borç stokunun 320,6 milyar lirası iç borçtan, 110,5 milyar lirası da dış borçtan oluştu.
                          Geçen yılla karşılaştırıldığında iç borç yüzde 16,6'lık artışla 274,8 milyar liradan 320,6 milyar liraya, dış borç tutarı ise yüzde 4,8 artarak 105,4 milyar liradan 110,5 milyar liraya ulaştı.
                          Bu yıl Eylül ayı itibariyle iç borcun 253,4 milyar lirası piyasadan, 67,3 milyar lirası da kamu kesiminden yapılan borçlanmadan meydana geldi.
                          Dış borç stokunun ise 49,6 milyar lirası krediden 60,9 milyar lirası da tahvilden oluştu.
                          Kredilerin 32,2 milyar lirasını uluslararası kuruluşlar, 11,9 milyar lirasını IMF kredisi, 2,2 milyar lirasını SDR tahsilatı, 8,4 milyar lirasını hükümet kuruluşları ve 9 milyar lirasını da diğer kaynaklar oluşturuyor.
                          Borç stokunun yaklaşık 301,6 milyar lirası TL cinsinden 129,4 milyar lirası da döviz cinsinden bulunuyor.
                          Türkiye'nin geçen yılki 380,3 milyar liralık borç stokunun ise 251,8 milyar lirası TL cinsinden 128,4 milyar lirası da döviz cinsindendi.

                          -BORÇ STOKUNUN DÖVİZ KOMPOZİSYONU-


                          Türkiye'nin 320,6 milyar liralık iç borç stokunun 301,6 milyar lirası TL, 12,7 milyar lirası dolar, 6,1 milyar lirası da avro cinsinden bulunuyor.
                          110,5 milyar lira tutarındaki dış borcun ise 59,1 milyar lirası dolar, 4,7 milyar lirası Japon Yeni, 31,6 milyar lirası avro, 14,1 milyar lirası SDR ve 837 milyon lirası da diğer para birimlerinden oluşuyor.

                          (A.A)
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #268
                            Dikkat: Piyasalarda dalgalanmalar artabilir!

                            Geçen hafta Türkiye’de Kurban bayramı, ABD’de Şükran Günü kutlamaları nedeniyle sakin geçmesini beklediğimiz piyasalarda yeni bir volatilite yaşandı.

                            Dünyanın birçok ülkesinde bankalarla ilgili tedirginliklerin göz önünde bulunduğu geçtiğimiz haftada en son olarak Dubai’nin borç ertelemesi talebi, piyasalarda paniğe yol açtı. Öyle bir panik havası oluştu ki; EUR-USD paritesi 1.51 seviyesinden 1.48 seviyesine, Altının ons değeri 1192 dolardan 1137 dolara, petrolün varil fiyatı 77 dolardan 73 dolara kadar geri çekildi. Borsalarda ise yüzde 2,5 ile 4 arasında kayıplar yaşandı. Fakat ABD piyasalarının açılmasının ardından, panik havası biraz olsun dindi ve kayıplar büyük ölçüde telafi edildi. Avrupa borsaları haftanın son işlem gününde yüzde 1’in üzerinde yükseldi. Altının ons değeri 60 dolarlık bir bant aralığında dalgalandıktan sonra 1177 dolardan kapanış gerçekleştirirken petrol yeniden 75 doların üzerine çıktı. EUR-USD paritesi ise 1.50 seviyesinin hemen altından kapandı.

                            Önümüzdeki hafta dalgalanmalar devam edeceğe benziyor. Öyle ki VIX endeksi yüzde 20 oranında değer kazanarak 24 seviyesine yükseldi. Bu, piyasalarda korkunun arttığını ve bunun da oynaklıklara neden olacağını gösteriyor.

                            Yurt içi piyasalara değinirsek, Dolar-TL şu an 1.52 seviyesinde ve Salı gününden itibaren burada bir hareketlilik yaşanabilir. İlk etapta 1.55 daha sonra ise 1.60 seviyeleri test edilebilir. İMKB-100 endeksinde ise 40.000-41.500 aralığına bir geri çekilme yaşanmasının muhtemel olduğunu düşünüyorum.

                            Tüm piyasaları göz önünde bulundurduğumuzda eğer ki bankalarla ilgili tedirginlikler daha da artacak olursa, volatilite daha da artacaktır. Şu aşamada ABD’de sorunlu banka sayısı 552’ye ulaştı. Çin bankaları sermaye artırımı baskısı altında ve Avrupa bankaları bilânçolarında zarar yazma tehdidi altında. Son olarak bumlara Dubai’deki sorunlar da eklenince, piyasalardaki stres giderek artacağa benziyor.

                            EUR-USD ve ALTIN

                            Son olarak ise altına değinmek istiyorum. Ons değer, Cuma günü yaklaşık 60 dolarlık bir bantta dalgalandı. 1137 dolara kadar gerilese de haftayı 1177 dolardan kapattı. Tabi ki bunda en büyük etken EUR-USD paritesinin seyri oldu. Parite 1.4820 ye kadar geriledikten sonra 1.50 seviyesinin hemen altında kapandı. Benim görüşüm; hem altında hem de EUR-USD paritesinde yaşanan bu volatilite önümüzdeki hafta devam edecek. Her ne kadar EUR-USD paritesi, tam olarak destek seviyesinden tepki verse de önümüzdeki günlerde ibrenin doların lehine işleyeceğini düşünüyorum. Hakeza altında da aynı seyrin hakim olacağı kanaatindeyim. Altının ons değeri tekrar 1040 seviyelerine doğru bir geri çekilme yaşayacaktır. EUR-USD paritesinde 1.4830 seviyesi ve Altının ons değerinde ise 1140 seviyeleri önemli destek seviyeleri olarak karşımıza çıkacaktır. Eğer buralarda destek bulamadıkları takdirde ibre daha da aşağıları gösteriyor.

                            - HABERSAT / FİNANS-ANALİZ
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #269
                              haftanın özeti / borsa

                              Imkb ulusal-100 endeksi, hafta boyunca 119,22 puan artarak 45.230,95 puandan 45.350,17 puana cikti. Hisse senetlerindeki haftalik ortalama artis yuzde 0,26 oldu.

                              Imkb ulusal-mali endeksi 390,83 puan dususle 67.883,48 puandan 67.492,65 puana gerilerken, imkb ulusal-sanayi endeksi 576,71 puan artisla 33.042,07 puandan 33.618,78 puana ve imkb ulusal-hizmetler endeksi 131,11 puan artisla 31.753,06 puandan 31.884,17 puana cikti.

                              boylece, mali grup hisseleri ortalama yuzde 0,58 oraninda deger yitirirken, sanayi grubu hisseleri ortalama yuzde 1,75 oraninda ve hizmetler grubu hisseleri ortalama yuzde 0,41 oraninda deger kazandi.

                              kazananlar ve kaybedenler

                              borsada gecen hafta islem goren 323 hisse senedinden 154'u deger kazanirken, 135 hisse senedi deger yitirdi, 34 hissenin degeri degismedi.

                              gecen hafta en yuksek oranli artis, yuzde 31,09 ile makina takim hisselerinde gerceklesti. Yuzde 30,46 oranindaki artisla carrefoursa (b) hisseleri ikinci ve yuzde 25,00'lik artisla da ipek matbaacilik hisseleri ucuncu olarak siralandi.

                              en yuksek oranli gerileme ise yuzde 16,15'lik dususle dogan yayin holding hisselerinde oldu. Dogan gazetecilik hisseleri yuzde 14,20'lik dususle ikinci ve merkez b tipi yatirim ortakligi hisseleri yuzde 11,54'luk dususle ucuncu sirada yer aldi.
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #270
                                haftanın özeti / döviz

                                GECEN HAFTA TURK LIRASI KARSISINDA DOLAR VE AVRO YUKSELDI. ISTANBUL SERBEST PIYASADA ONCEKI HAFTA SONUNA GORE ABD DOLARI'NIN TURK LIRASI SATIS FIYATI 0,0040 LIRA VE YUZDE 0,27 ARTARAK 1,5000 LIRAYA, AVRONUN SATIS FIYATI 0,0420 LIRA VE YUZDE 1,89 ARTARAK 2,2620 LIRAYA CIKTI.
                                INGILIZ STERLININ SATIS FIYATI 0,0300 LIRA VE YUZDE 1,21 ARTARAK 2,5100 LIRAYA VE ISVICRE FRANGININ SATIS FIYATI 0,0300 LIRAYA VE YUZDE 2,03 ARTARAK 1,5050 LIRAYA ULASTI.

                                hafta sonu yükselen dolar serbest piyasada, bir ara 1.53 tl yi gördü.
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information