Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #106
    narada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aslında topik "daldan dala" atlamak şeklinde gidip duruyor.
    bu kadar karışık oluşu izlemeyi zorlaştırsa da, kafada oluşan borsa dünyası ile dünyada süregiden borsa arasındaki ilişkileri sorgulamak açısından önemli.

    .....

    raslantı: işte yanıtlardan biri...

    bu site de, kuru izleyebileceğiniz sitelerden biri:

    Bloomberg.com: Personal Finance

    cayy


    Baltık Kuru Yük Endeksi

    BALTİC DRY ENDEKSİ(BDİ)
    .......

    NEHİR ER / FİNANSAL ANALİST,BROKER

    yukarıdaki mesajdan alıntı.

    ve raslantılar...


    http://forum.keyborsa.com/borsa-gene...ar%FD-221.html


    teşekkür ederim...
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #107
      narada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Ali Koç Arçelik hisselerini satıyor

      Geçen hafta Ömer Koç'un 24 milyon 150 bin adet Koç Holding hisse senedini satmak için Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) başvuruda bulunmasından sonra dün de Ali Koç, Arçelik hisselerini satmak üzere MKK'ya kayıt ettirdi.

      04 Kasım 2009 Çarşamba 07:20:00

      Yıldırım Ali Koç tarafından yapılan başvuruya göre 6 milyon 175 bin 838 adet hisse senedi satış için MKK'ya kayıt ettirildi. Satış için belirlenen süre ise 99 yıl oldu. Ali Koç'un satış için başvurduğu hisselerin piyasa değeri 27 milyon lira civarında bulunuyor. Yıldırım Ali Koç'un ise 6.2 milyon adet hisse senedini satması durumunda Arçelik'te şahsına ait hiçbir payı kalmayacak. Ali Koç'un satış için başvurduğu hisseler Arçelik'in sermayesinin yaklaşık yüzde 1'ini'ini oluşturuyor. Geçen hafta Ömer Koç, Koç Holding'nde sahip olduğu ve piyasa değeri 94 milyon lira seviyesinde bulunan hisselerin satışı için MKK'ya başvurmuştu. Ömer Koç'un da satış için başvurduğu hisseler, Koç Holding'in sermayesinin yaklaşık yüzde 1'ini oluşturuyor. Böylece Koç Ailesi üyeleri tarafından iki hafta içerisinde grup hisse senetlerinde satış başvurusu yapılan hisse senetlerinin toplam piyasa değeri yaklaşık 120 milyon liraya ulaştı.

      -borsagündem

      cayy

      özellikle bugünkü arçelik ve koç hisselerindeki hareketliliğe rağmen yükselişe geçmemesi, satışa başladıkları anlamına gelebilir mi?
      deutsche arçelikte bugün yaklaşık 3 milyon 500 bin lot alım yaptı. ona rağmen arçelik 4,04 ü gördü.

      peki niçin satıyorlar?

      aslında bu konuda bir tahminim var.
      ama bazı gelişmeleri izleyip karar vermek gerekiyor...

      5 kasımda düştüğümüz bu varsayım, bugün yanıtlandı.
      işte haberi:


      cayy

      Ömer Bey, Koç'u satıyor

      Geçen hafta MKK'ya başvurup, sahibi olduğu 24.4 milyon adet Koç Holding hissesini 99 yıl içinde satacağını bildiren Ömer Koç hızlı çıktı.
      07 Kasım 2009 Cumartesi 19:03:00 Ellerinde bulunan Koç Holding ve Arçelik hisselerinin bir bölümünü, 99 yıl içinde bir gün satacaklarını borsaya bildiren Rahmi Koç’un iki oğlu Ömer ve Ali Koç, yarışa hızlı girdi. Satış bildiriminin üzerinden bir hafta geçen sonra Ömer Koç holding hisselerinin yüzde 1’ine denk gelen 24.4milyon hisseyi, hisse başına 3.8 liradan, 92.8 milyon liraya (66milyon dolar) sattığını açıkladı. Koç Holding Koç Holdig Başkan Vekili Mehmet Ömer Koç’un holdingdeki payı yüzde 2.8’den 1.8’e geriledi. Citibank aracılığıyla blok olarak yapılan satıştan elde edilen paranın nerede kullanılacağına yönelik bir açıklama yapılmadı. Ömer Koç, SPK kaydında olan ancak borsada işlem görmeyen söz konusu hisseleri, Borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla 30 Ekim’de Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (MKK) başvurarak ve 99 yıl içinde satacağını açıklamıştı. 1996 ile 2004 yılları arasında sırasıyla Koç Holding Enerji Grubu Başkan Yardımcılığı ve Başkanlığı yapan Ömer Koç, o tarihten sonra mesaisini daha çok koleksiyonculuk, sanat işlerine ayırmaya başladı.

      ARÇELİK’İN YÜZDE 1’İNİ SATACAK
      Ömer Koç’un, yaptığı satış sonrası gözler kardeşi Koç Holding Bilgi Grubu Başkanı Ali Koç’a çevrildi. Ömer Koç’un satışı bu kadar hızlı yapması Ali Koç’un da çok beklemeden Arçelik hisselerini satacağı yorumlarına neden oldu. Ali Koç 3 Kasım’da borsada işlemgörmeyen 6.2milyon hisse senedini satmak amacıylaMKK’ya başvurmuştu.MKK tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada söz konusu yatırımcının satış süresi olarak 99 yıl belirlediği bilgisi yer almıştı. Ali Koç’un satış için başvurduğu hisselerin piyasa değeri 27 milyon lira civarında bulunuyor. Yıldırım Ali Koç’un ise 6.2milyon adet hisse senedini satması durumunda Arçelik’te şahsına ait hiçbir payı kalmayacak. Ali Koç’un satış için başvurduğu hisseler Arçelik’in sermayesinin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturuyor.

      Habertürk.com

      cayy

      arçelik hala satılmamış mı?!!
      göreceğiz bakalım.
      ama içimden bir ses, yüksek sesle bağırıyor:
      hadi canım sende
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #108
        SPK haftalık bülten

        Akenerji: kayıtlı sermaye tavanını 150 bin liradan 1,5 milyar liraya çıkarma talebi kayda aldı.

        Ünye Çimento: 28 milyon 435 bin 293 lira 45 kuruş tutarında ve iç kaynaklardan karşılanacak bedelsiz hisse senedi (bedelsiz sermaye artırımı) ihracı için SPK'ya başvuruda bulundu.

        İş Yatırım: 50 milyon lira tutarında Aracı Kuruluş Varantı(*) ihracı için SPK'ya başvurdu.


        (*) VARANT için bkz.
        http://forum.keyborsa.com/borsa-gene...tml#post193693
        sayın m.dgny'nin 2201 nolu yazısı...

        - spk haftalık bülten:
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #109
          ihlas

          İhlas gurbetçiye parayı ödeyecek

          Bakırköy 4’üncü Asliye Ticaret mahkemesi, İhlas grubuna bağlı bir şirketin gurbetçilerden topladığı paranın faiziyle iadesine karar verdi.
          07 Kasım 2009 Cumartesi 10:25:00 Davacı gurbetçi M.K.’nın avukatı Acun Papakçı, İhlas Uluslararası İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de inşa ettiği bir ticaret merkezini asılsız reklam kampanyalarıyla teminat gösterip yüzde 45 kâr garantisiyle gurbetçilerden para topladığını, sonra bu paraları Cayman Adaları’ndaki şirketi üzerinden Türkiye’ye aktararak buharlaştırdığını öne sürdü. Avukat Papakçı davalının para toplamak için gurbetçiye gösterdiği binayı da yabancı bir şirkete sattığını belirterek, 150 bin DM’ın (146.500 TL) müvekkiline iadesini istedi. Mahkeme de bu paranın tahsiline hükmetti.

          İbra istediler

          Almanya’da yaşayan M.K.’nın başvurusu üzerine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde İhlas Uluslararası İnş. ve Tic. A.Ş. ile yönetim kurulu başkanı Osman Ağaoğlu ve başkan vekili Sedat Okyar hakkında dava açıldı. Davacı avukatı müvekkilinin davalılara “yıllık yüzde 45 faiz verileceği ve parasını her istediği an geri çekebileceği” garantisine inanarak 16 Aralık 1999’da 150 bin DM yatırım yaptığını, karşılığında “satış sözleşmesi” adıyla bir belge verildiğini belirtti. Davacı avukatı müvekkilinin yıllarca oyalandığını kaydederek, davalı şirket yetkililerinin 15 Haziran 2005 tarihinde “ihlas yöneticilerini tüm sorumluluklarından ibra eden bir belgeyi” imzalatmaya kalkıştığını, bunu reddettiklerini vurguladı.

          Binayı da satmışlar

          Son olarak 27 Aralık 2007 tarihinde davalılara ihtar çektiklerini belirten davacı avukatı, davalı şirketten gelen 4 Ocak 2008 tarihinde, “şirketimizin ne müvekkilinizden ne de diğer insanlardan para toplaması vaki olmamıştır, müvekkilinize bağımsız bölüm dükkan satışı yapılmış, taşınmazınızı fiilen ve resmen teslim almaktan imtina etmiş bulunmaktasınız. Sözleşmedeki para iade talep ve diğer fer’i şartlarının sürekli geçerli ve her istenilen zamanda kullanılabilecek bir hak olarak değerlendirmek mümkün değildir” cevabının geldiğini belirtti. Davacı avukatı, “Bu arada İhlas A.Ş. Budapeşte’deki ticaret merkezini yabancı bir gruba satmıştır. Yani müvekkilime tahsis ettikleri yeri de bir başkasına satmışlardır. Binlerce kişiye işyeri satmak zaten mümkün değildir. Burada asıl amaç ödünç para almaktı” dedi.

          Paralar Cayman üzerinden Türkiye’ye geldi iddiası

          BAŞVURUDA, “İhlas Grubu tarafından toplanan paralar, paranın nereden elde edildiğinin sorulmadığı ve yatırılan para için çok az oranlarda verginin alındığı ülkelerden biri olan Cayman Adaları’nda kurulu İhlas Financial Services Inc. ünvanlı şirkete aktarılmıştır. MASAK’tan istenilecek raporlarla bu durum ispat edilecektir” denildi. Başvuruda davalıların malvarlığına tedbir konulması ve 150 bin DM’ın tahsili istendi. Mahkeme daha sonra görevden alınan iki isim yönünden ret, davalı İhlas firması yönünden davayı kabul etti ve paranın dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verdi.

          Ali Dağler/ Hürriyet
          alıntı: -finansgündem
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • yagan
            Aktif
            • 23 Mayıs 2008
            • 76

            #110
            dostum yazmadan edemedim.eline emeğine sağlık...k12

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #111
              Altın rallisinin ardındaki neden

              Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 403 ton altın satacağını eylül ortasında herkes öğrenmişti. Bu hafta ise bu altının yarısını Hindistan'ın alacağını öğrendik. Ve bir anda altının ons fiyatı 1100 dolara yaklaştı. Gerçekten de Hindistan'ın 200 ton altın satın alması bu etkiyi yaratacak nitelikte bir gelişme miydi? Normalde IMF ya da merkez bankaları altın satarsa bu, fiyatları aşağı çekici bir gelişme olarak algılanır. Bu nedenle Avrupa'daki merkez bankaları piyasaları rahatsız etmemek için 1999'dan bu yana satacakları altına üst sınır getiren bir anlaşma yapıyorlar. IMF'nin altın satacağı haberi de geçmişte fiyatları aşağı çekici etki yapmıştı. Peki bu defa ne oldu da ters yönde etki yaptı?

              Çin'in talebi karşılanamaz

              Görünürdeki neden Hindistan'ı diğer merkez bankalarının izleyeceğiydi. Yani başta Asya'dakiler olmak üzere birçok merkez bankasının döviz rezervlerini çeşitlendirmek için portföylerinde altına daha fazla yer verecekleri gibi bir endişe ortaya çıktı. Bu merkez bankalarının özelliği yüksek rezervlere sahip olmaları. O kadar fazla rezervleri var ki; mesela sırf Çin iki trilyon doların üzerindeki rezervinin tamamıyla altın almaya karar verse yeryüzünde Çin'in talebini karşılayacak kadar külçe altın bulunamaz. Ancak merkez bankalarının altına hücum edeceği gibi geniş çaplı bir eğilim olmasını beklemiyorum. Şu ana kadar da bu yönde bir sinyal gelmedi. Dolayısıyla bu hikâyenin altı çok güçlü değil. Ama buna rağmen altındaki yükselişi açıklayacak daha başka ve elle tutulur gerekçeler yok değil.

              Güvensiz hava altına yarıyor
              Altın güvenli liman olarak bilinir. Ne zaman bir yerde güven kaybolmuşsa orada altına yöneliş başlamıştır. Ve bir yılı aşkın bir süredir mali piyasalarda güven ortadan kayboldu. Bakmayın toparlanma hikâyelerine hâlâ güvenin tekrar tesis edildiğini söylemek mümkün değil. Düşünün küresel ekonominin lokomotifi olan ABD'de her hafta birkaç banka batıyor. Amerikan KOBİ'lerine finansman sağlayan en büyük kuruluş olan CIT iflasını istedi. Tam toparlandık derken yeni bir batış hikâyesi ve yeni dip tahminleri yapılıyor. Bu haftaki tartışmaları hatırlayın. Önceki tahminleri nedeniyle adı guruya çıkan Roubini "varlık balonu"nun en geç bir yıl içinde patlayacağını öngördü. Nobel ödüllü Joseph Stiglizt, Amerikan ekonomisinin büyümesinin mucize olacağını düşünüyor. Bu ortamda güvenin yeniden oluşması çok zor. Ve bu hava altına yarıyor. Fiyatlar yukarı çıkmak için sadece bir neden arar. Bu defa neden, IMF'nin Hindistan'a yaptığı altın satışı oldu. Başka bir ortamda aynı satış nedeniyle altın fiyatının düşmeye başladığını görebilirdik.

              1500 dolara gider mi
              Bu hafta CNBC-e'deki yayınıma konuk olan İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç da aynı düşüncede. "Dünyada 3000 tonluk altın arz ve talebi var. 200 ton önemlidir ama tek başına altın talebine etkide bulunmaz" diyor Saraç. Gelinen noktada altın 1100 dolara dayandı. Ancak kısa vadede kâr amaçlı satışlar görebiliriz. Özellikle yıl sonunda defterlerini bağlayacak olan fonların kâr amaçlı satışlarıyla gerileme olsa bile bin doların altına inilmesi çok zor. Kısa süreli düzeltmenin ardından ise tekrar yukarı çıkış tahminleri daha ağırlıklı. Mesela Osman Saraç, "Kâr realizasyonları dışında gelecek bir yılda altının düşeceğini sanmıyorum" diyor ve 1500 dolar tahminini yapıyor. Analistler 1500 dolara giden yolda önce 1100 ve ardından 1200 doların deneneceğini düşünüyorlar.


              Referans Gazetesi/ Servet Yıldırım / 08 Kasım 2009
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #112
                migros: grev

                Tez-Koop-İş Sendikası, yaklaşık 13 bin çalışanı kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması durumunda Migros Ticaret A.Ş marketlerinde 24 Kasım Salı günü greve çıkma kararı aldı.

                - sabah
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #113
                  çimento sektörü

                  cimento uretimi bu yil da sevindirecek


                  -temmuz ayi sonu itibariyle, turkiye'nin toplam cimento uretimi 30,2 milyon ton oldu

                  ankara (a.a) - 08.11.2009 - temmuz ayi sonu itibariyle turkiye'nin toplam cimento uretimi 30 milyon 200 bin ton duzeyinde gerceklesti. Turkiye cimento mustahsilleri birliginin son verilere gore, temmuz ayi sonunda uretilen cimentonun 8,7 milyon tonluk bolumu ihrac edildi.

                  en fazla cimento uretimi bir onceki yil da oldugu gibi marmara bolgesindeki fabrikalardan karsilandi. Temmuz ayi sonunda marmara bolgesindeki fabrikalarda 7 milyon 981 bin 197 ton cimento uretimi gerceklestirilirken bu bolgeyi, 5 milyon 592 bin 892 tonla akdeniz bolgesi, 4 milyon 706 bin 444 ton uretimle ic anadolu bolgesi izledi.

                  Ayni donemde guneydogu anadolu bolgesindeki fabrikalardan 3 milyon 944 bin 045 bin ton cimento uretimi elde edilirken, ege bolgesindeki fabrikalardan 3 milyon 341 bin 967 ton, karadeniz bolgesindeki fabrikalarinda ise 3 milyon 155 bin 976 ton cimento uretimi yapildi. Dogu anadolu bolgesindeki fabrikalardan ise temmuz ayi sonunda 1 milyon 578 bin 472 ton cimento uretimi elde edildi.
                  2009 yili sonu itibariyle, turkiye'nin toplam cimento uretiminin 50 milyon tonu asmasi bekleniyor.

                  - aa 13:39 08/11/09
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #114
                    not: THYAO

                    thy den kap'a yapılan açıklama dikkat çekici.

                    TÜRK HAVA YOLLARI A.O. / THYAO [] 06.11.2009 20:34:57
                    İlgi: 25/02/2008 Özel Durum Açıklaması

                    İlgi açıklamamızda "Anadolu Jet" isminin tescil edilerek cazip ücretlerle THY'nin Ankara merkezli iç hat uçuşlarında hizmet vereceği bildirilmiş idi. Bu defa Ortaklığımız Yönetim Kurulu'nca Anadolu Jet'in %100'ü Ortaklığımıza ait ayrı bir havayolu şirketi kurulması suretiyle faaliyetlerine devam etmesine karar verilmiştir.


                    cayy

                    sorular:
                    1- niçin ikinci bir şerket kuruluyor?
                    2- anadolu jet ikinci bir şirket olacaksa, kendi yönetimi, kendi sermayesi, kendi bilançoları olacak: borsa da işlem görecek mi?
                    3- anadolu jet, sermaye yapısı nasıl düzenlenecek?
                    4- arada sırada da olsa dile getirilen, "özelleştirme" önümüzdeki yıl daha sık mı dillendirilir olacak. böyle birşey sözkonusuysa, örneğin, dış hatları ayrı, iç hatları ayrı olarak mı yapılacak; anadolu jet sabit kalıp, thy mi özelleştirmeye konu edilecek...

                    aslında daha çok soru var. yanıtlarını zaman gösterecek.
                    ama bence, ilginç gelişmelere gebe. bakalım, zaman ne diyecek...
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #115
                      ABD, Türkiye'ye verdiği gümrüksüz ihracat hakkını iptal etmek istiyor

                      Amerikan Kongresi, 4 bin 800 ürününün ABD'ye gümrüksüz girişini kapsayan 'Genelleştirilmiş tercihler sistemi (GSP)' programından Türkiye'yi çıkarmak istiyor.

                      Merkezi ABD'de bulunan Türk Amerikan İşadamları Derneği'nin (TABA/AmCham) düzenlediği toplantıda konuşan Arent Fox avukatlarından Şule Öktenay Akyüz, "ABD'nin Türkiye'ye ticari olarak verdiği tek hak GSP. Kongre, içlerinde Türkiye'nin de olduğu 13 ülkeyi bu programdan çıkarmak istiyor. Türkiye'nin artık gelişmiş ülke olduğu düşünülüyor. Şimdilik bunu durdurduk." dedi.

                      131 ülkenin faydalandığı bu program gereğince 4 bin 800 ürün Amerikan pazarına gümrük vergisinden muaf olarak girebiliyor. Vergi avantajı bazı ürünlerde yüzde 15'e ulaşıyor. Yüzde 70 oranında ipek içeren ürünler, şaç bandı, sanat eserleri, halı, kilim bayan giyim, mendil, geleneksel oyunlar, şapka, saç filesi, bambu sepet ve çanta bu ürünlerden bazıları. Program 1974'ten beri yürürlükte. Dönem dönem uzatılan GSP, 31 Aralık 2009 itibarıyla son bulacak. Brezilya ve Hindistan'ı programdan çıkaran senatörler programın uzatılacağına dair sinyaller veriyor.

                      -net haber / 08 Kasım 2009
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #116
                        koç holding

                        Koç ve Ge, deniz suyunu birlikte ARITACAK

                        Koç Holding ve GE, suyun arıtılması ve yeniden kullanımına ilişkin çalışacak. İki kurum, 'Tuzdan Arındırma, 'Atık Su Arıtma' ve 'Mobil Su' projeleri geliştirecek


                        ....

                        13 bin tesis var

                        Bülent Bulgurlu, küresel ısınmanın etkilerinin yaşanmakta olduğu ve doğal su kaynaklarının hızla tükendiği günümüzde, deniz suyunun uygun bir maliyetle içme suyuna dönüştürülebilmesinin ve atık suyun arıtılarak yeniden kullanılmasının öneminin hızla artmakta olduğunu belirtti. Bulgurlu, imzalanan anlaşma çerçevesinde, bu alandaki teknolojilerin öncüsü GE ile birlikte, ülkemizde gerekli bilincin yaratılması konusunda yoğun olarak çalışmaya başlayacaklarını bildirdi. Bulgurlu, halen dünya’da 13 bin aşkın ‘Tuzdan Arındırma’ tesisi bulunduğunu, sanıldığı gibi su zengini olmayan ülkemizde de Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet modeliyle benzer projelerin hızla hayata geçeceğine inandığını aktardı.

                        GE teknoloji üretiyor

                        Koç ile imzalanan bu niyet anlaşmasının, Türkiye’de su endüstrisinin daha da gelişmesini sağlayacağını belirten GE’nin Su Teknolojileri iş biriminin başkan ve CEO’su Heiner Markoff, “Bu anlaşma GE’nin, suyun yeniden kullanımı aracılığıyla küresel sürdürülebilir su kaynağı yaratılması konusundaki kararlığının bir örneği” dedi ve ekledi: “GE, su sıkıntısı, su kalitesi, enerji verimliliği ve çevre ile ilgili dünyanın en zor problemlerini çözmek için teknoloji ve çözümler üretmeye devam ediyor. Koç Holding ile birlikte hayata geçireceğimiz projelerle de Türkiye’nin, su kaynaklarının kullanımını optimize etmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

                        GE’nin su teknolojileri iş birimi, 130 ülkedeki faaliyetleri ve dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanıyla; su kaynakları ve kalitesi, verimliliğin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi gibi alanlarda dünyanın en zorlu problemlerini çözmek için tecrübeli profesyonelleri gelişmiş teknolojilerle buluşturuyor.


                        -nethaber / 7 kasım
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #117
                          tofas

                          Tofaş’a Chrysler çıkarması

                          FIAT ve Chrysler çiftinin üst düzey yöneticileri, önümüzdeki hafta dünyada ‘En iyi Fiat fabrikası’ seçilen Tofaş’ın Bursa tesislerini incelemeye geliyor. 13 Kasım’da WCM (Dünya Klasında Üretim) ödülünü alacak Tofaş fabrikasını yaklaşık 150 kadar yönetici inceleyecek. Bu incelemeler sonrasında Fiat’la yeniden yapılanan Chrysler’in Tofaş fabrikasının başarılı metodunu Amerika’ya taşıması bekleniyor.


                          - hürriyet/9 Kasım 2009
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #118
                            tofas 2

                            Chrysler’ın planı netleşti Tofaş’a ABD yolu göründü


                            Yüzde 20’si İtalyan Fiat tarafından alınan Chrysler’ın 5 yıllık yeniden yapılanma planı belli oldu. 2011’de kâra geçmesi hedeflenen Chrysler’ın yol haritası, Tofaş’ı da etkileyecek


                            ABD’li General Motors’un (GM) Opel’i satmaktan son anda vazgeçmesi geçen haftanın gündemine damgasını vururken, bir başka ABD’li Chrysler’ın kaderi de açıklandı. İflasın eşiğine gelen ve yüzde 20’si İtalyan Fiat tarafından alınan Chrysler’ın beş yıllık ‘yeniden yapılanma planı’ netleşti. 2000’lerin başında Fiat’ın yaşadığı büyük darboğazdan çıkmasında rolü bulunan ve Chrysler LLJ’nin yanı sıra Fiat Group’un da CEO’su olan Sergio Marchionne, toparlanma planını 10 saatte açıkladı.

                            CESUR HEDEFLER KONDU

                            Cesur bir plan ortaya koyan Marchionne, 2011’de net kâr bekliyor. Plana göre, Chrysler, Jeep ve Dodge markalarına sahip olan ABD’li üretici, gelecek birkaç yılda Fiat aktarma organları ve platformlarında üreteceği yeni araçlar üzerinde çalışacak. Marchionne, sunduğu iddialı hedefte, satışların iki katından fazla artacağını ve Fiat platformlarında yapılan bir düzine yeni model çıkarılacağını söylerken, Chrysler’ın yeni yol haritası Fiat’ın Türkiye’deki iştiraki Tofaş’ı da yakından ilgilendiriyor. 2010’dan itibaren Chrysler modellerinin Avrupa’da Fiat ve Lancia adı altında ve bu markaların showroom’ların satılması da gündemde. Bu Chyrsler bünyesindeki markaların Türkiye pazarında Tofaş’a emanet edilmesi anlamına geliyor. Ayrıca Tofaş’ın ürettiği Doblo ve Fiorino gibi modellerin de, ABD’ye ilk kez ihraç edilen Türk malı Ford Transit Connect gibi ABD pazarına ihracatının başlatılması da gündeme gelebilecek.

                            Beş yıllık planın satır başları

                            • Fiat’ın toparlanma planı bir dizi iyimser varsayıma dayanıyor. Chrysler’ın pazar payını toparlaması, ABD pazarının yavaş bir canlanma sergilemesi ve Fiat’ın Jeep markası öncülüğünde Chrysler modelleri için yeni pazarlar bulması gerekecek.

                            • Chrysler’ın bu yıl 1.3 milyon beklenen global satışlarının 2014 yılında 2.8 milyon adet olması hedefleniyor.

                            • 2014 itibariyle Chrysler otomobillerinin yarısı Fiat’ın geliştirdiği platformlar üzerinde üretilecek.

                            • Chrysler parçaları Fiat ile paylaşarak beş yılda 2.9 milyar dolar tasarruf yapabilmeyi de planlıyor.

                            • Chrysler’ın Amerika dışındaki satışlarının toplam satışlarından yüzde 18 pay alması bekleniyor.

                            Amerikan görünümlü Avrupalı

                            • Chrysler Grubu’nun yeni araçları dıştan Amerikalı olacak. İçeriden ise çok fazla Fiat özellikleri taşıyacak.

                            • Beş yıllık plan kapsamında Chrysler motor serisinin yerini yavaş yavaş Fiat teknolojisi alacak. Fiat’ın 1.4 litrelik motor ailesi ve Chrysler dünyasının benzinli motor aileleri Fiat’ın yeni teknolojisi ile geliştirilecek. • Avrupa’da Jeep markası öne çıkarılacak. • Chrysler 300 C yenilenecek. Lancia’nın lüks modeli Thesis Sedan’ın yerini 300 C alacak.

                            • Fiat 500, önümüzdeki yıl ABD showroom’larındaki yerini alacak. 500C (Cabrio) 2011’de pazara girecek ve yüksek performanslı 500 modeli de ondan bir yıl sonra pazardaki yerini alacak.

                            Dodge için 2010 yılında 7 kişilik bir crossover planlıyor.

                            - star / 9 Kasım 2009 Pazartesi, 00:10 / EKONOMİ


                            cayy

                            ne dersiniz... toaso izlemeye değer mi?
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #119
                              piyasalar bu hafta izleyecek

                              Piyasalar sanayi üretimi ve bilançoları izleyecek

                              yurt içinde:
                              - eylül ayı sanayi üretim endeksi,
                              - ekim ayı Hazine nakit dengesi,
                              - eylül ayı ödemeler dengesi, ekim ayı kapasite kullanım oranları gibi verilerin yayınlanacak
                              - konsolide mali tablolar için belirlenen en son yayınlanma tarihi 13 Kasım. bilanço açıklamalarına dayalı hisse bazlı hareketlerin yoğun olacağı beklentisi hakim.

                              Yurt dışında

                              - ABD işsizlik başvuruları,
                              - ekim ayı ABD bütçe rakamları,
                              - eylül ayı ABD dış ticaret rakamları,
                              - ekim ayı ABD ithalat ve ihracat ile
                              - kasım ayı ABD tüketici eğilim anketi

                              takip edilecek.
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #120
                                IMKB SIRKETLERININ 2009 YILI 9 AYLIK DONEM KARLARI/ZARARLARI
                                30 EYLUL 2009 TARIHINDE SONA EREN 9 AYLIK DONEME AIT MALI TABLOLARI,
                                DIPNOTLARI IMKB'YE GONDERILEN SIRKETLERIN, 30.09.2009 VE 30.09.2008
                                TARIHLI GELIR TABLOLARINDAKI KONSOLIDE OLMAYAN NET DONEM KARLARI/(ZARARLARI)

                                A - F

                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information