Fenerbahçemizin Lig Maçlari Hakkinda

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ayhan53
    Rallici Başkan
    • 27 Nisan 2009
    • 2657

    #496
    hayır.....
    [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
    M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

    Yorum

    • ayhan53
      Rallici Başkan
      • 27 Nisan 2009
      • 2657

      #497
      2. olan takım şampiyonlar ligine direk gider
      [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
      M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

      Yorum

      • ayhan53
        Rallici Başkan
        • 27 Nisan 2009
        • 2657

        #498
        CEVAPSIZ SORULAR ???


        Fenerbahçe taraftarının haklı bir isyanı var. Trabzonlular ve GS’lılar “Tarla” muhabbeti açtığında “Ya profiller, balıklar, Gabriç” diyoruz. Biz “Balıklardan ne haber” rakip takım taraftarlar “tarlalar yeşillendi mi” dedikçe tartışma tıkanıyor. Birileri de gülerek izliyor…. Belki “Bakın Ankaragücü ve Karabük maçı öncesi tapelerine” demekten daha ileri bir adım atabiliriz… Artık sorunun sebebi tartışılmalı… Okuyanlar muhakkak benden daha fazla feraset sahibidir. Daha etkili söylemler geliştirebilirler.
        Ancak artık taraftarlar tartışmamalı…Taraftarların tartışmasına yol açan kararlar tartışılmalı ki sıra o kararın alınmasının müsebbibi TBMM’ye (kanun yapıcıya) gelsin… Benim takip ettiğim renkdaşlarım en az bir kez “Profiller, balıklar, Gabriç” konusunda neden birşey yapılmadı diye sordu. CEVAP YOK…Peki Trabzonsporu ilgilendiren tapelerdeki konuşmalarda neden suç unsuru bulunmadığını en iyi kim yanıtlar. Kararı veren hakim? Mantıken!!! Trabzonspor tapelerinde suç unsuru bulmayan hakim medyaya konuşmaz. Gerek de yok. Hakimler kararlarıyla konuşur. Kararında da açıklamış. Ama Açıklamaların sonucunda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Bence de 3-4 kişinin muhabbetine bakıp şike kararı vermek ağırdır. Hakim haklıdır.

        16 ACM Trabzonspor tapelerinde şike var denecek kadar suç unsuru görmemekle haklı.O ZAMAN DAHA FENA BİR SORU ORTAYA ÇIKIYOR. Kİ CEVAPSIZ!!!
        Eğer, TS tapelerinde açık ve somut delil yok diyorsanız Fenerbahçe’yle ilgili tapelerde nasıl kanıtlar buldunuz. Bu soruya yanıt yok..Bu yazıyı okuyan kardeşlerimle şunu paylaşmak istiyorum. Hakimin neden TS tapelerinde suç unsuru bulmadığını kendi kaleminden yazayım… Bazı kısımlarını biz birkaç kişi bir araya geldik. Çözemedik. Bakalım bu cümlelerdeki sırrı çözen çıkacak mı?
        TAVSİYEM ŞU: BAZI CÜMLELERİ (Kİ ALTINI ÇİZDİM) OKUYUN. SONRA TEKRAR OKUYUN… BİRKAÇ KEZ OKUDUKTAN SONRA KARAR VERİN… BİR TUHAFLIK VAR!!!
        “…. teşvik girişimlerinde bulundukları görülmüş, şüphelilerin eylemleri teşebbüs/girişim aşamasında kalmıştır”
        “Ancak iki Trabzonsporlu arasındaki bu konuşmada geçen Gabriç’in bonservisinin verilmesi…”
        15.05.2011 GÜNÜ OYNANAN FENERBAHÇE – ANKARAGÜCÜ MÜSABAKASINDA TEŞVİK PRİMİ VERİLDİĞİ İDDİASI
        Nevzat: ” Söyledin de o şeyi herhalde, Demiri diyor şey yapmamız lazım diyor, Görmem lazım diyor işte kaçlık demir olduğunu diyor”
        “TEŞVİK AMAÇLI ULAŞILMAYA ÇALIŞTIKLARI ANLAŞILMIŞSA DA… BU NİYETİN…”
        bak Buca’da denk getirdim ama, nefesim çok kuvvetli benim, eninde sonunda denk getireceğiz
        “gerek Ankaragücü onursal başkanı Melih Gökçek ve gerekse anılan kulüple ilgili bir başkası arasında”
        ZAMANI OLAN ŞU CÜNLEYİ TEKRAR OKUSUN… VE ÇÖZSÜN… ÇÖZEBİLİRSE
        Anlayan çıkacak mı? “Garbic’in Ankaragücü’ne karşılıksız verilmesi gibi bir tekliflerinin olmadığını”
        ŞU CÜMLEYİ TEKRAR OKUMANIZI ÖNERİYORUM. MAHKEME HEYETİ NE DEMİŞ OLABİLİR
        GEREKÇELİ KARARDAN… HAKİM NEDEN ANKARAGÜCÜ MAÇI TAPELERİNDE SUÇ UNSURU BULAMADI
        Bu metne lütfen salimen bakın…Tuhaflıklar bulacak mısınız bakalım… Sürekli karşımıza çıkarılan bir cümle var… Burada sık tekrarlanan.
        Hakim Nevzat Şakar’a soruyor. “Demir profil konuşmalarını” Nevzat Şakar“Stadımızı yenileyecektik” diye izahat veriyor. Buradaki tavır önemli, Mahkeme Heyeti Fenerbahçeli yöneticilerin açıklamalarına karşılık oldukça nüktedan hatta alaycı yorumlar getirirken, burada pas geçiyor.. Neden cezalandırmadıklarını açıklarken de“niyetin hayata geçirildiğine dair bir görüşme, para trafiği vs. başkaca bir faaliyet” yok diyor.
        Sorun şu: Mahkeme Heyeti, Manisa tapelerini yorumlarken Hikmet Karaman’ın Aziz Yıldırım’a “Arkadaşlar geldi” cümlesini “şike anlaşması” sydı.
        Aynı Mahkeme Heyeti, neden niyret okuma yoluna gitmiyor… Eğer bu konuşma suç değilse Fenerbahçeli yöneticilerin de konuşması suç olmamalı
        Mithat Halis’in “Nefesim kuvvetlidir” “geçen hafta denk getiremedim bak Buca’da denk getirdim ama” cümlesine neden anlam yüklenmemiş.
        Fenerbahçe ile ilgili tapeleri teşebbüs iradesi var deyip ceza isterken şu cümle ne“disiplin hukuku konusu dışında ceza yargılaması” diyor.
        Mahkeme neden TS söz konusu olunca “futbol içinde temenniden ibaret”yorumunu yaparken Fenerbahçe yöneticilerini peşinen suçlu gördü.
        Bütün sorun bu ve tartışılması gereken de bu. Mahkeme Heyeti neden Fenerbahçe Başkanı ve yöneticilerini peşinen suçlu buldu…

        Ali Koç penceresinden bakarsak: “Hakim de insan.” Medyanın yoğun baskısının etkisi altında kaldı. Karardaki medya sloganları buna kanıt.
        Ancak bir durum daha var… Son olarak o durumu yazmak istiyorum… 40 günden fazla zaman geçti. Her kaynaktan araştırdım. Yalanlayan yok.
        Yalanlanmadığına göre burada tartışmamızda da zarar olmamalı… 3 Temmuz haftasında yaratılan linç ortamını düşünerek bu cümle okunmalı
        Rasim Ozan K 30 Eylül 2013 tarihli Derin Futbolda “BEN HİÇBİR ZAMAN POLİSE, SAVCIYA, HAKİME KENDİM ARAMAMIŞIMDIR. ONLAR BENİ ARAMIŞTIR”
        RASİM OZAN K’NIN CÜMLESİNİN TAM DEŞİFRESİ
        Eğer Rasim Ozan K hiç hakim, savcı, polis aramadıysa şu haberlerin kaynağının kim olması gerekir.

        Tekrar Ali Koç’un kongre öncesi açıklamasını hatırlatmak isterim… Neden gizlilik ihlallerinin önüne geçilmedi. Basın yasağı getirilmedi.
        Zaman zaman işgüzarca mesajlar okuyorum. Şike varmış, Vicdanına koy elini filan… Önce siz cevap verin: Neden gizlilik ihlali önlenmedi.

        Gizlilik ihlalini önlemek bir yana neden teşvik edildi? Neden medyanın suçlanan insanları vicdanlarda mahkum etme çabası engellenmedi.

        Fenerbahçe’ye şike iftirasını bulaştırmaya çalışanlar önce bu sorunun yanıtını verecek… Neden insanların zihnine nefret tohumları ektiniz?
        Bu koşullarda hangi mahkeme olursa olsun etkilenmeden, baskı altında kalmadan, halkta infial yaratmayacak karar alabilir mi?
        Selim Ferit Yıldız
        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

        Yorum

        • ayhan53
          Rallici Başkan
          • 27 Nisan 2009
          • 2657

          #499
          BARONI PROPAGANDASINI KIM ORGANIZE ETTI ?

          Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe Galatasaray (10/11/2013) maçının hemen ardından, Galatasaray Kurmayları Galatasaray adasında olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda medyadan öğrendiğimiz kadarıyla, 4 kritik karar alındı. En Önemlisi ise “MEDYA DOĞRU KULLANILMALI” Kararıydı.

          Bu toplantının hemen ardından, 16 Numaralı Fenerbahçe oyuncusu Cristian Baroni’ye yönelik Medya üzerinden, Şükrü Ergün açıklamalarıyla beraber organize bir propaganda faaliyeti olduğunu düşündüğümüz “Entegre haberler” yapıldı. ( Medya Doğru Kullanılmalı derken bunu mu kastettiler?).


          Entegre haberler yapıldığı sırada Galatasaray Medya Sorumluluğu için en büyük Alper Mert ile görüşüldüğünü öğrendik, (Twitter kaynaklarımız resmi olmasa da bu bilgiyi doğruluyor).

          Medyayı iyi takip eden bir taraftar olarak aklıma şu sorular ve şüpheler geliyor..
          Cristian Baroni’ye Yönelik bu haberlerin alt yapısında Alper Mert rol almış mıdır?
          Ünal Aysal’ın “Medya Doğru Kullanılmalı” kararı, Şükrü Ergün Cristian Baroni açıklamaları ve Galatasaray Medya sorumluluğu için görüşülen Alper Mert, Kontra haberler için “Şeytan Üçgeni” kurmuş olabilirler mi?
          Cristian Baroni Fenerbahçe taraftarının en çok eleştirdiği oyuncu olması nedeniyle, kurban seçilmiş olabilir mi? Peki bu bilgiyi Ünal Aysal’ın kurduğu sosyal medya ekibi mi sağlıyor?
          Ünal Aysal’ın sosyal medya ekibini itiraf eden Alper Mert, bu ekibe bilgi ve haber sağlıyor mu veya bu ekibe göre mi haber yapıyor?
          Galatasaray Sosyal medyada bir ekip kurduğunu ve Galatasaray başkanının sosyal medyada yazılanları takip ettirdiğini söyleyen Alper Mert, Bu konuda Ünal Aysal’a destek mi olmuştur?
          Cristian Baroni ve diğer entegre haber PR çalışmalarının fikir babası Alper Mert midir?
          Alper Mert’in Geçmişte yaptığı bazı açıklamaları incelediğimiz de;
          Terim, Türk futboluna karşılık beklemeksizin emek verdi. Aykut Kocaman Eskişehir maçından sonra sahay girdi. 1 maç ceza aldı paraya çevirildi. Terim Türk futboluna hiçbir karşılık almadan hizmet etti.
          Bu camia haksızlığa isyan ediyor. Şenes Erzik’in görevi Türk futboluna hizmet etmek değil mi? Neden savunmuyorlar Galatasaray’ı? Niye başkalarının suçu karası beyaz olurken GS’ye iftira atılıyor, hakkı yeniyor?
          Bu camianın isyanı bu haksızlığadır. Yoksa suç varsa ceza çekilir. Galatasaray’da suç örtülmez.
          Fatih Terim, Türk ve dünya futbolu için rol modeldir. Suçlu ise alsın cezasını, biz bir şey demeyiz. Ancak bu şekilde haksızlığı kabul etmiyoruz!
          9 maç ceza şampiyonluğun ilanıdır. Işıkları kapatsanız da o kupa kalkacak. Siz masa başında uğraşsanız da okupa hakedenin olacak! Galatsaray sizin gibi masa başında kazanmıyor şampiyonlukları.
          FT’ye sahip çıkmak suç; şike yapana, hak yiyene sahip çıkmak doğru. Bunları yapanlar şikeyi savunanlar Kahraman oldu Fatih Terim Türk futboluna çağ atlattı, karşılıksız hizmet verdi.
          Biz hiç bir siyasinin peşinde GS’nin hakkını savunmak için koşturmuyoruz.
          Karşı tarafın futbolcusu ırkçılıktan aklandı. Bir de yanına zenci bir futbolcu koydular. Irkçılık uygulanan karşı taraf ne oldu? Yok sayıldı!
          Düşünebiliyor musunuz? Birileri arıyor TFF’yi, şuna şu cezayı vereceksin diyor, bize o ceza veriliyor.
          Şike ile şike cumhuriyeti ile uğraşıyoruz. Fatih terim’e verdiğin cezA ile şikeyi temizleyecek misin?
          Ağır cezada yargılananlar, şike yapanlar 2 maç alıyor. Fatih terim 9 maç alıyor. Şike yüzünden Şenol Güneş’i bitirdiler. Fatih Terim’leri Şenol güneş’leri bitirerek kendi terimlerinizi kendi Şenol güneşlerinizi yaratmazsınız, kapasiteniz yok çünkü.
          Hakemler, mahkeme başkanları, mahkemeler, adalet harcandı. Şike yapanlar aklandı. Bana asla hiç kimse sipariş haber yaptırmamıştır. Asla kimse beni arayıp bir suçu kapatmak için haber yapmamı istememiştir.
          Biz adalet için isyan ediyoruz. Susmayacağız.
          Kadir çetinçalı (telefon bağlantısı) GS’nin rakipleri sadece sahada değil. Masa başında rakipleri var. 3 Temmuz’da verilen cezaları, aklananları hepimiz biliyoruz. Fatih Terim’in bitirmeyeceksiniz.
          Bizim sözlerimiz Fatih Terim’in aldığı ceza değil. Adalet tek taraflı sağlanıyor. Karşı camia ödüllendiriliyor. Bugün burada bunun konuşulmasının sebebi bu. Koskova Trabzon’un bugün bu noktada olmasının sebebi 3 Temmuz’dur. Kim verecek bu haksızlığın cevabını? Bi Atatürk’ün çocuklarıyız.</ins>
          Bir tarafta ağır cezada yargılananlar bir tarafta topu yere vuranlar var. Fatih Terim’e 9 maç müebbet yazmışlar. Böyle bir şey olamaz, bunlar ağırımıza gidiyor.
          Arif kızılyalın: Fatih Terim adam mı öldürdü? Adam öldürmüş olması lazım. Yeni sezonda zEkeriya alp gidiyor. Bu duyumu aldım. Umarım yeni gelecekler böyle olmazlar. Buna dikkat etmek gerekir. Sayın Terim’e ceza ek bir ceza daha istiyorum. Evinin yakınındaki fırınlar Terim’in ekmek de satmasınlar, hocamızı aç bırakalım.
          Alper M: medyanın görevi yanlış olanın üzerine gitmek. Medya hakim yada avukat değildir. Kimseye suç belirleyemez. Gazetecilik yürek işidir. Yüreğin yoksa yapmayacaksın. Bizim gibi dürüst gazeteciler tetikçi oldu. Ben bunun savaşını vermeye devam edeceğim. Şikecilerin yanında olanlar Fatih Terim gibi dürüst bir insanı eleştiremezler. Bu bir adalet savaşıdır. Biz gazeteciliğimizi adalet için yapacağız. Zamanında şike yok diyenler Terim’i eleştiremezler. Zamanında şike var diyenler eleştirebilir bizi. Biz bu işi helaliyle yapmaya çalışıyoruz. Basını böyle tetikçilerden temizlemek için de uğraşıyoruz, inşallah o da olacak az kaldı.
          Bugün adalete Galatasaray’ın ihtiyacı var. Ben pazarlıkla konuşmam. Türkiye’de adaletin timsali Galatasaray’dır. O kupa kalktığında bu adalet sağlanacaktır.
          Bu açıklamaları yapan birinin sadece muhabir olması enteresan, tanımayan biri okusa Kulüp yöneticisi olduğunu düşünebilir. Geçtiğimiz hafta itibariyle yapılan haber ve PR çalışmalarının özetini yazının başında verdim. Galatasaray Medya Sorumluluğu için Alper Mert’in Düşünüldüğünü biliyoruz. Ünal Aysal’ın “Medya Doğru Kullanılmalı” kararını Medya’dan duyduk, Şükrü Ergün’ün açıklamalarının ne kadar hızlı yayılıp, gündem yarattığını hep beraber izledik, bu izlenimler ışığında, geçmişte Alper Mert imzalı haberleri aşağıda paylaştım, yorum siz okuyanların…








          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

          Yorum

          • ayhan53
            Rallici Başkan
            • 27 Nisan 2009
            • 2657

            #500

















            Lütfi Arıboğan, Mehmet Helvacı, Ebru Köksal daha önce yaptıkları başarılı misyon çalışmaları nedeniyle, şu anda Galatasaray yönetiminde aktif olarak görev yapmaktadırlar. Alper Mert’in hangi başarısı, Galatasaray Medya sorumluluğu görevi için düşünülmesine neden oldu? Yoksa Baroni haberleri mi? Acaba bir gemi daha mı dönüyor yuva limana?
            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

            Yorum

            • ayhan53
              Rallici Başkan
              • 27 Nisan 2009
              • 2657

              #501
              Fenerbahçemiz, MP Antalyaspor maçı hazırlıklarını, Can Bartu Tesisleri’nde bugün öğle saatlerinde yaptığı antrenmanla sürdürdü.

              Teknik Direktörümüz Ersun Yanal yönetiminde saat 11.00’de başlayan antrenman 1 saat 15 dakika sürdü. Oyuncularımız antrenmanda aktif dinlenmeye yönelik çalışmalar yaptı. 2 grup 5’e 21 top kapma ve pas çalışması yaparken, 1 grup ayak tenisi oynadı. Antrenman şut ve yan top çalışmalarıyla noktalandı. Bağırsak enfeksiyonu geçiren ve tedavisi süren Erten Ersu dışında tüm oyuncularımız antrenmanda yer aldı.

              Antrenman sonunda Teknik Direktörümüz Ersun Yanal ve Takım Kaptanımız Emre Belözoğlu, antrenmanı izleyen taraftarlarımızla bir araya geldi ve onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

              Antalyaspor maçı hazırlıkları 22 Kasım Cuma günü Can Bartu Tesisleri’nde yapılacak antrenmanla devam edecek. Saat 10.30’da başlayacak bu çalışmamın ilk 30 dakikası basın mensuplarına açık gerçekleştirilecek.

















              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

              Yorum

              • ayhan53
                Rallici Başkan
                • 27 Nisan 2009
                • 2657

                #502
                [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                Yorum

                • ayhan53
                  Rallici Başkan
                  • 27 Nisan 2009
                  • 2657

                  #503


                  [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                  M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                  Yorum

                  • ayhan53
                    Rallici Başkan
                    • 27 Nisan 2009
                    • 2657

                    #504
                    Fenerbahçe maçına Yüce ATATÜRK tişörtleriyle çıkan Fethiyesporlu futbolcular, 24 Kasım günüde Baş Öğretmen tişört'ü giymişti
                    [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                    M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                    Yorum

                    • ayhan53
                      Rallici Başkan
                      • 27 Nisan 2009
                      • 2657

                      #505
                      Bir yıldan fazla bir süredir GALATASARAY 'ın USULSÜZ işlemleri konusunda çalışmalar yapan, ve bu konudaki belge - bilgileri KAMU KURUMLARI ile paylaşan yazarımız Hanoglu nun eline geçen yeni BELGELER ORTALIĞI KARIŞTIRACAK.

                      Galatasaray YÖNETİCİLERİ, telefonlarımıza çıkmazken, VERGI IDARESİ konu hakkında imzalanan TUTANAK'ı dogruladı.

                      Hatırlarsanız gectigimiz yıllarda GALATASARAY 'ın sattıgı bilet / kombinelerin sadece % 10'unu fatura ile gostererek vergi odedigi, bakiye % 90 ı nı Galatasaray Kulubune MAKBUZ ile BAĞIŞ yaptıgını kanıtlamış, ve ilgili belgeleri MALIYE BAKANLIĞI, GELIR IDARESİ, MALIYE TEFTIŞ KURULU ve ISTANBUL DEFTERDARLIK ve VERGI DAIRESI MUDURLUKLERI ne gondermiştik.

                      Bu incelemenin devam ettiği sırada BAŞBAKANLIK TEFTIŞ KURULU da benzeri bır soruşturma başlatmıştı.

                      Bu konudaki MAKALEMIZ ve BELGELER i incelemek isteyenler için LINK :



                      Gelelim daha bu hafta ortaya çıkan NUKLEER BOMBA ya:


                      Once bir mukellefin Galatasaray Spor Kulübüne yaptığı bir Bağış Makbuzunu gosterelim:




                      Bir şirket, Galatasaray Kulübüne 20.926,39 TL BAĞIŞ yapmış. Ne var bunda diyeceksiniz. Aslında çok şey var da.. Bizim memlekette BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ derler, bir Galatasaray taraftarı NEDEN hiç sebep yokken gitsin BAĞIŞ yapsın 21.000 TL Galatasaray Kulübüne? GEÇELİM


                      İşte MALIYE BAKANLIĞI MÜFETTİŞLERİ, bu bağışlar artmaya başlayınca ( ÇÜnkü VERGİDEN DÜŞÜLÜYOR bu bedeller ) Çağırmaya başlamış MÜKELLEFLERİ ve NİYE ÖPTÜRDÜNÜZ kendinizi diye sormaya başlamış..

                      MÜKELLEF in verdiği CEVAP ve Resmi İmzalı TUTANAK bize sebebi açıklıyor:




                      MÜKELLEF NE DEMİŞ :

                      1- Ben 2012 de 3 yıllık KOMBINE aldım

                      2- Ödediğimiz bedel sadece bu KOMBINE ile ilgilidir

                      3- Bize BAĞIŞ MAKBUZU kesildiğini sonradan öğrendik. BİZİM BİLGİMİZ DIŞINDA makbuz düzenlenmiştir

                      4- Bizim ASLA BAĞIŞ gibi bir düşüncemiz yoktu, BİZE SORULMADI

                      5- Galatasaray la ilgimiz sadece SEYIRCI olarak maç seyretmekten ibarettir..





                      Devam ediyor Mükellef

                      NE ŞİMDİ NE DE ONCEDEN ASLA BAĞIŞ YAPMAYI DÜŞÜNMEDİK..


                      Bu ne demek biliyor musunuz ?

                      1- Galatasaray DEVLET i kandırmaktadır Sadece % 10 satış göstererek

                      2- Galatasaray MÜKELLEF i kandırmaktadır Satış Bedelini BAĞIŞ göstererek

                      3- Galatasaray YOLSUZLUK ve USULSUZLUK yapmaktadır ( Mukellefin BİLGİSİ DIŞINDA Bağış Makbuzu duzenleyerek )

                      4- Galatasaray'ın satılan tüm kombineleri üzerinden hesaplanırsa, yıllık 63 Milyon TL - 3 yıllık 190 Milyon TL üzerinden ASGARI 35 MİLYON TL Katma Deger Vergisi KACIRILMIŞTIR


                      Bunun cezası ne diye soranlara, Kanun ve kurallar cercevesinde Yarın NET bilgi verecegiz. AMA sadece MILYONLARCA LIRA PARA degil, buna izin veren, bilgisi dahilinde olan HER YONETICI HAPIS CEZASI dahil cezalandırılması gundemdedir.

                      Artık AYSAL Efendi İTİRAF mı eder, yoksa BEN BILMIYORDUM kacamagına mı gider BUNA KENDISI KARAR VERECEK..

                      Ama YOLCUDUR ABBAS.. BAGLASAN DURMAZ...
                      [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                      M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                      Yorum

                      • ayhan53
                        Rallici Başkan
                        • 27 Nisan 2009
                        • 2657

                        #506
                        Ayağa kalkmayan cimbomlu olsun diye bağırıldığında, "Tutun beni ayağa kaldırın" diyen Mümtaz amca mekanın cennet olsun...

                        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                        Yorum

                        • ayhan53
                          Rallici Başkan
                          • 27 Nisan 2009
                          • 2657

                          #507
                          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                          Yorum

                          • ayhan53
                            Rallici Başkan
                            • 27 Nisan 2009
                            • 2657

                            #508
                            SİZİ ÇILDIRTAN BU TABLOYA YAPACAĞINIZ KESİN DÖNÜŞ -FBD

                            ÇÜRÜK KOKUSU - 12 Numara

                            Öncelikle köklerinden bile çürük kokusu gelen bir camianın adına bildiri dedikleri bu trajikomik açıklamayla “utanmazlık tarihlerine” ekledikleri yeni sayfayla ne kadar gülünç olduklarını hatırlatmak isteriz.

                            Her hafta şikenin, dalaverenin babasının sergilendiği maçlarında şikeyi protesto ettiklerini iddia eden bu güruha aklı başında herkesin kaba etleriyle güldükleri malumdur..

                            Hele hele “nereye yürüdükleri” ve “hangi yolun yolcuları oldukları” gayet iyi bilinen bu topluluğun “yürüyüş düzenledik” palavrası da komiklikten bile ötedir!

                            “Çakma adalet bekçileri”nin adaletten, haktan, hukuktan bahsetmeleriyse iki kelimeyle mide bulandırıcı!.

                            “Zeki, çevik ve ahlaklı olma” vurgusuyla Yüce ATATÜRK’ün adını o kirli ağızlarınıza hiç almayın! ATATÜRK şayet o çok övündüğünüz “ahlak anlayışınızı” görseydi arsızlıktan köseleye dönmüş suratlarınıza tükürürdü!..

                            Madem “şahsi menfaatlerini sporun gelişmesinden önce düşünen beceriksiz yöneticilerin elinde oyuncak olmak” istemiyorsunuz, öncelikle borsada bile sizi düdükleyen yöneticilerinizden başlayın şikayet etmeye!

                            Gerçi zaten onların ve ağababalarının elinde oyuncaksınız ya, neyse!

                            “Milyonlarla anılan yatırımlar”dan kastınız size peşkeş çekilen arazi ve sahibi olamadığınız stad olmasın sakın? Yoksa “yatırım” derken kastettiğiniz o bayıldığınız “yatış”lar mı? Sözüm ona yüksündüğünüz “ayak oyunları”da piri olduğunuz dolaplar herhalde!

                            “Fair play” derken kastettiğiniz başkasının formasıyla sahaya çıkan Nalga mı, yoksa kendi takım arkadaşını tekme tokat döven Melo mu? Yoksa “onu çekme bunu çek” imparatoru mu?

                            “Dünyada –hayal sahnesi- olan futbolun Türkiye’de kirli oyunların, kötü oyuncular tarafından sahnelenen karanlık bir tiyatro sahnesine dönüşme” tespitiniz de kendi camianızı aslında ne kadar iyi bildiğinizin bir ikrarı!

                            O “bir gecede çıkartıldı” dediğiniz yasaya kimin muhalefet ettiğini ve o yasadan kimin yararlanmadığını da biz zaten biliyoruz.. Bu algı kirliliği çabalarına karnı tok herkesin! Ama “bir otelde bir gece” yaşananlardan kastınız Lütfü Bey’in “büyüklerimiz böyle istemiyor ha” uyarısıyla bastığı otelse, tamam!

                            “Yüce yargı” vurgusuyla adaletten bahsedip, henüz adli süreci bile tamamlanmamış bir konuda FENERBAHÇE’yi ve yöneticilerini suçlu ilan etmeniz de riyakarlığınız açık delili!

                            3 Temmuz’dan beri hukuk sisteminin FENERBAHÇE’yi koruduğunu iddia ediyorsanız ya ahmak olmalısınız ya da seslendiğiniz kamuoyunun zekasına hakaret ediyorsunuz demektir!

                            Bu ülkenin altını üstüne getiren, bizzat hükümet tarafından dile getirilen bir konunun “çeşitli spekülasyonlar” olduğunu düşünmeniz, pisliklerinizin ortaya dökülmesinden olan korkunuz olsa gerek..

                            Merak buyurmayın, FENERBAHÇE’yi aklamak ne sizin ne kimsenin haddi.. Zaten suçsuz olana atılan çamurların izi ellerinizde durdukça söz hakkınız yok sizin!

                            Asıl üç buçuk attığınız mevzunun ne olduğu aşikar! Aranızda anket yapsanız, “şampiyon olmaktansa FENERBAHÇE aklanmasın” diyecek kanı bozuklar ağır basar! FENERBAHÇE korkunuz sizin ruhunuzu çürütmüş!

                            Ha, bir cümlenize sonuna kadar katılıyoruz!

                            “Futbolumuz artık bu şike kangreninden kurtulmalı ve şikeye dair ne varsa spor tarihinden temizlenmelidir” Çok güzel! Gelin temizliğe Malatya’ya giden otomobillerden, 8-0’lardan başlayalım, ne dersiniz?

                            Hani yargının “gecikmiş de olsa gereken cevabı vereceğinden” bahsetmişsiniz ya, peynir ekmekle yediğiniz o aklınızla bir türlü “ak mı kara mı” olduğuna karar veremediğiniz yargıyı tehdit mi ediyorsunuz siz?

                            Ayrıca istediğiniz cevapsa FENERBAHÇE o cevabı defalarca verdi sahada size, vermeye de itinayla devam edecek!

                            Rakı masalarında ülkelerinin onurlarını pazarlayan, dolandırıcılıkta sınır tanımayan, vergi yüzsüzlüğünün bile suyunu çıkaran bir camianın çocuklarının da alıp alabileceği cevap odur zaten!

                            Bizzat başkanları tarafından 20 milyon oylarının adresi tarif edilen bir topluluk olarak, altı kalın çizgilerle fontları bold yaparak siyasilere gider yapmadan önce iki dakika delikanlı olun bari!

                            Ha delikanlı olmak mayanızda yok, o ayrı..

                            Bir de “vicdan ve ahlak sahibi herkesi” göreve davet etmişsiniz.. Sizde bu vasıflar bulunmadığına göre göreve davet ettikleriniz arasında kendiniz yoksunuz!

                            Son olarak; “KAMUOYUNA” diye başladığınız bildirinin başlığını değiştirin bir zahmet! Çünkü kamuoyuna değil “kimlerin OYU’na” seslendiğiniz ve kirli ellerinizle “kimlerin oyunlarına” oyuncak olduğunuz son derece ortada!.

                            Ve unutmayın!

                            Takip edeceğiniz tek şey her alanda fersah fersah tozunuzu atan FENERBAHÇE’nin gölgesidir!

                            12 Numara





                            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                            Yorum

                            • ayhan53
                              Rallici Başkan
                              • 27 Nisan 2009
                              • 2657

                              #509
                              ADRESİ: METRİS | HASAN ALİ ATASOY

                              ~http://fenerbahcelilerdernegi.org.tr/adresi-metris.html

                              Fenerbahçe’ye tarihinin en ağır lekesi çalındığında kalemlerinden pislik kusanlar, ekranda böğüre böğüre linç naraları atanlar nerede? Dilleri nereye kaçtı, neden sustular?

                              3 Temmuz sürecinde ‘F Tipi’ polislerin ellerine tutuşturduğu metinleri canlı yayında edindikleri ‘haber’miş gibi okuyan ekran bülbülleri nereye kayboldular?

                              Fenerbahçe’ye ve Aziz Yıldırım’a bu zulmü yapanlar, A’dan Z’ye bugün Başbakan Erdoğan’ın “Kirli çete, kumpas, tuzak, çirkin örgüt, haşhaşi” diye tarif ettikleri adamların bizzat kendileri... “Delil üretmek, yetkisini aşmak, yasa dışı dinleme yapmak”la suçlanan operasyonel kadronun tamamının Pensilvanya bağlantılı olup, ezici kısmının da aynı takım sempatizanı olması da sadece ilahi bir “Tesadüf” olsa gerek. Öyle kaotik “Algı” kirliliği yaratıldı ki; başkasının ruhsatlı silahı bile Aziz Yıldırım’ın ruhsatsız silahı gibi kurgulanıp görüntülü halde medyaya servis edildi. Tıpkı Ergenekon’da ve Balyoz’da yapılanlar gibi... “Yargı’nın İmamı, Emniyet’in İmamı” yapısı deşifre edilirken, Yargıtay’daki bazı dosyaların “Ne karar verelim” diye Pensilvanya’ya götürüldüğü de ortalara saçıldı. Bunu eski Adalet Bakanı söylüyor “Delili de elimde” diyerek.

                              Aziz Yıldırım’a daha adı soyadı bile sorulmadan, sağlık muayenesi sevk evrakında adresi hanesine “Metris” yazmıştı o polisler. Ama bu “Sehven” değil, bilerek, isteyerek “Taammüden” yapılmıştı. Çünkü bunu yapanlar sonucunu da biliyorlardı. Daha gözaltına alınmadan sorgulama, yargılama yapılmış, hüküm verilmiş, kalem de kırılmıştı.

                              Eski İçişleri Bakanı kendi emrinde olması gereken polisi “Delil üretmek” ile suçluyor. Konuşmalarda “Kes yapıştır” yapıldığını, alakasız konuşmanın alakasız bir başka konuşmayla tek konuşmaymış gibi dosyaya konulduğunu söylüyordu. Eminim bunu da hatırlamışsınızdır.

                              Aziz Yıldırım mahkemede herhalde en az 10-15 kere “O tapeleri dinletin, bütün Türkiye duysun” diye haykırdı. Ancak mahkeme gargaraya getirip o haykırışı hep boğdu. O da alakasız konuşmaların “kes yapıştır” yöntemiyle birbirine eklendiğini ve suç varmış algısı yaratıldığını söylüyordu.

                              Ve bir diğer konu. Bir bakan diyor ki, “Madem orada rüşvet için para alış verişi vardı, neden suçüstü yapmadın kardeşim. Polisin suça göz yumması da suçtur!” Eh, naçizane bin kere yazıp dile getirdim ama cinnet kutlamalarının arasında davulcu yellenmesi kadar bile ses çıkarmadı.

                              3 Temmuz Operasyonunu tezgahlayanlar ile 17 Aralık darbesini tezgahlayanlar aynı kişiler, aynı isimler, hepsinin ortak noktası kıblelerinin Pensilvanya olması... Taparcasına biat ettikleri şahsiyete ülkenin Başbakanı, “Taşeron örgüt lideri” diyor.

                              Fenerbahçeliler bu süreci herkesten daha dikkatli ve keyifle izliyor. Devlet içindeki çete tam anlamıyla çökertildiğinde görün bakın daha neler ortaya çıkacak!

                              “Puan farkı” geyiği

                              Fenerbahçe bu puan farkı geyiğinden bir an önce vazgeçmez, bu yöndeki zokalara sazan gibi atlayıp cevap yetiştirmeye çalışırsa şimdiden geçmiş olsun.

                              Bu kelimenin sezon bitene kadar yönetimde ve futbolcular arasında kesinlikle yasaklanması lazım. Çünkü puan farkı dediğin şey palavra... Daha dünyanın maçı var.

                              Üstelik Fenerbahçe bütün büyük maçlarını deplasmanda oynayacak. Ligin dişli ekipleriyle de deplasmanda karşılaşacak. 3 maçta her şey allak bullak bir anda ne olduğunu şaşırırsın, çırpındıkça daha da
                              dibe gidersin.

                              Şurası kesin; Fenerbahçe için ikinci yarıdan itibaren her maç bir derbi, her maç bir final. Eğer her maça şampiyonluk maçıymış gibi hırsla asılmazlarsa büyük bir hüsran daha kapıda demektir. Daha önce örnekleri var da oradan biliyorum.

                              Bu bir uyarı değil, sadece hatırlatma!

                              Galatasaray’ı kim şampiyon yaptı?

                              Ünal Aysal mı, Fatih Terim mi, Muslera mı, Burak mı, Drogba mı? Ben açık açık söylüyorum bunların hiçbiri değil. Galatasaray’ı şampiyon yapan bugün Başbakan Erdoğan’ın “Devlet içinde çete” dediği o yapıdır. Fenerbahçe’ye o kumpas kurulmasaydı bu ülkede en az 4-5 yıl kimse kimseyi şampiyon yapamazdı. Tabii ki Fenerbahçe kendi ayağına dolanma hastalığına kapılmadığı sürece...

                              Herkesin aklında kalan çok önemli simge bir görüntü var. Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki neredeyse şampiyonluk maçını savcı Zekeriya Öz de locadan keyifle izliyordu.

                              Herhalde “Galatasaray’ı kim şampiyon yaptı” kavgası Zekeriya Bey’e inanılmaz derecede absürd ve komik geliyordur. En doğru yanıt kendisinde çünkü...

                              HASAN ALİ ATASOY

                              http://www.fanatik.com.tr/Fenerbahce..._351529_17.htm
                              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                              Yorum

                              • ayhan53
                                Rallici Başkan
                                • 27 Nisan 2009
                                • 2657

                                #510
                                Senin elinde iki günde iki bin polisi hallaç pamuğu
                                gibi dağıtacak güç var mı?
                                Yok. Senin elinde Yargıtay’ı Fenerbahçe Yönetim
                                Kurulu’nda görev yapan zatlardan birine
                                bağlayacak kudret var mı?
                                Yok. Senin elinde Yargıtay’dan çıkan onama kararını
                                “yok hükmünde” durumuna düşürecek bir
                                kamuoyu oluşturma gücü var mı?
                                Yok. Senin elinde “işte bunlar hep paralellerin işi”
                                dediğin andan itibaren sesine ses katacak 7 gazete,
                                12 televizyon ve en az 48 köşe yazarı var mı?
                                Yok. Senin elinde “şike var mı yok mu, buna ancak
                                sandık karar verir” deme imkânı var mı?
                                Yok. Senin bir Bekir Bozdağ’ın var mı?
                                Yok. Senin tayin çıkarma, savcının yanına savcı ekleme,
                                telefon dinleme, istihbarat oyunları oynama, kara
                                propaganda yapma araçların var mı?
                                Yok. Yok... Yok... Yok...
                                Ama sen yine de dik dur, eğilme Aziz Yıldırım.
                                Çünkü...
                                Senin dik durup eğilmemen, elinde bin türlü imkânı
                                olan kudretli şahısların dik durup eğilmemesine
                                benzemez. Senin tek bir dik duruşun, her türlü etki, yetki ve
                                garantiye sahip olanların bin tane dik duruşundan
                                bile daha değerli, daha sağlamdır. Dik dur eğilme!
                                Vicdanlılar seninle!"

                                -Ahmet Hakan
                                [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                                M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information