Fenerbahçemizin Lig Maçlari Hakkinda

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ayhan53
    Rallici Başkan
    • 27 Nisan 2009
    • 2657

    #481
    Ülkemizin, camiamızın ve tüm islam dünyasının Kurban Bayramı’nı kutlar; bayramın tüm insanlara sağlık, barış ve mutluluk getirmesini temenni ederim.

    Saygılarımla,

    AZİZ YILDIRIM
    [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
    M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

    Yorum

    • ayhan53
      Rallici Başkan
      • 27 Nisan 2009
      • 2657

      #482
      Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçının hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımızın antrenmanını izledi.
      16 Ekim Çarşamba günü Mersin Servet Tazegül Spor Salonu’nda Galatasaray ile Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda karşılaşacak olan Fenerbahçemiz, çalışmalarını Fenerbahçe Ülker Arena Sports Metro Enerji Salonu’nda yaptığı antrenmanla sürdürdü.
      Fenerbahçe Ülker Arena Sports Metro Enerji Salonu’na gelen Başkanımız Aziz Yıldırım, bugün öğlen saatlerinde yapılan çalışmayı izledi ve teknik heyet ile oyuncularla da bir süre sohbet etti. Antrenmanda teknik heyetimize ve oyuncularımıza baklava da ikram edildi.
      [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
      M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

      Yorum

      • ayhan53
        Rallici Başkan
        • 27 Nisan 2009
        • 2657

        #483
        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

        Yorum

        • ayhan53
          Rallici Başkan
          • 27 Nisan 2009
          • 2657

          #484
          Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda Galatasaray Odeabank ile karşılaşan Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımız, rakibi karşısında üstün bir oyun oynayarak sahadan 63-53 galip ayrıldı ve kupaya uzandı. Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe Ülker'in ardından Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımızda Galatasaray’ı mağlup ederek kupayı müzemize getirdi.
          Mersin Servet Tazegül Spor Salonu’nda oynanan maçı Asbaşkanlarımızdan İsfendiyar Zülfikari ile Yönetim Kurulu Üyelerimizden Yasemin Merçil ve Yalçın Haker de izledi.
          Oyuna hızlı başlayan Fenerbahçemiz, Verameyenka ve Hollingsvorth’un sayılarıyla 5.dakikada durumu 14-0’a getirdi. İlk sayılarını Alba Torrens ile bulan rakibi karşısında Takımımız ilk periyotu 19-7 önde tamamladı. İkinci periyotta iki takımda topu pota altına indirerek hücum ederken, Galatasaray Odeabank, aradaki farkı eriterek oyuna ortak oldu. Ancak devreyi Fenerbahçe, 30-23 önde kapatan taraf oldu. Üçüncü periyotta Kelsey Bone ile skor üreten Sarı Kırmızılılar karşısında Fenerbahçe, Agnieszka Bibrzycka ile sayılar buldu. Son 10 dakikalık bölüme 44-37 üstün giren Takımımız, Verameyenka’nın orta mesafe isabetiyle 12 sayılık farkı yakaladı (50-38). Son bölümlerinde oyunun kontrolünü elinden bırakmayan Fenerbahçe, maçtan da 63-53 galibiyetle ayrıldı.
          FENERBAHÇE (63): Isabella Yacoubou 10 (8 ribaund), Agnieszka Bibrzycka 6 (5 ribaund- 2 asist), Birsel Vardarlı 2 (5 ribaund- 5 asist), Esmeral Tunçluer (2 ribaund- 1 asist), Anastasiya Verameyenka 12 (2 asist), Tuğçe Canıtez 3 (6 ribaund), Kuanitra Hollingsvorth 10 (8 ribaund- 1 asist), Olcay Çakır, Cappie Pondexter 20 (3 ribaund- 4 asist)
          GALATASARAY ODEABANK (53): Shavonte Zellous 13 (5 ribaund- 1 asist), Işıl Alben 4 (4 ribaund- 4 asist), Nevriye Yılmaz 4 (5 ribaund- 1 asist), Alba Torrens 8 (3 ribaund- 2 asist), Kelsey Bone 24 (4 ribaund), Şebnem Kimyacıoğlu (1 ribaund), Bahar Çağlar (6 ribaund- 2 asist), Esra Şencebe (2 ribaund- 2 asist)
          1.PERİYOT: 19- 7
          2.PERİYOT: 11-16
          3.PERİYOT: 14-14
          4.PERİYOT: 19-16
          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

          Yorum

          • ayhan53
            Rallici Başkan
            • 27 Nisan 2009
            • 2657

            #485
            Aziz Yıldırım:
            Herkes şunu iyi bilmeli… Fenerbahçe artık bir futbol kulübünden fazlası, bir futbol kulübünden çok daha ötesi. F.Bahçe mali yapısıyla Türk sporuna sağladığı katma değerlerle ve sosyal sorumluluk projeleriyle bir dünya kulübü. F.Bahçe Üniversitesi’nin kurulmasının ardından 5 yıllık süre içinde 6000 öğrenciye eğitim- öğretim imkanı tanınacak.Bunun da yüzde 20’si tam burslu olarak sağlanacak. Mevcut Kolej arazisi Üniversite Vakfı tarafından satın alınacak. F.Bahçe Koleji de F.Bahçe Üniversite Vakfı’nın içinde yer alacak. Rektörlük binası ile kurulacak 2 fakültede kolejin arazisi içinde inşa edilecek.
            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

            Yorum

            • ayhan53
              Rallici Başkan
              • 27 Nisan 2009
              • 2657

              #486
              Sezon sonu 9 branşta şampiyonuz
              Aziz Yıldırım yıllar sonra ilk röportajı Hürriyet’e verdi çarpıcı açıklamalarda bulundu.
              15 YILLIK BAŞKANA SORULUR MU?
              Aday olup olmayacağımı açıklamasam da, 15 yıl başkanlık yapmış birine, “Projen ne?” ya da “Fenerbahçe için neler yapacaksın?” diye sormak saçma.
              F.BAHÇE EN BÜYÜK VE ŞEFFAF
              Fenerbahçe en büyük. Fenerbahçe herkesin tartışabileceği kadar şeffaf ve göz önünde. Bu nedenlerle de en çok tartışılan ve konuşulan kulüp.
              ZENGİN VE SEÇKİN HOBİSİ DEĞİL
              Bu külübü yönetmeyi zengin ve seçkinlerin hobi ve meşgale dernek yönetimleriyle karıştıranlar, gerekli cevabı yine bu camiadan alacaklar.
              BANA SÖYLENENLER ÖNEMSİZ
              Benim ve yakın çevrem için söylenenler ve yaratılan algılar önemli değil. Ancak F.Bahçe camiasına ve büyük F.Bahçe taraftarına dil uzatılamaz.
              F.BAHÇE İÇİN BABAMI TANIMAM
              Beraber yürüdüğümüzü sandıklarımız, bize sadece gidecekleri yere kadar eşlik ediyorlarmış. F.Bahçe’nin menfaatleri konusunda babamı bile tanımam.
              PARA, GÜÇ VE AHLÂK...
              Biz mali açıdan en büyük ve en güçlü kulübüz. Gençlere ahlâk, erdem ve ülke sevgisini kazanmanın değerini anlatmaya çalışıyoruz.
              BAYRAM öncesi Fenerbahçe Kulübü’ne başvuruda bulunuyoruz... Başkan Aziz Yıldırım ile röportaj yapmak istediğimizi belirtiyoruz.
              3 Temmuz süreci sonrası hiçbir gazeteye röportaj vermeyen Fenerbahçe Başkanı teklifimizi hiç düşünmeden kabul ediyor.
              Kulübe gidiyoruz. Başkan, basketbolda Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda Galatasaray ile oynanan maçı izliyor. Biz de soluğu yanında alıyoruz. Heyecan içinde izlediği karşılaşma bitiyor, şampiyonluk geliyor. Yüzü gülüyor.
              Yıldırım, her konudaki sorularımızı içtenlikle yanıtlıyor. Taraftara, rakiplere önemli mesajlar veriyor, yargı sürecine ilişkin görüşlerini açıklıyor.
              İşte, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’a sorularımız ve yanıtları....

              ‘BİRBİRİMİZE İHTİYACIMIZ VAR’
              RÖPORTAJIMIZA başlamadan önce Kurban Bayramı nedeniyle bir mesajınız var mı?
              - Sizden gelen teklifi bayram sebebiyle geri çevirmedim. Sizde biliyorsunuz bayramlar bizim soluğumuzdur. Biz bayramlarda nefes alırız. Hırslarımızı, nefretlerimizi bir kenara bırakır, birbirimize koşarız. Aslında bizim birbirimize ihtiyacımız var. Bu nedenle Fenerbahçelilerin özelinde tüm Türkiye’nin bayramını kutluyorum.
              Siz çok az konuşmanıza rağmen Fenerbahçe gündemden hiç düşmüyor. Bunun en önemli nedeni sizce ne?
              - Fenerbahçe’nin neden en çok tartışılan, neden gündemin ilk sırasında olduğunu anlamak çok zor değil. Bir, Fenerbahçe en büyük. İki, Fenerbahçe herkesin tartışabileceği kadar şeffaf ve göz önünde. Buradan açıklıyorum. Fenerbahçe bu sezon bittiğinde 9 branşın tamamında şampiyon olacak.
              KONGREDEN ÖNCE AÇIKLADIK..
              F.BAHÇE’nin gündemi seçim.. Aday olup olmadığınızı açıklamadınız. Şu ana kadar hiçbir adayın ve projenin ortaya konulmaması eleştiri alıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
              - Ben de bu eleştirilere katılıyorum. Ama bu eleştiri ve taleplerin şahsıma ve yönetimime yönelik olması mümkün değil. Seçime katılıp katılmayacağımı açıklamamamış olsam da, 15 yıl başkanlık yapmış birine, “Projen ne?” ya da “Fenerbahçe için neler yapacaksın?” şeklinde sorular yöneltmek sanırım saçma.
              - Yakın tarihlerde açıkladığımız, kurumsallık ya da Fenerbahçe Üniversitesi gibi bir takım projeler de seçim kararını almamızdan çok daha öncelere dayanmakta. Kaldı ki benim bunları yapmak için Fenerbahçe Başkanı olmam gerekmez, Fenerbahçeli olmam yeterlidir.
              Sandıktan gelen halktan gelir!
              “Sayın Başbakan’ın yaptığı vurgulara aynen katılıyorum. Halktan gelen tartışılmaz olandır. Seçime girip girmeyeceğim konusu kimsenin haddi olamaz.”
              ’AZİZ Yıldırım, Başkan adayı olmasın’ diyenler var... Bu görüşler hakkında ne söyleyeceksiniz?
              - Fenerbahçe seçimleri de her seçim ve her sandık gibi kutsaldır. Hatta bu konuda Sayın Başbakan’ın tüm ısrarlı vurgularına aynen iştirak ediyorum. Sandıktan gelen halktan gelir. Ve halktan gelen tartışılmaz olandır. Aziz Yıldırım’ın seçime girip girmeyeceği, girmezse kimi destekleyeceği, hiç kimsenin haddi olamaz.
              CEZAEVİNDE REKOR
              - Bu konuda görüş ve niyet bildirenler ya Aziz Yıldırım’dan korkanlar ya da hala demokrasiyi içine sindiremeyenlerdir.
              Seçime şartları uyan her Fenerbahçe kongre üyesi katılabilir. Kongre kararı almamızın nedeni güvenoyu ya da güçlü yönetim ihtiyacı değil.
              Unutulmasın ki Aziz Yıldırım cezaevindeyken Fenerbahçe tarihinde bir ilk olarak rekor oyla başkan seçilmiş ve çamia tarafından gerekli mesaj tüm Türkiye’ye verilmiştir.
              İŞTE O BRANŞLAR
              - FUTBOL
              Avrupa’da boy gösteremeyecekler ama Süper Lig’de lider durumdalar.
              - BASKETBOL
              Sezona kadınlarda ve erkeklerde Cumhurbaşkanlığı Kupası ile başladılar.
              - VOLEYBOL
              Hem erkek, hem kadın takımı önemli transferlerle sezona hazır.
              - ATLETİZM
              Olimpiyatların altın madalyalısı Gamze Bulut ve çok önemli sporculardan kurulu kadro var.
              - BOKS
              Madalya makinesi gibiler. Türkiye şampiyonluklarına ambargo koydular.
              - KÜREK
              F.Bahçe’nin en önemli branşlarından bir tanesi. Her sezon iddialılar.
              - YELKEN
              Dünya çapında sporculara sahipler. Olimpiyatlarda boy gösteriyorlar.
              - YÜZME
              Her sezon Türkiye Şampiyonası’nın en önemli favorisi.
              - MASA TENİSİ
              Geçtigimiz sezonun Avrupa Şampiyonu. Bu yılın da favorisi.
              CEZAMIZI 2 YIL ÖNCE PAZARLIKLA BELiRLEDiLER
              3 TEMMUZ sürecinin sonuna gelindi. Ve son sözü Yargıtay verecek, olumsuz bir karar çıkarsa ne yapacaksınız?”
              - Ben hayatımın her döneminde her şeye hazır olarak yaşadım. Adaletin bir gün mutlaka bir yerlerde tecelli edeceğine olan inancım tam. En azından ilahi adalette zaman aşımı olmadığına inananlardanım. Yine de Türkiye Cumhuriyeti’nin hakim ve savcılarının vereceği her türlü karara saygılıyım. Kaldı ki UEFA ve CAS süreci de dahil ben kararlar hakkında değil, hep yargılamalar hakkında konuştum.
              ‘ÜZERİMİZDE BASKI VAR’ DEDİLER
              UEFA ve CAS süreci hukuk skandalıydı. Ellerinde polis fezlekesinde yer alan tapelerin birkaç satırından başka bir şey olmadan yargılama yaptılar. Tapelerin tam metnini koyduk önlerine, bu kez de “Üzerimizde çok baskı var” dediler. Sonuçta 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dâhi delil kabul etmediği argümanlarla ceza verdiler.
              - Ama zaten bu ceza iki yıl önce pazarlıklarla hazırlanmış bir cezaydı. Ve her nasıl bir pazarlık yapıldıysa bu cezayı şimdi uygulamaya koydular. Ama asıl vahim olan pazarlığı yapanların Fenerbahçeli olduklarını söyleyebilmeleri..
              - Zaman zaman size verilen cezalarla ilgili eleştirileriniz oldu...
              - Futbolla ilgisi olmayan 5 kişinin düzenlediği evraklarla yargılanmaya veryansın ettim. Biz bu ülkeyi bu toprakları ve bu insanları seviyoruz. Aziz Yıldırım olarak hiçbir kaygım yok. Tek düşüncem Fenerbahçe’nin yara almaması. Bizim Fenerbahçe sevgimiz budur. Ve bu sevgi asla sınanamaz…..
              Bizim cezaya methiye, Olimpiyat’ı vermeyince ‘Haçlı’ zihniyeti!
              OLİMPİYATLAR için herkes üzerine düşeni yaptı; alınamamasını hezimet olarak görmek olimpiyat ruhuna aykırıdır. Fenerbahçe’ye sporla ilgisi olmayan polis fezlekesi gibi argümanlarla ceza veren Avrupa uygulamalarına methiyeler düzerken olimpiyatların, Türkiye’ye verilmemesi sonrası aynı Avrupa’ya “Haçlı” zihniyeti şeklinde hitap edilmesi manidar değil mi?
              Milli Takım hocası itibarsızlaştırılamaz
              - TÜRKİYE Dünya Kupası şansını kaybetti. Bu konuda neler söylersiniz?
              - Fatih Terim Milli Takım için doğru isim. Türk futbolunu yönlendiren iki eksen var. Türk futbolu, oyuncuya ve spor basınına dayalı bir sistemle yönetiliyor. Bu iki eksen hiçbir şekilde eleştirilmiyor. Bu iki eksenin yönlendiremediği tek teknik adam Terim olduğu için, bu seçim doğrudur. Milli Takım’ın hocasını itibarsızlaştırılamaz.
              HEM YÜREKSİZ HEM SAYGISIZ
              - KİMİLERİNİN hayalleri, seçim yatırımları ve vaatleri, bizim geride bıraktığımız gerçeklerdir. Fenerbahçe’nin geldiği nokta birilerinin rüyalarına bile sığdıramayacakları büyüklükte. Aday olacağını söyleyen ya da gizli gizli mesaj yollayanların, adaylıklarını şarta bağlamaları, yüreksizliklerinin ötesinde camiaya saygısızlık. Fenerbahçe kulüp yönetimini zengin ve seçkinlerin hobi ve meşgale dernek yönetimleriyle karıştıranlar, gerekli cevabı yine bu camiadan alırlar ve alacaklardır.
              CAS davasına günler kala başsavcılık mütalaası ne şans değil mi!
              “CAS duruşmasının hemen öncesi Yargıtay Başsavcılığı mütalaası açıklandı. Bizdeki de ne şans... Hatta, ‘Yargıtay kararı onadı’ diye iddialarda bulunuldu.”
              BAKIN Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi bir kararıyla Fenerbahçe Kongresi’ne müdahil oldu.
              Ve kongrenin bir an evvel yapılmasından tutunda 2 yonetici ve benim kötü şöhret sahibi olup olmadığımın tesbitinin kongrede yapılmasını istedi.
              Tabii ki bu arada UEFA ve CAS’da savunma yapmaya hazırlanan bizler hakkında basında yer alanlar ve bu karar nedeniyle, Fenerbahçe Başkanı’nın Sportif A.Ş. Başkanı olarak temsil edilebilmesi ile ilgili yaşatılanlar önemsiz ayrıntılardı..
              Sonra 3 Temmuz bir sonuç değil, bir süreçtir dediğimizde yer yerinden oynuyor.
              BOCHUM DOSYASIYLA NE İLGİMİZ VAR?
              DAHA da ilginci, hiç unutamıyorum, CAS duruşmasına günler kala Yargıtay Başsavcılığı’nın mütalaası açıklandı. Bizdeki de ne şans değil mi?
              - Açıklansa iyi bir baktık ki adım dahi geçmeyen bahis davası diye anılan Bochum dosyasından da bahsedilmiş. Tabii ki CAS’taki savunmada herkesin bu kararlardan haberi olmuştu. Ve “Yargıtay kararı onandı” şeklinde iddialarını genişlettiler. Bir de bunu anlatmaya koyulduk..
              Neyse, anlatmak istediğim husus işte biz kongre kararını bu şartlarda aldık.. Yoksa güçlü yönetim yada güvenoyu gibi bir sorunumuz hiç ama hiç olmadı…
              RÜŞVET TEKLiF EDEMEZSiNiZ
              - F.BAHÇE kongreleri önemlidir. Fenerbahçe, büyük taraftarın kulübüdür. Bu camiaya kapı arkalarından seslenemezsiniz. Para, transfer vaatleriyle rüşvet teklif edemezsiniz. Aslolan Fenerbahçe’nin değerleridir. Fenerbahçe’yi anlamak ve tanımak isteyenlere tavsiyem, şimdilerde Fenerbahçe’yi alkışlayanları değil, Fenerbahçelilerin alkışladıklarına bakmaları...
              Formasına reklam almayan F.Bahçe yaratacağım
              F.BAHÇE’nin üniversite projesi kamuoyunda çok ses getirdi. Başka bir proje var mı? Daha da önemlisi Fenerbahçe’nin bu projeleri karşılamaya mali yapısı yetecek güçte mi?
              - Herkes şunu iyi bilmeli… Fenerbahçe artık bir futbol kulübünden fazlası, bir futbol kulübünden çok daha ötesi. F.Bahçe mali yapısıyla Türk sporuna sağladığı katma değerlerle ve sosyal sorumluluk projeleriyle bir dünya kulübü. F.Bahçe Üniversitesi’nin kurulmasının ardından 5 yıllık süre içinde 6000 öğrenciye eğitim- öğretim imkanı tanınacak.
              Bunun da yüzde 20’si tam burslu olarak sağlanacak. Mevcut Kolej arazisi Üniversite Vakfı tarafından satın alınacak. F.Bahçe Koleji de F.Bahçe Üniversite Vakfı’nın içinde yer alacak. Rektörlük binası ile kurulacak 2 fakültede kolejin arazisi içinde inşa edilecek.
              EN BÜYÜK HEDEFİM BU
              BEN Metris’teyken arkadaşlarımla üzerinde çalıştığım bu projenin amacı ise 1 milyon F.Bahçe üyesi hedefini hayata geçirmek. Dahada önemlisi F.Bahçe’nin Fenerbahçeliler tarafından yönetilen Türkiye’nin en büyük spor ve sivil toplum örgütü yapmak. Bu kulübün gerçek sahibi olan büyük F.Bahçe taraftarını spordan sanata her türlü sosyal olayda söz sahibi kılmak.
              Ve benim en büyük arzum olan kendi arması ve Türkiye ile ilgili konular dışında hiçbir spor dalında reklam almadan yarışan bir Fenerbahçe yaratmak… Bu konuyla ilgili kurduğumuz ekip yaklaşık bir yıldır aralıksız çalışmakta ve tüzük değişikliklerinin hayata geçirilmesi aşamasına kadar getirdikleri çalışmayı sonlandırmak üzereler.
              Hazırlanan tüzük çalışmaları kongre üyelerinin bilgisi ve onayına kısa zamanda sunulacak.
              Sözümü tutup Muş’a o havuzu yaptıracağım
              - BİR başka müjde de Muşlu çocuklarımıza.... Aziz Yıldırım olarak kendi imkanlarımla Muş’a yüzme havuzu yaptıracağıma dair söz vermiştim. Bu sözümü yerine getirmek için en kısa zamanda Muş’ta önce bir arazi alacak ve ardından da yüzme havuzunun inşaatını başlatacağım.
              F.Bahçe’ye dil uzatana haddi er geç bildirilir
              “Takiye yaparak taraftara şirin gözükmeye kalkıp başkanıyla taraftarın arasına girebileceğini sananların hakareti affedilemez.”
              BAŞTA Trabzonspor Başkanı Hacıosmanoğlu olmak üzere bazı kulüp başkanlarının F.Bahçe ve size karşı açık bir tavrı söz konusu...
              - Türk sporunun arkasına bir şekilde tutunarak yol alanlar, Türk sporundaki yükselme ve kalkınmanın ivmesi ile tutundukları yerlerden düşecekler. Yine de, ‘göze göz yasası herkesi kör eder”’düşüncesindeyim. Var olma stratejilerini sadece Aziz Yıldırım üzerine kuranlara cevap kendi camiaları tarafından verilecek... F.Bahçe camiasına ve büyük Fenerbahçe taraftarına dil uzatmak kimsenin haddi değil. Hele hele takkiye yaparak taraftara şirin gözükmeye kalkıp, Başkanıyla taraftarın arasına girebileceğini sananların büyük F.Bahçe taraftarına hakaret etmesi affedilmez..
              Ve bu had, er ya da geç mutlaka bildirilir.
              SÖZÜMÜZ HÜKÜMDÜR
              - F.BAHÇE’nin herkese ve her yerde söyleyecek sözü yoktur. Çünkü Fenerbahçe’nin sözü önemlidir. Hüküm mahiyetindedir. Fenerbahçe her olayda “hop oturup, hop kalkmaz”. Bir kere ayağa kalkar. Ve Fenerbahçe Başkanı ve yönetimi bu tuzaklara düşmeyecek kadar tecrübeli ve Türk sporuna odaklıdır. Tıpkı Trabzonspor maçında olduğu gibi Fenerbahçe bilgi ve belgelerle kurumsal açıklama yapar.
              “FiNANS DAHiSi” DEĞiLiM
              “Biz yatırımcıdan bilgi saklayarak hisse satmayız. İçeriden öğrenenlerin ticaretini yapmayız. Bu cumhuriyetin spor kulübüyüz, öyle de kalacağız.”
              SPOR ekonomisi üzerine son dönemde önemli tartışmalar yapılıyor. Siz de kulüp olarak diğer kulüplerle benzer usulleri mi hayata geçireceksiniz?
              - F.Bahçe AŞ’nin halka açıklık oranı 20.6. Bu oran Galatasaray Sportif AŞ’de yüzde 44.96, Beşiktaş’ta yüzde 42.5, Trabzonspor Futbol AŞ’de ise yüzde 45.93’dür. F.Bahçe mali açıdan en büyük ve güçlü kulüp. Biz, yatırımcıdan bilgi saklayarak hisse satmayız. İçeriden öğrenenlerin ticaretini yapmayız.
              Rayiç bedeli ile halka açık şirkete satın aldığımız takımın performansından elde edilen seyirci gelirlerini, stat geliri diyerek kavram karmaşası yaratıp halka açık şirket dışına çıkarmayız. Çünkü biz “sözüm ona finans dahisi” değil, gençlere ahlak, erdem ve ülke sevgisini kazanmanın değerini anlatmaya çalışan bu Cumhuriyet’in Spor Kulübüyüz. Ve böyle kalacağız..
              FENERLiLERiN GAZETESi GELiYOR
              - F.Bahçelilere bir diğer müjdem ise artık kendilerine ait spor gazeteleri olacağıdır. Evet F.Bahçe “e-gazete” projesini de tamamlama aşamasına getirip yıl sonuna kadar tüm Fenerbahçelilerin hizmetine sunacağız.
              Kenan Evren Lisesi’nin bulunduğu yer için Milli Emlak Genel Müdürlüğü’yle yeni bir sözleşme yapılmak üzere.
              Talat Yılmaz’ı uyardım!
              SEÇİM yaklaştıkca Fenerbahçelilerden açıklamalar geliyor. Talat Yılmaz’ın beyanlarına ne diyorsunuz? Sizi yarı yolda mı bıraktı?
              - Yarı yol diye bir şey yoktur. Varsa yol bitmiştir. Aziz Yıldırım yönetiminden bir kişinin suçlanması, Aziz Yıldırım’ın suçlanması demektir. Yolsuzluk, usülsüzlük gibi ithamlar F.Bahçe Genel Sekreterine yöneltilemez. O makamda bulunanlar dâhi kendileri için bunu söyleyemez. Bu kadar futursuzca konuşulamaz.
              Yaşananlarda temel nokta seçim öncesi kaynağı olmayan yatırımların yapılmaması konusunda kendisine uyarım. Herkes bilir ki konu Fenerbahçe’nin menfaatleri olduğu zaman babamı bile tanımam. Demek ki beraber yürüdüğümüzü sandıklarımız bize sadece gidecekleri yere kadar eşlik ediyorlarmış.
              Özkök’ün köşesini bir günlüğüne alırsam...
              Basketbol takımıyla ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
              - BASKETBOL takımlarımızın aldığı kupaları büyük F.Bahçe taraftarına armağan ediyorum. Bu sene hedeflerimiz çok büyük. Devletimize seslenmek istiyorum... Kulüplerin üzerlerinden birtakım yüklerin alınması lazım. Yapılacak o kadar şey var ki bu konuda. Sayın Ertuğrul Özkök’ün köşesini bir günlüğüne alırsak orada anlatırım
              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

              Yorum

              • ayhan53
                Rallici Başkan
                • 27 Nisan 2009
                • 2657

                #487
                Avrupa'nın büyük liglerinin en golcü takımları:

                Barcelona - 10 maç 30 gol = 3
                Atletico Madrid - 10 maç 26 gol = 2.6
                B.Dortmund - 10 maç 25 gol = 2.5
                Hoffenfeim - 10 maç 25 gol = 2.5
                Roma - 9 maç 23 gol = 2.5
                Inter - 9 maç 23 gol = 2.5
                FENERBAHÇE - 9 maç 21 gol = 2.3
                Manchester City - 9 maç 21 gol = 2.3
                B. Mönchengladbach - 10 maç 23 gol = 2.3
                Hamburg - 10 maç 23 gol = 2.3
                Bayern Münih - 10 maç 22 gol = 2.2
                Bayer Leverkusen - 10 maç 22 gol = 2.2
                Arsenal - 9 maç 20 gol = 2.2
                Real Madrid - 10 maç 20 gol = 2
                [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                Yorum

                • ayhan53
                  Rallici Başkan
                  • 27 Nisan 2009
                  • 2657

                  #488
                  Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 2–3 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek genel kurul öncesi yeniden başkanlığa aday olduğunu açıklarken kongre üyelerine yönelik bir kitapçık da hazırlattı.

                  İşte Yıldırım’ın kitapçığın önsöz bölümünde kullandığı ifadeler

                  “Büyük Fenerbahçe’nin büyük kongre üyeleri… Aslında siz tüm gerçekleri biliyorsunuz. Çünkü bütün bunlar sizin gerçekleriniz.

                  Yapılacak seçim öncesinde mahkeme kapılarına düşürülen oylarınızla Aziz Yıldırım’ı özgür kıldığınız için tarihe tanıklık etmeyip bizzat tarih yazdığınız için bu seçime zorlandığınızı çok iyi biliyorsunuz.

                  Siz, kimlerin Fenerbahçe’yi ele geçirmek için, Fenerbahçe’yi lekelemekten çekinmediğini ve kimlerin Fenerbahçe adına çirkin pazarlık masalarında baş köşede oturduğunu çok iyi biliyorsunuz.

                  Siz, kimlerin kendi kulübünün stadına giremezken elleriyle şampiyonluğu verdiği rakibin kutlamalarında onur konuğu olduğunu, Fenerbahçe başkanı ve yöneticilerinin savunmalarını dahi almadan haklarında karar alınırken kimlerin bu Fenerbahçe düşmanlarına kucak açıp mesai arkadaşlığı yaptığını biliyorsunuz.

                  Siz, kimlerin sosyal medyadaki Fenerbahçe taraftarlarına tek tek takip ederek tazminat davası açmak için bürolar kurduğunu ve taraftar avı başlattığını, siz; şike davasında yargılanmış oyunculara baskı yaparak Aziz Yıldırım aleyhinde ifade vermesini isteyenlerin kimler olduğunu çok iyi biliyorsunuz.

                  Hepsinden önemlisi siz, Fenerbahçe Başkanı olabilecek güce sahip olduğundan bahsedenlerin bu gücü büyük Fenerbahçe taraftarından ve kongresinden almadığını çok iyi biliyorsunuz.

                  Siz, kulübünüzün diğer kulüplerin yarı oranda hisse satmasına rağmen mali açıdan en güçlü kulüp olduğunu, kulübünüzün tüm yaşatılanlara rağmen 2013 döneminde 90 milyon TL vergi verdiğini, aynı zamanda olimpiyatlara en çok sporcu veren, amatör branşların ülkemizdeki öncüsü olan bir spor kulübü olduğumuzu iyi biliyorsunuz.

                  Ve artık zengin zümre tarafından yönetilmeye muhtaç olmayacak kadar kurumsal bir kulüp olduğunu biliyorsunuz.

                  Hepsinden önemlisi siz Cumhuriyet’in ve Cumhuriyet’in değerlerinin kulübü olduğunuzu ve Aziz Yıldırım’ın bu kulübü, bu değerlere inanmayanlara teslim etmeyeceğini çok iyi biliyorsunuz.

                  Siz, karşı karşıya olduğunuz sadece bir seçim olmadığını, bunun aslında bir 3 Temmuz hesaplaşması olduğunu ve siz var oldukça Aziz Yıldırım’ın son sözünün Fenerbahçe olacağını çok iyi biliyorsunuz. Yine de son söz sizin.”
                  [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                  M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                  Yorum

                  • ayhan53
                    Rallici Başkan
                    • 27 Nisan 2009
                    • 2657

                    #489
                    Aziz YILDIRIM’a SORULAR

                    - Hayatınızın Sonbaharına girmişken, çocuklarınız, torunlarınızla oynamak dururken, Fenerbahçe Başkanlığının iş hayatınıza getireceği şeyler götüreceği şeylerin yanında devede kulak kalırken, FENERBAHCE başkanlığına soyunmak nereden aklınıza geldi ?

                    - Eski Başkanlar Fenerbahçe’yi reklam amacı için kullanırken, Fenerbahçe sizin Devletle olan işlerinizi engelleyecekti. Neden çekinmediniz?

                    - Türk takımları Avrupa’dan emekli olmuş oyunculara alışmışken, neden Avrupa’da zirvedeki oyuncuları getirmeye ve Türk futbolunu Avrupa vitrinine çıkarmaya çalıştınız ?

                    - 2005 den beri İstanbul Belediyesi’nin gündeminde olan FENERBAHÇE TOPRAKLARI – Marina için neden Hükümetin ve Belediyenin isteğini kabul etmediniz?

                    - Türk ordusunun generalleri uyduruk Ergenekon – Balyoz gibi davalarla içeri atıldığında Sizden yalan – doğru onların aleyhlerine tanıklık yapmanız istendiğinde neden kabul etmediniz?

                    - Futbol takımını Son 10 yılda 9 defa ilk 2 ye sokarak, 4 şampiyonluk, son maçta kaçan 3 şampiyonluk, 5 ikincilik, 2 Turkiye kupası, Avrupa’da bir çeyrek - bir yarı final başarılarını yaşatırken utanmadınız mı ?

                    - Fenerbahçe’nin bir futbol kulübü değil bir spor kulübü olduğunu ispatlarcasına aynı sene içinde 5 ana dalda 5 şampiyonluk yaşatırken kıskanılacağınızdan endişe etmediniz mi?

                    - Uyduruk şike surecinde, 365 gün hapis yatarken, yaptıklarınızdan hiç pişman oldunuz mu ?[/FONT][/FONT]

                    DAHA BİTMEDİ BUNLARI DA YANITLAYIN
                    [FONT=inherit][FONT=arial]
                    - Baraka bir stadı Fenerbahçe’nin kendi parasıyla yapılmış 250 Milyon USD’lık bir modern stad haline nasıl getirdiniz?

                    - Türkiye’nin her tarafında Avrupalıların bile hayran olduğu en modern tesisleri, borçsuz harçsız Kulübe kazandırmak için uğraşırken, Sizi istifaya çağıran taraftara kızdınız mı?

                    - Kulüpten bilet alıp bağırmaya alışmış taraftarlar yerine, senede 1 forma 1 kombine alıp kendini kulübün sahibi sanan ve Sadece sizin yaşattığınız müreffeh Fenerbahçe’yi yaşayan taraftarların, bazen insaf – edep sınırlarını asan eleştirilerine neden sadece gülümsediniz?

                    - Türkiye’de ilk defa lisanslı formaları getirip bugün 300 Milyon USD değer biçilen FENERIUM ları Ülkenin her tarafına acarken yorulmadınız mı ?

                    - FENERBAHCE yi halka açtıktan sonra, 3 Temmuz sureci, Avrupa’dan MEN ve 2 kaybedilen şampiyonluğa rağmen en yakın rakibinin 2 katı piyasa değerine sahip FENERBAHCE Futbol AŞ yatırımcılarını, neden Sermaye artırımları ve fiktif işlemlerle soymadınız dolandırmadınız?

                    [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                    M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                    Yorum

                    • ayhan53
                      Rallici Başkan
                      • 27 Nisan 2009
                      • 2657

                      #490
                      Şike BAHANE Topraklar ŞAHANE..

                      Fenerbahçe camiasında 8 yıldır konuşulan, önceleri komplo teorisi olarak adlandırılan ama her geçen gün ortaya çıkan olaylar ile gerçekliği yavaş yavaş kabul edilen, özellikle 3 Temmuz Darbesi nin "FENERBAHÇE TOPRAKLARI için yapıldı" dedirten bir iddia var. Gelin olaylar, gazeteler, açıklamalar ve sonuçları ile bu iddiayı irdeleyelim hep birlikte.


                      Her yıl Fransa’nın Cannes kentinde Reed Midem tarafından düzenlenen bir Gayrımenkul Fuarı var. Adı MIPIM Dünyanın en büyük uluslararası gayrimenkul fuarı olarak adlandırılan MIPIM, açılımı Uluslararası Gayrimenkul Profesyonelleri Fuarı (
                      Marché International des Professionnels d`Immobilier
                      ) Bu fuarda Uluslararası yatırımcılar, otel grupları, perakendeciler, Belediyeler ve şehir planlamacıları buluşup yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve küresel bir network oluşturulmasına fırsat yaratmaktadır.



                      Fuarda, gayrimenkul piyasası oyuncuları, kendi geliştirdikleri projeleri, uygun arazileri, gelişme potansiyelleri ve cazip fırsatları tanıtır, müzakere eder, varsa eksiklerini tamamlamaya çalışır ve bu projeleri gerçekleştirmeye uğraşırlar.


                      Peki MİPİM in Fenerbahçe ile ilgisi ne? diye sormak gelmedi mi içinizden... Anlatalım..


                      2005'teki fuara İstanbul Büykşehir Belediyesi de katıldı. Belediye Başkanı Kadir TOPBAŞ bu fuara giderken şu sözleri sarfediyordu: " Hem pazar, hem de kentin tanıtımı açısından bu platform çok önemli. Görücüye çıkmak gibi. Projelerimizi yatırımcılara sunacağız. Yap-işlet gibi her türlü teklife açığız. Dünyada artık kentler yarışıyor. İnsanlar Dubai'yi, Palmiye Adası'nı, Yelken Otel'i konuşuyor. Biz de burada, dünyayla yarışacak projeleri ortaya koyacağız. İstanbul'un yatırım potansiyeline dikkat çekeceğiz. İstanbul, yeni bir cazibe merkezi. Her hafta birkaç firma İstanbul'da yatırım yapmak için bizden randevu istiyor."

                      Peki neydi Fuarda tanıtılan projeler : Okudugunuzda hayretler içinde kalacaksınız. Neredeyse tamamı gerçekleşti - İnşa edildi..




                      Son cümle yani : " Kadıköy ile ilgili çeşitli projeler " FENERBAHÇElilerin hayret ve merakla ilgilendikleri bir proje oldu . Ama önce rakip Galatasaray'a yapılan operasyona bakalım.




                      Ali Sami Yen Arazisi ve Tekel Likör Fabrika Arazisi tek tek ele alındığında 300-400 milyon dolar fiyat edecek iken birlikte 7-8 milyar dolarlık bir değere kavuşmaktadır.


                      Peki Ali Sami Yen Ve Tekel Arazisi ihalesini alan Şirket; Torunlar GYO bu araziye ne yapıyor bakalım ve düşünelim bu büyük proje sadece Tekel Arazisine veya sadece eski stadyum arazisine yapılabilir miydi ?








                      Ne dersiniz? Olur muydu parça parça o araziye bu proje ? Ben yorum yapmayayım Anlayan Anladı..


                      Gelelim FENERBAHÇE topraklarına


                      Önce yukarıdan bu topraklara bir bakalım derin derin:




                      Sonra bakalım parsel parsel bu arazilere : Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumunu görüyorsunuz. Tapusu Fenerbahçeye ait olan ve bizzat Fenerbahçe tarafından yapılan stadyum.. Arada Kalan konutların olduğu yerleşim merkezi, hemen altında Dereağzı Tesisleri, Yukarıda Salı Pazarı .


                      Gelin bir proje geliştirelim bu topraklarda;


                      Moda Burnu ile Fenerbahçe Burnunu iki mendirekle kapattığınız zaman Fenerbahçe Dereağzı tesislerinin olduğu koyu olduğu gibi dalgalardan arındırıyorsunuz, Kurbağalı Dereyi de 20 metre genişletirseniz, dere boyu Salı Pazarına kadar bu tesisleri kurarsınız


                      Ortaya genişletilmiş bir Kurbağalıdere ile yatların Salıpazarı na kadar gidebildigi, Avrupa'nın en büyük MARİNA sı ortaya çıkıyor. Dünyada Yat limanı sıkıntısı sürerken, İstanbul Boğazında yatınızı yıl boyu tutabileceğiniz, uçakla gelip yatınıza atlayıp tüm Karadeniz - Marmara - Ege'ye hatta Yunanistana gidebileceğiniz bir proje. Kulağa hoş geliyor değil mi?


                      2005 te MİPİM Fuarında sunulan proje işte bu. KOMPLO TEORISI mi dediniz ?


                      Peki...


                      Soralım


                      - Salı Pazarı Neden 7-8 Senedir Boş ? Neden Vatandaş Salı pazarını pazar yeri olarak kullanamıyor ?


                      - Neden Dereağzı ıslah çalışmaları Kadıköy Belediyesinden 5 sene önce projelendirilip imzalandığı halde İstanbul Büyükşehir Belediyesi izin vermiyor ? Neden Leş gibi Kokuyor oralar ?


                      Siz bunları düşünedurun biz belgelere geçelim :


                      Bu proje için olmazsa olmaz oradaki Stadyumun kaldırılması. Bunun için de aynen Galatasaray'a yapıldığı gibi Fenerbahçeliler'in hoşuna gidecek bir proje yaratılmak zorunda Ve bu da Fenerbahçe Başkan vekili ve son günlerde aldığı ihalelerle parlayan yıldız LİMAK ın patronu Nihat Özdemir tarafından açıklandı. ( Bu haberin daha sonra üstü kapatıldı )





                      Ne güzel değil mi? Al FENERBAHÇE nin elinden stadyumu. Götür uzaklara mesela Pendik'te 100.000 kişilik bir stada. Bu arazileri de verdigin stada karşılık al Fenerbahce'nin elinden ve yap 8-10 Milyar USD lık bir proje..


                      Bir yerlerden hatırlıyorsunuz değil mi bu projeyi? 2-3 Kasım 2013'te yapılacak Fenerbahçe Olağanüstü Kongresi'nde Başkan adayı olan Hulusi Belgü'nün projesine benzerliği? Ne büyük tesadüf değil mi?


                      Bu arada hatırlatalım :


                      2013 MIPIM Fuarının Onur Konuğu Ülke Kimdir ? 2013 MIPIM Onur Konuğu Ülke TÜRKİYE
                      2013 MIPIM Fuarı Özel Juri Üyesi ve Türkiye adına konuşmacısı ? Hulusi Belgü


                      Bir de bu projeye konu olan Yat Limanının KADIKOY Belediyesinden alınıp Ozellestirme İdaresine verilmesi konusundaki gelişmelere dikkat çekelim :


                      Buyrun RESMI GAZETE de yayınlanan Özelleştirme Kurulu Kararı:




                      Hangi araziler bakalım mı?










                      Bu Karar, bu toprakları KADIKOY Belediyesinin elinden alıyor ve OZELLESTIRME IDARESI ne veriyor. Buyrun Kadıkoy Belediye Başkanının kendi sitesinden yakınması :





                      Peki İHALE ye kimler girecek ? Dudaklarınız uçuklamasın EKİM 2013 FORBES bu projeye BÜYÜK BALIK idyor ve AVCILARI SAYIYOR :





                      Tekrar edelim :

                      Proje : FENERBAHÇE Büyük MARİNAsı

                      Geliştiren : İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

                      RANT : 10 Milyar USD

                      Talipler : İBB Başkanı TOPBAŞ dahil Herkes YOK YOK

                      Toprağın sahibi : FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

                      Projeye Karşı Çıkan : Aziz YILDIRIM



                      İşte Aziz Yıldırım bu operasyona karşı çıktığı için bu duruma geldi. Aziz Yıldırım Fenerbahce'nin sahip olduğu topraklarda bir proje yapılacaksa o projeyi FENERBAHCE yapacaktır dedi.. Ve Fenerbahce'nin Ofis - Rezidans - Konut satış bedelleri, Yat Limanı kiraları ve Alışveriş merkezinden elde edilecek kiralar ve elde edilecek rant ile kasasına girecek asgari 2 Milyar USD ve yıllık 100 Milyon USD kira geliri ile engellenemeyecek yükselişi oldu bu operasyonun sebebi.


                      Ne demiştik? FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR...


                      Şike Mike hikaye.. Amaç projenin gerçekleşebilmesi için Aziz YILDIRIM ın Fenerbahçe Spor Kulübünün başından uzaklaştırılmasıdır


                      Buyrun Okumayı sevmeyenler için VİDEO .. Sevgili Uğur Onur URHAN'a teşekkürler







                      Aynı konuda ben de geçtiğimiz konularda katıldığım programda bizzat dile getirdim bu büyük oyunu. Vakti olanlar tamamını, olmayanlar 29ncu dakikadan sonrasını izlesinler. KRAL ÇIPLAK göreceksiniz

                      http://www.youtube.com/watch?v=-kial...ature=youtu.be


                      Allah yardmcımız olsun....
                      [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                      M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                      Yorum

                      • ayhan53
                        Rallici Başkan
                        • 27 Nisan 2009
                        • 2657

                        #491
                        Eski Asbaşkanlarımızdan ve 1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı Ali Koç, kendisinin ve dernek üyelerinin kongrede takınacakları tavırları, Fenerbahçe’nin yarın başlayacak kongresinde adaylardan biri olan ve 3 Temmuz sürecinde TFF Başkanlığı görevini yürüten Mehmet Ali Aydınlar’la o dönemde yaşananları anlattı.

                        Bir basın toplantısı düzenleyen Ali Koç, Mehmet Ali Aydınlar’ın o dönemde bilgisiz ve yetersizce sergilediği yönetim anlayışıyla her türlü baskıya boyun eğdiğini, UEFA’nın blöflerini göremediğini ve bu süreçten Fenerbahçe’nin zararla çıkmasına neden olduğunu söyledi.

                        Ali Koç, "UEFA, TFF’yi parmağında oynattı. Bunun nedeni olarak da ’Lisan bilmediği için ketenpereye getirdiler başkanı’ dedim UEFA topa sokuldu. Benim odaklandığım nokta, Aydınlar yönetimin bir parçasının, UEFA’yı art niyetli etkileyerek UEFA’yı Türkiye’ye getirtip karar aldırmasını sağlamasaydı" dedi.

                        Mehmet Ali Aydınlar’ın ’Başkan olursam şike yapmayacağım’ sözünü de ağır bir dille eleştiren Ali Koç, bu sözün Fenerbahçe formasına ve camiaya büyük bir hakaret olduğunu belirterek, düzeltilmesini istedi.

                        1907 Fenerbahçe Derneği olarak bugüne kadar hep Fenerbahçe’nin tüzel kişiliğini desteklediklerini belirten Ali Koç, bu tavırlarını sürdürerek dernek olarak kongrede bir adayı desteklemek yolunda karar almadıklarını ifade etti.

                        Kongre için "Benim rengim belli o konuda fazla bir şey söylemek istemiyorum" diyen Ali Koç, kongrede aday olmayacağını, ancak şartlar müsait olduğunda yeniden Fenerbahçe’de görev almak istediğini de sözlerine ekledi.


                        Sıkıntılara taraftar sayesinde atlattık

                        Fenerbahçe’nin camiaya yakışır başarılı ve hayırlı bir kongre geçirmesini dileyen Ali Koç, "2 dönem yönetici olma şerefine nail oldum ve son yönetim seçiminde affımı diledim. İkinci dönemimde 3 Temmuz diye adlandırdığımız çok kritik bir dönemi yaşadım. Burada bir parantez açmak istiyorum. Bu zorlu süreçte farklılığı bir kez daha yaşadım, bu camianın mensubu olmaktan gurur duydum. Çok büyük sıkıntıları bu camia taraftarı sayesinde ayakta durarak faaliyetlerine devam ederek, ekonomisini büyüterek devam etti. Bu camiayı bu kadar büyük kılan kutsal Fenerbahçe taraftarına bu anlamda saygı ve sevgilerimi iletmek istiyorum

                        3 Temmuz süreci çarpıtılarak anlatıldı

                        O günden bu yana şahsımla ilgili pek çok iddialar yakıştırmalar, alakam olmayan kurumlarla bağdaştırmalar, iddianın gerçek olup olmadığı sorgulanmadan gerçek gibi yazı yazmalar, 3 Temmuz ve bu süreç hakkında açıklamada bulunmadım. Bilhassa 3 Temmuz’la ilgili yaşananların kamuoyuna çarpıtılarak anlatılmasından dolayı üzülmekle birlikte artık bir takım bilgileri anlatmak istedim.

                        Seçim sürecinde taraf olmayacağız

                        1992 yılında rahmetli Hüseyin Çakıroğlu anısına kurulan 1907 Derneği’nin tek bir amacı vardır; her alanda Fenerbahçe Kulübü’nü desteklemek, arkasında olmak, proje üretmek. Kurulduğundan bu yana da buna devam etmektedir. 1907 Derneği’nin kulübümüzün menfaatleri ve çıkarları doğrultusunda karar almaya mecburdur. Bağlılığımız Fenerbahçe tüzel kişiliğinedir. Pek çok seçimde 1907 Derneği’nden yönetim kurulu adayları bulunmuştur. Tüzel kişilere olan bağlılığın bilincindeyiz. Hepimiz geçiciyiz baki olan Fenerbahçe’dir. Seçim sürecinde taraf olmamaya her zaman özen gösterdik. 1907 Derneği’nin desteklenecek adayla ilgili grup karar alması söz konusu değildir. Umarım gelecekte de olmaz. Tek adayı desteklemek, yönetim ve başkan kim olursa olsun anlayışla çelişir. Oy kullanmaya yönlendirdiğimiz haberlerin gerçekle alakası yoktur.

                        Mehmet Ali Aydınlar’la kişisel sorunum yok

                        Mehmet Ali Aydınlar ile ilgili açıkta ve özelde kişisel sıkıntım, husumetim olmamıştır. Buna mukabil, Fenerbahçe için de en iyisini yapmaya çalıştığından şüphem yoktur. Kişisel sorunum olsaydı 2012’de Bakü’de Avrupa Şampiyonası’nı kazandığımızda ilk teşekkür edeceğimiz kişi, kendisi olmazdı. Muhteşem bir eseri bize sunduğunu kendisine söylemiştim. Bu doğrultuda ismini telaffuz edeceğim için bunları söylüyorum, büyük resme bakarak sözlerimi değerlendirmenizi istiyorum

                        Herkesin olayları öğrenme hakkı var

                        TFF Başkanlığı olağan dönemlerde bile yapılması zor bir görev. Buna bir de 90. saatte şike süreci eklendiği zaman takdir edersiniz ki çok büyük güçlükle yönetilmesi ancak aynı hassasiyeti gerektiren bir süreçtir. Spor hukukunun temel prensipleriyle süreç yönetilse, bu hasar alan noktaya olayın gelmeyeceğini düşünüyorum. Geriye dönüp; alınan kararları ve sergilenen yönetim anlayışına bakınca, sürecin vehametini aşacak başarısızlık ve hayal kırıklığı yaşandığını görüyoruz. Fenerbahçe’nin maruz kaldığı 3 Temmuz’la ilgili sizlerin doğru bilmesini istediğim gerçekler vardır. Bazı gerçeklerin farklı aksettirilmesi bizlerin sessiz kalma kararımızın değişmesine neden olmuştur. Herkesin, olayların meydana gelme şeklini öğrenmek hakkıdır

                        Aydınlan gizlilik ihlalini önlemeyi basın yasağı istemeliydi

                        3 temmuzdan itibaren gizlilik kararı olmasına rağmen, ifadeleri an ve an öğrenme durumuna geldik. Basın yasağı dahi uzun süre getirilmedi. Bunlar için başvurduk yanıt alamadık. Son birkaç yılda ne kadar ivedilikle bu kararın alındığına bakın. Gizlilik ihlali ve basın yasağı getirilmemesi bu operasyona çok farklı şekilde bakmama neden olmuştur. Basit konular uygulanmış olsaydı ülkemizde taraftarlar arasında yıllarca onarılamayacak nefret tohumları ekilemezdi, uluslararası arenada Türk futbolunun imajı bu kadar zarar görmezdi. Kulüplerimiz UEFA nezdinde haklarını daha iyi şekilde savunabilirdi Hep masumiyet karinesinden bahsediliyor. Ben o gün başkan olsaydım adli birimlere gider, gizlilik ihlalinin önüne geçilmesi için çaba sarf ederdim. Gerekirse devletin en tepesine giderek, ’lütfen basın yasağını getirin’ derdim, bu normalin dışında bir talep değil, basın yasağı gelen diğer davalara bakın derdim. Başarılı olurdum olmazdım bilemem ama bu konuda sizler ve TFF girişimde bulunsa, bugün bu konumda olur muyduk?" Çok kısa sürede sadece basında çıkan haberlerle, savunma hakkı kullanılmadan, Fenerbahçe ve dava ile ilgili kişiler kamuoyunda suçlu hale getirilmiştir. On binlerce mailin UEFA’ya atılması, konudan yararlanmak isteyen rakiplerimizin çalışmaları, bazı kurumların yıkıcı olarak konuyu ele alması TFF ve UEFA’yı baskı altına almıştır. Sayın Aydınlar’a bunu sorun, kulüplerin haklarını maksimum korunması için basın yasağı gizlilik ihlali vs için girişimi oldu mu


                        1.Etik Kurulu Raporu maalesef UEFA’nın temel dayanağı oldu

                        Tüm yaşananlarla kamuoyu baskısında kalan TFF, durumu idare etmek adına 1. Etik Kurulu adında bir rapor hazırlamıştır. Hiçbir savunma almadan, sadece emniyetten alınan belgelerle hazırlanan bu rapor, ne yazık ki ilerleyen dönemde UEFA’nın temel dayanağı haline gelmiştir. Mehmet Ali Bey bu kadar masumiyet karinesine inanıyorsa, savunma hakkı kullanılmadan nasıl bunun yapılmasına izin vermiştir. Şike, örgüt vs deniyor bilinen bir şey yok ama bilinen şu ki daha sonra 31 kişi daha gözaltına alındı. Bazılarının hemen ifadeleri alınarak, binlerce sayfalık yeni belge oluştu ama 100 yıllık kulübün kaderi, ne şiş yansın ne kebap denilen Etik Kurulu raporuyla bu hale geldi. Bu aralar çok moda oldu televizyonda herkesin önünde konuşalım demek. Ama istenilen her ortamda bunun tartışılması gerektiğini düşünüyor ve buna her zaman katılabileceğimi de söylemek istiyorum


                        Rapor nasıl sızdırıldı

                        Kozmik odada hazırlandı bu rapor biliyorsunuz. Niye bu odada hazırlandı. Çünkü gizlilik vardı, gizli kalması isteniyordu. Peki nasıl oldu da medyaya sızdı? Bu odada bir basın mensubu bu raporun nasıl basına sızdırıldığını biliyor. İnşallah bir gün o da açıklar. Doğal olarak büyük bir baskı kuruldu Aydınlar üzerind.

                        Aydınlar’a Fenerbahçeli baskısı yapıldı

                        Şu ifadeyi bana sayın Aysal söyledi, Mehmet Ali Aydınlar da kendisine Platini’nin ifade ettiğini söyledi. Aydınlar üzerinde kurulan baskı şuydu; ’üzerinizden Fenerbahçe formasını çıkaramadığınız için alacağınız kararlarla ülkeyi zora sokuyorsunuz’. O da ’alacağım kararlardan dolayı ülkeyi riske atamazdım’ cümlesini bu nedenle kuruyor. Küçük bir araştırma yapılsa, bir şike fiilinden bir ülkenin cezalandırıldığı örneği yok halbuki

                        UEFA’ya karşı dik duramadı

                        Etik Kurulu sonrasında UEFA topa girdi, hatta topa sokuldu ve bence burada kesinlikle UEFA’nın olağanüstü davranmasının, kendi resmi sürecini kaale almadan ilerlemesine, TFF içindeki bazı üyelerin dahil olduğundan hiç ama hiç şüphemiz yoktur. 15 Ağustos’ta rapor yayınlandı ve ülkemizi küçük düşürecek gelişmeler yaşandı. UEFA müfettişinin Türkiye’ye gelmemesi ve savcıyı ziyaret ederek bilgi alması istendi. Küçük düşürülen TFF idi ama bu konuda övündüler. Cornu’ya methiyeler düzdüler, nerdeyse CV’sini yayınlayacaklardı. ’Senin muhatabın benim, sana kim bu hakkı veriyor’ denemez miydi? Cornu, Yeşilköy’e inip ’ben geldim’ demedi herhalde. Whatsup’da sayın savcı ile temasa geçmedi değil mi? Dik durup UEFA’ya ’sen ne yapıyorsun’ diyeceklerine bunu marifet gibi sundular. Sonrasında Kasım ayında Cornu’nun ifadelerini görünce, birkaç ay önce makbul gördüklerini yalancı durumuna soktular. Ben de soruyorum hangisi? Niye yalan söylesin sayın Cornu? Niye ihtiyacı olsun? İnşallah bu da bir gün ortaya çıkacaktır. Ne diyor Cornu, ’sordum’ diyor, ’Fenerbahçe’nin yüzde 1 bile şike yapmama olasılığı yok mu?" d,ye; ’yok’ dediler diyor. Fenerbahçe lehine karar almanın sıkıntıya sokacağını ifade ettiler diyor yalancı Cornu, pardon sayın Cornu raporunda. Tabii ki UEFA topa girer, burada UEFA’ya değil muhataplarına kızalım. Müfettiş Cornu’nun ziyaretinde bir yol haritası kurgulandı. Onun ayrılmasını takip eden birkaç gün içinde de meşhur Infantino mektubu TFF’ye ve tarafımıza ulaştı. Çarşamba akşamı, 24 Ağustos’tu.. Önce Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edildiğini, 45 dakika sonra da Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne dahil edildiğini öğrendik. Biliyor musunuz, spor hukuku tarihinde bir ilk yaşanıyordu. Spor hukukunun hiçbir prosedürünü işletmeden, kimin neyle suçlandığı bilinmeden, hiçbir savunma alınmadan Fenerbahçe Spor Kulübü cezalandırıldı. Bunun hesabını er ya da geç birileri verecektir, gerçekler ortaya çıkacaktır.

                        En önemli sezonlarımızdan biri olacaktı

                        Hukuki sürecin içinde yapacağımız başvurunun kararını vermek zorundaydık. Çok ciddi süreç içinde, Avrupalı avukatlarımız yerel mahkemeye gitmemizi istedi ancak biz futbol hukukuna inandık ve yine futbol dünyasının mahkemesine gitmeye karar verdik. Çok önemli oyuncularımızla yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Bir şekilde yerlerini doldurmak zorunda kaldık. Kısıtlı seçenekler içinde, bir de boşalan yerleri doldurmak zorunda kaldık. Biz yine de o sene yarım puanla şampiyonluğu kaçırdık. O sezon şampiyon olsak, 28 yıl sonra Türkiye Kupası’nı da almıştık. En önemli sezonlarımızdan biri olacaktı ama bizim kolumuzu kanadımızı kırdılar. Finansal; ekonomik açıdan bize zarar verdiler. Tamamen hazırlıksız yakaladılar. Türk futbolunun başındakiler, bilgisiz ve tecrübesiz olduklarını kanıtladılar. Baskı altında kaldıklarını kanıtladılar.

                        Aydınlar objektivitesini yitirmişti

                        O dönemin Spor Başkanı ve TFF Başkanı, karmaşa içinde; muhtelif nedenlerden dolayı; UEFA’ya karşı dik duramayarak, Türk takımlarının çıkarlarını koruyamamıştır. Dönemin başkanı Sayın Aydınlar ve yönetim kurulu daha sürecin ilk gününden itibaren, Fenerbahçe’nin suçlu olduğuna peşinen inanmış, yani objektiviteyi kaybetmişlerdir. Sayın Aydınlar’la ters düştüğümüz nokta budur. Suçsuzluğumuzu sonuna kadar savunmaya çalışırken, TFF Başkanı daha sürecin ikinci üçüncü gününde Savcı Bey’le yaptığı konuşmada; iddiaların tümüne itibar ederek durumun vahim olduğunu açıklamıştır. Savunma hakkının kullanılması yerine "zararın neresinden dönersek kardır" diye bir tutum sergilemiştir. 8 takımdan bahsediliyordu, iş Fenerbahçe ve Beşiktaş üzerinden döndü. Ne oldu diğer takımlar? Bunu da sorun akşamüstü. Bu karmaşık yönetimi bazı örneklerle desteklemek istiyorum çünkü Aydınlar’ın başkanlığındaki TFF’nın izlediği yol haritası bugün; doğal sonuç olarak her kurumdan Fenerbahçe’nin aleyhine karar çıkmasına sebep olmuştur. Hakim bey insan değil mi, UEFA’dakiler insan değil mi? Kamu vicdanını pompalayarak bir noktaya getireceksiniz; yargıda da ve futbolda da adil bir yargılanma için dua edeceksiniz.

                        ’Türk Futboluna zarar verme’ psikolojisine soktular

                        Sayın Aydınlar’ın spor hukuku ve süreçleri hakkında yetersiz ve tecrübesi olması nedenlerden bir tanesidir. UEFA’ya bir şekilde müfettişini yollama diyemedi. Allah’tan savcımız dik durabildi. UEFA’nın müfettiş ziyareti planlanırken, "ne alaka senin muhattabın benim" demesi doğru olmaz mıydı? Ligleri başlama tarihi ile ilgili, bir kulüpler birliği toplantısında ertelenebileceğini ifade etti; milli maçlardan dolayı. Önce vaktinde başlayacak dedi, sonra ben olduğum sürece Ağustos ayında ligler olmayacak dedi. Ligler başladıktan sonra takvim sıkışınca ne yapayım şike sürecinden dedi. İstifasını hatırlayın, Ettim dedi, etmedim dedi, ettim dedi. Hangi ruh hali içinde bu işi yönetmeye çalıştığını anlatmaya çalıştım size. Medyayla çok fazla konuştu, ne kadar konuşunca kendisiyle o kadar çelişti. Paylaşma kültüründen uzak kaldı. Daha katılımcı bir şekilde ele alınması gereken bu sorunlar; ekip ruhu olmadığından, dayanışma ve danışma kültürü olmadığı için düzgün yapılamadı. Kararsızlığı, yaşadığı gel-gitler, çelişkili görüşleri ile ne yazık ki manipülasyona açık bir konuma geldi. Kendisi üzerinde baskı yaratan "Fenerbahçe formasını çıkaramadığın için Türk futboluna zarar vereceksin" psikolojisi meyvesini verdi.


                        Bize sunulan tek bir fırsat bile olmadı

                        Sayın Mehmet Aydınlar’ın, 18 Eylül’de dile getirdiği hususların başında gelen "Ben onlara 3 fırsat sundum, hiçbirinden yararlanmadılar. Yararlansalar konu böyle olmazdı" sözüne cevap vermek gerekirse, bize göre tek fırsat bile yok. Birinci fırsatın 15 Ağustos’ta Fenerbahçeli yöneticiler ile yaptığı görüşmede olduğunu söylüyor. "Fenerbahçe’nin Avrupa Kupaları’na katılmasını düşünmüyorum" diyor, "Kendisinden şüphe edenler Avrupa’ya gitmesin" diyor. Dosyada gizlilik kararı varken, "Kendinden şüphe edenler gitmesin" demenin neresi fırsattır. Ciddiyetten uzak bir söylem değil midir? Böyle bir yaklaşımı hangi Fenerbahçeli kabul edebilirdi. İkinci fırsat; ’Fenerbahçe yöneticilerinin görüşerek, bir Fenerbahçe yöneticisinin ’bu kararı alacağız’ dediğini, ardından da güle oynaya Federasyondan ayrıldığımızı söyledi, ama ’ne olduysa Trabzonspor Şampiyonlar Ligi’ne alınınca her şey değişti’ dedi. Konu buradan açılmışken, Fenerbahçe’nin yerine kimin gideceği konusunda konuşmak istiyorum. Saydın Aydınlar dedi ki, nasıl dedi, hatta söyledi mi diye de inanmıyorum ama bunu dedi. ’Bana sorsalardı Trabzonspor yerine Bursaspor’u önerirdim’ dedi. Bu skandal bir örnektir. Zira UEFA talimatları incelendiğinde, bir takım kendini gönüllü çektiği halde, bunun yerine UEFA istediği ülkeden yerine yeni takım belirler. Ama ülke federasyonu çekince, sıradaki takım gider. Ama turnuvaya katılım kriterlerini sağlaması durumunda gider. Dolayısıyla Trabzonspor’un bu durumda gideceği aşikardı. ’Bana sorsalardı’ diyor. Gerçekten haberi olmadı mı acaba TFF başkanının. Bursaspor’un gideceğini uygun gördüyseniz, bu takımı yollayacaksınız, ’talimatlar beni tatmin etmiyor’ diyecektiniz. Hadi başkan bilmedi, yeni başkan oldu vs. peki etrafındaki deneyimliler, danışmanlar niye kendisine anlatmadı? Tecrübeli başkan var, o niye anlatmadı? Kulüpler Birliği toplantısında ise; 31 Mayıs’ta UEFA’ya konunun bildirildiğini ve aynı takımların Avrupa’ya gideceğini, aksi taktirde kimsenin gitmeyeceğini bize bildirdi. O gün menüde o vardı. İkinci fırsat konusuna yine gelelim. 23 Ağustos’ta Kulüpler Birliği toplantısı sonrasında UEFAAydınlar bize, Genel Sekreteri imzalı bir mektup iletti. Mektupta Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden çekilme yönünde kararını ertesi gün Salı günü iletmesi gerektiği belirtiliyor. Aydınlar, isterseniz arada İsviçre’ye gidin bunu ayarlarım diyor. Yani Fenerbahçe’nin çekilme kararını, UEFA kararı da değil, Genel Sekreter kararı ile 24 saat içinde almamızı istiyor. Yönetimi topla, arada UEFA’ya git gel diyor yani. Şaka gibi". "Bu mektubu herkes okumuştur. Güzel, özenli, UEFA’yı zan altında bırakmayacak şekilde yazılmış. Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi alındığı gece, TFF ve UEFA açıklamasına bakın. TFF ’UEFA bunu istediği için yaptık’ diyor. UEFA ise ’TFF’nin inisiyatifinde alınan bir karar’ diyor. O ona topu atıyor, diğeri ona. UEFA’ya neden kızmıyorum, muhattap olduğu taraf bu konuma getirdi olayları. Mektubun 3 yıl 5 yıl cezayı geçtik ana bir paragrafı var. Burada, Fenerbahçe kendisi çekilsin, çekilmediği taktirde TFF çeksin, o çekmediği taktirde ise ’ben çekmeyeceğim’ demiyor. ’Benim turnuvalarım oynandığı zamanda Fenerbahçe ceza yerse, ceza çok daha ağır olur’ diyor. Çünkü bunu yapacak şartları yok. Aba altından sopa gösteriyorlar. TFF de ’benim yüzümden bütün ülke yanacak’ diyor. ’Bu davada gizlilik var, on binlerce sayfa, şu kadar kişinin halen tutuklu olduğu bir davada benim soruşturmamı yapmam için en az 5-6 ay süre lazım. İddianame açıklanmalı’ vs demeliydi. UEFA ise ’biz hukukun üstündeyiz kendi yargılamanı yapacaksın, adli merciler önemli değil’ diyor. Bunun 5-6 ay süreceğini Kasım ayına kadar devam edeceğini, sonrasında da ’kendi soruşturmamı yapmam gerekiyor’ diyerek, UEFA sana söylüyorum ki; ’senin turnuvaların oynandığında bu karar alınamaz’ diyebilirdi. O dönemin Avrupa kupalarına yetişmeyecek bir süreçten bahsediyoruz, bunu gidip anlatmalıydılar". Fırsata dönelim, bunu biz kabul etmemişiz. Bunu kabul etmemiz; sürecin başında bizleri, Fenerbahçe’mizi peşinen suçlu ilan edip, tüm hukuki savunma haklarımızdan feragat ediyor hale getirecekti. Biz kulübün sahibi değiliz, dernek yöneticileriyiz. Velev ki böyle bir karar aldık ki yine tüzük gereği yapamazdık. Genel kurula gitmemiz gerekiyordu Şampiyonlar Ligi’nden çekmek için. Aydınlar’ın bunu bilmesi gerekiyordu. 24 saatte bunun olamayacağı aşikardı. Sonrasında kulüpte karar aldık, bunu yapamayacağmızı söyledik, sabah kendisine sözlü ilettim, eş zamanlı olarak da federasyona yazımız iletildi. Sonrasında 12.00 olan saati 17.00’ye uzattık dediler, ne güzel. Emin Özkurt’la gittik ve UEFA’nın karar alamayacağının farkında olduğunu, bu nedenle TFF’ye ceza aldırmak için blöf yapıldığını, UEFA elinde yeterli verisi varsa cezayı kendisinin vermesi gerektiğini söyledik. Güle oynaya ayrıldığımız toplantı da bu toplantıydı. Geçtiğimiz ay basın toplantısında Aydınlar’ın bu sözleri söylemesi hem gerçekleri yansıtmamaktadır, hem de bizler kulübümüz adına can çekişirken, bu sözleri söylemek manidardır, alay etmektir. Fırsat 3 ise, "Pazarlık yaptık, 1 yıl ceza için onay aldık UEFA’dan" diyor. 9 Ocak’ta Cenevre’de UEFA avukatı ile toplantı yapıldığı, bunu TFF’nin istediği ve buna 3 yönetici ve avukatımızla katıldığımız doğrudur. Buraya kadar doğrudur. Aynı zamanda TFF avukatı da buradadır. TFF Mensubu yok diyor, belki kelime oyunudur. TFF tarafından görevlendirilen bir avukatı vardı. Bunun olduğu toplantıda TFF’nin temsil edilmediğini söylemek anlaşılır gibi değil. Belki de pek çok noktada olduğu gibi kendisini yanıltmışlardır yanındakiler. Aydınlar tarafından bazı unsurlarla süslenmiş bilmediğini söylediği toplantı metni sonrasında bana ulaştırıldı. Aydınlar’ın iddiası, kendi öngördüğü şekilde olsa, Fenerbahçe’nin UEFA’dan 1 yıl men edileceği şeklindeydi. Ayrıca pek çok ortamda kupanın kendisi sayesinde müzemizde olduğudur. UEFA pazarlığını Fenerbahçe yönetimi yaptı, ben sadece randevu aldım diyor. TFF’nin o toplantıda bulunmadığı doğru değildir. Sonrasında bir evrak çıkıyor ortaya aslında bu evrak iki kurum arasındaki görüşmelerin sonunda ortaya çıkan bir evrak.

                        Anlaşma konusu

                        Bu evrakın ardından şunları bizim kabul etmemiz gerektiği ve fırsat kaçtığı söyleniyor.

                        Anlaşmaya göre;
                        - TFF ve UEFA bu anlaşmanın tarafıdır deniyor.
                        Yani siyahla beyaz kadar farklı söylemler bunlar.
                        - CAS davasının geri çekilmesi, UEFA ve TFF yetililerin dava açılmamasının taahhüt edilmesi.
                        - Disiplin süreci neticesinde Fenerbahçe’nin UEFA müsabakalarından men edilmesi halinde bunun kabul edilmesi ve dava hakkından feragat edilmesi.
                        - UEFA bağımsızdır, ek cezalar uygulayabilir, uyguladığı taktirde de bu anlaşmanın geçersiz olması.

                        Kısacası pek çok husustan feragat edilirken, hiçbir somut şey verilmiyor. Bunun da nedeni TFF’nin biyat etmesidir. Bu anlaşma kabul edemeyeceğimiz bir anlaşmaydı zaten, çok kısa süre sonra TFF istifa edince bu görüşme de devam etmedi".

                        Kupamızı geri alacaklardı

                        Ayrıca Fenerbahçe’nin 2010-11 sezonunda kazandığı ödüllerin iadesi hususu da vardır. Aydınlar açıklamasında, 2010-11 sezonunu yok saymak istediğini söylemiştir. Alın terimizle alınan kupamız yok sayılacaktı yani. Buna rağmen bu kupanın kendisi sayesinde Fenerbahçe müzesinde olduğunu söylemesini de yorumlayamıyorum".

                        Aday değilim

                        Şahsımla ilgili son dönemde bir gündem yaratılmakta. Geçen hafta bir yöneticinin oğluyla bir yemek yiyerek kendisine ’yönetime katılıyorum’ dediğim iddiası ortaya atılmış ve bu konu ortaya çıkmıştır. Öncelikle ne böyle bir yemek vardır, ne da bu mealde bir şey söylenmiştir. Daha önce de söylediğim bir laf vardır, ’katkı için illa ki resmi görevde olmak gerekmemekte’. Şahsımla ilgili seçimlerde aday olmayı düşünmediğimi söylemek istiyorum. Bu aşamada bunun en önemli unsuru aile şirketimizde yaşadıklarımız, aldığımız sorumluluk ve önceliklerden kaynaklanmaktadır. Şartlar en müsait olduğu anlarda, her Fenerbahçeli gibi görev almayı düşünmekteyim. Sizden bir ricam var, lütfen benimle ilgili konuklarda bizim dediklerimize itibar edin. Çok tohum atılıyor, doğru olmasa da yeşertiyoruz. Öncelikle benim dediklerimi önemsemenizi isterim

                        Rengim belli

                        Benim rengim belli. Ancak Fenerbahçe başkanlığına aday olan birinin "şike yapmayacağım" ifadesinde bulunması ve bunu düzeltmemesi, ben ve benim gibi düşünenler için büyük bir hayal kırıklığıdır. Bu tüm camiaya, o formayı giyenlere haksızlıktır. Nasıl böyle bir seçim vaadi olabilir? Başkan olduğunuzda nasıl bakacaksınız futbolcuların yüzüne? İnsanlar çoluğundan çocuğundan oldu, inşallah bunu düzeltir ve ben de özür dilerim". Pazar günü seçimlerde aday olmayı düşünmüyorum. İnşallah Fenerbahçemize yakışan, geçmişte olduğu gibi güzel tohumların atılacağı bir seçim olur. Fenerbahçe zamanı geldiğinde ailemizden önemli olan bir unsur. Zamanı gelince ileride Fenerbahçe’ye daha çok katkı sağlayacak bir görev alırım

                        Mehmet Ali Aydınlar’ın konuşmasını bekledim

                        "Zamanlama olarak daha önce ya da seçimden sonra yapabilir miydiniz bu basın toplantısını. Aydınlar’ın hakkınızda "yukarıda Allah var" demesi var. Bunları duyunca neler hissetiniz? Benim dernekten bağımsız olarak düşüncelerimi kamuoyu ile şahsen paylaşmamın derneğimizdeki kimseyi kısıtlamaması gerekir. İki adayda da 1907 üyesi. Ben, yaşadığım süreçleri ve bu zamanlamayı da çok düşündüm. Aslında muhtelif zamanlarda, aylarca öncesinde de bu toplantıyı yapmayı düşündüm ancak Mehmet Ali Aydınlar’ın konuşmasını bekledim. Konuşması yakın zamana geldi. Fenerbahçe camiasının sağlıklı karar vermesini istiyorum dedim, seçim sonrası yapsam daha mı iyi olur dedim. Ancak bu toplantıyı Aydınlar seçimi kazandı takdirde yapsam, bizim duruşumuza uygun olmayacak bir durum ortaya çıkacaktı. Biz bunları söyleyemezdik.


                        TFF yönetimi Fenerbahçe’nin suçluluğunu peşinen kabul etti

                        Yukarıda Allah var, iyi de sordunuz o gün üzülmüştüm, niye söylediğini de anlamamıştım. Dedikleri küme düşme hususundaydı. Ben kulübümün çıkarlarını korumaya çalışırken, diğer yöneticiler demedi hep Ali Koç dedi. İnşallah bir gün neden dediğini anlatır. Küme düşmeyle alakalı konuşalım. Çarşamba gecesi men edildiğimizi öğrendik. Perşembe günü Samandıra’ya gittik, yöneticiler ve futbolcularla toplantı yaptık. İnanılmaz bir öfke içindeydiler. Her gün ölmektense bir gün ölelim gibi görüşler vardı, yönetim kurulu içinde de benzer görüşler vardı. TFF yönetimi; Fenerbahçe’nin suçlu olduğunu peşinen kabul etti. Daha sonra TFF yönetimi ile görüşmek istedik. Biz de gittik oraya, Aydınlar bizimle görüşmek istemedi. Göksel Gümüşdağ ve Lütfi Arıboğan ile görüştük ve dedik ki; iki aydır sürülmeyen leke kalmadı, bizim buramıza kadar geldi, bizi peşinen suçlu ilan ettiniz. Sonra da "Aman Fenerbahçe Süper Lig’de kalsın da, futbol ekonomisi ayakta kalsın. Fenerbahçe’nin nimetlerinden faydalanmaya devam edelim" diyeceksiniz. "En onurlu ve sağlıklı yol; bizi küme düşürün bir senede çıkarız bunu da geride bırakırız" dedik. Hem yazılı başvuru istiyorlar, hem taraftarın önüne atıyorlar. Dedik ki Sayın Arıboğan ve Gümüşdağ bize yardım edin, biz bunu kendimiz yapamayız; genel kurula gitmemiz gerekiyor. Ligler başlamış olacak. Hem başlayan, hem de sonraki ligi kaybediyor olacağız. TFF hukukçuları ile Fenerbahçe yöneticileri bir araya gelsinler; bir yol haritası çizsinler. Cuma saat 17.00 gibi kulüp temsilcileri ile TFF hukukçuları bir araya geldik. Bize halen pişkin pişkin yazılı başvuru yapmamız gerektiğini söylediler. Sayın Mehmet Helvacı’ya bunun mümkün olmadığını anlattık. Cumartesi günü; iki tarafın da yönetim kurulu toplantılarının ardından görüşecektik. TFF bir açıklama yaparak; onlar gibi süreçleri bilmiyoruz, kafamız çalışmıyormuş gibi yazılı başvurudan bahsetti. Şark kurnazlığı derken kast ettiğim konu buydu. 21 gün ceza aldım. Sizden yardım talep ettik. Kim samimi siz karar verin.


                        Ülke menfaatleri

                        2 haftalık süre içinde başvuru yapmamız gerekiyordu. O süreye bayram rastlıyordu. Tatil olduğu için oyuncularımıza para vermede büyük sıkıntı yaşadık. Başka yerlerden ödeme yapmak zorunda kaldık. Yobo’yu 15 dakikayla imza attırabilirdik. CAS davamızı açtık; şike yaptık yapmadıkla alakalı bir dava değildi. Spor hukuku tarihinde olmayan bir hukuksuzluk yaşandı. Biz bu süreci deva ettik. Davamızda çok güçlüydük. Böyle bir dava gelmiyor spor hukuku tarihinde dedik. CAS davasını açınca biz kötü kişiler olduk. Bundan sonra mütemadiyen ikna edilmeye çalışıldık ya da baskı altına alındık geri çekmek için bu davayı. Aslında bu dava sadece Aydınlar yönetiminde değil, Aydınlar’dan sonra da devam etti. Hatta yeni yönetimde daha da şiddetlendi. Ekonomik atılımda 2023 hedeflerimiz var. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek de bir tanesi. Bir hedef de çok büyük bir uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaktı. 2020’ye odaklanıldı. Burada iki tane çok çok önemli organizasyon fırsatı vardı; ya Avrupa Şampiyonası ev sahipliği, ya da olimpiyat ev sahipliği. Keşke olsaydı. Bir gün olacaktır. Bunlar milyarlarca dolar yatırım gerektiren konulardı. O dönem ya bunu ya şunu seçin telkininde bulunuluyordu. Tam o dönem nasıl oldu, Şenes Erzik öncülüğünde Fenerbahçe Spor Kulübü’nün CAS davasını çektiği takdirde 2020 ev sahipliğinin bize geleceği inandırılmıştı. Ülke menfaati budur.

                        UEFA, TFF’yi parmağında oynattı

                        UEFA, TFF’yi parmağında oynattı. Bunun nedeni olarak da ’Lisan bilmediği için ketenpereye getirdiler başkanı’ dedim UEFA topa sokuldu. Benim odaklandığım nokta, Aydınlar yönetimin bir parçasının, UEFA’yı art niyetli etkileyerek UEFA’yı Türkiye’ye getirtip karar aldırmasını sağlamasaydı. Dik duruş yapsaydı daha farklı olurdu. Tutumda değişikliği olsaydı UEFA bizim iç işimize bu kadar karışamazdı. Benim görüşüm hem Fenerbahçe hem Türk futboluna, Mehmet Ali Aydınlar’ın yaklaşımları yönetim felsefesi büyük zararlar vermiştir.

                        Gizlilik niye ihlal edildi

                        Adli tarafına gelince. Bu böyle masumane değil. Gizlilik niye ihlal edildi? Fenerbahçe itibarsızlaşmayı hak etmiyor. Ben şahsımda baktığımda, Fenerbahçe mahkemelerden ceza aldı o yüzden Aydınlar haklıydı gibi görmüyorum.
                        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                        Yorum

                        • ayhan53
                          Rallici Başkan
                          • 27 Nisan 2009
                          • 2657

                          #492
                          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                          Yorum

                          • dayii
                            Tecrübeli
                            • 02 Ekim 2013
                            • 33

                            #493
                            Kasım da cinconu yağlamak başkadır

                            Yorum

                            • ayhan53
                              Rallici Başkan
                              • 27 Nisan 2009
                              • 2657

                              #494
                              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                              Yorum

                              • mancurya
                                Çalışkan
                                • 01 Haziran 2012
                                • 519

                                #495
                                Bu sene açık ara şampiyon oluruz inşallah....

                                O zaman başka bir sorun Sorun ; şampiyonlar ligine katılabilecekmiyiz...?
                                * ''HATİCEYE DEĞİL ,NETİCEYE BAK''........

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information