Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • KUTERO
    Beybaba
    • 19 Temmuz 2007
    • 437

    #46
    'Buğday operasyonu' Türkiye'yi vurdu

    Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez buğdaysız kaldı. Öyle ki ”Savaş çıkarsa” diye saklanan savaş stoklarını bile yedik bitirdik. Yemlik buğdayları da un yapıp yedik. Şimdi yurtdışında ithal edecek buğday arıyoruz.
    Nisan’da ekmek yapmak için Toprak Mahsülleri Ofisi’nin (TMO) şubat sonunda ihale ettiği buğdayın gelmesini bekliyoruz. 100 bin tonluk bu buğday partisi gelmezse nisanda fırınların önünde kuyruğa gireceğiz.
    İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
    İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

    [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

    [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

    Yorum

    • MAGGGMA
      ...................
      • 12 Haziran 2007
      • 1375

      #47
      KUTERO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      'Buğday operasyonu' Türkiye'yi vurdu

      Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez buğdaysız kaldı. Öyle ki ”Savaş çıkarsa” diye saklanan savaş stoklarını bile yedik bitirdik. Yemlik buğdayları da un yapıp yedik. Şimdi yurtdışında ithal edecek buğday arıyoruz.
      Nisan’da ekmek yapmak için Toprak Mahsülleri Ofisi’nin (TMO) şubat sonunda ihale ettiği buğdayın gelmesini bekliyoruz. 100 bin tonluk bu buğday partisi gelmezse nisanda fırınların önünde kuyruğa gireceğiz.
      http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=56864

      Çoook ilginç bir durum...

      Yorum

      • KUTERO
        Beybaba
        • 19 Temmuz 2007
        • 437

        #48
        'Türkiye Masası'nda kartlar yeniden dağıtıldı

        Genelkurmay-muhalefet restleşmesi derinleşiyor. Peki ama bu çıkışların nedeni harekata indirgenebilir mi? Oktay Ekşi’nin Büyükanıt’a karşı cephede saf tutması ne anlama geliyor? Türkiye’nin Emperyal Vizyon açılımında bu son çıkışlar nereye oturuyor? iyibilgi özel

        Türkiye, değil birkaç hafta, birkaç gün önce dahi tahmin edemeyeceği ilklere sahne oluyor. Genelkurmay Başkanlığı ile MHP ve CHP arasında yaman bir polemik, aldı başını gidiyor.

        Tartışmada göründüğü kadarıyla MHP ve CHP, TSK’yı, daha dorusu TSK’nın yaptığı kara harekâtını aynı noktadan eleştiriyor. Her iki parti de harekâtta yeterli sonuç alınamadığını ve ABD’nin karara müdahale iddialarını dile getiriyor. Ve iddiaların da oldukça sert bir üslup ile dile getiriyor.

        Ama acaba gerçekte de öyle mi? Bu iki parti, bir şekilde asker ile arasına mesafe koyma arzusunda olabilir mi?

        İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
        İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

        [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

        [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

        Yorum

        • MAGGGMA
          ...................
          • 12 Haziran 2007
          • 1375

          #49
          İşin içinde başka durumlar var sankide acaba ne!!!
          İŞİn garibi 10lu 20 li yaşlardaki daha kendi basit işlerini halledemeyen insanlar bile 8 günde bu iş hallolurmu eleştrilerine başladılar.Herkes kendi işini en iyi nasıl yaparımı düşünüp tartışacağına,biranda herkes savaş stratejisti kesildi...

          Yorum

          • KUTERO
            Beybaba
            • 19 Temmuz 2007
            • 437

            #50
            AKP ye kapatma davası


            Mahkemenin izleyeceği süreç

            Kılıç, iddianamenin pazartesi günü çoğaltılarak, Anayasa Mahkemesi üyelerine dağıtılacağını ve arkasından sürecin başlatılacağını bildirdi.


            Şimdi, Anayasa Mahkemesi, iddianameyle ilgili ön incelemeyi yapacak.

            Anayasa Mahkemesi iddianameyi kabul ederse, önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü partiye gönderiliyor.

            Daha sonra belirlenecek bir tarihte taraflar sözlü olarak görüşlerini bildiriyor.

            Davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayıp Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek.

            Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlıyor.

            Kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlıyor.

            Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranıyor.

            Geçmişe göre zorlaştırılmış olan kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekiyor.

            http://www.bbc.co.uk/turkish/europe/...0314_akp.shtml
            İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
            İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

            [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

            [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

            Yorum

            • güneşş
              Tecrübeli
              • 08 Ocak 2008
              • 742

              #51
              sanırım siyasi istikrar sorunu tekrardan başlama yolunda.

              Yorum

              • ÇAKAL
                Ağa'nın Adamı
                • 27 Haziran 2007
                • 2545

                #52
                KUTERO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

                Geçmişe göre zorlaştırılmış olan kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekiyor.

                http://www.bbc.co.uk/turkish/europe/...0314_akp.shtml
                367 de okey verip sonra ya aslında yanlıştı diyenlerse işin başındakiler, bunu da geçirirler.Çomağı bütün arı kovanlarına soktular son zamanlarda,taktik hatası yaptılar.Arılar birleşti.
                Önümüzdeki dönem rektörlük seçimi ve yağlı ihaleler olması ki dün bunun örneğini bariz gördük.Dubaililere kök söktüren zorlu ihale kapısını tıkıldatıp kaçtı.Aynı gruptan olduğunu düşündüğüm kişilerin önünü açtı.
                Önümüzdeki dönem köprünün altından çok sular akacak gibi görülüyor.
                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                Yorum

                • KUTERO
                  Beybaba
                  • 19 Temmuz 2007
                  • 437

                  #53
                  Demokrasiye aykırı fiillerin odağı!

                  Hatırlarsanız, üniversitede kılık kıyafet serbestliğini sağlamak amacıyla Anayasa'nın 10'uncu ve 42'nci maddeleri Meclis'te ezici bir oy çokluğu ile değiştirildiğinde... " Hakem bu golü vermez " diye yazmıştım. "Ne yapacaklar ki" diye soranlara da, "Onlar işi kitabına uydurur" demiştim.


                  İşi kitabına uydurmak, art niyetli hakemlerin çok iyi bildiği bir numaradır: Bir takım 2-0 galipken, yoktan var ettikleri iki penaltı ile skor eşitleniverir.
                  Bu dava da aynı " yapısal sorunun " bir parçası: Son bir yıl içindeki olaylar (mesela " 367 " el çabukluğu) bize apaçık gösterdi ki Türkiye'de bir " yargı iktidarı " var.

                  "Yargı iktidarı" nedir? Yüksek yargı organlarında görevli hukukçuların, Yasamayı (yani Meclis'i) ve Yürütmeyi (yani Hükümeti)... Daha da önemlisi Milleti hiçe sayarak kararlar alabilmesidir.

                  Bu "ikinci" iktidar şu anda karşı saldırıya geçmiş durumda. Hamlesi boşa gidecek olsa dahi...
                  Dünya ekonomik krizi yaklaşırken...
                  Kürt sorunu çözüm beklerken...
                  Avrupa Birliği süreci devam ederken...
                  Ergenekon meselesi önemini korurken...

                  Hükümeti ve iktidar partisini, bu dava ile uğraşmaya itmenin ardında " siyasi " niyetler olduğunu düşünmeden edemiyoruz.
                  Ama en önemlisi şu: Bu dava bir turnusol kâğıdı gibi olacak... Kim demokrasiden yana, kim değil; apaçık ortaya çıkacak.
                  AKP'nin "Laikliğe aykırı fiillerin odağı " olup olamadığını bilemem ama kimin " Demokrasiye aykırı fiillerin odağı " olduğu meydanda.

                  http://www.sabah.com.tr/akoz.html
                  İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                  İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                  [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                  [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                  Yorum

                  • ÇAKAL
                    Ağa'nın Adamı
                    • 27 Haziran 2007
                    • 2545

                    #54
                    Sema Karabıyık
                    skarabiyik@yenisafak.com.tr

                    Herkesin 'Ötekisi' Sadece Bir Kişi: Recep İvedik

                    Mehmetçik diz boyu karların içinde, -30 derece soğukta, sırtında kırk kiloyu bulan yüküyle, ülke güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden terör örgütüyle mücadele ederken bir film girdi vizyona sessiz sedasız.

                    Birinci Dünya Savaşında Ruslarla savaşan ordumuza cephane taşıyan ve çoğu dönüş yolunda donarak şehit olan 12-17 yaşları arasındaki çocukların hikayesini anlatan 120 filmi. Filmin yapımcısı, senaristi Özhan Eren çocuklarımıza üzülüyorum, okumaya seyretmeye çalıştıkları şeyleri gördükçe utanıyorum. 120'yi de utanma duygumu azaltmak için yaptım diyordu röportajında.

                    Ayağında kar botu sırtında kar montu olmayan, vatanı için 'ölü can' olmayı göze alan cesur çocukların dramını öğrenmek için sinema salonları dolup taşmadı ne yazık ki. 400 bin kişi izledi 120'yi. Diğer taraftan Recep İvedik adında bir magandanın maceralarını anlatan filmi izleyenlerin sayısı dört milyona yaklaştı. Sinema salonları doldu taştı, kuyruklarda izdiham oluştu.

                    İsim vermeden argo ve baştan aşağı küfür dolu, +13 yaş ibaresi olmasına rağmen filme herkes gidiyor ve gişe rekorları kırıyor diye isyan etti Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik.

                    Garson boy zevkleri hedefleyen Şahan Gökbakar hedefi on ikiden vurdu Recep İvedik ile. Yakın tarihimizde yaşanan gerçek bir kahramanlık hikayesi popüler kültür rüzgarına sırtını dayayan skeçlere mağlup oldu.

                    Şahan Gökbakar apolitik televizyon kuşağının temsilcisi. 12 Eylül ihtilalinin hemen arkasından 22 Ekim 1980 tarihinde doğar. İlk orta lise eğitimini ODTÜ kolejinde tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesi Tiyatro bölümünden mezun olur. Kardeşiyle evde yalnız kalarak geçirdikleri çocuklukları boyunca annesi yaramazlık yapmasınlar diye TV seyretmelerini tembihler. Televizyon en iyi malzemesi olur Şahan Gökbakar'ın. Yarışma, tartışma her türlü programdan feyz alır ve TV dünyasını hicveder. Aslında kolay yakalamaz popülerliği. Üniversiteden mezun olduktan sonra İstanbul'a gelir ve reklam seçmelerine katılır. Biz sizi ararız diyen reklamcılardan hala telefon bekliyor!

                    İlk gençlik yıllarında Cem Yılmaz hayranı. Aynı gösteriye altı defa gidecek kadar. Bizim gibi espri yapıyor, herkese laf oturtuyor diğerlerinden farklı dediği Cem Yılmaz'a neden hayran olduğunun kodlarını çözmesi, hedef kitlesiyle kolay iletişim kurmasına yardımcı oluyor. 12-25 yaş arasındaki seyirci kitlesini yakından tanıyor, çünkü onlardan biri.

                    2003'ü 2004'e bağlayan yılbaşı gecesi TV8'de Zıbın adlı programı yayınlanır, beğenilmez ve işten atılır. TRT'de sunuculuk yapar yine beğenilmez ve yeteneksiz bulunur. TV8'de yayınlanmakta olan Zoka'nın ikinci 13 bölümünde dahil olur programa. Aynı eleştirmenler bu sefer yeteneğini ayakta alkışlar. Devamında yaptığı Dikkat Şahan Çıkabilir anti medya skeç şov ile rüştünü ispat eder. Televizyon binasında yatıp kalkacak kadar hırslı ve mücadeleci bir kişilik Şahan Gökbakar.


                    Recep İvedik 3. sayfa haberinden doğmuş bir karakter. Yukarıdan sallanan sepetin ipini çekerek komşusunu aşağı düşüren bir maganda. Agresif komik, serzenişli biri Şahan Gökbakar'a göre. Her düşündüğünü söyleyen, her konuda fikri olan, bol kıllı, hormonlu bir özgüven sahibi, kaba saba, iğrençlikte sınır tanımayan. Günümüz ahlakı, jargonu, refleksleri eklenmiş paket bir karakter. Son yıllardaki baskın metro seksüel erkek tipine bir tepki belki.


                    Görünüş ve hal tavır olarak maganda eleştirisi yapıyormuş havasındaki film maganda sempatisi yaratarak söylemini yaygınlaştırma tehlikesiyle karşı karşıya. Kazakları, Kazaklar nezdinde tüm kara saçlı kara gözlü doğuluları aşağılayan, iğrençliğin had safhada olduğu Borat'ı, kahkahalar eşliğinde Amerikan kültürüne eleştiri olarak seyredenler gibi.


                    Televizyon karakterinin uzun metraj skece evrilmiş hali Revep İvedik. Gülmeye programlanarak gidenlerin çok güldüklerini iddia ettikleri bir film. Bütün gerçekleri dışarıda bırakarak anlık kahkahalarla kafa boşaltma derdindeki gençliğin gözdesi. Recep İvedik'i bu toprağın çocuğu, içimizdeki gerçek ses, yakın bir arkadaşımın aynası diye tanımlıyor izleyenler. Herkese göre 'öteki' Recep İvedik.

                    Ne acıdır ki kalabalık bir kitle söz konusu. Youtube'ı gösterge olarak kabul edeceksek ve fragmanın beş milyon kişi tarafından izlendiği gerçeğinden hareket edeceksek bu kitle her geçen gün büyüyecek. Recep İvedik en çok seyredilenler listesinde yerini alacak.

                    Sade suya tirit, seyredene bir şey vermeyen, ilki öngörülenin üzerinde gişe yaptığı için devamı çekilen filmler boy gösteriyor son yıllarda. Enformasyon bombası altında bilgi fakiri, gittikçe tepkisizleşen, salt eğlence peşinde koşan gençlerin desteğiyle.

                    TV, magazin, internet ve popüler kültürün pompalaması ile mizah anlayışı yerlerde olan bir filmden haberdar olmayan kimse yok. Bakan Çelik'in isyanı öyle güçlü bir promosyon oldu ki seyirci sayısı ikiye katlandı.

                    Fragman izlendiğinde film kendini fazlasıyla ele vermesine rağmen köşe sahipleri, sinema salonlarına koştu güzel değil, hatta ortada bir film bile yok demek için. Neden bu kadar çok seyrediliyor sorusuna cevap ararken seyredilme oranına katkılarını göz ardı ederek.

                    Sinema görsel bir ifade biçimi. Görme, düşünme, anlama ve ilişki kurma biçimi. Şahan Gökbakar hedef kitlesiyle aynı lisanı konuşuyor, gençler Recep İvedik'e sahip çıkıyor.

                    Geçmişi unutan, bugüne aldırmayan ve gelecekten korkan insanlar. Olana kayıtsız, olacak olana güvensiz. Uzun vadede kendilerini güvende hissetmedikleri için anlık haz peşinde koşuyorlar.

                    Para kazanmak için popcorn film yaptığını itiraf eden Şahan Gökbakar'ın en büyük hedefi saygın olmak. Gişeyi bulunca rüzgarı kaybetmeden serinin ikinci filmini çekmek için Kolay Gelsin'den ayrıldı. Reyting bahanesiyle ekibi yarı yolda bıraktı. Salt para kazanmak için kendi önüne geçen maço bir karakterle hedeflediği itibarı yakalaması çok zor Şahan Gökbakar'ın.

                    Daha da acısı 120 tarzı film yapmak isteyenlerin cesaretleri kırıldı, meydan ne yazık ki yeni Recep İvediklere kaldı!
                    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                    Yorum

                    • simurg
                      Administrator
                      • 10 Mart 2007
                      • 9248

                      #55
                      "Ergenekon'un önü kesildi"

                      "Ergenekon'un önü kesildi"Bakan Günay: "Başsavcı davaya zorlandı belki.."

                      17.03.2008 11:36 Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın AK Parti’nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruyu, NTV canlı yayınında değerlendirdi. İddianamede Cumhurbakanı’nın suçlanmasının Başsavcı açısından “görev suçu” olduğunu söyleyen Günay, bu vahim durum nedeniyle, Anayasa Mahkemesi’nin iddianameyi reddetmesi gerektiğini savundu.
                      AK Parti’nin parti kapatmayı engellemek amacıyla anayasa değişikliği hazırladığı haberleriyle ilgili olarak, bu konunun, bu davadan bağımsız olarak, yeni anayasa çalışmaları kapsamında olmasını savunduklarını ifade eden Günay, MHP’nin “Partiler değil siyasiler cezalandırılsın” önerisini ise şöyle yanıtladı:
                      SUÇLAMALARIN HİÇBİRİ ‘SUÇ’ DEĞİL
                      “Kişilerin suçu yok. İddianamede yer alan iddiaların hiçbiri hukuki kovuşturma konusu olmadı. Hiçbiri teker teker suç oluşturmayan iddialar, alt alta konmuş, iddianame oluşturulmuş.”

                      Günay “Yeni anayasa sürecinde MHP ile pazarlık süreci bekliyor musunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
                      ÖZEL DÜZENLEME YENİ TARTIŞMAYA NEDEN OLUR
                      “Zannetmiyorum. AK Parti’nin kendi anayasa hazırlığını sunması daha mantıklı. Bir partiyle özel bir düzenleme yapmak yerine daha kapsamlı bir çalışma yapılmalı. Ben bundan önce MHP ile yapılmış bir parlamento oydaşmasının biraz gereksiz ve zamansız olduğunu söylemiştim, yine söylüyorum. Bu tartışmalar başka ve öne çıkması gereken tartışmaların önünü kesti. Özel düzenlemeler yapıldığı zaman yeniden yeni tartışmalara neden olur. Böylece asıl önemli tartışmaların önünün kesilmesi gündemine katkı yapmış olunur.”

                      Ertuğrul Günay, asıl önemli olanın, bu iddianameyle önemli tartışmaların önünün kesilmesi olduğunu da savundu. Günay, “Bundan kastım Ergenekon soruşturmasıdır. Devletin içine sızmış bir çeteleşme ile mücadele ediyoruz. Hukuk devletini kurmak için devletin yapması gereken bu büyük hesaplaşma, gerçi bir yandan sürüyor. ama oldukça kamoununun gözünden kaçtı.”
                      BAŞSAVCI DAVA AÇMAYA ZORLANDI BELKİ
                      Günay, “Başsavcı mı gözden kaçırdı” sorusu üzerine, “Başsavcı’yı kastederek söylemiyorum ama, olaylar öyle gelişti ve geliştirildi ki sayın Başsavcı da yönlendirildi belki, dava açmak konusunda zorlandı belki. İnsanların kararlarını oluşturan bir çevre, etkiler, birtakım telkinler var. Bütün bunlar başka bir gündemin oluşmasına yol açar, zaman zaman bizim parti de katkı yapmış olabilir” yanıtı verdi

                      DARBEYİ ÖVEN HUKUK ADAMLARI
                      Demokratikleşme sürecini baltalamaya çalışan mekanizmaların olduğunu söyleyen Günay, Yargıtay Başsavcısı’ndan birkaç gün önce Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan’ın 27 Mayıs’ın darbe değil, devrim olduğunu savunan açıklamalarına dikkat çekti. “Darbeleri övgüyle anlatan hukuk insanları bulunduğunu” söyleyen Ertuğrul Günay “Bunların bir takım etkileri oluyor. Belli makamları etkiliyor. Başsavcı’nın önüne de bir takım haberler geliyor, sanıyorum onlar da etkiliyor. Bu da etkili yerlere bazı telkinlerin ulaşabildiğini gösteriyor. Siyasette kırılganlık yaratmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

                      Kararın değişik etkileri olabileceğini söyleyen Ertuğrul Günay, “İşveren ve emek çevreleri ‘Türkiye zarar görecek’ diyor. Herkesin karar açıklarken bütün bunlara dikkatli bakması lazım” dedi.
                      EN FAZLA YENİDEN SEÇİME GİDİLİR
                      Günay erken seçimi öne almak gibi bir planlarının ise olmadığını belirterek şöyle devam etti:

                      “Bu olayların sonucunda en fazla yeniden seçime gidilir. Bir yıl içinde zaten yerel seçim var. Demokrasilerde hakem halktır. Yerel ve genel seçimlerin birleştirilmesi önerisinin olabileceğini zannetmiyorum. Şu anda böyle bir şey yok. Ama biz genel seçimden korkmayız. AK Parti’nin kapatılması ihtimali üzerinde ise hiç durmadık.”
                      Günay, anamuhalefet partisi CHP’nin, kapatma davasına ilişkin tavrına da dikkat çekti; parti kapatma girişmlerini destekleyen veya onaylayan çevrelerin bundan hep zararlı çıktığını belirterek “CHP’nin tavrı da kendine zarar verecek” dedi.
                      NTV
                      https://twitter.com/keyborsa_simurg

                      Yorum

                      • ÇAKAL
                        Ağa'nın Adamı
                        • 27 Haziran 2007
                        • 2545

                        #56
                        Kaç paralık özelleştirme yapıldı,diyelim ki 20 milyar $.Türkiye'nin 200 milyar $ borcu olduğunu varsayarsak dolar %10 yükselince bu para erimiş olmuyor mu?
                        Bunca yıllık emek,zaten pamuk ipliğine bağlıydı,heba oldu gitti.
                        Bu kadar işgüzarlık olur mu?
                        Bunun vebalini hiç düşünmezler mi?
                        Yazıklar olsun.
                        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                        Yorum

                        • KUTERO
                          Beybaba
                          • 19 Temmuz 2007
                          • 437

                          #57
                          Ergenekon-devlet iktidarı: “Milletin canı cehenneme!”

                          İbrahim Karagül


                          Şu zamanlamaya bakın! Dünya ekonomisi için kâbus senaryoları konuşulurken. ABD ekonomisi için çöküş alarmları verilirken. Dev bankaların, şirketlerin batması beklenirken. Hatta ülkelerin batacağı iddia edilirken. Küresel ekonomik sistemin tam anlamıyla iflas ettiğine ilişkin sorgulamalar artmışken. Finans baronları, 1936 örnekleri verirken. Ekonomik çöküşün dünyayı çok ağır bir siyasi bunalıma sürüklemek üzere olduğu yorumları yapılırken. Yeni bir dünya savaşı yaşanabileceği uyarıları yapılırken. Krizin Türkiye'ye etkisi hesaplanırken. İçeride siyasi sorun yaşayan ülkelerin bu devasa krizin faturasını çok ağrı ödeyeceği belliyken. Gerçek depremin Mart/Nisan ayında yaşanacağı bilinirken…

                          Tam da Mart ayında iç siyasi kriz tetiklendi! Kriz dünyadan erken Türkiye'ye davet edildi. Ve dün borsa son beş yılın en büyük çöküşünü yaşadı, milyarlarca dolar “yerli” yabancı para kaçtı.

                          Kuzey Irak, PKK belirsizliği sürerken. Pakistan'dan Lübnan'a kadar savaş çanları çalınırken. Bütün bölge nükleer silahlarla donatılırken. ABD-İran krizi bölgesel savaş sinyalleri verirken. Türkiye, Soğuk Savaş dönemindeki gibi füze üssüne dönüştürülürken. İran'a karşı cepheye sürülmek istenirken.

                          O uğursuz adam tam da Türkiye'ye gelirken. 2001 yılının 19 Mart'ındaki gelişini hatırlatan talihsizlikler kapıdayken. O gelişten sonra Irak işgali başlamışken. Ülke parçalanmışken. O gelişten hemen sonra iç siyasi karışıklık başlamışken. Bir süre sonra seçim kararı alınmışken. O gelişten sonra Türkiye Irak'ı işgal eden koalisyondan uzak durmuşken. 1 Mart Tezkeresi yaşanmışken ve Türkiye bunun için tehdit edilmişken…

                          Aynı adam aynı tarihlerde yine Ankara'ya geliyor. Gündem sadece füze kalkanı ve PKK değil. Aynı adam yeni şeyler isteyecek. Yeni 1 Mart'lar gündeme gelecek. Yeni siyasi krizler, tabii ki ekonomik krizler yaşanacak. Yine hayal kırıklığı içinde dönerse bütün hesaplar altüst olacak. Hal böyleyken, içeride siyasi dizayn arayışları hissedilirken. Derin Amerika-devlet iktidarı el ele vermiş iddiaları duyulurken… Neocon-İsrail aşırı sağının Türkiye ile ilgili “endişeleri” bazı çevrelerde karşılık bulabiliyorken. İçerideki iktidar kavgası, ABD'nin bölgesel çıkarlarıyla, senaryolarıyla örtüşebiliyorken…

                          Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın; olayı Ergenekon soruşturmasına bağlayan sözleri medyada yankılanırken, “Ergenekon intikamı mı” soruları sorulabiliyorken, “Acaba yeni gözaltılar mı olacaktı” ihtimalleri akla gelirken, dava dosyası İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek arşiviyle hazırlanırken, “devlet iktidarı-Ergenekon” örtüşmesi yadırganmazken, “Ergenekon dedikleri devlet mi” gibi vahim algilar zihinleri bulandırırken…

                          Bazıları iki hafta içinde darbe beklerken. “85 yılın en ciddi krizi” şeklinde ürpertici sözler söylenebilirken. İktidar kavgasının varlık-yokluk sınırına dayandığı ima edilirken. Ortada bir kavgadan çok bir tasfiye geleneği olduğu kamufle edilirken. “Rejim” ve “laiklik” mi savunuluyor yoksa “elitlerin çıkarları mı” sorusu unutulurken. Kendilerinden başka herkesi tehdit görme eğilim yeniden nüksederken…

                          Ülke çıkarları her zaman birilerinin dar iktidar hesaplarına kurban edilirken. Bu çatışmacı anlayış semboller üzerinden yürütülürken. “Meşru” ideolojik kaygılarla kamufle edilerek pazarlanırken. Ülke bütünlüğü, bağımsızlık, vatanseverlik gibi can alıcı söylemlerle taraftar bulurken. Tehditler, korkular üzerinden onlarca yıldır bir garip güç mücadelesi yürütülürken. “Milletin insanın canı cehenneme” mi demek kalıyor bize!

                          Bu bir dava. Meşru yargısal süreç içinde açılan, öyle ilerleyen bir dava. Bunun sorgulanabilecek bir yanı yok. Bir hukuki durum. Bu açıdan ayrı bir tartışma konusu. Ancak olayın siyasi algılaması bambaşka. Bütün Türkiye biliyor ki, şu anki süreç hukuki kavramlarla, demokratik söylemlerle tartışılabilecek, anlaşılabilecek, benimsenebilecek bir durum değil. Bu kavramlar tüketilene kadar kullanıldı. Ne anlaşıldı? Hiçbir şey…

                          Biz, korku ve paranoya ile beslenen bu iktidar savaşından yorulduk. Ülkenin bütün enerjisinin, zenginliğinin, refah arayışının bu uğurda tüketilmesinden yorulduk. Modernleşme projelerinden, dönüştürme projelerinden, tehdit algılamalarından, bu milletin büyük çoğunluğunun tehlike olarak algılanmasından yorulduk. Bütün Türkiye yoruldu.

                          Mesele bir partinin, iktidar partisinin, halkın büyük çoğunluğunun oy verdiği bir siyasi kadronun kapatılıp tasfiye edilmek istenmesiyle sınırlı değil. Mesele milletin yürüyüşünün önüne duvarlar örmek. Bir yüzyıldır biz bu kavgayı izliyoruz.

                          http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=...IbrahimKaragul
                          İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                          İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                          [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                          [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                          Yorum

                          • simurg
                            Administrator
                            • 10 Mart 2007
                            • 9248

                            #58
                            ERGENEKON'DA ŞOK GÖZALTILARDoğu Perinçek, İlhan Selçuk ve Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındı

                            21.03.2008 15:48 Ergenekon soruşturması kapsamında Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu ile bazı işadamlarının da aralarında olduğu 12 kişi gözaltına alındı.

                            Sabahın erken saatlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındı. Arama sırasında binada bulunan çalışanlar dışarı çıkartıldı.

                            Doğu Perinçek gözaltına alındıktan sonra emniyete götürüldü. Perinçek'in, kimlik tespiti ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındıktan sonra İstanbul'a götürüleceği bildirildi.
                            İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı doğrultusunda gözaltına alınan Perinçek'in Ergenekon soruşturması kapsamında sorgulanacağı bildirildi.
                            İşçi Partisi Genel Merkez Binasına gelen polis ekipleri, binada bulunan belge ve bilgisayarı incelemeye aldı. Çevik Kuvvet ekipleri bina etrafından geniş güvenlik önlemi alırken, çalışanlar dışında kimsenin binaya girişine izin verilmiyor.
                            Ulusal Kanal'ın internet sitesinde bir açıklama yapıldı: Açıklamada: "Ergenekon" operasyonu kapsamında bugün sabah İşçi Partisi Genel Merkezi, İşçi Partisi İstanbul İl Merkezi, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi merkez ve bürolarında arama yapıldı. Arama kapsamında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmesi Ferit İlsever göz altına alındı.
                            Soruşturmada Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Gazeteci Adnan Akfırat, İş adamı İbrahim Benli gibi isimler de yer alıyor.
                            Sabah 04.30 İşçi Partisi Genel Merkezi, İşçi Partisi İstanbul İl Merkezi, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisinin Merkez ve Ankara bürolarına eş zamanlı bir operasyon düzenlendi. Operasyonda İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlseveri gözaltına alındı.
                            Operasyonda ismi geçenlerin evlerine de aynı dakikalarda aramalar yapıldı. Soruşturmada Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Gazeteci Adnan Akfırat, İş adamı İbrahim Benli gibi isimler de yer alınıyor.'

                            https://twitter.com/keyborsa_simurg

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #59
                              Şimdi bu olayda mide bulandıran kısım çok.Cumhuriyet Gazetesinin Ergenekoncular tarafından bombalandığı ortaya çıktığı halde bazı basın/Cumhuriyet gazetesi tarafından bu olayın hiçbir şekilde üzerine gidilmemesi çok manidar.
                              Kılıçlar çekildi.Sanırım AKP ye açılan dava Ergenekonu durdur yoksa canını yakarız tarzındandı.Güçlerin savaşı.Bakalım iş nereye varacak.Sanırım Baron değişme sürecinde.
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              • ÇAKAL
                                Ağa'nın Adamı
                                • 27 Haziran 2007
                                • 2545

                                #60
                                Şimdi bu olayda mide bulandıran kısım çok.Cumhuriyet Gazetesinin Ergenekoncular tarafından bombalandığı ortaya çıktığı halde bazı basın/Cumhuriyet gazetesi tarafından bu olayın hiçbir şekilde üzerine gidilmemesi çok manidar.
                                Kılıçlar çekildi.Sanırım AKP ye açılan dava Ergenekonu durdur yoksa canını yakarız tarzındandı.Güçlerin savaşı.Bakalım iş nereye varacak.Sanırım Baron değişme sürecinde.
                                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information