Ben Filistinliyim.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ÇAKAL
    Ağa'nın Adamı
    • 27 Haziran 2007
    • 2545

    #76
    Alaton: Sorun Türklerde değil İsrailli siyasilerde



    Türk Musevilerinin önde gelenlerinden Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton Mavi Marmara baskınının ardından İsrail'i eleştirerek; iki ülke ilişkilerinin düzelmesinin uzun zaman alacağını söyledi.
    Maariv Shabbat gazetesine konuşan Alaton, olayla ilgili, "Yahudi zekasına ne oldu? Meşhur Yahudi istihbaratı nerede? İsrailli siyasiler Yahudi gibi davranmıyor. Her zaman tüm dünyanın sizin karşınızda olduğunu düşündünüz. Artık gerçeği görmenin ve nerede hata yaptığınıza bakmanın zamanı geldi." değerlendirmesinde bulundu. İsrail'in geleneksel dostu Türkiye'nin, bağımsızlığını ilk tanıyan Müslüman ülke olduğunu hatırlatan Alaton Türkiye'nin düşman haline gelmesinin arkasında Türklerin 'Neden İsrail Filistin ile barış yapmak istemiyor?' sorusunu sormasını ve Dışişleri Bakanı Lieberman'ın, "Gazze'ye atom bombası atmak istemesi''ni saydı. Alaton "Sorun Türklerle değil İsrailli siyasiler ve onların sorun çözme yollarıyla ilgili." şeklinde konuştu.

    ZAMAN 05 Haziran 2010, Cumartesi
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

    Yorum

    • stockbroker
      Master
      • 28 Temmuz 2008
      • 4807

      #77
      Filistin Kavgası İç Politika Yatırımıdır - Rıza Zelyut



      İsrail’e küfretmek; sorunu çözecekse hep birlikte küfredelim.
      israil bayrağı yakmak sorunu çözecekse, ben de gelip bir kibrit çakayım.
      Lakin; sorun hiç de göründüğü gibi değil
      İç gündür herkesin elbirliği ile dile getirdiği görüşlerin çok yüzeysel, çok tepkisel, çok günübirlik olduğunu zamanla anlayacaksınız.
      Lakin; bu köşenin yazarı olarak tarihsel bir saptamayı ilk andan itibaren yapmış olayım:
      Filistin’e yardım işi; AKP hükümetinin iç politikada avantaj elde etmek için düzenlediği bir kampanyadır.
      Çünkü; bu yardım işi; AKP çizgisindeki IHH (ınsani Yardım Vakfı) eliyle yürütüldü.
      Bu vakfa, devletin gemisi Mavi Marmara kiralandı.
      Ve bu sivil gemi, siyasi bir mücadelenin kaptan köşkü haline getirildi.
      Şimdi soruyorum: Bu IHH, bunca parayı nereden buluyor?

      İSLAM İÇİN DEĞİLDİR
      AKP ve yandaşları, el altından; Müslümanları savunmak adına Filistin ile ilgilendiklerini yaysalar da bu iddia aldatıcıdır. Çünkü; ıslam dünyası bugün Filistin gibi pek çok bölgeye sahiptir. Afrika’daki Müslümanların hali Filistinlilerden daha berbattır ama bu sözde yardımcılar orayla ilgilenmezler.
      Irak, 7 sene ABD tarafından yakılıp yıkıldı. Bir milyondan fazla Müslüman öldürüldü. Peki bu IHH ve benzeri kuruluşlar ABD’ye karşı tavır takındılar mı? Bunlar oradaki Türkmenler ABD tarafından bombalanırken, su bile bulamazlarken neden Türkmenler için kıllarını kıpırdatmadılar? Türkmenlerin öldürülmesi, sürülmesi karşısında kendisini Türk sayan bu yardımcılar neden hiçbir şey yapmadılar?
      Afganistan’ın hali ortada. Türkiye; ABD’ninr yanında Afgan Müslümanların öldürülmesi işinde ortaklık yapıyor. Dünya genelinde değerlendirme yaptığımızda görürüz ki bu hükümet de ona bağlı dinci yardım kuruluşları da samimi değildir. Bunlar; Türkiye’de iç kamuoyunu etkilemek için böyle gösteriler yapmaktadırlar.
      Ve bugün Türkiye; kendisini hiç ilgilendirmeyen bir kavganın içine çekilmiş; uluslararası çapta da prestij yitirmiştir. Çünkü; ısrail karşısında çaresiz hale getirilmiştir.

      HALK AVCILIĞIDIR
      Türkiye’de, örneğin Güneydoğu’da halkın önemli bölümü Filistinliler kadar yardıma muhtaç durumdadır. Önce oradaki kendi vatandaşımıza yardım gerekirken; bu IHH; hep din gösterisi yapacak biçimde hareket ediyor. Filistinlilere yardım ve destek için hareket edenlerin derdi; Filistin halkı da değil. Bunlar; o bölgeyi ısrail’in sıkı kontrol altında tuttuğunu biliyorlar. Oraya böyle gösterişli bir konvoyun sokulmayacağı ortada. ısrail hükümetinin tutumu da belli.
      Buna karşın; IHH’cılar; bebekleri bile gemiye alarak; ısrail donanmasını yarmak gibi bir işe kalkıştılar. Ve karşıdaki çılgın devlet; kendilerinden bekleneni yaparak bu filonun önündeki Mavi Marmara’yı bastılar.
      Dünün devlet gemisi, dünün yolcu gemisi IHH’nin elinde; bir siyasi hesaplaşmanın merkezi durumuna gelmişti.
      Tekrar ediyorum. ısrail’in tutumunu lanetliyorum. Lakin; lanetlemek yetmiyor. Bu acı olayın meydana geleceği gayet belli iken siz insanları o olayın içine itiyorsanız; sizin de sorgulanmanız gerekir.

      Nedir bu IHH?
      Daha 1995 yılında, Bosna’da katledilen Müslümanlar için para toplayıp onu da Refah Partisi üzerinden iç eden bir örgüt değil midir? Bu konuda o günlerde yazılanları çizilenleri yeniden okuyun.
      Yani; işte bu dini istismar eden anlayış, kendisini sivil toplum kuruluşu gibi organize ederek ısrail’le kavgaya yol açmıştır.
      Hükümetin; Türkiye’yi böyle güç durumda bırakan IHH’yi de soruşkturması gerekir.
      Lakin yapılacağını sanmıyorum.
      Çünkü; IHH tek başına, arkasında bu hükümet olmadan uluslararası karasularına açılarak ısrail ile çatışmayı başlatacak bir güce sahip değildir.
      Öyleyse: Filistin’e yardım işi; bu hükümetin onayıyla yürütülen operasyondur. Bu işin sonunda ısrail’in şiddet uygulayacağını da hükümet de IHH’ciler de biliyorlardı.
      Öyleyse bile bile neden yaptılar bu işi? Amaç; ısrail’i kötü göstermek; bütün Müslümanları ısrail’e karşı birleştirmek; sonra da bu birleşen gücü AKP’nin arkasında yer almaya mecbur etmekti.
      Yani; Milli Görüş çizgisinden gelen ve ıslam dinini kendi siyasi amaçları için pervasızca kullanan ekip; ısrail’le kavga çıkartarak; iç politikayı şekillendirmek istemiştir. Müslümanları; din gayreti etrafında ve AKP’nen çevresinde birleştirme projesi olarak bu Mavi Marmara öne çıkartılmış; oraya masum insanlar iyi niyetlerle götürülüyormuş gibi gemilere bindirilmiş; bu insanlar; siyasi bir kavganın kurbanı yapılmışlardır.
      Evet; Mavi Marmara’yı basıp oradaki insanları öldürenler katildir.
      Lakin; siyasi hesaplar uğruna masum insanları, samimi Müslümanları alet edenler de sorgulanmalıdırlar.
      Uyanalım: Filistin’e yardım işi; iç politikada AKP’ye puan kazandırmak için planlanmıştır.
      ısrail hükümetini sorgulayalım ama bu feci noktaya gelineceği ortada iken masum insanları kışkırtarak gemilerle oraya yollayanları da sorgulayalım.


      Kaynak

      Yorum

      • ENGİN
        Tecrübeli
        • 26 Şubat 2009
        • 609

        #78
        ey rıza zelyut
        nikaragua venezuella yunanistan isveç hangisi müslüman hangisi iç politka yapıyor?
        neden hepsi elçilerini geri çekti en sert tepki ve açıklama onlardan geldi.
        irlanda bizden sonra ! gemi yolladı iç politikamı müslümanlarmı ?

        Yorum

        • ENGİN
          Tecrübeli
          • 26 Şubat 2009
          • 609

          #79
          çakala selam direnişe ve aktivistliğe devam.

          Yorum

          • ÇAKAL
            Ağa'nın Adamı
            • 27 Haziran 2007
            • 2545

            #80
            ENGİN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
            çakala selam direnişe ve aktivistliğe devam.
            :081::081::081:
            Gazze yanarsa bizim yüreğimiz de yanar.:040::040::040:
            Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
            Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

            Yorum

            • ÇAKAL
              Ağa'nın Adamı
              • 27 Haziran 2007
              • 2545

              #81
              Şeyh Abdülaziz Buhari'nin can vererek ödediği bedel, Kudüs'e barışı mutlaka getirecek!
              "Kalp iyi, vücut iyi. Kalp hasta, vücut hasta. Kudüs dünyanın kalbisi. Kudüs'te savaş var, dünyada savaş var. Kudüs'te barış var, dünyada barış var!"Semerkant'tan başlayıp Kudüs'te biten 400 yıllık bir öykü bu.


              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

              Yorum

              • ÇAKAL
                Ağa'nın Adamı
                • 27 Haziran 2007
                • 2545

                #82
                ÇAKAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                İsrail'in melun başbakanlarından Menahem Begin basın toplantısı yaparken Hollanda'lı gazetecilerden birisi şu soruyu sordu:

                ''Efendim, İsrailoğulları'yla alakalı Hazreti Muhammed'in (S.A.V.)bir beyanatı var.Orada diyor ki:
                ''La tegumü-ssa'atü hatta tugatil-elyehud'' Sizler yani müslümanlar, Yahudiler ile - israiloğullarıyla, kıyasıya, çok şiddetli bir savaş yapmadıkça, korkunç bir mücadele yapmadıkça kıyamet kopmayacak.Savaş öyle şiddetli olacak ki:
                ''Hatta yahtebie-lyehudiyye veraelhaceri veşşeceri'' O savaşın şiddetinden, müslümanların savaşa hakimiyetinden bazı yahudiler bir takım ağaçların ve taşların arkasına saklanacaklar.Ancak yahudiler için bu kaçış da çare olmayacak:
                ''Yegulu-lhaceru veşşeceru'' Yahudinin arkasına saklandığı ağaç ve taş dile gelecek, konuşmaya başlayacak ve diyecek ki:
                ''Ya müslim! inne veraii yehudiyye faktulhü'' Ey müslüman! benim arkamda da saklanmış bir yahudi var, gel Allah için onu da öldür! diyecek.


                Hollanda'lı gazeteci soruyor:''Bu konuda ne diyorsunuz, görüşünüz nedir, bu konuda ne düşünüyorsunuz?'' (Dikkat edin! gazeteci de araştırmış ve biliyor)


                Menahem Begin ibret ile dolu, müslümanların kafasına 'dank' etmesi gereken, yahudiler ile dost olmanın müslümana zarardan başka hiçbir şey getirmeyeceğini beyan eden, müslümanların üzerinde oynanan oyunları izhar eden şu cevabı veriyor:

                ''Ben 6 yaşındayken bizi okutmaya gelen hahamımız (yahudilerde din adamı-sinagog bekçileri) Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu sözünü anlattı bize.Ben bu sözü 6 yaşındayken işittim.'' Gazetecilerin hayretli bakışları arasında sözlerine devam ediyor ve diyor ki;

                ''İşte bizde yahudiler olarak, İsrailoğulları olarak bu sözün karşısında tedbirimizi almışız, almaya devam ediyoruz.
                Tezgahlarımız, ajanlarımız, teşkilatlarımız, elemanlarımız öyle çalışıyoruz ki Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve sellem)haber verdiği bu ümmet meydana gelmesin diye her tedbiri almışız.'' diyor...


                Yahudinin, Peygamber Efendimiz'in hadisine olan inancına bak! Yahudiler ile savaşırken taşların bile dile gelerek kendisine muhbirlik yapacağı şuurlu ümmetin bir gün vücud bulacağına inanıyorlar ve var güçleri ile çalışıyorlar.


                Nasıl bir ümmet?
                Mücahid bir ümmet, dinini dünyasından öne alan bir ümmet,
                Kuran okunduğu zaman kalbi titreyen bir ümmet,
                ezan okunduğu zaman adeta cihada çağrıldığını hisseden bir ümmet,
                kafirlere sevgi beslemeyen bir ümmet,
                islam birliği için çalışan bir ümmet,
                Allah için denildiği zaman malını ve mülkünü feda edecek bir ümmet,
                kardeşinin kalbini kırmayı Kabe'yi yıkmaktan beter gören bir ümmet,
                komşusu açken tok yatamayan ümmet,
                faiz - namahrem - içki gibi haramlardan yırtıcı hayvanan kaçar gibi kaçan bir ümmet....


                Ama nerede o millet, nerede o ümmet? Tam tersi...
                “Onlar zararlarından emin oldukları için; dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu” (Ebu Müslim el-Horasani)
                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                Yorum

                • ÇAKAL
                  Ağa'nın Adamı
                  • 27 Haziran 2007
                  • 2545

                  #83
                  FİLİSTİN böyle eridi


                  06 Haziran 2010 Pazar





                  AÇIK HAPİSHANE FİLİSTİN
                  Hazırlayan: Osman Sağırlı -3-



                  1946-2010 arasında Filistin topraklarının nasıl gasbedildiğini gösteren harita

                  1946’da haritada beyaz olarak gösterilen İsrailli nüfusu, Filistinlilerin topraklarından zorla çıkarılmasıyla 1947’den itibaren gözle görülür bir şekilde artmış... 46’da azınlık olan İsrail, 2000’li yıllarda her yanı zapt etmiş...


                  FİLİSTİNLİ NÜFUSU NASIL ERİTİLDİ?
                  Osmanlı’dan sonra Kudüs’te 10 bin Yahudi, 30 bin Müslüman 3 bin kadar da Hristiyan vardı. Nüfusun yüzde 75’i Müslüman yüzde 25’i Yahudilerden oluşuyordu. Nüfus dengesi Yahudi göçleriyle değişti. 1948’de İsrail Devleti kurulduğunda Filistin’de 150 bin Müslüman’a karşı 450 bin Yahudi yaşıyordu. Bugün Yahudilerin nüfusu yüzde 85, Müslümanlarınki yüzde 15’dir. Şu an İsrail’in nüfusu 7 milyon, bunun 1.5-2 milyonu Arap, geri kalanı Yahudi.
                  Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                  Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                  Yorum

                  • ÇAKAL
                    Ağa'nın Adamı
                    • 27 Haziran 2007
                    • 2545

                    #84
                    İsrail adım atmazsa gereğini yapacağız








                    İngiltere'nin başkenti Londra' giden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, mevkidaşı İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ile bir araya geldi. İkilinin görüşmesinden sonra düzenlenen ortak basın toplantısı düzenledi.

                    ilk sözü alan İngiliz Bakan, Türkiye'nin kendileri için önemine vurgu yaparek, İngiltere'nin Türkiye'nin AB üyeliğine en güçlü desteği veren ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Hague, "AB, Türkiye'yi reddederse çok büyük bir hata yapmış olur." dedi. Hague ayrıca, İngiltere Başbakanı David Cameron'un yakın zaman için Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini sözlerine ekledi. Daha sonra söz alan Davutoğlu ise Türkiye'nin İsrail ile diplomatik ilişkilerini koparacağı yönündeki söylemlere ilişkin bir soru üzerine, İsrail'in 8 Türkiye vatandaşını uluslararası sularda öldürdüğünü hatırlatarak, "Ortada bir suç var. Eğer İsrail bu sorumluluğu üzerine alır ve özür dilerse biz de önümüze bakarız. Eğer özür dilemezlerse o zaman uluslararası bir soruşturmayı kabul etsinler. Eğer hiç birini yapmazlarsa o zaman Türkiye'de kendi vatandaşlarının haklarını korumak için her şeyi yapacaktır. Bu bizim ülkemizin onurudur. Bunu yapmak için de ne gerekiyorsa yapacağız" diye konuştu. YAYIN TARİHİ: 09.07.2010
                    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                    Yorum

                    • YORUMCU
                      Çalışkan
                      • 26 Kasım 2008
                      • 1296

                      #85
                      çakal konunun takipçisi olduğun için ve unutkan milletimize bazı şeyleri hatırlattığın için gerçekten teşekkürler
                      Yiyorsa israil parmağı olan malların ülkeye girişine ambargo getirsinler...
                      Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

                      Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

                      Yorum

                      • gemici
                        Ne yazar...
                        • 25 Mayıs 2009
                        • 250

                        #86
                        itibar puanı verenler karşılığını beklemesin......................ısrar halinde negatif ödeme yapılır.....................

                        Yorum

                        • ÇAKAL
                          Ağa'nın Adamı
                          • 27 Haziran 2007
                          • 2545

                          #87
                          İsrail’e yaptırım uygulayabiliriz


                          11 Temmuz 2010 Pazar







                          Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Konya’da Taşkent 9. Kültür ve Sanat Festivali’ne katıldı.

                          Amerikan Newsweek dergisine bir mülakat veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, taleplerinin yerine getirilmemesi halinde İsrail’e yönelik tek taraflı yaptırım uygulayacaklarını söyledi. “Eğer uluslararası toplum ölümlerin sebeplerini sormazsa Türk hükümeti olarak bizim sorma hakkımız var” diye ekleyen Davutoğlu, bir cevap alınana kadar da İsrail-Türkiye ilişkilerinin asla normal haline dönmeyeceğini kaydetti. Davutoğlu, Türkiye’nin tek taraflı olarak kendi yaptırımlarını uygulama hakkı da bulunduğunu vurguladı. İlişkilerin bir kopma sürecine de girebileceği uyarısında bulunan Davutoğlu, “İsrail’le kapalı kapılar ardında neler konuştuğumu size söyleyemem. Onlar ne tür yaptırımlar uygulayabileceğimizi biliyorlar” ifadelerini kullandı.
                          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                          Yorum

                          • ÇAKAL
                            Ağa'nın Adamı
                            • 27 Haziran 2007
                            • 2545

                            #88
                            Davutoğlu: Mescid-i Aksa İsrail toprağı olmayacak



                            Davutoğlu, Meclis'teki konuşmasında Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalar sonrasında İsrail'in 'ilk defa bu kadar yalnızlaştığını, Filistin toprakları işgal edildiğinde bile bu kadar yalnızlaşmadığını' dile getirdi.

                            Davutoğlu, "Onun için hükümetleri çatırdamaya başladı, çatırdayacak. Bu işin peşini bırakmayacağız. Uluslararası tahkim komisyonu kurulacak." dedi. Bakan, Kudüs konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

                            Davutoğlu, "Doğu Kudüs İsrail'in toprak parçası değil, uluslararası hukuka göre Filistin toprağıdır. Mescid-i Aksa da İsrail toprağı değildir ve olmayacaktır." diye konuştu. Bir gün barış olursa Doğu Kudüs'ün Filistin devletinin başkenti olacağını, Türkiye'nin de Doğu Kudüs'te yapılacak Arap Ligi toplantısına katılacağını ifade eden Davutoğlu, Doğu Kudüs'teki dini mekanların idaresinin hâlâ Osmanlı'dan kalan teamüllerle yönetildiğini hatırlattı. BM'deki Doğu Kudüs Komisyonu'nda Türkiye'nin Amerika ve Fransa ile birlikte üye olduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Yani Doğu Kudüs uluslararası hukuk açısından da bizi ilgilendirir. Geçmişte olduğu gibi bugün de Doğu Kudüs bizim meselemizdir." dedi. İBRAHİM ASALIOĞLU ANKARA
                            Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                            Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #89
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              • ÇAKAL
                                Ağa'nın Adamı
                                • 27 Haziran 2007
                                • 2545

                                #90
                                Biz de Filistin'de doğabilirdik.

                                Uçurtmalar 'özgürlüğe' uçtu.

                                Filistin'de binlerce çocuk Guinness Rekorlar Kitabına girmek için aynı anda 7200 uçurtma uçurdu.

                                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information