Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
2B yasası Başbakan'ın talimatıyla yeniden gözden geçiriliyor. 2B'de yüksek gelir beklenen çok katlı yapıların üzerinde olduğu arsalarla ilgili çalışma derinleştiriliyor. Kat mülkiyeti sorununun nasıl aşılacağına bakılıyor.
İSTANBUL - Bakanlar Kurulu gündemine geçen hafta gelen 2B düzenlemesi Başbakan'ın talimatıyla yeniden gözden geçiriliyor.
CNBC-e'nin edindiği bilgilere göre, Başbakan Tayyip Erdoğan ve kabine üyeleri, özellikle İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerdeki değerli 2B arazileri üzerindeki çok katlı yapılardaki mülkiyet konusuna dikkat çektiler. Bu konuda karışıklık yaşanabileceği endişesini dile getirdiler. Bunun üzerine konunun tekrar ele alınması kararlaştırıldı. 2B ile ilgili düzenleme ancak Şubat ayı sonuna Meclis'e gönderilebilecek.
Yapılar kaçak statüsünde olduğu için belediyelerden kat mülkiyeti alınamıyor. Arsa üzerinden satıştaysa hak sahipliğinde karışıklık endişesi var. 2B düzenlemesi ile imar affı tartışmalarının da gündeme gelmesinden çekiniliyor. Bu kaygıyı gidermek için Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortak çalışma yürütüp sorunu aşmaya çalışacak.
Aylardır tartışılan araziler, 'rayiç bedel mi yoksa emlak vergisi üzerinden mi satılacak' konusundaysa Bakanlar Kurulu bir karara vardı. Buna göre, rayiç bedel esas alınacak ve bunun yüzde 75'inin altına düşülmeyecek.
Yasa çıkıyor, röntgende çürük çıkan bina 5 ay içinde yıkılacak
24 Aralık 2011
Başbakan Erdoğan’ın Van depremi sonrası adım atılması yönünde talimat verdiği ‘depreme dayanıksız binaların yıkılması’yla ilgili yasa tasarısı netleşti. Almanya’dan röntgen cihazları geldi, çürük binalar tespit edilecek. Yıkımlarda 3’te 2 çoğunluk aranacak
EKONOMİ SERVİSİ
Van depreminin ardından ortaya atılan kentsel dönüşüm projesiyle ilgili tasarının tamamlandığını ifade eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Çürük binalar röntgen cihazlarıyla tespit edilecek. Binası çürük çıkana yıkması için bir süre vereceğiz. Bu sürede yıkılmazsa biz yıkacağız ve masrafını da bina sahibinden alacağız” dedi.
İstanbul’da bu konuda bir toplantı düzenleyen Bakan Bayraktar, ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın ocak ayında çıkmasının planlandığını kaydetti. Yasanın önemli iki bölümü bulunduğunu bildiren Bayraktar, ilkinin çürük binaların yakılması ile ilgili, ikincisinin de yıkılan binalardaki arsaların değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Bayraktar konuyla ilgili şunları söyledi: “Riskli binaları tespiti için Almanya’dan röntgen cihazları getirdik. Yasa çıktıktan sonra başta İstanbul olmak üzere bütün binaları bu cihazlarla ücretsiz olarak tarayacağız. Binası çürük çıkana yıkım için üç süre vereceğiz. Bina yıkılmadığında idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek bir ay daha süre verilecek. Bu sürede sonunda da yıkılmazsa biz devreye gireceğiz. Bina yıktırılacak ve yıkım masrafı kadar bedel tapuya haciz olarak konulacak. Yıktırmak için parası olmayana destek de olacağız.”
Üçte ikinin kararı geçerli
“Yıkım sonrası, binanın bulunduğu alan hisseli arsa haline gelecek” diyen Bakan Bayraktar, şöyle devam etti: “Hisse sahipleri isterlerse arsalarını kendileri değerlendirebilecek. Anlaşma olmazsa hisse sahiplerinden ‘üçte ikisinin’ kararı geçerli olacak. Anlaşmaya yapmayanların hisse değerleri hesaplanacak ve almaları için çoğunluğa teklif edilecek. Çoğunluk alırsa sorun kalkmayacak. Çoğunluğun parası yoksa hisseleri devlet alacak ve Toplu Konut İdaresi adına tapu tescil edilecek. Arsaya devlet de ortak olacak.”
‘Hamurabi’ tarzı olmaz
Bundan sonra bina aşamasına geçileceğini söyleyen Bayraktar arsa değerlendirildikten sonra devletin payını satarak parasını alacağını söyledi. Bu işlemler sırasında küçük parsellerin birleştirilerek uygulamanın kentsel dönüşüm haline getirileceğini söyleyen Bayraktar, “Yıkıma itiraz için dava açılamayacak. Bina yıkıldıktan sonra ortaya çıkacak arsanın değerlendirilmesi konusunda üçte iki çoğunluk sağlanamazsa bu kez de devlet devreye girerek arsayı rayiç değer üzerinden kamulaştıracak”
diye konuştu. Sakat bulunan binaların 3 ay içinde sahibi/sahipleri tarafından yıkılması gerektiğini anlatan Bayraktar, bu olmadığı taktirde kurumların yıkımı yaparak, masrafları adına sahiplerinin ilgili paylarına haciz konulacağı bilgisini aktardı. Bununla birlikte Bayraktar, “Bu iş Hamurabi kanunları kullanılarak olmaz. İnsanlarla uzlaşarak bu işi çözeceğiz” dedi.
Kaynağı ‘Babacan’ düşünsün
Türkiye genelinde 19 milyon konut bulunduğunu söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yüzde 40’ının yenilenmesi gerektiğini söyledi. Bayraktar, “Bu 7.6 milyon konut demek. Ancak bunu öyle hemen yapılacakmış gibi düşünmemek lazım. Bu 20 yıllık bir proje olacak. Bunun için de 400 milyar dolar gibi bir para gerekiyor” şeklinde konuştu. Bu dönüşümü tüm partilerin ve halkın mutabakatıyla yapmak istediklerini söyleyen bayraktar, ‘Parayı nereden bulacaksınız’ sorusunu, “Kaynak bulmayı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan düşünsün” dedi.
Endeksteki gerilemeden yararlanmak isteyenlerin bu dönemde alacakları hisse senetlerine çok dikkat etmeleri gerektiği vurgulanıyor. Integral Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Eren Özdemir, “Yurtdışı kaynaklı düşüşlerin yaşandığı dönemlerde İMKB 30 bünyesindeki hisse senetlerinde “kademeli alım” yapılabilir.
İMKB 30 hisselerinden yıllık bazda dip seviyelerine yakın olan senetlerin tercih edilebileceğini ifade eden Özdemir, yılın son haftalarında gübre ve enerji sektörlerinin hareketli olabileceğini düşünüyor.
2012 yılının ilk çeyreğinde ise bankacılık ve perakende sektörleri ile GYO’ların öne çıkabileceğini düşünen Özdemir, bu kapsamda İş Bankası, VakıfBank, TSKB, İş GYO, Emlak GYO, Sinpaş GYO, Yapı Kredi, Petkim, Türk Telekom ve BİM’de “kademeli alım” öneriyor.
Kasımda en çok satan oldu talep, erken satışı getirdi
24 Aralık 2011
Teknik Yapı, 4 bin 300 konutluk projeyle satış grafiğini yükseltti. Emlak Konut ile çalışan firmalar arasında kasımda en çok satış yapan isim olan Teknik Yapı, bu gelişme üzerine 2012’de satışa çıkacağı ikinci etabı öne çekti
Pivot noktaları 1.75 - 2.00 bandı (destek) ve 3.00 (direnç) civarındadır. Şu an 2.50 civarında seyreden uzun vadeli hareketli ortalama da önem arz etmektedir. EKGYO ayrıca istatistiksel modelimize göre hem uzun hem de kısa vadeye göre
İMKB 30 Endeksi'nin gerisinde kalmıştır.
Bakan Çağlayan, Suudi işadamlarının hızlı yatırım yapabilmeleri için emlak satın alımı konusunda yasa düzenlemesinin ocak ayında çıkacağını söyledi
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) düzenlediği "Sektörel İBF" toplantılarına katılmak üzere Suudi Arabistan'a giden Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Cidde'deki ticaret merkezi açılışının ardından Riyad'a geldi. Suudi Arabistan'ın Türkiye için çok önemli olduğunu belirten Çağlayan, "Suudi işadamlarının ve başka ülkedeki işadamlarının da ülkemizde daha hızlı yatırım yapabilmelerinin önünü açacak olan emlak satın alımı konusunda yasa düzenlemesinin ocak ayı içerisinde çıkmasını bekliyoruz. Bu, büyük kapıları açacak" dedi. Türkiye'nin cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdıklarını belirten Çağlayan, "Ekonomimizde öncelikli ülkeler belirledik, bunlardan birisi de Suudi Arabistan. Bu ülkenin ihracatı 250, ithalatı da 105 milyar dolar. Türkiye ve Suudi Arabistan birbirini destekleyen faktörlere sahip. Petrokimya sektörünü çok önemsiyoruz. Bu anlamda Suudi Arabistan doğru adres" diye konuştu.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yabancıların yatırım yapabileceği emlak satın alımı konusundaki yasanın Ocak ayı içerisinde çıkmasını beklediklerini bildirdi
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ''Suudi işadamlarının ve başka ülkedeki iş adamlarının da ülkemizde daha hızlı yatırım yapabilmelerinin önünü açacak olan emlak satın alımı konusunda yasa düzenlemesinin ocak ayı içerisinde çıkmasını bekliyoruz'' dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) düzenlediği ''Sektörel İBF'' toplantılarına katılmak üzere Suudi Arabistan'a gelen Çağlayan, Cidde'deki ticaret merkezi açılışının ardından Riyad'a geldi.
Türk gazetecilerle sohbet toplantısı gerçekleştiren Çağlayan, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye ve geziye katılan heyete gösterdikleri kraliyet protokolünden son derece memnun kaldıklarını söyledi.
Suudi Arabistan'a hedef tespit ederek geldiklerini, Suudi Arabistan'ın Türkiye için çok önemli olduğunu belirten Çağlayan, ''Suudi işadamlarının ve başka ülkedeki iş adamlarının da ülkemizde daha hızlı yatırım yapabilmelerinin önünü açacak olan emlak satın alımı konusunda yasa düzenlemesinin ocak ayı içerisinde çıkmasını bekliyoruz. Bu, büyük kapıları açacak'' dedi.
Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdıklarını kaydeden Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İhracatımızı yüzde 20 arttırdık. Bu yılın 10 ayında 135 milyar dolarlık bir rakama ulaştık. Ekonomimizde öncelikli ülkeler belirledik, bunlardan birisi de Suudi Arabistan. Bu ülkenin ihracatı 250 milyar dolar, ithalatı da 105 milyar dolar. Türkiye ve Suudi Arabistan birbirini destekleyen faktörlere sahip. Petrokimya sektörünü çok önemsiyoruz. Bu anlamda Suudi Arabistan doğru adres.''
Suudi Arabistan'da altyapı, üstyapı ve inşaat sektöründe 1 trilyon dolarlık bir pazar bulunduğuna dikkati çeken Çağlayan, Suudi Arabistan gıda alanında da sürekli ithalat yaptığını söyledi.
Gıda sektörü açısından da Suudi Arabistan'ın Türkiye için iyi bir pazar olduğunu ifade eden Çağlayan, ''Ancak bizim buraya gıda ihracatımız zayıf. Bunu arttırmanın yollarını arıyoruz'' diye konuştu.
AVRUPA'DAN ŞİRKET ALMAK İÇİN FİRMALARA DESTEK
Avrupa'nın büyük bir kriz içerisinde bulunduğu ve şu anda 1 milyon 600 bin şirketin kapanmanın eşiğine geldiğini dile getiren Çağlayan, bu şirketlerin çoğunluğuna Türk işadamlarının talip olduğunu söyledi.
Bu yüzden, Türk işadamlarına 200 bin dolar civarında teşvik verileceğini bildiren Çağlayan, söz konusu teşvikle şirketlerin alım ve işletilmelerinin kolaylaştırılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Cidde'de İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile tercihli ticaret anlaşması konusunu görüştüklerini anlatan Çağlayan, Körfez ülkeleri ile serbest ticaret anlaşmasının hayata geçmesi için de görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin başını Suudi Arabistan'ın çektiğini belirten Çağlayan, özellikle Suudi Arabistan ile daha önce imzalanan serbest ticaret anlaşmasının yeniden sağlıklı şekilde hayata geçmesine yönelik çalıştıklarını sözlerine ekledi.
2011 yılı bilançolarının açıklanmasının ardından şirketlerin temettü verme kapasiteleri ortaya çıkacak. Analistler, yatırımcı için temettü beklentisi ve prim potansiyeli yüksek olan hisseleri belirlemeye başladılar…
Borsanın daha çok yurtdışı gelişmelere endeksli seyir izlediği bir yılı geride bırakıyoruz. Dönem dönem iç dinamikler de hisse senetleri ve endeks üzerinde etkili oluyor. Bu iç dinamiklerin başını da kuşkusuz şirket bilançoları çekiyor. Bilançolara bağlı olarak temettü beklentileri de hisse fiyatları üzerinde belirleyici olabiliyor.
İMKB’de işlem gören şirketlerin 2011 yılı bilançolarının açıklamasının ardından temettü miktarları da kesinleşecek. Hisse seçimlerinde bilançoların ardından temettü beklentileri gündeme gelecek. Temettü kısaca, şirketlerin bir yıllık faaliyet dönemleri boyunca elde ettikleri net dönem karı üzerinden (yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra) dağıttıkları ve ortakların şirket sermayelerindeki payları karşılığında elde ettikleri getiri olarak tanımlanıyor.
Temettü artık birçok yatırımcının da bildiği gibi “nakit” ve “bedelsiz” olmak üzere iki şekilde dağıtılıyor. Nakit temettüde şirketler, bir yıllık faaliyet dönemleri sonucunda elde ettikleri net dönem karı üzerinden yatırımcılarına hisseleri ölçüsünde belli bir miktar nakit ödüyor. Bu ödemeler, şirketlerin önceden belirledikleri bir günde yapılıyor. Ancak söz konusu ödeme için 31 Mayıs’tan ileri bir tarih verilemiyor.
Bedelsiz hisse dağıtımı kararı alındığında ise şirket, belli bir tarihte ve öngördüğü oranda hisse senetlerini bedelsiz olarak yatırımcıya veriyor.
DÜZENLİ DAĞITANLAR İZLENMELİ
Evet, analistler bugünlerde hangi şirketin ne kadar temettü vereceği üzerine araştırmalar yapıyor. Yıllık bilanço beklentilerine bağlı olarak temettü beklentileri de belirleniyor. Hisse senedi seçimlerinde fiyat artış kazançlarının yanı sıra şirketin sermaye artırımı ve temettü verebilme kapasitesine de bakılması öneriliyor. Büyük şirketlerin temettü ödemelerine daha fazla önem verdiğini hatırlatan analistler, bu doğrultuda İMKB-30 ve İMKB-100 şirketlerinin izlenmesini tavsiye ediyor. İMKB-100 endeks şirketlerinin 2010 yılı ortalama temettü oranı yüzde 2.4 seviyesinde olmuştu. İşte analistler, bu oranın üzerinde temettü dağıtan şirketlerin öne çıkacağını düşünüyor. Aracı kurumların yatırımcılar için hazırladıkları öneri listelerinde de düzenli temettü dağıtan şirket hisselerine yer veriliyor.
Öte yandan, bir şirketin temettü dağıtacak olmasını hisse tercihlerinde önemli kriterlerden biri olarak gören İntegral Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Eren Özdemir, “Yatırımcı, şirketin geçmiş dönem temettü verimliliğini ve net karını kontrol ederek fikir sahibi olabilir. Burada öne çıkan kriter, şirketin ortalama temettü dağıtım oranıdır. Bir şirketin yıl sonu net karı üzerinden hangi oranda temettü dağıttığı, temettü dağıtım düzeni ve temettüyü nakit mi yoksa hisse senedi olarak mı dağıttığı önemlidir. Yatırımcılar bunlara baklamı” diyor.
Özdemir, temettü dağıtımında öne çıkabilecek ve prim potansiyeli yüksek hisseleri
İş Bankası,
Emlak GYO,
Enka İnşaat,
Otokar,
Tüpraş,
Koç Holding,
BİM ve
Ford Otosan şeklinde sıralıyor.
Ardından da bu hisselerde orta ve uzun vade için kademeli alım öneriyor.
“TEMETTÜ POLİTİKASI BİR SİNYALDİR”
Meksa Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdür Yardımcısı Barkın Yalçın, yabancı yatırımcıların aksine yerliler için temettü gelirlerine uygulanan yüzde 15’lik stopajın hisse seçimini bazen olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Ancak ardından “İhtiyaçlarını temettü gelirleriyle karşılamak isteyen emekliler veya portföylerindeki hisse senedini satma kısıtlamaları olan fonlar için bir şirketin temettü dağıtacak olması önemlidir” diye ekliyor.
Temettü dağıtım politikasının dikkatle izlenmesini öneren Yalçın, bu politikanın şirketin geleceğine yönelik önemli ipuçları verdiği kanısında. Barkın Yalçın’a göre eğer bir şirketin temettü dağıtım oranı yıldan yıla artıyorsa, bu büyüyen ve sağlıklı bir yapıda olduğu anlamına gelir. Bunun tersi bir durumsa söz konusu şirketin finansal anlamda sıkıntıya girdiğinin sinyali olarak algılanmalı. Eğer bir temettü dağıtım oranı yıldan yıla önemli farklılıklar gösteriyorsa, bu o şirketin nakit akışında belirsiz ve riskli bir durum olduğunu gösterir. Bu yüzden, şirket yöneticilerinin temettü dağıtımındaki beklenmedik değişiklikleri yatırımcılara çok iyi izah etmesi gerekiyor.
Barkın Yalçın, Bu kapsamda Otokar, Tofaş Oto, Ereğli Demir Çelik, Trakya Cam, Arçelik ve Akçansa’da orta ve uzun vade için “kademeli alım” öneriyor.
Yorum