MEMSA Mensa Mensucat

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • exitus123
    Kıdemli
    • 17 Mart 2013
    • 3035

    #9046
    Mensa Mensucat A.Ş'nin doğalgazının kesilmesi olayı kapsamında rüşvet anlaşması yaptıkları" gerekçesiyle Rıza Çiftçi ve Muhammet Hüseyin Ayaydın 4'er yıl, Mehmet Ulutaş 3 yıl 4 ay,


    ŞİMDİ bunlar TESCİLLENMİŞ oluyolar, baba-oğul yönetim kurulunda bulunmaları hukuken zor gibi... Bunlarda bence edepleriyle istifa etsinler, kısa bir süre sonra o yönetim kurulunda bir daha bulunamıyacaklar....

    MU şirket menfati için RÜŞVET verdim derrrr ALIŞIKLAR zaten böyle demeye....

    Yorum

    • exitus123
      Kıdemli
      • 17 Mart 2013
      • 3035

      #9047
      Yakında birilerine iyi sıkıştırılacak , o kesin....

      1 kalemde adam nasıl silinir tekrar yaşayabiliriz....

      MADEN olayında olduğu gibi...

      Yorum

      • exitus123
        Kıdemli
        • 17 Mart 2013
        • 3035

        #9048
        twitter da gündem nasıl siname...

        birileri soruyor mu baban şirket menfaati (!!!!) nedeniyle rüşvet mi vermiş??? Ceza yemiş mi diye

        Yorum

        • exitus123
          Kıdemli
          • 17 Mart 2013
          • 3035

          #9049
          birileri tüm servetini MEMSA ya yatırmış, o yüzden sanırım PATRONUNA dokunulması acı koyuyor, PATRON giderse ben neyleyim... DİYORLAR...

          ARKADAŞLAR BEKLEŞMEYE devam diyolar ya, yukarda ALLAH (c.c) varken bize düşer mi (!!!!) bunların iplerini pazara çıkarmak !!!!! HAVALE edelim gitsin !!!!! Dünya gözüyle görüp ne yapacaksınız bunların son halini... HAVALE edelim gitsin !!!!!

          VOLE yi vurarken BEL FITIĞI olan kardeşlerim, bak sizlere önerim , BEKLEŞECEĞİNİZE , TOPLAŞINDA BABA OĞLUN aldıkları cezalar nedeniyle YÖNETİM KURULU üyeliklerinin düşürülmesi için şirkete dilekçe yazın, OLAĞANÜSTÜ GK toplantısı için, şirket size 1 hafta içinde yanıt vermezse ASLİYE TİCARET otamatikmen OGK toplantıya çağırır...

          AMA SİZİN GAYENİZ ne KARPUZ gibi bekleşip OLGUNLAŞACAĞINIZI zannetip MİLLETİ UYUTMAK...... ÇOK SEVDİĞİNİZ PATRONUZUN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK...

          MERAK ETMEYİN 8.2 MİLYON LOTU 2 GÜNDE TOPLARSINIZ....

          HAKKINI bilmezsen daha çok KAZIK yersin.....

          Yorum

          • exitus123
            Kıdemli
            • 17 Mart 2013
            • 3035

            #9050
            bUNLARDA GİDERSE devlet kayyum atar, ŞİRKET TMSF GECeBİLİR ... BUNLARDAN DAHA İYİ, DÜRÜST YÖNETİLECEĞİ KESİNDİR...

            bunların DA 9 GÖBEK MAL VARLIĞINA EL KOYULABİLİR....

            Yorum

            • exitus123
              Kıdemli
              • 17 Mart 2013
              • 3035

              #9051
              OGK GÜNDEM MADDESİ..

              1) MU, FU görevinden azledilmesi

              2) KAYYUM ATANMASI için SPK , TİCARET BAK başvurulması vb gibi... UZAT UZATABİLİRSEN...

              Yorum

              • exitus123
                Kıdemli
                • 17 Mart 2013
                • 3035

                #9052
                BAĞIMSIZ Y. K üyesi yokken alınan kararlar bundan sonra her zaman BATIL sayılabilir....


                BAĞIMSIZ YK üyesi seçme gibi faliyetleride yok.... HALA ne ümidiniz varsa bunlardan anlam da veremiyorumm... BEKLEŞENGİLLER FAMİLYASI ... UYUYUN UYUTUN siz...

                Yorum

                • exitus123
                  Kıdemli
                  • 17 Mart 2013
                  • 3035

                  #9053
                  SEÇİM DÖNEMİ ÖNCESİ yaptınız ve/veya yaptık...

                  BÖYLE FIRSAT kolay kolay gelmez...

                  BEKLEŞENGİLLER FAMİLYASINDA akıl olsa kafayı çalıştırır.... nerde, amaç , PATRONLARLA SAMİMİ OLDUKLARINDAN, ONLAR BUNLARA NE VAAT ETMİŞSE.... O YOLDAN AYRILMIYOLAR...

                  Yorum

                  • exitus123
                    Kıdemli
                    • 17 Mart 2013
                    • 3035

                    #9054
                    patronunuzda Şİrketİ masa baŞinda kendİne borÇlandirir,, hanİ bİz volt mahsuplaŞarak aldikda, nerden Çikti volta olan borcumuz...

                    Dİye soramaz bu bekleŞengİller famİlyasi, bekleŞİp patron, zengİnleŞecekte bunlara da bal sÜrecek hayalİyle avutulup , mİlletİde uyuturlar...

                    Yorum

                    • siname
                      Bağımlı
                      • 18 Eylül 2013
                      • 1034

                      #9055
                      yapma doktorum yapma gariplerime bulaşma ben faikciğimi çok seviyorum etme eyleme ne genel kurulu ne tmsf si ne kayyumu ne fiyatının yukarı taşınması Allahasen yapma bırak relax bizim zeki patronumuz haleder tweetıra gelince emre nuhoğlu gelmiş ondan yazmıyorum sadece mavi hat diye yazdım anlamışdır herhal ben ona kıyamam

                      Yorum

                      • exitus123
                        Kıdemli
                        • 17 Mart 2013
                        • 3035

                        #9056
                        Fatoş TEKBAŞ / info@dorukgazetesi.com
                        CUMHURBAŞKANI GELDİ GEÇTİ...
                        Hazırlıklar günler öncesinden yapıldı. Göze çarpan hummalı çalışma Vilayet ve Büyükşehir’di.
                        Bütün güçlerini ortaya koydular. Cadde ve bulvarlar Türk bayraklarıyla donatıldı. Bilbordlara Cumhurbaşkanı Gül’ün fotoğrafları asıldı. (Kimbilir ne paralar harcanmıştır)
                        Yağmurla birlikte geldi Adana’ya...
                        Vali Atış olağanüstü çaba sarfetti, herşeyin kusursuz olması için, olay çıkmaması için, herhangi bir protestonun olmaması için azami dikkat kesilip kafa patlattı. Çok ama çok yoruldu.
                        Personel az mı yoruldu, valilik, emniyet ve büyükşehir çalışanların hepsinin canı çıktı diyebiliriz.
                        Birde buna yağmur eklendi. Yollar kaza kazı kazan gibi, trafik allak bullak...
                        ***
                        Vali düzenlediği basın toplantısında gazetecileri bilgilendirirken soru aşamasına geldiğinde ben: “Sayın Valim Cumhurbaşkanı Mensa’ya gidebilir” dedim.
                        Tabii gülüşmeler falan oldu.
                        Çünkü proğramda böyle bişey yoktu.
                        Vali Bey: “Mensa ziyaretinde yok, Temsa var” dedi.
                        “Ben sorumu geri alıyorum özür o zaman” dedim. Konuşmalar devam edince, tekrar aynı soruma sahiplendim.
                        “Sorumu geri almıyorum sayın valim” dedim.
                        Büyük bir nezaketle sözü verdi bana.
                        Biliyorsunuz Mensa patronları yedi yüze yakın işçi çıkardı, yüzlerce keşinin tazminatını kuşa çevirdiler. İnsanlar emekli edilemedi. Bu işletmede bir çok hak ve hukuksuzluk yaşandı. Cumhurbaşkanının buraya gideceğini öğrenen emekçiler protesto da bulunabilir. Tatsız şeyler yaşanabilir” dedim.
                        Tabi iki günlük ziyaretinde Sayın Cumhurbaşkanı burayı ziyarete gitti. Çünkü buranın sahibi Kayserili bir işadamı. İşçilerle o kadar çok uğraştı ki, anlatılacak gibi değil. Bu işletmeden kazandığını Kayseri’ye ve İstanbul’a yatırım yaptı.
                        İşçiler haklarını aramaya kalktığında söylediği tek şey:“ Kanun da nizam da benim. Hükümet arkamda” diyerek herkese gözdağı vermişti.
                        Bu haber yine DORUK gazetesinde sür manşetinde çıkmıştı.
                        Mensa Abudllah Gül’ü çok kullandı. Fabrikanın girişinde veya odasında bilmiyorum girmedim, patronla Cumhurbaşkanı’nın fotoğrafı asılı.
                        Bu fotoğrafı arkasına alarak bir kalkan gibi kullandı. İşçilere ağır ithamlarda bulundu. Mensa A.Ş patronu Mehmet Ulutaş: “Abdullah Gül benim çocukluk arkadaşım, bu dünyada kimsenin gücü bana yetmez...” (DORUK Gazetesi 30 Eylül 2007 Pazar) Oysa Abudullah Gül’ün en hasas ve nazik olduğu konu emekçi kesimin haksızlığa uğramasıdır. Hz. Peygamber bir hadisinde:“İşçinin hakkını alnının teri kurumadan ödeyiniz.” Cumhurbaşkanı elbette bunları bilemez. Ama müfettişleri göndererek 2005’ten 2010 yılına kadar yapılan haksızlıkları öğrenebilir. Neler olmuş, bitmiş bir rapor halinde kendisine sunulabilir.

                        ***
                        Bazıları; “Ne var bunda elbette Cumhurbaşkanı arkadaşlarını ziyaret edebilir” diyenler çıkacaktır. Kazın ayağı hiçde öyle değil. Çünkü bu ziyaret şu anlama geliyor. Ey savcı, ey sendikacı, ey maliyeci, ey defterdar, SSK’cı, şucu bucu... bak ben güçlüyüm. Sakın ola ki tekerime çomak sakmayın, arkamda kimin olduğunu görüyorsunuz, diye gözdağı verebilir. Bu ziyaret aynen bu intibayı vermiştir.
                        ***
                        İkinci notum; Cumhurbaşkanına verilen onur yemeğinde ben üç numaralı masada idim. Hiltonsa salonu 500 kişilik. Akustik kötü, slaytlar kötü. Masa düzenleri kötü. Adı Hiltonsa olunca, sanki akan sular duruluyor.
                        Salonun dışına masa atılmıştı. O masada oturanlarda cumhurbaşkanının yemeğine geldiğini sandı. Cumhurbaşkanını göremediler ve seslerini işitemediler.
                        ***
                        Üçüncü notum; Cumhurbaşkanı Cumartesi saat birde Çakmak Caddesini gezecekti. Program böyleydi. Bizler gazeteci olarak o saatte oradaydık. Sağnak halinde yağan yağmur sanki Cumhurbaşkanını bekler gibi kesiliverdi. Proğramı uzadıkça uzadı. Cumhurbaşkanını seven Adanalılar bu caddeye akın etmişti. Esnaf Odalar Birliği Başkanı Kazım Barışık bile bütün ekibini alıp en başta yağmura rağmen beklemeyi tercih etti.
                        Vatandaş: “Türkiye’nin Gül’ü buradan geçecek” dedi keyifle... Çakmak Caddesinde trafik yine devam ediyordu. İtiraz edecek gibi oldum. Aniden vatandaş devreye girdi. “Demokratik Cumhurbaşkanı yolların kesilmesine izin vermiyor” dedi.
                        Algıya bak, sevgiye bak, tutkuya bak, mesaja bak sen...
                        O caddede binlerce Adanalı vardı, o yağmura rağmen, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden Cumhurbaşkanı gelecek diye soğuğa ve yağmura aldırmadan beklediler.
                        Sonra ne olduysa hava muhalefeti denerek iptal edildi.
                        Cumhurbaşkanı şeker değildi, erimezdi. Süraatle o caddeyi selamlayarak geçebilirdi. Vatandaş da hayal kırıklığına yaşamaz, beklediğine değerdi. Saatler öncesinden gelip bir köşede yağmura rağmen bekleyenler üzülerek ayrıldılar oradan.
                        ***
                        Dip notum;
                        Basın danışmanına ne demeli?
                        Gazetecilere kök söktürdü.
                        Bazılarını tehdit ederek: “İstersem sizi görüşmeye aldırmam, kapalı yaptırırım” diye..
                        Buyrun buradan yakın.
                        150 Gazetecinin yapacağı tek şey, boykot edip orayı terketmesi buyrun görüşmenizi kendi kendinize yapın demesi gerekiyordu.
                        Adana’dan bir Cumhurbaşkanı gelip geçti, verdiği sözler vardı, bakalım ne kadarı gerçekleşecek. Takip etmek bize düşecek...



                        Yazı Tarihi :12/14/2010

                        Yorum

                        • exitus123
                          Kıdemli
                          • 17 Mart 2013
                          • 3035

                          #9057
                          Adamin kİŞİlİĞİne dokunmadan dokandirin olmayan bİrŞeye dokunsan ne olur kİ

                          siname Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                          yapma doktorum yapma gariplerime bulaşma ben faikciğimi çok seviyorum etme eyleme ne genel kurulu ne tmsf si ne kayyumu ne fiyatının yukarı taşınması allahasen yapma bırak relax bizim zeki patronumuz haleder tweetıra gelince emre nuhoğlu gelmiş ondan yazmıyorum sadece mavi hat diye yazdım anlamışdır herhal ben ona kıyamam

                          Yorum

                          • exitus123
                            Kıdemli
                            • 17 Mart 2013
                            • 3035

                            #9058


                            SUÇSUZSUNDA NEDEN CEZA YEMİŞSİN.....

                            Ana Sayfa Haber Yaşam İlanlar İnteraktif Arşiv



                            Gündem

                            Mavi Hat davasında 1 tahliye



                            A.A 12.09.2008







                            Haberler Anında Cebinizde Hürriyet Mobil


                            Haberler Anında Bilgisayarınızda Haber Alarmı


                            Haber Kaçırmaya Son Hürriyet Mind


                            Sitene Haber Ekle Kazan Bumerang
                            BOTAŞ'taki “yolsuzluk” iddiaları üzerine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde başlatılan “Mavi Hat Operasyonu”nun ardından açılan davada yargılanan tutuklu sanıklardan 1'inin tahliyesine karar verildi.

                            Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıklar ile sanık ve müdahil avukatları katılırken, bazı sanık yakınları duruşmada izleyici olarak bulundu.

                            Limak Şirketi'nde teknik koordinatör olarak çalıştığını belirten sanık Bahaddin Özdemir, üzerine atılı “ihaleye fesat karıştırmak”, “rüşvet anlaşması yapmak” ve “örgüte yardım etmek” suçlarını kabul etmediğini belirtti. Özdemir, beraatını ve duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.

                            Sanık Faruk Ceylan, olay tarihinde, BOTAŞ'ta Sözleşmeler Daire Başkanlığında, Sözleşmeler ve İhale Şube Müdür Vekili olarak görev yaptığını belirterek, suç teşkil edecek hiçbir eyleminin bulunmadığını ileri sürdü.

                            Olay tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde komiser olarak görev yaptığını kaydeden sanık Bekir Özcan ise üzerine atılı “suç örgütüne yardım etmek” suçunu işlemediğini savundu. Sanıklardan Ali Rıza Karaduman'ın, akrabası olduğunu ve bu nedenle telefonda görüştüklerini belirten Özcan, bu kişiye soruşturma hakkında herhangi bir şekilde haber ulaştırmasının ve bilgi vermesinin mümkün olmadığını, çünkü dava konusu olayla ilgili soruşturmanın, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü belirtti.

                            Sanık Mehmet Ulutaş da Adana'da tekstil üzerine çalışan bir iş yerlerinin bulunduğunu kaydederek, BOTAŞ ile ilişkisinin, iş yerinin gaz bedelinin ödenmesi ile ilgili olduğunu, ödemeye ilişkin herhangi bir sorun yaşanması halinde ise bunu yasal yollardan hallettiklerini ifade etti. Sanık Muhammet Hüseyin Ayaydın'ın bir gün kendisini arayarak, hayır amacıyla fakir kişilere dağıtılmak üzere 7 takım elbise istediğini belirten Ulutaş, Ankara'daki bir mağazadan gönderilen takım elbiselerin, kendi imalatları olduğunu söyledi. Söz konusu isteğin, Adana'daki iş yerinin doğal gazı ile ilgisi bulunmadığını savunan Ulutaş, suçsuz olduğunu ileri sürerek, beraat talep etti.

                            Sanıklar Haldun Ahmet İyidil, Hasan Ali Kudal, Siyami Hıdıroğlu, Ali Rıza Karaduman, Meriç Aydeniz, Mehmet Ali Doğan ve Semra Çevik, üzerlerine atılı suçları kabul etmeyerek, beraat talebinde bulundu. Sanıklar ayrıca duruşmalardan vareste tutulmalarını istedi.

                            Cumhuriyet Savcısı Kubilay Taştan, tutuklu sanıkların, üzerlerine atılı suçun niteliği, kaçma ve kanıtları yok etme şüphelerinin bulunması nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

                            Tutuklu sanıkların avukatları ise müvekkillerinin uzun zamandır tutuklu bulunduklarını ve mağdur olduklarını belirterek, tahliye talebinde bulundu.
                            Hakkında yakalama emri bulunan bazı sanıkların avukatları ise müvekkilleri hakkında CMK'nın 246. maddesi uyarınca tutuklanmayacakları hususunda güvence belgesi verilmesini istedi.

                            Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Şatır, sanık Ali Karaer'in tahliyesine, diğer tutuklu sanıklar İbrahim Selçuk, Mustafa Şağban, Eyüp Fatih Erarslan, Ahmet Karademir, İsa Yerdelen, Rıza Çiftçi, Mehmet Sezgin, Abdullah Gündüz, Ethem Tozlu, Ekber Topal, Özgür Haşemoğlu, Mehmet Bulut, Seydi Çevik, Lokman Usta, Cemal Yazıcı, Hasan Turgay Günay, Rahmi Ülgen Güven, Selahittin Hacıömeroğlu, Merdan Hürmeydan, Muhammed Hüseyin Ayaydın, Sezai Bacaksız, Ümit Nejat Alpaslan ve Erhan Peker'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini açıkladı.

                            Duruşmada ifadesi alınan ve tutuksuz yargılanan sanıkların duruşmalardan vareste tutulmalarını kararlaştıran mahkeme, bir kısım sanık avukatının, müvekkilleri hakkında CMK'nın 246. maddesi uyarınca tutuklanmayacakları hususunda güvence belgesi verilmesi taleplerinin reddine karar verdi.
                            Mahkeme, bazı tanıkların dinlenilmesi ve dava dosyasındaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

                            Yorum

                            • exitus123
                              Kıdemli
                              • 17 Mart 2013
                              • 3035

                              #9059
                              bİz kadİfe kumaŞindan takim elbİsede yapiyormuŞuz...

                              Hala bunlardan Ümİt bekleyenler..

                              Bunlarin davalara yaptiklari savunmalari gÖrseler..... Ah kİ ahhhhhhh...

                              Bİn pİŞman olurklarda...... İŞlerİne gelmez, yoksa bu bekleŞengİller famİlyasi bİzİm memsanin takim elbİselerİn mİ gİyolar....

                              Yorum

                              • exitus123
                                Kıdemli
                                • 17 Mart 2013
                                • 3035

                                #9060
                                rÜŞvet verİp enselenenden yÖnetİm kurulu baŞkani mi olur ??????

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information