BJKAS-Beşiktaş Futbol Yat.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • stockbroker
    Master
    • 28 Temmuz 2008
    • 4807

    #76
    BEŞİKTAŞ FUTBOL YATIRIMLARI SERMAYE ARTIRIYOR

    Beşiktaş Futbol Yatırımları, çıkarılmış sermayesini 240 milyon
    TL'ye yükseltme kararı aldı.
    Şirketten konu ile ilgili KAP'a yapılan açıklamada, çıkarılmış
    sermayenin 500.000.000 TL'lik kayıtlı sermaye tavanı içerisinde,
    tamamı nakden karşılanmak üzere 40 milyon TL'den 240 milyon TL'ye
    yükseltilmesine karar verildiği belirtildi.
    Açıklamada, rüçhan haklarının nominal değeri üzerinden
    kullandırılmasına ve rüçhan haklarının kullanımından sonra kalan
    payların İMKB Birincil Piyasası'nda halka arz edilmesine karar
    verildiği belirtildi.
    Karar yönetim kurulunun oybirliği ile alındı.

    Yorum

    • stockbroker
      Master
      • 28 Temmuz 2008
      • 4807

      #77
      ***BJKAS***BEŞİKTAŞ FUTBOL YATIRIMLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş.( Özel Durum Açıklaması (Genel) )

      Ortaklığın Adresi : Süleyman Seba Cad. BJK Plaza B Blok No:48 Zemin Kat Beşiktaş / İstanbul
      Telefon ve Faks No. : (212) 310 10 00- (212) 258 81 94
      Ortaklığın Yatırımcı/Pay Sahipleri İle İlişkiler Biriminin Telefon ve Faks No.su : (212) 310 10 00 (319) - (212) 258 81 94
      Yapılan Açıklama Ertelenmiş Açıklama mı? : Hayır
      Özet Bilgi : Batuhan Karadeniz ile olan sözleşmemiz karşılıklı olarak fesh edilmiştir.


      AÇIKLAMA:
      Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

      Kulübümüzde kiralık olarak oynayan Profesyonel Futbolcu Batuhan Karadeniz ile olan sözleşmemiz karşılıklı anlaşılarak fesh edilmiştir.

      Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No:54 sayılı Tebliğinde yeralan esaslara uygun olduğunu, bu konuda/konularda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.


      IMKB

      Yorum

      • ayhan53
        Rallici Başkan
        • 27 Nisan 2009
        • 2657

        #78
        UEFA’nın 2013-2014 sezonundan itibaren Finansal Fair Play uygulamasına geçmekle beraber, sanırım kulüp takımları ve dolayısıyla kulüp başkanlarının yeni pozisyon almaları kaçınılmaz görünüyor.

        Çünkü farklı kriterlerin uygulamaya konulması işin rengini değiştireceğe benziyor.

        Kriterlerin neler olduğuna göz atarsak belki değişen koşulları dahi iyi anlayacağız.

        1-Yöneticeler kulüp için ceplerinden para harcamayacaklar.(Paralı başkan dönemi bitiyor.)

        2-Yöneticiler, şirket ortaklarına veya ilişkili şirketlere olan borçları 2012-2013 sezonun kaynaklarından ödeyecekler. (Borçlar kaynaklarına iade olacak.)

        3-2012-2013’ten itibaren kulüpler transfer gelirlerinden daha fazla harcama yapamayacak. (Denk Bütçe uygulaması esas olacak.)

        4-Mali tablolarda parasal olmayan gelirler yer alırsa, ( Örneğin başkan veya yöneticilerin verdiği paralar.)bu gelirler futbol dışı gelir olarak kabule edilecek ve kulüp gelirleri içinde sayılmayacak.(Sadece kulübe hibe edilen tutarlar gelir olarak sayılacak.)

        5-Hiçbir futbolcu, kulüp ya da yasal otoriteye vadesi geçmiş borç bulunmayacak. Gelirlerden daha fazla borçlanılmayacak.(Denk bütçe ilkesi). Bu durumda transfer yasağı geliyor.

        6-Öz sermayenin eksiye düşmesine izin verilmeyecek. Kulüplerin başa baş noktasını yakalamalarına olanak için kulüplerin bir dönem zarar etmelerine izin verilecek.

        7-Futbolculara yapılacak ücret, maaş ve prim ödemeleri, toplam gelirin yüzde 70‘ini geçmeyecek.

        8-Kulüplerin toplam borcu, toplam gelirinin yüzde 100’nü geçemeyecek.(Denk Bütçe Uygulaması).

        9-Bütçesi 5 milyon Euro’nun altındaki kulüpler finansal kriterlerden muaf tutulacak.

        10-Kulüplerin ilişkili şirketleri ile yaptıkları her türlü ticari işlemde geçerli olan fiyatların piyasa emsallerinden oldukça yüksek veya düşük olması durumunda, bu rakamlar gelir veya gider hesaplarına herhangi bir etkisi olmayacak, söz konusu işlem için bir emsal piyasa fiyatı bulunarak gelir ve giderin tespitinde bu fiyat dikkate alınacak. (Örneğin Mancester City sahibi Mansour bin Zayed Al Nahyan’ın firması Etihad ile sahibi olduğu kulübün 10 yıllığına 642 milyon dolarlık sponsorluk sözleşmesi gibi sözleşmeler…Nitekim bu sponsorluk sözleşmesi UEFA tarafından incelemeye alınmıştır)

        11-Kulüpler transfer ettikleri futbolculara ödeyecekleri bonservis ücretlerini, işlemin gerçekleştiği yılda tek seferde değil, futbolcu ile yapılan sözleşmenin süresi boyunca, amortisman mantığı içinde giderleştirecek. Ancak söz konusu oyuncunun sözleşmesi devam ederken satılması halinde oluşacak kar veya zarar rakamı, içinde bulunan senede dikkate alınacak.

        12-Kulüplerin altyapı, stadyum veya antrenman sahası gibi yatırım amaçlı harcamaları başa baş noktasındaki hesaplamalarına dahil edilmeyecek."
        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

        Yorum

        • ayhan53
          Rallici Başkan
          • 27 Nisan 2009
          • 2657

          #79
          BESIKTAS, UEFA LISANSI ALDI Besiktas, UEFA Kulup Lisansi almaya hak kazandi. Besiktas, gelecek sezon Avrupa Kupalarina katilabilecek.
          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

          Yorum

          • ayhan53
            Rallici Başkan
            • 27 Nisan 2009
            • 2657

            #80
            BİST’ten üç kulübe “Borsadan atarım” uyarısı geldi Borsa İstanbul (BİST) yönetim kurulu bugün yaptığı toplantı sonrasındaki duyurusunda, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonpor’a bilançonu düzeltmek için gerekli tedbirleri alması için uyardı.Bu uyarı sonrası eğer kulüpler durumlarını düzeltmezse BIST’in bu şirketleri borsa kotundan çıkarma yolu da açılıyor. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bugün 3 futbol kulübü için uyarılar geldi.

            3 KULÜBE UYARI AYNI AMA!…

            Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor’a gelen uyarılar rakamlar hariç birbirinin aynı. Açıklamada; Beşiktaş’ın net işletme sermayesinin 179.8 milyon, Trabzonspor’un 173,4 milyon ve Galatasaray’ın 288 milyon TL ekside olduğu belirtiliyor.

            Bunun yanında üç kulübün şirketlerinin de;

            - Kısa vadeli yükümlülüklerinin gelirlerini aştığı
            - Bağımsız denetçinin “şartlı” görüş bildirdiği
            - Büyük yabancı para açık pozisyonları olduğu
            - Futbolcuların bir aktif varlık olarak değerlendirilmesiyle özsermayenin yüksek tutarlı artıya geçerek eksi özsermayeyi artıya taşıdığını belirtti.

            Bu şu anlama geliyor; Futbolcuların her birini şirketin bir varlığı gibi düşünün. Bunların değeri alt alta toplandığında çıkan rakam negatif olan özsermayenin artıya çıkmasını sağlıyor. Ayrıca üç kulübün de maliyetleri azaltıp gelirleri artırmaya çalıştığına dikkat çekiliyor ve gerekli tedbirler almaları için uyardığını açıklıyor.

            BEŞİKTAŞ’A EK UYARI

            Ancak Beşiktaş’a ayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Diğerlerinden farklı olarak Beşiktaş’a Kotasyon yönetmeliğinin 24/c maddesine göre de uyarı var. Söz konusu madde “Kamuoyunu bilgilendirme ve KAP’a bilgi göndermede yeterli özeni göstemiyorsun” maddesi…

            24. MADDE KOTTAN ÇIKARMA

            İnternet sitelerinde KAP’ın açıklamasıyla yetinilmiş. Ancak asıl önemli olan konu ayrıntıda… Çünkü Kotasyon Yönetmeliği’nin 24. Maddesi “BORSA KOTUNDAN ÇIKARMA” konusunu düzenliyor. Ve maddenin ilk cümlesinde kotasyon komitesinin görüşü alınarak ya da komitenin teklifiyle “sürekli” ya da “geçici” olarak borsa kotundan çıkarılabileceği belirtiliyor. Kritik ikinci cümlede ise şöyle deniyor: “Yönetim Kurulu, kottan çıkarma kararını vermeden önce ilgili ortaklığı durumu düzeltmesi için uyarabilir ve süre verebilir.”
            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

            Yorum

            • ayhan53
              Rallici Başkan
              • 27 Nisan 2009
              • 2657

              #81
              Son haftalarda % 80 yükseliş ve ardından % 20 lik düşüş yaşayan hissede sert hareketlerin sebebi ne ?

              Son günlerin bomba hissesinde neler oluyor ?


              Beşiktaş hisse senetlerinde yaşanan yükseliş ve düşüşler son hızla devam ediyor. Şirketten istenen özel durumlar açıklamasında kamuya açıklanmamış özel bir durum olmadığı bildirilirken Beşiktaş hisse senetleri olumlu olumsuz her gelişmeye yükselişle karşılık verdi. Beşiktaş hisse senetleri olaylı Galatasaray derbisi sonrası 23/09/2013 tarihinde taban fiyattan güne başlamış 1,88-2,12 TL gibi geniş bir fiyat aralığında dalgalandıktan sonra 2,02’den kapanmıştı. Ancak ertesi gün hisselerde yaşanan yükseliş hareketi tekrar başladı. 26/09/2013 tarihinde Borsa İstanbul, borsada işlem gören futbol şirketleri Galatasaray Sportif GSRAY, Beşiktaş Futbol BJKAS ve Trabzonspor Sportif'i TSPOR finansal yapılarını düzeltmek için gerekli tedbirleri almaları konusunda uyardı. Borsa İstanbul’un KAP'ta yer alan açıklamasında, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'un net işletme sermayelerinin ekside olduğu ve kısa vadeli finansal borçlarının hasılatlarından fazla olduğu belirtildi. Beşiktaş hisseleri diğer spor hisselerinden ayrışarak yine yükselişle karşılık verdi ve kapanış 2,11 TL’den gerçekleşti. Ve 30/09/2013 günü hisseler şampiyon olunmuşçasına yükselerek 2,32 TL’den başladığı günü, gün içinde gördüğü en yüksek fiyat olan 2,69 TL’den kapattı. Şampiyonluk yarışında önemli yara olan 2-0’lık MP Antalyaspor mağlubiyeti bir diğer olumsuzluk idi. Ancak hisseler 2,87 TL’yi gördükten sonra kapanış 2,45 TL’den gerçekleşti.

              Bugün ise en yüksek 2,92 görüldü ve 10:40’tan sonra gelen sert satışlarla 20 dakikalık süre içinde taban oldu, fiyat 2,53 TL. Beşiktaş hisselerinde yaşananları ‘’Beşiktaş hisselerinde büyük kumar’’ başlığı ile 18/09/2013 tarihinde yatırımcılara duyurmuş ve ‘’Borsa kulislerinde hisseye giren bir oyuncunun kısa vadeli ‘vur-kaç’ taktiğini hayata geçirmek istediğinin dile getirildiğini’’ okurlarımızla paylaşmıştık.

              Borsa kulislerinde konuşulanlara göre Beşiktaş hisselerinde yaşanan fiyat hareketlerinin perde arkasında MKK’ya kaydedilen 12 milyon lot hissesi yatıyor.
              Yaşanan sert fiyat hareketleri karşısında uzmanlar, yatırımcıların dikkatli olmasını öneriyor.

              borsagündem
              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

              Yorum

              • Miramis
                Yeni Üye
                • 01 Ekim 2013
                • 1

                #82
                AÇIKLAMA:
                Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

                Hakim ortağımız BJK Derneği, 02.10.2013 tarihinde 2,45 TL-2,90 TL aralığında, 2,64 TL A.O.F ile toplam 12.000.000 adet BJKAS pay satışı gerçekleştirmiştir.

                Bu işlemle birlikte hakim ortağımız BJK Derneği'nin Şirketimiz sermayesi içerisindeki payı 57,50%'ye düşmüştür.

                Yorum

                • ayhan53
                  Rallici Başkan
                  • 27 Nisan 2009
                  • 2657

                  #83
                  [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                  M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                  Yorum

                  • dayii
                    Tecrübeli
                    • 02 Ekim 2013
                    • 33

                    #84
                    Başkanım bu tacirlerin vurgun yapmadığı hisse gördünüz mü ??hacimli ve spekülatif işlem yapan hisselerde...

                    Yorum

                    • ayhan53
                      Rallici Başkan
                      • 27 Nisan 2009
                      • 2657

                      #85
                      4 büyük kulüplerin giderek artan borçları yabancı basında konu edildi. Bloomberg'de yer alan "Borçlarını azaltan Manchester United Türk futbolunun çürüdüğünü gösterdi" başlıklı haberde Galatasaray'ın 12 aylık borçlarının 57 milyon dolara yükseldiği belirtilerek Eylül sonu itibariyle kulübün 4.5 milyon dolar nakdi bulunduğu, bunun yeni teknik direktör Roberto Mancini'nin bir sezon ücretini karşılamadığı yazıldı.

                      Bloomberg'den Ercan Ersoy ve Taylan Bilgiç'in haberinde diğer kulüplerin de net borçlarında büyük artışlar yaşandığı vurgulandı. Buna göre Beşiktaş'ın kısa vadeli net borçlarının nakitlerine oranı 24 kata, Trabzon'un 41 kata Fenerbahçe'nin ise 8.3 kata ulaştı. Galatasaray'ın kısa vadeli borçlarının miktar olarak 4 büyük kulüp olarak en yüksek borç olduğu belirtilen haberde buna karşın net borçların nakde oranının 13 kat olduğu ve bu oranın Beşiktaş ve Trabzon'dan daha az olduğuna dikkat çekti.

                      "MANCHESTER UNITED'I SOLLADI"

                      Galatasaray ile Manchester United'ın bilançolarının kıyaslanmasında da çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Buna göre Galatasaray'ın 2013 üçüncü çeyrek bilançosuna göre borçlarının Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârına (FAVÖK) oranı 17.4'ü buldu. Aynı oran Manchester United'da 3.9'da bulunuyor. Galatasaray'ın kısa vadeli borcu da yıllık 3 katı daha fazla gelir yaratan Manchester United'dan 8 kat daha fazla seviyede bulunuyor.

                      SADECE FENERBAHÇE KAR ETTİ

                      Galtasaray 31 Mayıs'ta biten bilanço döneminde 99 milyon lira net zarar yazarken, Beşiktaş'ın zararı 68.3 milyon lira, Trabzonspor'un zararı da 61.2 milyon lirayı buldu. Bu bilanço döneminde sadece Fenerbahçe 1.6 milyon lira kar edebilirken Fenerbahçe'nin karı da bir önceki döneme göre yüzde 73 düşüş gösterdi. 4 büyük kulübün de banka borçlarının bulunduğu hatırlatılan haberde Galatasaray'ın çoğu dolar cinsinden toplam 115 milyon dolar borcunun bulnduğu, faizlerininde yüzde 5.5 ile 8,75 arasında değiştiği hatırlatıldı.

                      "KULÜPLER FİNANSİ AÇIDAN ÖLDÜ"

                      Beşiktaş'ın eski yöneticisi İbrahim Altınsay'ın da görüşlerine yer verilen haberde Altınsay'ın "kulüpler finansi açıdan öldü. Fakat cesetleri çürümeye henüz başlamadı" ifadeleri yer aldı.
                      [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                      M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                      Yorum

                      • ayhan53
                        Rallici Başkan
                        • 27 Nisan 2009
                        • 2657

                        #86
                        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                        Yorum

                        • ayhan53
                          Rallici Başkan
                          • 27 Nisan 2009
                          • 2657

                          #87

                          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                          Yorum

                          • ayhan53
                            Rallici Başkan
                            • 27 Nisan 2009
                            • 2657

                            #88
                            Spor Klüpleri ve Şirketleri Üzerine
                            Hem spor klüpleri hem de bunların futbol şirketleri, özellikle de dört büyükler, son zamanlarda yine finansal ve ekonomik açıdan sorunlu günler yaşıyorlar. Resim şöyle;

                            Futbol klüpleri kurumsal açıdan çok kötü yönetiliyorlar. Klüp başkanları çoğunlukla klüpleri tek adam olarak ve hatta çoğunlukla otoriter bir tarzla yönetiyorlar , Arap Şeyhleri ve Rus Oligarkları gibi savurgan bir biçimde para harcıyorlar. Tek farkla ki onlar kendi paralarını harcarken bizimkiler başkalarına ait , kendi ceplerinden çıkmayan paraları savuruyorlar ve bir sonraki yönetime borç batağı bırakıyorlar.


                            Klüpler ve klüp şirketleri borca batık durumda ve borcun gerçek boyutları da çoğunlukla belirlenemiyor. Aynı klüp için değişik rakamlar havada uçuşuyor. Konsolide bazda geçek borcu ve bu borcun niteliklerini görmek çoğu kez mümkün olmuyor.

                            Klüpler ve klüplerin şirketleri gelir ve gider dengeleri yapısal olarak bozuk ve zarar ediyorlar, para kaybediyorlar. Bu da daha çok borçlanma ve sermaye arama gereği yaratıyor.

                            Aynı zamanda bu olumsuz finansal sonuçlar fon sağlama olanakları açısından da sorun yaratıyor ve klüplerin şirketlerinin yeni sermaye artırımları önünde en önemli engeli oluşturuyor. Sürekli para kaybeden ve sürekli klüple/ve diğer ilgililerle ilişkili işlem peşinde koşan şirketlere kim niye para yatırsın ve hissedar olsun sorusunun sorulmasına neden oluyor. Klüpler taraftar ile yatırımcının aynı davranış kalıplarına sahip olması bekliyor. Ancak taraftarın taraftar olarak davranış kalıpları ve tercihleri ile aynı taraftarın yatırımcı olarak davranış kalıpları ve tercihleri çoğunlukla örtüşmüyor ve farklı güdülenmeye sahip. Doğru olanı futbol klübü derneklerinin finansal açıklarının kapatılabilmesi için üyelerine yönelmeleri ve onlardan talepte bulunmaları ; ancak bu yol ne hukuken olası ne de fiilen açık.


                            Futbol endüstrisinde rakamların büyümesi ve endüstrileşme nedeniyle artık paralı yada “ ağa “ başkan gelsin de bizi kurtarsın devri kapanalı çok oldu ancak taraftar ve onları kışkırtan medya hala beyaz atlı prens gibi paralı yada ‘ağa’ başkan bekliyor. Ne kurumsal yapı ne de ortam, İngiltere’de Arap şeyhleri ve Rus oligarkı gelmesinde olduğu gibi , paralı başkanların gelmesine uygun değil.


                            Finansal zorluklar sürdükçe futbol klüplerinin dernekleri ile halka açık şirketleri arasında sermaye piyasasının temel kuralları olan kamuyu aydınlatma , ilişkili taraf işlemi , mali tablo hazırlama kuralları ve manüplasyon bakımından yaşanan uyumsuzluk ve olumsuzlukların süreceğini beklemek yanıltıcı olmayacaktır.


                            Büyük klüpler Süper Ligi TFF’nin yönetiminden alıp İngitere’deki gibi ayrı bir kurumsal yapı , şirket haline getirmek istiyorlar. İngiltere’de Premier Ligin gerisinde, futbol klüplerinin kendisi dahil, bambaşka br kurumsal yapı, kültür ve anlayış var. Ancak Süper Ligi oluşturan takımların kurumsal yapılanması düzeltilmeden ve diğer kurumsal yapılar böyle bir örgütlenmeyle uyumlu hale getirilmeden böyle bir yapıda lig kurulması sadece sorunları artırır ve karmaşıklaştırır.


                            Borsa İstanbul yönetimi borsaya kayıtlı futbol şirketlerine mali açıdan bazı düzeltici önlemler alınmasını istemiş ve bunu gerçekleştirebilmeleri zor görünüyor.


                            Fenerbahçe, bu çerçevede gelirleri zaten şirkete özgülenmiş olan stadını fahiş bir fiyata şirkete devrederek yükümden kurtulmak istiyor. CEO’nun kurumsallaştırma palavraları attığı bir kurumda affedilmeyecek bir yanlışlık ve hata. SPK girişimi sadece geriye çevirmiş. Bir de üstüne üstlük geride finansal açıdan hiç bir yapılabilirlik planı olmadan Üniversite kurulmak isteniyor. Fenerbahçenin finansal durumu FB Yüksek Divan üyesi olarak benim canımı sıkıyor.


                            Galatasaray ise şirketinde SPK tarafından reddedilen sermaye artırım işleminin ardından yeni bir sermaye artırımı peşinde. İlk kez halka açılırken yapılan ve SPK tarafından paydaşlar arası katlanılmaz dengesizlik olması nedeniyle geri çevrilmiş olması gereken bir yapının ve modelin yarattığı soruna dayanan olmsuzlukları hala çözmeye uğraşıyorlar. Bir de üstüne üstlük o günkü sürdürülemez modele yol veren bir eski kamu görevlisini yönetim kurulu üyesi yapmaktan da medet umuyorlar.


                            Borsada işlem gören dört futbol klübü şirketinin mali sonuçları olumsuz ve bu olumsuzluğun düzeltilebilme olanağının bugünkü kurumsal yapı içinde olmadığı yada sınırlı olduğu kanısındayım. Nakit sermaye artırımları ile ve yaratıcı muhaesebe teknikleri ile bilanço süslenebilse bile gelir tablosunu düzeltmek zor görünüyor. Resmi iyi görebilmemiz de de sorun var. Spor klübü, futbol şirketi ve diğer yan şirket ve kuruluşların muhasebe standartlarına göre hazırlanmış ve denetlenmiş konsolide mali tablolarına gereksinim var. Yani klüp temel alınıp aşağıya , yana , yukarıya doğru bütün mali tablolar konsolide edilmeli. Yöneticiler özellikle borç rakamı başta olmak üzere klüp genel kurullarına ayrı şirket genel kurullarında ayrı sonuçları ve rakamları manüple edip hem klüp üyelerini ve şirket ortaklarını hem de kamuoyunu yanıltıyorlar. Bu aslında TTF nin işi ama , onların bilgisi , görgüsü ve ufku bunu kavrıyamıyor ; burada iş SPK ya düşüyor.


                            Baştan beri futbol klüplerinin şirketleri için borsaya kote olmanın uygun olmadığını ve hem klüpler hem piyasalar hem de SPK/BİST açısından sıkıntılar yaratacak bir konu olduğu kanısındayım. Bunun bir nedeni sıklıkla tekrarladığım bu işin kurumsal alt yapısının ve dernek şeklinde örgütlenmiş klüplerin şirketlerinin gerçek anlamda şirket olmadığıdır. Bu şirketlerde sahiplik sorunu vardır; gerçek anlamda ana hissedarı olmayan ve olamayacak olan şirketlerin ekonomik kurallara uygun olarak yönetilemiyeceği ve kurumsallaşamıyacağı kanısındayım. İkincisi , borsanın temel işlevlerinden birisi ‘market for control’ dediğimiz mekanizma yeterince etkin olarak çalışmasa da bu yolla şirketlerin kontrol eden sahipliğinin değişebilmesini fiilen olmasa bile teorik olarak sağlamaktır. Futbol klüplerinin şirketlerinde bu yol kapalıdır ve sahipliğin değişme olasılığının olmadığı şirketlerin de borsada yeri olamaz.


                            Nitekim bu konuda yapılan ve sahiplik modellerini inceleyen bir çalışma (Walters – Hamil ( 2010 ) sahipliğin modellerinden birisi olarak “ borsada sahiplik modeli (stock market model of ownership) “ olarak niteliyor. İngilere’de futbol klüpleri daha baştan ağırlıklı olarak şirket ( ltd yada plc ) şeklinde yapılandığından sorun yada tartışma burada değil. İngiltere’de ilk kez FA kuralları dolanılarak 1983 de Tottenham ile başlayan borsada sahiplik yada halka açılma modeli 1989 da Millwall ve 1991 de Manchaester United ile sürmüş 1990 larda da popüler olmuştur. 1992 de Premier Ligin kuruluşunun ve naklen yayın olgusunun ardından futbolun hızla ticarileşmesi ile sektör bir anda yatırım bankalarının gözdesi olmuştur.2000’e kadar 22 futbol şirketi borsaya gelmiş ancak bunların 14 tanesi 2008’e kadar borsa kotundan çıkarılmışlardır.


                            Walters-Hamil ( 2010 ) bu modelin işlememesinin ve buna bağlı olarak futbol klüplerinin borsa kotundan çıkmasının/çıkarılmasının gerisinde üç temel neden olduğunu söylüyorlar.


                            Birinci neden, borsada işlem görmek başlangıçta futbol klüplerine bir dış yatırım , para girişi sağlasa da temettü ve değer artışı biçiminde yatırımcı için sağladıkları performans kötü ve yetersiz olmuştur. Bu nedenle, futbol klüplerinin halka arz yoluyla yeni sermaye , kaynak sağlama olanakları azdır ve sermaye piyasası kurumları artık futbol klüplerini yatırım yapılabilir fırsat olarak görmemektedirler ( bu neden bizdeki borsaya kote edilen futbol klübü şirketleri için de geçerli ).


                            İkincisi amaç fonksiyonundan kaynaklanıyor. Bir futbol klübünün amacı bir spor faaliyeti olarak ve aynı zamanda da bir ticari/ekonomik iş olarak futbolu promote etmektir yani geliştirmektir. Avrupa’da özellikle de futbol olmak üzere , sporun amacı oturmuş ve bilinen bir şeydir. Bu çerçevede bir futbol klübünün amacı , oyun başarısı , ortalama seyirci sayısının artması , liğin sağlıklı olması gibi çoklu amaçları maksimize ederken aynı zamanda finansal olarak da ayakta kalmaktır. Buna karşılık borsa modeli bir şirket yapılanmasında amaç karın maksimize edilmesi ve pay sahiplerine / yatırımcılara getiri sağlamaktır. Futbol klübünün kar maksimizasyonu/ getiri gibi tek bir maç yerine çoklu amaçları olması nedeniyle borsa modeli futbol endüstrisi için uygun bir model değildir. Bunun yerine daha kapsayıcı ve paydaş yaklaşımlı bir model futbol klübünün ekonomik ve sosyal yönlerine hitap ettiği için daha uygun bir modeldir.


                            Diğer yandan Kindler ( 2008 ) de benzer gerekçelerle borsada işlem görmenin futbol klüpleri için iyi bir seçenek olmadığını ifade etmektedir.


                            Üçüncü neden, İngiltere’de borsaya kayıtlı futbol klübü şirketlerin çoğunun yabancı yatırımcılar tarafından satın alınmasıdır. Bu ise, halka açık borsada işlem gören şirketlerin kapalı şirketler haline gelmesine neden olmuştur. Bu yeni yatırımcılar yada büyük hissedarlar futbol klüplerini yada daha doğru deyişle futbol ile iştigal eden şirketlerini yönetirken sermaye piyasalarının sıkı kuralları ile uğraşmak istememektedirler.


                            Bu satırların yazarı Fenerbahçe Spor Klübünün Yükek Divan üyesi olacak kadar eski bir üyesi ve sıklıkla futbol kuruluşlarının kurumsal yönetimi üzerine yazmaya çalışıyor. Öncelikle de Türkiye’de futbol kuruluşlarının içine düştüğü kurumsal karmaşanın düzeltilmesi gerektiği kanısında.


                            Futbolda medya ve onun yönlendirdiği insanlar maçlara , gol-ofsayt-penaltı gibi maç içi enstantanelere ; futbolcuların gece hayatına , arabalarına , kız arkadaşlarına , kızlarla otele kapanmalarına ; teknik direktor-yönetici kavgalarına ; futbolcuların biribirleri ile itiş kakışına odaklandığından (kuşkusuz bu bir ölçüde olağan) temel sorunları ne tartışmak ne de değişik çözümleri üretmek olası. Türkiye’de bir ekonomi gazetesi yaşamını zorlukla sürdürebiliyor ama bir kaç tane lumpen içerikli futbol gazetesi tiraj açısından büyük gazetelerle çekişiyor. Alın ülkenin büyük gazeteleri , onlar da bileşik kaplar örneği. Oların da spor sayfaları ( örneğin Hürriyet’in hemen her gün 8 sayfası spora ayrılıyor ) yada spor eklerinin (örneğin Habertürk’ün 12 sayfa ) tamamına yakını futbola ayrılmış , ancak içerik çoğunlukla tele-voleden ibaret.

                            Futbol kuruluşlarının kurumsal yapılarının düzenlenmesi işinin politikacıdan başlaması gerekiyor. Sorun da zaten burada başlıyor. Politikacı futbolun kurumsal yapısının iyileşmesi ve yenilenmesi halinde yönettiği , etkilediği , at koşturduğu bir alanın büyük ölçüde kendisinin hakimiyet alanı dışına çıkacağını biliyor. Bunun için futbol klüplerine vergi avantajları sağlıyor, sık sık vergi borçlarını affediyor, istediğine stad yapıyor, bir gecede futbolculara vatandaşlık veriyor, futbolcu/futbol klübü yöneticilerine en fazla müsadaye mazhar vatandaş muamalesi yapıyor vs.vs.

                            Adı spor olan ancak gerçekte Futbol Klübü olan kuruluşların mevcut, eski ve potansiyel yöneticileri de sistemin değişmesini istemiyor. Politikacının elini üstlerinden eksik etmesini ise hiç istemiyorlar. Sektörde gerçek anlamda şirketleşme yada yaşıyabilir/sürdürülebilir yeni bir ekonomik bir örgütlenme modeli ve kurumsallaşma olsa çoğu artık buralarda yönetici olamıyacağını biliyorlar, hatta böyle bir sistemde kendileri de olmak istemezler. Sistem değişse artık başkasının parasını harcayamayacağını biliyor , bol keseden harcayıp borcu bir sonraki yönetimin üzerine atamıyacağının farkında , ne kadar finansal açıdan batık olsa da hukuken batırılmayacağını ve yaptıklarından sorumlu tutulmayacağını biliyor. Futbol klüpleri ‘too political to fail’ yani batırılmayacak kadar politik statülerine konglomorate yöntemle büyüyüp ‘too big to fail’ statüsünü yani batmayacak kadar büyük özelliği de ekliyorlar.

                            Futbol kuruluşları kurumsal olarak yenilenmeliler. Burada temel sorun bazen biribiri ile çelişen amaçları eş-anlı olarak çözebilecek tek ve ideal bir model olmadığıdır. Kindler (2008)‘in de belirttiği gibi futbol klüpleri şirketlerden daha fazla tür ve sayıda paydaşı olan kuruluşlardır. Bu nedenle modeli kurarken paydaşların durumları , konumları ve bekleyişlerini dikkate almak gerekir. Model mutlaka ve mutlaka ekonomik olarak yaşıyabilirliği sağlayacak ve sürdürülebilirliği gözeten bir model olmalıdır; finansal ve ekonomik olarak iyi yönetimi sağlayacak mekanizmalar ve araçlar olmalıdır. Model hesap verebilirliği etkinleştirmelidir ; sadece kağıt üzerinde iyi dizayn edilmiş değil fiilen de etkin işleyen ve işletilmesinden kaçınma yollarının kapatıldığı ve şekilciliğin arkasına sığınılmadığı bir sistem kurulmalıdır. Futbol klübü futbol klübü olmalı yani hangi hukuksal örgütlenme olursa olsun futbol kuruluşunun konglomarete bir yapıya dönüşmesine izin verilmemeli sadece ve sadece futbol işine odaklanması sağlanmalıdır.

                            Bu yenilenmenin bir yolu klüplerin şirkete dönüştürmeleri biçiminde olabilir. Zaten futbol klüplerinin şirketleri var diyebilirsiniz. Bugünkü sistem maskaralık. Şirket diye gördüğümüz kuruluşlar kağıt üzerinde ve hukuken şirketler ama gerçek anlamda şirket değiller. SPK’nın bu şirket olamayan görünürdeki şirketlerin halka açılarak borsaya gelmelerini sağlamasını stratejik açıdan yapılmış önemli bir yönetim hatası olduğunu her fırsatta tekrarlıyorum. Şirket modeli tek bir model değil. Dernek yada vakıf modeli de iyi kurgulanması halinde iş görebilecek ve yaşıyabilirlik sağlayacak bir yapı oluşturabilir. Bu konuda belki doğrusu değişik seçenekli modeler oluşturmak ve bunların kurumsal yapısını iyi dizayn etmek ve belirli kriterler çerçevesinde seçimi kurumların kendilerine bırakmak gerekli. Burada önemli konu mevcut klüplerin bu yeni yapıya nasıl ve ne şekilde dönüştürülecekleri.

                            İkinci konu, bu klüpler büyük ölçüde dernek statüsünde ve birden fazla spor dalında faaliyetleri var. O zaman bu özellik dikkate alınarak bir sistem kurulması gerekiyor. Bazıları yine çoklu spor faaliyetlerini sürdürürken bazıları sadece futbolda devam etmek isteyebilirler. Bu tercihin yapılabilmesini sağlayacak model seçeneklerini kurgulamak gerekir.

                            Üçüncü önemli konu belediyeler kanalıyla politikanın futbolda aktif bir yer edinmesidir. Ülkemizdeki belediye başkanlarının spor klüplerinin yönetiminde yer alması yasak ama hem futbolda hem de diğer spor dallarındaki liğlerde çok sayıda belediye klübü var. Özellikle alt liğlerde belediyelere ait olan futbol klübü/ şirketi sayısı bazan o liği domine edecek kadar fazla. Bu hem spor açısından hem de yerel yönetimler açısından çok ciddi sakıncaları olan bir olgu. Belediyelerin doğrudan yada dolaylı olarak futbol klübü sahibi olma ve yönetmelerinin önüne geçmek gerekir.

                            Dördüncü önemli konu ise futbol klüplerinin , borsaya gelmeyenleri bile , birer konglomorate guruba , deyim yerinde ise değişik alanlarda şirketlerden oluşan bir holding yapıya dönüşmekte olmalarıdır. Üniversite kuran , lise açan , benzin istasyonu işleten , tekstil şirketi sahibi olan , inşaat şirketi kuran , enerji ihaleleri alan futbol kuruluşları ile karşı karşıyayız (bir Fenerium FB’nin bütün borçlarını karşılarmış! ). Bunların da futbol klübüne sürekli ve istikrarlı gelir yaratma gibi masumane bir amaçla yapıldığı söyleniyor ve bu da işbilirlik olarak sunuluyor. Daha etkin bir yönetim için futbol odaklı bazı işlerin şirkete dönüştürülmesini elbette bu yapıdan ayrı tutuyorum. Bu şekilde yana , aşağıya ve yukarıya doğru genişlemek , sahibi olmayan bir örgüt olan spor derneği yönetimini ele geçirme mücadelelerini tahrik eden ve sertleştiren bir unsur. Bu derneğin yönetimini el geçirir iseniz bir şirketler topluluğuna el koymuş olacaksınız. Bu yapısal gelişmenin çok sakıncalı olduğu kanısındayım. Bu nedenle futbol kuruluşlarının şirketleşmesi sağlanırken bu konu dikkate alınmalıdır. Hatta SPK’nın beklemeksizin bir an önce yeni kanundaki yetkileri ile en azından borsadakilerde bu tür bir yapılanmanın önüne geçmesi gerekir.


                            Gammelsaeter – Senaux ( 2011 ), futbol oyunun kurallarının standartlaştırılmasına karşın bütün Avrupa’da (bu coğrafyayı Dünya olarak genişletiyorum ) oyunun organizasyonun , örgütlenmesinin farklı bölgesel ve ulusal kültürleri yansıtacak şekilde farklılaşmış olduğunu söylüyorlar. Bu nedenle bizim toplumsal yapımızı ve örgütlenme tarz ve modellerimizi de dikkate alan ancak buna karşıık hem eski sorunlardan gerekli dersleri çıkararak ham de gelişen yapı ve gerksinmeleri gözeterek yeni bir model geliştirmemiz olanaklıdır. Bu model aynı zamanda evrensel ilke ve değerleri dikkate almalı hem de genel olarak futbol endüstrisinin hem de özelde futbol kuruluşlarının daha etkin işleyen bir kurumsal yapıya sahip olmalarını sağlamalıdır. Model hem yerel düzeyde rekabeti artırmalı ve iyileştirmeli hem de uluslarası ölçekte rekabet gücümüzü artırmalıdır.
                            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                            Yorum

                            • ayhan53
                              Rallici Başkan
                              • 27 Nisan 2009
                              • 2657

                              #89
                              Borsada yılın 9 ayında değeri artan tek spor kulübü şirketi Beşiktaş AŞ oldu. Şirketin değeri, eylül sonunda yıl başına göre yüzde 36,6 artışla 645,6 milyon liraya ulaştı.

                              31 Aralık 2012 itibarıyla 2 milyar 280 milyon 137 bin lira seviyelerinde olan 4 kulüp şirketinin toplam değeri, 30 Eylül 2013'de 1 milyar 902 milyon 915 bin lira olarak hesaplandı. Böylece 9 aylık dönemde şirketlerin toplam değeri yüzde 16,5 geriledi.

                              Borsa değerlerindeki değişim incelendiğinde eylül sonu itibarıyla değeri tek artan kulüp şirketi Beşiktaş AŞ oldu. Bedelli sermaye artırma talebi martta Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) onaylanan şirketin değeri, 9 aylık dönemde yüzde 36,6 artış göstererek 645 milyon 600 bin lira oldu. Şirketin bir hissesinin değeri de yüzde 36,5 artışla 1,97 liradan 2,69 liraya çıktı.

                              Aynı dönemde piyasa değeri en fazla düşen kulüp şirketi Trabzonspor AŞ olarak kayıtlara geçerken, eylülde 126 milyon 500 bin olarak hesaplanan şirketin değeri, 9 ayda yüzde 46,2 gerileme gösterdi.
                              Spor kulüpleri arasında borsanın "en değerlisi" olma unvanını elinde bulunduran Fenerbahçe, buna karşın değeri ciddi oranda düşen şirketler arasında yer aldı. Özellikle Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesinin (CAS), UEFA Disiplin Kurulunun Avrupa kupalarından 2 yıl men cezasını onadığı 28 Ağustostan sonra sert düşüş gösteren şirketin hisseleri, daha sonraki dönemde toparlandı. Buna karşın, 9 aylık dönemde şirketin toplam değeri yüzde 24,6 düşerek 760 milyon liraya kadar geriledi.

                              Galatasaray Sportif AŞ de anılan dönemde değer kaybeden şirketler arasında yer alırken, borsa değeri yüzde 34,3 gerileyerek, 370 milyon 815 bin liraya düştü.

                              31 Aralık 2012-30 Eylül 2013 arasında kulüp şirketlerinin borsa değerlerindeki (bin TL) değişim şöyle:
                              Kulüp şirketleri 31 Aralık 2012 29 Mart 2013 28 Haziran 2013 30 Eylül 2013

                              Değişim (yüzde)

                              Beşiktaş AŞ 472.800 393.600 343.200 645.600 36,6
                              Trabzonspor AŞ 235.250 148.500 144.000 126.500 -46,2
                              Galatasaray AŞ 564.587 560.405 415.425 370.815 -34,3
                              Fenerbahçe AŞ 1.007.500 1.007.500 692.500 760.000 -24,6
                              Toplam 2.280.137 2.110.005 1.595.125 1.902.915 -16,5

                              Kulüp şirketlerinin aynı dönemde bir hissesinin değerindeki değişim şöyle:
                              Kulüp şirketleri 31 Aralık 2012 29 Mart 2013 28 Haziran 2013 30 Eylül 2013 Değişim (yüzde)

                              Beşiktaş AŞ 1,97 1,64 1,43 2,69 36,5
                              Trabzonspor AŞ 9,41 5,94 5,76 5,06 -46,2
                              Galatasaray AŞ 40,5 40,2 29,80 26,6 -34,3
                              Fenerbahçe AŞ 40,3 40,3 27,70 30,4 -24,6

                              Kaynak: AA
                              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                              Yorum

                              • vahhun
                                Çalışkan
                                • 12 Ağustos 2013
                                • 2846

                                #90
                                "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information