Hisse_Trade 9

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • radyolog
    OKURYAZAR
    • 03 Ağustos 2008
    • 22825

    #9391
    31 Ekim 2012



    İster merhem yapıp sürelim, ister hap olarak yutturalım, ister enjektör ile zerk edelim, yani ne yaparsak yapalım, “gerçek demokrasi”yi AKP bünyesi kabul etmiyor. Onlar, “tarikat-cemaat-faşizm” karışımını demokrasi olarak, “deniz feneri-cami yaptırma derneği-sadaka kültür”ünü de ekonomi olarak ezberlemişler. Gerçek demokratik düzen bu bademleri rahatsız ediyor, nefes alamıyorlar.

    Bunların kültüründe biat etme, yani şartsız itaat var. Gösteri hakkı-yürüyüş hakkı, dünyalarında yok. Böyle bir olayı isyan olarak kabul ediyorlar.

    Başbakan Erdoğan’ın Salı günkü konuşmaları, demokrasiden nasibin almamış, faşist bir kafanın düşüncelerini andırıyordu;
    * “Ben, Polise barikatları kaldırın diye emir vermedim. Polis zafiyet göstermiştir. Sabah Valimle de konuştum. Böyle olmaz, o zaman biz bu işi tutamayız” dedi.

    -Erdoğan Polisin, elinde Türk Bayrağıyla Atatürk’e gitmek isteyen vatandaşlara daha fazla biber gazı, daha fazla tazyikli su, bunlar yetmezse plastik mermi ve demir cop, yine de olmazsa gerçek mermi kullanmalarını istiyor. Nasılsa orada bulunanlar AKP’li değil, Erdoğan için düşmandan bir farkları yok. Bunlara her türlü işkence mubahtır. Bu, hasta ruhlu bir anlayıştır. Milli Bayramların kutlamalarında kısıtlama yapılması Erdoğan’ın kafasında var. Türk Bayrağını ve Atatürk’ü gördüğünde rahatsız oluyor, kontrolünü kaybediyor. Bu yüzden Gazi Mustafa Kemal diyor, Atatürk diyemiyor.

    Hâlbuki demokratik ülkelerde polis, yürüyenleri korur, onları engellemez.
    Erdoğan’ın bilmesi gereken şey şudur; “Demokrasi, hamilelik gibidir. Bir insan ya hamiledir, ya da değildir. Hamileliğin azı-çoğu olmaz. Demokrasi de, ya
    uluslararası standartlarda vardır, ya da yoktur.

    *“ Biz olimpiyatları ülkemize almak için çalışıyoruz, Sinan Erdem Arena’da birkaç kişi Bakanlarımı yuhalıyorlar. Bunların devri geçti. Artık biz varız. Millet bunlara sandıkta cevap verecek.”
    Erdoğan her gördüğü sakallıyı dedesi zannediyor. Kendisi, bindirilmiş parti militanlarının doldurduğu salonlarda, öğrencilerin isim-isim belirlenerek içeri alındığı üniversite kampüslerinde konuştuğu için,

    TT Arena’yı- Sinan Erdem’i de öyle sanıyor. Buralara gelenler para ödeyip, bilet alan insanlardır. Ülke meselelerini çok yakından takip eden insanlardır. Saygılı insanlardır. Çoğu ilk iki seçimde AKP’ye oy vermiş insanlardır. Fakat Cumhuriyet ve Atatürk bu insanların vazgeçilmezleridir. Canlarını verirler, onlara laf söyletmezler. 50 yaşında bir anneyi elinde Türk Bayrağıyla polis barikatına saldırtan duygu, Cumhuriyet ve Atatürk sevgisidir. Yoksa dünyaları verseniz o anneye bu hareketi yaptıramazsınız.
    Sinan Erdem’de AKP’li Bakan ve bürokratları yuhalayanlar salonun tamamı idi. Öyle üç-beş kişi değildi. İnanmayan, salondan kaçan Bakan İnali Yıldırım’a sorabilirler!

    *29 Ekim’de yürüyenler teröristler ve provokatörler idi.”
    Nasıl terörist bunlar? Milyonlarca insan yürüdü. Ellerinde Türk Bayrağından başka bir bayrak yoktu. Bir tek işyerinin camı kırılmadı, bir tek araba çizilmedi. Kimsenin burnu kanamadı. Bunlar terörist ise, Oslo’da görüştükleriniz neydi?

    AKP, dönemini tamamladı. Bundan sonra düşüş dönemidir. Erdoğan eğer cesaret edip Cumhurbaşkanı adayı olursa, kendisine halkın ne kadar oy vereceğini beraberce göreceğiz.
    Tayyip Bey’in “İleri Demokrasi”sinin bitişini Türk Milleti 29 Ekim Bayramında “hoop, ileri dediysek, bu kadar da değil” diyerek tüm dünyaya ilan etti.

    “Eskiden belediye otobüslerine arkadan binilir, biletçi ‘ileri- ileri’ diye bağırarak, insanları ön tarafa doğru ilerletmeye çalışırdı. Arada bir sapığın biri ileri giderken bir bayana fazla yanaşınca biletçi tekrar bağırırdı, ‘Hoop, ileri dediysek o kadar da değil.”

    Tayyip Bey, Cumhuriyete ve Türk Milletinin Atatürk sevgisine dokunmaya kalktığında, meydanların tekrar milyonlarla dolacağını ve bu selin AKP İktidarını yıkıp yok edeceğini iyi anlamalıdır.
    Şimdi hesap verme zamanı geliyor. Önce Türk Tarihine, sonra Türk Milletine en sonunda da Türk Yargısına hesap verecek.
    DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

    Yorum

    • radyolog
      OKURYAZAR
      • 03 Ağustos 2008
      • 22825

      #9392
      31 Ekim 2012



      İster merhem yapıp sürelim, ister hap olarak yutturalım, ister enjektör ile zerk edelim, yani ne yaparsak yapalım, “gerçek demokrasi”yi AKP bünyesi kabul etmiyor. Onlar, “tarikat-cemaat-faşizm” karışımını demokrasi olarak, “deniz feneri-cami yaptırma derneği-sadaka kültür”ünü de ekonomi olarak ezberlemişler. Gerçek demokratik düzen bu bademleri rahatsız ediyor, nefes alamıyorlar.

      Bunların kültüründe biat etme, yani şartsız itaat var. Gösteri hakkı-yürüyüş hakkı, dünyalarında yok. Böyle bir olayı isyan olarak kabul ediyorlar.

      Başbakan Erdoğan’ın Salı günkü konuşmaları, demokrasiden nasibin almamış, faşist bir kafanın düşüncelerini andırıyordu;
      * “Ben, Polise barikatları kaldırın diye emir vermedim. Polis zafiyet göstermiştir. Sabah Valimle de konuştum. Böyle olmaz, o zaman biz bu işi tutamayız” dedi.

      -Erdoğan Polisin, elinde Türk Bayrağıyla Atatürk’e gitmek isteyen vatandaşlara daha fazla biber gazı, daha fazla tazyikli su, bunlar yetmezse plastik mermi ve demir cop, yine de olmazsa gerçek mermi kullanmalarını istiyor. Nasılsa orada bulunanlar AKP’li değil, Erdoğan için düşmandan bir farkları yok. Bunlara her türlü işkence mubahtır. Bu, hasta ruhlu bir anlayıştır. Milli Bayramların kutlamalarında kısıtlama yapılması Erdoğan’ın kafasında var. Türk Bayrağını ve Atatürk’ü gördüğünde rahatsız oluyor, kontrolünü kaybediyor. Bu yüzden Gazi Mustafa Kemal diyor, Atatürk diyemiyor.

      Hâlbuki demokratik ülkelerde polis, yürüyenleri korur, onları engellemez.
      Erdoğan’ın bilmesi gereken şey şudur; “Demokrasi, hamilelik gibidir. Bir insan ya hamiledir, ya da değildir. Hamileliğin azı-çoğu olmaz. Demokrasi de, ya
      uluslararası standartlarda vardır, ya da yoktur.

      *“ Biz olimpiyatları ülkemize almak için çalışıyoruz, Sinan Erdem Arena’da birkaç kişi Bakanlarımı yuhalıyorlar. Bunların devri geçti. Artık biz varız. Millet bunlara sandıkta cevap verecek.”
      Erdoğan her gördüğü sakallıyı dedesi zannediyor. Kendisi, bindirilmiş parti militanlarının doldurduğu salonlarda, öğrencilerin isim-isim belirlenerek içeri alındığı üniversite kampüslerinde konuştuğu için,

      TT Arena’yı- Sinan Erdem’i de öyle sanıyor. Buralara gelenler para ödeyip, bilet alan insanlardır. Ülke meselelerini çok yakından takip eden insanlardır. Saygılı insanlardır. Çoğu ilk iki seçimde AKP’ye oy vermiş insanlardır. Fakat Cumhuriyet ve Atatürk bu insanların vazgeçilmezleridir. Canlarını verirler, onlara laf söyletmezler. 50 yaşında bir anneyi elinde Türk Bayrağıyla polis barikatına saldırtan duygu, Cumhuriyet ve Atatürk sevgisidir. Yoksa dünyaları verseniz o anneye bu hareketi yaptıramazsınız.
      Sinan Erdem’de AKP’li Bakan ve bürokratları yuhalayanlar salonun tamamı idi. Öyle üç-beş kişi değildi. İnanmayan, salondan kaçan Bakan İnali Yıldırım’a sorabilirler!

      *29 Ekim’de yürüyenler teröristler ve provokatörler idi.”
      Nasıl terörist bunlar? Milyonlarca insan yürüdü. Ellerinde Türk Bayrağından başka bir bayrak yoktu. Bir tek işyerinin camı kırılmadı, bir tek araba çizilmedi. Kimsenin burnu kanamadı. Bunlar terörist ise, Oslo’da görüştükleriniz neydi?

      AKP, dönemini tamamladı. Bundan sonra düşüş dönemidir. Erdoğan eğer cesaret edip Cumhurbaşkanı adayı olursa, kendisine halkın ne kadar oy vereceğini beraberce göreceğiz.
      Tayyip Bey’in “İleri Demokrasi”sinin bitişini Türk Milleti 29 Ekim Bayramında “hoop, ileri dediysek, bu kadar da değil” diyerek tüm dünyaya ilan etti.

      “Eskiden belediye otobüslerine arkadan binilir, biletçi ‘ileri- ileri’ diye bağırarak, insanları ön tarafa doğru ilerletmeye çalışırdı. Arada bir sapığın biri ileri giderken bir bayana fazla yanaşınca biletçi tekrar bağırırdı, ‘Hoop, ileri dediysek o kadar da değil.”

      Tayyip Bey, Cumhuriyete ve Türk Milletinin Atatürk sevgisine dokunmaya kalktığında, meydanların tekrar milyonlarla dolacağını ve bu selin AKP İktidarını yıkıp yok edeceğini iyi anlamalıdır.
      Şimdi hesap verme zamanı geliyor. Önce Türk Tarihine, sonra Türk Milletine en sonunda da Türk Yargısına hesap verecek.
      DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

      Yorum

      • radyolog
        OKURYAZAR
        • 03 Ağustos 2008
        • 22825

        #9393
        bana gelen bir mail den alıntıdır

        Degerli arkadaşlarım



        Dün gece saat 18.00 - 22.30 arasında eşim ve kızım ile beraber 29 Ekim Bağdat caddesi Cumhuriyet Bayramı yürüyüşü ve devamında
        Zülfü Livanelli'nin konserindeydik.

        Onbinlerce kişi ellerinde bayrak ve Atatürk Afişleriyle çeşitli marşlar ve sloganlarla, olağanüstü bir coşku ile Atatürk ve Cumhuriyete
        bağlılıklarını haykırdı.

        Hemen her yaştan vatandaşla omuz omuza ve gönül gönüle olduğumuz bu olağanüstü coşkulu gecede binlerce kişinin kelimenin tam anlamıyla
        tek vücut halinde oluşları etkileyici bir manzara arzediyordu.

        Tabii bu heyecan verici manzaralar dün sabah Ankara'da Eski Meclis önünde toplanan ve tazyikli su ve biber gazı eşliğinde binlerce polisin
        barikatına rağmen başarıyla yapılan Ankara yürüyüşü başta olmak üzere ülkenin pekçok il ve ilçesinde yaşandı.
        Ülkemizde bu kutlamalar belki de ilk kez böylesine kitlesel olarak kutlandı.

        Halkımızın böylesine coşku ile bu kutlamalara katılmalarının temel sebebinin nereden kaynaklandığını söylemeye gerek görmüyorum.
        Ancak Türk Halkının son derece duyarlı olduğu Cumhuriyet tutkusu ve özgürlüklere karşı uygulamaya koyulacak engellemelere
        ne derece tepkili olacağının çok net bir göstergesi olduğundan da şüphem yok.

        Dileğim odur ki, gelecek yıl yapılacak kutlamalarda, vatanseverliğini Çanakkale savaşında fazlasıyla kanıtlamış camiamızın
        etkin şekilde yer almasıdır.

        Sevgi ve saygılarımla
        DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

        Yorum

        • radyolog
          OKURYAZAR
          • 03 Ağustos 2008
          • 22825

          #9394



          TL cinsinden varlıklarda gözlenen GOP ortalamasının çok üstünde değer artışının başlıca nedenlerinden biri de not artırımı beklentileri. Fitch’in 8 Kasım’da yapacağı basın toplantısında Türkiye’yi BBB (yatırım yapılır) sınıfına terfi ettireceği düşünülürken, Moody’sin Salı günü yayınladığı araştırma notu da umutları alevlendirdi. Fitch’ten not artırımı beklemiyoruz. Moody’sin raporu ise aslında önümüzdeki 12 ay boyunca not artırımının gündemde olmadığını fısıldıyor.
          Fitch’in son haftalarda attığı adımları yorumlamakta güçlük çekiyoruz. İstanbul’da basın toplantısı düzenlenmesi ve TCMB’nin analist toplantısını ertelemesi not artırımı siyalleri olarak satın alındı. Ama, basında yer alan uzman yorumlarına göre, not artırımından çok görünüm iyileştirmesi söz konusu.
          Ayrıca, Fitch bizi BBB sınıfına yükseltse de, bir ülkenin yatırım yapılır notundan azami fayda elde etmesi için EN AZ 2 ÖNDE GELEN kredi derecelendirme kuruluşunun bu konuda hem fikir olması lazım. ABD’den İspanya’ya bir dizi örneğe baktığımızda, tek bir kuruluşun not artırımının yeterli olmadığı görülüyor.
          Bu açıdan, Moody’sin açıklaması bizce çok önemliydi. Piyasada bazı aktörler bu raporu da not artırımı yakın şeklinde yorumlamış olabilir ama kanımızca tam tersi söyleniyordu. Öncelikle, Moody’sin etnik ve laik-muhafakar gerginliklerine atıf yapması, kendine açık kapı bırakmak için. Ekonomik altyapı iyileşse de, Moody’s ikna olmadığı sürece, bu bahane kullanılarak not artırımı geciktirilebilir.
          Ekonomik boyutta ise Moody’s kısa sürede gerçekleştirilmesi olası görünmeyen 3 şart koşuyor. Birincisi TCMB F/X rezervlerinin artırılması. Net mi yoksa brüt rezervlerin mi kastedildiğini bilmyoruz, ama her iki halde de bu cephede aşama sağlamak güç. TCMB’nin tek rezerv birikim yöntemi ROC katsayısını artırmak ki, artık bu yöntemin de sonlarına gelindiği düşünülüyor.
          İkincisi, cari açıkta yapısal düzelme şartı ki, bu konuda hiç bir tedbir yok. Aksine, iç talebin artması ile birlikte cari açık yeniden yükselişe geçebilir. En son olarak ise bütçe dengesinin korunması şartı yer alıyor. Hükümetin 2013 bütçe hedeflerini piyasa çok inandırıcı bulmuyor. Büyümenin hedef olan %4’in altında kalması ve seçimlere doğru oy satın almak için yapılacak harcamalarla hedef kolaylıkla aşılacak.
          Not artırımı beklentilerinin gerçekleşmemesi halinde piyasalarda hayal kırıklığı yaşanacağı endişesi içindeyiz.
          DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

          Yorum

          • yavuz1898
            Tecrübeli
            • 15 Aralık 2009
            • 222

            #9395
            Vakıf GYO'nun 2012 yılı ilk 9 aylık konsolide olmayan net dönem karı 3.688.376 TL olarak gerçekleşti. Şirket geçen yılın aynı döneminde 25.494.214 TL kar
            açıklamıştı.

            Gün içinde değer kayıplarının yaşandığı Vakıf GYO hisseleri günü yüzde 10'un üzerinde kayıpla 4.01 TL'den tamamladı.

            Yorum

            • yavuz1898
              Tecrübeli
              • 15 Aralık 2009
              • 222

              #9396
              İMKB en çok para girişi olan hisseler-31 Ekim 2012




              KodFiyatPara Girişi% Değ.IPEKE4,52189.909.4596,15KCHOL8,4244.621.9624,56SAHOL9,4627.890.0873,22KRSAN74,7516.485.87210,68TOASO10,009.258.5654,09SKPLC1,796.580.0984,43BSOKE1,414.150.8095,60ANELT1,591.685.2133,54DURDO2,881.372.4125,87BEYAZ0,001.228.43815,18BEYAZ3,021.228.43815,18TKURU9,06435.7954,61YUNSA5,32282.0833,48CRDFA3,70262.8175,90

              Yorum

              • yavuz1898
                Tecrübeli
                • 15 Aralık 2009
                • 222

                #9397
                Borsa rekor kırıyor ama…
                Tarih: 31 Ekim 2012 - 18:30

                İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) tarihi rekorun iki yıl aradan sonra kırılması yatırımcıların gözünü yeniden borsaya çevirdi. Ancak uzmanlardan, borsada trenin son durağa daha yakın olduğu ve küçük yatırımcının portföylerinin yüzde 30′dan fazlasını yeni pozisyon açmak için kullanmaması uyarısı geldi.
                Dün günü 71 bin 717 puanla tarihi rekorunda kapatan borsa bugün de yükselişini sürdürüyor. Endeks ikinci seansın sonlarına doğru yaklaşık yüzde 1′lik yükselişle 72.250 puanın üzerinde seyrediyor.
                Uzmanlar kredi derecelendirme kuruluş Fitch Ratings’in, 8 Kasım’da Türkiye ile ilgili açıklayacağı rapora yönelik beklentinin devam ettiği görüşünü savunurken, yine de yeni pozisyon açma konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekti.
                Tacirler Yatırım Menkul Değerler Stratejisti Ahmet Mergen borsadaki trenin son durağa, ilk duraktan daha yakın olduğunu yatırımcının elindeki paranın yüzde 25′inden fazlasıyla pozisyon açmaması tavsiyesinde bulundu.
                Mergen, “Endeks bu noktaya bankalarla geldi ve bu hisselerle biraz daha devam edebilir. Banka endeksi şu anda 151 bin puanda ve 170 bin puana çıkabilir. Eğer burada zirve olursa, İMKB 100 Endeksi de 78 bin seviyelerini test edebilir. Ancak yukarı gittikçe düzeltme riski artar. Kısa vadede ise bir düzeltme görünmüyor. Endeks yeniden 71 bin’in altında 68 bine gelirse orta vadede alım yapılabilir” dedi.
                SON DURAĞA DAHA YAKINIZ
                Mergen yatırımcının şu anda yapacağı alımların para kazandıran potansiyelinin sınırlı olduğunu bu nedenle ellerindeki paranın en fazla yüzde 25 ile 30′unu borsada değerlendirmeleri tavsiyesinde de bulundu.
                Mergen, “Tren ilk istasyonda değil ve son istasyona daha yakın. 58 bin puan seviyesinden beri her durakta bankalar öncülüğünde bir yükseliş yaşanacağını uyarısında bulunduk. Şimdi son durağa yakın bir yerdeyiz. Binersen para kazanman çok zor olabilir. Diğer taraftan küresel anlamda işler iyi gitmezken, bizim borsamız 48 bin puandan 72 bin puana geldi. Biraz realist olmak lazım. Fiyatlar yukarı giderken gözü karartmamak lazım” dedi.
                GENELE YAYILMADAN HİSSE ALMAYIN
                Acar Yatırım Araştırma Müdürü Zeynel Balcı ise, not artışına yönelik beklentinin düşmesine rağmen piyasada çıkışın sürdüğünü söyledi. Balcı, piyasanın eğilim olarak yukarıyı gösterdiğini ancak hem işlem hacmi hem de işlemlerin banka ve bazı holding hisselerinde yoğunlaşması nedeniyle, hareket genele yayılmadan küçük yatırımcıya alım önermediğini söyledi.
                Balcı şöyle konuştu, “Yükseliş altı büyük banka ve bazı holdinglerde yaşanıyor. Genele yayılan bir yükseliş yok. Rekor kırıldıktan sonra ve Moody’s'den gelen açıklamaların ardından Fitch’ten gelecek not artışına yönelik şüpheler arttı. Ancak piyasa hala bu gelişmeyi fiyatlamaya devam ediyor. ‘Görünümün artması dahi yeter’ denmeye başladı. Diğer taraftan trend ise hala ‘yukarı’ diyor. 71.700 seviyesi önemli bir dirençti ve yukarı geçildi. Böyle önemli dirençler bin ya da 2 bin puan için kırılmaz. 71 bin 700′ün üzerinde kalınırsa bundan sonraki ilk kuvetli direnç 75 bin seviyesidir. Ara direnç olarak, 73.500′e dikkat edilmeli”.
                Balcı, gelen satışların sınırlı kaldığını da söyledi.
                DÜŞÜK FAİZ DESTEKLER
                Oyak yatırım Ekonomisti Gülay Elif Girgin de yükselişin Fitch’in kararı çıkana kadar büyük ihtimalle devam edeceğini, Merkez Bankası’nın büyümeyi hedefleyen düşük faiz stratejisinin de bunu destekleyeceğini belirtti.
                Girgin, “Yükseliş Fitch’in kararı çıkana kadar büyük ihtimalle devam edecek. Ağustos ayından beri bu konu hep gündemde tutuluyor. Kurumun Türkiye’de toplantı yapacak olması da pozitif beklentiyi artırıyor. Not değil de sadece görünümün yükseltilmesi piyasada bir önce bir hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak, not görünümünün pozitife yükseltilmesi de altı ay ile 1 sene içerisinde bir not artışını göstergesi niteliğinde. Diğer taraftan, büyük olasılıkla Merkez Bankası büyümeye önem verdiği için düşük faiz ortamı sağlanacak. Bu durum da borsayı olumlu etkileyecektir

                Yorum

                • GÜKO25
                  Ankara sponsoru
                  • 02 Eylül 2009
                  • 11674

                  #9398
                  göstergeleri al veren hisseler 1 kasım 2012



                  Mevlana der ki;

                  Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
                  Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


                  YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

                  Yorum

                  • romans
                    Aktif
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 299

                    #9399
                    günaydın,,

                    Yorum

                    • yavuz1898
                      Tecrübeli
                      • 15 Aralık 2009
                      • 222

                      #9400
                      cümleten s.a. hayırlı günler arkadaşlar.

                      Yorum

                      • SÜRGÜNEFE
                        Tecrübeli
                        • 20 Ağustos 2010
                        • 1442

                        #9401
                        Günaydın keyborsa

                        Yorum

                        • radyolog
                          OKURYAZAR
                          • 03 Ağustos 2008
                          • 22825

                          #9402
                          günaydın arkadaşlar



                          DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

                          Yorum

                          • dayı9
                            Seyirci Üye
                            • 24 Aralık 2010
                            • 53

                            #9403
                            günaydın arkadaslar

                            Yorum

                            • ibugra
                              Tecrübeli
                              • 28 Ağustos 2009
                              • 720

                              #9404
                              günaydın, bol kazançlar

                              Yorum

                              • EFEKENT
                                Kıdemli
                                • 15 Mayıs 2008
                                • 4329

                                #9405
                                günaydın arkadaşlar, bol kazançlar.
                                "Başkalarından üstün olmanız önemli değildir. Önemli olan dünkü halinizden üstün olmanızdır."
                                Hint Atasözü

                                [url]https://twitter.com/EFEKENT017[/url]

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information