iyi bayramlar
Hisse_Trade 9
Collapse
This topic is closed.
X
X
-
Endeks-i Şahane
Efendim öncelikle dikkatinizi sayfanın sağ tarafında bulunan Fitch anketine çekmek isterim. Her ne kadar oylamaya katılım düşük gerçekleşmişse de, okurlarımız arasında Fitch’in Kasım ayının ilk haftasında nasıl bir karar vereceği hususunda bir mutabakat oluşmadığı anlaşılıyor. Böyle durumlar bana bundan yaklaşık 4 sene önce katıldığım, Ali Perşembe‘nin teknik analiz dersini hatırlatıyor. Ali Bey böyle durumlarda yatırımcının iki ayrı problemle karşılaştığını söyler. Birinci problem, olayın nasıl sonuçlanacağını doğru tahmin etmektir. İkinci problem ise, piyasanın olayın sonucuna nasıl tepki vereceğini tahmin etmektir. Başarılı olmak için iki tahmini de doğru yapmak gerekir ki Ali Bey bu işin bizleri aştığını söyler.
Fitch Kasım başında Türkiye hakkında üç farklı karar alabilir: i) Not artırır, ii) Not artırmaz, görünümümüzü pozitife çeker, iii) Hiçbir şey yapmaz. Gerek sitemizdeki anket sonuçlarından, gerekse piyasada konuşulanlardan Fitch’in ne yapacağı hakkındaki belirsizliğin sürdüğü anlaşılıyor. Fitch’in ne yapacağını tahmin etsek bile, piyasa nasıl tepki verecek orası meçhul. Not artırımı gelse piyasa kopacak mı, yoksa beklenti bitti diye kar realizasyonu mu gelecek? Not artırımı gelmezse satış mı gelir, yoksa beklenti devam ediyor diye borsayı almaya devam mı ederler? Kısacası ne olacağını tahmin etmeye çalışırsak yatırımcı olarak üçün birini alacağız, o yüzden boş işleri kenara bırakalım ve faizler ne olmuş ona bakalım:
Gösterge bileşik tahvil faizi haftayı 7,17% seviyesinden kapattı ve yılın dip seviyesine dayandı. TCMB arife günü çeyreklik enflasyon raporunu yayınladı. Sn. Başçı raporu sunarken yine oldukça olumlu bir tablo çizdi. Faiz indirimlerinin 2013 yılında da kademeli ve küçülen adımlarla devam edeceğinin ipuçlarını verdi. Eylül’de birkaç aylık düşüş bandını yukarı kıran faizler yeni bir düşüş trendine mi girecek? Bana göre zor… Kasım ayında şu Fitch’ten not artırımı çıkmazsa mevcut gevşek faiz politikasıyla geçen sene olduğu gibi bu sene sonu da döviz tarafında sıkıntı çıkması muhtemel görünüyor. Bu vesileyledöviz cephesine geçeyim:
Dolar/TL‘de bizim bayram trade’i çalışmadı, çünkü bayram öncesi günlerde kur 1,79‘un altına gevşemedi. Gevşemeyi bırakınız, Dolar/TL‘de belli bir yükseliş eğilimine dahi şahit olduk. Dolar’da her zaman olduğu gibi esas desteğimiz 1,79 civarındayken, direncimiz halen 1,83‘tedir. Yukarıdaki grafikte Dolar/TL’nin biraz daha uzun vadeli trend desteğini de çizdim. Son dönemde kur iyice sıkışmaya başladı.Mantıklı olan ilk etapta 1,83‘ü tekrar denemesidir; ama esas hareket 1,79 – 1,83 bandının dışına çıktığında yaşanacak. Bekleyip göreceğiz, hayırlısı olur inşallah…
Bu hafta emtia ve cihan borsaları hakkında her zamankinden daha kısa özet geçeceğim, nitekim yazı gereğinden fazla uzadı. Özetle, kıymetli madenler ve yabancı borsalarda düzeltme yavaş yavaş tamamlanıp, konsolidasyon yahut tutunma başlıyor gibi. Bu tespitte Rus borsasını ayırmak gerekir.Geçen haftaki yazımda RTX‘te akşam yıldızı formasyonu olduğunu ve bu durumun sıkıntı yaratabileceğini belirtmiştim. RTX gerçekten de diğer endekslerden biraz ayrışıyor, orada ekstra bir zayıflık söz konusu şu anda. Hah bir de pamuk… Tam kuvvetli durmaya başladı derken pamuğu hallaç pamuğu gibi attılar yine. Bir türlü toparlanamadı gitti meret. Son olarak, yine önceki yazımda petroldüşerken doğalgaz niye düşmüyor diye hayıflanıyordum. Babalar sonunda doğalgaza da vermeye başladılar, oradaki yükseliş trendi bitiyor olabilir diye düşünüyorum.
Esas konumuz olan Endeks-i Şahane kısa haftayı -0,09% ile yatay, 70.000 seviyesinin üzerinde kapattı. Böylece İMKB 100 endeksinin 2012 getirisi 37,92%‘de kalırken, benim 2012 kantitatif portföy endeksin hafif üzerinde, 41,32% getiri sağladı:
Son kapanış itibariyle endeks endikatörümün durumu aşağıdaki gibidir. Endeks için halen bir “SAT” sinyali gelmemiştir, belirgin bir uyumsuzluk da oluşmamıştır:
Endekste destek 68.500 seviyesindeyken, desteğin üzerinde kalındığı sürece hedef 73.000 – 74.000aralığıdır. Beyler bayanlar, çok ama çok hareketli bir döneme yaklaşıyoruz. Sinirleriniz çelik gibi, stop-loss seviyeleriniz sıkı olsun. Yazıya baştan başlayıp buraya kadar okuyan varsa helal olsun, hediyelik eşantiyon bir şeyler göndereyim. Batırım uzmanınızı izlemeye devam ediniz.
Yorum
-
Endeks-i Şahane
Efendim öncelikle dikkatinizi sayfanın sağ tarafında bulunan Fitch anketine çekmek isterim. Her ne kadar oylamaya katılım düşük gerçekleşmişse de, okurlarımız arasında Fitch’in Kasım ayının ilk haftasında nasıl bir karar vereceği hususunda bir mutabakat oluşmadığı anlaşılıyor. Böyle durumlar bana bundan yaklaşık 4 sene önce katıldığım, Ali Perşembe‘nin teknik analiz dersini hatırlatıyor. Ali Bey böyle durumlarda yatırımcının iki ayrı problemle karşılaştığını söyler. Birinci problem, olayın nasıl sonuçlanacağını doğru tahmin etmektir. İkinci problem ise, piyasanın olayın sonucuna nasıl tepki vereceğini tahmin etmektir. Başarılı olmak için iki tahmini de doğru yapmak gerekir ki Ali Bey bu işin bizleri aştığını söyler.
Fitch Kasım başında Türkiye hakkında üç farklı karar alabilir: i) Not artırır, ii) Not artırmaz, görünümümüzü pozitife çeker, iii) Hiçbir şey yapmaz. Gerek sitemizdeki anket sonuçlarından, gerekse piyasada konuşulanlardan Fitch’in ne yapacağı hakkındaki belirsizliğin sürdüğü anlaşılıyor. Fitch’in ne yapacağını tahmin etsek bile, piyasa nasıl tepki verecek orası meçhul. Not artırımı gelse piyasa kopacak mı, yoksa beklenti bitti diye kar realizasyonu mu gelecek? Not artırımı gelmezse satış mı gelir, yoksa beklenti devam ediyor diye borsayı almaya devam mı ederler? Kısacası ne olacağını tahmin etmeye çalışırsak yatırımcı olarak üçün birini alacağız, o yüzden boş işleri kenara bırakalım ve faizler ne olmuş ona bakalım:
Gösterge bileşik tahvil faizi haftayı 7,17% seviyesinden kapattı ve yılın dip seviyesine dayandı. TCMB arife günü çeyreklik enflasyon raporunu yayınladı. Sn. Başçı raporu sunarken yine oldukça olumlu bir tablo çizdi. Faiz indirimlerinin 2013 yılında da kademeli ve küçülen adımlarla devam edeceğinin ipuçlarını verdi. Eylül’de birkaç aylık düşüş bandını yukarı kıran faizler yeni bir düşüş trendine mi girecek? Bana göre zor… Kasım ayında şu Fitch’ten not artırımı çıkmazsa mevcut gevşek faiz politikasıyla geçen sene olduğu gibi bu sene sonu da döviz tarafında sıkıntı çıkması muhtemel görünüyor. Bu vesileyledöviz cephesine geçeyim:
Dolar/TL‘de bizim bayram trade’i çalışmadı, çünkü bayram öncesi günlerde kur 1,79‘un altına gevşemedi. Gevşemeyi bırakınız, Dolar/TL‘de belli bir yükseliş eğilimine dahi şahit olduk. Dolar’da her zaman olduğu gibi esas desteğimiz 1,79 civarındayken, direncimiz halen 1,83‘tedir. Yukarıdaki grafikte Dolar/TL’nin biraz daha uzun vadeli trend desteğini de çizdim. Son dönemde kur iyice sıkışmaya başladı.Mantıklı olan ilk etapta 1,83‘ü tekrar denemesidir; ama esas hareket 1,79 – 1,83 bandının dışına çıktığında yaşanacak. Bekleyip göreceğiz, hayırlısı olur inşallah…
Bu hafta emtia ve cihan borsaları hakkında her zamankinden daha kısa özet geçeceğim, nitekim yazı gereğinden fazla uzadı. Özetle, kıymetli madenler ve yabancı borsalarda düzeltme yavaş yavaş tamamlanıp, konsolidasyon yahut tutunma başlıyor gibi. Bu tespitte Rus borsasını ayırmak gerekir.Geçen haftaki yazımda RTX‘te akşam yıldızı formasyonu olduğunu ve bu durumun sıkıntı yaratabileceğini belirtmiştim. RTX gerçekten de diğer endekslerden biraz ayrışıyor, orada ekstra bir zayıflık söz konusu şu anda. Hah bir de pamuk… Tam kuvvetli durmaya başladı derken pamuğu hallaç pamuğu gibi attılar yine. Bir türlü toparlanamadı gitti meret. Son olarak, yine önceki yazımda petroldüşerken doğalgaz niye düşmüyor diye hayıflanıyordum. Babalar sonunda doğalgaza da vermeye başladılar, oradaki yükseliş trendi bitiyor olabilir diye düşünüyorum.
Esas konumuz olan Endeks-i Şahane kısa haftayı -0,09% ile yatay, 70.000 seviyesinin üzerinde kapattı. Böylece İMKB 100 endeksinin 2012 getirisi 37,92%‘de kalırken, benim 2012 kantitatif portföy endeksin hafif üzerinde, 41,32% getiri sağladı:
Son kapanış itibariyle endeks endikatörümün durumu aşağıdaki gibidir. Endeks için halen bir “SAT” sinyali gelmemiştir, belirgin bir uyumsuzluk da oluşmamıştır:
Endekste destek 68.500 seviyesindeyken, desteğin üzerinde kalındığı sürece hedef 73.000 – 74.000aralığıdır. Beyler bayanlar, çok ama çok hareketli bir döneme yaklaşıyoruz. Sinirleriniz çelik gibi, stop-loss seviyeleriniz sıkı olsun. Yazıya baştan başlayıp buraya kadar okuyan varsa helal olsun, hediyelik eşantiyon bir şeyler göndereyim. Batırım uzmanınızı izlemeye devam ediniz.
Yorum
-
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
ABD piyasaları, Sandy kasırgası nedeniyle 30 Ekim'de de kapalı olacakMevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
Borsalarda nasıl bir seyir bekleniyor


ABD seçimleri ve not artırımı beklenrtisi borsaları canlı tutmaya yetiyor, ancak riskler devam ediyor




Dünya mali krizle boğuşmaya devam ederken piyasalarda iyimserlik devam ediyor. Dünya borsaları son beş yılın en iyi dönemini yaşıyor. ABD ve Türkiye borsasası zirve seviyelerini zorluyor. Belki de büyük sıkıntılara gebe 2013 yılı öncesi son yükselişler yaşanıyor. Tıpkı kriz öncesi yaşanan yükselişler gibi... Zaten İMKB'de genele yayılan bir yükseliş olmadığı için sadece bankalara bağlı bir hareketten söz etmek mümkün. Not artırımına kadar da piyasaya bankaların yön vermesi bekleniyor. Analistler ise bayram sonrası piyasalarda iyimiser havanın devam edeceğini öngörüyor. Özellikle de ABD seçimleri ve not artırım beklentisinin piyasaları canlı tutacağı görüşü ağıklık kazanıyor. Ancak beklentiler gerçekleştikten sonra piyasalarda sert düzeltmelerin yaşanacağı dile getiriliyor. Zaman gazetesi yazarı Selim Işıklar da ABD seçimleri ve Fitch’in Türkiye kararı piyasaların yönünü belirleyeceğini vurguluyor. Türk piyasalarının Avrupa'dan ziyade ABD piyasalarına odaklı hareket ettiğini söyleyen Işıklar, şu öngörülerde bulunuyor:
Bu yıl İMKB'nin net bir şekilde pozitif bir ayrışma gösterdiği ve yabancı yatırımcıların etkisiyle lira bazında rekor seviyelere yaklaştığı görüldü. Birçok yatırımcı tarafından çok tatmin edici bir piyasa oluşmasa da, zirveye yaklaşan gerek yeni halka açılan gerekse uzun süredir Borsa'da olan küçük ölçekli şirket hisseleri ‘biz de krizdeyiz' sinyali verse de endeksin durumu ortada.6 Kasım’da ABD’de yapılacak başkanlık seçimleri öncesi birkaç kez zirveye yaklaşan ABD borsaları ilginç bir şekilde patinaj yapmaya başladılar. Buna mukabil başta kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch Ratings’den not artışı beklentisi İMKB başta olmak üzere piyasalarda pozitif ayrışmayı destekleyen en önemli unsur oldu. İMKB, 2010 Kasım ve 2011 Mayıs ayında gördüğü lira bazındaki zirveyi bir kez daha test etmiş oldu. Bundan sonra neler olabilir, piyasalarda bu olumlu rüzgarların devamı ABD’de yaklaşan büyük ekonomik kasırga ya da mali uçurum etkisiyle terse dönebilir mi? En önemli soru işareti Türkiye’nin olası erken bir not artışı beklentilerin sona ermesine sebep olabilir mi?
6 Kasım’da seçilecek ABD başkanı büyük olasılıkla Barack Obama olacak. Bu noktada çok önemli bir belirsizlik yok. Ancak sorun son 10 yıldır sürdürülen parasal önlemlerin sonuna doğru gelindiği ve mali uçurum olarak adlandırılan 2013 yılında ABD’yi resesyona (durgunluk) itebileceği büyük ihtimal olan vergi artışları ve yeni kesintiler olacak. 600 milyar doları bulacağı belirtilen seçimler sonrası Kongre ve Temsilciler Meclisi’nin yapısına göre şiddeti belirlenecek kaçınılmaz durum piyasaların kâbusu olacak gibi. Borsa gurusu ve Berkshire Holding sahibi Warren Buffet bu konuda mali uçurumun kaçınılmaz olduğunu ve başkanlık seçimlerini kimin kazanacağından çok oluşacak meclis yapıları olduğunu vurgularken resesyon ihtimaline dikkat çekti. Bu beklenen krizi çözebilmek belki de yeni yönetimin en önemli görevi olacak, aksi durumda tüm dünya 2013 yılına sıkıntılı girebilir.
8 Kasım’da ise Türkiye’nin kredi notu ya da kredi görünümünün pozitife çekilmesi bekleniyor. Piyasalar bu noktada iyimser beklentiler içinde. (Fitch 8 Kasım’da Türkiye’nin kredi görünümü ile ilgili konferans öncesi ya da sonrası bir artırım bekleniyor.) Ancak lira bazında da olsa zirve noktasında olan İstanbul Borsası yükseldikçe sıkıntılar da artıyor. Beklentilerin devam etmesi bu aşamada gerçekleşmesinden daha önemli duruyor.
Piyasalarda yön arayışı devam ediyor
Yaklaşan ABD başkanlık seçimleri öncesi piyasalar yön arayışını sürdürüyor. Eylül ayında ABD merkez bankasının aldığı üçüncü niceliksel genişleme kararı sonrası güç kaybeden dolar karşısında yükselen Euro, petrol ve altın fiyatları seçimler öncesi eski seviyelerine yönelmiş durumda. Seçimlerin sonucunda çok ABD ekonomisinde yaklaşan yeni duruma para piyasalarının vereceği tepkiler önem kazanmaya başladı. 2013 yılında eğer bir resesyon oluşursa bundan en fazla güven kaybına gelişmekte olan ülke piyasaları etkilenecek. Olası senaryolarda seçimler sonrasında ABD dolarının yükseleceği, buna mukabil borsaların aşağı yönlü baskılara, altın fiyatlarının yeniden 1500 dolar seviyelerine doğru hareket etmesi söz konusu olabilir. Euro/dolar paritesi ise dolar karşısında bir kez daha 1.20 seviyelerine doğru gerileyebilir. Bu açıdan seçim sonucu oluşacak yeni senato ve kongre yapısı kadar yeni Başkan’ın bu yeni süreçte takınacağı politikalar dikkatle izlenecek ve buna göre pozisyonlar alınacaktır.Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
Dünya piyasalarındaki son durum ve muhtemel beklentiler
29 Ekim 2012 Pazartesi 
Merhaba sevgili BorsaGündem okurları. Bu haftaki yazıma geçmiş Kurban ve Cumhuriyet Bayramınızı kutlayarak başlamak isterim.
İsterseniz öncelikle geçtiğimiz haftalarda dünya piyasaları üzerinde önemli etki yaratan gelişmelere bir göz atalım. Avrupa tarafında Avrupa Merkez Bankası sorunlu ülke tahvillerini (3 yıla kadar olanlar) destekleme amaçlı sınırsız (!) alım yapacağını açıklamıştı. FED ise, QE.3 kapsamında, düşük faiz ortamını 2015 yılının ortalarına kadar devam ettireceğini, aylık mortgage tahvillerinden yaptığı alıma 40 milyar dolar daha ekleyeceğini ( toplamda 80 milyar doların üzeri ) açıklamıştı. Bu temel gelişmeler, piyasalarda risk iştahının artmasının temel gerekçeleriydi.
Yurt içine baktığımızda ise, özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch’in 7-10 Kasım’da Türkiye’de yapacağı toplantı öncesinde, Türkiye’nin notunu arttırarak yatırım yapılabilir seviyeye çıkarması beklentisi, bizi yurtdışından pozitif yönde ayrıştırarak borsada tarihi zirvelerin görülmesine neden oldu. Çünkü notumuzun ilk kez yatırım yapılabilir seviyeye çıkması durumunda, ülkemize 32 – 40 milyar dolarlık bir sermaye girişi olacağı tahmin edilmekte. Hisse senetleri piyasasındaki son yükselişler, her ne kadar alışıldığı gibi bankacılık sektörü öncülüğünde olsa da, yeni sermaye girişleri olduğu takdirde, bunun diğer sektörlere de yayılması kaçınılmaz olacaktır. Fakat son günlerde dedikodusu yapıldığı gibi, not artışı, yatırım yapılabilir seviye yerine, sadece görünümü düzeltme ile sınırlı kalırsa, yükseliş yerini sert düşüşlere bırakabilir. Bunların yanı sıra Türkiye Merkez Bankası’nın attığı adımlar da piyasalar tarafından takip ediliyor. Son toplantıda faiz oranı 50 baz puan düşürülerek %9.50 ye düşürüldü (gecelik borç verme). Ayrıca Merkez Bankası, döviz rezervlerini yükseltebilmek için Rezerv Opsiyon Katsayısını 0.1 puan arttırdı ve bunun döviz rezervlerini 1.8 milyar dolar yükselteceğini belirtti. Anlaşıldığı kadarıyla Merkez Bankası, dünyada görülen risklerin etkilerini en aza indirebilme ve finansal istikrarı desteklemek için, bir taraftan Rezerv Opsiyon Katsayısını arttırırken, diğer taraftan da faiz koridorunun üst bandını düzenli olarak aşağıya çekerek faiz koridorunu daraltmakta. Böylece risklere karşı likiditeyi kontrol altında tutmakta. Not artışı ve Suriye gerginliği konularında, beklenmedik gelişmeler olmadığı takdirde İMKB’nin yönü yukarıyı göstermeye devam edecektir.
SON 5 HAFTANIN EN YÜKSEK SEVİYESİ
Dünya piyasalarında geçtiğimiz hafta olan gelişmelere bir göz atalım.
Avrupa tarafında, ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası ) son açıkladığı raporda İspanya’nın programa (kemer sıkma) uygun hareket ettiği ve Aralık ayının başından itibaren sorunlu varlıkların aktarılacağı bankanın aktif hale getirilebileceği açıklamaları ile 1.2880’ lere gerileyen euro, destek bularak 1.2940’lardan haftayı kapattı. Dikkat çeken diğer konu IMF incelemesinden sonra Portekiz’de faizlerin ciddi bir biçimde yükseliş yaparak, tahvil spread’ lerinin açılması ve son 5 haftanın en yüksek seviyesine çıkması oldu. İspanya’da 3. çeyrek işsizlik oranı %25.02 olarak açıklandı ve böylece İspanya son 32 yılın en yüksek işsizlik seviyesine ulaşmış oldu. Yunanistan bir taraftan geri ödeme taslağı üzerinde anlaşıldığını söyleyip, Avrupa’dan 2 yıl daha ek süre isterken, diğer taraftan Almanya tarafında şüphe halen devam ediyor. Merkel’in 20 milyar euro yardım için kendi koalisyonundan destek bulamayabileceği konuşuluyor.
Geçen haftanın dikkat çeken gelişmelerinden birisi de genelde aralarında pozitif korelasyon olan EUR/USD ve GBP/USD pariteleri arasındaki ayrışma oldu. Bunun temelinde yatan ana gerekçe; İngiltere’nin olimpiyatların da olumlu katkısıyla hizmet sektöründe görülen iyileşmenin etkisiyle, 3. çeyrekte beklentilerden daha iyi bir büyüme gerçekleştirmesi oldu. Son gelen rakamlar son 5 yılın en iyi büyüme rakamlarına işaret ederek, çift dipli resesyon olarak adlandırılan sürecin sonuna mı geliniyor sorularını akıllara getirmekte.
Amerika tarafında ise, bir süredir pozitif yönde veriler gelmekte. Bunlara istihdam ve dayanıklı mal siparişlerinin olumlu gelmesi eklenirken, Cuma günü %2 olarak açıklanan GDP (gayrisafi yurt içi hasıla) oranının beklentilerden (beklenti %1.8) yüksek gelmesi olumlu havanın devamını sağladı.
Asya tarafındaki en önemli gündem, Japonya Merkez Bankası’nın ( BOJ) önümüzdeki hafta açıklaması beklenen varlık alım programında bir parasal genişlemeye gidip gitmeyeceği. Bu ihtimal, Japon yenine şimdilik değer kaybettiriyor.
TEMEL YATIRIM ENSTRÜMANLARINDA DURUM NE?
Bu bölümde de piyasalardaki temel yatırım enstrümanlarına teknik açıdan göz atacak olursak:
EUR/USD: Parite teknik anlamda 18 Ekim’de başlattığı kısa vadeli düşüş trendini devam ettiriyor. Özellikle 25 Ekim günü 1.2934’ ten günü kapatarak, 1.2970’ te bulunan desteğini kırdığı için, düşüş 1.2860 hedefli devam edebilir. Fakat Cuma günü Amerika’da beklentilerden iyi gelen büyüme verisi doları güçlendirirken, diğer taraftan Avrupa Merkez Bankası’ndan gelen İspanya’nın programa uygun hareket ettiği ve Aralık ayının başından itibaren sorunlu varlıkların aktarılacağı bankanın aktif hale getirilebileceği açıklaması euroya destek vererek haftanın 1.2940’tan kapanmasına neden oldu. Hafta içinde 1.2970 ve devamında 1.3020 hedefli yükselişler görülebilir. Fakat 1.3020’nin üzerine günlük bazda çıkılamadığı sürece kısa vadeli yön 1.2860 hedefli aşağı yönde olmaya devam edecektir.
ALTIN: 5 Ekim günkü 1780 dolar/ons kapanışı ile 1786 dolar/ons noktasından geçen yükseliş hareketinin True Trend Line açısını kırdığından beri, düşüş hareketini devam ettiriyor. 12 Ekim günü yapılan 1754 dolar/ons kapanışı ile 1760 dolar/ons’taki destek seviyesi de kırıldıktan sonra, düşüş ivme kazanmış bulunuyor. Altının bu düşüşünde bireysel ve kurumsal alıcılara karşı, Merkez Bankaları’nın satışa geçtiği piyasada konuşulan dedikodular arasında. Teknik anlamda, orta vade için 1709 dolar/ons seviyesinin önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Haftalık kapanışlar bazında, bu seviye destek olarak çalışabilir. Bu durumda1720 dolar/ons hedefli yükselişler görülebilir. 1720 dolar/ons üzerinde, günlük kapanışlar bazında kalıcı olunamazsa, yükselişin ivme kazanamayacağı fikrindeyim.1720 dolar/ons seviyesi üzerinde kalınabilirse, yükseliş 1731 dolar/ons ve devamında 1754 dolar/ons hedefli devam edebilir. Fakat 1709 dolar/ons desteği haftalık bazda kırıldığı takdirde 1645 dolar/ons hedefli düşüş hareketi ivme kazanarak devam edecektir.
GPB/USD: Yukarıda İngiltere’nin resesyondan çıkma ihtimalini gündeme getiren, 3.çeyrek büyüme verisi ile, EUR/USD paritesi ile olan pozitif korelasyonun zayıfladığına işaret etmiştim. Nitekim geçen hafta içinde euro, üzerindeki Avrupa baskısı ile düşüş kaydederken, poundun tam tersine yükseliş eğiliminde olduğunu gördük. Pound 25 Ekim günü 1.6118’den kapanarak, kısa vadede yönünü yukarı çevirmiş görünüyor. Bu hafta aşağıda 1.6020’nin altına inmediği sürece, yükseliş 1.6230 hedefli devam edebilir. Yükselişlin kalıcı olabilmesi için, 1.6200’ nin üzerinde kalınabilmesi gerektiğini düşünüyorum.
BRENT PETROL: Teknik olarak 16 Ekim günü 113.59 dolar seviyesinden kapanarak, 114 dolarda bulunan yükselişin True Trend Line açısını kıran Brent, o günden beri düşüşünü devam ettirerek hafta içinde 106.81 dolar seviyelerini gördü. Cuma günü beklentilerden yüksek gelen Amerika büyüme verisi, gelecek hafta doğu kıyılarına ulaşması beklenen Sandy kasırgası endişeleriyle, Brent Cuma günü yükselerek haftayı 109.55 dolardan kapattı. Şimdilik dipte 108.15 dolar noktasında ortalamaların taban yaparak yukarı dönüş yaptığı düşüncesindeyim. Bu hafta yükseliş 110 dolar direncini kırabilirse, 111.40 dolar ve devamında 114.10 dolar hedefli devam edebilir. Brent Petrolde orta vadede 107.50 dolar seviyesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki günlerde haftalık kapanış bazında, 107.50 doların altına inilirse, düşüş hareketi orta vadeli olarak yönünü aşağıya çevirmiş olacaktır. Böyle bir durumda, düşüşün ivme kazanarak 101 dolar hedefli devam etmesi beklenebilir.
AMERİKA BORSALARI: Geçen hafta içinde satış baskısı altında kalan Amerika Borsaları Cuma günü beklentilerden iyi gelen büyüme verisi ile toparlanarak haftanın son günü yükseliş gösterdi.Dow Jones Endeksi’nin future’ları 13.055 ten, S&P Endeksi’nin future’ları ise 1408 puandan haftayı kapattılar.Her ikisinin de kısa vadeli yönü düşüş yönünde olmasına rağmen, Cuma günkü kapanışlarının tripple ortalamalarının üzerinde gerçekleşmesi, önümüzdeki hafta toparlanma çabalarının devam edebileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bu yüzden Dow Jones Future’larında bu hafta ilk etapta 13,180 devamında 13.250; S&P Future’larında ise, ilk etapta 1420, devamında ise 1430 hedefli yükselişler görebiliriz. Dow Jones Future’ları 13.035 , S&P Future’ları ise 1405 puanın üzerinde kalabildikçe, yukarıdaki hedeflere yükseliş ihtimali artacaktır.Aksi takdirde bu destek seviyeleri kırılırsa, düşüşün devamını beklemek gerekir.
İMKB-100 ENDEKSİ: Olumlu finansal görünüm ve not artırımı beklentileri ile dünya borsalarından pozitif yönde ayrışan İMKB-100 Endeksi, bayram tatili nedeniyle kısa süren haftayı 70.708 puandan kapattı. 23 Ekim günü yukarıda 71.341 seviyesini görmesine rağmen, Fitch’in not artırımı yerine sadece görünümü düzelteceği söylentileri ve uzun bayram tatili riskini almak istemeyen yatırımcıların kar realizasyonları nedeniyle hafta başından itibaren yaklaşık 600 puanlık bir düşüş yaşandı. Son 2 günlük kapanışın uzunca bir aradan sonra ortalamaların (tripple) altında kalması dikkat çekici. Endeks için 70.400 seviyesinin takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum. 70.400 seviyesi günlük kapanış bazında kırılırsa, düşüş ilk etapta 70.050, devamında ise 69.150 hedefli hız kazanabilir.70.400 seviyesinin üzerinde kalınabildiği sürece ilk etapta 71.400, devamında 72.000 hedefli bir yükselişin ihtimali artacaktır.
leventkerik@gmail.com
twitter@leventkerik
Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
29 Ekim 2012 Pazartesi, 09:13 ABD de okullar vs den sonra piyasaları da kapadilar 15:15
.
ABD'de tüm hisse senedi işlemleri, Sandy Kasırgası'nın New York'a saatte 70 mil hızla yaklaşması ve denizin yükselme tehlikesi nedeniyle çalışanları korumak için bugün yapılmayacak.
Security and Exchange Commission (SEC) tarafından duyurulan kapatma, 30 Ekim'e de sarkabilir. Bu duyuru, New York Borsası'nın borsa içi işlemleri durdurma kararı almasının ardından geldi. Yarın New York kıyılarına güney New Jersey'den ulaşması beklenen ve potansiyel olarak 60 milyon insanı etkileyebilecek bu fırtına, yolculuk etmek zorunda olan çalışanlar için önemli bir risk oluşturuyor.
NYSE Euronext CEO'su Larry Leibowitz, "Özellikle fırtınanın daha da sertleşmesi ile birlikte, bu yargı kararı piyasa katılımcılarının güvenliği için alındı" dedi ve "İstikrar ve yatırımcı güvenine yapılan vurgu ile birlikte, piyasanın bu şekilde işlemesi kamuoyu çıkarına görünmüyor. Neden bunu yapalım? Yapabileceğimizi kanıtlamak için mi? Bu çok anlamlı görünmüyor" şeklinde açıklamada bulundu.
New York Borsası ve Nasdaq Borsası ile birlikte Jersey City, New Jersey'deki Direct Edge Holdings LLC ve Lenexa, Kansas'taki Bats Global Markets Inc. tarafından işletilen borsalar faaliyetlerini askıya alacak. ABD'de hisse senedi işlemleri 13 borsa ve aracı kuruluşlar tarafından işletilen düzinelerce özel işlem salonunda yapılıyor.
Yorum
-
uzun sayılabilecek bir aradan sonra herkese tekrar günaydın herkese bol kazançlar dilerim ve geçmiş CUMHURİYET BAYRAMINIZI ve KURBAN BAYRAMINIZI saygı ve sevgiyle kutlarım."tecrübe haşin bir öğretmendir. önce ders verir, sonra öğretir."
yazdıklarım sadece kendi görüşlerimdir yatırım tavsiyesi değildir.
Yorum





Yorum