Ay Yıldız

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • TALEBE
    A-YI
    • 24 Ekim 2010
    • 1221

    #91
    Nisan ayının ortaları gelmeden demişiz......

    Ayyıldız milletinin insanları....

    Perşembe günü borsanın iyi günlerinden biriydi.... 68.649 ile kapandı.... %1.41 artış vardı... Ekonomik verilerin çok iyi gelmesinin sonucu... İşlem hacmi neredeyse 4 milyara yaklaştı.... (3.693).........

    Ben hep ters davranıyorum...

    Bugün içimden birşey almak geçmedi..... Hatta ufak ufak satışlar da yaptım...

    Yarın da niyetim yine satış yapmak.... 62.xxx seviyelerine bir düzeltme gelmeli diye düşünüyorum...

    Çünkü çok hızlı çıktık ... Başım döndü...

    Tabii bendeniz yine yanlış karar vermiş olabilirim....

    Saygılarımla
    AYI
    LIFESTYLE2 (Mustafa abi) aşağıdaki yazıyı yazmış hissenetteki topiğinde;


    volatilite trend sonrasi tuzak belirtisi.....

    imkb 100 kapanis 64585 yuzde 3 civari eksi kapanis...
    70xx seviyesinden itibaren surekli dusus ve ardindan volatilite trendi sonrasi tuzak belirtisi.....

    yukarda daha onceki yorumda parantez icerisinde belirtilen 64200-68170 kanalinin alt seviyesi olan 64200 e yaklasmasi nedeniyle burayi destek olarak gorenleri safdisi etmek amacli tuzak amacli bir volatilite(63800-65200) destek olusumu yasanabilir...63800 asagi gecilmeden ayni gun 64200 ve ya uzeri islemler olmasi 65200 kapanisi isaret edebilir...dolayisiyla 65200 altinda birkac kapanis olmadan 68170-70820 seviyesi hedef grafik noktasi olabilir...73200 noktasini 74800 olarak gunceliyorum....

    yukardaki yorum kisisel dusunce ve bakis acisini yansitan bilgi paylasimi amaclidir....

    iyi geceler....



    Aynı topikte, Poyrazefe abi'nin aşağıdaki sözlerine;


    endex her halükarda seçim çoşkusunu yaşayacak ama bunu naklen duyurarak gitmek kimseye yaramaz. anlayan anlamayan herkezin ağzında endexin ralli yapacağı ama böyle bir ortamda düzenleyiciler tabiki önce bu inanışı korkuyla kıracak ve daha sonra beklenmeyen bir anda ralli başlayacaktır. bu durum seçimlerden 2 hafta çnce başlayıp 2 hafta sonraya kadar sürecektir. lakin her seçim sonrası olduğu gibi bu seçimden sonrada ötelenmiş bir kriz bizleri bekliyor.



    VOLVO abi hisenet'te demiş ki:



    İşte aslında dün demek istediğim buydu. Hemen hemen herkes bu beklentiyle hisse senedi aldı. Önemli bir stop loss seviyesi olan 68000 altına sarktığı halde birçok kaynaktan duyduğu zirve olacak piskolojisi ile satamadı.
    Örneğin ben toplam borsaya ayırdığım paranın %15'i ile tutmaya devam ettim. O bile can acıttı

    Gidin tüm topikleri okuyun ,sağınızla solunuzla konuşun yatırımcıların çoğu bu durumda. nasılsa zirve olacak diye satmadı,satamadı.

    Hatta birçoğunda gerekirse 2 yıl beklerim klişesi ağızlarına dolanmış durumda. Haydi göreceğim bakalım endeks 30 bin (rastgele örnek,olacağından değil) olduğunda tutabiliyormusun tutmuyormusun.

    Özet olarak.

    Herkes seçim öncesi veya hemen ertesinde zirve hayalini kuruyor. Sonra da pozisyon boşaltıp uzak durma fantazesini düşlüyor.Hiç görmediğim kadar insan bu inanç içerisinde. Hayret etmemek elde değil.not: beni de bu topiğin şeytanı kabul edin.Birisinin de ters birşeyler söylemesi lazım.Öyle değil mi ?

    stratejiniz ne olursa olsun kendiniz belirleyin derim .Ani şoklara hazırlıklı olun. Ben şahsen yukarı veya aşağı diye sabit fikirli değilim. Belirli seviyeler var kafamda.Altında full nakite geçer, belirli seviyelerin üstüne çıktığında yine full malcı olurum. Herkese bol şanslar.


    Ben 58 xxx lerden 69xxx lara çok hızlı yükseldiğimizi.... 62xxx-64xxx aralığında bir dinlenmemiz gerektiğini düşündüğümü daha önce burada yazmıştım....
    Yok cari açık... Yok ABD borsaları... Yok İMKB düşük gelen kârlar (bu konu aslında çok önemli, pek çok şirket ederinin üzerinde fiyatlara gidiyor.. diye düşünüyorum) hepsi birer mazeret oldu.... Cuma akşamı birileri malda olmak istemedi.....


    Arkadaşlar F/K oranı yıllardır perişan, gelecekte de potansiyel perişan ; PD/DD oranı 1'in üstünde olmayı geçip 3'e ,4'e ulaşmış; İMKB'de yıllardır durduğu halde kar dağıtmamış, habire bedelli sermaye arttırımı ile yarırımcısına ek yükler getirmiş pek çok şirket primlenmiş de primlenmiş.........

    Balon bir gün patlayabilir bilinciyle temel analizi daha sağlam hisselere sıcak bakmalı ve dikkatli durmalıyız diye düşünüyorum...........

    Not: Aklım kendime yetmiyor.... Perşembe tamgün ve Cuma saat 15.00'e kadar portfoyümün %50 sini hisseye geçirmiştim.... Kafadan %5'ten fazla kaybım oldu..
    YTD

    Saygılarımla
    AYI (araştırmacı yazar... ne yazar..? )
    Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

    Yorum

    • TALEBE
      A-YI
      • 24 Ekim 2010
      • 1221

      #92
      New York Karsan'ı reddetti 40 şehirden taliplisi geldi
      Karsan’ın V1 adlı aracına, henüz üretime hazır olmamasına rağmen 40 farklı şehirden talep yağdı.
      16 Mayıs 2011 / 08:49New York Belediyesi’nin açtığı “Geleceğin Taksisi” ihalesinde finale kalan ve beklenmedik bir şekilde elenen “Karsan V1”e, farklı ülkelerden 40’ı aşkın şehir talip oldu. Karsan, önceliğini gelen talepleri değerlendirmekten çok aracı üretime hazır hale getirmeye verirken, hükümetten de “Her türlü yardıma hazırız” mesajı geldi.
      Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, önceliklerinin aracı bitirmek ve üretime hazırlamak olduğunu söylerken, sürecin daha önce planlandığı gibi yürümeye devam ettiğini, daha önce açıkladıkları gibi ilk yürüyen prototipi temmuz ayına yetiştireceklerini kaydetti. Nahum, ihaleyi kaybetmelerine rağmen V1’in geliştirme süreçlerinde hiçbir kesinti yapmadıklarını hatırlatırken, “Şu an bazı ön testler de dahil olmak üzere geliştirme çalışmalarımız sürüyor. Temmuz ayında ilk yürüyen araç ortaya çıkacak. Söylediğimiz gibi Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da test ettireceğiz” dedi.
      İhale sonrası tüm gelişmeleri herkesle paylaştıklarını, bu anlamda Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve projeyle ilgilenen tüm hükümet yetkililerini bizzat bilgilendirdiklerini anlatan Jan Nahum, Çağlayan’ın “Bizim yapabileceğimiz bir şey var mı? Her türlü yardıma hazırız” mesajı verdiğini kaydetti.

      “Bazılarını geri çevirdik”
      Karsan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Klod Nahum da, V1’i halen isteyen ve ilgi gösteren farklı ülkelerden 40’ın üzerinde kent bulunduğunu belirterek, “Hiç ummadığımız yerlerden bile talepler geldi” dedi.
      Önceliklerinin aracı bitirmek olduğunu, talepleri incelemeye daha sonra başlayacaklarını dile getiren Klod Nahum, “Aracı ortaya çıkarıp, gerekli testleri yapacak hale getirmeden tam yanıt vermek istemiyoruz. Ancak öyle yoğun talep oldu ki, bazılarını geri çevirmek zorunda kaldık” ifadesini kullandı.
      Jan Nahum, İstanbul Belediyesi’nin ve Başkan Kadir Topbaş’ın araca ilgisinin sürdüğünü, ancak belediyenin düzenlediği Taksi Sistemi Tasarım Fikir Proje Yarışması’na katılmayacaklarını söyledi.

      “Otobüs de yapacağız”
      Karsan CEO’su Murat Selek de, V1 taksi projesinin, şirketin “ulaşım çözümleri” konseptinin bir parçası olduğunu hatırlatarak, bunun ardından başka projeler üzerinde de çalışılacağının ipuçlarını verdi.
      Selek, “V1, bizim için önemli bir proje. Ancak Karsan, bununla da kalmayacak. J10 gibi, kendi otobüs modelimizi üretme arzumuz da var. Şu an BredaMenarinibus için üretim yapıyoruz. Ancak bununla yetinmemeye de kararlıyız. Kendi otobüs modelimiz de olacak” dedi.


      Ayyıldız milletinin insanları, hayırlı haftalar, işler, günler dileklerimle...


      KARSAN 2008 krizinden bu yana satışlarını devamlı arttıran bir şirket....... +

      Üretiminin önemli bir kısmı piyasaya fason üretim olduğu için kâr marjı düşük.. -

      Ürün geliştirme çalışmaları var, araç başına kâr yüzdesini arttırma ihtimali olur ... +

      Grup şirketi , kâr kaydırmaları yaşanabilir.. -

      Çok borçlu....Faiz giderleri çok... Sermayesinin bir kısmını kaybetmiş.... -

      60 milyon TL kadar bedelli sermaye arttırımı yaparsa kısa vadeli finansal borçları düze çıkar... +


      - ve + lar uzayıp gidebilir....

      Ancak uzun vadeli yatırım düşünenler... Az da olsa bu hisseye dikkat edecekler ve bir gün onu edinecekler..... Pişman olurlar mı..?

      İnşallah olmazlar....
      64 milyon kadar bedelli sermaye arttırımı yapacakmış........ :081:



      SAygılarımla
      AYI (araştırmacı yazar.... ne yazar?..)
      Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

      Yorum

      • TALEBE
        A-YI
        • 24 Ekim 2010
        • 1221

        #93
        2011 Genel seçimlerinde hangi partiye oy vermeyi düşünüyorsunuz?
        Katılımcı sayısı 437. Siz bu Ankette oyunuzu kullanmışsınız Anket 04-06-2011 tarihinde ve Saat 00:28 kapanaçaktır
        • AKP ........................................241 .......................................55.15%
        • CHP ..........................................97 ........................................22.20%
        • MHP .........................................68 .........................................15.56%
        • DİĞER .......................................14 ..........................................3.20%
        • KARARSIZ .................................17 ..........................................3.89%

        Haberköy'deki anket......................
        Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

        Yorum

        • TALEBE
          A-YI
          • 24 Ekim 2010
          • 1221

          #94
          Bakın Baybars Sezen ne demiş..?

          Sevgılı arkadaslar , hatılıyorsanız yıl basında ıtıbaren ABD ekonomısı hakkında cok ıkı onemlı yazı yazarak (Borsamatık de ) suna dıkkat cekıyordum : dıkkat ABD ekonomısı yenıden resesyona gırmek uzere cunku FED ın butun para basması hıc bır seye yaramıyacak , ustelık ABD artık astronomık borcunu tasıyamaz hale gelecek belırtıyordum....

          Iste bugunlerde ABD ekonomısı hakkında artık yenı bır resesyon ufukta gozukıyor muhabbetı hızla yayınlanmaya basladı ....Ozelıkle ABD nın borclanma krıtık sevıyesıne ulasması ve FED ın yenıden para basması gundeme gelmesı ıle beraber resmen onceden belırtıgıim gıbı ABD ve Dunya yı daha buyuk bır telıkeye goturuyor : HYPERENFLASYON ve Kral Doların cokusu !

          Ikncı basladı , bırıncı ıse yolda.....Tek soru ısaret : Mr Bernencke 5 yıldan berı FED ın koltuktugunda oturdugundan berı bu kadar masal anlatıktan sonra , ne zaman ıstıfa edecek ?

          Sızlere ılgınc gelebılır ve Baybars abartıyor dıyeceksınız ama ben yıne kıbarlıgımı korumus olıyorum FED baskanı ıstıfa edecek derken cunku ABD de Washıngton kulıslerınde Mr Bernencke resmen 2012 secımlerden sonra kovulacak artık denılıyor eger Q3 gelırse ....

          (Dunku DOW JONES tekrar yukselmesı sebebı ıse ban baska sevgılı arkadaslar :PIYASA resmen MICROSOFT un CEO sunu ıstıfa etmesını ıstedı dolayından ! Yanı dun meshur bır hedfe fon artık Steve Ballmer gıtsın dedı 10 yıldan berı MICROSOFT un sratejısı cok kotu oldugu ıcın ! Bu haberın uzerıne MICROSOFT hısse senetlerı 3% yukselıordu...Yanı PIYASA ya hıc bır zaman karsı gelınmez sevgılı arkadaslar .)..

          GOLDİE DİYORKİ : "Q3 GELIYOR (PARA BASMA BOLUM 3)"...

          Sevgılı arkadaslar gercekler artık ABD yı yakaladı dıyebılırız :

          -Sanayı endeksı tekrar dususte....

          -Buyume rakamları asagı revıze edılıyor...(GOLDMAN SACHS mecbur olup ABD buyumesını asagı revıze ettı)...

          -ABD bankaların karları tekrar erımekte...

          -En son olarak ıssızlık tekrar yukselıste......(son cıkan ıssızık oran tekrar 9% a yukseldı).
          -Emlak pıyasası ıse ıkıncı dıp yapmak uzere...

          -Calıfornıa eyaletı resmen ıflas etmek uzere....

          -Enflasyon rakamlar hepsı yukarı gosterıyor...
          -Amerıkan vatandasların 80% ABD ekonomısı kotu gıdıyor dunsunyor (CNN MONEY)...Sadece 1% ABD daha ıyı gıdıyor dusunmekte ! Yanı WALL STREET ve FED ın cızdıgı toz pembe tabloya tamamem ters dusen bır dusunce !

          Ve her gun ABD nın sısen borc balonu durmadan sısıyor.....Ve o arada da DOW JONES dakı balon telıkelı sekılde sısmeye devam edıyor...FED butun verdiği parayı spekulasyona giderse, sonuçu 2000 de gibi (Nasdaq balonu patladı) ve 2008 de gibi (mortgage balonu patladı ) olur : yani ekonomi hala kafasını kaldıramıyanca, borsada ki spekulasyon birden bile çok kötü şekilde patlar ve kimse ne yazıkkı yine geçmişten ders almaz ....Önemli değil cünkü WALL STREET dusunuyorkı FED parayı verir nasıl olsa ....

          Ama bu sefer FED ın parasıda yetmiyebilir cünkü butun bastığı para ne ekonomiyi düzeltti nede emlak sektoru kurtarabildi....Yani FED in butun parası bankaların kötü varlıklarını (cds) temızlemeye yetmez bıle....Bu yuzden FED Q3 olmıyacak masalını anlatsa bile piyasa tam tersini düsünuyor ve o yuzden GOLDIE şimdiden Q3 satın almaya başladı diyebiliriz sevgili arkadşlar..

          Yani GOLDİE diyorki (özelıkle Ben amcamıza ) : FED durumu kurtarmak için yeniden para basmaya meçbur olacaktır yoksa bütün sistem çöker....Mr Bernencke butun dunya yı aldatabilir ama GOLDİE yi asla !

          Yanı Mr Bernencke nın para basması hıc bır seye yaramadı (cok normal cunku verılen para bankaların cebıne gıttı ).
          Mr Bernencke DOW JONES un yerıne ekonomıyı pompalasaydı cok ıyı olurdu .....

          Kaldı son çıkan ıssızlık rakamın bu sefer yuksek cıkması Mr Bernencke butun hesapların bozdu gıbı gozukıyor......Yanı 6 Mayıs dakı ısthıdam zayıf cıktıgı halinde FED ın baskanı ıstıfa etmesı soz konusu olabılır sevgili arkadaşlar...

          Neden sorarsanız cunku Mr Bernencke nin "para bastığım ıcın ABD ekonomısı toparlanıyor " buyuk masalı suya duser ve FED ın baskanı ıcın buyuk basarısızlığa ugradım en buyuk ıtırafı olur ....Ve o zaman ıste ıstıfa etmeye mecbur olur...Haydi, biraz gayret Mr Bernencke , Mosyö Trichet ekim ayında gittiğine göre !.

          Tabi Mr Bernencke nın ABD hala" hasta" oldugunu ıtıraf etmesi kimsenın hosuna gıtmıyecektır.....Ustelık bu zayıf ısthıdam rakam dan sonra, artık para basma bolum 3 gelmesı konosunda PIYASA nın artık hıc suphesı kalmiyacaktir...Hele hele 3 hazırandaki issizlik rakamı yıne zayıf cıkarsa...Mr Bernencke ıcın havluyu atmıs olacaktır ve o zaman ıste GOLDIE buyuk zaferını ılhan edecektır sevgılı arkadaslar... ....
          Iste sevgılı arkadaslar dunya ekonomıstler ve analıstler "hayır Q3 gelmez cunku ABD ekonomısı daha ıyı gıdıyor" masalı anlatanlar Q3 geldıgınde hangı masalı anlatcaklar bu saat den sonra cok merak edıyorum....

          Tabı Q3 gelmesı ıle beraber , GOLDIE /SILVER ve PARITE resmen ucusa gecer !
          On the board on "GOLDIE AIRLINES" ! (GOLDIE hava yollarına hos geldınız !)...

          EMERGING MARKETLER ICIN KORKU FLIM GIBI:" EYVAH EYVAH Q3 GELIYOR !."

          Tabı Q3 gelmesı ıle beraber , FED ın sorumsuz sekılde para basması ılk etkısı doları daha da cokertmek olacaktır ve emergıng marketler ın bono pıyasaslarını daha da tedırgın edecektır enflasyon endısesını artırarak....Yanı EM para bırımlerın baskı altında kalması soz konusu olabılır...Bu yuzden dolar /TL tekrar 1.60 lara geri geldi ve IMKB tekrar baskı altında bulunabılır onumuz aylarda.
          Bu hafta arasında IMKB nın yukselmesı sadece Merkez Bankası kararını satın almasından kaynaklanıyor fakat pıyasa gordukkı artık faızlerı ındırmek cok zor oılacak eger Q3 gelırse ve onceden dedıgım gıbı artık faız ındırım olamıyorsa demekkı faız artırım gelıyor ınancına kapıldı .Bu yuzden Merkez bankası kararın ardından IMKB nın yonunu tekrar asagı cevırdı sevgılı arkadaslar ve dolar 1.60 TL uzerınde kaldı...

          Son yazım da belırtıgım gıbı , enflasyon endisesi yuzunden cok ciddi faiz artirim gerekebilir korkusu dogdu artik yabanci fonlarda...
          Yanı IMKB nın dususu ve doların yukselısı tek sorumlusu Mr Bernencke nın para basma polıtıkası sevgılı arkadaslar...

          Gelelim analistlerin heceyan ıle bekledıklerı mujde : Turkıye nın notu artılırması ...Bende bunu cok ıstıyorum cunku Turkıye bunu cok hakkedıyor ama bılınkı bu sadece bır oyun sevgılı arkadaslar ..
          Cunku derecenlenme kurumların tek amacı pıyasasyı yukseltmek herkesden once cıkmaK..Zaten bu kurumların son raporları bu yonde 180 derece donerek ( artık bundan ondan sebep dolayından bır not artırım dusunulmıyor denılıyor..) bunun ıfadesıdır...
          Magdur olan ne yazıkkı kucuk yatırımcı olıyor.....her zaman gıbı.....
          Burada sadece Nasdaq tercubem konusıyor...

          ABD NIN BORCLANMA KRIZI : MR TIMOTHY 2 TRILYON DOLAR ISTIYOR !...

          Ote yandan sızlere gecen ay Mr Tımothy (ABD hazıne bakanı) kongre ye 2 Trılyon dolar sorması gerekıyor yazıyordum , ıste hemen ardından REUTERS e resmen haberı dustu : Mr Tımothy Senato dan tam 2 Trılyon dolar ıstemek uzere ! (2 Trılyon dolar rakamı yıne butun dunya oncesı vermıs oldum boylece !).
          Tabı 2 Trılyon dolar eklersek ABD nın borclanma sınırı astronomık 16.3 Trılyon dolara ulasacaktır !
          Buda su demek olıyor sevgılı arkadaslar : ABD AAA notunu resmen kaybetmesı ! Çünkü önceden belirtiğim gibi, hiç bir ülke bu kadar borca dayanamaz !
          Fakat Mr Timothy son dakika supriz yapti bizlere sevgili arkadaslar, resmen uzatmalari oyniyarak 16 Mayis 2 Agustosa kadar ertelendi aciklamada bulundu...Yani 2 Agustosa kadar hazirdan harcamaya devam ederiz dedi ve bu hazir para resmen 2 Agustos da biter ekledi ...Yani sevgili arkadaslar 16 Mays simdi 2 Agustos oldu ...
          Gelecek hafta ıse Mr Obama ve kongre arasında krıtık toplantı beklenıyor bu konu ıle ılgılı..

          Tabi ABD medyalar, mecbur olup, yavas yavas ABD borclanma krizinden bahsetmeye basladi, hatta Mr Obama borclanamazsak resmen 2008 den daha buyuk kaos bekliyor bizleri aciklamasinda bulundu..Ve resmen ABD nin iflas a gidiyor seceneklerden birisi olarak artik kesin gozuyle bakiliyor...
          Bu hafta sonu ise Mr Timothy Cumhuriyetcileri suclamasi ne yazikki hic bir seyi degistirmedi...Cunku cumhuriyetciler bu isi 2012 ye kadar uzatmak istiyor ve onceden haracamalari kes diyor Mr Obama ya...
          Mr Obama ise hayir oyle sey yaparsak iflas etmis gibi davranmis oluruz diyor...Iste ABD de su an ki muhabbet budur sevgili arkadaslar ....Tabi Mr Timothy zannediyorki hazir dan yemek 2 Agustosa kadar durumu kurtarir ...

          FINANCILA TIMES bıle "euro cokıyor " manset yapan uzmanı oldugu halde , ılk defa dolar daha cok telıkelı durumda bulunuyor yazmaya basladı !!! (11.05.2011)...Gunaydın FT !!!

          WALL STREET Journal ıse ABD ekonomısı Yunanıstan dan daha kotu oldugunu daha cok yazmaya basladı !!1 (23.04.2011)....Bıraz daha gayret ve yakında ABD medyalar 2 yıldan berı soylemek ıstemedıklerı acı gercegı sonunda soylıyecekler gıbı gozukıyor : ABD "default" (ıflas) edebılır !
          Yanı yanan Roma degıl ama Washıngton !

          Bu resmen suna benzıyor sevgılı arkadaslar : yenı kıracı eve bakmaya gelır ve tavanda buyuk delık gorur ve kıraya veren ev sahıbı yok canım o bır sey degıl tavandakı delıgı kapatırız endıse etmeyın !
          Iste ABD borclanması o kadar astronomık sevıye ye ulastıkı butun dunya ya "yok canım merak etmeyın bız bu delıgı kapatırız !".....Baska delık acarakmı ? (yanı yenıden borclanarakmı ?)....Saka gıbı ve bu sakayı butun dunya nın onunde Mr Bernencke ve Mr Tımothy oynamaya devam edıyor ....Ama oyle gozukıyorkkı bu saka nın malıyetı butun dunya ıcın cok agır patlıyacak....GOLDIE nın yukselmesıde ana sebebı budur sevgılı arkadaslar....

          Ote yandan bu muhabbet WALL STREET ide rahatsiz etmeye basladi diyebiliriz ve DOW JONS daki hareketler artik gercekler (ABD nin yasamasi icin surekli borclanmasi gerekiyor) piyasayi da yakaladi diyebiliriz....

          Fransızlar , ASTERIKS zamanıda ne derlerdı : en buyuk korkumuz goK basımıza uzerıne dusecek dıye !
          Iste bır gun dunya nın uzerıne ABD borcu tavanı cokerse o zaman dunyanın sonunu gelır dıyebılırız sevgılı arkadaslar...Tek korucuyunuz o zaman GOLDIE de bulunmak !

          Ote yandan ABD fınans medyalarda bunu" mınımıze" (yanı kucumselemeye) etmeye calısan ekonomıstler ve analıstler hakıkaten sorumsuz ve komık ! Zannedıyorlarkı sureklı AB ye sureklı dıkkatı cevırerek kımse ABD nın borc tavanındakı delıgı goremıyecek !

          Ve ondan sonra bu zavallı ABD fınans medyalar gelıyor bızlere" sısen balon GOLDIE de dır" masalını anlatmaya calısıyorlar....

          Son olarak Mr Soros medyaların tuzagına dusup GOLDIE sını satmıs (WALLSTREETJournal)...
          Sebep : deflasyon telıkesı kalkıyor GOLDIE dusecek ! Buda saka gibi cunku ne ılgısı var GOLDIE ve deflasyonla sormak ıstıyorum Mr Soros a....

          Mr Soros a tavsıyem : artık emeklı olun ve GOLDIE anlamıyorum dıyorsanız resmen soyleyın ama oyle GOLDIE hakkında lutfen fantezı teorı yurutmeyın....

          Iste sevgılı arkadaslar ABD yenıden 2 trılyon dolar ıcın borclanması + yenıden para basması (Q1 ve Q2 bır seye yaramadıysa Q3 rakamın daha da onemlı olması gerekebılır sevgılı arkadaslar ) GOLDIE/SILVER ıcın cok kuvetlı bır koktel olacaktır...Fakat hısse senet piyasalar icin buyuk bir tehdit olusturabilir ozelikle faiz artirimla beraber..

          Tabı Mr Bernencke zannedıyorkı faızlerı sıfırda tutmak omur boyu durumu kurtalabılecek....
          Zannedıyorkı baska bır sey yapmama gerek yok....

          Yanı sevgılı arkadadqslar GOLDIE Süper sova hazır olun cunku Q3 ıle beraber GOLDIE nın en buyuk dostu" yaz a hos geldın party" ye kendısını mısafır edecek tır :"Mıster HYPERENFLASYON" ta kendısı !

          ASYA NIN ABD YE CEVABI .: "GOLDICIEME DOKUNMA !"..
          Sevgili arkadaslar hatiliyorsaniz son yazimda, iki hafta evvel GOLDIE SILVER de + Petrolda kı sert dusuler sadecce ve sadece COMEX deki (vadeli piyasalar) FED ın manıpulasyon dolayından olmustu vurguliyordum....
          Cunku Mr Bernencke nın amacı doları ve bono pıyasayı kurtarmak olmustu o zaman ....
          Bunun ıcın FED COMEX i alevlendirerek resmen WALL STREET ide ateslendirdi....Cunku COMEX dekı ıslem yapan kucuk yatırımcı sayısı azalırsa, COMEX ın karı da erımeye baslar....ve WALL STREET deki vadeli pozisyonlarda "patlamasi" soz konusu olabilir...Bu yuzden FED baskani geri adim atti ve dolari kurtarmak operasyonuna son koydu diyebiliriz....Yani dolar endeksin tekrar cokmesine cok az kaldi diyebiliriz sevgili arkadaslar (haziran ikinci yarida gibi ozelikle 30 haziran oncesinde)..

          Fakat FED in manipulasyonlarina karsi artık yeter diyen ASYA oldu , kendi SILVER vadeli piyasayi kurarak (18 Mayis da Hong kong kendi silver vadeli piyasasini resmen kurmus oldu )...Hedef tabiki islemleri HONG KONG uzerine cekmek ve boylece FED in artik tuzaklarina dusmemek ...Yani SILVER icin buyuk zafer oldu diyebiliriz ve cok yakinda SILVER de yenıden ciddi bir yukselis gorebiliriz sevgılı arkadaslar...
          SILVER ıse onceden belırtıgım gıbı 34 dolarda cok kuvetlı bır destek yaptı ve su an tekrar ılk etap 39 sonra 42 dolara dogru ılerlıyor.....ASYA resmen SILVER ın yardımına kostu dıyebılırız ve SILVERcımızı FED ın ellınden kurtarmıs oldu boylece...ASLAN ASYA !.

          Ote yandan butun GOLDIEcılere dıger bır mujde vereyım : CIN HONG KONG ısbırlırle eylul 2011 ıtıbaren kendı GOLDIE vadelı pıyasasını kurmaya karar aldı...Yanı CIN artık butun dunya GOLDIE cıler ıcın en buyuk"cennet" olacak ve boylece aynen SILVER de gıbı , FED ın manıpulasyonlar yeter dıyenler ıcın cok buyuk bır kurtulus olacaktır...
          Artık sabah ASYA GOLDIE de alıma gecıyor ogleden sonra WALL STREET acılınca GOLDIE ye saldırı yapılıyor (FED tarafından ) kabus senaryosunu artık yasamıyacagız sevgılı arkadaslar .....Buda CIN ın GOLDIE cılere en buyuk hedıyesı oldu dıyebılırız...

          Zaten ASYA CIN onderlıgınde tamamem ABD den uzaklasmaya calısıyor ve kendı tıcaret para bırım ve ekonımık dengelerını olusturmaya calısıyor ...Cunku ASYA nın en buyuk korkusu doların cokusuyle beraber 2008 benzer bır krız yasamamak ...Bu yuzden ASYA nın en buyuk hayat sıgortası GOLDIE /SILVER oldu dıyebılırız sevgılı arkadasşlar...Ote yandan JAPONYA dakı deprem tamamem jeopolotık dengelerı degıstırebılır cunku JAPONYA ABD den uzaklasıp CIN e yaklasması soz konusu olabılır (unutmayınkı ıkısıde ABD de dolar varlıklarını satmaya devam edıyor )...

          "ROMA YANIYOR " KOMEDISI ...

          Goruyorumki MOODYS S&P ve FITCH beyfendileri Avrupa turlarina devam ediyorlar , ama Fransa ve Inglitere ye hic ugramiyorlar ! Ne ilginc degilmi? Bu sefer yunan trajedi den sonra, butun dunya ya "Roma yaniyor" komedisini oynamaya basladılar bu sefer...
          Tabi 2 Agustos da ABD borclanamazsa, ve dolar endeksi yine diplere gidiyor gorunce, FED acele bir yeni numara bulmasi geriyordu : oda zavalli Italyanin notunu indirmek !!!! Boylece dolar endeksi 76 lara kadar nefes almaya devam etti !!! Yanı ABD nın" dıkkatı baska yere cevırmek" polıtıkası devam edıyor ne yazıkkı....

          Yazik ...Cok yazik ...ABD nin bu "her yeri alevlendırelım" politikasi nereye kadar surecekki ?
          Butun dunya bir an evvel gozunu acmasi gerekiyor artik ve suna farkina olmasi lazim: ABD yasamasi icin para basarak ve daha da borclanarak butun dunyayi daha buyuk telikeli duruma sokiyor !

          Sevgılı arkadaslar sunu unutmayınkı FED ın SILVER/GOLDIE ye yonelık saldırıları devam edecektır ve 2012 secimlere kadar Beyaz Saray, FED in ve ozelikle ABD medyalarin " ABD toparlanıyor"muhazzam desenformasyon politikasi devam edecektir...

          Fakat butun dunyada GOLLDIEcılerın sayısı gıderek artıyor ve onceden belırtıgım gıbı guclerımızı bırlestırıp Mr Bernencke ve bankacı arkadaslarına (" the banksters") karsı guclu olmamız gerekıyor .Bu yuzden kalbinizi ALTIN tutmaya devam edin ve ABD medyalarin desenformasyonuna kullak asmamaya devam edin...
          Bu yuzden korkmayın ve guclu olun ...
          Sunu unutmayınkı sevgılı arkadaslar GOLDIE de bulunmak uzun vadelı stratejı bır yatırım demek olıyor ...
          Bu yuzden GOLDIE de kazanmak ıstıyorsanız, ABD medyalardan ,ekranlardan teknık analızlerden uzak durun ....ve sımdıden uzun tatıle cıkın. Bunu GOLDIE 2008 de 690 dolardan berı herkese aynı tavsıyede bulunıyorum.


          GO GOLDIE ! KIM TUTAR SENI !

          SEVGI ve ALTIN ıle kalın !

          Saygilarimla.

          Baybars SEZEN
          Alıas GOLDEN BOY

          Alacağımız pek çok ders var.....
          Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

          Yorum

          • TALEBE
            A-YI
            • 24 Ekim 2010
            • 1221

            #95
            İMKB 1 Temmuzdan itibaren Temettü Endeksleri hesaplamaya başlıyor
            İMKB Yönetim Kurulu’nun 22.06.2011 tarihli toplantısında,
            1. 01.07.2011 tarihinden itibaren İMKB Temettü Endeksi ve İMKB Temettü 25 Endeksi’nin hesaplanmaya başlanmasına,
            2. Endekslerin başlangıç değerlerinin, İMKB 100 Endeksi’nin 30.06.2011 tarihli kapanış değeri olmasına,
            3. İMKB Hisse Senedi Endeksleri Temel Kuralları”na (Temel Kurallar) ilişkin 03.12.2010 tarih, 353 sayılı Genelgenin iptal edilmesine ve temettü endekslerine ilişkin hususları da içerecek şekilde yeniden düzenlenen Temel Kuralların son halinin kabulüne (Temel Kurallar için tıklayınız),
            4. Endekslerin hesaplanmaya başlanacağı ilk dönem olan 01.07.2011-31.12.2011 döneminde, İMKB Temettü Endeksi ve İMKB Temettü 25 Endeksi şirketleri ile İMKB Temettü 25 Endeksi için belirlenen yedek şirketlerin aşağıdaki şirketlerden oluşturulmasına
            karar verilmiştir.

            Yeni oluşturulan temettü endekslerine ilişkin kuralları da içerecek şekilde yeniden düzenlenen “İMKB Hisse Senedi Endeksleri Temel Kuralları”na göre özet olarak;
            - İMKB Temettü Endeksi,
            o Son 3 yıllık mali tablolarında kar bulunan,
            o Bu dönemlere ilişkin olarak nakit temettü dağıtmış ve
            o En son açıklanan mali tablolarından geriye doğru 12 aylık dönemde karı olan şirketlerden,
            - İMKB Temettü 25 Endeksi ise,
            o İMKB Temettü endeksinde yer alan hisse senetlerinin arasından seçilen,
            o Değerleme günü itibariyle temettü verimlerinin büyükten küçüğe doğru sıralamasında ilk 2/3’lük dilimde yer alan ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri en büyük 25 hisse senedinden
            oluşturulacaktır.

            Şirketlerin dağıttığı temettü tutarları belirlenirken, İMKB’de işlem görmeye başladıktan sonra ödenen temettüler dikkate alınacak ve bu tutarlardan varsa aynı dönem içinde ortaklara rüçhan hakları kullandırılarak yapılan bedelli artırım tutarı ile rüçhan hakkı kullanım fiyatının çarpılması ile bulunan “ortaklardan tahsil edilen tutar” çıkartılacaktır.

            Temettü endeksleri, Mayıs ve Kasım ayları sonu itibariyle yılda iki kez gözden geçirilecek ve bu gözden geçirmelerde belirlenen şirket değişiklikleri, Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık dönemlerinde endekslere yansıtılacaktır.

            Endekslerin başlangıç değerleri, İMKB 100 Endeksi’nin 30.06.2011 tarihli kapanış değeri olacaktır.

            Yaşadık......mı.... :081:
            Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

            Yorum

            • TALEBE
              A-YI
              • 24 Ekim 2010
              • 1221

              #96
              Dikkatli okuyalım.................

              BABACAN, "UMARIZ Kİ AVRUPA'DA BU SORUNLARA KISA ZAMANDA KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİRLER"

              Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa'daki
              son gelişmeleri değerlendirirken, soruna kısa sürede kalıcı çözümlerin
              üretilmesini umduklarını kaydederek, ''Aksi takdirde dünyada 2008-2009 benzeri
              başka sıkıntılı bir tabloyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz var'' dedi.
              Özellikle İtalya'daki son gelişmelerin ve Yunanistan'daki sorunların bir
              türlü çözülemiyor oluşunun kendilerini kaygılandırdığını belirten Babacan,
              ''Ekonomi politikalarında son derece ihtiyatlı dikkatli gitmemiz gereken bir
              dönemdeyiz'' ifadesini kullandı.
              Babacan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat
              Hisarcıklıoğlu ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.
              Konuşmasında küresel ekonomideki gelişmelere değinen Babacan, ''küresel
              ekonominin son derece riskli, sıkıntılı bir dönemden geçmekte olduğunu''
              söyledi.
              Babacan, şunları kaydetti:
              ''Hemen yanı başımızdaki Avrupa'da riskler her geçen gün son derece hızlı
              bir şekilde büyüyor. Umarız ki Avrupa'da, bu sorunlara kısa zamanda kalıcı
              çözümler üretirler. Aksi takdirde dünyada 2008-2009 benzeri başka sıkıntılı bir
              tabloyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz var. Özellikle İtalya'daki son
              gelişmeler, Yunanistan'daki sorunların bir türlü çözülemiyor oluşu, bizi
              kaygılandırıyor. Dolayısıyla ekonomi politikalarında son derece ihtiyatlı
              dikkatli gitmemiz gereken bir dönemdeyiz.''
              Türkiye'nin ihracatını yaptığı en önemli pazarının Avrupa olduğuna
              dikkati çeken Babacan, Avrupa pazarlarında meydana gelecek bozulmanın,
              Türkiye'nin ihracatını da olumsuz etkileyeceğini kaydetti. Babacan, ''Dolayısıyla
              önümüzdeki dönem, dünya belirsizliklerinin oldukça büyük olduğu, ancak Türkiye'de
              güçlü bir güven ortamı ve istikrar ortamıyla bu dalgalı, fırtınalı denize doğru
              açıldığımız bir dönemdeyiz'' dedi.
              Babacan, iş dünyası, sivil toplum ve sosyal taraflarla yakın bir
              çalışmayla Türkiye için en iyi kararları alıp, ülke ekonomisini daha iyi
              noktalara taşıma gayretinde olacaklarını kaydetti.

              -''MALİ DİSİPLİNİ KESİN BİR ŞEKİLDE UYGULAMAYA DEVAM EDECEK''-

              Ali Babacan, konuşmasında Türkiye'nin önümüzdeki dönemde odaklanacağı
              alanlarla ilgili de bilgi verdi. Babacan, önümüzdeki sürecin Türkiye'nin artık
              2023 hedeflerine kilitlendiği bir dönem olacağını ifade ederek, hükümet
              programının da bu hedefler doğrultusunda hazırlandığını söyledi.
              Babacan, önümüzdeki döneme ilişkin şunları söyledi:
              ''Önümüzdeki dönemde hem makro ekonomik politikaları hem mikroekonomik
              politikaları beraber, uyumlu, tutarlı bir şekilde uygulayacağız. Bir yandan asla
              taviz vermediğimiz mali disiplini kesin bir şekilde, kati bir şekilde uygularken,
              öte yandan para politikalarına da merkez bankamızın operasyonel bağımsızlığı
              çerçevesinde kararlı tutumumuz tekrar bu dönemde de devam edecek. Dalgalı kur
              rejimi, yine bizim ekonomi programımızın vazgeçilmez unsurlarından birisi, bu
              aynen devam edecek. Türkiye'de ticaretin serbest olması ve sermaye hareketlerinin
              serbest olması, yine taviz vermeyeceğimiz diğer konular olacak.''
              Gelecek dönemde yapısal reformların son derece önemli olacağını, eğitim
              reformuna da öncelik verileceğini anlatan Babacan, işgücü piyasasıyla ilgili de
              önemli adımlar atılacağını belirtti.
              Babacan, yatırım ortamının iyileştirilmesi için iş dünyasının günlük
              işlerde karşı karşıya kaldığı zorlukların aşılması konusunda ''önemli bir reform
              paketi'' de olacağını belirterek, ''Önümüzdeki dönem inşallah TBMM içinde uyumlu
              çalışma ortamı yakalarsak önemli reformlara imza atacağımız bir dönem olacak''
              dedi.

              -''KÜRESEL EKONOMİ, SON DERECE RİSKLİ, SIKINTILI BİR DÖNEMDEN
              GEÇİYOR''-

              Türkiye ekonomisinin ilerlemesinde istikrar ve güven ortamının önemine
              vurgu yapan Babacan, ''küresel ekonominin son derece riskli, sıkıntılı bir
              dönemden geçmekte olduğunu'' söyledi.
              Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
              ''Hemen yanı başımızdaki Avrupa'da riskler her geçen gün son derece hızlı
              bir şekilde büyüyor. Umarız ki Avrupa'da bu sorunlara kısa zamanda kalıcı
              çözümler üretirler, aksi takdirde dünyada 2008-2009 benzeri başka sıkıntılı bir
              tabloyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz var. Özellikle İtalya'daki son
              gelişmeler, Yunanistan'daki sorunların bir türlü çözülemiyor oluşu, bizi
              kaygılandırıyor. Dolayısıyla ekonomi politikalarında son derece ihtiyatlı
              dikkatli gitmemiz gereken bir dönemdeyiz.''
              Türkiye'nin ihracatını yaptığı en önemli pazarının Avrupa olduğuna
              dikkati çeken Babacan, Avrupa pazarlarında meydana gelecek bozulmanın,
              Türkiye'nin ihracatını da olumsuz etkileyeceğini söyledi. Babacan, ''Dolayısıyla
              önümüzdeki dönem dünya belirsizliklerinin oldukça büyük olduğu, ancak Türkiye'de
              güçlü bir güven ortamı ve istikrar ortamıyla bu dalgalı, fırtınalı denize doğru
              açıldığımız bir dönemdeyiz'' dedi.
              Babacan, iş dünyası ve sivil toplumla, sosyal taraflarla yakın bir
              çalışmayla Türkiye için en iyi kararları alıp, Türkiye ekonomisini daha iyi
              noktalara taşımak için gayret vereceklerini dile getirdi.

              -HİSARCIKLIOĞLU: ''BİZİ EPEY SIKINTILI GÜNLER BEKLİYOR''-

              TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Babacan'ın görev yaptığı süreçte yakın
              çalışma imkanı bulduklarını ifade ederek, ''Yurt içinde ve yurt dışında artık
              ekonomide siz bir marka oldunuz. Bundan dolayı sizin saygınlığınız, sizin
              itibarınız bizler açısından gurur verici bir noktaya geldi'' dedi.
              Türkiye'nin önümüzdeki süreçte en önemli gündem maddelerinden birinin
              anayasa olacağını kaydeden Hisarcıklıoğlu, bu süreçte mutlaka fikir
              ayrılıklarının oluşacağını söyledi ve ekonominin gündemden düşürülmemesini
              istedi.
              Hisarcıklıoğlu, ''Ekonomiyi kesinlikle unutmamamız lazım, çünkü
              önümüzdeki dönem çok fırtınalı. Bir tarafımızda komşularımızda siyasi çalkantılar
              yukarı ulaşmışken, öteki tarafta bizim en büyük pazarımız olan Avrupa'da
              önümüzdeki dönemde finans dünyası, ülkelerin kendi ekonomileri başta olmak üzere
              bizi epey sıkıntılı günler bekliyor. Yüzde 50 ihracatımızı yapmış olduğumuz
              pazarın daralıyor olması, burada sıkıntıların olması...bizim etkilenmememiz söz
              konusu değil. Yine aklı selimle geleceğe görerek, tedbirleri alıyor olmamız
              lazım'' diye konuştu.
              Bu noktada yapısal reformların önemine de vurgu yapan Hisarcıklıoğlu,
              çalışmalarda başarılar diledi.

              AA

              Sonra üzülmeyelim....................................


              Saygılarımla
              AYI
              Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

              Yorum

              • TALEBE
                A-YI
                • 24 Ekim 2010
                • 1221

                #97
                S&p/gıll dan inciler

                1-Ekonomının güçlü kredı akısı olmadan nasıl hareket ettıgıne bakacagız.
                2-2012'de kamu malıyesının performansını görmek ıstıyoruz.
                3-Türkıye'dekı para otorıtelerıne oldukça fazla güvenıyoruz.
                4-Türkıye'de para polıtıkası esnek, zorluklarla basa çıkabılıyor ,
                5-carı açık konusunda ıyılesme sınyallerı görüyoruz.
                6-Ekonomının güçlü kredı akısı olmadan nasıl hareket ettıgıne bakacagız.
                7-Türkıye'de borcun 4'te 3'ünün tl cınsı olması not açısından pozıtıf.
                ................................
                Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                Yorum

                • TALEBE
                  A-YI
                  • 24 Ekim 2010
                  • 1221

                  #98
                  -abd ekonomısı
                  -abd merkez bankası ekonomıye destek ıcın 400 mılyar dolarlık yenı bır program acıkladı
                  -fed, uzun vadelı hazıne tahvılı satın almak ıcın 400 mılyar dolarlık kısa vadelı tahvıl satacak
                  -fed, yuzde 0 ve yuzde 0,25 aralıgındakı gosterge faız oranını degıstırmedı
                  -''ekonomık gorunumde onemlı asagı yonlu rıskler var''
                  ............
                  Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                  Yorum

                  • TALEBE
                    A-YI
                    • 24 Ekim 2010
                    • 1221

                    #99
                    *MOODY'S, PORTEKİZ BANKALARININ KRNEDİ NOTLARINI DEĞİŞTİRDİ, GÖRÜNÜM 'NEGATİF'*MOODY'S, CAIXA GERAL DE DEPOSITOS, BANCO COMERCIAL PORTUGUES, BANCO ESPIRITO SANTO, BANCO BPI, BANCO SANTANDER TOTTA AND CAIXA ECONOMICA MONTEPIO GERAL'IN NOTLARINI DÜŞÜRD(07/10/2011 - 09:04:56) ........................


                    İNGİLİZ HÜKÜMETİ, RBS İÇİN YENİ BİR KURTARMA GEREKMESİNDEN KORKUYOR- FT Financial Times gazetesinin haberine göre İngiliz hükümeti, Avrupa'nın kıta bankacılık sistemini yeniden sermayelendirme çabaları çerçevesinde Royal Bank of Scotland'a daha fazla sermaye enjekte etmek zorunda kalmaktan endişe ediyor. FT'ye göre RBS, Avro BÖlgesi çevre ülkelerinin borçlanma kağıtlarından değer düşüklüğü yazılması halinde çekirdek Tier 1 sermaye rasyosunun regülatörlerin talep ettiği seviyenin altına inmesi riski bulunan 5 büyük bankadan biri konumunda bulunuyor. RBS ise yaptığı açıklamada haberleri yalanlayarak, Banka'nın Avrupa'da en güçlü şekilde sermayelendirilmiş bankalar arasında olduğunu vurguladı. Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com ) http://www.foreks.com (07/10/2011 - 09:43:43)
                    .................................................


                    MOODY'S, 12 İNGİLİZ FİNANSAL KURULUŞUNUN NOTLARINI İNDİRDİ Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Investors Service, 12 İngiliz finansal kuruluşun kıdemli borç ve mecduat notlarını düşürdü ve 1 kuruluşun notlarının teyit etti. Moody's not indirimleri ile İngiliz hükümetinin bu kurumlara sistemsel desteğine ilişkin 24 Mayıs 2011'de başlayan gözden geçirmenin tamamlandığını belirtti. Moody's Lloyds TSB Bank plc'nın notlarını Aa3'dan A1'e, Santander UK plc'nin notlarını Aa3'den A1'e, Co-Operative Bank plc'ninnotlarını A2'den A3'e indirirken, RBS plc'nin notunu iki kademe indirerek Aa3'den A2'ye ve Nationwide Building Society'nin notunu Aa3'den A2'ye çekti. Moody's ayrıca 7 küçük yapı kooperatifinin notlarının da 1-5 kademe arasında düşürdü Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com ) http://www.foreks.com (07/10/2011 - 09:59:04) ....................

                    *MOODY'S, "İNGİLİZ HÜKÜMETİNİN SİSTEMSEL AÇIDAN ÖNEMLİ FİNANSAL KURULUŞLARA BELİRLİ BİR SEVİYEDE DESTEK SAĞLAMAYA DEVAM ETMESİNİN MUHTEMEL OLDUĞUNA İNANIYORUZ"(07/10/2011 - 09:59:44)
                    Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                    Yorum

                    • TALEBE
                      A-YI
                      • 24 Ekim 2010
                      • 1221

                      #100
                      STRATEJİSTLER, AVRUPA HİSSE SENEDİ ENDEKSLERİNDE YIL SONUNA KADAR ARTIŞ BEKLİYORLAR Bloomberg News'un derlediği verilerine göre global yatırım bankalarının stratejistlerdi Avrupa hisse senedi endekslerinde yıl sonuna kadar yükseliş bekliyorlar. Stratejistlerin, yıl sonuna kadar ortalama yükseliş beklentileri yüzde 14.Banka Endeks 2011 Kapanış Değişim %================================================= ==============

                      BofA Merrill Stoxx 600 275................. 19%
                      Exane Stoxx 600 240.............................. 4.2%
                      RBS Stoxx 600 320 ..............................39%
                      Barclays Capital Stoxx 600 270................ 17%
                      Citi Stoxx 600 285................................... 24%
                      Deutsche Bank Stoxx 600 250.................. 8.6%
                      JPMorgan MSCI Europe Local 1,100.......... 15%
                      UBS Stoxx 600 260.................................. 13%
                      SocGen Stoxx 600 250 ..............................8.6%
                      HSBC Euro Stoxx 50 2,180 .......................-3.1%
                      Commerzbank Euro Stoxx 50 2,800 ...........25%
                      WestLB Euro Stoxx 50 2,600 .....................16%
                      Nomura Euro Stoxx 50 2,850 ....................27%
                      Morgan Stanley MSCI Europe Local 975..... 2.3%
                      UniCredit Euro Stoxx 50 2,650.................. 18%
                      Credit Suisse Stoxx 600 225 ....................-2.3%

                      ---------------------------------------------------------------Ortalama 14% Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com ) http://www.foreks.com(07/10/2011 - 10:07:38


                      Kırmızı tahminler de, siyah tahminler de aynı ekonomiyi tahmin ediyor....... Fark... Durdukları yerdeki temennileri.. ;)
                      Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                      Yorum

                      • TALEBE
                        A-YI
                        • 24 Ekim 2010
                        • 1221

                        #101
                        AYI Nickli Üyeden Alıntı
                        Türkiyedeki sac ithalatçıları...

                        Misal: Boru üreticileri , tersaneler, yurtdışından getirdikleri sac'ı peşin mi alırlar...? Yoksa vadeli mi..?

                        Bu konuda bir alışkanlık var mı...?

                        Galatasaray dışı bir soru ama.... Sektör içinden bir kişi olduğunuz için sordum....


                        Saygılarımla
                        AYI (sarı bal meraklısı)

                        Not: Topiği meşgul etmemek adına özelden mesaj atmayı düşündüm... Ancak sizin sayfanızda özelden mesaj atacağım bir yer göremedim....
                        SORDUK......

                        KANUN üstat cevap vermiş.....




                        İmdat bey, 1 yıl önce ülkemizde 3-4 ml ton yıllık sac üretim kapasitesi vardı. Devreye 1 büyük, 2 küçük üretici daha girdi. Toplam 8-10 ml ton arası bir üretim kapasitesi var. Sipariş 30-60 gün arasından 15 güne kadar geriledi. Yani içeride talep 15 günlük terminlerle karşılanabiliyor. Bu üreticiler nedeni ile dışarıdan sac getirmek artık cazip değil. Kalite olarakda yerli üretim dışarıya göre daha iyi. Bir kaç firma aralarında anlaşarak ithalat yapabiliyordu ama artık bunada pek gerek duymuyorlar. Sac üretimi için iki firma daha yatırımda, biri tat metal, diğeri yücel boru.

                        Çin'den italat çoğunlukla peşin ödeme. Ukrayna da ise iki fabrika var. Bunlardan biri doğrudan devlet, diğeri ise yarı özel. Bu iki fabrika oluşturdukları aracılara ürün veriyor. Tüketici onlara borçlanıyor. Ukrayna'da ki firmalar banka akreditif sistemi ile vadeli ürün satabiliyor. 2011 yılının ilk bir kaç ayı haric yurtdışı cazip olmadı. Sac malzeme dışında navlun, nakliye, depolama, gümrük ve sair giderler hizmet sektöründe çok ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Özellikle ÇİN'de malzemenin et kalınlığı töleranslar dahilinde gelmiyor. Ama iç piyasada her türlü üretime ve talebe cevap verilebiliyor.

                        İç piyasayı karıştıran, dengesiz fiyat sunan Ereğli eski söz hakkını kaybetmeye başladı. Ve hatta şunu söyleyebilirim ki, 2 yıl sonra 3. 4. sıraya kadar gerileyecektir.
                        Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                        Yorum

                        • TALEBE
                          A-YI
                          • 24 Ekim 2010
                          • 1221

                          #102
                          Paris'te devam eden G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları toplantısında, bazı gelişmekte olan ülkelerin Euro Bölgesi'nin borç krizinin üstesinden gelmede IMF'nin cephanesinin artırılması çabaları ABD ve bazı ülkelerin direnişiyle karşılaştı.
                          G-20'den bir yetkili, gelişmekte olan piyasaların politika yapıcılarının IMF'ye 350 milyar dolar tutarında kaynak sağlanması fikrine ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner ve Kanada Maliye Bakanı Jim Flaherty'nin karşı çıktığını söyledi. Aralarında ABD, Japonya, Almanya ve Çin'in bulunduğu IMF'nin önemli hissedarlarının, IMF'nin 380 milyar dolarlık kaynağını yeterli görüyorlar. Geithner, ''IMF önemli miktarda kaynağa sahip'' dedi.
                          Kanada Maliye Bakanı Flaherty de, G-20'nin krizin çözümü konusunda yavaş hareket eden Avro Bölgesi'ne baskıyı artırması ve IMF kaynaklarına odaklanmaması gerektiğini söyledi.
                          Avustralya Maliye Bakanı Wayne Swanda da, ''Avrupalılar için ilk öncelik kendi evlerini düzene koymak olmalı'' diye konuştu. Swanda, G-20'nin gerekirse ek IMF kaynağını desteklemeye gönüllü olması gerektiğini de ifade etti.
                          Avro Bölgesi siyasetçileri 23 Ekim'deki AB zirvesinden önce bölgenin borç krizine çözümü planını oluşturmaya çalışıyorlar. Bu planın bankaların sermayelerinin artırılması, Yunanistan'ın borcunun sürdürülebilir hale getirilmesi ve EFSF'nin ateş gücünün artırması gibi konuları kapsaması bekleniyor.
                          Almanya ve Fransa, bölgenin borç krizinin dünya ekonomilerine yayılmasını önlemek ve Avrupalı bankaları korumak için bir plan oluşturma sözü vermişti. Fransa ve Almanya'nın planına göre, bankalardan ellerindeki Yunanistan tahvillerinde daha fazla kaybı kabul etmeleri istenecek.
                          Temmuz ayında Yunanistan için kabul edilen ikinci kurtarma paketinde bankaların Yunanistan'ın borçlarının yüzde 21'ini silmesi talep edilmişti.
                          AA


                          Ayyıldız milletinin insanları....

                          Anlaşılan her ülke kendi başına kalacak.....

                          Herkes kendi bankasını ve onun içindeki ölü tahvilleri hazmetmek durumunda........

                          2-4 kasınm G-20 zirvesinden batacaklara büyük bir fayda çıkmayabilir...Ufak tefek destekler olabilir...
                          Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                          Yorum

                          • TALEBE
                            A-YI
                            • 24 Ekim 2010
                            • 1221

                            #103
                            Yunanistanla ilgili........

                            26/05/2011
                            CNBC.com’da yer alan bir analize göre, yatırımcıların elinde yaklaşık 270 milyar Euro’luk Yunanistan tahvili bulunuyor.
                            Bu tahvillerin 100 milyar Euro’luk kısmı, ağırlıklı olarak Avrupa bankaları olmak üzere, bankaların elinde bulunuyor.
                            Sigorta şirketleri, emeklilik fonları ve merkez bankaları da, geriye kalan 170 milyar Euro’luk kısmı elinde tutıyor.
                            Avrupa banka düzenlemelerine göre, Euro Bölgesi ülkelerinin çıkardığı tahviller riskli görülmüyor. Bu düzenleme, aslında daha riskli Euro Bölgesi ülkelerine bir teşvik olması amacıyla benimsenmişti. Böylece bu ülkeler normal koşullarda ödeyecekleri faizin daha altında oranlarla borçlanabildi. Bankalar da, riskli Euro Bölgesi ülkelerinin tahvillerini almayı tercih etti, çünkü onların faizi risksiz ülkelerin tahvillerine kıyasla hafifçe daha yüksekti.
                            Euro Bölgesi ülkelerinin tahvillerinin risksiz olarak kabul edilmesi, bankaların bu tahvilleri alırken kenara hiçbir ek sermaye koymaması anlamına geliyordu. Yunanistan temerrüde düşerse, bankaların, halihazırda, zararlarını karşılayacak sermayeleri yok. Böyle bir durumda, başta Yunanistan, Almanya ve Fransa bankaları olmak üzere, elinde Yunanistan tahvili olan tüm bankaların sermaye tabanları eriyecek. Ya hükümetlerin bu bankalara sermaye aktarması gerekecek, ya da bankalar batacak. Hatta ciddi miktarda Yunanistan tahvili taşıyan Avrupa Merkez Bankası’nın bile yeniden sermayelendirilmesi gerekecek.


                            29.05.2011
                            * Hangi bankanın elinde ne kadar Yunanistan tahvili olduğunu bilmek zor. Bunun bilinmesi, Yunanistan temerrüde düşerse, hiçbir banka diğerine güvenmeyeceği için, bankalar birbirlerine kredi vermez hale gelecek. Böylece, mortgage sorununun yol açtığı kredi krizine benzer bir kriz çıkacak. Kredi krizi, Avrupa ekonomisi ve finansal kurumlarının aldığı hasarı derinleştirecek.


                            26.05.2011
                            CNBC.com'a göre, bu senaryonun gerçekleşmesi, Lehman'ın batmasının yol açtığı krizden de büyük bir krizi tetikleyecek.
                            Yunanistan'ın temerrüde düşmesi, diğer sorunlu ülkeleri de benzer bir yol tercih etmeye teşvik edebilir. Europe Economics'ten Andrew Lilico'ya göre, portekiz ve italya , Yunanistan'da yaşanabilecek kaosun boyutuna bakarak, temerrüt seçeneğini kullanıp kullanmamaya karar verecek

                            12.09.2011
                            Prof. Carmen Reinhart’ın söylediği gibi ‘ağır çekimde bir tren kazasına’ tanık oluyoruz. Yunanistan krizi ikinci yılına giriyor.

                            Bakın Yunan tahvilleri nereye geldi: 6 aylık bonolar yüzde 168, 2 yıllık tahviller yüzde 60’a, 5 yıllık tahviller yüzde 25, 10 yıllık tahviller ise yüzde 21’e geldi.
                            Bu sayıların anlamı şöyle; temmuz sonunda ikinci kurtarma paketi ilan edilmeden önceki hale göre Avrupa’da durum daha kötü. İflas riski fiyatlamalarına (CDS) bakılırsa Yunanistan’a ait mali varlık taşıyanların 100 euroluk alacaklarının 60 eurosu batık; 40 euro alabilecekler.

                            Yunanistan ‘resmen’ iflasını açıklarsa büyük bir olasılıkla ‘borç silmeyi’ de ilan edecek. Bu da kabaca yüzde 50’den aşağı olmayacak.
                            Yunanistan ‘iflası resmileştirirse’ Avrupa’daki kredi piyasası sert biçimde daralacak.
                            Çünkü ‘sıradakiler’ düşüncesi egemen hale gelecek.
                            ‘Sıradakilere’ kredi vermekte çoğu banka cimri davranacak.
                            İspanya ve İtalya bankaları da dahil birçok AB bankası birbirine kredi limitlerini sert biçimde kesecek.

                            İşte bu girdabın içinde, ECB’nin tahvil alımlarına en başından itibaren itiraz eden Yürütme Kurulu üyesi Stark da istifa etti.
                            Bu istifa, Avrupa krizinde işlerin para otoritesinin kontrolünden uzaklaştığı, ‘ağır çekimin’ hız kazandığının işaretidir.


                            27.10.2011
                            Euro Bölgesi, Yunanistan a yardım paketi ve Avrupa Finansal İstikrar Fonu nun artırılması için anlaşmaya vardı.
                            Euro Bölgesi liderleri Yunan devlet tahvillerinden yüzde 50 zararı kabul etmeleri için özel bankalar ve sigortacılarla anlaşmaya vardılar. Amaç, iki yıldır süren borç krizini sınırlamak ve Yunanistan’ın borç yükünü hafifletmek.
                            AB zirvesi için dün Brüksel’de toplanan euro bölgesi liderleri bankacılar, merkez bankası uzmanları ve Uluslararası Para Fonu (IMF) arasında sekiz saat süren müzakereler sonunda uzlaşmaya varıldı.
                            Buna göre özel sektör, elinde bulunan Yunan tahvillerinin değerinde yüzde 50 nominal bir düşüşü kabul ediyor. Bu yolla Yunanistan’ın borcu 100 milyar Euro azalacak ve borcunun gayrı safi yurtiçi hasılasına (GSYH) oranı şimdiki, yüzde 160 oranından, 2020 yılında kadar yüzde 120′ye düşecek.
                            Aynı zamanda Euro Bölgesi özel sektöre 30 milyar Euro değerinde “kredi teşvikleri” verecek. Pakete ilişkin görüşmelerin yıl sonuna kadar tamamlanması ve Yunanistan için 2012′den önce ikinci bir finansal yardım paketinin hazırlanmasını sağlamak hedefleniyor.
                            AB kaynakları bu yardım paketinin değerinin de 130 milyar Euro olacağını söylediler. Temmuz ayında sağlanan mutabakatta ikinci yardım paketinin büyüklüğünün 109 milyar euro olması öngörülüyordu.
                            Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy zirve toplantısından sonra yaptığı açıklamada, “Zirvede küresel bir yanıtın bileşenlerini ve euro bölgesini kaplayan krize iddialı ve inandırıcı bir yanıtı benimseme fırsatı bulduk” dedi.
                            Yunanistan’la ilgili anlaşma için Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel bankacılarla müzakereleri bizzat yaptılar.
                            Bunun dışında euro bölgesi liderleri Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun (EFSF) 440 milyar Euro olan gücünün artırılmasında da anlaştılar.
                            Buna göre EFSF’nin müdahale gücü 1 trilyon Euro dolayına çıkarılacak. Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy zirveden sonra yaptığı açıklamada, “Belirli piyasa koşulları ve yatırımcıların ekonomik duruma bağlı olarak gösterecekleri yanıtlar dikkate alınarak yapılan varsayımla, kaldıraç 1 trilyon Euro olabilir” dedi.
                            Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                            Yorum

                            • TALEBE
                              A-YI
                              • 24 Ekim 2010
                              • 1221

                              #104
                              Quantum.. 16.kasım.2011 de yazmış.......................

                              Erken sabah notu



                              Bu gece uyku tutmadı, sabah ezanından önce ayaktayım..................

                              Bugüne kadar neler dedik şöyle bir bakalım;
                              - Piyasalar olumsuzluk veya olumluluk anlamında herşeyi önceden satın alma gücüne sahiptir demiştik.
                              - Bunun yanında bir yöne doğru oynayanların sayısı çok fazla olursa , o tarafa hareket zorlaşır dedik.
                              - Eğer endeks yukarı gitmiyor ise yatay gitmesi bile kenarda durmayı gerektirir dedik.
                              - Yurtiçi oyuncular yurtdışındakilere göre AB konusunda daha korkak ve daha rasyonel yaklaşıyor dedik.
                              - AB parçalanma sürecinde, AB'li liderler toplanıp toplanıp hava gazı ile piyasaları geçiştirmeye çalışıyor ama temel gerçekler AB'nin ya zayıfların ayrıldığı yada güçlülerin ayrıldığı bir ayrılma sürecinin başında dedik.
                              - Amerika piyasası diğer ülkeleri şu an için geriden takip ediyor , bunun iki sebebi olabilir birincisi Amerika nispeten daha iyi durumda , diğer bir sebep ise Amerikalıların dünyayı Amerika'dan ibaret sanmalarından kaynaklanan bir salaklık demiştik. Şu an durum ikincisinin daha doğru olduğunu gösteriyor.
                              - Cari açık sorunu gittikçe azalır dedik ,o zaman birçok koca kafa anlamadan bilmeden yorum yaptı ama şu an Cari açıktan bahseden kimse yok görüyorsunuz.
                              - Yunanistan işi bitti , atık Italya var dedik daha Yunanistanın iflasının ertesi günü, hatta çok daha önce sokak gösterilerini Italya sokaklarına taşmış olmasının krizin merkezinin Italya'ya kaydığının habercisi olduğunu da söyledim.
                              - Dolar/Tl nin Merkez Bankası tarafından 1.75-190 bandında tutulmaya çalışılacağını söyledim, ama burada yalan söylememek lazım ben 1.80-185 seviyesini üst bant olarak kullanacağını düşünüyordum.O sıralar verdikleri mesaj o yönde idi, daha sonra karar değiştirip 1.90 olarak belirlediler sanırım. Neyse orada bir 50 liralık bir yanlışlık yaptım.
                              - 1.75 den aşağı da bırakmamalılar dedim , onu da yaptılar.

                              Şimdi burada araya girip birşey yazmak istiyorum, Merkez Bankasının ne yaptığını anlayamayan yorumcular gazetelerde, kanallarda saçma sapan yorumlar yapıyorlar. Merkez Bankası şu an tutarlı bir politika izlemek adına sabit uygulamalar içinde olamaz. Şu an yaklaşan krizin etkilerini olabildiğince hafifletmek amacıyla hareket ediyor.
                              Doğrudur, ne yaptığı önceden tahmin edilebilir hareketler yapan Merkez Bankası daha kredibıl olur ama şu an şartlar öyle bir sabit duruşa imkan vermiyor.
                              Dışarıda karmaşa mı var? Sen içeride kuru ( Yüksek seviyede) ama sabit tutacaksın ki, iç üretici ve tüketici yurtdışındaki fırtınayı hissetmesin. Kur hergün 150 lira inip çıkar ise krizimsi havada, iç piyasa üretici ve tüketicileri artan volatilite nedeniyle kararları alamaz veya geç alır veya hatta erteler. Dışarıda fırtına var ise senin yapman gereken kurları bir bant içinde tutup , piyasayı sakin tutman. Hareket doğrudur!
                              Aynı şekilde faiz ile büyümeyi desteklemeye çalışacaksın, faizlerin artıyor algısını yaratırsan büyümeye destek veren yatırım kararları ertelenir. Büyüme ise dışarıda krizin etkisi ile bütün dünyanın ihtiyacı olan birşeydir.İzlenen politika doğrudur! Tebrikler

                              Merkez Bankası alkışlamak istiyorum.

                              Bir arkadaş dün bir yorum yapmış, işte televizyonda bir yorumcu iyi kağıt seçimi ile iyi getiriler elde etmenin mümkün olduğunu söylemiş.

                              Bakınız bu konu çok temel tartışmalara yol açan bir konudur. Warren Buffet tarzı bu yatırımcı , değerli olduğunu düşündüğü şirketi iyi fiyata gelirse alır. Piyasa düşecekmiş çıkacakmış bakmaz. Bunu yapabilmek için sıkı bir yürek sahibi olmanız lazımdır. Zira Warren Buffet geçen krizde 8.500-9.000 endeksten kağıt almış ama daha sonra endeks 6.500 lere kadar düşmüş idi , yanılmıyorsam.

                              Şimdi eğer derseniz 30 liraya aldığım kağıt 10 liraya düşünce benim içim gıcıklanmaz, taşırım o kağıdı bu tarz siz uygun olabilir. LAKİN, bu noktada şunu belirtmem lazım.
                              Uzun vadeli, kağıtları temel analiz ile alacaksanız şunu aklınızda bulundurun yatırım yaptığınız piyasanın uzun vadeli olarak boğa olması gereklidir. Yani 10 yıllar bazında baktığınızda her kriz sonrası yeni tepeleri yapıyor olması gerekir.
                              Türkiye piyasa olarak şu an uzun vadeli boğadır. Geçmişe dönün bakın 2000 yılında endeks 20.000 lere gitmişti, daha sonra 60.000 lere gitti ( Bu noktada şunu belirtmeden geçemeyeceğim, 60.000'e gittiği sefer , tam 20.000ler civarında iken Yiğit Bulut radyo programında aynen şunu diyordu " Vatandaşımızı uyarıyorum bu bir oyun, sizi yine oyuna getirecekler vs vs)

                              Daha sonra geçen sefer 72.000 lere gittik. Yani çok uzun vadeli perspektifte bakınca Türkiye'de uzun vadeli yatırım yapmak size kaybettirmez.

                              AMA 2000 yılında Nasdaq endeksi 5.000 lerde idi daha sonra 1.600lere kadar düştü. Geçen kriz sonrası toparlanıp yükseldiğinde en fazla 2.500 oldu sanırsam. Yani 5.000 endekste kağıt alan adam hala parasının %70'ini filan kaybetmiş durumdadır. O yatırımlar artık turşu statüsüne girmiştir, ne kadar bekleseniz de birşey olmaz.

                              Kıssadan hisse , her temel analiz ile hareket edildiğinde para kazanmanız garanti olamaz. Bir tek doğru yatırım stratejisi de yoktur işin açıkcası ama ben herşeyden önce zamanlama diyorum , doğru zamanda almak doğru zamanda satmak. Doğru kağıt seçimi bir sonraki adım bence.

                              Bir başka zaman da, bir başka yatırım stratejisini anlatacağım. Endekse göre performans'a dayalı yatırım!
                              Şimdilik bu kadar!!!
                              Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                              Yorum

                              • TALEBE
                                A-YI
                                • 24 Ekim 2010
                                • 1221

                                #105
                                Bakın Quanto neler yazmış.....?

                                AVRUPANIN ATEŞLE İMTİHANI

                                Öncelikle çok şaşırdığım birşeyi belirtmek zorundayım. En son yazım biraz ağır olmuştu yada ben en azından öyle düşünmüştüm ama site tarihinin en yüksek ziyaret sayısına ulaştı, inanamadım.

                                Yunanistan iflas ettiğinin ertesi günü, "bu iş bitti" bundan sonra bakılması gereken yer tahminim Italyan faizleri olacak" dedikten 4-5 gün sonra Italya faizleri delirdi. Bu zaten krizin sadece Yunanistan ile sınırlı kalmayacağını, olayın devam ettiğini göstermekte idi.

                                -Borç içindeki Avrupa devletleri ( almanya hariç) kemerleri sıkıp, tasarruf etmek zorundalar. Bu kemer sıkma işleri ise ülkelerin büyümelerini ciddi anlamda sekteye uğratacak. İşte bu ülkelerden bazıları büyümeleri sekteye uğrayınca borçlarını iyicene ödeyemez hale gelecekler. Borç çıkmazı denilen bu duruma kimse girmek istemiyor bu yüzden AB'li büyük liderler kendi aralarında Yunanistan'ın fiili iflası sonrası AB'nın kalanına sıçramaması için şöyle bir yöntem buldular. Bu kararları almak istemeyen siyasi liderleri yönetimden alıp, teknokratları yerlerine yerleştiriyorlar. Bu atamalar ile en azından yap denilince yapan birilerinin varlığından emin olmak istiyorlar. Lakin aldıkları tedbirlerin doğruluğu veya krize çözüm olup olmaması konusunda kimse emin değil ben hiç emin değilim.

                                Daha önceki yazılarımda yazmıştım, borç sorununun birkaç çözümü vardır. AB bunlardan birisini uygulamak durumundadır. Bunun yan etkisi olarak AB'den ayrılmalar , kopmalar gerçekleşecek olsa bile bu iş sonunda böyle çözülecektir.

                                Bu arada "kutsal"Avrupa Birliğinden ayrılmayı bir onur meselesi veya bir Türk filmi draması tadında "hayatta izin verilemez" gibi yorumlayan bürokrat veya politikacılar olsa da Avrupa Birliği dağılacaktır.

                                Önce zayıflar dışlanacak, daha sonra da güçlüler arasında anlaşmazlık ile Avrupa Birliği dağılacaktır.
                                Şimdilik plan zayıfları dışarıda bırakıp, güçlülerden bir Avrupa yaratmak olsa bile bu aslında herkesin tek tek ülke olduğu nihai sonuca varmadan önceki bir aşamadır.

                                Ayrıca bu yaşadıklarımız esnasında şahit olduklarımız da AB'nın dağılma sürecini hızlandırmaktadır.
                                Geçen haftaların başında 7.49 lara çıkan Italya faizlerine , tahmin ettiğim gibi ECB müdahele etmiş ve kabaca 80 Milyar Euro'luk alım yapmış. Birazcık da Italyan bankaları almışlar. Bunlar nihayetinde krizin elini güçlendirip ECB ve AB liderlerinin kurşunlarını azaltan gelişmeler. Bu süreç daha devam edecek!

                                Tahminimizden daha ağır sonuçlara açsa bile bu kriz, gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerin arasındaki uçurumu daraltan bir etki yapacak. Belki de bir şekilde ilahi adalet denilebilir, etme bulma dünyası denilebilir veya daha akademik yaklaşılıp kapitalizm'in tıkanıklığının sonucu denilebilir. Bu sonuca ne dendiği veya suçlusunun kim olduğu konusu beni ilgilendirmemektedir. beni ilgilendiren nihai sonuç şu olacaktır.

                                Bu krizin ilerlemesi nedeniyle Avrupalı sağlam bankalar bile nerdeyse Defter değerinden veya altından işlem görecektir. Bu durumda bizim borsamızın kriz bitmeden yukarı gitmesi zorlaşacaktır. Yabancı girişi beklemek sadece komik olacaktır. Nispeten pahalı olduğumuzu düşünen yabancılar mal satmaya bile gelmeyi düşünecektir.

                                Bu kriz daha bitmedi! Bugünkü hareketten sonra artık daha net anlaşılmıştır.
                                Gücümüzün 1/10'unu geçen pozisyonlar....riski.....yükseltir.....diye düşünüyorum.....

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information