M&M (Mesut& M.Ayhan) ile Mutlu Trade

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • atalayilkay
    Katılımcı
    • 19 Mart 2009
    • 138

    #5251
    bir arkadaş mutlu sormuştu.

    MUTLU 0.92-0.93 ciddi direnç seviyeleri ve kırabilirse alımlar sertleşebilir. 0.90 destek..
    Resmi Tam Boyutunda Görmek için buraya tiklayiniz. Orjinal ölçüleri 857x418 ve dosya boyutu 43KB.

    Yorum

    • atalayilkay
      Katılımcı
      • 19 Mart 2009
      • 138

      #5252
      raysas birlikte akeneride promosyon olarak verelim


      AKENR 6.00 destek 6.25 hedef konumunda. Özellikle 6.25 kırılabilirse alımlar sertleşebilir..Ancak baskı şu an için devam ediyor..

      Yorum

      • yagmur
        Kıdemli
        • 29 Nisan 2008
        • 4717

        #5253
        entemena Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
        Bu yıl mezun olabildim sonunda Gazi Üniversitesi'nden. Ama mezun olmak yetmiyor, kanımıza işlemiş öğrencilik "cronic öğrenciler gibi" şimdi de Microsoft'un sınavlarına hazırlanıyorum networking alanında. ama tek yapmak istediğim şey zevk aldığım borsa
        hımmm pc de de iyisin demek...güzell:081:
        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

        Yorum

        • entemena
          Katılımcı
          • 16 Mart 2009
          • 145

          #5254
          yagmur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          hımmm pc de de iyisin demek...güzell:081:
          Teşekkürler, kendimi geliştirmeye çalışıyorum işte

          Yorum

          • atalayilkay
            Katılımcı
            • 19 Mart 2009
            • 138

            #5255

            Yorum

            • atalayilkay
              Katılımcı
              • 19 Mart 2009
              • 138

              #5256
              boyner 0,60 üzerini test edip cıkışına devam edebilir hareket etmezsede .takipde olun 0,70 ve 1 aralıgına kadar hareket etme durumu var.6.paket acıklandıgında evereste tırmanır bayragını sallar

              altınyıldız takipde olun 2 gündür hacmi güzel fakat baskı uyguluyorlar nereye kadar.

              Yorum

              • atalayilkay
                Katılımcı
                • 19 Mart 2009
                • 138

                #5257
                iyi akşamlar kolay gelsin hoşcakalın.

                Yorum

                • MESUTC
                  KEYFE KEDER YAZAR
                  • 22 Mayıs 2008
                  • 4444

                  #5258
                  Yatılı okulda 2-3 ayda bir harçlık almak, meyve yemek, doya doya çay içebilmek heyecanıyla, cuma günleri izin belgesini müdür beye imzalatmanın kaygısı, akşama değin yüreğimi tüketir; süklüm püklüm girdiğim okul müdürünün gülmek bilmez, gülmek için hiç kasılmaz yüz buruşukluğundan, koparabilmissem her şeye rağmen 2 günlük tatil iznini; yol parası telaşım başlar; borç para bulmak için, sevdiğim hocalarımın peşine düşerdim; utanır her hocadan da istiyemezdim...
                  Yalçın Katırcı Hoca, (vefat ettiyse Allah rahmet eylesin, sağ ise, ay sonunu rahat getirebilme imkanına kavuşsun) sevdiğim hocamdı, utanarak izne gideceğimi, yol paramın olmadığını, borç para vermesini rica ettim...
                  Tek maaşlıydı, biri engelli üç çocuk babasıydı ve ay sonu olmalıydı...
                  Cüzdanını çıkardı, baktı baktı...
                  -Mesut son param bu, ekmek de alamadım eve ama...
                  Yüzüm kırmızı lahanaydı... Özür de dileyemedim, boğazım düğümlendi, aceleyle, gittiğimden yanına, bir türlü düğmeleyemediğim çeketimin iki yakasını tutuşturan elim, çaresizlikten daha bir sıkarak iki yakasını çeketimin, kalakaldım..
                  Diğer Hocalar da İstiklal Marşı söylenir söylenmez dağılıp evlerine gitmişlerdi zaten; seçeneksizdim de artık...

                  Zor olan izin alma aşamasından geçmenin sevinci kursağımda, çaresizce memleketime gitme isteği, küçük bavulum elimde, otobüslerin kalktığı yöne gitmekteydim bir yandan...
                  Hava kararmaktaydı diğer taraftan. Oysa iki araba değiştirmek zorundaydım, kaygılandırıyordu karanlıkta kalmaklığım...
                  ... .... ... .....
                  Bir ses... Bozuk bir araç sesiydi gelen....
                  Okulumuzun kantinine gazoz getiren memleketimin gazoz arabası...
                  Gazoz arabası küçük kasası ağzına kadar boş gazoz şişesi, tıngırdayarak, geldi; tınkırtıyı kesip, durdu;
                  -Nereye yolculuk talebe?
                  - Sizin gittiğiniz yere...
                  -Ama yer, sadece kasada gozoz şişelerinin arasında; yer yok ki, küçük şoför mahallinde..
                  - Olsun... Binerim ama... Benim de param yok!...
                  -Şoför mahali 5 kuruş, gazoz şişesi mahali sıfır kuruş bin bakalım!...

                  Soğuğu hiç hissetmedim; gazoz şişelerinin boş tıngırtısını çok sevdim...

                  O günden sonra, boş teneke çok ses çıkarır yakınmasını hiç sevmedim...
                  Last edited by MESUTC; 02 Nisan 2009, 19:19.
                  Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafindan yayimlanan seri:v,no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara iliskin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.

                  Yorum

                  • yagmur
                    Kıdemli
                    • 29 Nisan 2008
                    • 4717

                    #5259
                    ne kadar güzel dökülmüş kaleminizin ucundanyazarlık var serde)

                    geçmişte kalan acı,buruk hatıralar şimdilerde gülümseyerek yazmaya okumaya bırakıyor kendini..
                    okul hele de yatılı olursa...askerlik ve okul anıları bitmezmiş..
                    ben de silahlar gölgesinde ;ana giriş kapısı başkaları tarafından tutulduğundan dağ,bayır aşıp da okulumun arka kapısından girerdim..sabah 4 de kalkıp kimselere görünmeden o dağ bayır yolundan okula varmak için...kapıda silahlı adamlar dururdu..bize ders veren edebiyat hocamın vurulduğu haberiyle yerle bir olmuş arkadaşlarım geldi gözümün önüne..o karmaşada,hengamede iki gurubun silahlı çatışmaları arasında kalmamak için bıraktım okulumu:(
                    çıkışımı almaya gidemedim yıllar yılı...madem bıraktın,neden başka arkadaşımızın sırasını işgal ettin diye tehditler ettiler hep..ne günlerdi o günler..silahların gölgesinde ne kadar okunabilirdiki..
                    bir daha o günleri yaşamamak,sağlıklı okumak,öğrenmek,yalnızca eğitim öğretim için okula gitmek.ne güzel.. hala okullarda bir çok problemler yapılması gereken çok şey var ama hiç olmassa silahlar sustu...
                    benden de bu kadar..

                    sevgiler.
                    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                    Yorum

                    • ardass
                      Yeni üye
                      • 04 Mart 2009
                      • 7

                      #5260
                      MESUTC Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                      Yatılı okulda 2-3 ayda bir harçlık almak, meyve yemek, doya doya çay içebilmek heyecanıyla, cuma günleri izin belgesini müdür beye imzalatmanın kaygısı, akşama değin yüreğimi tüketir; süklüm püklüm girdiğim okul müdürünün gülmek bilmez, gülmek için hiç kasılmaz yüz buruşukluğundan, koparabilmissem her şeye rağmen 2 günlük tatil iznini; yol parası telaşım başlar; borç para bulmak için, sevdiğim hocalarımın peşine düşerdim; utanır her hocadan da istiyemezdim...
                      Yalçın Katırcı Hoca, (vefat ettiyse Allah rahmet eylesin, sağ ise, ay sonunu rahat getirebilme imkanına kavuşsun) sevdiğim hocamdı, utanarak izne gideceğimi, yol paramın olmadığını, borç para vermesini rica ettim...
                      Tek maaşlıydı, biri engelli üç çocuk babasıydı ve ay sonu olmalıydı...
                      Cüzdanını çıkardı, baktı baktı...
                      -Mesut son param bu, ekmek de alamadım eve ama...
                      Yüzüm kırmızı lahanaydı... Özür de dileyemedim, boğazım düğümlendi, aceleyle, gittiğimden yanına, bir türlü düğmeleyemediğim çeketimin iki yakasını tutuşturan elim, çaresizlikten daha bir sıkarak iki yakasını çeketimin, kalakaldım..
                      Diğer Hocalar da İstiklal Marşı söylenir söylenmez dağılıp evlerine gitmişlerdi zaten; seçeneksizdim de artık...

                      Zor olan izin alma aşamasından geçmenin sevinci kursağımda, çaresizce memleketime gitme isteği, küçük bavulum elimde, otobüslerin kalktığı yöne gitmekteydim bir yandan...
                      Hava kararmaktaydı diğer taraftan. Oysa iki araba değiştirmek zorundaydım, kaygılandırıyordu karanlıkta kalmaklığım...
                      ... .... ... .....
                      Bir ses... Bozuk bir araç sesiydi gelen....
                      Okulumuzun kantinine gazoz getiren memleketimin gazoz arabası...
                      Gazoz arabası küçük kasası ağzına kadar boş gazoz şişesi, tıngırdayarak, geldi; tınkırtıyı kesip, durdu;
                      -Nereye yolculuk talebe?
                      - Sizin gittiğiniz yere...
                      -Ama yer, sadece kasada gozoz şişelerinin arasında; yer yok ki, küçük şoför mahallinde..
                      - Olsun... Binerim ama... Benim de param yok!...
                      -Şoför mahali 5 kuruş, gazoz şişesi mahali sıfır kuruş bin bakalım!...

                      Soğuğu hiç hissetmedim; gazoz şişelerinin boş tıngırtısını çok sevdim...

                      O günden sonra, boş teneke çok ses çıkarır yakınmasını hiç sevmedim...

                      ne günlerdi; yatılılık günleri. derslerime çalışırken hep şunu düşünürdüm: aldığımız takdirlere, kazandığımız başarılara neden ödül verilmezdi. köyden gelmiş, zihni boş işlerle uğraşmayan, nezih, saf Anadolu çocuğu olarak ne zaman iş güç sahibi olacağımızı düşünürdük. çok ağladık duvar diplerinde ama hamdolsun bu günleri de gördük. ne kadar şükür etsem azdır.

                      Yorum

                      • yagmur
                        Kıdemli
                        • 29 Nisan 2008
                        • 4717

                        #5261
                        Rtrs-imf'ye anapara geri ödeme esaslarinda yapilan değişiklikle türkiye'nin 2009 diş borç geri ödemesi 2.1 milyar dolar daha düşük olacak - hazine
                        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                        Yorum

                        • ardass
                          Yeni üye
                          • 04 Mart 2009
                          • 7

                          #5262
                          sayın MESUTC'nin anısı üzerine sırayla üç anımı da ben paylaşmak istedim.

                          a- İHL'de okuduğum lise yılları. 3 ay eve gidememişdim. yıl sonu geldi. takdir alacaktım ama ne önemi vardı kağıt parçasının. cebim bomboşdu ve o yıllarda 3 öğrenci maaşı kadar (9 TL civarı) borcum vardı. derler ya; "bütün keşifler insanların yaşadığı zorlukların neticesidir" diye. yaşadığım zorluklardan yola çıkarak kendi yolumu çizdim. üstelik ne akla hizmetse! bir karanfile de vurgundum. kitapları şimdiki gibi devlet dağıtmıyor; kendimiz alıyorduk. gittim bir üst sınıfın yanına; "-arkadaş kitaplarını kaça satıyorsun?" " 11 TL. gittim alt sınıfın yanına. seneye hiç kullanımamış kitap alacağına elimdeki kitapları al dedim."-kaç para?" 11,50 TL. tamam anlaştık. 1 haftada borcumun iki katı kadar para kazanmıştım. karanfilime de bana göre oldukça pahalı olan ama değerine paha biçilemeyen bir kitap hediye etmişdim. gözlerim doldu. ne günlerdi; o günler...

                          Yorum

                          • ardass
                            Yeni üye
                            • 04 Mart 2009
                            • 7

                            #5263
                            b- dersanelerin yaptığı STS sınavlarında sünni bir dershanenin yaptığı sınavda 9., alevi dershanenin yaptığı sınavda 11. oldum. Birinci dershane o zamanın parasıyla yaklaşık 350 TL civarı para istedi. diğer dershane hiç bir ücret almadan kabul etti. ne sevinmiştim. üstelik lise 2'de iken lise 3'lerin sınavına girmiş ve bir üst sınıfın sınavını kazanmışdım. (o yıllarda bizim okulumuz 4 yıllıkdı.yani ÖYSY'ye 2 sene sonra girecekdim.) para yok. dershane çalışanlarının ve kurucularının Alevi olmasına rağmen -Allah hidayete erdirsin- sünni dershanenin bana yapmadığı iyiliği yapmışlardı. iyiliklerini unutamam.

                            Yorum

                            • yagmur
                              Kıdemli
                              • 29 Nisan 2008
                              • 4717

                              #5264
                              ardass Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                              sayın MESUTC'nin anısı üzerine sırayla üç anımı da ben paylaşmak istedim.

                              a- İHL'de okuduğum lise yılları. 3 ay eve gidememişdim. yıl sonu geldi. takdir alacaktım ama ne önemi vardı kağıt parçasının. cebim bomboşdu ve o yıllarda 3 öğrenci maaşı kadar (9 TL civarı) borcum vardı. derler ya; "bütün keşifler insanların yaşadığı zorlukların neticesidir" diye. yaşadığım zorluklardan yola çıkarak kendi yolumu çizdim. üstelik ne akla hizmetse! bir karanfile de vurgundum. kitapları şimdiki gibi devlet dağıtmıyor; kendimiz alıyorduk. gittim bir üst sınıfın yanına; "-arkadaş kitaplarını kaça satıyorsun?" " 11 TL. gittim alt sınıfın yanına. seneye hiç kullanımamış kitap alacağına elimdeki kitapları al dedim."-kaç para?" 11,50 TL. tamam anlaştık. 1 haftada borcumun iki katı kadar para kazanmıştım. karanfilime de bana göre oldukça pahalı olan ama değerine paha biçilemeyen bir kitap hediye etmişdim. gözlerim doldu. ne günlerdi; o günler...

                              karanfiliniz goncalar açıyormu? yanınızdamı? yoksa soldurdunuzmu? okul anılarındamı kaldı?
                              Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                              Yorum

                              • DEHA_28
                                Yeni üye
                                • 27 Mart 2009
                                • 26

                                #5265
                                ben de İHL liydim hüzünlendim aklıma hocaya yaptığımız 1 nisan şakası geldi sandalyenin üstüne minder minderin içine de yumurta koymuştuk ..zavallı hoca güldü geçti (yumurtalar poşetliydi)şuan benim öğrencilerim yapsa deli olurdum saygılar..

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information