Banka ve Aracı kurum Güncel Araştırma Raporları
Collapse
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
-
Goldman Sachs,Türkiye 2011 büyüme ve enflasyon tahminini artırdı
Goldman Sachs, dünkü raporunda, Türkiye için 2011 ve 2012 yılı GSYH büyüme ve enflasyon tahminlerini değiştirdi.
2010 4. çeyrek için açıklanan GSYH büyüme verilerinin gösterdiği büyük yukarı yönlü süprizin etkisi ile 2011 yılı için GSYH büyüme beklentisini yüzde 6.4´ten 6.8´e çıkaran Goldman Sachs, 2011´in ikinci yarısında itibaren Türk ekonomisinde daha sıkı mali politika ve makro-ihtiyatlı para politikası izlenmesi olasılığına dikkat çekerek 2012 için GSYH büyüme beklentisini yüzde 4.5´den 4´e indirdi.
Goldman Sachs, güçlü iş talebin etkisi ile Türkiye´de enflasyonun yükselmeye devam edeceğini öngördüğünü belirterek 2011 için ortalama enflasyon tahminini yüzde 5.6´dan 5.7´ye, 2012 tahminini ise yüzde 6.6´dan yüzde 7.3´e yükseltti..
Goldman Sachs, 2011 sonu için enflasyon tahminini ise yüzde 7.2´den 7.6´ya, 2012 sonu tahminini ise yüzde 6´dan 6.6´ya çıkardı..Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
MSCI endekslerinde daha önce açıklanan yarıyıl değişiklikleri bu akşam gerçekleşiyor. Endeksleri takip eden pasif fonların değişiklikleri bugün portföylerine yansıtması bekleniyor. Hatırlanacağı üzere birçok yabancı fonun gösterge kabul ettiği MSCI Global Standard endekslerine İMKB’den EKGYO, TAVHL ve SISE ekleniyor, çıkan bir hisse yok. Daha az takip edilmekle birlikte MSCI Small Cap endekslerde de değişiklikler var: AKFEN, ALTIN, BIZIM, GOODY, KILER, SASA, TRGYO ve TSPOR endekse eklenen Türk hisseleri olurken, AYGAZ, DOHOL, KOZAL, PETKM, TKFEN ve TEKSTL endekslerden çıkarılacaklar.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Merkez Bankası´ndan EFT yazılımı açıklaması
Merkez Bankası, EFT sistemindeki güncellemeler ve ek yazılımların,
iddia edildiği gibi Banka personeli tarafından değil, yetkili firma
tarafından sağlandığını bildirdi.
Bankadan yapılan açıklamada, hafta sonunda bazı basın yayın
organlarında, ´´Bankanın 2000´li yılların başında ihale yöntemiyle
yabancı bir firmadan EFT Sistemini satın aldığı, ilk yıllarda sistemi
geliştirmek için eklenen yeni programların bu firma tarafından
yapıldığı, ancak son 5-6 yıldır ek yazılım programlarını kendi
personeli aracılığıyla yaptığı´´ ifadelerine yer verildiği kaydedildi.
Haberlerde, bugüne kadar herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı ancak 2
Haziran Perşembe günü sisteme yüklenen yeni programın, bütün EFT
sistemini çökerttiği şeklinde ´´gerçek dışı ifadelerin´´ bulunduğu
kaydedildi.
EFT Sisteminin, 2000 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası dahil 18 merkez bankasına hizmet vermiş bir yabancı firmanın
sağladığı yazılımla işletildiği belirtilen açıklamada, şunlar
kaydedildi:
´´Gerekli güncellemeler ve ek yazılımlar, Bankamız personeli
tarafından değil, yine söz konusu firma tarafından sağlanmaktadır.
Öte yandan Bankamızın gündeminde olan ve üzerinde çalışılan önemli bir
konu ´Perakende Ödeme Sistemi Projesi´dir. Bu proje, Türkiye´deki
bankalarla detaylı bir şekilde çalışılarak ülkemiz için ideal sistem
tasarlanmış ancak henüz uygulama aşamasına geçilmemiştir.
EFT Sisteminde artan yoğun işlem hacmi gözönüne alınarak, perakende
ödeme sistemi ile ilgili yapılan çalışmalar en kısa zamanda tamamlanıp
yeni sistem kullanıma hazır hale getirilecektir.´Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Haftaya tepki niteliğinde alışlarla başlayan, %1.13 oranında değer artışı gördüğümüz İMKB`de, dün de genelde alıcılı bir seyir yaşandı. Yurtdışı borsalardaki zayıf seyre rağmen, 12 Haziran`da yapılacak genel seçimlere ilişkin beklentilerin İMKB üzerinde satışları sınırladığı, endeksin günü yükselişle kapamasında etkili olduğu gözlendi. Gün içinde dün 64477 seviyesine kadar yükselen İMKB-100 endeksi günü, 64463 seviyesinde, dolar bazında 40799 seviyesinde, bir önceki güne göre, %1.49 oranında değer artışı ile tamamladı.
İMKB’de hafta başından beri olduğu gibi 12 Haziran`da yapılacak genel seçimlere odaklı seyrin bugün de süreceğini düşünmekteyiz. Önemli bir olumsuzluk ortaya çıkmadığı sürece endekste seçimler öncesinde geri çekilmelerin sınırlı kalmasını, hafta başından beri gözlenen yükseliş eğiliminin korunmasını beklemekteyiz. Geçmiş dönemlere bakıldığında genel seçimler öncesinde İMKB’de genelde zayıf bir seyir görülmekle birlikte, seçimler sonrasında piyasanın genelde olumlu bir seyir izlediği, seçimlerden önceki değer kayıplarının endekste geri alındığı takip edilmektedir. Bu dönemde de genel seçimler sonrasında endeksin olumlu bir seyir izlemesi yüksek olasılık olarak görülmektedir. Dolayısıyla, belirsizliklerin ortadan kalmasına paralel, İMKB'de yeni bir yükseliş ivmesinin yakalandığı görülebilir. Hareketin gücü üzerinde daha çok seçimlerden ortaya çıkacak yeni siyasi tablonun belirleyici olacağı söylenebilir.
TÜİK tarafından saat 10.00'da açıklanacak Nisan ayı sanayi üretimi verileri de yakından izlenecektir. Nisan ayında sanayi üretiminin %9.10 artacağı tahmin edilmektedir. Beklentilerden önemli bir sapma olmadığı sürece, sanayi üretimi verilerinin İMKB üzerinde etkilerinin sınırlı kalacağı düşünülmektedir. 13 Haziran'da açıklanacak olan Nisan ayı cari açık verileri de yakından takip edilecektir.
Global tarafta ise İMKB üzerinde borsalardaki hareketlerin, Avrupa tarafındaki haber akışının, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İrlanda gibi ekonomilerde önemli sorunlar yaşayan ülkelerle ilgili gelişmelerin etkili olacağı söylenebilir. Euro bölgesine ilişkin bugün açıklanacak ilk çeyrek büyüme verileri ile Almanya ve Yunanistan'ın sanayi üretimi verileri de yakından izlenecektir.
Avrupa (ECB) ve İngiltere Merkez Bankaları'nın Perşembe günkü toplantıları da piyasalarda önemsenmektedir. Her iki merkez bankasının bu haftaki toplantılarında gösterge faizlerde bir değişikliğe gitmeyeceği tahmin edilmektedir. Özellikle toplantı sonrası ECB'den Euro bölgesine ve önümüzdeki döneme ilişkin ECB’nin para politikasına ilişkin yapılacak değerlendirmelerin piyasalarda önemli etkilerinin olacağı düşünülmektedir.
Hafta başından beri ABD`de geçen hafta Cuma günü açıklanan beklentilerden kötü gelen Mayıs ayı istihdam verilerinin ve Yunanistan konusundaki kaygıların olumsuz etkilerini gördüğümüz, genelde satıcılı bir seyir izleyen yurtdışı borsalarda ise, bugün de zayıf bir seyir takip edilmektedir. ABD'de beklentilerden kötü gelen istihdam verilerinin, Yunanistan konusundaki kaygıların borsalarda olumsuz etkileri devam etmektedir.
İMKB-100 endeksinin bugünkü önemli direnç noktaları 64500 ve 65000 seviyelerindedir. 65000 seviyesini aynı zamanda ana direnç noktası olarak izlemeye devam etmekte, endekste hafta başından beri etkili olan toparlanma hareketi içinde ilk etapta 65000 seviyelerinin test edileceğini düşünmekteyiz.
İMKB'nin Mayıs ayı başından beri etkili olan alçalan trend baskısından kurtulabilmesi, daha uzun süreli bir yükseliş hareketinin başlayabilmesi için 65000 seviyelerinin aşılması önemli olacaktır. Bu durumda, yeni bir ivme kazanmasını beklediğimiz yükselen hareket içinde sırasıyla 67300 ve 70000 seviyeleri beklenebilir.
Endekste hafta başından beri etkili olan yükselen hareket içinde 65000 seviyelerinin aşılmasını sağlayacak gücün bulunamaması ise, teknik açıdan yükseliş hareketinin yine sınırlı kalacağının, yaklaşık 1.5 aydır etkili olan alçalan hareket içinde piyasanın yeni bir satış dalgası içine gireceğinin önemli bir işareti olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, endekste 65000 seviyesine doğru hareketlenmeler kısa vadeli pozisyonlarda aynı zamanda önemli bir realizasyon fırsatı olarak da düşünülebilir. Daha orta vadeli pozisyonlarda realizasyon için sırasıyla 67300 ve 70000 seviyeleri takip edilebilir.
Endeksin bugünkü ilk önemli destek noktası ise 64100 seviyesindedir. Diğer önemli destek noktaları 63800, 63500 ve 63200 seviyelerindedir. Ana destek noktası olarak ise 62400 seviyesi önemini korumaktadır. Kısa vadede 65000 seviyesinin aşılmasını sağlayacak gücün oluşmaması, piyasa üzerinde hafta başında durulma gösteren satış baskısının yeniden artmaya başlaması halinde ise, teknik olarak satışların 62400 seviyesine yaklaştıkça yine durulacağı, bu seviyeye yakın alış eğiliminin güçleneceği söylenebilir.
Endekste olası geri çekilmelerde 62400 seviyesinin üzerinde duracak gücün bulunamaması, bu seviyedeki desteğin bozulması, İMKB üzerinde satış baskısının derinleşmeye başlayacağının önemli bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, geri çekilme hareketi içinde 62400 seviyesi aynı zamanda önemli bir stop loss noktası olarak izlenebilir.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Bankacılık sisteminde mikro ölçekte alınabilecek tedbirler gündemde...
Bu önlemlerle ilgili hazırlanan raporlardan Garanti Yatırım ve Ak Yatırım Raporları aşağıdadır ..
Hafta başından bu yana IMKB’de bankalar önderliğinde düşüş sürüyor.
Cuma günkü kapanışı baz aldığımızda IMKB mali endeksinin %6.5, sanayi endeksinin ise %3 civarında gerilediğini görüyoruz.
Bize göre düşüşün ana kaynağı cari açıktaki genişlemenin ciddi risk oluşturması ve bu konuda MB-TMSF-BDDK’dan gelebilecek ek önlemlerin kısa vadede banka karlılıklarını olumsuz etkileme ihtimali.
Dolayısıyla kısa vadede bankalar üzerindeki baskının devam edeceğini düşünüyoruz.
Kredi büyümesini azaltıcı etkisi olabilecek bu düzenlemelerin bankacılık sektörüne iki olası etkisi var:
Düzenlemeler bir yandan sektörün karlılığını düşürürken (kısa vade etki-negatif),
Bir yandan da sektörün aktif kalitesini artırarak uzun vadede büyüme imkanı sağlayacak ayrıca cari açıktaki genişlemeyi biraz da olsa durduracaktır (uzun vade etki-pozitif)
Şu ana kadar yapılan düzenlemelerin amacı genel olarak bankaların borç verme maliyeti artırılarak arz tarafında bankaların kredi verme eğilimini yavaşlatmaktı. Ancak bundan sonraki önlemlerin bir kısmının tüketici tarafının kredi alma isteğini azaltmaya yönelik tedbirler olması beklenmelidir. Buna ilave olarak, bankaların likidite yapısını göz önüne aldığımızda, özellikle artan repo fonlaması trendinin oto-kontrol mekanizmasını harekete geçirerek kredi hacminin büyümesini azaltıcı etkiye sahip olacağını düşünüyoruz.
Ek önlemler neler olabilir?
Kredi değer oranının düzenlenmesi:
Mortgage için kredi değer oranı halen bireyseller için %75, ticari kısım için %50 olarak uygulanıyor. Önümüzdeki dönemde BDDK kredi değer oranının düşmesini sağlayabilir. Aynı değişikliğin taşıt kredileri için de uygulanma ihtimali var. Bunun gibi talebi azaltıcı düzenlemeler ilk aşamada kredi büyümesini ve bankaları olumsuz etkileyecektir. Uzun vadede ise aktif kalitesini olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz.
Basel II Uygulamalarının Öne Çekilmesi:
Basel II uygulamalarının bankacılık sektöründe uygulanma tarihi daha önce Haziran 2012 olarak açıklanmıştı. Basel II düzenlemelerin büyük bölümü uygulamaya konulmuş olmasına rağmen, önemli değişikliklerden biri olan yabancı menkul kıymetlerin risk ağırlıklandırılması sermaye yeterlilik oranı hesaplamalarına henüz dahil edilmedi. Yapı Kredi ve Vakıfbank'ın bu yönde bir değişiklikten en çok etkilenecek bankalar olacağını düşünüyoruz. Bu bankalarda, sermaye yeterlilik oranlarının minimum yasal seviye olan %12'ye yaklaşacak olması, kredi büyümesini ve dolayısıyla karlılığı olumsuz yönde etkileyecektir.
Mevduat sigortası prim artışı:
TMSF mevduat sigorta tavanının Avrupa Birliği’ndeki minimum tutar olan 50,000€’ya artırılması yönünde bir uygulama yapabilir. Halihazırda bu rakam Türkiye’de 50,000TL’dir. Böyle bir uygulama bankacılık sektörünün 240mn TL (2010 yılı karının %1’i) fazladan sigorta primi ödemesi anlamına gelmekte. Bu yönde alınacak bir karar, krediye çevrilecek fon tutarını azaltır. Dolayısıyla sektör karlılığı üzerinde olumsuz etkileri olacaktır.
Kredi risk ağırlıklarında düzeltme:
BDDK toplam kredilerde veya spesifik olarak cari açığın büyümesinde etkili olan tüketici ve taşıt kredilerinde risk ağırlıklarını artırabilir. Halen bankaların sermaye yeterlilik oranı %17.9 ile minimum zorunlu oranın oldukça üstünde seyrediyor. Böyle bir düzenleme, sermaye yeterlilik oranlarının düşük olması sebebiyle Yapı Kredi ve Vakıfbank'ın kredilerde büyüme potansiyelini olumsuz etkileyecektir.
Kredilerde genel karşılık oranlarının artırılması:
BDDK bankaların yeniden yapılandırılmış nakdi kredilerinin ve nakdi olmayan kredilerinin genel karşılık oranlarını artırmıştı. Nakdi krediler için düzenlemeden önceki genel karşılık oranları %1’di ve 20 gün önce yapılan son değişiklikle yeniden yapılandırılan kredilerde bu oran en az %5 oldu. Nakdi olmayan kredilerde ise, bu kredilerin toplamının banka sermayesinin 10 katını geçtiği durumlar için karşılıklar %0.2'den %0.3'e çıkarılmıştı. Yeniden yapılandırılmış kredi karşılık oranlarının arttırılması 963mnTL'lik yeniden yapılandırılan yakın izlemedeki kredi portföyü ile en çok Bank Asya'yı etkilemişti. Nakdi olmayan kredi tarafında ise sermaye şartını geçebilen banka olmadığından, bu alandaki düzenlemenin sektöre somut bir etkisi olmadı. Bu değişikliklerin banka karlarına şu anda bir etkisi yok. Fakat rasyoların daha da yükseltilmesi halinde, bankacılık sektörü olumsuz etkilenecektir..
Kredi faizi üzerindeki vergilerin artırılması:
Ekim 2010'da tüketici kredilerindeki vergiler (Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu) %10'dan %15'e çıkarılmıştı. Bu düzenlemenin sektöre önemli bir etkisi olmasa da, taşıt kredileri gibi diğer kredi çeşitlerine de vergi uygulanması durumunda, kredilerin tüketiciye maliyeti artacağından, kredi talebinde azalma meydan gelmesi beklenmelidir.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Credit Suisse: Türk hisse piyasası giriş fırsatı sunuyor
Credit Suisse raporunda Türk hisse piyasasına dair değerlendirmelerde bulundu...
Detaylar:
Türk hisselerinde görünüm zayıf. Yabacı payı seviyeleri ve ortalama gelişen piyasa hisse fonu ağırlığı iki yıldır görülmeyen seviyelere geri döndü.
Piyasada hakim olan taraf satıcılar. Türk hisseleri için beklenti ayı eğilimli.
Son yedi haftada piyasa endeks üzerindeki performansının büyük kısmını geri aldığından Türkiye´nin ağırlığını % 10 artırıyoruz.
Türk piyasasındaki endişe kaynakları kar revizyonlarına yansıtıldı.
Türk bankaları gelişen piyasa bankalarına göre defter değeri açısından % 17 iskontolu, sekiz yılın ortalaması % 8 idi.
Türk bankaları Ekim 2010´dan bu yana gelişen piyasa bankalarının % 32 altında performans gösterdi.
Ayrıca bankalar Temmuz 2010´dan beri endeksin de %12 altında performans kaydetti. Piyasanın Mart başındaki gibi bir giriş fırsatı sunduğunu düşünüyoruz.
Tercih ettiğimiz hisseler; Anadolu Efes, Bank Asya, BİM, TAV, Tekfen Holding, Tofaş, TSKB, Tüpraş ve Vakıfbank.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
EFG İstanbul: Bankacılık sektörü için "Ağırlık Azalt"
EFG İstanbul, raporunda bankacılık sektörü için tahminlerini revize etti, tavsiyesini korudu. Detaylar:
Bankacılık sektörü için tavsiyemizi 15 Nisan´dan bu yana "Ağırlık Azalt"a indirdiğimizden beri bankalar dolar bazında yüzde 16 değer kaybetti ve MSCI gelişen piyasa finansal hisselerinin yüzde 11 altında performans gösterdi.
Tüketici kredilerinde rezervlerin artırılması ve mevduat rekabetinin kızışması sebebiyle 2011 ve 2012 hisse başına kar tahminlerimizi yüzde 5 ve yüzde 9 düşürüyoruz. Buna bağlı olarak 2011´de hisse başına karların yüzde 9 düşmesini 2012´de yüzde 9 büyümesini bekliyoruz.
Hedef fiyatlarımızı da ortalama yüzde 7 düşürüyoruz ve uzun vadede "Ağırlık Azalt" tavsiyemizi koruyoruz.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
ROT sonrası faizde gerileme...
Bugün düzenlenen iki ihale için iletilen rekabetçi olmayan teklifler (ROT) oldukça yüksek. Gösterge tahvilde 30.2 mlr TL ROT iletilirken Hazine bunun sadece %7’sini karşıladı. Bu, son dönemlerde gördüğümüz en düşük ROT karşılama oranı.
ROT’un yüksek olmasının en önemli nedeni piyasa yapıcısı bankaların yükümlülüklerini karşılamak için gösterge tahvile yüklenmeleri. Ancak bir süredir vurguladığımız üzere, TCMB’nin faizi uzun süre değiştirmeyebileceği sinyalini vermesi ile özellikle yerli bankalardaki algılamanın da değiştiğini ve tahvil talebinin arttığını görüyoruz. TÜFEX için iletilen ROT’un düşük olması da bu durumu destekliyor.
ROT sonrasında gösterge tahvil ihalesinin sabah belirttiğimizden daha düşük seviyede sonuçlanacağını ve %8.80-8.85 aralığında 1.0-1.5 mlr TL satış yapılacağını düşünüyoruz (ROT ile birlikte 3.0-3.5 mlr TL)Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Hazine ihaleleri başarılı, faizde gerileme olasılığı arttı
15:06
Yanıtla ▼
Hülya KAYIKÇI
Kişilere ekle
Kime: PARATREND@googlegroups.com
Hazine 15.05.13 vadeli gösterge tahvilde %8.73 bileşik ile ROT dahil 5.87 mlr TL, TÜFE’ye endeksli tahvilde ise %3.39 reel bileşik ile 1.34 mlr TL satış yaptı.
Özellikle gösterge tahvile gelen yüksek ROT sonrası faiz beklentileri aşağı çekilmişti ama %8.73 yine de oldukça düşük. Geçen hafta TL’deki değer kaybı sırasında gösterge tahvil %9 bileşik üzerine çıkarken yabancı yatırımcılar satış tarafında görülmüşlerdi. Faizde sonraki günlerde görülen gerilemede ise yabancı katkısının sınırlı olduğunu gözlemledik. Yabancı yatırımcılar eğer bugünkü ihalede kapanmadılarsa önümüzdeki günlerde alım yapmak zorunda kalacaklar. Bu da, Çarşamba günü açıklanacak enflasyon verisi yukarı yönde bir sürpriz yapmaz ise, tahvilde alımların sürme olasılığının yükseldiğini gösteriyor.
Tahvilin arzının artmış olması nedeniyle ilk aşamada faizi yükselecektir. %8.9-9.0 bileşik aralığını görmemiz durumunda tahvilde yeni pozisyon alınabilir.
Dün yapılan 04.06.14 ihalesindeki satış rakamı ile birlikte böylece Hazine toplamda 9.71 mlr TL borçlanmış oldu. Hazine Ağustos ayında 11.6 mlr TL borçlanmayı planlıyor. Bu durumda 26 Ağustos’ta yapılacak 27.01.16 vadeli tahvilin yeniden ihracına yönelik ihalede 1.9 mlr TL’lik satış yapılması durumunda Hazine Ağustos ayı iç borçlanmasını tamamlamış olacak. Bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını ve Hazine’nin düşük iç borç çevirme oranları ile yıl sonunda borcunu %85 oranında çevireceğini tahmin ediyoruz (2011 hedef %88 olarak açıklanmıştı).
Bugün düzenlenen iki ihale için iletilen rekabetçi olmayan teklifler (ROT) oldukça yüksek. Gösterge tahvilde 30.2 mlr TL ROT iletilirken Hazine bunun sadece %7’sini karşıladı. Bu, son dönemlerde gördüğümüz en düşük ROT karşılama oranı.
ROT’un yüksek olmasının en önemli nedeni piyasa yapıcısı bankaların yükümlülüklerini karşılamak için gösterge tahvile yüklenmeleri. Ancak bir süredir vurguladığımız üzere, TCMB’nin faizi uzun süre değiştirmeyebileceği sinyalini vermesi ile özellikle yerli bankalardaki algılamanın da değiştiğini ve tahvil talebinin arttığını görüyoruz. TÜFEX için iletilen ROT’un düşük olması da bu durumu destekliyor.
ROT sonrasında gösterge tahvil ihalesinin sabah belirttiğimizden daha düşük seviyede sonuçlanacağını ve %8.80-8.85 aralığında 1.0-1.5 mlr TL satış yapılacağını düşünüyoruz (ROT ile birlikte 3.0-3.5 mlr TL)Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
"Bu seviyelere dikkat!
Dün İMKB 30 endeksinde açılışbeklediğimiz gibi 74,000'deki kritik
desteğin hemen altından gerçekleşti. Açılıştankısa bir süre sonra
74,000 üzerine atan endekste beklediğimiz gibi bu bölgedeçok güçlü bir
destek oluştu. Yurtdışı piyasalardaki negatif görünüme karşınendeksin
bu bölge üzerinde tutunması olumlu olsa da endeksin sert bir
çıkışbaşlatacak gücü toplayabildiğini söylemek zor. Bu nedenle yukarı
yönlüpozisyonlarda 75,750 geçilemediği sürece olası yükselişler tepki
boyutundakalmaya devam edecektir. Bu nedenle 74,000 desteğinin
çalışacağı öngörüsüyleyapılan alımlarda kar alımı için ilk olarak
75,000 bu seviyenin aşılmasıylabirlikte de 75,500-75,750 aralığı takip
edilmeli. Aşağı yönlü hareketlerde74,000 ilk ve en önemli destek
seviyemiz. Bu seviyenin altına sarkılması ve güniçinde bu seviyenin
altında kalış süresinin uzaması satış baskısının artmasınaneden
olacaktır. Bu nedenle tepki için alım yapmış olanların bu seviye
altındakalınması ya da 73,500'ün altına doğrudan sarkılması durumunda
stop loss yapmaları doğru olacaktır.
Son olarak başta ABD ve Avrupaendekslerinde olmak üzere yurtdışı
endekslerde bir süredir çok sert satışlarıngeldiğini gördük. Bu
satışlar bu endekslerin ana yükselen trendlerinin altınasarkmasına
neden oldu. Bu endekslerin bu sert satış sonrası bu seviyelerden
birtepki vermesi ve bahsettiğimiz bu ana trend civarında tutunma
çabasıizleyebiliriz. Bu da yurtdışı baskının bir süre hafiflemesine
neden olabilir.Fakat yine de İMKB'de alımların yurtdışı piyasalara
göre değil kendi içdinamiklerine göre oluşturduğu rakamlara göre
yapılmasının daha doğru olacağınıdüşünüyoruz. Bu nedenle de son birkaç
gündür değindiğimiz gibi aşağıda 74,000desteği yukarıda 75,750 direnci
aşılmadan yön konusu netleşmeyecektir. Buaralık gün içi işlemler için
fırsatlar sunabilir fakat asıl fırsatın buseviyelerden birinin
kırılmasıyla oluşacağını düşünüyoruz."Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
HSBC Yatırım: Halkbank ve THY
HSBC Yatırım, bülteninde, Halkbank ve THY için değerlendirmelerde bulundu. Ayrıntılar şöyle:
Halkbank Genel Müdürü Aslan 2011 yılı karının bir önceki yıla paralel olacağını söyledi. Halkbank Genel Müdürü Aslan 2011 yılının karının geçen yıl karı olan 2.01 milyar TL civarında olmasını beklediğini söylerken bu rakam %25-26 sermaye karlılığına işaret etmekte. Aslan ayrıca 2012 yılında da sermaye karlılığının bu rakamın altında kalmayacağını belirtti. Halka açıklık oranının artırılması konusunda ise Aslan, bu konunun otoritelerin kararına bağlı olduğunu ancak piyasa koşullarının da bu konuda belirleyici olacağını söyledi. Aslan’ın kar beklentisi bu yıl ve önümüzdeki yıl için piyasa beklentilerinin üzerinde. Bu nedenle açıklamalar Halkbank hissesi için olumlu.
THY Ağustos trafik verilerinde sınırlı yolcu büyümesi elde etti. Dün Ağustos ayı trafik sonuçlarını açıklayan Türk Hava Yolları, toplam yolcu sayısını geçen yıla kıyasla %8 artırdı. Sonuçlara göre Ağustos’ta yolcu doluluk oranı da baskı altında kalmaya devam etti ve 2.5 puan düşüşle %74.1 seviyesinde gerçekleşti. Kapasiteyi temsil eden AKK (arz edilen koltuk kilometre) Ağustos’ta %23 artarken, ücretli-yolcu-kilometre (ÜYK) artışı %19 oldu. Taşınan kargo-posta hacmi ise %18 artış gösterdi. Böylece, Ocak-Ağustos döneminde toplam yolcu artışı %10.3, yolcu doluluk oranı 2.4 puan düşüşle %71.6, AKK büyümesi %24, ÜYK büyümesi %20, kargo-posta artışı ise %22 olarak gerçekleşti. Yılsonunda 32.9m yolcu taşımayı hedefleyen THY’nin %13 büyüme ifade eden bu rakamı yakalaması için kılın kalan dört ayında yüksek büyüme elde etmesi gerekiyor.
Yukarıda bahsi geçen şirketler için HSBC’nin son araştırma notlarında verdiği tavsiye ve hedef fiyatlar şu şekildedir:
[HALKB.IS; Mevcut Fiyat: 11.80 TL, Hedef Fiyat: 16.30 TL, Endeksin Üzerinde Getiri]
[THYAO.IS; Mevcut Fiyat: 2.78 TL, Hedef Fiyat: 4.17 TL, Endekse Paralel Getiri]
Kaynak
Yorum
-
Finans Yatırım, bülteninde, Arçelik için değerlendirmelerde bulundu. Ayrıntılar şöyle:
22.09.2011 09:12:28
ARÇELİK: ENDEKSE PARALEL GETİRİ; HEDEF FİYAT: 7.90 TL
Arçelik´in 2011´de yıllık gelir büyümesinde % 11´lik artış bekliyoruz. Burada, Türkiye´deki güçlü satışları ve euroya karşı zayıf TL´nin (ihracat gelirlerini destekliyor) yardımı söz konusu. 2012´de ise gelirlerde yıllık % 3 düşüş bekliyoruz. 2012´de iç pazarda durgun bir satış performansı beklerken, ihracat piyasasında % 7´lik daralma tahmin ediyoruz. Arçelik, 2011 tahminlerimize göre, 5.6x FD/FAVÖK ve 9.4x F/K çarpanlarında işlem görüyor. Bu da uluslararası benzerlerine göre, sırasıyla hissenin % 2 primli ve % 7 iskontolu işlem gördüğü anlamına geliyor.
Kaynak
Yorum
-
Oyak Y: TTKOM için Endeksin Altında
Son Güncelleme:23.09.2011 17:00:48
Oyak Yatırım, 8.8 TL hedef fiyat ile Türk Telekom´u ´Endeksin
Altında Getiri´ tavsiyesiyle yeniden araştırma kapsamına aldı.
Endeksin Altında Getiri
Fiyat: TRL7.9
Hedef Fiyat: TRL8.8
Yükseliş Potansiyeli: 12%
Operasyonlar güvenilir fakat mevcut fiyatlarda yükseliş
potansiyeli sınırlı
Türk Telekom´un defansif özellikleri, özellikle ekonomide
yavaşlama kaygılarının arttığı dönemlerde yatırımcıların ilgisini
çekmektedir. Düzenli gelir yaratabilen iş kolları, yüksek temettü
dağıtımı (2010´da %92 dağıtım oranı) ve ADSL ile Mobil
segmentlerindeki güçlü büyüme beklentileriyle, Türk Telekom
yılbaşından bugüne IMKB100 endeksinin %51 üzerinde performans
göstermiştir. Fakat, hem bizim değerlemelerimize göre kısıtlı yükseliş
potansiyelinin bulunması hem de yurtdşı benzer şirket çarpanlarına
göre primli işlem görmesi sebebiyle TTKOM için ENDEKSİN ALTINDA GETİRİ
tavsiyemiz bulunmaktadır.
ADSL ve Mobil hizmetler gelir büyümesinin lokomotifleri
ADSL´deki fiyat artışları, mobil segmentteki abone sayısı ve abone
başına gelir artışı ile sabit ses hizmetlerindeki istikrarlı gelirler
sayesinde TT, 2011 yılının ilk yarısında %12 gelir artışı sağladı.
2011 yılında şirketin %9 oranında büyümesini bekliyoruz. Beklentimiz,
şirketin bu yıl için %9-10 olan büyüme hedefiyle paralellik
göstermektedir. Sabit internet sektöründeki kısıtlı rekabet sayesinde
şirketin fiyat arttırabilme kabiliyeti ve orta vadede ciddi bir
rekabet tehditi olmaması, ADSL´in sabit tarafta büyümenin başını
çekmesini sağlıyor(2011 beklentisi: %21). Türk Telekom sabit ses
hizmet gelirlerini yılın ilk yarısında korumayı başardı. Fakat,
önümüzdeki dönemde sabitten mobile geçiş ve mobil fiyatlarla rekabet
nedeniyle, TT´nin sabit ses hizmet gelirlerindeki düşüşün devam
etmesini bekliyoruz.
Sabit taraftaki kar marjları, düşük seviyelerde seyreden mobili
dengeliyor
Şirket, mobil segmentteki düşük seyreden karlılığa rağmen (2011´in
ilk yarısında %9 FAVÖK Marjı), sabit segmentteki baskın konumunu devam
ettirdiği sürece, FAVÖK marjını %40´ın üzerinde korumayı başaracaktır.
Kur farkı giderleri temettü beklentilerini baskılıyor
Türk Telekom 2010 yılında 2.24 milyar TL ve %8.2 getiriyle İMKB´de
en yüksek temettü ödeyen şirket oldu. Şirketin 4.5 milyar TL´lik kısa
döviz pozisyonu ve zayıflayan TL göz önüne alındığında, net karın bu
yıl %20 oranında gerilemesini bekliyoruz. Bu durumda, 2011 temettü
getirisi beklentimiz %6.8´e gerilemektedir.
Riskler
Türk Lirasındaki değer kaybının sürmesi, net kar ve kar payını
baskılamaya devam edecektir. Alternatif operatörlerin sabit hat ve
data hizmetlerindeki paylarının artması şirketin fiyatlama gücünü ve
marjlarını tehdit edebilir. Mobil segmentte halihazırdaki yüksek
rekabet, Avea´nın fonlanma ihtiyacını artırabilir. Devletin,
şirketteki %30 hissesi için ikincil halka arza gitmesi, hisse üzerinde
baskı oluşturabilir."
Kaynak
Yorum
Yorum