Toparlanma için üç ay yeter mi
22.11.2008 | Servet Yıldırım | Yorum
Dr. Marc Faber önemli bir adam. Söyledikleri dinlenir, tahminleri ciddiye alınır biri. "GloomBoomDoom" diye bir sitesi var. Paralı abonelik karşılığı yorumlar, tahminler ve sıradışı yatırım tavsiyeleri yapıyor. Haziran ayında yayınladığı bültende Amerikan ekonomisinin içinde bulunduğu acıklı durumu, ABD hükümetinin o dönemde halkın talebini canlandırmak için uygulamaya koyduğu 160 milyar dolarlık paketle çok güzel açıklamıştı. Demişti ki İsviçreli Dr. Faber: "Hükümet her birimize 600 dolarlık vergi iade çeki gönderiyor. Eğer biz bu parayı Wal-Mart'ta harcarsak para Çin'e gidecek. Benzin almakta kullanırsak para Araplar'a gidecek. Eğer bilgisayar alırsak Hindistan'a gidecek. Meyve-sebze için harcarsak o zaman da Meksika, Honduras ve Guatemala'ya akacak. Araba almamız halinde Almanya'ya, işe yaramaz ıvır-zıvır alırsak ise Tayvan'a. Bunların hiçbirinin Amerikan ekonomisine katkısı olmayacak. Parayı içeride tutmanın tek yolu onu biraya ve fahişelere harcamak. Çünkü artık sadece bunlar ABD'de üretilir hale geldi. Ben de kendi payıma düşeni yapıyorum."
Sıradışı bir tahmin
İşte bu Dr. Faber geçen hafta CNBC'ye yaptığı açıklamada gelecek üç ayda varlık fiyatlarında güçlü bir geri dönüşün başlamasını beklediğini söyledi. Sıradışı bir tahmin. Çok iyimser görünüyor. Çünkü piyasada var olan tahminler böylesi bir toparlanmanın 2009'un üçüncü çeyreğinden önce başlamayacağı noktasında yoğunlaşıyor. Benim de itibar ettiğim görüş 2009'un son çeyreğinde ABD ve diğer bazı batılı ekonomilerde dönüşün başlayacağı şeklindeydi. Piyasalarda ve aktif fiyatlarında toparlanma ise 2009 ortasında başlayabilir. Ama Dr. Faber üç ay içinde bu dönüşün başlayabileceğini öngörüyor. Tabii bu dönüş, güvenli liman olarak görülen Amerikan devlet tahvillerinde ve dolarda satışı da beraberinde getirecek. Yani son birkaç ayda yaşananın tam tersi olacak.
Hiçbir düşüş sonsuz değil
Son aylarda ne olmuştu: Herkes elindeki varlığı konutu, hisse senedini, emtiaları satıp bu parayla dolar alıp Amerikan hazine kağıtlarına girmişti. Şimdi ise Faber'e göre bu sürecin tersi yaşanmaya başlanacak ama hala düşüş safhasındayız. Yani birinci aşamada. Amerika'nın en büyük ikinci bankası Citigroup'un piyasa değerinin bir haftada yarıya inip, hisse fiyatının 5 doların altına gerilediği bir dönemdeyiz. Koca grubun değeri bir ayda yaklaşık 50 milyar dolar düştü. Aktif fiyatlarındaki düşüş süreci bundan daha hızlı yaşanabilir mi? S&P 500 endeksi 1997'den bu yana en düşük değerine indi. Dow Jones geçen hafta 8.000'in altını gördü. Otomotiv devlerinin piyasa değerleri diplerde sürünüyor. Yani aktif fiyatları düşüyor, hem de serbest düşüş şeklinde iniyor. Ama serbest de olsa hiçbir düşüşün sonsuz olmadığını biliyoruz. İnişlerin ardından bir seviyede fiyatların istikrar kazanıp, tekrar yukarı harekete başlaması işin doğasında var. İşte bu doğal hareket ne kadar çabuk olacak.
Likidite etkisini göstermezse
Faber gibi yakın zamanda bu hareketin başlayacağını söyleyenlerin öngörüleri altında gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerdeki hükümetlerin finansal sisteme son birkaç ayda pompaladığı yüz milyarlarca dolar yatıyor. Sağlanan bunca likidite eninde sonunda etkisini gösterecektir. Ama hangi sürede? Üç ay bence çok kısa bir süre ama 2010'a kadar bu düşüşün süreceği tahminleri de hiç gerçekçi görünmüyor.
Faber'in dediği gibi gelecek üç ayda mı, yoksa daha ilerideki bir dönemde mi? Faber diyor ki; hareket bir defa başlarsa beklenenden daha hızlı sonuç verecek, çünkü finansal kurumlar muazzam miktarda nakdin üzerinde oturuyorlar. "Sizi temin ederim ki, sisteme bu kadar para koyarsanız, eninde sonunda onu tekrar şişirirsiniz, özellikle ABD" diyor Faber. Peki ya bu kadar para enjeksiyonuna rağmen bu öngörü gerçekleşmez, yani aktif fiyatları artmaya başlamazsa ne olur. Onu da yine Faber'in öngörüsüyle yanıtlayalım: "Dünya 1929-1932 depresyonundan daha derin bir depresyona girer."
22.11.2008 | Servet Yıldırım | Yorum
Dr. Marc Faber önemli bir adam. Söyledikleri dinlenir, tahminleri ciddiye alınır biri. "GloomBoomDoom" diye bir sitesi var. Paralı abonelik karşılığı yorumlar, tahminler ve sıradışı yatırım tavsiyeleri yapıyor. Haziran ayında yayınladığı bültende Amerikan ekonomisinin içinde bulunduğu acıklı durumu, ABD hükümetinin o dönemde halkın talebini canlandırmak için uygulamaya koyduğu 160 milyar dolarlık paketle çok güzel açıklamıştı. Demişti ki İsviçreli Dr. Faber: "Hükümet her birimize 600 dolarlık vergi iade çeki gönderiyor. Eğer biz bu parayı Wal-Mart'ta harcarsak para Çin'e gidecek. Benzin almakta kullanırsak para Araplar'a gidecek. Eğer bilgisayar alırsak Hindistan'a gidecek. Meyve-sebze için harcarsak o zaman da Meksika, Honduras ve Guatemala'ya akacak. Araba almamız halinde Almanya'ya, işe yaramaz ıvır-zıvır alırsak ise Tayvan'a. Bunların hiçbirinin Amerikan ekonomisine katkısı olmayacak. Parayı içeride tutmanın tek yolu onu biraya ve fahişelere harcamak. Çünkü artık sadece bunlar ABD'de üretilir hale geldi. Ben de kendi payıma düşeni yapıyorum."
Sıradışı bir tahmin
İşte bu Dr. Faber geçen hafta CNBC'ye yaptığı açıklamada gelecek üç ayda varlık fiyatlarında güçlü bir geri dönüşün başlamasını beklediğini söyledi. Sıradışı bir tahmin. Çok iyimser görünüyor. Çünkü piyasada var olan tahminler böylesi bir toparlanmanın 2009'un üçüncü çeyreğinden önce başlamayacağı noktasında yoğunlaşıyor. Benim de itibar ettiğim görüş 2009'un son çeyreğinde ABD ve diğer bazı batılı ekonomilerde dönüşün başlayacağı şeklindeydi. Piyasalarda ve aktif fiyatlarında toparlanma ise 2009 ortasında başlayabilir. Ama Dr. Faber üç ay içinde bu dönüşün başlayabileceğini öngörüyor. Tabii bu dönüş, güvenli liman olarak görülen Amerikan devlet tahvillerinde ve dolarda satışı da beraberinde getirecek. Yani son birkaç ayda yaşananın tam tersi olacak.
Hiçbir düşüş sonsuz değil
Son aylarda ne olmuştu: Herkes elindeki varlığı konutu, hisse senedini, emtiaları satıp bu parayla dolar alıp Amerikan hazine kağıtlarına girmişti. Şimdi ise Faber'e göre bu sürecin tersi yaşanmaya başlanacak ama hala düşüş safhasındayız. Yani birinci aşamada. Amerika'nın en büyük ikinci bankası Citigroup'un piyasa değerinin bir haftada yarıya inip, hisse fiyatının 5 doların altına gerilediği bir dönemdeyiz. Koca grubun değeri bir ayda yaklaşık 50 milyar dolar düştü. Aktif fiyatlarındaki düşüş süreci bundan daha hızlı yaşanabilir mi? S&P 500 endeksi 1997'den bu yana en düşük değerine indi. Dow Jones geçen hafta 8.000'in altını gördü. Otomotiv devlerinin piyasa değerleri diplerde sürünüyor. Yani aktif fiyatları düşüyor, hem de serbest düşüş şeklinde iniyor. Ama serbest de olsa hiçbir düşüşün sonsuz olmadığını biliyoruz. İnişlerin ardından bir seviyede fiyatların istikrar kazanıp, tekrar yukarı harekete başlaması işin doğasında var. İşte bu doğal hareket ne kadar çabuk olacak.
Likidite etkisini göstermezse
Faber gibi yakın zamanda bu hareketin başlayacağını söyleyenlerin öngörüleri altında gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerdeki hükümetlerin finansal sisteme son birkaç ayda pompaladığı yüz milyarlarca dolar yatıyor. Sağlanan bunca likidite eninde sonunda etkisini gösterecektir. Ama hangi sürede? Üç ay bence çok kısa bir süre ama 2010'a kadar bu düşüşün süreceği tahminleri de hiç gerçekçi görünmüyor.
Faber'in dediği gibi gelecek üç ayda mı, yoksa daha ilerideki bir dönemde mi? Faber diyor ki; hareket bir defa başlarsa beklenenden daha hızlı sonuç verecek, çünkü finansal kurumlar muazzam miktarda nakdin üzerinde oturuyorlar. "Sizi temin ederim ki, sisteme bu kadar para koyarsanız, eninde sonunda onu tekrar şişirirsiniz, özellikle ABD" diyor Faber. Peki ya bu kadar para enjeksiyonuna rağmen bu öngörü gerçekleşmez, yani aktif fiyatları artmaya başlamazsa ne olur. Onu da yine Faber'in öngörüsüyle yanıtlayalım: "Dünya 1929-1932 depresyonundan daha derin bir depresyona girer."
Yorum