Şirket Haberleri / Yorumları

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #16
    Sanko Holding, enerji sektörüne girdi600 milyon dolara malolacak Barajı ve Hidroeektrik Santrali için için Fransız Alstom ile anlaşma imzalandı

    05.06.2008 13:11

    Sanko Holding, 600 milyon dolara malolacak Yedigöze Sani Bey Barajı ve Hidroeektrik Santrali'nin makine ve türbinleri için Fransız Alstom ile anlaşma imzaladı.



    Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, bundan sonra holding kaynaklarının büyük bölümünün enerji yatırımlarına aktarılacağını söyledi. Yedigöze Elektrik Üretim ile Alstom Hidroelektrik Üretim Tesisi ve Alstom Hydro France'dan oluşan konsorsiyum arasında Türbin Satın Alma, Montaj ve Devreye Alınması Sözleşmesi Ankara'da imzalandı. Törende konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, enerjide yerli kaynaklara eğilerek sessiz bir devrim gerçekleştirdiklerini söyledi. Güler, "Türkiye'nin enerjideki bağımsızlık savaşının uygulamalarını projelerle gerçekleştiriyoruz. Bu tamamen bir bağımsızlık savaşı. Yerli kaynaklarla gerçekleştirdiğimiz bir devrim. Bu savaş da tıpkı Kurtuluş Savaşı gibi Anadolu'da başladı" diye konuştu.

    -3 BİN ENERJİ KOBİ'Sİ OLUŞTU-
    Yatırımları tabana yaymaya başladıklarını kaydeden Güler, sayıları 3 bini geçen enerji KOBİ'lerinin oluştuğunu söyledi. "Yedigöze'yi de bir Anadolu aslanı gerçekleştiriyor" diyen Güler, yerli kaynaklara eğilirken Kyoto'ya uygun hareket ettiklerini, çalışmaları birbirinden ayırmadıklarını ileri sürdü. Özel sektörden daha gayretli olmasını istediklerini, yasanın kamunun yatırım yapmasına izin vermediğini ifade eden Güler, Alstom'dan da hem su hem de rüzgar türbinlerini Türkiye'de imal etmesini istedi. Güler, "Bizi Hollanda, Belçika gibi ülkelerle karıştırmasın. Türkiye büyük bir ülke. Bizim yeterli mühendisimiz, teknisyenimiz, güçlü bankalarımız var" dedi. Geçen yıl ve bu yılın yenilenebilir enerji dönemi olduğunu belirten Güler, gelecek seneyi de petrol için deniz sondajı yılı ilan ettiklerini belirtti. Güler, "Petrol arama ile hem denizde hem karada kurtuluş savaşı vereceğiz" dedi.
    -ZAM HESABI YAPILIYOR-
    Güler, çıkışta gazetecilerin olası elektrik zammına ilişkin sorusuna karşılık ise "1 Temmuz'da otomatik fiyatlandırmaya geçeceğimizi zaten söyledik. Herhangi bir oran şu anda sözkonusu değil. Çünkü çalışmalar yapılıyor. Yüzde 25 sizin yorumunuz, biz hiç rakam telaffuz etmedik" dedi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş da törende yaptığı konuşmada, barajların doğal, tarihi ve kültürel varlıklara zarar vereceğine dair kampanyalar yapıldığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu durum çevreye duyarlı olabilecek ve ekonomiye katkı sunacak bazı yatırımların da kağıt üzerinde kalmasına sebep olmuştur" dedi. Ne çevreden ne de enerjiden vazgeçmeden, boşu boşuna denizlere akan suları, esen rüzgarları enerjiye dönüştürmenin mümkün olduğunu belirten Köktaş, "Gerek şahsım gerek EPDK olarak özel sektör projelerinin hızla yatırıma dönüşmesini çok önemsiyoruz. Bu amaçla, bilhassa yatırımları finanse eden kreditör kuruluşların taleplerini karşılamaya yönelik her türlü desteği vereceğimizin de kamuoyu tarafından bilinmesini istiyorum. İnanıyorum ki, bugün Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ve her sektörde çok önemli yatırımlar gerçekleştiren Türk özel sektörünün aynı başarıyı Türkiye enerji sektöründe göstermemesi için hiçbir sebep yoktur." Suyun yanı sıra rüzgarda da önemli yatırımların başladığına işaret eden Köktaş, "2006 yılı başında Türkiye'nin toplam rüzgar santralı kurulu gücü sadece 20 MW'tı. Son iki yılda devreye alınan 11 yeni rüzgar santralı ile birlikte bu kurulu güç yaklaşık 17 kat artarak 333 MW'a çıkmıştır. Önümüzdeki bir-iki ay içerisinde Ege Bölgesi ve İstanbul'da devreye alınacak 4 yeni santralla birlikte yılsonunda bu rakam 470 MW'ı aşacaktır" dedi.
    -BARAJA DEDE VE BABASININ ADINI VERDİ-
    Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu da konuşmasında, amaçlarının enerjide ilk 10'a girmek olduğunu kaydederek, holding kaynaklarının büyük bölümünü enerjiye aktarmak istediklerini bildirdi. 1904 yılında büyük dede Sani Bey'in bir dokuma tezgahı ile temelini attığı, 1926'da dede Zekeriye Konukoğlu'nun geliştirdiği, 1943 yılında baba Sani Konukoğlu'nun devraldığı ve büyük işletmeler haline getirdiği holdingin bugün başında bulunan Abdülkadir Konukoğlu, baraja büyük dede ve babasının ismini verdi. Konukoğlu'nun verdiği bilgiye göre, Yedigöze Sani Bey Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Adana Aladağ İmamoğlu ve Kozan ilçeleri arasında, Seyhan Nehri üzerinde kurulacak. 64 ayda tamamlanacak projenin kurulu gücü 320 MW (megavat), yıllık üretimi yaklaşık 1000 GWh (cigavatsaat) olacak. Proje kapsamında 756 bin hektar arazi sulanacak. Sulama ile birlikte bölgede toplam 20 bin kişiye istihdam yaratması hedeflenen projenin inşaatında 1000 ila 3 bin kişi çalışırken, projenin toplam maliyeti 600 milyon dolar olacak. Baraj ve santral yapımı için Sanko, Finansbank ile Demirbank'tan kredi de sağladı.
    -DÜNYANIN EN BÜYÜK TEK ÜNİTE NÜKLEER SANTRALİNİ KURDUK-
    Alstom şirketi temsilcisi Herve Cocallemen de, Alstom'un küresel pazarda enerji, ulaştırma ve çevre kontrol sistemlerinde lider konumda olduğunu söyledi. 1750 MW ile dünyada en büyük tek ünitelik nükleer santrali kurduklarını ifade eden Cocallemen, "Türkiye pazarı bizim için çok önemli. Kurulu gücün yüzde 70'inde mutlaka bir Alstom teçhizatı kullanılmıştır" dedi.

    ANKA
    https://twitter.com/keyborsa_simurg

    Yorum

    • simurg
      Administrator
      • 10 Mart 2007
      • 9248

      #17
      Avrupa'nın en büyük elektronik fuarına Vestel damga vurdu

      30.08.2008 | Sevda Yüzbaşıoğlu | Haber


      Avrupa'nın en önemli tüketici elektronoji fuarı "IFA 2008"e (Internationale Funkausstellung) bu yıl Vestel damgasını vurdu. 19 yıl önce 100 metrekarelik standla katıldığı IFA'ya, bu yıl 4 bin 200 metrekarelik standla ve 800 ürünle katılan Vestel, 1 haftalık organizasyon için 2 milyon euro harcayarak uzay üssü konsepti oluşturdu.
      Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkan Vekili ve Dış Ticaret Başkanı Turan Erdoğan, "Bu tip fuarlar er meydanı. Kılıçlarımızı kuşandık ve dünya devleriyle aynı anda en son teknoloji ürünlerimizi sergiliyoruz" dedi. LCD televizyon pazarında ciddi bir konsolidasyon olduğunu kaydeden Erdoğan, "İyi olan kalacak. Dünyadaki tek TV üreticisi kalacaksa o da Vestel olacak" diye konuştu.
      IFA 2008, cuma günü Almanya'nın başkenti Berlin'de kapılarını açtı. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de ziyaret ettiği fuara, bin 245 firma katıldı. Fuara aralarında Vestel, Beko Grundig, Crea Bilişim gibi teknoloji şirketlerinin de yer aldığı 11 Türk firması katıldı. Sektörün önde gelen firmalarının biraraya geldiği IFA, büyük bir teknoloji şovu sunacak olmasının yanısıra irili ufaklı birçok firma için de uluslararası çapta iş geliştirme ve ortaklık imkanı yaratıyor. Fuar, 3 Eylül'e kadar gezilebilecek.

      Vestel 800 ürün sundu
      Fuarın en ilgi çeken standlarından biri Vestel'in oldu. 19 yıl önce 100 metrekarelik standla fuara katılan Vestel, bu yıl 700'ü yeni 800 ürün sundu. 1 haftalık fuar için 2 milyon euro harcayarak uzay üssü konsepti yaratan Vestel'in sergilediği yeni ürünleri arasında 32 mm incelikteki Slim LCD TV, yüzde 50 enerji tasarrufu sağlayan Eco TV, LCD ve plazma dijital reklam panosu dikkat çekiyor. Vestel, kısa bir süre önce satın aldığı Vestfrost markalı ürünleri de fuarda tanıtıyor.
      Bu yıl elektronik ve beyaz eşyada toplam 3.6 milyar dolarlık ihracat yapmayı hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, geçen yıl 3.6 milyar dolar olan cirolarını da 4 milyar dolara çıkarmayı planladıklarını anlattı. Erdoğan, şunları söyledi: "Bu yıl 4 milyon adet LCD, 2.5 milyon adet tüplü televizyon ihraç edeceğiz. Vestel, Avrupa pazarında toplam televizyonda yüzde 25, LCD televizyonda yüzde 11, dijital alıcılarda yüzde 25 pazar payına sahip. Hedefimiz elektronikte dünya liderler liginde ilk 3'e girmek."


      İNGİLTERE'DEN 1 MİLYON DİJİTAL KUTU SİPARİŞİ
      İngiltere'de Top Up TV ile anlaşma yaptıklarını ve Premier lig maç yayını için dijital kutu üreteceklerini açıklayan Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkan Vekili Turan Erdoğan, "1 milyondan fazla abonesi olan Top Up, Premier Lig'de maç veren ikinci şirket. 2009 için 1 milyon adet kutu istediler. Türk Telekom'a da IPTV için kutu üreteceğiz" diye konuştu. Erdoğan, interaktiv otel TV projesini İngiltere'den sonra Slovenya'da hayata geçireceklerini belirterek, "Türkiye'de de otellerle görüşüyoruz. İspanya'dan sipariş aldık. TV'yi yapıyoruz, yazılımı, kurulumu yapıyoruz. Hatta Bollywood'a kadar gidip film bile alıyoruz" dedi.


      1924'TE KURULAN FUARA 32 ÜLKEDEN FİRMA KATILIYOR
      IFA serüveni 2 Aralık 1924'de Berlin'de başladı. İlk yılında 242 katılımcı ve 180 bin ziyaretçi ağırlayan fuar 700 metrekalareilk alanda düzenlemişti. İkinci dünya savaşına kadar Berlin'de düzenlenen fuar, savaşın arından süresiz olarak durduruldu ve daha sonra Düsseldort'ta düzenlenmeye başladı. 1971'de kapılarını Berlin'de yeniden açan IFA, 1995 yılında ilk uluslararası multimedya ticaret fuarı oldu. Bu yıl 122 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda 63 ülkeden bin 245 katılımcı yer alıyor. Geçtiğimiz yıl 32 ülkeden bin 212 katılımcı ve 212 bin ziyaretçinin yer aldığı fuarda, 2.75 milyar dolarlık sipariş yapılmıştı.
      https://twitter.com/keyborsa_simurg

      Yorum

      • simurg
        Administrator
        • 10 Mart 2007
        • 9248

        #18
        Air Bosna'ya teklif veren THY global şirket olacak

        30.08.2008 | Finans | Haber



        Türk Hava Yolları (THY), Bosna Hava Yollarının (Air Bosna) yüzde 49 hissesinin satılması için açılan ihaleye teklif verdi. THY Genel Müdürü Candan Karlıtekin, "THY'yi sadece Türkiye'nin potansiyeli ile sınırlı bir şirket olmaktan çıkarıp globalleştirmek istiyoruz. THY, küresel ölçekte muhtelif yerlerde iş yapan bir şirket haline dönüşecek" dedi.
        THY'nin 6 aylık mali sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda konuşan Karlıtekin, Air Bosna ile ilgili bir aylık değerlendirme süresi olacağını söyledi. Anlaşmanın olması halinde THY'nin Air Bosna'nın, mali yapısında etkili olabileceğine dikkat çekti. Air Bosna'nın THY için önemli bir atılım olacağını dile getiren Karlıtekin, Avusturya Havayolları'nın yüzde 42,5 hissesinin özelleştirmesi ile de ilgilendiklerini hatırlattı.

        '5.5 yılda bir THY daha'
        Air Bosna ihalesini kazanmaları halinde şirkete 2 adet dar gövdeli 150 koltuk kapasiteli uçak tahsis edeceklerini ifade eden Karlıtekin, THY'nin 1991'e kadar uçtuğu ancak daha sonra ara verdiği İstanbul-Bağdat hattının açılmasına karar verdiklerini de söyledi. THY'nin ilk yarı performansını değerlendiren Karlıtekin, şirketin satış gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 arttığını, bunun da kârlılıkta yüzde 185 oranında yükseliş yarattığını söyledi. Şirketin kârının artmasında uçuş ağının getirdiği sinerjiyle transfer yolcu sayısının 2 katına çıkmasının etkili olduğunu ifade eden Karlıtekin, THY'nin 2003'te 65 olan uçak sayısının Temmuz 2008'de 110'a çıktığını belirtti. Karlıtekin, filonun yılsonunda ise 119'a çıkacağını söyledi. Yolcu sayılarının yüzde 15 arttığını da kaydeden Karlıtekin, THY'nin ortalama 6 olan filo yaşı ile Avrupa'nın en genci olduğunu dile getirdi. 2003'de THY'nin 76 olan dış hat uçuş noktasının 108'e, 28 olan iç hat uçuş noktasının ise 33'e çıktığına dikkat çeken Karlıtekin, 2003'te 10.4 milyon olan yolcu sayılarının 23.5 milyon adede çıkmasını hedeflediklerini söyledi.

        Borsada yüzde 9,2 prim yaptı
        Bu yıl 100 milyon dolarlık akaryakıt tasarrufu öngördüklerini belirten Karlıtekin, akaryakıttaki yüzde 61'lik maliyet artışına rağmen THY'nin faaliyet kârının yüzde 12 yükseldiğine dikkat çekti. Karlıtekin, "Görevi teslim aldığımız 2003'ten bu yana THY'ye bir THY daha ilave ettik" dedi.
        Toplantıda konuşan THY Genel Müdürü Temel Kotil ise 2008 için koyulan 4.5 milyar dolarlık ciro hedefini aşacaklarını söyledi. Kotil, THY'nin 2007 ilk yarıda diğer faaliyetlerinden elde ettiği 11 milyon dolarlık zararın, bu yıl 155 milyon dolar kâr haline dönüşmesinin uçak değerlendirmelerindeki kur farkından kaynaklandığını söyledi. Bu arada dün THY hisseleri günü yüzde 9,2 primle tamamladı. Şirketin piyasa değeri 1 milyar 137 milyon YTL'ye çıktı
        https://twitter.com/keyborsa_simurg

        Yorum

        • simurg
          Administrator
          • 10 Mart 2007
          • 9248

          #19
          TEB Sigorta, Zurich Sigorta oldu

          01.09.2008 - 17:33


          TEB Sigorta A.Ş., ismini resmen Zurich Sigorta olarak tescil ettirerek faaliyete başladı



          İSTANBUL – Kısa bir süre önce uluslararası Zurich Finansal Hizmetler tarafından satın alınan TEB Sigorta A.Ş., ismini resmen Zurich Sigorta olarak tescil ettirerek faaliyete başladı.
          Mart ayında TEB Sigorta A.Ş.'nin yüzde 100'ünü satın alarak pazara giren Zürich Sigorta, TEB Sigorta'da, Zurich Tarzı'nı ("The Zurich Way") benimseterek tüm iş süreçlerinde uygulamaya başladı.
          Orta ve Doğu Avrupa CEO'su Lutz Bauer süreçle ilgili olarak "Zurich markasının Türkiye'de hizmet vermeye başlaması hepimize büyük heyecan veriyor. Türkiye'de çalışan ekibimizin yerel deneyimi ve bilgisinin Zurich'in küresel gücü ve kapasiteleri ile birleşmesi Zurich Sigorta'yı Türkiye'deki müşterilerimize daha da iyi hizmet verebilecek bir pozisyona taşıyor ve bu durum bize hızlı büyüyen pazarlarda karlı büyüme fırsatı veriyor" dedi.
          Zurich Sigorta Genel Müdürü Ertuğrul Bul ise şunları söyledi:
          "Geçirdiğimiz bu değişim basit bir isim değişikliğinden çok daha ötesi. Müşterilerimizle ve iş ortaklarımızla mevcut güvene dayalı ilişkimiz sürerken, Zurich Sigorta olarak hizmet vermek bize pek çok olanağı da beraberinde getirecek. İş ortaklarımız, müşterilerimiz ve çalışanlarımız, Zurich Sigorta adının getirdiği güven ve istikrarı fark edecekler ve bu durum bizlere pazarda çok daha etkin bir rekabet gücü sağlayacak." Kuzey Amerika, Avrupa, Asya Pasifik ve Latin Amerika'nın olduğu çeşitli pazarlardan oluşan küresel ofis ve şube ağı aracılığı ile hizmet veren sigorta bazlı bir finansal hizmet sağlayıcısı olan Zurich Finansal Hizmetler Grubu'nun tarihi 1872 yılına kadar uzanıyor. Yaklaşık 60 bin çalışanı ile 170'den fazla ülkede hizmet veren grup, 2007 yılında yaklaşık 130 milyon USD (155 milyon YTL) prim üretimi gerçekleştirdi.
          https://twitter.com/keyborsa_simurg

          Yorum

          • simurg
            Administrator
            • 10 Mart 2007
            • 9248

            #20
            Akbank, takipteki alacağının 337,4 milyon YTL'sini sattı

            12.09.2008 - 10:56


            Banka, kredi portföyündeki söz konusu tutarı, 86,5 milyon YTL'ye Girişim Varlık Yönetimi'ne sattı



            İSTANBUL - Akbank, bankanın takipteki krediler portföyünün 337,4 milyon YTL tutarındaki bölümünü sattı. Akbank'tan İMKB'ye yapılan açıklamada, bankanın takipteki krediler portföyünün 337,4 milyon YTL tutarındaki bölümünün, 86,5 milyon YTL bedel karşılığında Girişim Varlık Yönetimi A.Ş'ye satıldığı belirtilerek, satış bedelinin tamamının cari dönem mali tablolarına gelir olarak yansıtıldığı kaydedildi.
            https://twitter.com/keyborsa_simurg

            Yorum

            • simurg
              Administrator
              • 10 Mart 2007
              • 9248

              #21
              İş Finansal 'ortak leasing şirketi' için kolları sıvadı

              12.09.2008 - 17:54


              Şirketin yönetim kurulu, Raiffeisen Leasing'le görüşmelere başlama kararı aldı

              İSTANBUL - İş Finansal Kiralama A.Ş Yönetim Kurulu, Avusturyalı Raiffeisen Leasing GmbH ile ortak leasing şirketi kurmak için görüşmelere başlanması konusunda genel müdürlüğe yetki verdi.
              İş Finansal Kiralama'dan İMKB'ye yapılan açıklamada, şirket Yönetim Kurulunun, Avusturya merkezli finansal kiralama şirketi Raiffeisen Leasing GmbH ile birlikte Türkiye'de finansal kiralama alanında faaliyet göstermek üzere yeni bir şirket kurmak üzere görüşmelere başlanması hususunda genel müdürlüğe yetki verilmesine karar verdiği duyuruldu.

              </SPAN>












              var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); var pageTracker = _gat._getTracker("UA-4420406-1"); pageTracker._initData(); pageTracker._trackPageview();
              https://twitter.com/keyborsa_simurg

              Yorum

              • simurg
                Administrator
                • 10 Mart 2007
                • 9248

                #22
                Çin'e sadece ucuz işçilik için gitmiyoruzSabancı, doğuya kayışın, asıl olarak, Çin'deki bireysel gelirin ve tüketimin artacak olmasından kaynaklandığını belirtti

                21.09.2008 11:23Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, doğuya kayışın, asıl olarak, Çin ve Doğu Asya'daki bireysel gelirin ve tüketimin artacak olmasından kaynaklandığını belirterek, "Çin'e sadece ucuz işçilik için değil, önce Çin için gidiyoruz" dedi.

                Sabancı, Kordsa Global'in Tayland'ın Bangkok ve Endonezya'nın Jakarta şehirlerinde yer alan üretim tesislerinin tanıtıldığı basın gezisinde, Kordsa Global'in faaliyetleri, hedefleri ve global şirket olmanın koşulları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

                Global ve güçlü bir şirket olabilmek için global bir marka ya da global bir teknolojiye sahip olunması gerektiğini vurgulayan Sabancı, endüstriyel bir ürün olan kord bezi üreten Kordsa Global'in böyle bir teknolojiye sahip olduğunu kaydetti.

                Sabancı, diğer bir ön koşulun da global bir organizasyona ve global bir yönetim anlayışına sahip olmaktan geçtiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

                "Global bir organizasyonun sürdürülebilmesi için de insan çok önemli. Hepimiz bir konuyu iyi bilebiliriz ama o konuyu iyi anlatmak, öğretmek başkadır. Teknoloji transferi yapabilmek için sadece bilmek, yaratmak, üretmek yetmez. Onu iyi anlatıp, iyi transfer edebilmek ve hayata geçirebilmek lazım. Teknoloji transferi diye çok kolay söyleyip geçtiğimiz olay, aslında global bir şirketin kritik başarı faktörüdür ve bu da insansız olmaz. Kordsa'ya global takısını çok başlarda koyabilirdik. Belki o zaman da bunu hak ederdi. Çünkü 1992-93'te ilk teknoloji transferini Mısır'a yaptı. Ama biz dünyanın hemen hemen her bölgesinde müşterilerimize 'Siz neredeyseniz biz oradayız' diyebildiğimiz gün, Kordsa'nın adını Kordsa Global olarak değiştirdik."

                Global şirket yönetiminde önemli ikinci unsurun insan faktörü olduğunu belirten Sabancı, gidilen yeri iyi anlayabilmenin, çalışılan bölgeyi iyi değerlendirmenin önemine işaret ederek, şirketin yurt dışında görevli çalışanlarının "bir nevi ikinci askerliklerini yaptıklarını" söyledi.

                Sabancı, Endonezya'da çoğunluk hissesini satın alarak bünyelerine dahil ettikleri Branta Mulia'ya ait fabrikanın, 1985-87 yılında Kordsa'dan ayrılan 5 kişinin çalışmalarıyla kurulduğunu belirterek, "Biz o gün anladık neye sahip olduğumuzu. Gelişmişlik böyle bir şey. Sahip olduğunun kıymetini bilmek ve koruyabilmek. Kordsa'da o günden sonra bilgi birikimimizin, know how'ımızın, teknolojimizin kıymetini bilmeye çalıştık" dedi.

                Asya'ya gelişlerinin sadece üretim için olmadığını vurgulayan Sabancı, "Büyüyen yer Asya ve rakipler de Asya'da. Eğer doğuya kaymaya sadece ucuz işçilik olarak bakarsak yanılırız. Doğuya kaymanın asıl sebebi, Çin ve Doğu Asya'daki bireysel gelirin ve tüketimin artacak olması. Artık müşteri doğu oluyor. Biz Çin'e sadece ucuz işçilik için değil, önce Çin için gidiyoruz. Çin ucuz işçilik açısından orta ve uzun vadede çok fazla dayanacağımız bir yer değil" şeklinde konuştu.



                ''İYİ BİR 2009 YILI BEKLİYORUZ''


                Güler Sabancı, global ekonomideki sıkıntılara karşın iyi bir 2009 yılı beklediklerini belirterek, müşterilerinde yavaşlama yaşansa da, yapacakları alımlardaki azalmayı Kordsa Global'e yansıtmayacakları bir senaryoyu oluşturmak ve müşterinin tercihi olabilmek için vazgeçemeyecekleri, fark yaratan ürünler sunabilmek ve çözüm ortağı olabilmek gerektiğini kaydetti.

                Sektördeki konsolidasyona ilişkin bir soru üzerine Sabancı, 1990'larda Kordsa'nın, teknolojisine güvenmeye başladıklarında ve bir dünya şirketi haline getirmek üzere yola çıktıklarında sektörün bir konsolidasyon yaşadığını belirterek, "Mutlu olan şu ki, Kordsa bu süreçte konsolide eden oldu. Bu sektör o sürecini tamamladı diye görüyorum ama hala Asya'da bazı potansiyeller çıkar mı bilmiyorum" dedi.

                Sabancı, yabancıların da yer aldığı yetkin bir yönetim kuruluna sahip olduklarını ifade ederek, yönetim kurulunun, çalışanların yönetimi daha yakından hissetmesi için şirketin üretim yaptığı farklı yerlerde toplandığını bildirdi.



                "BÖLGEDE CİROMUZU 250 MİLYON DOLARA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ"



                Kordsa Global Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Pekarun, Kordsa Global'in faaliyetleri hakkında bilgi vererek, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika, Asya Pasifik, Kuzey Amerika ve Güney Amerika'dan oluşan 4 bölgedeki 9 ülkede ve 11 tesiste, endüstriyel iplik, kord bezi ve tek kord ürettiklerini, araç lastiği ve mekanik kauçuk sektörlerine takviye malzemesi sunduklarını anlattı.

                Pekarun, 5 bine yakın çalışanları bulunduğunu belirterek, "2007 yılında 925 milyon dolar net satış gerçekleştirdik. Bu sene yaklaşık yüzde 6 büyüme ile 1 milyar doları geçmeyi hedefliyoruz. Asıl ürünümüz olan Naylon 66'da yüzde 40'a yakın pazar payımız var" dedi.

                Cirolarının yüzde 80'ini araç lastiğinden elde ettiklerini ve toplam cironun yüzde 50'sinin, lastik üretiminde büyük 5 dedikleri Goodyear, Michelin, Bridgestone, Continental ve Pirelli firmalarından geldiğini, bunun dışında taşıyıcı bantlar, büyük petrol platformlarını çeken halatlar, dev balık ağları gibi çok sayıda farklı uygulama alanları bulunduğunu aktardı.

                Pekarun, teknolojiye verdikleri önemin altını çizerek, bu sene İzmit'te 5 milyon dolar yatırımla global teknoloji merkezi açtıklarını, bu operasyon için yıllık 6 milyon dolar harcama yapılacağını, Ar-Ge ekiplerinin sene sonunda 50 kişiye ulaşacağını, yurt dışında üniversite ve teknoloji şirketleriyle 10'un üzerinde ortak proje yürüttüklerini, 7 adet patentleri bulunduğunu ve artık müşterilerinin Kordsa'yı bir teknoloji şirketi olarak görmeye başladıklarını anlattı.

                Asya Pasifik operasyonlarına ilişkin de bilgi veren Pekarun, Tayland'ın, otomotiv üretim merkezi ve pazarı olarak Türkiye ile pek çok benzerliği bulunduğunu ifade ederek, Güneydoğu Asya'nın Detroit'i olarak görülen bu ülkede çok fazla otomotiv ve lastik yatırımı bulunduğunu söyledi.

                Pekarun, pazar olarak bakıldığında, bin kişiye Kuzey Amerika'da 783, Çin'de 16, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliğinde (ASEAN) 26, Türkiye'de yaklaşık 300, araç düştüğünü belirterek, bölgedeki potansiyele işaret etti.

                Kord bezinin, emtia bir ürün olmadığını, müşteri ihtiyaçlarına göre özelliklerinin değiştiğini vurgulayan Pekarun, genelde entegre bir üretime sahip olduklarını, Çin'de halihazırda operasyonları bulunmakla birlikte burada büyümeyi hedeflediklerini, bunun yanı sıra farklı pazar dinamikleri bulunan Hindistan'a yenilikçi hibrid ürünler sunma çalışmaları bulunduğunu ve bu çerçevede Yeni Delhi'de bir ofis açma planları olduğunu kaydetti.

                Pekarun, "Bu bölgede ciromuzu yakın gelecekte 250 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yatırım olarak da, çoğunluğu Çin'e olmak üzere 100 milyon dolar yatırım söz konusu" dedi.

                Mehmet Pekarun, bazı lüks araçlarda koltuklarda konforu artırma amacıyla hava yastıkları kullanıldığını, bazı araç üreticilerinin daha ileri vadeye yönelik olarak araçların fren anında öne kaymasını bu hava yastıklarıyla engelleme yönünde çalışmalar bulunduğunu belirterek, büyük beş lastik üreticisinden biriyle bu tür bir ürün üretmek için işbirliği içinde bulunduklarını kaydetti.



                "DÜNYANIN ETRAFINDA 13 TUR ATIYORUZ"



                Çevreci ürünler geliştirilmesine ilişkin bir soru üzerine Pekarun, kord bezinin lastiğe yapışır hale getirilmesi için bir kimyasal maddeye batırıldığını, müşterilerinin bir süre içinde yeşil ürünlere geçmeye çalıştıklarını belirterek kendilerinden bu yönde çalışmalar istediklerini ifade etti.

                Global ekonomideki sıkıntıların etkisine ilişkin olarak Pekarun, "2009'da bizim müşterilerimizdeki yavaşlamayı kendimizde beklemiyoruz. Bu bizim kendi pazarımızda aldığımız konumla ilgili bir şey. Bütün üretim hiçbir zaman doğuya kaymayacak. Her zaman Kuzey Amerika'da, Batı Avrupa'da lastik üretimi olacak. Dolayısıyla orada bizim pozisyonumuzun gücü çok önemli, büyüyen yerde pozisyon almak da çok önemli" diye konuştu.

                Pekarun, karlılık açısından da 2008'in 2007'ye göre çok daha iyi bir yıl olacağını ve karlılığın ciddi oranda artmasını beklediklerini ifade ederek, üretim tesisleri arasındaki verimlilik sıralamasına bakıldığında İzmit'in amiral gemileri olduğunu dile getirdi.

                Bir soru üzerine Pekarun, bir yılda sadece Endonezya'daki fabrikanın 100 bin kilometre kord bezi üretimi gerçekleştirdiğini ifade ederek, "Kordsa'nın tamamında bir yılda 600 bin kilometrelik bez üretiliyor. Böylece dünyanın etrafında 13 tur atıyoruz" dedi.



                -"BÜYÜK MÜŞTERİLER, KABİLİYETLİ TEDARİKÇİLER ARIYOR"-



                Sabancı Holding Lastik, Takviye Malzemeleri ve Otomotiv Grup Başkanı Turgut Uzer ise, Kordsa Global'in rakiplerinden farklı olarak polyester, naylon, çelik gibi farklı takviye malzemesi yapanlarla işbirliği içinde olduğu için hibrid çözümlerde de kendisini ilerletebildiğini dile getirdi.

                Eskiden müşterilerin istedikleri ürünü belirleyerek, tedarikçiden istediklerini, şimdi ise büyük müşterilerin işbirliği aradıklarını söyleyen Uzer, şunları söyledi:

                "'Ben ürünümde bunları bunları istiyorum, senin kabiliyetlerin nedir' diye geliyor. Siz de kabiliyetlerinizi ortaya koyuyorsunuz ve işbirliği yapıyorsunuz. Yeni ürünlerin çıkması işbirlikleri ile oluyor. Bunun için büyük müşteriler, büyük tedarikçiler arıyor. Burada büyük derken sadece cirodan bahsetmiyorum. Kabiliyetli, yeni ürünler sunabilen tedarikçiler arıyorlar. Kordsa Global'de bu kabiliyetimizi müşterilerimizle kullanıyoruz."

                Uzer, Kordsa Global'de işleri Türkiye merkezli değerlendirmediklerini bildirerek, dünyada bazı bölgeler küçülürken, bazılarının büyüdüğünü, her yerde bulundukları için dünyadaki gelişmelere göre pozisyon alabildiklerini anlattı.

                Hiç bir fabrikaları için yumuşatıcı bir hedefleri bulunmadığını vurgulayan Uzer, şu anda İzmit'in en öndeki fabrikaları olduğunu ve diğerlerinin de onu yakalamaya çalıştıklarını, farklı hedefleme diye bir uygulamaları bulunmadığını kaydetti.

                Uzer, kord bezinin araç lastiği dışında pek çok uygulama alanı bulunduğunu, bir yandan fırsatlar doğsa da ana noktayı kaybetmemek gerektiğini ifade ederek, "Biz araç lastiği odaklıyız, çıkan fırsatları da dikkate alırız. Başka bir şey gelişirse ona ayrı bir yön çizeriz ama Kordsa'nın gideceği yön daha çok araç lastiği olacaktır" dedi.

                Kordsa Global Başkan Yardımcısı Dinçer Çelik de Endonezya ve Tayland'daki üretim tesislerinin sahibi olan Branta Mulia şirketinden yüzde 60,21 oranındaki çoğunluk hisselerinin 2006 yılı sonunda yaklaşık 60 milyon dolara satın alındığını hatırlattı.

                Endonezya'da yaklaşık 5 milyon otomobile karşılık, bunun 10 katı kadar motosiklet bulunduğunu belirten Çelik, yıllık 575 bin otomobil satışının gerçekleştiğini, Endonezya'nın otomotiv pazarı olarak çok cazip olmadığını, ancak ihracata yönelik olarak çok sayıda lastik ve otomotiv fabrikası bulunduğunu dile getirdi.

                Çelik, bir soru üzerine, 0,7-0,8 milimetre çapındaki bir ipliğin en az 15 kilo ağırlık taşıma kapasitesine sahip olduğunu, bu rakamın 100 kiloya çıkabildiğini söyledi.
                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                Yorum

                • simurg
                  Administrator
                  • 10 Mart 2007
                  • 9248

                  #23
                  Türk-Alman İş Konseyi’nin yeni başkanı Şahenk


                  Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, DEİK bünyesinde faaliyet gösteren Türk-Alman İş Konseyi’nin Başkanı oldu.









                  NTV-MSNBC
                  Güncelleme: 15:37 TSİ 10 Ekim 2008 Cuma


                  İSTANBUL - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’ndan (DEİK) yapılan yazılı açıklamada, iki yıldır yürüttüğü Türk-Amerikan İş Konseyi’nin başkanlığını, yeni dönemde Haluk Dinçer’e teslim eden Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in DEİK’te gerçekleştirilen seçimlerin ertesinde iki yıl süreyle Türk-Alman İş Konseyi Başkanlığı’na seçildiği belirtildi.
                  Türk-Alman İş Konseyi’nin 16 kişilik yönetim kurulu Şahenk Başkanlığı’nda, Doğan Yayın Holding’den Mehmet Ali Yalçındağ, Borusan Holding’den Agah Uğur, Cüneyd Zapsu Danışmanlık’tan Cüneyd Zapsu, Sabancı Holding’den Engin Tuncay, Arçelik’ten Levent Çakıroğlu, ATP Commercial IT Network’ten Halil Doğan Bolak, JP Morgan’dan Koray Arıkan, Ata Holding’den Korhan Kurdoğlu, Deutsche Bank’tan Ersin Akyüz, Doğan Holding’den Volkan Vural, Ekom-Eczacıbaşı’dan Ahmet Yamaner, Metra AG’den Nurdan Tümbek Tekeoğlu, Doğuş Otomotiv’den Emir Ali Bilaloğlu, Kayalar Çelik’ten İslam Kaya ve Oynurden/Denlaks’dan Yalçın Egemen’den oluşuyor.

                  ŞAHENK: GÜVENİN TESİSİ ŞART
                  Ferit Şahenk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkilerin ilerletilmesinde karşılıklı güven tesisinin şart olduğunu vurgulayarak, bu güvenin ancak ticari ilişkilerin sağlam temellere dayandırılması vesilesiyle güçlendirilebileceğini kaydetti.

                  Türkiye’nin AB sürecinde Almanya ile ilişkilerinin önemine işaret eden Şahenk, Almanya’nın Türkiye’nin AB’ye giden yolda yoğun işbirliği yapacağı önemli bir müttefik haline gelebileceğini, bu süreçte iş çevrelerinin katkısının çok önemli olduğunu belirtti.
                  https://twitter.com/keyborsa_simurg

                  Yorum

                  • simurg
                    Administrator
                    • 10 Mart 2007
                    • 9248

                    #24
                    ERSU Meyve ve Gıda Sanayi'nin Aksu tesislerinde üretim 6 Ekim itibariyle başladı. Ersu 12 Ağustos'ta Aksu tesislerinde üretime 1 Ekim'e kadar ara verme kararı alıp, yedi personelin iş akitlerini feshetmişti.

                    ŞEKERBANK, orta ve uzun vadeli planları doğrultusunda Makedonya ve Kosova'da şube açılmasına yönelik değerlendirmelerine devam ediyor. Şekerbank, daha önce yaptığı açıklamada yurtdışında şube açma hedefi olduğunu bildirmişti.

                    SELÇUK GIDA'da 2007 yılı olağan genel kurul ikinci toplantısı 22 Ekim'de yapılacak. Toplantıda şirketin ödenmiş sermayesinin, ortakların yeni pay almak haklarının kısıtlanması ve tahsisli olmak kaydıyla 4 milyon 682 bin YTL artırılması görüşülecek.

                    İHLAS HOLDİNG 15.8 milyon YTL tutarındaki vergi davası için yapılan uzlaşma toplantısında 8.4 milyon YTL ödenmesi konusunda anlaşmaya vardı. Bu tutara ilgili vergi dairesi tarafından hesaplanacak gecikme faizi ilave edilecek.
                    https://twitter.com/keyborsa_simurg

                    Yorum

                    • gunguruk
                      Aktif
                      • 23 Mayıs 2007
                      • 191

                      #25
                      11 Ekim 2008 06:47
                      Türkiye'de 10 büyük şirket ve grubun elinde, toplamda 30 milyar dolar bulunuyor
                      Dünya'da finansal kriz nedeniyle çok sayıda banka ve şirket batarken, Türkiye'de 10 büyük şirket ve grubun elinde, en azından 1 milyar dolar olmak üzere toplamda 30 milyar dolar bulunuyor.


                      Ekonomist Dergisi'nin bu haftaki sayısında Türkiye'nin nakit zenginleri ile ilgili haberine göre 10 büyük grubun elinde önemli bir sermaye birikimi bulunuyor. Bu grupların elindeki toplam nakit miktarı, yaklaşık 30 milyar dolar. Gruplar, bu nakti ise özellikle enerji başta olmak üzere yeni yatırımlarda ve şirket satın almalarda kullanmayı planlıyor.


                      İŞTE TÜRKİYE'NİN NAKİT ZENGİNLERİ


                      SABANCI HOLDİNG: 2008/6 aylık bilançosuna göre hazır değerlerinde 5.7 milyar dolar var. Son yıllarda grup, büyük varlık satışlarıyla dikkat çekti. Bunun başında da Akbank'ın yüzde 20 hissesinin 3.1 milyar dolara Citi Group'a satışı geliyor. Bunun yanında EnerjiSa'nın yüzde 50 hissesinin Verbund'a satışı,Ak Emeklilik'in küçük hissesinin satışı diğer önemli varlık satışı operasyoları. Son olarak Bossa satıldı. Holding, elindeki nakti özellikle enerji alanındaki yatırımların finansmanında değerlendirmek istiyor. Bunun en son örneği de Başkent Elektrik Dağıtım ihalesinin alınması.


                      KOÇ HOLDİNG: Tüpraş ve YKB alımlarıyla dikkat çeken Koç Grubu'nun bu alımları uzun vadede ödeyeceğini hatırlatmakta fayda var. Koç, bu alımları yaptı. Ancak bu yıl içinde Migros,Koç Alianz, Koç Allianz Hayat gibi önemli iştirak satışlarını gerçekleştirdi. Bunun yanında Döktaş, Demirdöküm, İzocam, BOS gibi önemli sanayi şirketlerinin satışıyla da adından fazlasıyla söz ettirdi. Grubun hazır değerlerinde 2008/6 aylık dönem itibariyle 5 milyar doları var.


                      FİBA GRUBU: Finansın duayen isimlerinden Hüsnü Özyeğin'in sahibi olduğu grup, Gima'nın 119 milyon dolara CarrefourSa'ya satışının ardından Finansbank'ın yüzde 80'ini de 3 milyar 975 milyon dolara Yunan National Bank of Greece'e sattı. Bu satışlardan eline toplamda 4.1 milyar dolar geçti. Grup, özellikle bölge ülkelerde finans alanında 600 milyon dolarlık yatırım yaptı. Böylece nakit varlığı 3.5 milyar dolara geriledi. Fiba, son olarak Finansbank'taki yüzde 7 hissesini de 700 milyon dolara sattı. Grup finansın yanında enerji ve gemi sanayi alanında da büyümekistiyor.


                      OYAK: Oyak, Oyakbank'ı 2 milyar 673 milyon dolara ING Bank'a, Axa Oyak Holding'i 525 milyon dolara Axa Grup'a, Oyak Emeklilik'i 170 milyon dolara yine ING Bank'a'a sattı. Oyak Genel Müdürü Çoşkun Ulusoy'un ifadesine göre ellerinde 3.5 milyar dolar nakit var. Nakit değerlendirmek için 15 kişilik yatırım komitesi kuruldu. Değerlemeleri çok düşen ABD ve Avrupa bölgesinde şirket satın almak istiyor. Grup, Türkiye'de ise altyapı yatırımları, sanayi, enerji, madencilik ve mal piyasalarında yatırım yapmak istiyor.


                      TURKCELL: Sektörün lider oyuncusu Turkcell'in 2008/6 aylık bilanço verilerine göre hazır değerlerinde 3 milyar dolarlık nakit varlığı var. Bu nakti başarılı şekilde yöneten Turkcell'in, bölgesel güç olma yolunda bu nakti değerlendirmesi bekleniyor.


                      DOĞUŞ GRUBU: Özellikle 2005 yılında yaptığı varlık satışlarıyla dikkat çekti. Önce Garanti Bankası'nın yüzde 25.5'ini 1.8 milyar dolara GE'ye ve ardından Tansaş'ı 427 milyon dolara Migros'a sattı. 2007 yılında ise Garanti Sigorta ve Garanti Emeklilik'in satışını 669 milyon dolara gerçekleştirdi. Bu işlemlerden toplamda 2.9 milyar dolar nakit kaynak sağladı. Grup Garanti Bankası'nın 4.7'sini 650 milyon dolara geri aldı.


                      DOĞAN HOLDİNG: 2008/6 aylık bilançosuna göre hazır değerlerindeki paranın miktarı 2.1 milyar dolar. Özelikle Dışbank ve Petrol Ofisi'nin satışından elde edilen gelir, bu paranın önemli bir miktarını oluşturuyor. Son olarak Doğan Holding'in patronu Aydın Doğan, Başbakan Erdoğan'la girdiği tartışmada elindeki nakit miktarının 2.5 milyar dolar olduğunu, bunu da rafineri kurma konusunda değerlendirmek istediğini açıkladı.


                      ZORLU HOLDİNG: Denizbank'ı 3.2 milyar dolara Dexia'ya satarak nakit varlığını bir anda artıran Zorlu, bunun 800 milyon doları ile Karayolları arazisini ve yine 80.5 milyon dolara Deva Holding'in arazisini satın aldı. Holdingin elinde bu hesaba göre bile 2.3 milyar dolar nakti var.


                      TEKFEN: 2008/6 aylık verilere göre hazır değerlerinde 413 milyon dolar var. Bu paranın 182 milyon doları Tekfenbank'ın yüzde 70 hissesinin Mayıs 2006'da Yunan Eurobank'a satışından geliyor. Tekfen Holding son olarak Tekfen İnşaat'ın yüzde 50 hissesinin Socak'a satışından 520 milyon dolar gelir elde edecek. Böylece Tekfen'in elindeki nakit miktarı 930 milyon dolara çıkıyor.


                      ENKA: Dünyanın en zenginleri listesinde yer alın Şarık Tara'nın yönetimindeki Enka İnşaat'ın sadece hazır değerlerinde 910 milyon dolar nakti var. İş hacminin yüzde 40'ını Rusya Bölgesi'nde gerçekleştiriyor. Özellikle Ramstore yatırımları ve buradan elde ettiği yıllık kira gelirleri, şirketin nakit yapısının güçlenmesini sağlıyor.


                      Kaynak: Ekonomist

                      Yorum

                      • simurg
                        Administrator
                        • 10 Mart 2007
                        • 9248

                        #26
                        Bank Asya kârını yüzde 15 artırdı

                        08.11.2008 | Finans Servisi | Haber



                        Bu yılın ilk dokuz ayını 161.6 milyon YTL net kârla tamamlayan Bank Asya, son bir yılda aktif büyüklüğünü yüzde 34, özkaynaklarını yüzde 70 oranında artırdı.


                        En büyük ortağı yüzde 5,42'lik payı ile Ortadoğu Tekstil olan Bank Asya, geçen yılın dokuz aylık döneminde 140 milyon 512 bin YTL olan net kârını, bu yılın aynı döneminde yüzde 15 oranında artırarak 161 milyon 642 bin YTL'ye çıkardı. Bank Asya'nın üçüncü çeyrekteki kârı ise, geçen yıla göre yüzde yüzde 7,2 artarak 62 milyon 43 bin YTL oldu. Bank Asya tarafından cuma günü yapılan açıklamada, bankanın 2008 yılında da kârlı bir şekilde büyümeye devam ettiği kaydedildi. Bank Asya'nın kâr payı gelirleri yüzde 29,6'lık artışla 756.9 milyon YTL'ye, kâr payı giderleri ise yüzde 44,8'lik artışla 401.7 milyon YTL'ye çıktı. Bankanın net kâr payı geliri ise yüzde 15,8'lik büyüme ile 355.2 milyon YTL olarak gerçekleşti.

                        Dokuz ayda 24 şube açtı
                        Bank Asya'nın 2007 sonunda 118 olan şube sayısı, bu yıl 142'ye çıkarken, personel sayısı ise 448 kişilik artışla 3 bin 748'e ulaştı. Bankanın özkaynakları 2007 sonuna göre yüzde 54,4, geçen yılın eylül ayına göre ise yüzde 70,6 artarak 1 milyar 319 milyon YTL'ye çıktı. Bank Asya'nın aktif eylül sonu itibari ile son bir yılda yüzde 34,25'lik artışla 7 milyar 609 milyon YTL oldu. Bankanın cari ve katılma hesapları yoluyla topladığı fonlar da yüzde 18 oranında artarak 5 milyar 561 milyon YTL'ye yükseldi. Öte yandan Bank Asya'nın nakdi krediler toplamı 5 milyar 933 milyon YTL'ye, gayri nakdi krediler toplamı ise 10 milyar 106 milyon YTL'ye ulaştı. Bank Asya'da kredilerin aktiflere oranı yüzde 79, özkaynak kârlılığı yüzde 23,1, aktif kârlılığı yüzde 3,65, sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 12,95 oldu.



                        2008'TE BANK ASYA(Bin YTL)


                        2008/9
                        2007/9
                        Değ.(%)
                        Aktif
                        7.609.639
                        5.668.451
                        34,25
                        Nakdi kredi
                        6.065.407
                        4.843.284
                        25,23
                        Toplanan fon
                        5.561.318
                        4.279.772
                        29,94
                        Özkaynak
                        1.318.805
                        773.031
                        70,60
                        Sermaye
                        900.000
                        300.000
                        200,0
                        Net kâr
                        161.642
                        140.512
                        15,0
                        Şube
                        142
                        118
                        20,34
                        Personel
                        3748
                        3091
                        21,26
                        Bu yılın ilk dokuz ayını 161.6 milyon YTL net kârla tamamlayan Bank Asya, son bir yılda aktif büyüklüğünü yüzde 34, özkaynaklarını yüzde 70 oran...

                        #content { ); }#content li { margin-left:25px; }
                        https://twitter.com/keyborsa_simurg

                        Yorum

                        • simurg
                          Administrator
                          • 10 Mart 2007
                          • 9248

                          #27
                          İhracatı sekteye uğrayan Ceylan küçülüyor

                          22.11.2008 | Finans Servisi | Haber



                          Ceylan Giyim, önemli bir ihracat bağlantısında yaşanan sıkıntı nedeniyle küçülme kararı aldı. Yılsonu cirosunda yüzde 50'lik düşüş beklenen şirketin 77 kişiden oluşan çalışan sayısı 32'ye inecek.

                          Bebek ve çocuk giyimi üreticisi Ceylan Giyim, satış hacminin yüzde 65'ini oluşturan yurtdışı ihracat bağlantısında yaşanan sıkıntıya bağlı olarak, cirosunda yaşanabilecek yüzde 50'lik düşüş nedeniyle çalışan sayısını azaltacak. Ceylan Giyim'den İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) yapılan açıklamada, şirket müşterileri arasında bulunan ve toplam ciro içinde ortalama yüzde 65 payı olan önemli bir ihracat müşterisi ile uzun yıllara dayanan ticari ilişkinin, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan kriz, döviz kurlarındaki gelişmeler, üretim maliyetlerindeki artışlar sonucunda sürdürülebilirliğinin ortadan kalktığı belirtildi.
                          Bu müşteri ile geçici bir süreliğine ilişkilere ara verildiği belirtilen açıklamada, "İstihdam edilen üretim takip ekibinin bir kısmının iş akitlerinin feshedilerek işten çıkarılmalarına oy birliği ile karar verilmiştir" denildi. Açıklamaya göre Ceylan Giyim'de çalışan sayısı 77'den 32 kişiye düşecek.
                          İhracat bağlantısındaki bu kayıba bağlı olarak yıllık cironun 2007'ye göre yüzde 50 düşebileceği ifade edilen açıklamada, bu çerçevede yılın zararla kapatılabileceği kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında üretimi 2007'nin aynı dönemine göre yüzde 29, satış miktarı ise yüzde 25 düşen şirketin satış hasılatı da yüzde 38'lik gerilemeyle 28.7 milyon YTL'ye indi.

                          Ege Seramik'te hisse satışı durdu
                          Bu arada, İbrahim Polat Holding de iştiraki Ege Seramik'teki hisseleri ile ilgili satın alma taleplerinin değerlendirilmesi amacıyla verdiği yetkilendirmeyi iptal etti. Şirketten İMKB'ye yapılan açıklamada, Ege Seramik'teki hisseleri ile ilgili olarak özellikle yabancı yatırımcılardan gelen satın alma taleplerinin ticari olarak değerlendirilmesi ve bu konuda stratejik veya finansal yatırımcılarla görüşmeler yapılması amacıyla Standart Ünlü Menkul Değerler'e nisan ayında verilen yetkinin iptal edildiği kaydedildi.
                          https://twitter.com/keyborsa_simurg

                          Yorum

                          • simurg
                            Administrator
                            • 10 Mart 2007
                            • 9248

                            #28
                            Koç Holding'in 9 aylık kârı 2.5 milyar YTL

                            22.11.2008 | Finans Servisi | Haber




                            Koç Holding dokuz aylık net kârını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 oranında artırarak 2.5 milyar YTL'ye çıkardı. Koç Holding tarafından cuma günü yapılan açıklamada, satış gelirlerinin 30'luk artışla 44 milyar YTL'ye, faaliyet kârının ise yüzde 83'lük artışla 4.9 milyar YTL'ye çıktığı bildirildi. Kriz öncesinde döviz pozisyonlarını kapattıp net nakit pozisyonuna geçtiklerini belirten Koç Holding CEO'su Dr. Bülent Bulgurlu,

                            portföylerini yeniden yapılandırmanın etkisiyle her türlü konjonktürde süreklilik kaydedebilecek optimal bir yapısıya ulaştıklarını söyledi.
                            Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen eylül sonu itibari ile mali ve operasyonel sonuçlarının oldukça kuvvetli olduğunu belirten Bulgurlu, bu başarılarını piyasadaki potansiyel riskleri doğru ölçümleyebilmelerine ve gerekli aksiyon planlarını zamanında almalarına borçlu olduklarını söyledi. Bulgurlu, üçüncü çeyrek sonuçlarında şirket satış kârlarının tek kereye mahsus oldukça önemli bir etkisi olduğuna dikkat çekmekle birlikte, bu kârlar dışarıda bırakıldığında dahi faaliyet gelirlerindeki artışın yüzde 26 olduğunu vurguladı.

                            Nakit pozisyona geçti
                            Kriz öncesinde döviz pozisyonlarını kapattıklarını ve net nakit pozisyonuna geçtiklerini hatırlatan Bulgurlu, "Eskiden sadece tüketim ürünlerine odaklı bir portföy yapısına sahiptik, bu da gelirlerimizi büyüme dinamiklerine daha duyarlı hale getiriyordu. Son yıllardaki yeniden yapılandırma çerçevesinde bir yandan enerji grubunun payını yükseltmemizin, bir yandan ise hizmetler ve sanayi grupları arasında daha iyi bir denge kurmamızın her türlü konjonktürde süreklilik kaydedebilecek optimal bir portföy yapısına ulaşmamızda önemli rolü oldu" değerlendirmesinde bulundu.

                            Pazar daralıyor
                            Önümüzdeki dönemin risklerin öngörülebilmesi ve yönetilebilmesi açısından daha zorlu bir dönem olacağını ifade eden Bulgurlu, ekim ayından itibaren pazardaki daralmanın hızlanmaya başladığını ve tüketici güveninin çok düşük seviyelere gerilediğini söyledi. Bulgurlu, böyle bir konjonktürde Türk şirketlerinin bu dalgalanmayı asgari zararla geride bırakabilmelerinin ancak mikro ve makro bazda her türlü tedbirin alınması yoluyla olabileceğini vurguladı. Şu anda tüm şirketlerinin tasarruf tedbirlerini almama ya da verimliliğe odaklanmama gibi bir lüksü olmadığının altını çizen Bulgurlu, "Gün, riskleri doğru yönetebilme, temkinli büyüme, optimum kapasite kullanımı sağlama ve her türlü tasarruf tedbirlerinin zamanında uygulamaya konulmasının elzem olduğu gündür. Ancak, bunu başarabilen ve dünyadaki değişim hızına ayak uydurabilen şirket ve ülkeler ayakta kalacaktır" dedi.
                            Koç Holding dokuz aylık net kârını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 oranında artırarak 2.5 milyar YTL'ye çıkardı. Koç Holding tarafından...

                            http://www.referansgazetesi.com/habe...1114&KOS_KOD=4
                            https://twitter.com/keyborsa_simurg

                            Yorum

                            • mehmetayhan
                              Demirbaş
                              • 23 Temmuz 2008
                              • 1850

                              #29
                              11:27 : ***ARENA*** Arena Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.S. nden gelen yazi: Sirketimiz Hewlett Packard (HP) Turkiye tarafindan "2008 yilinda En Iyi Kanal Gelistiren


                              ***ARENA*** Arena Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.S. nden gelen yazi: Sirketimiz Hewlett Packard (HP) Turkiye tarafindan "2008 yilinda En Iyi Kanal Gelistiren Dagitici" odulune layik gorulmustur. HP markasi IDG arastirma kurulusunun calismalarina gore 2008 yilinda BT urunlerinde en yuksek pazar payina sahip marka olmustur. Sirketimiz HP nin 1993 yilindan beri Turkiye deki ilk dagiticisi olarak bircok kez farkli kategorilerde odul almis olup, 2008 yilinda HP markali urunleri 5.000 den fazla is ortagina ulastirmamiz nedeniyle bu odule layik gorulmustur. Sirketimiz HP markasi altinda baski ve goruntuleme sistemleri, tuketim urunleri, kisisel bilgisayarlar, network urunleri, sunucu ve yedekleme sistemlerinin dagitimini gerceklestirmektedir. Bu farkli urun gruplarinda saglanan basari Sirketimizin musterilerini ulastiklari hedef pazarlara gore segmente etmesinden kaynaklanmaktadir.Bu urunl gruplarini, ev kullanilari, KOBI ler ve kurumsal musterilere dogru kanal uzerinden etkin ve verimli olarak ulastirmak sirketimizin tedarikci ve musterilerine sundugu en onemli katma degerleridir. ***ARENA***

                              Yorum

                              • simurg
                                Administrator
                                • 10 Mart 2007
                                • 9248

                                #30
                                Dardanel hisselerinde İglo bereketi

                                21.03.2009 | Pınar Sungur | Haber

                                Dondurulmuş gıda üretimi yapan İglo'nun Dardanel'le işbirliği için görüşeceğini açıklaması, borsadaki hisselere yaradı. Dardanel hisseleri 2 günde yüzde 18,5 yükseldi.

                                Dondurulmuş gıda üretimi yapan Dardanel hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) iki günde uçuşa geçti. Borsada son iki işlem gününde yüzde 18,5 yükselen Dardanel'in hisse fiyatı 0.32 TL'ye kadar çıktı. Şirketin piyasa değeri ise 1,7 milyon TL artarak 11,1 TL'ye yükseldi. Bu yılın ocak ayında Vakıfbank liderliğindeki alacaklı bankalar konsorsiyumu ile 5 yıldır sürdürdüğü borç yapılandırma çabalarını anlaşmayla sonuçlandıran Dardanel hisselerindeki yükseliş hareketi, dondurulmuş gıda markası İglo ile yapılacak olası bir anlaşmaya bağlanıyor.
                                Dondurulmuş gıdayı ilk üreten ve dünyada pazar lideri olan İglo, Türkiye'ye yatırım kararı aldığını bu ay içinde açıklamıştı. Daha önce Calgon, Kosla, gibi markaları yaratan ve Reckitt Benckiser'in ortağı olan Caner Turaman tarafından Türkiye pazarına getirilen İglo, 2 bin kişiye istihdam sağlamayı hedefliyor. İglo Türkiye Başkanı Caner Tunaman, Türkiye'de Dardanel markasıyla işbirliği için görüşeceklerini söylemişti.

                                7 mimlyon euroluk yatırım
                                İglo ile Dardanel arasında yapılabilecek bir iş anlaşmasının şirkette yeni bir katma değer yaratacağı beklentisinin piyasada giderek güçlendiği belirtiliyor. Caner Tunaman, Türkiye'de ilk etapta 7 milyon euro, yerli üretime geçildiğinde ise 30 milyon euroluk yatırım planları yaptıklarını söylemişti. Avrupa'nın üçüncü üretim tesisini Türkiye'de kurmayı planladıklarını belirten Tunaman, Rusya ve Türkiye ile Avrupa'daki tüketici sayısını iki katına çıkarmayı hedeflediklerini ifade etmişti. Türkiye'den Ortadoğu, yakın Asya, Yunanistan ve Bulgaristan'a ihracat yapacaklarına dikkat çeken Tunaman, "Diğer yerli üreticilerle ortaklık veya işbirliği yapabiliriz. Osmanlı tatlarını Avrupa'ya taşıyacağız. Dardanel markasıyla da işbirliği için görüşeceğiz" demişti.
                                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information