Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #61
    Merkez indirimde yine agresif

    Son üç toplantıda faizleri 3.75 puan indiren Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), dün gerçekleştirdiği bu yılın ikinci toplantısında piyasa beklentilerinin üstünde bir faiz indirimi yaptı. Kasım ayında 0.50, aralıkta 1.25, ocakta ise 2 puanlık faiz indirimi yapan PPK, dün yüzde 13 olan borçlanma faizini 1.5 puan indirerek yüzde 11,5'e çekti. Durmuş Yılmaz başkanlığında toplanan PPK, borç verme faizini de 1.5 puan indirerek yüzde 15,5'ten yüzde 14'e düşürdü. Böylece faizde son dört toplantıdaki indirim 5.25 puana ulaşmış oldu.

    Toparlanma uzun sürer
    PPK tarafından yapılan açıklamada, ekonomideki yavaşlamanın sürdüğüne dikkat çekilerek, "uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunlar devam etmektedir. Bu çerçevede iktisadi faaliyetteki toparlanmanın zaman alacağı ve enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların süreceği düşünülmektedir" denildi. Emtia fiyatlardaki düşüşün de altını çizerek enflasyondaki gerilemenin hızlanacağı ve yıl sonu hedefine öngörülenden daha ulaşılacağı tahimininde bulunan PPK, "Yıl sonunda enflasyonun hedefin belirgin şekilde altında kalma ihtimalinin sürdüğü değerlendirmesinde bulunan Kurul kısa vadeli faizlerin 150 baz puan indirilmesine karar vermiştir" açıklamasında bulundu.

    Döviz için ek düzenleme
    Son dönemdeki agresif faiz indirimlerine rağmen finansal koşullardaki ek sıkılığın kısmen devam ettiğine işaret eden Kurul, "Merkez Bankası, uluslararası piyasalardaki sorunların ekonomimiz üzerindeki etkilerini sınırlamak için üzerine düşen tedbirleri almaya devam edecektir. Küresel krizin reel ekonomi üzerindeki etkilerinin boyutuna ilişkin belirsizlikler halen yüksek seviyede seyretmektedir. Bundan sonraki olası faiz indiriminin miktarı ve zamanlaması enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmelere bağlı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
    Kurul ayrıca, finansal sistemdeki akışkanlığın ve kredi piyasalarının etkin bir şekilde çalışmasının önemine dikkat çekerek döviz likiditesi ile ilgili ek düzenlemelerin devreye sokulması konusunda mutabık kalındığını bildirdi.

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #62
      DOW 7.500'de şanlı direnişine devam ediyor

      Altın fiyatları düşüşe geçti ve euro/dolar paritesi 1.25 seviyesinden tepki verdi, borsalar da dönüş yolunda. Bu noktada DOW'un 7.600'ün üzerinde kalıp kalamayacağı önemli. DOW 7.800-8.000 bandına dönerse, dünya rahat nefes alır.

      Başlığa sığmadı o yüzden yeniden yazalım; DOW bütün karamsar yorumlara rağmen direnmeye devam ediyor. Sermaye piyasalarını aşağı basan altın ilk denemesinde 980-988 direncini kıramadı ve 968.40'a kadar satıldı. Bana göre 24.000 altında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) aşırı satılmıştı, düzelme eğiliminde, eldeki verilerle bundan sonra neler olabilir?
      Değerli yatırımcılar, bu yazıyı yazdığım saatte altın fiyatlarının burnu kırılmış, euro/dolar paritesi 1.25 bölgesinden çok ciddi tepki vermiş ve borsalar dönüş yoluna girmiş durumda.
      Bu gidişat tam bir dönüş anlamına gelir mi?

      Altında dönüş önemli
      Bu soruya cevap vermeden çok ciddiye aldığım altının dönüşüne değinmek istiyorum.
      Değerli dostlar, bu köşede paylaştığımız altın stratejisi-grafiği gereği 980-988 dolar bandı bildiğiniz gibi test edilmesi gereken bir seviyeydi.
      Tezimiz, "Altın 950 dolar üstünde kaldıkça 980-988 bandının test edilmesi gerekir" döngüsü üzerine kurulmuştu. Bu tezi yazılarda aşağıdaki cümleler ile paylaşmıştık. Aynen aktarıyorum:
      "950 dolar altına geri çekildi orada taban oluşturdu ve 950 dolar altından güç toplayarak 950 doları yukarı geçti. Peki nereye gidiyor ?
      Grafik üzerinde sorgulayalım.



      Grafik üzerinde görüldüğü gibi 950 dolar üstüne giden yapı kırılmadan ve devam eden bir eğim içinde devam ediyor.




      Grafiği biraz geriye doğru sıkıştırırsak, altın fiyatlarının artık 950-988 dolar bandına girdiğini görüyoruz. Kısa vadede 950 dolar aşağı geçllmediği sürece hedef 988 dolar.
      Sonuç: Altında trend devam ediyor. Kısa vaded özellikle 950 dolar üstünde posizyon açtıysanız, 980-988 dolar bandına dikkat etmenizde."
      Değerli dostlar, bu dönüş çok çok önemli. Çarşamba akşamı ilk denemesinde altın tam olarak 987-988 aralığından satıldı ve orayı kıramadı. Kırsaydı yeni bir dünya ortaya çıkacaktı.

      Direnç bölgede kırılma
      Peki ben neden bunun üstünde bu kadar durdum?
      Altın fiyatlarının direnç bölgesinden kırılması, hemen bir not düşeyim; bu ilk kırılma, "tamamen döndü" denemez, sermaye piyasaları için en azından şimdilik olumlu algılanması gereken bir gelişme.
      Aynı şekilde dönen altınla birlikte, 1.25 bölgesinden tepki veren euro/dolar paritesi de olumlu algılanabilir. Peki bu gelişmeler bize nasıl yansır ?
      Şuanda yani bu yazıyı yazdığım saatte DOW futurları 7.500 üstünde yüzde 1,6 civarında artıda. DOW birazdan açılacak ve direncinden satılan altın gibi muhtemelen futurlarına uygun olarak 7.500 bölgesinden tepki verecek. Bu tepki de inanın çok önemli. DOW'un grafiğine bakarsak 7.500 destek bölgesinin büyük bir finansal dalgalanma öncesinde son destek olduğunu görürüz. Bir önceki satış dalgası da tam olarak 7.500'den döndü.



      Grafik üzerinde 7.500 bölgesinden dönen DOW'u görebilirsiniz.
      Eldeki veriler ile İMKB'ye bakalım.



      Grafik üzerinde de görüldüğü gibi; bana göre İMKB 24.000'in altında aşırı satılmış durumda. Eldeki veriler ile 24.000-25.000 bandında tepki vermesi gerekli. 25.000 hedef ve direnç. DOW 7.500 bögesinden tepki verdikçe İMKB'nin de 25.000 direncine dayanması gerekli.

      Dolarda 1.65 üstü pahalı
      Dolara gelince...
      Eldeki net veriler ışığında bana göre 1.65 lire üstündeki her seviye pahalı. Ben 1.65-1.70 lira bandında alanların kazanmaları için faiz getirisini yenecek çok ciddi bir hareket olması gerektiğini düşünüyorum ki; o da eldeki tabloda çok kolay değil. Benim görüşüm hala aynı; faizde kalmaya ve fırsat getiri sağlamaya devam.
      Not : DOW şimdi açıldı, 7.600'ün üzerinde. 7.800-8.000 bandına dönerse, dünya rahat nefes alır.

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #63
        Merkez`in indirimi doları yükseltti

        Merkez Bankası'nın dün yaptığı beklentilerin ötesindeki 1.5 puanlık indirim dolar tarafında hareket yarattı.

        Uzmanlar, Merkez Bankası açıklamasındaki indirimlerin devam edeceği yönündeki sinyalin de kurların yükselmesinde önemli olduğunu belirtiyor.
        Faizde tarihi dip

        Dün serbest piyasa kapanışında 1.6770 TL olan dolar kuru bugün bankalararası piyasadaki ilk işlemlerin ardından 1.7020 TL'ye çıktı. Dolar böylece son 3 ayın zirvesindeki seviyesini bir kez daha test etmiş oldu.

        Henüz iki gün önce 1.7045'e kadar yükselen dolar 20 Kasım 2008'de de serbest piyasa verilerine göre 1.7150 TL'ye kadar çıkmıştı.

        1.72'Yİ GÖREBİLİRİZ

        Alternatifbank ekonomisti Serdar Şenol, dolarda yukarı eğilimin bir miktar daha devam edebileceğini belirterek, 1.72'yi görebiliriz dedi.

        Goldman Sachs'dan yapılan değerlendirmede, faizin yıl ortasına kadar yüzde 10 seviyesine çekilmesi beklendiği ifade edildi. Faiz indiriminin ardından TL'nin üzerinde güçlü bir baskı oluşacağını öngören Goldman Sahcs, önümüzdeki 3, 6, 12 ay için Dolar/TL kuru tahminlerini 1.75, 1.80 ve 1.85 TL olarak vurguladı.

        MERKEZ DÜN NE YAPTI?

        Merkez Bankası piyasada 0.50 puan olan beklentilerin aksine 1.5 puanlık bir faiz indirimi yaparak faizleri yüzde 11.5'e çekti. Faizler böylece tarihin en düşük seviyesine geriledi.

        MB'den yapılan açıklamada, bu indirime gerekçe olarak, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın zaman alacak olması ve enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların sürmesinin beklenmesi gösterildi.

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #64
          ABD borsalarında tarihi düşüş!!!

          ABD'de devam eden kan kaybı, Dow Jones'u dün itibariyle son 6 yılın en düşük seviyesine indirdi.

          Dow Jones günü yüzde 1.19 kayıpla 7 bin 466 puandan tamamlarken, S&P 500 Endeksi yüzde 1.2 düşüşle 779, Nasdaq da yüzde 1.71 kayıpla 1443 puana indi.

          Dow Jones en son 12 Mart 2003'te 7 bin 416 puana kadar gerilemişti.

          Borsalarda yaşanan düşüşte HP'nin kar tahminlerini düşürmesinin yanında kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin oranının artmasının yarattığı baskı etkili oldu.

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #65
            Banka dedikodusu piyasayı vurdu



            Citigroup ve Bank of America'nın kamulaştırılacağına yönelik spekülasyonlar piyasayı kötü vurdu.

            HÜRRİYET

            Avrupa borsalarında düşüşler yüzde 4'e yaklaşırken, içeride de dolar 1.71'e dayandı.

            Bugün uluslararası piyasalarda işlem yapan borsacılar arasında konuşulan Citigroup ve Bank of America'ya el konulacağı söylentileri, zaten keyifsiz olan piyasalara bir darbe daha vurdu. Citigroup hisseleri yüzde 5.2 değer yitirirken, Bank of America yüzde 5.9 düştü.

            Avrupa borsalarında da finans sektörü öderliğinde bir düşüş yaşanıyor. Almanya'da DAX yüzde 4 değer yitirirken, Fransa ve İngiltere borsalarındaki kayıp da yüzde 3'ün üzerine çıktı.

            İMKB DE OLUMSUZ ETKİLENİYOR

            Yurtdışındaki gelişmeler içeride de etkili oluyor. Güne düşüşle başlayan İMKB'de kayıp artrakne, endeks ikinci seansın ortalarına gelinirken yüzde 3.6 değer yitirdi ve 23 bin 500 bölgesine geriledi.

            Dolar kuru ise hem yurtdışındaki olumsuz havadan hem de içeride Merkez Bankası'nın yaptığı 1.5 puanlık faiz indiriminden olumsuz etkilendi. Güne 1.70'in üzerinde başlayan dolar bir süre bu seviyelerde oyalanmaının ardından borsalardaki düşüşle tekrar hareketlendi ve 1.71'e dayandı.

            Dolar son üç ayı en yüksek seviyesinde hareket ediyor...

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #66
              ABD DIŞİŞLERİ BAKANI CLINTON: "ÇİN VE ABD, KRİZİN AŞILMASINA ÖNCÜLÜK EDEBİLİR"

              ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, "Çin ve ABD'nin birlikte çalışarak mevcut ekonomik krizin aşılmasına öncülük edebileceğini" belirtti. Çin'in ABD'nin borçlarına duyduğu güveni takdirle değerlendiren Clinton, nisan ayında Londra'da düzenlenecek G-20 zirvesi sırasında sınır ötesi sermaye akışı konusunda verimli sonuçlar alınmasını beklediğini söyledi. Çin, 2 trilyon dolar değerinde Amerikan bonosunu elinde bulunduruyor. Clinton, Pekin'de Çin Dışişleri Bakanı Yang Cieçi ile görüştükten sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, "Çin ve ABD'nin birlikte çalışarak ekonomik krizin üstesinden geleceğine inanmamız için her türlü gerekçeye sahibiz" diye konuştu. Dışişleri bakanı olarak ilk dış gezisini Asya ülkelerine yapan Clinton, dört ülkeyi kapsayan gezisinin son durağı Çin'e gelmeden önce, Japonya, Endonezya ve Güney Kore'yi ziyaret etmişti. Clinton, daha önceki açıklamalarında, Çin ve ABD'nin, iklim değişikliği ve Kuzey Kore'deki nükleer sorunla ilgili olarak ortak çaba harcayacağını belirtmişti. Clinton, dün Pekin'e ulaştığında, insan hakları, Tayvan ve Tibet konularındaki tartışmaların daha geniş konularda uzlaşmaya varılmasına engel olmaması gerektiğini ifade ederek, uzun vadede alınacak tutum konusunda anlaşmaya varmanın önemini vurgulamıştı. Clinton, tartışmalı konularda diyaloğu ve işbirliğini sürdürmeleri gerektiğini de kaydetmişti. Öte yandan Çin Dışişleri Bakanı Yang, dünyanın en büyük gelişmiş ülkesi ABD ile dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi Çin arasındaki ilişkilerin önemine işaret ederek, Çin Devlet Başkanı Hu Cintao'nun göreve başladıktan sonra Barack Obama ile telefon ve diğer kanallarla ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve uzlaşmaya varılması konularını ele aldığını belirtti. "Mevcut durum bizi diyaloğu güçlendirmeye, karşılıklı güveni ve işbirliğini artırmaya ve ikili ilişkileri yeni bir düzeye taşımaya çağırıyor" diyen Yang, insan hakları konusunda Amerikan tarafıyla olumlu diyalog kurmak istediklerini sözlerine ekledi. Clinton, bugün Devlet Başkanı Hu Cintao, Başbakan Ven Ciabao ve Devlet Müşaviri Day Bingguo ile bir araya gelecek. Clinton, Çin-ABD işbirliğiyle yapılan, kirletici madde boşaltmayan Taiyanggong (Güneş Sarayı) Termik Santralini de gezecek. Çin Sosyal Bilimler Akademisi ABD Araştırma Enstitüsünden Prof. Tao Venzcao, Hillary Clinton'ın, ziyaretinden önce yeni Amerikan yönetiminin Çin'le insan hakları da dahil olmak üzere daha kapsamlı diyalog ve işbirliği yapacağını söylediğini ve bunun ardından kamuoyunda ABD'nin insan hakları bahanesiyle sorun çıkararak ikili ilişkilere gölge düşüreceği endişesi doğduğunu hatırlattı. Prof. Tao, Çin Uluslararası Radyosuna verdiği demeçte, 1990'lı yıllarda Amerikalı siyasetçilerin ve uzmanların, insan hakları sorununu Çin-ABD ilişkilerindeki tüm sorunların üstünde tuttuklarını, ancak şimdi insan haklarının yalnızca Çin-ABD ilişkilerinin bir parçası olduğunu ifade etti.

              (21/02/2009 - 10:09:42)

              Yorum

              • simurg
                Administrator
                • 10 Mart 2007
                • 9248

                #67
                Her İngiliz 33 bin sterlin borçlu


                İngiltere’nin son banka kurtarma operasyonlarıyla birlikte borca battığı, ülkenin toplam borcunun 2 trilyon sterline ulaştığı açıklandı.



                AA
                Güncelleme: 15:50 TSİ 20 Şubat 2009 Cuma


                LONDRA - Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) resmi açıklamaları, son banka kurtarma operasyonlarının, borçların bir anda yüzde 147 oranında artmasına yol açtığını ve her İngiliz vatandaşını 33 bin sterlin borçlu hale getirdiğini ortaya koydu.
                ONS açıklamalarında, söz konusu borcun, ülkenin 1954 yılından bu yana karşı karşıya kaldığı en büyük borç olduğu ve gelişmiş ülkeler arasında bu kadar borçlu bir ülkenin daha bulunmadığına da dikkat çekildi.

                RBS ve Lloyds bankalarının bir bölümlerinin devletleştirilerek kurtarılmaları operasyonunun, var olan borca 1 ile 1.5 trilyon sterlin arasında borç eklemesiyle bu dev borcun oluştuğuna da dikkati çeken istatistik verilerini değerlendiren İngiliz basını ise, ortaya çıkan tablonun hükümetin imajını üzerinde büyük bir tahribat yaratabileceği iddialarına yer verdi.

                Borcun bu kadar büyümesinde kamu borçlanmasındaki hızlı yükseliş ve vergi gelirlerindeki düşüşün de önemli yer tuttuğuna işaret eden uzmanlar ise, geçen yılın Nisan ayıyla Ocak 2009 arasında kamunun 67.2 milyar sterlin borçlandığını, derinleşen resesyonun ise sadece geçen ay birey ve işyerlerinin ödedikleri vergilerde 7 milyar sterlinlik bir düşüş meydana getirdiğini belirtti.

                Bütün bunların hükümetin bütçesinde kocaman bir kara delik oluşmasına yol açtığı değerlendirmesinde de bulunan uzmanlar, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Sir John Gieve’in de, ortada, ekonomide 10 yıl boyunca aşağı doğru inen bir grafiğin yaşanmasına ilişkin ciddi bir risk bulunduğuna dair uyarısının önemine de dikkat çekti.

                Uzmanlara göre bütçenin dengesini yeniden bulabilmesi için kamu harcamalarının önümüzdeki dönemde en az yüzde 10 oranında azaltılması ve büyük vergilerin konması gerekecek. 2014 yılı için kamu harcamalarından yapılması gereken tasarrufun en az 60 milyar sterlin olması gerektiğini belirten uzmanlar, 2020 yılında da 100 milyar sterlin tasarruf edilmesi gerekebileceğine işaret etti.
                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #68
                  Soros`tan korkunç kriz yorumu



                  'Para sihirbazı' geleceği nasıl görüyor?

                  Kabus gibi haftaya rağmen Soros ‘Finansal çöküşün dibi görünmedi’ dedi.

                  Avrupa borsalarının yüzde 4’e varan düşüşler yaşadığı, Dow Jones’un ise son 6 yılın dibine indiği bir haftanın ardından ünlü dolar milyarder George Soros, finansal çöküşün dibinin görünmediğini söyledi. Dünya finansal sisteminin etkili biçimde parçalandığını ve krizin yakın dönemde çözümünün henüz görünmediğini söyleyen Soros, şimdiki durumu Sovyetler Birliği’nin parçalanmasıyla karşılaştırarak, ekonomik çalkantının gerçekten ‘Büyük Buhran’ dönemine göre çok daha ciddi olduğunu ifade etti.

                  Columbia Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Soros, Lehman Brothers bankasının geçen yıl Eylül ayında iflasının piyasa sisteminin çalışmasında dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek “Finansal sistemin çöküşüne tanıklık ettik. Dibin yakınında herhangi bir yerde olduğumuza dair bir işaret yok” dedi.

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #69
                    Krizde Dip Henüz Görünmedi

                    Kriz kahini ekonomist Rubini ve ünlü işadamı Soros, küresel krizin sonuna yaklaşılmadığı ve dibinin görünmediğinde hem fikir.

                    MEVCUT finansal karmaşanın büyük bir kısmını öngören çok az ekonomistten biri olan Nouriel Roubini, ABD’nin bankacılık ve kredi krizinin sonuna yaklaşılmadığını söyledi. Roubini, beyzbol terimleri kullanarak mevcut dönemin sadece orta noktaya yaklaştığını belirtterek daha da kötüleşeceğine işaret etti. Cuma günü dünyanın en büyük finans grubu Citibank ve Bank of America’yı kamulaştıracağı söylentileriyle New York Borsası son 6.5 yılın en düşük seviyesini gördü. Roubini, banka kamusallaştırması ve kayyumluğunun sürekli bir durum olmaması gerektiğini sözlerine ekledi. Roubini ‘Bankaları almak, temizlemek ve onları özel sektöre geri satmak. Çünkü kimse bankacılık sisteminin uzun dönem devlet elinde olmasından hoşlanmaz’ dedi. Roubini 2009 boyunca negatif ekonomik büyüme öngördüğünü ve işsizlik oranının gelecek yıl yaklaşık yüzde 10’a yükselmesini beklediğini sözlerine ekledi.

                    BÜYÜK BUHRANDAN CİDDİ

                    ÜNLÜ işadamı George Soros da dünya finansal sisteminin etkili biçimde parçalandığını ve krizin yakın dönemde çözümünün henüz görünmediğini söyledi. Soros, Columbia Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, şimdiki durumu Sovyetler Birliği’nin parçalanmasıyla karşılaştırarak, ekonomik çalkantının gerçekten Büyük Buhran dönemine göre çok daha ciddi olduğunu ifade etti. Lehman Brothers’ın iflasının dönüm noktası olduğuna işaret eden Soros ‘Finansal sistemin çöküşüne tanıklık ettik. Dibin yakınında herhangi bir yerde olduğumuza dair bir işaret yok’’ dedi.

                    Her eve ayda 65 dolar girecek

                    ABD Başkanı Barack Obama, Hazine’ye, 787 milyar dolarlık ekonomiyi teşvik paketi kapsamındaki vergi kesintilerini uygulaması talimatı verdi. Obama ‘Hazine Bakanlığı’nın çalışanların maaşlarına uygulanan vergi miktarını azaltmaya başladığını açıklamaktan memnunum’ dedi. Vergi kesintilerinin etkilerinin 1 Nisan’a kadar hissedileceğini, bir ailenin her ay evine en az 65 dolar gireceğini ve vergi kesintisinin çalışan ailelerin yüzde 95’ini etkileyeceğini ifade eden Obama ‘Bizim tarihimizde daha önce hiçbir zaman bir vergi kesintisi hızla yürürlüğe girmemişti ya da bu kadar çok yansımamıştı’’ diye konuştu.

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #70
                      Dünya Borsalari Kritik Eşikte

                      Dünya ekonomisinin ve borsalarının lokomotifi sayılan ABD başta olmak üzere Avrupa ve Uzakdoğu'nun güçlü borsaları yeni bir çöküşün eşiğine gelmiş durumdalar.

                      Yeni ekonomi yönetiminin finans piyasalarındaki endişeleri giderememesi ABD'nin en büyük iki bankasının devletleştirileceğine yönelik spekülasyonların artmasına yol açtı.
                      Hafta içinde eski ABD Merkez Bankası Başkanı ve kötümser haberlerin başlangıç noktası Alan Greenspan'ın bazı bankaların kamulaştırılabileceği açıklaması, hafta boyunca iki bankanın hissesinde büyük düşüşler yaşanmasına sebep oldu. Cuma günü tüm borsaları etkisi alan bu çöküş ABD borsalarını en kritik noktalara taşırken, Avrupa borsalarını da benzer şekilde etkiledi. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, banka hisseleri öncülüğünde bu düşüşe ayak uydurarak haftayı yüzde 6,43'lük kayıpla 23 bin 579 puandan kapattı.

                      ABD borsaları oldukça hassas bir dengede duruyor. Cuma günü Bank of America ve Citigroup hisselerinde yaşanan çöküşün etkisiyle en son 2002 yılında görülen dip noktalarına gelinmiş durumda. Bu bankaların kamulaştırılacağına ilişkin spekülasyonlar gerilimi iyice tırmandırdı. Kapanışa doğru Barack Obama yönetiminin özel bankacılık sisteminden vazgeçmek niyetinde olmadığı yönündeki açıklamaları borsalara nefes aldırdı. Ancak, bu bölgeden yukarı doğru süratle çıkılamazsa ilerleyen günlerde yeni dip arayışları söz konusu olacaktır.

                      İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na döndüğümüzde, haftayı yüzde 6,43'lük bir düşüşle tamamladığını ve endeksin 23 bin puan sınırında tutunmaya çalıştığını görüyoruz. Bankacılık sektörü hisseleri başta olmak üzere satış baskısı devam ediyor. Önümüzdeki hafta özellikle dünya borsalarının toparlanma eğilimine girip girmeyeceği piyasalarımızın yönünü belirleyecek gibi gözüküyor. Son gelişmeler pazartesi açılışının olumlu yönde olabileceğine işaret etti. Tepki hareketinde 24 bin puanın test edilmesi mümkün. Ama hareketin kalıcı olması için ABD borsalarının dip noktadan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı dikkatle takip edilmelidir. Özellikle ABD bankacılık sisteminin en önemli bankaları durumunda bulunan Citi ve Bank of America hisselerinin toparlanıp toparlanmayacağı önemli. Eğer bu dış gelişmeler olumlu yönde olursa mart sonuna kadar İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda bahar havası yeniden yaşanabilir. Bu hareketin başlaması için bir sinyal, bir de dip oluşumu gerekiyor. Teknik görünümünü incelediğimizde kısa vadeli göstergeleri dibe yaklaşan endeksin yönü halen aşağı. 24 bin puan yukarı kırılmadığı sürece satış baskısı devam edebilir. Orta vadeli göstergelerde halen sat sinyali devam ediyor. Endeksin 23 bin puan aşağı kırması durumunda 2008 yılında görülen 20 bin 900 puan bir kez daha test edilebilir. Ancak bu dış etkiye rağmen içeride para piyasalarımızın dengeli hareket ettiği söylenebilir. Dolar paritedeki değişimden etkileniyor. Herhangi bir spekülasyon etkisi görülmüyor. Bono ve tahvil piyasası da keza öyle. 2001 yılındaki entrikalar bu piyasada da yok. Hisse senedi piyasalarında ise endeksi etkileyen ve dünya bankacılık sektöründeki negatif etkiden kaynaklanan durum sebebiyle aşağı yönlü hareketler var. Bunun yanı sıra olumlu yönde dikkat çekici gelişmeler de var. Yılbaşından bu yana bazı hisselerde toparlanma eğiliminin hızlandığını görmekteyiz. Enerji, telekomünikasyon gibi sektörlerin yanı sıra 2008 yılında büyük kayıplara uğrayan şirketler yüzde 100'lere varan yükselişler kaydediyor. Bu da 2009 yılında geçen yıla göre hisse senedi piyasaları için daha farklı sürecin beklendiğinin göstergesi.

                      Altın on bir ayın zirvesinde

                      Altın ons fiyatı geçen hafta yüzde 2,01 oranında yükselerek haftayı 993,45 dolardan kapattı. Cuma günü artan endişelerle hisse senedi piyasalarında çöküş yaşanırken, altın bin dolar zirvesini gördü. Daha önce 2008 yılının mart ayında ulaştığı 1.030 dolardaki zirve noktasına bir kez daha yaklaşan ons, kâr satışları ve paritelerdeki değişim nedeniyle 993 dolara kadar geriledi. 2008 yılının tamamında artan talep sebebiyle diğer emtialardan ayrı bir şekilde hareket ederek yükselen altın özellikle Çin ve Rusya merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaları nedeniyle yükselişini sürdürebilir. Ancak teknik olarak 1.030 doları geçmeden onsun yükseliş trendinin devam edip etmeyeceğini söyleyemeyiz. Teknik göstergelerdeki aşırı yükseliş sonrası bir düzeltme olması halinde 975 dolara kadar gerileme mümkün olabilir.

                      ABD'de bankacılık krizi dinmedi

                      Geçen hafta eski ABD Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan bazı bankaların kamulaştırılabileceği açıklamalarında bulunmuştu. Bunda, yeni ekonomi yönetiminin banka kurtarma konusunu tam açıklığa kavuşturamamasının da etkisi büyük. Lehmann Brothers'ın batışının ardından belki de en büyük tehdit olarak görülebilecek yeni iflas ve kamulaştırma söylentileri ABD borsalarını tarihî bir dönemece getirdi. ABD borsasının genel endeks niteliğindeki Standart and Poors 500 endeksi 2002 yılında gördüğü dip bölgeye iyice yaslanmış durumda. Daha önce iki kez 770 puanı denemiş, ama bu noktayı aşağı kırmamıştı. Bu kez teknik göstergeleri incelediğimizde bunun kırılabileceği görülüyor. Eğer 770-750 bölgesi aşağı doğru kırılırsa bu endeksin hızlı bir şekilde yüzde 17'lik bir kayıpla 640 seviyesine doğru gerilemesi beklenebilir.

                      SELİM IŞIKLAR/ZAMAN

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #71
                        Dolar 1.75'i Görebilir , Borsa Düşebilir

                        Dünya ekonomisiyle ilgili kaygılara bağlı olarak küresel piyasalardaki olumsuz seyir ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmanın henüz imzalanmaması yurtiçinde de finansal piyasaları olumsuz etkiliyor.


                        Dünya ekonomisiyle ilgili kaygılara bağlı olarak küresel piyasalardaki olumsuz seyir ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmanın henüz imzalanmaması yurtiçinde de finansal piyasaları olumsuz etkiliyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), geçen hafta yüzde 6,4 düşüşle 23.579 puan seviyesine gerilerken, "1.71 TL'yi geçen dolarda yükseliş sürer mi?" sorusu da yatırımcılar tarafından son günlerde sıkça soruluyor.
                        Finansal piyasalarda bu hafta da dalgalı bir seyrin hakim olacağını belirten uzmanlara göre borsadaki düşüş, dolardaki yükseliş sürebilir. Uzmanlar, doların bu hafta 1.75 TL'ye yükselebileceğini ifade ediyor. Gösterge kağıtta cuma günü yüzde 15,05 düzeyinde bulunan bileşik faizde de bu hafta sınırlı bir yükseliş bekleniyor.

                        Merkez'in kararı etkili
                        Doların iç piyasada hareketli olmasının da bir kaç nedeni var. Küresel risklerdeki artış nedeniyle yabancı çıkışı bunların başında geliyor. Merkez Bankası'nın şok bir kararla faizleri 1.5 puan indirmesi de dolardaki yükselişe ivme kazandırıyor. Geçen hafta, 1.25'i gördükten sonra 1.28 seviyelerine yükselen euro/dolar paritesinde hareketlilik de yurtiçinde doların seyri üzerinde etki ediyor.
                        Alternatifbank Döviz Masası Müdürü Sevgi Aytekin, dolardaki yukarı yönlü trendin süreceği düşüncesinde. IMF'le anlaşma yapılması ve dünya ekonomisinde düzelme olması halinde bu trendin ters dönebileceğini belirten Aytekin, "Bu da kısa vadede mümkün değil. Dolardaki yükseliş sürme ihtimali güçlü. Dolar, 1.75 TL seviyesini görebilir" dedi. Küresel risklerdeki artış, ABD ekonomisindeki sorunlar ve bazı ABD bankalarının kamulaştırılacağına yönelik haberler, dış borsalarla birlikte İMKB'yi de olumsuz etkiliyor. Borsada düşüşün bu hafta da sürebileceğini ancak bu düşüşün agresif olmayacağını belirten Meksa Menkul Değerler Araştırma Müdürü Tuncay Turşucu, "Endeksin 23 bin puanın altına düşeceğini tahmin etmiyorum. Hisse senetleri piyasasında düşüşün yavaş yavaş sona ereceğini düşünüyorum" dedi.

                        alp süer / referans

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #72
                          Borsada düşüş devam eder mi?



                          Dünya ekonomisiyle ilgili kaygılara bağlı olarak küreselpiyasalardaki olumsuz seyir ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmanın henüz imzalanmaması yurtiçinde de finansal piyasaları olumsuz etkiliyor.

                          Alp Süer / REFERANS

                          İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), geçen hafta yüzde 6,4 düşüşle 23.579 puan seviyesine gerilerken, 1.71 TL'yi geçen dolarda yükseliş sürer mi? sorusu da yatırımcılar tarafından son günlerde sıkça soruluyor.

                          Finansal piyasalarda bu hafta da dalgalı bir seyrin hakim olacağını belirten uzmanlara göre borsadaki düşüş, dolardaki yükseliş sürebilir. Uzmanlar, doların bu hafta 1.75 TL'ye yükselebileceğini ifade ediyor. Gösterge kağıtta cuma günü yüzde 15,05 düzeyinde bulunan bileşik faizde de bu hafta sınırlı bir yükseliş bekleniyor.

                          Merkez'in kararı etkili

                          Doların iç piyasada hareketli olmasının da bir kaç nedeni var. Küresel risklerdeki artış nedeniyle yabancı çıkışı bunların başında geliyor. Merkez Bankası'nın şok bir kararla faizleri 1.5 puan indirmesi de dolardaki yükselişe ivme kazandırıyor. Geçen hafta, 1.25'i gördükten sonra 1.28 seviyelerine yükselen euro/dolar paritesinde hareketlilik de yurtiçinde doların seyri üzerinde etki ediyor.

                          Alternatifbank Döviz Masası Müdürü Sevgi Aytekin, dolardaki yukarı yönlü trendin süreceği düşüncesinde. IMF'le anlaşma yapılması ve dünya ekonomisinde düzelme olması halinde bu trendin ters dönebileceğini belirten Aytekin, ''Bu da kısa vadede mümkün değil. Dolardaki yükseliş sürme ihtimali güçlü. Dolar, 1.75 TL seviyesini görebilir dedi. Küresel risklerdeki artış, ABD ekonomisindeki sorunlar ve bazı ABD bankalarının kamulaştırılacağına yönelik haberler, dış borsalarla birlikte İMKB'yi de olumsuz etkiliyor. Borsada düşüşün bu hafta da sürebileceğini ancak bu düşüşün agresif olmayacağını belirten Meksa Menkul Değerler Araştırma Müdürü Tuncay Turşucu, ''Endeksin 23 bin puanın altına düşeceğini tahmin etmiyorum. Hisse senetleri piyasasında düşüşün yavaş yavaş sona ereceğini düşünüyorum'' dedi

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #73
                            Altinda Kar Satişlari Gelebilir



                            Veri akışının zayıf olduğu bu hafta piyasaların seyrini ABD bankacılık sektörüne ilişkin gelişmeler belirleyecek. Haftanın en önemli verileri arasında dışta ABD'nin 4. çeyrek büyüme verisi, içerde ise dış ticaret verileri bulunuyor.

                            1.000$ Altın
                            Geçen haftanın yıldız yatırım aracı altın bu hafta sürpriz yapabilir. Uzmanlar geçen hafta 1.000 dolara tırmanan altında kâr satışlarının yaşanabileceğini düşünüyor.

                            1.72 Dolar
                            ABD'de bankacılık sektörüne ve Doğu Avrupa ekonomilerine yönelik endişelerle dolar/ TL kuru 1.72'ye yükseldi. Doların seyrini yine yurtdışı piyasalar belirleyecek.

                            -% 5.0 ABD büyüme
                            Krizin merkez üssü ABD'nin 4. çeyrek ikinci revize büyüme verisi cuma günü açıklanacak. Küçülmenin yüzde 3.8'den yüzde 5.0'a revize edilmesi bekleniyor.

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #74
                              Piyasalara Citigroup Morali

                              ABD devletinin, Citigroup'taki hissesinin yüzde 40'a kadar çıkabileceği bildirildi.


                              Wall Street Journal gazetesindeki habere göre, ABD hükümeti yetkilileriyle görüşen Citigroup bankası yöneticileri, görüşmelerin, devletin bankadaki hisselerinin yüzde 25'e kadar olması şeklinde sonuçlanmasını umuyorlar.

                              ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin, planı destekleyip desteklemediği konusunda bir işaret bulunmadığını yazan gazete, Citigroup'un, ABD hükümeti yetkilileriyle, ABD devletinin elinde bulunan 45 milyar dolar tutarında ve Citigroup'un yüzde 7,8'sine denk düşen imtiyazlı hisselerin önemli bir bölümünün adi hisseye dönüşmesi senaryosu üzerinde çalıştığını bildirdi.

                              Wall Street Journal, Citigroup yetkililerinin, bankanın imtiyazlı hisselerini alan Singapur hükümeti kontrolündeki Kamu Yatırım Şirketi, Abu Dabi Yatırım İdaresi ve Kuveyt Yatırım İdaresi gibi özel yatırımcıları bu imtiyazlı hisseleri adi hisseye dönüştürmek için ikna etmeye çalıştığını da yazdı.

                              Gazete, bu görüşmelerin, Citigroup ve diğer büyük ABD bankaların, konut sektöründeki kriz ve ekonominin yavaşladığı koşullarda kayıplarının artabileceği kaygılarının arttığını yansıttığı yorumunu yaptı.

                              New York Times gazetesinin internet sitesindeki haberde de Citigroup ile ilgili düşünülen planın, diğer büyük bankalar için de benzeri arayışların yolunu açabileceği belirtildi.

                              Citigroup'un ABD hükümetine yeni sermaye desteği vermesi için baskı yaptığını yazan Financial Times gazetesi ise banka yöneticilerinin şirketin geleceği konusunda gelecek haftalarda bir karar alınmasını beklediğini, ancak bu kararın, bu hafta şirketin hisseleri tekrar düşerse daha erken alınması uyarısında bulunduğunu kaydetti.

                              Konuya yakın bir kaynak Reuters'e yaptığı açıklamada, hükümetin, bankadaki hisselerinin yükselebileceği konusundaki görüşmelerin sürdüğünü, bir olasılığın imtiyazlı hisselerin adi hisselere dönüşmesi olabileceğini, ancak başka birçok olasılık bulunduğunu da ifade etti.

                              HAZİNE DÖNÜŞTÜRMEYE AÇIK

                              Bu arada haberlere ilişkin yorum yapmaktan kaçınan ABD Hazinesi, bankaların sermaye yapısının güçlenmesi için imtiyazlı hisselerin adi hisselere dönüştürülmesine açık olduğunu bildirdi.

                              Hazine sözcüsü Isaac Baker, Hazine Bakanı Timothy Geithner'nın banka istikrar planına göre, kuruluşların, sermaye yapılarını güçlendirmeleri için değiştirilebilir tercihli hisselerini imtiyazlı hisselere ve daha sonra bunları adi hisselere dönüştürebileceğini açıkladı.

                              Baker, “Kuruluş ve düzenleyici kurumlar, kuruluşun uzun dönemli istikrarına katkıda bulunacağına ve ekonomimiz ile finansal sistemimizin uzun dönemli çıkarlarına olacağına inanırsa böyle bir talebi düşünmeye açığız” dedi.

                              Öte yandan, Hazine'nin, gelecek haftalarda ek sermaye ihtiyacı olup olmadığına karar vermek için 25 bankayı “dayanıklılık testine” tabi tutması bekleniyor.

                              Geçen hafta cuma günü Citigroup ve Bank of America'nın kamulaştırılacağı iddiaları, bu bankalarının hisselerinin önemli oranda değer kaybetmesine yol açmıştı.

                              Citigroup'un hisseleri cuma günü New York Borsası'ndaki işlemler sırasında 1,61 dolara inerek 1990 yılından bu yanaki en düşük seviyesine geriledikten sonra yüzde 22,3 değer kaybıyla 1,95 dolardan kapanmıştı. Bank Of America'nın hisseleri de yüzde 3,6 gerileyerek 3,79 dolar olmuş, bankanın hisseleri bir ara 2,53 dolara düşerek 1984'ten bu yanaki en düşük seviyesini görmüştü.

                              New York Borsası'nda kapanışla birlikte Citigroup'un piyasa değeri 10,6 milyar dolar, varlıkları bakımından ABD'nin en büyük bankası olan Bank of America'nın piyasa değeri 24,2 milyar dolar olmuştu.

                              Citigroup'un hisseleri bu yıl şimdiye kadar yüzde 71 değer kaybetti.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #75
                                Doların ateşi çabuk söndü

                                Cuma günü Merkez Bankası'nın 1.5 puanlık sürpriz faiz indirimi ile 1.71 TL sınırına yükselen doların ateşi çabuk söndü.

                                Cuma günü öğleden sonra başlayan düşüş bugün de devam ederken, kurlar 1.69 TL'nin de altına geldi.

                                Bankalararası piyasada gerçekleşen ilk işlemlerin ardından dolar 1.6860 TL'ye kadar geriledi.

                                Uzmanlar, ABD'nin Citigroup'taki payının yüzde 40'a kadar çıkabileceği yönündeki haberlerin piyasada olumlu algılandığını, ayrıca euronun da dolar karşısındaki değer artışının içeride kuru baskı altına aldığını belirtiyor

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information