Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #31
    Dolar yine yükseliyor! Peki neden?

    Dolarda dün başlayan hareket bugün de devam ediyor.

    Dün 1.67'yi gören dolar bugün bankalararası piyasada 1.6870 ile son 3 ayın zirvesine tırmandı. Dolar, yaklaşık 3 hafta önce 26 Ocak'ta 1.6725 lira seviyesinden işlem görmüştü.

    Küresel riskten kaçınma eğilimine bağlı olarak gelişmekte olan para birimlerinden sermaye çıkışı Türkiye'de de finansal piyasaları olumsuz etkiliyor. Dolar dün son 3 haftanın en yüksek seviyesi olan 1.67 TL'ye yükselirken, artış bu sabah itibariyle de devam ediyor.

    İstanbul serbest piyasada dolar güne 1,6840 TL'den başlarken sonrasında 1.6870 TL'ye kadar çıktı.

    Uzmanlar, gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı geçen hafta etkili olan spekülasyonların bu hafta da tansiyonu yüksek tuttuğuna dikkat çekiyor...

    Merkez Menkul Değerler'den Özgür Yurtdaşseven dolarda yaşanan hareketliliği şu şekilde açıklıyor:

    ''İrlanda, Portekiz, Yunanistan ve İspanya'daki ekonomik tablodaki bozulma ve Avrupa Birliği'nin söz konusu ülkelere karşı ortak önlem arayışı bölge para birimi euroda değer kaybına neden oldu. Euro dolar karşısında son iki ayın en düşük seviyelerini test ederken, sorunlar sadece belirttiğimiz ülkelerle sınırlı değil. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik hazırlanan olumsuz raporlar da Avrupa kaynaklı olumsuzluklara destek oluyor. Deutschebank'ın Rus Rublesi ve Polonya Zloty hakkında hazırladığı olumsuz rapor ile Moody's'in Doğu Avrupalı bazı bankaların notunu düşürebileceği açıklaması sabah ki işlemlerde lokal para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesine neden oluyor.''

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #32
      Yeni Bir Panik Dalgasi Mi?

      Güne başlangıçta 24,600-25,250 bandı değerlendirilebilecekken, gün bazında ise beklentimiz 24,400-25,400 bandının etkili olmasıdır.

      ABD’de de dünün tatil olması piyasalardaki hareketleri son derece sınırlarken, Avrupa Borsalarına paralel bir hareket sergileyen Ulusal-100 Endeksi günü %1.14’lük değer kaybıyla 24,912 puandan tamamlamıştır. Yurtiçinde TÜİK tarafından açıklanan işsizlik oranı moralleri bozarken, daha finansal krizin hemen başlangıcı olarak sayılabilecek Kasım ayı verisinde %12.3’e doğru yaşanan sıçrama, önümüzdeki altı aylık süre zarfında %15.0’e doğru işgücü kaybındaki artışın şiddetli bir biçimde devam edeceğinin sinyali olarak değerlendirilmiştir. Yurtdışında ise Japonya Ekonomisindeki %12.7’lik rekor daralma güne damgasını vururken, İngiltere ve Almanya Ekonomilerinin 2009’da sırasıyla %3.3 ve %2.25 daralacaklarına yönelik söylemler ve ECB Başkanı Trichet’in de “olağanüstü durumlara hazırlıklı olmalıyız” şeklindeki açıklaması global yönlü olumsuz etkilenmeler ortaya çıkarmıştır. ABD’de ise her ne kadar paket beklentileri bitmese de, bunun piyasaları yukarı yönde sürüklemekten uzak kaldığı gözden kaçmamaktadır. ABD’de otomotiv şirketlerinin yeniden yapılanma yaşamak ve ayakta kalmak için uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar, bankaları kurtarma planına yönelik ayrıntılar ve zordaki mortgage kredilerini düzenleme adımları bu haftanın ana gündem başlıklarını oluştururken, bugün ayrıca Almanya ZEW Endeksi ve ABD NY FED İmalat Endeksleri takip edilecektir. Yurtiçinde ise bu haftanın odak noktası Perşembe günkü TCMB PPK Toplantısı’dır. Faiz indirim beklentileri 50 ila 100 baz puan arasında değişirken, bizim beklentimiz ve düşüncemiz TCMB’nin biraz daha muhafazakar davranmayı tercih etmesi gerektiği ve bunun için de faiz indirimini 50 baz puan ile sınırlı tutmasıdır. Teknik görünümde 24,800’deki önemli stop-loss’un hemen üzerindeki kritik tutunma çabaları devam ederken, bu seviyenin kırılmasının satışları artıracağı gözardı edilmemelidir. Güne başlangıçta 24,600-25,250 bandı değerlendirilebilecekken, gün bazında ise beklentimiz 24,400-25,400 bandının etkili olmasıdır.


      Hedef Menkul Değerler A.Ş.
      Araştırma Bölümü

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #33
        Kara Bulutlar Bir Türlü Dağilmiyor

        Bankacılık sektörüyle ilgili kaygıların Avrupa'ya sıçramasıyla euro değer kaybederken Asya borsalarında satışlar hızlandı. Asya'da endeksler 1-4 aralığında geriledi.

        Moody's, Doğu Avrupa'da birimleri olan bankaların kredi notlarını indirebileceğini açıkladı. Bunlar arasında Avusturyalı Raiffeisen Zentralbank Oesterreich AGİsveçli Swedbank AB yer alıyor.

        ABD'deki tatilin ardından euro-dolar paritesi Asya'da % 1 düşerek açıldı. Parite 1,2650'ye indi. Dolar, yen karşısında da değer kazanarak 92,5 seviyesine yükseldi.

        Japonya Maliye Bakanı Shoichi Nakagawa, G7 toplantısında sarhoş yakalandıktan sonra istifa ettiğini açıkladı. Japon ekonomisinin sıkıntılı bir döneminde Nakagawa, biraz şarap içtiğini, ancak soğuk algınlığı nedeniyle ilaç almasının alkolün etkisini artırdığını söyledi. Japon ekonomisinin zor bir dönemecinde patlayan skandal yeni olumsuz etkiledi.

        Dün Polonya Zlotisi'nde başlayan hareket diğer Doğu Avrupa para birimlerine de sıçramıştı. Zloti, dolar karşısında % 5 değer kaybederek kapandı. Macar ve Çek para birimleri diğer etkilenenler arasında başı çekerken, TL, dolar karşısında 1,67'ye yükseldi. Dolardaki yükseliş bu sabah da devam ediyor. Dolar-TL 1,68'de.

        Güvensizlik altın fiyatlarını da destekliyor. Altın 960 dolarda.

        Asya'da endeksler genelde % 1-4 aralığında geriledi. Hong Kong'da bankacılıkla ilgili kaygılar satış getirirken Hang Seng % 3 aşağıda. Bank of East Asia, 40 yıl sonra 110 milyon dolar zarar açıkladı.

        Morgan Stanley analistleri, dün HSBC'nin sermaye ihtiyacı ile ilgili raporlarını tekrarladı. Daha önce 27-42 milyar dolar olarak tahmin edilen sermaye ihtiyacı 20-35 milyar dolara çekildi. Rapor, Hong Kong'da HSBC hisselerinde satış getirdi.

        Tokyo ve Sidney % 1,5, Seul % 4'e yakın ekside.

        ABD endekslerinin GM ve mali sektörle ilgili kaygılar arasında % 1-2 kayıpla açılması bekleniyor.

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #34
          PİYASALARDA BANKA KABUSU SÜRÜYOR
          Avrupa bankalarına yönelik endişenin artmasıyla dünya borsalarında satışlar hızlandı. İMKB 24 bin puanın altına indi

          Para piyasalarında türbülans devam ediyor. Obama’nın destek paketinin beklentileri karşılamamasıyla başlayan satış dalgası bugün Avrupa’daki bankalarla ilgili kaygılarla zirveye ulaştı. İMKB günü yüzde 4 kayıpla 23 bin 907 puandan kapattı. Dolar 1.69 TL’ye yükseldi.

          Avrupa bankalarının Orta ve Doğu bankalarındaki riskleri krizin Avrupa'da yeni bir ivme kazanmasına neden oldu. Polonya, Macaristan'da bankacılık sektöründe risklerin artması para birimlerinin değer kaybetmesine neden olurken, bu ülkelerde en çok yatırım yapan ve kredi veren Avrupa bankaları olduğu için gelişmeler bu bankaların hisselerini ve euroyu vurdu. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 3’ün üzerine çıktı.

          MOODY’S TEDİRGİN ETTİ

          Moody's başta Raiffeisen ve Swedbank olmak üzere Batı Avrupa bankalarının notlarının düşürülebileceğini duyurdu. En çok riski olan bankacılık sistemlerinden biri Avusturya'nın. Bankaların eski Doğu Bloku ülkelerinde 230 milyar euro riski bulunuyor.

          Moody's raporunda Doğu Avrupa ülkelerinin şu an derin ve uzun bir ekonomik durgunluğa girdiğini belirtti.

          Bu arada, HSBC de sermaye yeterliliği tartışmaları sürerken Londra'da %2 geriledi. Morgan Stanley'e göre bankanın 20-35 milyar dolara ihtiyacı var.

          DOW 7 BİN 500 PUANA GERİLEDİ

          UBS analisti müşterilerine HSBC'nin 2008 için nihai temettüsünü 18 sente düşürmesinin beklendiğini belirtti ki bu 2007'de 39 sent olan temettüsünden %59 daha düşük.

          ABD borsalarının da otomotiv devleriyle ilgili iflas ve bankalarla ilgili kamulaştırma kaygılarının ortasında düşüşle açılması bekleniyor.

          Öte yandan ABD'de bankalara yönelik riskli varlık alımı konusunda yaşanan belirsizlikler de devam edilor. Dün kapalı olan ABD borsalarında bugün yüzde 3 gibi rekor düşüşle açıldı. Dow Jones, 7 bin 500 puanla bir önceki dip seviyesine ulaştı.

          ALTINDA YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

          Rusya’nı rezervlerin altına çevireceğin açıklaması ve güvenli liman arayan yatırımcılardan gelen talebin etkisiyle altının onsu dış borsalarda 970 dolara yükseldi. İç piyasada ise dolardaki yükselişin de etkisiyle altının gramı 52 TL’ye Cumhuriyet Altını ise 350 TL’ye ulaştı.

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #35


            Piyasalarda yeni korku: Doğu AvrupaPiyasalarda taşlar bir türlü yerine oturmuyor.ABD, Avrupa,Asya derken bu kez de darbe Doğu Avrupa'dan geldi.

            HÜRRİYET

            Polonya ve Macaristan gibi Doğu Avrupa ülkelerinin bankacılık sektörlerinde risklerin arttığına işaret eden raporlarla birlikte borsalarda ciddi kayıplar oluştu. Yerel para birimleri değer kaybederken Türkiye de bu furyadan payına düşeni alıyor.


            İlk seansı yüzde 1.7 düşüşle 24 bin 488 puandan kapatan İMKB'de düşüş ikinci yarıda hız kazandı. Yurtdışı borsalardan gelen olumsuz haberler ve içeride dolardaki yükselişle birlikte İMKB'deki düşüş de yüzde 4'ün üzerine çıktı. En düşük 23 bin 754 puanı gören borsa günü yüzde 4.03 düşüşle 23 bin 907 puandan tamamladı.

            Turkish Yatırım Finansal Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, yurtdışı raporlarda Doğu Avrupa ülkelerine AB ve IMF'nin müdahalesi gerektiğinin vurgulandığına işaret ederek, Gözler artık ABD’den açıklanacak verilerde değil, Doğu Avrupa’dan gelecek haberlerde olacak. 24 bin 650'nin kırılmasıyla birlikte yükselen trend desteğini aşağı kırdık. Bundan sonra orta vadeli önemli yatay destek olan 23 bin 500 ön plana çıkacak dedi.

            DOLAR YÜKSELİYOR

            Gelişmekte olan ülke para birimlerindeki sert kayıplar TL'yi de etkiliyor. Güne 1.6870 TL'ye yükselerek başlayan dolar içeride öğleye doğru gerilemesine karşın ikinci seans yönünü tekrar yukarı çevirdi. Dolar kapanışa yakın yüzde 1.81 artışla tekrar 1.6870 TL'ye çıktı.

            Öte yandan dün yüzde 5 düşen Polonya Zlotisi bugün dolar karşısında yüzde 3'e yakın değer yitirirken, Çek, Macar ve Rus para birimlerinde de yüzde 3'ü aşan kayıplar izleniyor.

            Piyasadaki gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, Doğu Avrupa'daki tedirginliklerin bu ülkede yatırımı olan dev bankacılık gruplarını da etkilediğini ve finans sektörü önderliğindeki düşüşlerin tüm piyasalara yayıldığını belirtiyor. Tedirginliklerin Avrupa kaynaklı olması nedeniyle euro/dolar paritesinde de dolar lehine bir hareket yaşanıyor.

            Parite, düne göre yüzde 1'in üzerinde bir artışla 1.26 sınırına kadar geldi...

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #36
              Yabancıların telaşı TL'ye güveni sarstı, dolar 1,70'e dayandı

              Global likidite krizinin ulaştığı boyut ve küresel bankacılık sistemine yönelik artan endişeler Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden kaçışı hızlandırdı. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) banka bilançolarının temizlenmesinin yavaş ilerlediği yönündeki açıklamaları ve ABD'den gelen ekonomik veriler piyasaları altüst etti. Doların 1.70 lirayı zorladığı piyasalarda İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) ise düşük işlem hacmine rağmen sert düşüş yaşandı. 1000 puandan fazla düşen endeks 24.000 seviyesinin altında indi ve İMKB'nin piyasa değeri 17 milyar dolar birden eridi. Faiz oranları ise yüzde 15,66' ya çıktı. Geçen hafta kâr satışlarıyla bir miktar gerileyen altının bir ons fiyatı yeniden yükselişe geçerek 970 dolara kadar çıktı.

              Dolar 3 ayın zirvesinde
              Döviz piyasasında güne 1.68 liranın üzerinde başlayan dolar kuru, ABD'den gelen imalat sanayi verilerinin beklentilerin çok altında çıkmasının ardından, hızla 1.6980'e kadar yükselerek son üç ayın zirvesini gördü. Gelişmekte olan ülke piyasalarından kaçış İMKB'yi de olumsuz etkiledi. ABD imalat sanayi verilerinin moral bozduğu dünya piyasalarına paralel olarak hacimsiz de olsa sert düşen endeks günü 1003 puanlık kayıpla 23.907 seviyesinden kapattı. İşlem hacminin 1 milyar lirada kaldığı piyasada hisse senetlerinin kaybı yüzde 4,03 oldu. Böylece borsada yılbaşından bu yana yaşanan düşüş yüzde 11'e ulaştı. Şirketlerin piyasa değeri de 17 milyar dolar azalarak 100 milyara düştü.
              Yurtdışı ve yurtiçi piyasalardaki olumsuz gelişmelere rağmen, bu hafta 5.8 milyar dolarlık itfası bulunan Hazine dün düzenlediği 2 ihalede 4.11 milyar TL borçlanma gerçekleştirdi. Hazine 182 gün vadeli iskontolu bono ihalesinde yüzde 14,30 faiz oranıyla satış gerçekleştirirken, 5 yıl vadeli TÜFE'ye endeksli tahvil ihalesinde ise reel bileşik faiz yüzde 13,98 oldu. İhalelerde 1 milyar 443 milyon liralık satıxş yapan Hazine'nin kamu kuruluşlarına yapılan satışla birlikte toplam borçlanması 4.11 milyar lira oldu.

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #37
                Bankaların batık kredi oranında ürküten yükseliş

                Likidite krizinin dünya devlerini sarsmaya başladığı Ekim 2008'den bu yana Türk bankacılık sektöründe batık kredilerdeki artış yüzde 28'e dayandı. Bankaların tasfiye olunacak kredileri son 1 yılda ise yüzde 97 arttı.

                Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) aldığı tedbirlerle küresel krizde önemli bir sınavdan geçen bankacılık sektöründe batık kredi oranı katlanarak büyüyor. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in başta kredi kartı olmak üzere takibe dönüşüm oranının artacağı uyarısında bulunduğu bankacılık sektörü, dönmeyen kredilerde yaşanan hızlı artışın orta vadede yaratacağı riski fazlasıyla hissetmeye başladı. İşsizliğin yüzde 12,3 ile son 5 yılın en yüksek seviyesine çıkması ve mali bünyesi bozulan birçok şirketin ödeme güçlügü çekmesi bankaları ciddi bir tahsilat sorunu ile karşı karşıya getirdi. Likidite krizinin dünya devlerini sarsmaya başladığı Ekim 2008'den bu yana Türk bankacılık sektöründe batık kredilerdeki artış yüzde 28'e dayandı.

                1 yılda yüzde 50 arttı
                Bankaların tüketici, kredi kartı ve ticari kredilerinin yüzde 3,1 oranında azaldığı 31 Ekim 2008-6 Şubat 2009 tarihleri arasında batık kredilerdeki artış ise yüzde 27,5'e ulaştı. Bu dönemde batık kredilerin oranı yüzde 3,3'ten 4,4'e çıkarken, tutarı ise 5.2 milyar TL'den 6.7 milyar TL'ye çıktı. 31 Ekim 2008'de 83 milyar TL olan tüketici kredileri, 6 Şubat'ta 80.4 milyar TL'ye inerken, batık tüketici kredileri bu dönemde yüzde 32,5 artarak 2 milyar 119 milyon TL'ye çıktı. Aynı dönemde kredi kartında batık yüzde 26,2 artarak 2.5 milyar TL'ye ulaşırken, taksitli ticari krediler ile kurumsal kredi kartlarındaki batık ise yüzde 34,6 artarak 2 milyar 67 milyon TL oldu.
                6 Şubat itibari ile son bir yılda toplam tüketici, kredi kartı ve ticari krediler yüzde 15 artarak 151 milyar TL'ye çıkarken, bu dönemde batıklardaki artış yüzde 97 oldu. Son bir yılda batık tüketici kredileri yüzde 100, batık kredi kartları yüzde 49, batık ticari krediler ise yüzde 216 arttı. Batık oranı ticari kredilerde yüzde 1,8'den yüzde 5,5'e, tüketici kredilerinde yüzde 1,5'ten yüzde 2,6'ya, kredi kartlarında ise yüzde 6,2'den yüzde 7,7'ye çıktı. Kredileri bu yıl da kısmaya devam eden bankalarda toplam kredi hacmi ilk 1.5 ayda yaklaşık 1 milyar TL gerilerken buna karşılık batık miktarı yüzde 12,1 arttı.

                Kriz kârdan götörüyor
                Türk bankacılık sektörünün 2006'da yüzde 92,1, 2007'de yüzde 30,5 oranında artan net kârı, 2008 yılında ise, özellikle son çeyrekte bozulma ile yüzde 10,2 azalarak 13.3 milyar TL'ye indi. Net faiz marjının azalması, provizyonlar ile genel giderlerin yükselmesi bankaların kârlarında düşüşe neden oldu. Hisse senetleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören bankalardan Akbank'ın kârı 2 milyar 40 milyon TL'den 1 milyar 782 milyon TL'ye inerken, İş Bankası'nın kârı da 1.7 milyar TL'den 1.5 milyar TL'ye düştü. Garanti Bankası'nın konsolide net kârı ise 2.4 milyar TL'den 1.9 milyar TL'ye indi.

                Bilgin uyardı, FT dikkat çekti
                BDDK Başkanı Bilgin, 11 Şubat'ta yaptığı açıklamada bankalar için en riskli alanın kredi kartları olduğuna dikkat çekerek, "Takip oranının bir miktar daha yükselmesi beklenebilir" tesbitinde bulunmuştu. Bilgin, bireysel kredilerde takipteki müşteri sayısının 2008'de yüzde 62 artarak 2 milyon 170 bin kişiye ulaştığını, kredi kartında 1 milyon 564 bin kişinin takipte olduğunu dile getirmişti. Merkez Bankası'nın verilerine göre de 2008 yılında bankalara tüketici kredisi ile kredi kartını ödemeyenlerin toplam sayısı yüzde 253 oranında artarak 757 bin 845'e çıktı. Kredi kartını ödemeyenlerin sayısı yüzde 184 artarak 482 bin 928'e, tüketici kredisini ödemelenlerin sayısı da yüzde 513 artarak 274 bin 917'ye ulaştı. Financial Times (FT) gazetesi de önceki gün Türkiye'de sorunlu kredilerin bankacılık sektörü için oluşturmaya başladığı probleme dikkat çekerek, "Türk bankaları, kötü kredilerin sıcağını hissediyor" ifadesini kullanmıştı.

                Yorum

                • eren@
                  Tecrübeli
                  • 24 Nisan 2008
                  • 2344

                  #38

                  Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #39
                    Greenspan, "abd, Finansal Sisktemi Onarmak Ve Ekonomik Toparlanma Için çok Az şey Yapiyor Olabilir"

                    FED'in eski başkanı Alan Greenspan, New York Ekonomi Klübü'ndekikonuşması öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin finansal sisteminin onarmak ve ekonomik toparlanmayı desteklemek için çok az şey yapıyor olabileceğini söyledi. Greenspan, Obama yönetiminin ekonomiyi canlandırmak ve bankaları kurtarmak için ayırdığı kaynakların sorunları çözmek için yeterli olmayabileceğini belirterek, Japonya'nın 1990'lardaki deneyiminin, finansal sistemin onarılmasının, büyük mali teşvik atılımlarının önünde yürümesinin temin edilmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Greenspan, bankacılık sistemine istikrar kazandırmak, kredi şartlarının normale dönmesini sağlamak için ek TARP fonlarının gerekebileceğini de ifade ederek, bankaların yeterli sermayeyesahip olduklarına inanana kadar kredi vermeyi artırmayacaklarını da belirtti.

                    Foreks Haber Merkezi (18/02/2009 - 07:49:36)

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #40
                      ABD'DE KREDİ KARTI BORCUNUN ÖDEMEYENLERİN ORANI ARTTI- AMERİCAN EXPRESS American Express'in verilerine göre Ocak ayında işsizliğin artmasına bağlı olarak kredi kartı borcunu ödemeyenlerin oranı artış gösterdi. Kredi kartı borçlarının ödenmemesi oranını ölçen yıllık net masraf kaydetme oranı, Ocak ayında yüzde 7.23'den yüzde 8.29'açıktı. Ödemesi en az 30 gün geciken kredilerin oranı da yüzde 4.87'den yüzde 5.28'e çıktı. Foreks Haber Merkezi (18/02/2009 - 08:03:10)

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #41
                        Nakit Bitti, California Iflasin Eşiğinde-referans

                        ABD'nin küresel krizden en kötü etkilenen eyaletlerinin başında gelen California'nın nakiti bitmek üzere. Referans Gazetesi'nin haberine göre, bu nedenle 20 bin kamu işçisinin işine son verilebileceği belirtiliyor. California Valisi, eski aktör Arnold Schwazenegger'in sözcüsünün yaptığı bu açıklama, 40 milyar dolarlık bütçenin kabul edilmemesinin ardından geldi. ABD'nin en kalabalık kenti ve dünyanın en büyük sekizinci ekonomiye sahip kentinde işsizlik hızla artıyor, tüketici harcamaları ise geriliyor. Öte yandan, Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre ise ABD'de hızla artan işsiz sayısı nedeniyle eyaletler işsizlik maaşı ve diğer hakları ödedikleri fonları yetiştiremiyor. Şimdiden 7 eyalet işsizlik yardımı fonunda para kalmadığı için Washington'dan yardım istedi. Sırada 11 eyaletin daha olduğu, eyaletlerin şu ana kadar hükümetten aldıkları paranın 2.3 milyar dolar olduğu belirtildi. Ülkede yüzde 7'ye dayanan işsizlik eyaletleri ciddi anlamda zorluyor. Hatada yaklaşık 5 milyon kişi işsizlik yardımı alırken bunun kayıtların tutulmaya başlandığı 1940 yılından bu yanaki en yüksek rakam olduğuna da dikkat çekiliyor. ABD Başkanı Obama'nın yaklaşık 1 trilyon dolarlık mali teşvik paketinde de öncelikli olarak çözülmesi gereken sorunların başında işsizlik geliyor Foreks Haber Merkezi (18/02/2009 - 08:09:13)

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #42
                          Piyasalarda riskten kaçış başladı



                          Sanayi üretimi dip yapıp kredi notları tehlikeye girince Doğu Avrupalı gelişen piyasalardan kaçış başladı. Yatırımcıya kucak açan altının ons fiyatı 960 doları geçti. Risk dalgası Türkiye'yi de vurabilir. Bölgede trilyonlarca dolarlık pozisyonu olan Batılı bankaların kredi notları ise tehlikede.

                          Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ

                          Kriz zırhlarını kuşanan ABD ve Avrupa bir türlü toparlanma gösteremeyince 2009'da sert çakılma yaşaması beklenen gelişmekte olan piyasalar da topun ağzına geldi. ABD ve Euro Bölgesi'nin resesyona girmesi nedeniyle para birimlerindeki kayıpları ihracat fırsatına dönüştüremeyen gelişmekte olan piyasalarda yeni bir riskten kaçış dalgası başladı.

                          Kaçışın ilk adresi ise dipteki sanayi verileri, euro ve dolar karşısında rekor kayıplar yaşayan para birimleri ve yeni kredi notu indirimlerinin beklendiği gelişmekte olan piyasaların en kırılgan ayağı olan Doğu Avrupa oldu. Aralarında Macaristan, Polonya ve Ukrayna'nın da bulunduğu bölge ülkelerinin para birimlerinde ikinci günde de devam eden değer kaybı karşısında maliyeti artan dış borçların döndürülemeyeceğine ilişkin endişeler alevlendi.

                          Geçen hafta kredi derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından kredi notu düşürülen Ukrayna'nın pazartesi günü de Standard&Poor's'dan (S&P) aldığı Biz de notunuzu düşürebiliriz mesajının ardından gelişen piyasaların kredi notlarına ilişkin kaygı arttı, bu piyasalardan kaçış hız kazandı. Piyasalar ise Moodys'in Doğu Avrupa ekonomilerinin Avrupa bankacılık sektörü için risk teşkil ettiğine ilişkin açıklamaları ile dip yaptı. İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde 2,51 düşerken, Alman DAX endeksi yüzde 2,92, Fransız CAC 40 endeksi de yüzde 2,72 kan kaybetti.

                          TL 3 ayın dibinde altın 960 doları geçti

                          Gelişmekte olan piyasaların para birimlerindeki değer kayıpları ise Türk Lirası'na da bulaştı. İçeride dolar/TL paritesi 1.6850 ile 3 ayın zirvesine çıktı, yani gelişmekte olan piyasaların para birimleri adeta kan banyosu yaptı. Doğu Avrupa'dan gelen kötü sinyallere Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) faiz indirimine gideceği beklentileri de eklenince euro da riskten kaçma dalgasından nasibini aldı. Euro/dolar paritesi gün içinde 1.2602 seviyelerine kadar geriledi ve aralık ayından bu yanaki en dip seviyesini gördü. Uzmanlar ise küresel yatırımcının artık riskli gördüğü Doğu Avrupa'dan çıkmaya başladığına ve sermayelerini yeniden batı piyasalarına yönlendirdiğine dikkat çekiyor. Yatırımcının güvenli limanı kabul edilen altının fiyatı ise gelişen piyasalardan çıkan yatırımcının ilgisi ile ons başına 961.80 dolar seviyesine çıkarak 2009 zirvesini buldu.

                          Referans'a konuşan Finansbank ekonomistlerinden İnan Demir'e göre Doğu Avrupa ekonomileri ile birebir benzerliği olmamasına karşın Türkiye bu bölgedeki risk algısından etkilenecek. Türkiye'nin bankacılık sektörünün bu bölge ülkelerine kıysala daha sağlam olduğunu ve Doğu Avrupa ekonomileri ile paralellik kurmanın kolay olmadığını belirten Demir, cari açık ve reel sektördeki açık döviz pozisyonları açısından bakıldığında benzerlikler görüldüğüne dikkat çekiyor.

                          Macaristan, IMF ile yaptığı anlaşmaya rağmen riskten kaçış dalgasından korunabilmiş değil. IMF ile varılacak bir anlaşmanın Türkiye'yi benzer dalgalardan koruyup korumayacağına ilişkin bir soruya IMF ile anlaşma piyasa dalgalarından korumaz ancak reel sektöre güven verir şeklinde cevap veren Demir, son dönemde bankacılık kesiminin bütçe dengelerinden olumsuz sinyaller geldiğine, reel ekonominin de bundan etkilenmeye başladığına dikkat çekti.

                          Euro Macar Forinti karşısında tarihi zirvede

                          Aralarında geçen sene IMF'den 25.5 milyar dolar yardım almak için anlaşan Macaristan ile Polonya'nın da bulunduğu bölge ekonomisinden sanayiye ilişkin gelen veriler resmen dipte. Macaristan'da sanayi üretimi 1991 yılından bu yanaki en hızlı düşüşünü yaşıyor. Hükümetin ajandasında ise yeni vergi indirimi planları var. Üretimin aralık ayında yüzde 23,3 oranında çakıldığı Macar ekonomisinin bu yıl yüzde 3,5 civarında daralması bekleniyor. Polonya'da ise üretim son 17 yılın dibinde. Polonya'da ise üretim aralıkta yüzde 4,4 geriledikten sonra ocak ayında yüzde 11,7 civarında düşebilir. 2008'in son çeyreğinde ise ülkede ekonomik büyüme yüzde 1 ile son 10 yılın en kötü seviyesine inmişti. Para birimleri de euro ve dolar karşısında rekor kayıplarda.

                          İki gündür kan kaybeden Macar forinti dün euro karşısında yüzde 1 gerileyerek 309 seviyesine kadar indi. Euro böylece forint karşısında tarihi zirve yaptı. Forintin sene başından bu yanaki kan kaybı ise yüzde 12,6. Polonya'nın para birimi zloti de son 5 yılın dibini buldu. Zloti dün euro karşısında yüzde 2 düşerek 4,90'a kadar geriledi. Dün yeni bir kredi notu uyarısı ile karşı karşıya kalan Ukrayna'da ise para birimi son 6 ay içinde dolar karşısında yarı yarıya değer kaybetti.

                          İşin ucu dev bankalara da dokunacak

                          Aralarında UniCredit, Erste Group ve Raiffeisen International gibi isimlerin de bulunduğu dev bankalar kısa bir süre öncesine kadar hızlı büyüme potansiyeli gördükleri Doğu Avrupa bankacılık pazarında yüklü pozisyonlar almaya başlamıştı. Doğu Avrupa'da başlayan riskten kaçışın ucu gelişmekte olan piyasaların dışında şimdi bu Avrupalı bankalara da dokunuyor. Moodys'in dün yaptığı açıklamaya göre gelişmekte olan Avrupa ülkelerinde yaşanan derin resesyon bazı batılı bankaların kredi notları üzerinde de baskı yaratacak. İnan Demir'e göre Avrupa bankacılık sektörünü, özellikle de bölgede önemli bir varlığı bulunan İtalyan ve Avusturyalı bankaları yakından takip etmek gerekiyor.

                          Şimdiden bazı bankalar bu bölgedeki pozisyonları nedeniyle sıkıntıya düşmeye başladı bile. Alman Commerzbank'ın bölge ülkelerinde faaliyet gösteren birimi BRE Bank bu ay son 4 yıl içindeki en düşük net kârını açıkladı. Portföyünün yüzde 5 ila 8'i arasında bir bölümü Polonyalı bankaların elinde olan Bank Millenium ise dördüncü çeyrekteki zararını 152.1 milyon zloti olarak açıkladı. ABD'li Citigroup'a ait olan Bank Handlowy ise aynı dönemde 147 milyon zloti zarar yazdı.

                          Komünizmin çöküşünün ardından bankacılık sektörlerini bu ülkelere açan Avrupalı bankaların bu piyasalarda ABD'ye kıyasla daha fazla pozisyonu bulunuyor, bu da zaten zor durumdaki Avrupa bankacılık sektörü için yeni bir risk. BIS'in raporuna göre Avrupalı bankaların en büyük pozisyonu 276 milyar dolar ile Polonya'da, 215 bin dolar ile Rusya'da, 145 bin dolar ile Macaristan'da, 133 bin dolar ile Türkiye'de bulunuyor.

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #43
                            787 milyar dolarlık pakete onay


                            ABD Başkanı Barack Obama, ağırlıklı olarak kimi vergiindirimleriyle büyük altyapı projelerine harcanması ve ekonomiyi canlandırması öngörülen 787 milyar dolarlık teşvik paketini imzaladı.

                            ABD ekonomisinin tarihindeki en büyük kamu eliyle büyümeyi yaratacak olan 787 milyar dolarlık paket Obama tarafından Denver Colorado'da yapılan bir törenle imzalandı.

                            Törende yaptığı konuşmada Obama, ekonomik düzelmenin kolay olmayacağını söyledi ama Washington ve Wall Street olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirirsek bu krizden daha da zenginleşerek çıkarız dedi.

                            Obama'nın paketinde 575 milyar dolarlık harcama ve yatırımlar 212 milyar dolarlık da vergi indirimleri ve muafiyetler yer alıyor.

                            Harcamaların alt kalemleri arasında sağlık sigortasına 90 milyar dolar, sağlık, istihdam ve eğitim sektörlerine 71.2 milyar dolar ayrıldı. Altyapı ulaşım ve enerji yatırımları için de toplam 165.9 milyar dolar ayrıldı.

                            Vergi indirimleri ve iadeler arasında ailelere yıllık 800 dolarlık vergi iadesi, yüksek öğretime devam eden çocuğu olan ailelere de yıllık 2500 dolarlık eğitim desteği yer alıyor.

                            Yıllık geliri 170 bin doların altında kalan ve evi olmayan ailelere de 8 bin dolarlık ev kredisi verilecek.

                            ABD Kongresi'nde geçen hafta kabul edilen teşvik paketi, Barack Obama'nın imzalamasıyla yasalaşmış oldu.

                            Obama, ekonomik paketi, ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik krizi çözmeye yönelik planın yalnızca bir parçası olarak gördüğünü söylemişti.

                            Obama'nın, yarın da konut piyasasındaki krizle ilgili yeni bir strateji
                            açıklaması bekleniyor. Denver'da bulunduğu sırada teşvik paketini imzalayan Obama, paketin kritik alanlarda ekonominin canlandırılmasına yardım edeceğini ve gelecek kuşaklar için kalıcı bir değişim getireceğini söyledi.

                            Beyaz Saray, 787 milyar dolarlık dev teşvik paketindeki paranın piyasaya akmasının ise 1 ayı bulacağını bildirdi.

                            Kimi ekonomistlere göre paket, 2009'u kurtarmak için çok geç kaldı. Paket, çalışan sınıfa vergi indirimleri, altyapı harcamaları, yoksul ve işsizlere yardım ile alternatif enerji kaynakları oluşturma çalışmalarında kullanılacak.

                            Obama, paketin gelecek 2 yıl içinde 3.5 milyon iş yaratmasını umduğunu söylemişti. Cumhuriyetçi Parti'nin itirazlarına karşın teşvik paketinin kongreden geçmesi, Obama'nın genç yönetiminin ilk büyük zaferi olarak yorumlanıyor.

                            İşsizlik oranının yüzde 7.6'ya yükseldiği ABD'de konut piyasasından başlayarak yayılan bankacılık krizi yüzünden, bankaların kredi muslukları neredeyse kesilmiş durumda.

                            ABD'de 100 sandalyeli senatoda yalnızca 3 Cumhuriyetçi Partili teşvik paketine evet demişti. Temsilciler Meclisi'nde ise hiçbir Cumhuriyetçi Partili pakete onay vermedi. Ancak Obama'nın Demokrat Partisi, kongrenin iki kanadında da istediği yasaları çıkarmaya yetecek ezici bir çoğunluğa sahip. Teşvik paketinin yüzde 36'sının vergi kesintisine, yüzde 64'ünün altyapı harcamalarına gitmesi öngörülüyor.

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #44
                              ABD borsaları son 3 ayın dibinde


                              ABD hisse senetleri global borsalarda yaşanan düşüşler takipederek son 3 ayın en düşük seviyesinden kapandı.

                              New York'ta açıklanan imalat endeksi verilerinin olumsuz görünümü ve hükümetin hazırladığı canlandırma paketinin ekonomiyi denin bır resesyondan korumaya yetmeyeceğı endişeleri borsalara satış getirdi.

                              Bank Of Amerıca Corp., Citigroup INC. ve JP Morgan Chase & CO. Hisselerinin herbirinde yüzde 12'lere varan düşüşler yasandı. Petrol giyetlerinda yüzde 7'ye varan bir düşüş yaşanması Exxon Mobil Corp.'un Standard & Poor’s 500 Endeksı kapsamındaki hisseler arasında en cok değer kaybeden hisse senedi olmasına neden oldu.

                              ABD Hazine Bakanlıgı'ndan daha fazla maddi yardım talebinde bulunan General Motors Corp. hisseleri yüzde 13 oranında değer kaybı yaşadı.

                              Bu gelişmelerin ardından S&P 500 endeksi günü yüzde 4.6 oranında düşüşle 789 puandan tamamladı. Endeks kasım ayından bu yana ılk kez 800 puanın altına gerıledi.

                              Dow Jones sanayi endeksi 297 puan ve yuzde 3.8 oranında düşüşle 7 bin 552 puandan kapandı.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #45
                                `Ev yanıyor, itfayeciler gibi çalışmalıyız`

                                Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, dünya ekonomisine dair iyimser düşüncelere sahip olmadığını belirtti.

                                Bir radyo programına katılan Strauss-Kahn, ulusal ekonomik teşvik paketlerinin daha güçlü olması gerektiğini vurguladı. Dominique Strauss-Kahn, bankalar da bulunan sorunlu varlıklara yönelik olarak da gelecekte bu tür sorunlarla karşılaşmamak için daha katı kuralların getirilmesi gerektiğini ifade etti. Strauss-Kahn, bugün global evin yanmakta olduğunu ve itfayeciler gibi çalışmak zorunda olduklarını söyledi.

                                Bankalar temizlenemiyor

                                Başkan Dominique Strauss-Kahn konuşmasında bankaların bilançolarındaki tahribatı temizleme çalışmalarının yeterince hızlı ilerlemediğinin de altını çizdi. Strauss-Kahn “Bankaların bilançolarını temizleme çalışmaları tamamlanmalı. Bu iş yeterince hızlı yapılmıyor” uyarısında da bulundu.

                                Strauss-Kahn ayrıca global kriz karşısında ülkelerin ekonomilerini toparlayabilmek için art arda almaya çalıştıkları ulusal çözümlerin yetersiz kaldığının belli olduğunu ve hükümetler arasında daha iyi koordinasyon sağlanması gerektiğini belirtti

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information