Yabancilar Seçim öncesi Alima Geçti
2009'un ilk çeyreğinin sonuna yaklaştığımız şu günlerde ilgi çekici gelişmeler yaşanmaya başladı.
Bir hafta önce ABD borsaları 'önemli bankalar kamulaştırılacak' endişesiyle büyük düşüşler yaşarken, bir hafta sonra bu bankaların CEO'ları kâra geçtiklerini ve devletin daha fazla hisse alması yönündeki açıklamaları kafalarda soru işaretleri oluşturdu. Dünya borsaları yılın en önemli haftalık yükselişini yaşayarak yatırımcıların nefes almasını sağladı. ABD borsaları yüzde 10 civarında yükselerek bu çıkışa öncülük ederken, Avrupa borsaları da benzer ataklar yaptı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ise sınırlı bir tepki vererek haftayı yüzde 1,70 oranında yükselişle geçiştirdi. Kamulaştırma endişeleriyle fiyatları her geçen gün eriyen ABD'nin önde gelen bankalarının yılın ilk iki ayında kârlı olduklarını açıklamaları ve banka bilançolarında zararlı varlıkların muhasebeleştirmesinde esneklik beklentisi banka hisselerinde yüzde 100'e yakın yükselişler sağladı.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 22 bin 583 puana kadar gerilediği haftayı 23 bin 615 puandan kapattı. IMF'den gelen 'görüşmelere yeniden başlayacağız' açıklamaları yabancı yatırımcıları alıma yöneltti. Mart ayı başından bu yana satışa yönelen yabancıların ilk kez bu kadar yoğunluklu alıma geçtikleri, banka hisselerini tercih ettikleri görüldü. Borsaların bu yükseliş eğilimlerine devam edip etmeyecekleri hafta içindeki gelişmelere bağlı olacak gibi. Piyasa takvimini incelediğimizde çarşamba günü ABD ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz kararlarının yanı sıra Türkiye Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısından çıkacak faiz kararları yakından takip edilecektir. ABD ve Japonya'nın faizlerini değiştirmeleri oldukça güç. Zira faiz oranları oldukça düşük seviyelerde (0,20-0,30). Bizim Merkez Bankamızdan yarım puanlık bir faiz indirim beklentisi var. Borsa bir yandan dış borsalardaki gelişmeleri izlerken, diğer yandan yerel seçimler öncesi hükümetin aldığı önlemler paketine ve IMF gelişmelerine odaklanacaktır. Kısa vadede yerel seçimler öncesi yükseliş potansiyelinin devam ettiği Borsa'nın 24 bin 200 puanı yukarı doğru kırması, seçimlere kadar endeksi 26 bin -27 bin puana doğru taşıyabilir. Bu noktada ABD borsalarının kritik bölgeyi aşıp aşmayacakları oldukça önemli. ABD borsaları geçen hafta aşağı yönde kırdıkları destek noktalarını bu defa yukarı yönde kırma çabasında başarılı olup olmayacakları diğer borsaların da durumunu belirleyebilir.
Teknik göstergelere baktığımızda hemen hemen tüm borsaların orta vadeli olanları yükseliş sinyali vermeye başladı. Ancak kısa vadeli göstergeler kâr satışlarının gelebileceğini gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki haftadaki gelişmeler oldukça kritik. İMKB endeksi, yeni ekonomik paketi kapsayan sektörler başta olmak üzere haftaya daha hareketli bir başlangıç yapabilir. Ancak 24 bin 200 puan kırılmadan ve yabancı alımları devam etmeden yeni bir yükseliş dalgası zor gözüküyor. Yükselişin devamı, kısa süreli de olsa piyasaları motive edecek gelişmelere bağlı olacaktır. IMF ile başlayan yeni temas sürecinde gelecek haberler, yerel seçimler ile ilgili beklentiler, yabancı yatırımcıların alımlarına devam etmelerini sağlayabilir. Böylesi bir durumda endeks 26-27 bin seviyelerine ulaşırsa yatırımcıların kısa vadeli stratejilerini belirlerken daha önce tavsiye ettiğimiz gibi seçimlerden bir gün önce satışa geçmeleri sağlıklı olacaktır. Zira bundan önceki genel ve yerel seçimlerde de yabancılar seçim öncesi alım yaptıktan sonra seçim sonucu ne olursa olsun satışa geçmişlerdi. Daha uzun vadeli stratejilerde ise 2009 yıl sonu beklentilerimiz doğrultusunda endeksin ve hisselerin büyük bir bölümünün kazandırma potansiyeli devam ediyor.
Wall Street, kazanmayı hatırladı
17 aydır sürdürdüğü düşüş trendinde zararları sürekli katlandıran ABD borsaları geçen hafta yüzde 10 yükselerek yatırımcılarına kazanmayı hatırlattı. Bank of America başta olmak üzere bankacılık sektörü hisselerinin 2009 yılının ilk iki ayı içinde kârlı olduklarını açıklamaları hafta boyunca yatırımcıların yüzde yüze yakın kazanmalarını sağladı. Geçen haftalarda fiyatı 2,53 cent'e gerileyen Bank of America 5,76 dolara, fiyatı 1 doların altına kadar gerileyen Citigroup'un ise 1,78 dolara kadar yükseldi. 'Mark to market' denilen piyasa fiyatına göre muhasebeleştirme uygulamasıyla ilgili gelişmelerin de etkili olduğu yükselişler sonrası ABD borsaları eski destek noktalarına yöneldi. Bu yükselişlerin devam edip etmeyeceği Dow Endeksi'nin 7 bin 400 puanı, Standard and Poor's Endeksi'nin ise 770 seviyesinin üstünde tutunmasına bağlı olacaktır.
Spekülasyon balonu kısa sürdü
Hafta başında spekülatif bir şekilde 1,81 TL'ye kadar yükselen dolar daha sonra düşüşe geçerek haftayı yüzde 4,32'lik düşüşle 1,70 seviyesinden kapattı. Geçen haftaki analizimizde yükselişin spekülatif olduğunu belirtmiştik. Doların değer kaybettiği bir haftada Macar Forinti, Polonya Zloty ve Türk Lirası üzerinde gerçekleştirilen spekülatif işlemler doların gerektiğinden fazla bir şekilde yükselmesine yol açmıştı. Ancak yükseliş kısa sürdü. Zira beklenenden de iyi gelen haberler doların ateşini söndürmeye yetti. Doların dışarıda değer kaybetmeye başlaması, ABD piyasalarından gelen olumlu haberler ve IMF ile Türkiye'nin yeniden görüşmelere başlayacak olması TL'yi güçlendirdi. Teknik olarak 1,69 seviyesinde tutunmasını beklediğimiz dolar/TL paritesinin bundan sonraki seyrini doların uluslararası piyasalardaki durumu ve dünya ekonomisindeki gelişmeler belirleyecektir.
SELİM IŞIKLAR/ZAMAN
2009'un ilk çeyreğinin sonuna yaklaştığımız şu günlerde ilgi çekici gelişmeler yaşanmaya başladı.
Bir hafta önce ABD borsaları 'önemli bankalar kamulaştırılacak' endişesiyle büyük düşüşler yaşarken, bir hafta sonra bu bankaların CEO'ları kâra geçtiklerini ve devletin daha fazla hisse alması yönündeki açıklamaları kafalarda soru işaretleri oluşturdu. Dünya borsaları yılın en önemli haftalık yükselişini yaşayarak yatırımcıların nefes almasını sağladı. ABD borsaları yüzde 10 civarında yükselerek bu çıkışa öncülük ederken, Avrupa borsaları da benzer ataklar yaptı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ise sınırlı bir tepki vererek haftayı yüzde 1,70 oranında yükselişle geçiştirdi. Kamulaştırma endişeleriyle fiyatları her geçen gün eriyen ABD'nin önde gelen bankalarının yılın ilk iki ayında kârlı olduklarını açıklamaları ve banka bilançolarında zararlı varlıkların muhasebeleştirmesinde esneklik beklentisi banka hisselerinde yüzde 100'e yakın yükselişler sağladı.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 22 bin 583 puana kadar gerilediği haftayı 23 bin 615 puandan kapattı. IMF'den gelen 'görüşmelere yeniden başlayacağız' açıklamaları yabancı yatırımcıları alıma yöneltti. Mart ayı başından bu yana satışa yönelen yabancıların ilk kez bu kadar yoğunluklu alıma geçtikleri, banka hisselerini tercih ettikleri görüldü. Borsaların bu yükseliş eğilimlerine devam edip etmeyecekleri hafta içindeki gelişmelere bağlı olacak gibi. Piyasa takvimini incelediğimizde çarşamba günü ABD ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz kararlarının yanı sıra Türkiye Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısından çıkacak faiz kararları yakından takip edilecektir. ABD ve Japonya'nın faizlerini değiştirmeleri oldukça güç. Zira faiz oranları oldukça düşük seviyelerde (0,20-0,30). Bizim Merkez Bankamızdan yarım puanlık bir faiz indirim beklentisi var. Borsa bir yandan dış borsalardaki gelişmeleri izlerken, diğer yandan yerel seçimler öncesi hükümetin aldığı önlemler paketine ve IMF gelişmelerine odaklanacaktır. Kısa vadede yerel seçimler öncesi yükseliş potansiyelinin devam ettiği Borsa'nın 24 bin 200 puanı yukarı doğru kırması, seçimlere kadar endeksi 26 bin -27 bin puana doğru taşıyabilir. Bu noktada ABD borsalarının kritik bölgeyi aşıp aşmayacakları oldukça önemli. ABD borsaları geçen hafta aşağı yönde kırdıkları destek noktalarını bu defa yukarı yönde kırma çabasında başarılı olup olmayacakları diğer borsaların da durumunu belirleyebilir.
Teknik göstergelere baktığımızda hemen hemen tüm borsaların orta vadeli olanları yükseliş sinyali vermeye başladı. Ancak kısa vadeli göstergeler kâr satışlarının gelebileceğini gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki haftadaki gelişmeler oldukça kritik. İMKB endeksi, yeni ekonomik paketi kapsayan sektörler başta olmak üzere haftaya daha hareketli bir başlangıç yapabilir. Ancak 24 bin 200 puan kırılmadan ve yabancı alımları devam etmeden yeni bir yükseliş dalgası zor gözüküyor. Yükselişin devamı, kısa süreli de olsa piyasaları motive edecek gelişmelere bağlı olacaktır. IMF ile başlayan yeni temas sürecinde gelecek haberler, yerel seçimler ile ilgili beklentiler, yabancı yatırımcıların alımlarına devam etmelerini sağlayabilir. Böylesi bir durumda endeks 26-27 bin seviyelerine ulaşırsa yatırımcıların kısa vadeli stratejilerini belirlerken daha önce tavsiye ettiğimiz gibi seçimlerden bir gün önce satışa geçmeleri sağlıklı olacaktır. Zira bundan önceki genel ve yerel seçimlerde de yabancılar seçim öncesi alım yaptıktan sonra seçim sonucu ne olursa olsun satışa geçmişlerdi. Daha uzun vadeli stratejilerde ise 2009 yıl sonu beklentilerimiz doğrultusunda endeksin ve hisselerin büyük bir bölümünün kazandırma potansiyeli devam ediyor.
Wall Street, kazanmayı hatırladı
17 aydır sürdürdüğü düşüş trendinde zararları sürekli katlandıran ABD borsaları geçen hafta yüzde 10 yükselerek yatırımcılarına kazanmayı hatırlattı. Bank of America başta olmak üzere bankacılık sektörü hisselerinin 2009 yılının ilk iki ayı içinde kârlı olduklarını açıklamaları hafta boyunca yatırımcıların yüzde yüze yakın kazanmalarını sağladı. Geçen haftalarda fiyatı 2,53 cent'e gerileyen Bank of America 5,76 dolara, fiyatı 1 doların altına kadar gerileyen Citigroup'un ise 1,78 dolara kadar yükseldi. 'Mark to market' denilen piyasa fiyatına göre muhasebeleştirme uygulamasıyla ilgili gelişmelerin de etkili olduğu yükselişler sonrası ABD borsaları eski destek noktalarına yöneldi. Bu yükselişlerin devam edip etmeyeceği Dow Endeksi'nin 7 bin 400 puanı, Standard and Poor's Endeksi'nin ise 770 seviyesinin üstünde tutunmasına bağlı olacaktır.
Spekülasyon balonu kısa sürdü
Hafta başında spekülatif bir şekilde 1,81 TL'ye kadar yükselen dolar daha sonra düşüşe geçerek haftayı yüzde 4,32'lik düşüşle 1,70 seviyesinden kapattı. Geçen haftaki analizimizde yükselişin spekülatif olduğunu belirtmiştik. Doların değer kaybettiği bir haftada Macar Forinti, Polonya Zloty ve Türk Lirası üzerinde gerçekleştirilen spekülatif işlemler doların gerektiğinden fazla bir şekilde yükselmesine yol açmıştı. Ancak yükseliş kısa sürdü. Zira beklenenden de iyi gelen haberler doların ateşini söndürmeye yetti. Doların dışarıda değer kaybetmeye başlaması, ABD piyasalarından gelen olumlu haberler ve IMF ile Türkiye'nin yeniden görüşmelere başlayacak olması TL'yi güçlendirdi. Teknik olarak 1,69 seviyesinde tutunmasını beklediğimiz dolar/TL paritesinin bundan sonraki seyrini doların uluslararası piyasalardaki durumu ve dünya ekonomisindeki gelişmeler belirleyecektir.
SELİM IŞIKLAR/ZAMAN


Yorum