Mesutc İle mutlu trade (m&m)
Collapse
X
-
Ali Babacan Açıklamalar - Erdem Başçı Sunum
Açıklamalarda piyasayı etkileyecek bir unsur bulunmuyor…
· Ali Babacan az önce gerçekleştirmiş olduğu röportajda henüz kendisine dair bir kararın olmadığını öncelikle 10 Ağustos’a konsantre olunması gerektiğinin atını çizdi.
· Kendisi ayrıca 3 dönem kuralının muhafaza edilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
· Piyasalar bundan sonraki süreçte özellikle ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceğini merak ediyor.
· Büyümeye ilişkin ise Babacan, %4’lük büyüme beklentisinde şu an revizyona gerek olmadığını, dış talebin belirleyici olacağının altını çizdi. (beklentimiz %2.5)
· Cari açığın da bu yıl GSYH’nin %6’sının bir miktar altına gerileyeceğinin altını çizdi (beklentimiz %5.5)
· Aynı zamanda Erdem Başçı’da Ankara’da TBMM plan ve Bütçe Komisyonunda bir sunum gerçekleştiriyor. Önemli noktalar;
§ Enflasyonun düşüş hızını gıda fiyatları sınırlıyor
§ Büyüme %4’e yakın seyrediyor.
§ Jeopolitik riskler tüketici ve sanayi kesimi güveninde düşüşe sebep oluyor
§ Jeopolitik riskler ihracata da olumsuz yansıyor – son dönemdeki ihracat talebi AB kaynaklı
§ Kredi büyüme hızı %15’e yaklaşıyor – tüketici kredileri ticari kredilerden çok daha hızlı yavaşlıyor. Babacan da bu ayrışmanın (yeniden dengelenme) makro ihtiyati tedbirler sonucunda olduğunun altını çizdi. (aşağıdaki grafikte kredi büyümesini bulabilirsiniz)
· Yarın Enflasyon Raporu açıklanacak. TCMB 2014 enflasyon beklentisi son raporda %7.6 seviyesinde idi. Bu beklentiye çok ciddi revizyon gelmesini beklemiyoruz. Erdem Başçı’nın özellikle faiz politikasına dair vereceği sinyalleri izleyeceğiz. Faiz indirimlerinin sonuna mı gelindi yoksa bir süre daha indirim görecek miyiz - piyasa bunu anlamaya çalışacaktır. Buradan gelecek sinyal kısa vadede piyasanın yönü açısından önemli olacak.
Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Bu gün Açıklanacak Ekonomik Veriler 24.07.2014

Dün Gelen Bilançolar.
Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Analiz: Akbank net rakamında sürpriz yarattı
Ücret gelirleri ve varlık kalitesi 2.çeyrek adına önemli noktalar olarak öne çıktı 24 Temmuz 2014 Perşembe, 08:08
Akbank 2.çeyrekte 893 milyon TL net kar rakamı açıklayarak ortalama piyasa beklentisi %13 şaşırttı. 3 tane ana factor net kar rakamındaki sürprizde etkili oldu:
1) Beklentilerin üzerinde ücret geliri
2) 70 milyon TL karşılık iptali
3) takipteki kredi teminat oranının %100’den %92’ye düşmesi.
Ancak analistleri varlık kalitesi adına ayrıştıran nokta takipteki kredi teminat oranının daha önceden %100 politikasından %92’ye düşmediği durumda aslında net kar rakamının beklentiler paralelinde gerçekleşebileceğini hesaplaması. VTB Capital raporuna gore son dönemde şirket takipteki kredilerine bakıldığında son dönemdeki Lykia World Hotels’den kaynaklı 200 milyon TL takipteki kredi bulunyor. 2.çeyreğin geneline baktığımızda banka 467 milyon TL takipteki krediyi bilançosuna eklerken, geçmiş 4 çeyrekteki ortalamanın 200 milyon TL olduğu görülüyor. Kayıp kredi önleminin çeyreksel bazda yatay kalması da %100’lük rakamın %92’ye çekilmesinden kaynaklanıyor.
-Bir tarafta ücret gelirleri bir tarafta takipteki krediler
Ücret gelirleri analist beklentilerini %16 aşarak pozitif sürpriz yaratırken takipteki krediler kutuptaki karşı taraftaki yerini aldı. Net faiz majında çeyreksel bazda beklentilerin hafif altında daralma görülse de net faiz gelirinin beklentiler paralelinde gerçekleşmesi, TL mevduatlardaki çeyreksel bazda %16’lık artıştan kaynaklandı. %7’lik kredi büyümesi ise yine beklentiler üzerinde gerçekleşerek bankanın hanesine pozitif bir katkı olarak yazıldı. Analistler ücret gelirleri ve varlık kalitesinde rakamları okurken ayrışabilir.
Ayşe İyigündoğdu
BloombergHT AraştırmaKopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Tcell İn 2014 yili 6 aylik konsolİde net dÖnem kari 853.287.000 tl(Öncekİ 1.125.012.000 tl)
tcell'İn 2014 yili 2.Çeyrek konsolİde net dÖnem kari 492.649.000 tl(Öncekİ 558.071.000 tl)Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Lüks konut Türkiye'yi krize götürür! Ali Babacan 23 Temmuz 2014 Çarşamba
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Üretmeden dışarıdan sağlanan krediyle lüks alışveriş, lüks konut Türkiye'yi çıkmaza sokabilir" uyarısında bulundu.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım'ın sorularını yanıtladı.
Başbakan Yardımcısı, "Gayrimenkulde her bir proje yeni bir tekel. Sanayici birikimini sanayiye mi yatırsın yoksa rezidans, AVM mi yapsın, oraya kayış var bu tehlikeli. Üreteceğiz, hak edeceğiz daha sonra lüks AVM'lerde alışveriş yapacağız, daha lüks konutlarda oturacağız. Üretmeden dışarıdan sağlanan krediyle lüks alışveriş, lüks konut Türkiye'yi çıkmaza sokabilir" dedi.
Babacan Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili konuştu ve "Bu tarihi bir seçim. Bu seçimle birlikte cumhurbaşkanı halkla daha bütünleşmiş hale gelecek. Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türk demokrasisine katkı sağlayacak" dedi. Babacan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından herhangi bir kabine kararı olmadığını söyledi.
Ali Babacan, Başbakan adaylığıyla ilgili olarak haberlere yönelik olarak, "Şu anda partimiz olarak 10 Ağustos seçimine odaklanmış durumdayız. Zaten partimiz 3 dönem kuralı var. Partimiz genelinde yapılan anketlerde bu kuralın devam ettirmesi sonucu çıktı. Önemli olan ülke için çalışmak. Kendimle ilgili daha önce de planlarımı açıklamıştım. Şu anda tamamen 10 Ağustos seçimlerine odaklanmış durumdayız. Parti içinde de bu konular konuşulmuyor. Bu konularla ilgili verilmiş bir karar da yok. Henüz hiçbir karar yok" dedi.
Babacan, 2014'ten 2019'a kadar seçimsiz bir dönemin olacağını, bu dönemin yapısal reformlar için önemli olduğunu, fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı bu sürecin değerlendirilmemesinin 2023 hedeflerini zora sokacağını söyledi.
Babacan, Hazine Müşteşarı İbrahim Çanakcı'nın IMF'ye atanmasıyla ilgili olarak konuştu. Babacan, "Son derece olumlu bir gelişme. Bu göreve gelmesi takdirle karşılandı. Türkiye için sevindirici bir gelişme bu" şeklinde konuştu.
FAİZ TARTIŞMALARI Babacan Merkez Bankası'nın faizleri istenen seviyede indirmediği yönünde gelen eleştirilerle ilgili de konuştu. Ali Babacan, "Kurda seviye kadar oynaklık da önemli. Oynaklığın son dönemde azalmış olması tabiki de önemli. Merkez Bankamız zaten olası diğer etkilerle ilgili de gereken araştırmaları yapıyor. Herkesi dinliyor Merkez Bankamız. Enflasyonla mücadelede önemli başarı elde ettiğimiz bir dönem oldu. 12 yıllık bir başarımız varsa bunda Merkez Bankası'nın da etkisi oldu. Başarısız bir Merkez Bankası ile başarılı bir ekonomi oluşmaz. Bunda herkesin katkısı vardır" dedi.
Babacan, enflasyonla ilgili olarak "Amaç enflasyonu tek haneli seviyelerde tutmak olmalı ama bu tek haneleleri daha düşük seviyelere indirmek de önemli" dedi. Başbakan Yardımcısı, Türkiye'de kronik yüksek enflasyon döneminin bittiğini ancak enflasyonun istenen seviyelere inmediğini ve mücadelenin devam edeceğini söyledi.
KRİZ DÖNEMLERİNDE DAHA YAKIN İŞBİRLİĞİ GEREKİYOR Babacan, merkez bankalarının bağımsızlığıyla ilgili olarak da konuştu. Başbakan Yardımcısı, "Merkez Bankası ile hükümet kriz dönemlerinde daha yakın çalışır. 2009'dan bu yana da daha yakın bir çalışma söz konusu. Tartışmalar doğal. İşin tabiatında var. Hele hele siyasi gündemin hareketli olduğu günler de tartışmalar daha da artabilir. Herkesin gönlünden geçen aslında aynı. Herkes ekonominin iyileşmesini istiyor. Ama yaklaşım farklı olabilir. İşin tabiatında var" dedi.
Babacan, büyümeyle ilgili de değerlendirmeler yaptı. Başbakan Yardımcısı, "Şu anda yüzde 4 olarak belirlediğimiz yılsonu büyüme hedefiyle ilgili olarak bir revizyon öngörmüyoruz" dedi. Babacan, "Net dış talepten büyümeye katkı var iç talep de katkı sağlıyor. Büyümenin diğer kalemlerinde dengeli bir yapı görüyoruz" dedi.
Babacan, cari açıkla ilgili olarak "Altın ticaretinin etkisini düşünürsek, cari açıkta bir puanlık düşüş var. Bu yıl yüzde 6 civarında olacak gibi duruyor. Bu iyi bir sonuç" diye konuştu.
ORTADOĞU'DA DÜŞÜŞ VAR Başbakan Yardımcısı, ihracattaki son gelişmeleri de değerlendirdi. Babacan, "Jeopolitik gelişmeler ihracatımızı yakın coğrafya da olumsuz etkilemeye başladı. Irak'a ihracat azaldı. İhracatta büyük bir olumsuz tablo görmezsek, bu yıl yüzde 4'lük büyüme hedefimize ulaşılabilir. İhracatta bozulma olursa büyümeyi yüzde 4'ün altına çekebilir. İhracatın en iyi senaryosuyla en kötü senaryosu arasındaki farkın büyümeye etkisi en fazla yarım puan olur" dedi.
SEÇİM SONRASINDAKİ HEDEFLER Babacan, cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında hükümet olarak odaklanacakları şeyin yeni 3 yıllık orta vadeli program ve bütçe olacağını söyledi. Babacan, reform gündemleriyle ilgili olarak öncelikli dönüşüm programları üzerinde çalıştıklarını söyledi ve öncelikli alanların başında enerjinin geldiğini belirtti. Başbakan Yardımcısı, "Enerjide verimlilik, yerli enerji kaynaklarını daha fazla kullanmak, nükleer enerji projelerimizi hayata geçirmek gibi konulara önem vereceğiz" dedi. Babacan, üretime de önem vereceklerini belirtti ve "Fason üretimimiz yüksek, kendi üretimimizin artması gerekiyor. Son yıllarda sanayi üretiminin milli gelirdeki payı düşmeye başladı. Bu tehlikeli bir trend. Özel sektörün sermaye harcaması azalıyor. Bu bizi kaygılandırıyor. Sanayide çok ciddi bir rekabet var. Sanayiciler için önemli engeller var" diye konuştu.
İŞSİZLİK Babacan, Türkiye'de işsizliğin yüzde 10 seviyesinde kalmasında yüzde 50 yapısal sıkıntının, yüzde 50 konjonktürel gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı, "Türkiye'de yüzde 9 civarında işsizlik var. Bu yüksek bir oran" dedi.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Foreks anketİ-garantİ bankasi'nin 2014 yili 2.Çeyrek net karinin 789,4 mİlyon tl olmasi beklenİyor"Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Foreks anketİ-halkbank'in 2014 yili 2.Çeyrek net karinin 579,3 mİlyon tl olmasi beklenİyor.
Foreks anketİ-yapi kredİ bankasi'nin 2014 yili 2.Çeyrek net karinin 425 mİlyon tl olmasi beklenİyor.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
HSBC’den şok karar
İngiliz HSBC, Türkiye’de ticari bankacılık müşterilerini gözden geçiriyor. Banka uluslararası odaklı olmayan küçük şirketlerle vedalaşma kararı alırken kaç müşteriyle yolları ayıracağı belirsiz.
Telefondaki ses “Şirketinize yeterli hizmet veremediğimiz için hesabınızı kapatmaya karar verdik. Lütfen 30 gün içinde otomatik ödeme talimatlarınızı başka bankaya alın. Müşterilerinizi ve ticari ilişkide bulunduğunuz kurumları da bilgilendirin” diyordu. Yaklaşık 10 yıldır HSBC ile çalışan şirketin yetkilileri bayram öncesinde gelen bu telefon karşısında şaşkınlığa düştü. HSBC müşterisinden, tez elden başka bir bankaya gitmesini istiyordu! HSBC müşterisi olan bazı işletmeler bu örnekte olduğu gibi telefonlar alıyor. Sayıları henüz belli değil, ancak HSBC yeterince değer yaratmadığına inandığı müşterilerine “güle güle” diyor.
Türkiye’ye 1990’da Midland Bank adıyla gelen, 1999’da adını HSBC olarak değiştiren banka, Türkiye’deki ticari varlığını 2001’de Demirbank’ı satın alarak güçlendirmişti. hurriyet.com.tr'den Jale Özgentürk'ün haberine göre; Banka 2002’de Boyner Grubu’nun kredi kartları şirketi Benkar’ı da satın alarak, Advantage markasıyla kredi kartı pazarının en büyük oyuncularından biri olmuştu
Bugün 3 milyon müşterisi olduğu tahmin edilen HSBC, 2010’dan itibaren beri Türkiye’de büyüme konusunda biraz temkinli. Çalışan sayısı 2010’da 6 bin 631 iken 2014 Mart itibariyle 5 bin 967’ye geriledi. Şube sayısı ise 312 civarında.
2014’ün ilk çeyreğinde zarar açıklayan birkaç bankadan biri olan HSBC Türkiye, 2014-2017 yılları için daha odaklı yeni bir strateji uygulamaya başlayacağını açıklamıştı. HSBC Türkiye’ye yeni uygulamanın nedenlerini ve Türkiye’deki geleceklerini sorduk. Açıklamaları şöyle:
ULUSLARARASI ODAKLILAR
“Ticari Bankacılık portföyümüzü gözden geçirdik. Bu değerlendirme sonucunda en iyi hizmeti vereceğimizi düşündüğümüz ve kaynaklarımızı en verimli kullanacağımız müşterilerimize odaklanmayı hedefledik. Bu müşteriler genellikle aktif olarak uluslararası arenada iş yapan ya da yakın bir gelecekte uluslararası arenaya açılmayı hedefleyen ve Türkiye’de sunduğumuz hizmetlerden en üst düzeyde faydalanan işletmeler.”
HSBC yetkilileri bu uygulamayla müşterilerin her birine daha fazla zaman ve kaynak ayırabileceklerini öne sürerken “Her müşteriye birer Müşteri İlişkileri Temsilcisi aracılığıyla hizmet sunacağız. Müşteri sayısına değil en iyi şekilde hizmet verebileceğimiz müşterilerimize kattığımız değere odaklanacağız” diyor.
HSBC yetkilileri uygulamanın kaç şirketi kapsayacağının, uygulamanın tamamlanmasından sonra ortaya çıkacağını açıkladılar.
JAMES EMMETT 1 EYLÜL’DE BAŞLIYOR
HSBC’de genel müdür değişikliği ise haziran ayında açıklanmıştı. Martin Spurling’in HSBC Avrupa ve Orta Doğu Afrika Bölgesi Bireysel Bankacılık Başkanı olarak atanmasının ardından yerine Küresel Dış Ticaret ve Faktoring Başkanı James Emmett’in atandığı açıklanmıştı. Emmett 1 Eylül itibariyle görevine başlıyor.
BANKA MÜŞTERİSİ İSYAN EDİYOR
Hesabı kapatılacak olan bir şirket yetkilisi diyor ki, “10 yılda olumsuz tek bir işlemimiz sicilimiz olmadı. Bizden yeterince kâr edemediklerini düşünmüşler. Bankacılığın toplumsal sorumluluğu yok mu? İstediği zaman müşterisine git deme hakkı var mıdır? Bir süpermarket, sadece bir sakız satın almak isteyen müşterisine ‘başka yerden alın’ diyebilir mi?Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
Piyasalar dünyada yaşananları neden umursamıyor?
LONDRA (MarketWatch)—Dünyanın en hassas sınırlarından birinin yakınlarında 300'e yakın masum insanı taşıyan bir uçak düşürüldü. İsrail'in Gazze'yi işgal etmesi Orta Doğu'daki en derin yaralardan birini kanatıyor ve yeni bir bölgesel soruna neden olabilir. Birkaç yüz mil ötede bir militan ayaklanma Irak'ı tam anlamıyla bir terörist devlet haline dönüştürmekle tehdit ediyor.
Dünyada geçtiğimiz hafta endişe verici olayların sayısı hiç de az değildi ya da konuyla ilgili geçen haberler yeterince dram ya da çatışma içermiyordu.
Peki piyasalar tüm bu olanlara nasıl tepki verdi? Bazı hisse senedi piyasaları değer kaybetti, altın ise yukarı yönlü harekete geçti ama genele bakıldığında piyasaların tepki verdiğini söylemek zor. Sanki önemli hiçbir şey olmuyormuş gibiler.
Bu durum kendi içinde ilginç bir mesaj barındırıyor.
Piyasalar artık dünyada neler olduğuyla ilgilenmiyor. Jeopolitik gelişmelerin hisse, tahvil, emtia ya da döviz fiyatlarını önemli derecede etkileyebildiği günlerin geride kaldığı söylenebilir.
Bu duruma getirilebilecek iki muhtemel açıklama var: İlki; küresel ekonominin görünümünü ciddi ölçüde değiştirebilecek bir savaş ya da devrim artık yok. İkincisi; piyasalar parasal genişleme ve merkez bankalarının sağladığı ucuz parayla o kadar şişirildi ki olan biten diğer her şey kıyaslama yapıldığında önemsiz görünüyor.
Asıl gerçek muhtemelen ikisinin arasında bir yerde. Her halükarda yatırımcılar portföylerini yapılandırırken savaşı ya da siyaseti görmezden gelebilir.
Finans piyasalarının dünyada yaşanan gelişmelere olan ilgisinin azaldığı bir süredir aşikar. Gerçek bir etki yaratan son gelişme muhtemelen Orta Doğu'da hükümetlerin düşmesiyle sonuçlanan Arap Baharı'ydı ancak bunun etkisi bile Mısır gibi endekslerle sınırlı kalmıştı.
Ancak piyasaların umursamazlığı bu yıl iyiden iyiye dikkat edici hale geldi. Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesi – ve Ukrayna'nın doğusunu ele geçirme ihtimali- yıllardır Avrupa'da görülen ilk sınırların yeniden çizilme ihtimaliydi. Rusya ile Batı Avrupa arasında yeni bir çatışma dönemine kolaylıkla dönüşebilirdi – ve tabii yeni bir Soğuk Savaş'ın açılış salvolarına da.
Benzer şekilde Irak'taki militan ayaklanma dünyanın en büyük petrol rezervlerinden bazılarına sahip olan ülkenin terörist bir devlete dönüşmesi ile sonuçlanabilirdi.
Filistinliler ile İsrailliler arasındaki tansiyonun ise yeni bir şey olduğunu söylemek zor: Gazze'nin işgalinin çatışmanın uzun ve acılı tarihinin sonu olduğu pek söylenemez. Öyle olsa bile söz konusu bölge dünyanın en tartışmalı bölgelerinden ve her askeri hareketin daha geniş çaplı askeri çatışmalara dönüşebileceği yerlerden biri.
Bu gibi jeopolitik olaylar kısa bir süre öncesine kadar finans piyasalarında vahşi dagalanmalara yol açıyordu. Washington ve New York'taki 11 Eylül saldırılarının ardından borsa dramatik şekilde değer kaybetmişti. Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi satış dalgasına yol açmış, 1970'lerde Orta Doğu'da yaşananlar da petrol fiyatlarını yükseltirken borsaları tepe taklak etmişti.
Hisse senedi piyasalarının Malezya Havayolları'na ait uçağın düşürülmesi nedeniyle değer kaybettiğine ilişkin çok sayıda başlık atıldı ama yakından bakarsanız ilginç olan noktanın piyasaların ne kadar az değişim gösterdiği olduğunu görürsünüz. Dow Jones endeksi haberler üzerine diğer borsalarla uyumlu şekilde yüzde 1 civarında değer kaybetti ama hemen ertesi gün kayıpları telafi etmişti. Son haftalarda genellikle böyle ılımlı hareketler görülüyor. Gerçekten de ABD'nin yaptırımları nedeniyle satış gören Moskova endeksi devam eden günlerde yalnızca yüzde 4-5 aralığında değer kaybetmişti.
Gerçek şu ki üzerine konuşulacak pek bir tepki yok. Atılan başlıklar yalnızca refleksti. Bunun için de yine iki açıklama yapılabilir. İlki; Soğuk Savaş sonrası dünyada bu yerel bölgesel çatışmaların hiçbiri çok da önemli değil. Ukrayna'da yaşananların hiçbiri küresel ticaret üzerinde ciddi bir etkiye neden olmadı. Ekonomisi o kadar küçük ki gerçek bir oyuncu bile değil. Kaosa girip iç savaşa girse bile çok uluslu şirketler daha önce kazandıklarından daha az para kazanmayacaktır.
Bu açıklamanın büyük bölümü Irak için de geçerli. Irak hiç kimsenin temel pazarı değil.
Orta Doğu küresel ekonomiyi etkileme gücünü yitiriyor. Önemli olan tek ürünü petrol ancak kaya gazının gelişimi ve güneş enerjisinin fiyatının gerilemesi ile petrol artık geçmişte olduğu kadar önemli değil. Savaş çıkarsa gelişmiş dünyanın yaşam standardı çok da etkilenmeyecek.
İkinci neden ise piyasaların gerçek dünyadan ayrışmış durumda olması. Son beş yıldır piyasaları merkez bankaları yönlendiriyor. Faiz ve para basmaya devam edip etmeme kararları bölgesel savaşlardan çok daha önemli. Fed ya da Avrupa Merkez Bankası likiditeyi ucuz tutmaya devam ettiği sürece piyasalar diğer gelişmelerden bağımsız olarak yükselmeye devam edecek.
Analistler ile fon yöneticileri jeopolitik trendleri analiz edip parayı buna göre yönlendirerek hayatlarını kazanıyorlar ama bu giderek bir zaman kaybı gibi görünmeye başladı.
Dışarıda yaşanan hiçbir şey şu an piyasalar için önemli değil. Çin ile Japonya arasındaki bir savaş durumu değiştirebilir ve tabii Avrupa Birliği'nin ya da Euro Bölgesi'nin dağılması da.
Bu kadar büyük bir şey olmadığı sürece – ki her iki ihtimal de hiç olası görünmüyor- yatırımcılar dünyanın çeşitli yerlerinden gelen başlıklar nedeniyle endişeye kapılmaktan vazgeçebilir. Gelen haberlerin hiçbiri portföyünüzü etkilemeyecek.Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
GÜnaydinBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafindan yayimlanan seri:v,no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara iliskin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.
Yorum
Yorum