TüRKüN VuruşkaN KürşatlarI

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • eren@
    Tecrübeli
    • 24 Nisan 2008
    • 2344

    #1906
    İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, 2015 yılına ilişkin temennilerini büyük risk görmüyorum diye açıkladı

    İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, ekonomideki son gelişmeleri Son Baskı’da değerlendirdi. Merkez Bankası'nın faizi sabit bırakmasını yorumlayan Özince, "Merkez Bankası'nın son derece iyi ve teknik bir yönetimi olduğunu savunageldim. Faizle ilgili önemli kaygım enflasyon oranı ve tasarrufçuya dönük faizin cezbedici yönüdür. Faiz kısa vadeli spekülatörleri caydırdığında tereddüt yok. Son dönemde Türkiye'den kısa vadeli sermaye çıkışında bilhassa mevduat yönünde çıkışlar olduğu görülüyor.

    ENFLASYONLA BAŞA ÇIKARSAK FAİZ DÜŞER

    Merkez Bankası öyle yapıyorsa doğrudur. Merkez Bankası şu an yaptığı gibi enflasyona yoğunlaşmalı. Tasarruf beklediğimiz kitlelerin, sokaktaki vatandaşı cezbedebilmek için enflasyondan daha avantajlı vadeli mevduat oranları olması lazım. Bu enflasyon gidişatıyla kaygılıyım. Hanehalkını doğrudan etkileyen alanlarda genelden daha yüksek oranlar var. Ekonomi yönetiminin bu konuda başarılı olacağını ümit ediyorum. Henüz enflasyonda çift hane tehdidi, tehlikesi duymadım. Alınan önlemlerle bu yumuşatılacaktır. Ben ve kurumum prensip olarak devlete inanıp dümenimizi ona göre tutarız. Ben ne zaman konuşsam paranızı TL'de tutun demişimdir. Enflasyonla başa çıkarsak faiz düşecektir" dedi.

    KUR RİSKİ TEHDİT DEĞİL

    Dolardaki seyri değerlendiren Özince şunları söyledi: "Piyasanın normal koşullarda tayin ettiği fiyatlardan rahatsız olmadım. TL'nin geçen bir yılda devalüe olduğunu gördük ama bunun da üstesinden geldik. Bundan sonra bir tehlike olacağını düşünmüyorum. Çevremizde çok ciddi siyasi konular var, dış ticareti önemli etkileyen konular var. Bunlara ilişkin bir olumsuzluk gözlemiyoruz. Türkiye'nin kur riskiyle ilgili büyük bir tehdit altında olduğunu düşünmüyorum."

    KAYGIM REKABET AVANTAJININ OLMAMASI

    Özince, 2015'e ilişkin olarak "2015'te siyasi alanda istikrarı koruyabildiğimiz sürece büyük riskler olduğunu düşünmüyorum. Seçim olmasına rağmen de düşünmüyorum. Bu koşullar sürdüğü takdirde Türkiye kredibilitesini koruyup dengelerini sürdürecektir. Kaygım Türkiye'nin uzun dönemde rekabet avantajları getirilememesi olmuştur" dedi.

    NOTTA DÜŞÜŞ SIKINTISI OLMAZ

    S&P'nin Cuma günkü not değerlendirmesine yönelik konuşan Özince, "S&P'nin yetkilisi bir toplantıda Rusya'nın Türkiye'den daha az riskli olduğu ifadesini kullanmıştı, şaşırmış kalmıştık. Türkiye'yi bazen çok riskli göstermek kaygısı, belki de bizim yarattığımız bir dinamik bu. Değerlendirmede yeni bir şey görmüyorum. Cari açık başta olmak üzere iyileşmeler var. Türkiye'nin not düşüş sıkıntısı olacağını düşünmediğimi ifade ettim" şeklinde konuştu.

    BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ EN BÜYÜK ORTAKLIK

    Garanti Bankası'yla BBVA arasındaki hisse satış anlaşmasını yorumlayan Özince, "Çok önemli. Bu ortaklık Türk bankacılık sektöründeki en büyük ortaklık. BBVA Latin Amerika'da çok yaygın. İnovasyon alanında çok dinamik bir banka. Bu sürpriz bir haber değil. Bu seviyeye gelmiş olması birçok yönden memnuniyet verici. Türk sermayedarlar da bankacılık sektörüne yatırım yapsınlar isterim" ifadelerini kullandı.

    SİYASETE GİRME PLANIM YOK

    Özince, siyasete girme düşüncesi olmadığını belirterek, "Hayatla ilgili beklentilerim mevcut işime sarılmayı gerektiriyor. Boşa çıkarsam biliyorsunuz keçi bakmaktı niyetim o da gerçekleşmedi. Az sayıda keçim de var ama iş konsantrasyonumu gözardı edecek durumda değilim. Siyaset planım yok" dedi.
    Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

    Yorum

    • eren@
      Tecrübeli
      • 24 Nisan 2008
      • 2344

      #1907
      İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, 2015 yılına ilişkin temennilerini büyük risk görmüyorum diye açıkladı

      İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, ekonomideki son gelişmeleri Son Baskı’da değerlendirdi. Merkez Bankası'nın faizi sabit bırakmasını yorumlayan Özince, "Merkez Bankası'nın son derece iyi ve teknik bir yönetimi olduğunu savunageldim. Faizle ilgili önemli kaygım enflasyon oranı ve tasarrufçuya dönük faizin cezbedici yönüdür. Faiz kısa vadeli spekülatörleri caydırdığında tereddüt yok. Son dönemde Türkiye'den kısa vadeli sermaye çıkışında bilhassa mevduat yönünde çıkışlar olduğu görülüyor.

      ENFLASYONLA BAŞA ÇIKARSAK FAİZ DÜŞER

      Merkez Bankası öyle yapıyorsa doğrudur. Merkez Bankası şu an yaptığı gibi enflasyona yoğunlaşmalı. Tasarruf beklediğimiz kitlelerin, sokaktaki vatandaşı cezbedebilmek için enflasyondan daha avantajlı vadeli mevduat oranları olması lazım. Bu enflasyon gidişatıyla kaygılıyım. Hanehalkını doğrudan etkileyen alanlarda genelden daha yüksek oranlar var. Ekonomi yönetiminin bu konuda başarılı olacağını ümit ediyorum. Henüz enflasyonda çift hane tehdidi, tehlikesi duymadım. Alınan önlemlerle bu yumuşatılacaktır. Ben ve kurumum prensip olarak devlete inanıp dümenimizi ona göre tutarız. Ben ne zaman konuşsam paranızı TL'de tutun demişimdir. Enflasyonla başa çıkarsak faiz düşecektir" dedi.

      KUR RİSKİ TEHDİT DEĞİL

      Dolardaki seyri değerlendiren Özince şunları söyledi: "Piyasanın normal koşullarda tayin ettiği fiyatlardan rahatsız olmadım. TL'nin geçen bir yılda devalüe olduğunu gördük ama bunun da üstesinden geldik. Bundan sonra bir tehlike olacağını düşünmüyorum. Çevremizde çok ciddi siyasi konular var, dış ticareti önemli etkileyen konular var. Bunlara ilişkin bir olumsuzluk gözlemiyoruz. Türkiye'nin kur riskiyle ilgili büyük bir tehdit altında olduğunu düşünmüyorum."

      KAYGIM REKABET AVANTAJININ OLMAMASI

      Özince, 2015'e ilişkin olarak "2015'te siyasi alanda istikrarı koruyabildiğimiz sürece büyük riskler olduğunu düşünmüyorum. Seçim olmasına rağmen de düşünmüyorum. Bu koşullar sürdüğü takdirde Türkiye kredibilitesini koruyup dengelerini sürdürecektir. Kaygım Türkiye'nin uzun dönemde rekabet avantajları getirilememesi olmuştur" dedi.

      NOTTA DÜŞÜŞ SIKINTISI OLMAZ

      S&P'nin Cuma günkü not değerlendirmesine yönelik konuşan Özince, "S&P'nin yetkilisi bir toplantıda Rusya'nın Türkiye'den daha az riskli olduğu ifadesini kullanmıştı, şaşırmış kalmıştık. Türkiye'yi bazen çok riskli göstermek kaygısı, belki de bizim yarattığımız bir dinamik bu. Değerlendirmede yeni bir şey görmüyorum. Cari açık başta olmak üzere iyileşmeler var. Türkiye'nin not düşüş sıkıntısı olacağını düşünmediğimi ifade ettim" şeklinde konuştu.

      BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ EN BÜYÜK ORTAKLIK

      Garanti Bankası'yla BBVA arasındaki hisse satış anlaşmasını yorumlayan Özince, "Çok önemli. Bu ortaklık Türk bankacılık sektöründeki en büyük ortaklık. BBVA Latin Amerika'da çok yaygın. İnovasyon alanında çok dinamik bir banka. Bu sürpriz bir haber değil. Bu seviyeye gelmiş olması birçok yönden memnuniyet verici. Türk sermayedarlar da bankacılık sektörüne yatırım yapsınlar isterim" ifadelerini kullandı.

      SİYASETE GİRME PLANIM YOK

      Özince, siyasete girme düşüncesi olmadığını belirterek, "Hayatla ilgili beklentilerim mevcut işime sarılmayı gerektiriyor. Boşa çıkarsam biliyorsunuz keçi bakmaktı niyetim o da gerçekleşmedi. Az sayıda keçim de var ama iş konsantrasyonumu gözardı edecek durumda değilim. Siyaset planım yok" dedi.
      Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

      Yorum

      • eren@
        Tecrübeli
        • 24 Nisan 2008
        • 2344

        #1908
        sosyal medyada görünenler



        Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

        Yorum

        • eren@
          Tecrübeli
          • 24 Nisan 2008
          • 2344

          #1909
          sosyal medyada kutero suz olmaz değilmi ?



          Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

          Yorum

          • eren@
            Tecrübeli
            • 24 Nisan 2008
            • 2344

            #1910

            Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

            Yorum

            • eren@
              Tecrübeli
              • 24 Nisan 2008
              • 2344

              #1911
              endeks 82200 direncindeyken gırtlağa kadar şortlayanlardan biri 2500 pozla daha fazla dayanamamış görünümü var





              Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

              Yorum

              • eren@
                Tecrübeli
                • 24 Nisan 2008
                • 2344

                #1912



                Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                Yorum

                • eren@
                  Tecrübeli
                  • 24 Nisan 2008
                  • 2344

                  #1913

                  Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                  Yorum

                  • eren@
                    Tecrübeli
                    • 24 Nisan 2008
                    • 2344

                    #1914
                    Türkiye için yarın büyük gün Yandaş gazeteden kopyaladım

                    Ekonomistler, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P cuma günü yapacağı değerlendirme öncesi beklentilerini değerlendirdi.

                    Standard&Poor's'un (S&P) cuma günü yapacağı değerlendirme öncesi Türkiye'nin kredi notunda herhangi bir değişiklik beklemeyen ekonomistler, negatif olan kredi notu görünümünün durağana çevrilebileceğini dile getiriyor.

                    Ekonomistler, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P cuma günü yapacağı değerlendirme öncesi beklentilerini değerlendirdi.

                    İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, S&P'nin cuma günü gerçekleştireceği olağan değerlendirmesinde Türkiye'nin kredi notunda bir değişiklik yapmayacağını düşündüklerini söyledi.

                    S&P'nin 7 Şubat'ta Türkiye ekonomisindeki sert iniş ve politik belirsizlikler nedeniyle kredi görünümünü durağandan negatife çektiğini anımsatan Kömürcüoğlu, "Ekonomide sert bir inişin gerçekleşmemesine ek olarak cumhurbaşkanlığı seçimi ardından politik belirsizliğin kayda değer ölçüde azalması dikkate alındığında not görünümünün durağana çekilmesi ihtimal dahilinde. Öte yandan petrol fiyatlarındaki gerilemenin cari açık üzerindeki olumlu etkisinin de altı çizilebilir" dedi.

                    S&P'nin notunun yatırım yapılabilir seviyenin altında olması nedeniyle, olası bir görünüm artışına piyasaların olumlu tepki vermesi muhtemel olsa da bu durumun kısa soluklu olabileceğini aktaran Kömürcüoğlu, Türkiye piyasalarının uluslararası piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak hareket etmeye devam edeceğini düşündüklerini dile getirdi.
                    "NOTUN DURAĞAMA ALINMASI OLASI"

                    Finansinvest Ekonomisti Burak Kanlı ise kredi derecelendirme kuruluşlarının birçok indikatöre göre ülkeleri kredi notu sınıflarına tasnif ettiğini ve daha sonra da grupdaş ülkeleri kendi aralarında karşılaştırdıklarını söyledi.

                    Bir indikatörü göz ardı ettiklerinde Türkiye'nin esnek ve dinamik büyüme yapısı ve mali disiplini ile aslında birkaç kademe yukarıda not alabileceğini dile getiren Kanlı, şunları kaydetti:

                    "Ancak dış şoklara duyarlılık (vulnerability to external shocks) indikatöründe Türkiye yatırım yapılabilir seviye notunun sınırında yer alıyor. Bu da kabaca önümüzdeki bir yılda Türkiye'nin finansman gereksinimi (CAD+short term debt) ile resmi rezervlerin karşılaştırılmasından elde edilen bir gösterge... S&P'nin bu indikatörü hesaplama yöntemi diğer iki derecelendirme kuruluşuna göre daha katı ya da S&P bu indikatörde daha cimri diyelim isterseniz.

                    Bu sebeple diğer iki kredi derecelendirme kuruluşundan farklı olarak bizi, yatırım yapılabilir seviyede notun altında tutuyor. Cari açığımızın milli gelire oranı yüzde 5 ve altına inmedikçe de S&P'nin derecelendirme sisteminde bir üst basamağa çıkmamız imkansız gibi. Ancak, aşağı yönlü bir not güncellemesi için de hiçbir sebep yok. Bu nedenle, ben cuma günü S&P'den herhangi bir not değişimi beklemiyorum. Ancak, evet, bahsettiğiniz gibi, dış dengede son dönemde görülen iyileşme eğiliminin bir yansıması olarak notun durağana çevrilmesi olası diye düşünüyorum."
                    GÖRÜNÜMÜN DURAĞAN VEYA POZİTİF SEVİYEDE OLMASI GEREKİR

                    Commerzbank Gelişmekte olan Piyasalar Başekonomisti Tatha Ghose da Türkiye'nin kredi notu görünümünün durağan veya pozitif seviyede olması gerektiğini belirterek, ancak S&P'nin negatif görünümü değiştirmeyeceğini tahmin ettiğini söyledi.

                    Ghose, S&P'nin Türkiye'nin kredi notu görünümünü değiştirmemesinde yüksek enflasyon ve yavaş büyümenin etkili olabileceğini ifade etti.
                    KREDİ NOTU GÖRÜNÜMÜ NEGATİF

                    S&P, şubat ayında yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin kredi notu görünümünü "durağan"dan "negatif"e çevirmiş, kredi notunu ise "BB+" olarak korumuştu.

                    Açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bağımsızlığı ve şeffaflığı konusundaki herhangi bir kısıtlamanın ekonomi için risk teşkil edebileceği ve Türkiye'nin mali ve parasal politikalarının dış koşulların sıkılaşmasıyla ülkenin sert iniş potansiyelini gözler önüne serdiği belirtilmişti.

                    S&P, mayıs ayında yaptığı değerlendirmede de herhangi bir değişikliğe gitmeyerek, Türkiye'nin kredi notunu "BB+" olarak teyit etmiş, görünümü "negatif"te bırakmıştı.

                    Mayıs ayında yapılan açıklamada da ihracat performansındaki toparlanmaya bağlı olarak kısmi bir daralma işareti bulunsa da cari açığın halen yüksek seviyede olduğu belirtilirken, "Not görünümünü negatifte bırakmamız, 2014-2015 için yaklaşık yüzde 2,6 büyüme öngörsek de ekonomide sert bir düşüş olasılığını üçte bir olarak görmemizin bir yansıması... Bu durum mali sektörün ve kamu finansmanının performansını zayıflatarak Türkiye'nin notunu düşürmemize neden olabilir" ifadelerine yer verilmişti.
                    Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                    Yorum

                    • eren@
                      Tecrübeli
                      • 24 Nisan 2008
                      • 2344

                      #1915
                      BIST 100 endeksinde hareket yönü neresi olacak? Dr. Tuğberk ÇİTİLCİ
                      Bu sorunun cevabı için iShares MSCI Türkiye Borsa Yatırım Fonu (ETF) grafiğini inceleyeceğiz.
                      Türkiye ETF 50 (kırmızı çizgi) ve 200 (yeşil çizgi) haftalık ortalamalar arasında hareket etmeye devam ediyor.
                      Yukarı hareketler için 200 haftalık ortalama (yeşil çizgi) 55.65 kritik seviye
                      Bu seviye geçilmediği sürece düzeltme ihtimali yükselmektedir.
                      200 haftalık ortalamaya doğru hareket, BIST 100 endeksinde haftalık bazda 82700 seviyelerini hedefleyebilir!


                      BIST 100 Endeksi Haftalık Fibo Düzeltme Seviyeleri
                      BIST 100 endeksi 82700 seviyesi için Türkiye ETF 200 haftalık ortalamasına doğru hareket etmelidir!
                      iShares MSCI Türkiye Borsa Yatırım Fonu (ETF)


                      Fibo 23.6% (82700) yukarı hareketlerde kritik seviye!
                      BIST 100 hareketi için Türkiye ETF takip edilmeli!
                      Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                      Yorum

                      • sonperde33
                        Kıdemli
                        • 03 Ağustos 2011
                        • 3010

                        #1916
                        günaydın arkadaşlar,

                        iyi cumalar herkese
                        Gel dedin, geldim Abdurraman çavuş!!!

                        Yorum

                        • eren@
                          Tecrübeli
                          • 24 Nisan 2008
                          • 2344

                          #1917


                          Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                          Yorum

                          • eren@
                            Tecrübeli
                            • 24 Nisan 2008
                            • 2344

                            #1918
                            "Eldeki bir kuş, ağaçtaki beş kuştan daha değerlidir."

                            Adamdaki manşete bak ne güzelde kafiyeli olmuş


                            Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                            Yorum

                            • eren@
                              Tecrübeli
                              • 24 Nisan 2008
                              • 2344

                              #1919
                              Heuser: Kriz sonrası kredi kuruluşlarının üzerindeki siyasi baskı arttı


                              Kredi derecelendirme kuruluşları uzun süredir Türkiye’de gerek siyasetçilerin gerek piyasa oyuncularının gerek yatırımcıların ve gerekse de vatandaşın gündeminden düşmüyor.

                              Fakat kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkelerin notlarını belirleme metodolojileri, siyasi baskı altında kalıp kalmadıkları, karlılık hakkında ne kadar endişelendikleri ve verdikleri kararların ne kadar “tarafsız” olduğunu farklı bir isimle konuştuk; Anette Heuser.

                              Toplumsal özgürlük ve uluslararası anlayışı desteklemek amacıyla kurulan Almanya merkezli Bertelssman Stiftung’un Kuzey Amerika kolu olan Bertelsmann Foundation kolunun genel direktörü olan Heuser’in son girişimi kredi derecelendirme kuruluşlarına yeni bir konsept getirmek üzerine oldu.

                              Daha adil kredi notları verebilmek adına Uluslararası Kar Amacı Gütmeyen Kredi Derecelendirme Kuruluşu’nu (INCRA) kuran Heuser ile “Büyük Üç” olarak adlandırdığı Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch hakkında merak edilenleri, Türkiye’nin kendi kredi derecelendirme kuruluşunu kurup pazara girmesi ihtimalini, müşteri-esnaf ilişkisinin kredi derecelendirmede ne gibi bir rol oynadığını konuştuk.

                              Kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkelere notlarını verme yöntemlerinin ne kadar doğru olduğunu düşünüyorsunuz?

                              Burada “doğru”yu nasıl tanımladığınıza bağlı. Verilen notlar yüksek derecede sübjektif ve görüş bazlı oldukları için doğrulukları da bir ülkeyi analiz ederken kullanılan göstergelere bağlı. Eğer bu göstergeler bir ülkenin borçlarını geri ödeyebilme kapasitesi ve istekliliğini yansıtıyorsa verilen not doğru olur. Bu açıdan bakıldığında geçmişte verilen notlar çok doğru olmamış olabilir çünkü siyasi gerçekleri geniş bir açıdan dikkate almamış olabilirler. Uluslararası Kar Amacı Gütmeyen Kredi Derecelendirme Kuruluşu (INCRA) tarafından kullanılan metodoloji bir ülkenin sosyoekonomik gelişimini sistemik olarak yansıtıyor. Bu metodoloji içerisinde siyasi, ekonomik ve sosyal istikrar ile beraber bir ülkenin reform kapasitesi de bulunuyor. INCRA bir ülkenin kriz yönetimini de metodolojiye dahil ediyor.

                              Sizce kredi derecelendirme kuruluşlarının kendi içerisinde reforma ihtiyaçları var mıdır? Eğer öyleyse ne gibi reformlar?

                              Evet, kredi derecelendirme kuruluşlarının reformlara ihtiyaçları var. Finansal kriz sonrasında Atlantik’in her iki tarafında da reformlar gördük fakat bunlar yeterli değil. Notların kalite ve şeffaflığında her ne kadar bir iyileşme görüldüyse de daha fazla rekabete ihtiyaç var. Bu durum regülasyonların tek başlarına ele alamayacakları bir konu.

                              Kredi derecelendirme kuruluşları notları verirken ülkeleri birbirleriyle karşılaştırıyor mu? Örneğin Türkiye’nin büyüme oranı tek başına bakıldığında düşük fakat diğer bölgelerle karşılaştırıldığında yüksek.

                              Evet, kredi derecelendirme kuruluşları aynı zamanda karşılaştırmalı olarak ülkelerin notlarını veriyor. Fakat maalesef bu değerlendirmenin son kararlarda ne kadar etki gösterdiğini bilmiyorum.

                              Bizim INCRA örnek derecelendirmelerimizde her ülkeye birer birer bakıyoruz ve aynı zamanda karşılaştırma da yapıyoruz. INCRA göstergeleri bir ülkenin siyasi, ekonomik ve finansal gelişimiyle beraber geleneksel makroekonomik verilerin analizlerini de göz önüne alıyor. Yüksek gelirli ülkeler için INCRA’nın ileriye dönük göstergeleri makroekonomik göstergelerden daha önemli. Düşük ve orta gelirli ülkeler için makroekonomik göstergeler ileriye dönük göstergelerden daha önemli.

                              Siyasi baskının kredi derecelendirme kuruluşlarının üzerindeki etkisi sizce nedir? Şirket/müşteri ilişkisinin verilen kararlarda oynadığı rol nedir?

                              Diğer kurumsal sektörlerde olduğu gibi kredi derecelendirme kuruluşları da baskı altına girebilir. Bu durum özellikle finansal kriz sonrası geçerliydi.

                              “Büyük Üç” olarak adlandırılan (Standard & Poor’s, Moody’s ve Fitch) grubun iş modeli öncelikli olarak tahvil çıkaran kuruluşların, bunlar ülkeler de firmalar da olabilir, talep etmesi ve kendi notları için para ödemeleri. Bu model çıkar çatışmaları ve belirli bir kredi oranı için dışarıdan baskılara kapıları açıyor.

                              Kredi derecelendirme kuruluşlarının önemi ileride artacak mı? Eğer öyleyse bu kuruluşların verdikleri notların güvenilirliğini artırmaları için siz ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

                              G-20 de dahil olmak üzere küresel seviyede kredi derecelendirme kuruluşlarına bağlılığın azaltılmasına dair bir istek olduğunu görüyoruz ama bunun gerçekleşeceğine inanmıyorum. Bütün kredi derecelendirme kuruluşları kapansa bile yenileri açılır. Kredi notlarının finansal ürünler için esas bir gösterge olmalarına dair yerleşik bir ihtiyaç var ve bu ihtiyaç kredi derecelendirme kuruluşları tarafından dolduruluyor. Benim düşünceme göre gerçek ihtiyaç kredi derecelendirme kuruluşları sektörünü reform edebilecek ve gerek şeffaflığı gerekse de notların kalitesini artırabilecek seçenekleri ortaya çıkarabilmek.

                              Neden yüksek derecede etkiye sahip olan kurumların sayısı yalnızca 3?

                              Kredi derecelendirme sektörüne girmek için büyük bariyerler var. Bunlar operasyonel masraflar, kredi derecelendirme kuruluşlarıyla ilgili yasalara uyabilmek için gereken maliyetler ve piyasa tarafından kabul edilebilmeye dair zorluklar. Aynı zamanda halihazırda var olan ve birkaç kuruluştan oluşan tekeli kırmak da zor. Finansal krizden sonra gündeme gelen regülasyonlardaki artış da bu sektörde daha fazla rekabet olmasını engelleyebilir.

                              Türkiye gibi bir ülkenin kendi kredi derecelendirme kuruluşunu kurma ve uluslararası etki kazanma şansı nedir? Pazara girebilmek için ne gibi bariyerler var?

                              Türk bir kurum kendi derecelendirme şirketini kurabilir fakat “Büyük Üç”ün piyasayı domine etmesinden dolayı böyle bir kuruluşun küresel kabul görmesi zor (fakat belki de bölgesel etkiye sahip olabilir). Biz INCRA’yı uluslararası bir kuruluş olsun diye dizayn ettik çünkü uluslararası bir sorunun uluslararası bir çözüme ihtiyacı var. Buna rağmen pazara girmek isteyenler daha önce bahsettiğim bariyerleri aşmak zorundalar. Bu kolay bir iş değil.
                              Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                              Yorum

                              • eren@
                                Tecrübeli
                                • 24 Nisan 2008
                                • 2344

                                #1920
                                Borsa güne % 0,42 artışla 82 bin 854 puandan başladı




                                Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information