Cafe ELİT

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • tarık37
    Yasaklı
    • 07 Mayıs 2009
    • 9126

    #1726


    BEŞŞAR Esed'in zulmünden kaçan Suriye Türkmenlerinin kaldığı Osmaniye Merkez Cevdetiye Beldesi'ndeki mülteci kampıyla ilgili çarpıcı bir rapor ortaya çıktı. Kampta incelemelerde bulunan MHP Milletvekili Seyfettin Yılmaz, izlenimlerini rapor haline getirdi. Yılmaz, kamptaki Türkmenler’in zor koşullarda yaşadıklarını belirtti.

    Yorum

    • tarık37
      Yasaklı
      • 07 Mayıs 2009
      • 9126

      #1727


      http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...e_yandasa.html

      Yorum

      • tarık37
        Yasaklı
        • 07 Mayıs 2009
        • 9126

        #1728


        http://www.radikal.com.tr/politika/g...ismasi-1254473

        helal olsun

        Yorum

        • tarık37
          Yasaklı
          • 07 Mayıs 2009
          • 9126

          #1729
          aktolgalı_beylerbeyi Nickli Üyeden Alıntı


          Aradığınız sayfa mevcut değil veya taşınmış olabilir.

          Borsaya vergi yeniden gündemde

          Hükümet, 2008 krizinde yatırımcıları çekmek için kaldırdığı borsa vergisini yeniden getiriyor. Davutoğlu’nun açıkladığı ikinci pakete göre hisse senetlerine elde tutma sürelerine göre farklı vergiler uygulanacak.

          http://www.gazetevatan.com/borsaya-v...08631-ekonomi/

          Yorum

          • tarık37
            Yasaklı
            • 07 Mayıs 2009
            • 9126

            #1730


            Yorum

            • tarık37
              Yasaklı
              • 07 Mayıs 2009
              • 9126

              #1731


              Yorum

              • tarık37
                Yasaklı
                • 07 Mayıs 2009
                • 9126

                #1732


                Şırnak'ta hendek kazıp yol kapatan PKK'lılar polisle silahlı çatışmaya girdi.

                Yorum

                • tarık37
                  Yasaklı
                  • 07 Mayıs 2009
                  • 9126

                  #1733



                  “Silah bırakan militanlar KCK yapılanması içerisinde daha aktif bir rol alıyor”

                  Açıklamada devamla; “Çözüm sürecini kendisine fırsat bilen PKK; Bölgede köy, kasaba, şehir ve mahalle komiteleri üzerinde teşkilatlanmış, silahlı güçlerini şehir merkezlerinde halkın üzerine baskı unsuru olarak kullanmıştır. Örgütün dağ kadrosundan çözüm süreci ile birlikte sözde silah bırakmış militanları KCK yapılanması çatısı altında şehir merkezlerinde daha aktif bir şekilde rol almışlardır. Son günlerde dağdan inip eve dönüş adı altında sözde teslim olanların sayılarının 400-500 civarında bir rakama ulaşmış olması bunu ispatlamaktadır.” tespitinde bulunuldu.

                  “Kobani'nin bahane edilerek örgütün bölgede kendi otoritesini kurma provası yapıldı”

                  PKK, HDP eş Başkanı ve Abdullah Öcalan'ın çağrısı ile 6-7 Ekim kobani olaylarının çıkarıldığını ve Kobani'nin bahane edilerek örgütün bölgede kendi otoritesini kurma provası yaptığı belirtilen açıklamada, PKK'nin bölgede kendi otoritesini tesis ederken gerçek yüzünü gizlemekten geri kalmadığı ifade edildi.

                  “Devletin kamu düzenini korumadaki acziyeti halk nezdinde güven kaybına neden oldu”


                  Yorum

                  • tarık37
                    Yasaklı
                    • 07 Mayıs 2009
                    • 9126

                    #1734
                    Özerklik Oyunu ve İnfazlar

                    Kamuoyunun malumudur ki 26 Ekim 2014 tarihinde Cizre’de PKK‘nın yerli milisleri olan YDG-H tarafından Cizre’ nin Nur ve Sur mahallelerinde özerklik ilan edildi.

                    Bu konuda görüştüğümüz insanların anlattıkları düşündürücü olduğu kadar da manidardır. Hemen hemen aynı düşünce ve endişeyi paylaşan ortak şikâyetleri şöyle: “Bizler kendi evimizde veya mahallemizde esir haline geldik. İçinde evlerimizin bulunduğu sokakların girişleri hendekler kazılmış, ulaşım sağlanamıyor. Geceleri mahallelerimize korku hâkim, gün geçtikçe her yönüyle sıkıntılarımız daha da artmaktadır. Yaşama umutla bakmak bizim için fazla bir şey ifade etmiyor” gibi bir ümitsizlik hâkim. Bütün bu sıkıntılarımızı şikâyet edecek bir merci yok artık. Halkın güvenliğinden sorumlu olan devlet, artık güven vermez bir durumdadır.

                    “Seçimlerde oy verdiğimiz BDP/HDP yöneticilerinde şikâyetlerimize cevap verecek durumda olmadıkları” itirafında bulunuyorlar. Hatta ismini vermek istemeyen bir (DBP) Demokratik Bölgeler Partisi yöneticisinin; "Artık bu olup bitenlere bir anlam veremiyoruz. Bölge genelinde yapılan bu baskılardan dolayı kendi tabanımızdan çok ciddi tepkiler alıyoruz. Halk isyan etme noktasına gelmiş bizde bir şey yapamıyoruz" diye acziyetlerini dile getiriyorlar.

                    Bir diğer adres belediye. Sosyal hizmetlerimizden sorumlu belediye yöneticilerine şikâyetlerimizi götürüyoruz, verdiği cevaplar enteresan: "Biz sizlerden daha çok mağduruz. PKK’nın YDG-H milisleri belediyemize ait araçlara el koymuş artık hizmet götüremiyoruz. Belediyemizde çalışan personelin maaşının bir kısmına el konulmuş. Bu böyle devam ederse belediyenin bütün çalışan personeli iş bırakır. Bizimde artık belediye üzerinde herhangi bir fonksiyonumuz kalmamış bu gidişle istifa etmekten başka bir seçeneğimizin kalmayacağı sonucuna doğru gitmektedir. Onun için biz belediye olarak sizlerden daha çok mağdur durumdayız." Denilmektedir.

                    Özerklik ilan edilen mahallelerde görüştüğümüz bir diğer kesimde gençler. Çoğunun okul okuduğu, diğerlerinin de esnaflık yaptığı gençler; epey zor durumda olduklarını açık açık ifade ettiler. “Artık burada rahat bir şekilde okullarını okuyamayacağı veya esnaflık yapamayacağı”nı söylüyorlar. Bunun sebebi de son zamanlarda PKK’nın dağ kadrosu mahallerimizde gençleri zorla dağa götürmek için baskı uyguladığı hata bazı gençleri baskı ve silah zoruyla dağa götürüldüğü oluyor. Dağa götürülmeyen gençleri de, mahallede bulunan değişik adresteki evlerin bodrumlarında yine aynı kadrolar tarafından PKK’nın ideolojik ve silah eğitimine tabi tutuyorlar. Buna muhalif kalan gençler ya dövülüyor ya ölümle tehdit ediliyor yâda babalarından haraç alınıyor. Bu böyle devam ederse bizim için hayat çıkılmaz bir hal alır denilmektedir.

                    Görüştüğümüz şehir esnafının durumu tamamen içler acısı. Esnaf: "Artık dükkânlarımızı açamıyoruz, her gün eylem vardır diye zorla kepenk kapattırılıyor. Esnaf iflasın eşliğinde korkudan kimse sesini çıkartamıyor. En son olarak yaşadığımız bu sıkıntılarımızı, ticaret ve sanayi odası başkanına götürdük. Onlarda bu şikâyetlerimizi HDP eş genel başkanı Selahaddin Demirtaş ile görüştüler. Oda başkanının Demirtaş'tan aldıkları cevap enteresan. HDP eş genel başkanı Selahadin Demirtaş: "Bizde bölgede kapatılan kepenklere bir anlam veremiyoruz. Bunu kim yapıyor? Ne için yapıyor? Neden önüne geçilemiyor?" diye çaresizliğini ve onu aşan bir durum olduğunu itiraf ediyor. Tabi bizi teselli etmek için; "Kandil-Ankara-İmralı hattında bir sıkıntının olmadığını, tam aksine olumlu gelişmelerin yaşandığını, mahallelerde ve merkezlerde reşit olmayan çocukların sürece zarar vermek istediğini" söyledi. Son olarak Demirtaş: "Ama yine de sizin bu şikâyet ve önerinizi İmralı’ya götüreceğiz!" dedi. Tabi bunu söylerken kendisi ikna olmadığı halde, bizi ikna etmeye çalıştı..!

                    Yorum

                    • eren@
                      Tecrübeli
                      • 24 Nisan 2008
                      • 2344

                      #1735
                      ' Hollanda 100 milyar, Türkiye 18 milyar dolar'

                      CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Konya'dan küçük Hollanda'nın Türkiye'den fazla tarım ihracatı yapmasına dikkat çekti.

                      Dünya Kooperatifçilik Günü kutlaması ve fidan dağıtımı töreninde konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin tarım politikalarını eleştirdi.

                      Türkiye'nin potansiyelini değerlendiremediğini belirten CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü: "Bundan 15-20 gün önce Ankara'da bir tarım kurultayı yaptık. Tarımın sorunlarını masaya yatırdık. Türkiye dünyanın en güzel ülkelerinden bir tanesi. En bereketli ülkelerinden birisi. Taşı sıksanız suyunu çıkaran gençlerimiz var. Her şeyimiz var neden kaybediyoruz asıl soru bu. Başkan, Hollanda örneğini verdi en çarpıcı rakamlarını veriyim. Hollanda, Konya'dan küçük yıllık tarım ürünü ihracatı Hollanda'nın 100 milyar dolardan fazla. Peki Türkiye, Türkiye'nin tarım ürünü ihracatı 18 milyar lira. 100 milyar lira 18 milyar lira. 100 milyar liralık tarım ihracatı yapan Konya'dan küçük. Devasa Türkiye onun onda biri kadar tarım ihracatı yapıyor neden. Neyimiz eksik söyleyim size başkan dediki bir politika yok dedi bir tarım politikası yok dedi. Özür dileyerek şunu söyleyim bunların bir politikası var malı götürme politikası bundan emin olun. Biz önce halk kazanacak diyoruz" dedi.

                      Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı da eleştiren CHP Lideri, "Biz saraylar da değil halkın içinde olmak onların parçası olmak istiyoruz halka tepeden bakan değil halkın sorunlarını çözen iktidar olmak istiyoruz" dedi.

                      "Sorun çözen değil sorun üreten iktidar var diyorsanız yönümüzü değiştireceğiz" diye seslenen Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: "Geleceğe bakacağız umutla bakacağız. Hepimize görevler düşüyor bana da seçmen olarak size de düşüyor ülkemizi çocuklarımızı düşüneceğiz hepimizin huzur bulacağı bir Türkiye inşa edeceğiz."
                      Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                      Yorum

                      • tarık37
                        Yasaklı
                        • 07 Mayıs 2009
                        • 9126

                        #1736


                        http://www.gazetevatan.com/500-milyo...09499-ekonomi/

                        Yorum

                        • tarık37
                          Yasaklı
                          • 07 Mayıs 2009
                          • 9126

                          #1737


                          Yorum

                          • tarık37
                            Yasaklı
                            • 07 Mayıs 2009
                            • 9126

                            #1738


                            Yorum

                            • tarık37
                              Yasaklı
                              • 07 Mayıs 2009
                              • 9126

                              #1739
                              Haram_Zede Nickli Üyeden Alıntı


                              Milliyet'ten Mithat Yurdakul'un haberine göre; Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ), çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da olan yaklaşık 150 bin elektrik abonesiyle helalleşmeye çalışıyor.

                              Helalleşmek istenen borç, faizini katmadan 3.2 milyar TL... Faizi hesaplanırsa 12 milyar TL'yi buluyor. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, İstanbul'daki Marmaray'ın maliyeti 8 milyar TL, 3. köprü maliyeti ise 4.5 milyar TL.

                              MIKNATIS BAĞLANIP SOMYA KIZARTILIYOR

                              Kaçak elektrik tüketimi için birçok farklı metod kullanılıyor:

                              - Genelde elektrik hatlarına kanca atılarak elektrik konuta çekiliyor.
                              - Bazen trafolardan çekilen kaçak hat, amatör yeraltı kablolarıyla dağıtılıyor.
                              - Metal somyaya kaçak elektrik verip kızarmasını sağlayan veya tuğlanın etrafına tel sarıp sobaya çevirenler var.
                              - Bazıları mıknatısla elektrik saatinin metal kadranını yavaşlatıyor.
                              - Elektronik sayaca virütik yazılımla müdahale eden ve uzaktan kumandayla
                              yönetenler var.
                              - Kırsalda elektrik sayaçları yatak odalarına alınıyor. Denetim memuru evin hanımı yalnızsa tepki görme korkusuyla yatak odasına giremiyor. Buna karşı yeni yeni kadın kontrol memuru istihdam ediliyor.

                              KIZILTEPE'DE KAÇAK YÜZDE 95'İ BULDU

                              Geçen yıl Türkiye'de 240 milyar kilovat saat elektrik üretildi. Bunun yüzde 7'si kayıp, yüzde 7'si ise kaçak.

                              Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Batman ve Şırnak'ı kapsayan Dicle Bölgesi yüzde 78'e varan kaçakla ilk sırada. Mardin'e bağlı Kızıltepe yüzde 95 kaçak elektrikle dikkat çekiyor. Dicle Bölgesi'ni yüzde 65 kaçak ile Van, Bitlis, muş ve Hakkari'yi kapsayan Van Gölü Bölgesi izliyor.

                              http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2014...sme-kampanyasi


                              HIRSIZIN KULLANDIĞI DÜRÜST VATANDAŞTAN TAHSİL EDİLEMEZ

                              Elektrik dağıtım şirketleri, abone grubuna göre değişmekle birlikte (konut, sanayi, ticarethane, resmi daire gibi) faturanın yaklaşık yüzde 14'ünü 'kayıp-kaçak bedeli' olarak tahsil ediyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararına, "Elektriğin kaybı sırasında ve başka kişiler tarafından hırsızlanmak şartıyla kayıp-kaçak bedelinin abonelerden alınması, şeffaf hesap verilebilirlik, hukuk ve adalet devleti ile bağdaşmaz. Haksız şart teşkil eder. Hırsızlıkları önlemek, devletin en öncelikli görevidir. Hırsızın kullandığı kaçak enerji dürüst vatandaştan tahsil edilemez." görüşünü gerekçe gösterdi.

                              Yorum

                              • tarık37
                                Yasaklı
                                • 07 Mayıs 2009
                                • 9126

                                #1740


                                Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı ASAL tarafından Bakan İsmet Yılmaz’a verilen bedelli raporunda Diyarbakır’dan 3 bin 200 başvuru olduğu belirtilip üzerine “çok dikkat çekici durum” notu yazıldığını iddia etti.

                                "Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı ASAL, bedelli askerliğe başvurulara “çok dikkat çekici durum” notu düştü...Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, hafta sonu kamuoyunu bilgilendirirken bedelli askerliğe müracaat sayısını 21 bin civarı olarak açıkladı. Ancak, İsmet Yılmaz’ın açıklamadığı önemli bir gerçek daha vardı. ASAL, illere göre bedelli askerliğe müracaat sayılarını da çıkarmıştı. Yılmaz’a verilen raporda Diyarbakır’dan 3 bin 200 başvuru olduğu belirtilip üzerine “çok dikkat çekici durum” notu yazıldı. Gerçekten çok dikkat çekici olan bu durumu da Bakan Yılmaz herhalde çözüm sürecine zeval gelmesin diye duyurmadı."

                                Takan’ın bu iddiası bedeli askerlik başvurularına hangi ilden, kaç kişinin müracaat ettiği sorusunu beraberinde getirdi.Milli Savunma Bakanlı'ğın bedelli başvurularının illere göre dağılımını açıklayıp-açıklamayacağı ise merak konusu oldu

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information