Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Ankara kulisleri son günlerde “Ziraat Bankası’nın Bank Asya katılım bankasını satın alacağı” yönündeki kulislerle çalkalanıyor. Görüştüğümüz Banka yöneticileri böyle bir girişim ‘resmen’ olmadığını söylediler ama böyle bir ihtimali de yalanlamadılar. Yani; Ziraat Bankası Bank Asya ile ilgileniyor.
Bank Asya’nın mevcut sermaye yapısının değişmesini hükümet, özellikle de Başbakan Erdoğan mutlaka istiyor. Bu amaç doğrultusunda Bank Asya’nın Ziraat Bankası tarafından satın alınmasını sağlama yönünde çalışmalar var.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, üç kamu bankasının katılım bankası kurma çalışmaları kapsamında, Ziraat Bankası'nın Bank Asya ile satın alma görüşmelerine başladığını belirtti.
“Ziraat Bankası Bank Asya ile görüşmelere başladı, henüz görüşmeler neticelenmedi ama neticelenirse bizim arzu ettiğimiz bir şey oluşur.
Ziraat Bankası, Bank Asya’yı alırsa böylece kamunun bir katılım bankası olmuş olur, biz bunu arzu ediyoruz” dedi.
"YURTİÇİ YATIRIMCILARLA DA GÖRÜŞMEK İÇİN FESHETTİK"
Bankadan KAP'a yapılan açıklamada şöyle denildi:
Gelinen aşamada, yurtiçi yatırımcılarla da ortaklık görüşmelerinde bulunulabilmesi ve resmi teklif alınabilmesini teminen, QIB ile Bankamız arasında bulunan münhasırlık anlaşması 08.08.2014 tarihi itibariyle feshedilmiştir.
“Türk Gladyosu” olarak tanımlanan Ergenekon davasında örgütlenmenin amacını, sanıkların “Kubilay olmaya hazırız” cümlesinde özetlemek mümkün. Bursa’dan da Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü Mustafa Yurtkuran ve Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz ile 15 kişi daha çeşitli suçlardan yargılanan isimler arasında.
“Türk Gladyosu” olarak tanımlanan “Ergenekon yapılanması”nınBülent Ecevit, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetlerine karşı darbe planı içerisinde olduğu ifade edildi.
Rektörlüğünü yaptığım Uludağ Üniversitesi’nde mitinge katılım için bir organizasyon yapılmadı. Ancak kişisel katılımlar olmuştur. Benim bildiğim kadarıyla bu yürüyüşü Ankara Üniversitesi Rektörü Nusret Aras ile Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ertuğrul Kazancı organize etmişlerdir.
“ATATÜRK MATATÜRK” İFADESİNİ NEDEN KULLANDI?
ADD’ nin partiler üstü bir sivil toplum örgütü 08.09.2008 tarihinde saat:13.29 sıralarında Levent Geçelli ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde “Gerekçe yok anladığım kadarı ile bu Atatürk matatürk işlerinde böyle Ak partinin fazla dikatini çekmek istemiyorum” şeklindeki sözlerimde Matatürk ifadesi sürçü lisandır.
MUSTAFA YURTKURAN MASON MUYDU? İkametinde yapılan aramada, Adına düzenlenmiş olan;“Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası üye Kartı, ( No: 91/128)”
şeklinde ibare bulunan üye kartı ile ilgili olarak; Ben rektör seçilene kadar adı geçen derneğin üyesiydim.
Uludağ Üniversitesi öğretim elemanlarından Nilüfer İnceman Akgün, Erkan Şenşekerci ve Mustafa Yurtkuran’ın rektörlüğünde yüksek lisansı dahi olmadan okutman olarak üniversiteye alınan Hayrettin Şahin, U. Ü. öğretim elemanı Dr. Mine Akkuş’un açtığı intihal davasından çıkacak son kararı bekliyor. Hukuk Mahkemesi’nde Akkuş’un eserinden çalıntı yapıldığına hükmedilerek, davalıların tazminat ödemesine karar verilmişti.
Uludağ Üniversitesinde Rektör Kamil Dilek’in yarattığı hayal kırıklığı devam ediyor. Eski Rektör Mustafa Yurtkuran’a yakın isimleri terfi ettirmesi,“Nutuk Dersi”ni ısrarla müfredattan kaldırmayışı nedeniyle Dilek, “Yurtkuran’ın kötü bir kopyası” olarak tanımlanıyor ve Uludağ Üniversitesini ulusalcıların arka bahçesi yaptığı konuşuluyor. Kamil Dilek’in son olarak da Akademik Kurul Toplantısı’nı seçim kampanyasına dönüştürmesi tepkileri çekti.
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’in dönemi, Ergenekon davasından hüküm giyen eski Rektör Mustafa Yurtkuran’a yakın isimleri önemli görevlere getirdiği iddia edilerek “II.Yurtkuran Dönemi” olarak adlandırılıyor. Ayrıca Rektör Dilek, yine Yurtkuran’ın müfredata dahil ettiği “Nutuk” dersinin tüm bölümler için zorunlu olarak okutulmasında ısrar ediyor.
ÇAPULCUYA TESLİM OLDU
Rektör Dilek, Hukuk Fakültesi mezuniyet törenine ‘#diren’ yazan tişörtle katılan Yrd. Doç. Dr. Timuçin Köprülü ve sınav kağıdına barkod uygulaması ile “heryertaksimheryerdireniş” sloganını iliştiren Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Abacı’ya destek olarak da tavrını ortaya koydu. Dilek, başlattığı disiplin soruşturması ile Köprülü ve Abacı hakkında yasal işlem yapılmasının önünü kapatmış oldu.
BOŞA GEÇEN YATIRIMSIZ YILLAR
Rektör Kamil Dilek dönemindeki ilgisizlik ve yetersizlikten Üniversite Hastanesi de nasibini aldı. Özellikle yoğun bakım ünitesi ve poliklinikler başta olmak üzere ilave yatırımlar yapılmadığından hastanede hiçbir iyileştirme gerçekleştirilemedi. Hastanenin fiziki donanımı hasta sayısına oranla yetersiz kalırken hijyenik koşulların da sağlık kurumuna yakışmayacak vaziyette olduğu görülüyor.
Türkiye’de sadece Uludağ Üniversitesi’nde okutulan ve başka bir örneği daha bulunmayan Nutuk dersiyle ilgili haberleri daha önce sütunlarımıza taşımış ve bu dersi vermekte zorluk çeken yabancı öğrencilerin durumunu haberleştirmiştik. Ergenekon davasında müebbet istemiyle yargılanan ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Mustafa Yurtkuran’ın rektörlüğü döneminde müfredata dahil edilen ve Atatürk İlke ve İnkılapları dersinin yanı sıra zorunlu olarak okutulan Nutuk dersi özellikle Uludağ Üniversitesi’nde okuyan yabancı öğrencilerin çilesi olamaya devam ediyor.
YÖK’ÜN DEKAN OLARAK ONAYLAMADIĞI İSMİ VEKİL OLARAK ATADI
MUHAFAZAKÂRLARA SUS PAYI
Rektör Dilek hakkında öne sürülen iddialar bununla sınırlı değil. Bu iddialardan bir diğeri ise Rektör Dilek’in üniversite içinde yapılan haksız görevlendirmelere itiraz eden muhafazakâr gruba sus payı olarak küçük görevler verdiği şeklinde dile getiriliyor.
ÜNİVERSİTE HASTANESİ’NİN DURUMU İÇLER ACISI
Üniversitenin Tıp Fakültesi Hastanesi’yle alakalı oldukça çarpıcı iddialar dillendiriliyor. Özellikle yoğun bakım ünitesi, acil birimi, poliklinikler ve kliniklerin durumunun içler acısı bir halde olduğu ve Üniversite hastanesinin hijyen koşullarına uygun olmadığı, fiziki şartlarının iyileştirilmediği ileri sürülüyor. Dikkat çekici iddialardan bir diğeri de Tıp Fakültesi hocaları hakkında. Tıp Fakültesindeki hocaların kişisel olarak tahakkümünün devam ettiği ve hocaların muayenehanesine uğramayan hastaların Üniversite hastanesinde tedavi imkanı bulamadıkları öne sürülüyor.
102100 değer ile güne başlayan VOİB 102425 %0.32 artıda
NU grafikdeki bütün zaman dilimlerinde had safhada ,karlı pozisyonların yavaş yavaş kapatılıp ,MART ayından beri soluksuz yükselen borsanın düzeltmesini beklemek bir strateji olabilir
Nasılsa kardayız deyip ,filmin sonunu beklemek de bir stratejidir
Hiç kara geçmedik ki..biz ne yapalım diyenler olabilir ...öyle bir stratejiyi de ben bilmiyorum
Arkadaş ... tam bir hafta önce yani 04.08.2012 sabahında mutaala etmişmiyiz
Eh etmişiz da
Bu nassı bi düzeltme diye sorgulaması mı olur yawf
Yorum