not defteri/dünya piyasaları

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #31
    izlanda

    İzlanda'da banka borcu krizi

    İzlanda Hükümeti geçen yıl kamulaştırdığı bankalar için ayırdığı kaynağı halka soracak. Halkın yoğun protestosuyla karşılaşan İzlanda Başkbakanı konuyu referanduma götürme kararı aldı.

    Banka batıkları Avrupa halkının tepkilerine neden oluyor. İzlanda Hükümeti ise gelenh yoğun tepkilere karşı referandum silahını çekti. Hükümet halkın tepkisini hafifletmek için referanduma gitme kararı aldı. İzlanda Hükümeti kriz nedeniyle kamulastırdığı Landsbank İngiltere ve Hollanda'nın dış borcunu ödeme konusunda direniyor. Borç miktarı ise 5 milyar dolar (Yaklaşık 3.1 milyar sterlin).

    İzlanda Basbakanı Olafur Ragnar Grımsson halkın "ödeme yapma" protestosunu göz önünde bulundurarak refenduma gitmeye karar verdi. İzlanda Hükümeti 2008'de halkın mevduatlarındaki parayı kurtamak ve bankanın batmasını önlemek için komulastırma kararı almıştı.

    -finansgündem / 06 Ocak
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #32
      Dolarda düşüş sürer mi?

      Dolar, küresel ekonomik iyileşmenin hız kazandığına yönelik beklentilerin artmasıyla emtia zengini ülkelerin para birimleri ve euro karşısında değer kaybetti.

      Wall Street Journal gazetesinde yer alan bir haber analizde, Çin’in Aralık ayı ihracat rakamlarının beklenenin üzerinde geldiği ve bu gelişmenin küresel ticaretin rayına oturduğuna yönelik beklentileri artırıp, euro ve diğer getirisi yüksek para birimlerinin değerini bir gecede yükselttiğine dikkat çekildi.

      Dolar son dört haftadır euro ve yen karşısında değer kaybediyor. Aralık ayı istihdam rakamlarının hayal kırıklığı yaratması, doların düşüşüne katkıda bulunurken, ABD Merkez Bankası’nın (Fed), faiz oranlarını beklenenden daha kısa süre içinde yükselteceği yönündeki ümitleri suya düşürdü.

      Haber analizde yorumlarına yer verilen, Chicago merkezli aracılık kurumu PFGBEST’in para piyasaları araştırmacısı Paul Kavanaugh, “Dünya genelinde yatırımcılar yeniden riskli yatırımlara yönelmeye başladı” dedi ve ekledi: “Fed gevşek para politikalarını devam ettirdikçe, yatırımcılar ellerindeki doları satacaktır.”

      RİSK FAKTÖRÜ

      Londra merkezli araştırma şirketi Calyon’un analistlerinden Stuart Bennett ise, “döviz piyasasında riski gören yatırımcılar, getirisi diğer para birimleri kadar yüksek olmayan doları ellerinden çıkarıyor” diye konuştu.

      Doların sadece, ABD’nin Kasım ayı istihdam rakamlarının yüksek gelmesinden sonra bir ralli yaşadığına dikkat çekilen analizde, faiz oranlarının sıfıra yakın seviyelerde tutulmasının, euro ve diğer para birimlerinin dolar karşısında yükselmesine neden olduğunun altı çizildi.

      Toronto merkezli finansal araştırmalar şirketi Scotia Capital’ın analistlerinden Sacha Tihanyi, Çin’in artan ihracat oranının küresel ticaretin sağlığı açısından önemli bir işaret olarak kabul edilebileceğini söyledi ve artan oranın sevindirici bir gelişme olduğunu dile getirdi.

      DÜŞÜŞ DEVAM EDEBİLİR

      Çin’de olumlu gelişmeler yaşanırken, ABD istihdam verilerinin hayal kırıklığı yaratması, doların değer kaybetmesine neden oldu.

      Dünyanın lider bankalarından BNP Paribas'nın analisti Sebastien Galy, ABD istihdam rakamlarının, risk algısından çok, dolardaki hareketlenmenin habercisi olduğuna dikkat çekti.

      Ekonomistler aynı zamanda Fed’in düşük faiz politikasına devam etmesinin, doların yatırımcıların düşük faizli para birimlerinde borçlanıp, getirisi yüksek döviz kurları üzerinden riskli yatırımlar gerçekleştirdiği carry trade işlemlerinde, kullanılmaya devam edeceğine işaret ettiğinin de altını çiziyor. Öte yandan Fed’in kısa bir süre içinde faiz oranlarını yükseltmesi de beklenmiyor.

      Bütün bunlara ek olarak, Hugo Chavez’in ülkenin para birimi bolivarın değerini düşürmesinin ardından, bolivar dolar karşısında büyük bir düşüş yaşadı.

      13 Ocak, 2010 Çarşamba
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #33
        BORSALAR.çin, yunanistan ve avrupa

        Çin dünyayı salladı İMKB’yi IMF korudu

        Çin’in likiditeyi kısması borsaları vurdu. İMKB, IMF beklentisiyle tutundu. Erdoğan’ın ‘Sona geldik, olursa olur’ sözü ‘başa mı döndük’ korkusu yarattı
        13 Ocak, 2010 Çarşamba Çin’in zorunlu karşılıkları artırarak likiditeyi beklenenden önce kısması piyasaları vurdu. Kararın etkisiyle Avrupa borsalarında kayaşanan kayıplar yüzde 1.5’ları buldu. Çin bankaların zorunlu olarak tutmak zorunda oldukları mevduatların oranını 0.5 puan yükselterek para politikasını sıkılaştırdı.
        Piyasalardaki sert satışta, Avrupa’da açıklanan perakende satış rakamları ve ABD’li alüminyum devi Alcoa’nın hisse başına 28 sent zarar açıklaması da etkili oldu. Alcoa’nın kötü bilançosu emtialarda dair olumsuz bir sinyal olarak algılandı ve dünyada yaşanan büyümenin beklentilerin altında kalabiliceği endişesi de yarattı. Gelişmelerin etkisiyle ABD borsaları da güne satışlarla başladı.

        Dolar da yükseldi
        Çin’in dün aldığı karar doların euro karşısında değerlenmesine yol açtı. Önceki gün 1.4557 ile son haftaların zirvesinde bulunan euro dolar kuru 1.45 seviyesinin altına geriledi.

        Rehn konuştu

        Dün en çok düşen borsa ise Yunanistan borsası oldu. AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in Yunanistan için, “Sorun ciddi ve euroyu etkileyebilir” sözleri ülkenin hala soru işareti olmaya devam ettiğini gösterdi. Euro bölgesinden çıkmak zorunda kalabileceğine dair yorumların dahi yapıldığı Yunanistan’ın borsasında dün yaşanan kayıp yüzde 4.98’i buldu.
        Yunanistan’daki hızlı düşüşte AB’nin istatistik birimi Eurostat’ın Yunanistan revize ettiği bütçe açığı tahminini teyit etmeyi red etmesi de etkili oldu. Bu durum bütçe açığının Yunanastan’da öngörülenin de üzerine çıkacağı korkusu yarattı.
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #34
          yunanistan

          Türkiye, Yunanistan için ekonomik tehdit

          AVRUPA Birliği (AB) üyesi Yunanistan’ın iflas riski Türkiye ile eşit duruma geldi. Kathimerini gazetesi, iki ülkenin 5 yıllık tahvillerinin “credit default swaps” (CDS) olasılıklarını inceledi ve 1974’den sonra uzun yıllar iflas riski sıfır olan Yunanistan’ın 2009 Aralık’ında Türkiye ile aynı risk oranı taşıdığını belirtti.

          İki ülkenin ekonomik rakamlarını, kıyaslayan gazete “Yunanistan’ın kredi itibarı sürekli azalırken, Türkiye’nin artıyor. Para piyasalarının Türkiye’ye güveni sürekli çoğalıyor” dedi. Türkiye’nin Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika’daki açılımlarından övgü ile bahseden Kathimerini “Yunanistan’a Doğu’dan gelen tehlike (yıllardır savunma doktrininin esası idi) artık ekonomik” ifadesini kullandı. Gazete, Türk ekonomisinin birkaç yıl önce imkansız sayılan şeyleri başardığını ve “birkaç yıl önce umudunu IMF’nin ağzından çıkacak bir kelimeye bağlayan Türkiye’nin bugün IMF’ye şartlar koşan ülke haline geldiğini” vurguladı.

          -18 Ocak, 2010 Pazartesi
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #35
            arjantin

            Arjantin’de Merkez Bankası krizi büyüyor

            Geçen hafta, Arjantin Devlet Başkanı Christina Fernandez de Kirchner ile görevden aldığı Merkez Bankası Başkanı Martin Redrado arasında başlayan tartışma, yatırımcıların Arjantin hisse senedi piyasasından uzaklaşmasına neden oluyor.

            Arjantin borsası özellikle uluslararası kreditörlerle ülkenin imajını yeniden inşa etmeye yönelik hükümet harcamaları sayesinde son dönemde ciddi yükseliş kaydetti. Borsa, 2009’un ikinci yarısındaki başarısının hızını arttırarak yeni yıla rekor yüksek seviyelerde başlangıç yaptı. Ancak Kirchner’in geçen hafta Redrado’dan borç servisi ödemeleri ve döviz rezervleri ile ilgili anlaşmazlıklar nedeniyle istifa etmesini istemesi hisselerin gücünü kaybetmesine yol açtı. Arjantin’in 2010’da 13 milyar dolar borç ödemesi yapması gerekiyor. ABD, Arjantin Merkez Bankası’nın ABD’deki rezervi 1.7 milyon doları dondurdu. ABD’nin ambargosu olarak yorumlanan bu duruma neden olarak, Kirchner’in devlet borçlarını bu rezervden ödemek istemesi gösterildi.
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #36
              macaristan

              Macaristan'ın borcu 100 milyar doları aştı

              Macaristan'ın önemli ekonomi gazetelerinden biri olan Vilag Gazdasag'da yayımlanan haberde, 10 milyon nüfusu olan ülkenin 2009 yılında borcunun yaklaşık yüzde 80 artışla 100 milyar doları aştığı yazıldı

              Macaristan devletinin borcu 1 trilyon 900 milyar forint (yaklaşık 100 milyar dolar) olduğu açıklandı. Haberde, ülkenin 2009 yılındaki forint borcunun azaldığı, ancak döviz borcunun ise önemli miktarda yükseldiği belirtildi.

              Macar ekonomistler, Macaristan'da önümüzdeki Nisan ayında yapılacak genel seçimlerde kurulacak olan yeni hükümetin yüksek borç nedeni ile zor durumda olacağı, borçlanmanın 2010 yılında da yükselebileceği yorumunda bulunuyorlar.
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #37
                Dünya Ekonomik Forumu kriz uyarısı yaptı

                Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı son raporda, varlık balonundan dolayı yeni bir küresel kriz yaşanabileceği ve krizin maliyetinin 1 trilyon dolar olacağı öngörüldü.

                Dünya Ekonomik Forumu, yatırımcıların kendilerini 2008-2009 yılları arasında yaşanan mali krizin ikinci ayağına hazırlaması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.

                Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan haberde, forumun yatırımcılar tarafından takip edilen Küresel Riskler Raporu değerlendirildi. Raporda yatırımcıların kendilerini yeni bir krize hazırlaması gerektiği vurgulanırken krizin ülkelerin borçlarını ödeyememelerinden ya da hükümetlerin ekonomiye sağladıkları desteğin aniden çekilmesinden kaynaklanacağına işaret edildi.

                Çin ekonomisinin tedirginlik yaratacak boyutta büyüdüğüne dikkat çekilen raporda, bu durumun dünya ekonomisinin sağlam bir şekilde iyileşmesini engellediğine dikkat çekildi.

                Citigroup, Marsh & McLennan, Swiss Re, Wharton İşletme Okulu Risk Merkezi ve Zurich Finansal Hizmetleri’nin ortak çalışmalarıyla hazırlanan raporda, 2008-2009 yıllarında yaşanan ekonomik krizin, dünyanın önde gelen ekonomilerini, daha büyük sorunlar karşısında savunmasız hale getirdiği belirtildi.

                Davos’ta 27 Ocak’ta başlayan yıllık Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, Bill Gates, Bill Clinton ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy gibi ekonomi ve politika dünyasından önemli isimler katılacak.

                ÜLKE BORCU KRİZİ

                Dünyanın önde gelen ekonomilerinin karşı karşıya kalacağı riskleri sıralayan Küresel Riskler Raporu’nda, çok yüksek bir ihtimalle ülke borçlarından kaynaklanan bir kriz yaşanacağı ileri sürüldü.

                Bazı ülkelerin, İngiltere ve ABD dünyanın büyük ekonomilerinin, mali kriz sürecindeki sorunları çözmek için altından kalkamayacakları maliyetlerin altına girmesinin krizi tetiklediğine dikkat çekildi.

                Dünya Ekonomik Forumu yetkilisi Robert Greenhill, raporla ilgili açıklamasında “ABD ve İngiltere, yaptıkları harcamalar yüzünden en fazla borç yükü altına girecek ülkelerin başını çekiyor. Borçlarını ödeyememeleri söz konusu olmayabilir ancak bu sorun iki ülkenin de ekonomisinde sarsıcı etkiler yaratacak” dedi.

                Yükselen varlık fiyatlarının düşme riskinin altını çizen rapor, bu durumun dünya genelindeki ekonomik iyileşmeye etki edeceğine dikkat çekti. Bununla birlikte, raporda Çin’in gayrimenkul sektöründeki temelsiz canlılığın, yatırımcıların ülkenin kaderinin 1990’lı yıllardaki Japonya’ya benzemesinden korkmalarına neden olduğu ifade edildi.

                Rapora göre, yatırımcıları telaşlandıran bir diğer gelişme de İngiltere ve diğer büyük ekonomilerinin yavaş yavaş bir enerji krizine sürüklenmesi. Raporda ülkelerin alt yapılarına yeterince yatırım yapmamış olmasının krize neden olabileceğinin altı çizildi.

                Yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman’nın CEO’su John Drzik, bu ülkelerin hem ulaşım hem de enerji alt yapılarına yeteri kadar yatırım yapmadığını belirtti.
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #38
                  Gözler 192 şirketin bilançosunda...

                  ABD'li şirketlerin bilançoları piyasanın ateşini yükseltecek

                  HERKESİN gözü ABD şirketlerinin 2009 son çeyrek bilançolarında. 192 şirketin açıklayacağı rakamlar, borsaların yönünü çizecek ABD şirketleri 2009'un son çeyrek bilançolarını açıklamaya bu haftada devam edecek. Hafta içerisinde açıklanacak 192 şirketin finansal sonuçları merakla bekleniyor. Bu şirketlerden 5'i Dow Jones 30 endeksine, 57'si ise S&P 500 endeksine dahil olduğu için önemleri bir kat daha artıyor. Önceki bilanço sezonlarında piyasalarda oynaklığın yükselmiş, ama beklentilerin üzerinde gelen kâr rakamları sayesinde piyasalar coşku ile yükselmişti. Uzmanlar yılın son çeyreğinde kârlarının yine beklentilerin üzerinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Bazı bankaların ise hisse başına zarar ettirmeye devam edeceği öngörülüyor.

                  FIRTINA SALI GELİYOR
                  Haftanın ilk önemli rakamları Salı günü açıklanacak olan Citigroup ve IBM'den gelecek. Citigruop'un hisse başına 0.33 dolar zarar açıklayacağı öngörülüyor. Bankanın 2008 son çeyrekteki zararı hisse başına 2.44 dolar olmuştu. IBM'in karlılığını artırarak hisse başına 3.47 dolar kar açıklayacağı tahmin ediliyor. Haftanın diğer bilançoları ise şunlar olacak: Çarşamba günü Bank of America, e-Bay, Starbucks ve Wells Fargo, Perşembe günü American Express, Google, Cuma günü General Electric.

                  18 Ocak, 2010 Pazartesi
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #39
                    Dünya tir tir titriyor

                    Yunanistan’ın yaşadığı borç krizinin başta Portekiz, İspanya ve İtalya olmak üzere Avrupa bölgesine yayılma endişesi dünya piyasalarını çalkalıyor.
                    06 Şubat 2010 Cumartesi Düşüşler ABD’den Asya’ya kadar uzandı...Avrupa’da yaşanan ekonomik sıkıntıların ardından gelen ABD iş piyasası verileri moral bozdu. Türkiye de olumsuz havadan etkilendi. Borsada düşüş sürdü, dolardaki yükseliş devam etti

                    AVRUPA


                    DÜŞÜŞ HIZ KESMEDİ

                    Perşembe günü Avrupa bölgesinden gelen olumsuz haberlerin ardından düşen dünya borsalarında cuma günü de
                    kayıplar devam etti. Avrupa’da borç krizinin yayılma endişeleri artıyor. ABD?ve Asya’dan moral bozan rakamlar geliyor

                    Yunanistan kopabilir İspanya karışıyor
                    Dünya piyasaları Yunanistan, Portekiz ve İspanya’nın yaşadığı borç krizi nedeniyle zor günler geçiriyor. Bu sorunların üzerine dün ABD iş piyasasından gelen moral bozucu rakamlar ve Portekiz’de muhalefetin azınlık hükümetinin kemer sıkma girişimini engellemesi de eklenince dünya piyasalarında hisse senetleri son 3 ayın en düşük seviyelerine geriledi, dolar euro karşısında mayıstan bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
                    Avrupa Komisyonu’nun Yunanistan’ın maliye politikalarını yakın izlemeye alması, Portekiz’in bono ihracını kısması ve İspanya’nın önümüzdeki üç yıla ait bütçe açığı rakamlarının tahminlerin üzerinde kalması, ABD’de beklenenin üzerinde gelen işsizlik başvuruları ile birleşince dünya borsalarında yaşanan sert düşüş dün de sürdü.
                    Asya’nın ardından Avrupa borsalarındaki kayıplar yüzde 2’yi aşarken, Dow Jones endeksi, direnç seviyesi olan 10 bin puanın altını gördü.

                    Parite 1.36’ya geriledi
                    Yunanistan, Portekiz ve İspanya devlet tahvillerini temerrüde karşı sigortalamanın bedeli rekor seviyelere yükseldi. ABD’de tarım dışı istihdam rakamının 5 bin azalması beklenirken 20 bin azaldığı yönündeki açıklamayla borsalardaki satışlar arttı.
                    Piyasalardaki risk iştahının azalmasıyla yatırımcılar dolara yöneldi. Dolar, euro karşısında 9 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Euro/dolar paritesi 1.36’ya geriledi. Euro/dolar paritesinin 1.33’lü seviyeleri görebileceği dile getiriliyor. Doların değer kaybıyla altın fiyatları da 1.060 dolara indi.
                    Avrupa Birliği yetkilileri dün 16 ülkenin dahil olduğu Euro Bölgesi’yle ilgili piyasalara güven aşılamaya çalıştı. Avrupa Merkez Bankası yöneticilerinden Ewald Nowotny, Euro Bölgesi’nin dağılacağı söylentilerinin ‘absürd’ olduğunu söylerken Yunan Başbakanı Yorgo Papandreu ise kemer sıkma politikalarını harfiyen uygulayacaklarını açıkladı.

                    Yunanistan’da haberler kötü
                    Reuters Haber Ajansı ise analistlerin Yunanistan’ın euro bölgesinden atılabileceği ihtimalini artık göz ardı etmediğini ancak bir üye ayrılsa bile para birliğinin ayakta kalacağına inandıklarını yazdı. Analistler ayrıca piyasada cevaplanamayan sorunun, eğer Yunanistan ve Portekiz’i desteklemek için gereken fonların piyasadan sağlanamaması halinde nasıl bulunacağı olduğunu söylüyor.
                    Portekiz’de muhalefet partileri hükümetin kamu harcamalarını kısma planını engelleyerek Avrupa’nın endişelerini artırdı. Muhalefet partilerinin çoğunluğu oluşturduğu parlamentoda, muhalefet, Sosyalist azınlık hükümetinin şiddetle karşı çıktığı, ülkenin yoksul kesimlerine yapılan harcamaların önünü açan yasayı 87’ye karşı 127 oyla kabul etti. Yasayı, bütçe açığını artıracağı gerekçesiyle kabul edilemez bulan hükümet, kamu harcamalarını kısarak bütçe açığını azaltmayı hedefleyen diğer bir yasayı uygulayabileceğini bildirdi.
                    Yunanistan’ın en büyük kamu sendikası ADEDY, 10 Şubat’ta ülke genelinde kemer sıkma politikalarına karşı bir grev düzenleyecek. 24 saatlik grevin kamu dairelerini ve uçuşları etkilemesi bekleniyor.
                    Bu greve katılım ve protesto gösterilerinin büyüklüğü hükümet için önlemli bir sinyal olacak. Bugüne kadar çiftçilerin yolları kapatması ve vergi görevlilerinin grevi gibi sınırlı tepkiler oldu.
                    İşçi Sendikaları Federasyonu ise 24 Şubat’ta greve gidilmesi çağrısında bulundu.

                    AB liderleri toplanıyor
                    Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, ülkesinin bütçe açığı konusunda yatırımcıların endişelerini gidermeye çabalıyor. Papandreu, “Programı inandırıcı biçimde uygulayacağız” dedi. Yaşadığı borç sorunlarıyla Yunanistan ve Portekiz ile birlikte euro bölgesinin en riskli ülkeleri arasında gösterilen İspanya’da sendikalar protesto eylemlerine hazırlanırken, muhalefet de finansal yapıyı düzenlemek isteyen Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero’yu güvensizlik oyuyla düşürme yolunda.
                    Piyasaları, işsizlik oranının yüzde 20’ye yaklaştığı bir dönemde İspanya’nın harcamaları kısmasının zor olduğu görüşünde. AB ülkeleri liderleri Brüksel’de 11 Şubat’ta bir günlük bir ekonomik zirve için bir araya gelecek.
                    Zirvenin gündemi AB ekonomilerinin rekabet gücünü artırmak ve 2020’ye kadar büyüme rakamlarını yükseltmek olsa da ana tartışma gündeminin Yunanistan, Portekiz ve İspanya’nın durumu olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

                    Borsalardaki kayıplar arttı
                    Borsa adı Değ. (%)
                    ABD (Dow Jones) 0.10
                    İngiltere (FTSE) -1.53
                    Almanya (DAX) -1.79
                    Fransa (CAC) -3.40
                    İspanya (IBEX) -1.35
                    İtalya (MIB) -2.75
                    Portekiz (PSI) -1.48
                    Yunanistan (ATHEX) -3.73
                    Rusya (MICEX) -2.88


                    ABD

                    ABD piyasaları dün Avrupa ekonomilerinin borç yükünün yarattığı endişeler ve birbiriyle çelişen bilgiler içeren bir istihdam raporuna rağmen dün önceki güne oranla daha iyi bir performans sergiledi.
                    Dün açıklanan rakamlara göre, ABD’li işverenlerin ocakta beklenmedik bir şekilde 20 bin kişiyi işten çıkarmasına rağmen işsizlik oranı yine beklenmedik biçimde son 5 ayın en düşük seviyesi olan yüzde 9.7’ye düştü. Bu durum da iş piyasalarının bir nebze toparlandığı şeklinde algılandı.
                    North Star Investment Management yöneticisi Eric Kuby, “Veriler karmaşık. Ne iyi, ne de kötü bir sonuç çıkartabiliyoruz. Piyasada bu nedenle hangi yöne gideceğini bilemiyor” dedi. Channel Capital Research yatırım stratejisti Doug Roberts ise, “Birbiriyle çelişen bilgiler geliyor. Olumlu yanı tam bir felaketle karşı karşıya değiliz. Ancak öte taraftan toparlanmayı da göremiyoruz” diye konuştu.
                    Dün New York borsasında Dow Jones endeksi gün içinde yaklaşık yüzde 0.84 düşüş kaydederken günü 0.10 puan artışla kapadı. Önceki gün ise Dow Jones endeksi yüzde 2.61 düşüşle 10.002,18 puandan kapanmış ve Nisan 2009’dan bu yana en büyük günlük düşüşünü yaşamıştı.

                    Obama toplantıya çağırdı
                    Avalon Partners ekonomisti Peter Cardillo, “Önceki günkü büyük düşüşten sonra, piyasada biraz daha düzeltme yaşanıyor. Avrupa’daki fırtına dinene kadar bu durum hafifleyerek sürer” yorumunda bulundu.
                    ABD Başkanı Barack Obama’nın gelecek hafta ABD’nin bütçe açığı ve artan borçlarıyla nasıl başa çıkılacağını belirlemek için bir toplantı organize edeceği açıklandı.
                    Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs, ABD’de krizin başlamasından bu yana 8.4 milyon kişinin işini kaybettiğini belirterek, “İçine düştüğümüz deliğin büyüklüğünü gözler önüne seriyor” dedi.


                    ASYA

                    Avrupa tsunamisi Asya’yı da vurdu
                    ABD’deki yükselen işsizlik rakamları, Toyota hisselerinin dünya çapında düşüşü ve Avrupa’dan gelen bütçe açığı ve borç haberlerinin ardından dün Asya Pasifik borsaları sert düştü. Yatırımcıların endişelerinin temeli olarak başta Wall Street olmak üzere dünya borsalarından gelen düşüş haberleri, Avrupa’nın “zayıf halkaları”nın yüksek açıklarını kapatamayacağı inancı ve düşüşe geçen Toyota hisseleri gösteriliyor.
                    Cuma günü Tokyo, Sidney ve Singapur hisseleri günü yüzde 2’den fazla bir düşüşle kapatırken, Hong Kong ve Tokyo gösterge endeksleri de yüzde 3’ten fazla bir düşüş gösterdi.
                    Japon Nikkei ortalaması son iki ayda, Hong Kong hisseleri de son beş aydaki en düşük değerini görürken, yatırımcılar Avrupalı bankaların ve Asya’daki perakende tahvilleri için ihtiyatlı davranmaya devam ediyorlar.

                    ‘Toparlanma olabilir’
                    Bazı Asyalı tüccarlar, yatırımcılar yüksek satışlı tahvillere yöneldiklerinden bölge piyasalarının önümüzdeki haftadan itibaren toparlanacağını öngörüsünde bulunmaya devam ediyorlar. ING Yatırım Bankası’nın Baş Ekonomisti Tim Condon, başta Yunanistan olmak üzere yüksek borç ve açıkla boğuşan Avrupa ülkelerindeki sorunun kontrol altına alınmasıyla birlikte Asya’daki satışların sonlanacağını beklediğini açıkladı.

                    Düşüş havası var
                    ABD’den gelen olumsuz haber ve borsalardaki düşüşlerin ardından Asya piyasaları da şok dalgalarla sallandı. Çin’de Şanghay borsa birleşik endeksi yüzde 1.81, ülke geneli şirketler endeksini yüzde 4.08 oranında düşüş gösterdi. Tayvan tahvilleri ise son on üç ayın en yüksek günlük düşüşüyle yüzde 4’ten fazla düştü. Hang Seng endeksinin 20 bin seviyesinin altına düştüğü Hong Kong’da Fullbright Güvenlik’in Genel Müdürü Francis Lun, dalgayla ilgili olarak “Gördüğümüz şey yalnızca panik satışlar” değerlendirmesinde bulundu.


                    TÜRKİYE

                    Kriz Türkiye’ye bulaştı ama yerli faizi koruyor

                    Avrupa’yı saran satış dalgası İMKB’yi de vurdu. Borsada kayıp yüzde 3.76’yı bulurken dolar kuru 1.52 lirayı aştı. Faiz ise aksine geriledi. Yabancının bonodaki satışlarının yerliler tarafından karşılanması faizde yükselişi engelledi

                    Yunanistan, Portekiz ve İspanya gibi ülkelerde Mastrich kriterlerinin neredeyse 3 katına çıkan bütçe açıkları ve kamu borcu Euro Bölgesi’ni sallıyor. ‘Euro Bölgesi dağılıyor mu?’ tartışmalarını doğuran gelişmelerin yaşanması bölgenin para birimi euro’yu da vuruyor.
                    Durum bu olunca yatırımcılar, Portekiz ve diğer Euro Bölgesi ülkelerinin borçluluğu hakkında yükselen endişelerle güvenli liman olarak görülen dolara yöneliyor. Başta Portekiz, Yunanistan ve İspanya olmak üzere Avrupa borsaları düşerken, euro da değer kaybediyor. Piyasada Avrupa’da diğer ülkelerinde zora girebileceği endişesi spekülatörlere aylardır süren yükselişin ardından bardağın boş tarafını hatırlatmışa benziyor. Dün İstanbul Borsası’nda düşüş devam ederken, ekranlar satış emirleriyle kırmızıya boyandı.

                    Yabancı satıyor
                    Dışarıda satan yabancıların borsada da satış yapması düşüşü hızlandırmış görünüyor. Satışların bir süre daha devam edeceği görülüyor. Faiz ise gelişmelere olumsuz tepki vermiyor. Nitekim önceki gün yüzde 9.05 seviyesinde bulunan faiz pazartesi valörlü işlemlerde 7 baz puan düşüşle yüzde 8.98’e geriledi.
                    Bonoda yerli yatırımcıların yoğunlukta olması nedeniyle yabancılar çok belirleyici olamıyor. Aksine yabancıdan gelen satışlar yerliler tarafından karşılanıyor. Borsada ise yabancı payı yüzde 66’larda olduğundan satışlar sert yaşanıyor. Ancak Avrupa’da sıkıntıda olduğu anlaşılan ülke sayısında artış olursa faizinde yükselmesinden korkuluyor. Bu anlamda Fransa ve Almanya’nın da şahane durumda olmadığına vurgu yapılıyor. Dün dolar kuru ise 1.5268 lirayı gördü. Öte yandan, piyasaları etkileyen bir diğer gelişmede ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam rakamının beklentilerin oldukça üzerinde 20 bin azalması da etkili oldu.


                    Bono portföyünün sadece yüzde 9.5’i yabancıda
                    - Yerli bireysel yatırımcı (fonlar dahil) 25.1 milyar TL
                    - Yerli kurumsal yatırımcı 64.1 milyar TL
                    - Yabancı yatırımcılar 33.6 milyar TL
                    - Bankalardaki portföy 230.0 milyar TL

                    İMKB yabancıların elinde
                    Yabancı payı % 66.12
                    Yerli payı % 33.8


                    ‘Türkiye IMF‘de elini çabuk tutmalı’
                    Türkiye’de kamu borcunun ve bütçe açığının yönetilebilir düzeyde olması nedeniyle ciddi bir risk yok. Sıcak bir gelişme olmasa da IMF seçeneğinin korunuyor olması da Türkiye’yi ayrıştırıyor. Ancak Avrupa’da işler daha karışır ve IMF, Yunanistan ve Portekiz’e yardım etmek zorunda kalırsa Türkiye’nin bu taktirde, IMF’ten bugün için geçerli olabilecek şartlarda kaynak bulamayacağının altı çiziliyor.

                    UZMANLAR YORUMLADI
                    ‘Ülkelerin sorunlar yaşadığı sır değildi’

                    ŞANT MANUKYAN İş Yatırım Ulus. Piyasalar Müd. Yrd.
                    “Piyasalar hep aşırı iyimser ihtimalleri fiyatladı. Oysa 6 ay önce bile Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz, Avusturya ve İngiltere’nin büyük sorunlar yaşadığı bir sır değildi. AB’nin elinde Lizbon anlaşmasının 122 maddesi uyarınca üye ülkelere yardım etme imkânı var. Ancak bu olsa bile ekonomilerin bir süre yavaş büyümesi, harcamaların disiplin altına alınması gerekecek. Artık doların hareketi çok daha önemli.
                    FED geçen yıl kriz sırasında diğer merkez bankalarına açtığı swap penceresini kapattı. Şayet dolarda alımlar şiddetlenirse pek çok kurum ihtiyacı olan doların ortada olmadığını görecek ve panik yaşanacak. Bu mümkün.”

                    ‘İMKB iki günde yüzde 7 düştü’
                    ÖMER DİLBER Hak Menkul Genel Müdür Yardımcısı
                    “Piyasalar şubat kötü başladı. Obama’nın bankacılık sektörüne yönelik açıkladığı tedbirlerle başlayan düşüş hareketi Avrupa’da Yunanistan’dan sonra Portekiz ve İspanya’da borç krizine sürükleniyor haberleriyle tüm endekslerde yönün aşağı çevrilmesine neden oldu. Bu gelişmelerin paralelinde, doların euro karşısında değerlenmesi emtia ve endekslerde ciddi satışlara neden oldu.
                    İMKB de iki günde yüzde 7’ye yakın düşüş yaşadı. Endeks destek seviyesi olan 51.300’ün üstünde 51.454 puandan kapattı. Eğer endeks bu seviyeyi kırarsa ilk desteği 50 bin 500 seviyesinde. Bu seviye aşağı kırılırsa satışlar artar, bu seviye kırılmadıkçe endeks pozitif seyrini koruyacaktır.”


                    SONGÜL HATISARU / Milliyet
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #40
                      S&P şirketlerinin karları beklentilerin üzerinde gelmeye devam ediyor.

                      Ancak beklenilerin üzerinde kar açıklayan şirketlerin oranı bir önceki haftaya göre daha düşük seviyede oldu.

                      Geçtiğimiz hafta S&P endeksi kapsamındaki şirketlerden 379 adedi mali tablolarını açıkladı. Bu şirketlerden yüzde 73'ünün karı analistlerin beklentilerinin üzerinde oldu. Bir önceki hafta ise bu oran yüzde 74 seviyesinde idi ve sözkonusu haftada toplam 314 şirket bilançosunu açıklamıştı.
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #41
                        Krizin ikinci ayağı buradan gelebilir

                        Dev bankaları dize getiren borç dağları, kamuya aktarılarak sorunlar ertelendi. Ancak son borç kriziyle sorunlar yeniden su yüzüne çıktı. Şimdi en büyük korku büyük bir ülkenin borcunu ödeyememesi
                        ABD'de yaşanan mortgage krizinin etkisi henüz dinmezken, dünya şimdi de Avrupa'daki borç kriziyle boğuşuyor.
                        Yunanistan'ın kamu borçlarındaki sorunlarla başlayan sürecin tüm Avrupa'ya yayılmasından endişe ediliyor.
                        Avrupa Birliği ve IMF harekete geçti ancak birçok uzman bunun yeterli olmayacağını düşünüyor.
                        Marketwatch'ta yer alan haberde küresel krizin ikinci ayağının 'kamu borcu fırtınası' olabileceği belirtiliyor.
                        Analizde şu ifadelere yer veriliyor: Küresel kriz hiçbir zaman ortadan kaybolmadı. Dev bankaları dize getiren borç dağları, sadece kamu sektörüne aktarılarak sorunlar ertelenmişti. Şimdiyse borç sıkıntıları tekrar su yüzüne çıkmaya başladı ve ciddi bir önlem alınmazsa, Avrupa'nın ekonomik yapılanmasını paramparça edebilecek noktaya geldi.

                        Bu da hem ABD'deki hem de gelişen ülkelerdeki toparlanma hayallerinin suya düşmesi riski anlamına geliyor. Şu an piyasalardaki en büyük korku, piyasaların dikkatini çekecek büyüklükte bir ülkenin temerrüte düşme olasılığı. Bu tür bir gelişme ikinci bir Lehman Brothers felaketine dahi dönüşebilir.

                        ÜLKELERDEKİ SON DURUM

                        Avrupa'da sorunlu olduğu belirtilen ülkelerin bütçe açığının milli gelire oranları borç krizinde yakından izleniyor. Peki ülkelerdeki son durum ne?
                        Avrupa'nın sorunlu ülkesi Yunanistan'da bu oran 2009'da yüzde 13.6 idi. Avrupa Komisyonu'na göre yıl sonunda oran yüzde 9.3'e inecek.
                        Portekiz'de yüzde 9.4 olan oranın yüzde 8.5'e, İspanya'da yüzde 11.2'den yüzde 9.8'e, İrlanda'da yüzde 14.3'ten yüzde 11.7'ye inmesi bekleniyor.

                        İNGİLTERE'DE AÇIK BÜYÜYECEK
                        İngiltere'de ise durumun kötüleşmesi ve oranın yüzde 11.5'ten yüzde 12'ye çıkacağı öngörülüyor. İtalya'da ise bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 5.3'le değişmeyecek.

                        -ntv
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #42
                          -AB'DEN ALMANYA'NIN CIPLAK ACIGA SATIS YASAGINA DESTEK
                          -IC PAZARDAN SORUMLU AB KOMISERI BARNIER: ''AB GENELINDE UYGULANIRSA DAHA ETKILI OLUR''

                          BRUKSEL (A.A) - 19.05.2010 - INGILTERE'NIN TEPKISINE RAGMEN PIYASALARDA SPEKULASYONU ONLEMEK ICIN CIPLAK ACIGA SATISI YASAKLAYAN ALMANYA'YA BRUKSEL'DEN
                          DESTEK GELDI.
                          IC PAZARDAN SORUMLU AB KOMISYONU UYESI MICHEL BARNIER, ''SU ANDA MALI PIYASALAR OYNAK VE BELIRSIZ. ALMANYA VE AVUSTURYA'NIN CIPLAK ACIGA SATISIN BUNDAKI ROLUYLE ILGILI ENDISELERINI BUTUNUYLE ANLIYORUM. BU ONLEMLER AB DUZEYINDE DAHA ETKILI OLUR'' DEDI.
                          AB MALIYE BAKANLARININ CUMA GUNKU TOPLANTILARINDA AB GENELINDE CIPLAK ACIGA SATIS YASAGINI TARTISMALARINI ISTEYEN BARNIER, BU KONUDA AB GENELINDE VE
                          KURESEL DUZEYDE ORTAK HAREKET EDILMESININ ONEMINE VURGU YAPTI.
                          ALMANYA BASBAKANI ANGELA MERKEL, AVRO BOLGESI'NDE YUNANISTAN BASTA OLMAK UZERE BORC KRIZINDEKI ULKELERIN TAHVILLERINDE SON AYLARDA HIZLA YUKSELEN
                          FAIZLERIN SPEKULATORLERIN CIPLAK ACIGA SATISLARINDAN KAYNAKLANDIGINI SAVUNARAK YASAGI GENISLETMEK ISTERKEN KURESEL SERMAYENIN MERKEZLERI LONDRA VE NEW YORK'UN ZARAR GORMESINI ISTEMEYEN INGILTERE VE ABD BUNA SIDDETLE KARSI CIKIYOR.
                          AB ICINDE ACIGA SATISIN BAZI TURLERINE YASAK UYGULAYAN FRANSA, TAHVIL PIYASASINI KAPSAM DISINDA TUTARKEN AVUSTURYA VE BELCIKA'NIN ALMANYA ORNEGINI
                          IZLEMESI BEKLENIYOR.
                          SPEKULATORLERIN TERCIH ETTIGI CIPLAK ACIGA SATIS, MALI PIYASALARDA SAHIP OLUNMAYAN VE KIRALANMAYAN VARLIKLARIN (HISSE SENEDI, TAHVIL, BONO, EMTIA) DAHA DUSUK FIYATTAN YERINE KOYARAK KAR ELDE ETME BEKLENTISIYLE ACIGA SATILMASI ANLAMINA GELIYOR.
                          (FYZ-ABK)
                          13:48 19/05/10


                          Not: salı günü dj de yaşanan düşüş almanyanın bu kararına bağlanmıştı.
                          bugün ingiltere borsasında da düşüş yaşandı.
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #43
                            AB ile ABD'nin güç savaşı başladı
                            19.05.2010

                            Avrupa Birliği maliye bakanları ABD'nin tehditlerine rağmen hedge fonlara sıkı denetim getirecek düzenlemede anlaştı. ABD de misillemede gecikmedi. Senato Başkan Obama'ya IMF'nin ülkelere yardım etmesini veto etme hakkı verdi

                            Küresel krizi derinleştirmekle suçlanan yaklaşık 1.5 trilyon dolar büyüklüğündeki hedge fonlara sıkı denetim geliyor. Brüksel'de bir araya gelen Avrupa Birliği maliye bakanları, piyasalar düşerken, kâr etmek için karmaşık stratejiler kullanan hedge fonların faaliyetlerinin sıkı şekilde denetlenmesine karar verdi. Karar İngiltere'nin itirazı, ABD'nin 'fonlarımızı çekeriz' tehdidine rağmen alındı.

                            LONDRA KAYBETTİ
                            Sözkonusu fonların yüzde 80'ine ev sahipliği yapan İngiltere da sıkı düzenlemelerin bunları ülkeden kaçırmasından endişe ediyor. Euro grubu başkanlığını yürüten Jean Claude Juncker tarafından yapılan yazılı açıklamada bakanların alternatif yatırım araçlarını "zararlı" olarak görmediklerini, ancak bu araçların mali sistemdeki mevcut riskleri yayma ya da büyütme tehlikesi olduğunu dile getirdi. Yasa tasarısı hedge fonların Avrupa Birliği içinde faaliyet göstermesinin izne tabi tutulmasını öngörüyor. Fonların alabilecekleri borca sınırlamalar getiriyor.Tasarı temmuzda oylanacak.

                            Avrupa Birliği'nin aldığı hedge fonlara sıkı denetim kararı, ABD ile güç savaşını da ortaya çıkardı. Düzenlemelerin 'korumacı' olduğunu ileri süren ABD Senatosu Beyaz Saray'a Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ülkelere yardım etmesini veto etme yetkisi verdi. Buna göre Beyaz Saray, IMF'in borçlarını geri ödeyememeleri muhtemel ülkelere kurtarma paketi hazırlamasına karşı çıkacak. Senato'da yapılan oylamada bu öneri 94 üyenin oyları ile kabul edildi. ABD'nin bu gücünü zor durumdaki Euro Bölgesi üyelerine verilecek kredi için kullanıp, kullanmayacağı tartışma yarattı. 186 üyeli IMF'nin en büyük hissedarı ABD, yüzde 17.09 oy hakkına sahip, yani kurumun kararlarında tayin edici ortaklardan biri.

                            YUNANİSTAN'A KÖTÜ HABER
                            Bu nedenle ABD'den bir veto çıkması halinde Yunanistan'a verilecek IMF yardımı zora girebilir. Bu durumda Yunanistan sadece Euro Bölgesi ülkelerinden yardım alabilecek. Hatta hazırlanan 750 milyar euroluk dolarlık acil kurtarma fonu da tehlikeye düşebilecek. Bu fonun üçte birini oluşturan 250 milyar euroyu IMF'nin karşılaması bekleniyor. ABD veto hakkını saklı tutsa da, Senato'nun verdiği yetkinin son 6 aydır değer kaybeden euro üzerinde Demokles'in Kılıcı gibi sallanacağı kesin.

                            EURO 'YENİ KEMER SIKMA YOK' AÇIKLAMASIYLA CANLANDI
                            Pazartesi günü 1.22'ye inerek son dört yılın en düşük düzeyini gören euro/dolar paritesi dün hafif toparlanarak 1.24'ü geçti. Yunanistan'ın bugünkü itfası öncesi Avrupa Birliği'nden 14.5 milyar euro yardım alması euroyu dolar karşısında değer kazandıran en önemli gelişmeydi. Euro Bölgesi maliye bakanlarının Yunanistan'ın borç krizinin, kıta genelinde bir kemer sıkmayı başlatmayacağını belirtmesi de euro üzerinde etkili oldu.

                            AVRUPA 14.5 MİLYAR EURO VERDİ ATİNA TEMERRÜTTEN KURTULDU
                            Yunanistan vadesi bugün dolan yaklaşık 8.5 milyar euroluk borcunu ödemekte kullanmak için Avrupa Birliği'nin (AB) taahhüt ettiği yardımın 14.5 milyar euroluk kısmını dün aldı. Paranın Avrupa Merkez Bankası üzerinden Yunanistan'a aktarıldığı açıklandı. Uluslararası Para Fonu da (IMF) Atina'ya geçen hafta 5.5 milyar euro aktarmıştı. Yunanistan'ın aldığı bu kaynak, daha önce AB ve Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) koordinasyonunda hazırlanan 110 milyar euroluk kurtarma paketin kapsamında sağlandı.

                            -sabah
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #44
                              Hedge fonlar rotayı Asya'ya çevirdi

                              Hedge fonlar üzerindeki denetim ve gözetimi artırmaları, bu fonların yüzünü Asya ülkelerine çevirmesine neden oluyor

                              Denetimden kaçan hedge fonlar rotayı Asya'ya çevirdi


                              Gelişmiş ülkelerde düzenleyici kurumların hedge fonlar üzerindeki denetim ve gözetimi artırmak için attığı adımlar, bu fonların yüzünü Singapur ve Hong Kong gibi Asya ülkelerine çevirmesine neden oluyor.

                              Hedge fonların bu tercihi, varlık yönetim şirketlerinin uzun zamandır gözlerini çevirdiği başta bu iki ülke olmak üzere, Asya'nın zenginleşen ve güçlü ekonomik büyüme gösteren ekonomilerine kaynak akışını da hızlandıracak.

                              Sektörde yapılan tahminlere göre, Japonya hariç Asya fonlarının varlıklarının değeri geçen iki senede yüzde 70 artış göstererek, küresel varlıkların değerinde görülen ortalama 50 büyüme performansını geride bıraktı.

                              ‘APTALCA’ UYGULAMADAN ASYA FAYDALANACAK

                              Fransız risk ve varlık yönetimi araştırma merkezi EDHEC'in direktörü Lionel Martellini konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Asya'nın ve özellikle de Singapur, Avrupa'daki aptalca yapılan düzenlemeye dönük uygulamalardan kârlı çıkabilir" dedi.

                              Martellini, her ne kadar son finansal kriz ABD'de bulunan ve düzenlemelere tabi olan bankaların daha çok etkisi bulunsa da; Avrupa'da başta Almanya ve Fransa'nın bunun için hedge fonları suçlamasının, kıtada denetimin artırılmasını da beraberinde getirdiğini söyledi.

                              G20 ülkeleri hedge fonlara daha fazla denetim getirilmesini isterken, Avrupa Birliği de kıta dışındaki fonların bölgedeki yatırımcılarla iş yapmasını zorlaştıran kurallar getirmeyi tartışıyor. İngiltere ise Londra'nın Avrupa'nın en büyük finans merkezi olması nedeniyle AB'nin getirmek istediği bu kısıtlayıcı kurallara karşı çıkıyor.

                              EKONOMİK PERFORMANS DAHA ÖNEMLİ

                              Küresel çapta 39 milyar dolar tutarında varlık yöneten Man Investments hedge fonunun Asya Pasifik bölgesi yöneticisi Tim Rainsford, gelişmekte olan ülkelere olan ilginin artmasının da, bu fonlarına Asya'yı tercih etmesinde önemli olduğunu söyledi.

                              "Elbette, düzenlemelerin hedge fonların faaliyet göstereceği yerlerin seçiminde her zaman etkisi olmuştur" diyen Rainsford yine de bu fonlar için küresel sermayenin nereye yöneldiğinin daha fazla önem arz ettiğini ekledi.

                              Singapur merkezli Eurekahedge danışmanlık şirketinin tahminlerine göre, hedge fonların 2009 yılı sonu itibariyle Japonya dışındaki Asya ülkelerinde ellerinde tuttukları varlıkların değeri 105 milyar dolarla, küresel çaptaki toplam 1.5 trilyon dolarlık varlık değerinin yüzde 7'sine denk geliyordu.

                              2012 yılı sonu itibariyle küresel hedge fon varlıklarının toplamının 2.25 trilyon dolara çıkması beklenirken, Asya'nın payının da 182 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.


                              -Reuters 19 Mayıs 2010 Çarşamba Saat: 15:42
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #45
                                AB, hedge fonlara vize koyacak

                                Euro Bölgesi maliye bakanları, piyasalar için riskli gördükleri “hedge fon”ları sınırlama kararı aldı
                                AB, 1.5 trilyon dolarlık ‘hedge fon’a vize koyacak

                                Euro Bölgesi maliye bakanları, 750 milyar Euro’luk “acil fon”u görüşmek üzere yaptıkları toplantıda, piyasalar için riskli gördükleri “hedge fon”ları sınırlama kararı aldı. İngiltere’nin karşı çıkmasına rağmen Euro Bölgesi bakanları, “hedge fon”ları için “izin” sistemi kararı aldı.

                                BAŞTA Yunanistan olmak üzere borç krizi yaşayan üye ülkelerin durumunu ve 750 milyar Euro’luk “acil fon”un ayrıntılarını görüşmek üzere Brüksel’de toplanan Euro Bölgesi maliye bakanları, yeni mali kuralların geliştirilmesini de gündeme aldı. İngiltere’nin muhalefetine rağmen, küresel krizi derinleştirmekle suçlanan hedge fonların (yüksek riskli yatırım fonu) faaliyetlerinin düzenlenmesine yönelik yeni kuralların benimsenmesi üzerinde duruldu. Bu tür fonların yüzde 80’ine ev sahipliği yapan İngiltere, AB’nin diğer ülkelerinin baskısına direnemedi ve sınırlamalar AB bakanlarının çoğunluğu tarafından onaylandı.

                                Fonlar izne tabi olacak

                                Avrupa Parlamentosu’nun da destek verdiği yeni düzenlemelerin şöyle olması bekleniyor:
                                Avrupa Birliği ülkeleri içinde faaliyet gösterecek olan hedge fonlar izne tabi tutulacak.
                                Bu fonların alabilecekleri borç miktarına sınırlama getirilecek.
                                Özel sermaye (private equity) yatırımcılarının faaliyetleri, özellikle de bir şirketten büyük bir hisse satın aldıklarında, şirketin mevcut hissedar ve çalışanlarına yaklaşımları düzenlenecek.
                                Söz konusu işletmelerin çalışanlarına yaptıkları ödemeler daha sıkı kurallara bağlanacak.

                                1.5 trilyon dolar

                                Maliye Bakanları’nın değerlendirmelerine göre, söz konusu fonların denetlenememesi, küresel krizi derinleştiriyor. Yüksek riskli yatırım fonları ve özel sermaye yatırımları, krizi artıran faktörler olarak görülüyor. Yaklaşık 1.5 trilyon dolara hükmeden bu kuruluşların yeterli oranda denetlenmediğinden şikayet ediliyor. Bu tür fonların yüzde 80’i Londra merkezli olarak faaliyet gösteriyor. Bazı tahminlere göre Londra Borsası’ndaki işlemlerin yarısını bu tür fonların işlemleri oluşturuyor.

                                Krizin faturası bankalara

                                AB Maliye Bakanları toplantısında, Euro krizinden sorumlu tutulan mali kuruluşlara ek vergi getirilmesi görüşü de ağırlık kazandı. Euro Bölgesi ülkelerinin maliye bakanları, vergi için girişimde bulunmayı kararlaştırdı. Euro Bölgesi Başkanı Jean-Claude Juncker, krizin faturasının mali kuruluşlar tarafından da paylaşılması için uluslararası alanda girişimde bulunacaklarını söyledi. Euro Bölgesine dâhil 16 ülke ile bu konuda mutabakata vardıklarını belirten Juncker, “Krizde payı olan faturasına da ortak olmalı” dedi.

                                AB’nin IMF’si

                                Euro Bölgesi ülkelerinin maliye bakanları, üye ülkelerde devlet iflaslarının önüne geçecek 750 milyar Euro’luk paketin ayrıntılarını da tartıştı. Ödeme güçlüğüne düşen ülkelere kredi sağlayacak,“Avrupa’nın IMF’si” olarak adlandırılan bir mali kuruluşun işleyiş ve organizasyonu üzerinde duruldu.

                                İstikrar için yeni mali kurallar geliyor

                                AB Dönem Başkanı Jean-Claude Juncker, ekonomi yönetimi ve bütçe reformalarında uzun vadede istikar yakalamaları gerektiğini belirterek, “AB maliye bakanları yeni Madrid ve Lizbon kriterleri için cesaret verici adımlar atılmasını tartışıyor. Maliye bakanları, borç krizini rahatlatmak ve ekonomik toparlanmayı sağlamak için daha fazla bütçe kesintisi baskısı yapılması yönünde görüş belirtiyorlar. Bu konuda AB Komisyonuna teklif götürmeyi planlıyoruz” dedi. AB Komisyonu Mali İşlerden sorumlu üyesi Olli Rehn de “Piyasalara yeniden güven vermek önemli ve artık daha sıkı kuralları tartışmanın zamanı” diye konuştu.

                                Fitch: Fonlar Yunanistan’dan çıkmaya başladı

                                ULUSLARARASI kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, para piyasalarındaki fonların Euro Bölgesi’ndeki yüksek borç seviyelerine yönelik endişelerle Yunanistan’daki tüm yatırımlarını tasfiye ettiklerini, Portekiz ve İspanya’da maruz kalabilecekleri riskler nedeniyle bu iki ülkedeki portföylerini de daralttıklarını bildirdi. Fonların İspanya ve Portekiz’de riske açık varlıkları ilk 4 ayda yüzde 27 azaldı.

                                14.5 milyar Euro Atina’nın kasasında

                                YUNANİSTAN 110 milyar Euro’luk AB-Uluslararası Para Fonunun (IMF) ortak kurtarma paketinin ilk taksiti 14.5 milyar Euro’luk yardımı dün aldı. Yardımın ikinci taksitini ağustos ayında alması beklenen Yunanistan, o zamana kadar AB ve IMF’nin sıkı gözetimi altında olacak. Bu arada, Yunanistan’da devlet memurları “beyaz grev” eylemine başladı. Yüzlerce memur, gelirlerinde yüzde 25’e varan indirimi protesto için çok ağır tempoda çalışıyor, işe geç gidiyor ve fazla mesaiyi reddediyor.

                                Zeynel LÜLE / BRÜKSEL / Hürriyet 19 Mayıs 2010 Çarşamba
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information