not defteri/dünya piyasaları

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #16
    Para 2010 için rotasını belirledi


    Bu yılı oldukça yüksek bir performansla geçiren emtia piyasaları fiyat açısından 2010'da da gülecek.

    Dünya gazetesinin yaptığı habere göre, sayılı günlerin kaldığı 2010'un, emtia fiyatları açısından oldukça verimli bir yıl olması bekleniyor.

    Analistlere göre emtia fiyatları 2010'da 2009 yılı seviyesinin üzerine çıkacak. Ancak yüksek bir performans göstermelerine rağmen, yine de fiyatlar 2008 yılı ortalamasının altında kalacak. Analistlere göre bu durum üç nedenden dolayı bu şekilde gerçekleşecek. Birinci neden merkez bankalarının piyasalara sürdüğü yüz milyarlarca doların büyük bir kısmının yönünü emtiaya çevirecek olması.

    İkinci neden, gelişmekte olan ülkelerde 2.5 milyar insanın refah seviyesinin yükselmesi, emtiaya olan talebi artıracak. Üçüncü neden ise hedge fonlar ve diğer spekülatörlerin emtia piyasasına para akıtması. Ancak analistler ABD ve diğer bazı gelişmiş ülkelerdeki imalat ve inşaat sektörünün hız kesmesinin emtia fiyatlarındaki artışı sınırlayabileceğini belirtiyor.

    Öte yandan 2010'da petrolün 85-90 dolar arasında olacağını öngören analistler tarım ürünlerinin yıldızı olarak ise mısırı gösteriyor.
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #17
      yunanistan

      Yunanistan`a bir darbe daha


      Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Standard and Poor's ile Fitch'den sonra Moody's de Yunanistan'ın notunu düşürdü.

      Moddy's, Yunanistan ekonomisindeki daralma nedeniyle bu ülkenin kredi notunu A1'den A2 seviyesine indirdiğini açıkladı. Açıklamada, Yunanistan'ın bütçe açığı ve kamu borçlarını azaltma konusunda uzun vadede bir çözüm gözükmediği için kredi notunun düşürüldüğü belirtildi.

      Standard and Poor's, geçen hafta Yunanistan'ın “A-“ olan kredi notunu “BBB “ya düşürmüştü. Standard and Poor's, Yunanistan'ın kredi notunu düşürmesine gerekçe olarak, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'nun açıkladığı tasarrufla ilgili önlemlerin kamu borç yükünde “sürdürülebilir” bir azalma sağlamasının mümkün olmamasını göstermişti.

      Fitch de Yunanistan'ın kredi notunu “A-“den “BBB “ya indirmiş, görünümün de “olumsuz” olduğunu açıklamıştı.

      -bigpara
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #18
        abd

        ABD üçüncü çeyrekte büyüdü


        ABD ekonomisi 3. çeyrekte, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 büyüdü.

        Ticaret Bakanlığının revize ettiği verilere göre, Temmuz-Eylül döneminde büyüme daha önce açıklanandan daha az oldu. Bir ay önce 3. çeyrekte ekonominin yüzde 2,8 büyüdüğü açıklanmıştı.

        Revizyona gerekçe olarak, tüketicilerin, tahmin edildiği kadar harcamaması, inşaat sektörünün zayıflığı, donanım ve yazılım yatırımlarının daha gevşek olması gösterildi.

        Aşağı doğru revizyona karşılık ABD ekonomisi, 4 çeyrek üst üste daraldıktan sonra 3. çeyrekte büyüdü. Ancak ABD ekonomisinin yüzde 2,2 büyüme kaydetmesi, şu an yüzde 10 civarında seyreden işsizlik oranlarının düşürülmesi için yeterli olmuyor.

        Birçok ekonomist, ABD ekonomisinin gelecek yılın ilk çeyreğinde yüzde 2-3 büyüyeceğini tahmin ediyor. ABD ekonomisine ilişkin 4. çeyrek büyüme verileri 29 Ocak'da açıklanacak.

        -bigpara
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #19
          yunanistan

          Yunanistan'ın kurtarılması bir seçenek değil

          Nowotny, bankanın borç sorunu yaşayan ülkeleri kurtarmayacağını, bu ülkelerin kendi kendilerini onarmaları gerektiğini söyledi

          Avrupa Merkez Bankası üyesi Ewald Nowotny, bankanın borç sorunu yaşayan Yunanistan gibi ülkeleri kurtarmayacağını, bu ülkelerin kendi kamu finansmanlarını kendileri onarmaları gerektiğini söyledi. Avusturya Merkez Bankası Başkanı olan Ewald Nowotny ayrıca, Avusturya'nın büyük bir bankayı kurtarmasını savundu ve hükümetleri bankalara destekleri çok erken geri çekmemeleri konusunda uyardı. Nowotny, "Bir şey çok açık olmalı, ECB'nin spesifik bir ülkenin durumunu, özellikle kamu finansmanına dikkat etmeyen bir ülkeyi hesaba katma görevi veya niyeti yok" diye konuştu. Nowotny ayrıca, Yunanistan'ın iflastan kaçınabileceğini ve dışarıdan yardım istemeyeceğine güvendiğini belirterek, "Bizim temel senaryomuz Yunanistan'ın sözlerinin tam olarak yerine getirebileceği yönünde" dedi.

          Schaeuble: Yunanistan'ın hatalarının bedelini ödemeyeceğiz

          Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Almanya'nın Yunanistan'ın mali hatalarını bedelini ödemeyeceğini belirterek, Yunanistan'ın kendi bütçe problemlerini kendisi çözmesi gerektiği görüşünü tekrarladı. Wolfgang Schaeuble, "Yunanistan, yıllardan bu yana varlıklarının üzerinde yaşıyor. Yunanistan tasarruftan ve kendine yardımdan kaçınamaz. Biz Almanların, Yunanlıların hatalarını ödeyemeyiz" diye konuştu.

          cayy

          almanya nasıl da çark ediverdi öyle

          cayy

          Yunanlılar yabancı bankalara yöneldi

          Yunanistan'da ekonomik krizden çıkılması için Yunan hükümetinin almaya hazırlandığı bazı sert ekonomik önlemler, mevduat sahiplerinin yabancı bankalara yönelmesine neden oldu.

          Krizin ardından bankalardaki hesapların da vergilendirileceği söylentileri, mevduat sahiplerini İsviçreli, İngiliz ve Kıbrıs Rum Kesimi bankalarına yöneltti. Yunanlı bankacılar küresel krizin patlak verdiği 2008 yılında tam tersi bir hareket yaşandığını hatırlatarak, "O dönemde Yunan bankalarını daha güçlü görüp para yatıranlar şimdi yabancı bankalara yöneliyor" dedi.

          - finansgündem


          Stelyo BERBERAKİS / Sabah
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #20
            Dolardaki düşüş nereye kadar sürecek?

            Uluslararası ekonomi araştırmaları yapan şirketi McKinsey Global Institute’ün (MGI) yayınladığı son raporda, doların rezerv para olmasının ABD’ye zarar vermeye başladığına işaret edildi. Rapor, bu zararın önüne geçilmesi için doların ne kadar değer kaybetmesi gerektiği konusunu mercek altına aldı.

            Newsweek dergisinde “A Dolar, A Dream (Bir dolar, bir Rüya)” başlığıyla yayımlanan haber analizde, MGI’nın ABD ekonomisine etkisi konu alan bir rapor yayınladığı ve raporun doların ekonomiye faydadan çok zarar verdiğini ortaya çıkardığı belirtildi.

            Raporda 2007 ve 2008 yıllarında, ABD dolarının rezerv kuru olarak kullanılmasından elde edilen net gelirinin yıllık 40 ile 70 milyar dolar arasında değiştiği ve ABD’nin GSYİH’sinin sırasıyla yüzde 0,3 ile yüzde 0,5’ine denk geldiği belirtildiği dile getirildi.

            Bununla birlikte, doların 2009 yılında oldukça olumsuz bir seyir izlediği ve ABD’ye en kötü senaryoda yıllık 5 milyar dolarlık zarara mal olduğuna dikkat çekildi.

            Raporun yazarı ve MGI direktörlerinden Richard Dobbs, “Dünya rezervlerdeki dolar oranının yüksek olması, para birimini olması gerekenden daha değerli bir hale getiriyor. Bu durumda da hem ihracatçıları hem de ithalat şirketleriyle rekabet içinde olan ABD’li şirketlere zarar veriyor” yorumunu yaptı.

            -finansgündem
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #21
              italya

              Kriz İtalyan sanayini 25 yıl gerıye götürdü

              İtalyan sanayi, küresel ekonomik krizin başından beri çeyrek puan düşerek, 25 yıl önceki seviyesine geriledi.

              Fransa'da yayımlanan ekonomi gazetesinin Les Echos'un İtalya Merkez Bankası'na dayanarak yayımladığı habere göre, İtalyan sanayisi krizde, Avro Bölgesi'nin en büyük iki ekonomisi olan Almanya ve Fransa sanayisinden çok daha fazla etkilendi.

              Avro Bölgesi'nin üçüncü büyük ekonomisi olan İtalya, ekonomik resesyondan bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,6 oranında büyüyerek çıktı.

              Hükümete göre, geçen yıl yüzde 1 oranında küçülen İtalyan ekonomisi bu yıl yüzde 4,8 oranında daralma kaydetti. Hükümet, gelecek yıl ise ekonomide yüzde 0,7 oranında büyüme öngörüyor.

              -bigpara
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #22
                çin

                Çin`in büyüme oranı revize edildi


                Çin'in 2008'deki büyüme oranının yüzde 9'dan yüzde 9,6'ya revize edildiği bildirildi.

                Çin Ulusal İstatistik İdaresi tarafından yapılan açıklamada, ülkedeki serbest girişimin 2004 ile 2008 arasında yüzde 81,4 arttığı belirtildi. Çin;de serbest girişimlerin sayısının dört yıl içinde 1 milyon 614 bin daha artarak 2008 yılında 3 milyon 596 bini bulduğu duyuruldu.

                Çin'de 2008 sonu itibariyle 4 milyon 959 binden fazla ticari işletme bulunuyor. Ekonomi sayımına göre bu sayı 2004;ten itibaren 1 milyon 709 bin artarak yüzde 52,6 genişledi. Devlet işletmelerinin sayısı ise aynı dönemde 36 bin azalarak, yüzde 20 oranında düşüş gösterdi.

                İstatistik idaresi, Çin;de hizmet sektörünün geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 26,4 büyüdüğünü ve katma değerinin 13 trilyon 134 milyar yüeni (1 trilyon 93 milyar ABD Doları) bulduğunu açıkladı. Hizmet sektörü geçen yıl Çin ekonomisinin yüzde 41,8;ini oluşturdu.

                -bigpara
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #23
                  abd

                  İç çamaşırı satışları krizi haber veriyor

                  Ekonominin gelecekteki seyrini anlamak için çoğunlukla resmi veriler ön plana çıkarken, oldukça ilginç ve basit ölçümlerle de doğru tahminler yapılabiliyor.

                  he New York Times'ta yer alan bir haberde, ekonominin gelecekte göstereceği performansın iç çamaşırı satışları, sinek ısırığı, bahçe çimlerinin uzunluğu gibi göstergelere bakılarak da öngörülebileceğine işaret edildi.

                  ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önceki başkanı Alan Greenspan'ın kendi danışmanlık firmasının başında olduğu 1970'li yıllarda, ekonominin gidişatını görmek için erkek iç çamaşırlarının satış rakamlarını takip etmesi haberde verilen ilginç bir örnek oldu.

                  Greenspan'ın teorisine göre ekonominin normal seyrettiği dönemlerde erkek iç çamaşırı satışları sürekli artış gösterirken, harcamaların kısıldığı dönemde satışlar dip seviyelerine geriliyor.

                  Makalede bu teoriyi destekleyen görüşlerine yer verilen araştırma şirketi Mintel analistlerinden Bill Pattersan, "İnsanlar kendilerine güvendikleri dönemde daha fazla para harcıyor. Nakite sıkışık olduğunuz dönemde en son yapacağınız şey ise gidip kendinize bir iç çamaşırı almak olacaktır" dedi.

                  Mintel, erkeklerin iç çamaşırlarını kullanma sürelerini uzatması nedeniyle 2009’da bu ürünlerin satışında yüzde 2.3 oranında bir düşüş olacağını tahmin ediyor.

                  SİVRİSİNEK ISIRIĞI


                  Haberde, ekonominin gidişatıyla ilgili göstergelere bir diğer örnek ise sivrisinek ısırıkları gösterildi.

                  Sivrisinek ısırıklarının nasıl gösterge olarak görüldüğü ise şu şekilde açıklandı, "Şehir dışındaki evlere haciz gelmesi ya da ihtiyaçtan satılmasının ardından, sivrisinekler bu evleri işgal ederek, yosun tutan havuzlarının etrafında toplanıyor ve kesilmediği için uzayan bahçe çimlerinin arasında geziniyor. Bu evlere yakın oturanların sinek ısırığından dolayı kaşınma şikayetlerinde ise artış görülüyor."

                  ABD Sivrisinek Kontrol Örgütü'nde teknik danışman olarak çalışan Joe Conlon, sivrisinek olgusunun son zamanlarda sıklaşan haciz vakalarını anlamanın yeni sonucu olduğunu söylüyor.


                  -finansgündem
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #24
                    abd 2010 beklentileri

                    ABD'de ekonomiye güven artıyor

                    Yeni yıla sayılı günler kala 2010'da dünya ekonomisinin nasıl bir seyir izleyeceği en çok tartışılan konulardan birisi.

                    Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'de ise iyimserlik artıyor. Ev fiyatlarındaki düşüşün yavaşlaması, işsizlik artışının yavaşlayacağına ilişkin tahminler, borsaların son dönemde gösterdiği yükseliş performansının devam edeceği beklentisi, ABD ekonomisine güvenin artmasında etkili oluyor.
                    ABD'de bu hafta açıklanacak olan 20 büyük kentte ev fiyatları ile ilgili veriler öncesinde tahmin yapan uzmanlar ekim ayında fiyatlardaki düşüşün yüzde 7,1 düzeyinde kalmasını bekliyor. Bu beklenti gerçekleşirse, bir yıl öncesine göre en yavaş düşüş olarak kayıtlara geçecek. 1930'lardaki Büyük Buhran sonrasında meydana gelen en kötü resesyon döneminin merkezinde yer alan konut piyasasında iyileşme sinyalleri artıyor. ABD'de S&P/Case-Schiller'in 20 büyük kentteki ev fiyatları ile ilgili endeksi mayıs ayından bu yana aylık bazda artış gösteriyor. The Standard & Poor's Supercomposite Homebuilding endeksi de haziran sonundan bu yana yüzde 22'lik bir yükseliş kaydetti. Satılan ev sayısı kasımda yıllık bazda 6.5 milyona yükseldi ve 2007 Şubatı'ndan bu yana en yüksek seviyeye ulaşıldı. Hükümetin ve ABD Merkez Bankası FED'in ev satın alma maliyetlerini azaltmaya ve satışları artırmaya yönelik önlemleri fiyatların düşüşünün yavaşlamasında etkili oldu.

                    Ev fiyatları 2010'da istikrar kazanacak
                    BMO Capital Markets kuruluşunun önde gelen ekonomistlerinden Michael Gregory, Bloomberg haber sitesine yaptığı açıklamada, ev fiyatlarının istikrar kazandığını belirterek, bunun yanısıra işten çıkarmaların azaldığına ve borsalardaki yükselişin devam ettiğine dikkat çekti. Bütün bu verilerin ekonomiye duyulan güveni artırdığını dile getiren Gregory, "Ev fiyatlarının istikrar kazanması sürdürülebilir ekonomi ile ilgili iyimserliğin artmasında anahtar rol oynuyor" dedi.
                    New York Merkezli Conference Board'un tüketici güveni endeksinin 53 puana yükselebileceği tahmin ediliyor. Bir önceki ay 49.5 puan olan endeks şubat ayında 25.3 puana kadar gerilemişti. Son 2 yılda 7 milyondan fazla kişinin işsiz kaldığı ABD'de ekim ayında işsizlik oranı yüzde 10,2 ile 26 yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı. Kasım ayında ise yüzde 10'a geriledi. FED, gelecek yıl dördüncü çeyrekte işsizlik oranının yüzde 9,3 ila yüzde 9,7 olmasını bekliyor. Ekonomistler işsizlik oranında geçen ay yaşanan düşüşün, artan gelirlerin ve Noel sezonunda perakende satışların indirimlerin de etkisiyle canlanmasının iyimserliğe katkıda bulunduğunu dile getiriyor.

                    Borsalar yatırımcı için 2010'da da cazip

                    Borsalarda yaşanan coşkulu çıkış da 2010'da beklentiyi artırıyor. ABD'de S&P 500 endeksi bu yıl yüzde 25'lik bir çıkış gösterdi ve geçen haftayı son 15 ayın en yüksek seviyesinde kapattı. Avrupa'da da bölgenin gösterge endeksi olarak kabul edilen Dow Jones Stoxx 600 endeksi mart ayından bu yana yüzde 59 yükseldi. Ekonomistlere göre borsalardaki yükselişin yeni yılın ilk döneminde de devam etmesi yüksek bir olasılık.
                    Daha önce 4 çeyrek üst üste daralan ABD ekonomisinin 3'üncü çeyrekte yüzde 2.8 büyüdüğü açıklanmış ancak Ticaret Bakanlığı geçen hafta bu rakamı revize ederek yüzde 2,2'ye indirmişti. Revizyona gerekçe olarak tüketicilerin, tahmin edildiği kadar harcamaması, inşaat sektörünün zayıflığı, donanım ve yazılım yatırımlarının daha gevşek olması gösterilmişti. Yüzde 2,2'lik büyüme istihdam yaratılması için pek yeterli görülmüyor. Birçok ekonomist, ABD ekonomisinin gelecek yılın ilk çeyreğinde yüzde 23 büyüyeceğini tahmin ediyor. ABD ekonomisine ilişkin dördüncü çeyrek büyüme verileri 29 Ocak'da açıklanacak.

                    Yeni teşvik paketi tartışılıyor
                    Nobel Ekonomi Ödülü sahibi ekonomist Joseph Stiglitz de geçen hafta yaptığı açıklamada, ABD'nin, gelecek yılın ikinci yarısında büyümesinin yavaşlayacağını, bu yüzden ikinci teşvik paketini hazırlamaya ihtiyacı olduğunu dile getirmişti. Eski ABD Başkanı Bill Clinton döneminde Beyaz Saray'da danışmanlık yapan Stiglitz, "Şimdi hazırlamazsanız ve ekonominin toparlanması zayıf olursa, muhtemelen öyle olacağını düşünüyorum, o zaman siz zor bir durumda olacaksınız" demişti. Stiglitz, ekim ayında da, istihdam piyasasının halen "çok kötü bir durumda" bulunduğunu ve ABD ile diğer ülkelerin teşvik önlemlerini çekmeye başlaması için çok erken olduğunu açıklamıştı.
                    Geçen yıl Nobel Ekonomi Ödülü'nü alan ABD'li Paul Krugman da geçen ay ABD'nin teşvik harcamalarını artırması gerektiği, aksi takdirde "yıllarca yüksek işsizlik riskiyle" karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunmuştu. ABD hükümeti ise, bu yıl yürürlüğe giren 787 milyar dolarlık ekonomi teşvik paketinden sonra yeni bir teşvik paketini düşünmenin erken olduğu görüşünü savunuyor.

                    -Referans
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #25
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #26
                        Borsalardaki ralli 2010'da da sürecek mi?

                        The New York Times (NYT), ABD borsalarının 2009 yılında yakaladığı hızlı çıkışı 2010 yılında da devam ettirip ettiremeyeceğine, geçmişteki istatistiklerle cevap aradı.
                        04 Ocak, 2010 Pazartesi Gazetede yayımlanan bir haber analizde, yıl içinde çıkış yakalayan bir hissenin gösterdiği performansın, onun bir sonraki sene de genellikle aynı yönde hareketine devam etmesine yardımcı olduğuna işaret edildi.

                        Ancak NYT, istatistiklere göre bunun ABD borsalarında genel endeks hareketlerinde yol gösterici olamayacağını belirtti.

                        ABD'nin gösterge endeksi olan Dow Jones'un kurulduğu 1896 yılından bu yana yıllık getirileri bu tezi destekliyor. Dow Jones bu süreçte 73 kez yıllık artış performansı gösterdi. Endeksin, bu çıkışların yaşandığı yıllardan sonraki seneyi yükselişle tamamlama oranı yüzde 64 oldu.

                        ORANLAR YAKIN

                        Ancak, değer kaybı ile geçen bir yılın ardından endeksin takip eden yılda yükseliş gösterdiği senelerin oranı da benzer şekilde yüzde 65 oldu. Farklı performans gösteren yılların ardından gelen yükseliş oranları birbirine bu kadar yakın olunca, bir sene yaşanan artışın, yine değer kazancıyla takip edileceği tezini destekleyecek yeterli veri sağlanamıyor.

                        Bu sonuçlara göre, 2009 yılında yaşanan iyi performansın 2010 yılında da devam edeceği anlamına gelmediği ortaya çıkıyor.

                        Tabii, buradaki iyi olan şey ise endeksin değer kazandığı yılların oranının yüksek olmasının, hisse senedi alıp uzun dönem beklemeyi tercih eden yatırımcıların lehine eğilim göstermesinde yatıyor.

                        Ülkede borsa endeksleri, küresel finansal krizin etkilerinin azalmasına yönelik beklentilerin artmasıyla, Mart ayında başladığı ralliyi yılsonuna kadar devam ettirme başarısını gösterdi.

                        DURAĞAN VE KAZANDIRAN HİSSE ANALİZİ

                        Haber analizde, 2010 yılı performansı, kazandıran hisseler ve durağan hisseler temel alınarak değerlendirildi. Bu tanımlamalar hisselere, piyasa değerlerinin defter değerine oranı hesaplanarak veriliyor. Eğer bu oran yüksek ise o hisse kazandıran, tersi ise durağan olarak tanımlanıyor. Geçen seneki performanslarına bakıldığında kazandıran hisseler, durağan olanlara göre daha fazla getiri sağladı.

                        Yatırım danışmanları da bu performansı göz önüne alarak, kazandıran hisselerin 2010 yılında da aynı şekilde daha fazla getiri sağlayacaklarını öngörüyor.

                        YETERLİ DEĞİL

                        Fakat bu oranları 1926'dan beri görülen performansa göre inceleyen Chicago Üniversitesi'nde görevli finans profesörü Eugene F. Famam, bu konuda da kesin çıkarıma ulaşılamayacağını belirtti. Bu da, bu iki hisse kategorisinde 2009 yılında görülen performansın, 2010 yılı için belirleyici olamayacağını ortaya koydu.

                        Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan, kurumsal müşteriler için risk modellemesi yapan Quantal International şirketini başkanı Lawrence G. Tint, eğer yıllık performans sonraki yılın göstergesi olsaydı, "yatırımcılar 1 Ocak'ta, önceki yıl görülen eğilim sonrasında satma ve alma işlemini yapma peşinde olurdu" dedi.

                        SAĞLIKLI OLAN BU

                        Tint, her ne kadar 2009 getirilerinin, 2010'da yatırımcıların önünü görmeleri konusunda tam anlamıyla yol göstermemesi, onların moralini bozsa da bunun piyasa işleyişi açısından sağlıklı olduğunu da söyledi.

                        Tint, aksi takdirde, "gereksiz ve sağlıksız bir çalkantı ortamı oluşurdu" ifadesini kullandı.
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #27
                          çin

                          Çin dünyanın gözünü korkuttu

                          Doğu Asya'da, Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika serbest ticaret bölgesine rakip olacağı düşünülen yeni bir serbest bölge 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe giriyor.

                          Serbest bölgenin içinde Çin ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin (ASEAN) altı kurucu üyesi yer alacak.

                          Bu ülkeler Endonezya, Malezya, Singapur, Tayland, Filipinler ve Brunei.

                          Yeni serbest ticaret bölgesi, üye ülkelerin toplam nüfusu açısından dünyadakilerin en büyüğü olacak.

                          Zira bölgeye dahil yedi ülkenin toplam nüfusu yaklaşık 1 milyar 900 milyon.

                          Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN)'a üye ise toplam 10 ülke bulunuyor.

                          Birliğin merkezi, Endonezya'nın başkenti Cakarta'da yer alıyor.

                          Ekonomi muhabirimiz Andrew Walker, serbest ticaret bölgesinin Çinli imalatçıların ve hammadde ihraç eden Güney Doğu Asya ülkelerinin yararına olacağını söylüyor.

                          Andrew Walker ayrıca, ASEAN üyesi ülkelerden Vietnam ve Kamboçya'nın da, beş yıl içinde yeni serbest ticaret bölgesine dahil olmalarının beklendiğini belirtiyor.

                          AMAÇ REKABET

                          Yeni serbest ticaret bölgesinin amacı ise bölgeler arası ticareti artırmak olarak açıklanıyor.

                          Asya'nın son krizle zayıflayan kalkınmış ekonomilere olan bağımlılığını azaltmak da yeni birliğin amaçları arasında.

                          Anlaşma uyarınca yatırımcıların önündeki engeller azaltılacak.

                          Ayrıca ticari malların yüzde 90'ında da gümrük vergileri kaldırılacak.

                          Ancak Endonezya ve Filipinler'de bu yeni ticaret bölgesine yönelik bir muhalefet de var.

                          Bu ülkelerde tekstil, ayakkabı ve çelik gibi sektörler ucuz Çin ithal malları karşısında kırılgan bir görünüm arz ediyor.

                          -01 Ocak, BBC
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #28
                            abd

                            ABD'yi kurtaracak vergi reformu

                            Sağlık reformunun ardından şimdi de göçmen reformu gündemde. Obama, af çıkararak yasadışı göçmenleri vergiye bağlayacak
                            01 Ocak, 2010 Cuma ABD Başkanı Barack Obama, tartışmalı sağlık reformunun ardından şimdi de gündeme göçmen reformunu getirmeye hazırlanıyor. Ülkenin göçmenlik sistemini baştan aşağıya değiştirmeyi planlayan Başkan Obama, özellikle Latin Amerika'dan ABD sınırını yasadışı şekilde geçerek ülkede kaçak olarak çalışan ve yaşayanlara vatandaşlık hakkı vermeye yönelik çalışma başlattı. Başta Meksika, Brezilya, Kolombiya ve Küba olmak üzere yaklaşık 12 milyon yasadışı göçmenin kaçak olarak yaşadığı tahmin edilen ABD'de reform gerçekleşmesi halinde oldukça yüksek seviyede vergi geliri elde edilmesi hesaplanıyor. ABD sınır güvenliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların da yapılacağı reform paketinde, ülkeye yasadışı yollardan girişi engelleyecek tedbir ve kararlar alınması da gündemde. Oturma izni ve vatandaşlık hakkı verilecek yasadışı göçmenlerin parmak izi ve adres bilgilerini de verilerine ekleyecek olan ABD göçmenlik bürosu yetkilileri, kayıt altına alınan kaçaklar nedeniyle ülkede suç işleme oranlarının da aşağılara çekileceği görüşünde.

                            KUMAR OYNANIYOR
                            Reform planına Cumhuriyetçi kanadın büyük tepki göstermesi bekleniyor. Ülkede yüzde 10 seviyesindeki işsizlik yüzünden oturma izni ve vatandaşlık hakkı kazanacak göçmenlerin ABD'lilerin istihdamına da engel olacağı kaygısı taşınıyor. Beyaz Saray için kumar olarak gösterilen göçmen yasası, hükümetin 2010 yılı ajandasının ekonomik iyileşme bölümünde sağlayacağı vergi gelirleri nedeniyle yer alırken, hükümetin bu konuda nasıl bir adım atacağı merak konusu. Beyaz Saray'ın olası kamuoyu tepkisine karşı hazırlıklı olduğu bildirildi.
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #29
                              abd - borsa

                              ABD BORSASI İÇİN ŞOK İDDİA!

                              Piyasadaki likiditeyi takip eden araştırma şirketi TrimTabs kurucusu ve CEO'su Charles Biderman'a göre, ABD borsalarının 2009'da ralli yapmasına sebep olan olağandışı durumlar, hükümetin hisse alımı gibi gizli hamleleriyle açıklanabilir.

                              Biderman, hisse fiyatlarını bu kadar çabuk artıran paranın kaynağının belirlenemediğini söyledi.

                              Geçen yıl piyasadaki sermayeyi 6 trilyon dolar artırmak için gereken 600 milyar dolarlık net nakdin kaynağının TrimTabs tarafından belirlenemediğini belirten TrimTabs, paranın şirketler, bireysel yatırımcılar, yabancı yatırımcılar, hedge fonlar ya da emeklilik fonları gibi olağan kaynaklardan gelmediğini söyledi.

                              Biderman, "ABD hükümetinin otomotiv, emlak ve bankalar ile aracı kurumları desteklemek için yüz milyarlarca dolar harcadığını biliyoruz. Neden borsa da desteklenmesin?" dedi ve Fed yavda Hazine'nin S&P 500'de ayda 60-70 milyar dolarlık vadeli kontrat alımlarıyla borsayı çok rahat manipüle edebileceğini söyledi.

                              Piyasa analistleri ise bu teoriye karşı çıktı. Analistlere göre, "evet hükümet finansal sistemi ve ekonomiyi kurtarmak için çok harcama yaptı fakat sistemden geçen likidite borsalarda normal yollardan yerini aldı."

                              Fusion IQ piyasa stratejisti Barry Ritholtz, "Bunun sihir olduğunu düşünmek saçma. Resesyon içindeki bir ayı piyasasında bu normal bir davranıştı. Dow'un altı ayda 5,000 puan gerilediğini gördük. Bu daha önce hiç olmamıştı ve aşırı satışta bir piyasa oluşmasına sebep oldu." dedi

                              Ritholtz, Fed'in faiz oranını sıfıra yakın seviyeye çektiğini ve Kongre'nin bankalara kötü kredileri bilançolarında tutmalarına izin verdiğini ve böylece borçlarını ödeyebilir durumda gösterdiğini söyledi ve "Fakat Fed faizi sıfıra yakın tutarken borsada kısa pozisyon alamazsınız. Büyük kurumsal yatırımcılar gibi bizim kurumsal yatırımcılarımız da devreye girdi." dedi.

                              Miller Tabak piyasa stratejisti Dan Greenhaus'a göre, "Düşüş koruma takımı (PPT)" ile ilgili komplo teorileri, ABD hükümetinin 2008 sonunda finansal kuruluşları kurtarmaya başlamasından bu yana yükselişte.

                              PPT, ABD Başkanı Ronald Regan tarafından 1987'deki borsa düşüşün ardından piyasadaki çöküşlere hükümet tepkisini koordine etmek amacıyla oluşturulan grubun adı.

                              Fed, faiz oranlarını düşük tutmak ve ekonomiyi desteklemek için Hazine tahvili ve mortgage destekli menkul kıymet alımı sebebiyle ABD hükümetinin bir nevi dolandırıcılık içinde olduğu suçlamalarına sebep oluyor.

                              S&P 500 Mart 2009'da dip yapana kadar 2007'deki yüksek seviyelerinden yüzde 57 geriledi. Fakat Mart'tan sonra yüzde 58 ralli yapmasını ardından bile piyasa 2007 seviyelerinin yüzde 31.5 altında. Bu da teknoloji balonun patlamasından sonra piyasanın iyileşmeye başlamasıyla 2003'deki rallide kapatılan orana eşit.

                              1975, 1962 ve 1938'deki gibi diğer durumlarda piyasa dibi gördükten sonra yedi ayda kayıplarının çok daha fazlasını telafi etti. 1983'de de önceki yüksek seviyelerinin yüzde 7.3 üzerine gelmişti.
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #30
                                yunanistan

                                AB, Yunanistan'a can simidi olamayacak

                                Avrupa Merkez Bankası (ECB) icra kurulu üyelerinden Jürgen Stark, Avrupa Birliği'nin Yunanistan'ı kurtarmayacağını açıkladı.
                                06 Ocak, 2010 Çarşamba Stark, İtalyan gazetesi Il Sole 24 Ore'de yayımlanan söyleşisinde, "Piyasa eğer AB üyesi ülkelerin ellerini ceplerine atıp Yunanistan'ı kurtaracağını düşünüyorsa kendini kandırıyor" dedi.

                                Habere göre, Stark Euro Bölgesinde ekonomik koşulların toparlanmakta olduğunu, ancak görünümün hala belirsizlikler içerdiğini ve ECB'nin piyasaya sağladığı likiditenin Avrupa borsalarına olumsuz etkisi olabileceğini kaydetti.
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information