Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #61
    Para piyasalarında haftanın beklentileri

    Endişe endeksi %30'u aştı, yatırımcı tahvillere sarıldı.
    Döviz kurlarında yükseliş var.
    24 ayar külçenin gramını bu hafta 51 TL'ye ulaştırabilir



    ABD'de binlerce küçük ve orta ölçekli şirkete destek sağlayan 101 yıllık finans kuruluşu CIT Group'un iflas anlaşması yapması Wall Street'e yılın en büyük düşüşünü yaşattı. Endekslerdeki kayıplar %3'lere ulaştı. Endişe endeksi %30'u aştı, yatırımcı tahvillere sarıldı. Eylül 2009 itibariyle, dünyadaki kağıt ve madeni para miktarı 4.5 trilyon dolara yaklaşınca merkez bankaları parasal genişlemeden geri adım sinyalleri atmaya başladı. Bu hafta ABD merkez bankası FED faizlerin artırılacağına dair sinyal vermezse borsalar yükselecek, aksi halde düşüşünü sürdürecek.

    Haftanın ilk günü ABD'de ISM imalat verileri, inşaat harcamaları ve bekleyen ev satışları var. Salı günü ABD'de fabrika siparişleri, Çarşamba günü Euro bölgesi TÜFE rakamları, ABD'de ISM hizmet endeksi ile özel sektör istihdam verisi açıklanacak. Akşam saat 21.00'de FED faiz kararını ilan edecek. Perşembe günü İngiltere ve Avrupa Merkez Bankalarının faiz kararları belli olacak. Cuma günü ABD'de tarım dışı istihdam, işsizlik rakamları ve toptan satış stokları piyasaları etkileyecek.

    Yurtiçinde 3 Kasım Salı günü Ekim ayı enflasyon rakamlarını izleyeceğiz. Cuma günü açılışta yüzde 2'ye yakın prim yapan İMKB; Erdemir'in sürpriz bir şekide zarar açıklaması ve ABD'de olumsuz tüketim harcamaları verisiyle haftayı %3.5'luk düşüşle 47.184 seviyesinden kapattı. Bu haftaki seyir yurtdışı borsalara bağlı olacak. Eğer kasım alışları etkili olursa, endeks yeniden 49 - 50 bin aralığına yükselebilir. Satışlar devam ederse, 45 bini görebiliriz. Tabii burada belirleyeci FED olacak. Geçen hafta yabancılar sattı. Hisse senetleri alım için çok uygun seviyeye geldi. 13 Kasıma kadar bilanço açıklayacak olan SİGORTA sektöründe büyük yoğunlaşma bekleniyor.

    Döviz kurlarında yükseliş var. Ama bu yükseliş talep artışından değil, tamamen parite hareketinden kaynaklanıyor. Euro'nun dolar karşısında zayıflaması, gelişmekte olan ülke para birimlerini de olumsuz etkiliyor. Cuma günü 7.81'den işlem gören dolar, ABD borsalarındaki zayıflamaya rağmen aynı konumunu sürdürdü. Asya'daki işlemlerde dolar 1.51 TL'yi gördü. Hisse senetlerinde satış devam ederse, 1.52 TL'ye çıkılabilir. DÖVİZDE KISA SÜRELİ BİR ARTIŞ BEKLENİYOR, AMA BUNUN KALICI OLACAĞI YÖNÜNDE ŞÜPHELER VAR. Eylül ayında dış ticaret açığının yüzde 22.5 azalması dövizin yükselmesini engelleyecek gelişme olarak karşımıza çıkıyor. FED'in yapacağı açıklama kurların seyrini belli edecek. ABD'de Cuma günü belli olacak tarım dışı istihdam verisi ile işsizlik rakamları da büyük önem taşıyor. Parite 1.47 sentin altına düşmediği sürece 1.50 sent hedef olarak kalmaya devam edecek. Euro'nun ise 2.19 ile 2.22 TL aralığında hareket etmesi bekleniyor.

    Doların değer kazanmasına rağmen altında beklenen gerileme yaşanmadı. Ons 1045 dolarda tutundu. Bu hafta parite yeniden 1.49 sente çıkarsa, ons 1060 doları aşabilir. Yatırımcıların güvenli limanda kalmak istemeleri altının güçlü konumunu sürdürmesini sağlıyor. Altın bu yıl 1071 dolara ulaşarak tarihi zirve yapmıştı. Yeni hedefi 1100 dolara ulaşmak. Hem onsun diri kalması, hem de serbest piyasada doların prim yapması, 24 ayar külçenin gramını bu hafta 51 TL'ye ulaştırabilir. Uzun vadede altın alımı tavsiye ediliyor.


    -TGRT haber, 1 Kasım 2009
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #62
      narada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Türkiye'nin Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,62 artışla 9 milyar 945 milyon dolar oldu.

      .....


      - sabah
      cayy

      yukarıdaki haberi aktarmıştım. haber sabah gazetesinden alınma.
      bu haber ise TÜİK verilerini içeriyor.
      kim yanlış bilgi yayıyor ve niçin yayılıyor dersiniz???

      cayy

      "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2009 yılı Eylül ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı."

      Türkiye'nin, bu yılın dokuz ayındaki (Ocak-Eylül dönemi) ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,5 gerileyerek 73 milyar 116 milyon dolar, ithalatı da yüzde 38,8 azalarak 100 milyar 142 milyon dolar oldu.

      Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 53,7 azalarak 27 milyar 26 milyon dolara geriledi. 2008 yılının Ocak-Eylül döneminde yüzde 64,3 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ise bu yılın aynı döneminde yüzde 73'e yükseldi.

      Geçen yıl Ocak-Eylül döneminde 105 milyar 187 milyon dolarlık ihracat, 163 milyar 543 milyon dolarlık ithalat yapılmıştı. 2008 yılı ilk dokuz ayında dış ticaret açığı 58 milyar 356 milyon dolar, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 64,3 olarak gerçekleşmişti.

      Aylık açık
      TÜİK'e göre 2009 Eylül ayında ise ihracat, 2008 yılının aynı ayına göre yüzde 33,6 gerileyerek 8 milyar 501 milyon dolar, ithalat yüzde 30,4 azalarak 12 milyar 449 milyon dolar oldu.

      Söz konusu ayda dış ticaret açığı, 2008 yılının aynı ayına oranla yüzde 22,5 azalarak 3 milyar 948 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 68,3 olarak belirlendi.

      Geçen yıl Eylül ayında, 12 milyar 793 milyon dolarlık ihracat, 17 milyar 885 milyon dolarlık ithalat yapılmıştı. Söz konusu ayda dış ticaret açığı 5 milyar 91 milyon dolar, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 71,5 olmuştu.

      TÜİK'e göre Ocak-Eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre ara malı ithalatı yüzde 42,9, sermaye malları ithalatı yüzde 30 geriledi.


      -gözlem gazetesi
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #63
        citi gurup, iflastan korunmak için başvurdu...

        ne demek bu?

        kral zaten çıplaktı, biliyorduk mu diyecekler, "biliyorduk ama çırılçıplak olduğunu bilmiyorduk" mu diyecekler?
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • ÇAKAL
          Ağa'nın Adamı
          • 27 Haziran 2007
          • 2545

          #64
          Ekim ayında en çok ihracat yapan firmalar ise
          Oyak-Renault,
          Vestel,
          Ford,
          TOFAŞ,
          Türkiye Petrol Rafinerileri,
          Toyota,
          Arçelik,
          Habaş,
          İÇDAŞ Çelik ve
          Diler Dış Ticaret olarak sıralandı.
          İhracat rakamları 13 ay sonra artışa geçti -  ZAMAN GAZETESİ [İnternetin İlk Türk Gazetesi]
          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #65
            Güne başlarken: Atlacak taş ve vurulacak kuş

            8:54 / 2 Kasım 2009 · Dow Jones ve DAX, Döviz ve Faiz, IMKB ve Hisse Senetleri

            Bugün ne olacağını kestirmeye çalışmak hem yorucu hem de anlamlı değil.
            Çünkü uzun vadeli perspektifte bazı hayati kırılmalar yaşanalı sadece 2 gün oldu:

            i) Dow Jones ve diğer ana ABD endeksleri desteklerinin altında.
            ii) DAX ve diğer AB endeksleri de bu modaya uymuş durumda.
            iii) Pariteler cephesinde teknik görüntü dolar lehine dönmüş durumda.
            iv) VIX - Volatilite Endeksi yatırımcının göz yuvalarını sızlatacak bir sıçrama yaptı %24 yükseldi.

            Bütün bunlar olurken kaçınılmaz olarak iç piyasada da bazı hayati kırılmalar oldu:

            i) Gösterge tahvil faizi düşüş trendinin bittiğini ilan edeceği sınıra dayandı.
            ii) Dolar kurunda 2009 boyunca aşılamayan engel aşıldı ve düşüşün bittiği anlaşıldı.
            iii) IMKB alarm zilleri çaldıracak bir sinyal ürettikten sonra,
            2009 boyunca hiç olmadığı oranda sert bir düşüş yaptı.
            Lokomotif hisselerin hemen, hemen hepsi stop noktalarının altına kaydı…

            Durum bu şekilde ve borsa yatırımcısı için bu tablodan çıkacak sonuç nettir:
            “Şu anda hisse senetlerinde yakalanabilecek fırsatlar, alınan riske değmeyecek oranda küçük”
            IMKB yatırımcı kitlesinin hafızasının bu gerçekleri iki dakikada sileceğini bildiği için,
            İlk fırsatta Cuma günü kırılan desteklere geri dönmek isteyecektir.
            Eşyanın tabiatı gereği 48.630 noktasının üzerine dönme çabaları olacaktır.

            İçinde bulunduğumuz tehlikeli durumu görerek fazla seans içi yorum yapmamaya çalışacağım.
            Seans içi göstergeler pozitif sinyaller verirse seçme hisselerde ufak riskler alabilirim….

            -smartrends

            yorumu...
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #66
              Bu bir çöküş mü, yoksa yine mi Brütüs?

              11:04 / 2 Kasım 2009 · Dow Jones ve DAX, Döviz ve Faiz, IMKB ve Hisse Senetleri, Parite ve Emtia

              Bu sene içinde belki 2-3 kere çöküş tipi bir düşüşün altyapısı oluştu.
              Bir kere siz medyaya ve ABD’li talkshow’cu spekülatörlere filen bakmayın,
              Temel analizde ABD’nin durumu hiç de düşünüldüğü gibi iyiye gitmedi.
              Sene boyunca sıkıntılar halının altına süpürüldü ve bunu gören uzmanlar da sürekli korku içinde idi.
              Daha bu sabah CIT iflas başvurusu yapıyorsa ve halen bir günde 9 bankaya el konulabiliyorsa,
              Üzerine fazla konuşmaya gerek yok…
              ABD krizden çıkmıştır lafı koca bir yalandan ibarettir…

              2009 içinde tüm çöküş beklentileri neden fos çıktı o zaman?
              Çünkü ABD’li otoriteler bütçeleri imkan verdiğince piyasalara müdahil oldular.
              Gelişmeleri görüp de düşüş bekleyenler sürekli sırtından vuruldu ve “Sen de mi Brütüs?” dedi.
              Parite durunca, Dow Jones, Dow Jones durunca emtialar ralli yaptı ve düşüş yaşanmadı.
              Fakat geride bıraktığımız ay içinde ABD’de bütçenin sınırına ulaşıldı.
              Piyasalara müdahale etme oyununda sınıra dayanıldı.
              Brütüs’ün elinden hançeri düştü…

              Bu durumda başlıktaki sorunun yanıtını vermek gerekirse, evet bu defa çöküş riski en yüksekte.
              Hal böyle iken yatırımcı vade anlayışını netleştirmeli.
              6.40′tan GARAN sattanlar bugün elbette 5.25′i görünce alım hamlesi yapacaktır.
              Ama önemli olan gün içinde ne yaptığınız değil günü nasıl bitireceğinize karar vermektir.
              Bu piyasa yanar, döner ve 48.600′lere bir daha gider.
              Ama önemli olan gitmezse ne yapacağınızı bilmektir.
              Parite 1.4860′a geri dönebilecek kıvamda ve dolar kurunda sert düzeltmeye yol açabilir.
              Ama önemli olan iç piyasada dövizden başka güvenli liman kalmadığını görmektir.

              Ben seans içindeki tüm ayrıntıları yazmakla yükümlüyüm.
              Lütfen beni okuyan herkes yukarıda anlatılanları kendi risk anlayışı çerçevesinde ele alsın.
              Yazılanları bu çerçevede değelendirsin.
              Zira bu bir çöküş ise parayı seans içi yorumlarda kaybolmayanlar kazanacaktır…


              -smartrends
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #67
                Ya hedge fonlar satarsa!

                Hedge fonlar satarsa 45 bin görülür


                Haftayı cuma günü gelen sert satışlarla yüzde 3.5’lik kayıpla 47.184 seviyesinden kapatan İMKB’de kritik günler yaşanıyor.

                Dow Jones endeksi 10 binin üstünde taban oluşturamadığı için İMKB endeksi hızla 50 binli seviyelerin altına kaydı. Satış baskısı devam ettiğinden ve Dow Jones endeksi de geçen cuma gününü yüzde 2.51 düşüşle kapattığından, İstanbul borsasında yönün bu hafta da aşağı olması bekleniyor.

                Kısa vadede özellikle bankacılık hisselerinde yoğunlaşması beklenen satışlarla İMKB endeksinin 46 - 45 bin seviyelerine kadar geri çekilmesi kuvvetle muhtemel. Ancak, global makro ekonomik politikalarda kısa vadede bir değişiklik beklenmediğinden, İMKB’de dramatik düşüşler de beklenmiyor.

                Bu hafta endeksin 46 - 45 bin seviyesine kadar çekilebileceğini savunan uzmanlar, “Dow Jones 10 binin üstünde tutunamadı. Dünya borsalarında kırılma bunun ardından geldi. Hedge fonların özellikle bankaları sattılar. Bankacılık hisselerinde satış baskısının devam etmesini bekliyoruz. Dow Jones Endeksi 10 binin altında seyrederse endeksin tekrar 50 bin seviyesine çıkması zor görüyor” dedi

                TL’ye yatırıma devam edilmeli
                Nevzat Öztangut Garanti Yat. İcra Kur. Üy.

                “Global piyasalarda teknik bir düzeltme yaşıyoruz. 2010 yılında bankalarda daha sınırlı ancak sanayi şirketlerinde daha ciddi kâr büyümesi olacak. Bu beklentinin fiyatlandığını düşünürsek önümüzdeki dönemde son 6 ayda gördüğümüze benzeyen bir İMKB görme olasılığı oldukça düşük. Ancak bu sert düşüşler olacağı anlamına da gelmiyor. Geçici yukselişleri bir kenara bırakırsak orta vadede yatırımcı, kur tercihlerini TL’den yana yapmaya devam etmeli.”

                Faizde dalgalanma sürer
                Dr. Veyis Fertekligil T-Bank Başekonomisti

                “IMF anlaşmasına ilişkin belirsizliğin devam etmesi ve özellikle 2010 yılında hükümetin IMF kaynağı olmadan Hazine borçlanmasına yükleneceği beklentisi piyasalardaki endişeleri artırıyor.
                Bu hafta gösterge bono kağıdının faizinin yüzde 8.5 seviyelerinde dalgalanmasını sürdüreceğini tahmin ediyoruz.
                Döviz kurları ise yurtiçinde ek bir olumsuzluk olmazsa uluslararası paritelere göre hareket edecek.”

                Kurda 1.50’nin üstünde satış gelir
                Tayfun Oral Oyak Yat. Genel Müd. Yar.

                “İMKB’de geçen haftaki düşüş yurtdışından kaynaklandı. ABD’nin üçüncü çeyrek büyüme verisi iyi çıktı. Ancak, piyasalarda bir düzeltme beklentisi vardı. ABD verisine rağmen özellikle bankacılık tarafında yaşanan problemlerle piyasanın algısı negatife döndü. “İkinci bir düzeltme dalgası mı geliyor?” kaygısı ortaya çıktı. Bu korkunun kolay kolay geçmesi zor görünüyor. Bu hafta volatilitenin yüksek olduğu bir dönem olacak. Dolar da 50 liranın üzerinden satışlar gelir”

                Kur 1.50 - 1.55 bandında dalgalanır
                Metin Ayışık - A Yatırım Genel Müdürü

                “50 binli seviyeler için, Dow Jones endeksinin 10 binin üstünde tutunması gerekiyordu. Sanki borsalardaki yükseliş trendinin sonuna geldik. Ancak, dünyadaki parasal genişleme devam edeceğinden önemli bir düşüş beklemiyoruz.

                Kısa vadede endeks 45 - 46 bin seviyelerini test edebilir. Cuma günü dışarıda da hava bozuldu. Borsa kısa vadede 50 - 51 bini göremez. Kur tarafında 1.50 - 1.55 arasında bir hareket olabilir ancak, biz hâlâ TL tarafında kalınmasını öneriyoruz.”


                -bigpara
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #68
                  Okan tekstİl'e mahkemeden İyİ haber

                  Ana ortağımız İhlas Madencilik A.Ş.'den gelen yazı aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

                  "Daha önce, 20 Ekim 2009 ve 22 Ekim 2009 tarihlerinde yapılan özel durum açıklamaları ile Okan Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin hisse devrine konu finansal tablolarında gözüken borçlarının teminatı olarak Okan Holding A.Ş.'ye İhlas Madencilik A.Ş. tarafından verilen teminat çekleri haksız olarak Okan Holding tarafından icra takibine konu yapılmış ve işbu durum, kamuoyuna açıklanmıştı.

                  İhlas Madencilik A.Ş., söz konusu çeklerin teminat çekleri olduğu, konunun yargılamayı gerektirdiği, teminata konu olan tutarın ödendiğinden bahisle, İcra Hakimliğine, takibin iptalini isteyen bir şikayette bulunmuştur. Mahkeme, Okan Holding A.Ş.'nin de bu konuda cevaplarını aldıktan sonra, İhlas Madencilik A.Ş.'nin davasında haklı olduğunu, teminat maksatlı verilen çeklerden dolayı icra takibi yapılamayacağını ve konunun yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle, haksız yapılan icra takibinin iptaline, şikayetimizin kabulüne karar vermiştir."
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #69
                    Şİrket haberlerİ Özet

                    -Edip Gayrimenkul Yatırım Sanayi ve Ticaret A.S.’nin ödenmis sermayesinin 12.405.000 TL (%70,50) bedelli artırılarak 30.000.000 TL’ ye yükseltilmesinde bedelli pay alma haklarının 02.11.2009 tarihinde Birinci Seans’ta referans olarak alınabilecek fiyatı 1,57 TL’dir.


                    -Fenerbahçe Sportif %232.59 Brüt Temettü Ödemesi 02.11.2009

                    -Alarko Holding A.S. Sirketimizin bağlı ortaklarından ALSĐM Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.S.'nin %51'ine sahip olduğu ALCEN Enerji Dağıtım ve Perakende Satıs Hizmetleri A.S., 30.10.2009 tarihi itibarıyla MERAM Elektrik Dağıtım A.S.'yi Özellestirme Đdaresi Baskanlığı ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.S.'den devralmıstır.

                    -Arçelik, Grundig ile Sony dış pazarlara yönelik LCD üretimi konusunda anlaştı. Arçelik, Grundig ile Sony United Kingdom arasında iç pazara yönelik Sony markalı bazı LCD TV ürünlerinin Türkiye’de üretilmesine ilişkin daha önce imzalanan anlaşmaya ek olarak dış pazarlara yönelik LCD TV üretimi yapılması konusunda da anlaşma imzalandığını bildirdi. İmzalanan niyet mektubuna göre kontrat detaylarının netleştirilerek 31 Aralık 2009 tarihine kadar tedarik sözleşmesi imzalanmak üzere çalışmalar başlatıldı.

                    -Ege Gübre İspanyol CAPSA (Compania Auxiliar del Puerto, S.A.) firmasının 31.12.2009 tarihinden itibaren, Ege Gübre’nin Aliağa iskele tesislerinden öncelikli yararlanmaya başlayacağını ve yeni iskele tesislerinde 30 Ekim 2009 tarihinden itibaren deneme çalışmalarına başlanacağını bildirdi.

                    -Petkim Petrokimya. Proje Bakhtar Holding'e bağlı Miandoab Petrokimya Sirketi ile yürütülecek olup projenin gerçeklesmesiyle satılabilir ürün olarak 300 bin ton/yıl PVC, 195 bin ton/yıl Kostik Soda üretimi hedeflenmektedir.

                    -Turcas Petrol A.S.'nin dolaylı %100 bağlı ortaklığı Turcas Elektrik Üretim A.S.'nin %30 istiraki RWE & Turcas Güney Elektrik Üretim A.S.'nin Denizli'de gelistirmekte olduğu yaklasık 775 MW kurulu gücündeki doğalgaz kombine çevrim elektrik santraline iliskin olarak adı geçen istirakimiz Almanya'nın Essen sehrinde Yunanistan Borsası'nda hisseleri kote olan taahhüt sirketi METKA ile bir Anahtar Teslimi Mühendislik-Satın Alma-Đnsaat (EPC) Anlasması imzalamıstır.

                    · Arsan Tekstil, Kayıtlı Sermaye tavanının 37.800.000.-TL'dan 100.000.000.-TL'sına çıkarılmasına karar verildiğini bildirdi.

                    · Birlik Mensucat, Eurobank Tekfen AŞ. İstanbul Kurumsal Şubesi'ne olan 8.847.112.-USD döviz kredisi borçlarının 8.850.000.-USD bono avalli poliçe kredisi kullandırılarak yeniden yapılandırıldığını bildirdi. Yeniden yapılandırma sonucunda; yeni kullanılan kredinin vadesi 5 yıl olup, ilk yıl 3 ayda bir sadece faiz ödemesi yapılacak, ikinci yıldan itibaren ise 3 ayda bir anapara+faiz ödemesi yapılarak kredi 27.10.2014 tarihinde kapatılacaktır.

                    · Göltaş, 1.fırınının % 100 çalışır halde devreye alınmasına, 2. fırınının zaruri olan aşamalı revizyon programı sebebiyle birinci aşamada %44 kapasiteyle çalışmasının uygulamaya alınmasına karar verildiğini bildirdi. Bu durumda toplam klinker üretim kapasitesinin %64'ü faal olacaktır.

                    · Pektim, NPC International Ltd.-İran şirketi ile 300 bin ton/yıl kapasiteli S-PVC (Süspansiyon Polivinil Klorür) Fabrikası ve bu fabrikaya yeterli hammaddeyi sağlayacak 187 bin ton/yıl kapasiteli KA (Klor Alkali), 301 bin ton/yıl kapasiteli VCM (Vinil Klorür Monomer) tesislerinin İran Batı Azerbaycan eyaletinde % 50-50 ortaklık şeklinde kurulmasına yönelik bir ön anlaşma imzaladı. Proje Bakhtar Holding'e bağlı Miandoab Petrokimya Şirketi ile yürütülecek olup projenin gerçekleşmesiyle satılabilir ürün olarak 300 bin ton/yıl PVC, 195 bin ton/yıl Kostik Soda üretimi hedeflenmektedir.

                    · TAV Havalimanları Holding, Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın’ın 4.186.267,500 adet TAVHL hisse senedinin İMKB’de işlem görebilir hale getirilmesi amacıyla başvuru yaptığını ve kısa ve orta vadede satışının planlandığını bildirdi.

                    · Koç Holding ortaklarından Mehmet Ömer Koç, 24 milyon 150 bin lot hissesini 99 yıl için ;İMKB’de satmak için MKK’ya başvurdu.

                    cayy

                    Basında Şirket ve Sektör haberleri

                    · Doğan Grubunun medya varlıkları 2 paket halınde satılacak. Doğan, şirketlerinin satış görüsmelerine başladı. İlk pakette; Milliyet Gazetesı, Vatan gazetesı, Radikal gazetesi ve Star televizyonu, ikinci pakette ise Hürriyet Gazetesı ile Kanal D yer alıyor.. (Habertürk)

                    · İlaçta büyük iskonto bugün başlayacak. Birlik, bazı ilaç üreticileri ile meydana gelecek fiyat düşüşlerinin eczaneler açısından oluşturacağı mağduriyeti gidermek için üzerine düşeni yapmayan Sosyal Güvenlik Kurumu ve bakanlık yetkililerinin çıkabilecek kaosta pay sahibi olduğunu ifade ederek uygulamanın ertelenmesi ya da yetkililerin acil çözüm üretmesi gerektiğini kaydetti. Türk Eczacıları Birliği ve Bölge Eczacı Odalarının, eczanelerin stoklarında bulunan ve 2 Kasım Pazartesi günü fiyatı düşecek olan tüm ilaçları depolara iade etme kararı aldığını belirtti. Özel, 15 bin eczacının ürün listesini kendilerine bildirdiğini açıkladı. (Habertürk)

                    · Ambargo kalktı, Türkiye'den bira ihracatında Irak zirveye oturdu. Türkiye'nin 2008 yılı bira ihracatında Irak, 22,1 milyon dolarla ilk sırayı aldı. Irak'ı 6,7 milyon dolarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 4,3 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve 3,6 milyon dolarla Azerbaycan izledi. (Habertürk)

                    · Yaşar Grubu şirketlerinden DYO'nun Genel Müdürü Serdar Oran, gelecek üç yılda yüzde 50 büyümeyi ve yıllık ciro olarak da 550 milyon TL'lık bir büyüklüğe ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

                    · THY sponsorluk için Barcelona ile görüştü. Türk Hava Yolları (THY), tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmasını imzalamak üzere İspanya'nın ünlü kulübü Barcelona yetkilileri ile görüşme yaptı. Ana sponsorluk anlaşmasının yapılmasına kesin gözüyle bakılırken, imzaların Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da katılacağı 13 Kasım'daki Türkiye'nin İspanya Başkonsolosluğu resmi açılış töreninde atılması bekleniyor.

                    · SPK Başkanı: Spor kulüplerinin halka açılma tarzı yanlış. SPK Başkanı Prof. Dr. Vedat Akgiray, Galatasaray'ın da, Fenerbahçe'nin de, Trabzonspor'un da halka açılma tarzlarında yanlış bir yapılanma olduğunu ve düzeltmeye muhtaç olduğunu söyledi.

                    - Sektör ve uzmanlar Erdemir şaşkınlığı yaşıyor. Ereğli Demir-Çelik Fabrikaları'nın (Erdemir) haziran-eylül arasında 90.6 milyon, ilk üç çeyrekte de 288 milyon lira zarar açıklaması analistleri şaşkına çevirdi. Erdemir'in finansal tablo sonuçlarıyla birlikte yayımladığı faaliyet raporunda Çin tehlikesine açıkça dikkat çekiliyor. Çin'in artan baskısı ve sanayinin reel tüketim talebinin henüz toparlanma işaretleri vermemesi Erdemir'in dördüncü çeyrek kârlılığı konusunda net sinyaller alınamamasına neden oluyor.

                    · Borsada işlem gören sanayi şirketlerinin kârlarını, üçüncü çeyrekte artan performans da kurtaramadı. Referans Gazetesi'nde yer alan habere göre, geçen yılın ilk dokuz ayına göre kârlar sanayide yüzde 58 azaldı. Borsa şirketlerinin toplam kârlılığında dibe vuruşu banka ve ÖTV indirimi destekli dayanıklı tüketim şirketleri ve gıda sektöre önledi.

                    cayy

                    Stopajda gerekçeli karar bekleniyor. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı yayınlandıktan sonra uygulanabilir seçenekleri değerlendireceklerini söyleyen Simsek, mali disiplini dikkate alan ve ciddi gelir kayıplarına yol açmayan bir yeni düzenleme hazırlayacaklarını vurguladı. (Star)

                    ABD'de kisisel harcamalar eylül ayında keskin bir düsüs yasadı. Kredi piyasalarındaki daralma ve istihdam kayıplarının yanı sıra ABD hükümetinin bazı alanlardaki desteğinin sona ermesi kisisel harcamalarda düsüse neden oldu. (Dünya) BP'ye, Texas City'deki rafinerisinde güvenlik sorunlarını gidermediği gerekçesiyle 87,4 milyon dolar para cezası kesildi. (Yeni Safak)

                    ABD’de 9 bankaya daha el konuldu. ABD’de aynı sirketin sahip olduğu 9 banka kapatıldı ve bu yıl el konan banka sayısı 115’e çıktı. (Star)

                    Avustralya Merkez Bankası(RBA)'nın salı günü açıklanacak faiz toplantısında, faiz oranlarını 25 baz puan artırması bekleniyor. Analistler, faiz oranlarının 25 baz puan artarak yüzde 3.25'ten yüzde 3.50'ye çıkarılacağını tahmin ediyorlar. Banka geçen ay faizleri sürpriz bir kararla 25 baz puan artırmıstı.

                    101 yıldır faaliyet gösteren CIT Group, global finansal krizin fonlama imkanlarını kısıtlaması ve borcunun 10 milyar Dolar azaltılması için baslatılan takasın basarısız olması sonrasında Pazar günü iflas basvurusunda bulundu.
                    Đstanbul Ticaret Odasının (ĐTO) 1995 bazlı Đstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi'ne göre, Ekim ayında perakende fiyatlar yüzde 2,26, toptan fiyatlar ise 0,45 oranında arttı.


                    ANADOLU YATIRIM / tekstil yatırım v.b
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #70
                      Kar satışı sonrası hisse stratejisi

                      2009 mart ayından itibaren 22.500'den,51.000 endeksi görüp iç ve dış veri akışı ile kar realizasyonları başlayan imkb'de geleceği görebilmek ve doğru zamanda ,doğru hisse senetlerine yatırım yaparak acaba kar realizasyonların bitme aşamasından sonra (süreç tam olarak bilinemese de) alınacak hisse senedi yatırımlarından nasıl kar edebiliriz, 29 yıllık eski bir banka menkul kıymetler müdürü ve broker olarak şöyle değerlendirmekteyim.

                      keyborsa / 02 Kasım 2009 Pazartesi 22:38:00


                      Öncelikle bu yazımın ana teması portföy yönetiminde faiz,döviz veya sabit getirili diğer araçlar olmayıp sadece hisse senedi bazlıdır.Günümüzde portföy yöneticileri veya bireysel yatırımcılar risk ve vade tercihleri yönünde temel ve teknik analizler yaparak hisse senedi ağırlıklı portföy uygulaması yaparken şu noktalara dikkat etmelidir bence.
                      Her bir yatırımcının gelir ve risk tercihleri farklıdır.Portföy yönetiminde çeşitli uygulama ilkeleri olmalıdır.

                      1)al-sat şeklinde verim sağlamak isteyenler için ise,hergün borsada oynamak değil,ancak teknik analizin sayıda değişik hisse senedine yatırım yapmaktansa,borsanın en büyük işlem hacmine sahip(blue-chip)2-3 hissesine yatırım yapmak(ancak bunlar düzenli kar eden ,temettü verenler olmalıdır .AYRICA BİR KERELİK KOŞULLAR GEREĞİ KAR EDEN,SONRAKİ DÖNEMLERDE KARLILIĞI DÜŞEBİLECEK OLANLAR DAHA AZ TERCİH EDİLMELİDİR)).

                      2)Kısa vadede(3-6 ay gibi)herhangi bir şirketin satış ve karlılığının artacağının önceden saptanabilmesi durumunda o hisse senedine yatırım yapmak.Ancak buna göre bir yıldan ilerisi görülemediğinden o hissenin fiyatının şişmemiş olması gerekli olup bunun için de hisse değerleme yöntemleri kullanılarak (F/K,PD/DD v.b.)yatırım kararı alınmalıdır.

                      3)Uygulamada genel hisse senetleri piyasaları düşükken yani herkes satarken(tıpkı 2009 martında olduğu gibi)geleceğe dönük büyüme kaydedecek hisseleri tespit edip fiyatlar düşerken kademeli alım yapabilmek önemlidir.Yani bir kerede o hisse alınmamalıdır.

                      4)Orta ve uzun vadeli düşünenlerin nakit ve vade sorunu olmaması kaydıyla,spekülasyonu az,mali yapısı güçlü,sürekli kar eden(global kriz döneminde dahi),düzenli temettü veren hisselerin tercihi uygun olabilir.

                      5)Fiyatların düştüğü,herkesin sattığı,borsaya ilginin zayıfladığı dönemler kademe alımı için doğru zamanlardır.

                      6)Her gün borsada al-sat şeklinde oynayanlar genelde para kazanamazlar. Ancak teknik analizin,aşırı alım veya satımı gösteren verilerine bakarak al-sat yapılırsa(ki bu da %,100 garanti değildir)bir ölçüde mevcut taşınan hissenin elden kaçırılmaması veya karları cebe koyup alt fiyatlardan tekrar adetleri arttırarak hisseyi daha düşük maliyetten taşımak imkanlı olabilir belki de.

                      7)Konjonktürel olarak büyük düşüşler ve zararlar da yaşanabilir bu durumda STOP LOSS yaparak zararına satmayı bilmek ve çok düşünce de tekrar almayı da bilmek önemlidir.

                      8)Borsa yatırımında her zaman ,yıllar itibarıyla ciro,kar,kapasite artışı gerçekleştirebilen,düşük borçlanma oranıyla çalışıp,nakit varlığı fazla olan şirket hisseleri tercih edilmeli ve portföy yönetim ilkelerine uygun olarak zaman zaman kar varsa(hisse aşırı değerlenmişse) realize edilip alt fiyatlardan da adetler arttırılarak portföy tutma karlılığı arttırılmalıdır.(daha geniş analiz teknikleri için" BİLANÇO ANALİZİ VE BORSA YATIRIM REHBERİ"NEHİR ER adlı kitabımdan yararlanabilirsiniz.)

                      9)Sektör riskine dikkat edilmelidir.Çeşitli sektörlerde taleplerde veya iç ve dış pazarlardaki dalgalanmalardan şirketlerde sektör riski oluşabilir örneğin henüz sürmekte olan global krizde tekstil,demir-çelik, v.b.sektörlerde önemli ciro ve kar kayıpları oluşmuş ve uzun vadeli projeksiyonel değerlendirmelerde zorluklar olabilmektedir.Oysa bu durum global kriz başlarında yani 2007 sonlarında tespit edilebilmeli idi.Başka bir konu da düşen faiz ortamında finans sektöründe (özellikle bankalarda) yüksek tahvil portföyleri nedeniyle beklenmeyen yüksek (bir kerelik) kar oluşumunun önceden tespit edilmesi idi. Global krizin azaldığı ve faizlerin artmaya başlayacağı ortama girilirken bu yüksek karlılığın(bir kerelik)bir daha olmayacağı bilindiğinden bu tür hisselerin aşırı primlerinin gelecekte olmayacağı varsayımıyla, gelecek yatırım projeksiyonunda bu tür hisseler yerine ,yükselen faiz ve normale dönen reel piyasalarda tüketimin (özellikle inşaat,kimya, enerji, ilaç, gıda ve benzeri) artacağı bazı sektörlerde ve bundan etkilenecek holding ve benzeri şirket hisselerinde kademeli düşüşlerde portföy yapmak da düşünülebilir (borcu az, karları iyi, nakdi bol, pd/dd düşük, iyi yönetilen büyük gruplara dahil olunmak şartıyla).

                      Özetle,yapılan tüm analizler ve çalışmaların amacı ÖNCEDEN DEĞERLENMEMİŞ karlılığı global krizde dahi süren,nakdi bol,borcu az olan hisselerin tespiti amacına yönelik olmalıdır.Aksi durumlarda mali analizlerin,fiyat analizlerinin(ucuzluk -pahalılk gibi)bir amacı yok ise,günlük manüplatif veya spekülatif TİYÖ'lerle değerli tasarrufların her zaman kaybedilmesi olasıdır ve de örnekleri çoktur. (unutmamalı ki 2000 başlarındaki borsa yatırımcı sayısı bugünlerde hala hemen hemen aynı sayıda kalmıştır.)

                      Bu nedenle de İMKB,SPK ve aracı kurumların açıklamaları ve günlük raporları incelenerek,her yatırımcının subjektif kararları doğrultusunda yatırım kararı alması bence uygun olabilir. Ünlü yatırımcı Templeton fonu'nun yöneticisi M.Mobius'un "hiç bir zaman dip noktayı bulamazsınız,dibe vurunca hisse senedi alabilmek hayaldir" sözü de çok anlamlıdır.Mobius'un hocası olan Walt Rostow'un TAKE OFF teorisi ise aslında borsada yatırım için en önemli unsuru özetler.Bu da"gelişmekte olan piyasalardaki üretim artışı,borsaların da artışını getirecektir"şeklinde açıklandığından,daha krizden çıkılmadan ve ikinci bir dip dalga beklentisi dillendirilirken(soros )tüm dünya borsalarında her türlü beklentinin üzerinde fazlaca satın alınmış beklentilerle marttan bu yana şişen hisse senetleri fiyatlarının belli duraklarda beklemelerle inmesi sonrasında, gelecek durum ve fiyat analizleri ile hisse senedi yatırımları için en uygun ortam oluşabilir bence.

                      NEHİR ER / MALİ ANALİST,BROKER

                      cayy

                      elbette bildik şeylerin tekrarı olabilir, eksiklikleri olabilir.
                      göz atmak, bazen kafadaki bilgileri uyandırabilir diyedir...
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #71
                        Borsanın ‘çıtırı’ Meclis’i karıştırdı

                        Yer, Meclis kulisi. Yanında seçmenleri olan bir milletvekilinin telefonu çalıyor. Seçmenlerinden müsaade isteyerek telefonla konuşmaya başlayan milletvekili, bir süre sonra, “Bizim çıtır bugün nasıl, ben bu çıtır işini sevdim” gibi sözler sarfetmeye başlıyor. Yanındaki seçmenlerin bir kısmı kıs kıs gülerken bir kısmı da şaşkın şaşkın oy verdikleri milletvekiline bakıyor.
                        02 Kasım 2009 Pazartesi 17:24:00

                        EŞLERE AÇIKLAMASI ZOR
                        Konuşmasını tamamladıktan sonra seçmenlerin şaşkın bakışları ile karşılaşan vekil “Borsa yükselmeye başlayınca biz de çıtır hesabı açtırdık. İyi de getiriyor” şeklinde bir açıklama getiriyor. Vekilin, borsa dilinde “çıtır yapmak” olarak nitelendirilen, gün içi al-satlarla uğraştığı, açıklamasının ardından anlaşılıyor. Yaptığımız araştırmada, milletvekillerinin yanı sıra Meclis personelinin ve hatta gazetecilerin de son dönemde borsaya girdiğini öğrendik. Vekilin başına gelen “çıtır” işlemlerinin de zaman zaman, evlerde yanlış anlamalara sebep verdiğini hatta bazı Meclis personelinin borsadaki çıtır olayını eşlerine anlatmakta epey zorlandığını öğrendik.
                        Kulislerde bu deyimler sık duyulur oldu
                        Bu olaylardan yola çıkarak, sanırım borsa dilindeki bazı deyimleri hatırlatmakta yarar olduğunu düşündük.
                        • Çıtır yapmak: Gün içi al-sat yapılarak yatırımcının elde ettiği kâr.
                        • Tavana kilitlemek: Hisse senedini alıcısı çok satıcısı yok durumuna sokmak.
                        • Tepesine vermek: Yatırımcının aniden hisseden çıkma eylemi.
                        • Mal vermek: Hisse senetlerine sat işlemi yapmak.
                        • Mal boşaltmak: Aracı kurumların portföyünde tuttukları hisseleri satmaya başlaması.
                        • Mala girmek: Bir yatırımcının hisse senedi alıp tutmaya başlaması.
                        • Keriz silkelemek: Yükselecek bir hisseyi önce aşağıya düşürüp, küçük yatırımcıyı panikletmek ve elindeki hisseleri düşük fiyattan almak.
                        • Tahtada at koşturmak: Tahtayı istediği gibi yönlendirmek.


                        -STAR

                        aman evde kullanırken dikkat
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • ÇAKAL
                          Ağa'nın Adamı
                          • 27 Haziran 2007
                          • 2545

                          #72
                          HÜSEYİN SÜMER

                          Bankalar bu filmi bize hep izletiyor

                          Yıllarca yüksek enflasyon ve kaynak tahsisinin siyasi irade tarafından gerçekleştirildiği ortamda faaliyet gösteren, üretmeden tüketmeye şartlanmış bir lobi, herkesin hayatını altüst etti.
                          Uzun yıllar topladığı vergilerle açıklarını kapatamayan hükümetler ise yangına körükle gitti. Neden söz ettiğimi anlamışsınızdır.
                          Hükümetler, Hazine'yi doldurabilmek adına bankalardan borç alarak finans sektörünü reel ekonomiden uzaklaştırıp daha sonra da çökmesine neden oldu. Başımızın belası 2000 krizi de böylece geldi, çattı. Bütün halk, bankaların borçlarını ödemek zorunda bırakıldı. Durum böyle olunca da ihtisas ve yatırım bankacılığı Türkiye'de oluşmadı.
                          Sektörler uzun ve ucuz kredilerden yoksun kaldı. Kamu ve özel yatırımlar durdu. İstihdam, nüfus artışının gerisinde kaldı. Devlet, geliri düştükçe yeni vergiler koydu. Ekonominin yarısı kayıt dışına kaçtı.
                          Siyasiler bunca yıl enflasyonla mücadeleyi göze alamadıkları için, kendi dar siyasi menfaatleri açısından iş dünyasındaki enflasyon lobisi ile "al gülüm ver gülüm" ilişkisine girdi. Popülist politikalar sonucu gelir dağılımı da, fırsat eşitliği de, sosyal dayanışma da bozuldu. Bu durum şirketleri çok zor koşullarda bıraktı.
                          Ve bütün bunlar işsizlik, tasarrufların erimesi ve pahalılık olarak insanların hayatına yansıdı. Her ne kadar işçi çıkararak ayakta durmaya çalışsalar da çıkan işçilerle birlikte azalan iş gücü, ödenen tazminatlar, kapatılan tesisler, azaltılan üretim, hisse senetlerindeki değer kaybı şirketlerin canlarını çıkardı.
                          Son yıllardaki enflasyonun, faizin düşmesi ile birlikte o eski günler geride kaldı. Bugünlerde faizlerin düşmesi, enflasyonun tek hanelere inmesiyle ekonomide canlanma belirtilerinin başladığı ortamda birileri çıkıp tekrar eski günleri hatırlattı, bize.
                          Şimdi de Merkez Bankası'nın faiz indiriminden rahatsız oldular. Hazine'nin borçlanma maliyetindeki azalma onları rahatsız etti. Oysaki yılın ilk 8 ayında 14 milyar lira kâr eden bankalar şimdi de Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinden rahatsızlık duyuyor. Neymiş efendim artık kamuya borç vermeyeceklermiş!
                          Bankalar bunu hangi ortamda söylüyor peki? IMF ile hükümetin anlaşma yapma ihtimalinin azaldığı bir ortamda. Türkiye'ye yabancıların şirket satın almaya geldikleri bir zamanda. Hatırlayın dün Zaman'da da yer aldı; Carlyle Group, Medical Park'ın yüzde 40'ını satın aldı. Diğer yabancılar ise satın alacakları ya da ortak olacakları şirketleri kovalıyorlar, Türkiye'de.
                          Öte yandan, küresel krizin hasarlarını üzerinden atmak istediği bir dönemde Standard and Poor's Türkiye'nin kredi notu görünümünü, 'negatif'ten 'durağan'a yükseltti. Bu reyting kuruluşu, gerekçe olarak Türkiye'nin, azalan dış finansman riski çerçevesinde, ekonomik dayanıklılığının artmasını ve Orta Vadeli Program çerçevesinde de ekonomik politika belirsizliğinin azalmasını gösteriyor.
                          Başka bir olumlu haber de önceki gün ihracattan geldi. Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,6 artışla 9,9 milyar dolara ulaştı. Hafta sonu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dış Ticaret'ten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ile birlikte Basra, Erbil ve Musul'daydım. Bir taraftan Irak'la ticareti artırmak için var gücüyle yapılan bir çalışma var, ortada. Geçenlerde Başbakan'ın gezisinde gündeme gelen İran'la doğalgazı birlikte çıkarma çalışmalarını sürdürüyor Türkiye. Suriye, Katar, Sudan'ın ardından Pakistan bize uygulanan vizeyi kaldırıyor. Böylesine Türkiye'nin hamle yapmak istediği bir ortamda faizden beslenen bir kesim tekrar piyasaya çıkmış, aynı filmi izletmek istiyor bize. Oysa biz bu filmi daha önce seyretmiştik.

                          03 Kasım 2009, Salı
                          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #73
                            IMF yoksa erken seçim var

                            IMF yoksa erken seçim var, erken seçim varsa IMF yok. AKP iktidarı satılabilir servetlerin tümüne yakınını sattı yedi

                            01 Kasım 2009 Pazar 22:56:00

                            Geriye kalan satılabilir servetler açıklarını kapatmaya 1 yıldan fazla yetmez. Dış borçlarda çevrilmesi zor düzeylere ulaştı. Bunları tükettikden sonra IMF den borçlanmadan iktidarda kalmaya devam ederse marjinalleşme hatta yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu yüzden, eriyip yok olan bir iktidar olmaktansa bir dönem için güçlü bir muhalefet olmayı tercih edecektir.
                            Tüketilmiş kaynaklar, aşırı yükselmiş borçlar altında ezilen ve yıpranan hükümet olmak yerine, kendi yediklerini diğer partilere ödettirmek için diğer partilerin iktidar olması işine gelecektir. Böylece medyasının da probagandası ile önümüzdeki yıllara miras bıraktığı ekonomik müflisliği diğer partilerin iktidarlarının beceriksizliğine bağlayacak, onların nasıl bir sefalet getirdiğini işleyecek, kendi faturasını onlara ödettirmiş olacak ve yeniden güçlenmek için kullanacaktır. Ortalama seçmen bir önceki iktidarın biriktirip devrettiği bir ekonomik çöküntü olduğunu düşünmek yerine , o an ki iktidarı sorumlu tutarak gelen gideni arattı kararına varacaktır.
                            AKP iki yıl daha iktidarda kalmayı düşünseydi IMF ile anlaşmayı yapardı. IMF anlaşmasının gecikmesi AKP nin bu konudaki kararsızlığından kaynaklanmıştır. Eğer kısa bir sürede IMF ile anlaşmaz ise bir yıl içinde erken seçime gidip muhalefete transfer olmayı kararlaştırmış demektir. Üstelik AKP Ermeni açılımını, PKK açılımını, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sataşmaları muhalefete kontrollu ve erimeden, nisbeten daha erken transferini sağlamakda araç olarak kullanıyor kanaatine ulaşıyorum.
                            AKP bir yıl kadar bir süreyi geriye satılabilir ne kaldıysa satarak IMF ile anlaşma yapmadan atlatabilir ve bunu ileride bak biz IMF ye rest çekebilmiştik diye kullanabilir. Geriye satılacak birşey kalmayıp, tersine başa çıkılması güçleşmiş kamu borçları ve ülke dış borçları kalmış olacağından yeni iktidar çok sıkı ve zor ekonomi politikalarına mecbur kalıp IMF den borçlanacaktır. AKP de o zamanki fiili durumu o zamanın iktidarını eleştirmekde suçlamada kullanacaktır. AKP döneminde oluşan tükenmişliğin vebalini diğer partilere ödetmiş olmak isteyecektir.
                            Tayyip Erdoğan açıkca seçimlerin erken değil zamanında yapılacağını söylüyor, ancak bu ifade daha 10 ay öncesine kadar Türkiye 2009 da %4 büyüyecek diyebilen, yine kriz teğet gececek diyebilen ve bunda 2009 yılı boyunca da ısrar eden birisinin ifadesidir.

                            Dr. Hamit Bozkurt
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #74
                              bütün tuzaklar böyle olmalı

                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #75
                                Yarın piyasalar ne olabilir?

                                Yarın piyasalar için biraz daha yön belirleyici olacak. Piyasalar ABD'den gelecek özel sektör istihdam verisi ve FED toplantısından çıkacak sonucu bekleyecek.

                                Yarınki özel sektör verisi Cuma günkü ABD verisine ışık tutması açısından önemli. Veri beklentilerden olumlu çıkarsa, en azından satışların bir miktar daha durulması anlamında bir hareket olabilir.

                                Yukarı yönlü bir hareket başlarsa: Eğer böylesi bir yukarı yönlü hareket başlarsa, çok keskin sert yukarı olacaktır, ancak bu yine satışlarla karşılaşılanabilir. Yükseliş kanalı kırılması nedeniyle, yukarı yönlü ataklar sınırlı kalabiler ve kar satışı olarak değerlendirilebilir.

                                Aşağı yönlü harekette destek arayışı ön plana çıkabilir. Bu anlamda dikkatliolmak gerekiyor. 46000 puanın altı bizim için tehlikeli bölge. İlk etapta 44400 destek konumunda. Altındaki hareketler 41000ile 44000 aralığında destek arayışı gibi karşımıza çıkıyor. Bu nedenle temkinli olmak faydalı görünüyor.

                                -mynet finans (özetlenmiştir)


                                cayy

                                Borsalarda zirveden başlayan sert düşüş devam ediyor. 26 Ekim’de 51 bin puandan dönen İMKB, ilk seansta da yüzde 2 gerileyerek son bir haftada yatırımcısına ortalama yüzde 10 kaybettirdi. Avrupa ve ABD borsalarında geri çekilme eğilimi devam ediyor. Bugün Avrupa’dan gelen olumsuz haberler piyasa üzerindeki baskıyı artırıyor. Dün kapanışa doğru açıklanan ABD verileriyle toparlanan ve artıda kapanan endeksler, bugün Avrupa’dan gelen olumsuz bilançolar ve İngiliz bankalara hükümetin ikinci kaynak aktarımı haberiyle yıkıldı. Dış borsalarda düşüşün devam edeceği beklentisi ve iç piyasaya özgün sıkıntılar İMKB’de sert satışlara neden oluyor. Özellikle bankacılık sektörü hisselerine gelen satışlar dikkatlerden kaçmıyor.

                                IMF ile beklenen anlaşmanın bir türlü hayata geçirilememesi, bugün açıklanacak ekim ayı enflasyon rakamlarının yüksek çıkacağı yönündeki tahminler ve yabancıların bono piyasasından çıkmaya başlaması İMKB’deki düşüşün dünya borsalarından daha hızlı olmasında etkili oluyor.

                                Borsalardaki sıkıntıların etkisiyle son günlerde tırmanışa geçen ve 1.45 lira seviyesinden 1.51 sınırına dayana dolar bu seviyede bekliyor.
                                Bono piyasasında ise yaşanan yükseliş trendi devam ediyor. 3 Ağustos 2011 vadeli gösterge tahvilde bileşik faiz yüzde 8.87 seviyesinde. Gösterge kıymet dün günü yüzde 8.74 seviyesinden kapatmıştı.

                                DÜŞÜŞ BU HAFTA YAVAŞLAYABİLİR

                                Uzmanlar piyasadaki sert geri çekilmenin uzun süre devam etmeyeceğini öngörüyor. Özellikle yarın yapılacak Fed toplantısı öncesinde ya da hemen sonrasında bir “toparlanma” gelmesi bekleniyor. Yeni bir yükseliş trendi olmasa da kayıpların bir bölümünün telafi edileceği tahmin ediliyor. Ancak analistler orta vadede düşüş trendinin devam edeceğini belirtiyor. İMKB’de ilk destek noktası olarak 44 bin 970 puan seviyesi gösteriliyor. Endeksin 50 bin puana doğru yapacağı her hareketin de kar satışı fırsatı olarak değerlendirileceği vurgulanıyor.

                                - HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information