Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
yataş'ın uyumunu/uyumsuzluğunu bilmem (bu konuya bakacağım) ama günü kurtardı.
biryerlerden şöyle bir metin:
- "Aracı kurumum üç kez kapatıldı. Mustafa Yılmaz ismi yüzünden... Doğaldır bunlar. Borsa tam rekabet kuralının geçerli olduğu yerdir. Liberal ekonominin kalesidir.
- Her şey Ankara'dan idare ediliyor. Buna alışmışız. Bürokrasinin elinde büyük bir güç... Buna karşılık sen İstanbul'da böyle bir iş kur; o zaman Ankara bürokratları olarak bir hükmün kalmaz.
- Piyasa ekonomisi, 'Fiyat mekanizması problemi çözecek' der. Borsada da sorunu çözecek olan fiyat mekanizmasıdır. Halbuki Osmanlı'dan beri problemi çözen bürokraktır. O nedenle borsa bir devrimdir, zihniyet devrimidir. Bu yüzden bu olayın aktörlerinin cezalandırılması da gayet doğaldır.
- Liberal ekonomide, borsada kişi yoktur, fiyat vardır. Yetki yoktur, arz ve talep vardır. Ankara şu an suç işliyor, bürokrasi böyle bir yere tahammül edemiyor, elini kolunu buraya uzatmak istiyor. Borsanın bütçesine müdahale bundandır.
- Borsada kağıtların serbest dolaşımını engelleyen manipülasyon yapar. Eğer taraflardan biri korunuyorsa kağıtların serbest dolaşımına engellemeye çalışıyor demektir. Bunlar yanlış işler. Hiç borsada korumak diye bir şey olur mu? Bu, fiyat mekanizmasına müdahaledir. Vitrinde olan kişi tabii ki cezalandırılır. Ama bilinmeli ki, Ankara'da oturup İstanbul'a yön verme devri çoktan geçti.
- Küçük yatırımcı, büyük yatırımcı ayrımıyla sermaye piyasası otoritesi hata yapıyor. Bu küçük yatırımcı işi borsanın başına bela olmuştur. Bunların borsaya hiçbir katkısı olmamıştır. Benim, Mustafa Yılmaz olarak hiçbir şikayetim olmamıştır. Benim gibiler de şikayet etmiyor. Bunlar kuru kalabalık. Varlıkları borsanın yüzde 8'i. Yüzde 92'ye karşı yüzde 8'i korumak için ne uğraşıyorlar? Sayıları 1 milyon, 2 milyon olsa ne yazar. Sistemi zedeliyorlar. Aracı kurumlar ise kamu otoritesi gözünde potansiyel suçlu. Küçük yatırımcıları kime karşı koruyorsun? Aracı kuruma karşı koruyorsun.
- Yatırımcı saygın bir kavramdır. Üçkağıtçı değildir. Küçükleri koruma çabası borsayı boğmuştur. Borsa bir itibar mesleğidir. En itibarsız meslek haline getirdiler. Kim yaptı? Ben yapmadım.
- Her mesleğin bilgisi, görgüsü, kültürü vardır. Borsa da bilgi, görgü, para işidir. Borsacı da, sermayesi olan, bilinçli risk alabilen, bilanço okumayı, dünyayı ve ekonominin gidişini okumayı bilen adamdır. Dünyanın en zor, en çok bilgi gerektiren yeri borsadır. Borsa beladır.
- Küçük yatırımcı dediğiniz adam züğürttür, parası yoktur, bilanço bilmez. Bunlar bu işi bilgisiz, görgüsüz, parasız yaparız zannederler. At yarışı gibi tüyo bekleyen adamdan borsacı olmaz. Bunlar kendilerini profesyonel zanneder. Yaptıkları da borsada oynamaktır. Borsa oyun yeri mi? Bunların istediği oyun yeridir, borsaya hiçbir faydaları yoktur. Bunlar müritlerdir. Borsa cahil yeri değildir, bilen gelsin.
- Kalite varsa eskiyince antika olur. Kalite yoksa eskiyince hurda olur. Bu her zaman geçerli ölçüdür.
- Yatırımcı yabancı, ABD'li ise foncu oluyor; yerli bireysel ise rantiyeci oluyor. Baştan ayrımcılığa gidiliyor. Biri gavur parası, diğeri müslüman parası. Biri rantiyeci, diğeri yatırımcı oluyor. Bu yanlışlık düzeltilmeli. Cehalet dönemini yaşadık. Şimdi olgunluk dönemindeyiz." İMKB'nin 7'nci Komisyoncusu, 43'üncü Borsa Üyesi Musfata Yılmaz, ziyaretimizde, şu sözü, kendi durumunu anlatmak için kullanmıştı: "Bestenin en güzel yerinde bir tel kopar; nağme yarım kalır."
13 mayıs 2008/Sabah Gazetesi/Abdurrahman Yıldırım
bugün borsanın teli koptuğunda yılmaz'ın bu sözü geldi aklıma:
bestenin en güzel yerinde, tel koptu, nağme yarım kaldı.
mustafa yılmaz ismini hatırlatarak...
cayy
Kimdi Bu Mustafa Yılmaz: Türkiye'nin ilk borsa bankerlerinden
20 yılı aşkın bir borsacı olan Mustafa Yılmaz, Türkiye'nin ilk Vakıfhanlı borsa bankerlerinden. Yılmaz, her zaman görüşlerini çok açık ifade edebilen bir borsacı oldu. Ancak aynı zamanda hemen her SPK başkanının kapattığı bir aracı kurumun da sahibi oldu. Şirketi, Şükrü Tekbaş'ın SPK başkanlığı döneminde 3 gün, Ali İhsan Karacan'ın 9 gün ve ardından da Muhsin Mengitürk zamanında 3 yıla yakın bir süre kapalı kaldı. İnatçılığıyla bilinen Mustafa Yılmaz, dört yıl önce Ulus Menkul Değerler'le yeniden çok sevdiği borsacılığa dönmüştü.
'Kemanımın bir teli koptu ve borsa bestem yarım kaldı'
Zihinsel fonksiyonları ve belleği sağlam olan Yılmaz'ın, gözleriyle işaretlediği alfabe harflerinden çıkan cümleler şöyle: "Kemanımın bir teli koptu, borsa bestem yarım kaldı. Ben borsada faaliyet gösteren ve yaşayan son borsa komisyoncusuyum. Arkadaşlarımın bir kısmı öldü, bir kısmı borsayı bıraktı. Ama ben direniyorum. Borsamızın çoğu yabancıların eline geçti. SPK şirketimi bir çok kez kapattı, direndim. Şimdi de yaşam mücadelesi vermek için her gün direniyorum."
direncini, 13 mayıs 2008 bıraktı...
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
30 Ekim 2009 Cuma 19:19:00
İştiraklerinin tamamını satmak ya da ortaklar almak için çalışma başlattığını 24 Ekim'de borsaya gönderdiği açıklama ile duyuran Doğan Medya Grubu'nun satış için görüşmelere başladığı öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, Doğan Grubu medya varlıklarını iki ayrı paket halinde satacak.
İlk pakette;Milliyet Gazetesi, Vatan Gazetesi, Radikal Gazetesi ve Star Televizyonu var.
İkinci pakette ise Hürriyet Gazetesi ile Kanal D yer alıyor.
- Habertürk
habertürkün haberine ne kadar güvenilir tartışma konusu: ancak bazı şeylerin dedikodusu bile yeter derler...
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
Kâr açıklaması beklenen Erdemir, üçüncü çeyrekte 90.6 mln TL zarar etti.
Türkiye'nin en büyük yassı çelik üreticisi Erdemir, üçüncü çeyrekte 90.6 milyon lira zarar açıkladı. Analistler şirketin 3.çeyrekte kâr açıklamasını bekliyorlardı. Şirketin üçüncü çeyrek satış geliri ise beklentiler doğrultusunda 1.3 milyar lira oldu.
Reuters'ın 8 kurumun katılımıyla yaptığı anketin ortalamasına göre Erdemir'in üçüncü çeyrekte 74 milyon lira net kâr ve 1.3 milyar lira satış geliri açıklaması bekleniyordu. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârın ise 152.2 milyon lira olması bekleniyordu.
Erdemir, ikinci çeyrekte de kâr beklenirken stok maliyetlerindeki artışa bağlı 42.53 milyon lira zarar açıklamıştı. Buna göre şirketin ilk dokuz aydaki zararı 288 milyon liraya ulaştı. Satış gelirleri ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38 azalarak 3.6 milyar lira oldu.
Erdemir, 2008'in üçüncü çeyreğinde 2.05 milyar lira satış geliri elde etmişti. Analistler, Erdemir için açıkladıkları kâr beklentisini çelik fiyatlarında Haziran ayından bu yana yaşanan artışa bağlıyordu.
cayy
meram elektrik alarkoya devredildi. haber topikte...
-bigpara
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
bakan şimşek, MERAM elektrik devir töreninde der ki:
- Geçen hafta teklif verme süresi biten Çoruh, Osmangazi ve Yeşilırmak EDAŞ için oldukça yoğun bir talep var. hangi firmaların ilgilendiği/ihaleye katıldığı trade topiğinde bulunuyor.
- Türk Şeker Fabrikaları'na ait Portföy C'de bulunan şeker fabrikaları satılacak ya da kiralanacak...
- Tekel'e ait Çamaltı ve Ayvalık Tuzlalarının ihale süreçleri devam ediyor
- JTI Central Asia LLP Şirketi'nde bulunan yüzde 20 oranındaki kamu hissesinin devri için ihale açıldı..
- önümüzdeki dönemde gündeme gelecek SATILIKLAR arasında: TEDAŞ'ın diğer dağıtım şirketlerinin, Elektrik Üretim A.Ş'ye ait üretim tesisleri, Şans Oyunları ve otoyollar ile köprüler bulunuyor.
- 18 termik, 27 hidrolik ve 56 akarsu santrali satılacak...
- akarsu santrallerinin 19 Ekim 2009 tarihinde özelleştirme programına alındı, birkaç hafta içerisinde işletme hakkının verilmesi yöntemiyle özelleştirilmek üzere ilana çıkmarılacak...
PEKİ BUNLARIN BAZILARI NASIL YAPILACAK?
işte böyle:
Körfez sermayesini çekecek taslak hazır
SPK, Körfez sermayesi için cazip enstrümanlar yaratmanın yollarını arıyor. Kira sertifikaları adı verilen enstrümanlarla köprü, otoyol hatta barajların bile kiraya verilebilmesi, bu varlıklara yatırım yapabilecek özellikle Körfez sermayesi için faizsiz bir yatırım aracı yaratılması hedefleniyor.
SPK faizsiz bono da denilen bir enstrümanla hem Körfez sermayesini çekmeyi hem de köprü, otoyol ve barajları özel sektör işletmesine vermeyi sağlayabilecek bir girişim için nabız yokluyor.
Sermaye Piyasası Kurulu, faizsiz bono olarak tanımlanan 'kira sertifikaları'nı düzenleyen bir tebliğ taslağı hazırladı. Kira sertifikalarının piyasa yapıcısı olacak olan 'Varlık kiralama şirketleri'nin kurulma ve faaliyet esaslarını da düzenleyen taslağa göre kaynak kuruluş adı verilen ve kira enstrümanı olarak kullanılabilecek varlığa sahip olan şirketler, ellerindeki varlıkları kurdukları bir anonim şirkete devredecek. Kira enstrümanlarının ihracına aracılık edecek olan şirket ise varlık kiralama şirketi kurarak bu kaynak kuruluşların varlıklarını devralacak. Daha sonra da bu varlıkların kira gelirini yatırım yapana ödemeyi sağlayacak olan kira sertifikaları ihraç edecek. Devraldığı varlıkları tekrar kaynak kuruluşa kiraya veren varlık kiralama şirketleri, halka arzla sattıkları kira sertifikaları sayesinde kamudan aldığı kirayı, payları oranında kira sertifikası yatırımcılarına ödeyecek. Böylece Hazine borçlanma imkanlarını artırırken, Türkiye'ye yatırım yapma yolları arayan fakat faizli enstrümanlar nedeniyle yüklü yatırımlar yapma imkanı bulamayan Körfez sermayesi için yepyeni bir yatırım aracı ortaya konmuş olacak. Faizin haram olduğu inancıyla faizli enstrümana yatırım yapmayan Körfez yatırımcıları hazine bonosu ve devlet tahvili ile aynı olan fakat faiz geliri yerine Hazine'den kira geliri elde edebilecek....
30 Ekim 2009 Cuma 08:18:00 / Referans
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
30 Ekim 2009 Cuma 19:19:00
İştiraklerinin tamamını satmak ya da ortaklar almak için çalışma başlattığını 24 Ekim'de borsaya gönderdiği açıklama ile duyuran Doğan Medya Grubu'nun satış için görüşmelere başladığı öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, Doğan Grubu medya varlıklarını iki ayrı paket halinde satacak.
İlk pakette;Milliyet Gazetesi, Vatan Gazetesi, Radikal Gazetesi ve Star Televizyonu var.
İkinci pakette ise Hürriyet Gazetesi ile Kanal D yer alıyor.
- Habertürk
habertürkün haberine ne kadar güvenilir tartışma konusu: ancak bazı şeylerin dedikodusu bile yeter derler...
Petkim, İran’a ortak ‘kimya’ fabrikası kuracak
31 Ekim 2009 / hürriyet
Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, İran devlet şirketi NPC International şirketiyle ortak yatırım konusunda fizibilite yapmak üzere çalışma başlattıklarını söyledi.
Yavuz, NPC ile son olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İran temasları sırasında bir ortak tesis için fizibilite çalışması yapmak üzere ön anlaşma imzaladıklarını bildirdi. Petkim’den dün yapılan açıklamada, NPC International Ltd. (NPCI) ile İran’ın Türkiye sınırına yakın konumdaki Batı Azerbaycan bölgesinde Süspansiyon Polivinil Klorür (S-PVC) fabrikası ile kimya tesislerinin yüze 50-50 ortaklıkla kurulmasına yönelik ön anlaşma imzalandığı bildirildi. Anlaşmanın 300 bin ton/yıl kapasiteli S-PVC fabrikası ve bu fabrikaya yeterli ham maddeyi sağlayacak 187 bin ton/yıl kapasiteli KA, 301 bin ton/yıl kapasiteli VCM tesislerinin kurulmasına yönelik ekonomik, teknik değerlendirme ve fizibilite çalışmalarını başlatmak üzere imzalandığı belirtildi.
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
Yaşar Grubu şirketlerinden DYO'nun Genel Müdürü Serdar Oran, gelecek üç yılda yüzde 50 büyümeyi ve yıllık ciro olarak da 550 milyon TL'lık bir büyüklüğe ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Oran, Türk boya pazarında gelecekteki rekabetin, boyanın klasik özellikleri ötesinde tüketiciye sunulan vaatlerle şekilleneceğini belirterek "Gelişmiş pazarlarda tüketiciye sunulan boyanın ötesinde fayda sağlama rekabetini teknolojik ve nano-teknolojik ürünleriyle sürdürmekteyiz" dedi.
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
Dünya borsaları haftayı kayıpla kapatırken, İMKB ağır yaralı. İMKB 100 endeksi geçen hafta yüzde 8.17 değer kaybetti. Dün ise son saatlerde yaşanan panik satışlarla yüzde 3.52 düştü
ABD ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3.5'luk büyümesiyle önceki gün bayram havası yaşayan piyasalar dün ağır kayıplar verdi. Piyasalar büyümenin balon olup olmadığını tartışıyor. Güne yükselişe ile başlayan Asya borsaları ABD'de açıklanan verilerin tüketimde hala canlanmaya işaret etmemesi nedeniyle sert satışlar yaşadı. Güniçinde 50 bin puanı aşan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası da (İMKB) günü yüzde 3.52 düşüşle 47 bin 184 puandan kapattı. Satışların özellikle son bir saatte yoğunlaştığı ve yüksek işlem hacmi ile birlikte paniğe dönüştüğü gözlendi. Haftalık kaybı yüzde 8'i aşan İMKB haftanın en çok kaybetiren borsalarında başı çekti. Banka hisseleri ortalama yüzde 4.66 düşerken, en çok işlem yapılan Garanti Bankası'nın kaybı yüzde 7.56'yı buldu.
MORALLER BOZUK
Diğer borsalardaki kayıplar da İMKB'den geri kalmadı. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 3'ü aştı. Brezilya ve Arjantin'in kayıpları ilk saatlerde yüzde 4'ü aştı. Risk alma iştahındaki düşüşle para güvenli limanlara kaçarken, dolar değerlendi. Euro/dolar paritesi 1.47 seviyesine çekildi. Yurtiçinde ise Dolar/TL kotasyonları yeniden 1.50'yi zorladı. Güvenli liman ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3.40'a düştü. Korku endeksi VIX yüzde 24 fırlarken, emtialarda panik satışlar görüldü. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 3 gerileyerek 76 doların altına indi.
ABD'Lİ TÜKETMİYOR
Borsalara satış getiren veriler ABD'de tüketimin artmadığını, tasarrufların da artmaya devam ettiğini gösteriyor. Eylül ayı rakamlarına göre ücretler yüzde 0.2 geriledi. Tasarruf oranı yüzde 2.8'den yüzde 3.2 çıktı. Reeel olarak da tüketim yüzde 0.6 azalırken, kullanılabilir gelir yüzde 0.1 geriledi. Açıklanan veriler, öncesi gün yüzde 3.5 büyüme açıklayan ABD'de, büyümenin sürdürülebilirliği konusunda endişe yaratıyor. Uzmanlar, ABD'deki büyümenin kriz nedeniyle uygulamaya konan paketler sayesinde gerçekleştiğini ve sürdürülebilir olmadığını belirtiyor.
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
GALİP ÖZTÜRK VE GRUBUNUN BORSADA SON DÖNEMDEKİ İŞLEMLERİ * Galip Öztürk:Van Et'te 10.3 milyon adet hisse sattı * Fatma ÖZtürk:Van Et'te 5 milyon adet hisse sattı. * Avrasya Factoring:GSD Holding hisselerinde 19.8 milyon adet hisse aldı. * Avrasya Factoring:Vakıf GMYO'da 1.3 milyon adet hisse aldı. * Zeki Gümüşsu:Vakıf GMYO'daki payını yüzde 5,56'ya çıkardı.
Ben ben değilim,Sen olmayınca
Sen sen değilsin,Ben olmayınca
Koç Holding hissedarlarından ortanca kardeş Mehmet Ömer Koç, 24 milyon lot hisse satışı için Merkezi Kayıt Kuruluşu'na başvurdu
Koç Holding, hissedarlarından ortanca kardeş Mehmet Ömer Koç, 24 milyon lot yani holding sermayesinin yüzde 1'ine denk gelen 24 milyon lot hisseyi satmak için bugün Merkezi Kayıt Kuruluşu'na başvurdu. 2.4 milyar lira sermayeye sahip olan Koç Holding'in hisse fiyatı 3.84 lira. Bu fiyattan satması halinde Ömer Koç'un eline 90-100 milyon lira aralığında bir para geçecek. Ömer Koç, hisselerin elden çıkarma süresi olarak 99 yıllık bir zaman dilimi belirtse de bilindiği gibi kayda alınan hisseler her an satılabilir.
-borsagündem
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
3. çeyrekte kâr açıklaması beklenen Erdemir'in 90.6 milyon TL zarar açıklaması da borsadaki düşüşte etkili oldu. Ancak, uzmanlara göre borsadaki düşüşte sadece Erdemir etkili değil. Çarşamba günü başlayan ve dün de devam eden düşüşte beklenti eksikliğine dikkat çeken uzmanlar, yurtiçinde hisse senetlerine talebi artıracak yeni beklentinin olmadığını vurguluyor. Borsada trendin aşağıya doğru döndüğünü belirten Tacirler Menkul Değerler Araştırma Müdürü Aydın Sözübir, "Borsada gelecek haftaki seyir yurtdışı borsalara da bağlı. Ancak borsanın yukarı gidecek itici gücü kalmadı. Endeks, gelecek hafta 45 bin puanın altına gerileyebilir" dedi.
Dolarda ise dün dalgalı bir seyir hakimdi. Sabah saatlerinde 1.48 TL seviyelerine gerileyen doların daha sonra yeniden 1.50 TL'ye yükseldiği gözlendi. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde doların yeniden 1.50 TL seviyesini aşabileceğini vurguluyor.
Faizde % 8'in altı zor
Faiz oranlarında ise yükseliş sürdü. 3 Ağustos 2011 vadeli gösterge kağıtta bileşik faiz, 0.12 puan artışla yüzde 8,7 seviyesine yükseldi. Merkez Bankası'ndan (MB) faiz indirim beklentisi ve enflasyondaki düşük seyre rağmen, önümüzdeki dönemde kamu maliyesi ile ilgili finansman ihtiyacının artacak olması faiz oranlarındaki düşüşü frenliyor. Nitekim Hazine, kasım ayında iç piyasalara yapılacak 9.6 milyar TL itfaya karşılık iç piyasadan 10.5 milyar TL borçlanma öngördüğünü açıkladı. Uzmanlara göre, 2009 yılı sonunda yüzde 8'in altı biraz zor gözüküyor.
Diğer yandan Merkez Bankası'nın kasım ayında da faizleri düşürmesi ancak, düşüşün bu kez 0.25 puanla sınırlı kalması bekleniyor. Reuters'in yaptığı bir ankete göre enflasyonda ekim ayında tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 1,8, üretici fiyatlarında (ÜFE) ise yüzde 0,9 artış bekleniyor. Yıl sonunda enflasyonunun da yüzde 5,5 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Nitekim, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da 27 Ekim'de Enflasyon Raporu'nu açıkladığında 2009 yılı sonunda enflasyonun yüzde 70 olasılıkla orta noktası yüzde 5,5 olmak üzere yüzde 5-6 aralığında tahmin edildiğini kaydetmişti.
- REFERANS
YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...
Yorum