Sağlık Haberleri..

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • naz
    Aktif
    • 17 Ağustos 2008
    • 373

    #46
    Fast food beyin sağlığını bozuyor

    'Zihin Sağlığı Vakfı'nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, 'depresyon, Alzheimer ve şizofreniye' neden oluyor

    İNGİLTERE'DE yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. 'Sustain' adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı'nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına göre, fast food tarzı beslenme ile yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliği 'depresyon, Alzheimer ve şizofreni' ile doğrudan ilişkili. Araştırmacılardan Courtney Van de Weyer, "Vücudu iyi beslemek, zihni de iyi beslemek anlamına geliyor" dedi.

    ARAŞTIRMAYA göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu nedenle de insanlar, omega 6 adlı yağ asidini, omega 3'ten çok daha fazla tüketir hale geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Araştırma raporunda, beslenme tarzında aminoasitlere, özellikle de balık tüketimine daha fazla yer verilmesi gerektiği belirtiliyor.

    Beyne faydalı yiyecekler:

    Sebzeler (Lifli olanlar)
    Tohumlar ve fındık
    Meyve
    Buğday, kepek
    Organik yumurta
    Organik olarak yetiştirilen ya da vahşi olarak avlanan balıklar (Özellikle yağlı olanlar)

    Beyne zararlı yiyecekler:

    Kızartılmış fast food yiyecekler
    Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler
    Alkol
    Şeker
    Çay ve Kahve
    Besinlere konulan bazı ek maddeler
    Tarım ilacı içeren benzeri besinler.
    istedigini soyleyen istemedigini isitir

    Yorum

    • naz
      Aktif
      • 17 Ağustos 2008
      • 373

      #47
      Bilinçsiz spor kalbi vuruyor

      Bilinçsiz spor kalbi vuruyor

      Uzmanlar, ısınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesinin kalp krizi ve ani ölümlere davetiye çıkardığına dikkat çekiyor

      Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, normalde insan sağlığı için son derece faydalı olan sporun, bilinçsiz yapılması durumunda insan sağlığını tehdit ettiğine dikkati çekti.

      Bilinçsiz yapılan sporun, kalp sağlığı ile ilgili birçok soruna yol açtığını ifade eden Oğuzhan, ısınmadan yapılan spor veya ani efor sarf edilmesinin kalp krizi riskini artırdığını belirtti.

      Bilinçsiz yapılan sporun yol açtığı zararların en fazla halı saha maçlarında görülen ani kalp krizleri ile anlaşılabileceğini anlatan Prof. Dr. Oğuzhan, şu bilgileri verdi:

      "Isınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesi, kalbe ani yük getirerek kalp krizi ve ani ölümlere davetiye çıkarır. Gerekli ısınma hareketleri yapılmadan spor yapılması ve böylece kalbe ani yük getirilmesi, kalp duvarlarının kalınlaşmasına, kalbi besleyen damarların sıkışmasına, ritim bozukluğuna ve hatta kalbin durmasına neden olabilir. Doğuştan kalp rahatsızlığı olanlar, ritim bozukluğu sorunu yaşayanlar ve ailesinde kalp rahatsızlığı bulunanlar, bu konuda daha fazla risk altındadır."

      RİSK GRUPLARI

      Doğuştan kalp rahatsızlığı bulunanlarda (hipertrofik kardiyomiyopati) kalbin iki karıncığını ayıran septum adı verilen duvarın zamanla kalınlaştığını bildiren Oğuzhan, bilinçsiz spor yapılmasının bu duvarların ani olarak kalınlaşmasına neden olabileceğini, kalbe gelen damarların sıkışabileceğini ve böylece ani kalp krizlerinin yaşanabileceğini söyledi.

      Bazı insanlarda kalbi besleyen damarların anormal seyrettiğini ifade eden Prof. Dr. Oğuzhan, şöyle devam etti:

      "Isınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesi, kalp ve çevresindeki kasların ani olarak genişlemesine ve böylece kalbi besleyen damarların sıkışmasına neden olabilir. Bu durumda da kalp krizi riski ortaya çıkar. Ayrıca, Brugada sendromu adı verilen ritim bozukluğu sorunu yaşayanlar da bu risk altındadır. Ani efor, kalbin kasılmasını sağlayan elektriksel sistemde soruna yol açabilir. Bu durumda da yine kalp krizi ve ani ölümler ortaya çıkabilir."

      Bilinçli yapılan sporun kalp sağlığı açısından faydalı olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Oğuzhan, insan kalbinde doğuştan bulunan ve yaş ilerledikçe gelişen kolesterol adı verilen damarların, kalbi besleyen damarların sıkışması durumunda devreye girdiğini ve kalp krizini engellediğini, bilinçli olarak yapılan sporun ise bu damarların gelişmesine katkı sağladığını sözlerine ekledi.
      istedigini soyleyen istemedigini isitir

      Yorum

      • eren@
        Tecrübeli
        • 24 Nisan 2008
        • 2344

        #48
        İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Erkan Topuz tarafından dile getirilen ve günlük hayatımızda dikkat etmemiz gereken hususlar aşağıya liste olarak çıkarılmıştır:

        1) Günde en az 6-7 saat karanlık odada uyumak gerekir.

        2) Haftada en az 3 gün erken yat erken kalk.

        3) Elektronik araçlardan uzak dur, kullanmadığınız zaman açık ve yanınızda tutmayınız.

        4) Bilgisayarını açık bırakma.

        5) Telefonda özellikle de cep telefonunda uzun konuşma,kısa konuş.

        6) Cep telefonu ile konuşman 30 saniyeyi geçmesin.

        7) Şampuanlar ve duş jelleri kanserojen. Vücudunuzu sabunla temizleyin ve bol bol durulanın.

        8) Zaman zaman yalın ayak toprakta yürüyün.

        9) Giydiğiniz terliğin lastik-plastik olmamasına dikkat edin.

        10) Gece uyurken odadaki televizyonu, bilgisayarı vs fişten çekin veya ana düğmesinden kapatın.

        11) Cep telefonunuzu gece uyurken yattığınız odada bulundurmayın.

        12) Haftada 4 kez balık ye ve balık çorbası iç, balığın kılçığı kanser önleyicidir. Mümkünse balığı kılçığı ile ye.

        13) Zerdeçal (köri) yi bol bol kullan salatalarına ek,çorbana,köftene koy vs.

        14) Günde 2(iki) bardak domates suyu iç.

        15) Kepek ekmeği ve ekmeğin kabuğunu ye, belediye ekmeği gençler için iyi.

        16) Tuz kullanmak istiyorsan kaya tuzu kullan.

        17) Zeytinyağı faydalı sabah kahvaltısında bir çorba kaşığı zeytinyağının içine kekik, nane, köri, koyup ye.

        18) Esmer pirinç tüket.

        19) Zeytin çok yararlı bol bol tüket.

        20) Yağsız peynir ve keçi peyniri ye.

        21) Haftada en çok 2(iki) kez kırmızı et ye.

        22) Çay tavsiyesi: yeşil çay+böğürtlen+ısırgan+ limon kabuğunu karıştır kaynat günde 2(iki) kupa iç dikkat bunu ilaç almayan insanlar içebilir.

        23) Eğer hiç bir ilaç içmiyorsanız veya ilaçtan 6 saat sonra bir su bardağı greyfurt suyu için.

        24) Bitkisel otları alırken internetten alışveriş yapmayın-Tarım Bakanlığı onayı olanları eczanelerden alın.

        25) Sentetik yastık yorgan kullanmayın, pamuk yorgan yastık daha sağlıklı.

        26) Özellikle beyaz iç çamaşırlarınızı kaynatmadan giymeyin çünkü beyazlatıcı madde kanserojen bir maddedir.

        27) Mutfakta teflon bulundurmayın, cam-çelik-porselen kaplarda pişirin.

        28) Sentetik malzemeden imal edilmiş halı kullanmayın.

        29) Ayakkabı ile evde dolaşmayın.

        30) Organik ürünler tüketin, en azında sebze meyveyi mevsiminde tüketin.

        31) Fastfood kanserojendir.

        32) Acı biber kansere çaredir.

        33) Haftada en az bir köy yumurtası tüketin ve özellikle de beyazını daha çok tüketin.

        34) Elma sirkesi metabolizmayı hızlandırır, günde 1(bir) tatlı kaşığı için (kadınlarda kemik erimesine sebep oluyor. Dikkat edin).

        35) Her sabah aç karnına bir bardak ılık su tüketin.

        36) Kuru erik, böğürtlen, çilek tüketin.

        37) Havuzlarda kullanılan klor kanserojendir, eğer girerseniz de hemen duş alın.

        38) İçme suyu; İstanbul'da şu anda belediyenin suyu içilebilir, eğer satın alıyorsanız 3 ayda bir markasını değiştirin.

        39) Kızartma yemeyin, haşlama buğulama yenmelidir.

        40) Mikro dalgada fazla ısıtma.

        41) Yanmış yiyecekler kanserojendir.

        42) Diş fırçalarken, kuru fırçaya macunu koy fırçala, sonra durula.

        43) Kuru temizleme kanserojendir.

        44) Domates organikse veya mevsiminde kanser önleyicidir.

        45) Elmayı kabuğu ile ye.

        46) Sebzeyi meyveyi önce elma sirkeli suda 20 dakika beklet sonra durula ye veya kullan.

        47) Brokoli, karnabahar, ıspanak, lahana, Kırmızı turp, kara turp, havuç, maydanoz, rezene, tere tüket.

        48) En yeşil, en kırmızı, en sarı olan yiyecekleri ye.

        49) Yeşil çayı gündüz tüket.

        50) Kara üzüm, karadut, böğürtlen şurubu, ananas tüket.

        51) Çin üretimi hiç bir şey kullanma, şu anda "Made in China yerine PRC (People Republic of China yani Çin Halk Cumhuriyeti) yazıyorlar dikkatli ol.

        52) Süt yerine ayran ve yoğurt tüket, çünkü süte hayvanın gübreli yediği otların kalıntıları karışabiliyor.

        53) Fındık, fıstık, ceviz kabuklu al kır öyle günlük biraz tüket.

        54) Mevsiminde çekirdekli karpuz çok faydalı.

        55) Şaraba böcek ilacı karışıyor o nedenle kanserojen, bira kolon kanserini artırıyor, bunlar yerine kara üzüm ye.

        56) Meyve suyu yerine taze meyve tüket, meyve suyu şişmanlatıyor.

        57) Hareketli hayatı tercih et.

        58) Oksijenli ortamda günde en az 30- 45 dakika yürü.

        59) Sigara içiyorsanız % 85 ya da % 90 akciğer kanseri olacaksınız ve kalp krizi geçireceksiniz demektir. Sigarayı bırakınca vücut 10 yılda yenilenebiliyor. Hemen sigarayı bırakın. Bırakınca kırmızı olan ürünleri tüketin, meyan kökü ve kara meşenin kabuğunu ezip toz olarak alın bu vücudun daha kolay temizlenmesini sağlıyor . 2015 yılında 9 milyon kişi akciğer kanseri olacak. Yirmi saniyede bir kişi akciğer kanseri oluyor.

        60) Akciğer kanseri belirtileri omuz ağrıları, yüksek ateş, öksürük ve kanlı balgamdan anlaşılır.

        61) Stresten uzak durun, kanseri tetikliyor: İbadet,dua, yoğa, meditasyon, strese iyi geliyor.

        62) Doktora inan, aile sevgisine bağlılık göster ki, stresin etkilerini men et.

        63) Üzüm çekirdeği ve keten tohumu günde 1(bir) tatlı kaşığı tüket.

        64) Günde bir su bardağı akşamları kefir tüket, günde bir kez büyük apteste çıkılması gerekir eğer olmuyorsa ilerde kolon kanseri olma olasılığı yüksektir. Buna dikkat et.

        65) Menopozdaki kadınların vücudunda ödem olur bunu atmak için kirazın sapı+mısır püskülü+maydanoz sapı kökü+defne yaprağını 5 dakika sıcak suda beklet iç günde en çok iki kupa olarak bu biriken ödemi atıyor.

        66) Beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan uzak dur.

        67) Kendinizi halsiz hissederseniz günde birer adet B ve C Vitamini alınız.

        68) Kanser hastaları doktoruna danışmadan hiçbir bitkisel ot kullanmamalıdır. İlaç içiyorsa asla ot kullanmamalıdır.

        69) Bütün petrol ürünleri kanserojendir. "Şeytanın dışkısı" da olarak adlandırılıyor. Kullandığınız her şeyin petrol ürününden yapılıp yapılmadığına dikkat edip sorgulayın.
        Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

        Yorum

        • naz
          Aktif
          • 17 Ağustos 2008
          • 373

          #49
          cok güzel bilgiler eline saglık cok begendim:a88:
          istedigini soyleyen istemedigini isitir

          Yorum

          • güneşş
            Tecrübeli
            • 08 Ocak 2008
            • 742

            #50
            böyle bir açıklama olabilirmi...

            sgk başkanı fatih acarın sorulan soruya verdiği cevap


            Katılım payı ödenmesi şart mı, eskiden muayene için hiç ücret ödemiyorduk?
            Sağlığın finansmanı konusunda vatandaşların cüzi de olsa bir katkıda bulunması gerekiyor. Bu devlet hastanelerinde 3 TL, özel hastanelerde 10 TL ve üniversitelerde 6 TL. Ayrı ayrı branşlara giderlerse hepsi için ayrı ayrı bu ücreti ödemeleri gerekiyor. Bu uygulama gereksiz yere doktora gitme alışkanlığının önünü kesti. Polikliniğe gelen müracaatta yüzde 40 düşme oldu. Dünyanın her yerinde hastalar katılım payı ödüyorlar. Yoksa komşusuna katılıp doktor doktor gezenler oluyordu. Acil ve ciddi sağlık tehdidinin bulunduğu durumlarda katkı payı ödenmiyor.


            nasıl bir anlayıştırki insanların canı sıkıldığı için hastaneye gittiğini düşünerek böyle bir uygulama yapıldığı açıklaması getiriliyor.güzel ülkemde insana insan olduğunu ne zaman hissettirecekler bilmiyorum...

            Yorum

            • naz
              Aktif
              • 17 Ağustos 2008
              • 373

              #51
              Neden sağ tarafa yatarak uyumalı

              Bir tarafa yatarak uyuma durumunda yatılan yöne bağlı olarak burun deliklerimizin birisinin tıkanırken diğerinin açıldığı ve solunumun açık olan burun deliğinden yapıldığı araştırmalarla belirlenmiştir. Ayrıca nefes alınan burun deliği ile beynin yarımküreleri ve sempatik-parasempat ik sinir sistemleri arasında da bir münasebet olduğu çalışmalarla gösterilmiştir. Neden sağ tarafa yatılmalı

              Sağ tarafa yatılması durumunda sağ burun deliği tıkanmakta sol burun deliği açılmaktadır.
              Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarımküresinin aktivitesi artar.
              Sağ beyin yarımküresinin uyarılmasi parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına kalp hizimizin yavaşlamasına tansiyonumuzun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerimizin yavaşlamasına vesile olur.
              Dolayısıyla kalbimiz daha az yorulur uykuya dalmamız daha kolaylaşır bu da istirahatimizin daha iyi olmasına imkân sağlar.
              Diğer yandan sol tarafa yatılırsa ne olur?
              Sol burun deliğinin tıkanması ile birlikte sağ burun deliğinden nefes alınması sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar; bu durumda kişi heyecanlanmış gibi olur ve kalp atışlarındaki hızlanma ile kalp daha da yorulur.
              Bu yüzden uykuya dalma zorlaşır.
              Çünkü kalp atım hızının tansiyonun heyecan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir.
              Sol tarafımız üzerine uyumada ise vücudumuz daha çok yıpranacaktır.
              Sırtüstü veya yüzüstü yatınca durum ne olacaktır?
              Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün olmadığı gibi kalp akciğerler ve mide bu durumda baskı altında olduğu için ciğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir.
              Sırtüstü yatıldığında ise bu rahatsızlıklar olmayabilir.
              Ancak uykuya dalmada gecikme olabilir.
              Bu durum da vücudun tam dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine engel olabilir.
              Çünkü bu durumda gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılamayacaktır.
              Ayrıca sırtüstü yatılması durumunda mide ve bağırsakların fonksiyonlarını gerçeklestirmesi biraz daha zorlaşacaktır.
              En faydalı ve belki de en az zarar görebileceğimiz yatış pozisyonun; "sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma" şeklinde olduğu yapılan araştırmalarla ancak bugün doğrulanabilmektedir .
              Bu yatış seklinde hem mide ve bağırsaklar korunmakta hem de sindirimin daha kolayca tamamlanması mümkün kılınmaktadır.peygamber efendimiz yatakta sag tarafınıza yatın demistir hadisinde soyledigı sozler hicbiri bos degildi zaten
              istedigini soyleyen istemedigini isitir

              Yorum

              • tractact
                TOBOma
                • 19 Kasım 2007
                • 560

                #52
                naz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                peygamber efendimiz yatakta sag tarafınıza yatın demistir. hadisinde soyledigı sozler hicbiri bos degildi zaten
                dinimizdeki sünnetlerin, farzların ve yasakların hepsinin mantıklı açıklamaları vardır zaten...

                yazınız için teşekkürler sn.naz...

                Yorum

                • iyiniyet
                  Yeni üye
                  • 17 Şubat 2009
                  • 27

                  #53
                  yazı için,
                  tşk.ler
                  bu siteyi sevmeye başladım.İlginç yazılar var...
                  bana söylersen unutabilirim,
                  gösterirsen anımsayabilirim,
                  ama benide katarsan anlarım….

                  :m06:atasözü

                  Yorum

                  • sen@senibil
                    Yeni üye
                    • 17 Mart 2009
                    • 17

                    #54
                    Yazi Gerçekten Enteresan
                    [B][SIZE=1]*Bir anne-bab[/SIZE][/B][SIZE=1][B]a için dünyada işiteceği en güzel melodi,küçük çocuğunun konuşmayı öğrenme aşamasında[/B][B][I]"babaaaaa[/I]-[I]anneeee[/I]"[/B][B]diye seslenmesidir.*[/B][/SIZE]

                    Yorum

                    • sen@senibil
                      Yeni üye
                      • 17 Mart 2009
                      • 17

                      #55
                      Meyveler

                      • Vücudumuzun başlıca düşmanı olan kolesterol hiçbir meyvede yoktur!
                      • Meyveler doğal şeker içerir, ne kadar çok meyve tüketirsek beynimizdeki sinir hücreleri de o kadar gelişir, meyve yemek hafızamızı canlandırır!
                      • Meyveler mükemmel lif kaynağıdır!
                      • Meyveler vitamin ve mineral açısından çok zengindir!
                      • Az kalorilidirler ve kilo aldırmazlar! (Ancak rejim sırasında kalorisi nispeten yüksek olan incir, muz ve üzümden uzak durun)
                      • Bol miktarda antioksidan içerirler!
                      • Meyveleri aç karnına yemek sindirimi kolaylaştırır!
                      [B][SIZE=1]*Bir anne-bab[/SIZE][/B][SIZE=1][B]a için dünyada işiteceği en güzel melodi,küçük çocuğunun konuşmayı öğrenme aşamasında[/B][B][I]"babaaaaa[/I]-[I]anneeee[/I]"[/B][B]diye seslenmesidir.*[/B][/SIZE]

                      Yorum

                      • naz
                        Aktif
                        • 17 Ağustos 2008
                        • 373

                        #56
                        tractact Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                        dinimizdeki sünnetlerin, farzların ve yasakların hepsinin mantıklı açıklamaları vardır zaten...

                        yazınız için teşekkürler sn.naz...
                        tesekkur ederim sayın tractact gerek aldıgım egitim gerekse saglam kaynaklardan okudugum kitaplar duyumların sonucunda yukardaki ornekleri cogaltmak mümkündür yazılarim bana aittir hic bir sekilde alıntı degildir once bunu belirteyim alıntı yaptıgım yönünde iddialar ortaya atıldı alıntı denilen konuları ben ezbere biliyorumcok degerli hocam mehmet paksu hocadan ders almısımdır kesinlikle reddediyorum ve kınıyorum okumusumdur aklımda kalanlardan yazarım yada emin degilsem arstırma yaparım peygamber efendimiz cocuk anne karnında egitime baslar demistir ve nitekim tıp bunu daha son yıllarda acıklamıstır daha ornekleri cogaltmak mümkün yanlıs anlasılmasın hikaye siir hukuk saglık vs bunlar haric
                        Last edited by naz; 18 Mart 2009, 02:15.
                        istedigini soyleyen istemedigini isitir

                        Yorum

                        • naz
                          Aktif
                          • 17 Ağustos 2008
                          • 373

                          #57
                          iyiniyet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                          yazı için,
                          tşk.ler
                          bu siteyi sevmeye başladım.İlginç yazılar var...
                          sayın iyiniyet iyiniyetinizden ötürü tesekkür ederim
                          istedigini soyleyen istemedigini isitir

                          Yorum

                          • MESAL
                            Yeni üye
                            • 13 Mart 2009
                            • 7

                            #58
                            Sırt üstü uyuma özellikle çok sakıncalı, ana toplar damara iç organ basısı kan iletim problemi sebebi olabiliyor, hamilelerde gece ayaklarda krampla uyanmanın sebebidir, normal insanlarda uyuşma şeklinde uykudan uyandırır.
                            Bebek ve küçük çocuklarda solunum zorluğu ve mide içeriğinin solunması açısından da ekstra risk...

                            Sağ taraf yararı için pekçok şey söylenebilir safra akımı kolaylaştırma, kc durumu falan ama biraz tevile kaçar, sonuçta karşıda hadis var izaha gerek yok bence.

                            İstisnası tok karna ve dolu mide ile olmalı sol taraf tercihi için.

                            Yorum

                            • naz
                              Aktif
                              • 17 Ağustos 2008
                              • 373

                              #59
                              MESAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                              Sırt üstü uyuma özellikle çok sakıncalı, ana toplar damara iç organ basısı kan iletim problemi sebebi olabiliyor, hamilelerde gece ayaklarda krampla uyanmanın sebebidir, normal insanlarda uyuşma şeklinde uykudan uyandırır.
                              Bebek ve küçük çocuklarda solunum zorluğu ve mide içeriğinin solunması açısından da ekstra risk...

                              Sağ taraf yararı için pekçok şey söylenebilir safra akımı kolaylaştırma, kc durumu falan ama biraz tevile kaçar, sonuçta karşıda hadis var izaha gerek yok bence.

                              İstisnası tok karna ve dolu mide ile olmalı sol taraf tercihi için.
                              cok güzel izah ettiniz elinize saglık
                              istedigini soyleyen istemedigini isitir

                              Yorum

                              • yagmur
                                Kıdemli
                                • 29 Nisan 2008
                                • 4717

                                #60
                                yaz aylarında beslenme..

                                YAZ AYLARINDA BESLENME

                                Yaz mevsiminin etkisini iyice göstermeye başladığı şu günlerde hava sıcaklığının artmasıyla birlikte bol sıvı alınması yönündeki öneriler sıklıkla gündeme gelmektedir.
                                Vücuttan fazla miktarda su kaybedilmesi sonucu; bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri görülebilir. Sıvı ihtiyacını karşılamak için süt, ayran, soda, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çayları tercih edilebilir. Öte yandan en iyi çözücü, saf, doğal ve katkısız olan içecek sudur.

                                Dünya Sağlık Örgütü kadınların günde 10, erkeklerin 14 bardak su içmesi gerektiğini belirtmektedir. Bebek ve çocuklar sıvı kayıplarını ifade edemeyecekleri için, ebeveynlerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerekmektedir.


                                Havaların ısınması ile birlikte ev dışında daha uzun süre kalınmaktadır. Özellikle hipertansiyon, diyabet, kalp - damar hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olan bireylerin güneş ışınlarının çok dik geldiği 11:00 - 17:00 saatleri arasında gerekmedikçe dışarı çıkmamaları gerekmektedir.
                                Özellikle bu tür rahatsızlığı olan bireylerin öğün atlamamaları, 3 ana öğünün yanı sıra 3 küçük ara öğün almaları önerilmektedir. Böylelikle bir sonraki öğünde hem yavaş hem de az yemek yenilmesi söz konusu olmaktadır.

                                Yaz mevsiminde günlerin uzun olması nedeniyle daha çok yemek yenilmekte, özellikle geç saatlere kadar süren akşam yemeği sırasında alkol alınması, yağlı ve ağır yemekler yenmesi vücut dengesini zorlayabilmektedir.

                                Katı yağların kalp krizi riskini artırdığını artık herkes biliyor. Kalp krizi yaz döneminde daha fazla görülmektedir. Bu nedenle yemeklerde sıvı yağlar tercih edilmelidir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; ekmeğe yağ sürmemek, zeytinyağı bile olsa aşırı miktarda kullanmamaktır. Kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmalı; haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Sonuçta 1 gram yağ 9 kkal. enerji vermektedir.


                                Şeker açısından durumu değerlendirirsek; bazı şekerler besinlerde doğal olarak bulunurlar (meyvelerdeki fruktoz, sütteki laktoz, tahıllardaki nişasta gibi). Bazıları ise sonradan ilave edilirler (çay şekeri ve şeker içeren besinler). Dengeli beslenme çerçevesinde şeker ihtiyacı besinlerden doğal olarak karşılanmaktadır. O halde tatlı tüketiminden kaçınmak, yenildiği taktirde tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, lokma ve tulumba gibi ağır tatlılar yerine; sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır (örnek: Dondurma, puding, sütlaç, komposto, meyve jölesi).

                                Hızla ve tamamen kana karışan, rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olur, böylelikle tekrar tatlı yeme isteği doğurarak bir kısır döngüye yol açarlar. Şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan, formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olan yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha uygun görülmektedir. Tatlıların yapımında güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olmaktadır.

                                Yazın öğünlerin sadece meyve ile geçiştirilmesi oldukça yanlıştır. Meyvenin ana yemek yerine, yemekten sonra yenmesi gerekir. Mesela sadece karpuz ile öğün geçiştirmek yanlıştır, fazla meyve de kilo artışına neden olmaktadır.
                                Şeker, kolesterol ve kan basıncı üzerine olumlu etkileri, kabızlığı önlemesi ve tok tutma özelliğinden ötürü lifli (posalı) besinlere önem vermek gerekmektedir.
                                Bu bağlamda kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kurubaklagillerin yazın da haftada 1 - 2 kere tüketilmesi önerilmektedir. Kepekli tahılların (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna / pirinç / erişte / un) ve sebze - meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir.


                                Yaz aylarında artan sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanmak gerekir. Sebze ve meyve tüketimi ile kalp - damar hastalıkları, bazı kanser türleri, inme, diyabet, Alzheimer hastalığı, katarakt ve yaşla ilintili fonksiyonel kayıp riskinin azalması arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Bu etkilerin sebze ve meyvelerin içerdiği diyet posası, folat, potasyum ve Beta - karoten, C vitamini, E vitamini gibi antioksidan etkinlik gösteren biyoaktif fitokimyasal bileşenlerden kaynaklandığı vurgulanmaktadır.
                                Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü günde 5 - 9 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesini önermektedir.


                                Tüm bu ilkelere ilave olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürümeyi önermektedir. Bunun dışında; jogging, bisiklete binme, yüzme, tenis, dans, aerobik, jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar da uygun görülmektedir. Haftanın 4 - 5 günü 45 - 60 dakika kadar egzersiz yapılması yeterli olacaktır. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, ve en önemlisi sağlıklı yaşama adım atmaktır.
                                Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information