Mailimize Takilanlar...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • MAGGGMA
    ...................
    • 12 Haziran 2007
    • 1375

    #91
    BOYLE BIR KOY DOLOMIT'LERDE VAR. GALAGENOVA EKIBI HER YIL AGUSTOSTA ORDAKI TURK FESTIVALINE KATILIYOR. ONLARIN HIKAYESIDE YARALI BIR YENICERININ ONLARA SIGINMASIYLA BASLIYOR.







    Hiçbir Türk'ün yaşamadığı ancak herkesin kendisini Türk 'hissettiği' Belçika'nın Faymonville köyünde festival zamanıydı





    Kendilerini asırlardır "Türk" olarak adlandıran Belçikalı köylüler, geleneksel olarak Türk giysi ve bayraklarıyla karnaval korteji oluşturdular







    Faymonville köyünde hiçbir zaman, hiçbir Türk'ün yaşamadığını belirten köylüler, kendilerine asırlardır "Türkler" dendiğini, "Türk Köyü"nün insanları olduklarını söylüyor, kendilerini "Faymonville Türkleri" olarak tanıtıyorlar









    Faymonville köylülerinin, Haçlı Seferleri'ne katılmayı ve Türklere karşı savaşmayı reddettikleri için "Türk" olarak adlandırıldıkları da rivayetler arasında







    Fotoğrafta Faymonville belediye binası girişinde bulunan taş oyma Türk bayrağı görünüyor







































    Yorum

    • MAGGGMA
      ...................
      • 12 Haziran 2007
      • 1375

      #92
      HARİKA YAAAA )


















      Yorum

      • Bear_Bull
        Spread Trader
        • 09 Şubat 2009
        • 773

        #93
        * Yediklerimiz degil, hazmettiklerimiz bizi güçlü kılar.

        * Kazandıklarımız degil, biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar.

        * Okuduklarımız degil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar.

        * Baskalarına verdigimiz ögütler degil, bizzat uyguladıklarımız bizi insan yapar.



        Kral en çok dördüncü esini severmis, bir dedigini iki etmez her seyin en iyisini,
        en güzelini ona verirmis. Kral üçüncü esini de çok severmis.
        Bu güzelligin bir gün kendisini terk edeceginden korktugu için, onu çok kıskanır,
        Üzerine titrermis. İkinci esini de severmis kral. Kendisine karsı her zaman iyi ve
        sabırlı davranan esi, kralın ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında
        bulunur sorunun çözümünde ona destek verirmis. Kraliçe olan birinci esiymis
        kralın. Onu en çok seven, karsılık beklemeden seven, saglıgına ve hükümdarlıgına
        en büyük katkıyı saglayan bu esi olmasına ragmen, kral birinci esini sevmezmis
        ve onunla hiç ilgilenmezmis.
        Bir gün kral ölümcül bir hastalıga yakalanmıs. Yakında ölecegini
        anladıgı ve öldükten sonra yapayalnız kalmaktan çok korktugu için,
        eslerinden hangisinin ölüm yalnızlıgını kendisi ile paylasmak
        isteyebilecegini ögrenmek istemis. En çok sevdigi dördüncü esine ölüm yolculugunda
        kendisine eslik etmek ister mi diye sordugunda aldıgı yanıt kalbine bıçak gibi saplanan
        kısa ve net “mümkün degil” olmus...
        Hayatım boyunca seni sevdim. Sen benimle birlikte ölmeyi kabul eder misin sorusuna
        üçüncü esi de “hayır hayat çok güzel. Sen ölünce ben yeniden evlenecegim” diye yanıt vermis.
        Kral bir kez daha yıkılmıs.
        Her sorunumda her zaman yanımda olan bana yardım eden sendin bu
        sorunumda da bana yardımcı olur musun talebine karsı ikinci esinden;
        “bu sorunun için hiçbir sey yapamam, olsa olsa sana mezarına kadar eslik
        eder, güzel bir cenaze töreni yaptırır ve yasını tutarım” karsılıgını
        almıs.
        Büyük bir hayal kırıklıgı yasamakta olan kral birinci esinin sesi ile irkilmis.
        “nereye gidersen git seninle olurum, seni takip ederim...”
        Ah diye inlemis kral; “keske bir sansım daha olsaydı...”

        Yasamda Hepimiz 4 esliyiz aslında;

        * Dördüncü esimiz vücudumuz. Onun güzel görünmesi için ne kadar zaman, kaynak ve çaba harcarsak harcayalım öldügümüzde bizi terk edecektir.

        * Üçüncü esimiz sahip oldugumuz servetimiz ve statümüzdür.
        Ölür ölmez baskalarına yar olacaktır.

        * İkinci es; ailemiz ve dostlarımızdır. Tüm sorunlarımızı paylastıgımız bu kisilerin en son yapabilecekleri sey bu dünyadan gözleri yaslı bizi ugurlamak olacaktır.

        * Birinci es ise ruhumuzdur. Bizimle gelir.
        Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

        Yorum

        • MAGGGMA
          ...................
          • 12 Haziran 2007
          • 1375

          #94
          T.C. MERKEZ BANKASI'ndan bir uyarı..Dağarcığınızda bulunsun...

          Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye
          zorlanırsanız
          PIN kodunuzu ters girmeniz halinde
          (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi).
          Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de çağırıyor.
          Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye
          bildirelim .

          T.C. MERKEZ BANKASI

          Yorum

          • MAGGGMA
            ...................
            • 12 Haziran 2007
            • 1375

            #95
            Aşağıda resmi görünen 4 yaşındaki kızım Azra Zeynep 03.04.2009 Cuma gününden itibaren kayıptır..!!

            Yerini bilenlerin, görenlerin insaniyet namına polis’e bildirmeleri veya aşağıdaki numaraları aramaları önemle rica olunur..!!
            0 533 626 57 52
            0 216 308 60 76
            (Bu mail'i lütfen listenizdeki herkeze ulaştırınız..!!)



            Yorum

            • MAGGGMA
              ...................
              • 12 Haziran 2007
              • 1375

              #96
              Cevremdeki insanlar yaptigim zulumden dolayi benden uzaktilar..





              Dediki:

              Gunlerden bir gun Evlenmeyi arzuladim ve bir cocuk sahibi olmayi..
              Evlendim ve bir cocugum oldu..Adini Fatma koydum..Onu cok sevdim..Ve Fatma buyudukce kalbimdeki imanda onunla buyudu..Kalbimdeki isyanda azaldi onunla..
              Elimde icki kadehi vardi onu icme istegiyle doldurmustum Fatma onu devirdi..daha yasi iki bile degildi..
              Sanki ona bunu yaptiran Allahti!
              O buyudukce kalbimdeki imanda onunla buyudu..Allaha yaklastigim her bir adimda icinde oldugum maasilerden(isyanlardan) uzaklastim biraz biraz..
              Ta ki Fatma 3 yasina basana kadar..
              3 Yasini bitirdiginde Fatma öldü!!
              Ve Malik Ibnu Diynar devam ediyor anlatmaya:
              Kizim Fatma olunce durumum vaziyetim eskisinden dahada kotu oldu..
              Ve bende cevremdeki muslumanlarda olan ve beni bu buyuk uzuntuye karsi dayanmami sagliyacak sabir yoktu..
              Hersey cok kotuye gidiyordu..Seytan durmadan benimle oynuyordu..Ta ki o gun geldi ve Seytan bana dediki:
              "Bugun oyle bi sarhos olacaksinki daha once hic boyle sarhos olmadin!!"
              Ve ben o gece icmeye ve sarhos olmaya azmetmistim..Gece boyu ictim..ictim.. ictimm!!
              Oyle bir duruma gelmistimki ruyalar beni birbirine atiyordu..Taki o ruyayi gorene kadar:
              Ruyamda kiyamet gunundeydim!gunes kararmis,denizler atese cevrilmis,Depremler oluyordu durmadan..
              Insanlarin hepsi kiyamet gunundeydi..Insanlar zumre zumre..grup gruptu..ve ben o insanlarin arasindaydim..
              Sesler duyuyordum birisi sesleniyordu:
              Ey Filan oglu filan!! Cabbara hesap vermeye hadi! Diyordu ..
              Ve o cagrilan insanin yuzunun rengi simsiyah olmustu duydugu o korkudan..
              Bircok insane cagrildi.. ta ki kendi ismimi duyana kadar..
              Ses beni cagiriyordu..Haydi Cabbara Hesap vermeye!! Diyordu..
              O an cevremdeki o insane kalabaligindan kimse kalmamisti.. Kiyamet gunu..Mahser yeri bombostu..
              Sonra bir anda karsimda bir fare gordum cok buyuktu(devdi),cok vahsi ve cok saldirgandi..cok gucluydu..Agzi acik bana dogru kosuyordu..
              Bende duydugum korku ve dehsetten dolayi ondan kacmaya baslamistim..
              Kacarken bir anda karsimda oldukca yaşli ve zayif bir adam gordum!ve ona seslendim:
              -AHH!!Beni bu dev fareden kurtar!!
              Bana dediki:Oglum Ben cok zayifim seni ondan kurtaracak gucum yok.Ama su yonde koş eminim kurtulusa ereceksin..
              Ben onun dedigi yone dogru kosmaya basladim..Dev fare hala arkamdaydi beni kovaliyordu..Ve karsima cehennemin atesi cikti..Yuzumde hissediyordum o dehsetli sicakligi!!!
              Fareyle cehennem arasinda sikismistim..
              Ve kendi kendime dedimiki o an..Ben bu fareden atese dusmek icinmi kaciyorumm!!
              Ve kosa kosa bana bu yolu tariff eden o zayif adama dogru kosmaya basladim..Farede pesimdeydi gittikce yaklasiyordu bana
              Cok korkuyordum!!Adamin yanina geri geldim ve ona dedimki:
              -Allah askina beni bu fareden kurtar yalvaririmm!
              Ve yasli adam benim halime agliyordu..
              Bana dediki:
              Beni goruyorsun ben cok zayifim gucsuzum benim seni kurtaracak halim yok..Ama bu sefer Şu yonde koş!bu sefer insallah kurtulusa erecerksin….
              Adamin dedigi yonde kostum deli gibi..Fare hala kovaliyordu bir adim arkamdan kosuyordu..Beni isiracakti az kalmisti…Ta ki karsimda o dagi gorene kadar…
              O dagin ustunde birsuru bebek vardi..
              Ve o dagin uzerinde bulunan cocuklarin hepsi agliyorlardi..hepside ayni seyi soyleyerek agliyor haykiriyorlardi..
              Diyorlardiki:
              -Ey Fatmaa!! Babana bakk! Babana Bakkk!!
              Malik ibnu Diynar dediki:
              O an o cocugun kizim Fatma oldugunu anlamistim..
              Ve o an 3 yasinda olupte cennete gitmis bir kizim olduguna cok sevinmistim..Beni bu dehsetli korkudan(fareden) kurtarip Cennete sokacakti…
              Kizim beni sag eliyle tutu ve kurtardi…
              Ve sol eliyle fareyi itti..ben o an korkudan olu gibiydim..
              Sonra tipki Dunyadayken oldugu gibi onu kucagima oturttum!
              Bana dediki:
              Ey Babacigim! Dyip su ayeti okudu bana:
              ألم يأن للذين آمنوا أن تخشع قلوبهم لذكر الل
              Meali: "Iman edenlerin kalplerinin Allahin Zikrine donmesinin zamani gelmedimi?"
              Ona dedimki:
              Kizimm!Bu fare neydi bana anlat!!
              Dediki:O fare senin dunyada icinde oldugun isledigin kotu amellerindi..Onu sen besledin buyuttun ve onun seni yiyebilecek buyukluge sen ulastirdin!!
              Ey Babacigimm!Sen bilmiyormusunki Dunyada islenen ameller Ahirette kiyamet gununde mucessem olarak karsimiza cikar!!
              Ona dedimki:
              Peki o zayif adam?
              Dediki:
              O Yasli ve zayif adam senin guzel amellerindi..Sen onu boyle zayif boyle gucsuz..boyle caresiz biraktinn..onu kendi haline aglattin..!!!Seni kurtarmasina izin veremicek duruma sen koydun!
              Eger ben dogmasaydim ve kucuk yasta gunahsiz olarak olmeseydim seni bu dehsetten kurtaracak baska bisey yoktu!
              O an uykudan aglaya aglaya uyandim!
              Agzimdan cikan su kelimelerle:
              Evet Allahim vakti geldi..Evett Allahimmmmmm vakti geldii!!
              Hemen gusul abdesti alip giyinip camiye kosayim sabah namazina! Gunahlarimdan arinmak kendime cennet yolunu cizmek..tovbe etmek Allaha yalvarmak icinnn…
              Camiye girdigim an imamin okudugu o ayet!!!
              Ruyamda kizimin beni kurtardiginda okudugu ayetti!!
              ألم يأن للذين آمنوا أن تخشع قلوبهم لذكر الله
              Meali: "Iman edenlerin kalplerinin Allahin Zikrine donmesinin zamani gelmedimi?"
              Bunlari yasayan kisi…
              Tabiinlerin imamlarinin efendisi!!
              MALiK BiN DiYNAR!!!
              O insanlar arasinda geceler boyu aglamasiyla bilinirdi…
              Ve derdiki:
              Allahim! Kimin cennete girecegini,kimin cehenneme girecegini sadece sen bilirsin!
              Ben bunlardan hangisiyimm???
              Allahimm!!Beni cennet ehlinden eyle! Cehennem ehlinden eyleme!
              Malik Bin Diynar buyuk bir tovbe etti..
              Ve insanlar arasinda soyle meshur oldu:
              Caminin kapisina giderdi ve insanlara seslenirdi..derdiki:
              Ey asi insanlar ey gunahkar insanlar…Allahiniza donun!!Gafil insanlar….Allahiniza donunn!!!
              Ey Allahtan kacan kullar..Allahiniza donunn!
              Rabbin sana gece gunduz sesleniyorr!Seni cagiriyorr!!!
              "BANA BIR KARIS YAKLASANA BEN BIR DIRSEK YAKLASIRIM..BANA BIR DIRSEK YAKLASANA BEN BIR KULAC YAKLASIRIM…BANA YURUYENE BEN KOSARIMM!!..
              La ilahe illa ente Subhaneke…Inni kuntu min el-Zalimin(tovbe duasi)
              Peygamber efendimiz bir hadis-I Serifinde soyle buyuruyor:
              أن يهدي الله بيدك رجلا واحدا خير لك من الدنيا وما فيها
              Meali:
              "Bir insanin hidayetine vesile olman senin icin dunyadan ve icindeki herseyden hayirlidir"
              Bunu tanidiginiz herkese yollamanizi istiyorum..Cunku bildigini ogretmek haktir!
              Gonderecegim kisiler bunlari biliyor demeyin,hatirlatmak efdaldir!
              Belkide bir kisinin hidayetine vesile olacaksin!Ve sevaplarin en buyuklerinden kazanacaksin

              Yorum

              • MAGGGMA
                ...................
                • 12 Haziran 2007
                • 1375

                #97
                Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.
                > İçinden, Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:
                >
                > -'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin
                > rahatı için çalışıyorum.
                > Eşim ise sadece oturuyor.
                > Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı
                > görmesini sağla.'
                >
                > Hikaye bu ya, birden bire adamın dileği yerine geliyor.
                > Ertesi sabah karısının bedeninde uyanıyor.
                > -Hemen yataktan fırlıyor.
                > -Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
                > -Çocuklarını uyandırıyor.
                > -Elbiselerini hazırlıyor.
                > -Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
                > -Beslenme çantalarını hazırlıyor.
                > -Çocukları okula götürüyor.
                > -Eve dönüp, evi toparlıyor.
                > -Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
                > -Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını
                > ödemek için bankaya gidip sıraya giriyor.
                > -Faturayı ödedikten ve temizlikçiye uğradıktan sonra, akşam yemeği
                > için alışverişe gidiyor.
                > -Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
                > -Bu arada öğlen oluyor.
                > -Evi süpürmeye başlıyor.
                > -Eşyaların tozunu alıyor.
                > -Mutfağı siliyor.
                > -Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
                > -Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
                > -Yolda onlarla sohbet ediyor.
                > -Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
                > -Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına
                > oturmalarını sağlıyor.
                > -Süt ve kek getiriyor.
                > -Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
                > -Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin
                > kaldığını fark ediyor.
                > -Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
                > -Salata malzemelerini yıkıyor.
                > -Pilav için pirinci ıslatıyor.
                > -Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
                > - Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
                > - Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
                > - Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
                > - Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol
                > ettikten sonra çocukları yatırıyor.
                > - Onlara hikaye okuyor.
                > -Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki,
                > eşi onu yatak odasına çağırıyor.
                > Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi
                > rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor.
                > Bu da zaten onun görevi.
                >
                > Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :
                >
                > -Allahım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum.
                > Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım.
                > Lütfen beni eski halime döndür.'
                >
                > Allah cevap veriyor :
                >
                > -'Evet, dersini aldığını görüyorum.
                > Her şeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın,
                > Çünkü dün gece hamile kaldın ...
                >

                Yorum

                • MAGGGMA
                  ...................
                  • 12 Haziran 2007
                  • 1375

                  #98
                  Yüzünüzden Gülümsemenin hiç eksik olmaması dileğiyle...


                  Kaynana olmak sanattır...


                  Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istedigini ve tanıştırmak istedigini söyler.


                  Ama sadece eglence olsun diye eve 3 kız getirecegini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.


                  Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir.


                  Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar:


                  '- Tahmin ettin mi'
                  diye.

                  Anne duraksamadan cevap verir:


                  '- Ortadaki kızılsaçlı.'


                  Oğlan hayretle annesine sorar:
                  '- İnanılmaz, nasıl bildin?..'

                  Anne cevap verir:


                  '- Bir tek ondan hoşlanmadım...'

                  *****


                  Kadınlara şaka yapmaya gelmez...


                  Kadının bir süreliğine iş seyahati için İngiltere'ye gitmesi gerekmektedir.


                  Kocası eşini havaalanına kadar götürür.


                  Kadın:
                  '- Teşekkür ederim kocacığım, senin için İngiltere'den ne getirmemi istersin?'
                  diye sorar.


                  Adam güler ve yanıtlar:
                  '- Bir İngiliz kızı istiyorum hayatım...'


                  Kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çıkar.


                  2 hafta sonra adam karısını tekrar havaalanından almaya gider ve sorar:
                  '- Hayatım gezin nasıldı?'


                  Kadın:
                  -'Teşekkur ederim hayatım çok güzeldi.'


                  Adam:
                  -'Peki hediyem nerede?'


                  Kadın:
                  -'Ne hediyesi?'


                  Adam:
                  -'Hani bir İngiliz kız istemiştim ya...'


                  Kadın:
                  -'Haa hatırladım, evet elimden geleni yaptım, şimdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek için!!!'


                  *****

                  Geçim dünyası...


                  Cinayet davasının sanığı olan kiralık katil, deliller karşısında suçunu kabul eder.


                  Hakim sorar:


                  - Neden işledin bu cinayeti?


                  - Para için öldürdüm hakim bey!


                  - Peki kaç lira aldın?


                  - 5 bin YTL hakim bey!


                  - Yahu sen ne biçim adamsın! 5 milyar için adam öldürülür mü?


                  Kiralık katil, boynunu büker :


                  - Ne yaparsınız hakim bey! Üç ordan beş burdan geçinip gidiyoruz...


                  *****

                  Boşanma sebebi


                  Adam, boşanma davası için yargıcın karşısına çıkmış ve şikayetlerini
                  anlatmaya başlamıştır:


                  - 'Karım üç yıldan beri ne bulursa bana fırlatıyor hakim bey!..'


                  Hakim adamın bu şikayetinden sonra hemen sözünü kesip merakla sorar:


                  - 'Be adam, o zaman bu davayı açmak için niye üç yıl bekledin?'


                  Adam büyük bir saflık içinde cevap verir:


                  - 'Hakim bey, çünkü a rtık isabet ettirmeye başladı.'


                  *****

                  Bush ve Powell


                  Başkan Bush ve Colin Powell bir barda oturuyorlarmis. İçeri bir adam girmis; onları görünce yanlarına gitmiş:


                  '- Sizi görmek büyük bir onur. Ne yapıyorsunuz burada?'


                  '- İran operasyonunu planlıyoruz'
                  demiş Bush.

                  '- Gerçekten mi? Peki neler olacak İran'da?'


                  Bush: '- Bu kez birkaç milyon İranlı ve iri göğüsleri olan bir sarışın öldüreceğiz'
                  diye cevap vermiş.
                  < BR>
                  'Bir sarışın mı? Öldürmek mi? Neden büyük göğüslü bir sarışın öldüreceksiniz?' diye bağırmış adam şaşkınlıkla...

                  Bush, Powell'a dönmüş:


                  '- Gördün mü bak, ben sana söylemiştim, 17 milyon İranlı kimsenin umurunda değil diye.'


                  *****

                  Berber ve Adam

                  Adam en yoğun saattte berbere girip sorar:


                  '- Ne zaman bana sıra gelir?'


                  Berber, '- İki saat sonra' der.


                  Adam çıkar, gider. Üç gün sonra aynı adam berbere girip sorar:


                  '- Ne zaman bana sıra gelir?'


                  Berber, '- Bir buçuk saat kadar' der...


                  Adam çıkar, gider. Bir hafta sonra yine aynı manzara:


                  '- Ne zaman bana sıra gelir?'


                  Berber: '- En az bir saat.'


                  Adam çıkar, gider. Son seferinde berber dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:


                  '- Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?'


                  Bir süre sonra çırak döner:


                  '- Adamı izledim usta.'


                  Berber merakla sorar: '- Eeee, nereye gidiyor buradan çıkınca?..'


                  Çırak Ali, yanıt verir:


                  '- Sizin eve usta!..'






                  Benzerlik


                  İki emekli parkta güvercinlere yem atıyorlarmış.


                  Birincisi: '- Şu güvercinlere ne zaman yem atsam siyaset adamlarımızı hatırlıyorum' demiş.


                  Diğeri '- Neden?' diye sorunca eklemiş:


                  '- Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar. Havalanınca da kafamıza ediyorlar...

                  Yorum

                  • MAGGGMA
                    ...................
                    • 12 Haziran 2007
                    • 1375

                    #99
                    İNANILMAZ BİR OLAY TÜM HERKESİN OKUMASI LAZIM.
                    DİKKATLİ OLALIM)

                    Karşıdan karşıya geçmek isteyen yaşlı
                    bir teyze yoldan geçenlerden yardım ister,kimsenin oralı
                    olmadığı teyzeye 23 yaşında bir kızımız yardım eder,
                    karşıdankarşıya geçirirken kız aniden bayılır,
                    masum görünüşlü yaşlı teyze bir taksi
                    çevirir kızı taksiye atar ve taksiciye:
                    -kızım yolda yürürken fenalaştı,hemen eve götürmem lazım der.
                    Taksiyi ATA2 sitelerine
                    yakın bir yerde durdurur,taksiciden yardım alarak kızı arabadan
                    indirir komşularından yardım alacağını
                    söyleyerek taksiciye gitmesini söyler.
                    Taksici oradan uzaklaştıktan kısa bir süre sonra arabanın
                    içinde telefon çalmaya başlar kendi telefonunun
                    çalmadığını anlayan taksici kısa bir aramadan
                    sonra arka koltuğun altına düşmüş olan telefonu bulur,
                    ısrarla çalan telefonu
                    açar telefonda bir erkek vardır:
                    -Bu telefon kızıma ait,eve gelmesi gerekiyordu
                    ama hala gelmedi siz kimsiniz diye sorar,
                    telefonu açan taksici kendini tanıtır
                    ve kızınızı annesiyle falanca adrese bıraktım der baba
                    hayır annesi yanımda bulunduğun
                    yeri söyle beni kızımı bıraktığın adrese
                    götüreceksin der ve polise haber verir,
                    polisler baba ve taksici kızı arar ama
                    ne o adreste öyle bir teyze vardır nede kız ortadadır.
                    Ertesi günü kız Çengelköy'de
                    MAXİ alışveriş merkezinin önündeki
                    bir çöp konteynerının içinde
                    ölü bulunur,tüm organları
                    alınmıştır,
                    otopsi raporuna göre kıza
                    iğne yapılmış ve bayılması sağlanmış,
                    aile feryat figan tüm çengelköy
                    ayağa kalkmış durumda.
                    Allah böyle bir yaşlının belasını versin kime güveneceğiz.
                    Yardım etme güdülerimizi de köreltiyorlar,
                    gerçekten yardıma ihtiyacı
                    olanada yardım edemeyeceğiz bunlar gibi soysuzlar yüzünden.
                    Allah ailesine sabır versin.
                    Lütfen daha dikkatli olalım,
                    gün geçtikçe
                    böyle olaylar çoğalmakta ve
                    biz neyin nerden geleceğini bilmez
                    halde şans eseri yaşıyoruz.
                    SİLMEYİN...
                    VE MÜMKÜN OLDUĞUNCA
                    FORWARD EDİN..
                    BAŞIMA GELMEZ DEMEYİM UMURSAMAZLIK YAPMAYIN DOSTLARINIZI ARKADAŞLARINIZ AKRABALARINIZ UYARIN BU GÜN BU GENÇ KIZIMIZIN BAŞINA GELEN ALLAH GÖSTERMESIN YARIN YAKINIZIN BAŞINA GELEBILIR ....!!!!!!




                    --
                    VARLIĞIMIN DEĞERİNİ BİLMEYENİ YOKLUĞUMLA TERBİYE EDERİM!



                    HATIRALARINDAN % KAÇINI UNUTTUN?

                    Yorum

                    • MAGGGMA
                      ...................
                      • 12 Haziran 2007
                      • 1375

                      #100
                      Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

                      Büyüğü Halil.


                      Küçüğü ise İbrahim...


                      Halil, evli çocuklu.


                      İ
                      brahim ise bekârmış...

                      Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...


                      Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.


                      Bununla geçinip giderlermiş...


                      Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.


                      İ
                      kiye ayırmışlar.

                      İş kalmış taşımaya.

                      Halil, bir teklif yapmış :


                      İ
                      brahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

                      Peki, abi demiş İbrahim...


                      Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .


                      O gidince, düşünmüş İbrahim:


                      Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine


                      Böyle demiş ve


                      Kendi payından bir miktar atmış onunkine...


                      Az sonra Halil çıkagelmiş.


                      Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.


                      Peki abi.


                      İ
                      brahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

                      O gidince, Halil düşünür bu defa:


                      Der ki:


                      Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.


                      Ama kardeşim bekâr.


                      O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.


                      Böyle düşünerek,


                      Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.


                      Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.


                      Bu, böyle sürüp gider.


                      Ama birbirlerinden habersizdirler.


                      Nihayet akşam olur.


                      Karanlık basar.


                      Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.


                      Hatta azalmıyor bile.


                      Hak teala bu hali çok beğenir.


                      Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...


                      Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.


                      Ş
                      aşarlar bu işe...
                      Aksine çoğalır buğdayları.

                      Dolar taşar ambarları.

                      Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
                      Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

                      EVİNİZE VE HAYATINIZA HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM

                      Yorum

                      • MAGGGMA
                        ...................
                        • 12 Haziran 2007
                        • 1375

                        #101
                        EVLi ERKEK DUASI
                        >
                        > Allahim... Karimi her turlu tehlikeden koru, gerekirse ben tehlikeye
                        > atlayayim. Onu hic yorma, gerekirse ben yorulayim.
                        > O calismasin, ben calisayim.
                        > O hasta olmasin, ben olayim...
                        > Allahim o aldatmasin, ben aldatayim.
                        > Benim guzel karim dul kalmasin, ben kalayim...
                        >
                        > Elhamdurusu ile
                        > Kizlar surusu ile
                        > Sabah birisi ile
                        > Aksam yenisi ile...
                        >
                        >
                        >
                        > EVLi KADIN DUASI
                        >
                        > Allahim lutfen bana;
                        > Adnan kadar kibar ve olgun (Aşk-ı Memnu),
                        > Selim kadar zeki ve zengin (Bir istanbul Masali),
                        > Seymen kadar güçlü ve aşık (Asmalı Konak),
                        > Behlül kadar espirili ve eğlenceli (Aşk-ı Memnu),
                        > Mithat kadar becerikli (Sahra),
                        > Levent kadar seksi ve yakışıklı (Yaprak Dökümü),
                        > Demir kadar karizmatik, sadık ve kararli (Asi)
                        > biriyle tanisma firsati ver.
                        > Ver de, evdekini kapiya koyabilmek icin yeterince
                        > cesaretim olsun. Yoksa televizyon karsisinda
                        > ihtiyarlamaya devam edecegim!
                        >
                        > Elhamdulillah eriynen,
                        > Yakisiklilar suruynen,
                        > Hergun baska biriynen,
                        > Nasip eyle yarabbi

                        Yorum

                        • MAGGGMA
                          ...................
                          • 12 Haziran 2007
                          • 1375

                          #102
                          Cennet ))))))



                          Bu dünyada 4 kardes varmış. Bu kardeşlerin üçü doğru yolu seçmişler
                          namazını niyazını orucunu tutup Allah için hayırlı işler yapmışlar.

                          Diğer 1 kardeşleri
                          işe kendini şaraba vermiş hergün içip günah defterini rekorlar kitabına
                          dogru sokmaya çalısıyormuş.Uzun süreler sonra bu 4 kardeş ecelleri
                          gelip ölmüşler. Kardesler bir arada toplanıp sorguya çekilmişler. Dogru
                          yolu seçen kardeslerden ilkine sormuşlar;

                          - Allah için dünyada ne yaptın?cevap vermiş

                          - Orucumu tuttum
                          namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk
                          görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım.

                          Bunun üzerine sorgucu melekler ;

                          - Tamam o zaman sen al bi huri çık yukarı cennete demiş. ve sonra dogru yolu
                          seçen 2. kardese gelmis sorgu sırası.
                          - Allah için ne yaptın?

                          - Orucumu tuttum
                          namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk
                          görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. diye cevaplamış.

                          - Sende al bi huri çık yukarı demişler.ve 3.iyi olan kardeşede sormuşlar
                          aynı soruyu oda diğer iyi olan kardeşleri gibi soruyu yanıtlamış.

                          Onada aynı şekilde sende al bi huri çık yukarı demişler. sonra sıra gelmiş
                          bizim şarapçıya somuşlar

                          -Allah için ne yaptın?
                          Şarapçı ;

                          -Valla ben bişey yapmadım paso şarap içtim karılarla yattım kalktım günah
                          işledim.
                          Bunun üzerine ona:

                          -Sen in aşşagıya cehenneme yanacaksın demişler.
                          Şarapçı:

                          - Ver bi şarap ineyim demiş.
                          Sorgucu melek:

                          -Aşşası meyhanemi ?
                          Şarapçı:

                          -Niye yukarsı kerhane mi ? *mına *oyim ...al bi huri cık yukarı ! al bi
                          huri cik yukarı !!

                          Yorum

                          • MAGGGMA
                            ...................
                            • 12 Haziran 2007
                            • 1375

                            #103
                            BİR ARKADAŞIMIN UYARI OLARAK GÖNDERDİĞİ MESAJI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM



                            DİKKAT!! Bu resim seninmi? Sakın böyle bir iletiyi açmayın!!!








                            "Bu resim senin mi?" Sakın bu mesajı tıklamayın!!! Yoksa ne mi olur?


                            Türkiye Bileşim Güvenliği Derneği internet kullanıcılarını uyardı. Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı.



                            MSN aracılığı ile gönderilen "bu resim senin mi?
                            www. designportal. com /resimleri. php?id= murat??? @hotmail.com" isimli mesaj yeni bir internet soygunu anlamına geliyor.

                            Faruk Kekevi 'hayalet mesaj'la ilgili şu açıklamayı yaptı; "Mesaj tıklanınca bilgisayarınıza gizli bir "keylogger" isimli hayalet program yüklemiş oluyor. Sizin hiçbir şeyinizden haberiniz olmadan bilgisayarınız üzerinizden her bir klavyeye dokunuşun hareketleri bu internet dolandırıcılarına geçiyor.
                            Virüslerden daha tehlikeli bu ‘'trojen''ler için internet kullanıcılarının daha dikkatli olmasını istiyoruz."
                            İnternet üzerinden yaptığınız tüm banka işlemleri ve şifreleri bu program sayesinde programın yönlendirdiği kişiye gidiyor. Bu link yüzünden Türkiye'de binlerce kişinin zarar göreceği belirtiliyor.Bu organizasyon virüslerden daha tehlikeli ve bilgisayardan ancak başka bir program kullanılarak çıkartılabiliyor







                            Yorum

                            • MAGGGMA
                              ...................
                              • 12 Haziran 2007
                              • 1375

                              #104
                              Askerlikten muaf tutulma talebi :

                              (Aşağıda anlatılan bu olay resmi kayıtlardan alınmıştır.)

                              Saygı değer Hâkim Bey.

                              Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek
                              istiyorum. Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.


                              Şu günlerde askerliğe çağrılacağım. Adım Cafer Keskinbıçak.
                              24 yaşındayım ve şu anda 44 yaşında olan Mahmura adındaki dul bir bayanla üç yıl önce evlendim.


                              Evlendiğim kadının şu anda 25 yaşında Dürüye bir kızı var ve babam Ferit
                              Keskinbıçak ise bu bahsetmiş olduğum üvey kızım Dürüye ile geçen yılın
                              ocak ayında evlendi. Böylelikle babam, karımın kızı ile evlendiği için
                              damadım olmuş oldu.


                              Aynı zamanda, üvey kızım da babamla evlendiği için üvey annem olmuş oldu. Karım geçen sene benden hamile kaldı ve Kamil adını koyduğumuz bir oğlumuz oldu.

                              Oğlum Kamil, üvey kız im Dür iye’nin erkek kardeşi ve aynı zamanda babamın da hem kayınbiraderi ve hem de torunu, üvey annemin de erkek kardeşi olduğu için benim de dayım oldu.

                              Babamın eşi yani üvey kızım Dürüye geçen sene kasım ayında babamdan bir erkek çocuğu dünyaya getirdi ve adını Arif koydular.

                              Arif’te babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim ve de kızımın oğlu olduğu için de benim torunum oldu.

                              Yani ben de aynı zamanda torunum olan Arif'in erkek kardeşi oldum.
                              Ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre bende eşimin kızının babası olmuş oldum. Aynı zamanda kızımın erkek çocuğunun da erkek kardeşi oldum.
                              Kısacası ben şimdi aynı zamanda üvey kızım Düriye'nin oğlu Arif'in de
                              büyük babasıyım.


                              Sayın hakim bey sizden ricam, benim askerlik görevimden muaf olmam yönünde karar vermenizdir. Zira şu anda ben...Babam Ferit Keskinbıçak'ın oğluyum.

                              Babamın üvey kızım ile olan evliliğinden doğan Arif Keskinbıçak'ın
                              büyükbabasıyım. Aynı zamanda babamın torunu olan oğlum Kamil Keskinbıçak'ın babasıyım.


                              Bu durumda, sizde iyi biliyorsunuz ki mevcut kanunlarımız uyarınca
                              büyükbaba, baba ve oğul aynı zamanda askerlik yapamazlar..


                              Saygılarımla.

                              Cafer Keskinbıçak.

                              Not : Adıyaman ili .... ilçesi ... A sliye Hukuk Mahkemesince...
                              Adli Tabiplik raporunda belirtilmiş olan psikolojik rahatsızlıklarından ve
                              (!) aile içindeki dengesizliklerden dolayı Cafer Keskinbıçak'ın askerlik
                              hizmetinden muaf tutulmasına ve askerlik şubesindeki dosyasına bu şekilde
                              işlenmesine karar verilmiştir


                              (Ç) Dosyadan alıntıdır ve gerçektir.


                              Yorum

                              • MAGGGMA
                                ...................
                                • 12 Haziran 2007
                                • 1375

                                #105
                                ÇOK ÖNEMLI Dört Bilgi
                                112 Eğer telefonunuz kapsama alanı dışındaysa ve
                                acil bir durum var ise, 112'yi çevirin. Varolan herhangi bir network
                                bulunup, yardım isteyebilirsiniz. Ayrıca herhangi bir cep telefonunda telefon kapalı dahi olsa ve hatta içinde hat bile olmasa bile 112'yi arayabiliyorsunuz.Daha enteresanı, tuş takımınız kilitli
                                olsa dahi, 112 çevrilebilir.

                                2) EGER UZAKTAN KUMANDALI ARAÇ ANAHTARINIZI ARACINIZDA KILITLIUNUTURSANIZ

                                Aracinizin yedek anahtari baska birinde varsa, aradaki mesafe
                                ne olursa olsun, o kisiyi cep telefonunuzla arayin. Aracinizin kapisina 25- 30 cm uzakta cep telefonunuzu tutun, karsi taraf da yedek anahtarin acma dugmesine(cep telefonuna yakin bir mesafede tutarak) basin. Kapiniz acilacaktir ve Bagaj icin de gecerlidir
                                .

                                3) GIZLI PIL GÜCÜ :
                                Eger cep telefonunuzun pil seviyesi çok düsükse ve acil bir
                                telefon bekliyorsaniz; Nokialar, rezerve pile sahiptir. *3370# tuslarina basarak, telefonunuzu, rezerv pille çalisir hale getirebilirsiniz. Cihaziniz pil seviyesinde %50 artis gösterecek ve telefonunuzu sarj ettiginizde, rezerv piliniz de tekrar dolacaktir.

                                4) 444 0 911
                                Türkiye'deki tum hastaneler aynı numarada birleşti. Acil durumlarda " 444 0 911 " numarali telefon hattini arayan vatandaslar, en yakin hastaneye en hizli sekilde ulasabilecek, ilgili hastaneden ambulans aninda yola cikacak.Cep telefonundan aranma durumunda ise oturulan sehrin alan kodu ile birlikte " 444 0 911 " numarali hat aranacak. Ornegin cep telefonundan (0212) 444 0 911 numarayi arayan vatandas, Istanbul'da, kendisinin bulundugu noktaya en yakin hastaneye en hizli sekilde ulasabilecek. Sabit telefonla aramada ise herhangi bir kod cevirmeden direkt "444 0 911 " aranacak. Bu telefon arandiginda kisiye en yakin hastaneden ambulans olay yerine gönderilecek.


                                Bunlar doğrumu acaba şaka gibi

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information