Şarap içiyorum

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • JAKO
    Kalender Amca
    • 30 Mart 2009
    • 561

    #1

    Şarap içiyorum

    İçki sofrasına, muhabbet için eş dost arkadaş toplantısına ortam olmadan, normal yemeklerde, sofra içeceği olarak içilmesi, gıda niteliğinin önde oluşu, lezzeti ile, şarabın hayatımızdaki yeri, içkilerden ayrılır.

    Hayatı güzelleştirmek için, iyi şarapları paylaşmak dileği ile.
    önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
    otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
    deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
    hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
    hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...
  • fizban
    Baş tacımız...
    • 22 Nisan 2009
    • 166

    #2
    Güzel olmuş! Eh!! Şarap içerken ona eşlik edecek tadlarada yer verilir artık!
    [COLOR=DarkSlateGray][SIZE=2]Düşmanlarınızı kötülemeyin,
    onlar sizin eserinizdir[/SIZE].[/COLOR]

    [SIZE=1][COLOR=DimGray]William Hazlitt[/COLOR][/SIZE]

    Yorum

    • JAKO
      Kalender Amca
      • 30 Mart 2009
      • 561

      #3
      Adı :Selendi 2007Kategorisi :Sek Kırmızı ŞarapBölgesi :Manisa Selendi
      Üzüm Çeşidi :Cabernet Sauvignon - Merlot - ShirazÜretim Yılı :2007Alkol Oranı :Alc. %13,5Şişe Hacimleri :750 mlSelendi 2007 Sadece 6.500 Şişe Üretilmiştir.
      Selendi 2007 diğer şaraplardan farklı, çünkü Selendi 2007 şaraplarını butik olarak ve " şato" düzeni ile yalnızca kendi bağlarımızda yetiştirdiğimiz üzümlerden özenle ve sınırlı sayıda ürettik. Kendi şaraphanemizde üzümlerle tek tek ilgilenip, hepsine aynı özeni gösterdik ve şimdi aynı özenle size Selendi 2007 sunuyoruz. Akhisar'daki bağımızda kendi üzümümüzü ürettik. Şaraphanemizi de bağımızın hemen yanına kurduk. Buna dünya şarapçılığında "şato usülü şarap üretimi" deniyor. Selendi 2007, Fransız üzümleri Cabernet Sauvignon, Merlot ve Shiraz üzümlerinin karışımından elde ettik. Üzümleri ayrı ayrı fıçılarda beklettik ve tadım testleriyle en kaliteli karışıma karar verdik. Etiket resmini de Adnan Varınca'nın Selendi için özel olarak yaptığı çalışmalar arasından seçtik.


      Sunumda bile bir özen var. Akin Öngör'ün şarapçılığa kattığı özel bir tat Selendi.
      önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
      otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
      deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
      hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
      hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

      Yorum

      • JAKO
        Kalender Amca
        • 30 Mart 2009
        • 561

        #4
        En meşhur şarap Petrus’a dair


        Petrus Merlot üzümünün hiç tartışmasız en iyi yorumlarından. Öyle yüceltilmiş bir Merlot ki Sideways filminin baş kahramanı Miles bu üzümü yersizce lanetlese de satışları bana mısın demeyen yegane örnek belki de.

        Bu isim şarap gündemimizi sürekli meşgul ediyor. Çünkü Petrus tüm şaraplar içinde en meşhurlardan, hatta kimine göre en meşhuru. Şarabı bilen, benimseyen ve saygı gösterenlerin Petrus adını bilmemesi mümkün değil. Çoğunluk Titanik’i sadece batan bir gemi olarak bilirken, popüler kültür sayesinde aynı adlı film geçtiğimiz yüzyılın bu karanlıklara gömülü efsanesine ışık getirdi. Batık gemi biraz daha ulaşılır oldu, hatta senaryoya iliştirilen tipik bir Hollywood imalatı aşk hikayesiyle bu büyük trajedi empati kazandı. Petrus’un da Titanik misali biraz daha ulaşılabilir kılınmasında, gün ışığına çıkartılmasında fayda var.
        Arnaud Ailesi 18. Yüzyıl’ın ortalarına kadar bu pek kimsenin dikkatini çekmeyen bağın sahibiymiş. Halen dipdiri olan 1921 ve 1929 efsane Petrus rekoltelerinin tam ortasında, eski Bordeaux tüccarlarından Loubat Ailesi bu henüz keşfedilmemiş teruarı parsel parsel satın almaya başlamış. Diğer bir unutulmaz rekolte olan 1945’e kadar dul Madam Edmond Loubat altın yumurtlayacak bu bağın tamamını ele geçirmiş. Aynı yıl Petrus’un potansiyelini erkenden sezen sağduyulu tacir Jean-Pierre Moueix de halen elinde bulundurduğu dağıtım tekelini sahiplenmiş. Petrus’un hızlı yükselişinde Moueix o denli yadsınamaz bir rol oynamış ki Loubat Ailesi mülkiyetini peyderpey ona teslim etmiş.

        50 KÜSUR YAŞINDA ASMALAR

        Görkemli bir Bordeaux şarap imparatorluğunu yoktan yaratan, altı yıl önce vefat eden Jean-Pierre Moueix gibi oğlu Christian da çok yetenekli bir işadamı. Bugün Moueix çatısı altında bir düzine kadar Pomerol ve St.-Emilion ile Napa Vadisi’ndeki Dominus bulunuyor. Ayrıca Moueix bölgenin en büyük distribütörü ve ithalatçısı. Bunlarla da yetinmeyip, milyonlarca kasa seri imalat şarap bile üretiyor. Senelik üçbin kasayla sınırlı üretimiyle Petrus aysbergin görünen ucu gibi kalsa da, aynı zamanda Mouiex hükümdarlığın en nadide hazinesi çünkü aileyi bu günlere taşıyan Merlot üzümünün hiç tartışmasız en iyi yorumlarından.
        Petrus öyle yüceltimiş bir Merlot ki Sideways filminin baş kahramanı Miles bu üzümü yersizce lanetlese de satışları bana mısın demeyen yegane örnek belki de. Filmin yapımcılarının Miles’in en değer verdiği şarabı seçerken Petrus’a götürdükleri teklifin reddedilmesi az bilinen ilginç bir hikaye. Ortada kalan bu role iki hafta önceki şampanya yazımdan anımsayacağınız lüks tüketim malları devi LVMH’in sahip olduğu, Petrus’un ezeli rakiplerinden Cheval Blanc olumlu bakıyor. Sıradan bir hamburgercide 1961 Cheval Blanc sefil bir köpük bardaktan yudumlanıyor. Halbuki onun da neredeyse yarısı “lanet” Merlot! Petrus’un 50 küsur yaşında asmalarla kaplı bağları Cabernet Sauvignon’un kızkardeşi Merlot için ideal bir teruar.

        AMAN TANRIM PETRUS BU!

        Kil bakımından az rastlanır oranda zengin üst toprak ayrıca bolca demir içeriyor ve şaraba yumuşaklıkla gücün istisnai birlikteliğini getiriyor. Asmanın en iyi dostlarından mükemmel doğal drenajı da derin alt toprak sağlıyor. Bu kombinasyon bırakın Pomerol kasabası bağlarını, Bordeaux’da, hatta dünyada eşi zor rastlanır bir fenomen. Petrus’un özgün lezzeti teruarın insanoğlu yardımıyla yetiştirdiği kusursuz üzümden geliyor. Benzer mükemmellikte Merlot teruarına Toskana’da ve Napa Vadisi’nde de rastlamak mümkün. Çoğu rekoltede Petrus’a yaklaşan, hatta geçebilen Merlot’lardan Tenuta dell’Ornellaia Masseto, Tua Rita Redigaffi ve Le Macchiole Messorio ile Pahlmeyer, Pride ve Paloma Atlantığın iki yakasından üçlemeler.
        Yıllar önce bir kör tadımda üç soruda tamamiyle tahmin ettiğim o şarabı asla unutamam. Daha önce hiç rastlamadığım kadar çekici, zarif ve baştan çıkarıcı kokulu, damakta da kadife eldiven giymiş demir bir yumruk gücündeydi. Odadaki tüm burunlar kadehlerinin içinde kaybolmuşken sessizliği ilk sorumla bozdum; “Eski Dünya’dan mı?”... “Evet!” dedi şişenin sahibi, gözlerimiz kenetlendi ve devam ettik; “70’li yıllardan mı?”... Şeytanca bir tebessümle yine “evet!” demez mi sesini daha da yükselterek. Son soru tamamen içgüdüseldi; “Sınıflandırılmış bir Bordeaux’mu?”... “Hayır!”... “Aman Tanrım!” diye haykırdım; “1975 Petrus bu!”
        önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
        otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
        deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
        hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
        hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

        Yorum

        • JAKO
          Kalender Amca
          • 30 Mart 2009
          • 561

          #5
          Kavaklıdere altın köpük ve inci damlası şarapları, suni olarak köpüklendirilmiş olsalar da, gerçe şampanya olmasalar da, keyifle içilebilir iki şaraptır.
          Normal satış fiyatları 35-40 TL. arası olan bu iki şarapta, diasa marketlerinde promosyon devam etmekte. On liradan alınabilir oluşu benim alış veriş stilime uygun. Yılbaşında, 40-50 Liradan satılmakta olan Kavaklıdere Narince şarabını da yine aynı marketten on liradan almıştım.
          önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
          otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
          deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
          hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
          hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

          Yorum

          • busaymen
            Yeni üye
            • 11 Nisan 2008
            • 13

            #6
            BOĞAZINA DİZİNE DURSUN DEMEK İSTERDİM
            AMA ALLAH'TAN AFFINI İSTERİM
            BU MESAJ BÖLÜMÜ hatalı
            aleni yapılan günahlar
            sigara gibide özendirici işleniş

            Hz. Muhammed (sav)Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işledigi kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama, sabah olunca o: "Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!" der. Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah'ın örtüsünü açar. İşte bu, günahı aleni işlemenin bir çeşididir. (Buhari, Edeb 60)

            Senden yaşça küçüklere de kötü ÖRNEK OLMAKTASIN
            AMA ÖRNEK AMA ÖRDEK
            ÖMRÜN GEÇER ÖRDEK MİSALİ
            ALINMA AMA DOST ACI SÖYLER YAZAR

            Yorum

            • radyolog
              OKURYAZAR
              • 03 Ağustos 2008
              • 23491

              #7
              güzel bir başlık olmuş

              devam etmenizi dilerim

              karınca kararınca zaman zamanda olsa bende katkıda bulunacağım
              DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

              Yorum

              • JAKO
                Kalender Amca
                • 30 Mart 2009
                • 561

                #8
                Rakı şarap içiyorsam sana ne?

                Ne ararsın tanrı ile aramda,
                Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
                Hakikaten gözün yoksa haramda,
                Başı açığa neden türban sorarsın?
                Rakı, şarap içiyorsam sana ne,
                Yoksa sana bir zararı içerim
                İkimizde gelsek kıldan köprüye
                Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim.
                Esir iken mümkünmüdür ibadet
                Yatıp kalkıp Atatürk`e dua et.
                Senin gibi *****lerin yüzünden
                Dininden de soğuyacak bu millet.
                İşgaldeki hali sakın unutma
                Atatürk’e dil uzatma sebepsiz
                Sen anandan yine çıkardın amma
                Baban kimdi bilemezdin …
                önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
                otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
                deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
                hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
                hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

                Yorum

                • busaymen
                  Yeni üye
                  • 11 Nisan 2008
                  • 13

                  #9
                  edep illa edep..cennet ucuz değil cehennem ise _LÜZUMSUZ DEĞİL.......

                  busaymen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                  BU MESAJ BÖLÜMÜ hatalı
                  aleni yapılan günahlar
                  sigara gibide özendirici işleniş

                  Hz. Muhammed (sav)Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç.

                  Senden yaşça küçüklere de kötü ÖRNEK OLMAKTASIN
                  ALINMA AMA DOST ACI SÖYLER YAZAR
                  AÇIKTAN ALENİ GÜNAHINI ANLATAN
                  VE ÖVENLERE PEK BİR ŞEY SÖYLEYEREK İKNA ETMEK
                  VEYA BİR ŞEY ANLATMAK PEK MÜMKÜN DEĞİLDİR....
                  SADECE ŞU DENİLİR HERHALDE
                  edep illa edep..
                  cennet ucuz değil cehennem ise _LÜZUMSUZ DEĞİL.......



                  Çocuğun resmi:

                  'Elde sigara

                  masada rakı'



                  Çocukların şiddeti nasıl algıladıklarını tespit etmek amacıyla ilköğretim 5’inci sınıf öğrencilerine uygulanan araştırmada, şok sonuçlar ortaya çıktı.
                  Çocukların şiddeti nasıl algıladıklarını tespit etmek amacıyla ilköğretim 5'inci sınıf öğrencilerine uygulanan ve resim çizme yönteminin kullanıldığı araştırmada, yapılan resimlerde en çok aile içi şiddete yer verildi.

                  ADANA - Çocukların şiddeti nasıl algıladıklarını tespit etmek amacıyla ilköğretim 5'inci sınıf öğrencilerine uygulanan ve resim çizme yönteminin kullanıldığı araştırmada, yapılan resimlerde en çok aile içi şiddete yer verildi. Araştırmaya katılanların, yaptıkları resimlerde kaba kuvvet kullanımı, bıçak ve ateşli silahlara daha çok yer verdikleri dikkati çekti. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Filiz Yurtal ile Öğretim Görevlisi Kazım Artut'un, çocukların şiddeti nasıl algıladıkları ve nasıl ifade ettiklerini yaptıkları resimlere göre belirlemek amacıyla yaptığı araştırmaya, 11-12 yaş grubundaki 47'si kız, 77 çocuk katıldı.

                  Genellikle aile içi şiddet içeren resimler çizdiler
                  Çocukların şiddeti nasıl algıladıklarını ölçmek için pastel boya kullanarak şiddet uygulayan ve şiddete maruz kalan kişi veya kişileri konu alan resim çizmeleri istendi. Araştırma sonunda bazı öğrencilerin aynı kağıda birden fazla resim çizdikleri görüldü ve kağıtlardaki resimler ayrı ayrı değerlendirildi. Çocukların genellikle aile içi şiddet içeren resimlerde karı koca kavgaları ve erkeğin kadını mağdur etmesini konu eden resimleri çizdikleri gözlendi. Bunu sırasıyla tartışma, kapkaç, çete, savaş ve töre gibi konulardaki şiddet olayları izledi.

                  Resimlerin yapılan içerik analizinden elde edilen bulgulara göre ele alınan konularda 47 resimle en fazla aile içi şiddete yer verildiği saptandı. Çalışmada çocuklar şiddet uygulayanların 107'sini erkek, 11'ini kadın, 4'ünü de çocuk olarak resmetti. Şiddet uygulayanların 39 resimde kaba kuvvete başvururken, 28 resimde ateşli silahlara, 25 resimde bıçağa, 7 resimde sopaya, 2 resimde ise sözlü saldırıya başvurduğu görüldü.

                  Sigara,
                  alkol,
                  bıçak,
                  sopa...
                  Şiddet uygulayan kişileri betimleyen resimlerin incelenmesinde ise elinde sigara, masada rakı şişesi, bıçak, sopa ve ateşli silahların çizilmesi ve bazı resimlerde de öfkeli bir yüz ifadesi çizilerek temanın güçlendirilmeye çalışıldığı gözlendi. Şiddete maruz kalanların resimlerinde ise yüzde morluklar, kişilerin üzerlerinde kırmızı renkli kan izleri, gözyaşları ile gösterildi. Bazı çocukların ise anlatımı pekiştirmek için figürlerinde “konuşma baloncukları”na yer verdikleri gözlendi. Öğretim Görevlisi Artut, resim yapmanın çocuğun önceden öğrenmiş olduğu bazı sözcük ve ifade biçimlerinden daha güçlü, daha yalın bir anlatım ve iletişim aracı olarak gerçekleştiğini söyledi. Bu sürecin çocuğun duygu, düşünce, algı, kavram, tepki ve becerilerinin somut göstergeleri olduğunu vurgulayan Artut, araştırma sonuçlarının, çocukların çizdikleri resimlerde şiddet konusuna karşı duyarsız kalmadıklarını ortaya koyduğunu ifade etti

                  Yorum

                  • JAKO
                    Kalender Amca
                    • 30 Mart 2009
                    • 561

                    #10
                    Sn busaymen,
                    Topiği kirletmeyiniz.
                    Varlığı ile yokluğu sizin inanmanıza, inanmanız ise, koşulsuzluğa ve itaate bağlı sistemle kendi hayatınıza hükmedin. Gerisine karışmanız, sizi aşıyor.
                    Size sümerleri okuyun demiyorum, ezberinizi bozun demiyorum.
                    Anlamanızı beklemiyorum.
                    Saygılarımla.
                    önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
                    otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
                    deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
                    hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
                    hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

                    Yorum

                    • radyolog
                      OKURYAZAR
                      • 03 Ağustos 2008
                      • 23491

                      #11
                      konu ile ilgilenmeyenlerin izlemesi gerekmiyor kanımca

                      lütfen kimse kimseyi provoke etmesin

                      böylece lüzüumsuz polemiklere girilmeside engellenmiş olur

                      saygı ve sevgilerimle
                      DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

                      Yorum

                      • busaymen
                        Yeni üye
                        • 11 Nisan 2008
                        • 13

                        #12
                        ÇOCUKLARA BİLE KÖTÜ ÖRNEK OLMA DİYORUZ
                        peki böyle nere gidersin teneşir paklar derler
                        zamanında mahllenin serhoşuda en meşhur adamdı
                        sigarada her ortamda serbestti
                        lütfen kötü örnek olmayalım
                        küçüklerin ruh dünyasınına az saygı duyalım derken
                        böyle asparagas topiklerle de bulandırmayalım

                        Yorum

                        • JAKO
                          Kalender Amca
                          • 30 Mart 2009
                          • 561

                          #13
                          Köktendincilere şarap içirmeye niyetli değilim.

                          Dini kaynaklarda şarapla ilgili alıntıları aktarıyorum:

                          Cennetteki Irmaklar ve Denizler:
                          Su kaynakları bulundukları bölgeye bereket verir, orayı canlandırıp temizlerler. Ayrıca suya yakın mekanlarda iklim de hem yaşamaya daha elverişlidir, hem de insanların hoşlarına gidecek ılımanlıktadır. İşte bu nedenle insanların dinlenmek üzere seçtikleri mekanlar da deniz, göl ya da nehir kenarlarına yakın yerler olur. Nitekim Kuran'da takva sahibi olanların Allah'tan bir nimet olarak "cennetlerde ve pınar başlarında" (Hicr Suresi, 45) oldukları bildirilmiştir.
                          Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde cennetteki nehirlerden sıkça bahsedilmektedir:
                          Cennet ırmakları, misk dağlarının yahut da misk tepelerinin altından çıkar. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 307/501]
                          Cennette, bal denizi, şarap denizi, süt denizi ve su denizi bulunmaktadır. Diğer nehirler bunlardan çıkacaktır. [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s.409/10097]
                          Hadiste cennette baldan, sütten, şaraptan denizlerin olacağından bahsedilmektedir. Ancak burada bahsedilen süt, bal ve şarap dünyadakinden çok farklı, cennete has özellikleriyle yaratılmıştır. Cennette bunların her biri tertemiz, lezzet ve rahatlık veren içkilerdir. Örneğin cennette sunulan şarap, dünyadakilere benzememektedir. Cennet ehlini sarhoş etmeyecek, içenlerin şuurunu bulandırmayacaktır. Allah'ın cennet için hazırladığı içki, "Bembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki). Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir" (Saffat Suresi, 46-47) ayetleriyle Kuran'da tarif edilmektedir.
                          Ayrıca bu örnekler -süt, bal ve şaraptan ırmaklar- cennette Allah'ın kendilerinden razı olduğu kullarını bekleyen çok farklı güzelliklerin olabileceğine işaret etmektedir. Süt çabuk bozulan bir besin olmasına rağmen, cennette sütten deniz ve ırmakların olması oradaki nimetlerin kusursuzluğuna çarpıcı bir örnektir. Cennet ehli dilediği takdirde böyle görüntülerin yaratılması Allah için çok kolaydır.

                          önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
                          otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
                          deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
                          hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
                          hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

                          Yorum

                          • JAKO
                            Kalender Amca
                            • 30 Mart 2009
                            • 561

                            #14
                            Hayatında şarap içmemiş, keyif almamış, tabusunun demirli penceresinden ahkam kesene, Neyzen Tevfik, Ömer Hayyam'dan da cevaplar vermek isterdim ama, değmez.

                            Yine islamik sitelerden bir alıntı



                            Şunu belirtmeliyiz ki, cennetteki ırmakların özel isimlerine dair bilgilerimiz azdır. Tirmizî’nin rivayet ettiği bir hadiste Hz. Peygamber(a.s.m): “Kevserin cennetteki bir ırmak olduğunu” söylemiştir. Diğer ırmaklar vasıflarıyla zikredilmiştir. Konuyu bu açıdan değerlendirdiğimizde bu ırmakları şöyle adlandırabiliriz:

                            a. Dört ırmağın vasıfları:

                            “Takvâ sahibi /Allah’a karşı gelmekten sakınanlara vâd edilen cennetin durumu şudur: “Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Ayrıca onlar için orada, her çeşit meyveden ile Rableri tarafından bir mağfiret vardır..”(Muhammed, 15).

                            Görüldüğü gibi, ayette “su, süt, şarap, bal, ırmağı” denilmiyor, çoğul olarak ırmakları denilmektedir. Bu ise, bu dört çeşit içeceklerden her birisinin değişik kaynaklardan aktığını göstermektedir.

                            Süt ve bal ırmakları bu ayetten başka bir yerde geçmemektedir. Aslında süt ve balın başka bir karışımı olmadığı, oradakilerin en kaliteli bir seviyede oldukları için ayrı isimler almalarına ihtiyaç da yoktur. Su ile şarabın değişik karışımı, değişik kokusu ve farklı tatları olduğundan ayrı isimlerle anılmaları uygundur.

                            b. Su kaynakları:

                            -Kevser Irmağı: (Kevser Suresi, 1; Razî, 32/ilgili ayetin tefsiri). -Tesnim kaynağı: “İçeçeğin bir karışımı da Tesnimdir. Bu Allah’a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır” (Mutaffifin, 27-28).

                            -Kâfur Kaynağı: “İyi insanlar, Kâfur suyu ile hazırlanmış içecek kâselerini yudumlarlar. Bu Allah’ın has kullarının içip, istedikleri yere akıttıkları bir kaynaktır” (İnsan, 5-6)

                            -Selsebil Kaynağı: “Onlara karışımında zencefil bulunan kadehler ikram edilir. Bu içecekler, adı Selsebil olan pınardandır” (İnsan, 17-18)

                            c. Şarap ve meşrubat kaynakaları:

                            -Maîn Kaynağı: “Etraflarında, cennet (Maîn)şarabından dolu testiler, sürahiler, kadehlerle, ebedîliğe ermiş çocuklar dolaşıp hizmet ederler” (Vakıa, 18)

                            -“Kaynağından taze doldurulmuş, berrak, içenlere pek hoş gelen, içinde zararlı ve sersemletici şey olmayan, sarhoş da etmeyen şarablar, dolu, dolu kadehlerle etraflarında fır dönen hizmetçiler tarafından ikram edilir” (Saffat, 45-47; ayrıca bk. Tur, 23;).

                            -Hamr/Şarab Irmağı: “İçenlere zevk veren şarap ırmakları” (Muhammed, 15).

                            Cennet Bahçeleri:

                            Sözlükte "bahçe, bitki ve sık ağaçlarla örtülü yer" anlamına gelen cennet, terim olarak "çeşitli nimetlerle bezenmiş olan ve müminlerin içinde ebedî olarak kalacakları ahiret yurdu"na denir. Cennet ve oradaki hayat sonsuzdur.

                            Kur'an'da cennet (cennet bahçeleri) için çeşitli isimler kullanılmıştır. Cennetin tabakaları olması ihtimali de bulunan bu isimleri şöyle sıralayabiliriz:

                            Cennet, Me'va, Adn, darü'l-huld; ebedîlik yurdu, firdevs; her şeyi kapsayan cennet bahçesi, darü's-selam; esenlik yurdu, darü'l-mukame; ebedî kalınacak yer, naîm; nimetlerle dolu cennetler/bahçeler.
                            önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir,
                            otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir,
                            deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir,
                            hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir,
                            hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler...

                            Yorum

                            • BEYAZIT
                              Tecrübeli
                              • 05 Temmuz 2009
                              • 266

                              #15
                              Konu biraz karısmıs, her seyin fazlası zarar oldugu gibi suphesiz sarabında fazlazı kotu ve zararlıdır. Kimse kimseye karısmasın, herkesin gunagı da sevabıda kendi boynuna.
                              YASAL UYARI Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.


                              SOYUNNN BANKALARI...ACIMAKKKKK YOKKKK...!!!!!

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information