Fenerbahçemizin Lig Maçlari Hakkinda
Collapse
X
-
22 Aralık 1999`dan Bu Yana Neler Değişti?
Her sene bin bir ümitle Kadıköye gelip her maçta hüsrana uğrayan Cimbomun Fenerbahçemize karşı 21. yüzyılda galibiyeti bulunmuyor. Kadıköyde Fenerbahçemizi en son yendikleri 22 Aralık 1999 tarihinden beri ülkemizde pek çok şey değişti ama Galatasarayın kaderi hiç değişmedi. Biz‚ ülkemizin o tarihten bugüne yaşadığı değişimleri konu alan bir kaç madde sıraladık. Sizler de aşağıdaki maddelere eklemeler yapın ana sayfada güncelleyelim.
AKP Diye Bir parti kurulmamıştı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklıydı.
Cumhuriyet altını 33 milyon liraydı. Borsa 14 bin 119 puandaydı. Dolar 6 bin liraydı.
LCD Televizyon henüz yoktu
Asgari ücret 93 milyon 600 bin liraydı.
Bugünkü Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tümgeneraldi..
Google yoktu
Demirbank‚ Ulusalbank‚ Toprakbank‚ Kentbank‚ İktisat gibi bankalar o tarihte vardı
Beşiktaşta Süleyman Seba başkandı.
ABD Başkanı Clintondı
Taksim-4.Levent metrosunda tünel inşaatları devam ediyordu.
Fatih Terimin saçı vardı.
Cep telefonlarında internet yoktu.
Ezeli rekabetin tadı vardı.
Lira´da 6-0 vardı.
Euro yoktu.
İpod yoktu.darağacında olsak bile son sözüm FENERBAHÇE........
Yorum
-
darağacında olsak bile son sözüm FENERBAHÇE........
Yorum
-
bence en güzeli 55bin kişilik koro.............
YouTube - Mor MenekÅŸe - FB 3-1 Galatasaray
YouTube - "Mor menekÅŸe! AÄŸlıyor mu ne?" .. KESIN IZLEYIN .. Fenerbahce 3 - 1 Galatasaraydarağacında olsak bile son sözüm FENERBAHÇE........
Yorum
-
''UEFA ve Süper Kupa sahibi Galata, Fenerbahçe deplasmanında korkudan tir, tir titriyor,
Fenerbahçe de Galatasaray maçlarını çok rahat kazanıyor''
Sabah - Spor - "G.Saray tir tir titriyor"Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
Yorum
-
-
Padişahım çok yaşa!

27.10.2009

Derbi maçın adamı seçilen kaptan Alex, idmanda kovuk giyerek padişah koltuğuna oturdu. Futbolcular onun elini öptü! Roberto Carlos ve Güiza ise kürsüye çıkan diğer isimler oldular.
Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
Yorum
-
MaĞlubİyet kÜltÜrÜ veya galİbİyet kÜltÜrÜ
"Gol ofsayttı, hakemin başı yarıldı" filan gibi ayrıntıları geçiyorum; bir maç oynandı, ev sahibi kazandı. Kazanan sevindi, yenilen üzüldü. Rekabetin tabiatında vardır; galip mağlupla dalgasını geçecektir, hakkıdır; nitekim güzel espriler yapıldı. Sineye çektik! Lâkin iş tadında kalmadı, birileri aşağılanmazsa, galiplerin yüreği yağ bağlamaz fikriyle lüzümsuz işler yapılıyor.
Fenerbahçe antrenmanında -hangi aklı evvelin icadı ise - sahaya dandik bir taht koymuşlar; Alex'in başına da kış kabağını andıran bir sarık!. "Sen bu âlemin padişahısın" demeye getiriyorlar herhalde. Etrafında öteki oyuncular düdük çalıyorlar, tabaklar içinde "ilah"a takdîmeler arzediyorlar!.. Anladık, neticede çocuktur bunlar, eğlenmek onların da hakkı diye gülüp geçeceğim fakat bir fotoğraf karesi daha. Futbolculardan biri (tanınmıyor) pâdişahının, pardon "mâbudunun" önünde alnını yere koymuş tahtı önünde secde ediyor. Etrafındakiler gülüyorlar. Garibim Alex, "Yahu bunlar ne kaçık adamlar, şu yaptıklarına bak" şaşkınlığında.
Kartaca'nın efsânevi lideri Anibal'e, maiyetindeki generallerden biri şöyle demiş bir gün, "Rakiplerini yeniyorsun ama kazanmayı bilmiyorsun!"
Fener, evinde Galatasaray'ı yeniyor, üstelik daha iyi futbol oynayarak yeniyor ama nedense kazanmayı bilmiyor; hayalhânesinden geçen en büyük fantezi unsuru, kötü bir orta mektep müsâmeresinin çapını aşamıyor işte. Ezeli rakibini yendin; onu ne kadar aşağılarsan, zaferinin kıymetini azaltmış olursun. Rakibinden saygıyla bahset; onu da onurlandır ki, kazanacağın zaferin bir değeri olsun! Nitekim hafta içinde Romen takımının oyuncuları rakiplerini maç sonunda alkışlama centilmenliğini gösterebildiler. Buna mukabil dünün gazeteleri, FB'li gazeteci takımının GS'lıları aşağılayan haberleriyle sıvalı.
Kimse kusura bakmasın, bizim futbol kültürümüzde kazanmanın sevinci, serseriyâne, hatta biyolojik hırslanışlarla üstünlük taslamak ve bunları argo lisanıyla dillendirmekten öteye gitmiyor. Takım ayırt etmiyorum; aynı lümpen taraftarlık edebiyatını GS forması giymiş adamlar da yapıyor, ötekiler de... Buna gazetecisi, yöneticisi de dahil üstelik.
Yenmek sportif başarının işaretidir; kazanmak ise sportif başarıdan fazlasını ister: Tecrübe, hoşgörü, empati, humor, kültür, uzak görüşlülük ve adamlık. Kötü oynayanlar da bazen galip gelebilir ama kazanmak tesadüflerin eseri değildir. Bir bardak tesadüfen yere düşüp cam kırıkları haline gelebilir kolayca; cam kırıklarının "tesâdüfen" bir araya gelip bardak oluverdiği görülmemiştir.
Mağlupları önünde secde ettirmeye zorlayan bir galibiyetin şerefli tarafı yok; mağluba bile onur kazandıran mücadelelerin bir mânâsı var. Açılımın ilk safhasında şahit olduğumuz tepkiler, kazananların şan ve şeref kazanması varsayımı üzerine kurulu beklentileri aksettiriyor; birlikte onur ve gurur kazanmamız gerekiyor halbuki. Birbirimizi ezerek, bitirirek, öteleyerek galebe edince kazanmış olmuyoruz, çok kötü kaybediyoruz.
Futbolcuya kamyonla para dökenler, taraftarın eğitimi ve mağlubiyet kültürü edinmesi için de emeğini esirgememeli. Galibiyet halinin kültüre filan ihtiyacı yoktur (bkz. müsâmere görüntüleri), halbuki yenilgiyi kabullenmek kemâl meselesidir. Hayat her zaman kazanmaya izin vermez; hepimiz irili ufaklı mağlubiyetlerin izleriyle hayatı sürdürmeye mecburuz. Mağlup olmanın öldürücü derecede utanç verici bir hâl olmadığını çocuklarımıza öğretmeliyiz. Yenenle yenilen beraber yaşamak zorundaysa futbolda da gerçek hayatta da abartmamak zorundayız.
Mağlubiyet kültürü bu demek işte! t.alkan@zaman.com.tr
Sayın ÇAKAL sizi severek okuyor takip ediyoruz.Sizi de bir G.S.taraftarı olarak galip geldiğiniz için kutluyoruz.Ancak her iki taraf içinde bu yazı geçerli sahi biz neden galip gelmeyi de adam gibi kaybetmeyi bilmiyoruz?Galiba toplum olarak bu soruyu birbirimize sormalı ve bunu sorgulamalıyız.Saygıyla kalınız....Yakutun,incinin,elmasın ne kıymeti vardır ki;bir sevgili uğruna harcanmadıktan sonra.
*Hz.Mevlana*
Yorum
-
Büyük takım olmanın şanssızlığı.
Real Madrid'e Pendikspor tarifesi
28 Ekim 2009 Çarşamba,
Ronaldo'nun sakatlığının ardından zor bir döneme giren Real Madrid, İspanya Kral Kupası'nda beklenmedik şok bir yenilgi aldı.
Eflatun Şimşekler, as oyuncularına yer vermesine rağmen 3. Lig ekibi Alcorcon'a deplasmanda 4-0 mağlup oldu.



Son 1 haftada oynadığı Milan maçını kaybeden, Gijon ile de berabere kalan Real Madrid, 3. Lig ekibi Alcorcon karşısına Albiol, Diarra, Gago, Van Der Vaart, Benzema, Marcelo ve kaptan Raul gibi önemli isimlerinin de yer aldığı bir kadroyla çıktı. Sahadan farklı bir gfalibiyetle ayrılması beklenen Real, Borja, A. Arbeloa (kk.), Ernesto, ve Borja'nın golleriyle bu sezonki en ağır yenilgisini aldı.
Real Madrid'in şok yenilgisi sonrasında İspanya'da ortalık karıştı. İspanyol basını, mağlubiyetin utanç verici olduğunu belirtirken, Pellegrini'nin hemen istifa etmesi gerektiğini ifade etti.Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
Yorum
-
Mahmut Özgener başkanlığındaki futbol federasyonu Türk Futbolu`na en karanlık çağlarını yaşatan Haluk Ulusoy Federasyonu`ndan hiç bir farkının olmadığını kanıtladı. Onlar da Fenerbahçe düşmanı lobilerin esiri oldular ve Galatasaray maçında çıkan olaylar için Fenerbahçemize 2 maç seyircisiz oyanma cezası, futbolcumaz Fabio Bilica`ya da 3 maç oynamama cezası verdi.
Mahmut Özgener Galatasaray seyircisinin neden olduğu olaylar nedeniyle Fenerbahçe`ye ceza veren ilk Federasyon başkanı olma şerefine (!) de böylece ulaşmış oldu. Bu kadarını Haluk Ulusoy bile yapmamıştı. Kendisini tebrik ederiz.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu`nun 29.10.2009 tarih ve 28 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıdaki gibi:
1- FENERBAHÇE SPOR Kulübünzasıün, 25.10.2009 tarihinde oynanan FENERBAHÇE - GALATASARAY A.Ş. Turkcell Süper Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE SPOR Kulübü sporcusu FABIO ALVES DA SILVA BILICA`nın, rakip takım oyuncusuna yönelik kuraldışı hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
2- GALATASARAY A.Ş.`nin, 25.10.2009 tarihinde oynanan FENERBAHÇE - GALATASARAY A.Ş. Turkcell Süper Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.`nin, müsabaka sonrasında yapılan basın toplantısına futbolcu katılımını sağlayamamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 5.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle GALATASARAY A.Ş.`nin, toplam 20.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. sporcusu ABDEL KADER KEİTA`nın, rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
Yorum
-
-
Ünlü Türk düşünürü CMYLMZ'ın dediği üzre "eğitim şart"
eğitim kalitesi,kültür düzeyi,her seviyede azgelişmişlik düzeyinden
gelişmişlik seviyesine kadar çıkmadıktan sonra bu işler düzelmez...
Eskiden taş,şemşiye vb araçlar atardılar,o zaman cep telefonu,pet şişe yoktu.Yakutun,incinin,elmasın ne kıymeti vardır ki;bir sevgili uğruna harcanmadıktan sonra.
*Hz.Mevlana*
Yorum
-
Katılıyorum sana mehmet abi..ÇAKAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterDemekki neymiş?
Her sarı kırmızı cimbom değilmiş.




Hiç bir takım şu ana kadar kendi sahasında galatasaray'ı 10 kere üst üste yenememiştir... Bu haberin gururuyla size söylüyorum..Doğru Söze Ne Denir...GalataSaray FenerBahçe'yi kendi sahasında 10 senede 8 kere mağlup etmiştir.. 2 kere FenerBahçe yenmiştir.. Bir GalataSaraylının ağzından söyleniyor bu söz...(Arkadaşım)
:081::081:
Yorum

Yorum