Suçluyu cezalandırmamak masuma zulümdür.(Suriye Atasözü)
Suriye'deki Gelişmeler
Collapse
X
-
‘İsraİl’e İha gÖndermedİk’
İsrail’in dün Akdeniz üzerinde vurduğu İHA’nın ardından, hava aracının nereden havalandığı tartışması başladı. Lübnan'daki BM Barış Gücü UNIFIL Sözcüsü Andrea Tinanti, ellerinde, İsrail'in vurduğu insansız hava aracının Lübnan'dan havalandığına dair bir bilginin olmadığını söyledi.
Tinanti, "Hava denetimimizin kapsamı, UNIFIL'in çalışma alanıyla sınırlıdır. Elimizde, söz konusu aracın Lübnan'ın güneyinden geçtiğine dair bir bilgi veya delil yok. İddiayı araştırıyoruz" diye konuştu.
Jerusalem Post sitesinin haberine göre, İsrail Güvenlik Güçleri (IDF), yerel saatle 13.00 sularında İHA’yı tespit etti ve bir F-16 savaş uçağıyla taarruz helikopterleri müdahale etmek için havalandı.
İHA, Lübnan kıyısının güneybatısına doğru yöneldi ve İsrail Hava Kuvvetleri’nin takibine alındı. İHA, Hayfa kentinin kıyısından 8 kilometre açıkta uçarken, Tümgeneral Amir Eshel’in emri üzerine vuruldu. İsrail ordusu, F-16’dan ateşlenen roketin İHA’yı yerden 1800 metre yükselikte vurduğunu açıkladı.
‘İSRAİL’E İHA GÖNDERMEDİK’
İHA’nın hasarı hakkında açıklama yapılmazken, İsrail ordusu hava aracının parçalarının Akdeniz’e düştüğünü belirtti.
Gelişmelerin ardından açıklama yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “İsrail, Lübnan veya Suriye tarafından hava, kara ve denizden gelecek her türlü tehdide hazırlıklı” açıklamasını yaptı.
Hizbullah ise dün yaptığı açıklamada, ‘İsrail’in hava sahasına bir İHA göndermediğini belirtti.’ Örgütten yapılan açıklamada, “Hizbullah, işgal altındaki Filistin topraklarına bir hava gözlem aracı göndermedi’ denildi.
İsrail ordusu, İHA’nın Hizbullah’a ait olup olmadığını belirlemek için soruşturma başlatıldığını duyurdu. IDF, Ekim 2012’de Lübnan’dan topraklarına giren bir İHA’yı Negev Çölü üzerinde vurmuştu.
kaynak: ntvmsnbcKonuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konusmasına konuşur lakin sükût yürekli olana.
Yorum
-
Son zamanlarda gündem K.Kore'den yeniden Suriye'ye döndü diyebiliriz.
(Bu süre zarfında "altında" ciddi bir operasyon yapıldı.)
Konu kimyasal silah!
Herkes ayağını denk atıyor. Bodoslama ülkeye dalmak yok!
Önce söylenti, ardından kanıtlar...
Şimdi sırada konu silahların kimler tarafından kullanıldığını bulmak da!
Ardından ???Konuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konusmasına konuşur lakin sükût yürekli olana.
Yorum
-
BM kimyasalı muhalifler kullandı diyor.firenze Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterTepkiler ölçülüp biçilecek!
ciddi bir çıkış da yok.
yakinda yeni bir komşumuz olabilir
?
neyi değiştirir?Konuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konusmasına konuşur lakin sükût yürekli olana.
Yorum
-
Türkiye'deki hareketlilik yüzünden Suriye gündemi baya arka planda kaldı...
Bu aralar Golan Tepeleri kriz oluşturuyor... Bu tepeler savaş bahanesi olmaya çok gebe!
Bazı ülkeler BM'ye bağlı askerlerini bölgeden çekme kararı alıyor. Rusya tam aksine!
Diğer yandan rejim Kusayr'dan sonra Halep için hazırlık yapıyor.Konuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konusmasına konuşur lakin sükût yürekli olana.
Yorum
-
2 ay geçmiş. Şimdi operasyonun eşiğindeyiz.
Gördüğüm kadarıyla batının Esed'den yana bir sıkıntısı yok. Öyle ya da böyle düzen yürüyor(du). Kimyasal silah olayı patlak vrerince, sızlamış vicdanları biraz rahatlatmak lazım değil mi? Yapmak istedikleri sadece prestijlerini geri kazanmaya çalışmak(diye düşünüyorum).Konuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konusmasına konuşur lakin sükût yürekli olana.
Yorum
-
[B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]
Yorum
-
*İnsan Hakları İzleme Örgütü, Lazkiye'de El Kaide ve ÖSO'nun yaptığı Alevi katliamıyla ilgili detaylı bir rapor hazırladı. Batı ve Türk medyasının, daha önce hakkında korkunç detaylar ortaya çıkan katliamı yeni görmesi ise dikkat çekti.
Suriye'nin Lazkiye bölgesinde, 4 Ağustos günü ordu kontrol noktalarına saldırıyla başlayan ve 18 Ağustos'ta ordunun karşı saldırısıyla sona eren El Kaide ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) Alevileri yönelik yaptığı katliamla ilgili bir rapor hazırlandı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından hazırlanan "Kanlarını hala görebilirsiniz" başlıklı raporda, katliamdan sağ kurtulan 8 tanığın anlatımıyla, çetelerin köylüleri nasıl infaz ettiği, sivillerin üzerine nasıl ateş açtıkları, silahsız ve evlerinden kaçmaya çalışan aileleri nasıl öldürdükleri veya öldürmeye teşebbüs ettikleri, ailelerin erkek üyelerini nasıl öldürdükleri ve kadınlarla çocukları rehine olarak aldıkları anlatılıyor. HRW, raporun yazıldığı sırada muhalefet kaynaklarına göre çoğunluğu kadın ve çocuk 200 kişinin hala Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ve Ceyş el-Muhacirin ve'l-Ensar'ın elinde bulunduğunu söyledi.
Raporda dikkat çekici olan noktalardan bir tanesi, HRW'nin görüştüğü bir diplomatın, "Muhalif savaşçıların Türk topraklarını kullandığını bilen bir Batılı diplomat" olarak tanıtılması. Lazkiye'deki katliama katılan çetelerin Türkiye topraklarından geçerek bölgeye gittiği neredeyse herkesin bildiği bir gerçek. Raporla birlikte, ilk kez uluslararası bir örgütün belgelerinde Türkiye'nin katliama ortak olduğu belirtilmiş oldu.
190 ölü...
HRW raporunda, 57'si kadın, en az 18'i çocuk ve 14'ü yaşlı erkek olmak üzere 190 sivilin çeteler tarafından öldürüldüğü tespit edildi. Bu ölümlerin çok büyük ihtimalle saldırının ilk günü olan 4 Ağustos'ta gerçekleştiği kaydediliyor.
Hala birçok köy sakinin kayıp olduğunu ve çetelerin insanları toplu mezarlara koyduğunu belirten HRW, bu nedenle ölü sayısının muhtemelen daha fazla olduğunu söyledi.
HRW, 190 kişiden en az 67'sinin ya silahsız, ya da kaçmaya çalışan siviller olduğunu tespit etti. Rapora göre 67 kişi, "yargısız infaz"a tabi tutuldu. İnsan hakları örgütü, kalan kurbanların nasıl öldürüldüğüne dair ise daha ayrıntılı araştırmanın yapılması gerektiğini belirtti.
El Kaide ve ÖSO çetelerinin saldırısına katılan bir "aktivist" ise, HRW'ye yaptığı açıklamada 4 Ağustos gecesi "160 ya da 200 Alevinin öldürüldüğünü" söyledi.
İlk saldırı
Yerel kaynaklar ve bir askeri yetkilinin verdiği bilgiye göre, ilk saldırı Baruda'daki Şeyh Nahban'a gerçekleştirildi. Buradaki askeri noktalara yönelik çete saldırısında 30 asker öldürüldü ve daha fazlası da yaralandı.
Bu saldırıdan sonra çeteler Baruda, Nebeyte, Hambuşiye, Bluta, Ebu Makke, Beyt Şakuhi, Aramo, Bremse, Esterbe, Obin ve Harata'ya girdiler. Ertesi günlerde de Kelah, Tella ve Kefraya çetelerin eline geçti.
Kimler katıldı?
20 değişik silahlı çetenin katıldığı saldırıya "muhalifler" tarafından "Müminlerin Anası Ayşe'nin Torunları Operasyonu", "Baruda Saldırısı" ya da "Sahil Özgürleştirme Operasyonu" denildi.
Hangi grupların kesin olarak saldırıya katıldığının tam olarak belli olmadığını söyleyen HRW, şu 5 çetenin isimlerini saptadığını söyledi:
- Ahrar üş-Şam
- Irak-Şam İslam Devleti
- Nusra Cephesi
- Ceyş el-Muhacirin ve'l-Ensar
- Sukor el-İzz
Türk medyası yeni gördü
Lazkiye'de Alevi katliamı yaşanırken, Batı ve Türk medyası çoğunlukla yaşananların boyutlarını görmezden geldi. Batı medyası için çoğunlukla ya katliam yoktu, ya da "isyancılar" Suriye'de "Esad'ın mensup olduğu mezhebin kalbine saldırı" düzenlemişlerdi.
Bu durumun iki istisnası ise, iki İngiliz gazetesi Guardian ile Daily Telegraph oldu. Telegraph, katliam sürerken yaptığı haberler kamuyounu bilgilendirmiş, Guardian ise bölgedeki askerlerle görüşerek katliamdaki korkunç detayları ortaya çıkarmıştı.
Türk medyasında ise, soL ve başka birkaç yayın organı dışında çetelerin Türkiye topraklarını kullanarak gerçekleştirdikleri Alevi katliamı duyurulmadı.[B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]
Yorum
-
[B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]
Yorum

Yorum