Yurdum insanindan kesitler/ Beğendiğimiz fıkralar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Bear_Bull
    Spread Trader
    • 09 Şubat 2009
    • 773

    #166
    Allah'a inanmayan bir adam, ormanda geziyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam, bütün gücüyle kaçıyormuş ama, ayı da ona git gide yaklaşıyormuş. Sonunda ayağı takılmış, yere düşmüş.
    Korkuyla bağırmış: "Allah'ım".
    Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Etraf kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine yansımış. Çok derinden gelen bir ses, konuşmaya başlamış: "Yıllarca bana inanmadın. Yaradılışı kozmik bir kazaya bağladın. Sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun?"
    Adam utanç içinde cevap vermiş: "Biliyorum, bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık. Ama belki ayıyı dindar yapabilirsiniz. "
    Ses, "Peki" diye cevap vermiş ve ışık kaybolmuş.
    Nehir tekrar akmaya başlamış, her şey eski haline dönmüş.
    Ayı, iki pençesini gökyüzüne doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış: "Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere... ."
    Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

    Yorum

    • c1ci
      Katılımcı
      • 11 Nisan 2009
      • 112

      #167
      Afyonda yaşayın ve terzilik yapan bir sadık usta varmış.

      Sadık usta hep bir erkek çocuğu olsun istermiş fakat bir türlü olmazmış. Birgün oturduğu yerden şöyle bir söz vermiş.

      - Ulan 1 tane oğlum olsun bu ***ü 1 kere verecem!!

      Neyse günler günleri kovalamış ve karısı yine hamile kalmış kız çocuğu beklerlerken 9 ay sonunda sadık ustaya müjdeli haber gitmiş. Ustanın artık bir oğlu olmuş. Aradan zaman geçtikten sonra Sadık Ustanın aklına verdiği söz gelmiş.

      -Hassss... Ulan söz verdik bu sözü tutmamız lazım yoksa başımıza başka şeyler gelir. demiş ve yollara düşmüş.

      Civarda ne kadar köy kasaba dağ taş varsa ***ü verecek birini aramaya başlamış. En sonunda civar köylerde kör bir çobana rastlamış. İşte buldum demiş sevinçle adam hem kör hemde beni sesimden tanımaz demiş ve adamın yanıan gitmiş.

      -selamın Aleyküm
      -Aleyküm Selam
      -Çoban kardeş ben bundan 1 sene önce bir söz verdim; eğer oğlum olursa bu ***ü birine verecem diye ve benim geçen ay bir oğlum oldu heryeri gezdim dolaştım bu işe en uygun seni buldum eğer sende kabul edersen bu verdiğim sözü yerine getireyim demiş.
      Çobanda canıma minnet sen istedikten sonra demiş.

      Çoban hemen icraata geçmiş ve Sadık Ustanın pantalonunu indirip görevini yerine getirmiş.

      Sadık Usta verdiği sözü yerine getirmiş olmanın mutluluğu ile çobana dönmüş.

      Usta:Sağolasın Çoban kardeş
      Çoban: Sende sağol Afyonlu Terzi Sadık Usta
      Usta: (Hayretler içinde kalarak) Sen beni tanıyomusun
      Çoban: Yooo tanımıyorum
      Usta : Eeee aımı mesleğimi falan nerden bildin
      Çoban: Bak usta bizim sezilerimiz güçlüdür. Pantalonunu çıkarırken kumaşından ve keiminin düzgünlüğünden terzi olduğunu anladım demiş.
      Usta: eee adımı nerden bildin
      Çoban: Verdiğin sözü yerine getirmek için bu kadar dolaştığına göre adında Sadık olmalı
      UstaŞaşırarak) E hadi o da tamam peki memleketimi nerden bildin
      Çoban: Eeee usta ***ünde kaymak gibi

      Söz meclisten dışarı sadece bi fıkra
      yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

      Yorum

      • kemal erdem
        Aktif
        • 15 Mayıs 2009
        • 224

        #168
        Cocuk dua eder........
        Allah'ım lütfen yarın babaannem ölsün....
        Bunu babası işitir ama seslenmez ve ertesi gün babaannesi ölür.......
        Çocuk yine yarın dedem ölsün der.....
        Aynen babası tekrar duyar ve ertesi gün ölür.......
        Çocuk bu seferde babam ölsün diye dua eder.....
        Adam bunu da duyar ve bir korku sarar sabaha kadar uyuyamaz..
        Ertesi günde ölümü bekler fakat ölmez...
        Akşam eve geldiğinde hanımını ağlamaklı bulur hanım ne oldu.
        Ne olacak bey bizim kapıcı ölmüş.......
        Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
        Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
        Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
        Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
        Yunus Emre

        Yorum

        • kemal erdem
          Aktif
          • 15 Mayıs 2009
          • 224

          #169
          Temel hastalanmis, doktora gitmis. Doktor Temel'i muayene ettikten sonra yeni dogum yapmis bir kadinin memesinden süt emerse hastaliginin iyi olacagini söylemis. Temel kara kara düsünerek doktorun yanindan çikmis.
          Nerden bulacagini kimden isteyecegini düsünürken aklina arkadasi Dursun'un karisi Fadime gelmis. "O yeni dogum yapmisti, rica ederim" demis ve kapiya dayanmis. Kapiyi Fadime açmis, Temel "Dursun evde mi?" diye sormus Fadimeye. Evde yok yanitini alinca Temel utana sikila derdini açmis. Fadime de "N'olacak ula alti üstü bir kaç damla süt, hem sevaptir gir içeri demis" Fadime memesini açmis Temel'in agzina vermis. Temel memeyi emmeye baslamis. Temel emdikçe Fadime tahrik olmus. Dayanamaz duruma gelmis. Temel'e "Ula Temel baska birsey de ister misin?" diye sormus. Temel Ayip olmaz mi?" diye yanitlamis. Fadime ihtirasli bir sekilde "Niye ayip olsun?" diye cevap vermis.
          Temel -"Iyi öyleyse, bir iki tane de bisküvit ver bari, içim ezildi".
          Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
          Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
          Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
          Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
          Yunus Emre

          Yorum

          • kemal erdem
            Aktif
            • 15 Mayıs 2009
            • 224

            #170
            Bir doktor, hemsiresi ile bulusmalara baslar.
            Bu bulusmalardan kisa bir süre sonra, hemsire gelir ve hamile oldugunu soyler.
            Fakat doktor, bu olayi karisinin duymasini
            istemediginden,hemsireye bir miktar para verir ve Italyaya gitmesini ve cocuk dogana kadar orada kalmasini ister.
            Hemsire "Bebegin dogdugunu sana nasil
            haber verecegim? " diye sorar.
            Doktor da "Bana hemen bir kart gonder ve
            arkasina "spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarim. Baska bir aciklama yapmana gerek yok" der.
            Hemsire parayi alir ve ucaga binip Italyaya gider. 6 ay kadar sonra, bir gun doktorun karisi evden arar ve doktora: "Sevgilim, bugun postadan senin adina Italyadan postalanmis ilginc bir kart geldi.Fakat ne anlama geldigini
            anlayamadim..." der.
            Peki karicigim, ben aksama eve gelince sana gerekli
            aciklamayi yapacagim" der doktor ve telefonu kapatir.
            O aksam doktor eve geldiginde; karti alir okur ve kalp krizinden oldugu yere duser.
            Acil yardim ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladiktan sonra
            acildeki doktorlar adamin elinde hala sıkı sıkıya tuttugu karti
            alir ve okurlar...
            - Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti....ikisi sosisli, ikisi sade !!!!
            Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
            Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
            Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
            Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
            Yunus Emre

            Yorum

            • ÇAKAL
              Ağa'nın Adamı
              • 27 Haziran 2007
              • 2545

              #171
              kemal erdem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


              Maho ağa, dağ, bayır gezerken bastığı yere dikkat etmez ve Uçurumdan
              yuvarlanmaya başlar. çizgi filmlerdeki gibi, uçurumun yarısında bir ağaç
              parçasına zor tutunur. Kendine gelince var gücü ile seslenir;
              - Ula yoharida kimse yoh miiiii?.....

              Sadece sesi yankılanmaktadır. Aradan biraz zaman geçer.
              Bir gayret daha;
              - Ula.. sen kimsin?
              - Ula yoharida kimse yoh miiiii?....
              Hiç ses soluk yoktur. Epey zaman geçer. Hava kararmaya, tutunduğu dal
              çatırdamaya başlamıştır. Zaten kolunda da mecal kalmamıştır. Son bir
              gayretle ve bağırmaktan kısılmış olan sesi ile:

              - Ula, ula yoharida kimse yoh miiii?.....
              Derken, nereden geldiği belli olmayan,içinden mi,dışından mı bir ses duyar;
              -Ben varım!...
              Gözleri parlamış ve azıcık can gelmiştir Maho ağaya;
              Ben seni yaratan Allah'ınım.
              -Bana bir çare Allahım, ne olur!

              Allah;
              - Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum. Bu sabrının
              mükafatı olarak senin bütün günahlarını affettim. Bırak elini ve gel cennetime!
              Maho Ağa azıcık düşünür;

              -Ula.. başka kimse yoh miiiiiii?...
              p5p5
              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

              Yorum

              • Bear_Bull
                Spread Trader
                • 09 Şubat 2009
                • 773

                #172
                Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

                Yorum

                • kemal erdem
                  Aktif
                  • 15 Mayıs 2009
                  • 224

                  #173
                  Temel, iş seyahati için Japonya'ya gider. Tokyo sokaklarında
                  dolaşırken gözüne Sony Tower takılır ve içine girip dolaşmaya başlar.
                  Katlardan birinde yeni buluşlar pavyonunda özel bir gözlük
                  satılmaktadır.. Ne olduğunu sorunca 'insanları çıplak gösteren gözlük'
                  der tezgahtar kız. Temel hemen takar gözlüğü ve kıza bir bakar, kız
                  çırılçıplak. Mağazadaki insanlara bakar herkes çıplak. Hemen bir tane
                  alır ve dışarı çıkar. Tokyo sokaklarında takar gözlüğü. Herkes çıplak
                  ve çok keyiflenir bizim uşak. Çıkartır gözlüğü herkes giyinik, takar
                  gözlüğü herkes çıplak. Neyse, gezisi biter Türkiye'ye döner. Trabzona
                  gelir evinin yolunu tutar. Kapıyı çalmadan önce takar gözlüğünü,
                  Fadime kapıyı açar çıplak çok hoşuna gider. İçerde yakın arkadaşı
                  Dursun da salonda çırılçıplak oturmaktadır, neşeden basar kahkahayı ve
                  çıkarır gözlükleri fakat ne görsün; Fadime de, Dursun da gene çıplaklar.
                  Temel'in tepesi atar.'Uyyy Japonlar kazikladu penu, gözlük bozuldi da'
                  Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                  Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                  Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                  Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                  Yunus Emre

                  Yorum

                  • kemal erdem
                    Aktif
                    • 15 Mayıs 2009
                    • 224

                    #174
                    Hanım hanım yeter artık

                    Çanakkale'den 30-32 yaşlarında bir kadın,kucağındaki
                    süt bebeğiyle otobüse biner.Yanınada iri kıyım bir adam
                    oturur. Otobüs Ezine'ye ulaştığında kadın çocuğunu
                    emzirmek amacıyla memesini açar ve çocuğun ağzına
                    verir.

                    Ancak çocuk inatla memeyi emmek istemez.Kadın çocuğa
                    kızar ve sert bir sesle ; Al yoksa amcaya veririm !....

                    Adam göz ucuyla bakar ve önüne döner...
                    Ayvacık'a geldiklerinde kadın yine memesini çıkarır
                    ve çocuğu yine emzirmek ister,çocuk yine emmez ve
                    yine aynı sözler kadının ağzından dökülür

                    -Al yoksa amcaya veririm.
                    Bu olay her durakta tekrarlanır ve hepsinde de aynı
                    şeyler yaşanır.
                    Küçük kuyu,Altınoluk,Güre,Akçay derken Edremit'e
                    kadar gelinir.Edremit'te de kadın ;
                    -Al yoksa amcaya veririm diyince adam patlar
                    -Hanım hanım yeter artık !...Vereceksen ver.Ben
                    taa Ayvacık'ta inecektim,buralara kadar geldim....)))
                    Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                    Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                    Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                    Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                    Yunus Emre

                    Yorum

                    • oguzt
                      Tecrübeli
                      • 27 Şubat 2009
                      • 427

                      #175
                      AVRUPA BİRLİĞİ YIL 2050


                      Yıl 2050. AB Komisyon Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye
                      heyecanla girer:
                      - Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye
                      alacak mıyız?
                      AB Başkanı:
                      - Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, tüm Türkiye İngilizce konuşacak,
                      Türkçeyi yasaklıyorum.
                      - Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?
                      - O zaman söyle Kıbrıs'ı versinler..
                      - Efendim onu da 40 sene önce verdiler zaten...
                      - O zaman söyle Güneydoğu'ya özerklik versinler.
                      - Aman efendim, Türkiye'de Güneydoğu mu kaldı, 2020'de bağımsız devlet
                      oldu ya orası zaten.
                      - O zaman söyle (sözde) Ermeni soykırımını tanısınlar.
                      - Efendim, sadece Ermeni soykırımı değil, Pontus, Yunan, Bulgar, Rus,
                      Ukrayna, Moldova soykırımını bile tanıdılar, hatta Çanakkale
                      savaşından ! dolayı İngiliz, Avustralya, Yeni Zelanda soykırımını bile
                      tanıdılar ya.. Nasıl unuttunuz.
                      - Hmm o zaman söyle kokoreç yasaklansın
                      - Aman efendim, onu yemeği 2008'de bıraktılar
                      - İsa aşkına, ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın, yakamasınlar.
                      - Ooooo Beyefendi. Hatırlayacaksınız..Cumhuriyeti el birliğiyle
                      yıkınca toplu kına yaktılar. Kına bu sarfiyata dayanamayıp bitince de
                      kına yakmayı bıraktılar yıllar önce.
                      AB Başkanı düşünüp taşınır ve;
                      -EEEE... ALMAMAK İÇİN BİR SEBEBİMİZ KALMADIYSA


                      DAĞITIN O ZAMAN AVRUPA BİRLİĞİNİ...



                      Bu sitede yer alan grafik ve yorumlar kişisel çalışmalarımdır.Bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır.Yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

                      Yorum

                      • kemal erdem
                        Aktif
                        • 15 Mayıs 2009
                        • 224

                        #176
                        Gözleri görmeyen bekar ve fakir kayseri'liye bir cin çikagelmis.

                        benden bir sey dile yerine getirecegim demis.

                        kayseri'li düsünürken cin sormus:

                        gözlerini mi istersin zenginlik mi istersin evlenmek mi istersin?

                        kayserili: 'oglumu altinlarimi sayarken görmek istiyorum' demis...
                        Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                        Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                        Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                        Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                        Yunus Emre

                        Yorum

                        • kemal erdem
                          Aktif
                          • 15 Mayıs 2009
                          • 224

                          #177
                          Karadenizliler, bir konferans düzenlerler.
                          Bu konferansa konuşmacı olarak unlu bir Amerikalı
                          bilim adamı da davet edilir.
                          Amerikalı konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil
                          yapar hem de Türkleri yakından tanıma fırsatı bulur.
                          Karadenizliler ile Amerikalı bilim adamı hemen her
                          konuda anlaşırlar, uyum içinde konferans biter.
                          Ayrılık günü gelir, Karadenizlileri alır bir düşünce.
                          Biz bu değerli bilim adamına ne alalım?
                          Aralarinda toplanırlar, başkan konunun önemini
                          vurgulamak için der ki:
                          "Biz bu Türk dostu, değerli bilim adamına nasıl bir
                          hediye alalım ki bizi unutmasın ? Hem kullanışlı birşey
                          olsun, hem de her eline aldığında bizi hatırlasın ? "

                          Salonda kısa bir sessizlik olur, arka sıralardan

                          Temel elini kaldırır : "Sünnet ettirelum da !..."
                          Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                          Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                          Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                          Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                          Yunus Emre

                          Yorum

                          • kemal erdem
                            Aktif
                            • 15 Mayıs 2009
                            • 224

                            #178
                            Gurur kurbanı


                            Temel at yarisi oynamaktadir..
                            Bir arkadaşından çok iyi tüyo veren bir adamın adını öğrenir.Hemen koşar:
                            - Bugün yapılacak yarışta hangilerine oynamalıyım? der.
                            Adam şöyle bir bakar:
                            - Sen kaç yaşındasın? diye sorar.
                            ' 28 ' der Temel. Adam da;
                            ' Tamam, git 2 ve 8' e oyna.'
                            Gerçekten adamın verdiği tüyo yarışlar sonunda tutmuştur. Temel ikinci
                            hafta yine gider. Yine soru aynıdır. Adam:
                            'Sen kaç kilosun? ' der.
                            Temel ' 76 kiloyum.' deyince;
                            ' Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna.' der.
                            Bu yarışınn sonuçlarını da adam doğru tahmin etmiştir. Arkadaşları da
                            şaşkınlık içinde izlemektedirler.
                            Bu kez Temel neyi var neyi yok satar. Parasını cebine koyar, yine aynı
                            adamın yolunu tutar.
                            Adam bu kez başka bir soru sorar (onu siz tahmin edin)
                            Temel şaşkınlık içinde ' 25 cm. ' deyince adam da 'Bu sefer de 2 ve
                            5'e oynayacaksın' der.
                            Arkadaşları yarışınn sonuçlarını çok merak etmektedirler.
                            Ertesi gün hemen Temel' in yanına koşarlar, Temel'in morali çok
                            bozuktur. Hemen sorarlar ne oldu diye.
                            Temel' in verdiği yanıt ise şudur:
                            ' Gururumun kurbanı oldum. 1 ve 3 kazandı.'
                            Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                            Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                            Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                            Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                            Yunus Emre

                            Yorum

                            • kemal erdem
                              Aktif
                              • 15 Mayıs 2009
                              • 224

                              #179
                              Arap’ın zekası

                              Bir Arap emirinin oğlu Almanya’ya eğitime gider. Bir ayın

                              sonunda ailesine şöyle bir mektup gönderir:“Berlin süper bir

                              yer, insanlar da çok sempatik ve burayı çok seviyorum ama

                              profesörlerim okula tramvayla gelirken ben

                              Mercedes’imle gelmekten biraz utanıyorum.”Birkaç günün

                              sonunda çocuk bir mektup alır, mektupta 2 milyon dolarlık bir

                              çek ve şu not vardır: “Artık utanmana gerek yok, git sen de
                              kendine bir tramvay al.”
                              Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                              Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                              Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                              Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                              Yunus Emre

                              Yorum

                              • kemal erdem
                                Aktif
                                • 15 Mayıs 2009
                                • 224

                                #180
                                Papazın horozu


                                Rahibin kilise bahçesinde bir kümesi vardır.
                                Bir gün horoz ortadan kaybolur.
                                Horozu bulması, ya da yeni bir horoz alması gerek. Ayinden sonra cemaatine sorar:
                                -Kimin horozu var?
                                Bütün erkekler ayağa kalkar..
                                -Hayır onu demedim, horozu gören var mı?..
                                Bütün kadınlar ayağa kalkar..
                                -Hayır efendim, yani ben başkalarının horozunu kim gördü demek istiyorum..
                                Kadınların yarısı ayağa kalkar..
                                Rahip iyice kızar..
                                -Allah, Allah!.. Ne laf anlamaz insanlarsınız. Benim horozumu kim gördü yahu?..
                                Bütün rahibeler ayağa kalkar..
                                Ilim ilim bilmektir. ilim kendin bilmektir.
                                Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktir.
                                Yunus Emre der hoca, gerekse var bin hacca.
                                Hepisinden iyice, bir gonule girmektir.
                                Yunus Emre

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information