KOZAA- Koza Anadolu Metal A.Ş.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • c1ci
    Katılımcı
    • 11 Nisan 2009
    • 112

    #121
    http://www.gazeteyenigun.com.tr/icerik.asp?page=ekonomi&nID=58696

    Bergama’ya Maden-İş EGE BÖLGE LOKALİ

    31 Mayıs 2009




    Lokalin açılışına, sendika genel merkez 2. Başkanı Murat Bekem ve Ege Bölge Şube Başkanı Tamer Küçükgencel’in yanı sırı, Koza Altın İşletmeleri Genel Müdürü İsmet Sivrioğlu katıldı

    Maden İş Sendikası’nın Ege Bölgesi Lokali, Koza Altın İşletmeleri’nin 450 çalışanı ile faaliyette bulunduğu Bergama’da açıldı. Maden çalışanlarının aileleriyle birlikte hoş vakit geçirmelerine olanak sağlayacak lokal, sendikanın işçi haklarına yönelik bilgilendirme toplantılarına da ev sahipliği yapacak.Açılışa, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Merkez 2. Başkanı Murat Bekem, Türkiye Maden İş Sendikası Ege Bölge Şube Başkanı Tamer Küçükgencel, Koza Altın İşletmeleri Genel Müdürü İsmet Sivrioğlu, Genel Müdür Yardımcıları Cemalettin Çetin ve Hayri Öğüt, Ovacık Altın Madeni çalışanları ile vatandaşlar katıldı. Koza Altın İşletmeleri’nin de büyük katkısı olan lokalin açılışında konuşan Murat Bekem, “lokalin açışlından büyük memnuniyet duyuyoruz. Lokal yaklaşık 10 yıllık özlemdi. Arkadaşlarımızın hem istirahat edebilecekleri hem de kültürel faaliyette bulunabilecekleri bir yer oldu. Emeği geçenleri kutluyorum” diye konuştu.


    Koza Altın İşletmeleri Genel Müdürü İsmet Sivrioğlu, “lokal ihtiyaçtı. Arkadaşlarımız uzun yıllardır böyle bir lokalin özlemini çekiyorlardı. Lokal sayesinde arkadaşlarımız mesai saatleri dışında bir araya gelebilecek, eşleri ile birlikte rahatlıkla vakit geçirebilecek. Sendikamız bu ihtiyacı giderdi. Şirketimiz de yatırım safhasında katkılarda bulundu” dedi. Lokalde hafta sonları canlı müzik dinletilerinin olacağı, çalışanların ailecek görüşebileceği, maden çalışanların aileleri ve çocukları için eğitim seminerlerinin düzenleneceği ayrıca yine çalışanlara yönelik sendikanın bilgilendirme toplantılarının düzenleneceği ifade edildi. Lokalde okuma köşeleri de yer alacak.
    yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

    Yorum

    • KUTERO
      Beybaba
      • 19 Temmuz 2007
      • 437

      #122
      c1ci Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


      horoz işi burdan geliyor.

      sayın kutero çanak demiştiniz.bu realizasyondan sonra fincan olabilir mi?
      Çanağa/fincana kulp takmak adettendir..
      Göstergeleri birazcık soğudu..

      Acelemiz var, bu kadar yeter, nerede kalmıştık derler mi..
      İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
      İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

      [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

      [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

      Yorum

      • ARŞETİP
        Yeni üye
        • 03 Mayıs 2009
        • 18

        #123
        Derlermi derler sayın KUTERO belki bu hafta belki haftaya.
        Saygılar.

        Yorum

        • c1ci
          Katılımcı
          • 11 Nisan 2009
          • 112

          #124
          Haber01.06.2009 07:58KOZA HİSSELERİ 5 GÜNDE 5 KEZ EL DEĞİŞTİRDİ-REFERANS
          2003'ün şubat ayında bir davetiye firması olarak 18.9 milyon
          dolarlık piyasa değeri ile halka açılan, Mart 2005'te ise Normandy'i
          satın alarak madencilik şirketine dönüşüp bugün itibari ile 345 milyon
          dolarlık piyasa değerine ulaşan Koza hisselerinde işlem hacmi rekoru
          kırıldı. Sermayesi 194 milyon lira, halka açıklık oranı yüzde 45,
          İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören hisse senedi sayısı
          87 milyon 318 bin adet olan Koza'da 5 işlem gününde 503 milyon 81 bin
          adet hisse senedi alınıp satıldı. Bu tarihlerdeki toplam işlem miktarı
          Koza'nın dolaşımda bulunan hisse senedi sayısının yaklaşık 6 katına,
          toplam sermayesinin ise 2.5 katına ulaştı.
          Referans Gazetesi'nin haberine göre, 18 Mayıs'ta 2.12 TL olan
          Koza'da, 20 Mayıs'ta 95 milyon 585 bin adet işlem gerçekleşirken,
          fiyat 2.41 TL'ye çıktı. Hissede 21 Mayıs'ta 76.7 milyon adet işlemle
          fiyat 2.47 TL'ye çıkarken, 23 Mayıs'ta 83.4 milyon adet işlemle fiyat
          2.62 TL'ye çıktı. 25 Mayıs'ta 87 milyon adet işlem görüp fiyatı 3.08
          TL'ye çıkan Koza'da 4 işlem günündeki yükseliş yüzde 45'e ulaştı.
          Hissede 26 Mayıs'ta rekor işlem miktarı gerçekleşti. Bu tarihte toplam
          160 milyon 351 bin adetle piyasadaki hisse sayısının yaklaşık 2 katı
          işlem miktarı gerçekleşirken, fiyat 2.94 TL'ye geriledi. Koza
          Madencilik, bu dönemde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın istediği
          özel durum açıklamasına ilişkin olarak, kamuya açıklanmamış özel bir
          durumun olmadığını bildirdi. Koza Madencilik'in sermayesinin yüzde
          52,25'i İpek Matbaacılık'a ait bulunuyor. Akın İpek'e ait olan ve son
          dönemde medya sektöründe büyüyen grup, kurduğu vakıf ile eğitim ve
          sağlık sektörüne de girecek.
          15 Mayıs 2009 tarihinde, Koza'nın bağlı ortaklığı olan ATP
          İnşaat'ın, aktifinde Muğla-Marmaris'te 64 bin 146 metrekare
          büyüklüğünde arazi içinde yapımına başlanan ve yüzde 55 yatırımı
          tamamlanmış 250 odalı otel, 20 adet villa ve sosyal tesislerine sahip
          Keyland Turizm Seyahat ve Ticaret A.Ş.'nin yüzde 100 hissesini 5
          milyon doları peşin, kalanı 12 ay taksitle toplam 15 milyon dolara
          aldığı açıklanmıştı.

          Foreks Haber Merkezi
          yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

          Yorum

          • c1ci
            Katılımcı
            • 11 Nisan 2009
            • 112

            #125
            KUTERO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
            Çanağa/fincana kulp takmak adettendir..
            Göstergeleri birazcık soğudu..

            kulpu taktık... (inşallah)


            ats tavsiyesi değildir.
            yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

            Yorum

            • ibrahimd
              Tecrübeli
              • 31 Mayıs 2009
              • 220

              #126
              500 jeolog karış karış altın arıyor
              TÜPRAG Metal Madencilik Şirketi Müdürü Mehmet Yılmaz, altın arama şirketleri bünyesinde 500 jeoloğun Türkiye'nin dört bir yanında altın aradığını, küresel ekonomik krizin uzun vadeli etkilerinden korunmak için Türkiye'deki altın rezervinin bir an önce çıkarılması gerektiğini söyledi.

              Yılmaz, Türkiye'nin tahmin edilen altın rezervinin bir an önce gün yüzüne çıkarılması gerektiğini kaydetti.
              Yakutun,incinin,elmasın ne kıymeti vardır ki;bir sevgili uğruna harcanmadıktan sonra.
              *Hz.Mevlana*

              Yorum

              • c1ci
                Katılımcı
                • 11 Nisan 2009
                • 112

                #127
                Deutsche yabancı


                son : 8.402.596
                günlük fark : -3.942.889
                haftalık fark : -9.505.568
                aylık fark : -10.208.391
                yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

                Yorum

                • c1ci
                  Katılımcı
                  • 11 Nisan 2009
                  • 112

                  #128
                  gelecek hafta çok güzel olacak inşallah...


                  al tut sat tavsiyesi değildir.
                  yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

                  Yorum

                  • felix
                    Yeni üye
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 5

                    #129
                    İçimden bir ses yarın hareketli bir gün olacağını söylüyor..

                    Bakalım hayırlısı olsun.

                    Yorum

                    • mehmet emin
                      Tecrübeli
                      • 19 Ağustos 2008
                      • 303

                      #130
                      KOZA İMKB Ulusal-30 Endeksinde!!!
                      İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Yönetim Kurulu, İMKB Ulusal-100, İMKB Ulusal-50 ve İMKB Ulusal-30 endekslerinde 1 Temmuz-30 Eylül döneminde yer alacak yeni hisselerle, endekslerden çıkarılacak hisseleri belirledi.
                      İMKB Günlük Bülteninde yer alan duyuruda, Temmuz-Eylül 2009 döneminde İMKB Ulusal-100 Endeksine Tire Kutsan, Deva Holding, Beşiktaş Futbol Yatırımları, Pınar Süt, Türk Traktör ve Trabzonspor Sportif hisselerinin alınacağı, buna karşın Kartonsan, Merko Gıda, Işıklar Ambalaj, Migros Ticaret, Güneş Sigorta ve Çimsa hisselerinin de çıkarılacağı kaydedildi.

                      İMKB Ulusal-50 Endeksine ise Ford Otosan ve Tire Kutsan alınırken, İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve İhlas Holding hisseleri endeksten çıkarılacak.

                      İMKB Ulusal-30 Endeksine Arçelik, Koza Madencilik ve Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı dahil edilirken, BAGFAŞ, TSKB ve Anadolu Sigorta endeks dışında kalacak.
                      'Değer verdiğinin gözünde değerlenmekten daha değerlisi ne ola ki...'

                      MEDUM

                      Yorum

                      • princeps
                        Yeni üye
                        • 16 Haziran 2009
                        • 2

                        #131
                        kozadaki durumlar ne olacak arkadaşlar? 3,56 formasyon direnci. ondan sonrası 4,30lar. görür müyüz oraları? yoksa aşağı mı gideriz...

                        Yorum

                        • ARŞETİP
                          Yeni üye
                          • 03 Mayıs 2009
                          • 18

                          #132
                          ALTIN MADENCİLERİ DERNEĞİ/AKDUR, "MADENCİLİĞİ GELİŞTİRMEK İÇİN ARAMA FAALİYETLERİNİ DESTEKLEMEK, TEŞVİK ETMEK GEREKİYOR" Altın Madencileri Derneği Başkanı Ümit Akdur, madenciliği geliştirmek için arama faaliyetlerini desteklemek ve teşvik etmek gerektiğini bildirerek, ''ülke olarak bizim 85 yılda yaptığımız sondajı Kanada tek başına 1,5 yılda yapmaktadır'' dedi. Akdur, Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen ''Gümüşhane Madenlerinin Ülke Ekonomisine Katkısı ve Madencilik Sektöründe Gümüşhane'nin Yeri'' konulu panelde yaptığı konuşmada, Gümüşhane'nin altın ve diğer maden potansiyelinin Sivas'tan aşağı olmadığını, hatta Sivas'tan da daha zengin olabileceğini ümit ettiklerini belirerek, ''Gümüşhane'deki maden potansiyelinin ortaya çıkarılıp, ekonominin hizmetine sokulması durumunda kent göç veren değil, göç alan konuma gelecektir'' dedi. Altın Madencileri Derneğinin büyük kısmı yabancı olan 20 üyesi bulunduğunu ifade eden Akdur, ''Madencilik çok riskli bir sanayi dalı. Yatırdığınız paranın, harcadığınız emeğin geri dönüşümü çok zor. Hiçbir sanayi işletmesinde bu kadar uzun bir yatırım, hazırlık dönemi olamaz. Dünyada belli başlı, kuşaklardır cevher işiyle uğraşan firmalar var. Bu firmalar, birikimlerini madencilikten elde etmişler, dolayısıyla başka iş bilmiyorlar. Madencilikten kazandığı parayı tekstil ya da turizme yatırmıyor. Ülkesinde maden imkanı yoksa, yatırımını risk edeceği ülkeleri buluyor. Türkiye de bunlardan biri olma yolunda ama maalesef henüz bu ülkelerden biri olamadı'' diye konuştu. Akdur, Kanada'nın 2007 yılında sadece Meksika'ya maden aramaları için 1 milyar dolarlık para gönderdiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: ''Türkiye'de ise yerli ve yabancı bütün firmaların bir araya gelerek harcadığı paranın toplamı sadece 30 milyon dolar. Türkiye maalesef henüz yeteri kadar ilgi çekememiş durumda. Arama olmadan maden bulunamıyor. Bu iş, uzun süreli ve büyük masraflı bir iş. Türkiye'de 21 değil, 200 şirket olması lazım. Harcanan para 30 milyon dolar değil, en az başlangıç için 300 milyon dolar olmalı. Ülke olarak ihtiyacımız olan malların çoğunu ithal ediyoruz. Halbuki bunlar ülkemizde var. Aslında hiçbirini ithal etmek zorunda değiliz.'' Avrupa'da maden arama çalışmalarında derinliğin 1500 metre seviyelerine indiğini, ancak Türkiye'de bu rakamın 120 metre seviyesinde olduğunu vurgulayan Akdur, şunları kaydetti: ''Madencilikte önemli bir gösterge de kişi başına çıkarılan maden oranıdır. Türkiye'de bir yılda kişi başına üretilen maden 5 ton, Avrupa'da 15 ton, ABD'de ise 21 ton. Madenciliğin bir çok meşakkatli yanı var. Madenciliğin bir organize sanayi bölgesi yok, olamaz da zaten. Rezerv neredeyse oralara gidip, yolumuzu yapıp, elektriğimizi, suyumuzu getirip çalışmak zorundayız. Bazı yer orman, tarım alanı oluyor. Bu gibi nedenlerle bir takım engellerle karşılaşıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde bu engeller yok. Belli nedenlerle, belli grupların Türkiye'de madencilik yapılmasına karşı çok ciddi bilinçli muhalefeti var.'' Akdur, madenciliği geliştirmek için arama faaliyetlerini desteklemek, teşvik etmek gerektiğini anlatarak, şöyle devam etti: ''Kanada'da yılda 14 milyon metre sondaj yapılıyor, Türkiye'de ise 85 yılda yapılan maden sondajı 20 milyon metreyi ancak buluyor. Bizim 85 yılda yaptığımız sondajı Kanada 1,5 yılda yapmaktadır. Çıkarılan madenler her sektörde kullanılıyor, kullanılmayan sektör yok. Bu madenler olmasaydı kullandığımız hiçbir şey olmaz, ilkel insanlar seviyesinde olurduk. Madencilik olmazsa olmaz faaliyetlerin başındadır. Dünyada 2007 yılında 31 milyar dolarlık madencilik yatırımı yapılmış. Yüzde 19'unu Kanada tek başına yapmış. Dünyada 2008'de altın aramaya 5 milyar dolar harcandı. Dünyada altın arama için harcanan paranın binde 6'sını biz harcamışız.'' Akdur, Gümüşhane de dahil ülkedeki altın rezervini bulabilme, potansiyeli rezerv yapabilmek için ciddi miktarda risk sermayesi bulmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. -MADEN RUHSATLARIYLA İLGİLİ KANUN TEKLİFİ HAZIRLANDI- AK Parti Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan, madenciliğin yüksek katma değer ve istihdam sağlanmasıyla ülke kalkınmasında da birinci derecede önem taşıyan bir sektör olduğunu söyledi. Türkiye'nin son yıllara kadar madencilik alanında istenilen noktaya gelemediğini, son yıllarda bu alanda ciddi bir hareketlilik yaşandığını belirten Doğan, ''Desteklerin artması ve teşviklerle madenciliğimiz, ciddi bir ivme kazanmıştır. Türkiye'de 1994-2004 yılları arasında 5 bin 528 maden ruhsatı müracaatı yapılmış. 2005-2008 yılları arasında yapılan müracaat sayısı ise 67 bin 726'dır. Aradaki fark sektöre olan ilginin nasıl arttığını göstermektedir. İlginin artışıyla hükümetin verdiği destek ve teşvik arasında bir paralellik vardır. Hükümetimiz madenciliğe son derece önem vermektedir'' dedi. Doğan, gerek maden, gerek enerji konusunda alınmış olan ruhsatların adeta bir yatırım, rant aracına dönüşmesinin kendisini son derece rahatsız ettiğini vurgulayarak, şunları söyledi: ''Maden ruhsatlarıyla ilgili hazırlık süresinin makul bir seviyeye çekilmesiyle ilgili kanun teklifi hazırladık. Bu konuyu Enerji Bakanımızı ziyaretim sırasında kendisine ilettim. Kanun teklifini partimin ilgili kuruluşlarıyla, grupla görüşmeden vermek istemedim. Konunun önemini biliyoruz, bu konuda yakında bir sürpriz duyabileceksiniz. Elinde ruhsatı olanlar ya yatırımlarını yapsınlar veyahutta bunları satıp büyük rant elde edeceğiz sevdasından vazgeçsinler. Ruhsatını alıp ilimiz, ülke ekonomisine katkısı olan müteşebbislerimize teşekkür ediyorum. Gümüşhane'nin taşını, toprağını, havasını, suyunu ilimizin ve ülkemizin zenginleşmesi için kullanacağız. Hiçbir zenginliğimiz boş yere durmayacak, insanlarımızın istifadesine sunulacaktır.'' -GÜMÜŞHANE'YE MADENCİLİK MÜZESİ KURULMASI İSTEĞİ- Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Gümüşhane'nin maden zenginliğinin irdelenmesi, yer altı zenginliklerinin ortaya çıkarılması zorunlu ender illerden biri olduğunu söyledi. Canlı, madenlerin ilin vizyonu, geleceği olacağını, insanlara iş ve aş sağlayacağını belirterek, ''İnanıyorum ki bu faaliyetler sırasında firmalarımız çevreye olan saygıyı göz önünde bulunduracaklar. Zaten çevreye dikkat etmeyen müessesenin yaşaması mümkün değil'' dedi. Mustafa Canlı, kentte madencilik faaliyetinde bulunan firma yetkililerinden, Gümüşhane'ye 2009 yılı içinde madencilik müzesi kurulması talebinde bulundu. -''ÜLKEMİZ ÇOK ÇEŞİTLİ MADEN YATAKLARINA SAHİP''- Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Sofuoğlu, hayatın her alanında kullanılan araç ve gereçlerin yüzde 95'inin doğal kaynaklardan, özellikle madenlerden sağlandığını belirtti. Toplumların refah ve gelişmişlik düzeyleri ile madencilik faaliyetleri arasında bir paralellik olduğunu vurgulayan Sofuoğlu, ''Ülkemiz çok çeşitli maden yataklarına sahiptir. Dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemizin maden rezervlerinin zengin olduğu bölgelerden birinin de Gümüşhane olduğu, geçmişten beri bilinmektedir. Bu madenlerin Gümüşhane ekonomisi ve bölgedeki madenciliğe katkısı olacağını düşünüyoruz'' diye konuştu. Sofuoğlu, Gümüşhane'deki madenler ile terk edilmiş madenlerin yeniden ele alınıp değerlendirilip işletmeye açılması için arama çalışmalarının yoğunlaşması ile bölgeye yerli ve yabancı yatırımcıların akın edeceğini tahmin ettiklerini anlatarak, ''Bununla birlikte bölgede gittikçe artan işsizliğin ve göçün azaltılmasında etkili olacaktır. Gümüşhane tarih boyunca hep maden şehri olarak anılmıştır'' dedi. MTA Doğu Karadeniz Proje Başkanı Sebahattin Güner, MTA'nın kentte yürüttüğü çalışmalar, Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Karslı ''Geçmişten Günümüze Gümüşhane Madenleri'', Öğretim Görevlisi İbrahim Akpınar ''Gümüşhane'nin Maden Potansiyeli ve Reel Ekonomiye Katkısı'', Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfından Dündar Ergunalp madenciliğin önemi, Gümüşhane İktisadi ve Kültürel Kalkınma Derneği Başkanı Selim Nas ise Gümüşhane için madenciliğin önemiyle ilgili sunum yaptı. (08/07/2009 - 17:07:50)

                          Yorum

                          • galansky
                            Yeni üye
                            • 24 Nisan 2009
                            • 3

                            #133
                            selamlar, bu senette şu an flama formasyonu var mı? teknikçi arkadaşlar bakabilir mi acaba? teşekkürler...

                            Yorum

                            • KUTERO
                              Beybaba
                              • 19 Temmuz 2007
                              • 437

                              #134
                              Koza altın/gıray:deneme uretımıne baslayan ısletmemızın ulke ekonomısıne saglayacagı katma deger, 3,5 mılyar lıra
                              bazı kaynaklarca ısmını,
                              cografyasında bolca bulunan gumus madenınden aldıgı belırtılen gumushane'de,
                              altın uretımıne baslandı.
                              Koza altın ısletmelerı a.s, merkeze baglı demırkaynak koyu mastra
                              bolgesınde yaptıgı 4 yıllık calısma surecı sonunda, deneme asamasında da olsa
                              altın uretımıne basladı.
                              Koza altın ısletmelerı a.s mastra ısletme muduru hasan gıray, aa
                              muhabırıne yaptıgı acıklamada, mastra bolgesınde 1 mılyon 350 bın tonluk bır
                              cevher rezervı bulundugunu belırterek, 1 tonda 13 gram altın oldugunu, buna baglı
                              olarak da uretılmesı planlanan altının 17 ton oldugunu soyledı.
                              Mayıs ayından ıtıbaren uretıme basladıklarını ıfade eden gıray,
                              ''cevherın kırılması, ogutulmesı, kapalı tanklarda cozeltı uretımının yapılması,
                              degırmenlerın kurulmasıyla bırlıkte tam kapasıte deneme uretımıne basladık.
                              Hedefımız, aylık 40-50 bın ton arasında cevher ısleyerek yıllık 550 bın ton
                              cıvarında cevher ıslemektır. Yıllık yaklasık olarak 180 bın ons cıvarında yıllık
                              uretımımız olacaktır'' dedı.
                              Gıray, bu calısmalarının yanında gelıstırme sondajlarını da
                              surdurduklerını anlatarak, soyle devam ettı:
                              ''17 ton cıvarında altın uretımı yapmayı hedeflıyoruz ancak bız bunu daha
                              da gelıstırerek artırmayı planlıyoruz. Kaynaklara baktıgımızda bu mıktar 30 tonu
                              bulacak gıbı goruluyor. Altın uretımı yaparken sondaj calısmalarıyla gelıstırmeye
                              calısıyoruz. Gumushane ıcerısınde ruhsat aldıgımız sahalar var. Onlarda da sondaj
                              calısmalarımız suruyor, aramalarımızı devam ettırıyoruz. Mastra bolgemızde altın
                              damarı bulduk, burada artık tam teknolojıyle uretım yapmaya basladık. Artık
                              degırmenlerımız donmeye basladı. Gumushane altınını pıyasaya surmus
                              bulunmaktayız. Yurt ıcınde satısını yapıyoruz.''
                              gıray, deneme uretımıne baslayan ısletmenın ulke ekonomısıne saglayacagı
                              katma degerın 3,5 mılyar lıra olacagını vurguladı.

                              -ısletmede 450 kısı ıstıhdam edılıyor-

                              ısletmede 450 kısı ıstıhdam ettıklerını dıle getıren gıray,
                              ''ısletmemızde calısanların yuzde 86'sı yore halkından. Bır takım 'usta, forman'
                              dedıgımız kısılerı dısarıdan aldık. Muhendıslerımızın de bazıları yıne
                              gumushanelıdır. Teknık kadromuzda 7-9 tane gumushanelı muhendıs bulunmaktadır.
                              Yapılan ıstıhdamla bırlıkte gumushane'ye yıllık 15 ıle 20 mılyon lıra arasında
                              ekonomık katkı saglanmaktadır. Bızım tahmınımız, mastra bolgesındekı uretım
                              suresının 6 sene olması. Ancak yapılan yenı sondaj calısmalarıyla bunun 10 seneyı
                              bulabılecegını soyleyebılırız'' dıye konustu.
                              Hasan gıray, cevre konusunda en son teknolojıyı kullanarak 5 katmandan
                              olusan arıtma havuzu kurduklarını da anlatarak, sunları kaydettı:
                              ''en son teknolojıyı kurarak havuzumuzu ınsa ettık. Devletın kontrolunde
                              yapılan bır havuzdur. Her sey kontrol edılıyor. Cevreyle ılgılı taahhutlerımız
                              var. Nasıl bergama'da basarılı bır sekılde problemımız olmadıysa burada da
                              herhangı bır problemımız olmayacaktır. Havuzumuzun bırıncı kademesı yapıldı, bu
                              yılın sonlarına dogru da ıkıncı kademesı yapılacak.''

                              -aa-
                              İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
                              İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..

                              [SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:

                              [url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]

                              Yorum

                              • ARŞETİP
                                Yeni üye
                                • 03 Mayıs 2009
                                • 18

                                #135
                                TÜRKİYE'NİN YAKLAŞIK 6 BİN 500 TON OLAN ALTIN POTANSİYELİNİN PARASAL KARŞILIĞI 200 MİLYAR DOLAR Türkiye'nin yaklaşık 6 bin 500 ton olan ve parasal karşılığı 200 milyar dolar civarındaki altın potansiyelinin, işlenmesi durumunda ekonomiye kazandıracağı katma değerin 1 trilyon dolar civarında olacağı bildirildi. Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Akdur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin enerji, hammadde ve ara mal ithalatına her yıl 50 milyar dolardan fazla bedel ödediğini, kullanılan doğalgazın yüzde 97'sinin, petrolün yüzde 93'ünün, kömürün yüzde 20'sinin, altının yüzde 95'inin, bakır ve alüminyumun ise yüzde 80'inin ithal edildiğini söyledi. Türkiye'nin enerji ve maden tüketimi açısından her geçen yıl dışa bağımlılığının arttığını belirten Akdur, ''İhtiyacımız olan maden ve minerallerin sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda yerli kaynaklardan temini mümkün olmasına rağmen, Türkiye kendi potansiyelini yeterince değerlendirememektedir. Türkiye yer altı kaynaklarını değerlendirmek zorundadır. Ülke olarak ihtiyacımız olan malların çoğunu ithal ediyoruz. Halbuki bunlar ülkemizde var. Aslında hiçbirini ithal etmek zorunda değiliz'' dedi. Akdur, Türkiye'nin maden zenginliklerinin keşfedilmeyi beklediğini ifade ederek, şöyle devam etti: ''Avrupa'da bin 500 metre derinlikten, Güney Afrika'da 3 bin 600 metreden madenler çıkarılırken, Türkiye'de henüz ortalama 120 metrede madencilik yapılmaktadır. Ülkemizde madencilik daha, ortalama 35 kilometre kalınlığındaki yer kabuğumuzun ilk 120 metresinde yürütülmektedir. Türkiye'de petrol, doğalgaz, altın, bakır, demir, kömür var mı, yok mu? Bu soruya doğru cevap verebilmemiz için yer altı zenginliklerimizi keşfedebilmek amacıyla bugüne kadar kaç metre sondaj yaptığımıza veya risk sermayesi harcadığımıza bakıp, bu rakamların gelişmiş ülkelerle bir mukayesesini yapmamız gerekmektedir.'' -''MADENCİLİĞİ GELİŞTİRMEK İÇİN ARAMA FAALİYETLERİNİ DESTEKLEMELİYİZ''- Türkiye'nin sanayileşmesini sağlayacak maden üretiminde çok gerilerde olduğunu vurgulayan Akdur, ''402 milyon ton toplam maden üretimimizin 238 milyon tonu yani yüzde 60'ı taş ocağı kapsamındaki kalker, kum, çakıl, tras, marn, kil gibi inşaat sektörünün kullandığı maden üretimidir. Taş ocağı kapsamındaki üretim ayrı değerlendirildiğinde Türkiye'de yılda yaklaşık 164 milyon ton maden üretimi yapılmaktadır. Türkiye'nin metalik maden üretimi sadece 16 milyon ton. Bu kadar az üretimle gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı kapatmamız söz konusu olamaz'' diye konuştu. Akdur, Türkiye'nin linyit rezervinin 14 milyar ton olmasına rağmen, yıllık kömür üretiminin sadece 70 milyon ton olduğuna dikkati çekerek, ''70 milyonluk Türkiye'nin linyit üretimi 12 milyon nüfusa sahip Yunanistan kadardır. Sanayileşmenin temelinde hep madencilik üretimindeki gelişme olmuştur. Kanada'da yılda 14 milyon metre, Avustralya'da ise yılda 6,5 milyon metre maden sondajı yapılmaktadır. Türkiye'de ise 85 yılda yapılan maden sondajı 20 milyon metreyi, ancak bulmaktadır. Bir başka ifadeyle bizim 85 yılda yaptığımız maden sondajı Kanada'da 1,5 yılda yapılmaktadır. Madenciliği geliştirmek için arama faaliyetlerini desteklemek, teşvik etmek gerekmektedir'' dedi. -''2011'DE ALTIN ÜRETİMİ 38 TONA ÇIKACAKTIR'' Ümit Akdur, Türkiye'de altın arama çalışmalarına yeterli kaynak bulunamadığını, dünyada altın madeni aramaları için yılda 5 milyar dolar risk sermayesi harcandığını belirtti. Türkiye'de altın madeni aramalarına harcanan risk sermayesinin yılda 30 milyon dolar civarında olduğunu ifade eden Akdur, şunları söyledi: ''Dünyada metal madenlerini keşfetmek için harcanan risk sermayesinin sadece binde 6'sı Türkiye'de harcanmaktadır. Türkiye'nin altın potansiyeli 6 bin 500 tondur. Kısa sürede bu potansiyelin 700 tonu rezerv oldu, yani yeri belli, üretime her an hazır hale getirildi. Geri kalanının yerini, arama çalışmalarına ağırlık vererek belirleyeceğiz. Aramalar devam ettikçe bu rakam artacaktır. Potansiyel çok büyük. Potansiyele bir de harcanan paraya bakınca devede kulak misali kalıyor, işte tamda sorunumuz bu. Ülkemizin parasal karşılığı 200 milyar dolar civarındaki altın potansiyelinin, işlenmesi durumunda ekonomiye kazandıracağı katma değer 1 trilyon dolar civarındadır.'' Akdur, aramalara paralel olarak altın rezervinde artış yaşandığını vurgulayarak, ''Rezerv 1990 yılında 16 ton iken 2000'de 340 tona, 2008 yılında ise 700 tona ulaşmıştır. Türkiye'nin 2000 yılında altın üretimi yokken 2001 yılında bu rakam 1.4 tona, 2008 yılında 11 tona ulaştı. 2009 yılı sonu için öngörümüz 16 tondur. 2011'de planlanan madenlerin üretime geçmesiyle altın üretimi 38 tona çıkacaktır'' diye konuştu. Çin, Avustralya, Güney Afrika, Rusya, ABD ve Kanada'nın, dünya altın üretimindeki payının yüzde 54 olduğunu anlatan Akdur, ''Altın tüketiminde ise Hindistan, Çin, ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan ilk 5 sırayı paylaşıyor. Bu 5 ülkenin altın tüketimindeki payı, yüzde 74 seviyesinde. Türkiye altın üreten ilk 5 ülke içinde değil, ama tüketen 5 ülke içinde. Yıllık 6-7 milyar dolar sadece altın ithalatına harcıyoruz. Doğalgaza ödediğimiz rakama yakın bir rakamı altına ödüyoruz. Niye ödüyoruz? Halbuki topraklarımızda var. Bu rezervlerimiz potansiyele dönüşünce altına 6-7 milyar doları ödeyen değil, ihraç eden ülke olacağız'' dedi. -''MADENCİLİĞİN EN TEMEL SORUNU GÜVEN''- Akdur, madenlerin, ülkeler için adeta yer kabuğunda bulunan saklı bir umut olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: ''Kanada'yı Kanada, Amerika'yı Amerika yapan yer altı kaynaklarını işleyebilmeleridir. Bunu ülke olarak biz de başarabiliriz, çünkü gerekli potansiyele sahibiz. Bu ülkelerin hepsi yer altı kaynaklarını işleyerek servet birikimi elde ettiler. Servet birikiminin tek kaynağı budur. Maden ürünü ihraç ettiğinizde yüzde 100'ü ekonomiye katma değer olarak giriyor. Madenciliğin en temel sorunu güven. Şirketler alacakları ruhsatların bir süre sonra iptal edilmeyeceğine güvenmek istiyor. Altın madeni açmak için, biraz abartılı şekilde Milli Eğitim Bakanlığı dışında bütün bakanlıklardan izin almanız gerekir.'' Madencilik faaliyetlerinin sürekli ilgili kurumlarca denetlendiğini, sivil toplum örgütlerinin de sürekli denetleme yetkisine sahip olduklarını belirten Ümit Akdur, şunları kaydetti: ''Madencilik kalıcı bir faaliyet değil. O alanda madencilik öncesi, sırasında ve sonrasındaki durum önemli. Ruhsat alırken yönetmelik gereği, madencilik faaliyeti tamamlanınca orada nasıl bir rehabilitasyon çalışması yapacağınıza dair proje vermek ve sonrasında bunu uygulamak zorundasınız. Hepimiz çevre standartlarına harfiyen uymak durumundayız. Çevreye, insan sağlığına tam itinayla uyuyoruz. Türkiye'de madencilik alanında yatırım ortamını iyileştirmemiz gerekiyor. Hem yerli hem de yabancı sermayeyi madenciliğin içine çekmek istiyorsak, yatırım ortamını güvenli hale getirmemiz birinci şart.'' AA (13/07/2009 - 11:18:50)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information